altuğ bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
altuğ bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Nisan 2011 Cuma

ALTUĞ VE CEREN...

Dün gece Neval ve iki kızı İrem ve Ceren bizdelerdi. Beraber yemek yedik, çocuklarda birbirleiylr oynadılar. Altuğ , bebekliğinden beri Ceren'i çok seviyor. Beraber çok eğleniyorlar.Dün gece de çocukalrın çok eğlendiği bir gece oldu:)))



13 Nisan 2011 Çarşamba

15 AYLIK BEBEK GELİŞİMİ

Çocuğunuz nasıl büyüyor? : Bebeğiniz bu günlerde hızlı büyüyor, yürüyor, birazcık konuşuyor, büyük bir ihtimalle de yemek yerden çatal ve kaşığını kullanabiliyor. Bedeninin bir bölgesini göstermek veya oyuncaklarını kamyona yüklemek sonra da çıkartmak gibi her türlü oyun ona etrafındaki dünyayı öğretir. Öğrendiği bir diğer şey ise kendisinin “birey” olduğu, sadece sizin bir uzantınız olmadığıdır. Çocuğunuzun “birey olma” kavramını öğrenip öğrenmediğini nasıl anlarsınız? Onu ayna karşısında izleyin. Eğer kendisi tanıyıp, karşısında duran “diğer” bebeğe dokunmaya,uzanmaya çalışmıyorsa kavramı öğrenmiştir.


Hayatınız nasıl değişiyor ? : Çocuğunuzun etrafındaki dünya ile olan kesişmeleri onun huyları hakkında size çok şeyler anlatabilir, farklı durumlar, insanlar, yerler karşısında neler yapıyor ? Örneğin bazı çocuklar değişikliklere karşı esnektir, çabuk adapte olabilir, ama bazıları için ayrı bir süreç söz konusu olabilir. Çocuğunuzun çevresel koşullarını adaptasyonda başarılı olabilmesi için şekillendirebilirsiniz. Onu rahatlatabilmeniz için çocuğunuz size güvenir. Onun ihtiyaçlarına saygı duyup destek vererek çocuğunuzdan maksimum potensiyelini alabilirsiniz.

Ebeveynlerden yolculuğu kolaylaştıracak ipuçları : 15 aylık bir bebek için araba yolculuğu sıkıcı olabilir. Bu durumla mücade için yanınıza atıştırmalıklar ve özel oyuncaklar almayı unutmayın.

Konuşma ve anlama gelişimi : Konuşma düzeyleri 15. ay itibariyle %75 oranındaki çocuklar “anne”, “baba”, “mama” gibi kelimeler dışında en ez üç tane “top”, “su” gibi isimler öğrenir. Tipik bir 15 aylık bebek “bana ayakkabılarını getir”, “kitabı yere koy” gibi basit komutları takip edebilir. Bunun dışında “hayır”, “buraya gel”, “göster”, “bak” şeklindeki ifadeleri de anlar.

Neler Yapabilirsiniz ?

Çocuğunuzun daha fazla konuşmasını sağlamanın bir yolu o birşeyler söylemeye çalışırken onu dinlemektir. Her ne kadar çocuğunuzun sorduğu veya söylemek istediği şeyi anlamasanız da, sizinle iletişim kurmaya çalışırken onunla göz teması içinde olun, mümkün olduğunca onun sorularına veya anlatımlarına cevap verin, bu tutumunuz bebeğinizi konuşmak yönünde cesaretlendirecektir.

Eğer çocuğunuz konuşmak konusunda biraz bekliyorsa birlikte ona bol bol kitap okuyun. Bir kitabın resimlerine bakmak, tanıdığı objeleri işaret etmek onun bu bilgileri ileride kullanmasını sağlayacaktır. Bebekçe konuşmalardan uzak durun, bu çocuğunuzun aklını karıştırır. Eğer bebeğiniz “anne” yerine “anniii” diyorsa onun söyleyiş şeklini tekrar etmektense basitçe “anne” deyin.

Uyuma vakitleri dışında çocuğunuz oturarak kitaplara bakmakta zorluk çekiyor olabilir. Ancak 15. aydan itibaren çocuklar kitaplarla daha ilgili hale gelirler, ister ebeveynleri ile birlikte, ister yanlız. Çocuğunuzun kitaplardaki resimlere hafifçe vurduğunu, kitaplardaki farklı içeriklerle ilgilendiğini görürsünüz. Eğer halen çocuğunuz oturup kitaplara bakmıyorsa, o oyun oynarken siz de yanında sesli kitap okuyabilirsiniz.

Diğer Gelişmeler : Araçları kullanmak ve hayali oyunlar

12 – 13 aylık bebekler kaşıklara önce parmakları ile kavramaya çalışıp, sonra kaşığı yemeğe uğraşırlar veya kaşığı tabğa hızlı hızlı vururlar. Ama 15 aylık bir bebek artık kaşığın birşeyleri karıştırmak, yemek için olduğunu anlar ve onu doğru amaç için kullanmaya çalışır. Kaşık içindeki yoğurdu alıp yere fırlatmakla kalmayıp eğer serbest halde ise bir de gider yerdeki yoğurdu eli ile boca eder. Eğer 15 aylık bebeğinize bir saç fırçası verirseniz o aynen sizin gibi kendisinin veya oyuncağının saçlarını taramaya çalışır. Araçların nasıl çalıştığını anlamak bebeklerde kelime öğrenmek ve kendini ifade etmek beceri ile paralel yürür. Artık çocuğunuz araçların nasıl çalıştığı ve yapacağı hareketler ile ne sonuçlar alacağını üzerine düşünebilmektedir.

Benzer bir senaryoyla yemek vaktinde çocuğunuzun hayal gücünü canlandırabilirsiniz. Onu aşçı yapın ve önüne plastik bir karıştırma kapı, bir çırpıcı veya kaşık koyun. Bırakın o size bir yemek yapsın ve sonrasında karşılıklı hayali yemeğinizi yiyin.
Çocuğunuz konuşmaya başlayınca bu onun hem kelimeleri anladığını , hem kullandığını, hem de taklit yapabileceğini gösterir. 15 aylık bir bebeğin hayal gücü kendi davranışları etrafında gelişir. Bir kaşık aldığında sanki yemek yiyormuş gibi yapar veya kafasını sizin dizinize koyup uyuyormuş havasına bürünür. Düşüncelerini sembolize eder ama bu devrede taklit etmenin en bariz göstergesi ayna karşısındaki davranışlarıdır. Gelecek aylarda ve yıllarda çocuğunuz gerçeklik dışı düşünmek yetisini daha çok dışa vuracaktır. Eline bir sopa alıp onu size sallayacak ve onun bulutlar üstünde uçan bir uçak olduğunu veya aslında kendisinin bir itfahiye olduğunu söyleyecektir.

Çocuklar iki yaşına kadar olmadıkları biriymiş gibi davranmazlar ama siz yine de buna ait bir rol çalışması yapabilirsiniz. Mesela siz bir köpek olup, çocuğunuza da bir kedi olmasını söyleyebilirsiniz. Siz havlarsınız ,o miyavlar ve sonra beraberce bol bol gülersiniz. Veya tam tersi o büyük köpek, siz küçük kedi olursunuz : Böyle tersi bir rolde daha fazla eğlenirsiniz çünkü çocukların büyük insanlardan daha güçlü olduğunu hissettiği bu tip kısa sürelerde kendilerine güveni artar, memnun olurlar.

Sosyal ve duygusal gelişim : Artan hırçınlık
İlk kötü haber : Artık çocuğunuz çok daha çabuk hırçınlaşıyor, sinirleniyor. Ve şimdi iyi haber : Bu tip kızgınlık ve hayal kırıklığı kısa sürelidir. Tabii ki bu tip kızgınlıklar hep en olmadık yerlerde yaşanır , mesela bir markette veya kalabalık bir yemekte. Böyle zamanlarda durumu nasıl ele alacağınızın yolunu siz geliştireceksiniz. Çocukların duyuları bilmedikleri yerlerde, kalabalık, fazla gürültülü ortamlarda çok fazla uyarıldığı için genelde böyle hırçınlaşırlar. Bütün bu yoğunluk ile başa çıkamazlar. Üstelik bu gibi ortamlarda sizin bütün dikkatinizi üstünde toplayamadığı için de sinirlenebilir çünkü bu dönem çocuklar bütün ilginin kendilerinin üstünde olmasını isterler.

Neler yapabilirsiniz ?

Çocuğunuzun hırçınlık anlarında sadece duygusal olarak onunla beraber olun ve eğlenceli durumlar yaratmaya çalışın. Örneğin “ooooo etrafta çok nefis çikolatalar görüyorum, bir de seniiiii …” gibi oyunlar yaratarak ve onu alışveriş arabasının içine oturtarak dikkatinizin hep merkezinde olduğunu ona gösterebilirsiniz. Ama maalesef hırçınlıklar kaçınılmazdır ve her çocuğun ara sıra patlamaları olur. Unutmayın hem fiziksel , hem de duygusal olarak gelişen çocuklar içlerindeki bu dalgalanmaları hergün bir şekilde dışa vururlar.

Çocuğunuzun hırçınlık nöbetleri ile mücadele edebilene kadar birkaç taktik denemek durumunda kalabilirsiniz. Örneğin çocuğunuzu kucağınıza alın ve sakinleşene kadar ona sarılın. Ona bağırmayın, veya koluna çimdik atmayın, bunlar onun hayal kırıklığını daha fazla arttırır. Onu kucağınıza alın ve bir noktaya kadar taşıyın, mesela arabanın içine kadar. Bu arada hep onun yanında olmanız ve onu sediğinizi göstermeniz onu sakinleştirecektir. Eğer evde iseniz, onun sürekli ağlamalarını dinlemeniz çok zordur, sadece onun bulunduğu odayı terkedin.

Eğer çocuğunuz uygunsuz bir yerde, başkalarının yanında hırçınlığı ile sizi utandırmış ise bunu farkeder ve hırçınlık düzeyini arttırması büyük olasılıktır. Bu gibi durumlarda tek yapacağınız şey yüzünüze bir gülümseme yerleştirerek çocuğunuzu o ortamdan derhal uzaklaştırmaktır.

Diğer Gelişmeler : Sizi test ederek sınırları aramak

Ebeveynler olarak çocuğunuza yönelik en büyük işiniz ona çeşitli sınırlar getirmektir. Bazen kendinizi takılmış plak gibi hissedersiniz, ama sizin sınır koymaya çalıştığınız her ne ise onu bir daha yaparken bu sefer çocuğunuzu izleyin. Örneğin sizin defalarca “hayır” dediğiniz bir koltuğun üstüne tekrar tırmanıyor, bırakın tırmansın ama sakın ondan gözünüzü ayırmayın. Siz, onun size meydan okuduğunu düşünürken, o aslında sizi test etmekte ve sizin ona “yeter, sana kaç defa söyledim” demenizi beklemektedir.

