Blog yazmaya başladığımda amacım kursumun tanıtımı mı yapmak,güzel zaman geçirmekdi. Her geçen gün değişik blogları keşfettikçe,bilgisayar başında daha çok vakit geçirmeye başladım.
Blogcuanne ile tanışmamızda bloglar arasında dolaşırken oldu. Blogcuanne ve Çalışan gebe bloglarının sahipleri bir gün Emzirme Manifestosu yayınladıklarında, Hemen destekledim. Ardınadan Emzirme Reformu geldi. Aralarına katılarak, bir Emzirem Gönüllüsü oldum. Gittikçe büyüyen bir grup olduk. Yaklaşık 1,5 yıldır bu çalışmalar devam etmekte.Bu çalışmalarımız çok güzel ilerlerken, artık emzirme dışında da kadınların bir takım sorunları olduğunu ve bunların da düzeltilmesi ve değiştirilmesi gerektiğini gözlemledik.
Bu nedenle bizlerin daha büyük bir desteğe, daha kapsamlı bir oluşuma ihtiyacı var. Bu nedenle de "Anne Dostu Toplum Platformu" nu yeni başlattık.Tüm gönüllüler olarak bu oluşumu oluştururken annelerinde fikirlerini alalım ve böylece manifestomuzu oluşturalım,dedik.Blogcuannenin başlattığı sobe;
Soruları önce ben cevap veriyorum, sonra bloğumu okuyan tüm annelerin bu sorularına ister bloglarında ister debu yazıya yorum bırakabilirler. Eğer bloğunuza yazarsanız linkini AnneDostuToplumPlatformu@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.
1. “Anne Dostu Toplum”dan ne anlıyorsunuz? Birkaç cümle ile tanımlar mısınız?
2. Türk toplumunun “Anne Dostu” bir toplum olduğunu düşünüyor musunuz?
3. Toplumsal hayatta annelerin karşılaştığı en büyük üç zorluk sizce nedir?
4. “Anne Dostu İş Yeri” deyince aklınıza gelen ilk üç kriteri paylaşır mısınız?
5. Çalışan annelerin yaşadığı en önemli üç sorun size göre nedir?
6. Elinize bir sihirli değnek verilse, iş ya da günlük hayatınızda yaşadığınız hangi sorunu/engeli değiştirmek isterdiniz?
1. Anne Dostu Toplum denildiğinde,emzirme sürelerinin daha uzun olmasını, işverenlerin annelerin süt izni bitse bile halen anne olduklarını unutmamalarını isterdim.
Bulunduğumuz yerlerde çocukları götürebileceğimiz ücretsiz ya da düşük ücretli oyun grupları olmasını, yolların pusetlere veya tekerli sandalyelere uygun olmasını, toplu taşıma araclarının bebeklerle binmek için uygun olmasını, rampasının olmasını isterdim. Her mahallede çocuk parkının olması da çok güzel olurdu..
2. Hayır düşünmüyorum. çok eksikleimiz var, malesef.
3.-.-Bebeğiniz olduktan sonra annenin karşılaştığı mahalle baskısı, anne sütü mü mama diye sorgulamalar, herkesin herşeyi çok bildiğini sanarak direkt müdahale etmesi. Özellikle lohusalık döneminde bu durum çok can sıkıcı.
-İşe başladıktan sonra , ''küçücük bebeği bırakıp, işe mi geldin'' diye yapılan manevi baskı,
- Doğum iznin bitip işe döndüğünde adaptasyon dönemi diye düşünülüp, daha esnek çalışma saatlerinin olması( benim çalıştığım doktorlarımın bana bu hakkı vermişlerdi. İşe alışmam daha kolay oldu. Herkese bir gün inaşallah bu hak tanınır.)
4. -Süt iznini annenin ihtiyacı olduğu gibi kullandıran,
- Süt sağmak için zaman ayırmasına izin veren, uygun ortam sağlayan ve sütünü uygun şartlarda saklamasına imkan veren,
-İhtiyacı olduğunda özellikle çocukla ilgili durumlarda izin almasına imkan veren bir kurum diyebilirim..
5.-Süt izinini annenin ihtiyacına göre kullanamaması,
-Çalışmaya başladıktan sonra çocuğunuz hastalandığında izin alamaması,
-Çalışan annelerin çocuklarını götürebileceklerin kreşlerin ( işyerine ait)yetersiz olması ya da olamaması
6. Emzirme ve süt ile ilgili tüm negatif söylemleri engellemek isterdim. Bebeğimi bırakıp uzun mesai saatleri olan işe dönmeyi istemediğim için, kurmaya çalıştığım kendi işimde bir destek olmasını çok isterdim. Bir de doğum sonrası en az 1 yıl ücretli izin , doğum sonrası da 12-24 ay ücretsiz izin olacak şekilde kanunları değiştirmek isterdim.
emzirme reformu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
emzirme reformu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Ekim 2011 Salı
28 Eylül 2011 Çarşamba
'Tüm yönleriyle emzirme"
1 Ekim'de 'Tüm Yönleriyle Emzirme' panelinde buluşuyoruz!
Her yıl 1-7 Ekim tarihleri arasında kutlanan Emzirme Haftası kapsamında bu yıl e-bebek, 'Tüm yönleriyle emzirme" paneliyle annelerle buluşuyor.
Etkinlik,1 Ekim Cumartesi Günü 15:00-16:30 saatleri arasında Marmara Forum AVM'de gerçekleştirilecek.
İçerik ve konuşmacılar:
- Emzirme teknikleri ve pozisyonları
- Anne sütü neden en sağlıklı ve doğal beslenme yöntemidir?
- Neden Emzirme Reformu Gerekli? Reformun tanıtılması ve annelerin emzirme konusunda iş hayatında ve toplumsal hayatta çektikleri sıkıntıların emziren bir anne tarafından dile getirilmesi
- Soru ve cevaplar
Konuşmacılar:
Elif Doğan – Blogcu Anne & Emzirme Reformu Gerekli Hareketinin Temsilcisi
Deniz Yemişçi – Beslenme ve Diyet Uzmanı
Esra Ertuğrul – Emzirme Danışmanı
Hande Yuvakuran – Bebek Dergisi Genel Yayın Yönetmeni
Her yıl 1-7 Ekim tarihleri arasında kutlanan Emzirme Haftası kapsamında bu yıl e-bebek, 'Tüm yönleriyle emzirme" paneliyle annelerle buluşuyor.
Etkinlik,1 Ekim Cumartesi Günü 15:00-16:30 saatleri arasında Marmara Forum AVM'de gerçekleştirilecek.
İçerik ve konuşmacılar:
- Emzirme teknikleri ve pozisyonları
- Anne sütü neden en sağlıklı ve doğal beslenme yöntemidir?
- Neden Emzirme Reformu Gerekli? Reformun tanıtılması ve annelerin emzirme konusunda iş hayatında ve toplumsal hayatta çektikleri sıkıntıların emziren bir anne tarafından dile getirilmesi
- Soru ve cevaplar
Konuşmacılar:
Elif Doğan – Blogcu Anne & Emzirme Reformu Gerekli Hareketinin Temsilcisi
Deniz Yemişçi – Beslenme ve Diyet Uzmanı
Esra Ertuğrul – Emzirme Danışmanı
Hande Yuvakuran – Bebek Dergisi Genel Yayın Yönetmeni
Etiketler:
ANNE SÜTÜ,
BEBEK DERGİSİ,
E-BEBEK,
EMZİRME,
emzirme reformu
16 Mayıs 2011 Pazartesi
Başarılı bir emzirme için doğum kliniklerinde Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNICEF tarafından önerilen "10 adım" uygulama...
1. Bütün sağlık çalışanlarının rahatlıkla görebileceği yerlere yazılı bir emzirme politikası asılmalıdır.
2. Bu politikayı öğrenmeleri için bütün sağlık personelinin eğitim görmeleri sağlanmalıdır.
3. Bütün hamileler, emzirmenin yararları ve yöntemleri konusunda bilgilendirilmelidir.
4. Doğumu takiben ilk yarım saat içinde emzirmeye başlamaları için, annelere yardımcı olunmalıdır.
5. Annelere nasıl emzirecekleri ve bebeklerinden ayrı kalmaları durumunda laktasyonu nasıl devam ettirecekleri öğretilmelidir.
6. Tıbbi olarak gerekli olmadıkça yeni doğan bebeklere anne sütü dışında başka sıvı veya gıdalar verilmemelidir.
7. Günün 24 saati anne ile bebeğin aynı odada kalmasını sağlayacak bir uygulama benimsenmelidir.
8. Bebek her istediğinde emzirilmelidir.
9. Emzirilen bebeklere biberon, yalancı meme ve emzik türünden bir şey verilmemelidir.
10. Anne sütü destek grupları oluşturulmalı ve anneler hastaneden taburcu edilirken bu gruplara katılmaları için yönlendirilmelidir. Bu gruplardan biri de emziren annelerin google' daki grubu:
emziren-anneler@googlegroups.com
2. Bu politikayı öğrenmeleri için bütün sağlık personelinin eğitim görmeleri sağlanmalıdır.
3. Bütün hamileler, emzirmenin yararları ve yöntemleri konusunda bilgilendirilmelidir.
4. Doğumu takiben ilk yarım saat içinde emzirmeye başlamaları için, annelere yardımcı olunmalıdır.
5. Annelere nasıl emzirecekleri ve bebeklerinden ayrı kalmaları durumunda laktasyonu nasıl devam ettirecekleri öğretilmelidir.
6. Tıbbi olarak gerekli olmadıkça yeni doğan bebeklere anne sütü dışında başka sıvı veya gıdalar verilmemelidir.
7. Günün 24 saati anne ile bebeğin aynı odada kalmasını sağlayacak bir uygulama benimsenmelidir.
8. Bebek her istediğinde emzirilmelidir.
9. Emzirilen bebeklere biberon, yalancı meme ve emzik türünden bir şey verilmemelidir.
10. Anne sütü destek grupları oluşturulmalı ve anneler hastaneden taburcu edilirken bu gruplara katılmaları için yönlendirilmelidir. Bu gruplardan biri de emziren annelerin google' daki grubu:
emziren-anneler@googlegroups.com
9 Mayıs 2011 Pazartesi
7 MAYIS GÖZTEPE PARKI EMZİRME REFORMU, EMZİREN ANNELER BULUŞMASINDAN GÖRÜNTÜLER
7 Mayıs sabahı Altuğ'unun hastalığının hafiflemiş olmasını ve havanın da iyi olmasını istiyordum, nitekim de öyle oldu. Bir önceki günle hiç alakası yoktu. Hava nefis, Altuğ da fena değildi.
Ben işten gelir- gelmez Altuğ'uyu hazırladım ve Göztepe parkına babamızla beraber gittik. Göztepe parkında bir sürü anne ve baba çocukalrıyla etkinliğimize katılmışlardı. Çok güzel bir ortam vardı. Sanal ortamda konuştuğum birçok arkadaşımla yüzyüze tanışma fırsatı bulduk. Çekiliş de süperdi. Emzirmeye devam eden anneler için verilen lansinoh numuneleri, emzirme yastıkları,Aisha hediyelikleri....hepsi çok güzeldi.
