ANNESÜTÜ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ANNESÜTÜ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Mart 2014 Cumartesi
MEMEYE İYİ YERLEŞME
Emzirmenin başarılı olabilmesi için, bebeğin memeye iyi yerleşmesi çok önemlidir. Bir anneye bu konuda yardım edebilmek için;
Önce onu emzirirken izleyin: Ne yaptığını görmek için zaman ayırın ki, anne acele ederek her zamankinden farklı birşey yapmasın.
Anneye yalnızca zorluklarla karşılaştığında yardım edin: Bazı anne ve bebeklerin emzirirken kendilerine rahat gelen ancak başkalarını için zor olan pozisyonları vardır. Bu özellikle 2 aylıktan büyük bebekler için geçerlidir. Eğer bebek anne sütünü etkin şekilde alıyorsa ve anne rahatsa pozisyonunu değiştirmeye gerek yoktur.
Annenin mümkün olduğunca kendisinin yapmasını sağlayın: Annenin yapması gerekeni siz yapmayın. Ona ne yapmasını istediğinizi söyleyin. Mümkünse, kendi vücudunuzda gösteriniz.
Ne yaptığınızı anladığından ve kendi kendine yapabileceğinden emin olun: Sizin yapacağınız annenin bebeğini uygun pozisyona kendisinin koymasını sağlamaktır. Siz bebeğe doğru pozisyon verin ancak, bunu kendi annesi yapmazsa bir yararı yoktur.
İyi Olmayan Yerleşmenin Sonuçları
Meme başlarında hasar ve ağrı (acıyan meme başları, çatlaklar)
Anne sütünün tam olarak çekilememesi (gerginlik)
Yetersiz süt kaynağı nedeni ile bebeğin doymaması, emmeyi red etme
Göğüslerde daha az süt yapımı (bebeğin kilo almaması)
Memeye İyi Yerleşmeme Nedenleri
Emzirmeye başlamadan veya daha sonra biberon kullanma
Tecrübesiz veya daha önceki çocuklarını biberon ile beslemiş anne
İşlevsel zorluk (küçük ve zayıf bebek, meme ucu uzaması, memede tıkanıklık, geç beslenme)
7 Şubat 2013 Perşembe
BEBEİMGELİYOR DOĞUM VE BEBEĞE HAZIRLIK KURSU
Keyifli ve heyecanlı bir dönemin başındayken merak ettiğiniz ve belki biraz endişelendiğiniz şeyler olabilir. Gebelik, doğum ve en sonunda ulaştığınız bebek.. Bunlar bir anne ve baba adayının hayatında dönüm noktalarıdır. Biz bu dönüm noktanızın en iyi şekilde olması için sizlere destek vermeye çalışıyoruz..
Ben Hamile Eğitmeni ESRA ERTUĞRUL merak ettiğiniz ve endişelendiğiniz konularda size yardım etmek, destek olmak istiyorum.
Bu kurs ile daha bilinçli ve keyifli bir hamilelik dönemi geçirmenizi sağlamak, rahat ve kolay bir doğum yapmanıza yardımcı olmak ve güvenli bir doğum sonrası dönemi yaşamınızı hedefliyorum.
Eğitimlerimiz interaktif şekilde yapılmaktadır. O nedenle en fazla 5 çiftten oluşmaktadır. Derslerimiz teorik bilginin dışında uygulamalardan da oluşmaktadır. Kursumuza gelirken, özellikle yanınızda bir şey getirmenize gerek yoktur. Sadece rahat kıyafetler giyebilirsiniz.Bebeimgeliyor doğum ve bebeğe hazırlık kursumuz 3 oturumdan ve doğum sonrası anne-baba ve bebek toplantısı olmak üzere 4 oturumdan oluşmaktadır.
Ben Hamile Eğitmeni ESRA ERTUĞRUL merak ettiğiniz ve endişelendiğiniz konularda size yardım etmek, destek olmak istiyorum.
Bu kurs ile daha bilinçli ve keyifli bir hamilelik dönemi geçirmenizi sağlamak, rahat ve kolay bir doğum yapmanıza yardımcı olmak ve güvenli bir doğum sonrası dönemi yaşamınızı hedefliyorum.
Eğitimlerimiz interaktif şekilde yapılmaktadır. O nedenle en fazla 5 çiftten oluşmaktadır. Derslerimiz teorik bilginin dışında uygulamalardan da oluşmaktadır. Kursumuza gelirken, özellikle yanınızda bir şey getirmenize gerek yoktur. Sadece rahat kıyafetler giyebilirsiniz.Bebeimgeliyor doğum ve bebeğe hazırlık kursumuz 3 oturumdan ve doğum sonrası anne-baba ve bebek toplantısı olmak üzere 4 oturumdan oluşmaktadır.
Kursumuza babalarında katılmasını anne adaylarına tavsiye ediyoruz. Eğer baba adayı gelmek istemezse size doğum ve sonrası destek olacak kişi ile kursa katılabilirsiniz.
Kursumuza 12-13 gebelik haftasını tamamlamış olmanızı tavsiye ediyoruz.;
Kursumuzun içeriği;
BEBEİMGELİYOR DOĞUM VE BEBEĞE HAZIRLIK KURSU
4 HAFTALIK PROGRAM
1.OTURUM:
Hamilelik ve bebeğin gelişim süreci,
Doğum çeşitleri ve doğumun fizyolojisi,
Doğum sırasındaki anestezi çeşitleri, ağrısız doğum,
Doğuma hazırlık
Normal doğum yapmak isteyen anne adayları için, normal doğuma yönelik nefes egzersizleri, ıkınma teknikleri ve masaj teknikleri anlatılacaktır.
Doğum planımız nasıl olmalı?
Babanın doğum planı
Bebek odası hazırlığı ve doğru alışveriş,
Doğuma giderken anne ve bebeğin valiz hazırlığı
Hamilelik psikolojisi / doğum korkusunu yenmek
RAHATLAMA NEFES EGZERSİZLERİ
2.OTURUM:
*Emzirme ve anne sütü,
Kursumuza 12-13 gebelik haftasını tamamlamış olmanızı tavsiye ediyoruz.;
Kursumuzun içeriği;
BEBEİMGELİYOR DOĞUM VE BEBEĞE HAZIRLIK KURSU
4 HAFTALIK PROGRAM
1.OTURUM:
Hamilelik ve bebeğin gelişim süreci,
Doğum çeşitleri ve doğumun fizyolojisi,
Doğum sırasındaki anestezi çeşitleri, ağrısız doğum,
Doğuma hazırlık
Normal doğum yapmak isteyen anne adayları için, normal doğuma yönelik nefes egzersizleri, ıkınma teknikleri ve masaj teknikleri anlatılacaktır.
Doğum planımız nasıl olmalı?
Babanın doğum planı
Bebek odası hazırlığı ve doğru alışveriş,
Doğuma giderken anne ve bebeğin valiz hazırlığı
Hamilelik psikolojisi / doğum korkusunu yenmek
RAHATLAMA NEFES EGZERSİZLERİ
2.OTURUM:
*Emzirme ve anne sütü,
*Yenidoğan bakımı;
-göbek bakımı,
-yeni doğan sarılığı,
-bebeğin altının değiştirilmesi,(babaları da uygulamaya katarak)
-bebeği tutuma ve taşıma,
-bebeği giydirme,
-yenidoğan refleksleri,
-bebeğin yıkanması,
-bebeğin gazının çıkarılması,
-bebek için rahatlatma masajı,
-bebeğin aşıları,
-bebeğin uyku düzeni,
-bebeğin tırnaklarının kesilmesi ve bakımı,
-bebeğin ağlaması ve onu sakinleştirmenin püf noktaları,
*0-6 ay anne - bebek ilişkisinin önemi:dünya ile ilk ilişki ve bağlanma,
BEBEĞE YAPILACAK EGZERSİZLER
3.OTURUM:
Lohusalık bakımı,
Lohusalık Sendromu,
Yeni rolleriyle doğumdan sonra eşlerin ilişkisi,
Doğum sonrası ve emziren annenin beslenme
Çalışan annenin işe dönme: anne ve bebeğin ayrılık hazırlığı
Doğum sonrası anne ve bebek
NEFES VE RAHATLAMA EGZERSİZLERİ
4. OTURUM:
Doğumdan sonraki ilk 2 ay içerisinde anneler ve babalar bebekleri ile birlikte anne -bebek -baba grubumuza katılabilir ve zorlandıkları konularda danışmanlık hizmeti alabilirler. Bu oturumumuza psikoloğumuz ve hamile eğitmeni arkadaşımızda bulunacaktır.
-göbek bakımı,
-yeni doğan sarılığı,
-bebeğin altının değiştirilmesi,(babaları da uygulamaya katarak)
-bebeği tutuma ve taşıma,
-bebeği giydirme,
-yenidoğan refleksleri,
-bebeğin yıkanması,
-bebeğin gazının çıkarılması,
-bebek için rahatlatma masajı,
-bebeğin aşıları,
-bebeğin uyku düzeni,
-bebeğin tırnaklarının kesilmesi ve bakımı,
-bebeğin ağlaması ve onu sakinleştirmenin püf noktaları,
*0-6 ay anne - bebek ilişkisinin önemi:dünya ile ilk ilişki ve bağlanma,
BEBEĞE YAPILACAK EGZERSİZLER
3.OTURUM:
Lohusalık bakımı,
Lohusalık Sendromu,
Yeni rolleriyle doğumdan sonra eşlerin ilişkisi,
Doğum sonrası ve emziren annenin beslenme
Çalışan annenin işe dönme: anne ve bebeğin ayrılık hazırlığı
Doğum sonrası anne ve bebek
NEFES VE RAHATLAMA EGZERSİZLERİ
4. OTURUM:
Doğumdan sonraki ilk 2 ay içerisinde anneler ve babalar bebekleri ile birlikte anne -bebek -baba grubumuza katılabilir ve zorlandıkları konularda danışmanlık hizmeti alabilirler. Bu oturumumuza psikoloğumuz ve hamile eğitmeni arkadaşımızda bulunacaktır.
Dersimiz 2 saat sürecektir.
Eş ile birlikte katılabilirsiniz. Gelirken rahat kıyafetler giyebilir, yanınızda bir şey getirmenize gerek yoktur.
Eğitim yeri: Mini aktivite Anne-çocuk Etkinlik Merkezi
www.miniaktivite.com mekan ile detayları görebilirsiniz.
Eğitim Ücreti: 400 TL ( eş ile 500 TL)
Eğitim Tarihleri: 02 Mart 2013 saat1 16: 00- 18: 00
09 Mart 2013 saat 16: 00- 18: 00
16 Mart 2013 saat 16: 00- 18 :00
KATILIM İÇİN EN GEÇ 25 ŞUBATTA KADAR ertugurl.esra@gmail.com e-mail ATABİLİRSİNİZ.
18 Nisan 2012 Çarşamba
MEME BÜYÜKLÜĞÜ SÜT MİKTARINI ETKİLER Mİ?
Memenin büyüklüğünü belirleyen doku, memedeki yağ dokusudur. Ancak yağ dokusunun süt üretiminde etkin rolü yoktur.Bu nedenle de meme büyüklüğü ile süt üretimi arasında bir ilişki beklemek doğru değildir.Anne memesinin büyüklüğü ile ürettiği süt miktarı arasında ilişki yoktur. Süt üretiminde önemli olan yapılar, memedeki süt bezleridir.Annenin bebeğini başarı ile emzirmesi, memedeki süt bezleri ve süt kanalları ile ilgilidir.
Memeleri küçük olan kadınlar da , büyük olanlar gibi başarılı emzirebilirler.Bu çok iyi bilinen bir gerçektir.
Annenin uzun süre ve bol miktarda süt üretmesinde meme yapısından daha önemli olan etken bebeğin memeyi emmesidir. Bebek ne kadar sık ve güçlü emerse anne memesi de o kadar bol süt üretir.Annenin emzirme tekniği ve buna bağlı olarak yaşanan güçlükler veya sorunlar da süt üretimi üzerinde etkilidirler:
Memesi büyük annelerde emzirmeyle ilgili sorunlar daha sık görülürken, küçük memelei annelerin emzirme döneminde daha az sorun yaşadıkalrı da bilinmektedir.
Çok nadir görülse de, memedeki süt bezlerinde doğumsal yetersizlik olabilir.Ancak bu durum genellikle tek taraflıdır. Anne sağlıklı olan diğer memesiyle bebeğini emzirebilir.
Memeleri küçük olan kadınlar da , büyük olanlar gibi başarılı emzirebilirler.Bu çok iyi bilinen bir gerçektir.
Annenin uzun süre ve bol miktarda süt üretmesinde meme yapısından daha önemli olan etken bebeğin memeyi emmesidir. Bebek ne kadar sık ve güçlü emerse anne memesi de o kadar bol süt üretir.Annenin emzirme tekniği ve buna bağlı olarak yaşanan güçlükler veya sorunlar da süt üretimi üzerinde etkilidirler:
Memesi büyük annelerde emzirmeyle ilgili sorunlar daha sık görülürken, küçük memelei annelerin emzirme döneminde daha az sorun yaşadıkalrı da bilinmektedir.
Çok nadir görülse de, memedeki süt bezlerinde doğumsal yetersizlik olabilir.Ancak bu durum genellikle tek taraflıdır. Anne sağlıklı olan diğer memesiyle bebeğini emzirebilir.
4 Nisan 2012 Çarşamba
BEBEĞİMİ NASIL DOĞRU EMZİREBİLİR?
Bebeğimiz oldu:))Doğum yaptığımız hastanedeki bebk hemşireleri çok güzel destekl oldular ve bebeğimizi emzirebiliyoruz.
Ama eve gittik olayın şekli değişti. Bebeğimiz emziremiyorum!!!!
Rahat bir konumda oturuyor yada yatıyor olmalısınız.
Bebek emmediği zamanlardaki giysilerinden biraz daha hafiflemiş olarak emzirilmelisiniz.
Bebeğe emzirilmeden önce su, şekerli su vb. verilmemelidir.
Ama eve gittik olayın şekli değişti. Bebeğimiz emziremiyorum!!!!
Bu durumda aşağıdaki tek tek kontrol edin:
Annenin rahat bir koltukta oturması, ayaklarını uzatacak bir destek olması ve sırtına koyacağı yastık olması gerekir.
Kendisi için en rahat edeceği konumu hazırladıktan sonra bebeğinizi tüm vücut ve baş olarak memeye dönük olarak kucağına almalısınız.
Kucağa aldığınız bebek doğrudan annenin kolu üzerine değil herhangi bir ince yastık vb. ile tutmalısınız.Bebek emmediği zamanlardaki giysilerinden biraz daha hafiflemiş olarak emzirilmelisiniz.
Bebeğe emzirilmeden önce su, şekerli su vb. verilmemelidir.
Karnı aç olarak kucağınıza aldığınız bebeğinizin dudaklarına meme ucunuzu değdirdiğinizde bebeğiniz refleks olarak ağzını açar siz de yalnızca göğüs ucunu değil areolayı tüm olarak bebeğinizin ağzına vermeye çalışın.
Tüm bu esnada siz bebeğinizin üzerine eğilmeden bebeği kendine doğru yükselterek emzirme yapmalısınız.
Bebeğin yanaklarının dolu olduğu gözlenmelidir.
Emen bebeğin yutma sesi duyulmalıdır.
Bebeğin alt dudağı memeye tam olarak yapışmış olmalıdır.
Bu maddeleri tek tek kontrol edin ve işin içinden çıkamazsanız bir emizrme danışmanından destek alabilir, gerekirse çocuk doktorunuzla bu durumu paylaşabilirsiniz.
5 Ekim 2011 Çarşamba
''TÜM YÖNLERİYE EMZİRME'' SEMİNERİNDEN GÖRÜNTÜLER
1Ekim cumartesi günü e-bebek katkılarıyla Emzirme Haftası nedeniyle yaptığımız seminerimiz güzel geçti. Benim doğum sonrası verdiğim ilk eğitimdi. Biraz heyecanlı fakat inşallah yararlı bir toplantı oldu. Hem hamile , hem bebekleri olan hem de tüp bebek tedavisiyle ikiz bebek sahibi olan anne katılımcılarımız vardı.Güzel paylaşımlar olduğunu düşünüyorum. Katılan gebe olan bir anne adayının annesinin doğum hikayelerini dinledik. Duydıklarımız gerçekten çok enteresandı..
