EK GIDA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
EK GIDA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Haziran 2014 Çarşamba
18 Haziran 2014 Çarşamba
21 HAZİRAN DA ''EK GIDAYA BAŞLARKEN'' TOPLANTISINA ANNELER VE BEBEKLERİ BEKLİYORUZ:))
E k gıdaya başlarken her anne emzirmeye başladığı gibi heyecanlanır. Çocuk doktoru başlaması gerektiğini söylediğinde ise kafası iyice karışır.
Ben ve Çocuk doktoru Dr. Başak Namdar Çelikkan 21 Haziran cumartesi günü İstanbul Florence Nightingale Hastanesinde saat 15:00-18:00 arasında siz annelere Ek Gıda konusunda ipuçları vereceğiz.
Bu toplantı boyunca Ek Gıda konusunda tüm konular, tarifler ve Baby Led Weaningten bahsedeceğiz.
Toplantımıza katılan annelerimize minik minik hediyelerimiz olacak.
Gelmek isterseniz tek yapmanız gereken, bebeimgeliyor@hotmail.com e-mail atmak olacak.
Toplantımız ücretsiz olacaktır!!!
Heyecanla bekliyoruz:))
2 Mayıs 2014 Cuma
17 MAYIS DA DR. BAŞAK NAMDAR ÇELİKKAN İLE BİRLİKTE EK GIDA VE ANNELİK ÜZERİNE SOHBET ETMEK İSTER MİSİNİZ?
17 Mayıs 2014 günü Ataşehir Babysensory de Çocuk Doktoru Sevgili Başak ile annelerle sohbet edeceğiz. Bu toplantılar her ay olacak.Konularımız değişebilir.
Bu ay ki; Ek gıda!!
Hepimiz bebeklerimizi emzirmeye başladıktan sonra tam düzenimizi oturttuk derken ek gıda sürecine gireriz. Bu süreçte kafamızın çok karıştığı ve düzen oturtana kadar da canımızı birazcık sıkan bir konu,Ek Gıda.
Sevgili Çocuk Doktoru Başak Namdar Çelikkan ile birlikte sizlerle Ek gıda sürecinizi konuşmak istiyoruz.Nasıl geçiş yaptınız? Halen anne sütüne devam ediyor musunuz? Elinizdeki listelerle ne yapıyorsunuz? Pütürüklü gıdaya geçişiniz nasıl oldu? Bu ve daha fazlası 17 mayıs 2014 de Ataşehir BabySensory'de.
Ücretsiz bir etkinliktir.
Toplantı yeri: Ataşehir Babysensory www.babysensory.com.tr mekan hakkında bilgi edinebilirsiniz.
Toplantı tarihi ve saati: 17 mayıs 2014 saat : 16:30-17:30
Gelmek isterseniz;
ertugrul.esra@gmail.com e-mail atmanız yeterli!!
Bebeklerinizle birlikte toplantımıza gelebilirsiniz, buna çok seviniriz:))
12 Mart 2014 Çarşamba
BEBEĞİN ÇİĞNEME BECERİSİNİN GELİŞMESİ ve DEĞİŞİK KIVAMLI YİYECEKLERLE TANIŞMASININ ÖNEMİ
Bebek diğer becerilerini geliştirirken ağzını düzgün bir şekilde kullanabilmeyi öğrenir. Çiğnemek,yutmak ve konuşmak dil de dahil ağız kaslarının koordineli hareketine bağlıdır. Küçük bebekler bu kasları yalnızca anne sütünü emebilmek için kullanabilirler. Bu yüzden çok küçük bebeklere verilen katı gıdalar çok yumuşak ve kaygan olmalıdır. Çünkü bu dönemde bebeğin beslenebilmesinin tek yolu ağzına verileni emmektir.
Birçok insan bebeklerin ''gerçek'' katı gıdalara geçmeden önce onları yiyebilmeleri için kaşıkla beslenmesi gerektiğini düşünür fakat durum böyle değildir. Bebekler, ağızları büyüyüp geliştikçe çiğnenebilir yiyecekleri doğal bir şekilde yiyebilirler.Özellikle emzirmenin başından itibaren , daha sonra çiğnemek ve konuşmak için kullanılacak kasla gelişir.
Geçmişte bebeklerin pütürlü besinleri yutabilmeleri için kaşığa alışmak zorunda olduklarına inanılırdı. Bu da doğru bir inanış değildir. küçük bebeklerde 'dil İtimi' olarak bilinen bir refleks vardır.B refleks verilen anne göğsü ya da biberon değilse onu bilinçsiz bir şekilde ağızdan dışarı iter. Bu muhtemel bir güvenlik mekanizmasıdır ve katı bir şeyin yutulmasını engeller. Erken başlanan kaşıkla beslenme, bu refleksin kaybolmasıdır.
6 aylık bebeklerin çoğunun dişi yoktur veya ilk dişi çıkmaya başlamıştır. Bebeklerin dişleri çıkmış olsun olmasın çiğneme ve kemirme becerilerinde pek fazla bir değişiklik görülmez. Diş etlerini kullanırlar.Bu da çiğneyebilme becerileri üzerinde hiç bir etki yapmaz. Elbette havuç gibi sert yiyecekleri ısırabilmeleri için daha fazla sayıda dişlerinin çıkmasını beklemek zorundadır. Diş eti, ısırmak ve dişlemek için çok iyidir. Emziren anneler sorun, onlar size ısırılma hikayelerini anlatacaktır.
