anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Temmuz 2014 Salı

EMZİRİRKEN YETERİ KADAR UYKU ALDIĞINIZDAN VE İYİ BESLENDİĞİNİZDEN EMİN OLUN!

Anne sütü , annenin hayata tarzına göre değişim gösterir.Anne az uyku aldığında , sütü azalabilir,hatta sütünün kalori değeri düşebilir. Bunun için özellikle sütünüzün olgunlaştığı ve devamı için öğlen bebeğiniz uyuduğunda minik uyku molaları vermeniz Hem size enerji verecektir hem de sütünüze gerçekten önemli katkıda olacaktır.
Günlük yeme düzeninin süt üretimine etkisi büyüktür. Emzirirken sıvı alımınızı iki katına çıkarmanız gerekir. Yaklaşık 16 bardak su veya benzeri içecek içmenizi öneririm.Bu dönemde günlük beslenmenize 500 kalori ek almalısınız. Bunun yüzde 50 karbonhidratlar, yüzde 25-30 yağ ve protein olması önemli.Bu şekilde süt üretmek ve emzirmek için vücudunuzun gereksinim duyduğu enerjiyi geri kazanabilirsiniz.Bu arada yaşınız, normal kilonuz ve boyunuzu da dikkate almanız gerekir. Bunlara bağlı olarak, ortalama değerlerden daha az ya  da daha fazla almanız uygun olabilir. Kafanız karışıyorsa bir diyetisyenle görüşmek sizi rahatlatabilir

16 Temmuz 2014 Çarşamba

Emzirme Sıklığı ve Süresi



 Süt salgılanmasının uyarılması için, ortalama üç dakika geçtiğinden, bebek ilk gün her memede en az beş dakika tutulmalıdır, sonra bu süre uzatılmalıdır. Emzirme sırasında en etkili uyarıyı ilk emzirilen meme aldığından, bir sonraki emzirmede, ilk olarak diğer meme verilmelidir. 
 Beslenme sıklığı bebekten bebeğe değişir. Bebek her istediğinde emzirilmelidir. Bebek ağzını açarak, aranarak, sonunda da ağlayarak açlığını belli eder. İlk aylarda bebek uyandığında genellikle açtır ve emzirilmek ister..  İlk haftalarda emzirme aralıkları bir-iki saat gibi çok kısa olabilir. Her emzirme sonrası memede yapılan süt miktarı biraz daha artacağından, zamanla 
beslenme aralıkları uzayacaktır. 

İlk bir yaş içinde ortalama günlük emzirme sayısı ;

• Doğum–1 hafta 8–12 kez/ gün 
• 1 hafta–1 ay 8–10 kez/ gün 
• 1–3 ay 6–8 kez/ gün 
• 3–7 ay 5–6 kez/ gün 
• 7–8 ay 4–5 kez/ gün 
• 9–12 ay 3–4 kez/ gün 

Anne sütü bebek için gerekli tüm besinleri ve suyu yeterli miktarda içerdiğinden, anne sütü ile beslenen bebeklerin ilk aylarda başka bir ek besine veya suya gereksinimleri yoktur. Çok sıcak havalarda bile anne sütü bebeğin susuzluğunu giderir. Sıcak iklimlerde de anne sütü alan bebeklere su vermek gerekmez. Bebeğe su verilecek olursa, bebeğin midesi su ile dolacağından anne sütü almak istemeyecektir. 
Bunun sonucu olarak da bebek memeyi daha az emecek ve memede süt yapımı azalacaktır. 
Annelerin en sık karşılaşılan yakınmaları, sütlerinin yeterli miktarda olmadığıdır. Bebeğin ağlaması, kendi memelerinin boş ya da yumuşak olması, bebeğin parmağını emmesi gibi durumlar da anneler tarafından buna kanıt olarak gösterilmektedir. Yetersiz süt kavramı ancak bebeğin gelişimine göre karar verilebilecek bir durumdur. Üstelik doğum yapmış kadınların %95–99'unun, bebeği besleyebilecek kadar süt üretme yeteneğine sahip olduğu belirtilmektedir . 
Bebeğe ilk altı ay yalnızca anne sütü verilmesi yeterlidir. Sağlıklı her anne, bebeği her istediğinde ve doğru şekilde emziriyorsa, yeterli sıvı alıyorsa, aşırı yorulmuyorsa, bebeği için yeterli süt üretebilir. Anne sütü geçici olarak azalabilir. Bu durumda önlemler alınırsa süt üretimi hemen artar. 
Bebek günde altı-sekiz kez idrar yapıyorsa, ağırlığı haftada yaşına uygun şekilde artış gösteriyorsa, annenin sütü yeterlidir. Her emzirmede ilk gelen süt daha az yağ içeren “önsüt”tür. Bebek emmeyi sürdürdükçe sütün bileşimi değişir, yağ miktarı artar. En fazla yağ içeren süt, emzirmenin sonunda salgılanan süttür. Buna “sonsüt” denir. Bebeğin hem önsüte hem de sonsüte ihtiyacı vardır. Sonsütteki yağ  23 inek sütündekine benzemez. Daha hafiftir ve sindirimi daha kolaydır. Bu yağ bebek için çok değerli bir enerji kaynağıdır. Bebeğin yeterli kilo alması için yağın sağladığı enerjiye ihtiyacı vardır. Bebek memeye doğru yerleştirilip doyana ve memeyi kendisi bırakana kadar memede tutulursa, hem önsütü hem de sonsütü alır. 
Emzirme süresi her meme için ortalama 15 dakikadır, çoğu bebek her iki memeden emme ihtiyacı duyar. Önce bir memeyi bitirmesine izin verilir, daha sonra diğer taraf verilir. Bebek ilk emmeyi daha kuvvetli emeceğinden, anneye bir sonraki emzirmede son emzirdiği memeyi ilk olarak vermesi önerilir. Eğer bebek bir meme ile beslenmiş ise, bir sonraki emzirmede diğer meme verilmelidir. 
 Emzirme süresinde aşırılık bir sorunun göstergesi olabilir. Eğer yeni doğan çok kısa emiyorsa (her göğüs için 10 dakikadan az), yeterli süt almıyor olabilir. Daha büyük süt çocukları her meme için beş-yedi dakika ile ihtiyaçlarını karşılayabilirler. Bunun yanı sıra 50 dakikadan daha uzun süren beslenme bebeğin efektif emmediğini gösterir .

11 Haziran 2014 Çarşamba

Annenin Sütten Geçebilecek veya Solunum Yoluyla Bulaşabilecek Bir Hastalığının Olması



 Bazı hastalıkların mikrobu sütten bebeğinize geçebilir. Bu tür hastalıklar nadirdir, ancak sizin bildiğiniz daha önceden geçirmiş olduğunuz bulaşıcı bir hastalığınız varsa doktorunuza mutlaka söyleyin ve emzirip emziremeyeceğinizi öğreniniz.
 Solunum yoluyla geçen hastalıklarda ise (nezle, grip vb.) anne sütünün kesilmesine gerek yoktur. Anne emzirme esnasında ağız ve burnunu tıbbi bir maske ile kapatabilirse bulaşma olasılığı büyük ölçüde azalır. Bu durumda bebeğinize anne sütü verilmesi mama verilmesine göre bebeğinizin enfeksiyona yakalanma olasılını arttırmaz, aksine azaltır.