Beni bu seminere davet eden Hande Hanıma da çok teşekkür ederim:))
29 Eylül 2011 Perşembe
SÜTÜMÜ NASIL ARTTIRDIM?
Yazımın başlığını yazarken , kendime güldüm.. Yazması ne kolay diye.. Gerçekten emzirmeye başlama , sürdürme döneminde kaygı düzeyim hep yüksekti. Bu da hep işimi zorlaştırdı. Şimdi geriye dönüp baktığımda , kendime şaşıyorum. Neden diye.. Sanırım lohusalık döneminde ortalıklarda cirit atan hormonlardan dolayı..
Biraz emzirme fizyolojisinden bahsedeceğim ki olay daha da netleşsin:
Anne sütü hormonlar ve reflekslerden oluşuyor. Gebelik boyunca salgı bezleri süt yapımına hazırlanır. Doğumdan sonra ki hormon değişiklikleriyle süt yapımı başlar.
Doğumdan sonra ki ilk yarım saatiçerisinde bebek emzirilmeye başlayarak süt üretimi başlatılır. Anne memesi salgı bezleri, destek ve yağ dokusundan oluşur. Salgı dokusunda yapılan süt kanallar yoluyla meme ucuna doğru ilerler.Kanallar aerola yani göğsün kahverengi bölgesinde sütün toplandığı torbacıklar halini alır.Kas hücrelerindeki oksitosin hormonu kasılmayı sağlayarak emzirme esneasında sütün akışını sağlar. Prolaktin hormonu da süt salgılayan hücrelerde süt üretimini sağlar.
Aerola bölgesindeki küçük kabarcıklar ( montgomeri bezleri) emzirme esnasında memenin bebeğin ağzından kaymasını önler.
Anne bebeğini emzirmeye başladığında ya da bebeğini düşündüğünde oksitosin ve prolaktin devreye girerek süt salgılanmaya başalar. Anne sütünde süt üretimini arttıran ya da azaltan bir madde vardır. Meme sütle dolduğunda bu madde sütün salgılanmasını durdurur böylece çok dolu olmanın zararlarından korur.Bebek bir memeden emmeyi keserse , bu meme süt yapmayı da bu sayede durdurur.
O nedenle bebeğimiz emzirirken , bir göğüsten emzirdikten sonra bir daha ki emzirmeyi diğer göğüsten başlamak, bebeğiniz sizi emdikten sonra göğsünüzde süt varsa mutlaka sağmak gerekir..
Oksitosin yukarı da dediğimiz gibi sütün kanallar yoluyla bebeğimize ulaşmasını sağlayan hormondur. Çok utangaç bir hormondur. O nedenle bu hormonu çok utandırmadan, düzenli olarak salgılanmasını, sağlamak çok önemlidir.Ayrıca bu hormon annenin stres durumuyla da çok alakalıdır. Ne kadar çok strese girerseniz hormon daha az salınır ve bebeğinize daha az süt gelir. O nedenle emziren bir anneye her zaman etrafındakiler özellikle eşi ilk günlerde çok destek olmalıdır.
İlk günlerde malesef çevre baskısı çok olacaktır. Emzirsen mama niye vermediğin,mama verdiğinde de sütün yetmiyor mu diye tanıddık -tanımadık herkes bir yorum da bulunacaktır.Benim emzirdiğim dönemde etrafın söylemlerini eşim engelleyerek, bunlara maruz kalmamı engelledi.Sizlerde eşinizden veya sizin yakınınzda bulunan size destek verecek bir kişiden böyle bir yardım talep edebilirisiniz.Bu sizin gereksiz yere strese girmenizi engelleyecektir.
Bunun yanı sıara emzirme dönemindeki beslenme de çok önemli. Emziriryorum diye iki kişilik yemek yemenin gereği yoktur. Bu dönemde 3 lt kadar su içmeniz önemli. Beslenmenizde de çorbalara, şekersiz kompostolara yer verebilirsiniz. Ilık olması da içiceklerin ben de çok yararlı olmuştu.Ayrıca beslenmede ben protein ağırlıklı beslenmiştim.Bol bol yeşillik özellikle koyu yeşil yapraklaı sebzeler ben de çok etkili oldu.Normal diyetime ekstradan 500 kalori ekledim. Bunun içinde diyetisyenden destek aldım.
Emziren annelerin kulladığı bitki çayları da çok işe yarıyor. Bir çok marka da var. Ben Humanna still-tea kullanmıştım.Malt içeceği de etkili olduğu söyleniyor. Fakat ben tadından dolayı bir-iki denemem sonunda kullanamadım. İsterseniz siz deneyebilirsiniz.
Mutlaka ilk günler geçtikten sonra gün içinde kendinize zaman ayırın.Ben de bu çok etkili oldu.
Yukarıdakilerin hepsine ek olarak , bol bol dinlenmek, bebeğiniz uyudukça uyumak, gece emzirmek, emzirme sonrası sağmak, bıkıp-usanmadan sağmak, düzenli emzirmek(Bebeğiniz bir düzene girdikten sonra mümkün oldukça aynı saatler de. )
Ben bebeğim emmeyi öğrenene kadar her istediğinde emzirdim. Düzene girirp,3 saatte bir emzirdiğimde her emzirme sonrası ve emzirme aralarında da sağdım. İlk günlerde sütüm gerçekten stresimden dolayı azken, sağma seansları ve emzirmeler, beslenmeme dikkat edip,kendime de hergün 1 saat kadar vakit ayırmaya başlayarak bu işi başarmış oldum..
Biraz emzirme fizyolojisinden bahsedeceğim ki olay daha da netleşsin:
Anne sütü hormonlar ve reflekslerden oluşuyor. Gebelik boyunca salgı bezleri süt yapımına hazırlanır. Doğumdan sonra ki hormon değişiklikleriyle süt yapımı başlar.
Doğumdan sonra ki ilk yarım saatiçerisinde bebek emzirilmeye başlayarak süt üretimi başlatılır. Anne memesi salgı bezleri, destek ve yağ dokusundan oluşur. Salgı dokusunda yapılan süt kanallar yoluyla meme ucuna doğru ilerler.Kanallar aerola yani göğsün kahverengi bölgesinde sütün toplandığı torbacıklar halini alır.Kas hücrelerindeki oksitosin hormonu kasılmayı sağlayarak emzirme esneasında sütün akışını sağlar. Prolaktin hormonu da süt salgılayan hücrelerde süt üretimini sağlar.
Aerola bölgesindeki küçük kabarcıklar ( montgomeri bezleri) emzirme esnasında memenin bebeğin ağzından kaymasını önler.
Anne bebeğini emzirmeye başladığında ya da bebeğini düşündüğünde oksitosin ve prolaktin devreye girerek süt salgılanmaya başalar. Anne sütünde süt üretimini arttıran ya da azaltan bir madde vardır. Meme sütle dolduğunda bu madde sütün salgılanmasını durdurur böylece çok dolu olmanın zararlarından korur.Bebek bir memeden emmeyi keserse , bu meme süt yapmayı da bu sayede durdurur.
O nedenle bebeğimiz emzirirken , bir göğüsten emzirdikten sonra bir daha ki emzirmeyi diğer göğüsten başlamak, bebeğiniz sizi emdikten sonra göğsünüzde süt varsa mutlaka sağmak gerekir..
Oksitosin yukarı da dediğimiz gibi sütün kanallar yoluyla bebeğimize ulaşmasını sağlayan hormondur. Çok utangaç bir hormondur. O nedenle bu hormonu çok utandırmadan, düzenli olarak salgılanmasını, sağlamak çok önemlidir.Ayrıca bu hormon annenin stres durumuyla da çok alakalıdır. Ne kadar çok strese girerseniz hormon daha az salınır ve bebeğinize daha az süt gelir. O nedenle emziren bir anneye her zaman etrafındakiler özellikle eşi ilk günlerde çok destek olmalıdır.
İlk günlerde malesef çevre baskısı çok olacaktır. Emzirsen mama niye vermediğin,mama verdiğinde de sütün yetmiyor mu diye tanıddık -tanımadık herkes bir yorum da bulunacaktır.Benim emzirdiğim dönemde etrafın söylemlerini eşim engelleyerek, bunlara maruz kalmamı engelledi.Sizlerde eşinizden veya sizin yakınınzda bulunan size destek verecek bir kişiden böyle bir yardım talep edebilirisiniz.Bu sizin gereksiz yere strese girmenizi engelleyecektir.
Bunun yanı sıara emzirme dönemindeki beslenme de çok önemli. Emziriryorum diye iki kişilik yemek yemenin gereği yoktur. Bu dönemde 3 lt kadar su içmeniz önemli. Beslenmenizde de çorbalara, şekersiz kompostolara yer verebilirsiniz. Ilık olması da içiceklerin ben de çok yararlı olmuştu.Ayrıca beslenmede ben protein ağırlıklı beslenmiştim.Bol bol yeşillik özellikle koyu yeşil yapraklaı sebzeler ben de çok etkili oldu.Normal diyetime ekstradan 500 kalori ekledim. Bunun içinde diyetisyenden destek aldım.
Emziren annelerin kulladığı bitki çayları da çok işe yarıyor. Bir çok marka da var. Ben Humanna still-tea kullanmıştım.Malt içeceği de etkili olduğu söyleniyor. Fakat ben tadından dolayı bir-iki denemem sonunda kullanamadım. İsterseniz siz deneyebilirsiniz.
Mutlaka ilk günler geçtikten sonra gün içinde kendinize zaman ayırın.Ben de bu çok etkili oldu.
Yukarıdakilerin hepsine ek olarak , bol bol dinlenmek, bebeğiniz uyudukça uyumak, gece emzirmek, emzirme sonrası sağmak, bıkıp-usanmadan sağmak, düzenli emzirmek(Bebeğiniz bir düzene girdikten sonra mümkün oldukça aynı saatler de. )
Ben bebeğim emmeyi öğrenene kadar her istediğinde emzirdim. Düzene girirp,3 saatte bir emzirdiğimde her emzirme sonrası ve emzirme aralarında da sağdım. İlk günlerde sütüm gerçekten stresimden dolayı azken, sağma seansları ve emzirmeler, beslenmeme dikkat edip,kendime de hergün 1 saat kadar vakit ayırmaya başlayarak bu işi başarmış oldum..
9 Mayıs 2011 Pazartesi
Bebekler nasıl beslenmeli?
Bebeğiniz için en önemli ve uygun besin anne sütüdür.
.Özellikle ilk 6 ay anne sütü bebeğin tüm besin ihtiyacını karşılar. Normal şartlar devam ettiği sürece başka hiçbir ek bir besine ihtiyaç duyulmaz. Ek gıdalara 6. aydan sonra başlanmalıdır. Bebeğinize yalnızca anne sütüyle beslendiği dönemde su vermenize gerek yoktur. İshal gibi mutlaka su verilmesi gereken bir durum olursa verdiğiniz su öncesinde kaynatılmış olmalıdır.
Elma ve/veya şeftali püresi, pirinç unu ile hazırlanmış muhallebi, yoğurt, sebze püresi ilk başlanacak ek besinlerdir.
Sebze püresini başlangıçta havuç, patates, pirinç ve yağ ekleyerek hazırlamalısınız. Zaman içinde maydanoz, kabak, ıspanak, kereviz, karnabahar gibi sebzeler ekleyebilirsiniz. Pırasa ve taze fasulye gibi sebzeler, püre haline getirilmeleri zor olduğu için erken dönemde sebze püresinde kullanılmayabilir. Bekletilme süresine bağlı olarak sebzelerde vitamin kaybı olduğu için sebze püresini günlük hazırlamanız ve tüketmeniz önemlidir. Patlıcan vitamin ve mineral içermediğinden bebeğiniz için uygun bir besin değildir.
Sağlıklı bebek gelişimi için bebeğin demir gereksiniminin düzgün karşılanması gerekir.6-12 aylar arasında bebeğinizin demir gereksinimi artar. Bu nedenle ek besinlerin içeriğinin demirden zengin olmasına dikkat etmelisiniz. Demirden zengin ve demir yararlanımı yüksek besinler karaciğer, kırmızı et, tavuk etinin beyaz olmayan kısımları ile demirden zenginleştirilmiş tahıllı bebek mamalarıdır. Yumurta sarısı, kuru baklagiller demirden zengindir ancak emilimi düşüktür. Bunlarda var olan demirden yararlanmak için, C vitamininden zengin domates, turunçgiller, sivri biber gibi besinlerle birlikte hazırlanmalıdır. Yeşil yapraklı sebzeler de iyi demir kaynaklarıdır.
İlk 6 ay sadece anne sütü
6. ayı dolunca:
Anne sütü
Yoğurt (ilk başlanacak ek gıda)
Meyve püresi
Pirinç unu
7. ayı dolunca:
Anne sütü
Yumurta sarısı (Azdan başlayıp bir hafta içinde tama çıkılır.)
Meyve püresi
Yoğurt
Et (tavuk eti, dana eti)
Sebze püresi veya sebze çorba
Pekmez
8. ayı dolunca:
Anne sütü
Kıymalı, sebzeli hafif ezilmiş ev yemekleri
Kahvaltıda tam yumurta veya pastörize peynir (tuzu alınmış)
Kurubaklagil (Kuru fasülye, nohut, mercimek) çorbaları veya ezmeleri
Meyve suyu veya meyve püresi
Pekmez
Yoğurt
9. ayı dolunca:
Artık aile sofrasına, çocuğa uygun kaşık, çatal kullanarak oturabilir. Ancak günlük menüsünde aşağıdakiler mutlaka olmalıdır.
Anne sütü
Ev yemekleri
Tarhana, mercimek çorbası, unlu ve yoğurtlu çorbalar
Yoğurt
Pastörize peynir
Yumurta - Etler (tavuk eti, balık eti, dana eti)
Taze meyve veya meyve suyu
.Özellikle ilk 6 ay anne sütü bebeğin tüm besin ihtiyacını karşılar. Normal şartlar devam ettiği sürece başka hiçbir ek bir besine ihtiyaç duyulmaz. Ek gıdalara 6. aydan sonra başlanmalıdır. Bebeğinize yalnızca anne sütüyle beslendiği dönemde su vermenize gerek yoktur. İshal gibi mutlaka su verilmesi gereken bir durum olursa verdiğiniz su öncesinde kaynatılmış olmalıdır.
Elma ve/veya şeftali püresi, pirinç unu ile hazırlanmış muhallebi, yoğurt, sebze püresi ilk başlanacak ek besinlerdir.
Sebze püresini başlangıçta havuç, patates, pirinç ve yağ ekleyerek hazırlamalısınız. Zaman içinde maydanoz, kabak, ıspanak, kereviz, karnabahar gibi sebzeler ekleyebilirsiniz. Pırasa ve taze fasulye gibi sebzeler, püre haline getirilmeleri zor olduğu için erken dönemde sebze püresinde kullanılmayabilir. Bekletilme süresine bağlı olarak sebzelerde vitamin kaybı olduğu için sebze püresini günlük hazırlamanız ve tüketmeniz önemlidir. Patlıcan vitamin ve mineral içermediğinden bebeğiniz için uygun bir besin değildir.
Sağlıklı bebek gelişimi için bebeğin demir gereksiniminin düzgün karşılanması gerekir.6-12 aylar arasında bebeğinizin demir gereksinimi artar. Bu nedenle ek besinlerin içeriğinin demirden zengin olmasına dikkat etmelisiniz. Demirden zengin ve demir yararlanımı yüksek besinler karaciğer, kırmızı et, tavuk etinin beyaz olmayan kısımları ile demirden zenginleştirilmiş tahıllı bebek mamalarıdır. Yumurta sarısı, kuru baklagiller demirden zengindir ancak emilimi düşüktür. Bunlarda var olan demirden yararlanmak için, C vitamininden zengin domates, turunçgiller, sivri biber gibi besinlerle birlikte hazırlanmalıdır. Yeşil yapraklı sebzeler de iyi demir kaynaklarıdır.
