6 Mart 2009 Cuma

CANKUŞ VE NAZCIK


Arkadaşım Nilüferin ve Özlemin bebişleri...kendileri kuzen oluyorlar.....Can ve Naz...İkiside 2 yaşındalar...Bebekler hakkında pratikte öğrendiklerime Nilüferin epey bir katkısı vardır.Can kolik bir bebekti. Gerçekten Nilüfer çok yoruldu,ilk 3-4 ay...... ama Can artık yaşıtları gibi..Geçtiğimiz aylara kadar futbol oynamayı çok severken,şu sıralarda da basketbol..baset !!!baset !!! diyor...o kadar şirin ki....yarın iki yaşına girecek..nilüş ona çok güzel doğum günü partisi hazırladı.. Bakalım nasıl, göreceğiz...



Nazcık bebekliğinden beri sakin,şirin bir bebek....mickey mouse 'u annesi ve kendisi o kadar çok seviyorlar ki, ben nerede mickey mouse görsem, onları hatırlıyorum....
Ben her ikisini de çok seviyorummm......

merhabalar

Merhabalar,
Dün kardeşim Ebruya gittik.Minik prensim Kuzey ve prensesim zeynoşu gördüm.Bütün gün işyerinde gergin ve yoğun bir günü ardında o kadar iyi geldiler ki, hiç sormayın.....
Kuzey 4 aylık oldu. Maşallah 10 kgr.anne sütü alıyor sadece. Anne sütü bir bebeğe herhalde ancak bu kadar yarayabilir. Dün akşam ona Ebru ile Kuzeye gaz masajı yaptırdık. Uyudu,uyandırdıktan sonra da jimlastik yaptırdık. Bacaklarını karnına doğru getirdiğimizde , çok mutluydu. Jimlastik yapmak ,onu çok rahatlattı ve mutlu yaptı....Jimlastikle ilgili resimler çektik, en kısa zamanda bloğuma koyacağım...
Bu arada Zeynep ,kardeşini çok kıskanıyor.Onu üzmemeye çalışıyoruz..Kardeşine yapılacak şeylerde ondan da yardım istiyoruz. Fikrini soruyoruz. Böyle olunca daha az kıskançlık yapıyor. Kendisinin büyüdüğünü ve abla olduğunu hissediyor.İnşallah hata yapmıyoruzdur.....

4 Mart 2009 Çarşamba

EMZİRME YASTIĞI


HERKESE TAVSİYE EDİLİR.

Alman fizyoterapistler tarafından geliştirilmiş olan özel ergonomik yapısıyla hamilelikte uyku pozisyonunu kolayca değiştirmeyi sağlar ,
Omurgaya , kol ve bacaklara binen yükü azaltır ,
Bebeği rahat ve doğru pozisyonda emzirmek ve kucaklamak için destektir , bebeğin vücuduna mükemmel uyum sağlar ,
Emzirme sonrası dönemde günlük hayatta bel ve sırt desteğı olarak , bebeğin gelişimi boyunca kullanımı idealdir .

HAMİLELİKTE BESLENME

HAMİLELİKTE BESLENME
Hamileliğinizi öğrendiğiniz ilk andan itibaren düzenli ve sağlıklı beslenmeniz sizin ve bebeğinizin sağlılğı açısından çok önemlidir.
Hamile olduğunuz dönemde yediklerinizin, bebeğinizin büyümesim ve gelişmesi, vücudunuzun da oluşan değişikliklerle başa çıkabilmesi için yeterli enerji ve gıdaları sağlayacak şekilde olmasına dikkat etmeniz gerekir.
Midenizin sizi rahatsız etmemesi için 3 ana , 3 ara öğün şeklinde düzenleyebilirsiniz.Hamileliğinizin ilerleyen dönemlerinde de sık sık ve az yemeye kendinizi alıştırırsanız, mideniz de yanma gibi rahatsızlıkları önlemiş olursunuz.
Gün içinde su ve sulu gıdalarla neslenmek sizi bağırsak sorunlarından korur ve halsizlik şikayetiniz de en aza indirebilirsiniz. Su ihtiyacını idrar renginize bakarak, anlayabilirsiniz.abur cubur yeme alışkanlığınız varsa onu meyve ve sütlü tatlılarla giderebilirsiniz. Çikolata, şeker gibi besinleri yememeye çalışın.
Hamilelikte genel olarak et,süt,sebze , meyve ve ekmek ürünlerinin dengeli olarakalmaya çalışmalısınız.
Genellikle ilk 3 ayda pek iştahlı olmazsınız, ikinci 3 ayda iştahınız doruk noktasındadır. Son 3. Ayda ise yedikleriniz hazımetmekte zorlanabilirsiniz.
Her kadının aldığı kilo miktarı değişik olur. Ancak bütün hamilelik döneminde 10-12 kg’dan fazla almamanız gerekir. Fazla kilo alırsanız bu sağlığınızı etkileyebilir ve tansiyonunuzu yükseltebilir. Aynı derecede, rejim yapmaya çalışmamanız da önemlidir.

