bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ağustos 2014 Cumartesi

16 AĞUSTOS DA BABAYLAND DE YENİDOĞAN BEBEK BAKIMI VE BEBEK ALIŞ VERİŞİ SEMİNERİ


Keyifli ve heyecanlı bir dönemin başındayken merak ettiğiniz ve belki biraz endişelendiğiniz şeyler olabilir. Gebelik, doğum ve en sonunda ulaştığınız bebek.. Bunlar bir anne ve baba adayının hayatında dönüm noktalarıdır. Biz bu dönüm noktanızın en iyi şekilde olması için sizlere destek vermeye çalışıyoruz.. Bu eğitimdeki amaç, bebeğiniz dünyaya geldikten sonra evde ki düzeni kolayca kurabilmenize yardımcı olabilmektir. Doğum öncesinde nasıl doğum planı yapıyor ve ona göre hareket etmeye çalışıyorsak, evdeki ilk günler içinde bu tip bir plan yapmanın yararlı olacağını düşünüp, bu eğitim programını hazırladık.Ağırlıklı olarak bebek ve bakımından bahsedeceğiz.
 

 Bu eğitim programın da ;

  • Bebek Bakımı ile ilgili tüm detaylar anlatılacaktır!!!
  • Göbek bakımı,
  • Yeni doğan sarılığı,
  • Bebeğin altının değiştirilmesi,
  • Bebeği tutuma ve taşıma,
  • Bebeği giydirme,
  • Yenidoğan refleksleri,
  • Bebeğin yıkanması,
  • Bebeğin gazının çıkarılması,
  • Bebek için rahatlatma masajı,
  • Bebeğin aşıları,
  • Bebeğin uyku düzeni,
  • Bebeğin tırnaklarının kesilmesi ve bakımı,
  • Bebeğin ağlaması ve onu sakinleştirmenin püf noktaları  ana başlıkları altında olacaktır.
Bu eğitimin sonunda elinizde bir planınız oluşmuş olacak. Bebeğinizi nasıl besleyeceksiniz?, Size destek olacak ürünler nelerdir?, bebeğinizi nasıl yıkayacak, altını nasıl temizleyeceksiniz? Kimler ilk günlerde size nasıl destek verebilir? Gibi konuları netleştirmiş olacaksınız. Bunun yanı sıra bebeğiniz için gerçekten neler almalısınız? Bunu da netleştirmiş olacağız.İsteyen anne ve baba bebeklerimiz üzerinde uygulama yapabilecekler..

Eğer sizde bu eğitimimize katılmak isterseniz; bebeimgeliyor@gmail.com e-mail atabilirsiniz.
Eğitim yerimiz: Kadıköy Babyland'da
Ücreti: 120 TL..
Eşler isterlerse katılabilirler.

1 Ağustos 2014 Cuma

BİR BEBEK ORTALAMA GÜNDE NE KADAR SÜT ALMALI?

Ortalama 3 kilo doğan bir bebek;
 
-İlk 3 gün iki saatte bir 60 ml, toplamda 450–600 ml
-6.haftaya kadar her öğünde 60–150 ml, günde 7–8 öğün, toplam da 450-900 ml.
-6 hafta- 4 ay her öğünde 120–180 ml, 6 -7 öğün toplamda 700-1000 ml
-4 -6 ay her öğünde 150–210 ml, ortalama 6 öğün ve 700-1200 ml
 
-6- 9 ayda, katı gıdalarla birlikte 5 öğün. Ortalama sıvı alacağı miktar 1000-1400 ml olabilir. 
 
Örneğin daha önceden 1200 ml alan bebek, ek gıdaya geçtiğinde 500 ml ek gıda 1000 ml süt alabilir.

5 Temmuz 2014 Cumartesi

EK GIDAYA GEÇEN ANNELERİN SIK SORDUĞU SORULAR:


BEBEĞİME SU VERMELİ MİYİM?

Sadece anne sütü ile beslenen bebeğin suya ihtiyacı yoktur.Ek gıdalara başlandığında öğünlerden sonra hem ağız içini temizlemek hem de sindirime yardımcı olmak için 4-5 kaşık su verebilirsiniz. Eğer bebeğiniz kabız olmuşsa, havalar çok sıcaksa bu miktarı arttırabilirsiniz.

YİYECEKLERİNİ HAZIRLARKEN TUZ, ŞEKER, SALÇA, BAHARAT KOYABİLİR MİYİM?

Bir yaşına kadar yiyeceklerine tuz, şeker, baharat koymamalıyız.9. aydan sonra aile sofrasından seçilen az tuzlu, baharatsız yemeklerden tattırabilirsiniz.

ÇALIŞMAYA BAŞLAYACAĞIM, SÜTÜMÜ NASIL SAKLAYABİLİRİM?

Bebeğinizi evden çıkmadan emzirin, bebeğiniz evde 3–4 saatte bir beslenirken siz de aynı saatlerde iş yerinizde sütünüzü sağıp buzdolabında muhafaza ederek soğuk olarak eve götürebilirsiniz. Sütünüz oda ısısında 4–6 saat, buzdolabının alt kısmında 24 saat, buzluk da 3 ay, dondurucuda 6 ay tazeliğini korur. Sütünüzü etiketleyip, üstüne tarih yazın. En eskiden en yeniye doğru kullanabilirsiniz. Siz eve ulaşmadan 2–3 saat önce bebeğiniz beslenip sizi aç beklemesi sağlanırsa eve geldiğinizde emzirmeniz kolaylaşacaktır.

BEBEĞİME HER ÖĞÜNDE NE KADAR VERMELİYİM?

Bunun standart ölçüsü yoktur. Bebeğin boyutlarına ve metabolizma hızı ile de değişebilir. Bebeğinizin büyümesi normal sınırlarda ise bebeğiniz her öğünde kendine yetecek kadar besin almaktadır. Ek gıdalara başlama aşamasında ilk 2–3 ay halen ana öğün anne sütüdür. Ek gıdalar yavaş yavaş artırılır. Öğünde tam doza ulaşıldığında ortalama bir öğün 150–200 gr olacaktır.

BEBEĞİME ET VE ET ÜRÜNLERİ NE ZAMAN VERMELİYİM?

Bebeğiniz 7 aylık olduğunda çorbalarına yağsız dana eti iki defa çekilmiş olarak bir kaseye yemek kaşığı orantısında konmaya başlanır.1-2 ay sonrada balık ve tavuk eti vermeye başlanabilir. Üst ve alt dişleri çıktıktan sonra köfte şeklin de verile bilinir.

NASIL HAZIRLAMALIYIM?