İlk 6 ay sadece anne sütü
6. ayı dolunca:
Anne sütü
Yoğurt (ilk başlanacak ek gıda)
Meyve püresi
Pirinç unu
7. ayı dolunca:
Anne sütü
Yumurta sarısı (Azdan başlayıp bir hafta içinde tama çıkılır.)
Meyve püresi
Yoğurt
Et (tavuk eti, dana eti)
Sebze püresi veya sebze çorba
Pekmez
8. ayı dolunca:
Anne sütü
Kıymalı, sebzeli hafif ezilmiş ev yemekleri
Kahvaltıda tam yumurta veya pastörize peynir (tuzu alınmış)
Kurubaklagil (Kuru fasülye, nohut, mercimek) çorbaları veya ezmeleri
Meyve suyu veya meyve püresi
Pekmez
Yoğurt
9. ayı dolunca:
Artık aile sofrasına, çocuğa uygun kaşık, çatal kullanarak oturabilir. Ancak günlük menüsünde aşağıdakiler mutlaka olmalıdır.
Anne sütü
Ev yemekleri
Tarhana, mercimek çorbası, unlu ve yoğurtlu çorbalar
Yoğurt
Pastörize peynir
Yumurta - Etler (tavuk eti, balık eti, dana eti)
Taze meyve veya meyve suyu
13 Nisan 2010 Salı
ALTUĞ İLE İŞE BAŞLADIĞIM İLK GÜNLER
Ay başından beri işe gidiyorum. İlk günler epey zor geçti. Lakin şu aralar düzene girdik. Bakıcı teyzemiz Necla Hanım ile Altuğ'un arası gerçekten iyi.. Ben ilk günlerde işten çıkıp, taksi ile koşarak eve gidip, oğluma sarılıp, bir saat ağladım durdum. Şimdi daha iyiyim..
İşten 14:30 da çıkıyorum. En geç 15:30 da evdeyim. Altuğ 3 kere beslenmiş, 4. beslenmede evde oluyorum. 2 kere mama 1 kerede anne sütü alıyor, Altuğ.Daha sonra emziriyorum. Gece 1 kerede mama veriyorum.
İşten 14:30 da çıkıyorum. En geç 15:30 da evdeyim. Altuğ 3 kere beslenmiş, 4. beslenmede evde oluyorum. 2 kere mama 1 kerede anne sütü alıyor, Altuğ.Daha sonra emziriyorum. Gece 1 kerede mama veriyorum.
İşe başlamadan önce sütümü sağdığımda çıkan süt miktarı , şimdi sağdığım miktardan azdı. Süt miktarım arttı. Herhalde yaşadığım stres miktarı azaldı. Bu nedenle de sütüm arttıyor. Tabii ki çalıştığım arkadaşlarım sağdıkları milktardan daha az ama biz mutluyuz...
Sütümü sağıp, işten eve taşımak için Aventin termal çantalarından aldım.Gerçekten kullanımı çok kolay ve çok şıklar..Sütümü de eve yine Aventin saklama kaplarıyla getiriyoruz.Herkese tavsiye ederim..
Altuğcuğum yavaş yavaş tepki vermeye, gülmeye başladı. Özellikle uykudan uyandığında görmelisiniZ , çok tatlı...
Evde uyumadığı veya yemek yemediği zamanlarda kendileri zamanını Fisherprice Yağmur ormanları ana kucağınada geçiriyor. Müzik çalması ve özellikle de titreşiminin olması , Altuğ'u çok rahatlatıyor. Uykuya geçmesini kolaylaştıryor.
11 Mart 2010 Perşembe
4 NİSAN DA YENİ HAMİLE KURSUMUZ BAŞLIYOR....
Annelik Yolunda hamile kursumuz 4 oturumdan ve doğum sonrası anne-baba ve bebek toplantısı olmak üzere 5 oturumdan oluşmaktadır.
Kursumuza babalarla katılınmasını anne adaylarına tavsiye ediyoruz.
Eğer baba adayı gelmek istemezse size doğum sonrası destek olacak kişi ile kursa katılabilirsiniz.
Kursumuza 12-13 haftayı tamamlamış olmanızı tavsiye ediyoruz. Nisan da başlayacak kursumuz 4 Nisan Pazar günü ,Saat 12:00-14:30 arasında olacaktır...
Kursumuz Gayrettepe 'dedir. Adres: Yıldız posta cad. Emel apt. A Blok no:14/4 Gayrettepe
Kursumuzun içeriği,
ANNELİK YOLUNDA HAMİLE KURSU
5 HAFTALIK PROGRAM
1.OTURUM:
Hafta hafta hamilelikte anne ve bebeğin durumu,
Hamilelikte beslenme ve gündelik yaşam,
Babaların doğum planı,
Hamilelikte cinsel yaşam
Hamilelikteki psikoloji
2. OTURUM:
Doğum çeşitleri ve doğumun fizyolojisi,
Doğum sırasındaki anestezi çeşitleri,ağrısız doğum,
Doğuma hazırlık
( Normal doğum yapmak isteyen anne adayları için normal doğuma
yönelik nefes egzersizleri ,ıkınma teknikleri ve masaj teknikleri
anlatılacaktır.)
RAHATLAMA NEFES EGZERSİZLERİ
3.OTURUM:
Emzirme ve anne sütü,
Yenidoğan bakımı;
-göbek bakımı,
-yeni doğan sarılığı,
-bebeğin altının değiştirilmesi,(babaları da uygulamaya katarak)
-bebeği tutuma ve taşıma,
-bebeği giydirme,
-yenidoğan refleksleri,
-bebeğin yıkanması,
-bebeğin gazının çıkarılması,
-bebek için rahatlatma masajı,
-babağin aşıları,
-bebeğin uyku düzeni,
-bebeğin tırnaklarının kesilmesi ve bakımı,
-bebeğin ağlaması ve onu sakinleştirmenin püf noktaları,
*0-6 ay anne - bebek ilişkisinin önemi:dünya ile ilk ilişki ve bağlanma,
BEBEĞE YAPILACAK EGZERSİZLER
4.OTURUM:
Lohusalık bakımı,
Lohusalık Sendromu,
Yeni rolleriyle doğumdan sonra eşlerin ilişkisi,
Doğum sonrası beslenme
Çalışan annenin işe dönme: anne ve bebeğin ayrılık hazırlığı
NEFES VE RAHATLAMA EGZERSİZLERİ
5. OTURUM:
Doğumdan sonraki ilk 2 ay içerisinde anneler ve babalar bebekleri ile
birlikte anne -bebek -baba grubumuza katılabilir ve zorlandıkları konularda
danışmanlık hizmeti alabilirler.Bu oturumumuza Pedagog katılacaktır.
Ayrıca psikoloğumuz ve hamile eğitmeni arkadaşımızda bulunacaktır.
Kursumuzla ilgili gelişmeleri ve yenilikleri, eğitimden görüntülerin
de bulunduğu bir bloğumuz bulunmaktadır. eğer ilgilenirseniz adresi,
http://bebeimgeliyor.blogspot.com/
Konu ile ilgili sitemiz,
http://www.annelikyolunda.com/...
Kursumuza babalarla katılınmasını anne adaylarına tavsiye ediyoruz.
Eğer baba adayı gelmek istemezse size doğum sonrası destek olacak kişi ile kursa katılabilirsiniz.
Kursumuza 12-13 haftayı tamamlamış olmanızı tavsiye ediyoruz. Nisan da başlayacak kursumuz 4 Nisan Pazar günü ,Saat 12:00-14:30 arasında olacaktır...
Kursumuz Gayrettepe 'dedir. Adres: Yıldız posta cad. Emel apt. A Blok no:14/4 Gayrettepe
Kursumuzun içeriği,
ANNELİK YOLUNDA HAMİLE KURSU
5 HAFTALIK PROGRAM
1.OTURUM:
Hafta hafta hamilelikte anne ve bebeğin durumu,
Hamilelikte beslenme ve gündelik yaşam,
Babaların doğum planı,
Hamilelikte cinsel yaşam
Hamilelikteki psikoloji
2. OTURUM:
Doğum çeşitleri ve doğumun fizyolojisi,
Doğum sırasındaki anestezi çeşitleri,ağrısız doğum,
Doğuma hazırlık
( Normal doğum yapmak isteyen anne adayları için normal doğuma
yönelik nefes egzersizleri ,ıkınma teknikleri ve masaj teknikleri
anlatılacaktır.)
RAHATLAMA NEFES EGZERSİZLERİ
3.OTURUM:
Emzirme ve anne sütü,
Yenidoğan bakımı;
-göbek bakımı,
-yeni doğan sarılığı,
-bebeğin altının değiştirilmesi,(babaları da uygulamaya katarak)
-bebeği tutuma ve taşıma,
-bebeği giydirme,
-yenidoğan refleksleri,
-bebeğin yıkanması,
-bebeğin gazının çıkarılması,
-bebek için rahatlatma masajı,
-babağin aşıları,
-bebeğin uyku düzeni,
-bebeğin tırnaklarının kesilmesi ve bakımı,
-bebeğin ağlaması ve onu sakinleştirmenin püf noktaları,
*0-6 ay anne - bebek ilişkisinin önemi:dünya ile ilk ilişki ve bağlanma,
BEBEĞE YAPILACAK EGZERSİZLER
4.OTURUM:
Lohusalık bakımı,
Lohusalık Sendromu,
Yeni rolleriyle doğumdan sonra eşlerin ilişkisi,
Doğum sonrası beslenme
Çalışan annenin işe dönme: anne ve bebeğin ayrılık hazırlığı
NEFES VE RAHATLAMA EGZERSİZLERİ
5. OTURUM:
Doğumdan sonraki ilk 2 ay içerisinde anneler ve babalar bebekleri ile
birlikte anne -bebek -baba grubumuza katılabilir ve zorlandıkları konularda
danışmanlık hizmeti alabilirler.Bu oturumumuza Pedagog katılacaktır.
Ayrıca psikoloğumuz ve hamile eğitmeni arkadaşımızda bulunacaktır.
Kursumuzla ilgili gelişmeleri ve yenilikleri, eğitimden görüntülerin
de bulunduğu bir bloğumuz bulunmaktadır. eğer ilgilenirseniz adresi,
http://bebeimgeliyor.blogspot.com/
Konu ile ilgili sitemiz,
http://www.annelikyolunda.com/...
3 Şubat 2010 Çarşamba
ANNE SÜTÜ MACERAMIZ....
16 Ocak 2010 tarihi hayatımızın dönüm noktası.. İstanbul Cerrahi Hastansinde herkese en başta çok teşekkür ederek , yazıma başlıyayım...
doğum yapmadan bir gün önce hastanede yatarken sağ ğögsümden sütüm gelmeye bbaşladı. Hatta anlyamadım, neden bu kadar erken geldi diye,, herşey de bir hayır varmış sanırım.. çok fena bir doğumdan sonra bebeğimi ilk kez kucağıma aldığımda emzirerek kolostrum sütümü oğluşuma verdim. En çok korktuğum şeydi. Bu ilk sütü oğluşuma verememek.. Neyse ki oğluşum bu sütü içti. Doğum yaptığım gece bebeğim beni emerken siyonize ( morardığı) olduğu için oksijen alması ve o akşam parenteral besleneceğini ve yarına kadar yanıma veremeyecekelerini söylediklerinde benim;, dünyam yıkıldı. Sezeryan olduğum için de; yatakta yatmak zorundaydım.. Daha ayağa kalmam için 2-3 saat vardı. o 2-3 saat bir türlü geçmedi. Ama üzüntüden katılaşmıştım. sabahtan beri Allah beni sınıyordu. Oğluşum parmaklarımın arasından kayıp gidiyor diye hissediyodum.. Sürekli üzüntü, artık sevinmeliydim. Kafam bir türlü toparlamamadı. O gece ayağa kallkar kalmaz
oğluşum yanına gittim. Ama onu kucağıma alamamak beni çok ama çok üzdü.
Ertesi günü emzirmeye çalışırken sütümün tamamaen gittiğini farkettik. Tabii o gece gözümü kırpmadım. Ağlasam belki daha iyi olacaktı, ama olmadı işte.. Bebeğime anne sütünün yanısıra mama verilmek zorunda kalındı. zaten prematüre doğduğu çin düşük kiloluydu hem de anne sütüm olmadığından sarardı. Bu sefer de fotoya girdi. Bebek odasındaki hemşire arkadaşalarımın da desteğiyle bebeğimi ara ara sürekli emzirdim. Onlarda mama vererek desteklediler. Tarburcu olurken bana nesıl mama vereceğimi ve nasıl emzirmeliyimi anlattılar. Mamayı kadeh ile veya kaşıkla vermemi söylediler. Eve geldiğimizde dedikleri gibi yapmaya çaılştık. Fakat o kadar çok uyuyordu ki oğluşum, bir türlü ne emiyor, ne de mamayı alıyordu. Nitekim 2 gün sonra kontrole gittiğimizde 180 gr daha kaybettiğini öğrenince , ben ve eşim iyice bunalıma girdik.. çok ama çok fena bir duyguydu. Bebeğimi aç bırakmışım gibi hissettim. Fakat sarılığı arttığı için çocuk uyanamadığından yiyememiş.1 gece daha hastanede yatarak,fototerapi aldı. Eve çıkınca bu sefer evimize daha yakın ve çoğu arkadaşım çocuklarını getirdiği Dr. Zermine Hanıma muayene gittik.Gerçekten süper kadın. Benimm moralimi yerine getirdi.nasıl besleyeceğimizi anlattı. neden doğru düzgün ememediğini anlattı.Babasıyla rahatladık.Bu muayeneden sonra dr.umuzun dediklerini yaptık.oğluşum 225 gr aldı, boyu da 1cm uzadı..Artık sütüm daha fazla....Ben de oğluşum mutlu..
doğum yapmadan bir gün önce hastanede yatarken sağ ğögsümden sütüm gelmeye bbaşladı. Hatta anlyamadım, neden bu kadar erken geldi diye,, herşey de bir hayır varmış sanırım.. çok fena bir doğumdan sonra bebeğimi ilk kez kucağıma aldığımda emzirerek kolostrum sütümü oğluşuma verdim. En çok korktuğum şeydi. Bu ilk sütü oğluşuma verememek.. Neyse ki oğluşum bu sütü içti. Doğum yaptığım gece bebeğim beni emerken siyonize ( morardığı) olduğu için oksijen alması ve o akşam parenteral besleneceğini ve yarına kadar yanıma veremeyecekelerini söylediklerinde benim;, dünyam yıkıldı. Sezeryan olduğum için de; yatakta yatmak zorundaydım.. Daha ayağa kalmam için 2-3 saat vardı. o 2-3 saat bir türlü geçmedi. Ama üzüntüden katılaşmıştım. sabahtan beri Allah beni sınıyordu. Oğluşum parmaklarımın arasından kayıp gidiyor diye hissediyodum.. Sürekli üzüntü, artık sevinmeliydim. Kafam bir türlü toparlamamadı. O gece ayağa kallkar kalmaz
oğluşum yanına gittim. Ama onu kucağıma alamamak beni çok ama çok üzdü.
Ertesi günü emzirmeye çalışırken sütümün tamamaen gittiğini farkettik. Tabii o gece gözümü kırpmadım. Ağlasam belki daha iyi olacaktı, ama olmadı işte.. Bebeğime anne sütünün yanısıra mama verilmek zorunda kalındı. zaten prematüre doğduğu çin düşük kiloluydu hem de anne sütüm olmadığından sarardı. Bu sefer de fotoya girdi. Bebek odasındaki hemşire arkadaşalarımın da desteğiyle bebeğimi ara ara sürekli emzirdim. Onlarda mama vererek desteklediler. Tarburcu olurken bana nesıl mama vereceğimi ve nasıl emzirmeliyimi anlattılar. Mamayı kadeh ile veya kaşıkla vermemi söylediler. Eve geldiğimizde dedikleri gibi yapmaya çaılştık. Fakat o kadar çok uyuyordu ki oğluşum, bir türlü ne emiyor, ne de mamayı alıyordu. Nitekim 2 gün sonra kontrole gittiğimizde 180 gr daha kaybettiğini öğrenince , ben ve eşim iyice bunalıma girdik.. çok ama çok fena bir duyguydu. Bebeğimi aç bırakmışım gibi hissettim. Fakat sarılığı arttığı için çocuk uyanamadığından yiyememiş.1 gece daha hastanede yatarak,fototerapi aldı. Eve çıkınca bu sefer evimize daha yakın ve çoğu arkadaşım çocuklarını getirdiği Dr. Zermine Hanıma muayene gittik.Gerçekten süper kadın. Benimm moralimi yerine getirdi.nasıl besleyeceğimizi anlattı. neden doğru düzgün ememediğini anlattı.Babasıyla rahatladık.Bu muayeneden sonra dr.umuzun dediklerini yaptık.oğluşum 225 gr aldı, boyu da 1cm uzadı..Artık sütüm daha fazla....Ben de oğluşum mutlu..
