Normal doğum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Normal doğum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ağustos 2014 Cumartesi

17 AĞUSTOS DA mARGA 'DA çİĞDEM İNAN & ESRA ERTUĞRUL İLE DOĞUMA HAZIRLIK EĞİTİMİ



“Doğum dönüşüm için en muazzam zamandır: Bir bebek doğar, bir kadın anne olarak doğar, bir erkek baba olarak ve bir aile aile olarak doğar.”
-  Gurmukh Kaur Khalsa


Doğum şekli ne olursa olsun, her doğum bir mucizedir!
Doğumu doğru öğrenip,  korkulardan özgürleşerek, eşiniz ve bebeğinizle yapacağınız bu en özel yolculuğun neşesini hissedip, tadını çıkarmanız için size destek olacağız :))


 Eğitim içeriği:

 Hamilelik döneminde egzersiz yapmanın yararları
Bedeni ve zihni doğuma hazırlamak
Doğumun aşamaları
Doğum şekli ve doğum yeri hakkında karar verebilmek
Hamilelik döneminde ve doğum esnasında yardımcı olabilecek pozisyonlar, nefes teknikleri,
Kegel egzersizi,
perine masajı
Hamilelik süresince oluşan kaygıları azaltmak, doğum esnasında sancılar ile başa çıkabilmek için olumlama teknikleri
Doğum planı oluşturmak
Doğumla ilgili korkulardan kurtulmak
 Doğuma giderken anne ve bebeğin valiz hazırlığı
 Hastane uygulamaları hakkında bilgilendirme

Doğum hakkında tüm detaylar konuşulacaktır.

 Eğitim Tarihi: 17Ağustos pazar saat 11:00-15:00  olacaktır.
 Eğtim ücreti: 150TL
Eğitim yeri: Bostancı Marga da .. www.marga.com.tr

Katılım sınırlı olduğu için mutlaka emaille kayıt yaptırmanızı rica ederim. 
bebeimgeliyor@hotmail.com

17 Temmuz 2014 Perşembe

DOĞUM İÇİN NE ZAMAN HASTANEYE BAŞVURULMALIDIR?




Her doğum için değişebilen bir sürenin sonunda kasılmalar düzenli ve güçlü  hal alır. Genel olarak 30 - 40 dakikalık bir sürede beş dakika veya daha az aralarla düzenli  kasılmalar hissediyorsanız hastaneye başvurma zamanı gelmiş demektir. Düzenli ağrıların başlamasıyla doğumun ‘aktif evre’ adını verdiğimiz bölümü başlamış demektir. Bu dönemde rahim ağzı açıklığı da genelde 3 - 4 cm ulaşmış durumdadır. Aktif evrenin hastanede geçirilmesi anne ve bebek açısından daha güvenlidir.
Ağrıların başlamasıyla sümük gibi bir akıntının olması (“nişan”) adeta doğumun habercisidir. Nişan geldiğinde hemen hastaneye gitmek gerekmez. Bu doğumun çok yaklaştığını bugün yarın doğumun gerçekleşeceğini gösterir. Hazırlıkları gözden geçirmek için zamanınız vardır.
Bazen ise hiç doğum sancıları başlamadan amniyon suyu gelebilir. Suyun gelmesi hafif hafif ama sürekli şekilde olabileceği gibi birden bacakları ıslatır tarzda da olabilir. Bu durumda da acil olarak doktorunuzu arayınız. Doğumdan önce su keseleri yırtılan gebe kadınların çoğunluğu 12 saat içinde ilk kasılmaları hissederler; kalanların çoğu bunları 24 saat içinde hisseder. Sularınız geldikten sonra anne ve bebeğin enfeksiyon kapma ihtimalinden dolayı max. 24 saat içinde doğum gerçekleşecektir.
Kanama gebelik süresince riskli bir durumdur. Her türlü kanama dikkatlice değerlendirilmelidir. Az veya çok kanamanın olması doğumun habercisi olmakla beraber gebelikle ilgili bir problemi de ifade edebilir.
Bebeğin hareketlerinde azalma hissedilmesi durumunda da hastaneye başvurulmalıdır. Bu da bebeğin sıkıntıya girdiğinin işareti olabilir. Bu durumda genellikle NST çekilerek ve ultrason değerlendirmesi yapılarak karar verilir.

12 Haziran 2014 Perşembe

DOĞUM YÖNTEMLERİ


Günümüzde birçok doğum çeşidi sunuluyor; Planlı sezaryen, epidural anestezi ile doğum, suda doğum, doğal doğum, doğum başladıktan sonra sezaryen.

Normal doğum
Hamileliğin 40. haftasından sonra, doğumun genital kanaldan olacağı, müdahale gerektirmeyen, kendiliğinden başlayan ve belli bir sürede gerçekleşen doğumlardır. Bu doğumlarda baş gelişi olmalı, fazla kanama olmamalı ve sağlıklı bir bebek ve anne olmalıdır.  Aynı gün ihtiyaçlarınız için ayağa kalkabilir ve normal yemek yiyebilirsiniz. Hatta 4 saat sonra her şey yolunda ise evinize de taburcu olabilirsiniz.
Bu şartların dışındaki durumlarda farklı doğum yöntemleri uygulanmalıdır.
Vakumla doğum
Normal doğumlarda bebeğin doğum kanalından geçerken ilerleyemediği, doğumu yaptıran kişinin doğumu hızlandırmak istediği veya annenin yeterince güçte bebeği itemediği durumlarda, rahim ağzı tam genişlemişken bebeğin başı üzerine vakum aletinin yerleştirilmesi ile bebeğin dışarı doğru çekilmesi işlemidir.
Forsepsle Doğum
Forseps bir yumuşak doku tutma aleti olup fetüs başının çevrilmesini sağlamak ve doğuma yardımcı olmak amacıyla kullanılır. Fakat günümüzde pek kullanılmamaktadır.
Epizyotomi Uygulanması
Epizyotomi bebeğin geçişine izin vermek amacıyla yapılan kesidir. Bebeğin yaptığı basıncın rahatlatılması, yırtılmaların önlenmesi, doğumun 2. evresinin kısaltılması amacıyla epizyotomi uygulanmaktadır.
Sezaryen
Yaşayabilecek hale gelmiş bir fetüsün karın ön duvarına yapılan kesilerle plasenta ile birlikte dışarıya çıkarılması amacıyla yapılan cerrahi işlemdir.
Sezaryen ya doğum belirtileri ile veya bebeğin olgun olduğu ortalama 38 hafta civarında planlı olarak yapılabilir. Eğer planlı sezaryen için hastaneye gelmişseniz aç karına gelmelisiniz ki tüm problemler en aza indirilsin. Gerekli hazırlıklar ve anestezi muayenesi sonucunda ameliyathaneye alındıktan sonra uyumadan evvel karnınız özel bir solüsyonla silinir ve steril örtüler örtülür. Daha sonra anestezi verilerek uyuma işlemi başlar ve hemen açılan karından 2-3 dakika içinde bebeğiniz çıkarılır ve göbeği bağlanarak kesilir. Daha sonra yapılan işlemler açılan rahmin ve karın katlarının dikilmesinden ibarettir.
Sezaryenden yaklaşık 6-8 saat sonra ayağa kalkar ve sulu gıdalardan başlamak üzere gaz çıkışı ve barsak hareketlerinin normale dönmesi süresince normal gıdalara geçilir ve 3 gün içinde taburcu olabilecek duruma gelirsiniz. Sonuçta yaranız iyileştiğinde ortalama 7-8 gün içinde rahatlıkla eski hayatınıza dönebilirsiniz.

