Spor yapmak her yaşta, her koşulda vücuda inanılmaz yararlar sağlıyor.
Ama özellikle hamilelik döneminde yapılan egzersizlerin, doğumu kolaylaştırdığı da bir gerçek. Son dönemde öne çıkan etkili egzersizlerden biri olan pilates, anne adayını hem bedensel hem de ruhsal olarak doğuma hazırlıyor.
Pilates hamileliğin kaçıncı ayından itibaren yapılabilir?
- Hamilelikte pilates egzersizlerine 5. ve 6. aydan itibaren başlanılabiliyor. Ancak doktor uygun gördüğü taktirde hamileliğin 4. ayında da başlamak mümkün.
Pilates, hangi kasları harekete geçiriyor?
- Hamilelik döneminde vücuttaki bütün kas grupları devrede olur. İnsan vücudunun birbiriyle bağlantılı sistemlerden oluştuğunu düşünürsek, anne karnında meydana gelen büyümenin bütün bu sistemi etkileyeceğini anlayabiliriz. Ama özellikle hamilelik döneminde sırt kasları kısaldığı için sırt ağrıları başlıyor. Bu durumda pilates egzersizlerinde daha çok stretching’e (esnetme) ağırlık veriliyor. Göğüs kasları güçlendirilerek memeler destekleniyor. Beli çevreleyen ve koruyan kaslar ve tabii ki doğum esnasında bize yardımcı olan pelvic (leğen kemiği) kasları kuvvetlendiriliyor. Ama önemle belirtmeliyiz ki, sadece hamilelikte değil normal dönemlerde bile yapılan egzersizlerde vücudun bütün kas grupları çalıştırılmalı.
Hamilelik sırası ve sonrası yapılan pilatesin normal pilatesten farkı var mı?
- Tabii ki, hamilelik döneminde yapılan pilates egzersizleri daha yumuşak. Bu dönemdeki egzersizlerde annenin posturü karnındaki bebek ve vücudunda meydana gelen fizyolojik olgular göz önünde bulunduruluyor. Anneyi zorlamayacak ve onun fiziki özelliklerine en uygun hareketler ve egzersizler belirleniyor.
Hamile pilatesinin bebeğe yararları neler?
- Hamilelikte yapılan pilates egzersizleri ile bebeğin içinde yaşadığı kapsül genişliyor ve bebeği rahatlatıyor.
Bu egzersizler esnasında dolaşım sisteminin düzenli çalışmasıyla besin maddelerinin bebeğe daha fazla ulaştırılması sağlanIyor. Pilates egzersizlerinde öğretilen diafram nefesi metodu ile oksijen kullanım kapasitesi artırılıyor, annenin vücudundaki oksijen miktarı artıyor ve bu artış da bebeğin daha fazla oksijenle beslenmesini sağlıyor .
Kasların daha iyi kontrolünü sağlıyor
Hamilelik sırasında kadınların pilates yapmak için birçok nedeni var. Pilates metodu bedensel bir aktivite olmasının yanı sıra zihinsel olarak da rahatlama ve farkındalığa varma olarak kabul ediliyor. Fiziksel olarak bakıldığında hamilelik döneminde salgılanan relaxin hormonu özellikle eklemlerde olmak üzere kaslarda da gevşemelere yol açıyor. Bu dönemde yapılan egzersizler gevşemeye başlayan kasların daha diri kalmasını bu sayede de bele ve eklemlere binen yükün daha aza indirgenmesini sağlıyor. Özellikle pilates medotlarından biri olan izolasyonun kullanılmasıyla hamileler kaslarını daha iyi kontrol edebiliyor. Bu da otururken, kalkarken veya oturur durumda pozisyon değiştirirken daha rahat ve risksiz hareket etmelerini sağlıyor . Özellikle hamileliğin ilerleyen dönemlerinde anne karnı büyüdüğü için belin maruz kalacağı baskı da artıyor. İşte, bu dönemde yapılan pilates egzersizleri ile omurgayı sabitleyen, dik durmasını sağlayan ve beli stabilize eden vücudun en önemli denge kaslarından birkaçı kuvvetlendirilerek anne adayının daha ağrısız bir hamilelik dönemi yaşamalarını sağlıyor .