15 aylık bir çocuğun bütün meydan okumaları ve aykırılıkları aslında onun gelişimiyle ilgili olduğunu lütfen unutmamaya çalışın. O masanın üstünü kaşıkla çizerken mobilyayı mahvettiğinin farkında değildir, o sadece ana motor becerilerinin keyfini sürüyordur. Ve eğer yatağa gitmeyi reddederse, bilin ki o sizinle birlikte olmayı heyecanlı bulduğu ve sizden ayrıldığında birşeyleri kaçırmayı istemediğinden uyumayı istemez.Banyo sonrası kitap okumak, renkli kalemlerle birşeyler çizmek gibi çeşitli rutinler geliştirirseniz, bu dönemi daha az “hayal kırıklıkları” ile atlatabilirsiniz.

Kaynak : Babycenter.com

Altuğ 2 gün sonra 15 aylık olacak. Yukarıda yazdıklarımızın hepsini yaşıyoruz. Bu aralar en sevdiğği şey, kaşık,çatal kullanmak. Bardağı zaten bebekliğinden beri kullanıyordu. Neclea Teyzesi küçüklüğünden beri çay bardağından su içirdiği için bu konuda sorun yaşamadık. Çok güzel kaşık kullanıyor. Sürahiden bardağa su boşaltmak da bu aralar favorisi..
Söylediklerimizi çok güzel anlıyor. Ayrıca istedikleri ve istemedikleri konusunda kararlı.. Hırçınlık bu ay bizde de başladı. İstediğinin olmasını istiyor. Olmazsa o zaman biraz sorun çıkarıyor. Dikkatini başka yöne çekiyoruz. Altuğ'u kucağıma alıp, o ortamdan uzaklaşarak oğlumu rahatlatmaya çalışıyorum.
Anne, baba, dede söylüyor. Bazen bu diyerek, su istediğini ifade ediyor. Ama her zaman bu kelimeleri kullanmıyor.
Yürüme işi ise elimizi tutarrak koşuyor bile.Kendi kendine kısa mesafelerde yürüyor. Sanırım bu konu üzerinde çalışmamız gerekir: Birazcık onu yüreklendirmek lazım. Çok temkinli,yiz. o da onu yavaşlatıyor ,sanırım. Dün burada 15 aylık bir çocuk gördüm. Kendi kendine yürüdüğü gibi, koşuyor. Sanki Altuğ'dan daha büyük gibi geldi, bana .Bİraz da moralim bozuldu. Fakat prematüre olmasından gelen şeyler bu. Bazı şeylerde biraz daha geriyiz sanırım..Ama bu da o kadar kafaya takılacak bir durum da değil..
Kitaplarla çok ilgili değil. Yeni birkaç kitap aldım, Altuğ'a ..Bunlar bol resimli, esasında daha büyük çocuklar iççin olanlarından.. Epeyce onlarla vakit geçiriyor. Kendi kendsine sayfalarını çeviriyor. Kendince yorumlar yapıyor. Eğitici kartları da var. Onları kutudan çıkarıp, içine yerleştiriyor.Üzerindeki reszsimlerde farklı dokular var. Özelikle de onlara dokunmayı seviyor.
Odasını montessoriye göre değiştirmek iççn araştırmalar yaptım. Hatta İkeaya gidip, Altuğ'unun üstüne oturabileceği sandalye ve masalara baktık. Hiç ilgilenmedi. Hatta üstüne oturmak bile istemedi. Oyun çadırı vardı. onunla çok ilgilendiğinden dolayı bizde çadırı aldık. Evde en çok salon oturduğumuz için salonda ona uygun yerleştirdik. İçine kitaplarını, sevdiği oyuncaklarını koyduk. Orada oynamaktan çok hoşalnıyor. Gun içinde içine girip-çıkmaktan çok zevk alıyor. Bunların dışında açma-kapama, kutuları birbirinin içine yerleştirme , legoları çok seviyor. En çok sevdiği ve en çok vakit geçirdiği oyuncaklar.
Müzik dinlemek ve dans etmek yine çok sevdiği şeylerden. Ayaklarıyla , elleriyle tempo tutmaya çalışıyor. Çok tatalı oluyor o zaman...

12 Nisan 2011 Salı

ALTUĞ DOLMALARI MINCIKLARKEN...






Dün hazır aldığım zeytinyağlı dolmalarımı Altuğ bir güzel mıncıkladı.. O kadar tatlı ki... Tabii ki bu arada koltuk ve üstü battı.. Ama hasta oğluşum bu işten çok keyif aldı...

ALTUĞ NEZLE OLDU:((

Altuğ pazar akşamı yedikelri birazıcık fazla gelince kustu. Sonra da küçük adamın burnucuğu akmaya başladı.. Çok fena oldu, birden.. Sabahı zor ettim, hemencik Dr. Zermine Hanımı aradım. Sağolsun hızır gibi yetişiyor bize. Henmen ilaçlarını yazdırıd. Bugün birazcık daha iyi.. Sümükleri sanki daha azalmış. Yorgun gibi hafiften. Bu arada bir de azı dişlerini çıkarmaya da çalışıyor.İnşallah kilo vermez..Çünkü iki gündür çok iştehsız. Çok zor yemek yediryoruz. Yaramazlık adına hızı hiç kesilmedi.. Aynen devam ediyor.
Dr. Zermine Hanımın verdiği reçete de Ventolin ile hava avermemiz gerekiyor. Öksürüğe dönmesin diye.. bebkken bir kere kullanmıştık. Fakat Altuğ şimdi çok hareketli.Ne yapacağım diye düşündüm. Eve  ginice makineyi hazırladım. Motor kısmının üstüne örtü örttüm ki korkmasın diye.. Ucundaki maskeyi de çıkardım.







Ve Altuğ'a hava vermeye başladım. Çok ilgisini çekti. İlkten bir irkildi, sonra o kadar çok sevdi ki oyun oynuyoruz sandı. Tüm geceelinden düşürmedi...
Bunu böyle atlattık..İnsallah hastalığı ilerlemeden oğluşum iyileşir...

16 Mart 2011 Çarşamba

ALTUĞ ARTIK 14 AYLIK.)))

”Makarna tabakta çok hoş duruyor. Acaba yerde nasıl duracak? Bir deneyelim!’’ Size garip gelebilir ama bu tam da 14 aylık bebek aklından geçenlerdir. Çoğu zaman bir bebeğin böyle bir hareket yapmasını yaramazlık olarak algılarız. Hareketin hoş olmadığı ve özendirilmemesi gerektiği doğru; ancak bebeğin tek amacı deney yapmak. Konuya bu açıdan bakmak bazı şeyleri daha kabul edilebilir kılacaktır.


Fiziksel Gelişim :

14 aylık bebek bağımsızlıkla ve bağımlılık arasında gider gelir. Odada oturuyorken sizden hızlıca uzaklaşır, tam kapıya geldiğinde gözlerinizin içine bakar. O anda ”acaba gitmeli miyim, yoksa geri mi dönmeliyim ?”diye soruyordur kendi kendine. Yeni bir şeyler öğrenme güdüsü onu gitmeye zorlarken, sizden aldığı sıcaklık ona ”dön emri” vermektedir. Aslında bu ikilem bebek, çocuk olup hatta ergenliğe kadar devam edecek kendi içindeki bir iç savaşın işareti: Bağımsızlık. Bu yolculukta gözleriniz, hareketleriniz ve sözlerinizle ona destek olduğunuzu her zaman hissettirin.

Bebek ve Beslenme :

Bağımsızlığını isteyen bir çocuğa yemek yedirmek zor olacaktır. Aylarca oturmak ve dünyayı seyretmek zorunda kalan bebek artık her şeye ulaşmak ve kurcalamak ister. Çünkü, bir yerlerde oturup pasif kalmak onun için artık ”Çin işkencesi” olmaktadır. Bu nedenle bir yaşından sonra bebekleri masada tutmak gayet zor olabilmektedir. Konuya bu gerçekliği akılda tutarak yaklaşmak gerekir. Onu yemek masasında tutmak için aşırı ısrarcı olmayın. Bu yemek yemeyi bir ceza olarak algılamasını sağlayabilir. 14 aylık bir bebeğin açlıktan hayatını kaybetmesi de imkansızdır. O bazen çok, bazen az yiyerek kendince bir denge oluşturacaktır. Kendi porsiyonlarınızla onunkini karıştırmayın lütfen. ”Minik gurme” nin midesi halen çok küçük. Sağlıklı gıdalarla pişirilmiş yemekler yapmak, öğünlere yeni gıdaları eklemek ve bir sofra rutini oluşturmak sizin göreviniz. 3N,1 N kuralını hatırlayın. Ne zaman,nerede ve ne yenileceğine aileler karar verir. Ne kadar yenileceğine ise çocuk.

Korkular :

”Minik kalbiniz” büyüdükçe yeni korkular geliştirebilir. Hayatı keşfettikçe hayatın sadece güzelliklerle ve mutluluklarla dolu olmadığını öğrenecektir. Hayatta zorluklar, acılar ve korkular da var. Ve bebeğiniz artık bunlarla yüzleşiyor olacak. Gün içinde yaşadığı bir stres gece bir rüya veya kabus görmesine neden olabilir. Bu onu korkutup gece ağlamsını sağlayabilir.Yanında olduğunuzu, sorun olmadığını hem hareketlerinizle hem de sözlerinizle ifade etmelisiniz.

Bebek Konuşuyor :

14 aylık bebek ” yemek vakti geldi ”dediğinizde mutfağa koşuyorsa bu size hayal gibi gelmesin. Bebek artık daha karmaşık cümleleri de anlayacak kapasitededir. Artık komik şarkılar yerine onunla biraz daha anlamlı sohbetler yapabilirsiniz. Sizin söyleyeceklerinizi anlayabilir ama cevap vermesi, anlaması kadar kolay olmayacaktır. Ona yardımcı olun. ”Bu” diyorsa ‘’Evet Göktuğ anlıyorum su istiyorsun’’dediğinizde inanın ona 5 kelimeyle çok şey anlatmış olursunuz. Dikkat ettiniz mi ? bir tek kelimeye tonlama yaparak soru formatı da oluşturabiliyorlar. ”Bu” derken vurguyu sona yaptıkça kelime su ver anlamında bir soru cümlesi oluyor.

Yemek yerken deney yapmayı seven 14 aylık bebeğin bir dahaki sefere bezelyeleri ağzı yerine kafasından aşağı aktarması da olasıdır. Bu durum sizi çok güldürse de bunu bebeğinize hissettirmeyin. Çünkü yaptığı hareketin sizde mutluluk yarattığını algılarsa bunu çok uzun süre farklı yöntemlerle denemeye devam edecektir. Bu arada en iyisi yemek sandalyesinin altına bir bez veya gazete sermek..


Bilgi Hapı:

Bebeğinizin dişleri gelmeye devam ediyor olabilir. Bu onun damaklarında ağrı yapıyor olabilir. Onun eline biraz soğutulmuş bir muz,boydan kesilmiş salatalık veya havuç verin bakalım. Eline aldığı bu gıdaları ağzına attığında soğuk hissi onun damaklarına iyi gelecektir. Miniğin eline çok katı gıdalar verdiğinizde, boğulma tehlikesine karşı her zaman tetikte olmalısınız.