ANNELERE…

Anne demek;
* Yenilen her lokmadan sonra alkış kıyamet koparan,şenlik havasına
bürünendir.
* Çıkan her pirinç tanesi diş için tüm hısım akrabaya telefon açandır.
* Tüm hafta hayalini kurduğu pazar kahvaltısına oturup asla yiyemeden
kalkandır.
* Sabaha kadar kırk sefer uyanarak,sabah kalkıp zombi gibi işe gitmektir.
* İşten eve geç gelmenin vicdan azabıyla bebeklerinin yanına kıvrılıp
saatlerce koklayandır.
* Tatil yapamamanın kitabını yazandır.
* Eskiden hergün uğradığı kuaförünün yolunu unutandır.
* Çaydanlığın kapağı ile pet şişeyi kapatmaya çalışandır.
* Parça pinçik olmuş pazar gazetesini birleştirip okumaya çalışandır.
* Gecenin bir yarısı gözü kapalı süt ısıtıp,gözü kapalı geri dönendir.
* Saatlerce leblebi parmaklı ayakları öpmekten sonsuz keyif alandır.
* Temcid pilavı tadındaki baby tv yi seyretmektir.* Bebek şef şarkısı
söyleyerek,fırsat bu fırsat deyip birşeyler yedirmeye çalışmaktır.
* Üzümün çekirdeklerini tek tek çıkarmak,mısırı tanelere ayırmaktır.
* İşten yeni gelmiş ve içeri ilk adımı atmışken,”Anne atttaaaaa”
sözleriyle çark edip,en yakın parkın yolunu tutmaktır.
* Anne demek bebek havuzunda yüzmektir.
* Başka bir anneyi nerede görürse görsün “Seni çok iyi anlıyorum tatlım
“bakışı atandır.
* Aşı takvimini ezbere bilendir.
* Kazara kendi için alışverişe gidip nasıl olduysa bebek kıyafeti dolu
poşetlerle geri dönendir.
* Ne kadar sert olursa olsun hayır demeyi beceremeyendir.
* İşe yetişmek için düğmelerini bahçede ilikleyendir.
* Uyduruk ninni besteleyendir.
* Çantasında sürekli Oyuncak kurbacık,ıslak mendil ve kreker taşıyandır.
* Son teknoloji telefonu denize atıldığında ,diken diken olmuş her bir
Saçına rağmen,annecim telefonlar yüzemez diyebilendir.
* Anne demek eskisinden bin kat daha güçlü olmak demektir.
* Anne demek hayatının sonuna kadar ve sonunun da ötesinde birileri için
endişelenmektir.
* Anne demek iki küçük melekle,gururla, küçük dağları ben yarattım edasında yürüyebilmektir.
* Anne demek yüreğini parçalara bölüp herbir parçayı özenle onlara sunmaktır.
* Anne demek 9 ay karnında taşımak değil,ömrünün sonuna kadar yüreğinde taşımaktır.

10 Haziran 2014 Salı

HAMİLELİKTE EMZİRMEYE HAZIRLANMAK




Göğüs ve meme uçlarının emzirmeye dışarıdan bir hazırlığa ihtiyacı yoktur. Meme uçlarında yara oluşmasını önüne geçmek açısınmdan, daha sonrasında doğru emzirme tekniği çok önemlidir.


Teninizin hava ile temas etmesi göğsünüze iyi gelir.Göğüslerinizi sadece su ile yıkmalısınız, sabun ya da krem benzer maddeler kullanmaktan kaçınmalısınız. Krem sürmeyi seviyorsanız, meme ucu ve çevresini krem sürülebn bölgelerden hariç tutun.Bir sütyen takıp takmayacağınıza kendiniz karar vermelisiniz. Ancak takacaksanız tam oturmalıdır.
Emzirme doğal bir olaydır. Ancak bazı küçük etkiler onu sekteye uğratabilir.Bu yüzden, doğum yapacağınız yeri seçerken , doğum ile ilgili ölçütlerin yanı sıra , sonrasında emzirmeye başlangıçta en iyi şekilde desteklenip desteklenmeyeceğini de dikkate almalısınız.Emzirme konusunda iyi uygulamalara sahip hastane ve doğum evlerine, UNICEF ve WHO tarafından ''bebek dostu''unvanı verilir.Bu unvana sahip olan hastaneler emzirmede 10 adıma uymayı tahahüt ederler:
1-Anneler daha gebeliten itibaren emzirmeye hazırlanır.
2-Yenidoğan doğumdan hemen sonra annenin karnı üstüne yatırırlı ve oradan rahatsız edilmeden en az 1-2 saaat kalabilmelidri.Bu süre içinde emzirebilmelidir.
3-Rooming-in ( aynı odada kalma)sistemi garanti edilir,yani anne ile çocuk günün 24 saati birlikte kalabilmeli.
4-Çay, su ya da suni besinler bebeğe rutin de verilmez.
5-Mümkün oldukça biberon ve emzik kullanılmaz. Anne sütü eşdeğeri ürünlerin reklamına izin verilmez.
6-Emzirme çocuğun rutine göre ayarlanmalıdır.
7-Anneye bir süreliğine çocuktan ayrılacak olursa, anne sütünü nasıl pompalaya nasıl başlayacağaı gösterilir.
8-Ana babaya, hastaneden çıktıktan sonra da emzirmeyle ilgili sorunlarda ya da ortaya çıkan problemlerde nereye başvurabilecekleri hakkında bilgi verilmelidir.
9-Anne ve çocuğun bakımında görev alan tüm personele emzirmeyi teşvik etme konusunda yazılı yönerge verilir.
10-Personel, bu yönergeleri uygulayabilmek

14 HAZİRAN DA BABYLAND İLE EMZİRME SEMİNERİMİZ VAR!!!


EMZİRME;HAYATA SAĞLIKLI BİR BAŞLANGIÇ!!!


Bir çocuk bekliyorsunuz. Gebelik, doğum ve emzirme dönemi, hayatınızın yepyeni bir kesitini oluşturur. Kadın olmayı belki de çok yoğun yaşayacağınız bu dönem hakkında daha fazla bilgi edinmek istersiniz.

Bu kursumuzdaki amaç size, emzirmenin gayet doğal olduğu güvenini vermektir.

Vücudunuz daha şimdiden kendiliğinden buna hazırlanmaktadır. Emzirmek kolay öğrenilir, ancak bazı küçük şeyler yüzünden çok zahmetli bir hal alabilir. Güçlüklerden kaçınmanız amacıyla, emzirmeyle ilgili en önemli şeyleri bu eğitimde toparladım.


Emzirme yoluyla çocuğa sıcaklık, korunma duygusu, huzur, koruma ve güvenlik vereceksiniz. Çocuğunuza hayat için mümkün en iyi başlangıcı sağlayacaksınız.


Kursumuzun İçeriği:

-Anne sütünün oluşumu ve üstünlükleri,

Anne sütüne nasıl başlamalıyım?