Gebeliğe düşük bir kiloyla başlayan ve hamilelik sırasında da az kilo alan anne adaylarının düşük doğum kilolu bebek (2500 gr dan az doğum kilosu) doğurma olasılığı yüksektir.Bunun tam tersi de doğrudur,yani gebeliğin başında fazla kilolu olan ve hamilelik sırasında da fazla kilo alan bir kadının iri bebek doğrurma olasılığı artar.Bu nedenle annenin gebelik öncesi vücut kitle indeksi (body mass index = BMI) gebelik sırasında alınması gereken ideal kiloyu etkiler.
Buna göre;BMI Önerilen toplam kilo artışı
Düşük kilo <19,8 12,5 - 18
Normal kilo 19,8 – 26 11,5 - 16
Fazla kilo > 26 7 – 11,5
HAMİLELİKTE BESLENMEDE DİKKAT EDİLECEKLER:
*Ellerinizi sık sık yıkayınız.
*Yemek pişirirken çiğ etin diğer malzemelerle temas etmemesine dikkat ediniz.
*Çiğeti buzdolabında sıkıca paketleyerek sakalyınız.
*Paslı konserve kutularını kullanmayınız.
*Pastörize edilmemiş süt içmeyiniz.
*Çzellikle dondurulmuş etlerin iyice çözülmesini bekleyiniz.
*Pişirdiğiniz yemeği bir kez daha ısıtın,kalanını atın.
*Yemeğinizi ısıtırken iyice ısındığını kontrol ediniz.
*Son kullanma tarihi bir gün bile geçse , o gıdayı kullanmayınız.
*Buzdolabının içindeki ısısnın en fazla 4 derece olaması gerektiğini unutmayın.
*Hazırlanışı ve pişirilmesi konusunda bilginiz olmayan besinleri yemeyiniz.
*Evde hayvan besliyorsanız mutfağa sokmayın.
Hamileyken neler yemeliyiz?
Aşağıda sayılan türden çeşitli yiyecekler yemeye çalışmanız önemlidir:• Bol miktarda meyve ve sebzeler (taze, donmuş, teneke kutuda konserve, kurutulmuş veya bir bardak meyve suyu) – günde en az beş porsiyon hedefleyin• Bol miktarda ekmek, pirinç ve patates gibi nişastalı yiyecekler• Örneğin yağsız et ve tavuk, balık (biri yağlı balık olmak üzere haftada en az iki kez balık yemeyi hedefleyin), yumurta ve bakliyat (örneğin fasulye ve mercimek) gibi protein. Bunlar aynı zamanda iyi birer demir kaynağıdır.• Kahverengi ekmek, makarna, pirinç, bakliyat ve meyve ve sebzelerde bulunan bol miktarda lif – (bu kabızlığı önlemeye yardımcı olur)• Süt, peynir ve yoğurt gibi, kalsiyum içeren süt ürünleri...
Hamileyken vücudunuzun demire de ihtiyacı vardır. Bunun için;
Bol miktarda demir açısından zengin yiyecekler seçmeye dikkat etmeniz gerekir. Demir açısından zengin bir yemek yerken aynı zamanda, C vitamini içeren yiyecekler veya bir bardak meyve suyu gibi içecekler de almaya çalışın. Bunlar vücudunuzun demiri özümlemesine yardımcı olur. İyi demir kaynakları• Kırmızı et• Zenginleştirilmiş kahvaltı yiyecekleri• Bakliyat• Ekmek• Yeşil sebzelerKaraciğerde de bol miktarda demir olmasına karşın, hamile olduğunuz dönemde karaciğer yemekten kaçınmanız gerekir.
FOLİK ASİD
Hamileliğinizin 12. haftasına kadar her gün 400 mikrogram (mcg) tutarında folik asit hapı almanız gerekir. İdeal olarak, bu hapları hamilelikten önce almaya başlamış olmanız gerekir. Diyetinize yeşil sebzeler ve kahverengi pirinç, zenginleştirilmiş ekmek ve kahvaltı yemekleri gibi, folik asit içeren yiyecekler de dahil etmeniz gerekir.Folik asidin, ‘spina bifida’ denen belkemiği hastalığı gibi nöral kanal bozuklukları riskini azalttığı görülmüştür. Folik asidini, multivitamin hapı kullanarak almak isterseniz, içerdiği folik asidin doğru miktarda olmasına dikkat edin. Unutmayın ki birden fazla multivitamin hapı alacak olursanız, bunlarda bulunan diğer vitaminlerden aşırı dozda almış olabilirsiniz. Ayrıca her gün 10 mcg D vitamini içeren haplar da almanız gerekir. En iyi D vitamini kaynağı yaz güneşidir (ancak yanmamaya dikkat edin!).Dışarı çıktığınızda bütün cildinizi kapatıyorsanız özellikle D vitamini eksikliğiniz olabilir.
Kaçınmanız gereken yiyecekler var mı?Hamileliğiniz döneminde, yüksek oranda, düşük, ölü doğum veya yeni doğan bebekte ciddi hastalığa neden olabilen bir mikrop olan listeria taşıyabilecek bazı yiyecekleri yememeniz gerekir. Aşağıdaki yiyeceklerden kaçınmayı unutmayın:
• ‘Camembert’, ‘Brie’ denen peynirlerle mavi damarlı peynir gibi yumuşak küflü peynirler. ‘Cheddar’ türü peynir gibi sert peynirlerle, ‘cottage cheese’ denen peynirlerin ve işlenmiş peynirlerin herhangi bir tehlikesi yoktur• Pişirilmemiş veya az pişirilmiş hazır yemekler. Hazır yemekleri her tarafı iyice sıcak oluncaya kadar ısıtmaya dikkat edin.Ayrıca aşağıdaki noktaları da akılda tutmanız gerekir:• Çiğ yumurtayı ve çiğ ya da kısmen pişmiş yumurta içeren yiyecekleri yemekten kaçının. Yalnızca hem beyazı hem sarısı katılaşıncaya kadar iyice pişmiş yumurtaları yiyin. Bu, bir tür gıda zehirlenmesine yol açan salmonella riskinden kaçınmak için gereklidir.• Çiğ etlere dokunduktan sonra daima ellerinizi yıkayın ve çiğ yiyecekleri, yenmeye hazır yiyeceklerden ayrı tutun. Bu, gıda zehirlenmesine yol açan örneğinsalmonella, campylobacter ve E.coli O157 gibi mikroplardan kaçınmak için gereklidir.
• Yalnızca iyice pişmiş et yemeye dikkat edin. Sosis ve kıyma yerken buna özellikle dikkat edin.• Bahçede çalışırken veya kedinin kakasını yaptığı kumu temizlerken daima eldiven giyin ve daha sonra ellerinizi yıkayın. Bu, etlerde, kedi dışkısında ve toprakta bulunan bir parazitin yol açtığı toksoplasmosis denen bir enfeksiyondan kaçınmak için gereklidir. Toksoplasmosis, henüz doğmamış bebekler için zararlı olabilir.
• Çok fazla A vitamini almamaya dikkat edin. Bu, yüksek dozda multivitamin hapları almaktan ve karaciğer ile, karaciğer ürünleri yemekten kaçınmanız anlamına gelir. Bir miktar A vitaminine gereksiniminiz vardır. Ancak çok fazla miktarda alırsanız, fazla miktarda birikebilir ve hamilelik sırasında çok yüksek olabilir.
• Yediğiniz ton balığı miktarını sınırlamanız gerekir. Haftada (pişmiş 140gm ya da çiğ 170gm ağırlığında) bir tuna bifteği ya da haftada (her birinin süzülmüş ağırlığı yaklaşık 140gm olan) iki orta boy teneke kutu ton balığından fazla yemeyin. İki teneke kutu ton balığı, altı ton balığı sandviçi veya üç ton balığı salatası anlamına gelir. Bunun nedeni, bu balıklarda bulunan cıva miktarıdır. Yediğiniz balıkta bulunan cıvanın bir miktarı sütünüze karışırve yüksek miktarda cıva çok küçük bebeklerin sinir sisteminin gelişmesine zarar verebilir.Aynı zamanda:
• Pasta ve bisküvi gibi yağ ve şeker oranı yüksek yiyeceklerden de kaçınmak iyi fikirdir. Ayrıca bu hamilelik sırasında fazla kilo almanızı önlemeye de yardımcı olabilir.Bazı sağlıklı hafif yemekler ve yiyecekler
• Az yağlı yoğurtlar
• Sebze ve fasulye çorbaları
• Taze, konserve halinde veya örneğin kuru üzüm gibi kurutulmuş halde meyve