KAYNAK:BEBEKOLAY

Altuğ'a gelirsek; Yukarıdakileri okuyunca Bu ay en belirgin özelliği herşeye çok güğzel tepki veriyor. Konuşamasa da ne demek istediğini bize anlatıyor.
Bağımsız olmak , herhal de en çok istediği şey... Yürüyebiliyor,ama çok cesaretli değil. Henüz 5-6 adım tek başına yürüyor. Elinden tuttuğumuzda bırakın yürümeyi, koşuyor bile...
Yemeklerimiz artık belli bir düzene girdi. Eğer hasta ve ya diş çıkarma dönemi değilse, artık kusmaları yok... Pütürüklü de yiyor. Ama onu çok zorşlamıyorum. Eline birşey verdiğimizde kendi kendine güzelce yiyor. Açken pütürtüklü , yada blendırdan geçirilmiş farketmiyor. Ancak doymöuşsa o zaman kendini hiç zorlamak istemiyor.
Uykuları da düzenli... Sabah 06:30-07:00 de yarı uyanık oluypor. Sütünü içip, yaklaşık09:30 a kadar uyuyor. Sonra 10:00-10:30 civarı kahvaltı yapıyor. Kahvaltısını bazen meyveli bazen de yumurtalı yapıyor. Bazen 12 civarı küçük bir kestrime yapıyor. Saat 14:00-14:30 civarı öğle yemeğini yiyor. genel de bu öğünde yoğrut ile etli sebze çorbası ya da yemeği yiyor. Ardından oyun zamanı.. Saat 17:00-17:30 civarı 1 -1,5 saatlik bir uyku saati var. Sonra ben işten evev gelmiş oluyorum: 18:00-19:00 arası anne ile cilveleşme zamanı.. Babamız 19:00 da gelince tyarım saat onunla cilveleşip, akşam yemeği yiyoruz, hep beraber. Akşamüzeri uyuduğu için yaklaşık 23:30-24:00 arasında bizimle beraber uykuya geçiyor. sabah ka dar da deliksiz uyuyoruz.( aman nazar değmesin!!)
oyunlarımız; müzik ile dans etmeyi, el çaklatıp, kafasıyla ritm tutmayı çok seviyor. Telefonlarla oynamayı ama gerçek ve çalışan telefonla oynamayı çok seviyor.

7 Şubat 2011 Pazartesi

Altuğ






Sevgili oğluşum yemek yemek yerine mama sandalyesini yemek derdine düştü. Şu sıaralar azıları kabaradığı için iştahsızlık,yemeği zorlarsak da kusma olayımız var. Bu dişler bir an evvel çıkıp da bitse , oğluşum da biz de babasıyla rahatlatacağız.Oğlum yemek yemediği için içim acıyor resmen...Çocuğum doğmadan evvel , diğer anneler bu tip sözler söylediğinde abarttıklarını düşünüyordum. Olay öyle değilmiş.. Oğlum ağzını açıp, yedikçe çok mutlu oluyorum. İştahsızlık ve kusma olayı üst üste olduğunda , ben çok gergin oluyor ve her yemek esnasında bu enerjımı de oğluma geçiriyorum. Bu duruma alışmalı ve soğuk kanlıolmalıyım. Fakat bu pek söz konusu da değil,ama bakalım..

Oğluşumun dişelri bir an evvel çıksın, herşey yoluna girmesini temenni ediyorum...

4 Ocak 2011 Salı

OTRİBEBE VE ANNEYSEN.COM İŞBİRLİĞİ

anneysen.com dAN PINAR HANIM BANA GEÇEN GÜN ATTIĞI BİR EMAİLİNDE NOVARTİSİN ÜRÜNÜ OLAN OTRİBEBE ÜRÜNLERİNİ , FİRMA ANNEYSEN.COM BLOG YAZARLARINA HEDİYE OLARAK GÖNDERMEK İSTEDİĞİNİ SÖYLEMİŞTİ. BENDE ÇOK SVİNEREK ADRESİMİ KENDİ,LERİNE İLETTİM. YILBAŞI GÜNÜ PAKET BANA ULAŞTI. NE TESADÜF Kİ OĞLUM HASTALANMIŞ VE BEN  OTRİBEBEYE ZATEN İHTİYACIM OLACAKTI. YENİDOĞDUĞU ZAMAN DA HASTALANDIĞINDA KULLANMIŞ VE ÇOK MEMNUN OLMUŞTUK.ŞİMDİ DE KULLANDIK, OĞLUM BU DURUMDAN ÇOK MUTSUZ OLSA DA BURUNU ÇOK İYİ TEMİZLEDİĞİ İÇİN OĞLUŞUM ÇOK RAHAT NEFES ALDI VE ÇOK RAHAT UYUDU. GEREK OLDUĞU ZAMAN HER ANNEYE BU ÜRÜNÜ TAVSİYE EDERİM. TEŞEKKÜRLER NOVARTİS, TEŞEKKÜRLER anneysen.com...

Bebek ve çocuklarda mevsimsel olarak sık rastlanan solunum yolu enfeksiyonları yüksek miktarda mukus (burun salgısı) üretimine ve dolayısıyla da bebeğinizin burnunun tıkanmasına neden olur.




Tek başına bakıldığında burun tıkanıklığı önemli bir sorun gibi görünmeyebilir. Ancak tıkalı burun bebeğinizin rahatını ve huzurunu ciddi şekilde etkileyebilir ya da giderilmediğinde orta kulak iltihabı ya da sinüzit gibi daha ciddi ve ağrılı enfeksiyonlara dönüşebilir. 6 aylık olana kadar bebekler ağızdan nefes alabilme ve burun kanallarını sümkürerek temizleyebilme yeteneklerine sahip değildirler. Bu sebeple bebeklerin tıkanan burnunu etkin bir şekilde temizlemek çok önemlidir.

Otribebe yöntemi bebeklerdeki burun tıkanıklığı sorununu gidermek için özel olarak geliştirilmiş ve Otribebe markası altındaki ürünler, bu yöntem için özel olarak tasarlanmıştır. Otribebe bebeklerdeki burun tıkanıklığına karşı kesin pratik ve hijyenik çözüm sunan ilk ve tek tedavi setidir. Otribebe markası altında yer alan ürünler Otribebe Nazal Aspiratör, yedek uçları ve Otribebe Monodoz deniz suyu olup, eczanelerde satılmaktadır.
http://www.otribebe.com.tr/index.html

16 Aralık 2010 Perşembe

ALTUĞ ARTIK 11 AYLIK..

Bebeğiniz bu ay neler yapar?


• Küçük bir objeyi baş ve diğer parmaklarının herhangi bir yerini kullanarak kaldırabilir.

• “hayır” kelimesini anlamalıdır, fakat her zaman buna uymaz.
Bebeğiniz artık basit emirleri ve "Hayır" kelimesini anlar ancak bunlara genelde uymamayı tercih edecektir. Hayır kelimesinin bebeğiniz üzerindeki etkisini artırmak için bu kelimeyi sadece gerçekten ciddi uyarılarda bulunmak istediğiniz durumlarda kullanın. Bu dönemde genellikle bebeğiniz yaptığınız bir uyarıyı ertesi güne unutmuş olacaktır. Ancak yine de ona doğru ve yanlışları öğretmek, disipline yönelik eğitime başlamak için çok erken bir dönem olduğunu düşünmeyin. Örneğin evdeki köpeğinizin kuyruğunu çekmeye çalışıyorsa elini yavaşça tutun, gözlerine bakıp "Hayır. Bu, köpeğin canını yakıyor!" diyerek, ona eliyle köpeği nasıl okşayacağını gösterin.


• El çırpma yada el sallama oyunu oynayabilir.

• Eşyalara tutunarak yürüyebilir.

• Anlık yada daha uzun süre ayakta desteksiz durabilir hatta bir kaç adım atabilir.

• Anne, baba hatta başka bir kaç kelime daha anlamını bilmeden söyleyebilir.

• Artık isteklerini ağlamadan da gösterebilir.

• Kendi başına bir fincan su içebilir.

• Kendince anlaşılmaz bir dilde sözler söyleyebilir.

- Bebeğinizin konuşma yeteneğini geliştirmesine yardımcı olmak için;

. Basit ve anlaşılır bir dilde ve sıklıkla onunla konuşun. Birlikteyken yaptığınız her eylemi, etrafta gördüğü herşeyi ona açıklayın.
. Bebeğiniz anlaşılmaz seslerle ve kelimelerle size birşeyler anlatmaya çalışırken tüm ilginizi ona vererek, onu dinlediğinizi belli edin. Onun kendine has konuşmasının içinden gerçeğe yakın kelimeleri seçerek ona geri söyleyin; böylece sizin onu anladığınızı ve ona karşılık verdiğinizi düşünecektir.
. Etraftaki nesneleri ona tanıtırken "büyük, küçük, dolu, boş, sıcak, soğuk" gibi sıfatlardan faydalanın; gerekiyorsa sayıları kullanın.
. Nesneleri tanıtırken renklerini de belirtmeyi unutmayın.
. Bebeğinize sık sık kitap okuyun.

• Hatta bebeğiniz iyi yürüyebilir.


Sevgili anne babalar, unutmayın ki her bebeğin farklı ve kendine özgü bir fiziksel, algısal ve sosyal gelişim tablosu vardır. Bu sebeple eğer bebeğiniz yukarıda bahsedilen gelişim aşamalarından bir kısmına henüz ulaşmadıysa gereksiz endişe ve korkuya kapılmayın. Eğer bebeğinizin gelişiminde dikkat çekici ölçüde bir problem olduğunu düşünüyorsanız mutlaka doktorunuza danışın. Bebeğinizin gelişim süreciyle ilgili en doğru bilgiyi doktorunuzdan alabilirsiniz.