Yetişkinler olarak biz ağız kaslarımızı nasıl kullacağımız zaten biliriz. Fakat ağzınızdaki şeyi bir taraftan öbür tarafa almak,bir kiraz ya da zeytini çekirdeğinden ayırıp ağızdan çıkarmak oldukça karmaşıktır.
Yemeği ağızda çevirmeyi öğrenmek, güvenlik ve hijyen açısından önemli olduğu kadar, yemek ve konuşmak açısından da önemlidir.Bu becerileri edinmenin en iyi yolu değişik kıvamdaki değişik yiyeceklerle alıştırma yapmaktır.Tüm yemeklerin hepsinin aynı kıvam da olması bir yetişkin için ne kadar da sıkıcıdır. Bebeğinize ne kadar çok değişik kıvamla karşılaşma şansı verilirse, bebek bu kıvamlarla başa çıkma konusunda o kadar başarılı olacak ve yeni yiyeceklere tatma konusunda hevesi artacaktır.
2 Ocak 2014 Perşembe
11 ocak da '' Ek Gıdaya Geçerken Bilmeniz Gerekenler'' seminerime gelmek ister misiniz?
Hepimiz bebeklerimiz doğduğunda nasıl bebeğimi emzireceğim, sütüm yetiyor mu gibi kaygılar yaşadık. Zamanla herkes belli bir düzen oluşturdu.
Tam “oldu” derken bebeklerimizin artık ek gıdaya geçmesi gerekiyor. Bu dönem çoğu anne için yine bir kaygı, kafa karışıklığı demek. Eğer sizin de kafanız karışıyor, acaba nereden başlasam, doğru mu yapıyorum acaba gibi kaygılar taşıyorsanız bu eğitimim tam size göre.
Ek gıdaya geçerken ;
-Ek gıdalara neden başlanır?
-Ek gıdalara ne zaman başlanmalıdır?
-Anne sütü alan bebeğe 4. Aydan sonra ek gıda başlanmalı mı?
-Anne sütü alan bebek, 6-12 ayılık dönemde nasıl beslenmeli?
-Ek gıdalara başlayınca anne sütü azalırsa ne olacak?
-Ek gıdalara başlarken dikkat edilecek konular nelerdir?
-Bebek ek gıda istemezse ne yapılabilir?
-Pürtüklü gıda alırken bebek öğürürse ne yapılabilir?
-Acaba blender kullanmalı mıyım?
-Diş çıkarma döneminde ne yapmalı?
-Ek gıdalara başlandığında anne-bebek ilişkisi
-Bebek ne zaman kaşık kullanmaya başlanmalı?
-Devam sütleri, kaşık mamaları hakkında bilmeniz gerekenler
-Örnek tarifler konularını içermektedir.
Eğitimlerimize ister bebeğinizle ister tek başınıza katılabilirsiniz.
Eğitim yeri: MARGA YAŞAM ATÖLYESİ
www.marga.com.tr
Eğitim Tarihi:11 Ocak cumartesi saat 15:00-17:00 arasında olacaktır.
Katılmak için; ertugrul.esra@gmail.com iletişim bilgileriniz olan bir e-mail atmanız yeterli olacaktır.
26 Ekim 2013 Cumartesi
YOĞURT NASIL MAYALANIR?
Yoğurt yapımı için önce nasıl bir süt kullanacağınıza karar vermeniz gerekir. Kutu sütler, aslında streil sütlerdir. Kutu sütle yoğurt mayalamak kolaydır.Eğer çiğ sütten yapacaksanız sütü kaynatıp, altını kısıp kepçeyle havalandırarak, biraz da sütün buharlaşmasını sağlayabilirsiniz.Hem de iyi kayanatmışolursunuız.Eğer günlük pastörize süt ile yapacaksanız, yoğurt mayalamak için sütü yaklaşık 40-45 dereceye kadar ısıtmanız yeterli.Bunu annelerimiz parmağınızı içine soktuğunuzda yanmayacağı kadar bir ısıda olacak diye tarif eder.
İyibir yoğurdu maya olarak kulanmalısınız. Maya seçerken mümkün olduğunca doğalş olanları,tercih etmenizde fayda var.Daha önce yoğurt yaptıysanız her seferinde onun bir kısmını bir sonra ki yoğurdunuzun mayası olarak ayırın. Böylece gitgide yoğurdunuzu katkı maddelerinden arındırırsınız. 2 litre süt içine 2 yemek kaşığı yoğurt kullanabilrisiniz.2 yemek kaşığı yoğurdu 1 çay bardağı sütün içinde eritin.
Sütün içine mayayı katmadan önce sütü, yoğurdun yapacağınız kaseye alın. Çelik tencere, topğrak kap, cam kaseler tercih edin. Ama cam kap daha çabuk soğuduğundançok iyi sarmakgerekir.