MEYVE SULARI:
Bebeğinize ilk başlayacağınız ek gıda genelde meyve sularıdır. Mevsimin doğal meyvelerini cam rende de rendeleyerek fazla posasını süzüp verebilirsiniz. İki emzirme arasında saat 10:00-11:00 arası verebilirsiniz. Miktarı bebeğin alabildiği kadardır ama genelde 50-100 ml arası alabilir. Çilek, portakal, mandalinayı 1 yaşından sonra verebilirsiniz. Kışın elma, armut, havuç; yazın ek olarak kayısı, şeftali verebilirsiniz. Kuru kayısı haşlanıp ezilerek kışın verilebilir. Başlangıçta meyveleri tek tek vererek denemek doğru olur. Herhangi bir yan etki ishal, kabızlık, deride kızarıklık, kusma vb. olmazsa denenmiş meyve karışımlar şeklinde verebilirsiniz.
Meyve sularına başladıktan sonra 15 gün için de posalı olarak vermeye alıştırmalısınız.

YOĞURT:
Ev yapımı yoğurt tercih edilmelidir. Yoğurt yapmak için kaynatılmış taze süt ya da günlük pastörize süt kullanabilirsiniz. Maya olarak yoğurt ya da kefir kullanabilir. Kaynatılıp soğutulmuş 100 cc kadar süte 1 çay kaşığı yoğurt mayası katılır, üstü örtülerek 3–4 saat bekletilir.

SABAH KAHVALTISI:
Meyve ve sebzeden sonra, 6–9 ayda başlanılır. Sabah uyandığında son emzirmeden iki saat sonra verebilirsiniz.

YUMURTA SARISI:
Kayısı kıvamında çeyrek olarak başlanır 5 günde bir arttırılıp 20. günde tam sarıya geçilir. Haftada 3-4 yumurta sarısına kadar vere bilirsiniz.

PEYNİR:
Orta yağlı beyaz peynir ince dilim kesilmiş şekilde suda 20–30 dk. tuzunu kaybedecek şekilde bekletilip kullanılır. Pekmez, tereyağı veya zeytinyağı hazırladığınız miktara göre 1 çayı/tatlı kaşığı kadar eklenir.
Anne sütü, devam maması, süt bazlı kaşık maması, su veya ıhlamur gibi bitki çayları ile bebe bisküvisi 2–3 adet veya 1 dilim ekmeği karıştıra bilirsiniz.
Ekleneceklerin oranı bebeğinizin yiyebildiği miktara göre arttırılabilir. Sabah kahvaltısında bir yaşına kadar reçel, krem çikolatalar, şeker verilmemelidir.

SEBZE ÇORBASI:
6. Aydan sonra verilir. Mevsimine göre havuç, kabak, patates haşlatılarak, buharda ya da düdüklü tencerede pişirilir,1 tatlı kaşığı zeytinyağı eklenebilir. Blender ya da rondo kullanılmadan ezilerek püre veya çorba kıvamına getirilir. Üç gün arayla yeni bir sebze eklenilerek sebze karışımı oluşturulur. Sebzeler mevsimine göre seçilir. Sindirimin olgunlaşmasına göre sıra oluşturulacak olursa kabak, balkabağı, havuç, semizotu, ıspanak, brokoli, fasulye, patates, pancar, pırasa, soğan, karnabahar, lahana sayılabilir. Çorba iki günlük hazırlanabilir. İrmik veya pirinç 6.ve 7. , kırmızı mercimek 8.-9. aydan itibaren eklenebilir.7. aydan itibaren iki defa çekilmiş kıymayı 1 kâseye yemek kaşığı orantısında ekleyebilirsiniz. Bazı günler kendiniz için hazırladığınız ev yapımı tarhana çorbası, yayla çorbası verebilirsiniz. İlk bir yılda çorbalarına tuz, biber, domates, patlıcan, baharat koymayınız.

Bebek giysilerinin yıkanmasında dikkat edilecek hususlar nelerdir?


Bebeklerin cildi erişkinlerden çok daha hassastır. Kullanılan temizlik malzemesine bağlı olarak kolaylıkla alerjik reaksiyon gelişebilir. Sadece bebek giysileri için olan deterjanlar kullanılacağı gibi, kokusuz ( parfümsüz) ve renksiz deterjanlar da kullanılabilir. Sabun yerine çamaşır deterjanları tercih edilmelidir. Sabunlar kumaş dokusuna zarar verebilmektedir. Kıyafetleri yıkamadan önce mutlaka yıkama talimatı okunmalıdır.
Bebek çamaşırları için ağartıcı, yumuşatıcı ve güçlü leke çıkarıcıları kullanılmamalıdır.
Bebek giysileri alındıktan sonra mutlaka yıkanıp öyle kullanılmalıdır. Saklanırken naftalin ve güve ilaçları kesinlikle kullanılmamalıdır.

Bebeğinizin kıyafet seçiminde ve kullanımında dikkat edilecek hususlar nelerdir?


Bebeğinizin kıyafetlerini yaşa göre değil, kilosuna göre almalısınız. Bebeğiniz doğum ağırlığı
4000 gr olarak bekleniyorsa yenidoğan için olan giysileri çok kısa süre küçük gelecektir. Bebekler ilk birkaç ayda çok hızlı büyürler ve giysileri çabucak küçük gelmeye baslar. İlk aylarda 0-6 ay bedenler daha kullanışlı olabilir.
Boyundan açılmaya başlayarak ayağa kadar fermuarlı ya da çıt çıtlı olanlar tercih edilmelidir. Sık bez değiştirileceği için altı kolaylıkla açılıyor olmalıdır. Geniş yakalı olması baş kısmından kolayca geçmesini sağlar.
Doğal iplikten ve özellikle pamuklu giysiler bebek cildi için en uygun olanlardır. Ütü gerektirmeyen giysiler daha kullanışlı olacaktır.
Kıyafet seçerken mutlaka kullanma ve yıkama talimatlarını okuyun. Hem kullanımda hem de kıyafetleri yıkarken size yardımcı olacaktır.
Bebeğinizi hava sıcaklığını göz önünde bulundurarak giydirin. Özellikle kış aylarında çok kalın giysiler yerine gerektiğinde çıkarılabilecek üst üste giyilebilen giysiler giydirin.
Bebeğinizi giydirirken baş kısmından giysiyi çabucak geçirmek gerekir. Soyarken de önce ayak ve kollar çıkarılıp, sonra giysi boyunda toplanıp arkadan öne doğru çıkarılmalıdır.
Bebekler soyunup giyinmekten pek hoşlanmadıklarını unutmayın. Ayrıca aniden ağlamaya başlıyorlarsa bunun nefes almalarının bloke olmasının yarattığı panik olduğunu da belirtelim.
Çok sıkı çoraplar ve giysiler hareketlerini engelleyeceği için pek uygun değildir. Özellikle sıkı çoraplar içinde ayak parmakları hareketsiz kalacaktır. Dantelli, saçaklı, bağcıklı giysiler bebekler için uygun olmayabilir. Dantelleri kavradığında parmakları arasında sıkışabilir, bağcıklara dolanabilir.
Bebek kıyafetlerinin dikiş yerleri sert olmamalı, kaşındırmamalı ve kalın olmamalıdır.
Tüylü, boyası çabuk çıkan, tüyleri kolay çıkabilen kalın kazaklar tercih edilmemelidir. Aynı şekilde bebeğini sürekli kucağına alan anne de kıyafetlerini seçerken buna dikkat etmelidir.
Bebekler ilk aylarda sürekli kusabilir, bezinden idrar kaçırabilir. Bu nedenle annenin giysileri de kolay yıkanabilen türden olabilir. Ayrıca parfümlü ve renkli deterjanlar yerine daha kokusuz ve parfümsüz deterjanlar kullanılmalıdır.

