BESLENME etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BESLENME etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Temmuz 2014 Perşembe

BEBEĞİNİZİ EMZİRİRKEN ÖĞÜNLER 10-15 DAKİKADAN KISA SÜRÜYORSA, BUNU CİDDİYE ALIN!


Bebeğin emziren bir anne'' haftalık kızım sadece 10 dakika emiyor'' dediğinde kafamda birçok soru belirir.
Hemen emzirme pozisyonunun yanlış olması ve sütün üretimiyle ilgili sorularımı anneye sorarım:
*Bebeğinizi emzirmeden 15 dakika önce sütünüzü sağıp miktarına bakmayı denediniz mi?
*Meme uçlarınız acıyor mu?
*Göğüsleriniz de aşırı süt biriktiğini,hassasiyet ( angorje) oluyor mu?
2. ve 3. sorulardan birine veya ikisine birden ''EVET'' cevabı, bebeğin memeye düzgün yerleşmediğini işaret eden bir cevap sayılabilir.Bu durum sonucunda büyük olasılıkla annenin memesinin kanalları tıkanmış olabilir. Böyle bir durumda anneye emzirme danışmanıyla görüşmesini öneririm. Uygunsam ben uygun değilsem bir arkadaşımı anneye yönlendiririm.
Tanıdığımpek çok annenin ilk haftada düştüğü yanılgılardan biri de ; Bebeklerini gerektiği kadar memede tutmamaktır.Küçük bir bebekte, özellikle minyon yapıda, bu durum ciddi sorunlara yol açabilir.4 haftalık Azra'nın annesi Aslı'ı beni aradı. Bebeğinin kilo almamasından, en uzun uykusu 45 dakika  çoğu zaman ise 20-25 dakika sürdüğünü söyledi. Aslı , bebeği için bir düzen oluşturması gerektiğini bilmiyordu. Moralinin çok bozuk olduğunu ve yıkılmak üzere olduğunu, kontrolünü kaybettiğini anlattı.
Aslı 'ile ertesi günü birlikte geçirdik. Birinci saatin sonunda sorunun  ne olduğunu görmüştüm. Azra emmeye başladıktan 10 dakika sonra gözlerini kapamaya başlıyor. Aslı da bebeğinin doyduğunu düşünüp, yatağına yatırmaya gidiyordu.Aslında bebeği sadece ön sütü alıyordu. Yaklaşık 15 dakika sonra gelecek yağlı kısmı almıyordu, bebeği. Bunun yerine sürekli oksitosin alıyordu. 10 dakika sonra bebeği aç olarak uyanıyordu. Aslı ''daha yeni emzirdim. Neden?'' diye söylenip, bebeğin altını kontrol ediyor, onu kundaklıyor, kucağında sakinleştirmeye başlıyordu.Azra yaklaşık 20-30 dakika geçmesine rağmen halen ağlıyordu. Sonra dayanamayarak bebeği uykuya daldı.Ama yine hemencik uyandı. Annesi yine uyutmaya çalıştı bu sefer de 20 dakika sonra bebeği yine uyandı. Bu durum anneyi maffetti.

Bana''Onu sadece 1 saat önce emzirdim.3 saat yada en azından 2,5 saat boyunca uyuması gerekmez mi? n'' diye sordu.
Ona tek tek neler yapacağını anlattım, sorunun ne olduğundan bahsettim.
Azra yeteri kadar süt alamıyordu, aldığı süt tam bir öğüne denk gelmiyordu.O nedenle de uykuya dalıp dalıp ağlıyordu.Azra sürekli sudan zengin kısmı alıyor, bu onun susuzluğunu gideriyor amam karnını tamdoyurmadığı için kısa sürede uyanıp, acıkıyor. Ortalama 25-30 dakika süren bir öğün sonunda bebeğiniz hem ön sütü hem de arkadan gelen yağlı ve karbonhidrattan zengin sütü almış olacak. Neler olduğunu kavradıktan ve emzirdikten sonra uykuya dalan Azra rahat rahat uyudu.
Yani, öğünlerin sürelerine lütfen dikkat edin. Her bebek birbirinden farklıdır bunu da lütfen dikkate alın...

10 Ağustos 2011 Çarşamba

Çocuklarla El Ele Ebeveynlik


Anneysen.com 'dan tanıdığım İlkiz çok yararlı eğitimler veriyor. Bunlardan biri de "Çocuklarla El Ele Ebeveynlik"..
İlkiz yurtdışında çok güzel eğitimler alıp,Ebeveyn ve Aile Koçu olarak çalışmaya başlamış.Çok yararlı olan ve benim de severek takip ettiğim ''annebabaokulum.blogspot.com'' adlı bloğu da var.

Alternatif Anne ile işbirliği yaparak Alternatif anne üyelerine çok özel fiyata 7 hafta süren ikişer saatlik atölyelerden olaşan  eğitimi Alternatif Anne Eğitim Seminerleri  eğitimi verecek. Siz de Alternatif Anneye üye olup, bu fırsattan yararlanın derim:))






KATILMAK İSTERSENİZ:

Tarih: 18 Eylül, 25 Eylül, 2 Ekim, 9 Ekim, 16 Ekim, 23 Ekim, 30 Ekim


Pazar günleri saat:13:00- 15:00

Yer: Nispetiye Aytar Cad. No:22 Başaran Apt. D:12 Levent/Istanbul

Bilgi ve Rezervasyon için : ilkiz@cocukluyasammerkezi.com
















20 Kasım 2010 Cumartesi

Bebeğinizin gelişimi (10.ay)

On aylık bebeğiniz neler yapabiliyor diye merak ediyorsanız bu yazıyı okumalısınız. Merak ettiğiniz tüm konular bu yazıda…

BEBEĞİNİZ BU AYDA NELER YAPIYOR OLABİLİR?

Bu ayın sonunda bebeğiniz şunları yapabilir:

• Birisine yada bir şeye tutunarak ayakta durabilir.

• Oturur durumdayken kalkabilir.

• Bir oyuncağını almaya çalıştığınızda karşı koyar.

• Rastgele anne-baba diyebilir.

• Yüzüstü yatarken oturur duruma geçer.

• Oyun için el çırpabilir ve el sallayabilir.

• Küçük objeleri baş parmak ve diğer parmakları kullanarak kaldırabilir.

• Eşyalara tutunarak yürüyebilir.

• “hayır” kelimesini anlayabilir fakat buna nadiren uyar.

• Bir an için destek almadan ayakta durabilir.