Süytünüzün içine yoğurdu peyderpey koyun. Önce yarım kepçe sıcak sütü mayalı karışıma ekleyin, iyic karıştırdıktan sonra bunun bir kısmını yoğurt kasesine ekleyin.Bu işlemi 2-3 kere tekrar ettikten sonra tüm mayayı yoğurda katın. Kasenizin kapağını kapatın. Bir battaniye ile tencerenin her yanını sarın ki, yoğurdunuz üşümesin. Sonra da çıkarıp buzdolabına koyabilirisniz. Yoğurdunuzu mayaladıktan sonra sallamaymaya dikkat edin..
Etiketler:
bebek,
bebek yoğurdu,
EK GIDA,
YOĞURT MAYALAMAK
1 Ekim 2013 Salı
26 Temmuz 2012 Perşembe
BEBEKLERİMİZİN HAYATINDAKİ ÖNEMLİ BİR DEĞİŞİKLİK:BEBEKLERDE KATI GIDAYA GEÇİŞ...
Bebeğimiz ilk 4-6 ay boyunca sadece anne sütüyle beslerken katı-ek gıdaya geçerken tüm anneleri bir telaş sarıyor. Kimi bu duruma çok hevesli, kimi ise çok endişeli olabiliyor. Böyle hissetmek de çok normal.
İlk 6 ay boyunca sadece anne sütü alan bebeğe birden tabak tabak yemek , meyve püresi verilmeyecek tabii ki.İlk bir kaç ayda bebeğimizi yeni besinlerle tanıştırmak, tattırmak, allerji yapıp-yapmadığını anlamalıyız. Yine ana besin anne sütü almalı. Bu geçiş döneminde en önemli şey hangi ayda hangi besini vereceğinizi bilmek ve bebeğinizi asla zorlamamak önemli.
Erken ek gıdaya geçildiğinde; bebeğimizin sindirim sistemini zorlamış oluruz. Bu da bağışıklık sistemini direkt etkileyecektir. Geç başlandığında da,bebeğin ek gıdaya geçişi çok zor olacaktır.Bu da yetersiz beslenmesine neden olacaktır. O nedenle bu geçişin çocuk doktorunun tavsiye ettiği zamanda olmasına dikkat etmekte fayda vardır.
Ek Gıdaya Geçerken bir kaç noktaya dikkat etmekte fayda vardır.
*ek gıdalar mutlaka aç iken denenmelidir.O güne kadar sadece anne sütüyle beslenmiş olan bebeğin,başlanan yeni gıdanın lezzetini benimseyip alabilmesi için aç olması gerekir. Tok iken yeni bir besin maddesini denemek doğru değildir.
*Verilecek ek gıdanın miktarının az olması önemli. İlk vereceğiniz besinin 1 tatlı kaşıktan fazla olmamasına dikkat edin. Her gecen gün minik minik miktarını arttırabilirsiniz.
*Verilen besin tek çeşit olmalı. Her gün yeni bir besine başlayın.Çünkü eğer allerji gibi bir durum olursa neyin dokunduğunu bilmeniz zor olacaktır.Eğer allerji yapan bir besin olursa ara verin. Bunun dışında bebeğiniz verdiğiniz besinden hoşlanmadıysa, 3 gün ara verin ve sonra tekrar teklif edin.,
*Verilen besin ayına uygun olmasına dikkat edin.Aceleci davranmayın. Ayına uygun olması bebeğinizin sindirim sistemi açısından çok önemlidir.
*Bebeğinizin ek gıdaya geçtikten sonra dışkısını da kontrol edin. Farklılık gördüğünüzde verdiğiniz besine ara verip, doktorunuzla iletişime geçebilirsiniz.
*Ek gıdaya geçerken bazı doktorlar meyveden bazıları da sebzeden başlatabilir. Bebeğinizin reflü gibi sıkıntısı varsa 8-9. ayda yoğurt başlanabilir.
Ama unutulmamalıdır ki anne sütü ana besinimizdir. İlk yıl anne sütü eşliğinde ek gıdalar tanıştırılmalıdır.
*Tüm besinler kaşık ile verilmelidir.Bebeğe verilecek yiyecekler doğal ve taze ürünler kullanılarak hazırlanmalıdır.Konserve ve dondurulmuş yiyeceklerle katkı maddeli hazır besinler bebeğe verilmemelidir.
İlk 6 ay boyunca sadece anne sütü alan bebeğe birden tabak tabak yemek , meyve püresi verilmeyecek tabii ki.İlk bir kaç ayda bebeğimizi yeni besinlerle tanıştırmak, tattırmak, allerji yapıp-yapmadığını anlamalıyız. Yine ana besin anne sütü almalı. Bu geçiş döneminde en önemli şey hangi ayda hangi besini vereceğinizi bilmek ve bebeğinizi asla zorlamamak önemli.
Erken ek gıdaya geçildiğinde; bebeğimizin sindirim sistemini zorlamış oluruz. Bu da bağışıklık sistemini direkt etkileyecektir. Geç başlandığında da,bebeğin ek gıdaya geçişi çok zor olacaktır.Bu da yetersiz beslenmesine neden olacaktır. O nedenle bu geçişin çocuk doktorunun tavsiye ettiği zamanda olmasına dikkat etmekte fayda vardır.
Ek Gıdaya Geçerken bir kaç noktaya dikkat etmekte fayda vardır.