Malesef Altuğ'unun hastalığından dolayı biz fazla o ortamda kalamadık. Ama yine de kısmen de olsa orada olmak beni çok heyecanlandırdı ::))
Latife ve Alev'in çektiği fotoğraflar ise muhteşemdi.
http://www.facebook.com/media/set/?set=a.215012671850502.60497.154569637894806 buradan Latife'nin çektiklerini görebilirsiniz.
İnşallah bundan sonra ki etkinliklerimiz de bu canlılıkda geçer..Etkinlikte emeği geçen herkese çok teşekkürler..
Ben işten gelir- gelmez Altuğ'uyu hazırladım ve Göztepe parkına babamızla beraber gittik. Göztepe parkında bir sürü anne ve baba çocukalrıyla etkinliğimize katılmışlardı. Çok güzel bir ortam vardı. Sanal ortamda konuştuğum birçok arkadaşımla yüzyüze tanışma fırsatı bulduk. Çekiliş de süperdi. Emzirmeye devam eden anneler için verilen lansinoh numuneleri, emzirme yastıkları,Aisha hediyelikleri....hepsi çok güzeldi.
Malesef Altuğ'unun hastalığından dolayı biz fazla o ortamda kalamadık. Ama yine de kısmen de olsa orada olmak beni çok heyecanlandırdı ::))
Latife ve Alev'in çektiği fotoğraflar ise muhteşemdi.
http://www.facebook.com/media/set/?set=a.215012671850502.60497.154569637894806 buradan Latife'nin çektiklerini görebilirsiniz.
İnşallah bundan sonra ki etkinliklerimiz de bu canlılıkda geçer..Etkinlikte emeği geçen herkese çok teşekkürler..
2 Mayıs 2011 Pazartesi
7 MAYIS EMZİREN ANNELER BULUŞMASI!!!
Geçtiğimiz günlerde Bursa da düzenlenen Emziren Annelerin Buluşması , bu sefere İstanbul da , anneler günüden bir gün önce Göztepe Parkın'ında olacak..Önce Saat 14:00 da Bağdat Caddesi Erenköy de Lacoste'un önünde toplanılıp ,Göztepe Parkına doğru yürüyeceğiz. Saat 15:00 da Göztepe Parkında da toplanılacak..
Partaki buluştuğumuzda birbirimizle tanışıp,çok güzel zaman geçirebiliriz. Emziren bir anne iseniz, Toplu Emzirme Etkinliğine de katılabilirsiniz..
Ufak bir çekilişle katılımcılarımıza hediyeler dağıtacağız, günün anısına.
Hediyelerimiz;
*Anne-Bebek dergisi üyeliği,
*LeiLeo’dan hediyeler ve indirim çekleri,
*Doğum fotoğrafçıları Latife Tunç ve Alev Durmuşoğlu’ndan etkinliğin olduğu Göztepe Parkı’nda fotoğraf çekimi ve sonrasında çekilen fotoğrafların olduğu mini albümler,
*MyCey emzirme ürünleri,
*Çeşitli alışveriş sitelerinden indirim çekleri ......
Tanışmak, Emzirme Reformu hareketi destekelemek, arkasındaki gönüllüleri tanımak ve “İlk altı ay sadece anne sütü için altı ay ücretli izin” destekelemek için 7 Mayıs Cumartesi günü Bağdat Caddesi’nde buluşalım.
Sizlerde etrafınızdaki annelere ve anne adaylarına bu etkinliğimizden bahsedin, hep beraber olalım:))
Partaki buluştuğumuzda birbirimizle tanışıp,çok güzel zaman geçirebiliriz. Emziren bir anne iseniz, Toplu Emzirme Etkinliğine de katılabilirsiniz..
Ufak bir çekilişle katılımcılarımıza hediyeler dağıtacağız, günün anısına.
Hediyelerimiz;
*Anne-Bebek dergisi üyeliği,
*LeiLeo’dan hediyeler ve indirim çekleri,
*Doğum fotoğrafçıları Latife Tunç ve Alev Durmuşoğlu’ndan etkinliğin olduğu Göztepe Parkı’nda fotoğraf çekimi ve sonrasında çekilen fotoğrafların olduğu mini albümler,
*MyCey emzirme ürünleri,
*Çeşitli alışveriş sitelerinden indirim çekleri ......
Tanışmak, Emzirme Reformu hareketi destekelemek, arkasındaki gönüllüleri tanımak ve “İlk altı ay sadece anne sütü için altı ay ücretli izin” destekelemek için 7 Mayıs Cumartesi günü Bağdat Caddesi’nde buluşalım.
Sizlerde etrafınızdaki annelere ve anne adaylarına bu etkinliğimizden bahsedin, hep beraber olalım:))
1 Mayıs 2011 Pazar
30 NİSAN DA YAPILAN BURSA' DAKİ KORUPARK AVM EMZİRME ETKİNLİĞİ
Bursa'da toplu emzirme etkinliği düzenlendi..
Bursa ilginç bir etkinliğe ev sahipliği yapacak. Emzirme Reformu farkındalık hareketi, Etkinlik Cumartesi günü saat 14.00'te gerçekleşti. Korupark Alışveriş Merkezi'nde toplu emzirme etkinliği düzenlendi.
Anne sütü ve emzirmenin önemi hakkında bilinç oluşturmak için geçtiğimiz sene çalışmalarına başlayan Emzirme Reformu farkındalık hareketi, bu kez Bursa’da emziren anneleri bir araya getirdi. En iyi gıdanın anne sütü olduğuna dikkat çekmeyi amaçlayan etkinlik destekleyen tüm annelere ve AVM yöneticilerine çok teşekkürler..
İstanbul da süper ve koordineli olarak hazırlanan arkadaşlarıma tesekkürler..
http://www.facebook.com/media/set/fbx/?set=a.213008345384268.59685.154569637894806#!/media/set/fbx/?set=a.213008345384268.59685.154569637894806&closeTheater=1
Yukarıdaki linkten fotografları da görebilirsiniz..
Herşey çok güzel olmuş. Keşek Altuğ biraz daha huzurlu olsa ve anem de bana eşlik edebilseydi, Bursa da olmak çok isterdim. İnşallah bir dah ki etkinliğe..
Bursa ilginç bir etkinliğe ev sahipliği yapacak. Emzirme Reformu farkındalık hareketi, Etkinlik Cumartesi günü saat 14.00'te gerçekleşti. Korupark Alışveriş Merkezi'nde toplu emzirme etkinliği düzenlendi.
Anne sütü ve emzirmenin önemi hakkında bilinç oluşturmak için geçtiğimiz sene çalışmalarına başlayan Emzirme Reformu farkındalık hareketi, bu kez Bursa’da emziren anneleri bir araya getirdi. En iyi gıdanın anne sütü olduğuna dikkat çekmeyi amaçlayan etkinlik destekleyen tüm annelere ve AVM yöneticilerine çok teşekkürler..
İstanbul da süper ve koordineli olarak hazırlanan arkadaşlarıma tesekkürler..
http://www.facebook.com/media/set/fbx/?set=a.213008345384268.59685.154569637894806#!/media/set/fbx/?set=a.213008345384268.59685.154569637894806&closeTheater=1
Yukarıdaki linkten fotografları da görebilirsiniz..
Herşey çok güzel olmuş. Keşek Altuğ biraz daha huzurlu olsa ve anem de bana eşlik edebilseydi, Bursa da olmak çok isterdim. İnşallah bir dah ki etkinliğe..
11 Nisan 2011 Pazartesi
KADINLAR İŞ BULAMAZSA....
Dün gece twitter'da mesajları okurken bugün Gülben Ergen'in TRT de yayınlanan programına Sağlık Bakanının konuk olacağı öğrendim. Emzrime Reformu üyeleri olarak anne sütü , süt izni hakkında Gülben Ergen'in Sağlık Baklanına sorular sorması için hepimiz Gülben Ergen'e twitter attık. Bugün program başlayınca istediğimiz oldu. Bizlerden Mine'nin twitter mesajını okudu.
Bu mesaj daki soru: ''Sağlık Bakanlığı ilk 6 ay sadece anne sütü diyorsa doğum izninin de 6 ay olması gerekmez mi?'' Fakat Sağlık bakanımızın verdiği cevaap tabii ki bizim beklediğimiz cevap değil:(( Bu konuda hepimiz üzüldük ve biraz da kızdık.
Özellikle çalışan anne olmak gerçekten çok zor. Hem çalışmak zorunda olup, hem de bebeğinizi emzirmek istediğiniz zaman hep zorluklarla karşılaşıyorsunuz. O nedenle Bakanımızın özelliklede 6 çocuk babası olan bir babanın verdiği cevap''doğum izninin daha fazla uzatılması kadın istihdamını olumsuz etkiler''... Bu gerçekten kırıcıydı.
Bunda gerçeklik payı var. Eğer 6 ay üzretli süt izni olduğunda , işe alım sözkonusu olduğunda işverenler erkekleri tercih edebilir.Fakat bu durum şimdi de var. Bu izin sözkonusu olduğunda bence çok da büyük değişikllik olmayacaktır.
Türkiye de Sağlık politikası olarak ''sadece 6 ay anne sütü ile beslenmeyi''destekliyor.Bu çok güzel.Fakat bir yandan da süt izni olarak annelere toplam 16 hafta izin veriliyor. Bu bir çeliki değil midir?
Ücretsiz 6 ay süt izni var. Evet Var!!!Ama bu özel firmalrda çalışan anneler için ne kadar geçerli..Bunu da düşünmek gerek..
Ben bu konudan dolayı gerçekten çok ama çok zorlandım. Çalışmaya başladığım dönemde de günde 1,5 saatlik süt iznim yollarda telef oldu. Bebeğim zaten erken doğduğu için öncesi izinlerim yandı. 8 hafta sonra işe başladım. Bebeğim miadında doğması gerektiği dönemde ben işteydim. Bir anne için bu gerçekten çok ama çok zor bir durum.. Bunu ancak ve ancak yaşayan bilir.Onun için
LÜTFEN BİZİM SESİMİZİ DUYUN VE BİZE DESTEK VERİN!!!!
Bu mesaj daki soru: ''Sağlık Bakanlığı ilk 6 ay sadece anne sütü diyorsa doğum izninin de 6 ay olması gerekmez mi?'' Fakat Sağlık bakanımızın verdiği cevaap tabii ki bizim beklediğimiz cevap değil:(( Bu konuda hepimiz üzüldük ve biraz da kızdık.
Özellikle çalışan anne olmak gerçekten çok zor. Hem çalışmak zorunda olup, hem de bebeğinizi emzirmek istediğiniz zaman hep zorluklarla karşılaşıyorsunuz. O nedenle Bakanımızın özelliklede 6 çocuk babası olan bir babanın verdiği cevap''doğum izninin daha fazla uzatılması kadın istihdamını olumsuz etkiler''... Bu gerçekten kırıcıydı.