Hangi yöntem, seçerseniz seçin, tek amaç vardır. O da öncelikle annenin sağlığına zarar vermeden sağlıklı bir bebeğin dünyaya gelmesidir. 

8 Haziran 2014 Pazar

Normal Doğum Nasıl olur ?

Bebeğinizin, doğum kanalınız yoluyla dünyaya gelmesine normal doğum denir. Normal vajinal doğumun üç evresi vardır.
 1. Sancılarınızın başlamasından serviks (Rahim ağzı) açıklığının tam olmasına kadar süren ilk evre.
2. Bebeğinizin doğuşu ile tamamlanan ikinci evre. 
3. Plasentanın (Eş) çıkmasıyla tamamlanan üçüncü evre. 
,Üçüncü evrenizden sonra ise, kanama ya da yırtıklarınızın kontrolü yapılarak, epizyotomi veya varsa yırtıklarınızın dikilmesi işlemi yapılır.

Sizin sabrınızı ve dayanıklılığınızı zorlayabilen, vajinal doğumdan çekinmenize yol açan uzun süreli ağrılarınız, doğumunuzun birinci evresinde gerçekleşir ve bir amaca yöneliktir. Bu evrede genellikle düzenli aralıklarla gelen her sancınız, rahminizin kasılmasına, rahim ağzınızın açılmasına ve bebeğinizin aşağı doğru itilmesine neden olur. Başka bir deyişle, gelen her sancınız, bebeğinizi size biraz daha yaklaştırır.
ilk bebek için kırk beş, ikinci bebek için aşağı yukarı on beş dakika sonra, bebeğin başı görünür. Yani, kasılma dalgasının sonunda, bebeğin başı doğum kanalının sonuna gelmiştir. O anda anneye, artık ıkınmaması ve hemen soluk alıp vermesi söylenir. Bu sayede, diyafram boşalmış olur. Bundan böyle kadın, yalnızca hekim istediği zaman, eğer isterse ıkınacaktır. Böylece, bebek döl yatağından dışarı, şampanya şişesinin mantarının patlaması gibi değil de, hafifçe sıyrılır.
Önce bebeğin yanakları dışarı çıkar ve birlikte başı da gelir. Bu arada, henüz annenin karnı içinde olan omuzlarıyla bir hizaya gelmesi için bebeğin başı hafifçe döner. Kısa bir aradan sonra, omuzlar teker teker dışarı çıkar. Sonra sıvılarla birlikte bedenin geri kalan kısmı gelir. Anne eğilip bebeğine bakabilir. Çocuk, annesinin bedenini terkeder etmez soluk almaya ve ağlamaya başlar. Ancak, bazı bebeklerde bu, beş dakika gecikmeyle olabilir. Bebeğin solunum yolları mukustan temizlenir. Böylece, bebek rahat nefes almaya başlar. Döl yatağının içinde olduğu sırada, annesinin plasentasından beslenmesini sağlayan bağ, yani göbek bağı (ya da kordonu) iki yerden düğümlenir ve iki düğüm arasından kesilir. (Düğümlenen kısım küçülüp bebeğin göbeğini oluşturacaktır.) Bebek artık yepyeni bir varlık haline gelmiştir.
Doğumu izleyen üçüncü dönemde, kasılmalar devam eder. Bu kasılmalar plasentanın, döl yatağının kenarlarından kopup dışarı atılmasını sağlar. Bu dönem anneye, gerilim sonrası bir rahatlama dönemi gibi gelebilir. Gene de, doğum sancılarının ve doğumun önemli bir bölümüdür. Doğum sırasında genellikle hormon türevi olan bir iğne yapılır. Bu iğne, döl yatağının iyice kasılmasını ve üçüncü dönemin on beş dakikayı geçmemsini sağlar. Anne de, ıkınarak kasılmalara yardımcı olabilir. Doğumun ardından, ebe ya da hekim, perineye dikiş atılmasının gerekli olup olmadığına bakar. Gerekliyse doğumdan sonraki yarım saat içinde, lokal anestezi yapılarak dikiş atılır. Dikiş atılması, ağrı verici bir işlemdir. Ne var ki, bebek annenin yakınında ya da kolları arasındaysa, anne genellikle bu yepyeni, inanılmazyaratığa kendisini öylesine kaptırmıştır ki, neler olup bittiğinin hemen hiç farkına varmaz.
Doğumlar çoğunlukla pürüzsüz olur. Ama bazı durumlarda, birtakım terslikler olabilir. Sözgelimi, bazen bebek, döl yatağında doğuma en elverişli biçimde yatmamış olabilir. Hekimler bebeğin döl yatağı içindeki yatış biçimini, annenin karnına dokunarak, karnını muayene ederek anlayabilirler. Bazı durumlarda ise, plasenta doğum kanalının öteki tarafında, bebeğin başı önünde bulunabilir. Bu durumda çocuğu sezaryanla almak gereklidir.

4 Haziran 2014 Çarşamba

Normal doğum mu sezaryen mi?


