blogcuanne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
blogcuanne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Mayıs 2013 Cuma
BLOGCUANNE ELİF'İN KİTABI SAHİBİNE ULAŞTI:))
Blogcuanne Elif'in annelik Toz Pembe Değil adli kitabını kendim için imzalatırken bir de blog okuyucularım için de imzalattım: Bir çekiliş düzenledim ve sonunda Sevgili Nil'in annesi Enne'e çıktı:))
Kitabına kavuşan Enne'in ilk anneler gününü şenlendirmiş olduk. O da yukarıdaki fotoğrafı göndererek beni çok mutlu etti. Kenar da Minnoş Nil'i görmekte ayrı bir mutluluk.
Kitabı ben çok sevdim. Sevgili annemizin de seveceğini, kendisinden birşeyler bulacağını umuyorum:))
14 Aralık 2011 Çarşamba
ÇOCUK YAPMAYA KARAR VERMEDEN ÖNCE YAPILMASI GEREKENLER, BAKILACAK BLOG / SİTELER VE KİTAPLAR
Evlendikten sonra çocuk yapmaya karar vermek her zaman için kolay değildir. İnsanın kafasından bir sürü geçer. Doğru zaman mı, hazır mıyım? gibi...
Bu kararı verirken size bu bilgiler ve kaynaklar yardımcı olabilir:
Artık yaşadığımız bu dönemde herşey de olduğu gibi bebek sahibi olma konusunda da plan yapmak önemli bir konu..Karar verdiğiniz an da hemen o ay bebek sahibi olmak da her zaman mümkün olamıyor. Önemliolan yumurtanızın çatladığı dönemi yakalamak ve ya gebeliği önleyici farletmeden yaptığımız hatalardan uzak durmak gerekiyor.
Doğru zamanda , vakit kaybetmeden bebek sdahibi olabilmek için ne yapmalıyız? Nelere dikkat etmeliyiz?
Sizin hiçbir sorununuzda olmadığı halde korunmayan çiftlerde , her adet döneminde gebe kalma oranı %25 civarındadır.Çiftin yaşı,regl zamanınız,ilişki sıklığğınız başarıyı etkileyen etkenlerdir.
Gebe olmak için ideal yaştamısınız?
Bebek sahibi olmak isteyenlerin arasında % 10-15 'i kısırlıkla karşılaşabilir. Aktif bir cinsel yaşamı olan çiftlerin % 57'si üçüncü ayda,% 72 altıncı ayda, %85 bir yılın sonunda hamile kalabiliyor.Hamilelik için gereken süre ise bayanın yaşıyla doğru olarak ilintiliti. Kadının yaşı buyuduke gebe kalma süresi de artmaktadır. Bunun da 2 nedeni olabilir:
1-Yaşlanmaya bağlı olarak yumurtaların kalitesi bozuluyor.
2-İLerleyen yaşlarda erken gebelik kaybı artömaktadır.Bir kadın üreme çağı boyunca ortalama 400-500 kez yumurtluyor, yaş ilerledikçe kaliteli yumurta sayısı da azalıyor.
Yumurtlama Dönemini Nasıl Tespit Edebiliriz?
Bunun için basit bir formül söyleyebiliriz: Adetinizin birinci gününü 1. Gün olarak kabul edin. Eğer adetleriniz 28 günde bir oluyorsa 10-18 gün arasında yumurtanız çatlau-yabilir. Bne bu aralığı gemniş tutuyorum. Çünkü erken ya da geç yumurtanız çatlasa bile yakalşayabilirsiniz. Bu süre esnasında eşinizle gün aşırı beraber olursanız, yumurtlama gününü yakalayabilrsiniz.Spremlerinde cinsal ilşki sonarsında 48-72 saat kadının vücudunda canlı olarak kalabildiği için gün aşırı berber olmanız yeterli olacaktır.Fazla sayıda eşinizle beraber olmanız da sprem in sayısını ve hızını yavaşlatacağı için buna dikkat etmekte önemlidir.
Beraber olurken kayganlaştırıcı kullanılmamalıdır. Bunlar spermin yapısını bozabilir.Ayrıca ayakata veya oturur poz,isyonda beraber olmak ya da ilşikiden hemen sonra ayağa kalkmak spermin rahim ağzından geçişini zorlaştıracağı için , ilişki sonrasında bir süre sırt üstü yatmak hamilelik ihtimalini arttıracaktır.
Başarıyı arttırmak için:
Sağlıklı beslenmek hem yumurtanın hem de spermin kalitesini arttıracağı için döllenmeyi de etkileyecektir.Düzenli beslenme alışkanlığı anne adyına, ailesine ve gelişecek bebeğin sağlığına katkıda bulunur.
Boy- kilo oranınızın uyugun olamsı, sağlıklı bir gebelik için de önemlidir.Hamile kalmadan önec yağdan fakir, liftenzengin diyet uygulanarak ve egzersiz yaparak kilo verilmesi uygun olur. Ancak hızlı kilo verebileceğiniz diyetler hamile kalma şansını düşürüp, hamilelik öncesi besin depolarınızı azaltır.
Sağlıklı bir gebelik için ayrıca folik acid kullanımı da önemlidir.Hamilelikten önceki 3 aylık döbnme de kullanbilrsiniz.
Günde 3 fincandan fazla kahve tüketmemeye çalışın. Kafein de gebe kalmayoı etkileyebilir.Özelşikle düşüklere neden olduğunu gösteren bazı çalışmalar vardır.
Hamilelik dönemi öncesi ve sonarsınad sigara kullanımı da hem spermin hem de yumurtanın doğal olarak da embriyonun kalitesini, kesinlikle kötü etkilemektedir. O nedenle bu dönem içinde içmemekde yarar vardır.
Hamile kalmaya karar verdiğinizde okuyabileceğiniz bloglar ve siteler.
İnternette dolaştığınızda gebelik, doğum denildiğinde gerçekten birçok site görebilirsiniz. Benim de çok severk takip ettiğim, bilgi edindiğim, deneyimli annelerin deneyimelrinden yararlandığım site/bloglar:
Slingomom: Slingomom'ın sahibi İrem de çok güzel yazılar paylaşıyor. O da bir erkek çocuk sahibi deneyimli bir anne. Gbelik süreci, emzirme, çocuk bakımı gibi konularda çok güzel yazıları var. Ayrıca tanıtımı yaptığı ürünlere de bakabilirsiniz.Annelik Manifestosuna bayılıyorum..Okumak isterseniz tık tık..
