hamile etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hamile etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Haziran 2014 Cuma

İKİZ BEBEKLERİN BAKIMI

Gebe kadın bir bebek düşüncesindeyken birden ikiz bebekleri olacağını öğrenince telaşlanması olağandır. Çünkü bir bebek için düşünülen planlar artık iki bebek için yapılmaya başlanmalıdır. Anne adaylarının bir kısmı doğacak olan bebeğin ihtiyaçlarını gidermek için gebeliğin son aylarını beklerken bazı annelerde gebe olduklarında öğrendikleri andan itibaren ihtiyaç listesini hazırlamaya başlarlar. İkiz bebek bekleyen annelerin olması gerekenden daha önce doğum yapmaları beklenir. Bu nedenle ikiz anneleri belirlenen doğum tarihinden daha önce bebeğin tüm ihtiyaçlarını giderecek durumda olmalıdırlar.
Bir bebeğin anneyi ne kadar yorabileceği bilinirken, iki bebek olduğunda neler yaşayacağınızı düşünerek kendinize bebekler dünyaya gelmeden bol bol vakit ayırın. İkizleri emzirmek oldukça güç olabilir. Sizin için iki yöntem önerilmektedir. İsterseniz bebeklerinizin ikisini aynı anda emzirebilir ya da birini emzirdikten sonra bir diğerine geçebilirsiniz. Bebeklerinizin ikisini de kucağınıza alın, bacakları dışa dönük gelecek şekilde kucağınıza yatırın. Daha sonra bir memenizi birine, diğer memenizi de ötekine verin. Bu şekilde emzirmeye başlayın. Bu işlemi yaparken sık sık bebekleri diğer memeyi emmesi için değiştirin. Bebekleri aynı anda emzirmeniz halinde zamandan da tasarruf edeceksinizdir. İkizleri aynı anda emzirmek size zor geliyorsa onları tek tek emzirmeyi deneyin.
Bazı annelerin sütleri az olduğundan bebeklere mama takviyesi yapabilirler. Bu şekilde bebeklerinizi biberonla emzirmeniz gerekecektir. İsterseniz biberonla gıda alımını da aynı anda yapabilirsiniz. Bebeklerinizin ikisini de düz bir zemine yatırın ve başlarının yüksekte olmasını sağlamak için başlarının altına bir yastık koyun. Daha sonra da biberonları ellerinize alın ve bir elinizle birini beslerken, diğer elinizle de diğer bebeğinizi besleyin. Bu işlemi de ayrı ayrı yapabilirsiniz. Bu şekilde bebeklerinizle tek tek daha iyi ilgilenmeniz de olasıdır.
İkiz bebekleri aynı anda banyo yaptırmak zor olabilir. Bebeklerinizi aynı anda banyo yaptırabilmeniz için sizin de katılımınız gereklidir. Küvetin içine girerek bebeklerinizi kucağınıza alın ve hep birlikte banyo yapmaya başlayın. Bu tarzda yapılan banyolar oldukça uzun sürebilir. Bu nedenle ikizlerinizi tek tek yıkamanız daha avantajlı olacaktır. Bir bebeğiniz uyurken diğerini yıkayabilir ve diğeri uyuduğunda da onu yıkayabilirsiniz. Bir kaç haftalık olan bir bebeği sık sık yıkamak zorunlu değildir, bu nedenle onları silebilirsinizde.
İkiz bebek anneleri oldukça fazla yorulurlar. Evde yalnız olmadığınız zamanlarda bebeklerle başkalarının ilgilenmesini sağlayın. Örneğin anneanne ya da babaanne evde bulunduğunda bebeklerle ilgilenmelerini sağlayın. Eşinizin evde olduğu zamanlarda yapmanız gereken her şeyin yarısını onun da yapmasını sağlayın. Bu arada eşinizin sürekli aynı bebekle ilgilenmesine izin vermeyin, bu şekilde diğer bebek eşinize uzak kalır ve sürekli sizi yanında isteyebilir.
Yeni doğanlar geceleri sık sık uyanabilirler. Bu nedenle özellikle ikiz anneleri bir çok geceyi uykusuz geçirir. Geceleri bebeklerinizin birinin ihtiyaçlarını karşılarken uygulamaların aynısını diğerine de tekrarlayın. Bu şekilde gece boyunca sık sık uyandırılmak zorunda kalmazsınız.
İkiz bebek sahibi olmanızdan dolayı evinizin doğum yapmadan önceki düzende olmasını beklemeyin. Bu nedenle yemeklerinizi hazır olanlardan seçin, evinizin bakımında size yardımcı olması için bir yardımcı edinin. Böylece bebeklerinizle ve kendinizle ilgilenmek için daha çok zamanınız olacaktır. Özel işlerinizi bebekleriniz uyurken yapın ya da onlar uyurken sizde dinlenin.
Aynı anda çılgınlar gibi bağıran iki bebekle birden ilgilenmek olanaksız gibidir. Bu nedenle sizin bir kişi olduğunuzu ve bu yüzden aynı anda iki bebekle birden ilgilenemeyeceğinizi bebeklerinizin anlamasını sağlayın.
İkizler bebeklik dönemlerinde oldukça yaramaz ve birbirleriyle hiç anlaşamayacakmış gibi görünse de ilerleyen günlerde oldukça iki iyi dost olurlar. Bu nedenle yaşadığınız bu zor durumların bir gün biteceğini unutmayın.
İkizlerin bir kısmı birbirlerine oldukça benzerken bir kısmı da çok az benzeyebilir. Birbirlerinin aynısı olan bebeklerin bakımı daha zordur. Biraz önce hangisini yedirdiğinizi anlamanız zor olabilir. Bu nedenle bebekleri ayırabilmek için onların üzerinde bir işaret olmasını sağlayın ya da farklı giydirin.
Bebeklerinizin ikisi de birer melek olmayacaktır, mutlaka içlerinden biri yaramaz olur. Bu nedenle her türlü oluşuma hazır bulunmalısınız. İkiz bebek sahibi olan diğer ailelerle ilişkiler kurun ve onlardan tavsiyeler isteyin. Bu şekilde yapılan yardımlaşmalar size olumlu faydalar sağlayabilir.