**Normal doğum mu sezaryen mi?İki yöntemin de birbirlerine üstünlükleri var. Sezeryan modern obstetrikte çok önemli, anne ve bebek için emniyetli bir yol. Obstetrik gereklilik olduğunda bu tartışılmaz. Ama normal doğumun sağlıklı şekilde yapılabileceği durumlarda vaginal doğum yapılmalı anne keyfi bir batın operasyonu geçirmemelidir.
** Kadınlar normal doğumu mu yoksa sezaryeni mi tercih etmeli?İki yöntem arasında ne gibi artılar ve eksiler var bunu öğrenen kadın bir yönteme karar verebilir. Hayır sen mutlaka normal vaginal doğum yapmalısın gibi bir dayatma da çok hoş değil. Pelvis taban kasları dediğimiz vagina çevresindeki kasların normal doğumda esnemesi gözle görülmeyen yırtıklar oluşması daha sonraki cinsel yaşam ve idrar torbasının doğal pozisyonunda olumsuzluklara yol açabilir. Buna karşın doğum esnasında bebeğin annenide çabası ile dünyaya gelmesi anneya büyük bir mutluluk yaşatabilir.
** Normal doğum, sezaryene göre daha mı iyi?Normal doğum veya sezeryan sonrası anne vücudundaki gelişmeler arasında fark yok. Sezeryanda batın operasyonu ve anestezi var buna bağlı olası komplikasyonlar çok düşük oranda olsalarda oluşabilir. Normal doğum sonrası da farklı komplikasyon oranları var.
Çocuk için ise sezeryan sonrası geçici solunum sıkıntısı sendromları vaginal doğuma göre biraz daha fazla. Bu oranlarda çok küçük oranlar.
** Türkiye’de sezaryen oranlarının pek çok batı ülkesine göre yüksek olduğu belirtiliyor.Türkiye’de doktorlar (veya hastaneler) normal doğum yaptırmak istemiyor mu?
Avrupa da örneğin Avusturya da bazı üniversite ve özel hastanelerde bizdekine yakın sezeryan oranları var. Bazı ülkelerde ise sezeryan ile doğumların isteğe bağlı olarak yapılması sağlık sigortaları tarafından ödenmiyor dolayısı ile böyle bir yaptırımda ortaya çıkmış oluyor.
Türkiye de gereksiz sezeryan yapılmasını üniversitelerde özellikle azaltmaya çalışıyoruz ama gebeyi ve bebeği riske edecek en küçük bir normal dışı durumda modern obstetriğin gerektirdiği girişimlerden biri olan sezeryanı yapmaktan çekinmiyoruz.
** Normal doğumun avantajları – dezavantajları neler?Normal doğumda batınla ilgili girişim yok
Anestezi yok.
Kadın daha kısa sürede evine gidiyor.
Dezavantaj olarak sayılabilecekler ise kadının doğum anında hekim ile uyumlu olamadığı durumlarda sorunlar yaşanabilir. Çocuğun doğumu gecikebilir ve bebeğin oksijenlenmesinde sıkıntı olabilir.
Vagina çevresindeki kasların doğum öncesine göre anotomik değişikliğe uğraması idrar torbası ile üretra dediğimiz idrarın çıktığı kanalın arasındaki açının bozulmasına ve idrar kaçırmalarına sebep olabilir.
** Sezaryenin avantajları – dezavantajları neler?Sezeryanın avantajı , bebek çok kısa sürede oksijensiz kalmadan dışarı çıkabiliyor. Anne uzun doğum eyleminin yarattığı yorgunluk, ağrı gibi olumsuzlukları hiç yaşamıyor.
Dezavantaj ise batına yönelik bir operasyon, nadir de olsa barsak ve idrar torbası yaralanmaları olabilir. Çok nadirde olsa anestezi komplikasyonu ile hasta yaşamını tehdit eden durumlar ortaya çıkabilir.
** Doktorlar neden çoğunlukla sezaryeni tercih eder? Neden?Bunda biraz hasta isteği de etken. Bir de doğumu programlayabilmenin getirdiği avantajlar olsa gerek diye düşünüyorum.
** Normal doğum ve sezaryeni süre olarak karşılaştırabilir misiniz?Tam doğum anını ve sonra yapılan kesini onarımını düşünürsek normal doğum ile sezeryan arasında pek fark yok.
Ama doğum başladıktan sonra gebenin izlem için hastanede geçirdiği süre ağrılı dönemin süresi normal doğumda daha fazla.
** Sezaryenle doğurmanın bebeğe yansıması nasıl olur?Sezaryen sonrası bebeklerde geçici olarak hızlı solunum gibi özel bir durum daha fazla olabiliyor. Ama uzun sürede leğen kemiği kanalı gibi dar bir yoldan geçmemiş oluyor. Dolayısı ile bebek son anda veya bazen doğum eylemi süresince oksijensiz kalma gibi bir sıkıntıya maruz kalmıyor.
** Bir kadının normal doğum yapmasını engelleyen faktörler nelerdir?Kadının leğen kemiğindeki doğumal veya sonradan olmuş deformiteler, ileri derecede kalp hastalıkları, doğum masasında pozisyon almasını engelleyecek fiziksel kısıtlamalar ile, bebeğin çok iri olması , ileri derecede gelişme geriliği olması ve doğumların %96 sında olduğu gibi baş gelişi ile değil, yan, makat veya ayakları ile doğum kanalına girdiği durumlar sezaryen gerektiren bebeğe ait durumların başında gelir.
** Normal doğumda acıyı azaltmaya yönelik kullanılan teknikler nelerdir?Modern anestezi ve Analjezi çok gelişmiş durumda. Epidural analjezi ile doğuma hazırlık ağrılarının duyulması engellenebiliyor.
Anestezide oluşabilecek komplikasyonlarda ilaçlar ve tekniklerdeki gelişmeler nedeni ile sağlıklı insanlarda 10.000 de birlere inmiş durumda.
http://www.tupbebekgebelik.com/normaldogum.html siteden alıntıdır.

14 Mayıs 2014 Çarşamba

Doğumun belirtileri


Doğumun yaklaştığını gösteren bazı belirtiler vardır. Anne adayları eğer bu belirtileri yaşıyorsa doğum yaklaşıyor demektir.
Bebeğin başının doğum kanalına yerleşmesi nedeniyle rahim yüksekliği 2-3 cm azalır. Bu durum annenin daha rahat nefes alıp vermesine, mide ve bağırsak şikayetlerinin azalmasına neden olur.
Aşağı inen rahim, idrar torbasına baskı yaptığı için de anne daha sık idrara çıkar. Bu durum ilk defa hamile olanlarda doğumdan 1-2 hafta önce, sonraki hamileliklerde doğumdan yaklaşık bir gün önce görülür.
28. haftanın sonuna doğru rahmin doğuma hazırlık için yaptığı kasılmalar sıklaşır. Bu yalancı ağrılar genellikle doğumdan birkaç gün önce başlar, sıklık, şiddet ve süre olarak düzensizdir. Bel, kasık ve karında belirli bir noktada daha fazla hissedilebilecek bu ağrılar anne dolaştığında, dinlendiğinde ya da masajla geçebilir.
Bir diğer belirti doğumdan bir iki gün önce 1-2 kg. kilo kaybının olmasıdır. Bunun sebebi ise hormon düzeylerindeki değişiklikler nedeniyle vücuttan su atılması ve iştahın azalmasıdır.
Doğumun gerçekleşeceği gün vücutta depo edilen enerjinin bir kısmı açığa çıkar, vücut bu enerjiyi doğumda kullanmak üzere saklamıştır. Bu dönemde anne kendini çok iyi ve zinde hissedebilir.

Doğumun başladığı aşağıdaki üç belirtiyle anlaşılabilir;
Sancılar
Nişan gelmesi
Suyun gelmesi

Doğumun başladığı aşağıdaki üç belirtiyle anlaşılabilir;

Sancılar
Gerçek doğum ağrıları düzenlidir, belli aralıklarla gelir ve en az 15-20 saniye sürer. Dinlenmekle ve pozisyon değiştirmekle ağrı geçmez. Masajın ve dolaşmanın da bir faydası olmaz. Bu ağrılar rahim ağzında yumuşama ve açılmaya neden olur. Sancılar başladığında düzenli gibiyse kaç dakikada bir geldiğine dikkat ederek doktora haber verilmelidir. Bu zamanda baba adayı, eşinin yanında ise saat tutarak sancıların ne kadarda bir geldiğini kontrol edebilir. Sancılar beş dakikada bire düşmemişse, en azından 45 saniye sürmüyorsa ve bu annenin ilk doğumu ise telaşlanarak hastaneye gitmeye gerek yoktur. İlk doğum yaklaşık 12-14 saat sürer ve bu sürenin çoğunu evde geçirmek anne adayı için daha rahat olabilir.
Ağrılar çok şiddetliyse, 40-60 saniye sürüyorsa ve beş dakikada bir ya da daha sık geliyorsa kasılmaların belli bir düzene girmesini beklemeye gerek olmayabilir. Çünkü bazı hamilelerde sancılar düzenli gelmeyebilir.
Ağrılar başladığında arada dinlenerek ağır ağır dolaşılabilir. Su gelmediyse ılık bir banyo alınabilir ve çok hafif bir şeyler bile yenilebilir.

Nişan gelmesi

Hamilelik boyunca kapalı olan rahim ağzında rahmi ve bebeği enfeksiyonlardan korumak amacıyla sümüksü bir tıkaç oluşur. Rahimdeki kasılmaların etkisiyle rahim ağzını tıkayan bu tıkaç düşer. Mukuslu, kanlı bir sıvının vajinadan geldiği görülür. Bu genellikle doğum sancılarından önce ya da doğumun ilk evresinde görülmekle beraber, doğumdan iki üç gün önce de görülebilir. Bu durumda düzenli ağrıların başlamasını ya da suyun gelmesini beklemek gerekebilir.