Dorikus: Senacım bu bloğun sahibi. Diğer iki bloggerdan farkı bebeğine kavuşmak için Tüp Bebek Tedavisi görmek durumunda kalması. Şimdi çok tatalı Doruk adlı bir oğluşu var. Sena'nın bloğunun en öenmli özelliği Tüp bebek hakkında deneyimelrini paylaşmış olması. Tüp Bebek denildiğinde bir sürü hastane, merkez sitesi görebilyorsunuz. Fakat bunu deneyimlemiş bir annenin sites,i , inanın çok daha yararlı olacaktır. O nedenle hamile kalmaya çalışırken bu siteye de uğramanızı kesinlikle tavsiye ederim..Bakmak için tık tık
anneysen.com: Bu site annelerin bir araya toplandığı, içinde uzmanların barındığı çok güzel bir site. Sizlerde buraya üye olabilir ve deneyimlerinizi,sorunlarınız ve mutluluklarınız paylaşabilirsiniz. Sahipleri Aylin ve Pınar da çok tatlı anneler..Girip bakmak için tık tık..
LeiLeo : Bu bloğun yaratıcısı esasında emzirmeye yardımcı çok güzel kıyafetler tasarlayan Zeynep.. Zeynep kendisini emzrmeye adamış durumda. ''Annelerden Sütlü Tarifler''adlı bir yazı dizisi başalttı. İleride bunalrı topladığı bir kitap bekliyorum ben. Emzirme ile ilgili deneyimlerini paylaşıyor anneler. Bugün itibaren 98 anne oldu. İleride kendisinin deneyimini de ekleyeceği okunması gereken bir yazı dizisi.. okumak için tık tık
Ayrıca Zeynep'in tasarladığı hamile ve emzirme kıyafetlerinin olduğu site de sizlerin çok işine yarayacağını umuyorum....Burayı ziyerte etmek isterseniz http://www.leileo.com/ bakabilrisiniz.
yeşimmutlu.com: Yeşim bir doğum fotoğrafçısı. Ama bloğunu incelediğinizde bebek yapmaya karar verme dönemi için, gebelik , doğum, bebek gibi konularda çok güzel yazılar bulmanız mümkün. Bence bakmanızda fayda var. Doğum zamanı da fotoğrafçı düşündüğünüzde de Yeşim konusunda bir numara.. Bloğu için tık tık..
Bunların dışında tabii ki pek çok takip ettiğim anne - bebek bloğu var. Ama gebe kalma sürcinde bu siteler çok işinize yarayacaktır.
Bu anne bloglarının yanı sıra iki tane de severek takip ettiğim baba bloğundan bahsetmek istiyorum:
http://www.babaolmak.com/ :Gerçekten çok güzel. Ben ilk blog yazmaya başladığım dönemde farkettiğim ve o zamandan beri de takip ettiğim bir blog. Bir babanın kızı için açtığı , içinde pek çok şeyin bulunduğu bir baba bloğu. Eşinin hamilelik süreci, kızının büyüme sürecini takip etmek , güzel fotoğraflara bakmak çok keyifli ve yararlı olacaktır ,diye düşünüyorum.
http://www.biradambirbebek.com/ :Bu da bir baba bloğu. Buradan da gebelik, doğum ve bebek bakımı hakkında çeşitli yazılar okuyabilirsiniz. N egüzel.. Bir babanın çocuğundan dolayı bir blog açıp, deneyimelrini paylaştığı yazılar yazabilmesi. Ayrıca sitenin sahibi Cesur beyin aynı isimli aylık dergisi de var. İsterseniz ona da bakabilrisiniz. Ben bakıyorum,çok seviyorum..
Bu site/ blogların dışında doktorlara ait olan sitelere de bakmanız da yarar vardır.Buralarda genelde yaklaşımlarını verdikleri bilgilerle anlayabilrisniz.
Kitap Önerilerim:
Aşağıda önerdiğim kitaplar benim okuduğum ve yararlandığım kitaplardan bazıları..
*Siz Bebeğiniz Beklerken
Dr. Mehmet Öz/Koridor Yayıncılık
Beslenme, bebek ile ve hamilelik dönemiyle ilgili herşeyi kapsayan güzel bir kitap..
*Yaşamın İlk Yılında Çocuk Sağlığı ve Bakımı
Prof. Dr. Gülbin Gökçay/Saga Yayınevi
Bir çocuk doktoru olan Gülbin Hanımın bu kitabı çok anlaşılır ve çok güzel ipuçalrını içermekte.. O nedenle anne ve anne adaylarının çok faydalanacağı bir kitap..
*Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler
Melinda Blau,Tracy Hogg
Geceleri deliksiz uyuyan, gündüzleri iştahla yemeğini yiyen, kendi başına sıkılmadan oyun oynayabilen, ne zaman ne istediğini anlayabildiğiniz bir bebek büyütmek... Kulağa erişilmesi güç bir hayal gibi geliyor değil mi? Tracy Hogg'un yardımıyla bu hayali gerçeğe dönüştürebilirsiniz.
Doğumdan üç yaşına kadar geçen süreçte beslenme, uyku alışkanlıkları, tuvalet eğitimi, duygu ve davranış sorunlarına kalıcı, akılcı ve uzlaşmacı çözüm yolları sunan bu kitap, anne ve babalara bebekleriyle birlikte bir kez daha büyüme ve hayattan keyif alma şansı tanıyor.
Bu kitaplarda emzirme, bebeği besleme, annenin beslenmesi, bebek için rahatlatıcı masajlar, beceri ve zeka geliştirici oyunlar, bebek psikolojisi, uyku sorunuyla baş etme yolları ve her tür bebek hastalığı ile ilgili bilgiye ulaşmanız mümkün.
*0-1 Yaş Bebek Beslenmesi ve Merak Ettikleriniz
Hilal Mocan / Alfa Basım Yayın
Bebek bekleyen ya da yeni doğum yapmış, emzirme döneminde nasıl besleneceğini merak eden anneler ile bebek bakımına dahil olacak tüm aile üyelerinin okuması gereken bir kitap bu. anne sütü, anne sütünün içeriği, emzirme sorunu olan anneye yardım, çocuk beslenmesinde ana noktalar, büyüme beslenme takibi, bebeklerde ek besinler, sağlıklı kolay tarifler, emziren annenin beslenmesi, emziren anneye pratik bilgiler gibi ihtiyacınız olabilecek pek çok bilgiyi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hilal Mocan’dan öğrenebilirsiniz.
*Bebeğinizin İlk Yılında Sizi Neler Bekler?
