BEBEK GELİŞİMİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BEBEK GELİŞİMİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Eylül 2012 Pazartesi

BEBEĞİN AY AY ZİHİNSEL GELİŞİMİ



BEBEĞİN AY AY ZİHİNSEL GELİŞİMİ
Zihinsel gelişim dış dünyayı anlamayı, tanımayı ve öğrenmeyi içeren tüm zihinsel evrelerdir. Bebekler yüksek öğrenme potansiyeliyle doğarlar, fakat yapabilme becerileri azdır. Doğdukları andan itibaren duyar, görür, hisseder ve öğrenirler.
Bebeğinizin zihinsel gelişimi genetik faktörlere bağlı olduğu kadar çevresel faktörlerden de etkilenir. Her çocuk birbirinden farklıdır ve farklı tavırlar, davranışlar, gelişimler gösterirler. Bebeğinizin sağlıklı olması için iyi bir bakıma, düzenli ve doğru beslenmeye ihtiyacı vardır.
1. AY: ANNE KOKUSU ZAMANI Yeni doğan bebek parlak ve hareket halindeki cisimleri fark eder. Ancak 25-30 cm mesafedeki nesneleri görebilir. Kucağınıza aldığınızda susar, kokunuzu tanır. Emzirdiğinizde rahatlar.
Bu dönemde emme, yakalama, arama gibi refleksleri vardır. Bakışınızı yakalayıp size bakabilir. Böyle anlarda onunla ilişki kurarak, başınızı sallayarak yanıt vermeye çalışmalısınız. Siyah beyaz renklerden oluşan nesneleri uzun süre izler, zıt renkler ilgisini çeker. Bebekler ilk ayda özellikle anne-babasının yüzünü incelemekten çok hoşlanırlar.
Size ihtiyacı olduğu anlarda ağlayarak yardım ister. Sakin olduğu kısa dönemler de olur, onunla şarkı mırıldanır gibi konuşun ve ninni söyleyin, evde gezinin. Dışarıdan gelen yüksek seslere kollarını ve bacakları hareket ettirerek tepki verebilir. Bebeğiniz sizin sesinizi ayırt edebilir. Sizi duyunca sakinleşir.
Bebeğiniz tat farklarını ayırt edebilir. Tatlı, ekşi, acı yada tuzluyu algılayabilir.

2. AY: SESLERE İLGİ ZAMANI 
Bu ayda bebeğinizin duyuları birbirine uyumlu hale gelmeye başlar. Duyduğu seslere doğru bakar ve sesin nereden geldiğini anlamaya çalışır.
Bu dönemde bebekler insan sesine bayılırlar. Konuşan ya da şarkı söyleyen insan sesini duyunca emmeyi bırakıp dinlemeyi tercih ederler. Mümkün olduğunca onunla konuşun. Sizinle iletişim kurabilmesi için bu etkileşimler çok önemlidir.
İkinci ayda bebeğinizin gelişimine yapacağınız en önemli katkı ona sevginizi göstermenizdir. Bebeğinizin normal gelişimi için sizin varlığınızı hissetmesi çok önemlidir. Fiziksel olarak sizi hissetmesini sağlayın. Günlük işlerinizi yaparken, onun zihinsel gelişimini geliştirmek için çeşitli yollarla, farklılıklar yaratabilirsiniz. Onu neyin ağlattığını, neyin mutlu ettiğini anlamaya çalışın.
Acıktığında ya da huzursuz olduğunda, ağlayarak haber verir. Rahat ve mutlu olduğunda hafif sesler çıkarır. Daha uzun süreler uyanık kalır. Etrafıyla ilgilenmeye, keşiflere başlar, her şeyi ağzına götürür.
Artık reflekslerini daha iyi kontrol edebilir. Ona bakabileceği bir şey verin. 180 derece açıda olan eşyaları izleyebilir. En çok yüzlere ve gözlere bakar. Bu nedenden dolayı annenin bebekle göz teması kurması sosyal gelişim açısından çok önemlidir.

3. AY: BAŞINI ÇEVİRME ZAMANI
Üçüncü ayda bebeğiniz ihtiyaçlarını belirgin şekilde göstermeye başlar. Gelen seslere doğru daha emin olarak döner ve hareket halindeki nesneleri takip edebilir. Yakınında konuşan kişiye doğru bakabilmek için başını çevirebilir.
Renkler arasındaki farkları algılamaya başlar. Renkler, görmeyi geliştiren en önemli unsurlardır. Ona parlak renkli oyuncaklar göstererek tepkilerine bakabilirsiniz. Artık nesnelerin sadece görüntüsü ile değil, dokusu ve tadı ile de ilgilenir. Değişik kumaş ve oyuncaklar gibi değişik dokuları tanımak hoşuna gider.
Bebeğiniz artık konuşma amaçlı sesler de çıkarmaya başlar. Beklenmeyen ve yüksek sesler duyduğunda rahatsız olur. Gözlerini kırpıştırıp, ağlar. Kendisiyle konuşulduğunda ya da mutlu olduğunda kendi kendine cıvıltılı sesler çıkarır. Yine ağlayarak rahatsızlığını ve sıkıntısını anlatır. Yaklaşan birinin sesini, ayak seslerini ya da su sesi gibi seslere heyecanlı, coşkulu sesli tepkiler verir. Annesi kendisine yaklaştığını anladığında, gülümser ve sesler çıkarır. Keyfi yerindeyse, ay sonunda aranızda 15-20 dakikalık bir “Ohh’lar ve ahh’lar” diyalogu geçebilir. Uyanıkken zamanının çoğunu ellerine ve ayaklarına bakarak, oynayarak geçirir. Bebeğinizi yıkarken ya da üstünü değiştirirken onunla konuşun ve vücudunu anlatın. Böylece ona sorulduğunda ayaklarını, burnunu ve kulaklarını gösterebilir.
Masallar ve ninniler çok hoşuna gider. Gülerek ve sesler çıkararak size tepki verebilir.