Suyun gelmesi
Bebeğin çevresindeki su kesesi gerilmelerin ve kasılmaların etkisiyle birdenbire yırtılıp içerdeki suyun bir kısmı boşalabilir. Bebeğin başı doğum yoluna girmişse gelen su miktarı çok olmayabilir. Açık sarı renkli berrak bir sıvıdır. Su geldiğinde hemen doktora haber verilmeli ve sancılar başlamamış olsa bile anne hastaneye gitmelidir çünkü enfeksiyon kapabileceğinden bebeğin 24 saat içinde doğması gerekmektedirDoğum Başladığı Zaman ...Herkesin doğumu kendine hastır çünkü hiç bir doğum diğerine benzemez. Birden fazla doğum yapan annelerin doğumları arasında dahi fark vardır. Onun için bu deneyim anneye özeldir. Doğumun başlamasıyla beraber yoğun bir yalnızlık duygusu yaşanabilir. Kişi sevdiklerinden uzaklaştığını, bu işi tek başına yapmak zorunda kaldığı için yalnız olduğunu düşünebilir. Anne adayı belki de çekilen tüm bu acılardan eşinin sorumlu olduğunu düşünüp ona kızabilir de. İşte o zaman, bu anı ne kadar çok beklediğini ve en kısa zamanda çocuğunu kucağına alacağını unutmamalıdır.

20 Şubat 2014 Perşembe

DOĞUMA HAZIRLIK KURSLARI VE ÖNEMİ





Hamilelik anne ve babanın, bebeğin anne karnındaki ve sonrasındaki fiziksel ve zihinsel gelişimi konusunda bilinçlenmesi gereken en önemli dönemdir. Hamilelik esnasında annenin ve bebeğin ruhsal ve bedensel anlamda sağlıklı bir hamilelik dönemi yaşayabilmesi için, bu dönemin pek çok uygulama ile desteklenmesi gerekmektedir.

Doğum öncesi kurslar gerek anne gerekse baba açısında doğuma hazırlıkta büyük yarar sağlamaktadır. Anne psikolojik ve fiziksel olarak doğuma hazırlanırken baba da onun yanında olarak kendini bu serüvene hazırlar.

Hamilelik dönemi bayanların fiziksel ve psikolojik değişimler yaşadıkları zor bir dönemdir. Anne adaylarının gerek kendisi ve gerekse bebekle ilgili kaygıları,doğum ve sonrasında yetersizlik korkusu bazen hamilelik döneminin endişe ve sıkıntılarla dolu geçmesine neden olmaktadır. 


Bizim de eğitimler verdiğimiz Bebeimgeliyor  Doğuma ve Bebeğe Hazırlıık kursu’nun amacı,hamilelik süreci, doğum ve bebek bakımı gibi konularda katılımcıları bilinçlendirerek kaygılardan uzak mutlu bir hamilelik ve sağlıklı bir doğum dönemi geçirmelerini sağlamaktır.
Bebeimgeliyor Doğuma ve Bebeğe Hazırlık Kursu’nda hamileliğin oluşumundan, hamilelik süresince dikkat edilmesi gereken hususlara, gebelikte vücudunuzda oluşacak değişiklikler, doğum süreci ve hamilelik sonrası anne-bebek sağlığına kadar bilinmesi gereken tüm konular, anlatılır.




Doğuma iyi hazırlanmış bir anne adayı bebeğini genelde daha kolay dünyaya getirir. Bu yüzden doğum hazırlık kurslarının sunduğu avantajlardan siz de mutlaka faydalanın. Bebeimgeliyor  Doğuma ve Bebeğe Hazırlık kursu sizi hem bedenen hem zihnen doğuma hazırlayacaktır. Böyle bir kurs sizi yeni ‘‘mesleğinize’’, anneliğe yaklaştıracak. Bu kurslarda emzirmeyi ve bebek bakımını öğrenebilirsiniz; ayrıca eni hayatınızdaki değişiklikler de sürpriz olmaktan çıkacaktır...

Doğum korkusu




Doğum korkusu her gebenin hissettiği bir duygu olup doğum yaklaştıkça artar.onun için normal veya sezeryan doğum .... her ikisiyle başetmenin yolu ; yaşanılacak olayı iyice bilmek ve ona hazırlanmaktır

Kadın, öncelikle doğum esnasında çekilecek ağrının şiddetine dayanamamaktan korkuyor. Ayrıca yabancı bir ortamda yalnız ve çaresiz kalmaktan, bebeğin başına kötü bir şey gelmesinden, doktora ya da hastaneye ulaşamamaktan korkuyor. Ayrıca normal doğum olarak adlandırılan vajinal doğumun doğum sonrası cinsellikten zevk almayı olumsuz yönde etkilediği düşüncesi de endişeye yol açabiliyor.

Yalnız normal doğumdan değil bazen sezaryenle doğum yapmaktan da korkuyor kadınlar... Bu korkuları; anestezi korkusu, bilinci kaybettikten sonra kontrolün tamamıyla başkalarının elinde olması, ameliyat esnasında ve de sonrasındaki ağrılar, operasyon sonrası iyileşme döneminin uzun olması şeklinde sıralayabiliriz. "Ya bayılıp tekrar ayılamazsam?... Sonuçta bu bir ameliyat ve her ameliyatın riskleri vardır!... Kontrolü tamamen kaybedeceğim ve bebeğimi herkesten sonra ben göreceğim!..." gibi düşünceleri olabiliyor kadının.


Annelik kimliğinin yerleşmesinde doğum tecrübelerinin yeri büyüktür. Doktor ve hemşirelerle işbirliği içerisinde, ağrıya ya da paniğe yenik düşüp kontrolü kaybetmek sizin gerçekleşen başarılı bir doğum sonrasında kadının kendine güven duygusu artıyor, bununla birlikte annelik yetenekleri konusundaki özgüvenini de arttırıyor. Ve ne şekilde doğum yapmış, ne kadar acı çekmiş olursanız olun, aklınızda kalacak tek şey bebeğinizi kucağınıza aldığınız andaki heyecan ve mutluluğunuz oluyor.

Aslında insan bilmediği şeyden korkar. Bu nedenle korkuyla başa çıkmada ilk adım yeterli bilgi edinmek olmalı. Onlara hamilelik süreci ve doğum hakkında bol bol okumalarını, kaygılarını ve korkularını ise doktorlanyla paylaşmalarını öneriyorum.

Doğum korkusuyla başedebilmek için;

* Sağlıklı bilgi edinin: Doktorunuzla mutlaka konuşun

* Fiziksel ve duygusal endişelerinizi ayırt etmelisiniz:

• Doğum sonrasında hayatınızı dusunmeye çalışın: Doğuma sizinle kim gelecek, evde size kim destek olacak bunları doğumdan önce mutlaka planlayın.

• Kendinize vakit ayırın:doğum öncesinde kendiniz rahatlatmak,stresini azaltmak için bir takım aktiviteler yapın.( rahatlama ve gevşeme egzersizleri buna bir örnek)

* Yardım almalisiniz:doğum korkusu günlük yaşamınızı olumsuz etkilemeye başlarsa ve bunlarla tek başınıza baş edemediğinizi hissederseniz profesyonel yardım alın.

Özetlemek gerekirse doğum korkusuyla başa çıkmada ilk adım anne adayının kendisini en çok endişelendiren konuyu iyi bilmesi, bunu doktoruyla ya da doğum öncesi kurslara katılarak çözmeye çabalaması, çabalar yetersiz kaldığında bireysel bir psikolojik destek alması olmalıdır. Doğuma eşin katılımı özellikle yabancı bir ortamda (doğumhane) yalnız kalma korkusuna yardımcı olmaktadır. Bunun yanında doğum personelinin doğum sırasındaki pozitif ve destekleyici tutumları, anneyi doğum süresince bilgilendirmek ve bir sonraki aşamanın ne olduğunu anlatıp doğuma onun da katılımını sağlamak annenin kontrol duygusunu güçlendirecek ve korkusunu azaltacaktır. Korku azaldığında ağrı kesici ihtiyacı da azalmakta ve doğum süresi kısalmaktadır.