-Anne sütünün gelişimi

-Sütüm bebeğe yetiyor mu?

-Memeye yerleştirme ve emzirme pozisyonları

-Emzirme sorunları

-Anne sütünü Arttırmak için yapılabilecekler

-Emziren Annenin Beslenmesi

-Emzirme ve Baba

-Prematüre ve Düşük Ağırlıklı Bebeklerde Emzirme

-Çalışan annenin Emzirmesi ve İşe Adaptasyonu

-Biberon ve Emzik

-Emzirme Döneminde kullanabileceğiniz yardımcı malzemeler

Bu kursumuza ister hamileyken ister bebeğiniz yeni doğduğunda katılabilirsiniz. Babalarda size eşlik edebilir. Uygulamalı olarak ders anlatılacaktır.


EĞİTİM TARİHİ: 14 HAZİRAN 2014 SAAT 15:00-18:00
EĞİTİM YERİ: CAFERAĞA MAH. ARAYICIBAŞI SOK. ÇINAR APT. NO:3/4 KADIKÖY  
Kadıköy Reks sinemasının karşı sokağında hemen

EĞİTİM ÜCRETSİZDİR!!

Katılmak isterseniz bebeimgeliyor@hotmail.com e-mail atmanız gerekir. Kontenjanımız sınırlı olduğu için acele edin:))

Sevgiler

6 Haziran 2014 Cuma

Lohusalıkta anne kendisine nasıl bakmalıdır?Lohusalıkta anne kendisine nasıl bakmalıdır?

Doğum sonu kanamanın azalması için rahim, karından tutularak sıkıştırılmalı, karına masaj yapılmalıdır. Doğal olarak ilk günlerde kanlı, sonra pembe, daha sonra kahverengi akıntı olur. Birkaç haftadan sonra beyaz akıntı başlar. Doğumdan sonra olabilecek en erken zamanda ayağa kalkmak ve hareket etmek kan dolaşımı için olduğu kadar barsakların iyi çalışması için de yararlıdır. Ancak lohusa yine de çok yorulmamalıdır. İlk günlerde istirahat etmemek, kanamaya ve ağrıya yol açabilir. Doğumdan hemen sonra ağrı varsa, ağrı kesici ilaçlar kullanılabilir. Ateşlenme hissedilirse derece ile ölçülmelidir. Yüksek ateşte (38 derece) kesinlikle doktora danışmak gerekir. İlk iki gün içinde dışkılama olabilir. Olmazsa kabızlığı önleyici yöntemlere başvurulmalıdır.
Emzirme sırasında annenin rahat oturması için yardım edilmelidir. Oturmak istenmiyorsa yan yatarak da bebek emzirilebilir. Emzirmenin başlangıcında memeler acıyabilir. Bebek doğru emiyorsa bu acı giderek azalır ve bebek emdikçe tümüyle geçer. Bebek memelerdeki sütü boşaltacak şekilde sık sık emzirilirse, memelerde süt birikimine bağlı anneyi rahatsız edecek şişlikler kızarma ve ağrı olmaz. Olduğu takdirde sütü boşaltmak, emzirmeden önce sıcak su ile pansuman ya da banyo yapmak emzirdikten sonra memelere soğuk su ile pansuman yapmak şikayetleri azaltır.
Doğum sonu lohusanın kontrolu niçin önemlidir? Ne zaman yapılması gerekir?
Her annenin doğum yaptıktan sonra kendi sağlığı açısından kontrol edilmesi gerekir. En az bebek kadar onu dünyaya getiren annenin sağlığı da önemlidir.
İlk iki ay (60 gün) içinde lohusanın doğum sonu kontrolü yapılmalıdır. Muayene yapılarak annenin sorularının cevaplanacağı bu doktor kontrolü ihmal edilmemeli olabildiği kadar erken zamanda yapılmalıdır.
Doğum sonu dikişlerin bakımı nasıl yapılır?
Dikişler için en iyi bakım temizliktir. Tuvalette taharetlenme her zaman ön taraftan (idrar yapılan yer) arka tarafa (makat) doğru yapılmalıdır. Makat çevresinde bulunabilecek dışkı mikropları dikişlere ya da idrar borusuna ulaşırsa iltihaplanmaya neden olur. İltihaplanan dikişler kaynayamaz ve yara açılır. Kızarıklık, şişlik ve aşırı ağrı dikişlerin atma belirtisidir. Dikişler atınca açılan yara temizlenmelidir. Açılan yara tekrar dikilebilir. En iyisi hiç açılmaması için dikişlerin temiz tutulmasıdır. Doğumdan sonra yıkanmanın dikişlere bir zararı olmaz. Sabunlanmış elle temizlik yapılabilir. Sonra, dikiş bölgesi su ile durulanmalı ve her zaman kurulanmalıdır. Kurulanma, temiz tuvalet kağıtları ile yapılmalı, kağıt atılmalıdır. Her seferde ayrı ve temiz bir bez kullanılamayacağı için bezle kurulama doğru değildir. Temizlik için rivanol ya da tavsiye edilen başka ilaçlı sular da kullanılabilir. Ancak nasıl temizlenirse temizlensin dikiş bölgesi her zaman kurulanmalı, ıslak kalmamalıdır. Önemli başka bir nokta da kullanılan hijyenik bağların çok sık değiştirilmesidir. Uzun süre kalan hijyenik bağlar da iltihaplanmaya neden olabilir. Kanama olmasa bile hijyenik bağlar da iltihaplanmaya neden olabilir. Kanama olmasa bile hijyenik bağ en fazla 6 saatte bir değiştirilmelidir. Bu dönemde hazır hijyenik bağların kullanılması daha kolay ve güvenlidir.
Doğumdan sonra anne ne zaman yıkanabilir?
Anne, kendini yıkanabilecek gibi hissettiği her an yıkanabilir. İlk yıkanmalar ayakta ve duş şeklinde ya da su dökünerek olmalıdır. Su dolu leğene ve küvete oturmadan sık sık yıkanabilir. Normal bir doğumdan 24 saat sonra da banyo yapılabilir. Sezaryen doğumdan sonra genellikle dördüncü günde dikişler alınır ve ertesi günü yıkanabilir.
Doğum sonrası dönemde anne nasıl beslenmelidir?
Doğumdan sonra anne bebeğini emzirirken gebelik öncesi döneme göre hergün en az 1 litre daha fazla su ve sulu gıdalar, 2 tane meyve ya da 2 tabak sebze yemeği, 3 dilim ekmek ya da 1 bardak süt ile beslenmesine ilave yapmalıdır. Gebelikte aldığı kan hapları doğumdan sonra bir ay daha kullanılır. Eski ağırlığa hemen dönmek için acele edilmemelidir. Annenin eski kilosuna kavuşması altı ay sürebilir. Anne şişmansa her ay iki kilogramlık bir ağırlık kaybı olabilir. Süt salgısı bundan etkilenmez. Ayda iki kilogramdan daha fazla zayıflama diyeti uygulanmamalıdır. Ancak unlu, yağlı besinlerden fazla yememeye dikkat edilmelidir.
Lohusa doğum sonu kabızlıktan nasıl kurtulabilir?
Kabızlığı ortadan kaldırmak için jimnastik yapmak yararlıdır. Ayrıca 3 – 4 porsiyon sebze ve meyve yemek, kabukları ile yenebilecek sebze ve meyvaları kabuklarını soymadan yemek kabızlıktan kurtulmak için faydalıdır. Kuru baklagil (mercimek, fasulye, nohut) ve kepekli ekmek yemek, aç karnına 1 bardak ılık su veya kayısı suyu içmek de yararlıdır. Beyaz ekmek, makarna, pirinç, az yağlı besinler, yeterince sıvı içilmemesi, dengesiz beslenme, fazla çay ve kahve tüketimi kabızlığı arttırdığı için bunlardan kaçınılmalıdır.