• Anne ve baba kelimelerini bilinçli olarak söyleyebilir.

• İsteklerini ağlamadan da belli edebilir.

• Bir fincandan tek başına su içebilir.

• Anlaşılmaz garip bir dil kullanarak konuşabilir.

• Bir iki adım atabilir ve hatta biraz erkenci davranıp yürüyebilir.

Altuğ yukarıda sayılanların hepsini yapıyor... Anne demiyor.. Bilinçsiz olarak ba ba , de de  diyor. Kendince oluşturduğu bir dil olduğu kesin... Özellikle sesini duydukça heyecanlanması çok şeker..Çocukları görünce o kadar mutlu oluyor ki.. Onu bir oyun grubuna yazdırmanın zamanı geldi, sanırım.. Bu arada kendileri hiç emeklemedi. Zorda kalırsa emekliyor. Fakat ellerinden tutulduğunda hzlı hgızlı yürüyor. Henüz sıralamıyor. Oturduğu ya da yattığı yerden kalkıp, ayağa kalkıyor.Özellikle bir haftadır, acayip hsreketlendi. Yerinde duramıyor. Ona bisiklet aldık. Kargo ile gelecek. e-bebekte denedik, çok sevdi. Tüm e-bebeği onunla dolaştık. durduğumuzda , tepki veriyor. Bebeğin artık büyüdü. Sanırım artık o bir küçük çocuk..!!!!

Bu ayki doktor kontrolünüz

Bir çok doktor sağlam çocuk kontrollerinde bu ayı izleme takvimine dahil etmezler.Eğer bir sonraki kontrole kadar bekleyemeyecek bir durum olursa doktorunuza danışın.

Biz önümüzdeki hafta Dr. Zernime Hanıma gideceğiz. Bakalım ne kadar büyüdük??


Bebeğinizin bu ayki beslenmesi


Kötü yemek yeme alışkanlıkları

10 aylık bir bebekle yemek yemek, hemen hemen herkesin iştahını kaçırabilecek bir olaydır. Bu yaştaki yemeğin içinde oyun daha ağır basar. Dolayısıyla bebeğin midesine giden yemekten fazlası üstünde başında kalır.Yemek saatleri artık bebeğiniz için sadece besin almak değil aynı zamanda keşfetmek ve yeni şeyleri öğrenmek demektir.Yemek bebeğin dokunma hissi, sıcaklık hissi, sebep sonuç ilişkisi geliştirmesini sağlar. Patatesleri masada ezmek, yoğurdu avuçlamak, muzu üzerine sürmek sizin için ne kadar iğrenç olursa olsun yeni deneyimler demektir.Bebeğiniz yemeklerin cazip fiziksel özelliklerini öğrenene değin kağıt havlu ve elinizde bezlerle gezmeye hazırlıklı olun.Ancak bu sadece durup güleceğiniz bir durum değildir ve hiç bir şey yapmayacağınız anlamına gelmez.ileride uyacağı sofra kurallarına onu hazırlayabilirsiniz. İşte dikkat etmeniz gereken noktalar:

• örtü kullanmak: mümkün olan tüm korunma yöntemlerini kullanın. Örneğin yemek yenen yerin altına gazete serin, sonra atarsınız. Bebeğinize önlük giydirin, yalnız kendini rahat hissedeceği bir önlük olmalı. Kollarını dirseklerine kadar sıyırın.

• İstenmeyen hareketlere engel olmak. Bebeğinizin kendince yaptığı denemelere engel olmak istemezsiniz, ama onun etrafı pisletmesine de içiniz elvermez. Dökmeleri en aza indirmek için onun yemeğini derin bir kasenin içinden verin. Bebeğinize verdiğiniz bardağın içini az doldurun ve içmediği anlarda bardağı ondan uzak tutun. Bir defa da birden fazla çeşit vermeye çok meraklı olmayın çünkü bebekler çok fazla seçenekten bunalabilir ve bunu yemek yeme yerine yemeklerle oyun oynayarak gösterebilir. Bebeğinize yemek verdiğiniz tüm malzemeleri kırılmaz materyallerden seçin.

• Sakin davranın. Çoktan öğrendiğiniz gibi bebekler doğuştan oyuncudurlar, çünkü onlar oynayarak öğrenirler. Eğer masada yaptıklarına gülerseniz, onu daha fazlasını yapmaya cesaretlendirirsiniz. Aynı zamanda eleştiriyide pek sevmezler. “dur, yapma” gibi sözler onların hareketlerini kontrol etmeye pek yaramaz, hatta arttırmalarına sebep olur. En iyi politika bu gibi durumlarda yorum yapmamaktır. Tabi eğer bebeğiniz kaşık ile bir kaç düzgün lokma alırsa onu cesaretlendirin. Böyle düzgün hareketlerin işe yaradığını bilmesini sağlayın.

• Kaşığa alıştırmak. Havada sallamaktan başka bir şey yapmasa da, yemek yemek için diğer elini kullansa da, sürekli olarak kaşığı eline verin.

• Sakın düşmanca bir tavır almayın. Umutsuz anneler bazı umutsuz davranışlara başvururlar. Yemek yeme ve oyun oynama yetkisini tamamen bebeklerin elinden alırlar. Bu hareket daha temiz yemekleri sağlar. Fakat aynı zamanda bebeğinizin kendini beslemesini öğrenmesini ve sofra kurallarını öğrenmesini geciktirir. Ayrıca sürekli her şeyde kontrolün annenin elinde olması kendine güvensiz çocukların temelinde yatan nedendir.

• İyi bir örnek olun. Bebeğinize doğru hareketleri öğreten ne dersler ne de uyarılardır. Bunun en iyi yolu sizi izlemesidir. Eğer siz masada elinizle yer, ağzınız dolu iken konuşur ve ağzınız açık olarak çiğnerseniz bebeğiniz sizin umduğunuzdan çok farklı alışkanlıklar kazanır.

• Ne zaman ateşkes ilan edeceğinizi bilmelisiniz. Bebeğin yemekle oynamaya harcadığı vakit yemeği yemeği harcadığı vakti geçiyorsa,yemeği bitirmenin vakti gelmiştir. Masayı temizleyin ve bebeği masadan kaldırın. Eğer bebek bu durumu protesto ederse bir oyuncak yada oyunla dikkatini dağıtın.