Ne şekilde doğum yapmış, ne kadar acı çekmiş olursanız olun, aklınızda kalacak tek şey bebeğinizi kucağınıza aldığınız andaki heyecan ve mutluluğunuz olacaktır.

DOĞUM PLANI NELERİ İÇERMELİDİR? NE YARARI VARDIR?





Günümüzde anne ve baba adaylarının bilinçlenmeleri ve bilgiye ulaşmak gittikçe kolaylaştı.Doğum yapacak bir anne adayı da doğum anında ve sonrasında neler yapılması , neler yapılmamasını önceden planlaması işleri daha da kolaylaştıracaktır. Bunun için de önceden hazırladığımız bir doğum planı çok işimize yarayacaktır. Özellikle doğal doğum yapmayı istiyorsanız bu planın işlevi daha da önem kazanacaktır.
Doğum yapmış ve yıllardır eğitim veren biri olarak, isteklerinizi , beklentilerinizi önceden doktorunuz ile konuşmanın çok yararlı olduğunu söyleyebilirim. Doğum yapacağınız hastaneyi belirledikten sonra , odaları önceden görmek, doktorunuz dışındaki diğer sağlık ekibiyle önceden tanışmak, doğum sırasında nasıl işleyiş bunu öğrenmek çok önemli. Bunları öğrendikten sonra kendinizin beklentileri göz önüne alarak doğum planı oluşturabilirsiniz.Planınızı oluşturduktan sonra bunu doktorunuz ve doğum yapacağınız hastanedeki hemşirelerle paylaşmanızı öneririm.

Bir doğum planın da ;

*Daha önceden bir doğuma hazırlık eğitimi alıp-almadığınızdan bahsedebilirsiniz. Başınıza neler geleceğini ve neler yapmanız gerektiğini bildiğiniz belirtin.
*Doğum esnasinde yanınızda eşiniz mi, bir doğum koçumu yada anneniz mi bulunacak?
*Doğum esnasında hastane personeli odanıza ne sıklıkla girsin?
*Odanızı nasıl düzenlemek istersiniz . Hafif müzik, loş ışık, belki kapıya ''ziyaretçi yasak'' diye bir yazı asılması..
*Suni sancı ile ilgili düşünceleriniz nedir?
*nst bağlama sıklığı nedir?damar yolu açamk yada serum vermek ne kadar gerekli?Su içebiliyor musunuz?
*Hareket özgürlüğünüzün olması, mümkün oldukça yürümek, eşinizin masaj yapması gibi durumlara izin verilmesi,
*Doğum ağrıları sırasında ağrıyı önlemek için yapılan epidural anestezi hakkındaki düşünceleriniz nedir?
*Epizyotomi hakıkındaki düşünceniz nedir?
*Bebeğiniz doğar-doğmaz sağlığı ile ilgili sorun yoksa bebeği hemen anneye verilmesi,iLk emzirmeyi hemen yapmak istediğinizi ,
*Eşinz bebeğin göbek bağını kesmek istiyorsa, bunu planınızda belirtin.
*Doğum sonrasında çocuk doktorunun muayenesi biter- bitmez bebeğin  sizin yanına getirilmesi
*Bebek odasında biberonla anne sütü dışında bir sıvı verilmemesi, emzik verilmemesi.
*Bebeğin anne ile aynı odada kalması..

Bu başlıklar altında kendinize en uygun maddelerde ekleyerek bir plan oluştıumak , hastane ve doktorunuzla bunu paylaşmak çok önemli.
Bu planınızın içine doğum fotoğrafçısı hakkında maddelerde ekleyebilirisiniz. Hastanelerin bu konu hakkında da çeşitli yaptırımları olabilir. Bu konuyu önceden konuşursanız, sonradan hayal kırıklığı yaşamazsınız.

Herhangi bir nedenle sezeryan ile bebeğinizi doğurursanız  beklentilerinizi bu plana ekleyebilirsiniz.Sezeryan olacaksanız genel ya da epidural anesteziden hangisini tercih edersiniz,sezeryan doğum esnasında eşinizi yanınızda istiyor musunuz?gibi soruların cevaplarını da  yedek plan olarak ana planınıza ek olarak hazırlayın..

18 Şubat 2014 Salı

23 Şubatta Esra Ertuğrul & Çiğdem İnan ile Doğuma Hazırlık Eğitimi

“Doğum dönüşüm için en muazzam zamandır: Bir bebek doğar, bir kadın anne olarak doğar, bir erkek baba olarak ve bir aile aile olarak doğar.”  -  Gurmukh Kaur Khalsa
Doğum şekli ne olursa olsun, her doğum bir mucizedir!
Doğumu doğru öğrenip,  korkulardan özgürleşerek, eşiniz ve bebeğinizle yapacağınız bu en özel yolculuğun neşesini hissedip, tadını çıkarmanız için size destek olacağız :))

Eğitim içeriği:

Hamilelik döneminde egzersiz yapmanın yararları
Bedeni ve zihni doğuma hazırlamak
Doğumun aşamaları
Doğum şekli ve doğum yeri hakkında karar verebilmek
Hamilelik döneminde ve doğum esnasında yardımcı olabilecek pozisyonlar, nefes teknikleri, Kegel egzersizi, perine masajı
Hamilelik süresince oluşan kaygıları azaltmak, doğum esnasında sancılar ile başa çıkabilmek için olumlama teknikleri
Doğum planı oluşturmak
Doğumla ilgili korkulardan kurtulmak
Doğuma giderken anne ve bebeğin valiz hazırlığı
Hastane uygulamaları hakkında bilgilendirme

23 Şubat pazar saat 11:00-15:00  olacaktır.Ders öncesinde yoga yapılacağı için gelirken rahat kıyafet giymenizi rica ederiz.
Uzun bir eğitim olacaktır. Doğum hakkında tüm detaylar konuşulacaktır.
Eğtim ücreti: 150 TL
Eğitim yeri: Marga Yaşam Atölyesi www.marga.com.tr buradan iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Her oturum 30-40 dakikalık bir hamile yogası uygulaması ile başlayacaktır. Eşinizle birlikte katılabilirsiniz.
Kontenjanımız sınırlı olduğu için önceden kayıt yaptırmanız gerekmektedir.
Kayıt yaptırmak isterseniz ertugrul.esra@gmail.com iletişim bilgilerinizi içeren bir e-mail atabilirsiniz.