4. AY: GÜLÜCÜK VE ÇIĞLIK ZAMANI
Bebeğiniz artık bilinçlenmeye başlamıştır. Daha sistemli hareket eder. Gece uykuları artık daha uzundur. 11-12 saat uyur. Parmaklarını emerek, huysuzluk yaparak size uykusunun geldiğini gösterir. Uykusu geldiğinde, onu yatağına yatırırsanız daha kolay uykuya dalar. Size ve çevresine bakmak çok hoşuna gider. Yüzüne 15 cm uzaklıktaki nesneleri takip edebilir.
Bu dönemde bebeğinizin kişiliği belirgileşmeye başlar. Sizinle oyun oynamak çok hoşuna gider. Yeni sesler çıkarmaktan hoşlanır ve bazılarını taklit edebilir. Gülüşü daha belirgin hale gelir. Yüksek sesle güler. Karşısındakilere tepki verir. Neşeli çığlıklar atar, bazı sesleri taklit edebilir. Tanıdık yüzleri gördüğünde sesler çıkarır. Görüntü ile gerçek yüzü ayırt edebilir. Bu dönemde her türlü uyarıya açık olduğu için bulunduğu çevreyi zenginleştirip renklendirmeniz gerekir. Kendi kendine oynayabilir. Oyuncaklarla oynamak çok hoşuna gitse de her zaman aynı tepkileri verir.
5. AY: AĞZINA GÖTÜRME ZAMANI
Beşinci ayda bebeğiniz kendini keşfetmeye başlar. Herşeyi tanımak için ağzına götürür. Elleriyle oynar, parmaklarını inceler. Ayaklarını, parmaklarını ve cinsel organını tanımaya çalışır. Bu keşfi kendine dokunarak yapar. Cinsel organını keşfetmeye başladığında genelde anne babalar bu durumdan çok hoşnut olmaz. Engel olmaya çalışırlar. Fakat bu yanlış bir yaklaşımdır. Bebeğinizin kendisini tanımasına izin verin. Hatta ona yardımcı olun, organlarının isimlerini söyleyerek ona anlatın. Aranızdaki diyaloğu geliştirin.
Zaman ilerledikçe bebeğiniz daha bir sosyalleşmeye başlar ve eğlenceli zamanlar da bununla birlikte çoğalır. Bebeğiniz artık daha çok ses çıkarmaya, “Agular” yapmaya da başlar. Dilini çıkarır, tükürür. Artık daha çok hareketi taklit etmeye başlar. Daha belirgin şekilde sesli tepkiler verir.

6. AY: ÖĞRENME ZAMANI
Artık bebeğiniz duyularını koordine etmeye başlar. Duyduğu seslerin nereden geldiğine bakar, dokunduğu eşyayı uzun süre iyice inceler. Bu dönemde her bebek farklı farklı şeylere odaklanır. Bazıları emeklemeyi öğrenirken, bazıları da konuşmaya çabalar.
İlerleyen zamanlarda bebeğin odaklandığı şeyler sürekli değişir. Bebeğinizi başka bebeklerle kıyaslayarak “Benim bebeğim neden bunu yapmıyor” diyerek endişenmeyin. Sonuç olarak farklı zamanlarda da olsa bütün bebekler konuşmayı ve yürümeyi öğrenir. Bu süreçte bebeğiniz, etrafını inceleyerek öğrenmeye devam edecektir. Yine bu dönemde nesneleri birbirleriyle kıyaslayabilir, onlara uzun süreler bakarak inceler. Farklı ve yeni şeyler görmekten çok hoşlanır. Öğrenmek istediğini belli eder.
6. ayda bebekler ebeveynlerinin isimlerini öğrenmeye başlarlar. Sesli harflerin başına sessiz harfler ekleyerek hecelemeye başlar. Aynı heceyi arka arkaya tekrar edebilir. (de - de – de- ba - ba, ma - ma gibi) Bebeğinizin konuşmasını geliştirmek için yapacağınız en önemli şey onunla konuşmaktır. Bebeğinizle ne kadar çok iletişim kurarsanız, konuşmayı o kadar çabuk öğrenir. Söylediklerini anlamadığı düşüncesine kapılıp onun konuşmamazlık yapmayın. Onunla konuşurken göz kontağı kurmayı unutmayın. Konuşmanız sırasında zaman zaman size gülümsediğini ve sesler çıkararak cevap vermeye çalıştığını görebilirsiniz.
Bu dönemde bebeğinizin basit problemleri çözme, etrafı gözlemleme yeteneklerini ve hafızasını geliştirmeye başlar. Örneğin oyuncağını elinden aldığınızda uzanır ve almaya çalışır. Ona parlak ve canlı renklerde, sesli oyuncaklar vererek yardımcı olabilirsiniz.

7. AY: DETAYLARLA İLGİLENME ZAMANI
Bebeğiniz bu ayda daha da hızlı gelişmeye başlar. Özellikle dil becerisi önemli ilerleme kaydeder.
Yeni şeyler keşfetmek için hareket etmeye başlar. Oyuncaklarıyla daha az oynar. Konuşmaya çalışır, gülücükler yapar. Etrafında neler olduğunu merak eder. Sizden uzaklaşıp etrafı incelemek ister. Geri dönüp aynı yerde olup olmadığını kontrol eder. Bulunduğunuz ev geniş ise ona arada bir görünmeniz gerekir, çünkü sizi görmediği zamanlarda korkabilir. Yanında olduğunuzu ona hissettirin.
Bu dönemde, ilgisi başka şeylere yönelir ve dikkatini daha iyi toplamaya başlar, çevresindeki detaylarla ilgilenir. Bu yüzden ses çıkarmayı biraz azaltabilir. Bu sizi endişelendirmesin.
Artık mutluluğunu daha belirgin şekilde belli eder. Çığlıklar atabilir, daha belirgin gülücükler yapar. Duyduğu sesleri daha iyi taklit edebilir. Ne söylediğinizi daha iyi anlamaya başlar.
Bebeğiniz annesinin sadece kendisine ait olduğunu anlar. Annesi onun için hala dünyanın merkezidir. Artık sizi daha iyi tanımaya çalışır. Sizinle daha çok temas kurar (saçınızı yada üzerinizdeki kıyafeti ısırabilir). Bu dönemde size “Anne” demeye başlayabilir. Anne ya da baba denildiğinde sizin kastedildiğinizi anlar.
Görmediği bir oyuncağın aslında var olduğunu bilir. Duygularını daha iyi ifade edebilir. Örneğin; oynadığı bir oyuncağın üzerini örtseniz, açıp örtünün altına bakmaya çalışır ve buna kızabilir.