Onuncu aya geldiğinizde evde yenen hemen herşeyi bebeğinizde yiyebilir. Yalnız pişirirken yemeklerin tuzsuz olmasına dikkatedin. Yine haşlanmış ve ayıklanmış sebzeleri gevelemesi için eline verebilirsiniz.Et ve balıkları deri ve yağından ayırdıktan sonra küçük lokmalara ayırarak servis edin.Bebeğinize yağlı, tuzlu, baharatlı yiyecekler vermekten kaçınmalısınız.

9 Mart 2009 Pazartesi

HAMİLELERE ÖRNEK BESLENME TABLOSU


Gebeliğin her üç aylık periodu için uygun olabilecek örnek diyet listeleri verilmiştir .
İlk Üç Ay:

ÖRNEK 1:
Kahvaltı:1 yumurta ,2 dilim ekmek ( Peynir,yeşillik,domates, tereyağ veya bal ile birlikte olabilir ) , 1 bardak portakal suyu
Ara Öğün: 1 kase yoğurt, 1 muz
Öğlen: Peynirli makarna, salata , yenebiliyorsa etli bir sebze yemeği
İkindi: 2 galeta ,beyaz peynir, 1 elma
Akşam 1 porsiyon ızgara balık, 1 ufak boy haşlanmış patates, haşlanmış brokoli
Gece: 1 orta boy portakal ,az yağlı 1 bardak süt
Örnek 2:
Kahvaltı: 1 dilim yağlı ve reçelli (veya ballı ) ekmek, 1 yumurta,1 bardak süt, 1 elma
Ara Öğün: 3 -4 tuzlu bisküi , 2 ince dilim peynir , 1 portakal
Öğlen: 2 -3 köfte, salata , 2 ince dilim ekmek , yoğurt veya ayran
İkindi: 1 bardak meyve suyu veya süt ,bir ince dilim kek
Akşam: Çorba, bir porsiyon sebze yemeği (Ispanak , fasülye vb), su
Gece : Bir porsiyon meyve, 1 bardak süt
İkinci Üç Ay:
Örnek 1:
Kahvaltı: 2 dilim ekmek veya yağsız tavada yapılmış bir adet krep (peynir,domates veya balla birlikte) , 1 bardak portakal suyu , meyve çayı veya süt
Ara öğün: 1 bardak süt , 1 muz veya elma
Öğlen: 2 ince dilim ekmek ,1 porsiyon etli sebze yemeği ,salata, 1 kase yoğurt
İkindi: 2 galeta ,1 elma
Akşam: Sebzeli tavuk, iki kaşık pilav, 1 kase yoğurt
Gece : Ihlamur veya başka bir bitkisel çay, 1 dilim kek
Örnek 2:
Kahvaltı: 1 orta boy az yağlı çörek, 1 bardak greyfurt suyu, 1 bardak süt
Ara Öğün: Ufak boy peynirli tost, 1 elma
Öğlen: 3 orta boy köfte ,iki kaşık pilav, salata,1 kase yoğurt, su
İkindi: iki dilim kek , bir portakal
Akşam: 2 dilim ekmek, çorba, sebze yemeği, salata
Gece: 1 bardak süt
Son üç ay
Örnek 1:
Kahvaltı: 1 kase meyveli müsli (sütle), 1 tatlı kaşığı bal, meyve çayı
Ara öğün: 3 galeta veye eşdeğer kraker,peynir , 1 elma
Öğlen : 1 dilim ekmek çorba1 porsiyon et yemeği, patates püresi, salata,
İkindi: 2 orta boy çörek ,1 bardak süt
Akşam: 2 dilim ekmek, 1 porsiyon sebze yemeği, 1 kase yoğurt, 1 porsiyon meyve
Gece: 1 galeta 1 bardak süt
Örnek 2 :
Kahvaltı: 2 dilim ekmek ,5-6 zeytin,peynir,1 yumurta,1 tatlı kaşığı bal, 1 bardak süt
Ara Öğün: 2 tuzlu çörek ,ayran veya meyve suyu
Öğlen: 2 dilim ekmek, 1 porsiyon et yemeği haşlanmış sebze , yoğurt, meyve
İkindi: 1porsiyon dondurma,
Akşam: İki dilim ekmek ,1 porsiyon balık,zeytinyağlı sebze yemeği, salata, meyve
Gece: Meyve çayı, 2 çörek
Bu örnek öğünler yalnızca fikir vermek için düzenlenmiştir. Gebeliğin tümü boyunca sıkı listeli bir diyet uygulamanın çok doğru olmadığını ve stres arttırıcı etkisi olabileceğini düşünüyoruz. Bunun yerine doğru beslenmenin yukarıda anlatılan temellerini benimsemek ve bunu hayat tarzı haline getirmek daha doğru olacaktır.Sosyal hayatın gereği olarak aldığınız kalori miktarının arttığı durumlarda uygun şekilde egzersiz yapmalı ya da sonraki öğünlerde durumu dengelemeye çalışmalısınız. Unutmayın gebelik boyunca ideal oranda kilo almanız hamileliğinizin ve doğumunuzun sorunsuz geçmesi olasılığını arttıracaktır.Ayrıca yine unutmayın ki kilo almamak vermekten her zaman daha kolaydır

6 Mart 2009 Cuma

merhabalar

Merhabalar,
Dün kardeşim Ebruya gittik.Minik prensim Kuzey ve prensesim zeynoşu gördüm.Bütün gün işyerinde gergin ve yoğun bir günü ardında o kadar iyi geldiler ki, hiç sormayın.....
Kuzey 4 aylık oldu. Maşallah 10 kgr.anne sütü alıyor sadece. Anne sütü bir bebeğe herhalde ancak bu kadar yarayabilir. Dün akşam ona Ebru ile Kuzeye gaz masajı yaptırdık. Uyudu,uyandırdıktan sonra da jimlastik yaptırdık. Bacaklarını karnına doğru getirdiğimizde , çok mutluydu. Jimlastik yapmak ,onu çok rahatlattı ve mutlu yaptı....Jimlastikle ilgili resimler çektik, en kısa zamanda bloğuma koyacağım...
Bu arada Zeynep ,kardeşini çok kıskanıyor.Onu üzmemeye çalışıyoruz..Kardeşine yapılacak şeylerde ondan da yardım istiyoruz. Fikrini soruyoruz. Böyle olunca daha az kıskançlık yapıyor. Kendisinin büyüdüğünü ve abla olduğunu hissediyor.İnşallah hata yapmıyoruzdur.....

4 Mart 2009 Çarşamba

EMZİRME YASTIĞI


HERKESE TAVSİYE EDİLİR.