Zihinsel olarak rahatlatıyor
Kolay bir doğum hamilelik sonrasında cinsel hayatın daha çabuk normale dönmesini de sağlıyor . Pilates egzersizlerindeki doğru nefes alış tekniğinin öğrenilmesi ile annenin ve bebeğin ihtiyaç duyduğu oksijen miktarının vücuttaki artışı söz konusu oluyor. Doğru nefes alış verişi doğum esnasında da anneye rahatlama yönünde yardımcı oluyor. Zihinsel anlamda ise pilates; hamileliğin ve gündelik yaşantının annelerde meydana getirdiği stresten ve gerginlikten uzaklaşılmasını ve içinde taşıdığı bu küçük canın kendisi için ne ifade ettiğini anlamasında büyük rol oynuyor. Zihinsel bir rahatlama olduğundan stres kaynaklı hastalıkların önlenmesini, anneyi bebeğini daha çok düşünmesini sağlıyor ve anneyle bebeği bu dönemde birbirine daha çok yaklaştırıyor
Bizim yaptığımız Anneliğe Hazırlık Hamile Kursunda da hamile pilatesi dersleri başlayacak,en kısa zamanda....
30 Mart 2009 Pazartesi
bebişleriniz için anı defterleri
28 Mart 2009 Cumartesi
DİŞ BUĞDAYI


DİŞ BUĞDAYI, DİŞ BULGURU, DİŞ AŞI
Eski Türklerden günümüze kadar uzanan bu geleneğin önemi; Dişin yiyeceklerin öğütülmesinde, ezilmesinde, parçalanmasında birinci derecede rolü olması dolayısıyla tören ve eğlence yapılmasıdır.
Bebeğin ilk diş çıkışını kutlarken, buğday kaynatılmasının nedeni; Bebeğin dişlerinin buğday gibi düzgün, sağlıklı ve sağlam olmasını ve çabuk büyümesini dilemektir. Ayrıca Buğday bereketi sembolize ettiğinden, bu özel günde Allah’tan çocuğun rızkını ve bereketini arttırmasını istemektir.
Yine bu özel günde bebeğe Diş Teyzesi refakat eder. Seçilen Diş Teyzesinin dişleri sağlıklı ve düzgün olması gerekir.
Diş Buğdayı Törenine davet edilen yakın akraba, komşu ve arkadaşlara hazırlanan Diş Buğdayı yemeği ikram edilerek yiyecek kutsanır, şükredilir, bebek için dua ve dileklere geçilir.
Bebeğin ilk dişini gören kişinin bebeğe hediye alması adettir.
Diş Buğdayı Partisi (Töreni) için misafirlerinizi ister telefonla ister Diş buğdayı davetiyeleri ile davet edebilirsiniz.
Veya bu işi tamamen ZZencefil Organizasyona verebilir, siz de heyecanla parti gününü beklersiniz. Öncelikle DİŞ BUĞDAYI PARTİSİ için bir tarih belirlemelisiniz. Eğer misafirleri davetiye ile çağıracaksanız da size yardımcı oluyoruz.
DİŞ BUĞDAYI
Malzemeler: ( 25 kişi için )
750 gr Buğday
250 gr Nohut
1 kase Pudra Şekeri (veya Hindistan Cevizi)
1 tabak dövülmüş Ceviz ( veya Şan fıstığı, Fındık, Badem ilave edilebilir)
Kuru Üzüm (veya ufak parçalara ayrılmış Kuru Kayısı ilave edilebilir)
Yapılışı:
Bir gece öncesinden buğday ve nohut ayrı tencerelerde ıslatılır. Diş Buğdayı Parti günü yine ayrı tencerelerde kaynatılmak sureti ile pişirilir.
Servis yapılacak kaselere 2 çorba kaşığı buğday, 1 çorba kaşığı nohut,üzerine Şan fıstığı veya ceviz, isteğe göre kuru üzüm ve son olarak da pudra şekeri konularak misafirlere ikram edilir.
DİŞ BUĞDAYI KUTLAMASI:Diş buğdayının konulduğu kaselerden birinin içine görünmeyecek şekilde çeyrek altın konulur. İçinde altın bulunan kase her kime çıkarsa, altını ev sahibinin hediyesi olarak kabul eder. Buna karşılık bebeği baştan aşağı giydirmekle sorumludur.
Daha sonra misafirlerin ortasına yere meslekleri belirleyecek ufak malzemeler yerleştirilir. ortasın da bebeğiniz konulur. Ve bebeğiniz bunlardan birini seçerse ilerideki mesleğinin o olacağına inanılır.
Gerçekten çok eğlenceli bir kutlamadır. Bu tip bir organizasyonda bizden de yardım alabilirsiniz.e-maille bize ulaşabilirsiniz.....