Altuğ'a gelirsek;
Koltuk destek alarak sıralıyor. Hatta geçen hafta tutunmadan adım attı. Desteksiz durduğunu farkedince dengesini kaybetti. Ama o an çok şaşırtıcıydı. Çok sevdiği oyuncağını uzağa koyduğumda tutunarak sıralıyor ve ona ulaşıyor.
Halen baba, dede diyor. Ama konuşma da biraz tembeliz. Başka anlamlı kelimeler söylemiyor. Ne istediğini bize o kadar güzel anlatıyor ki, bazen ben bile şaşıyorum. Su, yoğurt denildiğinde  hemen anlıyor..
Oyun oynamayı çok seviyoruz. Saklambaç, aynaya bakarak konuşmayı çok seviyor.Plastik kutuları üstüste koyduğumda onları dağıtmayı çok seviyor. Oyuncak sepetini önüne koyduğumuzda oyuncakları içinden boşaltıp, onlarla oynamaktan hoşlanıyor. Camdan bakıp, yoldan geçen arabaları izlemeyi seviyor. Kuşlar bakmayı, ''oğlum bak kuş ''denildiğinde kafasını yukarı kaldırıp, bakıyor. Çok komik, 20 gündür dilini farketti. Oğlum dilini uzat, denildiğinde dilini dışarı çıkarıyor. Şu aralar burnun , ellerin, parmakların.. nerede oyununu oynuyoruz. Kablolar ve bizim laptoplarımız Altuğ efendinin en sevdikleri.. Laptobun kapağını açıp-kapamayı çok seviyor.Kitap okumaya her kalktığımızda alıp, onunla diş kaşımayı şu an için çok seviyor. Ama alışkanlığı olsun diye , hergün eline mutlaka kitaplarını verip, karıştırmaya çalışıyoruz. Müzik dinlemeyi ve benle dans etmeyi çok seviyor. Mama sandalyesindeyken müzik duyduğunad ayaklarını oynatıp, ellerini şaklatmaya çalışıyor. O kadar tatklı oluyor ki..
İstemediği şeyler yapılınca veya istediği birşeyi vermediğimizde artık tepkisini koyuyuor. Sanırım biraz inatçı olacak. Elinden o istemeden birşeyi alırsak, kendini atıveriyor..Büyüdüğünde yandık sanırım..:))


Yürütecini yükseltip, içinde dik durup, etrafı seyrediyordu. Geçen hafta yürüteci indirdik.. Onunla istediği yere doğru hareket edebileceğini öğrendi. İlk tepkisi çok komikti. Heyecanlandı.. Ama bu durum tehlikeleri de ardından getiriyor. Çünkü direkt tv gidiyor, küçük adamm.. Bu dönemden sonra evde güvenlik önlemlerini almak gerek...
Bu ay Altuğ'a smart trike bisiklet aldık. Onunla ev içinde dolaşmaktan çok memnun .. yazı dört gözle bekliyoruz. Bisikletiyle caddelerde boy gösterecek...


Yemek yeme olayımız belli rutinde devam ediyor. Pütüklü şeyleri yumuşaksa yiyor. Eğer doymaya başladıysa o zaman bazen sorun çıkarıyor. Bizimle beraber sofrada oturmaktan çok keyif alıyor. Tok bile olsa , anne ve babasının tabaklarından tırtıklamaktan çok mutlu..Bardaktan su içmeyi seviyor. Suluklardan içmeyi beceremiyor. Bardağa su koyup, eline versek içecek, ama üstünü başını ıslatıyor. Kış olduğundan dolayı ben de korkur, bu konuda onu engelliyoruz. Bu davranışım belki hata...Geçenlerde köfte yiyorduk. onun önüne minik minik lokmalar yaspıp, koydum. Onlara bir güzel yedi.. muz ve mandalina karışımını halen çok seviyor. yoğurt vazgeçilmezi. Birşey yemek istemediğinde önünden yoğurt verince, Altuğ bu yoğurt , dersem hemen ağzını açıyor.Onun dışında sebze yemeklerinin içine et ve tavuk koyuyoruz. Arada balıkda veriyoruz. Ama bizim biraz ihmalimiz haftada iki kere balık veremiyoruz.Bunların dışında yemek ile ilgili çok büyük problemimiz yok..
Uyku düzenimizde de sıkıntı yok: Sabah 06:00-06:30 gibi sütünü içip, 07:30-08:00 arası uyanıyor. Biraz ayakta kalıp, yaklaşık 09:00-09:30 gibi 1 saat uyuyor. Ardından kahvaltı, oyun saat 12:30-13:00 arası 1 saatlik uyku , bu bazen yarım saaatte olabiliyor. Sonra öğle yemeği veoyun,16:00-16:30 arasıb-nda yarım saatlik kestirme. uyandığında ben eve gelmiş oluyorum.. Bol bol koklaşıp , oyun oynuyoruz. 17:00-17:30 civarı meyve yiyoruz. 18:30-19:00 arasında bazen yarım saat- 15 dakikalık enerjı uykusu uyursa, geceyi 24:00de bitiriyor. Yok uyumazsa 22:30 civarı huzuırsuzlanıp, uykuya geçişimiz oluyor.
gündüzleri uykuya hafif ayakat sallanarak geçiyor: biz eve geldiğimiz de kuacağımızda ya da kendi kendine uykuya geçiyoruz.. Yatağı bizim yatak odasınad. kendi yatağında yatıyor. Eğer kendi odasında olsa da çok sorun olacağını düşünöüyoruz. bizim yatağımızda yatmayı çok sevmiyor. Uykusunda çok döndüğünden, bize çarptığında uyanoyor. O nedenle düzenin bozmayıp, yatağınada uyutuyoruz...

9 Aralık 2010 Perşembe

http://www.hipp.com.tr

Alman organik bebek maması HIPP, 1-4 yaş arası çocuklar için renkli bir çalışma başlatıyor.Bünyesinde zihinsel engelli çocukları barındıran Özel Eğitime Muhtaç Çocuklara Yardı Derneği' ne (ERAM) destek amaçlı hayata geçirilen proje, " Adım Adım Büyüyorum" ismiyle yola çıkıyor.1-4 yaş arasındaki çocukların parmak boyalarıyla yapacağı resim çalışmalarını kapsayacak ve altı ay devam edecek.Altı ay sonunda çocukların yaptıkları çalışmalarda nasıl bir gelişim olduğuda gözlemlenmiş olacak.

Projeye katılmak için yukarıdaki adresteki katılım formunu doldurmak yeterli, formu dolduran annelerin adreslerine proje için gerekli parmak boyalarının ve altı adet özel resim kağıdının iletilmesiyle ilk adım başlıyor.Bundan sonra çocukların doyamayacağı eğlenceli bir süreç başlıyor.Gelen kağıtlara projenin parmak boyalarıyla önce çocukların ayak izleri alınıyor, kağıdın geri kalanıda çocuğun uçsuz bucaksız hayal dünyasına bırakılıyor.Altıncı ayın bitiminde çalışmalar, mayıs ayında gerçekleştirilecek sergide ERAM çocukları yararına satışa sunulmak üzere HİPP' te toplanıyor.Proje sonunda , minicik adımlarıyla projeye dahil olan çocuklar, hem zihinsel engelli çocukların hayata bir adım daha atmasını sağlamış, hemde yarattıkları bir çalışmanın sergilenmesiyle unutulmayacak bir hatırayı yaşamlarına eklemiş oluyorlar...

Haydi anneler hep beraber katılalım ve yorumlarımızıda paylaşalım...ve hatta her ay yaptığımız çalışmaları fotoğraflarıyla birlikte paylaşalım....

26 Kasım 2010 Cuma

10-12 ay bebeğin beslenmesi

9-12.aylarda; artık bebeğinize verebileceğiniz gıdalar oldukça çeşitlenmiştir. Beslenme programına ek olarak haftada 1 kez ciğer ve 1-2 kez haşlanmış veya ızgara taze balık verilmeye başlanabilir. Ayrıca baharatsız ve soğansız ızgara köfte verilebilir. Baklagiller besin değeri yüksek gıdalar olduğu için tercih edilmelidir,haşlayıp tel süzgeçten geçirilerek bebeğin çorbalarına ilave edilebilir. 11-12.aylarda bebeğe çok yağlı ve tuzlu olmamak şartıyla ev yemeklerinden iyice ezerek vermeye başlayabilirsiniz.


8-10 AY:
Anne sütü veya devam maması (en az 300 ml.)


Saat 07.00: Kahvaltı
Saat 10.00: Kavanoz maması veya meyve püresi
Saat 13.00: Sebze çorbası veya diğer unlu çorbalar (Tarhana, yayla, şehriye çorbasına et, tavuk, kıyma ilave edilebilir.)
Saat 16.00: Yoğurt veya meyve püresi + tahıllı mama
Saat 19.00: İnce çekilmiş kıymadan yapılan köfte veya herhangi bir çorba
Saat 20.00-21.00: Anne sütü veya devam maması

Altuğ ise şimdiye kadar;

Sabah 06-06:30 : 100-150cc devam sütü
Kahvaltı10:10:30: 100 cc devam sütü ile 7-8 bebe bisküvisi,2 labne paynir, 1 çay kaşığı pekmez arada yumurta ( yumurtadan pek hoşlanmadığı ve kustuğu için hergün yoğurt yedirerek acığı kapamaya çalışıyoruz.)
Öğle: 13:00-13:30: yoğurt ve sebze çorbası( sebze, yoğurtlu pirinç, tarhana gib çorbalar, etli ve tavuklu)
ara: 17:00: meyve püresi
Akşam: 21:00:150cc devam maması( aptamil irmikli , ballı- sütlü pirinçli)
Eğer 150cc devam maması yerse gece sütü içmiyor. Devam maması yerine sebze çorbası yerse gece 24:00-24:30: 150cc devam sütü içiyor.

Hafta sonları dışarıdaysak biraz dağılıyoruz. sebze çorbası yerime bazen Bebelac veya Milupanın sütlaçlarından, muzlu muhallebilerinden yiyebiliyor.  Dışarıdayken şu zamana kadar evden birşeyler getirip yedirmektense hazır kavanoz mamalarından kullandık.Bundan böyle artık dışarıda da çorba alıp, yoğurtla onu yedireceğim.

Ekmeği pek fazla kullanmıyoruz. Bu ayki Dr. kontrolünde bunu da soracağım,  sanki Altuğ bu ay az kilo aldı gibi. Yarın kontrolümüz var,  aylık gelişimimizi göreceğiz.  Bu ay yavaş yavaş balık yedirmeye , tattırmaya çalış demişti doktorumuz. Biz de dediğini yaptık. hatta dün gece çinekop ızgara balığının yarısının 3/4 ünü yedi, hem de severek.  Azıcık ekmek ve minicik domates ile beraber.  Bizimle beraber sofraya oturup, tok bile olsa birşey tırtıklamaya bayılıyor. Oğluşum artık büyüdü.  Biberonda süt içmekten nefret ediyor. sadece ve sadece uyurken biberonla devam sütü içiyor. Anne sütünü kendi kendine kestiği gibi, biberonu da süt içmeyide aynı şekilde kesti.  Suyu biberonda içiyor.  Biberonla pek derdi yok.  Ama sütten hiç hoşlanmıyor.
Su içmeyi, bizim kola ve meyve sularımızdan  bardakta içmeye bayılıyor. Ama içtiği su miktarını biraz sanırım arttırmamaız gerek..

Bu hafta sonu muayene sonucunda  kaç kilo olduğunu ve boyununu ne kadar uzadığını gerçekten çok merak ediyoruz.





10-12 AY :
 Anne sütü veya devam maması günlük en az 300 ml. olmalıdır. Evde hazırlanan yemeklere yavaş yavaş geçilebilir.Yemeklerin sadece suyu değil kendisi ezilerek verilmelidir. Haftada 1-2 öğün haşlanmış veya ızgara taze balık ve haşlanıp ezilmiş karaciğer verilmeye başlanabilir.