KAFEİN
Her gün aldığınız kafein miktarını azaltmanız gerekir. Ancak tümüyle kesmenize gerek yoktur. Kafein, kahve, çay ve çikolata gibi bazı yiyecek ve sıcak içeceklerde doğal olarak bulunur. Ayrıca bazı yumuşak içeceklere ve ‘enerji’ veren içeceklere de katılır.Günde 300 mg’dan fazla kafein almamak önemlidir. Çünkü yüksek miktarda kafein doğumda bebeğin kilosunun düşük olmasına ve hatta düşüklere yol açabilir.
Günde bir parmak çikolata yer, 3 bardak çay, bir teneke kutu kola ve bir küçük bardak instant kahve içerseniz, 300 mg olan azami kafein miktarına ulaşmış olursunuz. Bazı soğuk algınlığı ve grip ilaçlarında da kafein bulunduğunu unutmayın.
HAMİLELERE BESLENMEYLE İLGİLİ UYARILAR:
“-Normal zamanda yediklerinize ek olarak, her gün en az 2 su bardağı kadar süt veya yoğurt tüketin. Bu besinlerin yerine 2-3 kibrit kutusu kadar peynir veya 1-2 kaşık çökelek de tüketmeniz yararlı olacaktır.
- Çiğ süt ve bundan yapılan peynirler zararlı mikropları içerdiğinden pastörize süt ve bu sütlerden yapılan peynirleri tercih edin.
- Normal zamanda yediklerinize ek olarak, bir adet yumurta veya yumurta kadar et, tavuk, balık, bu besinler tüketilemiyorsa kuru baklagil yemekleri, mercimekli veya nohutlu çorbaların tüketilmesine özen gösterin.
- Vitaminler açısından zengin olan taze sebze ve meyveleri her öğünde düzenli olarak tüketmeye çalışın.Azar azar ve sık aralıklarla beslenin. Uzun süre aç kalmayın.
- Yemeklerde sıvı yağları tercih edin. Gün içinde zeytinyağı da tüketmeye özen gösterin.- Fasulye, nohut, mercimek gibi kuru baklagillerin yanında, C vitamini açısından zengin bol limonlu salata, taze soğan veya meyve tüketin.
- Yemeklerde mutlaka iyotlu tuz kullanın. Böylelikle bebeğinizi guatr hastalığı ve zeka geriliğinden korumuş olursunuz.
- İyotlu tuzu koyu renkli cam kavanozda saklayın. Bu tuzu ışıktan, güneşten ve nemli ortamlardan koruyun. Böylelikle iyodun kayba uğramasını engellemiş olursunuz.
- Gebelikte sıvı gereksinimi artar. Bunu karşılamak için daha fazla su veya süt, ayran, taze sıkılmış meyve suları içerek sıvı alımınızı artırın. Her gün en az 10 bardak su için.
- Gebelikte anemi (kansızlık) daha sık görülür. Anemiden korunmak için, yumurta, kırmızı et, kuru baklagiller, pekmez ve taze meyve-sebze gibi yiyecekleri daha fazla tüketmeye özen gösterin.
- Çay ve kahve tüketimini en aza indirin. Yemeklerden bir saat öncesi ve bir saat sonrasına kadar çay veya kahve içmeyin. Açık çay tercih edin.
- Tarım ürünlerindeki zararlı olabilecek kalıntıları uzaklaştırmak için, besinleri özellikle sebze ve meyveleri tüketmeden önce çok iyi yıkayın. Bu besinleri en iyi yıkama şekli, yiyecekleri su dolu bir kapta 5-10 dakika bekletmek, bu işlemi birkaç kez tekrarlamak ve sonra çeşme altında bol suda yıkamaktır.
- Sigara ve alkol kesinlikle kullanmayın. Sigara içilen ortamlardan uzak durun.- Sebze ve kuru baklagillerin haşlama sularının dökülmesi, vitamin ve mineral kayıplarına neden olacağı için haşlama ve pişirme sularını dökmeyin.
Satın alırken taze besinleri tercih edin.
- Aldığınız besinlerin son kullanma tarihi ve içeriğine dikkat edin.
- İçeriği bilinmeyen besinleri gebeliğiniz süresince tüketmeyin.”