BEBEK KIYAFETLERİNDEKİ LEKELERİ NASIL ÇIKARABİLİRİZ?


Giysi üzerinde kurumuş, katılaşmış lekeler önce kazınmalı ya da silinmelidir. Lekeler hemen soğuk suda ıslatılmalı; eğer leke çıkmıyorsa deterjan ile soğuk suda 30 dakika bekletilmeli, sonrasında sıcak su ile normal yıkama yapılmalıdır. Lekeli çamaşırlar çamaşır makinesinde yıkanırken giysi üzerindeki yıkama talimatında belirtilen en yüksek sıcaklıkta deterjan eklenerek yıkanmalıdır.
. Kıyafet seçerken cildin sağlığı için pamuklu olan kıyafetler tercih edilmeli. Bebeklerin kıyafet değişimi yetişkinlerinki gibi değil tabi. Günde en az 3 kez üstünü değiştirip terli bırakmamak gerekir. Elbiseleri tam ve yedekleri ile birlikte bulunmalı. Body, çorap, tulum, alt bezleri vb. Bahar mevsimlerinde giydirebileceğiniz tulumlar bulundurun. Bebeğin ilk zamanlarında giysiler çabuk küçüleceği için çok almaya gerek yok. Bebeğin göbek kordonu düşmeden evvel üzeri kapalı olduğundan endişelenecek herhangi bir durum olmaz.

Çok sayıda bebek giysisi geçişi sağlamak için düzenlenmiştir zaten. Eğer bebek doğmadan elbise almak isterseniz Ultrasonla baktırdıktan sonra kilosuna göre alabilirsiniz. Yeni doğanlar baş kısımlarından daha kolay üşütecekleri için mevsime göre kalın veya ince şapka taktırın. Belli bir dönem bebeğin ısısını düzenli tutmak daha az üşütmesini sağlar. Üşütmesin diye bebeğinizi sıkmayın. Üst üste giydirmeyin. Kıyafetleri yıkarken kendi deterjanınızı kullanmayın. Yumuşak pamuklu olması için uygun bir deterjan tercih edin. Yada sabun kullanmakla durumu düzeltebilirsiniz. Otomatik makinede kullanmak için sabunlar var. Ama bebeğin elbiseleri makineyi doldurmayacağından elle yıkanabilir ama bu pratik olmaz. Elle yıkama tozu işinizi görecektir. Bebeğe su emici alt kurulama havlusu ve banyo havlusu bulundurun.

Elbise almada yukarıda belirttiğimiz bilgiler dışında bebeğin hangi mevsimde doğmasıda etkiler. Eğer yaz sonu doğacaksa daha çok son bahara ve kışa yönelik alınmalı. İnce elbiseler azınlıkta alınmalı. Tabi yakınlarınızdan gelen hediye elbiselerde düşünülerek alış veriş yapılmalı.

Bebeğinizin ihtiyacı olabileceği bazı elbiseler şunlar olabilir; 4-6 adet body(hepsi yeni doğan için olmamalı diğer dönemlerde de kullanacağı şekilde alış veriş yapılmalı.), 1-2 adet t-shirt, 4-6 tane pijama(kış için ayakları kapalı olanlar seçilebilir), 2-3 adet uyku tulumu, kar tulumu, bere, ve eldivenler alınabilir.

4 Temmuz 2014 Cuma

19 TEMMUZ DA BEBEK MASAJI VE BEBEKLERDE CİLT BAKIMI HAKKINDA TOPLANTIMIZA GELMEK İSTER MİSİNİZ?




SEVGİ DOLU BİR DOKUNUŞ HER ŞEYE DEĞER!



Bebek masajı, bebeğinizle aranızdaki duygusal bağı güçlendirecek ve daha çok yakınlaşmanızı sağlayacak güçlü bir iletişim yoludur. Bebeğinize sabırla, sevgiyle ve şefkatle dokunmanız, onun gelişimine büyük katkıda bulunur. Dokunarak veya konuşarak iletişim doğru kurulduğunda bebeğiniz sevildiğini, istendiğini, değer verildiğini anlar. Masaj, bebeğinizi sakinleştiren ve rahatlatan, bedensel ve ruhsal gelişimini olumlu yönde etkileyen keyifli bir etkinliktir. Bilinçli bir şekilde rahatlamayı öğrenmesi, büyümenin yaratacağı zorluklarla başa çıkmasında bebeğinize yardımcı olacak çok önemli bir avantaj ve bu ilk günlerinde ona verebileceğiniz en değerli hediye olur. Bebeğinizin korunmaya, bakılmaya, sevilmeye ihtiyacı var. Yaşamın ilk dönemlerinde onun anladığı bir tek sevgi dili var: Dokunmak. Onu daha iyi tanımanız ve onunla sevgi dolu bir ilişki kurabilmeniz için bebek masajı harika bir fırsat…
Bu toplantıda '' Bebeğinize nasıl masaj yapacaksanız? '' Bu sorunun cevabını öğrenmenizin yanı sıra Çocuk Dr.Başak Namdar Çelikkan da bizlerle olacak. Bize bebeğimizin cildi hakkında bilgiler verecek.Sizler de doktorumuza istediğinizi sorabileceğiniz inter aktif bir toplantı olacak.

Toplantıya bebeğinizle birlikte gelirken,istersenizeşiniz de size eşlik edebilir.

Katılmak isteyen anneler,yanlarında bir penye battaniye ve birbanyo havlusu getirmeleri yeterli olacaktır.

Eğitim Tarihi: 19 temmuz 2014 saat 15:00-18:00

Eğitim Yeri: Ataşehir Baby Sensory www.babysensory.com.tr mekan hakkında bilgi alabilirsiniz.

Eğitim Ücreti: 50 TL


Katılımcı sayısı sınırlı olduğu için bebeimgeliyor@hotmail.com mutlaka kayıt yaptırmanız gerekir.