*ek gıdalar mutlaka aç iken denenmelidir.O güne kadar sadece anne sütüyle beslenmiş olan bebeğin,başlanan yeni gıdanın lezzetini benimseyip alabilmesi için aç olması gerekir. Tok iken yeni bir besin maddesini denemek doğru değildir.
*Verilecek ek gıdanın miktarının az olması önemli. İlk vereceğiniz besinin 1 tatlı kaşıktan fazla olmamasına dikkat edin. Her gecen gün minik minik miktarını arttırabilirsiniz.
*Verilen besin tek çeşit olmalı. Her gün yeni bir besine başlayın.Çünkü eğer allerji gibi bir durum olursa neyin dokunduğunu bilmeniz zor olacaktır.Eğer allerji yapan bir besin olursa ara verin. Bunun dışında bebeğiniz verdiğiniz besinden hoşlanmadıysa, 3 gün ara verin ve sonra tekrar teklif edin.,
*Verilen besin ayına uygun olmasına dikkat edin.Aceleci davranmayın. Ayına uygun olması bebeğinizin sindirim sistemi açısından çok önemlidir.
*Bebeğinizin ek gıdaya geçtikten sonra dışkısını da kontrol edin. Farklılık gördüğünüzde verdiğiniz besine ara verip, doktorunuzla iletişime geçebilirsiniz.
*Ek gıdaya geçerken bazı doktorlar meyveden bazıları da sebzeden başlatabilir. Bebeğinizin reflü gibi sıkıntısı varsa 8-9. ayda yoğurt başlanabilir.
Ama unutulmamalıdır ki anne sütü ana besinimizdir. İlk yıl anne sütü eşliğinde ek gıdalar tanıştırılmalıdır.
*Tüm besinler kaşık ile verilmelidir.Bebeğe verilecek yiyecekler doğal ve taze ürünler kullanılarak hazırlanmalıdır.Konserve ve dondurulmuş yiyeceklerle katkı maddeli hazır besinler bebeğe verilmemelidir.
4 Mayıs 2012 Cuma
Medela Ek Beslenme Sistemi (Supplemental Nursing System)
Uzun zamandır bu üründen bahsetmek istiyordum.
Medela Ek Beslenme Sistemi ( ek hemşirelik sistemi veya SNS olarak da bilinir) yutma güçlüğü çeken, yarık damaklı bebeklerde ya da sezeryanla doğum sonrası bir süre anne sütünün gelmemesi az gelmesi, veya anne sütünün kesilmesi durumunda bebeği biberona alıştırmak istemeyen ve emzirme duygusunu yaşamak isteyen anneler için uzun süreli kullanım amacıyla üretilmiş tamamlayıcı beslenme sistemidir.- Ayrıca bebeğini evlatlık edinen annelerin de emzirme duygusunu tadabilmesi amacı ile üretilmiştir.
- SNS rahat boyun askısı sayesinde annenin boynuna asılı olan ve içerisinde bebeğin besininin olduğu bir kap, bu kaptan çıkan ve annenin gögüslerine bantlanmış 2 boru sisteminden oluşur. Bu küçük ve farkedilmeyecek kadar küçük borular sayesinde bebeğin beslenmesi sağlanır
- Ayrıca bu sistemde sütün akış hızı ayarlanabilir . Borular bebeğin ağzına meme ucu ile verilir. Böylece anne ile bebek arasında güçlü bir duygusal bağ oluşmasını sağlar.Eğer satıl almak isterseniz: http://www.e-sumeras.com/Medela-Ek-Beslenme-Sistemi-Supplemental-Nursing-System,PR-35.html
8 Ağustos 2010 Pazar
Altuğ artık yemeklerini mama sandalyesinde yiyor!
Altuğ artık yemeklerini mama sandalyesinde yiyor. Sebzeli tavuk çorbasını yedi, ilk kez sandalyesinde. Yemek sonunda uykusu geldiğinden hem yiyor, hem de sinirlenip, söyleniyordu..
8 Temmuz 2010 Perşembe
BEBEĞİN BESLENMESİ VE ANNE SÜTÜ
Anne sütünün önemi
Anne sütü doğanın annelere verdiği en anlamlı ve en güzel armağanlarından biridir. Bu mucizevi bileşim bebeğin ilk 6 ay tek başına tüm besin ögelerine olan gereksinimi karşılayan doğal bir besindir. Anne sütü alımı çocuğun diğer gerekli besinleri da alması şartı ile 2 yıla kadar devam edebilir
Doğumdan hemen sonra ilk beş gün içerisinde gelen ilk süt kolostrum (ağız sütü)’ dur. Rengi koyu sarıdır. Bileşimine ve özelliklerine bakıldığı zaman kolostrum (ağız sütü) bebek için büyük önem taşımaktadır.
Bu özellikler nelerdir?
• T ve B lenfositlerden zengindir
• Yağ içeriği olgun anne sütüne göre daha azdır..
• Allerjilerden koruyucu etkisi vardır.
• Bağırsağın olgunlaşmasını sağlar.
• A , D , B12 vitaminlerini içerir.
• Çinko bakımından zengindir.
• Sarılığın önlenmesinde yardımcıdır.