Bunda gerçeklik payı var. Eğer 6 ay üzretli süt izni olduğunda , işe alım sözkonusu olduğunda işverenler erkekleri tercih edebilir.Fakat bu durum şimdi de var. Bu izin sözkonusu olduğunda bence çok da büyük değişikllik olmayacaktır.
Türkiye de Sağlık politikası olarak ''sadece 6 ay anne sütü ile beslenmeyi''destekliyor.Bu çok güzel.Fakat bir yandan da süt izni olarak annelere toplam 16 hafta izin veriliyor. Bu bir çeliki değil midir?
Ücretsiz 6 ay süt izni var. Evet Var!!!Ama bu özel firmalrda çalışan anneler için ne kadar geçerli..Bunu da düşünmek gerek..
Ben bu konudan dolayı gerçekten çok ama çok zorlandım. Çalışmaya başladığım dönemde de günde 1,5 saatlik süt iznim yollarda telef oldu. Bebeğim zaten erken doğduğu için öncesi izinlerim yandı. 8 hafta sonra işe başladım. Bebeğim miadında doğması gerektiği dönemde ben işteydim. Bir anne için bu gerçekten çok ama çok zor bir durum.. Bunu ancak ve ancak yaşayan bilir.Onun için
LÜTFEN BİZİM SESİMİZİ DUYUN VE BİZE DESTEK VERİN!!!!
7 Mart 2011 Pazartesi
3.SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI GÜNLERİ
9 Mart'ta başlayacak olan 3. Sivil Toplum Kuruluşları günleri etkinliğine Emzirme Reformu da katılıyor. Yaklaşık 1 yıl önce bloglarda başlayan hareketimiz blogcuanne Elif'in liderliğinde büyük bir hızla ilerlemekte. Gerçekten arkadaşlarımız büyük bir özveri ile bu hareketimiz desteklemekte ve bu konuda çalışmaktaklar. Bne de elimden geldiği kadar onları desteklemekteyim. Sizlerde uygunsanız buraya sizleri de bekleriz.
Buradan detayları öğrenebilirsiniz:
25 Şubat 2011 Cuma
HASTANEDEKİ ODAM...
Merhabalar,
Bugün bloğuma ne yazayım diye düşünürken, Emzirme Reformundan artık çalışma arkadaşlarımın da daha net akıllarında kalması için , odamdaki panoma logoyu büyütüp, astım.. Çok merak ediyorum. Görenlerin tepkilerini.. Yakında rozetlerde elimize ulaşınca , yakamda da onu hep takıp, dolaşacağım. Sanırım hastanede daha fazla duyulacak, o zaman.
Bakalım tepkiler ne olacak????
Bugün bloğuma ne yazayım diye düşünürken, Emzirme Reformundan artık çalışma arkadaşlarımın da daha net akıllarında kalması için , odamdaki panoma logoyu büyütüp, astım.. Çok merak ediyorum. Görenlerin tepkilerini.. Yakında rozetlerde elimize ulaşınca , yakamda da onu hep takıp, dolaşacağım. Sanırım hastanede daha fazla duyulacak, o zaman.
Bakalım tepkiler ne olacak????
10 Şubat 2011 Perşembe
EMZİRME REHBERİ YETİŞTİRME EĞİTİMİ
Bugün bu eğitime katılmadan evvel yazdığım yazıdan sonra işyerinde işlerimi ayarlayıp, mezun olduğum okuluma gittim. Giderken çok heyecanlıydım. Hem eğitimi verenler hem de eğitimi alanları çok ama çok merak ediyordum.
İyi ki gitmişim. Annelerimiz o kadar heyecanlılardı ki... Zaten hocalar ve eğitimi veren arkadaşlarım bu işelrde çok başarılı ve isteklilerdi. Ama onlarla konuştuğumda onlarda bu eğitimden çok memnunlar...
Sevgili hocam Nezihe hanıma da bu konuda bize verdiği destek için sonsuz teşekkürler. Kendisi ben okulu kazanıp, başladığım ilk günden beri ilkten danışman hocam oldu. Sonra kadın-doğum stajlarına çoğunlukla onunla çıktım.Daha sonra İ.Ü. Kadın ve Çocuk Sağlığı ve Araştırma Ve Eğitim Birimine girmeme destek olup, onunla bu birimde beraber çalışma şansına eriştim. Şİmdilerde de Üreme Sağlığı Hemşireliği derneğinde beraber çalışıyorum. Ben kendisine Emzirme Reformu Hareketinden bahsettiğimde, hiç düşünmeden bize destek verebileceğini söyledi. Ve blogcuanne Elif'le iletişime gecerek bu program hayata geçirdiler.
Ben gittiğimde çok sevdiğim , enerjisine herzaman bayıldığım arkadaşım Gülay emzirme ile ilgili bilgiler veriyordu. Onu kaçıracağım için üzgündüm.İlk dersler uzadığı için ona yetişebildim.
Bu eğitime katılanlar ondan bir doğal doğumu dinlemeliler!!
Gülay'ın ardından yine kendisini çok sevdiğim sevgili hocam Nevin hanımı dinledik. O emzirmeyi anlattığında , emzirme danışmanı olarak Çapa da çalıştığım dönemler aklıma geldi. Ne günlerdi.:))
Son olarak da sınıf arkadaşım çocuk bölümünde araştırma görevlisi olan Birsen'i dinledik. Onun anlattığı son konu bebeği memeden kesme idi. Benim de eğitimlerimde hep zorlanarak anlattığım, anlatırken kelimeleirmi çok dikkatli seçtiğim konuyu anlattı. Emzirmeye devam eden katılımcı anneler için sanırım zor bir konuydu. (Bu konuyu dinlerken bende bu konu ile deneyimlerimden oluşan bir yazı yazmaya karar verdim.)
Bu günü böylelikle bitirdik. Ayrılmadan önce de toplu fotoğraf çektirdik.
Benim için bilgilerimin üstünden geçtiğim, eski okul günlerime döndüğüm ve sanal ortamda tanıdığım fakat yüz-yüze tanışmadığım emziren annelerle tanıştığım muhteşem bir gündü. Acayip bir enerjı ıle oradan ayrıldım.
Onlar yarın da oradalar.Keşke ben de olabilsem:((
İyi ki gitmişim. Annelerimiz o kadar heyecanlılardı ki... Zaten hocalar ve eğitimi veren arkadaşlarım bu işelrde çok başarılı ve isteklilerdi. Ama onlarla konuştuğumda onlarda bu eğitimden çok memnunlar...
Sevgili hocam Nezihe hanıma da bu konuda bize verdiği destek için sonsuz teşekkürler. Kendisi ben okulu kazanıp, başladığım ilk günden beri ilkten danışman hocam oldu. Sonra kadın-doğum stajlarına çoğunlukla onunla çıktım.Daha sonra İ.Ü. Kadın ve Çocuk Sağlığı ve Araştırma Ve Eğitim Birimine girmeme destek olup, onunla bu birimde beraber çalışma şansına eriştim. Şİmdilerde de Üreme Sağlığı Hemşireliği derneğinde beraber çalışıyorum. Ben kendisine Emzirme Reformu Hareketinden bahsettiğimde, hiç düşünmeden bize destek verebileceğini söyledi. Ve blogcuanne Elif'le iletişime gecerek bu program hayata geçirdiler.
Ben gittiğimde çok sevdiğim , enerjisine herzaman bayıldığım arkadaşım Gülay emzirme ile ilgili bilgiler veriyordu. Onu kaçıracağım için üzgündüm.İlk dersler uzadığı için ona yetişebildim.
Bu eğitime katılanlar ondan bir doğal doğumu dinlemeliler!!
Gülay'ın ardından yine kendisini çok sevdiğim sevgili hocam Nevin hanımı dinledik. O emzirmeyi anlattığında , emzirme danışmanı olarak Çapa da çalıştığım dönemler aklıma geldi. Ne günlerdi.:))
Son olarak da sınıf arkadaşım çocuk bölümünde araştırma görevlisi olan Birsen'i dinledik. Onun anlattığı son konu bebeği memeden kesme idi. Benim de eğitimlerimde hep zorlanarak anlattığım, anlatırken kelimeleirmi çok dikkatli seçtiğim konuyu anlattı. Emzirmeye devam eden katılımcı anneler için sanırım zor bir konuydu. (Bu konuyu dinlerken bende bu konu ile deneyimlerimden oluşan bir yazı yazmaya karar verdim.)
Bu günü böylelikle bitirdik. Ayrılmadan önce de toplu fotoğraf çektirdik.
Son resim ikinci günden.. sevgili hocalarım , sınıf arkadaşlarım ve emzirme rehberi olmuş arkadaşlarım
Benim için bilgilerimin üstünden geçtiğim, eski okul günlerime döndüğüm ve sanal ortamda tanıdığım fakat yüz-yüze tanışmadığım emziren annelerle tanıştığım muhteşem bir gündü. Acayip bir enerjı ıle oradan ayrıldım.
Onlar yarın da oradalar.Keşke ben de olabilsem:((
23 Aralık 2010 Perşembe
EMZİRME REFORMU SOBESİ ( MİMİ)
Annelerimiz anne sütünün yararlarını bilmelerine rağmen nasıl emzirecekleri konusunda yeterince bilgi sahibi olmadıklarından sütü yetmediği düşüncesi ile ek besinlere erken başlamaktadır.Bu ise bebeğin büyüme ve gelişmesini olumsuz yönde etkilemekte,sık sık hastalanmasına neden olmaktadır.Bu yanlış uygulamaların değiştirilmesinde sağlık çalışanlarına büyük görevler düşmektedir.
Çünkü ülkemizde her bebeğin doğumdan hemen sonra emzirilmeye ihtiyacı var.Annelerimizin emzirmenin yararları konusunda ikna edilmelerinden çok, nasıl emzireceklerinin öğretilmesine ve bunu uygulamak için desteklemeye ihtiyaçları vardır.Tüm sağlık çalışanlarının:her bebeğin doğar doğmaz emzirmeye başlatılması,ilk altı ay sadece anne sütü ile beslenmesi,emzirmenin iki yaşına kadar sürdürülmesi konusunda ortak mesaj kullanmaları emzirmenin devamlılığı ve daha sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi için şarttır.
İşte bundan hareketle Emzirme Reformu başlatıldı. Emzirme manifestosu yayınlandı. Bu hareketi desteklemek, yaygınlaştırmak ve ulaşabileceğimiz herkese bunu ilterek farkındalık yaratmak en önemli amacımız...
Siz de eğer bu yazımı okuyorsanız aşağıdaki sorulara kendinizce cevaplaytıp, bize email atarsanız , her bebeğin anne sütü almasına katkı sağlarsınız..
(1) Türkiye'de ilk altı ay sadece anne sütü alan bebeklerin oranı sizce yüzde kaç? (*)
Ülkemizde emzirme oranı %95 olmasına rağmen çok erken dönemde ek besinlere başlanmaktadır.Sadece anne sütü ile beslenme oranı ilk üç ayda %10 a 6.ayın sonunda %1.3 e düşmektedir.
(2) Siz bebeğinizi ne kadar süre anne sütü ile beslediniz?