4 Haziran 2014 Çarşamba

EVET, SİZ İYİ BİR ANNESİNİZ!


Anne olarak tabii ki, çocuklarımız için hep en iyiyi arzuluyoruz. Ve doğal olarak, bu “en iyi” de “bizim seçtiğimiz en iyi” olmak zorunda! Çaresiz, çocuklarımızı, kendi seçimlerimizle büyütüyoruz, çünkü onların annesi biziz! 


Buraya kadar, “Eee, ne var bunda?” diye düşünebilirsiniz…Fakat, çocuklarınız için en iyiyi yapmaya çalışırken, hiç düşündünüz mü sevgili anneler, biz de insanız ve hata yapabiliriz. Çünkü insan demek, bir yönüyle yetersiz (eksik) olan demek, değil mi?

Çocuğumuzu beslerken, “Hadi bir kaşık daha fazla ye” diye zorlarken de; o eğlensin diye bir çocuk oyunu izlettikten sonra gözyaşları içinde, “Kırlangıç yardım ettiği için mi öldü anne?” diye sorarken de, hep önce onun için, onun iyiliği, mutluluğu, beden ve ruh sağlığı için bir şeyler yapmaya çalışmıyor muyuz?
 Çalışıyoruz çalışmasına elbet ama, bunu ne kadar başardığımız da hep aklımızda? Her adımımız suçluluk duymak için bir neden? Oysa, bizler anne olmadan önce böyle değildik! Böyle suçluluk duyguları, böyle vicdan ağırlığı içinde kıvranmıyorduk!Öyleyse, yine kıvranmayalım! (Nasıl becereceksek?) Çünkü, bizler, hepimiz iyi birer anneyiz; çünkü bunun için niyet ve emek gösteriyoruz. 
Hayat ise, bizim ona akmamızı istiyor ve sanırım biraz da akışa teslim olmak, bize de, çocuklarımıza da iyi gelecek…
 Bugün özenle hazırladığınız yemeği yemiyor mu? Bırakın yemesin! “İstemiyorsa yemesin” diyebildiğiniz zamanın hemen ardından, iştahının hiç bu kadar açık olmadığını, küçük dilinizi yutmuş bir şekilde izleyebilirsiniz…
 Kendinize güvenin, her koşulda siz iyi bir annesiniz!

22 Mart 2014 Cumartesi

Doğru Emzirme Tekniği:



Anne rahat bir konumda oturuyor yada yatıyor olmalıdır.
Annenin rahat bir koltukta oturması, ayaklarını uzatacak bir destek olması ve sırtına koyacağı yastık olması gerekir.
Kendisi için en rahat edeceği konumu hazırlayan anne bebeğini tüm vücut ve baş olarak memeye dönük olarak kucağına almalıdır.
Kucağa alınan bebek doğrudan annenin kolu üzerine değil herhangi bir ince yastık vb. ile tutulmalıdır.
Bebek emmediği zamanlardaki giysilerinden biraz daha hafiflemiş olarak emzirilmelidir.
Bebeğe emzirilmeden önce su, şekerli su vb. verilmemelidir.
Karnı aç olarak kucağa alınan bebeğin dudaklarına meme ucunu değdirdiğinde bebek refleks olarak ağzını açar anne yalnızca göğüs ucunu değil areolayı tüm olarak bebeğin ağzına verir.
Tüm bu esnada anne bebeğin üzerine eğilmeden bebeği kendine doğru yükselterek emzirme yapmalıdır.
Bebeğin yanaklarının dolu olduğu gözlenmelidir.
Emen bebeğin yutma sesi duyulmalıdır.
Bebeğin alt dudağı memeye tam olarak yapışmış olmalıdır. 
Bebeklerin pek çoğu her beslenmede her iki memeden de emmek isteyebilir. Ufak bebekler için sadece tek memeden emme yeterli olabilir ya da her iki memeden çok az miktarda emebilirler. Bununla birlikte, eğer bebek bir memeden diğerine oranla sürekli daha fazla emerse, diğer memede süt yapımı durabilir. Bu nedenle bir öğünde sağ memeden emzirme başlanırsa, bir sonraki emzirmede diğer memenin öncelikle verilmesi gerekliliği anne ile tartışılmalıdır. Böylece her iki memeye eşit meme uyaranı yapılacak ve süt yapımı sürekliliği sağlanacaktır.

19 Mart 2014 Çarşamba

BAŞKA SİNEMA'dan SİNEBEBE: Annelerin Bebekleriyle Gidebildikleri Sinema Salonu




BAŞKA SİNEMA sadece bebekli anneler için SİNEBEBE adlı özel film seansları sunuyor. Bebekli anneler SİNEBEBE'de bebekleriyle birlikte rahat rahat film seyrediyor. Salonda bebek arabaları serbest, bebeklerin ağlaması serbest, uyuması serbest, beslenmesi serbest, oyuncakları serbest!

Anneler bağımsız sinemanın tadını çıkarırken, bebekler de bağımsızlığın tadını çıkarıyor.
Bebekler mutlu, anneler mutlu, yaşasın sinema!

*Sinebebe 12 aylığa kadar olan bebekler içindir. 

**Ses ve ışık düzenlemesi yapılacaktır.

***Filmler İngilizce altyazılıdır.

NE ZAMAN, NEREDE, HANGİ FİLMLER?

İlki 25 Mart Salı, ikincisi  1 Nisan Salı günü yapılacak gösterimlerle ilgili bilgiler aşağıda yer alıyor. 

Sinema Salonları: Beyoğlu Beyoğlu ve Kadıköy Rexx 

25 Mart Salı Saat 11:00 / Şarkı Söyleyen Kadınlar / http://www.baskasinema.com/basin/sarki-soyleyen-kadinlar

1 Nisan Salı Saat 11:15 / Mavi Dalga / http://www.baskasinema.com/basin/mavi-dalga
Seyircinin ilgisine göre, önümüzdeki süreçte SİNEBEBE seansı daha çok BAŞKA SİNEMA salonununda uygulanabilecek.

23 Ocak 2014 Perşembe

CNR EXPO DA MOTHER BABY KİDS SHOW 2014 DE İNTERNETANNELERİ STANDINDAYDIM!!








Sevgili İnternetanneleri her zaman olduğu gibi bu fuarda da bana destek oldular.Pazar günü standlarında Emzirme ile ilgili soruları cevapladım.