11 Haziran 2014 Çarşamba

İKİNCİ ÇOCUK GELİNCE…

Pabucunun dama atılma korkusu, kardeşi olan her çocuğun korkulu rüyasıdır. Aileye yeni katılan her çocuk,ailesinin sevgisini kaybedip kaybetmeyeceğini sorgular
Pabucu dama mı atılıyor ..?
Pabucunun dama atılma korkusu, kardeşi olan her çocuğun korkulu rüyasıdır. Aileye yeni katılan her çocuk,ailesinin sevgisini kaybedip kaybetmeyeceğini sorgular. Anne babanın tavrı ile çocuk, hala sevildiğini veya artık istenmediğini düşünür.
Pek çoğumuz kardeşlerle birlikte büyürüz. Aile içinde en uzun süreli ilişkimiz anne-babadan çok kardeşimizle gerçekleşir. Acaba bu ilişki gelişim şeklini nasıl etkiler?
Yeni bir bebeğin dünyaya gelişi, aile ortamını değiştirir. Anneyle ilk çocuğun ilişkisi yeniden şekillenir, çocuğun duygusal, bilişsel ve sosyal gelişimi etkilenir.
AİLENİN YENİ BİR ÇOCUK KARARI
Aile artık çocuklu bir hayata alışmış, anne ve baba kendi rollerine adapte olmuştur. İlk çocukların erken çocukluk döneminde, temel bakımı veren kişinin ( anne, anneanne, bakıcı ) çok önemli işlevi devam etmektedir. Çocuk temel duygusal ihtiyaçlarını ve psikolojik gelişimine esas oluşturacak hammaddeyi bu ilişkiden elde etmektedir. Babanın fonksiyonu diğer bir kaynak olarak önem taşımakta, ilişkisel tamamlayıcılığı ile aile biriminin bütünlüğünü sağlamaktadır. Belki de ilk çocuk büyümüş, okul öncesi eğitime, hatta ilköğretime başlamıştır.
Artık ailede yeni bir üyenin katılımı için uygun dönemdir… Neler değişecekti..? İlk çocukta yaşanan zorluklar bu sefer tecrübeyle aşılabilecek midir..? İki kardeşin arasında neler yaşanacaktır..? Çocuğumuz kardeşini kıskanır mı..? Ailede gerekli rol dağılımı nasıl olacaktır..? Annenin yeni durumu ne olacak, babaya ek sorumluluklar düşecekmidir..?
Bütün bu sorular değerlendirilmeli ve mutlaka hazırlık aşaması geçirilmelidir. Çünkü ilk kez ailenin gündemine; ilk çocuğun sağlıklı adaptasyonu ve kardeşlerin uyumu girer.
KARDEŞİNİ NASIL KABUL EDECEK?
Çocuğun pabucu dama atılmıştır. Artık kendisinden daha çok ilgi çeken ve ihtiyaçları öncelikle karşılanan başka bir ufaklık vardır.
Hayatındaki bu önemli hayal kırıklığı, anne-babanın davranışları ile temel bir yol ayrımına giredecektir. Ya kabul edilebilir şekilde yumuşayacak ve kendisinin sevgiyi-ilgiyi kaybetmediğini hissedecektir ya da gittikçe keskinleşecek ve artık sevilmediğini hatta istenmediğini yaşayacaktır.
Bu uyum zorlukları ile ilk çocuk-ebeveyn arasındaki ilişki birbirine parelellik gösterir. Örneğin, bazı araştırmalar anneden çocuğa eleştirel, negatif davranışların farkedilir derecede arttığını, ilk çocukta ise talepkar ve zorlayıcı davranışların fazlalaştığını, ebeveynlerle çocuk arasında mutluluk verici biraraya gelişlerin sayısal olarak azaldığını ortaya koymuştur.
ARTIK YENİ BİR AİLEYİZ
Artık evde yeni bir üye var. Herkes için zor zamanlar başlıyor. Yapılan araştırmalar, ilk çocukların önemli ölçüde stres yaşadığını gösteriyor. Çoğunlukla yeni bir kardeşin gelişi ile ilk çocukta artan problemler arasında doğrudan bir ilişki vardır; uyku, beslenme, tuvalet problemi, içine kapanma, anneye bağımlılık geliştirme ve artan kaygı gibi… Yerine göre anneden geri çekilme, bağımsızlığın azalması, anneye yönelik talepkar ve olumsuz davranışların artması, sık ve yoğun olarak gözüyaşlı olma, anneye sıkıca sarılma ve yakınında olma isteği gibi yeni durumlar gözlenir. Bazı çocuklarda ise bir kardeşin doğması olumlu ve olgunlaştırıcı bir deneyim olabilir ve ailedeki bu geçiş stresli olmasına rağmen faydalı gelişir. Bu bakışı destekleyen araştırmalar çocukların daha yetişkin davranışı; yani yeme ve tuvalet davranışlarında bağımsızlık, gelişmiş dil becerisi gösterdiğini ifade ediyor. İlk bakışta olumlu görünen bu davranışların farklı bir yorumu da , çocuğun sevgiyi kaybetmemek için çok iyi, çok yardımcı, çok sevgi dolu ve istekli görünmeye çalışabileceği yönünde.
Anne-babanın birbirleri ile ne kadar iyi geçindikleri de, kardeş ilişkilerini etkiler. Eşler arasındaki düşmanca, çatışmalı ilişkiler kardeşler arasındaki olumsuz ilişkiyle bağlantılıdır. Bağlantının biçimi direkt veya dolaylı olabilir. Dolaylı etkilenmeye örnek olarak ebeveynler arası çatışmanın çocuğun ihtiyaçlarına yeteri kadar yanıt veremeyen, tutarlı bir disiplin tarzı gösteremeyen anne-baba davranışı verilebilir. Direkt etki ise ebeveynlerin çatışmasına tanık olmanın küçük çocukta yol açacağı stres ve rahatsızlıktır.
ÇOCUĞUMU KARDEŞİNİN GELİŞİNE NASIL HAZIRLAMALIYIM?
İlk çocuğun duygusal ihtiyaçlarının tam karşılanabilmesi için ilk 3 yıl anne sevgisinin yeni bir kardeşle kesintiye uğramaması önemlidir.
İkinci çocuk kararı verildikten sonra,özellikle anne, bir kardeşin gelişi ile ilgili yaşanmakta olan her aşamayı ilk çocuğa anlatmalı, yapılan hazırlıkları göstermeli. İlk çocuğun uyum sağlaması için gerekli geçiş döneminde yanında olmalıdır.
Kardeşin doğumuyla ilk çocukta görülebilecek olan, tamamlamış olduğu erken gelişim evrelerine geri dönüş davranışlarını ( parmak emme, yalnız kalamama, alt ıslatma ) tolere edebilmek gerekir.
Anne-babanı özellikle annenin çocuğuna sevgisini fiziksel ve sözel olarak ifade etmeye devam etmesi, ilk çocuğun yaşayabileceği gözden düşme tehdidine karşı sevginin sürdüğünü tasdik edecektir.
Kardeşin doğumundan sonra da anne gerçekçi olarak ilk çocuğuyla paylaşacağı zamanı ve şekli belirlemeli ve buna uymalıdır. Çocuk atlatılmamalı, ihtiyaçları ertelenmemeli ve tutulabilecek sözler verilmelidir.
Anne ve baba çocukların bakımında artan bir işbirliğine gitmelidir. Baba çocuklarla nitelikli zaman geçirmek için tutarlı olarak zaman ayırmalı,yaş grubunun özelliğine göre bakım, oyun, sohbet faaliyet paylaşımına olanak sağlamalıdır.
Büyük çocuğun yaş grubuna ve yetilerine göre,istekli olduğunda kardeşinin ihtiyaçlarında küçük işbirliklerine gidilebilir. Ancak bu durum, hiçbir şekilde yaşına uymayan bir beklentiye ve göreve dönüşmemelidir.
Temelde kardeş olsalar da,aynı ebeveynler tarafından yetiştirilseler de, iki ayrı insanın söz konusu olduğu, benzer yönleri olsa da çok farklı kişiliklerinin ve özelliklerinin olabileceği unutulmamalıdır.
Çocuklar arasında kıyaslama kesinlikle yapılmamalı, çocuğu utandıracak, üzecek, suçlu hissettirecek mesajlardan, şaka şeklinde bile olsa uzak durulmalıdır.