Arlene Eisenberg, Heidi E. Murkoff, Sandee E. Hathaway / Epsilon Yayınları
Bebeğinizle geçireceğiniz ilk yıl boyunca bilmek isteyeceğiniz her şeyi ayrıntılarıyla açıklayan, aylık düzene göre hazırlanmış bu rehber; büyük kardeşten doğru hekimin seçimine, mevsim özelliklerinden bebekle yolculuğa, çocuk hastalıklarına, evlat edinilen bebekten düşük doğum ağırlıklı yenidoğana ve özürlü bebeklere kadar pek çok özel bölümü içeriyor.
*Kız Bebek Bakımı / Sahibinin Kullanma Kılavuzu
Thereresa Foy DiGerenimo / Kuzey Yayınları
Pembeye bürünmüş yeni neşe yumaklarının anne babalarına özel olarak hitap eden bu rehber, doğumdan 18’inci aya kadar gerekli olabilecek bilgileri barındırıyor. Kızınızın kim olduğu ve başkalarıyla ilişkilerinin nasıl olması gerektiği konusundaki anlayışını şekillendirmek için tavsiyeler de içeren kitap; bir kız bebeği büyütmenin heyecanlı ve eğlenceli deneyiminden geçmiş kişilerin olumlu ortak anlayışına bir uzman düzeyinde sahip olmayı sağlıyor.
*Erkek Bebek Bakımı / Sahibinin Kullanma Kılavuzu
Thereresa Foy DiGerenimo / Kuzey Yayınları
En güncel bilgileri, konusunun önde gelen uzmanlarından toplayan, annelik tecrübesine sahip bir yazar tarafından kaleme alınan bu kaynak, özellikle doğumundan 18’inci ayına kadar oğlan bebeklerine uygun tavsiyeler içeriyor. Oğlunuzun doktorunun seçiminden hijyen ve yaygın sağlık sorunlarına, disiplin ve sınırları çizme konusundan kimlik oluşumuna kadar pek çok yararlı bilgiyi bu kılavuzdan edinebilirsiniz.
*Bebek Masajı
Dr. Alan Heath & Nicki Bainbridge / Alfa Basım Yayın
Huysuzluk ağlamalarını dindirmeye yardımcı, kolik ve diş çıkarma dahil olmak üzere yaygın olarak görülen rahatsızlıkların giderilmesine destek olan, prematüre bebeklerden yerinde duramayan küçük çocuklara kadar her yaş grubu için etkili masaj serilerini bir sağlık uzmanı ve danışman çocuk psikoloğundan edinmek isterseniz, bu kitap tam size göre.
*Düşe Kalka Büyümek
Yankı Yazgan / Epsilon Yayınevi
Prof. Dr. Yankı Yazgan, çocuklu hayata bilimin kılavuzluğunda, ama gerçeklikten kopmadan, ayağı yere basarak baktığı yazılarda; bu hayatın iniş çıkışlarını, düşe kalka büyümenin çeşitli yanlarını ele alıyor: Bebeklikteki ilk ilişki nasıl kurulur? Annemizin bizi sevdiği kadar kimi severiz? Babaların çocuklarıyla ilişkisinin oturması için ne kadar beklemek gerekir? Üç babalık türünden hangisine yakınız? Genler beynimizi nasıl biçimlendirir? anne baba ile çocuğun ilişkisi genlerin çalışmasını nasıl etkiler?
*Hamilelik doğum ve Bebek Bakım Kitabı
Ayşe Öner / Klan Yayınları
Hamilelik öncesinden başlayarak çocuğunuz bir yaşına gelinceye kadar sizin ve bebeğinizin ihtiyaç duyacağı her tür bilgiyi veriyor.
Artık yaşadığımız bu dönemde herşey de olduğu gibi bebek sahibi olma konusunda da plan yapmak önemli bir konu..Karar verdiğiniz an da hemen o ay bebek sahibi olmak da her zaman mümkün olamıyor. Önemliolan yumurtanızın çatladığı dönemi yakalamak ve ya gebeliği önleyici farletmeden yaptığımız hatalardan uzak durmak gerekiyor.
Doğru zamanda , vakit kaybetmeden bebek sdahibi olabilmek için ne yapmalıyız? Nelere dikkat etmeliyiz?
Sizin hiçbir sorununuzda olmadığı halde korunmayan çiftlerde , her adet döneminde gebe kalma oranı %25 civarındadır.Çiftin yaşı,regl zamanınız,ilişki sıklığğınız başarıyı etkileyen etkenlerdir.
Gebe olmak için ideal yaştamısınız?
Bebek sahibi olmak isteyenlerin arasında % 10-15 'i kısırlıkla karşılaşabilir. Aktif bir cinsel yaşamı olan çiftlerin % 57'si üçüncü ayda,% 72 altıncı ayda, %85 bir yılın sonunda hamile kalabiliyor.Hamilelik için gereken süre ise bayanın yaşıyla doğru olarak ilintiliti. Kadının yaşı buyuduke gebe kalma süresi de artmaktadır. Bunun da 2 nedeni olabilir:
1-Yaşlanmaya bağlı olarak yumurtaların kalitesi bozuluyor.
2-İLerleyen yaşlarda erken gebelik kaybı artömaktadır.Bir kadın üreme çağı boyunca ortalama 400-500 kez yumurtluyor, yaş ilerledikçe kaliteli yumurta sayısı da azalıyor.
Yumurtlama Dönemini Nasıl Tespit Edebiliriz?
Bunun için basit bir formül söyleyebiliriz: Adetinizin birinci gününü 1. Gün olarak kabul edin. Eğer adetleriniz 28 günde bir oluyorsa 10-18 gün arasında yumurtanız çatlau-yabilir. Bne bu aralığı gemniş tutuyorum. Çünkü erken ya da geç yumurtanız çatlasa bile yakalşayabilirsiniz. Bu süre esnasında eşinizle gün aşırı beraber olursanız, yumurtlama gününü yakalayabilrsiniz.Spremlerinde cinsal ilşki sonarsında 48-72 saat kadının vücudunda canlı olarak kalabildiği için gün aşırı berber olmanız yeterli olacaktır.Fazla sayıda eşinizle beraber olmanız da sprem in sayısını ve hızını yavaşlatacağı için buna dikkat etmekte önemlidir.
Beraber olurken kayganlaştırıcı kullanılmamalıdır. Bunlar spermin yapısını bozabilir.Ayrıca ayakata veya oturur poz,isyonda beraber olmak ya da ilşikiden hemen sonra ayağa kalkmak spermin rahim ağzından geçişini zorlaştıracağı için , ilişki sonrasında bir süre sırt üstü yatmak hamilelik ihtimalini arttıracaktır.