Hamilelerde D vitamini yetersizliğinin anne karnındaki bebeklerin beyin ve kemik gelişimini olumsuz etkilediği, doğumsal katarakt hastalığı ve enfeksiyon risklerini de beraberinde getirdiği bildirilirken, bütün hamile kadınların günde 10-15 dakika süreyle ve öğle saatleri dışında güneşe çıkmalarının önemli olduğu kaydedildi.
DAHA DETAYLI BİLGİ İÇİN ;
http://www.tupbebekgebelik.com/gebeliktebeslenme.html BU SİTEYİ DE OKUYABİLİRSİNİZ.

DUYURU

ARKADAŞLAR HAMİLE EĞİTİM GRUBUMUZ 22 /03 /2009 TARİHİNDE BAŞLIYOR. İLGİLENENLER ertugrul.esra@gmail MESAJ ATABİLİRSİNİZ. KURS İÇERİĞİ İÇİN
www.goncasensozen.com SİTESİNDEN, GEBELİK MENÜSÜNÜN ALTINDA BULABİLİRSİNİZ.

3 Mart 2009 Salı

BAŞARILI BİR EMZİRME İÇİN




BAŞARILI BİR EMZİRME İÇİN:
• Anneler, kendilerini psikolojik olarak emzirmeye hazırlamalı, emzirmenin bir sabır işi olduğunu bilmelidir.
• Sütün gelmesini beklemeden, bebek doğar doğmaz ilk yarım saat içerisinde emzirmeye başlanmalıdır. Bu sürede bebeğe kesinlikle şekerli su verilmemelidir.
• Doğumdan itibaren her ağlama ya da süt isteme durumunda, saat sınırlaması olmaksızın bebekler emzirilmelidir. İlk haftalarda 3 saatten fazla uyuyan bebekler, uyandırılarak da olsa, emzirilmelidir.
• Bebeğin memeye doğru şekilde yerleştiğinden emin olmalıdır. Bunun için bebek ağzını tam olarak açmalı ve meme ucu çevresindeki kahve renkli bölgeyi tamamen ağzına almalıdır. Bebeğin çenesi memeye gömük, alt dudak hafif dışa kıvrılmış pozisyonda olmalıdır.
• Emzirmeden önce veya sonra bebeğe mama, şekerli su ve diğer besinleri vermekten kaçınılmalıdır.
• Emzirme döneminde bebeğe biberon verilmemeli ve hatta ilk haftalarda emme şaşkınlığını önlemek için emzik bile kullanılmamalıdır.
• Hamilelik döneminde olduğu gibi anneler kendilerine özen göstermeli, dengeli beslenmeli, günde 2-3 litre sıvı tüketmelidir. Anneler, ayrıca yeterince dinlenmeli, moralini yüksek tutmak için eşinden ve çevresinden yarım almalıdır.

ÇALIŞAN ANNELER DE BEBEKLERİNİ EMZİREBİLİR!
Günümüzde birçok anne, emzirme döneminde çalışma hayatına geri dönmektedir. Amerikan Hastanesi Çocuk Polikliniği’nde yapılan bir araştırma sonucuna göre; annelerin yüzde 59’u, doğumdan ortalama 5 ay sonra çalışmaya başlamaktadır. Çalışan ve çalışmayan annelerin toplam emzirme sürelerine bakıldığında, arada belirgin bir farklılık olmadığı saptanmıştır. Bu sonuç, bilinçli hareket eden annelerin, çalışmaya başladıktan sonra da başarılı şekilde bebeklerini emzirebileceğini göstermektedir.
EMZİREN ANNELERE İŞE BAŞLARKEN ÖNERİLER:
• İyi emen bir makine edinilmelidir.
• Eğer annenin sütü çoksa, işe başlamadan önce günde en az bir kez süt sağılarak, ufak bir depo oluşturmalıdır.
• İşyerinde süt sağmak için uygun bir ortam sağlanmalıdır. Bu konu için gerekli izinler alınmalıdır.
• 3-4 saatte bir sağılan süt, buzdolabında saklanmalı; eve götürülürken, buz kalıpları arasında özel soğutuculu bir çantada taşınmalıdır.
• Elde edilen sütler, saklama poşetleri içinde buzdolabında 24 saat, iki kapılı buzdolabının buzluğunda 3 ay, derin dondurucuda 6 ay saklanabilir. Süt saklama poşeti içinde bulunan sütler, bebeğe verilmeden önce ılık su dolu bir kap içerisinde ısıtılabilir.
• Isıtılan süt; kaşıkla, bu amaçla üretilen küçük plastik kadehlerle bebeğe verilmelidir. Bebek sütü bu şekilde almıyorsa, biberon da kullanılabilir.
• Yakınlık hissi için anneler, bebeğin fotoğrafını veya bir giysisini işyerine götürülebilir.
• Anneler, evden çıkarken ve işten döner dönmez bebeğini emzirmelidir.


****Gerçekten beraber çalıştığımız arkadaşımız Sevdadoğum izninden işe başladığı ilk haftalarda gerçekten çok zorlandı. Süt sağma makinesiyle sütünü sağıyor. İlkzamanlarda cc olarak ne kadar çıktı diye hergün takip ediyordu. İşyerinde bilgisayarının ekran koruyucusuna Durunun resmini ,mouse pedine de kızının resmini bastırdı.İşteyken onun resmini görmek onu gerçekten rahatlattı.Bizim küçük kızımız Sevda şimdi deneyimli bir anne oldu..