21 Aralık 2009 Pazartesi
HAFTASONU YAPTIĞIMIZ ANNELİK YOLUNDA HAMİLE KURSU...
Hafta sonu pazar günü tek oturumdan oluşan kursumuz çok iyi geçti. Uzun dönem devam etmek istemeyen, zamanı olmayan anne ve babalar için uygun.. Bu hafta sonu dersimizde ;
Doğum ve çeşitleri,
Anestezi çeşitleri,
Doğum nefes egzersizleri ve ıkınma teknikleri ( uygulamalı)
Bebek bakımı ve Emzirme (uygulamalı) ,
Lohusalık döneminde annenin bakımı ve psikolojisi,
Çalışan annenin işe başlaması ve
Ayrıca bebek odası hazırlarken, bebek ve annelerin kendileri için yapacağı alışveriş konularında ve bebek için alınacak araba, emzirme ürünleri gibi ürünler hakkında da bilgi verildi.
Özellikle Lansinoh, Huggeis, Milupa ve Avent firmalarına desteklerinden dolayı çok teşekkür ederiz.
Doğum fotoğrafları konusunda bize destek olan Ufuk beye, çok şık tasarımları olan hamile tshirt ve lohusa taçları konusunda Sevgi Hanıma ve sevimli bebek kurabiyeleri ve pastaları için de Funda Arkadaşıma ve bebek şekeri ve bebek organizasyonu konusunda destek olan Zencefil organizasyondan Ebru Hanıma çok teşekkür ederiz.
Doğum ve çeşitleri,
Anestezi çeşitleri,
Doğum nefes egzersizleri ve ıkınma teknikleri ( uygulamalı)
Bebek bakımı ve Emzirme (uygulamalı) ,
Lohusalık döneminde annenin bakımı ve psikolojisi,
Çalışan annenin işe başlaması ve
Anne- bebek- baba ilişkisi konuları anlatıldı.
Ayrıca bebek odası hazırlarken, bebek ve annelerin kendileri için yapacağı alışveriş konularında ve bebek için alınacak araba, emzirme ürünleri gibi ürünler hakkında da bilgi verildi. Özellikle Lansinoh, Huggeis, Milupa ve Avent firmalarına desteklerinden dolayı çok teşekkür ederiz.
EĞİTİMİMİZE KATILAN ANNE VE BABALAR BEBEKLERİ DÜNYAYA GELDİKTEN SONRA MART SONUNDA YAPACAĞIMIZ PEDAGOG ARKADAŞIMIZIN DA BİZİ DESTEKLEYECEĞİ ANNE-BEBEK-BABA TOPLANTIMIZA DA KATILACAKALAR....
22 Kasım 2009 Pazar
ANNELİK YOLUNDA HAMİLE KURSUNDA BUGÜN...
Bugün Annelik Yolunda hamile kursumuzda bugün Emzirme ve Bebeğimizin ilk günlerini konuştuk.
Emzirme teknikleri, anne sütünün yaraları, saklanması gibi konularından bahsettik.Emzirme tekniklerini uygulamalı olarak annelere öğrettik ve uygulamalar yaptık. Babanın emzirme de rolü ..... Babalar genelde annelerin emzirdikleri , kendilerinin geride kaldıkları düşündüklerini söylediler. Esasında emzirme konusunda annelere en büyük desteğin babalarolduğunu , onlara gerçekten büyük ihtiyaç olduğunu anlattık. Bu konuda neler yapabilecekleri konularının üzerinde durduk. Bitakım ritüellerden bahsettik....
Ayrıca bebeğimizin doğumdan sonraki ilk dönemini konuştuk.. Bu konudan bahsederken anne ve baba adaylarını görmeliydiniz. Hepsinde ayrı bir heyecan vardı.uyku, kucağa alıştırma vb.. konuları hakkında annelerin sorularını cevapladık...
Bu hafta bayram öncesi olduğu için anne adaylarına Sevgi arkadaşımdan aldığımız Lohusa taçlarını hediye olarak verdik. Çok beğendiler...
Tabiiki bu dönmedeki kurslar benim için de ilginç bir deneyim. Çünkü kursiyerlerimizle aynı haftalarda gebeliğim.. Onların nasıl hissettiğini de daha iyi anlıyorum..
Emzirme teknikleri, anne sütünün yaraları, saklanması gibi konularından bahsettik.Emzirme tekniklerini uygulamalı olarak annelere öğrettik ve uygulamalar yaptık. Babanın emzirme de rolü ..... Babalar genelde annelerin emzirdikleri , kendilerinin geride kaldıkları düşündüklerini söylediler. Esasında emzirme konusunda annelere en büyük desteğin babalarolduğunu , onlara gerçekten büyük ihtiyaç olduğunu anlattık. Bu konuda neler yapabilecekleri konularının üzerinde durduk. Bitakım ritüellerden bahsettik....
Ayrıca bebeğimizin doğumdan sonraki ilk dönemini konuştuk.. Bu konudan bahsederken anne ve baba adaylarını görmeliydiniz. Hepsinde ayrı bir heyecan vardı.uyku, kucağa alıştırma vb.. konuları hakkında annelerin sorularını cevapladık...
Bu hafta bayram öncesi olduğu için anne adaylarına Sevgi arkadaşımdan aldığımız Lohusa taçlarını hediye olarak verdik. Çok beğendiler...
Tabiiki bu dönmedeki kurslar benim için de ilginç bir deneyim. Çünkü kursiyerlerimizle aynı haftalarda gebeliğim.. Onların nasıl hissettiğini de daha iyi anlıyorum..
8 Eylül 2009 Salı
EMZİRME

Anne sütü bebek için en ideal besindir. Bebeğinizin büyümesini sağlamak için yeterli miktarda protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve demir içerdiğinden besleyicilik açısından son derece dengelidir. Ayrıca bebeğiniz büyüdükçe farklıgereksinimlerini karşılayacak şekilde anne sütünün içeriği de değişir.Birleşik Krallık hükümeti, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) anne sütünün bebekbeslenmesi için en iyi süt olduğu önerisini desteklemektedir. WHO ayrıca bebeğin ilk altı ay (26 hafta) boyunca sadece anne sütüyle beslenmesi gerektiğini de belirtmektedir. Katı yiyeceklere geçildiğinde de emzirmeye devam edilmelidir.Emziremeyen veya emzirmemeyi tercih eden kadınların diğer seçeneklere ilişkin bilgi ve tavsiye almak üzere GP'lerine veya ebelerine danışmaları gerekir. Bu,bebeğinizin gereksinim duyduğu besinleri almasını sağlayacağı için önemlidir.Nasıl etki eder?Bebekler doğduklarında güçlü bir emme içgüdüsüne sahiptirler. Sütünüzün gelmeye devam etmesi için bebeğinizi acıktıkça, sık sık emzirmeniz gerekir.Doğumun ardından, vücudunuz anne sütü üretimini stimule eden prolaktin (birhormon) salgılamaya başlar. İlk birkaç gün boyunca, kolostrum (ağız sütü) adıverilen koyu, sarımsı renkli bir madde gelir. Bu sıvı yağ ve protein yönünden zengindir ve bebeğiniz tarafından kolayca sindirilir. 3-4 gün sonra normal sütsalgısı gelmeye başlar. Ağız sütünün yerini normal süte bırakması 2 haftaya kadarsürebilir.Memelerden iki tür süt salgılanır; bunlardan biri sıvı ve susuzluk gideren ön süt;ikincisi ise koyu kıvamlı besleyici madde yönünden zengin son süttür. Bebeğin herikisinden de yeterince yararlandığından emin olmak için, diğer memeye geçmedenönce bir meme tamamen boşalana kadar emzirmeye devam edilmelidir.Bebek memeyi iyice emmeye başlayınca, bir hormon süt akışının başlamasınısağlar. Bu en sonunda bebek her ağladığında veya beslenme saatlerinde birrefleks haline gelir.Ne zaman yapılmalıYeni doğan bebekler 2-3 saatte bir acıkır. Ancak, bebeğiniz hızlı büyümedöneminde ise , daha sık beslenmesi gerekebilir. Bebeğinizi acıktığında veya beslenmek istediğini düşündüğünüzde besleyin. Emzirme işlemi sizi çok rahatsız ediyorsa, ebenizle konuşun – emzirmenin normalde canınızıacıtmaması gerekir.
Yapılması gerekenler
Emzirme sırasında bebeğinizin gerektiği şekilde desteklendiğinden ve vücudu sizinkine dönük halde göğsünüzle aynı hizada olduğundan emin olun. Destek olarak minderlerin kullanılması işe yarayabilir. Bebeğinizin tüm meme ucunu veetrafındaki alanın da olabildiğince büyük bir kısmını (areola) ağzına alması gerekir.Bu sayede ağzına yeterli miktarda süt akışı gelecektir. Kısa bir emme hareketinden sonra yutma sesinden başka bir ses çıkarmayan güçlü, istikrarlı çene hareketleribaşlar.Bebeğinizi her iki memenizden de emzirin ve bir meme boşalmadan diğerine geçmeyin. Ancak bebeğiniz ikinci memenize geçmeden doyabilir. Bu durumda birsonraki emzirmenize bu memeden başlayın. Besledikten sonra, bebeğinizin gazını çıkarmasını sağlayın. Bebeği göğsünüze dayayarak kucağınızda tutun ve hafifhareketlerle sırtını ovalayın. YararlarıYeni doğmuş bir bebeğin bağışıklık sisteminin olgunlaşması ve antikor üretmesizaman alır. Annenin antikorlarıyla dolu olan anne sütü bebeği kendi bağışıklık sistemi devreye girene kadar çeşitli enfeksiyonlardan korur.Ayrıca anne sütü bebek tarafından kolaylıkla sindirilir ve zaman içinde bebek büyüdükçe değişen gereksinimlerini karşılamak üzere sütün içeriği de değişir.Anne sütü bebeğin çocukluk döneminde ve ileriki yaşlarda alerji, diyabet ve bellikanserlere yakalanma riskini azaltabilir. Biberonla beslemeden farklı olarak,emzirme bedavadır, herhangi bir ekipman veya sterilizasyon işlemi de gerektirmez.Emzirme uterusun (rahim) gebelikten önceki boyutuna geri dönmesine yardımcıolur. Kilo vermeye ve regl öncesi sendromların hafiflemesine de yardımcı olabilir.Ayrıca annenin yeni doğmuş bebeğiyle birlikte rahatlamasını ve bu zamanın birliktekeyfini çıkarmalarını da teşvik eder.Öneriler – sağlıklı beslenmeDengeli ve zengin çeşit içeren bir beslenme ve bol su içme (günde sekiz bardak)emzirme sırasında büyük önem taşır. Anne ve bebeğin sağlıklı kalmasına yardımcıolur. Alkol ve nikotin bebeğin sindirimini zorlaştırabileceğinden, bunlardan kaçınılmalıdır.Emzirmeyi mamayla kombine etmek istiyorsanız, önce emzirmenin rayına oturduğundan emin olun. Biberonla mama vermeden emzirmeye geçmek,emzirmeden mamaya geçişten daha zordur. Anne sütü sağılarak biberona konabilir ve daha sonra kullanılmak üzere buzdolabında saklanabilir veyadondurulabilir. Çalışıyorsanız ve ancak günün belli saatlerinde bebeğinizi emzirebiliyorsanız, bu oldukça pratik bir çözümdür.
Öneriler – gebelikten korunma
Emzirme hamile kalmanızı engelleyebilir. Bunun olabilmesi için, altı aylıktan dahaküçük bir bebeği tam olarak emziriyor olmanız gerekir. Ayrıca, bebeğinize başkaherhangi bir yiyecek ve içecek vermemeniz gerekir, böylece hiçbir emzirmekaçırılmamış olur.Ayrıca, bebeğinizin doğumundan beri normal regl kanamalarınızın kesilmiş olmasıda gerekir. Tüm bu koşullara uysanız dahi, hala gebe kalabilme ihtimaliniz vardır.Bu nedenle prezervatif, sadece projesteron içeren hap veya rahim içi araç (spiral)gibi ek önlemler de alın.SorunlarEmzirmeyle ilgili sorunların çoğu bebeğin pozisyonunun doğru olmamasındankaynaklanır. Bu sorun bazı basit değişiklikler yapılarak kolayca çözülebilir. Ebeniz size bu konuda tavsiye verebilir.Özellikle ilk birkaç hafta boyunca, bir emzirme rutini oturtmaya çalışırken memelersertleşir ve süt dolar. Memelerinizin üzerine ılık kompres (tülbentle) yaparak veaşağı doğru masaj yaparak süt akışını teşvik etmeyi deneyin.Emzirmenin ardından bebeğiniz bir memeyi tam olarak boşaltmamışsa, kalan sütü sağabilirsiniz. Bu sayede üretilen süt miktarı aynı kalır ve sağılan süt daha çok besleme için - örneğin bebeğiniz hızlı büyüme dönemindeyse - kullanılabilir.Grip benzeri belirtiler yaşıyorsanız, memeleriniz ağrılıysa ve kırmızı lekeleroluştuysa mastit (meme iltihabı) olmuş olabilirsiniz. Mastit tüplerden (kanallardan)birinde meydana gelen tıkanma sonucu ortaya çıkan bir meme enfeksiyonudur.Genellikle antibiyotik kullanılarak tedavi edilir. Emzirmeye devam etmek sütünüzeveya bebeğinize herhangi bir zarar vermez.Yardım almaEmzirme sorunları yaygın görülür. Hem anne hem de bebek için emzirmeyealışmak zaman alabilir. Ancak, emzirmenin anne ve bebek için sayısız yararıolması nedeniyle gayret etmenize değer.
8 Mayıs 2009 Cuma
EMZİRME

Emzirmeye mutlaka doğumu izleyen ilk saatler içinde başlayın.1.Emzirme sırasında rahat bir pozisyonda olmalısınız. Özellikle ilk haftalar saatlerce bu pozisyonda oturacağınız için rahat bir koltuk, ayağınız altına destek, kolunuzun altına yastık, rahatınız için ne gerekiyorsa yapın ve bebeğinizle paylaştığınız bu özel zamanın tadını çıkarın.
2.Bebeğinizi sadece başı değil tüm vücudu size dönük olacak şekilde, göbek göbeğe temas ederek yatırın. Uygun pozisyon başarılı emzirmenin sırrıdır.
3.Göğsünüzü alttan dört parmağınızla, başparmağınız üstte kalacak şekilde destekleyin. Parmaklarınız areola kısmına (kahverengi kısım) değmemelidir.
4.Bebeğinizin ağzını açarak aranmasını sağlamak için üst dudağına ve ağız kenarına dokunun. Ağzını iyice açana kadar dudağına göğüs ucunuzla dokunmaya devam edin.
5.Uygun kavrama: Göğüs ucu ve areolanın büyük kısmı bebeğin ağzında olmalıdır. İlk kavrama anında biraz acı olsa bile ritmik emmeye geçtikten sonra kavramayı hissetmeli fakat acı duymamalısınız. Canınız acımaya devam ediyorsa kavrama pozisyonda hata vardır, çatlak oluşmaması için bebeği göğüsten ayırıp tekrar doğru kavramasını sağlamalıyız.
6.Emzirme düzene girene kadar her emzirmede iki göğsünüzü birden vermelisiniz. Bebeklerin çoğu 10-20 dakika boyunca emerler. Emzirme süresini belirleyen bebektir
7.Bebeğin göğüsten ayrılmasını istediğinizde parmağınızı ağzının kenarından damağına doğru sokun ve dudakları gevşettiğinde yavaşça memeden ayırın.