Saat 07.00-09.00: Kahvaltı (150 ml. devam maması + yumurta + peynir + bir dilim ekmek + 1 tatlı kaşığı reçel)
Saat 12.00-13.00: Evde pişmiş etli sebze yemeği veya sebze püresi + meyve suyu
Saat 15.00-16.00: Yoğurt veya devam maması
Saat 19.00-20.00: Çorba + köfte veya balık

Bebeğinizi beslerken dikkat edilecekler:

•Biberonun deliğinin uygun büyüklükte olduğundan emin olun.


•Bebeğinizin ağzında biberon varken uyumamasına dikkat edin, bu aynı zamanda diş çürümesine ve kulak enfeksiyonlarına yol açabilir.

•Kullanma tarihi geçmiş mamaları kesinlikle kullanmayın.

•Hazırlanmış mamayı buzdolabı dışında bir yerde 1 saatten fazla tutmayın.

•Her beslenmeden sonra kalan mamayı atın. Buzdolabında olsa bile şişe içinde bakteri üreyebilir.

•Sırt üstü yattığında bebeği beslemeyin.

•Çevrenin çok aydınlık ve gürültülü olmamasına özen gösterin.

•Bebeğiniz çok acıkmadan onu besleyin.

•Mamayı veya sütü mikrodalga fırında ısıtmayın. Mamanın içinde çok sıcak noktalar olabilir.

•Her zaman mamayı taze hazırlayın.

•İlk yıl içinde şunları vermeyin: çay, inek sütü, kolalı içecekler.

•Hiçbir zaman emziği çocuğun boynuna asmak için, boynuna dolanacak ip vs. kullanmayın.

20 Kasım 2010 Cumartesi

Bebeğinizin gelişimi (10.ay)

On aylık bebeğiniz neler yapabiliyor diye merak ediyorsanız bu yazıyı okumalısınız. Merak ettiğiniz tüm konular bu yazıda…

BEBEĞİNİZ BU AYDA NELER YAPIYOR OLABİLİR?

Bu ayın sonunda bebeğiniz şunları yapabilir:

• Birisine yada bir şeye tutunarak ayakta durabilir.

• Oturur durumdayken kalkabilir.

• Bir oyuncağını almaya çalıştığınızda karşı koyar.

• Rastgele anne-baba diyebilir.

• Yüzüstü yatarken oturur duruma geçer.

• Oyun için el çırpabilir ve el sallayabilir.

• Küçük objeleri baş parmak ve diğer parmakları kullanarak kaldırabilir.

• Eşyalara tutunarak yürüyebilir.

• “hayır” kelimesini anlayabilir fakat buna nadiren uyar.

• Bir an için destek almadan ayakta durabilir.

• Anne ve baba kelimelerini bilinçli olarak söyleyebilir.

• İsteklerini ağlamadan da belli edebilir.

• Bir fincandan tek başına su içebilir.

• Anlaşılmaz garip bir dil kullanarak konuşabilir.

• Bir iki adım atabilir ve hatta biraz erkenci davranıp yürüyebilir.

Altuğ yukarıda sayılanların hepsini yapıyor... Anne demiyor.. Bilinçsiz olarak ba ba , de de  diyor. Kendince oluşturduğu bir dil olduğu kesin... Özellikle sesini duydukça heyecanlanması çok şeker..Çocukları görünce o kadar mutlu oluyor ki.. Onu bir oyun grubuna yazdırmanın zamanı geldi, sanırım.. Bu arada kendileri hiç emeklemedi. Zorda kalırsa emekliyor. Fakat ellerinden tutulduğunda hzlı hgızlı yürüyor. Henüz sıralamıyor. Oturduğu ya da yattığı yerden kalkıp, ayağa kalkıyor.Özellikle bir haftadır, acayip hsreketlendi. Yerinde duramıyor. Ona bisiklet aldık. Kargo ile gelecek. e-bebekte denedik, çok sevdi. Tüm e-bebeği onunla dolaştık. durduğumuzda , tepki veriyor. Bebeğin artık büyüdü. Sanırım artık o bir küçük çocuk..!!!!

Bu ayki doktor kontrolünüz

Bir çok doktor sağlam çocuk kontrollerinde bu ayı izleme takvimine dahil etmezler.Eğer bir sonraki kontrole kadar bekleyemeyecek bir durum olursa doktorunuza danışın.

Biz önümüzdeki hafta Dr. Zernime Hanıma gideceğiz. Bakalım ne kadar büyüdük??


Bebeğinizin bu ayki beslenmesi


Kötü yemek yeme alışkanlıkları

10 aylık bir bebekle yemek yemek, hemen hemen herkesin iştahını kaçırabilecek bir olaydır. Bu yaştaki yemeğin içinde oyun daha ağır basar. Dolayısıyla bebeğin midesine giden yemekten fazlası üstünde başında kalır.Yemek saatleri artık bebeğiniz için sadece besin almak değil aynı zamanda keşfetmek ve yeni şeyleri öğrenmek demektir.Yemek bebeğin dokunma hissi, sıcaklık hissi, sebep sonuç ilişkisi geliştirmesini sağlar. Patatesleri masada ezmek, yoğurdu avuçlamak, muzu üzerine sürmek sizin için ne kadar iğrenç olursa olsun yeni deneyimler demektir.Bebeğiniz yemeklerin cazip fiziksel özelliklerini öğrenene değin kağıt havlu ve elinizde bezlerle gezmeye hazırlıklı olun.Ancak bu sadece durup güleceğiniz bir durum değildir ve hiç bir şey yapmayacağınız anlamına gelmez.ileride uyacağı sofra kurallarına onu hazırlayabilirsiniz. İşte dikkat etmeniz gereken noktalar:

• örtü kullanmak: mümkün olan tüm korunma yöntemlerini kullanın. Örneğin yemek yenen yerin altına gazete serin, sonra atarsınız. Bebeğinize önlük giydirin, yalnız kendini rahat hissedeceği bir önlük olmalı. Kollarını dirseklerine kadar sıyırın.

• İstenmeyen hareketlere engel olmak. Bebeğinizin kendince yaptığı denemelere engel olmak istemezsiniz, ama onun etrafı pisletmesine de içiniz elvermez. Dökmeleri en aza indirmek için onun yemeğini derin bir kasenin içinden verin. Bebeğinize verdiğiniz bardağın içini az doldurun ve içmediği anlarda bardağı ondan uzak tutun. Bir defa da birden fazla çeşit vermeye çok meraklı olmayın çünkü bebekler çok fazla seçenekten bunalabilir ve bunu yemek yeme yerine yemeklerle oyun oynayarak gösterebilir. Bebeğinize yemek verdiğiniz tüm malzemeleri kırılmaz materyallerden seçin.

• Sakin davranın. Çoktan öğrendiğiniz gibi bebekler doğuştan oyuncudurlar, çünkü onlar oynayarak öğrenirler. Eğer masada yaptıklarına gülerseniz, onu daha fazlasını yapmaya cesaretlendirirsiniz. Aynı zamanda eleştiriyide pek sevmezler. “dur, yapma” gibi sözler onların hareketlerini kontrol etmeye pek yaramaz, hatta arttırmalarına sebep olur. En iyi politika bu gibi durumlarda yorum yapmamaktır. Tabi eğer bebeğiniz kaşık ile bir kaç düzgün lokma alırsa onu cesaretlendirin. Böyle düzgün hareketlerin işe yaradığını bilmesini sağlayın.

• Kaşığa alıştırmak. Havada sallamaktan başka bir şey yapmasa da, yemek yemek için diğer elini kullansa da, sürekli olarak kaşığı eline verin.

• Sakın düşmanca bir tavır almayın. Umutsuz anneler bazı umutsuz davranışlara başvururlar. Yemek yeme ve oyun oynama yetkisini tamamen bebeklerin elinden alırlar. Bu hareket daha temiz yemekleri sağlar. Fakat aynı zamanda bebeğinizin kendini beslemesini öğrenmesini ve sofra kurallarını öğrenmesini geciktirir. Ayrıca sürekli her şeyde kontrolün annenin elinde olması kendine güvensiz çocukların temelinde yatan nedendir.

• İyi bir örnek olun. Bebeğinize doğru hareketleri öğreten ne dersler ne de uyarılardır. Bunun en iyi yolu sizi izlemesidir. Eğer siz masada elinizle yer, ağzınız dolu iken konuşur ve ağzınız açık olarak çiğnerseniz bebeğiniz sizin umduğunuzdan çok farklı alışkanlıklar kazanır.

• Ne zaman ateşkes ilan edeceğinizi bilmelisiniz. Bebeğin yemekle oynamaya harcadığı vakit yemeği yemeği harcadığı vakti geçiyorsa,yemeği bitirmenin vakti gelmiştir. Masayı temizleyin ve bebeği masadan kaldırın. Eğer bebek bu durumu protesto ederse bir oyuncak yada oyunla dikkatini dağıtın.

Onuncu aya geldiğinizde evde yenen hemen herşeyi bebeğinizde yiyebilir. Yalnız pişirirken yemeklerin tuzsuz olmasına dikkatedin. Yine haşlanmış ve ayıklanmış sebzeleri gevelemesi için eline verebilirsiniz.Et ve balıkları deri ve yağından ayırdıktan sonra küçük lokmalara ayırarak servis edin.Bebeğinize yağlı, tuzlu, baharatlı yiyecekler vermekten kaçınmalısınız.