Ben bloğumda daha önceden de bahsettiğim gibi 33 hafta da çok acil bir doğumla , oğlumu dünyaya getirdim. şöyleki 30. hafta da erken doğum tehtidi ile hasateneye yatıp, 33. haftanın başında bebeğimin kalp atışı neredeyse yokken acil bir doğum yaptım. Bunu belirtmemein amacı; erken de doğursanız anne sütü ile bebeğinizi besleyebiliyorsunuz.Fakat benim kaygı düzeyim ve stresim o kadar fazklaydı ki ilk günlerde olan sütüm , ikinci gün bıçak gibi gitti. İlk 40 gün mama takviyesi ile bebeğimi malesef beslemek durumunda kaldım. Fakat anne sütü ile beslemeyi çok istemem, bıkmadan usanmadan emzirmeye çalışıp, sürekli sağarak 40 gün sonunda sadece 1-2 öğün mama vererek oğlumu büyütttüm. Sadece anne sütü vererek 6 ay besledim( 1-2 öğün günler ilerledikçe tamamen ortadan kalktı.).6 ay sonunda oğlum birden emmeyi kesti. Bundan sonra da ne kadar uğraştıysam, malesef şimdi emmiyor. Ama emziren anneleri gördüğümde içim hep buruk:((
(3) Kaç ay doğum izni kullandınız?
Doğumum 33. hafta da olduğu için doğum öncesi iznim malesef yandı. Doğumdan sonra yasal izin olan 8 hafta izin yaptım. İşim o kadar yoğundu ki, ücretsi,z izin alamadım. Ve erkenden işe dönmek durumunda kaldım. Yani bebeğim , miadında yeni doğan bebekken , onu bırakıp işe gitmem, gerekti. O nedenle Emzirme Reformunun en büyük destekçilerindenim. devlet 6 ay sadece anne sütü derken, bir yandan 8 haftadan sonra işe başlamak zorunda kalmak çok büyük çelişki. Özellikle de prematür bir bebek sahibi iseniz bu durum iki misli yıkıcı oluyor.
(4) Yasal süt izninizi kullanabildiniz mi?
Evet kullandım. fakat ücretsiz iizn alamadığım gibi, süt izinlerimide herzaman kullanamıyorum.
(5) Emzirdiğiniz ya da süt iznini kullandığınız için iş yerinde mobbing (tepki, işi bırakmanız için baskı) ile karşılaştınız mı?
Evet.. Ben bir hastanede ve tüp bebek kliniğinde çalışmış olsam da , bu baskıyı hissediyorsunuz. Süt sağmak için odanıza kapandığımda bir hasta gelince, hadi toparlan hasta ile konuş, sonra tektrar sağmaya başal.. gibi hep sorunlar yaşadım. Bunun dışında ben süt iznimi hergün işten 1,5 saat erken çıkarak kullandım. Bu da herzaman hastane ortamında mümkün olamıyor. arada kaynayıp gidiyor..
(6) Bebeğinizi toplum içinde, dışarıda emzirmeniz gerektiğinde sıkıntı yaşadınız mı?
Hayır, hç bir sıkıntı yaşamadım. istediğim heryerde, bebeğimin istediği heryerde emzirdim. O dönemde önemli olan bebeğimi emzirmekti, onun için hiçbir şeyi takmadım. Emzirme önlüğü, emzirme pançosu gibi birtakım emzirirken kullanılan kıyafetleri ben kullanamadım. Oğlum çok sıkıntılıydı. Ama bu tip kıyafetler artık annelerin işini çok kolaylaştırıyor. O nedenle bıu sıkıntıya düşmemelerini, kendilerini eve tıkmamalarını tavsiye ediyorum. Emzirme dünyanın en doğal şeyi...Ve bebeklerimiz her yerde her istedikleri yerde emmeye hakkları var...
(7) Emzirme konusunda desteğe ihtiyacınız oldu mu? Gerek emzirme danışmanlığı, gerekse psikolojik olarak yeterince destek bulabildiniz mi?
Ben kendimde emzirme danışmanıydım. Fakat terzi kendi söküğünü dikemez mevzuu gibi kendi kendime hiç yardımım olamadı. Ama doğum yaptığım hastanedeki bebek hemşiresi arkadaşlarım bana bıkmadan usanmadan destek oldular. Ayrıca hastaneden çıkıp eve gittiğim dönemde de , her sıkıştığımda hastanedeki arkadaşlarımın desteği oldu. gerek biberonla beslemek gerek emzirme konusunda..Ayrıca lohusalık döneminde sağolsun etraftaki herkes bir emzirme danışmanı olup birsürü fikirler verdiler. O dönemde oğlumda emme refleksi tam gelişemediği için emmerken bir süre hep sıkıntımız oldu. O dönemde herkes fikir beyanediyor. Bir süre sonra ben doğum sonarsı depresyonuna girdim. Hayatımda hiç bu kadar zorlandığım bir dönem olmamıştı.
O dönemde de hamile kursumuzu beraber verdiğimiz psikolg arkadaşım Gonca'nın da bana desteğini gözardı edemeyeceğim. Olaylara bakış açımı değiştirdi. Var olan durumla nasıl başedebileceğimi öğretti bana . O nedenle böyle bir sıkıntı yaşadığınızda danışmanlık almaktan lütfen çekinmeyin!!
(8) Emzirdiğiniz süre boyunca etraftan "sütün yetmiyor, mama ver, bu çocuk meme emmek için çok büyük” şeklinde baskı gördünüz mü?
EVET!!!!!
Hem de nasıl..Zaten zor bir dönem yaşarken , etraftakilerin yorumları insanı gerçekten depresyona sokuyor. Her bebeği tebrik etmek için arayanın, ikinci kelimesi bebek emiyor mu? aa bu çok küçük..Sütün mü yetmiyor? Mama verirsin , neden? mama vermezsin neden?... gerçekten o dönemde bulaflar insanı çok yoruyor. Bence ilk 40 gün boyunca eve misafir kabul etmemek lazım. bebek anneye anne de bebeğe alışncaya kadar...
(9) Emzirme Reformu’nu biliyor musunuz? Sizce Emzirme Reformu neden gerekli?
Emzirme Reformunu biliyorum. tüm kalbimle de destekliyorum..
Anne sütünün, hem bebek için hem de anne için ne kadar yaralı olduğunu tek tek anlatmaya gerek yok.. vücudumuz o kadar muazzam ki, anne sütü üretebiliyoruz. Malesef bunun kıymetini yeteri kadar bilemiyoruz. O nedenle Emzirme Reformu gerekli.. Bu farkındalığı arttırmak, her bebeğin anne sütü alma hakkını savunmalıyız!!
(10) Emzirme Reformu'nu web sitesinde desteklediniz mi? Destek olmak için
http://emzirmereformu.com// adresindeki formu doldurmanız yeterli.
Yukarıdaki soruları yanıtladıktan sonra, veri takibi yapabilmek açısından yazınızın linkini bilgi@emzirmereformu.com adresine gönderiniz.
(*) Türkiye’de ilk altı ay sadece anne sütü alan bebeklerin oranı yüzde 1,3. (Kaynak UNICEF Türkiye). Annelerin yüzde 98'i doğumdan sonra emzirmeye başlıyor, fakat ilk iki aydan sonra genel emzirme sorunları veya işe başladıklarında yaşadıkları sıkıntılar nedeniyle emzirmeyi ve anne sütüyle beslemeyi sonlandırabiliyorlar.
Yazımı okuyan beni tanıyan ya da tanımayan tüm arkadaşlardan bu sorulara cevap vermelerini rica ediyorum..Ayrıca http://benimrenklerim.blogspot.com/ bloğunun sahibi Çiğdem'i de sobeliyorum...
Çünkü ülkemizde her bebeğin doğumdan hemen sonra emzirilmeye ihtiyacı var.Annelerimizin emzirmenin yararları konusunda ikna edilmelerinden çok, nasıl emzireceklerinin öğretilmesine ve bunu uygulamak için desteklemeye ihtiyaçları vardır.Tüm sağlık çalışanlarının:her bebeğin doğar doğmaz emzirmeye başlatılması,ilk altı ay sadece anne sütü ile beslenmesi,emzirmenin iki yaşına kadar sürdürülmesi konusunda ortak mesaj kullanmaları emzirmenin devamlılığı ve daha sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi için şarttır.
İşte bundan hareketle Emzirme Reformu başlatıldı. Emzirme manifestosu yayınlandı. Bu hareketi desteklemek, yaygınlaştırmak ve ulaşabileceğimiz herkese bunu ilterek farkındalık yaratmak en önemli amacımız...
Siz de eğer bu yazımı okuyorsanız aşağıdaki sorulara kendinizce cevaplaytıp, bize email atarsanız , her bebeğin anne sütü almasına katkı sağlarsınız..
(1) Türkiye'de ilk altı ay sadece anne sütü alan bebeklerin oranı sizce yüzde kaç? (*)
Ülkemizde emzirme oranı %95 olmasına rağmen çok erken dönemde ek besinlere başlanmaktadır.Sadece anne sütü ile beslenme oranı ilk üç ayda %10 a 6.ayın sonunda %1.3 e düşmektedir.
(2) Siz bebeğinizi ne kadar süre anne sütü ile beslediniz?
Ben bloğumda daha önceden de bahsettiğim gibi 33 hafta da çok acil bir doğumla , oğlumu dünyaya getirdim. şöyleki 30. hafta da erken doğum tehtidi ile hasateneye yatıp, 33. haftanın başında bebeğimin kalp atışı neredeyse yokken acil bir doğum yaptım. Bunu belirtmemein amacı; erken de doğursanız anne sütü ile bebeğinizi besleyebiliyorsunuz.Fakat benim kaygı düzeyim ve stresim o kadar fazklaydı ki ilk günlerde olan sütüm , ikinci gün bıçak gibi gitti. İlk 40 gün mama takviyesi ile bebeğimi malesef beslemek durumunda kaldım. Fakat anne sütü ile beslemeyi çok istemem, bıkmadan usanmadan emzirmeye çalışıp, sürekli sağarak 40 gün sonunda sadece 1-2 öğün mama vererek oğlumu büyütttüm. Sadece anne sütü vererek 6 ay besledim( 1-2 öğün günler ilerledikçe tamamen ortadan kalktı.).6 ay sonunda oğlum birden emmeyi kesti. Bundan sonra da ne kadar uğraştıysam, malesef şimdi emmiyor. Ama emziren anneleri gördüğümde içim hep buruk:((
(3) Kaç ay doğum izni kullandınız?
Doğumum 33. hafta da olduğu için doğum öncesi iznim malesef yandı. Doğumdan sonra yasal izin olan 8 hafta izin yaptım. İşim o kadar yoğundu ki, ücretsi,z izin alamadım. Ve erkenden işe dönmek durumunda kaldım. Yani bebeğim , miadında yeni doğan bebekken , onu bırakıp işe gitmem, gerekti. O nedenle Emzirme Reformunun en büyük destekçilerindenim. devlet 6 ay sadece anne sütü derken, bir yandan 8 haftadan sonra işe başlamak zorunda kalmak çok büyük çelişki. Özellikle de prematür bir bebek sahibi iseniz bu durum iki misli yıkıcı oluyor.