8.Bebeğinizin gazını emzirme sonunda ve göğüs değiştirirken mutlaka çıkarın. Anne sütü alan bebekler ilk günlerde biberonla beslenenler kadar gaz çıkarmayabilir, sütünüz bollaştığında daha çok gaz çıkarmaya başlayacaktır.
9.Emzirmeye her defasında farklı göğüsle başlayıp her iki göğsü de emzirin. Hatırlamak için sütyen askısına takacağınız bir çengelli iğne veya emzirme koltuğunun koluna bırakacağınız bir tülbent size yardımcı olabilir.
10.Bebek her istediğinde emzirin. İlk ayında bebek dört saatten uzun uyursa uyandırıp emzirebilirsiniz. Bebeğin emme araları düzensiz olabilir. Süt bollaştıktan sonra bebekler genellikle 2-3 saat arayla, günde 8-10 kez emerler.
11.İlk dört hafta bebeğinize sadece anne sütü vermeniz yeterli süt salgısının oluşması için çok önemlidir. Süt salgısı 4-6 hafta sonra bollaşacaktır. Bu dönemde hiç biberon veya emzik kullanmamak en uygunudur.
12.Göğüslerinizin bakımı için her gün duş yapın ve göğüslerinizi sabun kullanmadan sadece suyla yıkayın. Gece -gündüz göğüslerinizi destekleyen ve sıkmayan bir sütyen takın.
13.İyi beslenin. Yüksek protein, kalsiyum ve sıvı içeren, besleyici ara öğünleri olan bir diyetiniz olsun. Yağ ve şekeri az alırsanız siz de bebeğinizin sağlığına zarar vermeden eski kilonuza dönebilirsiniz.
14.Dinlenmeyi, kendinize vakit ayırmayı ihmal etmeyin. Gün içinde bebeğiniz uyurken siz de kısa şekerlemeler yapın.
15.Bebeğiniz yeterli beslendiğinin tek güvenilir göstergesi kilo alımıdır, ama ilk 48 saatini geçirmiş iyi beslenen bir bebek genellikle günde 4-6 kez bezini ıslatır, günde en az iki kez bazen her emzirmede kakasını yapar, ikinci haftasından sonra düzenli kilo alır.
Anne sütünü siz yokken bebeğinize verilmek üzere sağıp saklamanız gerekiyorsa:1. Sağma işlemine başlamadan ellerinizin, göğsünüzün ve sağmak için kullandığınız malzemenin temiz olduğundan emin olun.
2.Sağdığınız sütün saklama kabına mutlaka tarih etiketi yapıştırın.
3.Sağdığınız süt oda sıcaklığında 4 saat, buzdolabında 5-7 gün, buzlukta 2 ay, derin dondurucuda 6 aya kadar saklanabilir.
4.Soğutulmuş süt öğünlük porsiyonlar halinde birleştirilebilir ama önceden dondurulmuş süte taze süt eklenmez. Öğünden sonra artan sütler atılır.
5.Soğutulmuş süt ılık suya daldırılarak ısıtılır, mikrodalga kullanılmaz! Süt donunca yağ tabakası üste çıkar, ısıttıktan sonra hafifçe çalkalayarak karışması sağlanır.
Anne sütü nasıl artırılır:Büyümenin hızlandığı dönemlerde birkaç gün boyunca sütünüzün bebeğinize yetmediğini, göğüslerinizin boşaldığı halde bebeğinizin emme isteğinin sürdüğünü, bebeğiniz sık sık emerek süt salgınızı arttırmaya çalıştığını fark edebilirsiniz. Göğüsünüz sık aralıklarla boşaltılması, sıvı alımına ve beslenmeye özen göstermek ve yeterince dinlenmek kısa sürede süt salgınızın bebeğin artan gereksinimini karşılayacak seviyeye gelmesine yetecektir.
1.Her iki göğüsü de her emzirmede 10-20 dk. emzirin
2.Günde 9-12 kez, 2-3 saat arayla emzirmeye çalışın
3.Bebeğiniz göğsünüzü tam boşaltmadan emmeyi keserse bebeğin başını vücudunu okşayın veya göğsünüze masaj yaparak salgıyı uyarın
8 Nisan 2009 Çarşamba
BEBEKLERİNİZİN BİBERON TEMİZLİĞİ
Mama saatinden önce biberon temizliği!
Biberonla beslenme saati gelmeden önce yapılması gereken en önemli şey, biberonun hijyeninin sağlanmasıdır. Unutmayın ki iyi temizlenmemiş bir biberon, bakterilerin rahatça üremesi anlamına gelir. Peki, biberonların hijyenini nasıl sağlayacaksınız? Geleneksel yöntemlerden teknolojik araçlara kadar çeşitli seçenekleriniz var.
Hijyenin ne kadar önemli olduğunu her anne kadar biliyorsunuz. Özellikle de henüz küçücük bir bebek sahibi iseniz hijyene dikkat edilmediğinde ortaya çıkabilecek sorunlar hakkında yeterli bilgi sahibi olmuşsunuzdur. Dikkat edilecek konuların başında, biberonla beslenen bebeklerin biberonlarının temizliği gelir. Biberonu kullanmaya başladığınız ilk günden itibaren biberonun hijyenik olmasına dikkat etmekten başka seçenek yoktur. Bebeğinizi beslerken kullanacağınız biberonun temiz olması hastalıklara karşı alınan bir önlem değil, bebeğinizin hastalanmaması için bir gerekliliktir. Eğer bebeğinizin biberon ve emziğini yeterince iyi temizleyemezseniz bakterilerin üremesi için uygun bir ortam oluşur. Özellikle ishale ve mide bozukluğuna neden olan bakteriler, biberon ve emziklerde çok kolay üreyebilirler. Bebeğinizin biberon ve emziğini suda kaynatarak steril hale getirmeniz mümkündür. Yaklaşık yarım saatinizi alacak bu işlemle, biberonda ve emzikte bakteri oluşmasına fırsat vermemiş olursunuz. Suda kaynatma işlemi size zor geliyorsa sterilizatör de kullanabilirsiniz. Sterilizatörlerin kullanımı gayet kolaydır. Biberon ve emzik hijyeni için fazla vakit harcamanız da gerekmez.
Biberon Sterilizasyonu Neden Gereklidir?
Bebeklerinin doğru beslenmesi annelerin en hassas olduğu konulardan biridir. Bebeğinizi sağlıklı besleyebilmeniz için, onu beslerken kullanılan biberonun hijyenik olması gerektiğini unutmayın. Uygun koşullarda sterile edilmeyen biberon ve emziklerin bir bakteri yuvası olması kaçınılamazdır.
Küçük bebeklerin bakterilere karşı dirençleri çok düşüktür. Yetişkinlerin karşılaştığı bakterilere bebeklerin bağışıklık sistemi aynı tepkileri veremez. Çünkü bebeklerin bağışıklık sistemi fazla gelişmemiş olur. Bu yüzden, bebeğinizi besledikten sonra biberonun uygun şekilde yıkanması çok önemlidir.
Sterilize etmek, biberon ve emziklerde bakterilerin üremesini engellemenin tek yoludur. Biberonları sadece yıkayarak temizlemek, biberondaki bakteri oluşmasını önlediğiniz anlamına gelmez. Bebeğinizin biberon ve emziğini musluktan akan sıcak su ile yıkayarak temizlemek yetersizdir. Musluktan akan suyun sıcaklığı, biberonun üzerinde bakteri üremesini engelleyecek kadar yüksek değildir. Gözle seçilmesi zor mama kalıntıları bile biberonun içinde hızla bakteri üremesine neden olur. Bu nedenle bebeğinizin biberonunu mutlaka sterilize etmeniz gerekir.
Biberon Sterilizasyonuna Geçmeden Yapılması Gerekenler
Biberon sterilizasyonuna başlamadan bir ön hazırlık yapmanız gerekir. Bu ön hazırlık biberonun ve emziğin temizlenmesidir. Aşağıda yazanları adım adım uyguladıktan sonra biberon ve emziğin sterilizasyonuna başlayabilirsiniz:
1. Sıcak su ve deterjanla biberonu iyice yıkayın. Biberonu yıkamak, biberonun halka, kapak, emzik kısımlarını da kapsar.
2. Biberon şişesinin dibine ulaşmanız kolay değildir. Bunun için ince ve uzun bir fırça kullanmanız yararlı olacaktır. Biberon temizleme fırçası, bazı ürünlerde biberonla birlikte satılır. Eğer sizin aldığınız biberonla beraber böyle bir fırça verilmemişse bunu çocuk ve bebek ürünleri satan mağazalarda bulabilirsiniz.
3. Sterile etmeden önce, şişenin içindeki tüm mamanın ya da sütün boşalmasını sağlayın.
4. Biberonu iyice temizledikten sonra bol akan suyun altında iyice durulayın. Yıkarken kullandığınız deterjanı tamamen akıttığınızdan emin olun.
Sterile Etmede Geleneksel Yöntem
Bebeğinizin emzik ve biberonunu sterilize etmek için mutlaka bir cihaz kullanmanız gerekmez. Mutfak aletlerinizi kullanarak da bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz. Aşağıda yazılanları adım adım uygulamanız, emziklerin ve biberonların sterilize olmasını sağlayacaktır.
1. Biberon şişesini, biberona takılan aparatları ve bebeğinizin emziğini içine rahat alacak büyüklükte bir tencere seçin.
2. Seçtiğiniz tencereyi ateşin üzerine koyun. Tencerenin içindeki su kaynayana kadar bekleyin.
3. Su kaynayınca biberon şişesini, biberona takılan aparatları ve bebeğinizin emziğini suyun içine atın.
4. Bütün parçaların suya tamamen battığından emin olun.
5. 25 dakika boyunca bütün parçaları kaynatın.
6. Tencerenin altını söndürün ve bir maşa yardımıyla tencerenin içindekileri çıkarın.
Bebeğinizin biberon ve emzik sterilizasyonu için kullandığınız tencereyi başka işlerde kullanmayın. Sadece bu işi yapmak için bir tencere ayırın. Bu emzik ve biberonların sağlıklı kullanımı için gereklidir.
Elektrikli Buhar Sterilizatörleri
Bebeklerde enfeksiyona neden olabilen bakterileri öldürmenin en etkili yolu, kontrol edilebilen şartlarda buhar kullanımıdır. Bu amaçla geliştirilmiş elektrikli buhar makineleri yüksek ısıda su baharı uygulayarak biberon ve emziklerin üzerinde bakteri oluşmasını önler. Elektrikli buhar makineleri arasında göğüs pompasını sterilize edenler de vardır. Bazı elektrikli buhar sterilizatörlerinin buharlı pişirici özelliğe de bulunur. Buharda pişirme özelliği, besin değerlerini kaybetmeden sebze ve meyveleri pişirmeyi sağlar. Dondurulmuş sebze ve meyvelerin sağlıklı bir şekilde çözülmesine ve pişirilmesine de imkân tanır.
Mikrodalga Fırında Çalışan Buhar Sterilizatörleri
Mikrodalga fırında çalışan buhar sterilizatörlerini kullanmak için bir mikro dalga fırına ihtiyacınız vardır. Bu sterilizatörler, mikro dalga fırınınızın enerjisini kullanarak suyu buhara çevirir. Böylece emzik, biberon ve beslenme aksesuarlarını sterilize eder. Bu sterilizatörde mikrodalga sterilizasyonuna uygun olan tüm ürünler sterilize edilebilir.
Emzik kullanıyorsanız…
Çeşitli nedenlerle bebeklerin emzik kullanımının zorunlu olduğu durumlar vardır. Mesela
prematüre bebeklerde emme refleksi gelişmediği için, emme refleksinin yanında tutma refleksinin gelişmesi amacıyla emzik verilmesi faydalıdır.
Emzik kullanan bebeklerde ve çocuklarda, kullanılan emzik sürekli temiz tutulmalıdır. Yere düşen bir emziği suya tuttuktan sonra bebeğin ağzına vermek son derece yanlıştır. Yere düşen emzik, kaynatılmadan ya da makinede sterilize edilmeden bebeğe verilmemelidir. Bu nedenle çoğu anne yedek emzik bulundurur. Emzik sterilizasyonu da aynı biberonunki gibidir. Biberon ve emzikleri beraber sterilize edebilirsiniz.
kaynak: saglikvakfi.org.tr
Biberonla beslenme saati gelmeden önce yapılması gereken en önemli şey, biberonun hijyeninin sağlanmasıdır. Unutmayın ki iyi temizlenmemiş bir biberon, bakterilerin rahatça üremesi anlamına gelir. Peki, biberonların hijyenini nasıl sağlayacaksınız? Geleneksel yöntemlerden teknolojik araçlara kadar çeşitli seçenekleriniz var.
Hijyenin ne kadar önemli olduğunu her anne kadar biliyorsunuz. Özellikle de henüz küçücük bir bebek sahibi iseniz hijyene dikkat edilmediğinde ortaya çıkabilecek sorunlar hakkında yeterli bilgi sahibi olmuşsunuzdur. Dikkat edilecek konuların başında, biberonla beslenen bebeklerin biberonlarının temizliği gelir. Biberonu kullanmaya başladığınız ilk günden itibaren biberonun hijyenik olmasına dikkat etmekten başka seçenek yoktur. Bebeğinizi beslerken kullanacağınız biberonun temiz olması hastalıklara karşı alınan bir önlem değil, bebeğinizin hastalanmaması için bir gerekliliktir. Eğer bebeğinizin biberon ve emziğini yeterince iyi temizleyemezseniz bakterilerin üremesi için uygun bir ortam oluşur. Özellikle ishale ve mide bozukluğuna neden olan bakteriler, biberon ve emziklerde çok kolay üreyebilirler. Bebeğinizin biberon ve emziğini suda kaynatarak steril hale getirmeniz mümkündür. Yaklaşık yarım saatinizi alacak bu işlemle, biberonda ve emzikte bakteri oluşmasına fırsat vermemiş olursunuz. Suda kaynatma işlemi size zor geliyorsa sterilizatör de kullanabilirsiniz. Sterilizatörlerin kullanımı gayet kolaydır. Biberon ve emzik hijyeni için fazla vakit harcamanız da gerekmez.
Biberon Sterilizasyonu Neden Gereklidir?
Bebeklerinin doğru beslenmesi annelerin en hassas olduğu konulardan biridir. Bebeğinizi sağlıklı besleyebilmeniz için, onu beslerken kullanılan biberonun hijyenik olması gerektiğini unutmayın. Uygun koşullarda sterile edilmeyen biberon ve emziklerin bir bakteri yuvası olması kaçınılamazdır.
Küçük bebeklerin bakterilere karşı dirençleri çok düşüktür. Yetişkinlerin karşılaştığı bakterilere bebeklerin bağışıklık sistemi aynı tepkileri veremez. Çünkü bebeklerin bağışıklık sistemi fazla gelişmemiş olur. Bu yüzden, bebeğinizi besledikten sonra biberonun uygun şekilde yıkanması çok önemlidir.
Sterilize etmek, biberon ve emziklerde bakterilerin üremesini engellemenin tek yoludur. Biberonları sadece yıkayarak temizlemek, biberondaki bakteri oluşmasını önlediğiniz anlamına gelmez. Bebeğinizin biberon ve emziğini musluktan akan sıcak su ile yıkayarak temizlemek yetersizdir. Musluktan akan suyun sıcaklığı, biberonun üzerinde bakteri üremesini engelleyecek kadar yüksek değildir. Gözle seçilmesi zor mama kalıntıları bile biberonun içinde hızla bakteri üremesine neden olur. Bu nedenle bebeğinizin biberonunu mutlaka sterilize etmeniz gerekir.
Biberon Sterilizasyonuna Geçmeden Yapılması Gerekenler
Biberon sterilizasyonuna başlamadan bir ön hazırlık yapmanız gerekir. Bu ön hazırlık biberonun ve emziğin temizlenmesidir. Aşağıda yazanları adım adım uyguladıktan sonra biberon ve emziğin sterilizasyonuna başlayabilirsiniz:
1. Sıcak su ve deterjanla biberonu iyice yıkayın. Biberonu yıkamak, biberonun halka, kapak, emzik kısımlarını da kapsar.
2. Biberon şişesinin dibine ulaşmanız kolay değildir. Bunun için ince ve uzun bir fırça kullanmanız yararlı olacaktır. Biberon temizleme fırçası, bazı ürünlerde biberonla birlikte satılır. Eğer sizin aldığınız biberonla beraber böyle bir fırça verilmemişse bunu çocuk ve bebek ürünleri satan mağazalarda bulabilirsiniz.