KIRK UÇURMA
''KIRK UÇURMAK SEREMONİSİ'' ( BEBEĞİN İLK ZİYARETİ )
Eski Türklerde; 40 Banyosu yaptırılan ve yeni giysileri giydirilen bebeğin, aynı şekilde40 Banyosu yapan ve dua eden annesi ile birlikte yapacakları ilk ziyaret çok önemliymiş.
Bebeğin, Babaanne ve Anneannesine yaptığı kısa el öpme ziyaretlerinden sonra, aile büyüklerini de alarak, hep birlikte 'Kırk Uçurma Evine' ( Ziyaret Evine) gidilirmiş.
Seçilen Ziyaret Evi, yükseklerde veya yüksek katta, havadar, ferah, aydınlık ve geniş olmalıymış.
Ziyaretine gidilen ev halkı sağlıklı, mutlu, huzurlu, maddi ve mevki olarak da yüksek düzeyde olmalıymış. Bebeğe iyi şansları geçmesi açısından bu değerler önemliymiş.
Yeni Anneye, ziyaretine gittiği yerlerde sütünün bol olması dilenerek su ikram edilir, anne de bu suyu içermiş.
Seçilen evin sahibi, Bebeğin ‘Kırklama Annesi’ olacağı için Seremoniyi üstlenirmiş.
Salonda orta sehpa üzerine temiz ve şık bir örtü serermiş. Örtünün üzerine, içinde su bulunan şık bir Sürahi ile şık bir kase koyarmış.
Kırklama Annesi, bebeğin ilk ziyareti şerefine hazırladığı
UN (Ömrü uzun olsun),
ŞEKER (Ağzı tatlı olsun),
TUZ (Evin tadı tuzu gibi ömrü iyi olsun),
PİRİNÇ (Bereket getirsin, ziyaret evinin bereketi geçsin),
YUMURTA (Sağlıklı olsun),
PAMUK (Ak saçı,sakalı uzasın),
metal bozuk PARA (Bol kazançlı olsun) gibi, gıda ve materyalleri
Nazar boncuk , Şık bir mendil , havlu, tabak, çanak kısaca şık bir sunum içerisinde sehpa üzerine bebeğe giderken vermek üzere hazır tutarmış.
Kırklama Annesi önce abdest alır, başına beyaz başörtüsünü bağlar, 'Seremoni Sehpası'nın başına geçermiş. Sürahi içindeki sudan bir miktar doldururmuş. Önceden bebek için almış olduğu altını, su dolu tasa atar, bebeğin annesinin alyansını da içine attıktan sonra bebeği eline alırmış.
Kırklama Annesi, dualar okuduktan sonra içi altın dolu sudan 3 defa bebeğin başını ıslatır, yüksek sesle bebeğe iyi temennilerde bulunurmuş. Daha sonra suyun içerisindeki altını alır bebeğe takar ve iyi dileklerle annesine verirmiş.
Seremoni sonrası yiyecek ikramına geçilirmiş.
çok ilginç değilmi?bu seromoni hikayesini bir arkadaşımdan öğrendim...sizlerle de paylaşmak istedim...
Eski Türklerde; 40 Banyosu yaptırılan ve yeni giysileri giydirilen bebeğin, aynı şekilde40 Banyosu yapan ve dua eden annesi ile birlikte yapacakları ilk ziyaret çok önemliymiş.
Bebeğin, Babaanne ve Anneannesine yaptığı kısa el öpme ziyaretlerinden sonra, aile büyüklerini de alarak, hep birlikte 'Kırk Uçurma Evine' ( Ziyaret Evine) gidilirmiş.
Seçilen Ziyaret Evi, yükseklerde veya yüksek katta, havadar, ferah, aydınlık ve geniş olmalıymış.
Ziyaretine gidilen ev halkı sağlıklı, mutlu, huzurlu, maddi ve mevki olarak da yüksek düzeyde olmalıymış. Bebeğe iyi şansları geçmesi açısından bu değerler önemliymiş.
Yeni Anneye, ziyaretine gittiği yerlerde sütünün bol olması dilenerek su ikram edilir, anne de bu suyu içermiş.
Seçilen evin sahibi, Bebeğin ‘Kırklama Annesi’ olacağı için Seremoniyi üstlenirmiş.
Salonda orta sehpa üzerine temiz ve şık bir örtü serermiş. Örtünün üzerine, içinde su bulunan şık bir Sürahi ile şık bir kase koyarmış.