Alman fizyoterapistler tarafından geliştirilmiş olan özel ergonomik yapısıyla hamilelikte uyku pozisyonunu kolayca değiştirmeyi sağlar ,
Omurgaya , kol ve bacaklara binen yükü azaltır ,
Bebeği rahat ve doğru pozisyonda emzirmek ve kucaklamak için destektir , bebeğin vücuduna mükemmel uyum sağlar ,
Emzirme sonrası dönemde günlük hayatta bel ve sırt desteğı olarak , bebeğin gelişimi boyunca kullanımı idealdir .

HAMİLELİKTE BESLENME

HAMİLELİKTE BESLENME
Hamileliğinizi öğrendiğiniz ilk andan itibaren düzenli ve sağlıklı beslenmeniz sizin ve bebeğinizin sağlılğı açısından çok önemlidir.
Hamile olduğunuz dönemde yediklerinizin, bebeğinizin büyümesim ve gelişmesi, vücudunuzun da oluşan değişikliklerle başa çıkabilmesi için yeterli enerji ve gıdaları sağlayacak şekilde olmasına dikkat etmeniz gerekir.
Midenizin sizi rahatsız etmemesi için 3 ana , 3 ara öğün şeklinde düzenleyebilirsiniz.Hamileliğinizin ilerleyen dönemlerinde de sık sık ve az yemeye kendinizi alıştırırsanız, mideniz de yanma gibi rahatsızlıkları önlemiş olursunuz.
Gün içinde su ve sulu gıdalarla neslenmek sizi bağırsak sorunlarından korur ve halsizlik şikayetiniz de en aza indirebilirsiniz. Su ihtiyacını idrar renginize bakarak, anlayabilirsiniz.abur cubur yeme alışkanlığınız varsa onu meyve ve sütlü tatlılarla giderebilirsiniz. Çikolata, şeker gibi besinleri yememeye çalışın.
Hamilelikte genel olarak et,süt,sebze , meyve ve ekmek ürünlerinin dengeli olarakalmaya çalışmalısınız.
Genellikle ilk 3 ayda pek iştahlı olmazsınız, ikinci 3 ayda iştahınız doruk noktasındadır. Son 3. Ayda ise yedikleriniz hazımetmekte zorlanabilirsiniz.
Her kadının aldığı kilo miktarı değişik olur. Ancak bütün hamilelik döneminde 10-12 kg’dan fazla almamanız gerekir. Fazla kilo alırsanız bu sağlığınızı etkileyebilir ve tansiyonunuzu yükseltebilir. Aynı derecede, rejim yapmaya çalışmamanız da önemlidir.