Bu fırsatı bana verdikleri için çok teşekkür ederim:))

5 Aralık 2013 Perşembe

DOĞUM SONRASI ANNENİN DE ŞEVKATE İHTİYACI VAR!!!




Biraz önce doğum yapabilmek için ruhunu, zihnini ve bedenini alabildiğine açmış olan; darmadağın , solgun ve terli anneyle yeniden nasıl bağ kurmalı ve onu nasıl kucaklamalısınız? Şu an da çok hassas bir durumdadır; verdiği zorlu sınavda yorgun ve zayıf düşmüştür. Odadaki yabancıların,gittikçe artan bir şekilde, farkına varır.

Çok sık olarak, doğum odasında bebeğin ve annenin hayati göstergeler öne çıkar ve ortama egemen olur. Kimse annenin yüzüne bakmaz veya doğumdan sonra uzun bir süre kimse anneyle konuşmaz
Anne şiklayet etmekten veya dikkati çekmeye çekinir.

Doğum bizim kültürümüzde bebek merkezli bir olaydır. Oysa bebekler doğumda pek az şeye ihtiyaç duyarlar. Sıcak bir battaniye altında, annelerin çıplak teni üzerinde uzanmaktan veya yeni buldukları yeni memelere burunlarını sürtmekten memnundurlar; annenin verebildiği kadarıyla uyum içindedirler.
Henüz doğum yapmış bir kadın , çoğu kez, hormonal Doğumistan'In yoğunluğundan döndükten sonra ''vücuduna geri dönebilmek''  için birkaç dakikaya ihtiyaç duyar.Ancak ondan sonra bütün dikkatini bebeğine verebilir.
Özellikle zor bir doğum sonrasında yorgun düşmüş bir anne birkaç dakika ya da daha uzun süre, bebeğine bakacak veya bebeğini kucaklayacak mecal bulamayabilir.Eğer annenin isteklerine kendi baskı yapılmaksızın bu son derece hak edilmiş toparlanma süreci, kadının anneliğe olumlu bir yaklaşımla başlamasına yardımcı olacaktır.Anne hazır  olduğu zaman , ikiniz birlikte bebeğinizi keşfedebilirisiniz.
Bundan dolayı, babalar bebek doğduktan sonra gidip kollarınızı anneye dolayın. Ona yumuşak bir ses ile bebeğinizi dünyaya getirebilmek için yaptıklarını ne kadar taktir ettiğinizi ve onu ne kadar sevdiğinizi söyleyin..

16 Ekim 2013 Çarşamba

RAHAT VE SAĞLIKLI BİR DOĞUM İÇİN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?



Doğuma hazırlanan ve bu konuda bilgisi olan anne adayları kendi vücutlarını ve ağrılarını kontrol edebilirler.
Doğumunuzun rahat ve hafif geçmesi için uygulayabileceğiniz birkaç öneriyle her şey daha kolay olacaktır.


Doğumunuzun rahat ve hafif geçmesi için uygulayabileceğiniz bir kaç öneri:

-Doğumunuzun rahat olabilmesi için, doktorunuza güvenin.
Doktor- gebe ilişkisi iki insan arasındaki güvene dayalı bir ilişkidir.
-Hamileliğinizin başından itibaren beslenmenize çok önem verin. Ne yerseniz bebeğinizde onu yiyecektir. İki kişilik yemeyin. Doğal ve dengeli beslenmelisiniz.
- Doğumunuz yaklaştıkça daha çok sıvı gıdaları tercih edin. Bağırsaklarınızın boş olması doğumunuz daha da kolaylaştıracaktır.
-Doğuma günler kala vücudun bağırsakları temizlemesi nedeniyle ishal olabilirsiniz, meraklanmayın.
-Hamilelik döneminde nerede doğum yapacağınıza karar vermelisiniz.
-Doğum yapacağınız hastaneyi ve orada çalışan sağlık ekibiyle önceden tanışmalısınız.
-Doğum planınız oluşturmalısınız. Doğum esnasında aranacak numaralar, yanınızda kimlerin olacağı, doğum çantanıza koyduklarınızın yedeklerinin nerede olduğu gibi bilgileri planınız da yer vermelisiniz.
-Doğum yaklaştıkça hafif işler yapmalı ve daha çok dinlenmelisiniz.
-Doğuma hazırlık kursuna katılabilirsiniz. Doğumun nasıl olacağını öğrenen ve doğuma hazırlanan anneler bilgi ve özgüven sahibi olurlar. Ayrıca zamanı geldiğinde kendi vücudunu ve doğum sancılarını kontrol edebilir.
-Yoga veya pilates yapabilirsiniz. Çünkü sizi hem zihinsel hem de fiziksel olarak doğuma hazırlar. Yoganın ve pilatesin  kas ve nefes kontrolü açısından etkisi de kanıtlanmıştır.
-Doğum ağrılarıyla baş etmek için nefes egzersizleri yapabilirsiniz. .Doğumda en önemli faktör uzun ve derin nefeslerdir. Bu nefesler bir yandan bebeğinize yeterli oksijenin ulaşmasını sağlarken diğer yandan rahatlamanızı ve kasılmaları daha rahat karşılamanızı sağlar. Nefesle doğum daha kolaydır.
-Rahat bir doğum için gevşemeyi öğrenin. Doğumda rahim kasınız aktif olarak çalışırken, diğer kasların gereksiz enerji tüketmemesi gerekir. Bu yüzden doğumda gevşeme de önemlidir.
-Bebeğinize şarkılar söyleyebilirsiniz, onunla konuşabilirsiniz. Böylelikle aranızda iletişim kurmuş olursunuz.
-Hastaneye gitmeden önce ılık duş alın ve rahatlayın.
-Doğal doğum, doğal ve sağlıklı olanıdır. Ancak bazen doğanın da yardıma ihtiyacı olabilir. Belli bir oranda sezeryan da olabilirsiniz. Sezeryan olma durumundaki seçeneklerinizi ve tercihlerinizi belirleyin.

26 Nisan 2012 Perşembe

BEBEK EMERKEN , ANNE MEMESİNİ ISIRIRSA NE YAPILABİLİR?

Bebek emerken annesinin memesini ısırabilir. Bu çok fazla görülen bir olaydır.Özellikle de ilk dişlerini çıkarırken ısırmaya başlayabilir.Bebeğin ilk dişi ( alt kesici dişleri) genellikle altıncı ayda çıkar.İlk çıkan dişler alt kesicilerdir.Hemen sonra üst kesiciler de çıkmaya başlar. Diş çıkarma bebek için sıkıntılı bir durumdur.Bebek bunu annesiyle onun memesini ısırarak paylaşır.