22 Mart 2014 Cumartesi

Doğru Emzirme Tekniği:



Anne rahat bir konumda oturuyor yada yatıyor olmalıdır.
Annenin rahat bir koltukta oturması, ayaklarını uzatacak bir destek olması ve sırtına koyacağı yastık olması gerekir.
Kendisi için en rahat edeceği konumu hazırlayan anne bebeğini tüm vücut ve baş olarak memeye dönük olarak kucağına almalıdır.
Kucağa alınan bebek doğrudan annenin kolu üzerine değil herhangi bir ince yastık vb. ile tutulmalıdır.
Bebek emmediği zamanlardaki giysilerinden biraz daha hafiflemiş olarak emzirilmelidir.
Bebeğe emzirilmeden önce su, şekerli su vb. verilmemelidir.
Karnı aç olarak kucağa alınan bebeğin dudaklarına meme ucunu değdirdiğinde bebek refleks olarak ağzını açar anne yalnızca göğüs ucunu değil areolayı tüm olarak bebeğin ağzına verir.
Tüm bu esnada anne bebeğin üzerine eğilmeden bebeği kendine doğru yükselterek emzirme yapmalıdır.
Bebeğin yanaklarının dolu olduğu gözlenmelidir.
Emen bebeğin yutma sesi duyulmalıdır.
Bebeğin alt dudağı memeye tam olarak yapışmış olmalıdır. 
Bebeklerin pek çoğu her beslenmede her iki memeden de emmek isteyebilir. Ufak bebekler için sadece tek memeden emme yeterli olabilir ya da her iki memeden çok az miktarda emebilirler. Bununla birlikte, eğer bebek bir memeden diğerine oranla sürekli daha fazla emerse, diğer memede süt yapımı durabilir. Bu nedenle bir öğünde sağ memeden emzirme başlanırsa, bir sonraki emzirmede diğer memenin öncelikle verilmesi gerekliliği anne ile tartışılmalıdır. Böylece her iki memeye eşit meme uyaranı yapılacak ve süt yapımı sürekliliği sağlanacaktır.

28 Ekim 2013 Pazartesi

HAMİLEYKEN YAPILAN GRİP AŞISI BEBEĞİ DE KORUYOR

 
Havalar soğudu, son günlerde herkes ya öksürüyor ya boğazı ağrıyor ya da burnu akıyor. Yüksek ihtimalle bu belirtilere halsizlik sorunu da eşlik ediyor. Böyle olunca akla gelen hastalık ‘grip’ oluyor. Özellikle hamilelerin bu dönemde çok dikkatli olması gerektiğini söyleyen Liv Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru  “Hamileler grip aşısı yaptırmalı, anne adayının yaptırdığı grip aşısı doğan bebeği de ilk 6 ay  enfeksiyonlardan koruyor” diyor.
 