8. AY: KEŞİF ZAMANI
8. ay bebeğinizin yeni keşiflere başladığı zamandır. Gördüğü herşeye dokunmak ister ve bunun getireceği tehlikeli durumların farkında değildir. Bu dönemde daha da dikkatli olmanız gerekir.
Bu dönemde bebeğinizin uyku düzeni değişiklikler gösterebilir. Gece yarısı ya da sabah çok erken bir saatte uyanabilir. Kendi kendine uyuyabilmesi biraz zaman alabilir. Sizden yardım istemek için yüksek sesle ağlayabilir. Bu gibi durumlarda onunla konuşun, ona ninniler söyleyin ve sakinleştirmeye çalışın. Fakat bunları yaparken unutmayın ki, yalnız uyumayı da öğrenmesi gerekiyor.
Bebeğiniz daha renkli, farklı büyüklükteki eşyaların olduğu yerleri daha çok sever. Çünkü dikkatini verebileceği, inceleyebileceği daha çok şey bulabilir. Özellikle mutfak, bebeklerin çok ilgisini çeker. Dolapları, çekmeceleri karıştırmak ister. Çok dikkatli davranmanız gerekir. Özellikle deterjanların bebeğinizin ulaşamayacağı yerlerde olmasına özen gösterin. Parlak renkteki ambalajları onlara çok çekici gelebilir. Tuttuğu herşeyi üç boyutlu olarak algılar. Etrafındaki herşeye daha çok dikkatini verebilir. İstediği herhangi birşey için size işaret edebilir.
Bebeğinizin dil becerisi konuşmaya başlamadan çok önce gelişmeye başlamıştır. Artık onunla daha çok sohbet edebilirsiniz. Konuştuklarınızı daha iyi anlar ve takip edebilir. Ona daha kolay anlayabileceği basit şeyler anlatın. Artık daha çok sesin taklidini yapabilir. Duyduğu bir çok sesi çıkarmaya çalışır

9. AY: HAREKETLENME ZAMANI
Bu ayda bebeğiniz daha çok hareketlenmeye başlar. Size küçük yaramazlıklar yapabilir. Artık bebeğinizin el becerisi artmıştır. Öğrendiklerini daha kolay uygulayabilir. Daha çabuk adapte olur. Büyük parçalı legoları birbirine takabilir, kapakları kapatabilir. Kitap sayfalaranı çevirerek bakabilir.
Bebeğiniz bu dönemde gerçekleri daha çok algılar. Siz onun yanında değilken bile evin içinde olduğunuzu bilir. Basit oyunlar oynamaya bayılır. Sakladığınız oyuncakları bulmaya bayılır. Aynı oyunu tekrar tekrar oynarsanız sıkılabilir. Daha önce oynadığınız bir oyunu tekrar oynadığınızda hatırlar. Aile fertlerinden başka insanlarla da iletişim kurmaya başlar. Çevresindekilerin ruh hallerini anlar ve buna göre davranabilir.
Bu dönemde bebeğiniz ona söylediklerinizi daha iyi anlar. Konuşmanızın tonlamasından ne anlatmak istediğinizi anlar. Onunla sık sık konuşun. Etrafınızdaki nesnelerin isimlerini ona söyleyin. Ona verdiğiniz basit komutları uygulayabilir.
Bu dönemdeki bir bebek hareket etmenin verdiği özgürlük duygusundan çok mutludur, fakat yine de anne ve babasının hep yanında olmasını ister. Anne ve babalarından ayrı kalan bebekler (çalışan anne-baba) onlar eve döndüğünde kendilerini güvende hissederler. Yine bu dönemde bağımsızlık hissi de ortaya çıkar. Bebeğiniz artık sizi emmek istemeyebilir, ama bu davranış muhtemelen değişir.
Daha da hareketlenen bebeğiniz artık kendisine deneme-yanılma yoluyla yeni oyunlar bulabilir. Düşen, hareket eden nesneleri takip edebilir. Hareketliliğin yanında merakı da iyice artar. Etrafını daha çok inceler. İsmini söylediğinizde size doğru bakar. Kelimeleri kullanamasa da sizi anlar. Size yanıt verebilir.
10. AY: BENİMLE OYNAR MISIN?
Artık bebeğiniz için çevresindeki dünya sadece oyundan ibarettir. Birçok kaynak, evde yeterince önlem alındığı taktirde, hiç endişelenmeden bebeğin çevresini tanımasına olanak vermenizi önerir. Fakat, anne ve babalar bunu hayata geçirmenin söylendiği kadar kolay olmadığını bilir. Eşyaları ortadan kaldırıp, kapıları kilitleyip, pencerelere demir, prizlere kapak taktırsanız da, sonuçta sizin de evde bazı ihtiyaçlarınız olacağı için, evi ancak bir noktaya kadar güvenli hale getirebilirsiniz. Bu yüzden de bebek evde bazı yerlere girme izni olmadığını bilmelidir. Sabırlı ve sakin olmak size zor görünse de, bebeğin kendi kendini kontrol etmesini öğrenmesinin başka yolu yoktur. Bebek için potansiyel tehlike olarak gözüken herhangi bir nesne veya durum çok sakin olarak değerlendirilmelidir. Bebeğinizin bazı durumların tartışılmayacağını öğrenmesi gerekmektedir. Onuncu ayda, bebeğinizin kendi kendine oturmak gibi bazı temel aşamaları becermiş olması gerekir; ancak unutmayın ki her 10 aylık bebeğin motor gelişimi farklı olur. Oturma ve buma bağlı olan her hareketi bebeğiniz artık çok rahat gerçekleştirebilmelidir. Dönebilir, eğilebilir, pozisyonunu değiştirebilir ve otururken karnının üzerine yatıp tekrar doğrulur. Eğer bebeğiniz gözüpek bir 10 aylıksa, 50 santimetre yükseklikteki yerlere tırmanmaya çalışacaktır. Örneğin; daha önce sizinle sallanan sandalyede oturmuşsa, şimdi bunu tek başına yapmak isteyecektir. Artık sandalyeden inmek istediğinde, sandalyenin yerden ne kadar uzak olduğunu kavrayabilir ve ilk önce kol ve bacaklarını kullanarak, yani kendini emniyet altına alarak inebilir. Hemen hemen tüm bebekler bu dönemde emekler, bazıları ise biraz destekle ayakta kendi başına durabilir. Bazıları mobilyaların etrafında dolaşır, çok azı birkaç adım atar, yine çok azı yürümeye başlar. Emekleme veya yürümeyi “zamanında” gerçekleştirmeyen bebeklerin anne-babaları, onların etrafa karşı meraksız olmalarından yakınır. Fakat, o sırada bebeğiniz, konuşma veya oyuncakları detaylı inceleme gibi bambaşka bir alanda kendini geliştiriyor olabilir.Dönüm noktaları:- Kendi kendine ayağa kalkabilir.- İki elinden birden tutarsanız, yürüyebilir. - Koltuğa çıkabilir, hatta inebilir. - Ayakta dururken, kendi kendine oturabilir.- Tek eli ile iki küçük nesneyi birden tutabilir. - Sallanarak ve mırıldanarak müziğe eşlik edebilir. - Topu size geri yuvarlayarak, top oynayabilir. - Bir fincandan kendi başına su içebilir.