Anne sütünün içerdiği yağların inek sütü yağlarına göre sindirimi ve emilimi daha kolaydır.Yağlı süt bebekte doygunluk sağlayacaktır, bu nedenle emme süresinin uzun olması gerekir çünkü emme süresi uzadıkça bebeğin yağlı süte ulaşması sağlanacaktır.
Anne sütünün mineral içeriği annenin beslenmesi ile değişmez çünkü annenin depoları kullanılarak bu düzenleme sağlanır. Anne sütündeki kalsiyum ve demirin yoğunluğu inek sütüne karşın düşüktür fakat burada önemli bir nokta vardır ki anne sütündeki kalsiyum ve demir inek sütündekine göre daha çok emilmektedir.
Ayrıca inek sütünde bulunan bir protein alerjik etki göstermektedir anne sütünde böyle bir durum yoktur.
EMZİRMENİN YARARLARI NELERDİR?
• Anne sütü alan bebekler daha az ağlarlar.
• Emzirme anneyi over kanseri , göğüs kanseri , osteoporoz ve anemiye karşı korumaktadır.
• Kontaseptif (doğum kontrol) etkisi vardır.
• Anne sütü alan bebeklerde orta kulak iltihabı riski daha azdır.
• Anne sütünün steril olması ve ısı derecesi bakımından bebek için idealdir.
• Anne sütü alan bebeklerde tip 1 diyabet , koroner kalp hastalığı , çölyak hastalığı görülme riski daha azdır.
• Anne sütü alerjiye karşı da koruyucudur.
• Bebeğin çene ve diş gelişimine yardımcı olmaktadır.
DOĞRU EMZİRME POZİSYONU : Bebeğin ağzı tam olarak açık olmalıdır memenin kahverengi kısmı bebeğin ağız içinde olmalıdır, bebeğin çenesi memeye dayalı ve burnu nefes almak için serbest olmalıdır.
Bebek emerken meme ucunuzun tamamı ve aerolanın büyük kısmı, bebeğin ağzının içinde olmalıdır. Emme başladığında anne meme ucunda ağrı hissedebilir. Ancak emzirme süresi boyunca meme ucunun devamlı acıması bebğin memeyi doğru kavramadığını gösterir.Meme ucunda acı duyulmasının nedeni, bebeğin dilini memyerine meme ucuna karşı hareket etmesidir.Eğer bebek memeyi doğru olarak kavramışsa her emme işlemi sırasında çenesinin , bazen de kulaklarının hareket ettiği görülür. Bbek sürekli emmez. Bir süre kuvvetli emmip, kısa arrlıklarla dinlenerek ememyi sürdürür. Bu esnada siz de su içme ihtiyacı hissedersiniz, böyle hissettiğnizde anlayın ki bebek sizden süt alıyor. Emzirmeye başlarken kendinize de içecek hazırlayıp,yanınızda bulundurunuz.
Göğüs uçlarınızı yanlızca su ile temizleyin.Temizliği sadece ihtiyaç varsa yapın, sürekli silmek ykamak, kuru kalmayı engeller ve cildi bozar. Göğüs uçlarınızı sıkça açık bırakın. Hava ile temas edip kurumalarına imkan tanıyın.İhtiyaç duyduğunuzda , göğüs uçlarınızı onaran , yumuşatan,rahatlatıp koruyan bir göğüs ucu kremi kullanabilirsiniz.
Emerken şapırtı sesi duyulması yada yanaklarının içeri çekilmesi genellikle bebeğin yanlızca meme ucunu emdiğini ve ağızyla yeterince meme dokusunu kavramamış olduğunu gösterir.Eğer memeyi düzgün kavramışsa , emzirme ne kadar uzun sürerse sürsün mem ucu zedelenmez.
Bebk memeyi emerken, onu çekerek göğüsten almaya çalışamyın.Küçük parmağınızı ağzının kenarına koyarak dikkatini dğıtmaya çalışın,emmeyi bırakmıyorsa parmağınızı ağzının içine doğru itin ve dili ile vakum yapmasını engelleyin, emmeyi bırakacaktır.
EMZİRMEDE MEME İLE İLGİLİ SORUNLAR :
Birçok anne emzirme konusunda göğüslerinin şekli ile ilgili sıkıntı yaşar kaygı duyar. Özellikle küçük göğüslü anneler sütünün az geleceğine inanmaktadır.Halbuki sütün verimli gelmesi memenin büyük yada küçük olması ile alakalı değidir memedeki yağ dokusu sütün gelmesini belirler. Memenin küçük olması demek süt gelmeyeceği anlamını taşımaz.