Gebeliğe düşük bir kiloyla başlayan ve hamilelik sırasında da az kilo alan anne adaylarının düşük doğum kilolu bebek (2500 gr dan az doğum kilosu) doğurma olasılığı yüksektir.Bunun tam tersi de doğrudur,yani gebeliğin başında fazla kilolu olan ve hamilelik sırasında da fazla kilo alan bir kadının iri bebek doğrurma olasılığı artar.Bu nedenle annenin gebelik öncesi vücut kitle indeksi (body mass index = BMI) gebelik sırasında alınması gereken ideal kiloyu etkiler.
Buna göre;BMI Önerilen toplam kilo artışı
Düşük kilo <19,8 12,5 - 18
Normal kilo 19,8 – 26 11,5 - 16
Fazla kilo > 26 7 – 11,5
HAMİLELİKTE BESLENMEDE DİKKAT EDİLECEKLER:
*Ellerinizi sık sık yıkayınız.
*Yemek pişirirken çiğ etin diğer malzemelerle temas etmemesine dikkat ediniz.
*Çiğeti buzdolabında sıkıca paketleyerek sakalyınız.
*Paslı konserve kutularını kullanmayınız.
*Pastörize edilmemiş süt içmeyiniz.
*Çzellikle dondurulmuş etlerin iyice çözülmesini bekleyiniz.
*Pişirdiğiniz yemeği bir kez daha ısıtın,kalanını atın.
*Yemeğinizi ısıtırken iyice ısındığını kontrol ediniz.
*Son kullanma tarihi bir gün bile geçse , o gıdayı kullanmayınız.
*Buzdolabının içindeki ısısnın en fazla 4 derece olaması gerektiğini unutmayın.
*Hazırlanışı ve pişirilmesi konusunda bilginiz olmayan besinleri yemeyiniz.
*Evde hayvan besliyorsanız mutfağa sokmayın.
Hamileyken neler yemeliyiz?
Aşağıda sayılan türden çeşitli yiyecekler yemeye çalışmanız önemlidir:• Bol miktarda meyve ve sebzeler (taze, donmuş, teneke kutuda konserve, kurutulmuş veya bir bardak meyve suyu) – günde en az beş porsiyon hedefleyin• Bol miktarda ekmek, pirinç ve patates gibi nişastalı yiyecekler• Örneğin yağsız et ve tavuk, balık (biri yağlı balık olmak üzere haftada en az iki kez balık yemeyi hedefleyin), yumurta ve bakliyat (örneğin fasulye ve mercimek) gibi protein. Bunlar aynı zamanda iyi birer demir kaynağıdır.• Kahverengi ekmek, makarna, pirinç, bakliyat ve meyve ve sebzelerde bulunan bol miktarda lif – (bu kabızlığı önlemeye yardımcı olur)• Süt, peynir ve yoğurt gibi, kalsiyum içeren süt ürünleri...
Hamileyken vücudunuzun demire de ihtiyacı vardır. Bunun için;
Bol miktarda demir açısından zengin yiyecekler seçmeye dikkat etmeniz gerekir. Demir açısından zengin bir yemek yerken aynı zamanda, C vitamini içeren yiyecekler veya bir bardak meyve suyu gibi içecekler de almaya çalışın. Bunlar vücudunuzun demiri özümlemesine yardımcı olur. İyi demir kaynakları• Kırmızı et• Zenginleştirilmiş kahvaltı yiyecekleri• Bakliyat• Ekmek• Yeşil sebzelerKaraciğerde de bol miktarda demir olmasına karşın, hamile olduğunuz dönemde karaciğer yemekten kaçınmanız gerekir.
FOLİK ASİD
Hamileliğinizin 12. haftasına kadar her gün 400 mikrogram (mcg) tutarında folik asit hapı almanız gerekir. İdeal olarak, bu hapları hamilelikten önce almaya başlamış olmanız gerekir. Diyetinize yeşil sebzeler ve kahverengi pirinç, zenginleştirilmiş ekmek ve kahvaltı yemekleri gibi, folik asit içeren yiyecekler de dahil etmeniz gerekir.Folik asidin, ‘spina bifida’ denen belkemiği hastalığı gibi nöral kanal bozuklukları riskini azalttığı görülmüştür. Folik asidini, multivitamin hapı kullanarak almak isterseniz, içerdiği folik asidin doğru miktarda olmasına dikkat edin. Unutmayın ki birden fazla multivitamin hapı alacak olursanız, bunlarda bulunan diğer vitaminlerden aşırı dozda almış olabilirsiniz. Ayrıca her gün 10 mcg D vitamini içeren haplar da almanız gerekir. En iyi D vitamini kaynağı yaz güneşidir (ancak yanmamaya dikkat edin!).Dışarı çıktığınızda bütün cildinizi kapatıyorsanız özellikle D vitamini eksikliğiniz olabilir.
Kaçınmanız gereken yiyecekler var mı?Hamileliğiniz döneminde, yüksek oranda, düşük, ölü doğum veya yeni doğan bebekte ciddi hastalığa neden olabilen bir mikrop olan listeria taşıyabilecek bazı yiyecekleri yememeniz gerekir. Aşağıdaki yiyeceklerden kaçınmayı unutmayın:
• ‘Camembert’, ‘Brie’ denen peynirlerle mavi damarlı peynir gibi yumuşak küflü peynirler. ‘Cheddar’ türü peynir gibi sert peynirlerle, ‘cottage cheese’ denen peynirlerin ve işlenmiş peynirlerin herhangi bir tehlikesi yoktur• Pişirilmemiş veya az pişirilmiş hazır yemekler. Hazır yemekleri her tarafı iyice sıcak oluncaya kadar ısıtmaya dikkat edin.Ayrıca aşağıdaki noktaları da akılda tutmanız gerekir:• Çiğ yumurtayı ve çiğ ya da kısmen pişmiş yumurta içeren yiyecekleri yemekten kaçının. Yalnızca hem beyazı hem sarısı katılaşıncaya kadar iyice pişmiş yumurtaları yiyin. Bu, bir tür gıda zehirlenmesine yol açan salmonella riskinden kaçınmak için gereklidir.• Çiğ etlere dokunduktan sonra daima ellerinizi yıkayın ve çiğ yiyecekleri, yenmeye hazır yiyeceklerden ayrı tutun. Bu, gıda zehirlenmesine yol açan örneğinsalmonella, campylobacter ve E.coli O157 gibi mikroplardan kaçınmak için gereklidir.
• Yalnızca iyice pişmiş et yemeye dikkat edin. Sosis ve kıyma yerken buna özellikle dikkat edin.• Bahçede çalışırken veya kedinin kakasını yaptığı kumu temizlerken daima eldiven giyin ve daha sonra ellerinizi yıkayın. Bu, etlerde, kedi dışkısında ve toprakta bulunan bir parazitin yol açtığı toksoplasmosis denen bir enfeksiyondan kaçınmak için gereklidir. Toksoplasmosis, henüz doğmamış bebekler için zararlı olabilir.
• Çok fazla A vitamini almamaya dikkat edin. Bu, yüksek dozda multivitamin hapları almaktan ve karaciğer ile, karaciğer ürünleri yemekten kaçınmanız anlamına gelir. Bir miktar A vitaminine gereksiniminiz vardır. Ancak çok fazla miktarda alırsanız, fazla miktarda birikebilir ve hamilelik sırasında çok yüksek olabilir.
• Yediğiniz ton balığı miktarını sınırlamanız gerekir. Haftada (pişmiş 140gm ya da çiğ 170gm ağırlığında) bir tuna bifteği ya da haftada (her birinin süzülmüş ağırlığı yaklaşık 140gm olan) iki orta boy teneke kutu ton balığından fazla yemeyin. İki teneke kutu ton balığı, altı ton balığı sandviçi veya üç ton balığı salatası anlamına gelir. Bunun nedeni, bu balıklarda bulunan cıva miktarıdır. Yediğiniz balıkta bulunan cıvanın bir miktarı sütünüze karışırve yüksek miktarda cıva çok küçük bebeklerin sinir sisteminin gelişmesine zarar verebilir.Aynı zamanda:
• Pasta ve bisküvi gibi yağ ve şeker oranı yüksek yiyeceklerden de kaçınmak iyi fikirdir. Ayrıca bu hamilelik sırasında fazla kilo almanızı önlemeye de yardımcı olabilir.Bazı sağlıklı hafif yemekler ve yiyecekler
• Az yağlı yoğurtlar
• Sebze ve fasulye çorbaları
• Taze, konserve halinde veya örneğin kuru üzüm gibi kurutulmuş halde meyve