KARDEŞ EVE GELİNCE…

Bebek Eve Geldikten Sonra:
* Bebeğin eve geldiği ilk zamanlarda ilk çocuk aile içindeki statüsünü kaybettiğini düşünür. Herkes bebekle ilgileniyor, özellikle anne zamanının büyük bir bölümünü eve gelen küçük bebeğe ayırıyordur. Ayrıca geceleri de uykusuz kalan anne çok yorgundur ve ilk çocuğa, eskiden olduğu gibi zaman ayıramıyordur. Bu durumda babanın rolü çok büyüktür. İlk çocuğa ihtiyacı olduğu ilgiyi, sevgiyi vermelidir.
* Kardeş kıskançlığında en önemli nokta çocuğun bebek geldikten sonra artık eskisi gibi anne babası tarafından sevilip sevilmediğini düşünmesidir. Eğer ilk çocuk anne babanın tepkilerine, kendisine ve bebeğe olan davranışlarına bakarak artık sevilmediğini düşünüyorsa kardeşini daha çok kıskanacak, ona zarar vermek isteyecek, anne babaya karşı hırçın davranışlarda bulunacaktır. Ya da tam tersi bir reaksiyonla içine kapanacak, olaylara tepkisiz kalacak, kendi dünyasına çekilecektir. Eğer çocuk çok sessiz ise, kardeşine karşı hiç bir tepki vermiyorsa, sürekli çok uzun süreler kendi başına oynuyor, evdeki olan bitene ilgi göstermiyor, kısacası başka bir dünyada yaşıyor gibiyse mutlaka bir uzmandan yardım alınmalıdır. Bunlar çocuğun bir depresyon yaşadığının belirtileri olabilir ve mutlaka terapi gerektirir.
* Eve bebeğin gelmesinden kısa bir süre sonra büyük çocuk gelişiminde geri adımlarolabilir. Altını tekrar ıslatma, emzik isteme, bebek gibi konuşma gibi davranışlarla çocuk tekrar bebek olma isteğini gösterebilir. Bu gibi durumlarda anne baba sakin kalmalıdır. Bu geçici bir dönemdir. Çocuğa gerekli ilgi ve şefkat gösterildiğinde bu dönemi atlatacak ve evde büyük çocuk olma statüsünü kabullenecektir.
* Büyük çocuk tekrar altına yapmaya baslarsa anne baba aşırı tepkilerden kaçınmalıdırlar. Bu çocuğun “Ancak bebek olursam benimle ilgileniyorlar” tahminini doğrulayacağı için , çocuğun bebek gibi davranmasını pekiştirecektir. Bunun yerine çocuk altına yaptığı zaman sakin bir ifadeyle “Tuvalete yetişemedin mi, olabilir bazen” demek yeterlidir. Çocuk tekrar altını bağlatmak isterse bu istek büyütülmemeli ve gerekiyorsa çocuğa bez bağlama kabul edilmelidir. Çocuk bunu büyük bir ihtimalle kabul etmeyecek etse de ilk denemede vazgeçecektir.
* Eğer altına yaparsan yine bez bağlarım gibi uyarılar çocuk için gurur kırıcıdır ve anne baba-çocuk arasındaki pozitif ilişkiyi zedeler.
* Çocuk tekrar biberondan içmek isterse, altının alınmasının, kremlenmesini isterse buna karşı çıkılmamalı ve aynı küçük bebeğe yapıldığı gibi büyük şefkatle ona da yapılmalıdır. Büyük çocuk bu şekilde istediğinde ona da aynı davranışların gösterildiğini görecek, sevildiğini hissedecek ve mutlu olacaktır. Anne babası tarafından sevilmesi için bebek olmasına gerek olmadığını anladığında ise bebek olma isteğinden vazgeçecektir.
* Anne ve babanın ilk çocukla yalnız başına zaman geçirmesi gereklidir. Çocuk hala anne babası için önemli olduğunu ona zaman ayırdığını hissetmelidir. Sürekli ağlayan bir bebek olmadan anne babasıyla oynayabilme, gezebilme imkanı yaratılmalıdır. Anne ve baba ayrı ayrı ilk çocuğa zaman ayırmalı ona hala sevildiği ve önemli olduğu hissi verilmelidir.
* Her ne kadar eve gelen bebek çok küçük, bakıma muhtaç ve savunmasız ise de ilk çocuk için de kolay bir durum değildir eve yeni bir kardeşin gelmesi. Bu nedenle ilk çocuğun da ihtiyaçlarının olduğu unutulmamalıdır. Küçücük bir bebek yanında ilk çocuklar birden anne babanın gözünde çok büyümüş gibi görünseler de ilk çocukların da ilgiye, sevgiye ihtiyaç olduğu hatta bu yeni dönemde daha çok ihtiyaçları olduğu unutulmamalıdır.
* “O küçük bir bebek, sen büyüksün” diyerek büyük çocuğun her şeye anlayış göstermesi beklenmemelidir. Rahat rahat oynayabileceği ortamlar yaratılmalıdır. Sürekli “Sus kardeşin uyuyor, yavaş” diye uyarı yapmak yerine çocukla bol bol dışarıya çıkılmalı, bebeği de bebek arabasına koymak suretiyle yürüyüşlere çıkılmalıdır. Böylelikle büyük çocuk sürekli dört duvar arasında sessiz olmak zorunda kalıp bunalmayacak, temiz havada rahat hareket etme imkanı bulacaktır. Bu ilerleyen zamanlarda kardeşler büyüdüğünde, tartışmaların çoğaldığı günlerde de mutlaka yapılmalıdır. Çocukları alıp dışarıya çıkmak herkesin sinirlerine iyi gelecektir.
* Küçük bebekler her ne kadar tatlı, sevimli de olsalar büyük çocuğun yanında sürekli bebekten bahsedilip, sürekli bebek ilgi odağı haline getirilmemelidir. Özellikle ilk başlarda buna çok dikkat edilmelidir. Özellikle eve gelecek misafirler önceden bu konuda uyarılmalıdır. Eve her gelenin direk bebeğe yönelmesi, hediyeler getirmesi, bebeği övmesi ilk çocuğun daha çok kıskanmasına ve kendisinin artık sevilmediğini düşünmesine neden olacaktır. Eve gelecek misafirlere büyük çocuğa da küçük bir hediye getirmesi rica edilebilir ya da anne baba evde birkaç küçük hediye bulundurup gelen misafirlerden bunları da büyük çocuğa vermeleri rica edilebilir.