3. Sterile etmeden önce, şişenin içindeki tüm mamanın ya da sütün boşalmasını sağlayın.
4. Biberonu iyice temizledikten sonra bol akan suyun altında iyice durulayın. Yıkarken kullandığınız deterjanı tamamen akıttığınızdan emin olun.
Sterile Etmede Geleneksel Yöntem
Bebeğinizin emzik ve biberonunu sterilize etmek için mutlaka bir cihaz kullanmanız gerekmez. Mutfak aletlerinizi kullanarak da bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz. Aşağıda yazılanları adım adım uygulamanız, emziklerin ve biberonların sterilize olmasını sağlayacaktır.
1. Biberon şişesini, biberona takılan aparatları ve bebeğinizin emziğini içine rahat alacak büyüklükte bir tencere seçin.
2. Seçtiğiniz tencereyi ateşin üzerine koyun. Tencerenin içindeki su kaynayana kadar bekleyin.
3. Su kaynayınca biberon şişesini, biberona takılan aparatları ve bebeğinizin emziğini suyun içine atın.
4. Bütün parçaların suya tamamen battığından emin olun.
5. 25 dakika boyunca bütün parçaları kaynatın.
6. Tencerenin altını söndürün ve bir maşa yardımıyla tencerenin içindekileri çıkarın.
Bebeğinizin biberon ve emzik sterilizasyonu için kullandığınız tencereyi başka işlerde kullanmayın. Sadece bu işi yapmak için bir tencere ayırın. Bu emzik ve biberonların sağlıklı kullanımı için gereklidir.
Elektrikli Buhar Sterilizatörleri
Bebeklerde enfeksiyona neden olabilen bakterileri öldürmenin en etkili yolu, kontrol edilebilen şartlarda buhar kullanımıdır. Bu amaçla geliştirilmiş elektrikli buhar makineleri yüksek ısıda su baharı uygulayarak biberon ve emziklerin üzerinde bakteri oluşmasını önler. Elektrikli buhar makineleri arasında göğüs pompasını sterilize edenler de vardır. Bazı elektrikli buhar sterilizatörlerinin buharlı pişirici özelliğe de bulunur. Buharda pişirme özelliği, besin değerlerini kaybetmeden sebze ve meyveleri pişirmeyi sağlar. Dondurulmuş sebze ve meyvelerin sağlıklı bir şekilde çözülmesine ve pişirilmesine de imkân tanır.
Mikrodalga Fırında Çalışan Buhar Sterilizatörleri
Mikrodalga fırında çalışan buhar sterilizatörlerini kullanmak için bir mikro dalga fırına ihtiyacınız vardır. Bu sterilizatörler, mikro dalga fırınınızın enerjisini kullanarak suyu buhara çevirir. Böylece emzik, biberon ve beslenme aksesuarlarını sterilize eder. Bu sterilizatörde mikrodalga sterilizasyonuna uygun olan tüm ürünler sterilize edilebilir.
Emzik kullanıyorsanız…
Çeşitli nedenlerle bebeklerin emzik kullanımının zorunlu olduğu durumlar vardır. Mesela
prematüre bebeklerde emme refleksi gelişmediği için, emme refleksinin yanında tutma refleksinin gelişmesi amacıyla emzik verilmesi faydalıdır.
Emzik kullanan bebeklerde ve çocuklarda, kullanılan emzik sürekli temiz tutulmalıdır. Yere düşen bir emziği suya tuttuktan sonra bebeğin ağzına vermek son derece yanlıştır. Yere düşen emzik, kaynatılmadan ya da makinede sterilize edilmeden bebeğe verilmemelidir. Bu nedenle çoğu anne yedek emzik bulundurur. Emzik sterilizasyonu da aynı biberonunki gibidir. Biberon ve emzikleri beraber sterilize edebilirsiniz.
kaynak: saglikvakfi.org.tr
1 Nisan 2009 Çarşamba
LOHUSALIK

LOHUSALIK
Doğumdan sonraki 6 hafta lohusalık olarak adlandırılır. Bu dönemde gebeliğin kadında yarattığı fizyolojik ve psikolojik değişimler gebelik önceki haline döner. Her organ ve sistemin gebelik öncesi haline dönmesi farklı zamanlar alır. Bu nedenle halk arasında "lohusanın mezarı 40 gün açık kalır" sözü yaygın olarak kullanılır. Bu söz gerçekleri yansıtmaktadır. Çünkü doğum ve lohusalık döneminde ortaya çıkan hastalıklar hayatı tehdit eder boyutta olabilir.
Lohusalık dönemi çok erken, erken ve geç lohusalık olarak 3 döneme ayrılır.
*Çok erken lohusalık doğumdan sonraki ilk 24 saati,
*Erken lohusalık ilk 1 haftayı,
*Geç lohusalık da geri kalan süreyi temsil eder.
Üreme orgaları 6 haftada normal haline döner ve emzirmeyen annelerin büyük bir kısmı bu dönem sonunda adet görmeye başlar.
Doğum sonrası beligin olarak fark edilebilen ilk değişiklik rahim boyutlarında olur. Bu küçülmeye involüsyon adı verilir.
Uterin involüsyon
Gebelik süresince rahim yaklaşık 11 kat büyür, ancak doğumdan sonra süratle küçülmeye başlar. Bebek doğdukan hemen sonra yaklaşık 20. gebelik haftasında olduğu boyuta iner. Bu evrede ağırlığı yaklaşık 1 kg kadardır. Birinci haftanın sonunda 12. gebelik haftasındaki büyüklüğüne dönen uterus, 6 hafta sonunda gebelik öncesi boyutuna iner.
Doğumdan hemen sonra rahim kasılmalarının gücü doğum sırasındaki güçlerden çok daha fazladır. Bunlara takip eden ağrılar (afterpains) adı verilir. Bu ağrılar 2-3 gün kadar devam edebilir. Daha önce doğum yapmışlarda daha fazla hissedilir. İlk 12 saatte sıklıkları daha fazladır, bu saatten sonra gerek sıklığı gerekse şiddeti giderek azalır.
Doğumda plasentanın ayrılmasından hemen sonra, plasentanın uterusa yapıştığı alan yarı yarıya küçülür. Bu küçülme sayesinde açıkda olan damar uçlrı kapanır ve kanama azalır.Rahimin içini döşeyen ve endometrium adı verilen zar tabakasının normale dönmesi 3 hafta alırken plasentanın yerleştiği aşan 6 haftada iyileşir. İyileşmenin tam olamadığı durumlarda şiddetli kanamalar görülebilir.
Doğumdan sonra rahim içinden gelen sıvıya LÖŞİ (lochia) adı verilir.İlk gelen taze kırmızı kan löşi rubra olarak adlandırılır.Bu sıvının içinde kan ve doku parçacıkları bulunur.Birkaç gün içinde miktarı azalır ve rengi açılır. Artık bu sıvı löşi seroza olarak isimlendirilir. 2. haftadan sonra daha koyu kıvamlı ve açık renkli löşi alba gelmeye başlar. Doğumdan yaklaşık 4 hafta sonra bu akıntılar kesilir.
Löşi içeriği açısından enfeksiyona çok müsait bir ortamdır.Bu nedenle hijyene çok dikkat edilmelidir.
Doğum esnasında 10 cm açılan ve tamamen incelip kağıt gibi olan serviks (rahim ağzı) açıklığı 1 hafta sonunda yaklaşık 1 santimetreye iner. Rahim ağzı normal doğum yapmışlarda artık yuvarlak değil yassı bir görünüm alır. Rahim ağzının görünümü kişinin doğum yapıp yapmadığını belli eder. Serviksin tamamen iyileşmesi yine 6 hafta kadar bir zaman alır.
Doğum sırasında çok fazla zorlanan ve esneyen vajinna dokusu yavaş yavaş iyileşmeye başlar ve 3 hafta sonunda nihai halini alır ancak asla doğum yapmadan önceki gerginliğine gelemez.
Gebelik boyunca genişleyen ve esneyen karın kasları ve pelvik kaslar 6 hafta sonra toparlanır ve bu dönemden sonra egzersiz önerilir. Dolaşım, boşaltım, endokrin gibi diğer sistemlerde olan değişiklikler de 6 hafta sonunda normal haline döner.
Lohusalığın komplikasyonları
Doğumdan hemen sonra ciddi ve ani komplikasyonlar görülebilir. Bu nedenle lohusa en az 24 saat gözlem altında tutulmalıdır. Sık aralıklarla tansiyon ölçümleri yapılmalı, kanama kontrol edilmelidir.
Doğum esnasında verilen ve sancıları destekleyen ilaçlar tansiyonda ani artışlara neden olabilir.Bu dönemde bulantı ve kusmalar görülebilir. Kusulan materyalin solunum yollarına kaçması zaatürreden ani ölüme kadar pekçok soruna yol açabilir.
Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte doğumda plasentanın çıkmasından hemen sonra annede titreme nöbeti görülür. Bu ciddi bir durum değildir ve bir süre sonra kendiliğinden geçer.
Kanama
Erken lohusalığın en önemli komplikasyonu kanamadır. Normal doğumdan sonra 500 mililitreden fazla kanama olması anormal olarak kabul edilir. En önemli ve ciddi nedeni atonidir. Atoni doğumdan sonra rahmin kasılmaması ve dolayısı ile açıkta olan damarların kapanamamasıdır.Son derece acil ve hayatı tehdit eden bir durumdur. Çok kısa zamanda çok fazla miktarda kanama olur. Uygun ortamlarda yapılmayan doğumlarda acil ameliyat şartları yok ise anne kaybedilebilir. Bu nedenle evde yapılan doğumlar son derece risklidir.
Tedavide önce elle rahim masajı yapılır ve damar yolu ile rahim kasılmasını sağlayan ilaçlar verilir. Eğer tedavi sonuç vermez ise acil bir operasyon ile rahmin alınması dahi gerekebilir. Bu ameliyat atonide hayat kurtarıcıdır.
Emboli
Anne hayatını tehdit eden başka bir durumda amniyon mayii embolisidir. Burada bebeğin amniyon sıvısı annenin kan dolaşımına geçer ve akciğerler, beyin vb. gibi organlara giden damarlarda tıkanıklığa yol açar. Anne çok kısa bir sürede hayatını yitirir. Tedavisi ne yazik ki çok güçtür ve yüz güldürücü değildir. Modern obstetrideki en önemli anne ölüm nedeni amniyon mayii embolisidir.
Enfeksiyon
Lohusalık humması olarak adlandırılan durum doğumdan sonraki ilk 24 saatten sonra ortaya çıkan ve aynı gün içinde olmamak kaydı ile 2 ya da daha fazla sefer ateşin 38 oC ya da daha fazla olması durumudur. En sık nedeni üreme, boşaltım ve memelerin enfeksiyonudur. Doğum eyleminin uzaması, zarların erken açılması gibi durumlar enfeksiyon riskini arttırır. En sık görülen enfeksiyon rahim içinin iltihaplanmasıdır. Buna endometrit adı verilir. Genelde 3. gün ortaya çıkar ve ateş 40 dereceye kadar yükselebilir. Löşi oldukça kötü kokuludur. Olay karın boşluğuna kadar yayılabilir.
Muayenede rahim oldukça hassas ve ağrılıdır. Enfeksiyonun kan yolu ile yayılması meydana gelir ise hayatı tehdit eder.
Tedavide yatak istirahati, sıvı desteği ve uygun antibiyotik kullanımı önerilir %5 vakada ise idrar yolu enfeksiyonu ortaya çıkar. Genelde 2. veya 3. günde belirti verir.
Vajinada olan yaralanmalar İYE riskini arttırır. Tedavide uygun antibiyotikler önerilir.
Gebelik öncesi var olan her türlü sistemik hastalık lohusalık döneminden olumsuz yönde etkilenebilir. Bu nedenle lohusalıkda son derece dikkatli olunmalıdır.
Dikkat edilmesi gereken noktalar
Gebelikte olduğu gibi lohusalıkda da bazı konulara dikkat edilmelidir. Günümüzde normal doğumdan sonra 1 gün sezaryenden sonra ise 2 gün hastanede kalmak yeterlidir. Doğum sonrası eve giden anne doğum şekli ne olursa olsun mümkün olduğunca dinlenmelidir. Ancak bu dinlenme yatak istirahati şeklinde olmamalıdır. Sürekli yatmak yarardan çok zarar getirir.
Ev içerisinde dolaşmak, basit ev işleri yapmak hem kişinin kendine olan güvenini arttırır hem de kan dolaşımını destekler.
Doğum sonrası eve çıkan anne dilediği ve kendisine dokunmadığını bildiği herşeyi yiyip içebilir.Protein içerikli gıdalar ile taze meyve ve sebzeler özellikle önerilir. Süt veren annelerin günde 2600-2800 kalori almaları önerilir.
Bebek dünyaya geldikten sonra barsak hareketlerinde yavaşlama ve kabızlık olabilir. Bu nedenle dışkıyı yumuşatan lifli gıdalar ve bol sıvı alınması kabızlığı önlemek açısından yararlıdır.
Normal doğumdan sonra hemen sezaryen sonrası ise 2. günden itibaren ayakta duş şeklinde banyo yapılabilir. Banyo esnasında zorlanmadıkça vajinaya su kaçmaz. Vajinanın yıkanması ise sakıncalıdır.
Normal doğum sırasında açılıp dikilen epizyotomi genelde doktor solak olmadığı sürece sağ tarafta olur.Otururken ve yatarken sağ tarafa ağırlık vermemek gereklidir. Epizyo ağrısını gidermek için ılık oturma banyoları önerilebilir. Tuvaletten sonra da epizyo bölgesi ılık temiz su ile tercihan içine antiseptik katılmış bir su ile yıkanmalıdır. D
oğum sonrası karın kaslarını güçlendirmek için egzersiz önerilirancak egzersizlere 6 hafta sonra başlanmalı ve kasları çok zorlayan egzersizlerden kaçınılmalıdır.
Doğum sonrası cinsel arzularda bir süre azalma olur. Genelde istek 12. haftadan sonra eski haline döner. Doğumdan sonraki 3. haftadan itibaren cinsel ilişkiye izin verilir.
Doktor anneyi doğumdan 6 hafta sonra kontrole çağracaktır.Bu kontrolde yukarıda anlatılan değişikliklerin gerçekleşip gerşekleşmediği incelenir. Hiçbir yakınmanız olmasa bile bu kontrolü ihmal etmeyiniz.
28 Mart 2009 Cumartesi
ÇALIŞAN ANNENİN EMZİRME REHBERİ
ÇALIŞAN ANNELER İÇİN EMZİRME REHBERİ
Her anne bebeğini emzirebilir. Tabii ki, çalışan anneler de İşte, size iş hayatına başladığınızda da bebeğinizi emzirebilmenin püf noktaları…
Emzirme, anne ile bebeğin baş başa kalabildiği, gözleri ile konuşabildiği çok özel bir süreçtir. Bebek ile en yakın temas, emzirme ile sağlanabilmektedir. Mükemmel ve eşsiz bir besin içeriğine sahip olan anne sütü, aynı zamanda bebeğin mikrobik hastalıklardan korunmasında önemli rol oynar. Son yıllarda yapılan çalışmalar, emzirmenin bebeğin beyin gelişimini desteklediğini; obezite, diyabet gibi hastalık risklerini de azalttığını göstermektedir.
Emziren annelerde doğum sonrası kanamalar daha az olmakta; meme ve yumurtalık kanseri, kemik erimesi gibi hastalıklar da daha az oranda görülmektedir. Başarılı bir emzirme süreci için doğru bir başlangıç yapılması çok önemlidir. Bebeğini besleyebilme içgüdüsü, bazen annelerde yoğun bir kaygıyı da beraberinde getirir. Bu dönemde anneye güven telkin etmek, olumsuz düşüncelerden uzaklaştırmak ve destek olmak çok önemlidir.