Bebek anne memesini alt kesici ve üst diş eti arasında sıkıştırır. Bu pek ağrılı değildir.Ancak, üst kesiciler de çıkınca daha çok can yakmaya başlar.Bu da genellikle 10. ay ve sonrasında olur.Acı çok belirgindir ve anne bir defa daha olacak endişesi duymaya başlar.Bu koşullarda emzirme anne için de sıkıntılıdır.
Bir baska neden de bebeğin üst solunum  yolu ve kulak enfeksiyonlarıdır.Bunu tıkalı iken emmek yorucu ve zordur. Bebek bu nedenle hırslanıp anne memesini ısırabilir.
Daha sonraki aylarda da bebek doymaya başlayıp, oynamak istediğinde, genellikle de emzirmenin sonuna doğru ısırır.Bebek memeyi tam tutmuş emerken ısırmaz. Doymaya başladığında hatta doyduğunda ise memeden süt emme arzusu zayıflar. Meme ucunu ağzında tutar ama emmez. İşte bu anlar ısırmaya çok uygun olur.Aniden mama başı ısırılan her anne buna bir tepki verir.Genellikle bu tepki bebeğin de algılayabileceği şiddette olur. Küçük bebek bunun oyun olduğunu düşünüp, tekrar etmek ister.
Anne bebekten böyle bir davranış beklemediği için de tepkisi daha az şiddetli olup anne bu tepki içinde hatta gülümseyebilir. Bu nedenle de bu oyun olarak algılanma olasılığı doğurur.
Ancak üst kesicilerin de çıkmasından sonra meme başının aniden ısırılması annede ani ve şiddetli bir acı ortaya çıkarır. Isırılmaya annenin de doğal tepkisi şiddetli ve olumsuz olur. Bebek korkar ve bir daha genellikle yapmaz.
Bazı durumlarda da bebek annesinin kendisiyle meşgul olmasını bir başka şekilde sağlayamadığını düşünürse bunu emzirme isteği şeklinde belli edip, bu sırada da onu cezalandırmak için bilinç dışı olarak ısısrır. Davranışın altında yatan nedenlerin dikkatli gözlemlerle  ortaya konması çözüm üretirken çok yararlı olur.
bebek büyükse, bir yaşından sonra, emzirme öncesinde bebekle konuşulabilir.Anne bebeğe, memeyi ısırdığı zaman canının çok yandığını anlatabilir.En azından deneyebilir.Ayrıca anne, emzirmenin sonuna doğru, bebeğin emme gücünün azaldığını anladığında emzirmeyi kesip, dikkatini başka şeylere yönlendirebilir.
Her şeye rağmen bebek tekrar ısırırsa aniden memeden ayırın ve ciddi bir sesle canınızın yandığını ve bir daha ısırmaması gerektiğini söyleyin ve bebeği kucağınızdan indirin.Bir süre yanlız kalmasını sağlayın. Isırmaya devam ederse, kararlı ve ciddi olun.Isırırsa ememeyeceğini öğrenmesini sağlayın.

24 Nisan 2012 Salı

ANNE SÜTÜNE NASIL BAŞLANILMALIDIR?



Yeni doğan bebek olabildiğince erken emzirmeye başlanılmalıdır. Anne sütüne başlamakta en önemli zaman ilk birkaç gündür. Eğer anneye, anne sütüne başlamakta yardım edebilirseniz sürdürmekte de daha şanslı olacaktır.

İlk Besleme:
Hastanede ilk besleme,bebeğin sağlığı ile ilgili bir sıkıntı yoksa, doğum masasında olmalıdır. Anne ve bebek ısıtılmak amacı ile birlikte örtülür. Bebek annenin yanına verilerek emme başlatılır.
Bebeğin emmeyi öğrenmesi için iyi bir zamandır. Bebek çok alıcı ve emme refleksi çok kuvvetli olabilir.
Emme, plesenta atılmasına yardım eden oksitosin üretimini uyarır ve kanamayı durdurur.
Bebek değerli kolostrumu (ağız sütü) alabilir.
İlk saat ya da doğumdan hemen sonrası ruhsal yönden de en önemli zamandır. Doğum sonu olabildiğince erken emzirme, anneyi bebeğe karşı daha sevecen ve bakıma hazır bir duruma getirir. Anne sütüne daha uzun bir dönem devamı sağlar. Emzirmeye başlamada birkaç saatlik bile olsa gecikme, başarısızlığı beraberinde getirebilir.

19 Şubat 2012 Pazar

BEBEĞİN EVE GETİRİLİŞİ:)))

İşte o büyük an sonunda geldi çattı!!
Sabırsızlıkla beklediğiniz bebeğinizi evinize getirdiniz.Onu sessizce uyuduğu yatağına koydunuz ya da annesinin sıcacık kucağında beslemekle meşgul.Belki de ane ve babanız yanınızda ve hep beraber bebeğe odaklandınız, Her hareketini, gülümsemesini izliyor, mükemmelliğine hayran oluyorsunuz.Bu ilk günlerde zaman durur;bu anlar,uzun süre hatırlayacağınız özel dakikalardır.
Anne baba olmak kolay görünsede , bu durum evde çocuğunuzla yanlız kalana kadar gerçekten anlaymazsınız.Yalnız kaldığınızda yeni bir gerçeklik sizi sarar; bu bebek yaşamak için si,ze bağımlıdır, artık istediğinizde dıaşrı çıkamaz, ondan bağımsız bir yaşam süremezsiniz.Merak etmeyin;zaman içinde yaşadığınız gelişmeler siz de şaşıracak, onunlq birlilkte koşarken bu ilk günleri gülerek hatırlayacaksınız.İçgüdülerinize güvenin, aklınıza takılan soruların yanıtlarını aramaktan çekinmeyin.

12 Ekim 2011 Çarşamba

BEBEĞİMİZDE RUTİN OLUŞTURMANIN ÖNEMİ

Bebek sahibi olmak kuşkusuz hayatımızı değiştirecek bir olaydır. İlk zamnalara da zamnanınızın çoğunu bebeğinizn bakımı ve ob-na gösterdiğiniz ilginiz doldurmaktadır. Bu sizin için yorucu olması çok doğal ve normaldir. Belli bir düzen oluşturuncaya kadar geçen süre için acele etmemekte fayda vardır.
40 gün denilen lohusalık dönemi bunun için vardırç. Sizizn bebeğinize , bebeğinizin de size alıştığı bir dönemdir.Bir düzen oluşturana kadar geçeçek olan ilk birkaç hafta, hem sizin hem de bebeğiniz için karışık bir dönem olabilir.
İlk glerde rutin oluşturmak için çok fazla end,şe etmeyin. Yenidoğan bir bebek,  yaklaşık olarak her 3 satte bir beslenmedir, bu sebeple bebeğinizin gece ve gündüz düzenine alışması biraz zaman alabilir.Bu aşamada bebeğinizin huylarını keşfedin ama en önemlisi bol bol dinlenein ve kendinize zaman ayırın. Zira uykusuz geçireceğiniz geceler çok yakın..



Düzeni oluşturmaya kendinizi ne zaman hazır hissederseniz o zamna başlayın. Oluşturduğunuz rutin size hayatınızı kontrol ettiğiniz hissini verecek, aynı zamanda bebeğinizn de kendini daha güvende hissetmesini sağlayacaktır.Bebekler çoğunlukla yemek, uyku vebeslenme zamanını bildiklerinde daha rahat hissederler. Anneler için de bu düzen sayesinde kendilerine ayırabilecekleri zamanı biliyor olmak harikadır.
Düzen oluşturmada doğru ya da yanlış diye birşey yoktur.Tüm bebekler farklıdır. Bununla beraber işe uyku düzenini oluşturmaktan başlamak akıllıca olacaktır.