KAFEİN
Her gün aldığınız kafein miktarını azaltmanız gerekir. Ancak tümüyle kesmenize gerek yoktur. Kafein, kahve, çay ve çikolata gibi bazı yiyecek ve sıcak içeceklerde doğal olarak bulunur. Ayrıca bazı yumuşak içeceklere ve ‘enerji’ veren içeceklere de katılır.Günde 300 mg’dan fazla kafein almamak önemlidir. Çünkü yüksek miktarda kafein doğumda bebeğin kilosunun düşük olmasına ve hatta düşüklere yol açabilir.
Günde bir parmak çikolata yer, 3 bardak çay, bir teneke kutu kola ve bir küçük bardak instant kahve içerseniz, 300 mg olan azami kafein miktarına ulaşmış olursunuz. Bazı soğuk algınlığı ve grip ilaçlarında da kafein bulunduğunu unutmayın.
HAMİLELERE BESLENMEYLE İLGİLİ UYARILAR:
“-Normal zamanda yediklerinize ek olarak, her gün en az 2 su bardağı kadar süt veya yoğurt tüketin. Bu besinlerin yerine 2-3 kibrit kutusu kadar peynir veya 1-2 kaşık çökelek de tüketmeniz yararlı olacaktır.
- Çiğ süt ve bundan yapılan peynirler zararlı mikropları içerdiğinden pastörize süt ve bu sütlerden yapılan peynirleri tercih edin.
- Normal zamanda yediklerinize ek olarak, bir adet yumurta veya yumurta kadar et, tavuk, balık, bu besinler tüketilemiyorsa kuru baklagil yemekleri, mercimekli veya nohutlu çorbaların tüketilmesine özen gösterin.
- Vitaminler açısından zengin olan taze sebze ve meyveleri her öğünde düzenli olarak tüketmeye çalışın.Azar azar ve sık aralıklarla beslenin. Uzun süre aç kalmayın.
- Yemeklerde sıvı yağları tercih edin. Gün içinde zeytinyağı da tüketmeye özen gösterin.- Fasulye, nohut, mercimek gibi kuru baklagillerin yanında, C vitamini açısından zengin bol limonlu salata, taze soğan veya meyve tüketin.
- Yemeklerde mutlaka iyotlu tuz kullanın. Böylelikle bebeğinizi guatr hastalığı ve zeka geriliğinden korumuş olursunuz.
- İyotlu tuzu koyu renkli cam kavanozda saklayın. Bu tuzu ışıktan, güneşten ve nemli ortamlardan koruyun. Böylelikle iyodun kayba uğramasını engellemiş olursunuz.
- Gebelikte sıvı gereksinimi artar. Bunu karşılamak için daha fazla su veya süt, ayran, taze sıkılmış meyve suları içerek sıvı alımınızı artırın. Her gün en az 10 bardak su için.
- Gebelikte anemi (kansızlık) daha sık görülür. Anemiden korunmak için, yumurta, kırmızı et, kuru baklagiller, pekmez ve taze meyve-sebze gibi yiyecekleri daha fazla tüketmeye özen gösterin.
- Çay ve kahve tüketimini en aza indirin. Yemeklerden bir saat öncesi ve bir saat sonrasına kadar çay veya kahve içmeyin. Açık çay tercih edin.
- Tarım ürünlerindeki zararlı olabilecek kalıntıları uzaklaştırmak için, besinleri özellikle sebze ve meyveleri tüketmeden önce çok iyi yıkayın. Bu besinleri en iyi yıkama şekli, yiyecekleri su dolu bir kapta 5-10 dakika bekletmek, bu işlemi birkaç kez tekrarlamak ve sonra çeşme altında bol suda yıkamaktır.
- Sigara ve alkol kesinlikle kullanmayın. Sigara içilen ortamlardan uzak durun.- Sebze ve kuru baklagillerin haşlama sularının dökülmesi, vitamin ve mineral kayıplarına neden olacağı için haşlama ve pişirme sularını dökmeyin.
Satın alırken taze besinleri tercih edin.
- Aldığınız besinlerin son kullanma tarihi ve içeriğine dikkat edin.
- İçeriği bilinmeyen besinleri gebeliğiniz süresince tüketmeyin.”

Hamilelerde D vitamini yetersizliğinin anne karnındaki bebeklerin beyin ve kemik gelişimini olumsuz etkilediği, doğumsal katarakt hastalığı ve enfeksiyon risklerini de beraberinde getirdiği bildirilirken, bütün hamile kadınların günde 10-15 dakika süreyle ve öğle saatleri dışında güneşe çıkmalarının önemli olduğu kaydedildi.
DAHA DETAYLI BİLGİ İÇİN ;
http://www.tupbebekgebelik.com/gebeliktebeslenme.html BU SİTEYİ DE OKUYABİLİRSİNİZ.

2 Mart 2009 Pazartesi

MUTLU BEBEK


MUTLU BEBEK KİMDİR?
Meslek hayatı boyunca bebeklerin ve çocukların sağlığı yanında mutluluğu için de çalışan, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hilal Mocan ile “mutlu bebek” kavramını hakıında yapılan bir röportajdan alıntıdır.
Normal yolla doğurmak, anne sütüyle beslemek, ilgi, sevgi ve şefkatle dokunmak bir bebeğin mutluluğu için gerekli olan ön koşullar…Bir toplumun geleceği sağlıklı çocukların varlığı ile sağlanabilir. Bir bebeğin mutluluğu, anne daha çocuk doğurmaya karar verdiğinde etkilenmeye başlıyor. Annenin sağlığı, annenin çocukken beslenme şekli, spor yapma alışkanlığı, hamile kaldığı zaman bebeğine geçirebileceği özellikler, hepsi doğacak bebeği etkiliyor. Hamileliğin ilk 3 ayı çok önemli. Embriyonel dönem diyoruz; anne karnında bebeğin organları yapılanıyor. Bu dönemde annenin huzuru da çok önemli. Bebek daha anne karnındayken, annesinin mutluluğu, annesinin çevresel etkenlerden etkilenmesi, annesinin sevdiği yiyecekler ve bunların kokuları bebeği etkiliyor.Gelelim doğum sırasına, annenin bebeğine geleceği için vereceği ilk ödül, onu normal yolla doğurmasıdır. Bebek, normal yolla doğduğu zaman çok önemli pozitif etkiler alıyor; bağırsakta faydalı flora oluşuyor, bebeğin bağışıklık sisteminin daha iyi yapılanması söz konusu oluyor ve bebek özellikle de akciğerleri için çok önemli pozitif katkılar alıyor.
ANNE SÜTÜ MUCİZESİ
Doğduktan sonra anne sütüyle beslenmeye başlanması bebeğe verilebilecek en güzel hediye. Her zaman steril, kolay, hazır, içinde bağışıklık maddeleri bol olarak bulunan, inanılmaz büyüme faktörleri bulunan bir besin anne sütü… Ayrıca, anne sütünün bebeği gelecekte obeziteden, diabetten, çölyak hastalığından, alerjilerden koruyan özelliği var. Anne sütü bebeği ayrıca, koroner kalp hastalıklarına yatkınlıktan ve hiper tansiyona karşı da koruyor. Bununla da kalmıyor, anne sütü bebeği orta kulak iltihabından, solunum yolu enfeksiyonlarından ve ishalden de koruyor. Ayrıca, anne sütü alan bebeklerin IQ skorları daha yüksek oluyor, yani anne sütü bebeklerin daha akıllı ve sağlıklı olmasını sağlıyor. . Bir bebeğe verilecek en önemli ödül normal yolla doğum ve anne sütü vermektir… Anne sütü mucizevi bir gıdadır. Ülkemizde elde edilen verilerde yüzde 9 bebek sadece anne sütü almakta, yüzde 8’i hiç anne sütü almamakta, yüzde 83 bebek de anne sütüyle birlikte başka gıdalarla beslenmektedir. Oysa, ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmeyi öneriyoruz. Çok değerli bir besin olan anne sütü verilmediğinde biberonla beslenmede büyük bir artış olmakta, bebeklerin yüzde 20’si, içinde yaşamsal besin değeri olmayan nişastalı mamalarla beslenmektedir. Bu durumda çocuk kilo almasına rağmen sağlıksızdır.Bugün ülkemizde yüzde 50 çocukta demir eksikliği anemisi görülmektedir. Demir eksikliği nedenleri olarak, demirli gıdaların yeterli tüketilmemesi ve vücut tarafından iyi kulllanılmaması gösterilebilir. Ek besin olarak 6. ve 7. aylarda sebze çorbaları içinde ete, ezilerek başlanmalıdır. Kırmızı et, tavuk, balık, hindi, yumurta, yeşil yapraklı sebzeler, pekmez ve kuru baklagilller demir eksikliğini önleyici besinlerdir. Çinkonun da büyüme ve gelişmede önemli bir yeri vardır. Büyüme ve gelişme, bağışıklık sisteminin güçlenmesi, tat duygusu, iştahsızlığın engellenmesinde etkilidir. Çinko; kırmızı et, kuru baklagilller, yağlı tohumlar ve tam tahıl ürünlerinde bulunur. Bebeklerde şeker ve şeker katılmış besin tüketimine dikkat edilmeli ve 1 yaşına kadar rafine şeker ve tuz katılmış besinler kullanılmamalıdır. Ülkemizde yaklaşık yüzde 11 oranında bebeklerde malnütüsyon (zayıf çocuk) görülmektedir. Bir diğer tehlike de şişmanlığın yaygınlaşmasıdır. Dünyada 5 yaş altında yaklaşık 20 milyon çocuk fazla kilolu ve obezdir ve bu çocukları gelecekte sağlık sorunları beklemektedir. Sağlıklı beslenme temelleri erken yaşlarda aile tarafından atılır. Anne sütü dışında aşırı karbonhidratlı ve nişastalı gıdalarla beslenen bebeklerde, yağ hücreleri sayı ve volüm olarak artar ve bunlar gelecekteki obezitenin temelini teşkil eder.