12 Eylül 2010 Pazar

8 AYLIK BEBEĞİN GELİŞİMİ


Bebeğin çevresine olan ilgisi ve merakı bu ay doruğa çıkacaktır. Güvenebileceği dürtüleri henüz pek fazla olmadığından, dünyayı kendi çabalarıyla tanıması gerekir. Ancak gördüğü her şeyi bir an önce keşfetmek isteyeceğinden, yaptıklarının tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini henüz anlayamaz. Bu yüzden tipik bir 8 aylık bebek evin içinde oradan oraya hareket eder ve önüne gelen her şeyi düşünmeden yere atar, ısırır veya çeker.
Hiç şüphesiz bebeğiniz artık emekleme tekniklerini gayet iyi öğrenmiştir ve çok ustaca hareket edebilmektedir. Bazı bebekler o kadar hızlı emeklerler ki onları takip etmek çok zor olur. Kapıları açıp kaparken dikkatli olmalısınız; bebeklerin çoğu, açılıp -kapanan kapıları ilginç buldukları için kapı arkasında durmaya bayılır. Kapı aralıklarına parmaklarını koymak da onlar için eğlenceli bir hareketdir. Eğer çok dikkatli davranmazsanız bir kapıyı ufacık bir parmağın üzerine kapayabilirsiniz.
Bu yaşta bir bebek, genellikle hiç desteksiz uzun bir süre oturabilir. Ancak bebeklerin çok azı kendi kendine ve hiç destek almadan oturma pozisyonuna geçebilir. Emekleme kasları kuvvetlendikçe bebek bunları ayağa kalkmak için kullanacaktır. Oturma pozisyonundan ayağa kalkmak karmaşık bir manevra yeteneği gerektirmektedir. Elini nereye koyacağını, ağırlığını nereye yükleyeceğini ve ne zaman ayaklarını kullanacağını anlayana kadar epey deneme yapar. Her zaman kendini biraz daha yükseğe kaldırmaya çalışacaktır.
Bu egzersizleri yapabilmesi için boş bir alan yaratmalısınız. Bebeğe müdahale etmemeye çalışın, bırakın hata yapa yapa doğruyu bulsun. Ayağa kalkmayı başardıktan sonra bir süre, ne yapabileceğini kestirmeye çalışacaktır. Daha sonra, önce tek eliyle tutunarak durmayı, sonra da hangi ayağına yükleneceğini öğrenir-bunların hepsi adım atmaya birer hazırlıktır. Ayrıca hangi nesnelerin ve hangi mobilyaların onun ağırlığını taşıyabileceğini, hangilerinin taşıyamayacağını anlar.
Kısa bir süre sonra da kanapeye dayandığında her iki elini de bırakabileceğini keşfeder. Çok sık olmasa da bazı zamanlar dik durmayı becerebilir. Ancak, doğru bir şekilde tekrar yere dönmesi birkaç haftayı bulacaktır. Bunu yapmak için bağırarak sizden yardım isteyebilir veya arkası üstü düşebilir. Bebeğinize ayakta durmayı öğretemezsiniz, ancak oturmaya çalıştığında belinden öne doğru eğilmesine ve dolayısıyla kalçasına dayanarak oturmasına yardım edebilirsiniz. Ancak çok da müdahalede bulunmayın. Bu kez de nasıl olsa yardım edeceğinizi düşünüp hiçbir şekilde çaba sarfetmeyebilir.
Bu yaşta yeme alışkanlıklarını tahmin etmek oldukça zordur. Genelde haftadan haftaya değişir. Bazı bebekler kendi kendilerine yemeyi reddedip, sizin beslemenizi isteyebilirler. Bazıları ise sizin müdahelenize sinirlenip yemek işini kendi kendine becermeyi tercih eder. Bazıları ise tabağındaki bebek mamalarını reddedip, sizin tabağınızdaki yemeğe el atar. Özellikle diş çıkartırken bebek yemeğe olan ilgisini kaybedebilir, bunun yerine yemeği inceler. Bu konuda çok katı olmayın, bebeğin istediğini yapın ve zorla yemek yedirmeye çalışmayın.
Bu dönemde uyku saatlerini de ayarlamak bir hayli zordur. Her ne kadar bazı bebekler 14-15 aylığa kadar gün içinde iki kez uyusa bile, birçoğu sadece bir defa uyuyabilir. Çok hareketli bir bebek bir kez uyuyabilir, ancak çok yorulmuşsa bu uykunun süresi uzar.Bebeğiniz gece yarısı veya sabah erkenden uyansa da, kendi başına tekrar uyuyabilmeyi öğrenmesi için zamana ihtiyacı vardır. Ağlamalarını kısaltmayı deneyin- eğer bebek çok şiddetli ağlıyorsa onunla yumuşak tonda konuşarak rahatlatmaya çalışın, çünkü ağladığı sürece uyuyamaz. Onunla konuşabilir, ona sarılabilir veya onu biraz kolunuzda sallayabilirsiniz. Ancak bunu yaptıktan birkaç dakika sonra onu yalnız bırakma konusunda ısrarcı olun.
Artık bebeğiniz nesneleri baş parmağı ile işaret parmağı arasında “kerpeten gibi” tutabilir. Ay sonunda bu hareketle kırıntıları veya küçük objeleri eline alabilir. Bu önemli bir aşamadır çünkü iki parmağı kullanabilmek insanı hayvandan ayıran önemli özelliklerden biridir.
Bebek tüm-uzanma-tutma-bırakma sistemini çözmüş durumdadır. Eliyle neler yapabileceği konusunda artık fazla kafa yormasına gerek yoktur ve tuttuğu nesneye rahatlıkla konsantre olabilir. Ayrıca 25 cm uzağa kadar her şeye uzanabilir. Uzanmak, bebeğinizin etrafını keşfetmesinde önemli bir etkendir. Bebeğiniz artık istediği şeyi işaret edebilir ve gözleriyle işaret ettiğiniz nesneyi takip edebilir. Detaylara karşı o denli duyarlıdır ki, odaya yeni koyulan bir nesneyi hemen fark eder.
Bebeğin en sevdiği yerlerden birisi mutfaktır, çünkü orada irili ufaklı bir sürü eşya ve yiyecek ile dolu dolap ve çekmeceler boşaltılmayı beklemektedir. Aşağı raflardaki kırılabilir eşyaları kaldırmanız yerinde bir karar olacaktır. Birkaç kabı kullanması için ona verebilirsiniz, ancak unutmayın o bir süre sonra diğerlerini de isteyecektir. Çekmece ve dolap kapaklarını açmasını önlemek için ufak kilitler kullanabilirsiniz. Bebekler ayrıca çöp kutularına bakmayı veya içindekileri karıştırmayı da severler.
Bebeğin dil gelişimi ilk kelimesini söylemeden çok önce oluşmaya başlar ve devam eder. Tek taraflı olsa bile onunla sohbet etmeye devam edin. Artık sizi daha rahat takip edebiliyordur. Ona basit ama somut şeyler anlatın. Bebek hala daha somut kavramları anlayamaz. Ancak ses ve ritmleri anlayabiliyordur ve söylediklerinizden birkaç kelimeyi çıkartabiliyordur. Bebeğinizin bu dönemde duyduğu kelimelerdeki heceleri taklit ettiğini fark edeceksiniz. Çıkardığı ve size anlamsız gelen bir çok ses, aslında duyduğu bir sesin taklididir. Sadece doğru harf seslerini henüz çıkartamıyordur.
Birinci senenin geri kalan döneminde bebeğiniz neredeyse her gün değişim gösterecektir. Bu dönem geçtikten sonra bebeğinizle bir daha hiç bu kadar yakın olamayacağınızı da unutmayın..

8.AY DÖNÜM NOKTALARI
SOSYAL FİZİKSEL ZİHİNSEL

• İstemediği nesneleri iter.
• Ebeveynlere bağımlıdır: yabancılar onu ürkütebilir.
• Aynadaki görüntüsüne güler, vurur ve onu öper.
• Dikkat çekmek için bağırır.
• Görmediği ve sesini duymadığı kişileri taklit eder.
• Eve kapanmaktan hoşlanmaz.
• Baş ve işaret parmakları ile tutma yeteneğini geliştirmiştir.
• Bir nesneye bakarken diğer bir nesneyi tutabilir.
• Birisinin işaret ettiği yere bakar ve onu takip eder.
• Öne veya arkaya doğru emekler.
• Elinde bir nesneyle emekleyebilir.
• Mobilyaları kullanarak ayakta durabilir.
• El çırpar ve el sallar.
• Her şeyi tatmak ister.
• Geçmiş olayları hatırlar.
• Nesneleri dış, üç boyutlu objeler olarak algılar.
• Bildiği davranışları yenileriyle birleştirir.
• “Anne” ve “baba” yı bilinçli olarak söyler

17 Ağustos 2010 Salı

7 aylık bebeğin gelişimi

Yaşamının 7. ayında bebekte hızlı bir gelişim izlenebilir. Doğumdan bu yana çok şey öğrenmiştir, ancak hayatının bu ilk senesinde aktif duruma gelme hazırlıkları hep devam edecektir. Sonraki üç ay boyunca bebek oldukça hareketli olacaktır. Ayrıca fiziksel ve zihinsel gelişiminin yanısıra mantık ve dil gelişiminde de önemli aşamalar kaydedecek ve tüm bunlar bebeğin temel problem çözme yeteneğini geliştirecektir.

Bebek büyürken, dünyası da onunla beraber büyür. Bu ay sonunda bebeğiniz yerde emeklemeye başlayacak. Elleri ve dizleri üzerinde kendini kaldıracak ve ileri geri hareket etmeye çalışacak; kısa bir süre sonra da bir eliyle gözüne kestirdiği bir şeye uzanacak. Bu egzersize devam ettikçe bir süre sonra el ve ayakları kendiliğinden uyumlu olarak hareket etmeye başlayacak. İlk başta sadece geri geri gidebilse de kısa bir süre sonra hareketlerini daha rahat kontrol edebilecektir. Emeklerken oluşan güvensizlik duygusu bir süre sonra kaybolabilir, bazı bebeklerde ise bu güvensizlik şiddetli bir ayağa kalkma isteğine dönüşebilir.

Her bebek aynı düzende gelişme göstermez. Bazı bebekler emeklemeden önce veya sonra veya emekleme yerine, alternatif farklı bir stil geliştirebilir. Kimi bebek sadece bir yöne doğru giderken, bir diğeri ise geri geri gidebilir. Emekleyecek kadar kuvvetlendiğinde kurbağa stili emeklemeyi deneyebilir- yani iki eli ve iki dizini beraber hareket ettirebilir. Bazı bebekler ise hızlı bir şekilde ilerleme gösterebilirler. Eninde sonunda doğru pozisyonu bulurlar, ancak bazı bebeklerin hiç emeklemeden direkt olarak ayağa kalkıp yürüdüğü de görülür.

Yeni şeyler keşfedebilmesi için bebeğin özgür bırakılması gerekir. Gün içinde oyuncakları ile fazla oynamaz ve sık sık gülücük yapar. Hareket etmeye başladığında merak ve korku beraberinde gelir. Bebek kapının dışında ne olduğunu merak etmektedir, ancak siz yanında olduğunuz için sizi de bırakmak istemez. Bir süre sonra kararsızlığı bırakır ve kısa bir süre için de olsa ileri bir adım atar. Biraz sonra sizin aynı yerde olup olmadığınızı kontrol etmek için geri döner. Eğer geniş bir ev içinde sürekli yer değiştiriyorsanız, endişelenmemesi için birkaç dakikada bir kendinizi gösterin.



Bebeğin sadece hareket etme yeteneği değil, oturabilme becerisi de iyice gelişmiştir. Artık neredeyse desteksiz oturabilir. Bazı bebekler kendi başlarına bile oturabilirler, ancak büyük bir olasılıkla bunu yaparken bir yana doğru kayarlar. Önceleri, bebeğiniz düşmemek için ellerini kullanacaktır. Bir süre sonra ise dengesi gelişecek ve otururken oyuncaklarla oynamak gibi, başka işlerle de ilgilenebilecektir.

Bebek, her yönden değişim geçirmesine rağmen uyku düzeni sabit kalır. Bazı bebekler gün sonunda yorgunluktan uyuyakalırken, bazıları da yoruldukça daha hareketli olurlar. Bebeğin uyku durumuna kolayca geçip geçemediğini gözlemleyin. Ev içinde gürültülü oyunlar eğlenceli olmakla birlikte, bebeğin uykusunu dağıtacağından yatma vakti için çok uygun sayılmaz. Uyku saati yaklaştıkça hareketli oyunlara biraz sınır koyabilir ve temposunu yavaşlatabilirsiniz. Yoğun bir günün sonunda bebeğiniz, biraz sallamadan sonra uyumaya karşı çıkmayacaktır. İlk altı aydan sonra uykusu ve uyku düzeni seyahat ve hastalık gibi dış faktörlerden etkilenecektir.