Bebeğiniz, ortalam 2-3 aylık olduğunda, akşam üzerleri, bebeğiniz yıkayın, yumuşak masajlar yapın, besleyin ve bir ninni söylemeyi deneyin. 6 aylık olduğunda, basit bir öykü kitabı okuyabilir ya da uyku zamanını anımsataması için oyuncak bir ayıyala tanıştırabilirisiniz. Bebeğinizi düzenli olarak besleyerek, geceleri gündüzden daha çok uyumasını sağlayabilirisiniz. Gce olduğunda, ışıkları kısık yakın( bunun için bebek odasındaki anahtarı reostalı olarak alabilirisiniz.)  ve altını kirletmedikçe bezini değiştirmekten kaçının.

1 Ekim 2011 Cumartesi

EMZİRMENİN HER AŞAMASINDAN NELER BEKLEMELİYİZ?

Bebeğin gelişiminin emzirmeyi de etkileyecek , bir takım değişiklikler gösterecektir. Bunları bildiğimiz de bebekten ve sütümüzden beklentilerimizi daha kolay cevap verebiliriz.



Doğumdan 4. güne kadar Anne bebeğini yakınında tutmalı, sıklıkla emzirmelidir.bebeğimizin midesi ilşk günlerde bir bilye kadardır. Bu da çabık doyduğunu ve çabucak da acıktığının cevabıdır. Anne memelerinin hep dolu olduğunu hissedecktir. İlk günlerde emzirirken göğüs uçları biraz hassas olas da kısa sürede doğru pozisyonda bebeğinzi emzirirseniz her şey yoluna girecektri. İsterseniz o zamanlarda yumuşatıcı kremler kullanabilirisiniz.Bu dönemde bebeğiniz sık sık emzirmek göğsünüzün şişmesini de engelleyecektir.

Anne , bebeğinin teninin, kendi teniyle temasta olmasına özen göstersi,emzirmeyi kolaylaştıracağı gibi daha çok süt üretimine neden olcaktır.İlk 4 gün içerisinde bebeğiniz doğum kilosunun 10 kaybedebilir.Bbeğiniz gğün boyunca en az 8 kere emmesi sağlanmalıdır. aynı memeyi ilk günlerde bir kereden fazla alabilir.

4. gün ila 6. hafta arasında ise, bebeğinizin midesi artık bir pinpon topu kadar olmuştur. Çoğu bebek, günde 8-12 kez anne sütü alır fakat bu öğünler belirli zamanlarda gerçekleşmez.Bebekler, tek öğünde tek bir memeyi emembilecekleri gibi, tek öğünde ikinci memeden de beslenmeye ihtiyaç duyubiliriler.Ne kadar çok emerse, o kadar çok sütümüz olacaktır.Boşaltılmış memeler çabucak dolacağı , dolu memeler daha yavaş süt üreteceklerdir. O nedenle özellikle ilk günlerde dolu halde göğüs bırakmamalıyız ki süt miktarımız da artıış olsun.İlk günlerden 40. güne kadar süt miktarı yaklaşık 30ml den 900ml e kadar artacaktır.Bu dönem de bebeğiniz ne zaman isterse , o zaman emzirmek çok önemli. Bebeğinizin huysuzlanmasını ve ya ağlamasını beklemeyin. Ortalama olarak 3 saatte bir emzirmeye çalışın.Bebeğiniz , ilk 2 hafta içerisinde doğum kilosuna, sonra da hafta da ortalama olarak 125 gr ya da ayda ortalama 500gr almalıdır.

6. hafta ile 6. ay arasında ise, bebeğinizin midesi artık büyümüş ve daha çok süt alacaktır. Böyleleikle daha geç acıktığı gibi, sizi daha seyrek emecektir. İlk baktığınızda az emiyor gibi gelse de bedslenmesi artık düzene girmeye başlamıştır.Çoğu anne bu dönemde şişimiş göğüsten şikayet etmemeye başalar. Bebeklerimiz , büyüdükçe daha hızlı beslenirler. 40 dk emzirilen bebek, artık 10-15 dk doyacaktır.Bebeğimiz, artık ertafındaki sesleri duyduğunda , hareket eden şeyleri gördüğünde mmeye ara verip, tekrar devam edebiliriler.
Emzirme iyi gidiyorsa, 6 aylık olana kadar sadece anne sütüyle beslenmesi bebek için en iyisidir.

27 Ocak 2011 Perşembe

MUTLU BEBEK KİMDİR?

Normal yolla doğurmak, anne sütüyle beslemek, ilgi, sevgi ve şefkatle dokunmak bir bebeğin mutluluğu için gerekli olan ön koşullar…Bir toplumun geleceği sağlıklı çocukların varlığı ile sağlanabilir. Bir bebeğin mutluluğu, anne daha çocuk doğurmaya karar verdiğinde etkilenmeye başlıyor. Annenin sağlığı, annenin çocukken beslenme şekli, spor yapma alışkanlığı, hamile kaldığı zaman bebeğine geçirebileceği özellikler, hepsi doğacak bebeği etkiliyor. Hamileliğin ilk 3 ayı çok önemli. Embriyonel dönem diyoruz; anne karnında bebeğin organları yapılanıyor. Bu dönemde annenin huzuru da çok önemli. Bebek daha anne karnındayken, annesinin mutluluğu, annesinin çevresel etkenlerden etkilenmesi, annesinin sevdiği yiyecekler ve bunların kokuları bebeği etkiliyor.Gelelim doğum sırasına, annenin bebeğine geleceği için vereceği ilk ödül, onu normal yolla doğurmasıdır. Bebek, normal yolla doğduğu zaman çok önemli pozitif etkiler alıyor; bağırsakta faydalı flora oluşuyor, bebeğin bağışıklık sisteminin daha iyi yapılanması söz konusu oluyor ve bebek özellikle de akciğerleri için çok önemli pozitif katkılar alıyor.