 
 
Viral bir hastalık olan grip, öksürük ve hapşırma ile yayılan damlacıklarla bulaşıyor. Mevsime bağlı olarak hava değişimleri gribe yakalanma riskini artırıyor. Bu nedenle grip çoğunlukla sonbahar ve kış aylarında görülüyor. Gribin bulaşıcılığı belirtilerin başlamasından önceki 24 saat ve sonraki 5 gün devam ediyor.  Ateş, boğaz ağrısı, burun akıntısı, hapşırık, öksürük, baş ağrısı, kaslarda ve eklemlerde ağrı ve halsizlikle kendini gösteren grip genellikle 1-2 hafta içinde iyileşiyor. Grip kronik hastalığı olanlar, yaşlılar ve hamileler için tehlikeli olabiliyor. Özellikle hamileler havaların soğuması ve kapalı ortamlarda bulunmanın artması ile gribal enfeksiyonların ve üst solunum yolu enfeksiyonlarına daha sık yakalanırlar. Gebelerin bağışıklıkla ilgili problemleri olabildiği için daha kolay enfeksiyona yakalanabiliyorlar. Bu hem anneyi hem de bebeği, fetusu olumsuz etkiyebilecek bir durum.
Grip Olduktan Sonra Hangi Tedbirler Alınabilir?
Ateş düşürücü, parasetamol grubu ilaçlar ve vitaminler, pastiller, burun spreyi kullanılabilir. Yüksek ateş yoksa, kırgınlık, burun akması, boğazda kuruluk, yanma ile seyrediyorsa bir doktora gereksinim yok. Bu durumda gebe yine de doktorunu arayıp gerekli önlemleri almasını sağlayabilir.  Ateş 38 derecenin üstüne çıkarsa doktor tavsiyesi ile antibiyotik kullanılabilir.

Gripten Sadece Anne Etkilenmez!

Grip durumunda fetus da anne ile birlikte etkilenir. O anda birtakım sorunlar ortaya çıkabilir, uzun süren yüksek ateş ve enfeksiyon söz konusu ise bu anneyi olduğu kadar bebeği de olumsuz etkileyecektir. Enfeksiyon süreci boyunca bebeğin gelişiminde duraklama, yavaşlama olabilir. Erken doğum riski artabilir. Eğer kısa sürede ve kendi kendine geçmeyen bir enfeksiyon söz konusu ise doktor desteğine ihtiyaç olabilir.

Hamileler Grip Aşısı Yaptırmalı

Grip aşısı canlı virüs aşısı olmadığı için gebelikte her dönemde rahatlıkla uygulanabilir. Hem anne adayı hem de doğacak bebeği korumak açısından grip aşısı önerilebilir. Şunu biliyoruz ki anneye yapılacak grip aşısı doğumdan sonra bebeği de ilk 6 ay boyunca grip hastalığından koruyacaktır. Oluşacak antikorlar bebeği de olumlu etkileyip, yeni doğan dönemde enfeksiyon oluşma sıklığını azaltacaktır. Aşı yerinde hafif kızarıklık alerjik reaksiyonlar, hafif üst solunum yolu enfeksiyonu gibi geçiştirilebilecek yan etkilere sahip olabilir ama bunlar hiçbir zaman ciddi yan etkiler değil. Onun için gebeler ekim-kasım aylarında grip aşısı yaptırabilir.
Uzun süre kapalı ortamda kalmayın
Hamilelerde böyle hastalığın ortaya çıkmasını engellemek büyük önem taşıyor. Annenin direncini artırarak hastalıklara yakalanma sıklığı azaltılmalı. Hastalık ortaya çıktığında da gerekli önlemler alınarak gebenin iyileşmesi ve gebenin bunu en az hasarla atlatmasını sağlamak gerekir. Yapılması gereken en önemli şey, uzun süre kapalı ortamlarda bulunmamak, bulunulan odanın havasını sık sık değiştirip odayı havalandırmak. Vücut direncini artırıcı C vitamininden zengin meyvelerle beslenmek. Uyku saatlerine dikkat etmek de koruyucu tedbirler arasında.



16 Ekim 2013 Çarşamba

RAHAT VE SAĞLIKLI BİR DOĞUM İÇİN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?



Doğuma hazırlanan ve bu konuda bilgisi olan anne adayları kendi vücutlarını ve ağrılarını kontrol edebilirler.
Doğumunuzun rahat ve hafif geçmesi için uygulayabileceğiniz birkaç öneriyle her şey daha kolay olacaktır.


