11 Ekim 2011 Salı

anneysen.com’da Hafta Hafta Hamilelik bölümü ile anne adaylarının içi daha rahat




Anne adayları, bebekleriyle ilgili gelişmeleri anneysen.com’dan takip edebiliyorHamileliğin her aşaması, detaylı takip edilmesi gereken önemli değişiklikler içeriyor. Her hafta yaşayacağı değişiklikleri bilen anne adayları, bu önemli dönemi daha rahat geçiriyor. anneysen.com’un ilgiyle takip edilen Hafta Hafta Hamilelik bölümü, hamilelikle ilgili merak edilen ve bilinmesi gereken haftalık değişiklikleri aktararak, 40 hafta boyunca anne adaylarına destek oluyor.

anneysen.com, anneliğin keyifli ve zorlu süreçlerine özel bölümler sunarak annelerin hayatını kolaylaştırıyor. Hafta Hafta Hamilelik de bu bölümlerden biri. 40 hafta süren hamilelik için sunulan 40 farklı sayfayla anne adayları kendi dönemlerinin gelişmelerini öğrenirken, dilerlerse “Yorumlar” kısmında kendi durumlarını paylaşıyor ve diğer annelerin o haftayla ilgili görüşlerini okuyor. Her haftanın özel konularıyla ilgili sunulan Uzman Görüşü’nün yanı sıra, sık sorulan sorulara verilen yanıtın yer aldığı Uzman Sorusu anne adaylarına ışık tutuyor. anneysen.com tavsiyesi başlığında ise, her haftaya özel ipuçları ve öneriler yer alıyor. Her anne adayının erişimine açık olan Hafta Hafta Hamilelik bölümünü kullanmak çok kolay. Anne adayları, bulundukları haftanın sayfasına giderek kendi haftasıyla ilgili takibi kolaylıkla yapabiliyor. Bölümde bulunan Ara fonksiyonu ile de, akla takılan özel konular için araştırma yapılabiliyor.

10 Ekim 2011 Pazartesi

BEBEĞİMİZİN BESLENMESİ İLE İLGİLİ BAZI ÖNEMLİ DETAYLAR

*Asla bir çocuğu yemeye zorlamamak,
*6. aya kadar yalnızca anne sütüyle beslemek( mama, meyve suyu,su, ot yada başka bir şey vermemek)
*6. aydan itibaren, daima emzirdikten sonra , başka besinler sunmak (zorlamak değil). Anne sütü emmeyen çocuklar günde yarım litre yapay süte ihtiyac duyarlar.
*Yeni besinleri teker teker,en az bir hafta arayla vermek. Küçük miktarlarda başlamak.
*Gülteni ( buğday, yulaf, veya arpa içeren )herhangi besini dikkatli vermek.
*Besinler,i süzmek, çocuğun karnını yemeğin suıyuyla şişirmemek.
*12. aya kadar alerji yapabilecek besinelr vermemek.
*Besinlere şeker ve tuz eklememek.
*En az 2 yaşına kadar emzirmeye devam etmek.

Mama , emzirmedemn sonra önerilir;emzirmeden önce ya da emzirme yerine değil. Sadec bu şekilde çocuğunuzun yeterince anne süt ü içtiğini garantileyebilriz.Genellikle 6.-12. ay arasınad çocuğun günde yarım litrebveya daha fazla süte iht,yacı olduğu düşünülür.Biberon emen bir çocuk günde 250 ml.lik iki biberonla üstüne düşen bu görevi yerine getirebilir.Ama bir çocuğun her on iki saatte bir 250 ml emmesini beklemek mantıklı değildir; durum böyle olsaydı memeler anneyi rahatsız edecek kadar büyük olurdu.Bebeğin günde 5 defa 100ml veya 7 defa 70 ml emmesi daha mantıklıdır. Elbette siz çocuğunuzun ne kadar anne sütü emdiğini bilmezsiniz ama yemeklerden önce emiyorsa rahatlayabilirsiniz.

kaynak:Çocuğum Yemek Yemiyor- Carlos Gonzalez
-----------

8 Ekim 2011 Cumartesi

GYMBOREE İLE UNİCEFİN İŞBİRLİĞİYLE ADIYAMAN DA YAPILAN ANAOKUL

GYMBOREE TÜRKİYE ile UNİCEF işbirliği yaparak çok güzel bir sosyal sorumluluk proıjesi olan ''ÇOCUKLAR İÇİN BİRLEŞELİM''İ oluşturmuşlar.