Düz ve içe çökmüş olan memelerde emzirmeden önce mutlaka masaj ile meme ucunun çıkması sağlanmalıdır. Annelerimizde bazı kaygılar oluşmaktadır. Bu kaygıları. “ sütüm gelmiyor , bebeğim hep ağlıyor sütümle doymuyor , bebeğim sütümle kilo almıyor , bebeğim hep emmek istiyor doymuyor” gibi örneklendirebilirim.Emzirme süresince annenin öz güven kazanması çok önemlidir ve biraz önce saydığım kaygılar ile bu özgüvenini cok çabuk kaybedebilmektedir.Sonuçta bu kaygıları yenmek için kulaktan dolma yanlış bilgiler ile bebeğine gereksiz ve yapay besinler yedirebilmektedir.Oysa kendine güvenen bir anne emzirmeyi kolayca başaracağı gibi yanlış bilgilere ve yanlış inanışlara da karşı koyabilmektedir.Bebeğine zarar vereceğini düşünme , kendisini yetersiz hissetme duygusu annenin kendine olan güvenini azaltacaktır bu durumlarda anneye destek olunmalıdır. Mutlaka anneyi dinlemeli onun duygularını anlamaya çalışmak gerekmektedir.Ve onun güvenini tekrar kazanmasına yardımcı olunmalıdır
Çalışan anneler kendi sütünü temiz ve steril bir biberona sağmalı dolapta 24 saat saklanabilen anne sütünü yinede bebeğine vermelidir. annenin çalışması emzirmeye engel teşkil etmemelidir.
EMZİRMEYİ ENGELLEYEN BEBEK HASTALIKLARI NELERDİR :
Yarık damak , yarık dudak , ağızda pamukçuk olması ,doğumda ağzında diş olan bebekler , fenilketonüri ,homosistinüri ,galaktozemi , Laktoz intörelansı
EMZİRMEYİ ENGELLEYEN ANNE HASTALIKLARI NELERDİR :
Kabakulak ,hepatit B ,AİDS , emziriken gebe kalma , meme abseleri ,tüberküloz.
ANNE SÜTÜ İLE BEBEĞE ZARARLI ETKENLER GEÇEBİLİR Mİ?
Malesef bazı durumlarda anne sütünden bebeğe zararlı maddeler geçiş yapar, peki bu hangi durumlarda ortaya çıkar bu maddeler nelerdir?
• HIV enfeksiyonu
• Aflatoksin (annenin küflü besinleri yemesi sonucu oluşur)
• Tarımsal ilaçlar (DDT..)
EMZİRMEDE NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?
• Doğumdan hemen sonra emzirme başlanmalıdır ve yukarda bahsettiğim kolostrum ( ağız sütü) mutlaka bebeğe verilmelidir.
• Emzirmeden önce bebeğe su dahil hiçbir içecek verilmemelidir.
• Anne emzirme süresince mutlaka bol sıvı almalıdır.Anne çay ve kahve tüketiminden uzak durmalı sıvı alımını daha çok süt , ayran ,taze sıkılmış meyve suları , limonatadan sağlamalıdır.
• İlk 6 ay bebeğe mutlaka tek başına anne sütü verilmelidir. Ek besinlere 4 aydan önce ve 6 aydan sonra başlanmamalıdır.
• 6 ayından sonra bebeğe mutlaka ek besinler verilmelidir. Çünkü anne sütü 6 ay sonrası bebek için tek başına yeterli olmayacaktır. Fakat ek besın suresınce de emzırmeye devam edilmelidir. Bu nedenle iki yaşına kadar herhangi bir sorun olmadığı sürece emzirme bırakılmamalıdır.
• Emzirme süresince mutlaka anneye ruhsal yönden yardımcı olunmalıdır , annenin yeteri kadar dinlenmesi sağlanmalıdır. Anneye özgüven kazandırmak için destek olunmalıdır.(burada iş birazda babalara düşmektedir)
• Emzirme süresince mutlaka bebeğin büyümesi belirli periyotlarla izlenmelidir.
EK BESİNLERE GEÇİŞ :
İlk 6 ay tek başına anne sütü yeterli demiştik peki hangi ek besinlerle başlayacağız.
Bebeğin ayına ve alması gereken ek besinlere ilişkin sıralama yapacak olursak :
6. ayda : Yoğurt, Taze meyve suyu, Pekmez, Çeyrek yumurta sarısı, Sebze suları, Devam maması, İnek sütü
7. ayda : Tam yumurta sarısı, Pirinç unu, Bebe bisküvisi, Taze meyve suyu, Tavuk , balık eti, Sebze püreleri, İnek sütü , yoğurt, Pekmez, Devam maması
8.ayda : Süt , yoğurt, Tam yumurta, Pekmez, Kıymalı sebzeli ev yemekleri ( iyi ezilmiş), Peynir, Devam maması
12.ay : Tüm ev yemekleri, 500 ml süt veya yoğurt, Taze meyve suyu, Tavuk , balık , dana eti, Yumurta, Peynir, Pekmez, Devam maması
YOĞURT : İçerisindeki mayadan dolayı barsağı koruyu etkisi vardır ve bebeği enfeksiyonlara karşı korur. Ayrıca başlanılması gereken ilk ek besindir.
UNUTMAYIN Kİ : Bebeğiniz 1 yaşını doldurmadan ona sakatatlar ( karaciğer , böbrek , yürek ) tuz , bal vermeyiniz.
Anne sütü doğanın annelere verdiği en anlamlı ve en güzel armağanlarından biridir. Bu mucizevi bileşim bebeğin ilk 6 ay tek başına tüm besin ögelerine olan gereksinimi karşılayan doğal bir besindir. Anne sütü alımı çocuğun diğer gerekli besinleri da alması şartı ile 2 yıla kadar devam edebilirBu özellikler nelerdir?
• Enfeksiyonlara karşı koruyucu etkisi vardır.
• Protein içeriği yüksektir . arginin ve triptofan içerir.