11. AY: KONUŞMAYA HAZIRLIK ZAMANI
Bu ayda bebeğiniz daha belirgin şekilde gelişmeler gösterir. Gelen kokuları ayırt edebilir. Yemek kokusu geldiğinde yemeğin hazırlanmakta olduğu anlar. Sabırsızlanır, fakat beklemeyi de öğrenmiştir artık.
Bazen söylediğiniz şeylere tepki vermeyebilir. Bu gibi durumlarda endişelenebilirsiniz ama aslında o başka birşeyle ilgileniyordur ve sizi duymamazlıktan gelebilir. Fakat işitmesi ile ilgili ciddi problemler yaşıyorsanız, doktorunuza başvurmanız gerekir.
Bu dönemde neslerin sembolü olan kelimeleri hatırlayabilir. Örneğin; yemek dediğinizde mutfağa doğru işaret edebilir. Birinci sene çok az bebek konuşmaya başlayabilir. Söyledikleri hala size anlaşılmaz gelebilir. Sanılanın aksine konuşma bebek için bir zeka göstergesi değildir. Konuşamasa da her bebek belli bir kelime hazinesine sahiptir, yaklaşık olarak 10 kadar nesnenin anlamını bilir. Ona talimat verdiğinizde yerine getirebilir. Burada yine yapmanız gereken, “lütfen ve teşekkür ederim” kelimelerini bebeğinizle olan diyaloglarınıza eklemek. Bunu yaptığınızda göreceksiniz ki, bebeğiniz konuşmaya başladığında bu kelimeleri kullanacak.
Bebeğinizle konuşurken bebek tarzında konuşmanız onun dil becerisinizi kötü yönde etkilemez. Atık bebeğiniz daha çok keşfe yönelik şeyler yapar. Oyuncaklarını ve çevresindekileri sınıflandırabilir. Etrafındaki nesneleri daha çok incelemeye başlar. Eşyalar arasındaki farkları anlamaya çalışır. Nesneleri daha iyi tanıyabilmesi için ona çeşitli kitaplardan resimler göstererek yardımcı olabilirsiniz. Tabii bunu yaparken de kelimeleri kullanışınıza ve telaffuzunuza çok dikkat edin.
12. AY: SOSYALLEŞME ZAMANI
Bebeğiniz artık sizi daha çok anlamaya başlamıştır. Ona söylediklerinizi daha kolay yapabilir. Talimatlarınızı yerine getirebilir. Artık yavaş yavaş kelimeleri söylemeye de başlar. 12 aylık olan bebeğiniz artık daha karmaşık oyunlar oynamak isteyebilir. Oyuncaklarıyla daha fazla oynamaya başlamıştır, en çok da oyuncak hayvanlardan hoşlanır bu dönemde. Örneğin; kitaplardaki hayvanları resimlerini göstererek ona öğretmeniz çok yararlı olacaktır.
Bu dönemde bebeğiniz ruh halini daha çok yansıtır. Bu tamamen sizin ruh halinizle de bağlantılıdır. Bir ayna gibidir. Siz mutlu olduğunuzda o da mutlu olur, üzüldüğünüzde ya da sinirlendiğinizde oda gerginleşir. Mümkün olduğu kadar onu sakin ve huzurlu tutmaya çalışın.
Minik bebeğiniz artık tepkilerini daha iyi gösterir, daha sosyaldir. Fakat oyunlar sırasında küçük tatsızlıklar olabilir. Bunları sakin ve soğukkanlılıkla karşılayarak tepkinizi göstermeniz gerekir. Sinirlendiğinde sakın ona vurarak eğitmeye çalışmayın. Çünkü ilerleyen zamanlarda bunun normal bir davranış olduğunu düşünür ve o da size karşı yapabilir. Tepkinizi daha çok ses tonunuzla belirtirmeniz gerekir. Çok sert bir karşılık verirseniz, ileride dikkat çekmek için tekrar bu tür davranışlar sergileyebilir. Bunu önlemek sizin elinizde.