2 Mart 2009 Pazartesi

BEBEĞİN AY AY ZİHİNSEL GELİŞİMİ

BEBEĞİN AY AY ZİHİNSEL GELİŞİMİ
Zihinsel gelişim dış dünyayı anlamayı, tanımayı ve öğrenmeyi içeren tüm zihinsel evrelerdir. Bebekler yüksek öğrenme potansiyeliyle doğarlar, fakat yapabilme becerileri azdır. Doğdukları andan itibaren duyar, görür, hisseder ve öğrenirler.
Bebeğinizin zihinsel gelişimi genetik faktörlere bağlı olduğu kadar çevresel faktörlerden de etkilenir. Her çocuk birbirinden farklıdır ve farklı tavırlar, davranışlar, gelişimler gösterirler. Bebeğinizin sağlıklı olması için iyi bir bakıma, düzenli ve doğru beslenmeye ihtiyacı vardır.
1. AY: ANNE KOKUSU ZAMANI Yeni doğan bebek parlak ve hareket halindeki cisimleri fark eder. Ancak 25-30 cm mesafedeki nesneleri görebilir. Kucağınıza aldığınızda susar, kokunuzu tanır. Emzirdiğinizde rahatlar.
Bu dönemde emme, yakalama, arama gibi refleksleri vardır. Bakışınızı yakalayıp size bakabilir. Böyle anlarda onunla ilişki kurarak, başınızı sallayarak yanıt vermeye çalışmalısınız. Siyah beyaz renklerden oluşan nesneleri uzun süre izler, zıt renkler ilgisini çeker. Bebekler ilk ayda özellikle anne-babasının yüzünü incelemekten çok hoşlanırlar.
Size ihtiyacı olduğu anlarda ağlayarak yardım ister. Sakin olduğu kısa dönemler de olur, onunla şarkı mırıldanır gibi konuşun ve ninni söyleyin, evde gezinin. Dışarıdan gelen yüksek seslere kollarını ve bacakları hareket ettirerek tepki verebilir. Bebeğiniz sizin sesinizi ayırt edebilir. Sizi duyunca sakinleşir.
Bebeğiniz tat farklarını ayırt edebilir. Tatlı, ekşi, acı yada tuzluyu algılayabilir.

2. AY: SESLERE İLGİ ZAMANI
Bu ayda bebeğinizin duyuları birbirine uyumlu hale gelmeye başlar. Duyduğu seslere doğru bakar ve sesin nereden geldiğini anlamaya çalışır.
Bu dönemde bebekler insan sesine bayılırlar. Konuşan ya da şarkı söyleyen insan sesini duyunca emmeyi bırakıp dinlemeyi tercih ederler. Mümkün olduğunca onunla konuşun. Sizinle iletişim kurabilmesi için bu etkileşimler çok önemlidir.
İkinci ayda bebeğinizin gelişimine yapacağınız en önemli katkı ona sevginizi göstermenizdir. Bebeğinizin normal gelişimi için sizin varlığınızı hissetmesi çok önemlidir. Fiziksel olarak sizi hissetmesini sağlayın. Günlük işlerinizi yaparken, onun zihinsel gelişimini geliştirmek için çeşitli yollarla, farklılıklar yaratabilirsiniz. Onu neyin ağlattığını, neyin mutlu ettiğini anlamaya çalışın.
Acıktığında ya da huzursuz olduğunda, ağlayarak haber verir. Rahat ve mutlu olduğunda hafif sesler çıkarır. Daha uzun süreler uyanık kalır. Etrafıyla ilgilenmeye, keşiflere başlar, her şeyi ağzına götürür.
Artık reflekslerini daha iyi kontrol edebilir. Ona bakabileceği bir şey verin. 180 derece açıda olan eşyaları izleyebilir. En çok yüzlere ve gözlere bakar. Bu nedenden dolayı annenin bebekle göz teması kurması sosyal gelişim açısından çok önemlidir.

3. AY: BAŞINI ÇEVİRME ZAMANI
Üçüncü ayda bebeğiniz ihtiyaçlarını belirgin şekilde göstermeye başlar. Gelen seslere doğru daha emin olarak döner ve hareket halindeki nesneleri takip edebilir. Yakınında konuşan kişiye doğru bakabilmek için başını çevirebilir.
Renkler arasındaki farkları algılamaya başlar. Renkler, görmeyi geliştiren en önemli unsurlardır. Ona parlak renkli oyuncaklar göstererek tepkilerine bakabilirsiniz. Artık nesnelerin sadece görüntüsü ile değil, dokusu ve tadı ile de ilgilenir. Değişik kumaş ve oyuncaklar gibi değişik dokuları tanımak hoşuna gider.
Bebeğiniz artık konuşma amaçlı sesler de çıkarmaya başlar. Beklenmeyen ve yüksek sesler duyduğunda rahatsız olur. Gözlerini kırpıştırıp, ağlar. Kendisiyle konuşulduğunda ya da mutlu olduğunda kendi kendine cıvıltılı sesler çıkarır. Yine ağlayarak rahatsızlığını ve sıkıntısını anlatır. Yaklaşan birinin sesini, ayak seslerini ya da su sesi gibi seslere heyecanlı, coşkulu sesli tepkiler verir. Annesi kendisine yaklaştığını anladığında, gülümser ve sesler çıkarır. Keyfi yerindeyse, ay sonunda aranızda 15-20 dakikalık bir “Ohh’lar ve ahh’lar” diyalogu geçebilir. Uyanıkken zamanının çoğunu ellerine ve ayaklarına bakarak, oynayarak geçirir. Bebeğinizi yıkarken ya da üstünü değiştirirken onunla konuşun ve vücudunu anlatın. Böylece ona sorulduğunda ayaklarını, burnunu ve kulaklarını gösterebilir.
Masallar ve ninniler çok hoşuna gider. Gülerek ve sesler çıkararak size tepki verebilir.