Doğumunuzun rahat ve hafif geçmesi için uygulayabileceğiniz bir kaç öneri:

-Doğumunuzun rahat olabilmesi için, doktorunuza güvenin.
Doktor- gebe ilişkisi iki insan arasındaki güvene dayalı bir ilişkidir.
-Hamileliğinizin başından itibaren beslenmenize çok önem verin. Ne yerseniz bebeğinizde onu yiyecektir. İki kişilik yemeyin. Doğal ve dengeli beslenmelisiniz.
- Doğumunuz yaklaştıkça daha çok sıvı gıdaları tercih edin. Bağırsaklarınızın boş olması doğumunuz daha da kolaylaştıracaktır.
-Doğuma günler kala vücudun bağırsakları temizlemesi nedeniyle ishal olabilirsiniz, meraklanmayın.
-Hamilelik döneminde nerede doğum yapacağınıza karar vermelisiniz.
-Doğum yapacağınız hastaneyi ve orada çalışan sağlık ekibiyle önceden tanışmalısınız.
-Doğum planınız oluşturmalısınız. Doğum esnasında aranacak numaralar, yanınızda kimlerin olacağı, doğum çantanıza koyduklarınızın yedeklerinin nerede olduğu gibi bilgileri planınız da yer vermelisiniz.
-Doğum yaklaştıkça hafif işler yapmalı ve daha çok dinlenmelisiniz.
-Doğuma hazırlık kursuna katılabilirsiniz. Doğumun nasıl olacağını öğrenen ve doğuma hazırlanan anneler bilgi ve özgüven sahibi olurlar. Ayrıca zamanı geldiğinde kendi vücudunu ve doğum sancılarını kontrol edebilir.
-Yoga veya pilates yapabilirsiniz. Çünkü sizi hem zihinsel hem de fiziksel olarak doğuma hazırlar. Yoganın ve pilatesin  kas ve nefes kontrolü açısından etkisi de kanıtlanmıştır.
-Doğum ağrılarıyla baş etmek için nefes egzersizleri yapabilirsiniz. .Doğumda en önemli faktör uzun ve derin nefeslerdir. Bu nefesler bir yandan bebeğinize yeterli oksijenin ulaşmasını sağlarken diğer yandan rahatlamanızı ve kasılmaları daha rahat karşılamanızı sağlar. Nefesle doğum daha kolaydır.
-Rahat bir doğum için gevşemeyi öğrenin. Doğumda rahim kasınız aktif olarak çalışırken, diğer kasların gereksiz enerji tüketmemesi gerekir. Bu yüzden doğumda gevşeme de önemlidir.
-Bebeğinize şarkılar söyleyebilirsiniz, onunla konuşabilirsiniz. Böylelikle aranızda iletişim kurmuş olursunuz.
-Hastaneye gitmeden önce ılık duş alın ve rahatlayın.
-Doğal doğum, doğal ve sağlıklı olanıdır. Ancak bazen doğanın da yardıma ihtiyacı olabilir. Belli bir oranda sezeryan da olabilirsiniz. Sezeryan olma durumundaki seçeneklerinizi ve tercihlerinizi belirleyin.

14 Haziran 2013 Cuma

HAMİLE KALMADAN ÖNCE DOKTORA!


Çocuk sahibi olmaya karar vermek hayatımızın en önemli kararlardan biri. Bu zor kararı vermeden önce kadınların kendisini ruhsal ve fiziksel olarak mutlaka hazırlaması gerekiyor. Pek çok kadın ilk hekim ziyaretini gebe kaldıktan sonra gerçekleştiriyor. Anne adayının kendisini gebeliğe hazırlaması için bebek kararı aldıktan sonra en az bir kere hekimine danışmasının çok önemli olduğunu söyleyen Liv Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum Perinatoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Alp Nuhoğlu “Gebe kalındıktan sonra rutin kontrollerin devam edilmesi gerekiyor. Çünkü doğum öncesi bebeğin sağlıklı olup olmadığının bilinmesi çok büyük önem taşıyor. Böylece, down sendromlu bebeklerin doğmasını engellemek ve anomali bebeklerin belirlenmesi için doğum öncesi spirental tanı, diagnostik ultrasonla detaylı incelemelerle sağlıklı bebekler dünyaya getirme şansını arttırmak mümkün” diyor.

11-14. Hafta Önemli!