Başarıyı arttırmak için:
Sağlıklı beslenmek hem yumurtanın hem de spermin kalitesini arttıracağı için döllenmeyi de etkileyecektir.Düzenli beslenme alışkanlığı anne adyına, ailesine ve gelişecek bebeğin sağlığına katkıda bulunur.
Boy- kilo oranınızın uyugun olamsı, sağlıklı bir gebelik için de önemlidir.Hamile kalmadan önec yağdan fakir, liftenzengin diyet uygulanarak ve egzersiz yaparak kilo verilmesi uygun olur. Ancak hızlı kilo verebileceğiniz diyetler hamile kalma şansını düşürüp, hamilelik öncesi besin depolarınızı azaltır.
Sağlıklı bir gebelik için ayrıca folik acid kullanımı da önemlidir.Hamilelikten önceki 3 aylık döbnme de kullanbilrsiniz.
Günde 3 fincandan fazla kahve tüketmemeye çalışın. Kafein de gebe kalmayoı etkileyebilir.Özelşikle düşüklere neden olduğunu gösteren bazı çalışmalar vardır.
Hamilelik dönemi öncesi ve sonarsınad sigara kullanımı da hem spermin hem de yumurtanın doğal olarak da embriyonun kalitesini, kesinlikle kötü etkilemektedir. O nedenle bu dönem içinde içmemekde yarar vardır.
Hamile kalmaya karar verdiğinizde okuyabileceğiniz bloglar ve siteler.
İnternette dolaştığınızda gebelik, doğum denildiğinde gerçekten birçok site görebilirsiniz. Benim de çok severk takip ettiğim, bilgi edindiğim, deneyimli annelerin deneyimelrinden yararlandığım site/bloglar:
Blogcuanne: Blogcuanne de gerçekten gebelik , doğum, çocuk bakımı ,günlük yaşantı gibi çok çeşitli konulara rastlayabilirsini,z. Sitenin sahibi Elif çok tatlı, bilgili , araştırmacı iki erkek çocuk annesi.Yazılarının altındaki yorumları da okumanızı tavsiye ederim. Gerçekten çok yararlı bir kaynak..İçinde forumu, blogcu gebe bölümü gibi çeşitli bölümleri barındırmakta. Ayrıca Emzirme Reformu'nun da fikir annesi..Anne olsanız da olmasanızda Emzirme Reformu hareketine destek vermek isterseniz burayı tık tık..
Benim güne başlarken kendi bloğumdan sonra açıp, Blogcuanne ilk baktığım site/ blog..Bakmak isterseniz tık tık...Slingomom: Slingomom'ın sahibi İrem de çok güzel yazılar paylaşıyor. O da bir erkek çocuk sahibi deneyimli bir anne. Gbelik süreci, emzirme, çocuk bakımı gibi konularda çok güzel yazıları var. Ayrıca tanıtımı yaptığı ürünlere de bakabilirsiniz.Annelik Manifestosuna bayılıyorum..Okumak isterseniz tık tık..
Dorikus: Senacım bu bloğun sahibi. Diğer iki bloggerdan farkı bebeğine kavuşmak için Tüp Bebek Tedavisi görmek durumunda kalması. Şimdi çok tatalı Doruk adlı bir oğluşu var. Sena'nın bloğunun en öenmli özelliği Tüp bebek hakkında deneyimelrini paylaşmış olması. Tüp Bebek denildiğinde bir sürü hastane, merkez sitesi görebilyorsunuz. Fakat bunu deneyimlemiş bir annenin sites,i , inanın çok daha yararlı olacaktır. O nedenle hamile kalmaya çalışırken bu siteye de uğramanızı kesinlikle tavsiye ederim..Bakmak için tık tık
anneysen.com: Bu site annelerin bir araya toplandığı, içinde uzmanların barındığı çok güzel bir site. Sizlerde buraya üye olabilir ve deneyimlerinizi,sorunlarınız ve mutluluklarınız paylaşabilirsiniz. Sahipleri Aylin ve Pınar da çok tatlı anneler..Girip bakmak için tık tık..
LeiLeo : Bu bloğun yaratıcısı esasında emzirmeye yardımcı çok güzel kıyafetler tasarlayan Zeynep.. Zeynep kendisini emzrmeye adamış durumda. ''Annelerden Sütlü Tarifler''adlı bir yazı dizisi başalttı. İleride bunalrı topladığı bir kitap bekliyorum ben. Emzirme ile ilgili deneyimlerini paylaşıyor anneler. Bugün itibaren 98 anne oldu. İleride kendisinin deneyimini de ekleyeceği okunması gereken bir yazı dizisi.. okumak için tık tık
Ayrıca Zeynep'in tasarladığı hamile ve emzirme kıyafetlerinin olduğu site de sizlerin çok işine yarayacağını umuyorum....Burayı ziyerte etmek isterseniz http://www.leileo.com/ bakabilrisiniz.
yeşimmutlu.com: Yeşim bir doğum fotoğrafçısı. Ama bloğunu incelediğinizde bebek yapmaya karar verme dönemi için, gebelik , doğum, bebek gibi konularda çok güzel yazılar bulmanız mümkün. Bence bakmanızda fayda var. Doğum zamanı da fotoğrafçı düşündüğünüzde de Yeşim konusunda bir numara.. Bloğu için tık tık..
Bunların dışında tabii ki pek çok takip ettiğim anne - bebek bloğu var. Ama gebe kalma sürcinde bu siteler çok işinize yarayacaktır.
Bu anne bloglarının yanı sıra iki tane de severek takip ettiğim baba bloğundan bahsetmek istiyorum:
http://www.babaolmak.com/ :Gerçekten çok güzel. Ben ilk blog yazmaya başladığım dönemde farkettiğim ve o zamandan beri de takip ettiğim bir blog. Bir babanın kızı için açtığı , içinde pek çok şeyin bulunduğu bir baba bloğu. Eşinin hamilelik süreci, kızının büyüme sürecini takip etmek , güzel fotoğraflara bakmak çok keyifli ve yararlı olacaktır ,diye düşünüyorum.
http://www.biradambirbebek.com/ :Bu da bir baba bloğu. Buradan da gebelik, doğum ve bebek bakımı hakkında çeşitli yazılar okuyabilirsiniz. N egüzel.. Bir babanın çocuğundan dolayı bir blog açıp, deneyimelrini paylaştığı yazılar yazabilmesi. Ayrıca sitenin sahibi Cesur beyin aynı isimli aylık dergisi de var. İsterseniz ona da bakabilrisiniz. Ben bakıyorum,çok seviyorum..
Bu site/ blogların dışında doktorlara ait olan sitelere de bakmanız da yarar vardır.Buralarda genelde yaklaşımlarını verdikleri bilgilerle anlayabilrisniz.