Adıyaman da 3 dersliklik bir anaokulu inşaa edilmiş, derslere başlayacaklar. Sosyo-ekonomik durumu açısından dezeavantajlı olan bir bölgenin çocuklarının ve ailelerinin okul öncesi eğitim programına kayolma  ve devaam etme oranlarının arttırılması için de bzilerden de destek beklemekteler.
Şimdiye kadar ücretsiz olan deneme derslerinden cüzzi bir ücret alınıyor artık. Verdiğimiz bu paralar da Bu projeye gidiyor.
Böylelikle GYMBOREE ile beraber bu çocuklarımıza el uzatmak, bır şekilde onlara ve dolayısıyla ailelerine destek vermiş olacağız.
Eğer daha detaylı bilgi almaka isterseniz, GYMBOREE merkezleriyle de görüşebilrisinzi.

7 Ekim 2011 Cuma

''UYKU MELEĞİ'' İLE YAPILAN TOPLANTIMIZ

Bugün daha önceden tam olarak katılıp-katılamayacağım belli olmayan bir toplantıya katıldım. İyiki de katılmışım. Uyku Meleği, Seride Samurkaş Karaç'ın Gymboree ile ortaklaşa hzırladıkları bir toplantıydı.
Altuğ'unun bir süredir uykularıyla ilgili sorunu var. Ben bunun tam bir sorun olduğunu geçen haftalarda internetanneleriyle yediğimiz akşam yemeğinde arkadaşlarımla konuştuğumda anladım. Halbuki çoğunun çocuğu en geç 20:30da uykuya geçiyorlarmış. Duyduğumda inanamadım. Ondan sonra Altuğ ile birtakım rutinler oluşturmaya çalıştım. 18 ay öncesinde olan rutinlerimiz pek işe yaramıyordu. Yeni eklemeler yaptık. Önceden kitaplarla pek ilgilenmeyen Altuğ artık, kitap okumaya hevesli Kitabını alıp, odamıza gidiyoruz. Bazen uykuaya geçsek de çoğu zaman da geçemiyoruz. Ben de bunu bizi özlediği için uyumak istemiyor diye , onu zorlamayı bırakmıştım. Beraber oyunlar oynamaya, evde akşamları kudurmaya devam ediyoruz.
Bugün Seride'nin anlattıkları beni kendime getirdi. Nerelerde hata yaptığımı az-çok anladım.Biz oğlanın kortizon salınımın kontrol altına almalıyız.




Bunun dışında uykuya geçmek için 15-20 dakikaya ihtiyaçları olduğunu, 1,5-2 yaşında rüya görmeye başladıklarını öğrendim. Rüya görmeleri nedense çok hoşuma gitti.Bazen Altuğ uyurken kahkaha atıyor. Demek ki güzel rüyalar görüyor. Bunu bilmek hoşuma gitti,açıkçası.Çocukların sabah 07:00 gibi kalkıp, en geç 21.00 gib uykuya geçmiş olmalıarı idealmiş.
Ayrıca kendi kendilerine uykuya dalmaları önemliymiş ve bu öğrenilen bir beceriymiş.Tabii ki ebeveynlerinde uyku konusunda tutarlı olmaları da ..
Uykuları geldiğinde verbilecekleri ipuçalrından bahsetti buna dikkat etmek gerekliymiş...

Bugün kü toplantıdan kendime çok güzel ipuçları çıkardım. İyi ki gitmişim..

Dün gece bir mucize gerçekleşti. Altuğ 20:30 a gelirken hareketleri hafif yavaşladı . emzik ve uyku yastığını aramaya başladığı gördüğümde, bunlar uyku ipuçları diye düşünüp, Altuğ'u odasına getirdim. Kitabımızı aldık.. Kitabını okuduktan sonra hafif hafif elimle sırtına ve poposuna masaj yaparken Altuğ yavaş yavaş uykuya geçti. Uykuya geçme süresi 15-20 dk.ı bulabilir demişti, Uyku meleği. O sürede sabırla bekledim. Ve altuğ uyudu. İnanılır gib değil. Verilen ipuçları işime yaradı. İnanlır gib değil. Demek ki bizim oğlanın hareketleri yavaşlayınca hemen odasına geçip, aktiviteyi azaltmak işe yarayacamış. Bakalım bundan sonra ne olacak.