Hamileliğin başından itibaren, yapılan testlerle her şeyin normal olduğunu görmek ve bu sonuçlara göre yöntem belirlemek gerekir. Her hamilelikte herkese yapılan ana testler var, buna ek olarak 11 ve 14. hafta arasında NT testi olarak isimlendirilen bir kan testi bulunuyor. Bu test yapılmadan önce muhakkak bebeğin ölçümleri alınması gerekiyor. Bebek belirli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra hem anne karnındaki iki hormon, hem bebeğin büyüklüğü hem bebeğin ense kalınlığı hem de bebeğin burun kemiği ölçümü yapılıyor. Bunlarda herhangi bir şüphe olursa bu sefer damardaki doppler ölçümleri de işin içine girerek bir risk analizi çıkıyor. Eğer bu değerlerde bir sorun görülürse bunlara invasign girişim öneriyoruz. Bu haftalarda yapılacak CVS plasentadan bir örnek alınarak kromozomların incelenmesinin herkesin yapacağı bir iş değil. Tecrübeli ellerde yapılması gerekir. Anne karnından bebeğin olduğu keseye girilerek plasentadan bir doku örneği alınıp yapılan testle bebeğin durumu tespit edilebiliyor. Yine bu dönemde yapılan 3’lü test ve 4’lü test ise anne kanından alınan 4 veya 3 hormona bakılarak tekrar bir risk oranının hesaplanması yapılıyor. Ama bu artık geçerliliğini yitiren bir yöntem. Yani ilk testin değeri çok daha önemli ve çok daha doğru.

5. Ayda Anatomik İnceleme

Bebek büyüdüğü zaman yani 5. ay dolaylarında, bebeğin ultrason ile detaylı bir anatomik incelemesinin yapılıyor. Bu ultrasonda bebekte, beyinden kalbe, akciğerden mideye, bağırsaktan böbreğe kadar herhangi bir fiziksel sorun olup olmadığı inceleniyor. Bunda da eğer herhangi bir şüphe oluşmazsa bu bebek normal kabul ediliyor ve son teste geçiliyor.

Son Test 6. Ayda

6. ayda yine anne kanından, gebelikte ortaya çıkan bir şeker hastalığı olup olmadığına dair yapılan son testte de her şey normal giderse artık yeni bir test yapmaya gerek kalmıyor. Zaten 37. haftaya ulaştıktan sonra normal doğum süreci başlıyor ve 41. haftaya kadar olan zamanda da doğumun gerçekleşmesi bekleniyor.

Bu Dönemde Beslenmeye Çok Dikkat Edilmeli!

Hamilelikte kilo alma durumu bireyin başlangıç kilosuna göre değişiyor. Uzun boylu ve düşük kiloyla hamile kalmış birinin fazla kilo alması sorun teşkil etmiyor; fakat kısa boylu ve kilolu bireyin 6 ile 9 kilo arasında alması hamileliğin son dönemlerini rahat geçirebilmeleri açısından önemli. Düzenli beslenmeyenlerde şeker hastalığının artma olasılığı da sağlıklı beslenmenin önemle üzerinde durulması gerektiğini doğruluyor. Özellikle 4. aydan sonra bebeğin beyin gelişimi açısından Omega-3, demir, süt ve süt ürünlerinden alınan kalsiyum büyük önem taşıyor. Tüm hamilelere tavsiye edilen folik asit kullanımı da bebekte kafa kemiği, omur kemiği yapılanmasında oldukça önemli.

KUTU….. KUTU…. KUTU…..
Bütün Testler Bir Tanesinde Birleşecek

Son dönemde tıp dünyasının yakından ilgilendiği bir test var. Bu testin uygulanmaya başlaması anne adayını hamilelik sürecinde yapacağı testlerin tamamını ortadan kaldırarak 7-8. haftada yapılan tek bir testle bebeğin tüm gelişiminin takip edilebileceği bir test olacak. Anneden alınan kan örneği ile bebeğe ait hücrelerin tespit edilebildiği bu test sonucunda bebeğin DNA’sı çözülerek bebekte herhangi bir sorun olup olmadığı tespit edilebilecek. Böylece gebeliğin diğer süreçlerinde yapılacak testler de ilk aylardan tamamlanmış olacak.  Mart ayından itibaren legal olmaya başlayacak bu test Amerika’da şu anda uygulanıyor.  Yakında tüm Avrupa ve Türkiye’de de bu şekilde bir çalışma başlayacak. Liv Hospital da bunu uygulamaya başlayacak ilk hastanelerden olacak.”