• T ve B lenfositlerden zengindir
• Yağ içeriği olgun anne sütüne göre daha azdır..
• Allerjilerden koruyucu etkisi vardır.
• Bağırsağın olgunlaşmasını sağlar.
• A , D , B12 vitaminlerini içerir.
• Çinko bakımından zengindir.
• Sarılığın önlenmesinde yardımcıdır.
Anne sütünün içerdiği yağların inek sütü yağlarına göre sindirimi ve emilimi daha kolaydır.Yağlı süt bebekte doygunluk sağlayacaktır, bu nedenle emme süresinin uzun olması gerekir çünkü emme süresi uzadıkça bebeğin yağlı süte ulaşması sağlanacaktır.
Anne sütünün mineral içeriği annenin beslenmesi ile değişmez çünkü annenin depoları kullanılarak bu düzenleme sağlanır. Anne sütündeki kalsiyum ve demirin yoğunluğu inek sütüne karşın düşüktür fakat burada önemli bir nokta vardır ki anne sütündeki kalsiyum ve demir inek sütündekine göre daha çok emilmektedir.
EMZİRMENİN YARARLARI NELERDİR?
• Doğum sonrası bazı annelerde psikolojik stres oluşabilmektedir. Bebeğini reddetme durumları gözlenebilir.Emzirme ile anne ile bebek arasındaki duygusal bağ artmaktadır.
• Emzirme anneyi over kanseri , göğüs kanseri , osteoporoz ve anemiye karşı korumaktadır.
• Kontaseptif (doğum kontrol) etkisi vardır.
• Anne sütü alan bebeklerde orta kulak iltihabı riski daha azdır.
• Anne sütünün steril olması ve ısı derecesi bakımından bebek için idealdir.
• Anne sütü alan bebeklerde tip 1 diyabet , koroner kalp hastalığı , çölyak hastalığı görülme riski daha azdır.
• Anne sütü alerjiye karşı da koruyucudur.
• Bebeğin çene ve diş gelişimine yardımcı olmaktadır.
DOĞRU EMZİRME POZİSYONU : Bebeğin ağzı tam olarak açık olmalıdır memenin kahverengi kısmı bebeğin ağız içinde olmalıdır, bebeğin çenesi memeye dayalı ve burnu nefes almak için serbest olmalıdır.
Bebek emerken meme ucunuzun tamamı ve aerolanın büyük kısmı, bebeğin ağzının içinde olmalıdır. Emme başladığında anne meme ucunda ağrı hissedebilir. Ancak emzirme süresi boyunca meme ucunun devamlı acıması bebğin memeyi doğru kavramadığını gösterir.Meme ucunda acı duyulmasının nedeni, bebeğin dilini memyerine meme ucuna karşı hareket etmesidir.Eğer bebek memeyi doğru olarak kavramışsa her emme işlemi sırasında çenesinin , bazen de kulaklarının hareket ettiği görülür. Bbek sürekli emmez. Bir süre kuvvetli emmip, kısa arrlıklarla dinlenerek ememyi sürdürür. Bu esnada siz de su içme ihtiyacı hissedersiniz, böyle hissettiğnizde anlayın ki bebek sizden süt alıyor. Emzirmeye başlarken kendinize de içecek hazırlayıp,yanınızda bulundurunuz.
Göğüs uçlarınızı yanlızca su ile temizleyin.Temizliği sadece ihtiyaç varsa yapın, sürekli silmek ykamak, kuru kalmayı engeller ve cildi bozar. Göğüs uçlarınızı sıkça açık bırakın. Hava ile temas edip kurumalarına imkan tanıyın.İhtiyaç duyduğunuzda , göğüs uçlarınızı onaran , yumuşatan,rahatlatıp koruyan bir göğüs ucu kremi kullanabilirsiniz.
Emerken şapırtı sesi duyulması yada yanaklarının içeri çekilmesi genellikle bebeğin yanlızca meme ucunu emdiğini ve ağızyla yeterince meme dokusunu kavramamış olduğunu gösterir.Eğer memeyi düzgün kavramışsa , emzirme ne kadar uzun sürerse sürsün mem ucu zedelenmez.
Bebk memeyi emerken, onu çekerek göğüsten almaya çalışamyın.Küçük parmağınızı ağzının kenarına koyarak dikkatini dğıtmaya çalışın,emmeyi bırakmıyorsa parmağınızı ağzının içine doğru itin ve dili ile vakum yapmasını engelleyin, emmeyi bırakacaktır.
EMZİRMEDE MEME İLE İLGİLİ SORUNLAR :
Birçok anne emzirme konusunda göğüslerinin şekli ile ilgili sıkıntı yaşar kaygı duyar. Özellikle küçük göğüslü anneler sütünün az geleceğine inanmaktadır.Halbuki sütün verimli gelmesi memenin büyük yada küçük olması ile alakalı değidir memedeki yağ dokusu sütün gelmesini belirler. Memenin küçük olması demek süt gelmeyeceği anlamını taşımaz.