Teşekkürler Uyku Meleği:)))

ANNE SÜTÜNÜN SAKLANMASI VE YENİDEN KULLANIMI

Anne sütünü, hijyenik ve güvenli bir ortamda saklamak önemlidir.Emziren anne, sütünü sağarak buzdolabında saklıyorsa, adını ve tarihi yazarak etiketlenmesini,hijyenik bir anne sütü saklanma poşetine koyarak başka bir sütle karıştırmadan saklayınız.





ANNE SÜTÜNÜ SAKLARKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENELER:



*Anne sütü, oda sıcaklığında 19-20 derecede 10 saate kadar kalabilri.

*Buzdolabında 0-4 dercede 8 güne kadar saklanabilir.

*Tek kapılı buzdolabının dondurucu kısmında 2 hafta boyunca korunabilnirr.

*Eğer eski tip iki kapılı buzdolabı ise, anne sütü dondurucuda 3 ay saklanbilir.

*Ticari özellikli derin dondurucuda 8 sürekli 19 dercede ) 6 ay kadar saklanbilir.

*sakladığınız sütünüz hakkında kafanızda herghangi bir soru ya da endişeniz varsa atın;bebeğinizi bu sütle beslemekten kaçının.

SAKLAMA KOŞULLARI:



Buzdolabına konmuş ya da dondurulmuş sütün korunacağı ortamın özellikleri;

*Kapakları sıkıca kapanan, sert yüzeyli plastik ya da cam kaplar

*Anne sütünün korunması amacıyla tasarlanmış, dondurucuya konabilen süt poşetleri,



ANNE SÜTÜNÜN ILITILMASI



*Sıcak, akan su altınbda çözün ve / veya ısıtınız.

*Sütün sıcaklığını kaynama noktasına getirmeyiniz.

*sıcaklığını ölçmeden önce sütü yavaşça çalkalyınız. Çalkalayarak, sütteki,krema görünümündeki yağ içeriğini de homojen şekilde dağıtmış olursunuz.Anne sütünde bulunan bazı canlı bileşenlere zarar verbileceği için sütü, kuvvetli bir şekilde sallamayınız.

*Isıtmak için kesinlikle mikrodalga fırın kullanmayınız.




ÇÖZÜLMÜŞ SÜT:



*Dondurulmuş ve sonrasında çözülmüş anne sütü 24 saate kadar buzdolabında saklanbilir.

*Yeniden dondurucuya konulmaz.

*bebek doyduktan sonra biberonda kalan sütün saklnarak bir sonraki öğüne bırakılmasının güvenli olup-olmadığı bilinmemektedir.



DONDURULMUŞ SÜTÜN BOZULMASI:
Çok nadir de olsa , bazı aneler, büyük bir özenle sağdıkları ve sonraki kullanım için dondurdukları sütlerinin bozulduğuna üzülerek tanık olmuşlardır

5 Ekim 2011 Çarşamba

''TÜM YÖNLERİYE EMZİRME'' SEMİNERİNDEN GÖRÜNTÜLER







1Ekim cumartesi günü e-bebek katkılarıyla Emzirme Haftası nedeniyle yaptığımız seminerimiz güzel geçti. Benim doğum sonrası verdiğim ilk eğitimdi. Biraz heyecanlı fakat inşallah yararlı bir toplantı oldu. Hem hamile , hem bebekleri olan hem de tüp bebek tedavisiyle ikiz bebek sahibi olan anne katılımcılarımız vardı.Güzel paylaşımlar olduğunu düşünüyorum. Katılan gebe olan bir anne adayının annesinin doğum hikayelerini dinledik. Duydıklarımız gerçekten çok enteresandı..
 Beni bu seminere davet eden Hande Hanıma da çok teşekkür ederim:))

4 Ekim 2011 Salı

''ANNE DOSTU TOPLUM PLATFORMU '' SOBESİ

Blog yazmaya başladığımda amacım kursumun tanıtımı mı yapmak,güzel zaman geçirmekdi. Her geçen gün değişik blogları keşfettikçe,bilgisayar başında daha çok vakit geçirmeye başladım.
Blogcuanne ile tanışmamızda bloglar arasında dolaşırken oldu. Blogcuanne ve Çalışan gebe bloglarının sahipleri bir gün Emzirme Manifestosu yayınladıklarında, Hemen destekledim. Ardınadan Emzirme Reformu geldi. Aralarına katılarak, bir Emzirem Gönüllüsü oldum. Gittikçe büyüyen bir grup olduk. Yaklaşık 1,5 yıldır bu çalışmalar devam etmekte.Bu çalışmalarımız çok güzel ilerlerken, artık emzirme dışında da kadınların bir takım sorunları olduğunu ve bunların da düzeltilmesi ve değiştirilmesi gerektiğini gözlemledik.