(4) Yasal süt izninizi kullanabildiniz mi?
Evet kullandım. fakat ücretsiz iizn alamadığım gibi, süt izinlerimide herzaman kullanamıyorum.
(5) Emzirdiğiniz ya da süt iznini kullandığınız için iş yerinde mobbing (tepki, işi bırakmanız için baskı) ile karşılaştınız mı?
Evet.. Ben bir hastanede ve tüp bebek kliniğinde çalışmış olsam da , bu baskıyı hissediyorsunuz. Süt sağmak için odanıza kapandığımda bir hasta gelince, hadi toparlan hasta ile konuş, sonra tektrar sağmaya başal.. gibi hep sorunlar yaşadım. Bunun dışında ben süt iznimi hergün işten 1,5 saat erken çıkarak kullandım. Bu da herzaman hastane ortamında mümkün olamıyor. arada kaynayıp gidiyor..
(6) Bebeğinizi toplum içinde, dışarıda emzirmeniz gerektiğinde sıkıntı yaşadınız mı?
Hayır, hç bir sıkıntı yaşamadım. istediğim heryerde, bebeğimin istediği heryerde emzirdim. O dönemde önemli olan bebeğimi emzirmekti, onun için hiçbir şeyi takmadım. Emzirme önlüğü, emzirme pançosu gibi birtakım emzirirken kullanılan kıyafetleri ben kullanamadım. Oğlum çok sıkıntılıydı. Ama bu tip kıyafetler artık annelerin işini çok kolaylaştırıyor. O nedenle bıu sıkıntıya düşmemelerini, kendilerini eve tıkmamalarını tavsiye ediyorum. Emzirme dünyanın en doğal şeyi...Ve bebeklerimiz her yerde her istedikleri yerde emmeye hakkları var...
(7) Emzirme konusunda desteğe ihtiyacınız oldu mu? Gerek emzirme danışmanlığı, gerekse psikolojik olarak yeterince destek bulabildiniz mi?
Ben kendimde emzirme danışmanıydım. Fakat terzi kendi söküğünü dikemez mevzuu gibi kendi kendime hiç yardımım olamadı. Ama doğum yaptığım hastanedeki bebek hemşiresi arkadaşlarım bana bıkmadan usanmadan destek oldular. Ayrıca hastaneden çıkıp eve gittiğim dönemde de , her sıkıştığımda hastanedeki arkadaşlarımın desteği oldu. gerek biberonla beslemek gerek emzirme konusunda..Ayrıca lohusalık döneminde sağolsun etraftaki herkes bir emzirme danışmanı olup birsürü fikirler verdiler. O dönemde oğlumda emme refleksi tam gelişemediği için emmerken bir süre hep sıkıntımız oldu. O dönemde herkes fikir beyanediyor. Bir süre sonra ben doğum sonarsı depresyonuna girdim. Hayatımda hiç bu kadar zorlandığım bir dönem olmamıştı.
O dönemde de hamile kursumuzu beraber verdiğimiz psikolg arkadaşım Gonca'nın da bana desteğini gözardı edemeyeceğim. Olaylara bakış açımı değiştirdi. Var olan durumla nasıl başedebileceğimi öğretti bana . O nedenle böyle bir sıkıntı yaşadığınızda danışmanlık almaktan lütfen çekinmeyin!!
(8) Emzirdiğiniz süre boyunca etraftan "sütün yetmiyor, mama ver, bu çocuk meme emmek için çok büyük” şeklinde baskı gördünüz mü?
EVET!!!!!
Hem de nasıl..Zaten zor bir dönem yaşarken , etraftakilerin yorumları insanı gerçekten depresyona sokuyor. Her bebeği tebrik etmek için arayanın, ikinci kelimesi bebek emiyor mu? aa bu çok küçük..Sütün mü yetmiyor? Mama verirsin , neden? mama vermezsin neden?... gerçekten o dönemde bulaflar insanı çok yoruyor. Bence ilk 40 gün boyunca eve misafir kabul etmemek lazım. bebek anneye anne de bebeğe alışncaya kadar...
(9) Emzirme Reformu’nu biliyor musunuz? Sizce Emzirme Reformu neden gerekli?
Emzirme Reformunu biliyorum. tüm kalbimle de destekliyorum..
Anne sütünün, hem bebek için hem de anne için ne kadar yaralı olduğunu tek tek anlatmaya gerek yok.. vücudumuz o kadar muazzam ki, anne sütü üretebiliyoruz. Malesef bunun kıymetini yeteri kadar bilemiyoruz. O nedenle Emzirme Reformu gerekli.. Bu farkındalığı arttırmak, her bebeğin anne sütü alma hakkını savunmalıyız!!
(10) Emzirme Reformu'nu web sitesinde desteklediniz mi? Destek olmak için
http://emzirmereformu.com// adresindeki formu doldurmanız yeterli.
Yukarıdaki soruları yanıtladıktan sonra, veri takibi yapabilmek açısından yazınızın linkini bilgi@emzirmereformu.com adresine gönderiniz.
(*) Türkiye’de ilk altı ay sadece anne sütü alan bebeklerin oranı yüzde 1,3. (Kaynak UNICEF Türkiye). Annelerin yüzde 98'i doğumdan sonra emzirmeye başlıyor, fakat ilk iki aydan sonra genel emzirme sorunları veya işe başladıklarında yaşadıkları sıkıntılar nedeniyle emzirmeyi ve anne sütüyle beslemeyi sonlandırabiliyorlar.
Yazımı okuyan beni tanıyan ya da tanımayan tüm arkadaşlardan bu sorulara cevap vermelerini rica ediyorum..Ayrıca http://benimrenklerim.blogspot.com/ bloğunun sahibi Çiğdem'i de sobeliyorum...
21 Aralık 2010 Salı
EMZİRME REFORMU....
TOPLU EMZİRME ETKİNLİĞİ”YLE SÜRÜYOR
Anne sütü ve emzirmenin önemi hakkındaki farkındalığı arttırmak için geçtiğimiz haziran ayında başlayan EMZİRME REFORMU, 2 bini aşkın gönüllü sayısı ve yeni projeleriyle devam ediyor. EMZİRME REFORMU MANİFESTOSU’yla da desteklenen sosyal sorumluluk hareketi, 18 Aralık Cumartesi günü Nişantaşı City's Alışveriş Merkezi'nde düzenlenen "Toplu Emzirme Etkinliği"yle emziren anneleri biraraya getirdi. İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülbin Gökçay'ın imza günüyle renklenen etkinlikte ayrıca, emziren anneler için "Emzirme Danışmanlığı" eğitimi de verildi.
Annelerin emzirme konusundaki bilgi yetersizliği ve kaygısı, annelerin emzirme konusunda yeterince cesaretlendirilmemesi, kadının çalışma hayatında daha çok yer alması, formül mamaların anne sütünün yerini alması ve biberonla beslenmenin özendirilmesi emzirme oranlarının düşmesine sebep oluyor. Bu eksikliklerde hareketle anne sütüyle beslenme oranının artması ve annelerin emzirme konusunda bilgilendirilmesini amaç edinen "Emzirme Reformu" sosyal sorumluluk hareketi yeni projelere imza atmaya devam ediyor. Emzirme Manifestosu'yla desteklenen Emzirme Reformu hareketi, annelerin bebeklerine verdiği en güzel hediye olan anne sütüyle beslenme oranın artması için çalışmalar yapıyor. Emzirme Reformu hareketinin çalışmalarından biri olan "Toplu Emzirme" etkinliğinin 2'incisi bakım ürünleri markası Lansinoh’un katkılarıyla 18 Aralık Cumartesi günü Nişantaşı City's Alışveriş Merkezi'nde düzenlendi. En iyi gıdanın anne sütü olduğunu söylemek amacıyla anneler aynı anda bebeklerini emzirdi.
Annelerin bilgilendirilmesi gerekli ...
Neden Emzirme Reformu?
T.C.Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü bebeklerin ilk altı ay mutlaka anne sütüyle beslenmeleri gerektiğinin altını çizerken gerek iş hayatında gerekse toplumsal hayatta bu yaklaşımla ilgili yaşanan sorunlar ve emzirme konusundaki kanuni yetersizlikler pek çok bebeği ilk altı ay anne sütünden mahrum bırakıyor. Türkiye’de ilk altı ay sadece anne sütüyle beslenen bebeklerinin oranının 1.3 olması, “Emzirme Reformu” gerekliliğini kanıtlıyor.
Çalışan annelerin süt izni yetersiz
EMZİRME MANİFESTOSU
İŞ HAYATINDA;
Yasaya göre, bir yaşından küçük çocuğunu emzirmesi için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilen anne, bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır. Bu madde, iş yasasında teminat altında olmasına rağmen uygulamadan kaynaklı sorunlar yaşanmakta, çalışan anneler süt izinlerini hakları doğrultusunda kullanamamaktadır. Bu sorunlar iş yerinin bakanlık müfettişleri tarafından denetlenmesi ile düzeltilebilir.
Sağlık Bakanlığı’nın “ilk 6 ay sadece anne sütü” politikasıyla Çalışma Bakanlığı’nın çalışan annelere sağladığı 4 aylık doğum izni birbiriyle çelişmektedir. Birçok anne bebeği henüz iki-iki buçuk aylıkken çalışmaya geri dönmek durumunda kalmakta ve işyerinde sütünü gereği gibi sağamadığı için sütü azalarak kesilmektedir. Bu yanlışlık bir an önce giderilmeli, Çalışma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı’nın “ilk 6 ay sadece anne sütü” uygulamasını destekler hale getirilmelidir. Ülkemizde doğum izni konusunda ciddi değişikliklere ihtiyaç vardır.
Birçok çalışan anne doğumdan önce 8, doğumdan sonra 8 olmak üzere, toplamda 16 haftalık ücretli doğum izni kullanabilmekte, doğumdan önceki izninin beş haftasını doğum sonrasına aktarabildiği takdirde bile bebeği henüz gün boyu meme emmesi gereken durumda olmasına rağmen işe geri dönmek durumunda kalmaktadır. Dolayısıyla oldukça yetersiz kalan hali hazırdaki doğumdan sonraki 8 haftalık ücretli doğum izni en az 6 aya çıkarılmalıdır.
Doğum sonrası ücretsiz izin konusunda özellikle de özel sektörde çalışan anneler zorluk yaşamakta, annenin ücretsiz izin isteğine kötü bakılmakta, hatta işten çıkarma sebebi olarak bile görülebilmektedir. Dolayısıyla ücretsiz izin konusunda da ciddi değişiklikler yapılmalı, doğum sonrası ücretsiz izin en az iki seneye çıkarılmalı ve özel sektör çalışanları da, kamu çalışanları gibi rahatlıkla ücretsiz izin kullanabilmelidir.