SEVGİYLE DOKUNMA
Bir bebeğin mutluluğu için, bebeğe dokunmak çok önemlidir. Örneğin; eskiden giydirilen bebek eldivenleri artık çıkarılmış durumda… Biz diyoruz ki, bebek doğduktan sonra ilk yarım saat içinde anne göğsüne konulmalı, annesine dokunmalı, temas etmeli… Bu durum annede süt sekresyonunu da arttıran ve başlangıcı sağlayan en önemli faktördür. Bebeği çıplak olarak anne ve baba göğsüne koymak, bebeği daha mutlu kılıyor, anneyi ve babayı bebekle iletişim bakımından daha iyi yapılandırıyor. Her çeşit dokunma çok önemli. Çünkü inanılmaz bir güven duygusu oluşturuyor; yeterince dokunulmayan, sevgisiz çocuk iyi büyüyemiyor. Bu arada bebeğin giydiği kıyafetler ve kullandığı bezlerin de vücuda dokunması önemli. Dokunmadan dokunmaya fark var ve en güzelini hakkeden de çocuklar. Bu bakımdan her çeşit pozitif etkileşimin, her çeşit pozitif dokunmanın bebeğin vücut ve ruh sağlığında, çok önemli yeri var. Bağışıklık sistemini, dokunarak, bebekle iletişim kurarak sağlayabilirsiniz. Sevgisiz çocuk iyi büyüyemez. Aslında bu sadece bebekler için değil, yetişkinler için de önemli. Şimdi dünyada çok yaygın olan bir yaklaşım var: Sevgiyle dokunmak, bağışıklık sistemini güçlendirir, çünkü mutluluk hormonunun salgılanmasını pozitif olarak etkiler.
BEBEĞİN POPOSU…
Bebek hastanede doğuyor, ilk eğitimler burada veriliyor. Bebek, anne memesine adapte olmaya çalışıyor. Sonra, evine gidiyor. Bir bebeğin doğduktan sonra ilk kontrolü 7 ila 10. gün arasındadır. Ve bebek kontrole geldiğinde bebeğe yazılan reçetede iki ürün yer alır. Bunlardan birisi anne sütüyle beslenen bir bebek için, fizyolojik dozda gerekli olan D vitamini, ikincisi pişik kremi… Yani bebeğin mutluluğu, onun vücudunu sağlıklı kılabilmek için anne sütü artı D vitamini, artı pişik kremi şeklinde gelişiyor. Geçmişte pişik kremini çok yoğun şekilde öneriyorduk, şimdi koruyucu kremler de var. Yani bebeğin poposu, mutluluğu için önemli ve korunması lazım. Geleneksel olarak da ne deriz; bir bebek karnı toksa, altı temizse, gazı çıkmışsa, o zaman mutlu bir bebektir. Eskiden şartlanma metoduyla bebekleri çişe kakaya alıştırma gibi bir yöntem vardı. Şimdi, çocuk hazır olduğu zaman kendisini belli eder, diyoruz. Bebek 7 ila 9.aya geldiği zaman, özellikle büyük ebeveynler, bebeği çişe tutardı ve bebek şartlanarak öğrenirdi. Bu uygulamayı günümüzde önermiyoruz. Daha özgür, daha güvenli ve bilinçli bebeğin genel olarak 1,5 -2 yaşında çiş ve kaka kontrolünü şartlanmasalar da sağladıklarını görüyoruz. Bu nörolojik sistemin gelişmesiyle ilgili.

ANNEYİ KAYIRAN KÖŞE
Babalar önce anneyi mutlu etsin, sonra bebeği...Kuşkusuz, bir bebeğin, bir çocuğun mutluluğu için hem annesinin hem de babasının ilgi ve sevgisine ihtiyacı var. Fakat, bebeğin önce anneyi aynaladığı da bir gerçek… O yüzden de anne mutluysa, bebek de mutludur, anne mutsuzsa bebek de mutsuzdur ya zaten… Anneler, "Bu bebeğin bugün nesi var, nasıl da huysuz, huzursuz" dedikleri günlerde, dönüp de bir kendilerine baksalar cevabı kolaylıkla bulabilirler. Annenin en ufak bir sıkıntısı, huzursuzluğu bebeğine yansır… O nedenle ben diyorum ki, babalar önce anneyi mutlu etmeyi iş edinin, sonra da çocuklarınızı… Ve bu alışkanlık sadece bebeklik zamanlarında değil, bir ömür boyu böyle devam etsin. Çünkü, ilerleyen yılllarda da çocuklar anne ve babanın birbiriyle ilişkisinin nasıl olduğundan, hem o anki hem de gelecekteki mutlulukları adına fazlasıyla nasipleniyorlar.