ANNE SÜTÜ MUCİZESİ

Doğduktan sonra anne sütüyle beslenmeye başlanması bebeğe verilebilecek en güzel hediye. Her zaman steril, kolay, hazır, içinde bağışıklık maddeleri bol olarak bulunan, inanılmaz büyüme faktörleri bulunan bir besin anne sütü… Ayrıca, anne sütünün bebeği gelecekte obeziteden, diabetten, çölyak hastalığından, alerjilerden koruyan özelliği var. Anne sütü bebeği ayrıca, koroner kalp hastalıklarına yatkınlıktan ve hiper tansiyona karşı da koruyor. Bununla da kalmıyor, anne sütü bebeği orta kulak iltihabından, solunum yolu enfeksiyonlarından ve ishalden de koruyor. Ayrıca, anne sütü alan bebeklerin IQ skorları daha yüksek oluyor, yani anne sütü bebeklerin daha akıllı ve sağlıklı olmasını sağlıyor. . Bir bebeğe verilecek en önemli ödül normal yolla doğum ve anne sütü vermektir… Anne sütü mucizevi bir gıdadır. Ülkemizde elde edilen verilerde yüzde 9 bebek sadece anne sütü almakta, yüzde 8’i hiç anne sütü almamakta, yüzde 83 bebek de anne sütüyle birlikte başka gıdalarla beslenmektedir. Oysa, ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmeyi öneriyoruz. Çok değerli bir besin olan anne sütü verilmediğinde biberonla beslenmede büyük bir artış olmakta, bebeklerin yüzde 20’si, içinde yaşamsal besin değeri olmayan nişastalı mamalarla beslenmektedir. Bu durumda çocuk kilo almasına rağmen sağlıksızdır.Bugün ülkemizde yüzde 50 çocukta demir eksikliği anemisi görülmektedir. Demir eksikliği nedenleri olarak, demirli gıdaların yeterli tüketilmemesi ve vücut tarafından iyi kulllanılmaması gösterilebilir. Ek besin olarak 6. ve 7. aylarda sebze çorbaları içinde ete, ezilerek başlanmalıdır. Kırmızı et, tavuk, balık, hindi, yumurta, yeşil yapraklı sebzeler, pekmez ve kuru baklagilller demir eksikliğini önleyici besinlerdir. Çinkonun da büyüme ve gelişmede önemli bir yeri vardır. Büyüme ve gelişme, bağışıklık sisteminin güçlenmesi, tat duygusu, iştahsızlığın engellenmesinde etkilidir. Çinko; kırmızı et, kuru baklagilller, yağlı tohumlar ve tam tahıl ürünlerinde bulunur. Bebeklerde şeker ve şeker katılmış besin tüketimine dikkat edilmeli ve 1 yaşına kadar rafine şeker ve tuz katılmış besinler kullanılmamalıdır. Ülkemizde yaklaşık yüzde 11 oranında bebeklerde malnütüsyon (zayıf çocuk) görülmektedir. Bir diğer tehlike de şişmanlığın yaygınlaşmasıdır. Dünyada 5 yaş altında yaklaşık 20 milyon çocuk fazla kilolu ve obezdir ve bu çocukları gelecekte sağlık sorunları beklemektedir. Sağlıklı beslenme temelleri erken yaşlarda aile tarafından atılır. Anne sütü dışında aşırı karbonhidratlı ve nişastalı gıdalarla beslenen bebeklerde, yağ hücreleri sayı ve volüm olarak artar ve bunlar gelecekteki obezitenin temelini teşkil eder.

SEVGİYLE DOKUNMA

Bir bebeğin mutluluğu için, bebeğe dokunmak çok önemlidir. Örneğin; eskiden giydirilen bebek eldivenleri artık çıkarılmış durumda… Biz diyoruz ki, bebek doğduktan sonra ilk yarım saat içinde anne göğsüne konulmalı, annesine dokunmalı, temas etmeli… Bu durum annede süt sekresyonunu da arttıran ve başlangıcı sağlayan en önemli faktördür. Bebeği çıplak olarak anne ve baba göğsüne koymak, bebeği daha mutlu kılıyor, anneyi ve babayı bebekle iletişim bakımından daha iyi yapılandırıyor. Her çeşit dokunma çok önemli. Çünkü inanılmaz bir güven duygusu oluşturuyor; yeterince dokunulmayan, sevgisiz çocuk iyi büyüyemiyor. Bu arada bebeğin giydiği kıyafetler ve kullandığı bezlerin de vücuda dokunması önemli. Dokunmadan dokunmaya fark var ve en güzelini hakkeden de çocuklar. Bu bakımdan her çeşit pozitif etkileşimin, her çeşit pozitif dokunmanın bebeğin vücut ve ruh sağlığında, çok önemli yeri var. Bağışıklık sistemini, dokunarak, bebekle iletişim kurarak sağlayabilirsiniz. Sevgisiz çocuk iyi büyüyemez. Aslında bu sadece bebekler için değil, yetişkinler için de önemli. Şimdi dünyada çok yaygın olan bir yaklaşım var: Sevgiyle dokunmak, bağışıklık sistemini güçlendirir, çünkü mutluluk hormonunun salgılanmasını pozitif olarak etkiler.

BEBEĞİN POPOSU…


Bebek hastanede doğuyor, ilk eğitimler burada veriliyor. Bebek, anne memesine adapte olmaya çalışıyor. Sonra, evine gidiyor. Bir bebeğin doğduktan sonra ilk kontrolü 7 ila 10. gün arasındadır. Ve bebek kontrole geldiğinde bebeğe yazılan reçetede iki ürün yer alır. Bunlardan birisi anne sütüyle beslenen bir bebek için, fizyolojik dozda gerekli olan D vitamini, ikincisi pişik kremi… Yani bebeğin mutluluğu, onun vücudunu sağlıklı kılabilmek için anne sütü artı D vitamini, artı pişik kremi şeklinde gelişiyor. Geçmişte pişik kremini çok yoğun şekilde öneriyorduk, şimdi koruyucu kremler de var. Yani bebeğin poposu, mutluluğu için önemli ve korunması lazım. Geleneksel olarak da ne deriz; bir bebek karnı toksa, altı temizse, gazı çıkmışsa, o zaman mutlu bir bebektir. Eskiden şartlanma metoduyla bebekleri çişe kakaya alıştırma gibi bir yöntem vardı. Şimdi, çocuk hazır olduğu zaman kendisini belli eder, diyoruz. Bebek 7 ila 9.aya geldiği zaman, özellikle büyük ebeveynler, bebeği çişe tutardı ve bebek şartlanarak öğrenirdi. Bu uygulamayı günümüzde önermiyoruz. Daha özgür, daha güvenli ve bilinçli bebeğin genel olarak 1,5 -2 yaşında çiş ve kaka kontrolünü şartlanmasalar da sağladıklarını görüyoruz. Bu nörolojik sistemin gelişmesiyle ilgili.

Babalar önce anneyi mutlu etsin, sonra bebeği...Kuşkusuz, bir bebeğin, bir çocuğun mutluluğu için hem annesinin hem de babasının ilgi ve sevgisine ihtiyacı var. Fakat, bebeğin önce anneyi aynaladığı da bir gerçek… O yüzden de anne mutluysa, bebek de mutludur, anne mutsuzsa bebek de mutsuzdur ya zaten… Anneler, "Bu bebeğin bugün nesi var, nasıl da huysuz, huzursuz" dedikleri günlerde, dönüp de bir kendilerine baksalar cevabı kolaylıkla bulabilirler. Annenin en ufak bir sıkıntısı, huzursuzluğu bebeğine yansır… O nedenle ben diyorum ki, babalar önce anneyi mutlu etmeyi iş edinin, sonra da çocuklarınızı… Ve bu alışkanlık sadece bebeklik zamanlarında değil, bir ömür boyu böyle devam etsin. Çünkü, ilerleyen yılllarda da çocuklar anne ve babanın birbiriyle ilişkisinin nasıl olduğundan, hem o anki hem de gelecekteki mutlulukları adına fazlasıyla nasipleniyorlar.