“Gebe Veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları Ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik”, Madde 15’e göre, “yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 100-150 arası kadın işçi çalıştırılan işyerlerinde, bir yaşından küçük çocukların bırakılması ve bakılması ve emziren işçilerin çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine en çok 250 metre uzaklıkta bir emzirme odasının kurulması zorunludur.” Yine aynı yönetmelik, “yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 150 den çok kadın işçi çalıştırılan işyerlerinde, 0-6 yaşındaki çocukların bırakılması ve bakılması, emziren işçilerin çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine yakın bir yurdun kurulması”nın zorunlu olduğunu, yurt açma yükümlülüğünde olan işverenlerin yurt içinde anaokulu da açmak zorunda olduğunu belirtmektedir. Bu maddeler yürürlüğe konmalıdır.
Aynı yönetmeliğe göre, emziren işçi doğumu izleyen altı ay boyunca gece çalıştırılamaz. Yeni doğum yapmış işçinin doğumu izleyen sekiz haftalık süre sonunda, emziren işçinin ise, altı aylık süreden sonra gece çalışması yapmasının güvenlik ve sağlık açısından sakıncalı olduğunun hekim raporu ile belirlendiği dönem boyunca, gece çalıştırılamaz. Bu maddelere de uygulamada sadık kalınmalı, emziren anneler gece çalıştırılmamalı, vardiyalı çalışmaya zorlanmamalıdır.
Emziren anneler günde 7,5 saatten fazla çalıştırılmamalıdır. Bu, kanun gereği böyledir.
Hiçbir çalışan anneye çocuğunu emzirdiği ve süt izni kullandığı için işyerinde “mobbing” uygulanmamalıdır. Annenin süt iznini kullanacağı saatlere kasti olarak acil toplantılar, “o dakika bitirilmesi gereken işler” denk getirilmemelidir. Anne, fazla mesai yapması için zorlanmamalı, işini kaybetme tehdidiyle süt iznini kullanması engellenmemelidir.
Hiçbir çalışan anne emzirdiği için, süt iznini kullandığı için işinden çıkartılmamalıdır.
Çalışan bir annenin süt iznini kullanıyor olması performansının düşük olduğu anlamına getirilmemelidir. Annenin işyerinde bulunduğu saatlerdeki performansı, diğer çalışanların performans değerlendirme ölçütleri ile aynı doğrultuda, adil bir şekilde değerlendirilmelidir.
İşyerinde sütünü sağması gereken annenin ihtiyaçları (oda, buzdolabı vb.) karşılanmalı ve mahremiyetine saygı gösterilmelidir. Anne, tuvaletlerde ya da arşiv odalarında sütünü sağmak zorunda bırakılmamalıdır.
TOPLUMSAL HAYATTA;
Gebeler ve yeni anneler, emzirme hakkında yeterince bilgilendirilmelidir. Yeni annelerin, emzirme teknikleri konusundaki yetersiz bilgileri “sütüm yetmiyor” gibi endişelere yol açmakta, mama vermeye yatkın doktorlardan ve aile büyüklerinden gelen baskının da etkisiyle birçok bebek anne sütünden gereksiz yere mahrum kalarak mamayla beslenmektedir.
Emzirme, doğumdan sonra en kısa sürede başlamalıdır. Tıbbi bir engel yoksa, doğumundan sonraki ilk dakikalarda bebek annenin kucağına verilmeli ve doğumdan sonraki ilk yarım saat içinde emzirmenin başlaması sağlanmalıdır.
Her annenin bebeğini istediği sürece emzirme hakkı vardır. Hiçbir anneye çocuğu “meme emmek için fazla büyüdüğü için” mahalle baskısı yapılmamalı, anne ve bebek devamını istediği sürece bu bağın zorla kopartılması hiçbir şekilde talep edilmemelidir.
İsteyen her anne, parkta, sokakta, alışveriş merkezinde vs. bebeğini emzirebilmelidir. Hiçbir anneye ortalıkta emzirdiği için ayıp, yasak, ya da kötü bir şey yapıyormuş izlenimi verilmemelidir. Bebeğini emziren annenin memesi cinsel obje değildir.
Ortalıkta emzirmek istemeyen annenin mahremiyetine de saygı gösterilmelidir.
Anne sütü ve emzirmenin önemi hakkındaki farkındalığı arttırmak için geçtiğimiz haziran ayında başlayan EMZİRME REFORMU, 2 bini aşkın gönüllü sayısı ve yeni projeleriyle devam ediyor. EMZİRME REFORMU MANİFESTOSU’yla da desteklenen sosyal sorumluluk hareketi, 18 Aralık Cumartesi günü Nişantaşı City's Alışveriş Merkezi'nde düzenlenen "Toplu Emzirme Etkinliği"yle emziren anneleri biraraya getirdi. İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülbin Gökçay'ın imza günüyle renklenen etkinlikte ayrıca, emziren anneler için "Emzirme Danışmanlığı" eğitimi de verildi.
Annelerin emzirme konusundaki bilgi yetersizliği ve kaygısı, annelerin emzirme konusunda yeterince cesaretlendirilmemesi, kadının çalışma hayatında daha çok yer alması, formül mamaların anne sütünün yerini alması ve biberonla beslenmenin özendirilmesi emzirme oranlarının düşmesine sebep oluyor. Bu eksikliklerde hareketle anne sütüyle beslenme oranının artması ve annelerin emzirme konusunda bilgilendirilmesini amaç edinen "Emzirme Reformu" sosyal sorumluluk hareketi yeni projelere imza atmaya devam ediyor. Emzirme Manifestosu'yla desteklenen Emzirme Reformu hareketi, annelerin bebeklerine verdiği en güzel hediye olan anne sütüyle beslenme oranın artması için çalışmalar yapıyor. Emzirme Reformu hareketinin çalışmalarından biri olan "Toplu Emzirme" etkinliğinin 2'incisi bakım ürünleri markası Lansinoh’un katkılarıyla 18 Aralık Cumartesi günü Nişantaşı City's Alışveriş Merkezi'nde düzenlendi. En iyi gıdanın anne sütü olduğunu söylemek amacıyla anneler aynı anda bebeklerini emzirdi.
Annelerin bilgilendirilmesi gerekli ...
İstanbul Üniversitesi Florence Nightingale Hemşirelik Yüksekokulu hemşireleri Nilüfer Doğan ve Nevin Yıldız'la anne ve anne adaylarına verilen "Emzirme Danışmanlığı Eğitimi" ile başlayan buluşma, İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Prof. Dr. Gülbin Gökçay'ın imza günüyle devam etti. Dünya Anne Sütüyle Beslenme Akademisi üyesi, Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF Emzirme Danışmanlığı kurslarında danışmanlık ve yöneticilik görevleri bulunan Prof. Dr. Gülbin Gökçay, annelerle yaptığı söyleşide anne sütüyle beslenme oranlarının artması için öncelikle annelerin emzirme konusunda bilgilendirilmesi gerektiğini vurguladı ve emzirmeyle ilgili en çok merak edilen soruların yanıtlarını verdi. İmza günü kapsamında toplanan gelir “Çocuk Sağlığı Derneği”ne bağışlandı.
Neden Emzirme Reformu?
T.C.Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü bebeklerin ilk altı ay mutlaka anne sütüyle beslenmeleri gerektiğinin altını çizerken gerek iş hayatında gerekse toplumsal hayatta bu yaklaşımla ilgili yaşanan sorunlar ve emzirme konusundaki kanuni yetersizlikler pek çok bebeği ilk altı ay anne sütünden mahrum bırakıyor. Türkiye’de ilk altı ay sadece anne sütüyle beslenen bebeklerinin oranının 1.3 olması, “Emzirme Reformu” gerekliliğini kanıtlıyor.
Yeni doğan bebeğin anneye en çok ihtiyaç duyduğu ilk bebeklik döneminde beslenmek için meme emmesi, anne şefkati sayesinde dış dünyayı huzurlu bir yer olarak hissetmesinde önemli bir rol oynuyor. Bu nedenle uzmanlar, özellikle ilk altı ay mümkün olduğunca annenin bebeği sık görmesini hatta temel bakımı kendisinin vermesini öneriyor. Çünkü bebekler, ilk altı aya kadar sadece belirli sürelerle anneden ayrı olmayı tolere edebiliyor. Ancak; iş hayatında başarılarını fazlasıyla kanıtlayan kadınlar, annelik görevini layıkıyla yerine getirmek için iş yerinde birçok zorluğa göğüs geriyor. Çalışan anneye tanınan toplam 16 hafta doğum izni yetersiz kalıyor ve günlük 1 buçuk saatlik süt izni ise annenin emzirmesini sekteye uğratıyor.
EMZİRME MANİFESTOSU
İŞ HAYATINDA;
Yasaya göre, bir yaşından küçük çocuğunu emzirmesi için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilen anne, bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır. Bu madde, iş yasasında teminat altında olmasına rağmen uygulamadan kaynaklı sorunlar yaşanmakta, çalışan anneler süt izinlerini hakları doğrultusunda kullanamamaktadır. Bu sorunlar iş yerinin bakanlık müfettişleri tarafından denetlenmesi ile düzeltilebilir.
Sağlık Bakanlığı’nın “ilk 6 ay sadece anne sütü” politikasıyla Çalışma Bakanlığı’nın çalışan annelere sağladığı 4 aylık doğum izni birbiriyle çelişmektedir. Birçok anne bebeği henüz iki-iki buçuk aylıkken çalışmaya geri dönmek durumunda kalmakta ve işyerinde sütünü gereği gibi sağamadığı için sütü azalarak kesilmektedir. Bu yanlışlık bir an önce giderilmeli, Çalışma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı’nın “ilk 6 ay sadece anne sütü” uygulamasını destekler hale getirilmelidir. Birçok çalışan anne doğumdan önce 8, doğumdan sonra 8 olmak üzere, toplamda 16 haftalık ücretli doğum izni kullanabilmekte, doğumdan önceki izninin beş haftasını doğum sonrasına aktarabildiği takdirde bile bebeği henüz gün boyu meme emmesi gereken durumda olmasına rağmen işe geri dönmek durumunda kalmaktadır. Dolayısıyla oldukça yetersiz kalan hali hazırdaki doğumdan sonraki 8 haftalık ücretli doğum izni en az 6 aya çıkarılmalıdır.
Doğum sonrası ücretsiz izin konusunda özellikle de özel sektörde çalışan anneler zorluk yaşamakta, annenin ücretsiz izin isteğine kötü bakılmakta, hatta işten çıkarma sebebi olarak bile görülebilmektedir. Dolayısıyla ücretsiz izin konusunda da ciddi değişiklikler yapılmalı, doğum sonrası ücretsiz izin en az iki seneye çıkarılmalı ve özel sektör çalışanları da, kamu çalışanları gibi rahatlıkla ücretsiz izin kullanabilmelidir.