Kitap Önerilerim:
Aşağıda önerdiğim kitaplar benim okuduğum ve yararlandığım kitaplardan bazıları..
*Siz Bebeğiniz Beklerken
Dr. Mehmet Öz/Koridor Yayıncılık
Beslenme, bebek ile ve hamilelik dönemiyle ilgili herşeyi kapsayan güzel bir kitap..
*Yaşamın İlk Yılında Çocuk Sağlığı ve Bakımı
Prof. Dr. Gülbin Gökçay/Saga Yayınevi
Bir çocuk doktoru olan Gülbin Hanımın bu kitabı çok anlaşılır ve çok güzel ipuçalrını içermekte.. O nedenle anne ve anne adaylarının çok faydalanacağı bir kitap..
*Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler
Melinda Blau,Tracy Hogg
Geceleri deliksiz uyuyan, gündüzleri iştahla yemeğini yiyen, kendi başına sıkılmadan oyun oynayabilen, ne zaman ne istediğini anlayabildiğiniz bir bebek büyütmek... Kulağa erişilmesi güç bir hayal gibi geliyor değil mi? Tracy Hogg'un yardımıyla bu hayali gerçeğe dönüştürebilirsiniz.
Doğumdan üç yaşına kadar geçen süreçte beslenme, uyku alışkanlıkları, tuvalet eğitimi, duygu ve davranış sorunlarına kalıcı, akılcı ve uzlaşmacı çözüm yolları sunan bu kitap, anne ve babalara bebekleriyle birlikte bir kez daha büyüme ve hayattan keyif alma şansı tanıyor.
Bu kitaplarda emzirme, bebeği besleme, annenin beslenmesi, bebek için rahatlatıcı masajlar, beceri ve zeka geliştirici oyunlar, bebek psikolojisi, uyku sorunuyla baş etme yolları ve her tür bebek hastalığı ile ilgili bilgiye ulaşmanız mümkün.
*0-1 Yaş Bebek Beslenmesi ve Merak Ettikleriniz
Hilal Mocan / Alfa Basım Yayın
Bebek bekleyen ya da yeni doğum yapmış, emzirme döneminde nasıl besleneceğini merak eden anneler ile bebek bakımına dahil olacak tüm aile üyelerinin okuması gereken bir kitap bu. anne sütü, anne sütünün içeriği, emzirme sorunu olan anneye yardım, çocuk beslenmesinde ana noktalar, büyüme beslenme takibi, bebeklerde ek besinler, sağlıklı kolay tarifler, emziren annenin beslenmesi, emziren anneye pratik bilgiler gibi ihtiyacınız olabilecek pek çok bilgiyi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hilal Mocan’dan öğrenebilirsiniz.
*Bebeğinizin İlk Yılında Sizi Neler Bekler?
Arlene Eisenberg, Heidi E. Murkoff, Sandee E. Hathaway / Epsilon Yayınları
Bebeğinizle geçireceğiniz ilk yıl boyunca bilmek isteyeceğiniz her şeyi ayrıntılarıyla açıklayan, aylık düzene göre hazırlanmış bu rehber; büyük kardeşten doğru hekimin seçimine, mevsim özelliklerinden bebekle yolculuğa, çocuk hastalıklarına, evlat edinilen bebekten düşük doğum ağırlıklı yenidoğana ve özürlü bebeklere kadar pek çok özel bölümü içeriyor.
*Kız Bebek Bakımı / Sahibinin Kullanma Kılavuzu
Thereresa Foy DiGerenimo / Kuzey Yayınları
Pembeye bürünmüş yeni neşe yumaklarının anne babalarına özel olarak hitap eden bu rehber, doğumdan 18’inci aya kadar gerekli olabilecek bilgileri barındırıyor. Kızınızın kim olduğu ve başkalarıyla ilişkilerinin nasıl olması gerektiği konusundaki anlayışını şekillendirmek için tavsiyeler de içeren kitap; bir kız bebeği büyütmenin heyecanlı ve eğlenceli deneyiminden geçmiş kişilerin olumlu ortak anlayışına bir uzman düzeyinde sahip olmayı sağlıyor.
*Erkek Bebek Bakımı / Sahibinin Kullanma Kılavuzu
Thereresa Foy DiGerenimo / Kuzey Yayınları
En güncel bilgileri, konusunun önde gelen uzmanlarından toplayan, annelik tecrübesine sahip bir yazar tarafından kaleme alınan bu kaynak, özellikle doğumundan 18’inci ayına kadar oğlan bebeklerine uygun tavsiyeler içeriyor. Oğlunuzun doktorunun seçiminden hijyen ve yaygın sağlık sorunlarına, disiplin ve sınırları çizme konusundan kimlik oluşumuna kadar pek çok yararlı bilgiyi bu kılavuzdan edinebilirsiniz.
*Bebek Masajı
Dr. Alan Heath & Nicki Bainbridge / Alfa Basım Yayın
Huysuzluk ağlamalarını dindirmeye yardımcı, kolik ve diş çıkarma dahil olmak üzere yaygın olarak görülen rahatsızlıkların giderilmesine destek olan, prematüre bebeklerden yerinde duramayan küçük çocuklara kadar her yaş grubu için etkili masaj serilerini bir sağlık uzmanı ve danışman çocuk psikoloğundan edinmek isterseniz, bu kitap tam size göre.
*Düşe Kalka Büyümek
Yankı Yazgan / Epsilon Yayınevi
Prof. Dr. Yankı Yazgan, çocuklu hayata bilimin kılavuzluğunda, ama gerçeklikten kopmadan, ayağı yere basarak baktığı yazılarda; bu hayatın iniş çıkışlarını, düşe kalka büyümenin çeşitli yanlarını ele alıyor: Bebeklikteki ilk ilişki nasıl kurulur? Annemizin bizi sevdiği kadar kimi severiz? Babaların çocuklarıyla ilişkisinin oturması için ne kadar beklemek gerekir? Üç babalık türünden hangisine yakınız? Genler beynimizi nasıl biçimlendirir? anne baba ile çocuğun ilişkisi genlerin çalışmasını nasıl etkiler?
*Hamilelik doğum ve Bebek Bakım Kitabı
Ayşe Öner / Klan Yayınları
Hamilelik öncesinden başlayarak çocuğunuz bir yaşına gelinceye kadar sizin ve bebeğinizin ihtiyaç duyacağı her tür bilgiyi veriyor.