Bebeğinizin konuşma yeteneğini geliştirmesine yardımcı olmak için;



• Onunla yavaş ve tane tane konuşun
• Kısa cümleler kurun ve etraftaki objeleri, isimlerini söyleyerek ona tanıtın
• Bebeğinizin çıkardığı sesleri tekrar edin. Bir süre sonra bu sesleri düzeltip, değiştirerek ondan tekrar etmesini isteyin
• Tekrarlar üzerinde yoğunlaşın. Örneğin sürekli aynı şarkıyı ya da ninniyi söylemek sadece bebeğinizi eğlendirmekle kalmaz öğrenmesine de yardımcı olur
• Ona sürekli kitap okuyun. Artık sizi sadece dinlemekle kalmayacak, kitaptaki resimleri sizinle birlikte incelemekten de zevk alacaktır
• O, çeşitli sesler çıkarıp konuşma denemeleri yaparken onu susturmayın, tam tersi devam etmesi için teşvik edin.

26 Mart 2014 Çarşamba

Ebe Asude Oflaz,bebek bakımında doğru bilinen 10 yanlışı açıkladı.






Sevgili meslekdaşım Asude Ebe Bebek bakımı hakkında 10 bilinen yanlış hakkında güzel tespitlerde bulunmuş;

Yeni doğum yapmış annelerin ve babaların yaptıkları hatalara yönelik tespitler sunan Ebe Asude Oflaz, ilk süt, emzirme, uyku, beslenme gibi konularda ebeveynlere yol gösterecek bilgiler verdi. Yeni doğan bir bebekte ilk gün her meme emişte süt miktarının ortalama bir çay kaşığı kadar olduğunu söyleyen Oflaz’a göre “Sütün az geldiğini düşünerek endişe yaşamak, anne ve bebek arasındaki strese neden olabilir.”

1- İlk gün süt gelmedi, bebeğim aç kalıyor
Doğumdan hemen sonra annenin yanına verilen bebek, içgüdüsel olarak emme refleksine sahiptir. İlk gelen süt miktarı bebeğin ihtiyacı kadardır. İlk günlerde her meme verişte ortalama bir çay kaşığı kadar süt gelebilir. Her emzirmede anne sütü artar. Sütün fazla gelmesini isteyerek endişe yaşamak, anne ve bebek arasındaki strese neden olabilir.

2- Sürekli emzirmeliyim
Yeni doğan bebekler, ilk bir –iki gün sonra ortalama 2 saatte bir emzirilmelidir. İlk hafta bu sıklık hem olası fizyolojik sarılığın çabuk geçmesi, hem de sütün bebeğin ihtiyacı kadar artması için önemlidir. Daha sonraki günlerde bebeğin sürekli memede kalması süt birikmesine engel olacağı için bebeğin doymamasına, göğüs uçlarının yara olmasına sebep olabilir ve bebek beslenme sorunu yaşayabilir.

3- Evdeki kedi ve köpekleri uzaklaştırmalıyım
İnsanlar, özellikle de bebekler yaşam alanlarına göre antikor geliştirerek bağışıklık kazanırlar. Yaşam şartlarınızı değiştirmek bebeği steril büyütmek anlamına gelir. Buna göre aileler bebeğe göre değil bebekler  aileye göre yaşamalıdır. Bu nedenle hayvanları uzaklaştırmaya gerek yoktur.

4- Bebeği uyurken sallamayalım
Bebekler anne karnında sallanırlar. Sallama işlemi, orta kulaktaki vestibüler sistemin uyarılmasına sebep olduğu için denge yeteneğinin gelişmesine yardımcı olur. Hafif ve küçük ritimler halinde bebeği sallayabilirsiniz.




5- Karanlıkta ve sessizlikte uyusun
Bebek eğer yeterli ve düzenli aralıklarla emmişse, karnı toksa ve gazı çıkmışsa herhangi bir uyku sorunu yaşamaz. Yeni doğanın günlük uyku süresi ortalama 20 saattir. Gece büyüme hormonu salgılandığı için gece lambası karanlığında uyuması gerekir. Gün doğumundan itibaren perdeler açılmalı hatta havalandırılmalıdır. Gündüz aydınlıkta ve gün içinde de gürültüde uyuyabilir.

6- Bebeğim üşüyor, eldiven takalım
Bebekler bulundukları ortama göre bağışıklık kazanırlar ve uyum sağlarlar. Ortalama 20-22 derece sıcaklık bebekler için uygundur. Bedenlerinin en uç noktaları olan el ve ayaklarındaki periferik kan sistemleri doğduktan sonra gelişir. Bu yüzden elleri ve ayakları normalden daha soğuk olabilir. 2500 gr. altındaki bebekler vücut sıcaklıklarını korumada zorluk çekecekleri için daha sıcak tutulmaları gerekir.

7- Yenidoğanda gaz yoktur
Sütün inmesi ve çabuk çoğalması için sık emzirilen bebekler, süt emerken hava da yutabilirler. Bu yüzden ilk günlerde bile bebek emme işleminden sonra dik tutularak gazı çıkarılmalıdır.

8- Çok kaka yapıyor, kakası yeşil renkte, bebeği üşüttük
Yenidoğan bir bebeğin her altı açıldığında kaka varsa bebek iyi besleniyor demektir. Yeni doğan bir bebek günde ortalama 4-9 kez kaka yapabilir. Kaka çıkışı yoksa, beslenme sorunu yaşıyor olabilir.. Doğru ve düzenli meme emen bir bebeğin kakası sarı ve partiküllüdür. Yeşil kaka, bebeğin çok emdiğini gösterir. Bağırsaklarda işlenmiş kaka sarıdır. Yeşil kaka, çok emdiği için barsaklarda işlenmeden atıldığını gösterir. Üşütmekle herhangi ilişkisi yoktur.

9- Her altını açtığımda pişik kremi sürmeliyim
Pişik kremleri çok yoğun ve kalındır. O bölgeyi tamamen steril ve hava almadan korurlar. Bu nedenle o bölgenin direnci de düşecektir. İlerleyen dönemde yeni bir ajanla karşılaştığında enfeksiyon veya şiddetli pişik riski doğacaktır. Kremler eğer pişik varsa sürülmeli ve az olarak kullanılmalıdır. Pişik olmaması için dikkat edilecek en önemli noktalardan biride bebeğin altı bağlandığında poposu iyice kuru olmalıdır. Bebeğin nemli kalan poposu hava geçirmeyen hazır bezler nedeniyle pişik yapabilir.