9 Kasım 2013 Cumartesi

24 KASIM DA ESRA ERTUĞRUL & ÇİĞDEM İNAN İLE DOĞUM EĞİTİMİ

 
“Doğum dönüşüm için en muazzam zamandır: Bir bebek doğar, bir kadın anne olarak doğar, bir erkek baba olarak ve bir aile aile olarak doğar.”  -  Gurmukh Kaur Khalsa
Doğum şekli ne olursa olsun, her doğum bir mucizedir!
Doğumu doğru öğrenip,  korkulardan özgürleşerek, eşiniz ve bebeğinizle yapacağınız bu en özel yolculuğun neşesini hissedip, tadını çıkarmanız için size destek olacağız :))

Eğitim içeriği:

Hamilelik döneminde egzersiz yapmanın yararları
Bedeni ve zihni doğuma hazırlamak
Doğumun aşamaları
Doğum şekli ve doğum yeri hakkında karar verebilmek
Hamilelik döneminde ve doğum esnasında yardımcı olabilecek pozisyonlar, nefes teknikleri, Kegel egzersizi, perine masajı
Hamilelik süresince oluşan kaygıları azaltmak, doğum esnasında sancılar ile başa çıkabilmek için olumlama teknikleri
Doğum planı oluşturmak
Doğumla ilgili korkulardan kurtulmak
Doğuma giderken anne ve bebeğin valiz hazırlığı
Hastane uygulamaları hakkında bilgilendirme

24 Kasım 2013 saat 11:00-15:00  olacaktır.Ders öncesinde yoga yapılacağı için gelirken rahat kıyafet giymenizi rica ederiz.
Uzun bir eğitim olacaktır. Doğum hakkında tüm detaylar konuşulacaktır.
Eğtim ücreti: 150 TL
Eğitim yeri: Marga Yaşam Atölyesi www.marga.com.tr buradan iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Her oturum 30-40 dakikalık bir hamile yogası uygulaması ile başlayacaktır.Bu eğitime hamileliğinde 13-14. haftayı tamamlamış olan her anne adayı katılabilir. Eşinizle birlikte katılabilirsiniz.
Kontenjanımız sınırlı olduğu için önceden kayıt yaptırmanız gerekmektedir.
Kayıt yaptırmak isterseniz ertugrul.esra@gmail.com iletişim bilgilerinizi içeren bir e-mail atabilirsiniz.

16 Ekim 2013 Çarşamba

DOĞUM ÖNCESİ DOKTOR SEÇİMİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN KRİTERLER


Hamilelik ve öncesinde doktor seçimi oldukça önemli, üzerinde iyi düşünülmesi gereken bir konudur. Hamilelik sürecini rahat geçirebilmeniz için bu konuya dikkat etmelisiniz.
Doktorunuzu seçerken ilk önce etrafınızdaki akraba ve arkadaşlarınızın tavsiyelerini dikkate alabilirsiniz. Fakat kişisel farklılıklardan dolayı, başkasının iyi anlaştığı bir doktor size uygun olmayabilir. O nedenle tek başına tercih etme kriteri olmamalıdır.

Doktor tercih ederken;

*Doktorunuza güvenmek,
Doktorunuzun yanında kendiniz rahat hissetmeniz ve ona gerçekten güven duymanız çok önemli. Doktorunuzun tedavinizle ilgili vereceği kararlar sağlığınız direkt olarak etkileyecektir. Eğer doktorunuza güven duymazsanız, onun size önerilerine uymakta zorlanırsınız. Kaliteli bir sağlık hizmeti alabilmeniz için ilk şart doktorunuza güven duyabilmenizdir.

*Doktorunuzun Mesleki Deneyimi,
Doktorunuzun mesleki deneyimini sorgularken bazı noktalara dikkat etmekte fayda vardır. Tıp bilimi çok hızla ilerlemekte ve her branş kendi içinde alt branşlara ayrılıp, uzmanlaşmalar olmaktadır. O nedenle doktorunuz sizi muayene edip, başka bir uzmana yönlendirmesi, onun yetersiz veya kötü olduğunu göstermez. Bu durum ekip çalışması içinde bulunan klinikler de fazlaca görülmekte ve doktorunuzun yetersizliği değil  sizin sağlığınıza verdiği önemi gösterir.

*Doktorunuzun yaklaşımı,
Doktorunuz sizi soru sormaya özen gösteriyor, sorularınız dikkatle dinliyor ya da dinlemiyor mu? Sizi muayene ederken sizler ne kadar ilgili? sizi soru sormaya teşvik ediyor mu?
Durumunuz hakkında size detaylı bilgi veriyor, alternatifleri açıklıyor mu?
Bunlar çok önemli olup, durumunuz hakkında bilgi edinmek, nedenini öğrenmek, riskleri, tedavi yollarını öğrenmek bir hasta olarak sizin hakkınızdır.
Eğer doktorunuzla bu iletişimi kurabiliyorsanız, doktorunuzu belirlemede önemli bir rol oynamaktadır.

*Ulaşılabilirlik,
Günümüzde iletişim ne kadar önemli herkes tarafından bilinmekte. Özellikle bebek bekleyen bir gebe de ihtiyaç duyduğu her an doktoruna ulaşmak isteyecektir. Özellikle bebek bekliyorsanız, bu durum daha bir önemlidir. Her ihtiyaç duyduğunuzda doktorunuza telefon, e-mail vb. iletişim araçlarıyla ulaşabilmeli ve cevap alabilmelisiniz. Bazı problemler muayeneye gitmeden, evden bile çözüle bilinir..

*İletişim,
Doktorunuzun sizin anlayacağınız dilden konuşması çok önemli. Size bilgi verirken tamamen tıbbı terimlerle konuşması sadece sizin kafanızı karıştıracaktır. O nedenle doktorunuzla konuşurken, onun  ne demek istediğinizi anlamanız da çok önemli..

Sonuç olarak doktorunuzu seçerken;

-Kendinizi  yanında rahat hissettiğiniz,
-Aklınıza gelen soruları rahatça sorabildiğiniz,
-Sorduğunuz sorulara cevap alabildiğiniz,
-Durumunuz hakkında yeterli ve aydınlatıcı bilgi alabildiğiniz,
-Gerektiği zamanlarda cep telefonuyla veya e-mail yoluyla rahatça ulaşabildiğiniz,
Muayeneden çıktığınızda aklınızda herhangi bir şüphe kalmadan gönül rahatlığıyla eve dönebilmenizi sağlayan doktor, sizin için en uygun doktor olacaktır.

RAHAT VE SAĞLIKLI BİR DOĞUM İÇİN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?



Doğuma hazırlanan ve bu konuda bilgisi olan anne adayları kendi vücutlarını ve ağrılarını kontrol edebilirler.
Doğumunuzun rahat ve hafif geçmesi için uygulayabileceğiniz birkaç öneriyle her şey daha kolay olacaktır.


Doğumunuzun rahat ve hafif geçmesi için uygulayabileceğiniz bir kaç öneri:

-Doğumunuzun rahat olabilmesi için, doktorunuza güvenin.
Doktor- gebe ilişkisi iki insan arasındaki güvene dayalı bir ilişkidir.
-Hamileliğinizin başından itibaren beslenmenize çok önem verin. Ne yerseniz bebeğinizde onu yiyecektir. İki kişilik yemeyin. Doğal ve dengeli beslenmelisiniz.
- Doğumunuz yaklaştıkça daha çok sıvı gıdaları tercih edin. Bağırsaklarınızın boş olması doğumunuz daha da kolaylaştıracaktır.
-Doğuma günler kala vücudun bağırsakları temizlemesi nedeniyle ishal olabilirsiniz, meraklanmayın.
-Hamilelik döneminde nerede doğum yapacağınıza karar vermelisiniz.
-Doğum yapacağınız hastaneyi ve orada çalışan sağlık ekibiyle önceden tanışmalısınız.
-Doğum planınız oluşturmalısınız. Doğum esnasında aranacak numaralar, yanınızda kimlerin olacağı, doğum çantanıza koyduklarınızın yedeklerinin nerede olduğu gibi bilgileri planınız da yer vermelisiniz.
-Doğum yaklaştıkça hafif işler yapmalı ve daha çok dinlenmelisiniz.
-Doğuma hazırlık kursuna katılabilirsiniz. Doğumun nasıl olacağını öğrenen ve doğuma hazırlanan anneler bilgi ve özgüven sahibi olurlar. Ayrıca zamanı geldiğinde kendi vücudunu ve doğum sancılarını kontrol edebilir.
-Yoga veya pilates yapabilirsiniz. Çünkü sizi hem zihinsel hem de fiziksel olarak doğuma hazırlar. Yoganın ve pilatesin  kas ve nefes kontrolü açısından etkisi de kanıtlanmıştır.
-Doğum ağrılarıyla baş etmek için nefes egzersizleri yapabilirsiniz. .Doğumda en önemli faktör uzun ve derin nefeslerdir. Bu nefesler bir yandan bebeğinize yeterli oksijenin ulaşmasını sağlarken diğer yandan rahatlamanızı ve kasılmaları daha rahat karşılamanızı sağlar. Nefesle doğum daha kolaydır.
-Rahat bir doğum için gevşemeyi öğrenin. Doğumda rahim kasınız aktif olarak çalışırken, diğer kasların gereksiz enerji tüketmemesi gerekir. Bu yüzden doğumda gevşeme de önemlidir.
-Bebeğinize şarkılar söyleyebilirsiniz, onunla konuşabilirsiniz. Böylelikle aranızda iletişim kurmuş olursunuz.
-Hastaneye gitmeden önce ılık duş alın ve rahatlayın.
-Doğal doğum, doğal ve sağlıklı olanıdır. Ancak bazen doğanın da yardıma ihtiyacı olabilir. Belli bir oranda sezeryan da olabilirsiniz. Sezeryan olma durumundaki seçeneklerinizi ve tercihlerinizi belirleyin.

Doğum için ne zaman hastaneye başvurmak gereklidir?



Her doğum için değişebilen bir sürenin sonunda kasılmalar düzenli ve güçlü  hal alır. Genel olarak 30 - 40 dakikalık bir sürede beş dakika veya daha az aralarla düzenli  kasılmalar hissediyorsanız hastaneye başvurma zamanı gelmiş demektir. Düzenli ağrıların başlamasıyla doğumun ‘aktif evre’ adını verdiğimiz bölümü başlamış demektir. Bu dönemde rahim ağzı açıklığı da genelde 3 - 4 cm.ye ulaşmış durumdadır. Aktif evrenin hastanede geçirilmesi anne ve bebek açısından daha güvenlidir.
Ağrıların başlamasıyla sümük gibi bir akıntının olması
(“nişan”) adeta doğumun habercisidir. Nişan geldiğinde hemen hastaneye gitmek gerekmez. Bu doğumun çok yaklaştığını bugün yarın doğumun gerçekleşeceğini gösterir. Hazırlıkları gözden geçirmek için zamanınız vardır.
Bazen ise hiç doğum sancıları başlamadan
amniyon suyu gelebilir. Suyun gelmesi hafif hafif ama sürekli şekilde olabileceği gibi birden bacakları ıslatır tarzda da olabilir. Bu durumda da acil olarak doktorunuzu arayınız. Doğumdan önce su keseleri yırtılan gebe kadınların çoğunluğu 12 saat içinde ilk kasılmaları hissederler; kalanların çoğu bunları 24 saat içinde hisseder. Sularınız geldikten sonra anne ve bebeğin enfeksiyon kapma ihtimalinden dolayı max. 24 saat içinde doğumgerçekleşecektir.
Kanamagebelik süresince riskli bir durumdur. Her türlü kanama dikkatlice değerlendirilmelidir. Az veya çok kanamanın olması doğumun habercisi olmakla beraber gebelikle ilgili bir problemi de ifade edebilir.
Bebeğin hareketlerinde azalma hissedilmesi durumunda da hastaneye başvurulmalıdır. Bu da bebeğin sıkıntıya girdiğinin işareti olabilir. Bu durumda genellikle NST çekilerek ve ultrason değerlendirmesi yapılarak karar verilir.

12 Ekim 2013 Cumartesi

DOĞAL DOĞUM İÇİN İPUÇLARI

-Doğum öncesi doğum eğitimine gidin. Doğum sırasında kullanacağınız doğal rahatlama yöntemlerini öğrenmiş olursunuz. Hastanelerin açtıkları doğuma hazırlık kurslarına katılabileceğiniz gibi hastanelerden bağımsız kurslara da katılabilirsiniz.

 -Doğal doğum istiyorsanız mutlaka öncesinde hastaneyi ziyaret etmelisiniz. Doğum sırasında yanınızda doğum koçu, doula olacaksa hastanenin ve doğum katındakilerin bu konu hakkında bakış açısını öğrenmeniz doğum sırasında işinizi kolaylaştırabilir.

 -Özellikle doğal doğum istiyorsanız hamilelik sürecinde çok fazla kilo almazsanız işiniz daha kolay olacaktır. -Erken doğum belirtilerini evde geçirin. Özellikle doğumun ilk evresinde.

-Suyun rahatlatıcı etkisinden yararlanın. Özellikle rahim ağzının açıldığı dönemlerde sıcak su açılmayı kolaylaştıracağı gibi anneyi de rahatlatacaktır. Hastane de hemşireden veya eşinizden duş alırken yardım isteyin. Sırtınıza sıcak su tuttuğunuzda gerçekten rahatlayacaktır.



Bu pozisyonlar sizi doğum sırasında size yardımcı olacaktır.
-Doğum ağrılarının olduğu dönemde sürekli sırt üstüne yatmamaya çalışın. Bu isteğinizi doktorunuzla mutlaka paylaşın..Eğer sırt üstü yatarken , rahimin pozisyonundan dolayı bebek daha az oksijene maruz kalacak.Ayrıca uzandığınız da bebeğin başı sakrumdaki pelvik sinirler üzerine baskı olacağı için kasılmalar sırasında ağrınız daha artacaktır.

16 Ağustos 2013 Cuma

Doğum korkularınıza yenilmeyin!!!






Bebeğinizi normal doğum ile hatta doğal doğumla doğuracağınızı söylediğiniz de herkesin tepkisi, ‘’Korkmuyor musun?’’dur. Böylelikle kafamızda acabalar dolaşmaya başlıyor.

Doğum korkularımızın öğrenilmiş korkuları böylelikle öğrenmiş oluyoruz. "Düşünün ki 7-8 yaşlarında bir kız çocuğu filmde veya dizide doğum sahnesini seyrediyor. Kadın çığlık çığlığa bağırarak, doğum yapıyor. Aynı kız çocuğu annesiyle loğusa ziyaretine gidiyor. Anne, başlıyor doğumda çektiği acıları anlatmaya... Böylece çocuk doğumun acılı ve ağrılı olduğunu hiç fark etmeden öğrenmiş oluyor. Şimdi lütfen hatırlayın ‘ iğneci teyze sana iğne yapacak diye korkutulan çocuklar nasıl da aşı olmaktan, doktordan korkarlar. Polisle korkutularak büyütülen çocuk 40 – 45 yaşına gelse bile polis gördüğünde bir korku kaplar içini. Öğrenilmiş korkularımız bizi bu kadar kısıtlayıp neşemizi kaçırırken anne adayları ve henüz doğmamış bebekler de maalesef bundan nasibini alıyorlar."
Siz lütfen, ağrının korkusundan doğumunuzun yöntemini değiştirmeyin!. Doğum ağrıları, doğum öncesinde alacağınız eğitimlerle nasıl kontrol edeceğinizi, hangi aşamalarda neler yapacağınız öğrenebilirsiniz. Böylelikle farkındalığınız artacaktır. Öğreneceğiniz nefes teknikleri, meditasyon,rahatlama egzersizleriyle korku kalıpları olarak sakladığınız inançlarınızı silip, yeni bilgileri yerleştirebilirsiniz.