“Gebe Veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları Ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik”, Madde 15’e göre, “yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 100-150 arası kadın işçi çalıştırılan işyerlerinde, bir yaşından küçük çocukların bırakılması ve bakılması ve emziren işçilerin çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine en çok 250 metre uzaklıkta bir emzirme odasının kurulması zorunludur.” Yine aynı yönetmelik, “yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 150 den çok kadın işçi çalıştırılan işyerlerinde, 0-6 yaşındaki çocukların bırakılması ve bakılması, emziren işçilerin çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine yakın bir yurdun kurulması”nın zorunlu olduğunu, yurt açma yükümlülüğünde olan işverenlerin yurt içinde anaokulu da açmak zorunda olduğunu belirtmektedir. Bu maddeler yürürlüğe konmalıdır.
Aynı yönetmeliğe göre, emziren işçi doğumu izleyen altı ay boyunca gece çalıştırılamaz. Yeni doğum yapmış işçinin doğumu izleyen sekiz haftalık süre sonunda, emziren işçinin ise, altı aylık süreden sonra gece çalışması yapmasının güvenlik ve sağlık açısından sakıncalı olduğunun hekim raporu ile belirlendiği dönem boyunca, gece çalıştırılamaz. Bu maddelere de uygulamada sadık kalınmalı, emziren anneler gece çalıştırılmamalı, vardiyalı çalışmaya zorlanmamalıdır.
Emziren anneler günde 7,5 saatten fazla çalıştırılmamalıdır. Bu, kanun gereği böyledir.
Hiçbir çalışan anneye çocuğunu emzirdiği ve süt izni kullandığı için işyerinde “mobbing” uygulanmamalıdır. Annenin süt iznini kullanacağı saatlere kasti olarak acil toplantılar, “o dakika bitirilmesi gereken işler” denk getirilmemelidir. Anne, fazla mesai yapması için zorlanmamalı, işini kaybetme tehdidiyle süt iznini kullanması engellenmemelidir.
Hiçbir çalışan anne emzirdiği için, süt iznini kullandığı için işinden çıkartılmamalıdır.
Çalışan bir annenin süt iznini kullanıyor olması performansının düşük olduğu anlamına getirilmemelidir. Annenin işyerinde bulunduğu saatlerdeki performansı, diğer çalışanların performans değerlendirme ölçütleri ile aynı doğrultuda, adil bir şekilde değerlendirilmelidir.
İşyerinde sütünü sağması gereken annenin ihtiyaçları (oda, buzdolabı vb.) karşılanmalı ve mahremiyetine saygı gösterilmelidir. Anne, tuvaletlerde ya da arşiv odalarında sütünü sağmak zorunda bırakılmamalıdır.
TOPLUMSAL HAYATTA;
Gebeler ve yeni anneler, emzirme hakkında yeterince bilgilendirilmelidir. Yeni annelerin, emzirme teknikleri konusundaki yetersiz bilgileri “sütüm yetmiyor” gibi endişelere yol açmakta, mama vermeye yatkın doktorlardan ve aile büyüklerinden gelen baskının da etkisiyle birçok bebek anne sütünden gereksiz yere mahrum kalarak mamayla beslenmektedir.
Emzirme, doğumdan sonra en kısa sürede başlamalıdır. Tıbbi bir engel yoksa, doğumundan sonraki ilk dakikalarda bebek annenin kucağına verilmeli ve doğumdan sonraki ilk yarım saat içinde emzirmenin başlaması sağlanmalıdır.
Her annenin bebeğini istediği sürece emzirme hakkı vardır. Hiçbir anneye çocuğu “meme emmek için fazla büyüdüğü için” mahalle baskısı yapılmamalı, anne ve bebek devamını istediği sürece bu bağın zorla kopartılması hiçbir şekilde talep edilmemelidir.
İsteyen her anne, parkta, sokakta, alışveriş merkezinde vs. bebeğini emzirebilmelidir. Hiçbir anneye ortalıkta emzirdiği için ayıp, yasak, ya da kötü bir şey yapıyormuş izlenimi verilmemelidir. Bebeğini emziren annenin memesi cinsel obje değildir.
Ortalıkta emzirmek istemeyen annenin mahremiyetine de saygı gösterilmelidir.
19 Aralık 2010 Pazar
EMZİREN ANNELER CİTYS DE EMZİRME ETKİNLİĞİNDEYDİ..
Dün Citys de Emzirme Reformunun yeni bir etkinliği vardı. Bu etkinlik çok güzel olmasının yanı sıra Prof. Dr. Gülbin Gökçay'ın ve onunla beraber çalışan 2 emzirme danışamanı hemşirenin verdiği eğitimle çok da yararalıydı.. Gülbin Hanımın kitabını katılan annelere imzaladı. Anneler ve bebekler çok güzeldiler. Ben yine işten apar topar gittim. Oğluşum yine yoktu. Fakat annanesinde çok ağladığından geldiğim gibi Gülbin hanımla kısa bir konuşmandan sonra yine apar topar ev dönmek zorunda kaldım. Yine de o ortamın havasını solumak ve annelerin emzirmesinin ne kadar önemli olduğunun altını çizdiği bir etkinlikte olmaktan çok memnun oldum..
Uzun zamandır görmediğim ama emaillerle götüştüğüm ,Gülbin Hanımla konuşmamda çok önemli bir dernekten de haberdar oldum. Çocuk Sağlığı Derneği. Bu derneğinde çok yararlı etkinlikleri ve yardımları var..Gülbin Hanım bu derneğe üye olmam hakkında kısa bir konuşam yaptık. O yararlı etkinliklerin bir parçası olmak da süper olur.
http://www.cocuksagligidernegi.org/
Buradan daha detaylı bilgi edinebilirsiniz.
Aşağıdaki linkte de dün Show TV de yayınlanan etkinlikle ilgili görüntüler de var.
http://www.direkdizifilm.net/showtv-ana-haber-bulteni-18-aralik-2010-izle-kisim-3.html
Uzun zamandır görmediğim ama emaillerle götüştüğüm ,Gülbin Hanımla konuşmamda çok önemli bir dernekten de haberdar oldum. Çocuk Sağlığı Derneği. Bu derneğinde çok yararlı etkinlikleri ve yardımları var..Gülbin Hanım bu derneğe üye olmam hakkında kısa bir konuşam yaptık. O yararlı etkinliklerin bir parçası olmak da süper olur.
http://www.cocuksagligidernegi.org/
Buradan daha detaylı bilgi edinebilirsiniz.
Aşağıdaki linkte de dün Show TV de yayınlanan etkinlikle ilgili görüntüler de var.
http://www.direkdizifilm.net/showtv-ana-haber-bulteni-18-aralik-2010-izle-kisim-3.html
10 Aralık 2010 Cuma
18 ARALIK DA CİTY'S DE YENİ BİR EMZİRME ETKİNLİĞİ
18 Arakıl da City's alışveriş merkezinde EMZİRME REFORMUNUN yeni bir toplu Emzirme Etkinliği düzenlenecek. Bu etkinliğe ayrıca Prof. Dr. Gülbin Gökçay'lı yeni çıkan kitabını YAŞAMIN İLK İKİ YILINDA ÇOCUK SAĞLIĞI VE BAKIMI imzalayacak.
Bebeği olan ve bebek bekleyen herkese öneririrm. Saga yayınlarından çıktı. Remzi ve D&R'lar da bulunmakta...
Herkese tavsiye ederim...
Eğer bu etkinliğe katıldığınızda EMZİRME REFORMU 'nun düzenlediği Toplu Emzirme Etkinliğine destek verir, Emzirme ile ilgili eğitime katılıp, Gülbin hanım ile tanışıp, kitabımnı imzalatabilirsiniz.
Program:
12:30 – 14:00 – Seminer, Nilüfer Doğan ve Nevin Yıldız
14:00 – 14:45 – Prof. Dr. Gülbin Gökçay’ın “Yaşamın İlk İki Yılında Çocuk Sağlığı ve Bakımı” adlı kitabının imzalanması ve katılımcılarla söyleşi
14:45 – 15:00 – Toplu emzirme etkinliği
kaynak:
http://blogcuanne.com/2010/12/10/emziren-anneler-18-aralikta-toplaniyor/#comment-10720
Bebeği olan ve bebek bekleyen herkese öneririrm. Saga yayınlarından çıktı. Remzi ve D&R'lar da bulunmakta...
Herkese tavsiye ederim...
Eğer bu etkinliğe katıldığınızda EMZİRME REFORMU 'nun düzenlediği Toplu Emzirme Etkinliğine destek verir, Emzirme ile ilgili eğitime katılıp, Gülbin hanım ile tanışıp, kitabımnı imzalatabilirsiniz.
Program:
12:30 – 14:00 – Seminer, Nilüfer Doğan ve Nevin Yıldız
14:00 – 14:45 – Prof. Dr. Gülbin Gökçay’ın “Yaşamın İlk İki Yılında Çocuk Sağlığı ve Bakımı” adlı kitabının imzalanması ve katılımcılarla söyleşi
14:45 – 15:00 – Toplu emzirme etkinliği
kaynak:
http://blogcuanne.com/2010/12/10/emziren-anneler-18-aralikta-toplaniyor/#comment-10720
6 Ekim 2010 Çarşamba
EMZİRME REFORMU HABERTURK' TE...
Damla Çeliktaban
dceliktaban@htgazete.com.tr
Anneler örgütleniyor
06 Ekim 2010 Çarşamba, 13:10:14
EMZİRMEK şimdiye kadar yaşadığım en sıradışı eylemlerden biri... Hem eğlenceli (oğlanın memeyle kavga edişi, peşinden kovalıyorlarmış gibi acele edişi, arada yorulup dinlenişi ve bu sıralarda yaptığı bin bir çeşit komik mimik), hem meditatif (emzirirken ne kitap okunabiliyor, ne film seyrediliyor ne başka bir şey; sadece bebeğe ve süte odaklanıyor insan; prolaktinin kafa boşaltıcı etkisi olsa gerek) hem de dört bir yana faydalı...
Anne sütü bebeğin alabileceği en iyi besin. Yaşamının ilk altı ayında anne sütü içen bir bebek su dahil başka hiçbir şeye ihtiyaç duymuyor... Süt ve bebek o kadar iyi senkronize olabiliyorlar ki; bebeğin neye ihtiyacı varsa annenin sütünde onlar oluşuyor... Emzirme anne için de en kolay ve yararlı yöntem. Çünkü anne sütü her zaman ideal sıcaklıkta; hiçbir zaman ısıtılması soğutulması gerekmiyor; her zaman hijyenik, yanında taşıyabiliyorsun, bebek ne kadar emerse süt de o kadar artıyor; ayrıca meme ve rahim kanserlerinden koruyucu etkisi var... (Bebeğin mamayla değil anne sütüyle beslenmesi babaya da faydalı; mama fiyatları bütçe için ciddi bir harcama...) Anne sütü mamaların tersine ambalaj atıkları yaratmaz, su ve enerji israfına gerek duymaz... Bu yönüyle de çevre dostu bir beslenme çeşidi.
UNICEF’in Türkiye’deki bebek beslenmesiyle ilgili araştırmasına göre:
“İlk altı ayda sadece anne sütü ile beslenen bebeklerin oranı yüzde 1.3. Beş yaşın altındaki çocukların yüzde 25’inde beslenme eksikliği görülüyor. Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 15’i beş yaşın altında. Ve bu çocukların 63 bini her yıl önlenebilir hastalıklardan dolayı hayatını kaybediyor. Bu çocukların 50 bini ise bir yaşın altında.”