BAŞARILI BİR EMZİRME İÇİN:
• Anneler, kendilerini psikolojik olarak emzirmeye hazırlamalı, emzirmenin bir sabır işi olduğunu bilmelidir.
• Sütün gelmesini beklemeden, bebek doğar doğmaz ilk yarım saat içerisinde emzirmeye başlanmalıdır. Bu sürede bebeğe kesinlikle şekerli su verilmemelidir.
• Doğumdan itibaren her ağlama ya da süt isteme durumunda, saat sınırlaması olmaksızın bebekler emzirilmelidir. İlk haftalarda 3 saatten fazla uyuyan bebekler, uyandırılarak da olsa, emzirilmelidir.
• Bebeğin memeye doğru şekilde yerleştiğinden emin olmalıdır. Bunun için bebek ağzını tam olarak açmalı ve meme ucu çevresindeki kahve renkli bölgeyi tamamen ağzına almalıdır. Bebeğin çenesi memeye gömük, alt dudak hafif dışa kıvrılmış pozisyonda olmalıdır.
• Emzirmeden önce veya sonra bebeğe mama, şekerli su ve diğer besinleri vermekten kaçınılmalıdır.
• Emzirme döneminde bebeğe biberon verilmemeli ve hatta ilk haftalarda emme şaşkınlığını önlemek için emzik bile kullanılmamalıdır.
• Hamilelik döneminde olduğu gibi anneler kendilerine özen göstermeli, dengeli beslenmeli, günde 2-3 litre sıvı tüketmelidir. Anneler, ayrıca yeterince dinlenmeli, moralini yüksek tutmak için eşinden ve çevresinden yarım almalıdır.
Her anne bebeğini emzirebilir. Tabii ki, çalışan anneler de İşte, size iş hayatına başladığınızda da bebeğinizi emzirebilmenin püf noktaları…
Emzirme, anne ile bebeğin baş başa kalabildiği, gözleri ile konuşabildiği çok özel bir süreçtir. Bebek ile en yakın temas, emzirme ile sağlanabilmektedir. Mükemmel ve eşsiz bir besin içeriğine sahip olan anne sütü, aynı zamanda bebeğin mikrobik hastalıklardan korunmasında önemli rol oynar. Son yıllarda yapılan çalışmalar, emzirmenin bebeğin beyin gelişimini desteklediğini; obezite, diyabet gibi hastalık risklerini de azalttığını göstermektedir.
Emziren annelerde doğum sonrası kanamalar daha az olmakta; meme ve yumurtalık kanseri, kemik erimesi gibi hastalıklar da daha az oranda görülmektedir. Başarılı bir emzirme süreci için doğru bir başlangıç yapılması çok önemlidir. Bebeğini besleyebilme içgüdüsü, bazen annelerde yoğun bir kaygıyı da beraberinde getirir. Bu dönemde anneye güven telkin etmek, olumsuz düşüncelerden uzaklaştırmak ve destek olmak çok önemlidir.
BAŞARILI BİR EMZİRME İÇİN:
• Anneler, kendilerini psikolojik olarak emzirmeye hazırlamalı, emzirmenin bir sabır işi olduğunu bilmelidir.
• Sütün gelmesini beklemeden, bebek doğar doğmaz ilk yarım saat içerisinde emzirmeye başlanmalıdır. Bu sürede bebeğe kesinlikle şekerli su verilmemelidir.
• Doğumdan itibaren her ağlama ya da süt isteme durumunda, saat sınırlaması olmaksızın bebekler emzirilmelidir. İlk haftalarda 3 saatten fazla uyuyan bebekler, uyandırılarak da olsa, emzirilmelidir.
• Bebeğin memeye doğru şekilde yerleştiğinden emin olmalıdır. Bunun için bebek ağzını tam olarak açmalı ve meme ucu çevresindeki kahve renkli bölgeyi tamamen ağzına almalıdır. Bebeğin çenesi memeye gömük, alt dudak hafif dışa kıvrılmış pozisyonda olmalıdır.
• Emzirmeden önce veya sonra bebeğe mama, şekerli su ve diğer besinleri vermekten kaçınılmalıdır.
• Emzirme döneminde bebeğe biberon verilmemeli ve hatta ilk haftalarda emme şaşkınlığını önlemek için emzik bile kullanılmamalıdır.
• Hamilelik döneminde olduğu gibi anneler kendilerine özen göstermeli, dengeli beslenmeli, günde 2-3 litre sıvı tüketmelidir. Anneler, ayrıca yeterince dinlenmeli, moralini yüksek tutmak için eşinden ve çevresinden yarım almalıdır.
Etiketler:
anne,
ANNESÜTÜ,
bebek,
BEBEK GELİŞİMİ,
yenidoğan bebek.
27 Mart 2009 Cuma
ANNE SÜTÜ VE BEBEK DOSTU HASTANE
Gebeliklerinden itibaren anne adaylarını anne sütü ve emzirme konusunda bilgilendiren, doğumdan sonra da ilk altı ay sadece anne sütü ile beslenme ve altı aydan sonra ek gıdalar ile iki yaşına kadar emzirmeyi destekleyen ve özendiren hastaneler "Bebek Dostu Hastane" unvanını alıyor.
Anne sütü, ilk altı ay boyunca bebeğin bütün besin ihtiyaçlarını eksiksiz olarak karşılayan ve bebeği olası enfeksiyonlara karşı koruyabilen en iyi besin. Araştırmalar ilk altı ay boyunca sadece anne sütü ile beslenen ve altı aydan sonra iki yaşına kadar ek gıdalar alan çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimlerinin daha iyi olduğunu; yaşıtlarına göre daha az hastalandıklarını ortaya koyuyor. Aynı zamanda emzirme, bebeğin annesiyle sevgi bağı kurabilmesi için en iyi iletişim yolu olduğundan, anne sütü alan bebeklerin daha huzurlu olduğu ve ilerleyen yaşlarında da daha uyumlu oldukları bilimsel olarak kanıtlanmış durumda.
Ancak ne yazık ki, günümüzde emzirmeye başlama oranı yüksek olmasına rağmen emzirmeye devam istenen düzeyde değil. Kadınların çalışma dünyasında daha fazla yer alması, hazır bebek mamalarına daha kolay erişiliyor olması, emzirme ile ilgili yaşanan problemler, sağlık personelinin anne sütü ve emzirmeye karşı tutumları gibi nedenler bu oranın düşmesinde rol almakta. Özellikle de sağlık personelinin, emzirmenin sürdürülmesi konusunda büyük sorumlulukları var.
Emzirmenin özendirilmesi amacıyla Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF harekete geçerek, anne sütünün korunması, desteklenmesi ve özendirilmesi için bir proje başlattı. "Başarılı Emzirmede 10 Adım" başlığı altında emzirmeyle ilgili temel stratejileri belirleyen ortak bir bildiri yayınladılar. Hemen ardından Anne Sütünün Teşviki Programı çerçevesinde, başarılı emzirmede on adımı uygulayan hastanelere verilmek üzere "Bebek Dostu Hastaneler" kavramı geliştirildi.
T.C Sağlık Bakanlığı da, Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF ile eş zamanlı olarak, doğum hizmeti veren hastanelerde emzirmenin başarılı ve yerleşik bir uygulama haline gelmesini sağlamak amacıyla 1991 yılında “Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Hastaneler Programı” başlattı. 1991’den bu yana Türkiye çapında 425 hastane “Bebek Dostu Hastane” unvanını aldı.
"Bebek Dostu Hastane" kavramının temel amacının, annelerin, doğum öncesi dönemden hazırlanarak, doğumdan hemen sonra emzirmeye başlamalarını ve hastaneden taburcu olduktan sonra da sağlık personeli tarafından emzirmeyi sürdürmeleri konusunda desteklenmeSİDİR.
“BEBEK DOSTU HASTANEYİ TERCİH EDİN”
Hastanelerin yenidoğan servisinde çalışan bütün sağlık personeli annelere ‘anne sütünün önemi’, ‘doğru emzirme tekniği nasıldır?’, ‘anne sütünün devamlılığı nasıl sağlanır?’, ‘anne sütünün sağılması, saklanması nasıl yapılmalıdır?’ gibi konular hakkında bilgi verilir. Ayrıca bu problemlerle başa çıkma yöntemleri, anne ile iletişim kurma teknikleri de öğretilir . Bunun yanısıra bebek dosyu hastanelerde doğan bebekler doğar doğmaz annelerinin yanına verilerek, emmenin doğumdan itibaren ilk yarım saat içinde gerçekleşmesi için anne destekleniyor. Böylece anne ve bebek arasında ilk ten teması ile süt salınımının hemen başlaması sağlanıyor. Bebekler annelerinin yanında tutularak, sürekli anne-bebek ilişkisi ile süt salınımının hızlanması ve sürekliliği sağlanıyor.Özellikle “ağız sütü” adı verilen ve doğumdan hemen sonra bir süre gelen “kolostrum” yüksek protein değeri, yağda eriyebilen vitaminleri ve enfeksiyonu önleyen özellikleriyle, bebeğin beslenmesi ve sağlığı açısından çok önemlidir. Ağız sütü, bebeğin ilk aşısıdır. Bunun mutlaka bebeğe verilmesi gereklidir”.
Doğumdan sonra emzirmenin desteklenmesi nedeniyle, anne adaylarının doğum yapacakları hastaneyi seçerken “bebek dostu hastane” unvanını aramaları gerekir. .
Emzirmenin anne ve bebek sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini şöyle sıralanabilir: “Anne sütüyle beslenen bebeklerin zeka düzeylerinin mamayla *beslenenlere göre daha yüksek olduğu,
*daha az enfeksiyon hastalığına yakalandığı
*ve kronik hastalıklardan korunduğu bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır.
Emzirme, annelerde yumurtalık ve meme kanseri riskini önemli ölçüde azaltmaktadır. Emzirme ile anne vücudundan oksitosin isimli hormon salgılanır. Bu hormon anne sütünün artmasında, doğum sonrası anne rahminin eski şekline dönmesinde ve doğumdan sonra oluşacak kanamanın azalmasında rol oynar.”
Başarılı emzirmede 10 adım
1-Yazılı bir emzirme politikası belirlemek.
2-Bu politikayı yürütmek için eğitim programı hazırlamak.
3-Hamile kadınları emzirmenin yararları ve uygulaması hakkında bilgilendirmek.
4-Annelere doğumdan sonraki ilk yarım saat içinde emzirmeye başlamaları için yardım etmek.
5-Annelere nasıl emzireceklerini, bebeklerinden ayrı kalsalar da emzirmeyi nasıl sürdüreceklerini öğretmek.
6-Tıbbi bir gereksinme olmadıkça yenidoğana anne sütü dışında herhangi bir yiyecek ya da içecek vermemek.
7-Anne- bebeğin 24 saat aynı odada kalmasını sağlamak.
8-Bebeğin isteğine bağlı emzirmeyi özendirmek.
9-Anne sütü ile beslenen bebeklere biberon ya da emzik vermemek.
10-Anneleri, taburcu olduktan sonra da emzirmeyi sürdürebilmeleri, karşılaşabilecekleri sorunları çözebilmeleri için başvurabilecekleri sağlık kuruluşları hakkında bilgilendirmek.
Anne sütü, ilk altı ay boyunca bebeğin bütün besin ihtiyaçlarını eksiksiz olarak karşılayan ve bebeği olası enfeksiyonlara karşı koruyabilen en iyi besin. Araştırmalar ilk altı ay boyunca sadece anne sütü ile beslenen ve altı aydan sonra iki yaşına kadar ek gıdalar alan çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimlerinin daha iyi olduğunu; yaşıtlarına göre daha az hastalandıklarını ortaya koyuyor. Aynı zamanda emzirme, bebeğin annesiyle sevgi bağı kurabilmesi için en iyi iletişim yolu olduğundan, anne sütü alan bebeklerin daha huzurlu olduğu ve ilerleyen yaşlarında da daha uyumlu oldukları bilimsel olarak kanıtlanmış durumda.
Ancak ne yazık ki, günümüzde emzirmeye başlama oranı yüksek olmasına rağmen emzirmeye devam istenen düzeyde değil. Kadınların çalışma dünyasında daha fazla yer alması, hazır bebek mamalarına daha kolay erişiliyor olması, emzirme ile ilgili yaşanan problemler, sağlık personelinin anne sütü ve emzirmeye karşı tutumları gibi nedenler bu oranın düşmesinde rol almakta. Özellikle de sağlık personelinin, emzirmenin sürdürülmesi konusunda büyük sorumlulukları var.
Emzirmenin özendirilmesi amacıyla Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF harekete geçerek, anne sütünün korunması, desteklenmesi ve özendirilmesi için bir proje başlattı. "Başarılı Emzirmede 10 Adım" başlığı altında emzirmeyle ilgili temel stratejileri belirleyen ortak bir bildiri yayınladılar. Hemen ardından Anne Sütünün Teşviki Programı çerçevesinde, başarılı emzirmede on adımı uygulayan hastanelere verilmek üzere "Bebek Dostu Hastaneler" kavramı geliştirildi.
T.C Sağlık Bakanlığı da, Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF ile eş zamanlı olarak, doğum hizmeti veren hastanelerde emzirmenin başarılı ve yerleşik bir uygulama haline gelmesini sağlamak amacıyla 1991 yılında “Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Hastaneler Programı” başlattı. 1991’den bu yana Türkiye çapında 425 hastane “Bebek Dostu Hastane” unvanını aldı.
"Bebek Dostu Hastane" kavramının temel amacının, annelerin, doğum öncesi dönemden hazırlanarak, doğumdan hemen sonra emzirmeye başlamalarını ve hastaneden taburcu olduktan sonra da sağlık personeli tarafından emzirmeyi sürdürmeleri konusunda desteklenmeSİDİR.
“BEBEK DOSTU HASTANEYİ TERCİH EDİN”
Hastanelerin yenidoğan servisinde çalışan bütün sağlık personeli annelere ‘anne sütünün önemi’, ‘doğru emzirme tekniği nasıldır?’, ‘anne sütünün devamlılığı nasıl sağlanır?’, ‘anne sütünün sağılması, saklanması nasıl yapılmalıdır?’ gibi konular hakkında bilgi verilir. Ayrıca bu problemlerle başa çıkma yöntemleri, anne ile iletişim kurma teknikleri de öğretilir . Bunun yanısıra bebek dosyu hastanelerde doğan bebekler doğar doğmaz annelerinin yanına verilerek, emmenin doğumdan itibaren ilk yarım saat içinde gerçekleşmesi için anne destekleniyor. Böylece anne ve bebek arasında ilk ten teması ile süt salınımının hemen başlaması sağlanıyor. Bebekler annelerinin yanında tutularak, sürekli anne-bebek ilişkisi ile süt salınımının hızlanması ve sürekliliği sağlanıyor.Özellikle “ağız sütü” adı verilen ve doğumdan hemen sonra bir süre gelen “kolostrum” yüksek protein değeri, yağda eriyebilen vitaminleri ve enfeksiyonu önleyen özellikleriyle, bebeğin beslenmesi ve sağlığı açısından çok önemlidir. Ağız sütü, bebeğin ilk aşısıdır. Bunun mutlaka bebeğe verilmesi gereklidir”.
Doğumdan sonra emzirmenin desteklenmesi nedeniyle, anne adaylarının doğum yapacakları hastaneyi seçerken “bebek dostu hastane” unvanını aramaları gerekir. .
Emzirmenin anne ve bebek sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini şöyle sıralanabilir: “Anne sütüyle beslenen bebeklerin zeka düzeylerinin mamayla *beslenenlere göre daha yüksek olduğu,
*daha az enfeksiyon hastalığına yakalandığı
*ve kronik hastalıklardan korunduğu bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır.
Emzirme, annelerde yumurtalık ve meme kanseri riskini önemli ölçüde azaltmaktadır. Emzirme ile anne vücudundan oksitosin isimli hormon salgılanır. Bu hormon anne sütünün artmasında, doğum sonrası anne rahminin eski şekline dönmesinde ve doğumdan sonra oluşacak kanamanın azalmasında rol oynar.”
Başarılı emzirmede 10 adım
1-Yazılı bir emzirme politikası belirlemek.
2-Bu politikayı yürütmek için eğitim programı hazırlamak.