21 Nisan 2010 Çarşamba

BEBEKLERDE ÜÇÜNCÜ AYDAKİ GELİŞİMLERİ

ÜÇÜNCÜ AY

Yapabildikleri:
Yüzüstü yatış pozisyonunda kafasını 45 ° kaldırabilir
Yakın mesafedeki nesneleri görme alanına girişinden çıkışına kadar (120°) izleyebilir.
Konuşma ve seslere kıkırdayarak yanıt verebilir. Müzik ve insan sesi ile rahatlar, mutlu olur. Emerken bile ses duyunca emmeyi bırakıp dinlemeye çalışır. Sesin geldiği yere döner.
Ellerini keşfeder: “Ooohh! Bu da ne? Amanınnnn oynatabiliyorum, bir sağa bir sola. Ne İlginç bu şeyler, kıpır kıpır. Dur bir de tadına bakayım…!” Bu güne kadar yumruk yaptığı ellerini açar, parmaklarını açıp kapatıp ellerini izler. Ellerini kendi isteği oynatıp açıp kapatabilmek onu mutlu eder. Bir oyuncak verilirse sallar(Bkz Oyuncaklar)
alyası artar, dudaklarını büzüp baloncuklar yapmaya başlar. Parmaklarını daha çok emer. Anne memesini emerken bile parmağını ağzına götürür.
Yattığı yerden doğrulmaya ve dik oturmaya çabalar. Destekle oturabilir.
Yan dönmeye çalışır.
Yakalama refleksi kaybolur.
Uyku süresi artar, ağlamaları azalır. Gece uykuları 6–7 saate uzayabilir. Ancak saat gibi sabah erken bir saatte uyanıp uyutulamaz, ailesini deli eder.
Yapın:
Banyo yapıp üzerini değiştirirken “Elini uzat”, “Parmaklarını sayalım”, “Neredeymiş kızımın ayağı?” vs diyerek uzuvlarını tanıtın.
Yaptığı hareketleri ödüllendirin.
Eline değişik şekil ve sertliklerde farklı sesler çıkaran oyuncaklar tutuşturun. Bunları sallayıp kavramak, rengini, şeklini kıvamını vs algılamaya çalışmak onun zihni için uyarıcı olacaktır.
Bebeğiniz artık hareketlenmeye başladı. Dönmeye çalışıyor, düşme tehlikesi belirdi. Yakında göz açıp kapayana kadar yürümeye başlayacak, ev kazaları tehlikesi artacak. Yavaş yavaş evde genel tedbirlerinizi almaya başlayın (Bkz. Ev Kazaları).
Bebeğin ihtiyaçları, ev işleri: çamaşır, yemek, ütü, bulaşık, yemek, eşinizin beklentileri… Aklınız karman çorman değil mi? Önceliklerinizi belirleyin, sıraya koyun. Her şeyi tam yapamazsınız.
Bebeğinizin günlük yaşam ritmini düzene sokmaya çalışın. Bebekler düzeni sever ve düzenli yaşamla rahatlar. Yani aynı saatte uyuyup aynı saatlerde beslenmeyi, banyoyu ve gezmeyi severler. Tipik bir 3 aylık bebek sabah erkenden (yaklaşık 05.00–06.00) uyanıp emer, kısa bir süre uyanık kalıp yine uyur; öğleden önce yine uyanır, öğleden sonra daha uzun bir süre uyanık kalır... Bunu sağlamaya çalışmalısınız.
artık odanızı mutlaka ayırın. Artık gazı azalıp kayboldu, eğer gazlı dönemde önerilerimize uyup sadece sırtını patpatladıysanız ve sallamadan uyumaya alıştırdıysanız geceleri rahat uyuyacaktır. Ayrıca bebekler gece uykularında dönme gerinme hareketleri sırasında ıkınır ve inler gibi sesler çıkarır ve sizi de uyandırır. Bunun için odanızı ayırarak siz de rahat edeceksiniz. Uyanınca her ağlamasında kucağa alıştırmazsanız kendiliğinden düzene girecektir.(Altı temiz, karnı tok, burnu açık, aşırı ince veya kalın giydirilmemiş bir bebek uyanınca ağlasa da 10–15 dakika beklenmelidir). Bu dönemde odanızı ayırmazsanız ileride bebeğiniz aynı odada ve yatakta yatmak istemeye devam edecek, ayırmak istediğinizde de onu artık sevmediğinizi sanacaktır.
Bebeğinizi kucağınızda uyutmadan yatağına koyun ki, şimdiden kendi kendine uyumaya alışsın, bunu yaparsanız ileride çok daha rahat edeceksiniz. Eğer bu şekilde uyutmakta güçlük çekiyorsanız, ninni söyleyin, yanında durup hafif hafif sırtına vurun, uyku müziğini çalın, pozisyonunu değiştirin.
Yapmayın
Anne sütü ve mama dışında meyve suyu, yemek suyu, çikolata vs vermeyin, tadına bile bakmasın. Erken ek gıda ve yarı katılar verilen bebeklerde alerji ve bazı barsak hastalıkları ortaya çıkabilmektedir.
Beslenmesi
Sadece anne sütü ile devam edin. Kilo alım hızı ayda 500–550g’ın altına inerse doktorunuzun önerisi olursa mama başlayın.
Vitaminine devam edin.
Aşıları:
Aşı takvimine göre bu ay aşı yok ama geçen aydan eksik kalan aşı varsa tamamlanabilir.
Büyüme:

KIZLAR                                      ERKEKLER

En az : 4000g / 54 cm                    4000g / 54 cm
Ortalama: 5600g / 59,5cm              5600g / 59,6 cm
En fazla: 7200g / 65,8 cm               7200g / 65,8 cm

(KAYNAK: http://www.bebekhastanesi.com/makale_detay.asp)

Benim oğlum 33 haftada doğmasına rağmen 3 aylık bebekleri yakaladı. boyu 58 cm, kilosu 5630 gr.
Gülmeye başladı. Yatağının üstündeki dönence dönüp, şarkı çaldığında çok mutlu oluyor. Gülüp, ellerini ve ayaklarını oynatarak tepki veriyor.
Ayrıca uyuturken söylediğim ninniye eşlik etmeye çalışıyor. Uyandığında öyle güzel ki.. gülücükler dağıtıyor, Altuğ bey....