4. AY: GÜLÜCÜK VE ÇIĞLIK ZAMANI
Bebeğiniz artık bilinçlenmeye başlamıştır. Daha sistemli hareket eder. Gece uykuları artık daha uzundur. 11-12 saat uyur. Parmaklarını emerek, huysuzluk yaparak size uykusunun geldiğini gösterir. Uykusu geldiğinde, onu yatağına yatırırsanız daha kolay uykuya dalar. Size ve çevresine bakmak çok hoşuna gider. Yüzüne 15 cm uzaklıktaki nesneleri takip edebilir.
Bu dönemde bebeğinizin kişiliği belirgileşmeye başlar. Sizinle oyun oynamak çok hoşuna gider. Yeni sesler çıkarmaktan hoşlanır ve bazılarını taklit edebilir. Gülüşü daha belirgin hale gelir. Yüksek sesle güler. Karşısındakilere tepki verir. Neşeli çığlıklar atar, bazı sesleri taklit edebilir. Tanıdık yüzleri gördüğünde sesler çıkarır. Görüntü ile gerçek yüzü ayırt edebilir. Bu dönemde her türlü uyarıya açık olduğu için bulunduğu çevreyi zenginleştirip renklendirmeniz gerekir. Kendi kendine oynayabilir. Oyuncaklarla oynamak çok hoşuna gitse de her zaman aynı tepkileri verir.
5. AY: AĞZINA GÖTÜRME ZAMANI
Beşinci ayda bebeğiniz kendini keşfetmeye başlar. Herşeyi tanımak için ağzına götürür. Elleriyle oynar, parmaklarını inceler. Ayaklarını, parmaklarını ve cinsel organını tanımaya çalışır. Bu keşfi kendine dokunarak yapar. Cinsel organını keşfetmeye başladığında genelde anne babalar bu durumdan çok hoşnut olmaz. Engel olmaya çalışırlar. Fakat bu yanlış bir yaklaşımdır. Bebeğinizin kendisini tanımasına izin verin. Hatta ona yardımcı olun, organlarının isimlerini söyleyerek ona anlatın. Aranızdaki diyaloğu geliştirin.
Zaman ilerledikçe bebeğiniz daha bir sosyalleşmeye başlar ve eğlenceli zamanlar da bununla birlikte çoğalır. Bebeğiniz artık daha çok ses çıkarmaya, “Agular” yapmaya da başlar. Dilini çıkarır, tükürür. Artık daha çok hareketi taklit etmeye başlar. Daha belirgin şekilde sesli tepkiler verir.

6. AY: ÖĞRENME ZAMANI
Artık bebeğiniz duyularını koordine etmeye başlar. Duyduğu seslerin nereden geldiğine bakar, dokunduğu eşyayı uzun süre iyice inceler. Bu dönemde her bebek farklı farklı şeylere odaklanır. Bazıları emeklemeyi öğrenirken, bazıları da konuşmaya çabalar.
İlerleyen zamanlarda bebeğin odaklandığı şeyler sürekli değişir. Bebeğinizi başka bebeklerle kıyaslayarak “Benim bebeğim neden bunu yapmıyor” diyerek endişenmeyin. Sonuç olarak farklı zamanlarda da olsa bütün bebekler konuşmayı ve yürümeyi öğrenir. Bu süreçte bebeğiniz, etrafını inceleyerek öğrenmeye devam edecektir. Yine bu dönemde nesneleri birbirleriyle kıyaslayabilir, onlara uzun süreler bakarak inceler. Farklı ve yeni şeyler görmekten çok hoşlanır. Öğrenmek istediğini belli eder.
6. ayda bebekler ebeveynlerinin isimlerini öğrenmeye başlarlar. Sesli harflerin başına sessiz harfler ekleyerek hecelemeye başlar. Aynı heceyi arka arkaya tekrar edebilir. (de - de – de- ba - ba, ma - ma gibi) Bebeğinizin konuşmasını geliştirmek için yapacağınız en önemli şey onunla konuşmaktır. Bebeğinizle ne kadar çok iletişim kurarsanız, konuşmayı o kadar çabuk öğrenir. Söylediklerini anlamadığı düşüncesine kapılıp onun konuşmamazlık yapmayın. Onunla konuşurken göz kontağı kurmayı unutmayın. Konuşmanız sırasında zaman zaman size gülümsediğini ve sesler çıkararak cevap vermeye çalıştığını görebilirsiniz.
Bu dönemde bebeğinizin basit problemleri çözme, etrafı gözlemleme yeteneklerini ve hafızasını geliştirmeye başlar. Örneğin oyuncağını elinden aldığınızda uzanır ve almaya çalışır. Ona parlak ve canlı renklerde, sesli oyuncaklar vererek yardımcı olabilirsiniz.

7. AY: DETAYLARLA İLGİLENME ZAMANI
Bebeğiniz bu ayda daha da hızlı gelişmeye başlar. Özellikle dil becerisi önemli ilerleme kaydeder.
Yeni şeyler keşfetmek için hareket etmeye başlar. Oyuncaklarıyla daha az oynar. Konuşmaya çalışır, gülücükler yapar. Etrafında neler olduğunu merak eder. Sizden uzaklaşıp etrafı incelemek ister. Geri dönüp aynı yerde olup olmadığını kontrol eder. Bulunduğunuz ev geniş ise ona arada bir görünmeniz gerekir, çünkü sizi görmediği zamanlarda korkabilir. Yanında olduğunuzu ona hissettirin.
Bu dönemde, ilgisi başka şeylere yönelir ve dikkatini daha iyi toplamaya başlar, çevresindeki detaylarla ilgilenir. Bu yüzden ses çıkarmayı biraz azaltabilir. Bu sizi endişelendirmesin.
Artık mutluluğunu daha belirgin şekilde belli eder. Çığlıklar atabilir, daha belirgin gülücükler yapar. Duyduğu sesleri daha iyi taklit edebilir. Ne söylediğinizi daha iyi anlamaya başlar.
Bebeğiniz annesinin sadece kendisine ait olduğunu anlar. Annesi onun için hala dünyanın merkezidir. Artık sizi daha iyi tanımaya çalışır. Sizinle daha çok temas kurar (saçınızı yada üzerinizdeki kıyafeti ısırabilir). Bu dönemde size “Anne” demeye başlayabilir. Anne ya da baba denildiğinde sizin kastedildiğinizi anlar.
Görmediği bir oyuncağın aslında var olduğunu bilir. Duygularını daha iyi ifade edebilir. Örneğin; oynadığı bir oyuncağın üzerini örtseniz, açıp örtünün altına bakmaya çalışır ve buna kızabilir.