Etiketler:
babaolmak,
biradambir çocuk,
blogcuanne,
dorikus,
gebe kalmak,
leileo,
slingomom,
yeşim mutlu
4 Ekim 2011 Salı
''ANNE DOSTU TOPLUM PLATFORMU '' SOBESİ
Blog yazmaya başladığımda amacım kursumun tanıtımı mı yapmak,güzel zaman geçirmekdi. Her geçen gün değişik blogları keşfettikçe,bilgisayar başında daha çok vakit geçirmeye başladım.
Blogcuanne ile tanışmamızda bloglar arasında dolaşırken oldu. Blogcuanne ve Çalışan gebe bloglarının sahipleri bir gün Emzirme Manifestosu yayınladıklarında, Hemen destekledim. Ardınadan Emzirme Reformu geldi. Aralarına katılarak, bir Emzirem Gönüllüsü oldum. Gittikçe büyüyen bir grup olduk. Yaklaşık 1,5 yıldır bu çalışmalar devam etmekte.Bu çalışmalarımız çok güzel ilerlerken, artık emzirme dışında da kadınların bir takım sorunları olduğunu ve bunların da düzeltilmesi ve değiştirilmesi gerektiğini gözlemledik.
Bu nedenle bizlerin daha büyük bir desteğe, daha kapsamlı bir oluşuma ihtiyacı var. Bu nedenle de "Anne Dostu Toplum Platformu" nu yeni başlattık.Tüm gönüllüler olarak bu oluşumu oluştururken annelerinde fikirlerini alalım ve böylece manifestomuzu oluşturalım,dedik.Blogcuannenin başlattığı sobe;
Soruları önce ben cevap veriyorum, sonra bloğumu okuyan tüm annelerin bu sorularına ister bloglarında ister debu yazıya yorum bırakabilirler. Eğer bloğunuza yazarsanız linkini AnneDostuToplumPlatformu@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.
1. “Anne Dostu Toplum”dan ne anlıyorsunuz? Birkaç cümle ile tanımlar mısınız?
2. Türk toplumunun “Anne Dostu” bir toplum olduğunu düşünüyor musunuz?
3. Toplumsal hayatta annelerin karşılaştığı en büyük üç zorluk sizce nedir?
4. “Anne Dostu İş Yeri” deyince aklınıza gelen ilk üç kriteri paylaşır mısınız?
5. Çalışan annelerin yaşadığı en önemli üç sorun size göre nedir?
6. Elinize bir sihirli değnek verilse, iş ya da günlük hayatınızda yaşadığınız hangi sorunu/engeli değiştirmek isterdiniz?
1. Anne Dostu Toplum denildiğinde,emzirme sürelerinin daha uzun olmasını, işverenlerin annelerin süt izni bitse bile halen anne olduklarını unutmamalarını isterdim.
Bulunduğumuz yerlerde çocukları götürebileceğimiz ücretsiz ya da düşük ücretli oyun grupları olmasını, yolların pusetlere veya tekerli sandalyelere uygun olmasını, toplu taşıma araclarının bebeklerle binmek için uygun olmasını, rampasının olmasını isterdim. Her mahallede çocuk parkının olması da çok güzel olurdu..
2. Hayır düşünmüyorum. çok eksikleimiz var, malesef.
3.-.-Bebeğiniz olduktan sonra annenin karşılaştığı mahalle baskısı, anne sütü mü mama diye sorgulamalar, herkesin herşeyi çok bildiğini sanarak direkt müdahale etmesi. Özellikle lohusalık döneminde bu durum çok can sıkıcı.
-İşe başladıktan sonra , ''küçücük bebeği bırakıp, işe mi geldin'' diye yapılan manevi baskı,
- Doğum iznin bitip işe döndüğünde adaptasyon dönemi diye düşünülüp, daha esnek çalışma saatlerinin olması( benim çalıştığım doktorlarımın bana bu hakkı vermişlerdi. İşe alışmam daha kolay oldu. Herkese bir gün inaşallah bu hak tanınır.)
4. -Süt iznini annenin ihtiyacı olduğu gibi kullandıran,
- Süt sağmak için zaman ayırmasına izin veren, uygun ortam sağlayan ve sütünü uygun şartlarda saklamasına imkan veren,
-İhtiyacı olduğunda özellikle çocukla ilgili durumlarda izin almasına imkan veren bir kurum diyebilirim..
5.-Süt izinini annenin ihtiyacına göre kullanamaması,
-Çalışmaya başladıktan sonra çocuğunuz hastalandığında izin alamaması,
-Çalışan annelerin çocuklarını götürebileceklerin kreşlerin ( işyerine ait)yetersiz olması ya da olamaması
6. Emzirme ve süt ile ilgili tüm negatif söylemleri engellemek isterdim. Bebeğimi bırakıp uzun mesai saatleri olan işe dönmeyi istemediğim için, kurmaya çalıştığım kendi işimde bir destek olmasını çok isterdim. Bir de doğum sonrası en az 1 yıl ücretli izin , doğum sonrası da 12-24 ay ücretsiz izin olacak şekilde kanunları değiştirmek isterdim.
Blogcuanne ile tanışmamızda bloglar arasında dolaşırken oldu. Blogcuanne ve Çalışan gebe bloglarının sahipleri bir gün Emzirme Manifestosu yayınladıklarında, Hemen destekledim. Ardınadan Emzirme Reformu geldi. Aralarına katılarak, bir Emzirem Gönüllüsü oldum. Gittikçe büyüyen bir grup olduk. Yaklaşık 1,5 yıldır bu çalışmalar devam etmekte.Bu çalışmalarımız çok güzel ilerlerken, artık emzirme dışında da kadınların bir takım sorunları olduğunu ve bunların da düzeltilmesi ve değiştirilmesi gerektiğini gözlemledik.
Bu nedenle bizlerin daha büyük bir desteğe, daha kapsamlı bir oluşuma ihtiyacı var. Bu nedenle de "Anne Dostu Toplum Platformu" nu yeni başlattık.Tüm gönüllüler olarak bu oluşumu oluştururken annelerinde fikirlerini alalım ve böylece manifestomuzu oluşturalım,dedik.Blogcuannenin başlattığı sobe;
Soruları önce ben cevap veriyorum, sonra bloğumu okuyan tüm annelerin bu sorularına ister bloglarında ister debu yazıya yorum bırakabilirler. Eğer bloğunuza yazarsanız linkini AnneDostuToplumPlatformu@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.
1. “Anne Dostu Toplum”dan ne anlıyorsunuz? Birkaç cümle ile tanımlar mısınız?