28 Aralık 2009 Pazartesi

31 haftalık gebelerde görülenler...


Gebelikte 31.Hafta


Bu haftadan itibaren artık çocuk eşyaları, örneğin beşik, bebek giysileri ve araba koltuğu gibi eşyaları almaya başlamalısınız. Bu harcamalar size fazladan masraf çıkaracağı için aile bütçenizi buna göre ayarlamanız doğru olacaktır.
 Rüyalarınızın değiştiğini farkettiniz mi? Anne adayları bu gebelik haftalarında garip rüyalar görebilirler. Kısa bir uykuya dalsanız bile hemen rüya görmeye başlayabilirsiniz. Belki de gebelik döneminiz yaşamınız boyunca en sık rüya gördüğünüz dönem olacak. Bunları eşinizle ve arkadaşlarınızla paylaşın.Bu kadar sık rüya görüyor olmanın muhtemel nedeni gebeliğin beyin biyokimyanız üzerinde yaptığı değişikliklerdir.

Hamileliğe Bağlı Hipertansiyon

Hamileliğe bağlı hipertansiyon (yüksek kan basıncı) yalnız hamileyken oluşur. Hamilelikteki hipertansiyon ile sistolik basınç (ölçülen ilk rakam) 140 mmHg'dan fazla yükselir veya normaldeki kan basıncınız üzerinde 30 mmHg'den fazla basınç artışı olur. 90 mmHg veya normaldeki kan basıncınızın 15 mmHg üzerindeki diyastolik basınç artışı (okunan ikinci rakam) bir problem olduğunu gösterir. Örneğin bir bir kadında kan basıncı hamileliğin başında 100 / 60 mmHg iken hamileliğin sonlarında 130 / 90 mmHg'ya çıkarsa bu durum kadında yüksek kan basıncı veya preeklampsi geliştiğini gösterir.

Doktorunuz her doğum öncesi muayenede kontrol ederek kan basıncınızın ciddi bir seviyeye yükselip yükselmediğini belirler. Bu, bütün doğum öncesi muayenelerine gitmeniz için yeterli bir sebeptir.

Preeklampsi Nedir?

Preeklampsi yalnızca hamilelik döneminde veya doğumdan kısa bir süre sonra oluşan çeşitli belirtileri tanımlar. Preeklampsi belirtileri şunlardır:

•Şişlik (ödem)

•İdrarda proteinüri

•Yüksek kan basıncı (hipertansiyon)

•Reflekslerde artış (hiper refleksi)

Spesifik olmayan diğer önemli belirtiler, kaburga kemiğinin altında sağ tarafta ağrı, noktalar görmek veya görmede diğer değişimlerdir. Bunların hepsi uyarıcı işaretlerdir. Özellikle hamilelik döneminiz sırasında yüksek kan basıncı saptanmışsa doktorunuzla irtibatı sıklaştırmalısınız.

Preeklampsi, eklampsi gelişmesine neden olabilir. Eklampsi, preeklampsi olan kadınlarda nöbetlere veya konvülsiyonlara neden olabilir. Nöbetler, daha önceki epilepsi ya da kriz bozuklukları nedeniyle oluşmazlar. Hamile kadınların çoğunda şişlik görülür; bacaklardaki şişlik preeklampsiniz olduğu anlamına gelmez. Ayrıca preeklampsi olmadan da hamileyken hipertansiyon sorunu yaşamanız mümkündür.
Preeklampsi ve eklampsiye neyin neden olduğu henüz bilinmemektedir. Çoğunlukla bir kadının ilk hamileliğinde ortaya çıkar. İlk bebeklerine hamile kalan 35 yaş üstü kadınlarda yüksek kan basıncı ya da preeklampsi daha çok görülür. Bazı araştırmacılar çalışan kadınlarda çalışmayanlara göre preeklampsinin daha fazla görüldüğüne inanırlar ve bu artışı iş stresine bağlarlar. Stresli bir iş ortamında çalışıyorsanız doktorunuzla bu konuyu görüşmelisiniz.

Preeklampsinin Tedavisi
Preeklampsinin tedavisinde amaç eklampsiden (krizlerden) kaçınmaktır. Bu, hamilelik boyunca yakından takip edilmeniz ve her muayenede kan basıncınızın ölçülmesi gerektiği anlamına gelir.

Kilo alımı preeklampsinin işareti veya kötüleştiğinin belirtisi olabilir. Preeklampsi, vücudun su tutmasını arttırdığı için kilo alımını etkiler. Herhangi bir belirti fark ederseniz doktorunuzun muayenehanesini arayın.

Preeklampsi tedavisi yatak istirahati ile başlar Yatak istirahati, böbreklerinizin çalışması ve rahime giden kan akışını arttırmak için en etkili yöntemdir. Sırt üstü değil, yan yatın. Bol su için. Su tutmanıza neden olabilecek tuzdan, tuzlu gıdalardan ve sodyum içeren gıdalardan uzak durun. Eskiden kullanılan diüretik ilaçlar günümüzde preeklampsi tedavisi için verilmemekte ve tavsiye edilmemektedir.

Evde yatakta istirahat edemiyorsanız ya da belirtiler iyileşmiyorsa doktorunuz hastanede kalmanıza ya da bebeğinizi doğurmanıza karar verebilir. Böyle bir durumda bebek, sağlık durumu ve sizde kriz oluşmaması için dünyaya getirilir.

Doğum süreci sırasında, preeklampsi magnezyum sülfat ile tedavi edilebilir. Doğum sırasında ve doğumdan sonra krizleri önlemek için damar yoluyla verilir. Yüksek kan basıncı antihipertansif ilaçlar ile tedavi edilebilir. Eklampsi kriz düzensizliklerinde kullanılan ilaçlara benzer ilaçlar ile tedavi edilir.