3-Hamile kadınları emzirmenin yararları ve uygulaması hakkında bilgilendirmek.
4-Annelere doğumdan sonraki ilk yarım saat içinde emzirmeye başlamaları için yardım etmek.
5-Annelere nasıl emzireceklerini, bebeklerinden ayrı kalsalar da emzirmeyi nasıl sürdüreceklerini öğretmek.
6-Tıbbi bir gereksinme olmadıkça yenidoğana anne sütü dışında herhangi bir yiyecek ya da içecek vermemek.
7-Anne- bebeğin 24 saat aynı odada kalmasını sağlamak.
8-Bebeğin isteğine bağlı emzirmeyi özendirmek.
9-Anne sütü ile beslenen bebeklere biberon ya da emzik vermemek.
10-Anneleri, taburcu olduktan sonra da emzirmeyi sürdürebilmeleri, karşılaşabilecekleri sorunları çözebilmeleri için başvurabilecekleri sağlık kuruluşları hakkında bilgilendirmek.
24 Mart 2009 Salı
BEBEKLERDE İSHAL VE KABIZLIK
Kardeşimin bebeklerinde biliyorum ki bebklerde kabızlık ve ishal durumu yeni anneler için çok korkutucu oluyor. Ben de bu nedenle ishal ve kabızlık konularına değineceğim.Sanırın annelerin ilgisini çeken bir konudur.
İSHAL
Yeni doğan bebeğin çok kaka yapması (günde 6-7 kez) kıvamı iyi ise normal kabul edilir. Daha sonra bu sayı günde 2-3’e düşecektir. Anne sütü ile beslenen bebekler daha fazla kaka yaparken, mama ile beslenen bebekler de bu sayı azalır. İshal 0-5 yaş arası çocuklarda sık rastlanan bir sorundur. Kakası her zamankinden daha yumuşak, sulu ve çoktur.
İSHALİN NEDENLERİ
• Bebeğin bazı gıdalara karşı hassasiyet göstermesi
• Fazla meyve suyu, meyve ya da ishal yapıcı bazı besinlerin tüketilmesi
• Bebeğin antibiyotik tedavisi görmesi
• Dengesiz beslenme
• Sağlık kurallanna dikkat edilmemesi
• Yaşadığı enfeksiyonal bir hastalık
Enfeksiyonlar, ishale yol açan nedenlerin başında gelir. İçme ve kullanma suyunun temiz olmaması, hijyenik olmayan koşullar, yemeklerin ve mamaların hazırlanmasında temizlik kurallarına dikkat edilmemesi, bebeğe bakan kişilerin temizlik kurallarına dikkat etmemeleri ishale davetiye çıkaran önemli etkenlerdir.
Bebek sulu, açık yeşil renkte, sümüksü ve kokulu kaka yapıyorsa, ateşi yüksekse ve kusuyorsa, hızlı soluk alıp veriyor, huzursuz veya halsiz görünüyorsa geçirdiği bir hastalıktan dolayı ishaldir. Bu hastalığın tedavi edilmesi ile ishal de ortadan kalkacaktır. Virüs veya bakteri kaynaklı ya da besin zehirlenmesinden dolayı oluşan ishal, hastalığın teşhisi yapılarak gerekli tedavi uygulandıktan sonra düzelir. Tedavi sürecinde bebekte oluşan su kaybı için sıvı alımına dikkat edilmesi, vücudun su-şeker-tuz dengesinin korunmasına dikkat edilmelidir. Bu nedenle doktorunuz su kaybına karşı bir çözelti verecektir.
İSHALE KARŞI ANNE SÜTÜ!
Anne sütü ishalin gelişmesini önleyen en etkili koruma yöntemidir. Anne sütü ile beslenen bebeğin bağırsakta mikroplarla temas riski çok azdır. Anne sütü ayrıca bebeğin bağışıklığını artırır ve uygun bağırsak florasının devamını sağlayan faktörler içerir. Anne sütü ile beslenen bebeklerde genelde ağır ishal görülmez ve anne sütü almaya devam eden ishalli bebekte ağır su kaybı yaşanma olasılığı azdır.
ROTA VİRÜS İSHAL NEDENİ
İshal yapan virüsler içinde rota virüsler ön plandadır. Gelişmekte olan ülkelerde 0-2 yaş arası bebeklerde görülen akut ishallerin en yaygın nedeni bu virüslerdir.
İshal tedavisinde sıvı kaybını önlemek esas alınır. Beslenmenin kesilmemesi ve 2-7 gün içinde iyileşme beklenmektedir. Antibiyotik tedavisi, beklenen süre içinde geçmeyen ishaller için gerekli testlerden sonra uygulanır.
KABIZLIK
Sert, şekilli, zor ve bazen kanlı kaka yapmak olarak tanımlanan kabızlık, kalın bağırsağın sonundaki kasların sertleşerek kakanın normal geçişini önlemesi sonucu oluşur. Kaka bağırsakta ne kadar uzun süre kalırsa, o kadar kurur ve vücuttan atılması zorlaşır. Kaka sert ve kuru olduğu için kalın bağırsağın son kısmından geçerken yırtılma ve çatlaklara neden olur. Bebeklerde ve çocuklarda kasılmalara neden olmasının sebebi de budur. Bu süreçteki acıyı yaşamak istemeyen çocuk kakasını tutar. Bu da kakanın içeride daha çok kurumasına ve büyümesine neden olur. Kabızlık böylece daha da kötüleşir. 3-4 günden fazla süren, kanlı kabızlıkta doktora gidilmelidir.
Mama ile beslenen bebekler anne sütü alan bebeklerden daha sık kabız olur. Yine neden mamaların içeriğindeki inek sütü proteinleridir. Bebek maması seçerken prebiyotik lifli mamalar tercih edilmelidir.
KABIZLIĞIN NEDENLERİ
• Yetersiz ve dengesiz beslenme
• İlaç kullanımı
• Metabolik ve nörolojik bozukluk
• Anne sütü yerine hazır mama kullanımı
Bebeğin bağırsak bölgesine masaj yapmak, katı gıdalara geçmişse posalı yiyecekleri tercih etmek faydalı olur. Muz, patates, pirinç lapası gibi gıdalar yerine posalı meyveler, kaynatılıp ılıtılmış su ile karıştırılan meyve suları bebeğe verilmelidir. 1 yaşına kadar bebeklere inek sütü verilmemesi tavsiye edilir.
Bebeğin sindirim sistemindeki sorunlara karşı en yararlı önlemlerden biri de harekettir. Çocuğu rahatlatan hareketler (sırt üstü yatırarak ayaklarını karnına doğru görürüp getirmek, bisiklet hareketleri vb.) çocuğun bağırsak hareketlerini düzenler ve kakasını daha rahat yapmasına yardımcı olur.
İSHAL
Yeni doğan bebeğin çok kaka yapması (günde 6-7 kez) kıvamı iyi ise normal kabul edilir. Daha sonra bu sayı günde 2-3’e düşecektir. Anne sütü ile beslenen bebekler daha fazla kaka yaparken, mama ile beslenen bebekler de bu sayı azalır. İshal 0-5 yaş arası çocuklarda sık rastlanan bir sorundur. Kakası her zamankinden daha yumuşak, sulu ve çoktur.
İSHALİN NEDENLERİ
• Bebeğin bazı gıdalara karşı hassasiyet göstermesi
• Fazla meyve suyu, meyve ya da ishal yapıcı bazı besinlerin tüketilmesi
• Bebeğin antibiyotik tedavisi görmesi
• Dengesiz beslenme
• Sağlık kurallanna dikkat edilmemesi
• Yaşadığı enfeksiyonal bir hastalık
Enfeksiyonlar, ishale yol açan nedenlerin başında gelir. İçme ve kullanma suyunun temiz olmaması, hijyenik olmayan koşullar, yemeklerin ve mamaların hazırlanmasında temizlik kurallarına dikkat edilmemesi, bebeğe bakan kişilerin temizlik kurallarına dikkat etmemeleri ishale davetiye çıkaran önemli etkenlerdir.
Bebek sulu, açık yeşil renkte, sümüksü ve kokulu kaka yapıyorsa, ateşi yüksekse ve kusuyorsa, hızlı soluk alıp veriyor, huzursuz veya halsiz görünüyorsa geçirdiği bir hastalıktan dolayı ishaldir. Bu hastalığın tedavi edilmesi ile ishal de ortadan kalkacaktır. Virüs veya bakteri kaynaklı ya da besin zehirlenmesinden dolayı oluşan ishal, hastalığın teşhisi yapılarak gerekli tedavi uygulandıktan sonra düzelir. Tedavi sürecinde bebekte oluşan su kaybı için sıvı alımına dikkat edilmesi, vücudun su-şeker-tuz dengesinin korunmasına dikkat edilmelidir. Bu nedenle doktorunuz su kaybına karşı bir çözelti verecektir.
İSHALE KARŞI ANNE SÜTÜ!
Anne sütü ishalin gelişmesini önleyen en etkili koruma yöntemidir. Anne sütü ile beslenen bebeğin bağırsakta mikroplarla temas riski çok azdır. Anne sütü ayrıca bebeğin bağışıklığını artırır ve uygun bağırsak florasının devamını sağlayan faktörler içerir. Anne sütü ile beslenen bebeklerde genelde ağır ishal görülmez ve anne sütü almaya devam eden ishalli bebekte ağır su kaybı yaşanma olasılığı azdır.
ROTA VİRÜS İSHAL NEDENİ
İshal yapan virüsler içinde rota virüsler ön plandadır. Gelişmekte olan ülkelerde 0-2 yaş arası bebeklerde görülen akut ishallerin en yaygın nedeni bu virüslerdir.
İshal tedavisinde sıvı kaybını önlemek esas alınır. Beslenmenin kesilmemesi ve 2-7 gün içinde iyileşme beklenmektedir. Antibiyotik tedavisi, beklenen süre içinde geçmeyen ishaller için gerekli testlerden sonra uygulanır.
KABIZLIK
Sert, şekilli, zor ve bazen kanlı kaka yapmak olarak tanımlanan kabızlık, kalın bağırsağın sonundaki kasların sertleşerek kakanın normal geçişini önlemesi sonucu oluşur. Kaka bağırsakta ne kadar uzun süre kalırsa, o kadar kurur ve vücuttan atılması zorlaşır. Kaka sert ve kuru olduğu için kalın bağırsağın son kısmından geçerken yırtılma ve çatlaklara neden olur. Bebeklerde ve çocuklarda kasılmalara neden olmasının sebebi de budur. Bu süreçteki acıyı yaşamak istemeyen çocuk kakasını tutar. Bu da kakanın içeride daha çok kurumasına ve büyümesine neden olur. Kabızlık böylece daha da kötüleşir. 3-4 günden fazla süren, kanlı kabızlıkta doktora gidilmelidir.
Mama ile beslenen bebekler anne sütü alan bebeklerden daha sık kabız olur. Yine neden mamaların içeriğindeki inek sütü proteinleridir. Bebek maması seçerken prebiyotik lifli mamalar tercih edilmelidir.
KABIZLIĞIN NEDENLERİ
• Yetersiz ve dengesiz beslenme
• İlaç kullanımı
• Metabolik ve nörolojik bozukluk
• Anne sütü yerine hazır mama kullanımı
Bebeğin bağırsak bölgesine masaj yapmak, katı gıdalara geçmişse posalı yiyecekleri tercih etmek faydalı olur. Muz, patates, pirinç lapası gibi gıdalar yerine posalı meyveler, kaynatılıp ılıtılmış su ile karıştırılan meyve suları bebeğe verilmelidir. 1 yaşına kadar bebeklere inek sütü verilmemesi tavsiye edilir.
Bebeğin sindirim sistemindeki sorunlara karşı en yararlı önlemlerden biri de harekettir. Çocuğu rahatlatan hareketler (sırt üstü yatırarak ayaklarını karnına doğru görürüp getirmek, bisiklet hareketleri vb.) çocuğun bağırsak hareketlerini düzenler ve kakasını daha rahat yapmasına yardımcı olur.
16 Mart 2009 Pazartesi
BEBEĞİMİZİN İLK GÜNLERİ

Bebeğimiz doğdu ve eve gittik.Doğum öncesine kadar çok okumuş olsakta,teorik bilgiler pek işe yaramıyor. Dokuz ay boyunca hayal ettiğiniz bebişiniz kucağınızda !!!Herşeyi size ait. Emzirmeniz gerekli... İlk günlerde bu bir kargaşa.Bebeğiniz emerken uyuya kalıyor ve bir saat sonra tekrar acıkmış görünüyor.Yada bebeğiniz sürekli diliyle emme hareketi yapıyor. Sanki hiç doymuyor.
Siz bebeğiniz doymadığını düşünüp, endişeleniyorsunuz.
Evde anneniz veya kayınvalideniz var. Herkes başka birşey söylüyor.
Bebeğinizi beslemek için her iki saatte bir emziriyorsunuz. Sonra altınız değiştirme, gazını çıkarma.....ve uyuyamıyorsunuz.ilk hafta acayip uyku ihtiyacınız var.
Bu arada gelen gidenleri de unutmayalım....
Hemen hemen bunları tüm yeni anne olmuş kişiler yaşıyor. Bu durum da ne yapmalıyız?
EMZİRME İÇİN;
Kadın vücudu mucizevi bir yaratılıştır.Eğer sağlığınız yerinde ise , vücudunuzuzn hamileliğiniz süresince süt üretmek için kendini hazırlar.Bebeğiniz doğduğunda ise, onu ihtiyaç duyduğu kadar beslemek artık tüm mekanizmalar iş başındadır.Ancak birçok emzirme kitabında anlatılanların aksine, bebeklerin hepsi yada kadınların tümü bu doğalsürece hazır değildirBirçok kadın emziririkan güçlük çeker.Hastanede hemşirelerin yardımına başvuran anneler bile, eve geldiklerinde yine bazı sorunlarla karşılaşabilir.
ilk altı hafta ( bu herkesin uyum sağlama dönemi )içinde olan resmi post partum dçnemidir. Yeni anneler en önemli emzirme problemi;ya bebeğin ağzının sütü rahtalıkla alacağı pozisyona yerleşmemesinden kaynaklanmış olan zayıf pozisyonyada yetersiz süt üretimi sorunudur.Bu iki sorun birbiriyle ilişkilendirilebilinir.Bebek doğru pozisyonda yerleştirildiyse, emmeye başladığında, vücut annenin beynine sinyal gönderir: ''Bebeğin aç. Hemen iş başına koyul ve daha fazla süt üret.''Eğer bu sinyal anneye iletilmezse,süt üretimi yetersiz miktarda kalacaktır.
ANNENİN MEMESİNDEN SÜT GELENE KADAR,ÖNCELİKLE KOLOSTRUM DENEN İLK SÜT SALGILANIR.Bebeğinizin bu maddeden yararlanabilmesi için, ilk gün her memeden beşer dakika olmak şartıyla , sık aaralıklarla tüm gün emzirilmesi gerekir. İkinci gün her memeden on dakika vererek, her iki saatte bir emzirirsiniz.Üçüncü gün de; her memeden 15-20 dakika emerek 2,5 saatte bir beslenmeye başlar.Kolostrum alırken, bebeğinizin onu içine çekmesi için çok büyük enerji harcaması gerekir.Kolostrumçok yoğun bir sıvıdır ve bu bebek için iğne deliğinden bal emmeye çalışmak gibi zor olacaktır.Özellikle doğum kilosu 3 kilodan az tartılan bebekler için bu çok daha zordur.Ama başlangıçta sık sık emzirerek sütünüzün daha çabuk gelmesini sağlayabilirsiniz.Sık emzirme ile memeniz sütle dolu kalmaz, dolyısıyla kendinizi rahatsız hissetmezsiniz.
UYKU İÇİN;
Bu dönemde bebeğiniz ne zaman uyursa sizde o zaman ne iş yaparsanız yapın bırakıp, yatıp uyumaya bakın...
AİLE BÜYÜKLERİ VE GELEN GİDEN İÇİN;
Açıkçası bunun için söyleyecek pek bir şey yok..Siz tavrınızı belirtip, onları da kırmadan olayları yoluna koymalısınız.Bu gerçekten en zor kısmı, bence....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



