Türkiye’de çalışan bir kadının kullanabileceği yasal doğum izni 8 hafta doğumdan önce 8 hafta da doğumdan sonra olmak üzere 16 hafta; yani: Bebeğin sadece anne sütüyle beslenmesi gereken süreden çok daha az! Her aileye üç çocuk tavsiye eden yöneticilerin dikkate almayı unuttukları bir vaziyet olsa gerek. (Bu konuda aklımın almadığı çok nokta var. Mesela Fransa’da yeni doğum yapan anneye devlet tarafından haftada iki kere bir bakıcı gönderiliyor, İsveç’te 300 haftaya kadar ücretsiz izin kullanılabiliyor ve bu sürenin sonunda aynı işine geri dönme garantin oluyor ama bizim gibi çok çocuğun özendirilmeye çalışıldığı bir ülkede anneyi destekleyici hiçbir uygulama yok.) Çelişkilerle dolu bir ülke burası...
Aklın ve sağlık otoritelerinin söylediğiyle pratikteki uygulamalar örtüşmeyince emziren anneler örgütlenmeye başladılar... Emzirmenin önemine dikkat çekmek isteyen; hem çocuk hem de kariyer yapmakta ısrarlı olan neslimin kadınları 1-7 Ekim Emzirme Haftası vasıtasıyla blogcuanne ve çalışangebe önderliğinde Emzirme Reformu Manifestosu’nu ilan ederek “emzirebilme özgürlüğü” için mücadele başlattılar... Buna göre bebeğin 6 ay anne sütüne ihtiyacı varsa doğum izni de 6 ay olmalı; emzirmek isteyen annelere destek olucu ortamlar yaratılmalı... (Upuzun bir manifesto bu, detaylarını okumak isteyenler blogcuanne. com’a bakabilirler.)
Anne deyip geçmeyin... Hele de örgütlenirlerse ormanda 10 kaplan gücünde olacaklarına şüphe yok... Gelişmeleri heyecanla izleyeceğiz...
dceliktaban@htgazete.com.tr
06 Ekim 2010 Çarşamba, 13:10:14
EMZİRMEK şimdiye kadar yaşadığım en sıradışı eylemlerden biri... Hem eğlenceli (oğlanın memeyle kavga edişi, peşinden kovalıyorlarmış gibi acele edişi, arada yorulup dinlenişi ve bu sıralarda yaptığı bin bir çeşit komik mimik), hem meditatif (emzirirken ne kitap okunabiliyor, ne film seyrediliyor ne başka bir şey; sadece bebeğe ve süte odaklanıyor insan; prolaktinin kafa boşaltıcı etkisi olsa gerek) hem de dört bir yana faydalı...
Anne sütü bebeğin alabileceği en iyi besin. Yaşamının ilk altı ayında anne sütü içen bir bebek su dahil başka hiçbir şeye ihtiyaç duymuyor... Süt ve bebek o kadar iyi senkronize olabiliyorlar ki; bebeğin neye ihtiyacı varsa annenin sütünde onlar oluşuyor... Emzirme anne için de en kolay ve yararlı yöntem. Çünkü anne sütü her zaman ideal sıcaklıkta; hiçbir zaman ısıtılması soğutulması gerekmiyor; her zaman hijyenik, yanında taşıyabiliyorsun, bebek ne kadar emerse süt de o kadar artıyor; ayrıca meme ve rahim kanserlerinden koruyucu etkisi var... (Bebeğin mamayla değil anne sütüyle beslenmesi babaya da faydalı; mama fiyatları bütçe için ciddi bir harcama...) Anne sütü mamaların tersine ambalaj atıkları yaratmaz, su ve enerji israfına gerek duymaz... Bu yönüyle de çevre dostu bir beslenme çeşidi.
UNICEF’in Türkiye’deki bebek beslenmesiyle ilgili araştırmasına göre:
“İlk altı ayda sadece anne sütü ile beslenen bebeklerin oranı yüzde 1.3. Beş yaşın altındaki çocukların yüzde 25’inde beslenme eksikliği görülüyor. Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 15’i beş yaşın altında. Ve bu çocukların 63 bini her yıl önlenebilir hastalıklardan dolayı hayatını kaybediyor. Bu çocukların 50 bini ise bir yaşın altında.”
Türkiye’de çalışan bir kadının kullanabileceği yasal doğum izni 8 hafta doğumdan önce 8 hafta da doğumdan sonra olmak üzere 16 hafta; yani: Bebeğin sadece anne sütüyle beslenmesi gereken süreden çok daha az! Her aileye üç çocuk tavsiye eden yöneticilerin dikkate almayı unuttukları bir vaziyet olsa gerek. (Bu konuda aklımın almadığı çok nokta var. Mesela Fransa’da yeni doğum yapan anneye devlet tarafından haftada iki kere bir bakıcı gönderiliyor, İsveç’te 300 haftaya kadar ücretsiz izin kullanılabiliyor ve bu sürenin sonunda aynı işine geri dönme garantin oluyor ama bizim gibi çok çocuğun özendirilmeye çalışıldığı bir ülkede anneyi destekleyici hiçbir uygulama yok.) Çelişkilerle dolu bir ülke burası...
Aklın ve sağlık otoritelerinin söylediğiyle pratikteki uygulamalar örtüşmeyince emziren anneler örgütlenmeye başladılar... Emzirmenin önemine dikkat çekmek isteyen; hem çocuk hem de kariyer yapmakta ısrarlı olan neslimin kadınları 1-7 Ekim Emzirme Haftası vasıtasıyla blogcuanne ve çalışangebe önderliğinde Emzirme Reformu Manifestosu’nu ilan ederek “emzirebilme özgürlüğü” için mücadele başlattılar... Buna göre bebeğin 6 ay anne sütüne ihtiyacı varsa doğum izni de 6 ay olmalı; emzirmek isteyen annelere destek olucu ortamlar yaratılmalı... (Upuzun bir manifesto bu, detaylarını okumak isteyenler blogcuanne. com’a bakabilirler.)
Anne deyip geçmeyin... Hele de örgütlenirlerse ormanda 10 kaplan gücünde olacaklarına şüphe yok... Gelişmeleri heyecanla izleyeceğiz...
24 Eylül 2010 Cuma
EMZİRME HAFTASI ETKİNLİKLERİ!!!!
Emzirme Haftası kutlamalarına hazır mısınızzzzz :))
Lansinoh'un katkılarıyla harika aktiviteler yapılıyor! Blogcu Anne ve Calışan Gebe'nin başlattığı EMZİRME REFORMU GEREKLİ hareketine dikkat çekiliyor!! Hepimizi tanışmaya, paylaşmaya, desteklemeye ve keyifli vakit geçirmeye davet ediyorlar :) Açılış 1 Ekim Cuma günü Nişantaşı CITY'S'de!!!! 2 Ekim 'de de Çamlıca E-bebek'te...Biz oğluşumla bu etkinliklere katılacağız.. Sizleri de tavsiye ederiz...
Lansinoh'un katkılarıyla harika aktiviteler yapılıyor! Blogcu Anne ve Calışan Gebe'nin başlattığı EMZİRME REFORMU GEREKLİ hareketine dikkat çekiliyor!! Hepimizi tanışmaya, paylaşmaya, desteklemeye ve keyifli vakit geçirmeye davet ediyorlar :) Açılış 1 Ekim Cuma günü Nişantaşı CITY'S'de!!!! 2 Ekim 'de de Çamlıca E-bebek'te...Biz oğluşumla bu etkinliklere katılacağız.. Sizleri de tavsiye ederiz...
3 Haziran 2010 Perşembe
EMZİRME REFORMU
Geçenlerde gazetede çıkan, Konya’da bir öğretmenin süt izninin kullanımı konusunda okul yönetimine açtığı davayı kazanmasının ardından Blogcu anne ve Çalışan Gebe Emzirme Reformu Manifestosu taslağı hazırladılar.
Emzirme Reformu Manifestosu yazısına da burdan ulaşabilirsiniz.
Yazılanlara sonuna kadar katılıyorum. Ben işyerimde böyle bir problem yaşamıyorum. Ama yaşayanları biliyorum, duyuyorum hatta görüyorum.Hastanede çalıştığımdan, yeni annelerin ne kadar hevesle emzirmeye başladıklarını görüyorum. Çalışan annelerin işe başladıkları ilk günlerin ne kadar zor geçtiğini , her çalışan anne bilir. Bunun üzerine işyeri de desteklemek yerine işleri zorlaştırması , o anane ve bebek için gerçekten çok kötü. O nedenle bu manifesto desteklenmeli..Sesimizi herkes duymalı!
Reform taslağını hazırlayan annelerin bir ricası var aşağıda alıntı yapıyorum.
Lütfen;
Okuyun: Anne olsanız da olmasanız da, çalışsanız da çalışmasanız da okuyun.
Yorum yapın: Sizce eklenmesi, değişmesi, düzeltilmesi gerektiğini düşündüğünüz noktalar varsa yorumlarda belirtin.
Paylaşın: Blogunuz varsa blogunuzda yer verin. Blogunuz yoksa Facebook’ta, Twitter’da, benzer sosyal iletişim platformlarında, forumlarda, paylaşın. Arkadaşlarınıza mail gönderin. (Kolaylık olması açısından http://www.emzirmereformu.com/ adresini kullanabilirsiniz).
Hadi hanımlar desteklerinizi esirgemeyin.
Emzirme Reformu Manifestosu yazısına da burdan ulaşabilirsiniz.
Yazılanlara sonuna kadar katılıyorum. Ben işyerimde böyle bir problem yaşamıyorum. Ama yaşayanları biliyorum, duyuyorum hatta görüyorum.Hastanede çalıştığımdan, yeni annelerin ne kadar hevesle emzirmeye başladıklarını görüyorum. Çalışan annelerin işe başladıkları ilk günlerin ne kadar zor geçtiğini , her çalışan anne bilir. Bunun üzerine işyeri de desteklemek yerine işleri zorlaştırması , o anane ve bebek için gerçekten çok kötü. O nedenle bu manifesto desteklenmeli..Sesimizi herkes duymalı!
Reform taslağını hazırlayan annelerin bir ricası var aşağıda alıntı yapıyorum.
Lütfen;
Okuyun: Anne olsanız da olmasanız da, çalışsanız da çalışmasanız da okuyun.
Yorum yapın: Sizce eklenmesi, değişmesi, düzeltilmesi gerektiğini düşündüğünüz noktalar varsa yorumlarda belirtin.
Paylaşın: Blogunuz varsa blogunuzda yer verin. Blogunuz yoksa Facebook’ta, Twitter’da, benzer sosyal iletişim platformlarında, forumlarda, paylaşın. Arkadaşlarınıza mail gönderin. (Kolaylık olması açısından http://www.emzirmereformu.com/ adresini kullanabilirsiniz).
Hadi hanımlar desteklerinizi esirgemeyin.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