Bebeğinizde Neler Değişiyor?


Bebeğiniz önceki haftalarda oldukça hızlı büyüdü ve bu haftadan itibaren büyüme hızı nispeten azalacak.
Beyin dokusu işlevsel gelişimini sürdürmeye devam ediyor. Akciğerde surfaktan yapımı bu gebelik haftasından itibaren daha da hızlanacak.

Bebeğiniz özellikle 30-32. haftalar arasında diğer haftalara göre daha hareketlidir. Bunun en muhtemel nedeni amniyos sıvısının bu haftalarda nispeten daha fazla olması ve bebeğin yerinin nispeten fazla olmasıdır. 32. haftadan itibaren bebeğinizin içerideki yeri giderek azalacağından hareketlerin nitelikleri de değişecek. Bebek hareketleri ile bebek sağlığı arasındaki önemli bağlantıyı her zaman hatırlayın. Doktorunuz bu nedenle size her muayenede ilk olarak "Bebek hareketleri nasıl?" diye soruyor.
Bebek hareketlerinizde bir azalma hissediyorsanız ilk olarak sakin bir odada istirahate çekilin. Karnınız açsa, birşeyler yiyin. Bebek hareketlerinin gerçek anlamda azaldığından şüphelenirseniz doktorunuza haber verin.

Bu haftanın sonunda bebeğinizin boyu yaklaşık 40 cm. ve ağırlığı 1650 (1180-2350) gram!

13 Kasım 2009 Cuma

çocuklar ve kitap

Bebekler hangi kitapları sever?


Bebeğinizin ilgilendiği ve sevdiği konularda kitaplar seçmeye özen gösterin.
Bebeklerin sevdiği kitaplar şöyle sıralanabilir:
Küçük bebekler için basit, çok renkli kitaplar için idealdir.
6 aylık bebekler etrafındaki nesnelerin gerçekçi resimleri olan,
renkli ve kumaşlarla, iplerle süslü kitapları sever.
1 yaşındakiler sayfaları çevirmeyi ve kitaptaki nesneleri göstermeyi sever.
Kelimeleri sesli olarak tekrar eden kitaplar uygundur.
18 aylık bebekler büyük detaylı resimleri olan kitaplardan hoşlanır.
Harfleri, sayıları, şekilleri ve renkleri öne çıkaran kitaplar seçebilirsiniz.
2 yaşında artık bir hikayeyi izleyebilir ve kitabı kendileri eline alıp bakmayı severler.

Bebeğime aynı kitapları okusam olur mu?

Tabii ki olur! Bebekler ve çocuklar aynı kitapları tekrar tekrar okumaya bayılırlar.
Aynı kitabı sürekli okumak sizin için sıkıcı olsa da bebekler için daha değerlidir inanın.
Bir dil küçük parçalar halinde öğrenilir. Aynı kitabı tekrar okumak çocuğun kelime dağarcığını, hafızasını geliştirir.

Bebeklerin kendi kitapları olmalı mı?

Eveet! Bebeklerin benim kitabım diyebilecekleri birkaç tane kitabı olmalı ve
kendi kendine alıp kullanabileceği bir yerde durmalı.
Kitaplarına bakmasına, karıştırmasına hatta ısırmasına izin verin.
Kitaplarla oynamak okumayı sevmenin ve öğrenmenin önemli bir parçasıdır unutmayın.
Bebeğime kitap okursam okuma-yazmayı erken öğrenir mi?
Büyük ihtimalle evet ancak kitap okumayı ona okuma öğretmek için bir araç olarak kullanmamalısınız.
Çok erken yaşlarda okuma öğretilen çocukların çoğunun 2. sınıfta okumaya olan ilgilerini yitirdikleri görülmektedir.

BEBEĞİME KİTAP OKURKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİM?


•Bebeğinize hergün kitap okuyun


*Kitap okurken bebeğinize yakın olun, kucağınıza alıp sarılın

•Bebeğinizin kitabı rahatça görmesini sağlayın

•Bebeğiniz kitabı almaya ya da ısırmaya çalışırsa eline bir oyuncak verin

•Sayfaları yavaş yavaş çevirin

•Bebeğiniz büyüdükçe sayfaları onun çevirmesine izin verin

*Kitaptaki öyküyü eğlenceli hale getirmek için sesinizi ve mimiklerinizi kullanın

•Çocuk ilgisini yitirirse okumayı bırakın ve asla zorlamayın.

.Bebeğinizle kitap hakkında konuşun. Ona sorular sorun ama sakın bilgisini test etmeyin.

•Bebeğinize okumak için her fırsatı değerlendirin.

•Yoldaki işaretleri, tabelaları, ilanları yani gördüğünüz herşeyi bebeğinize okuyun.

http://www.modernanne.com/

21 Eylül 2009 Pazartesi

Bebişim artık 17 hafta...


Bugün 16 Hafta bitmiş oluyor, bir avuçluk bir bebeişimiz var tahminen:
- Gözler kulaklar filan artık yerlerinde,
- Velet göz kırpabiliyor,
- Işık refleksi oluşmuş,
- Yaklaşık 120 gram kendileri
- Dolaşım sistemi artık fonksiyonel ve çalışır halde,
- Hıçkırabiliyormuş…

Karnım gittikçe büyüyor, ama herhangi bir şekilde içerdeki bebeişimi henüz hissetmiyorum.. (Tecrübeli anneler bu aralar hissetmeye başlar, yeni annler için 3-4 hafta daha var sanırım) Hareketler başlayınca sanıyorum herşey çok daha fazla değişecek. Şu anda herşey teorik hala (evet ultrasonda görünenler var ama onu da film izler gibi izliyoruz) Bebişimizle “interaktivite” başladı mı olacak ne olacaksa…

Gelelim 17. haftaya:
17 Haftada veledin cilt altında yağ depoları dolmaya başlarmış, bunun sonucunda da hızla büyüme evresi başlarmış. İlkel bir soluma başlarmış, sıvı içinde olsa da nefes alıp verir gibi sıvı alıp veriyormuş ciğerler…

Bayram da ilk defa bebişimize hediye alındı. Eşimin Almanya da yaşayan ablası bebişimize birşeyler almış.Henüz görmedik ama bebişimi düşünmüş olmaları beni çok mutlu etti.
Ayrıca sevgili kayınvalidem de bana bayram için hamile kıyafeti s-hediye almış..
Gerçekten bu bayram çok mutlu geçiyor...Herkes ayrıca bana o kadar özel davranıyor ki....Anlayacağınız gibi bayram güzel geçiyor....