Bu nedenle bizlerin daha büyük bir desteğe, daha kapsamlı bir oluşuma ihtiyacı var. Bu nedenle de "Anne Dostu Toplum Platformu" nu yeni başlattık.Tüm gönüllüler olarak bu oluşumu oluştururken annelerinde fikirlerini alalım ve böylece manifestomuzu oluşturalım,dedik.Blogcuannenin başlattığı sobe;
Soruları önce ben cevap veriyorum, sonra bloğumu okuyan tüm annelerin bu sorularına ister bloglarında ister debu yazıya yorum bırakabilirler. Eğer bloğunuza yazarsanız linkini  AnneDostuToplumPlatformu@gmail.com adresine gönderebilirsiniz. 
1. “Anne Dostu Toplum”dan ne anlıyorsunuz? Birkaç cümle ile tanımlar mısınız?

2. Türk toplumunun “Anne Dostu” bir toplum olduğunu düşünüyor musunuz?

3. Toplumsal hayatta annelerin karşılaştığı en büyük üç zorluk sizce nedir?

4. “Anne Dostu İş Yeri” deyince aklınıza gelen ilk üç kriteri paylaşır mısınız?

5. Çalışan annelerin yaşadığı en önemli üç sorun size göre nedir?

6. Elinize bir sihirli değnek verilse, iş ya da günlük hayatınızda yaşadığınız hangi sorunu/engeli değiştirmek isterdiniz?


1. Anne Dostu Toplum denildiğinde,emzirme sürelerinin daha uzun olmasını, işverenlerin annelerin süt izni bitse bile halen anne olduklarını unutmamalarını isterdim.
 Bulunduğumuz yerlerde çocukları götürebileceğimiz ücretsiz ya da düşük ücretli oyun grupları olmasını, yolların pusetlere veya tekerli sandalyelere uygun olmasını, toplu taşıma araclarının bebeklerle binmek için uygun olmasını, rampasının olmasını isterdim. Her mahallede çocuk parkının olması da çok güzel olurdu..

2. Hayır düşünmüyorum. çok eksikleimiz var, malesef.


3.-.-Bebeğiniz olduktan sonra annenin karşılaştığı mahalle baskısı, anne sütü mü mama diye sorgulamalar, herkesin herşeyi çok bildiğini sanarak direkt müdahale etmesi. Özellikle lohusalık döneminde bu durum çok can sıkıcı.
-İşe başladıktan sonra , ''küçücük bebeği bırakıp, işe mi geldin'' diye yapılan manevi baskı,
- Doğum iznin bitip işe döndüğünde adaptasyon dönemi diye düşünülüp, daha esnek çalışma saatlerinin olması( benim çalıştığım doktorlarımın bana bu hakkı vermişlerdi. İşe alışmam daha kolay oldu. Herkese bir gün inaşallah bu hak tanınır.)

4. -Süt iznini annenin ihtiyacı olduğu gibi kullandıran,
- Süt sağmak için zaman ayırmasına izin veren, uygun ortam sağlayan ve sütünü uygun şartlarda saklamasına imkan veren,
-İhtiyacı olduğunda özellikle çocukla ilgili durumlarda izin almasına imkan veren bir kurum diyebilirim..

5.-Süt izinini annenin ihtiyacına göre kullanamaması,
-Çalışmaya başladıktan sonra çocuğunuz hastalandığında izin alamaması,
-Çalışan annelerin çocuklarını götürebileceklerin kreşlerin ( işyerine ait)yetersiz olması ya da olamaması


6. Emzirme ve süt ile ilgili tüm negatif söylemleri engellemek isterdim. Bebeğimi bırakıp uzun mesai saatleri olan işe dönmeyi istemediğim için, kurmaya çalıştığım kendi işimde bir destek olmasını çok isterdim. Bir de doğum sonrası en az 1 yıl ücretli izin , doğum sonrası da 12-24 ay ücretsiz izin olacak şekilde kanunları değiştirmek isterdim.