10- Bebeği kundaklamak zararlıdır
Bebeğin anne karnındaki hareketleri kısıtlıdır. Örneğin kollarını uzattığında anne karnının izin verdiği kadar uzatabilir ve kendini güvende hisseder. Doğduğunda istemsiz yaptığı el kol hareketleriyle kendini korkutur. Bu yüzden ilk haftalarda yarım kundak yapmak bebeğin kendini korkutmamasını, daha kolay uyumasını sağlar.

22 Mart 2014 Cumartesi

Doğru Emzirme Tekniği:



Anne rahat bir konumda oturuyor yada yatıyor olmalıdır.
Annenin rahat bir koltukta oturması, ayaklarını uzatacak bir destek olması ve sırtına koyacağı yastık olması gerekir.
Kendisi için en rahat edeceği konumu hazırlayan anne bebeğini tüm vücut ve baş olarak memeye dönük olarak kucağına almalıdır.
Kucağa alınan bebek doğrudan annenin kolu üzerine değil herhangi bir ince yastık vb. ile tutulmalıdır.
Bebek emmediği zamanlardaki giysilerinden biraz daha hafiflemiş olarak emzirilmelidir.
Bebeğe emzirilmeden önce su, şekerli su vb. verilmemelidir.
Karnı aç olarak kucağa alınan bebeğin dudaklarına meme ucunu değdirdiğinde bebek refleks olarak ağzını açar anne yalnızca göğüs ucunu değil areolayı tüm olarak bebeğin ağzına verir.
Tüm bu esnada anne bebeğin üzerine eğilmeden bebeği kendine doğru yükselterek emzirme yapmalıdır.
Bebeğin yanaklarının dolu olduğu gözlenmelidir.
Emen bebeğin yutma sesi duyulmalıdır.
Bebeğin alt dudağı memeye tam olarak yapışmış olmalıdır. 
Bebeklerin pek çoğu her beslenmede her iki memeden de emmek isteyebilir. Ufak bebekler için sadece tek memeden emme yeterli olabilir ya da her iki memeden çok az miktarda emebilirler. Bununla birlikte, eğer bebek bir memeden diğerine oranla sürekli daha fazla emerse, diğer memede süt yapımı durabilir. Bu nedenle bir öğünde sağ memeden emzirme başlanırsa, bir sonraki emzirmede diğer memenin öncelikle verilmesi gerekliliği anne ile tartışılmalıdır. Böylece her iki memeye eşit meme uyaranı yapılacak ve süt yapımı sürekliliği sağlanacaktır.

19 Mart 2014 Çarşamba

BAŞKA SİNEMA'dan SİNEBEBE: Annelerin Bebekleriyle Gidebildikleri Sinema Salonu




BAŞKA SİNEMA sadece bebekli anneler için SİNEBEBE adlı özel film seansları sunuyor. Bebekli anneler SİNEBEBE'de bebekleriyle birlikte rahat rahat film seyrediyor. Salonda bebek arabaları serbest, bebeklerin ağlaması serbest, uyuması serbest, beslenmesi serbest, oyuncakları serbest!

Anneler bağımsız sinemanın tadını çıkarırken, bebekler de bağımsızlığın tadını çıkarıyor.
Bebekler mutlu, anneler mutlu, yaşasın sinema!

*Sinebebe 12 aylığa kadar olan bebekler içindir. 

**Ses ve ışık düzenlemesi yapılacaktır.

***Filmler İngilizce altyazılıdır.

NE ZAMAN, NEREDE, HANGİ FİLMLER?

İlki 25 Mart Salı, ikincisi  1 Nisan Salı günü yapılacak gösterimlerle ilgili bilgiler aşağıda yer alıyor. 

Sinema Salonları: Beyoğlu Beyoğlu ve Kadıköy Rexx 

25 Mart Salı Saat 11:00 / Şarkı Söyleyen Kadınlar / http://www.baskasinema.com/basin/sarki-soyleyen-kadinlar

1 Nisan Salı Saat 11:15 / Mavi Dalga / http://www.baskasinema.com/basin/mavi-dalga
Seyircinin ilgisine göre, önümüzdeki süreçte SİNEBEBE seansı daha çok BAŞKA SİNEMA salonununda uygulanabilecek.

23 Ocak 2014 Perşembe

CNR EXPO DA MOTHER BABY KİDS SHOW 2014 DE İNTERNETANNELERİ STANDINDAYDIM!!








Sevgili İnternetanneleri her zaman olduğu gibi bu fuarda da bana destek oldular.Pazar günü standlarında Emzirme ile ilgili soruları cevapladım.

Bu fırsatı bana verdikleri için çok teşekkür ederim:))

10 Ocak 2014 Cuma

BEBEĞİN BESLENMESİNİ ÖĞRENMEYE YARDIMCI OLMAK!!




Bebekler taklit ederek öğrenirler ve dahil olmayı çok severler. Bu nedenle mümkün olduğunca bebeğinizle yemeniz ve ona sa sizin yediğiniz şeylerden vermeniz önemlidir.

Aslında kendi tabağındaki sizin tabağınızdakiyle tamamen aynı olsa bile onun sizin tabağınızdakilerle ilgilendiğini görebilirsiniz.Bu muhtemelen bebeğinizin yediği şeyin güvenilir olduğunu içgüdüsel olarak kontrol etme yoludur. 

Onunla değişik yiyecekler hakkında konuşun, isimlerini söyleyin, renklerinden ve kıvamından bahsedin. Bu şekilde yeni kelimeler öğrenirken becerilerini de geliştirecektir.

Taklit ederek öğrenmede önce bebek sizi izler sonra yaptıklarınızı yapar. Bu sırada hatalar da yapar. Bu aşamada önemli olan bebeğinizin yemek yerken kendi yolunu kendisinin bulmasını sağlamak ve ona ihtiyacı olduğu kadar yardım etmektedir.Çok fazla yardım etmek ya da işine karışmak,eleştirmek, gülmek ve onunla çatışmak kafasını karıştıracak ve denemekten vazgeçmesine neden olacaktır. Diğer taraftan bir şeyi doğru yaptığında takdir edilmeye de ihtiyacı yoktur.Bebek düşürdüğü bir parça yiyeceği başarı olarak görmez.Bunların hepsi onun  için bir deneyin ilginç bölümleridir.
Bebeğinize yardım etmeye  çalışmak ya da ona yol göstermek dikkatini dağıtabilecek bir etken olabilir.Yiyecekler hakkında bir şeyler öğrenmeye ve nasıl yendiklerini keşfetmeye çalıştığını unutmayın. Yardımınıza ihtiyacı olduğunda bunu belli edecektir. Bebeklerin çoğu bir şeyi kendi kendilerine nasıl yapabilecekleri görmek istedikleri için yaparlar.
Yemekleri öğrenmeye başladığı ve yemeye çalıştığı ilk günlerde bebeğinizin  sürekli öğürdüğünü görebilirsiniz. Bu tehlikeli bir şey gibi görünse de endişe ya da müdahale edilecek bir durum yoktur. Onu durdurmanız gerekmez. Aslında bu,öğrenmesi için önemli bir rol oynar ve ona yiyeceği ağzının çok gerisine ittirmemeyi , ağzına bir anda çok fazla öğrendiğinde birkaç hafta sonra doğal bir şekilde öğürmesi duracaktır.
Bu ilk deneyimleri yemek vaktinden ziyade oyun ve öğrenme için bir fırsat olarak görürseniz bunu günde bir, iki,üçle sınırlamanın ya da özel bir takvim koymanın anlamsızlığının farkına varacaksınız. Aslında, bebeğiniz yiyecekleri ne kadar keşfeder ve yemek yemek konusunda ne kadar alıştırma yaparsa ilerde ihtiyaç duyacağı kendi kendine yeme becerisini o kadar hızlı geliştirir.