8. AY: KEŞİF ZAMANI
8. ay bebeğinizin yeni keşiflere başladığı zamandır. Gördüğü herşeye dokunmak ister ve bunun getireceği tehlikeli durumların farkında değildir. Bu dönemde daha da dikkatli olmanız gerekir.
Bu dönemde bebeğinizin uyku düzeni değişiklikler gösterebilir. Gece yarısı ya da sabah çok erken bir saatte uyanabilir. Kendi kendine uyuyabilmesi biraz zaman alabilir. Sizden yardım istemek için yüksek sesle ağlayabilir. Bu gibi durumlarda onunla konuşun, ona ninniler söyleyin ve sakinleştirmeye çalışın. Fakat bunları yaparken unutmayın ki, yalnız uyumayı da öğrenmesi gerekiyor.
Bebeğiniz daha renkli, farklı büyüklükteki eşyaların olduğu yerleri daha çok sever. Çünkü dikkatini verebileceği, inceleyebileceği daha çok şey bulabilir. Özellikle mutfak, bebeklerin çok ilgisini çeker. Dolapları, çekmeceleri karıştırmak ister. Çok dikkatli davranmanız gerekir. Özellikle deterjanların bebeğinizin ulaşamayacağı yerlerde olmasına özen gösterin. Parlak renkteki ambalajları onlara çok çekici gelebilir. Tuttuğu herşeyi üç boyutlu olarak algılar. Etrafındaki herşeye daha çok dikkatini verebilir. İstediği herhangi birşey için size işaret edebilir.
Bebeğinizin dil becerisi konuşmaya başlamadan çok önce gelişmeye başlamıştır. Artık onunla daha çok sohbet edebilirsiniz. Konuştuklarınızı daha iyi anlar ve takip edebilir. Ona daha kolay anlayabileceği basit şeyler anlatın. Artık daha çok sesin taklidini yapabilir. Duyduğu bir çok sesi çıkarmaya çalışır

9. AY: HAREKETLENME ZAMANI
Bu ayda bebeğiniz daha çok hareketlenmeye başlar. Size küçük yaramazlıklar yapabilir. Artık bebeğinizin el becerisi artmıştır. Öğrendiklerini daha kolay uygulayabilir. Daha çabuk adapte olur. Büyük parçalı legoları birbirine takabilir, kapakları kapatabilir. Kitap sayfalaranı çevirerek bakabilir.
Bebeğiniz bu dönemde gerçekleri daha çok algılar. Siz onun yanında değilken bile evin içinde olduğunuzu bilir. Basit oyunlar oynamaya bayılır. Sakladığınız oyuncakları bulmaya bayılır. Aynı oyunu tekrar tekrar oynarsanız sıkılabilir. Daha önce oynadığınız bir oyunu tekrar oynadığınızda hatırlar. Aile fertlerinden başka insanlarla da iletişim kurmaya başlar. Çevresindekilerin ruh hallerini anlar ve buna göre davranabilir.
Bu dönemde bebeğiniz ona söylediklerinizi daha iyi anlar. Konuşmanızın tonlamasından ne anlatmak istediğinizi anlar. Onunla sık sık konuşun. Etrafınızdaki nesnelerin isimlerini ona söyleyin. Ona verdiğiniz basit komutları uygulayabilir.
Bu dönemdeki bir bebek hareket etmenin verdiği özgürlük duygusundan çok mutludur, fakat yine de anne ve babasının hep yanında olmasını ister. Anne ve babalarından ayrı kalan bebekler (çalışan anne-baba) onlar eve döndüğünde kendilerini güvende hissederler. Yine bu dönemde bağımsızlık hissi de ortaya çıkar. Bebeğiniz artık sizi emmek istemeyebilir, ama bu davranış muhtemelen değişir.
Daha da hareketlenen bebeğiniz artık kendisine deneme-yanılma yoluyla yeni oyunlar bulabilir. Düşen, hareket eden nesneleri takip edebilir. Hareketliliğin yanında merakı da iyice artar. Etrafını daha çok inceler. İsmini söylediğinizde size doğru bakar. Kelimeleri kullanamasa da sizi anlar. Size yanıt verebilir.
10. AY: BENİMLE OYNAR MISIN?
Artık bebeğiniz için çevresindeki dünya sadece oyundan ibarettir. Birçok kaynak, evde yeterince önlem alındığı taktirde, hiç endişelenmeden bebeğin çevresini tanımasına olanak vermenizi önerir. Fakat, anne ve babalar bunu hayata geçirmenin söylendiği kadar kolay olmadığını bilir. Eşyaları ortadan kaldırıp, kapıları kilitleyip, pencerelere demir, prizlere kapak taktırsanız da, sonuçta sizin de evde bazı ihtiyaçlarınız olacağı için, evi ancak bir noktaya kadar güvenli hale getirebilirsiniz. Bu yüzden de bebek evde bazı yerlere girme izni olmadığını bilmelidir. Sabırlı ve sakin olmak size zor görünse de, bebeğin kendi kendini kontrol etmesini öğrenmesinin başka yolu yoktur. Bebek için potansiyel tehlike olarak gözüken herhangi bir nesne veya durum çok sakin olarak değerlendirilmelidir. Bebeğinizin bazı durumların tartışılmayacağını öğrenmesi gerekmektedir. Onuncu ayda, bebeğinizin kendi kendine oturmak gibi bazı temel aşamaları becermiş olması gerekir; ancak unutmayın ki her 10 aylık bebeğin motor gelişimi farklı olur. Oturma ve buma bağlı olan her hareketi bebeğiniz artık çok rahat gerçekleştirebilmelidir. Dönebilir, eğilebilir, pozisyonunu değiştirebilir ve otururken karnının üzerine yatıp tekrar doğrulur. Eğer bebeğiniz gözüpek bir 10 aylıksa, 50 santimetre yükseklikteki yerlere tırmanmaya çalışacaktır. Örneğin; daha önce sizinle sallanan sandalyede oturmuşsa, şimdi bunu tek başına yapmak isteyecektir. Artık sandalyeden inmek istediğinde, sandalyenin yerden ne kadar uzak olduğunu kavrayabilir ve ilk önce kol ve bacaklarını kullanarak, yani kendini emniyet altına alarak inebilir. Hemen hemen tüm bebekler bu dönemde emekler, bazıları ise biraz destekle ayakta kendi başına durabilir. Bazıları mobilyaların etrafında dolaşır, çok azı birkaç adım atar, yine çok azı yürümeye başlar. Emekleme veya yürümeyi “zamanında” gerçekleştirmeyen bebeklerin anne-babaları, onların etrafa karşı meraksız olmalarından yakınır. Fakat, o sırada bebeğiniz, konuşma veya oyuncakları detaylı inceleme gibi bambaşka bir alanda kendini geliştiriyor olabilir.Dönüm noktaları:- Kendi kendine ayağa kalkabilir.- İki elinden birden tutarsanız, yürüyebilir. - Koltuğa çıkabilir, hatta inebilir. - Ayakta dururken, kendi kendine oturabilir.- Tek eli ile iki küçük nesneyi birden tutabilir. - Sallanarak ve mırıldanarak müziğe eşlik edebilir. - Topu size geri yuvarlayarak, top oynayabilir. - Bir fincandan kendi başına su içebilir.