26 Şubat 2009 Perşembe

BEBEĞİMİZİN BESLENMESİ

BEBEĞİMİ NASIL BESLEMELİYİM?"
Eğer 0-3 yaş arasında bir bebeğiniz varsa, her konuya olduğu gibi bebeğinizin beslenmesine de özel ilgi şart. Nasıl mı?
BEBEĞİN YEMEĞİ NASIL OLMALI?
Bebek beslenmesinde 0-3 yaş arası kritik bir dönemdir. Bu dönemde annelerin
-her konuda olduğu gibi beslenme konusunda da
- bebekleri için mümkün olan en iyi başlangıcı yapması gerekir. Sağlıklı beslenmenin temelleri bu yaş aralığında atılır ve bu dönemdeki beslenme alışkanlıkları bebeğin ileri yaşlardaki sağlığını etkiler. Bebeğinizin sağlıklı beslenmesine destek olmak üzere, ona yemek hazırlarken dikkat etmeniz gereken noktaları şöyle sıralayabiliriz:
• Bebeğinizin yemeklerine tuz ve şeker ilave etmeyin.
• Yetişkinler için hazırlanmış, katkı maddesi içeren ürünler kullanmayın. (Şanti, çikolata, hazır kek vb.)
• Sıvı yağı tercih edin (Mısır özü veya zeytinyağı).
• Bir yaşından önce inek sütü kullanılmayın. Süt kullanılması gereken yerlerde
-WHO (Dünya Sağlık Örgütü) özellikle 1 yaşına kadar inek sütü önermediği için- bebeklerin ayına uygun, devam sütlerini tercih edin.
• Bebeğinizin yemeğini hazırlarken mutlaka sağlıklı ve dengeli beslenmesi gerektiğini göz önünde bulundurun.
• Bisküvi gibi şeker içeren gıdalar kullanmayın. Ayrıca nişasta, pirinç unu gibi gıdalar da besin içeriği açısından yetersizdir, bu ürünlerin yerine tahıllara ağırlık verin.
HANGİ AYDA HANGİ BESİNİ YİYEBİLİR?
* Bebeğinize 7. aydan sonra et ve yumurta sarısı verebilirsiniz.
* 8. aydan itibaren taze balık ve bakliyatlar verebilirsiniz.
* 1 yaş sonrası yumurta beyazı kullanabilirsiniz.
* Bebek yemeklerinde patlıcan, çilek gibi alerjen gıdalar kullanmayın.
* 1 yaş öncesi tariflerde bal ve kepek ekmeği kullanmayın.
* Kek, kurabiye gibi tarifleri bebek tahılları ile hazırlayabilirsiniz.
* Turunçgiller, muz ve kivi 6. aydan sonraki tariflerde yer alabilir.
* Prebiyotik lif kaynağı olan enginar, omega 3 kaynağı olan ceviz, protein kaynağı olan bakliyatlar ile çoğunun antioksidan etkisi olan meyve ve sebzelere bebeğinizin beslenmesinde öncelik tanıyın.
0-3 YAŞ ARASI ÇOK ÖNEMLİ!
• Bebeğinize 6. aydan sonra, demir bakımından zengin gıdalar verin. Kırmızı et, yeşil yapraklı sebzeler ve yumurta sarısı gibi...
• Ayrıca, bebeğinizi farklı tatlardaki meyve ve sebzelerle şaşırtın. Bu onun değişik besinlere alışmasını sağlar.
• Süt içme alışkanlığını oluşturmak için de bebeğinize farklı lezzetler sunulabilirsiniz. Sütün tahıl ve meyvelerle birlikte hazırlanmasıyla farklı tatlar yaratılabilir.
• Farklı meyveler, farklı “antioksidan” besinler, farklı vitamin ve mineraller içerir. Şöyle ki:
- C vitamini dişetleri için gereklidir, demir emilimini hızlandırıp beynin gelişimini sağlar.
- Beta-karoten koruyucudur ve dokuların normal büyümesini, görme gücünü sağlayan A vitaminine çevrilir. Beta-karotenin en iyi kaynağı ise mangodur.
- Brokoli gibi yeşil yapraklı sebzeler B vitamini açısından zengindir.
- Farklı çeşitlerde ve renklerde meyve (ve sebze) tüketimi, farklı miktarlarda vitamin ve -ineral alımı sağladığından önemlidir. Örneğin; 1 elma 100 gramda 4 mg. C vitamini içerirken, çilek tam on sekiz kat fazla C vitamini içerir!
- Günde 2-3 kez meyve tüketimi, kabızlığı önler ve sağlıklı bağırsak hareketleri bakımından önemlidir.
• Bebeğinize verdiğiniz sebzelerin çeşitliliği son derece önemlidir. Yapılan araştırmalara göre, bir hafta içerisinde verilen sebzelerin çeşitliliği, bebeğin yeni tanıştığı yiyecekleri kabul etme oranını yükseltiyor.
• Şekerin bebeğin sağlıklı gelişimine katkısı yok, sadece enerji kaynağı ve bebeğin ağzında tatlı bir lezzet bırakır.
• Fazla tuz, bebekler ve çocuklar için zararlı. 1 yaşını doldurmamış bebeklerin günde 1 gramdan fazla (400 mg sodyum); 1-6 yaş arası çocukların da günde 2 gramdan fazla (800 mg sodyum) tuz almamaları öneriliyor. Çünkü alınan tuz miktarının küçük bir oranda yükselmesi bile ileride tansiyon hastası olma riskini arttırıyor.
• Tahıllar, lif ve demir açısından zengin besinlerdir; özellikle C vitamini içeren meyvelerle alındığında demir emilimi artar. Bebeğe ilk başlanacak tahıl pirinç olmalı.
• Bebeğinize yemek pişirirken daha çok buharda haşlama ve fırında pişirme yöntemini tercih edin. Çünkü sulu pişirmelerde vitamin kayıpları oldukça yüksektir. Düdüklü tencerede pişirme süresi kısalır; bu sayede gıdaların besin değeri korunur.
• Bebeğinizin yemeklerine pişme işlemi bittikten sonra, sızma zeytinyağı veya mısırözü yağı koyun.
• Sebze ve meyveleri üzerinde kalmış olabilecek tarım ilaçlarına karşı, bebeğinize vermeden önce su dolu bir kapta bekletin ve soyarak verin.
• Bebeğiniz için pişirdiğiniz yemeği 2 günden fazla saklanmayın ve 1 kereden fazla ısıtmayın.
• Salam, sucuk gibi işlenmiş etler ve konserve gıdalar bebek beslenmesi için sağlıklı değildir. Tercih etmeyin.