2. Türk toplumunun “Anne Dostu” bir toplum olduğunu düşünüyor musunuz?
3. Toplumsal hayatta annelerin karşılaştığı en büyük üç zorluk sizce nedir?
4. “Anne Dostu İş Yeri” deyince aklınıza gelen ilk üç kriteri paylaşır mısınız?
5. Çalışan annelerin yaşadığı en önemli üç sorun size göre nedir?
6. Elinize bir sihirli değnek verilse, iş ya da günlük hayatınızda yaşadığınız hangi sorunu/engeli değiştirmek isterdiniz?
1. Anne Dostu Toplum denildiğinde,emzirme sürelerinin daha uzun olmasını, işverenlerin annelerin süt izni bitse bile halen anne olduklarını unutmamalarını isterdim.
Bulunduğumuz yerlerde çocukları götürebileceğimiz ücretsiz ya da düşük ücretli oyun grupları olmasını, yolların pusetlere veya tekerli sandalyelere uygun olmasını, toplu taşıma araclarının bebeklerle binmek için uygun olmasını, rampasının olmasını isterdim. Her mahallede çocuk parkının olması da çok güzel olurdu..
2. Hayır düşünmüyorum. çok eksikleimiz var, malesef.
3.-.-Bebeğiniz olduktan sonra annenin karşılaştığı mahalle baskısı, anne sütü mü mama diye sorgulamalar, herkesin herşeyi çok bildiğini sanarak direkt müdahale etmesi. Özellikle lohusalık döneminde bu durum çok can sıkıcı.
-İşe başladıktan sonra , ''küçücük bebeği bırakıp, işe mi geldin'' diye yapılan manevi baskı,
- Doğum iznin bitip işe döndüğünde adaptasyon dönemi diye düşünülüp, daha esnek çalışma saatlerinin olması( benim çalıştığım doktorlarımın bana bu hakkı vermişlerdi. İşe alışmam daha kolay oldu. Herkese bir gün inaşallah bu hak tanınır.)
4. -Süt iznini annenin ihtiyacı olduğu gibi kullandıran,
- Süt sağmak için zaman ayırmasına izin veren, uygun ortam sağlayan ve sütünü uygun şartlarda saklamasına imkan veren,
-İhtiyacı olduğunda özellikle çocukla ilgili durumlarda izin almasına imkan veren bir kurum diyebilirim..
5.-Süt izinini annenin ihtiyacına göre kullanamaması,
-Çalışmaya başladıktan sonra çocuğunuz hastalandığında izin alamaması,
-Çalışan annelerin çocuklarını götürebileceklerin kreşlerin ( işyerine ait)yetersiz olması ya da olamaması
6. Emzirme ve süt ile ilgili tüm negatif söylemleri engellemek isterdim. Bebeğimi bırakıp uzun mesai saatleri olan işe dönmeyi istemediğim için, kurmaya çalıştığım kendi işimde bir destek olmasını çok isterdim. Bir de doğum sonrası en az 1 yıl ücretli izin , doğum sonrası da 12-24 ay ücretsiz izin olacak şekilde kanunları değiştirmek isterdim.
30 Mayıs 2011 Pazartesi
HAYDİ ANNE-BEBEK FESTİVALİNE!!!!!
İki gün sürecek olan Meydan AlışVeriş Merkezinde olacak, anne bebek festivalinde hediyeli yarışmalar, doktorlarla söyleşiler olacak. Bunun yanı sıra Blogcu Anne Elif, Yeşim Mutlu, Anneysen.com‘un kurucularından Pınar Şimşek, SlingoMOM ve bendeniz blogger anneler olarak söyleşi yapacağız. 5 Haziran saat 15:00′te sizleri de aramızda görmekten çok mutlu oluruz...
7 Mart 2011 Pazartesi
3.SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI GÜNLERİ
9 Mart'ta başlayacak olan 3. Sivil Toplum Kuruluşları günleri etkinliğine Emzirme Reformu da katılıyor. Yaklaşık 1 yıl önce bloglarda başlayan hareketimiz blogcuanne Elif'in liderliğinde büyük bir hızla ilerlemekte. Gerçekten arkadaşlarımız büyük bir özveri ile bu hareketimiz desteklemekte ve bu konuda çalışmaktaklar. Bne de elimden geldiği kadar onları desteklemekteyim. Sizlerde uygunsanız buraya sizleri de bekleriz.
Buradan detayları öğrenebilirsiniz:
10 Şubat 2011 Perşembe
Sağlıklı Nesiller için sadece Anne sütü..EMZİRME REHBERİ EĞİTİMİ
Merhabalar Arkadaşlar,
Bu emzirme rehberliği eğitimi sonrasında katılan annelerimiz emzirmeye yeni başlamış veya emziren annelerimize rehber olacaklar. Bunu bir de ücretsiz yapacaklar. Bu geröçketen çok yarraı olacak. Bu eğitime katılan annelerimiz emzirenanneler grubunda bulunmalarının yanı sıra çoğunun bloğu var. olabildiğince anneye ulaşabilecek olmaları da çok önemli..
Bugün başlayıp, yarın da devam edecek olan bir eğitimden sizlere bahsetmek istedim. İ:Ü:Florence Nightingale Hemşirelik Yüksek Okulu Kadın Hastalıkları ve Doğum ana bili Dalından Prof. Dr. Nezihe Kızılkaya Bejı Hanım'ın başkanlığında Emzirme Rehberliği eğitimi verilecek. Bu eğitimi alanlar Emzirme Reformu hareketini başlatan ve bu reform hareketine destek veren anneler.. Ben de bu emziren anneler grubuna dahil olduğumdan dolayı çok gurur duyuyorum. Annelerimiz Elif Doğan'ın yani blog camiiasından herkesin çok iyi tanıdığı blogcuannenin başkanlığında bu eğitime katılıyorlar. O kadar azimli ve istekli anneler ki eğitime katılanlar..Onları emzirenanneler google grubundan takip ediyorum..Onlarla orada olmak gerçekten çok isterdim. Mezun olduğum okulumda , sınıf arkadaşlarım ve hocalarımın yanı sıra sanal ortamda çoğu kez yazıştığım annneler..
Gerçekten çok ilginç olacaktı. Bu organizasyonda aracı olarak bir küçük katkı da bulundum.İnşallah işten bir ara fırsat bulup, bugün ve ya yarın onlarla tanışmak , hocalarıma ve arkadaşlarıma da bize destek verdikleri için teşekkür etmek için gidebilirim..