11. AY: KONUŞMAYA HAZIRLIK ZAMANI
Bu ayda bebeğiniz daha belirgin şekilde gelişmeler gösterir. Gelen kokuları ayırt edebilir. Yemek kokusu geldiğinde yemeğin hazırlanmakta olduğu anlar. Sabırsızlanır, fakat beklemeyi de öğrenmiştir artık.
Bazen söylediğiniz şeylere tepki vermeyebilir. Bu gibi durumlarda endişelenebilirsiniz ama aslında o başka birşeyle ilgileniyordur ve sizi duymamazlıktan gelebilir. Fakat işitmesi ile ilgili ciddi problemler yaşıyorsanız, doktorunuza başvurmanız gerekir.
Bu dönemde neslerin sembolü olan kelimeleri hatırlayabilir. Örneğin; yemek dediğinizde mutfağa doğru işaret edebilir. Birinci sene çok az bebek konuşmaya başlayabilir. Söyledikleri hala size anlaşılmaz gelebilir. Sanılanın aksine konuşma bebek için bir zeka göstergesi değildir. Konuşamasa da her bebek belli bir kelime hazinesine sahiptir, yaklaşık olarak 10 kadar nesnenin anlamını bilir. Ona talimat verdiğinizde yerine getirebilir. Burada yine yapmanız gereken, “lütfen ve teşekkür ederim” kelimelerini bebeğinizle olan diyaloglarınıza eklemek. Bunu yaptığınızda göreceksiniz ki, bebeğiniz konuşmaya başladığında bu kelimeleri kullanacak.
Bebeğinizle konuşurken bebek tarzında konuşmanız onun dil becerisinizi kötü yönde etkilemez. Atık bebeğiniz daha çok keşfe yönelik şeyler yapar. Oyuncaklarını ve çevresindekileri sınıflandırabilir. Etrafındaki nesneleri daha çok incelemeye başlar. Eşyalar arasındaki farkları anlamaya çalışır. Nesneleri daha iyi tanıyabilmesi için ona çeşitli kitaplardan resimler göstererek yardımcı olabilirsiniz. Tabii bunu yaparken de kelimeleri kullanışınıza ve telaffuzunuza çok dikkat edin.
12. AY: SOSYALLEŞME ZAMANI
Bebeğiniz artık sizi daha çok anlamaya başlamıştır. Ona söylediklerinizi daha kolay yapabilir. Talimatlarınızı yerine getirebilir. Artık yavaş yavaş kelimeleri söylemeye de başlar. 12 aylık olan bebeğiniz artık daha karmaşık oyunlar oynamak isteyebilir. Oyuncaklarıyla daha fazla oynamaya başlamıştır, en çok da oyuncak hayvanlardan hoşlanır bu dönemde. Örneğin; kitaplardaki hayvanları resimlerini göstererek ona öğretmeniz çok yararlı olacaktır.
Bu dönemde bebeğiniz ruh halini daha çok yansıtır. Bu tamamen sizin ruh halinizle de bağlantılıdır. Bir ayna gibidir. Siz mutlu olduğunuzda o da mutlu olur, üzüldüğünüzde ya da sinirlendiğinizde oda gerginleşir. Mümkün olduğu kadar onu sakin ve huzurlu tutmaya çalışın.
Minik bebeğiniz artık tepkilerini daha iyi gösterir, daha sosyaldir. Fakat oyunlar sırasında küçük tatsızlıklar olabilir. Bunları sakin ve soğukkanlılıkla karşılayarak tepkinizi göstermeniz gerekir. Sinirlendiğinde sakın ona vurarak eğitmeye çalışmayın. Çünkü ilerleyen zamanlarda bunun normal bir davranış olduğunu düşünür ve o da size karşı yapabilir. Tepkinizi daha çok ses tonunuzla belirtirmeniz gerekir. Çok sert bir karşılık verirseniz, ileride dikkat çekmek için tekrar bu tür davranışlar sergileyebilir. Bunu önlemek sizin elinizde....