Düz ve içe çökmüş olan memelerde emzirmeden önce mutlaka masaj ile meme ucunun çıkması sağlanmalıdır. Annelerimizde bazı kaygılar oluşmaktadır. Bu kaygıları. “ sütüm gelmiyor , bebeğim hep ağlıyor sütümle doymuyor , bebeğim sütümle kilo almıyor , bebeğim hep emmek istiyor doymuyor” gibi örneklendirebilirim.Emzirme süresince annenin öz güven kazanması çok önemlidir ve biraz önce saydığım kaygılar ile bu özgüvenini cok çabuk kaybedebilmektedir.Sonuçta bu kaygıları yenmek için kulaktan dolma yanlış bilgiler ile bebeğine gereksiz ve yapay besinler yedirebilmektedir.Oysa kendine güvenen bir anne emzirmeyi kolayca başaracağı gibi yanlış bilgilere ve yanlış inanışlara da karşı koyabilmektedir.Bebeğine zarar vereceğini düşünme , kendisini yetersiz hissetme duygusu annenin kendine olan güvenini azaltacaktır bu durumlarda anneye destek olunmalıdır. Mutlaka anneyi dinlemeli onun duygularını anlamaya çalışmak gerekmektedir.Ve onun güvenini tekrar kazanmasına yardımcı olunmalıdır
Çalışan anneler kendi sütünü temiz ve steril bir biberona sağmalı dolapta 24 saat saklanabilen anne sütünü yinede bebeğine vermelidir. annenin çalışması emzirmeye engel teşkil etmemelidir.
EMZİRMEYİ ENGELLEYEN BEBEK HASTALIKLARI NELERDİR :
Yarık damak , yarık dudak , ağızda pamukçuk olması ,doğumda ağzında diş olan bebekler , fenilketonüri ,homosistinüri ,galaktozemi , Laktoz intörelansı
EMZİRMEYİ ENGELLEYEN ANNE HASTALIKLARI NELERDİR :
Kabakulak ,hepatit B ,AİDS , emziriken gebe kalma , meme abseleri ,tüberküloz.
ANNE SÜTÜ İLE BEBEĞE ZARARLI ETKENLER GEÇEBİLİR Mİ?
Malesef bazı durumlarda anne sütünden bebeğe zararlı maddeler geçiş yapar, peki bu hangi durumlarda ortaya çıkar bu maddeler nelerdir?
• HIV enfeksiyonu
• Aflatoksin (annenin küflü besinleri yemesi sonucu oluşur)
• Tarımsal ilaçlar (DDT..)
EMZİRMEDE NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?
• Doğumdan hemen sonra emzirme başlanmalıdır ve yukarda bahsettiğim kolostrum ( ağız sütü) mutlaka bebeğe verilmelidir.
• Emzirmeden önce bebeğe su dahil hiçbir içecek verilmemelidir.
• Anne emzirme süresince mutlaka bol sıvı almalıdır.Anne çay ve kahve tüketiminden uzak durmalı sıvı alımını daha çok süt , ayran ,taze sıkılmış meyve suları , limonatadan sağlamalıdır.
• İlk 6 ay bebeğe mutlaka tek başına anne sütü verilmelidir. Ek besinlere 4 aydan önce ve 6 aydan sonra başlanmamalıdır.
• 6 ayından sonra bebeğe mutlaka ek besinler verilmelidir. Çünkü anne sütü 6 ay sonrası bebek için tek başına yeterli olmayacaktır. Fakat ek besın suresınce de emzırmeye devam edilmelidir. Bu nedenle iki yaşına kadar herhangi bir sorun olmadığı sürece emzirme bırakılmamalıdır.
• Emzirme süresince mutlaka anneye ruhsal yönden yardımcı olunmalıdır , annenin yeteri kadar dinlenmesi sağlanmalıdır. Anneye özgüven kazandırmak için destek olunmalıdır.(burada iş birazda babalara düşmektedir)
• Emzirme süresince mutlaka bebeğin büyümesi belirli periyotlarla izlenmelidir.
EK BESİNLERE GEÇİŞ :
İlk 6 ay tek başına anne sütü yeterli demiştik peki hangi ek besinlerle başlayacağız.
Bebeğin ayına ve alması gereken ek besinlere ilişkin sıralama yapacak olursak :
6. ayda : Yoğurt, Taze meyve suyu, Pekmez, Çeyrek yumurta sarısı, Sebze suları, Devam maması, İnek sütü
7. ayda : Tam yumurta sarısı, Pirinç unu, Bebe bisküvisi, Taze meyve suyu, Tavuk , balık eti, Sebze püreleri, İnek sütü , yoğurt, Pekmez, Devam maması
8.ayda : Süt , yoğurt, Tam yumurta, Pekmez, Kıymalı sebzeli ev yemekleri ( iyi ezilmiş), Peynir, Devam maması
12.ay : Tüm ev yemekleri, 500 ml süt veya yoğurt, Taze meyve suyu, Tavuk , balık , dana eti, Yumurta, Peynir, Pekmez, Devam maması
YOĞURT : İçerisindeki mayadan dolayı barsağı koruyu etkisi vardır ve bebeği enfeksiyonlara karşı korur. Ayrıca başlanılması gereken ilk ek besindir.
UNUTMAYIN Kİ : Bebeğiniz 1 yaşını doldurmadan ona sakatatlar ( karaciğer , böbrek , yürek ) tuz , bal vermeyiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
.jpg)