Kaynak:O tabak bitecek 

5 Ocak 2014 Pazar

BEBEĞİ ÖPTÜRMELİ Mİ?


Bir bebek 9 ay boyunca anne karnında tüm tehlikelerden korunarak büyür. Doğduktan sonra ise yepyeni bir dünyaya gözlerini açar. Onun en büyük koruyucusu ise kuşkusuz annesidir. Anneler bebeklerini öptüğü anda aralarında ömür boyu gelişmesi arzulanan bağlar oluşur. Ancak sadece anne değil eve gelen yabancılar da bebeği öpmek isterler. Tanımayan kişilerin bile bazen bebekleri öpmek istediklerini söyleyen Liv Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülnihal Şarman bu durumun özellikle enfeksiyonların arttığı kış mevsiminde daha da sakıncalı olduğuna vurgu yapıyor. Uzm. Dr Gülnihal Şarman öpmekle bebeklere verilecek zararları anlatıyor…

Ağız burun bölgesi virüs ve bakteriler için ilk vücuda giriş noktasıdır. Buradan alınan her türlü bakteri ve virüs öpülen bebeklere bulaşabilir. Ne yazık ki bebekler ise hastalanmaya çok hazırlar. Bağışıklık sistemleri ilk 2 sene çok saf durumdadır. Bu nedenle bebeklerin hastalanması ilkokul çocuklarına ve erişkinlere göre çok daha kolaydır ve hastalıklarının seyri de daha ağırdır. Üst solunum yolu enfeksiyonları sırasında kesinlikle bebekleri öpmemek, hatta yanlarına yanaşmamak gerekiyor. Bağışıklık sisteminin bebeklikten ilkokul dönemine kadar uzun bir sürede olgunlaştığı düşünülürse bebekleri hasta etmemek için neden öpmeyeceğimizi anlarız.
Ciltleri de tahriş oluyor
Bebek cildi aynı zamanda çok ince ve hassastır. Bebekleri öperken sadece mikrop bulaştırmaktan değil dudağımızdaki rujlardaki kimyasalları onlara bulaştırmaktan da kaçınmalıyız. Babaları çok öpen bebeklerde görülen bir sorun da cilt tahrişidir. Sakalların zımpara gibi bebek cildine sürtülmesi bebeklerin yanak derisini kurutup kızarıklıklara neden olabilir. 
Tanımıyorsa dokunmaktan bile kaçınmalıyız
Bebekler bize son derece sevimli ve çekici gelseler de öpülmemeliler. Hele tanımadığımız, sokakta rastladığımız bebekleri değil öpmek dokunmaktan bile kaçınmalıyız. Onları bir birey olarak görmeye alışmalıyız. Nasıl tanımadığımız kişileri sarılıp öpmüyorsak bebeklere de öyle yaklaşmalıyız. Onların rızası olmadan yaklaşmamız, öpmemiz, koklamamız henüz duygularını ifade edemiyor oluşlarından yararlanmamız anlamına gelir. 


26 Ekim 2013 Cumartesi

YOĞURT NASIL MAYALANIR?


Yoğurt yapımı için önce nasıl bir süt kullanacağınıza karar vermeniz gerekir. Kutu sütler, aslında streil sütlerdir. Kutu sütle yoğurt mayalamak kolaydır.Eğer çiğ sütten yapacaksanız sütü kaynatıp, altını kısıp kepçeyle havalandırarak, biraz da sütün buharlaşmasını sağlayabilirsiniz.Hem de iyi kayanatmışolursunuız.Eğer günlük pastörize süt ile yapacaksanız, yoğurt mayalamak için sütü yaklaşık 40-45 dereceye kadar ısıtmanız yeterli.Bunu annelerimiz parmağınızı içine soktuğunuzda yanmayacağı kadar bir ısıda olacak diye tarif eder.

İyibir yoğurdu maya olarak kulanmalısınız. Maya seçerken mümkün olduğunca doğalş olanları,tercih etmenizde fayda var.Daha önce yoğurt yaptıysanız her seferinde onun bir kısmını bir sonra ki yoğurdunuzun mayası olarak ayırın. Böylece gitgide yoğurdunuzu katkı maddelerinden arındırırsınız. 2 litre süt içine 2 yemek kaşığı yoğurt kullanabilrisiniz.2 yemek kaşığı yoğurdu 1 çay bardağı sütün içinde eritin.

Sütün içine mayayı katmadan önce sütü, yoğurdun yapacağınız kaseye alın. Çelik tencere, topğrak kap, cam kaseler tercih edin. Ama cam kap daha çabuk soğuduğundançok iyi sarmakgerekir.



Süytünüzün içine yoğurdu peyderpey koyun. Önce yarım kepçe sıcak sütü mayalı karışıma ekleyin, iyic karıştırdıktan sonra bunun bir kısmını yoğurt kasesine ekleyin.Bu işlemi 2-3 kere tekrar ettikten sonra tüm mayayı yoğurda katın. Kasenizin kapağını kapatın. Bir battaniye ile tencerenin her yanını sarın ki, yoğurdunuz üşümesin. Sonra da çıkarıp buzdolabına koyabilirisniz. Yoğurdunuzu mayaladıktan sonra sallamaymaya dikkat edin..

16 Ağustos 2013 Cuma

DOĞUMA VE BEBEĞE HAIZRLIK KURSUMA KATILAN SEVGİLİ TUĞBA VE PRENSESİ ELA BENİ ZİYARETE GELDİ:))





Çalıştığım hastaneden arkadaşım Öznur'un kızkardeşi Tuğba geçtiğimiz kış Miniaktivite de yaptığım Doğum ve Bebeğe hazırlık kursuma katılmıştı. Çok tatlı kızı oldu. İsmi Ela:))

Bugün hastaneye Ela'cığım aşısı için geldiklerinde bana da uğradılar.. Çok sevindim..

Bu hafta bebekleri karşılama haftamdı. Her gün bir minnoş beni ziyarete geldi..
Ne kadar  güzel değil, mi?