Bebeği rahatlatmak için uyku öncesi banyoyu da deneyebilirsiniz. Bebeğiniz muhtemelen büyük küvete geçiş yapmıştır. Küveti sadece birkaç santim suyla doldurun. Bebekler suda oynamaya bayılır, ancak sabunlu iken vücudu kaygan olacağından onu kesinlikle yalnız bırakmamalısınız.

Uyku gibi, yeme alışkanlıkları da aynı kalır. Ancak bebeğinizin nesneleri tutma yeteneği geliştikçe artık parmaklarından çok avuç içlerini kullanmaktadır elinde tutabileceği yiyeceklerden hoşlanmaya başlar. Nesneleri bir elinden diğerine geçirmek, onun için hala pek keyiflidir ve erişebildiği her şeyi iter, sıkar veya atar.

Bu yüzden kavrayabileceği (parmak boyutlarında olan) yiyecekler onun için eğlenceli olur. Öğünler arasında huzursuzlanabilir. Öğünler arasında verilen yiyecekler huzursuz olan bebeği biraz sakinleştirir, ancak bunun bir alışkanlığa dönüşmesine izin vermemelisiniz.

Her ne kadar bebeğiniz elinde tutabileceği yiyecekleri yemekten hoşlanıyor olsa da sizin verdiğiniz yemekleri ağzından çıkartabilir. Bunun en büyük nedeni kendi kendine yemek yeme arzusudur. Ancak her ne kadar denemek hoşuna gitse de henüz kaşığı ağzına götürmeye hazır değildir. Yaşadığınız kargaşa ve dağınıklık sizi kızdırmasın bebeğiniz sadece gördüğü her şeyi taklit etmeye çalışıyor. Mama sandalyesini de tıpkı sizin temizlediğiniz gibi temizlemek isteyecektir. Hangi elini kullandığı çok belirgin olmamakla birlikte, her beş çocuktan dördü sağ elini kullanmaya eğilimlidir.

Bebeğinizin farklı gıdalarla beslenmeye alışması arzu edilen bir durumdur, ancak bu şimdilik çok da şart değildir, önemli olan bebeğinizin yemek yemekten keyif almasıdır. Düzenli olarak yeni yemekler vermeye devam edin. Değişik tatlar denemesini sağlayın, ancak “tabağını tertemiz yapmasını” veya bunun gibi hoşlanmayacağı şeyleri ondan talep etmeyin. İlgisini kaybettiğinde ve ağzından geri çıkardığında yeteri kadar yemiş demektir, ısrar etmeyin.

Ebeveynler genelde bebeğin ana yemeğinin günün hangi saatinde verilmesi gerektiğini bilemezler. Besin değeri düşünüldüğünde bunun fazla önemi yoktur, ancak farklı yemekleri yiyebileceği zamana kadar et-sebze menüsü gün ortasında verilmelidir. Bir çok anne-baba bebeğin akşam yemeğinden önce yedirilip, sonra ailesi yemeğini yerken onlara mama sandalyesinde oturarak eşlik etmesini tercih eder. Ancak bunun yerine bebeği erkenden uyutup, sonra da sakin bir akşam yemeği yemek daha yerinde olabilir.

Bu dönemde bebekler, önlerinde farklı yemek seçenekleri olduğundan biberondan sıkılabilirler. Eğer bir kaptan da yardımla içebiliyorsa, günde birkaç kez aldığı biberonu bırakabilirsiniz. Yine de bu konuda fazla aceleci olmayın-bazı bebekler hala emmeyi tercih edebilir ve birinci senenin sonuna kadar memeden kesilmeye hazır olmayabilirler.

Bu dönemde ortaya çıkan bazı yeni davranış biçimleri de anne-babaları endişelendirebilir. Örneğin ayak parmağı emmek, hijyen nedeni ile endişe yaratabilir. Ancak ayaklar, bebek kendi başına yürümeye başlayana kadar (ki bu dönemde zaten ayak parmağını emmeyi çoktan bırakacaktır) el parmakları kadar temizdir.

Kulaklarla oynamak tipik bir diş çıkarma göstergesidir. Artık bu çok belirgin bir hareket haline gelmiştir. Birçok bebek de diş çıkarırken alt dudağını emer. Diş çıkarma bazı bebeklerde diğerlerine göre daha acılı ve zor olabilir, ancak rahatsızlığı çok fazla ise, bunun başka nedenleri olup olmadığını anlamaya çalışın. Genelde bebeğin normal olmayan her türlü davranışı diş çıkarıyor olmasına yorulur. Diş çıkarmanın ishale veya çok yüksek olmamakla beraber ateşin artmasına neden olduğu doğrudur. Ancak sıkıntısının nedeni başka ciddi bir rahatsızlık da olabilir ve diş çıkardığını düşünüp bunu göz ardı etmemelisiniz.

Ses çıkarmalar yine çok yoğun olmakla beraber, bebeğiniz zaman zaman diğer motor aktivitelerine konsantre olup bu dönemde ses çıkarmayı biraz azaltabilir.

Memnuniyetini tatlı bir gülücük ya da neşeli çığlıklar gibi tamamen farklı yollarla belli edebilir. Bebek genelde yanındaki yetişkinlerin çıkardığı sesleri taklit eder ve kendisine “hayır” denildiğini daha çok sesinizin tonundan anlar.

Bebek için annesi hala dünyanın merkezidir. Saçınızı veya üzerinizdeki herhangi bir şeyi ısırarak veya çiğneyerek sizi daha iyi tanımaya çalışır. Şimdiye kadar “anne” veya “baba” dediğinde direkt olarak sizi kastetmiyor, büyük bir ihtimalle yakınında bulunan birine sesleniyor veya bir şikayette bulunuyordu. Birkaç hafta içinde ise sadece size “anne” demeye başlayacak.

Bebek artık görmediği şeylerin de aslında var olduğunu anlamaya başlar. Örneğin yere düşürdüğü şeyi aramaya başlayacak ya da sevdiği oyuncağı sadece bir ucunu görse bile tanıyacak.

Bebeğiniz ayrıca bu dönemde “neden-sonuç” ilişkisini de kavramaya başlar. Örneğin bir çarşafın üzerinde duran bebeğe ulaşıp ulaşamayacağını hisseder. Ancak çarşafı kendine doğru çekerek bebeği alabileceğini kestirebilir. Bütün bunlar size basit görünse bile aslında onun için çok önemli gelişmelerdir.

Eğer çalışmaya başlayacaksanız-ya da başlamışsanız- kendinizi suçlu hissetmeyin. Ne olursa olsun, huzurlu bir anne, huzurlu bir çocuk demektir, bu yüzden siz ve aileniz için en uygun olduğuna inandığınızı yapın.



7.AY DÖNÜM NOKTALARI

SOSYAL FİZİKSEL ZİHİNSEL

• Şakaları anlar ve kendisi de şaka yapmaya çalışır.

• İstemediği bir şeyi yapmamak için direnir.

• Aynadaki görüntüsüne elleriyle vurur.

• Ses tonundan "hayır" ın anlamını kavrar.

• Sosyal bir etkileşimin içinde olmak ister.

• Kafasını tam olarak kontrol edebilir.

• Emeklemekten çok sürünür.

• Ellerini ve dizlerini iterek öne arkaya hareket eder.

• Sırtüstü yatarken kalçalarını öne arkaya kaldırarak hareket eder.

• İki diş çıkarmış olabilir.

• Aynı anda her iki elinde de birer nesne tutabilir ve bunları birbirine çarpar.

• Ağzı ve elleriyle vücudunu tanımaya çalışır.

• Nesneleri tutmak için parmaklarını kullanır.

• Tek başına desteksiz oturabilir.

• Dikkatini daha iyi toplar ve detaylarla ilgilenmeye başlar.

• Kendisinden saklanan nesnelerin aslında yok olmadığını bilir.

• Duyduğu sesi veya sesleri taklit eder.

• “ma,mu,da,di” gibi heceleri söyler.

• Bir nefeste birkaç ses çıkarabilir.

• Kendi hareketlerinin sonuçlarını anlamaya başlar.

• Bebek resmini kendisiyle özdeşleştirir ve bunu onaylayan sesler çıkartır.

• "Anne" sinin bir tane olduğunu ve sadece kendisine ait olduğunu öğrenir.

• Bir konuşmada kendi ismini çıkartabilir.

8 Ağustos 2010 Pazar

Altuğ artık yemeklerini mama sandalyesinde yiyor!



Altuğ artık yemeklerini mama sandalyesinde yiyor. Sebzeli tavuk çorbasını yedi, ilk kez sandalyesinde. Yemek sonunda uykusu geldiğinden hem yiyor, hem de sinirlenip, söyleniyordu..

2 Ağustos 2010 Pazartesi

6 aylık göz kontrolümüz

6 ayımız biiti, neredeyse 7. ayımız dolacak. Bu ay aşılarımızın yanı sıra 6 aylık rutin göz muayenemiz vardı. Çalıştığım hastanede çalışan çocuk göz doktorumuza muayene oldu, Altuğ. Allahtan hiçbir sorunumuz yok.18. aya kadar sorumuz yok..



18 Haziran 2010 Cuma

OĞLUŞUM 5 AYLIK...

Altuğ 5. ayını doldurdu. Bu ayki muayenesinde 7500gr ve 67 cm... Oğluşum 2350 gr ve 44cm den ne kadar büyümüş...Bu ay ek gıdalara geçecek. Doktorumuz neler yapacağını anlattı. Daha sonra bunları da anlatacağım...



5 aylık bebek;
Neler Yapabilir?


-İnsan sesine tepki verir, konuşana döner. Annesinin sesini duyunca ağlamayı keser.

-İlgilenildiğinde gülümser ve konuşur.

-Pek çok farklı ses çıkarır. Bunların bir kısmı kendine özgü, diğerleri duyduklarını taklittir.

-Gördüğü hareketleri taklit edebilir.

-Elinden oyuncağının alınması veya onu mutsuz eden bir davranışı protesto eder.

-Her şeye dokunmak, tutmak, tatmak ister. Elindeki objeyi diğer eline geçirebilir.

Değişiklikler



-Emekleme benzeri hareketler başlar. Yatağında bir baştan diğer başa gidebilir.

-Yabancılaşma başlar. Ev halkı dışındakilerden ilk gördüğünde korkar.

-Kilo artışı azalır. Bu ayda genellikle doğum kilosunun iki katına ulaşmıştır.





Oyunlar


-Yatağına kırılmayan metal bir ayna koyun, kendini görsün.