Doğumunuzu siz ve bebeğiniz tercihlerinize göre yaşayacaksınız. Bebeğinizle olan bu özel yolculuğunuzu korkularla değil, doğumu öğrenip, korkularınızdan arınıp, doğumun  neşesini çıkararak yapmaya çalışın..

13 Ağustos 2013 Salı

DOĞUMA HAZIRLIK EĞİTİMLERİNİN ANNE VE BABAYA YARARI





Doğuma hazırlık eğitimlerinde amaç, anne ve baba adayının hamilelik, doğum ve doğum sonrası döneme ilişkin doğru kararlar almalarına ve bu dönemleri en güzel şekilde geçirebilmelerine yardımcı olmaktır.Bu eğitimler sayesinde çiftler bu dönemde yaşadıkları deneyimin anne adayı, bebek ve diğer aile üyelerinin tüm yaşamını etkileyeceği öğrenilmektedir.

 Doğuma hazırlık eğitimleri, erken ve geç dönem eğitimlerin tamamını kapsar ve çiftleri doğuma ve anne-babalığa hazırlar.Doğuma hazırlık eğitimlerinde çiftlerin fiziksel  ve  psikolojik olarak doğum ve doğum sonrası döneme hazırlık ve eğitimini kapsar.

 Ayrıca doğum eylemi, doğum ağrılarıyla baş etme ve doğum pozisyonları, doğumda destek, olası girişimler, solunum, ıkınma ve gevşeme egzersizleri, rahatlama teknikleri gibi eğitimleri ile anne adayını ve eşini doğuma hazırlamaktadır.Kadının kendine ve bedenine güvenmesi konusunda farkındalığını arttırmayı hedeflemektedir.

20 Temmuz 2013 Cumartesi

DOĞUM YÖNTEMLERİ


Günümüzde birçok doğum çeşidi sunuluyor; Planlı sezaryen, epidural anestezi ile doğum, suda doğum, doğal doğum, doğum başladıktan sonra sezaryen.

Normal doğum
Hamileliğin 40. haftasından sonra, doğumun genital kanaldan olacağı, müdahale gerektirmeyen, kendiliğinden başlayan ve belli bir sürede gerçekleşen doğumlardır. Bu doğumlarda baş gelişi olmalı, fazla kanama olmamalı ve sağlıklı bir bebek ve anne olmalıdır.  Aynı gün ihtiyaçlarınız için ayağa kalkabilir ve normal yemek yiyebilirsiniz. Hatta 4 saat sonra her şey yolunda ise evinize de taburcu olabilirsiniz.
Bu şartların dışındaki durumlarda farklı doğum yöntemleri uygulanmalıdır.
Vakumla doğum
Normal doğumlarda bebeğin doğum kanalından geçerken ilerleyemediği, doğumu yaptıran kişinin doğumu hızlandırmak istediği veya annenin yeterince güçte bebeği itemediği durumlarda, rahim ağzı tam genişlemişken bebeğin başı üzerine vakum aletinin yerleştirilmesi ile bebeğin dışarı doğru çekilmesi işlemidir.
Forsepsle Doğum
Forseps bir yumuşak doku tutma aleti olup fetüs başının çevrilmesini sağlamak ve doğuma yardımcı olmak amacıyla kullanılır. Fakat günümüzde pek kullanılmamaktadır.
Epizyotomi Uygulanması
Epizyotomi bebeğin geçişine izin vermek amacıyla yapılan kesidir. Bebeğin  yaptığı basıncın rahatlatılması, yırtılmaların önlenmesi, doğumun 2. evresinin kısaltılması amacıyla epizyotomi uygulanmaktadır.
Sezaryen
Yaşayabilecek hale gelmiş bir fetüsün karın ön duvarına yapılan kesilerle plasenta ile birlikte dışarıya çıkarılması amacıyla yapılan cerrahi işlemdir.
Sezaryen ya doğum belirtileri ile veya bebeğin olgun olduğu ortalama 38 hafta civarında planlı olarak yapılabilir. Eğer planlı sezaryen için hastaneye gelmişseniz aç karına gelmelisiniz ki tüm problemler en aza indirilsin. Gerekli hazırlıklar ve anestezi muayenesi sonucunda ameliyathaneye alındıktan sonra uyumadan evvel karnınınız özel bir solü syonla silinir ve steril örtüler örtülür. Daha sonra anestezi verilerek uyuma işlemi başlar ve hemen açılan karından 2-3 dakika içinde bebeğiniz çıkarılır ve göbeği bağlanarak kesilir. Daha sonra yapılan işlemler açılan rahmin ve karın katlarının dikilmesinden ibarettir.
Sezaryenden yaklaşık 6-8 saat sonra ayağa kalkar ve sulu gıdalardan başlamak üzere gaz çıkışı ve barsak hareketlerinin normale dönmesi süresince normal gıdalara geçilir ve 3 gün içinde taburcu olabilecek duruma gelirsiniz. Sonuçta yaranız iyileştiğinde ortalama 7-8 gün içinde rahatlıkla eski hayatınıza dönebilirsiniz.

Hangi yöntem, seçerseniz seçin, tek amaç vardır. O da öncelikle annenin sağlığına zarar vermeden sağlıklı bir bebeğin dünyaya gelmesidir.

14 Mayıs 2013 Salı

ESRA ERTUĞRUL &ÇİĞDEM İNAN İ,E DOĞUMA HAZIRLIK KURSU






“Doğum dönüşüm için en muazzam zamandır: Bir bebek doğar, bir kadın anne olarak doğar, bir erkek baba olarak ve bir aile aile olarak doğar.”  -  Gurmukh Kaur Khalsa
Doğum şekli ne olursa olsun, her doğum bir mucizedir!
Doğumu doğru öğrenip,  korkulardan özgürleşerek, eşiniz ve bebeğinizle yapacağınız bu en özel yolculuğun neşesini hissedip, tadını çıkarmanız için size destek olacağız :))

Eğitim içeriği:

Hamilelik döneminde egzersiz yapmanın yararları
Bedeni ve zihni doğuma hazırlamak
Doğumun aşamaları
Doğum şekli ve doğum yeri hakkında karar verebilmek
Hamilelik döneminde ve doğum esnasında yardımcı olabilecek pozisyonlar, nefes teknikleri, Kegel egzersizi, perine masajı
Hamilelik süresince oluşan kaygıları azaltmak, doğum esnasında sancılar ile başa çıkabilmek için olumlama teknikleri
Doğum planı oluşturmak
Doğumla ilgili korkulardan kurtulmak
Doğuma giderken anne ve bebeğin valiz hazırlığı
Hastane uygulamaları hakkında bilgilendirme

09 Haziran 2013 saat 11:00-15:00  olacaktır.Ders öncesinde yoga yapılacağı için gelirken rahat kıyafet giymenizi rica ederiz.
Uzun bir eğitim olacaktır. Doğum hakkında tüm detaylar konuşulacaktır.
Eğtim ücreti: 150 TL
Eğitim yeri: Suadiye Beyaz Yoga www.beyazyoga.com buradan iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Her oturum 30-40 dakikalık bir hamile yogası uygulaması ile başlayacaktır.Bu eğitime hamileliğinde 13-14. haftayı tamamlamış olan her anne adayı katılabilir. Eşinizle birlikte katılabilirsiniz.
Kontenjanımız sınırlı olduğu için önceden kayıt yaptırmanız gerekmektedir.
kayıt yaptırmak isterseniz ertugrul.esra@gmail.com iletişim bilgilerinizi içeren bir e-mail atabilirsiniz.