Bu emzirme rehberliği eğitimi sonrasında katılan annelerimiz emzirmeye yeni başlamış veya emziren annelerimize rehber olacaklar. Bunu bir de ücretsiz yapacaklar. Bu geröçketen çok yarraı olacak. Bu eğitime katılan annelerimiz emzirenanneler grubunda bulunmalarının yanı sıra çoğunun bloğu var. olabildiğince anneye ulaşabilecek olmaları da çok önemli..Ben her iki tarafında bu eğitim için ne kadara heyecanlı olduğunu biliyorum. Bu da çok iyi bir kaynaşma ve çok yararlı bir eğitim olacağının bir işareti..
Evet, emziren ve emzirecek olan anneler bu sıralar blogları (blogcuanne mesela.)iyi takip edin!!.Artık Emzirme Rehberleri var.. İhtiyacınız olduğunda onlarla iletişime gecebilirsiniz.!!!!
Aşağıdaki bugün ve yarın ki eğitim programı:
Aşağıdaki bugün ve yarın ki eğitim programı:
11 Ocak 2011 Salı
SEZEZRYAN VEYA DOĞAL DOĞUM
Merhabalara Arkadaşlar,
Geçen hafatsonu Ayşe Armanı'ın röportaından sonra blog dünyasında sezryan mı doğal doğum mu? bunun tartışması yapılıyor.
İlk röpotajında (http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=16717876&yazarid=12&tarih=2011-01-09 ) planlı yapılan bir sezeryan operasyonuna katılmış, Ayşe Arman. Fotolarla sezeryan operasyonunu anlatmış Bence yanlı değil, bu yazı :.. Fakat çok okunan ve tanına bir yazarın bu yazısı yanlı olarak tartışıldı, bloglar arasında. Belki de doğru. Blogcuanne de bu konuda yazmış, hatta ben de ona mesaj atmıştım. Doğal doğumun çok abartıldığını hafifçe belirttim. Ardından tekrar bu konuyu düşündüğümde bu kadar okunan bir köşe yazarının mutlaka doğal doğumcularla röportaj yapması gerektiğini düşündüm. O zaman tarafsız olabilirdi.
Doğal doğum denileince de çok tanınan hamile kursu da veren Dr. Hakan Çoker ile yaptığı röportajı da ( http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=16726122&yazarid=12&tarih=2011-01-10 )
görünce, tamam AyşeArman Artık tam anlamıyla bu konuda tarafsız diyebildim.
Bu konu bence , çok dikkatli konuşup, tartışılmalı.. Devlet yasasıyla zorunlu olmadıkça sezeryanı yasaklamak bana çok sert geliyor. Kadınların tercih hakları olmalı, mutlaka. Ama bu kararı vermeden her hamile kadına da doğum öncesi eğitim verilmeli.
Bu eğitimi ister özel olarak ister doğum yapacağı hastanenin verdiği ücretsiz kurslarla , hamile bayanlar bilinçlendirilmeli.
O zaman inanıyorum ki, ülkemizde doğal doğumlar artacaktır. Anne adaylarının bugüne kadar doğumun çok ağrılı, kanamalı olduğu konusunda duydukları hurafeler o kadar fazla ki.. Herkes başına tam olarak ne geleceğini bilmeden, kafasında doğum olayını çok büyütüyor. Eskilerde de şimdi de etrafımızda hep normal doğum yaptım diyene , ne kadar ağrın oldu?, çok acıdı mı? gibi hep olumsuz düşünceler sorulur. Normal doğum yaptığında neler hissettiği, bebeğini ilk görmenin ve doğar doğmaz emzirebilmenin ne kadar büyük bir mutluluk olduğu konusunda hiç kimse konuşmaz. Şimdiler de bloglar arasında , doğal doğumcular arttıkça bu konularda konuşulmaya başlanacak..
Tüm anne adayları doğum yapmadan önce mutlaka doğum konusunda bilinçlendirilmeli, ondan sonra seçim hakkını sağlık koşulları imkan verdiği ölçüde anneye bırakılarak, rahat doğumlar yapılmalı..Bu ister sezeryan ister doğal doğum olsun..
Geçen hafatsonu Ayşe Armanı'ın röportaından sonra blog dünyasında sezryan mı doğal doğum mu? bunun tartışması yapılıyor.
İlk röpotajında (http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=16717876&yazarid=12&tarih=2011-01-09 ) planlı yapılan bir sezeryan operasyonuna katılmış, Ayşe Arman. Fotolarla sezeryan operasyonunu anlatmış Bence yanlı değil, bu yazı :.. Fakat çok okunan ve tanına bir yazarın bu yazısı yanlı olarak tartışıldı, bloglar arasında. Belki de doğru. Blogcuanne de bu konuda yazmış, hatta ben de ona mesaj atmıştım. Doğal doğumun çok abartıldığını hafifçe belirttim. Ardından tekrar bu konuyu düşündüğümde bu kadar okunan bir köşe yazarının mutlaka doğal doğumcularla röportaj yapması gerektiğini düşündüm. O zaman tarafsız olabilirdi.
görünce, tamam AyşeArman Artık tam anlamıyla bu konuda tarafsız diyebildim.
Bu konu bence , çok dikkatli konuşup, tartışılmalı.. Devlet yasasıyla zorunlu olmadıkça sezeryanı yasaklamak bana çok sert geliyor. Kadınların tercih hakları olmalı, mutlaka. Ama bu kararı vermeden her hamile kadına da doğum öncesi eğitim verilmeli.
Bu eğitimi ister özel olarak ister doğum yapacağı hastanenin verdiği ücretsiz kurslarla , hamile bayanlar bilinçlendirilmeli.
O zaman inanıyorum ki, ülkemizde doğal doğumlar artacaktır. Anne adaylarının bugüne kadar doğumun çok ağrılı, kanamalı olduğu konusunda duydukları hurafeler o kadar fazla ki.. Herkes başına tam olarak ne geleceğini bilmeden, kafasında doğum olayını çok büyütüyor. Eskilerde de şimdi de etrafımızda hep normal doğum yaptım diyene , ne kadar ağrın oldu?, çok acıdı mı? gibi hep olumsuz düşünceler sorulur. Normal doğum yaptığında neler hissettiği, bebeğini ilk görmenin ve doğar doğmaz emzirebilmenin ne kadar büyük bir mutluluk olduğu konusunda hiç kimse konuşmaz. Şimdiler de bloglar arasında , doğal doğumcular arttıkça bu konularda konuşulmaya başlanacak..
Tüm anne adayları doğum yapmadan önce mutlaka doğum konusunda bilinçlendirilmeli, ondan sonra seçim hakkını sağlık koşulları imkan verdiği ölçüde anneye bırakılarak, rahat doğumlar yapılmalı..Bu ister sezeryan ister doğal doğum olsun..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
