-Bebeğinizin çıkardığı sesleri taklit edip onu konuşmaya teşvik edin, kısa cümlecikler ve kelimelerle konuşun. Şarkılar söyleyin.

-Bebeğinizin başka bebeklerle karşılaşmasını sağlayın, birbirlerini inceleyip konuşmalarına izin verin.

-Sık sık kucaklayın, sevginizi gösterin.

-Yatak üstüne takılan müzikli dönenceleri bu ayda kaldırın, Bebeğiniz uzanıp yakalayabilir ve kazalara neden olabilir.

Beslenme

-Anne sütü veya mama vermeye devam edin, Bir yaşından önce inek sütü vermeyin.

-Doktorunuz katı besinlere başlamanızı söylediyse, her besini tek tek ve bir iki kaşıkla başlayın, alıştıkça miktarı arttırın. Doyduğunu belirttiğinde yedirmeyi bırakın, aşırı beslemeyin. Yemek saatlerinin herkes için zevkli bir zaman olmasına gayret edin.





Bakım



-Bebeğiniz ana kucağından kolayca kalkıp yuvarlanabilecek kadar büyüdü, dikkatli olun.

-Evinizi bebek için güvenli hale getirmeye başlayın, kabloları, yuvarlanabilen tabure gibi araçları ortadan kaldırın, masa, sehpa gibi eşyaların sivri köşeli olmamasına dikkat edin.

22 Mayıs 2010 Cumartesi

GEÇTİĞİMİZ GÜNLERDE KATILDIĞIMIZ anneyiz.biz BEBEK PARKINDAKİ ETKİNLİĞİ....

a



ANNEYİZ.BİZ 'İN BEBEK PARKINDAKİ ŞENLİĞİ...
 Bebek parkındaki etkimnlik çok güzeldi.. Eşim Altan, Altuğ ve ben çok severek, güzel bir zaman geçirdik....
Orada primanın yeni bezinin numunesinden hediye verdiler.. KUllandık ve çok memnun olduk...Ayrıca oğluşıumla benim çok güzel resimini çektiler..
Bunun  yanısıra bebekle ilgili bir sürü firma vardı...Misafirlerin resimlerini çekip, bol bol numune dağıttılar. Bizde ellerimiz kollarımız dolu olarak oradan ayrıldık.. Ayrıca uzun zamandır almak istediğim anneyiz.biz adlı sitenin varolmasını sağlayan PInar Reyhan hanımın kitabını satın aldım. Bir annenin tecr
übelerin yer aldığı anneyim ben.. Okumaya devam ediyorum, herkee tavsiye ederim..

21 Nisan 2010 Çarşamba

OĞLUŞUM BÜYÜYOR...

Altuğ 3 ayını tamamladı. Eğer zamanında doğsaydı 45 günlük olacaktı. Gözleriyle artık daha anlamlı bakıyor, tepkileri daha anlamlı.. Uykudan uyandığında 3-4 gündür gülerek uyanıyor. O kadar tatlı oluyor ki...
İlk doğduğu günleri düşünüyorum da sanki hiç büyümeyecekmiş gibi geliyordu.. Altuğ ile ilgili herşey yolunda. 3 saat ararlıklarla besleniyor. İşten sağdığım süt ve Bebelac AC Almiron ile beslenmesine devam ediyor. İşten eve geldikten sonra gece uykusana yatana kadar emziriyorum. Emzirirken olan ilişkimiz süper..Emerken diğer eliyle diğer göğsüme dokunup, ellerini dolaştırıyor. Doyduktan sonra tenimin üstünde uyumaya bayılıyor. 2 hafta doktor kontrolumuzda doktorumuz yüzüstü yatırabileceği, kendisinin en rahat pozisyonu alabileceğini söyledi. Gerçekten iki eliyle güç alarak kafasını kaldırıp, etrafa bakıyor. Sonra uyku için en uygun pozisyonunu alıyor.
Geçen hafta da kalça ultrasonunu çektirdik.. Kafamdaki sorunlardan biri de halloldu. Allaha şükür ki sorun yok...
Altuğ için belli rutinleri oluştu. 3 saat ararlıklarla uyanıp, besleniyor. Gün içinde uyanık olduğu zamanlar artmaya başladı. onunla konuşulmasını ve şarkı söylenmesini çok seviyor.Akşam saat 20-21 arasında beslenmeden evvel yıkanıyor, masajı yapılıp, pijamalarını giyiyor. Ardından beslenip, şarkı söyleyerek uyuyor. şarkı söylenmezsen çok bozuluyor.Canım o kadar tatlı ki..
Şimdi düzenlemeye çalıştığımız gece uykularını düzenlemek. Gece 24 civarı beslendikten sonra sabah 05-06 kadar uyumasını sağlamak. Geçen hafta az - çok oldu. Ama Altuğ bazen rutinlerine uyurken, arada da sıkılabilir. Altuğ da aynı.. Annesi gibi , sanırım.. canım ne yapsın... kanında var...

BEBEKLERDE ÜÇÜNCÜ AYDAKİ GELİŞİMLERİ

ÜÇÜNCÜ AY

Yapabildikleri:
Yüzüstü yatış pozisyonunda kafasını 45 ° kaldırabilir
Yakın mesafedeki nesneleri görme alanına girişinden çıkışına kadar (120°) izleyebilir.
Konuşma ve seslere kıkırdayarak yanıt verebilir. Müzik ve insan sesi ile rahatlar, mutlu olur. Emerken bile ses duyunca emmeyi bırakıp dinlemeye çalışır. Sesin geldiği yere döner.
Ellerini keşfeder: “Ooohh! Bu da ne? Amanınnnn oynatabiliyorum, bir sağa bir sola. Ne İlginç bu şeyler, kıpır kıpır. Dur bir de tadına bakayım…!” Bu güne kadar yumruk yaptığı ellerini açar, parmaklarını açıp kapatıp ellerini izler. Ellerini kendi isteği oynatıp açıp kapatabilmek onu mutlu eder. Bir oyuncak verilirse sallar(Bkz Oyuncaklar)
alyası artar, dudaklarını büzüp baloncuklar yapmaya başlar. Parmaklarını daha çok emer. Anne memesini emerken bile parmağını ağzına götürür.
Yattığı yerden doğrulmaya ve dik oturmaya çabalar. Destekle oturabilir.
Yan dönmeye çalışır.
Yakalama refleksi kaybolur.
Uyku süresi artar, ağlamaları azalır. Gece uykuları 6–7 saate uzayabilir. Ancak saat gibi sabah erken bir saatte uyanıp uyutulamaz, ailesini deli eder.
Yapın:
Banyo yapıp üzerini değiştirirken “Elini uzat”, “Parmaklarını sayalım”, “Neredeymiş kızımın ayağı?” vs diyerek uzuvlarını tanıtın.
Yaptığı hareketleri ödüllendirin.
Eline değişik şekil ve sertliklerde farklı sesler çıkaran oyuncaklar tutuşturun. Bunları sallayıp kavramak, rengini, şeklini kıvamını vs algılamaya çalışmak onun zihni için uyarıcı olacaktır.
Bebeğiniz artık hareketlenmeye başladı. Dönmeye çalışıyor, düşme tehlikesi belirdi. Yakında göz açıp kapayana kadar yürümeye başlayacak, ev kazaları tehlikesi artacak. Yavaş yavaş evde genel tedbirlerinizi almaya başlayın (Bkz. Ev Kazaları).
Bebeğin ihtiyaçları, ev işleri: çamaşır, yemek, ütü, bulaşık, yemek, eşinizin beklentileri… Aklınız karman çorman değil mi? Önceliklerinizi belirleyin, sıraya koyun. Her şeyi tam yapamazsınız.
Bebeğinizin günlük yaşam ritmini düzene sokmaya çalışın. Bebekler düzeni sever ve düzenli yaşamla rahatlar. Yani aynı saatte uyuyup aynı saatlerde beslenmeyi, banyoyu ve gezmeyi severler. Tipik bir 3 aylık bebek sabah erkenden (yaklaşık 05.00–06.00) uyanıp emer, kısa bir süre uyanık kalıp yine uyur; öğleden önce yine uyanır, öğleden sonra daha uzun bir süre uyanık kalır... Bunu sağlamaya çalışmalısınız.
artık odanızı mutlaka ayırın. Artık gazı azalıp kayboldu, eğer gazlı dönemde önerilerimize uyup sadece sırtını patpatladıysanız ve sallamadan uyumaya alıştırdıysanız geceleri rahat uyuyacaktır. Ayrıca bebekler gece uykularında dönme gerinme hareketleri sırasında ıkınır ve inler gibi sesler çıkarır ve sizi de uyandırır. Bunun için odanızı ayırarak siz de rahat edeceksiniz. Uyanınca her ağlamasında kucağa alıştırmazsanız kendiliğinden düzene girecektir.(Altı temiz, karnı tok, burnu açık, aşırı ince veya kalın giydirilmemiş bir bebek uyanınca ağlasa da 10–15 dakika beklenmelidir). Bu dönemde odanızı ayırmazsanız ileride bebeğiniz aynı odada ve yatakta yatmak istemeye devam edecek, ayırmak istediğinizde de onu artık sevmediğinizi sanacaktır.
Bebeğinizi kucağınızda uyutmadan yatağına koyun ki, şimdiden kendi kendine uyumaya alışsın, bunu yaparsanız ileride çok daha rahat edeceksiniz. Eğer bu şekilde uyutmakta güçlük çekiyorsanız, ninni söyleyin, yanında durup hafif hafif sırtına vurun, uyku müziğini çalın, pozisyonunu değiştirin.
Yapmayın
Anne sütü ve mama dışında meyve suyu, yemek suyu, çikolata vs vermeyin, tadına bile bakmasın. Erken ek gıda ve yarı katılar verilen bebeklerde alerji ve bazı barsak hastalıkları ortaya çıkabilmektedir.
Beslenmesi
Sadece anne sütü ile devam edin. Kilo alım hızı ayda 500–550g’ın altına inerse doktorunuzun önerisi olursa mama başlayın.
Vitaminine devam edin.
Aşıları:
Aşı takvimine göre bu ay aşı yok ama geçen aydan eksik kalan aşı varsa tamamlanabilir.
Büyüme:

KIZLAR                                      ERKEKLER

En az : 4000g / 54 cm                    4000g / 54 cm
Ortalama: 5600g / 59,5cm              5600g / 59,6 cm
En fazla: 7200g / 65,8 cm               7200g / 65,8 cm

(KAYNAK: http://www.bebekhastanesi.com/makale_detay.asp)

Benim oğlum 33 haftada doğmasına rağmen 3 aylık bebekleri yakaladı. boyu 58 cm, kilosu 5630 gr.
Gülmeye başladı. Yatağının üstündeki dönence dönüp, şarkı çaldığında çok mutlu oluyor. Gülüp, ellerini ve ayaklarını oynatarak tepki veriyor.
Ayrıca uyuturken söylediğim ninniye eşlik etmeye çalışıyor. Uyandığında öyle güzel ki.. gülücükler dağıtıyor, Altuğ bey....