28 Mart 2009 Cumartesi

ÇALIŞAN ANNENİN EMZİRME REHBERİ

ÇALIŞAN ANNELER İÇİN EMZİRME REHBERİ
Her anne bebeğini emzirebilir. Tabii ki, çalışan anneler de İşte, size iş hayatına başladığınızda da bebeğinizi emzirebilmenin püf noktaları…
Emzirme, anne ile bebeğin baş başa kalabildiği, gözleri ile konuşabildiği çok özel bir süreçtir. Bebek ile en yakın temas, emzirme ile sağlanabilmektedir. Mükemmel ve eşsiz bir besin içeriğine sahip olan anne sütü, aynı zamanda bebeğin mikrobik hastalıklardan korunmasında önemli rol oynar. Son yıllarda yapılan çalışmalar, emzirmenin bebeğin beyin gelişimini desteklediğini; obezite, diyabet gibi hastalık risklerini de azalttığını göstermektedir.
Emziren annelerde doğum sonrası kanamalar daha az olmakta; meme ve yumurtalık kanseri, kemik erimesi gibi hastalıklar da daha az oranda görülmektedir. Başarılı bir emzirme süreci için doğru bir başlangıç yapılması çok önemlidir. Bebeğini besleyebilme içgüdüsü, bazen annelerde yoğun bir kaygıyı da beraberinde getirir. Bu dönemde anneye güven telkin etmek, olumsuz düşüncelerden uzaklaştırmak ve destek olmak çok önemlidir.

BAŞARILI BİR EMZİRME İÇİN:
• Anneler, kendilerini psikolojik olarak emzirmeye hazırlamalı, emzirmenin bir sabır işi olduğunu bilmelidir.
• Sütün gelmesini beklemeden, bebek doğar doğmaz ilk yarım saat içerisinde emzirmeye başlanmalıdır. Bu sürede bebeğe kesinlikle şekerli su verilmemelidir.
• Doğumdan itibaren her ağlama ya da süt isteme durumunda, saat sınırlaması olmaksızın bebekler emzirilmelidir. İlk haftalarda 3 saatten fazla uyuyan bebekler, uyandırılarak da olsa, emzirilmelidir.
• Bebeğin memeye doğru şekilde yerleştiğinden emin olmalıdır. Bunun için bebek ağzını tam olarak açmalı ve meme ucu çevresindeki kahve renkli bölgeyi tamamen ağzına almalıdır. Bebeğin çenesi memeye gömük, alt dudak hafif dışa kıvrılmış pozisyonda olmalıdır.
• Emzirmeden önce veya sonra bebeğe mama, şekerli su ve diğer besinleri vermekten kaçınılmalıdır.
• Emzirme döneminde bebeğe biberon verilmemeli ve hatta ilk haftalarda emme şaşkınlığını önlemek için emzik bile kullanılmamalıdır.
• Hamilelik döneminde olduğu gibi anneler kendilerine özen göstermeli, dengeli beslenmeli, günde 2-3 litre sıvı tüketmelidir. Anneler, ayrıca yeterince dinlenmeli, moralini yüksek tutmak için eşinden ve çevresinden yarım almalıdır.

27 Mart 2009 Cuma

BEBEK MÜZİKLERİ

BEBEK MÜZİĞİNİN FAYDALARI

1- Zihinsel gelişime etkisi; Yapılan araştırmalar, çocuk beyninin gelişiminde özellikle ilk yıllar, müziğin çok önemli bir etken olduğunu ortaya koymuştur.
2- Duygusal gelişime etkisi; Anne karnından itibaren müzik dinleyen bebekler hırçın hareketler yerine daha uyumlu davranış sergilerler. Huzurlu büyüyen bebek için bu ilerleyen yıllarda büyük bir avantajdır.
3- Fiziksel gelişime etkisi; Müzik dinleyen bebekler bazı şarkılarda hareketlenirler. Büyüdükçe bu hareketlilik el çırpmaya, oynamaya, dans etmeye dönüşür. Dolayısıyla bu hareketlilik bebeğin küçük kas, büyük kas gelişimini sağlar.
4- Sosyal gelişime etkisi; Müzik dinleyen bebekler, melodi, armoni, ritim gibi müziğin en önemli unsurlarını öğrenirler. Bu da ilerleyen yaşlarda onlara mükemmel bir avantaj sağlar.
5- Müziğin matematik zekası gelişimine etkisi vardır.
6- Müziğin kulak ve dil gelişimine etkisi vardır.
7- Zihinsel gelişimin % 85’ i 8 yaşına kadar, Beyin gelişiminin % 80’ i 3 yaşına kadar tamamlanır. Zeka gelişimini ve beyin gelişimini ilk aylar beslenmeden sonra olumlu etkileyen ilk faktör müziktir.
8- ABD’ li Bilim Adamları, prematüre doğan bebekler üzerinde inceleme yaparak Klasik Müziğin iştahı açtığı belirlediler. Amerikalı Doktorlar, Klasik Müzik dinleyen bebeklerin daha çabuk büyüdüğünü ve yaşamlarının ilk stresten daha hızlı arındığını kaydettiler. Klasik Müzik çalındığında bebeklerin kalp atışları düzene girerken, nefes alıp vermeleri kolaylaşır.