Kırklama Annesi, bebeğin ilk ziyareti şerefine hazırladığı
UN (Ömrü uzun olsun),
ŞEKER (Ağzı tatlı olsun),
TUZ (Evin tadı tuzu gibi ömrü iyi olsun),
PİRİNÇ (Bereket getirsin, ziyaret evinin bereketi geçsin),
YUMURTA (Sağlıklı olsun),
PAMUK (Ak saçı,sakalı uzasın),
metal bozuk PARA (Bol kazançlı olsun) gibi, gıda ve materyalleri
Nazar boncuk , Şık bir mendil , havlu, tabak, çanak kısaca şık bir sunum içerisinde sehpa üzerine bebeğe giderken vermek üzere hazır tutarmış.
Kırklama Annesi önce abdest alır, başına beyaz başörtüsünü bağlar, 'Seremoni Sehpası'nın başına geçermiş. Sürahi içindeki sudan bir miktar doldururmuş. Önceden bebek için almış olduğu altını, su dolu tasa atar, bebeğin annesinin alyansını da içine attıktan sonra bebeği eline alırmış.
Kırklama Annesi, dualar okuduktan sonra içi altın dolu sudan 3 defa bebeğin başını ıslatır, yüksek sesle bebeğe iyi temennilerde bulunurmuş. Daha sonra suyun içerisindeki altını alır bebeğe takar ve iyi dileklerle annesine verirmiş.
Seremoni sonrası yiyecek ikramına geçilirmiş.
çok ilginç değilmi?bu seromoni hikayesini bir arkadaşımdan öğrendim...sizlerle de paylaşmak istedim...
EMZİREN ANNELERE İŞE BAŞLARKEN ÖNERİLER:
• İyi emen bir makine edinilmelidir.
• Eğer annenin sütü çoksa, işe başlamadan önce günde en az bir kez süt sağılarak, ufak bir depo oluşturmalıdır.
• İşyerinde süt sağmak için uygun bir ortam sağlanmalıdır. Bu konu için gerekli izinler alınmalıdır.
• 3-4 saatte bir sağılan süt, buzdolabında saklanmalı; eve götürülürken, buz kalıpları arasında özel soğutuculu bir çantada taşınmalıdır.
• Elde edilen sütler, saklama poşetleri içinde buzdolabında 24 saat, iki kapılı buzdolabının buzluğunda 3 ay, derin dondurucuda 6 ay saklanabilir. Süt saklama poşeti içinde bulunan sütler, bebeğe verilmeden önce ılık su dolu bir kap içerisinde ısıtılabilir.
• Isıtılan süt; kaşıkla, bu amaçla üretilen küçük plastik kadehlerle bebeğe verilmelidir. Bebek sütü bu şekilde almıyorsa, biberon da kullanılabilir.
• Yakınlık hissi için anneler, bebeğin fotoğrafını veya bir giysisini işyerine götürülebilir.
• Anneler, evden çıkarken ve işten döner dönmez bebeğini emzirmelidir
• İyi emen bir makine edinilmelidir.
• Eğer annenin sütü çoksa, işe başlamadan önce günde en az bir kez süt sağılarak, ufak bir depo oluşturmalıdır.
• İşyerinde süt sağmak için uygun bir ortam sağlanmalıdır. Bu konu için gerekli izinler alınmalıdır.
• 3-4 saatte bir sağılan süt, buzdolabında saklanmalı; eve götürülürken, buz kalıpları arasında özel soğutuculu bir çantada taşınmalıdır.
• Elde edilen sütler, saklama poşetleri içinde buzdolabında 24 saat, iki kapılı buzdolabının buzluğunda 3 ay, derin dondurucuda 6 ay saklanabilir. Süt saklama poşeti içinde bulunan sütler, bebeğe verilmeden önce ılık su dolu bir kap içerisinde ısıtılabilir.
• Isıtılan süt; kaşıkla, bu amaçla üretilen küçük plastik kadehlerle bebeğe verilmelidir. Bebek sütü bu şekilde almıyorsa, biberon da kullanılabilir.
• Yakınlık hissi için anneler, bebeğin fotoğrafını veya bir giysisini işyerine götürülebilir.
• Anneler, evden çıkarken ve işten döner dönmez bebeğini emzirmelidir
ÇALIŞAN ANNENİN EMZİRME REHBERİ
ÇALIŞAN ANNELER İÇİN EMZİRME REHBERİ
Her anne bebeğini emzirebilir. Tabii ki, çalışan anneler de İşte, size iş hayatına başladığınızda da bebeğinizi emzirebilmenin püf noktaları…
Emzirme, anne ile bebeğin baş başa kalabildiği, gözleri ile konuşabildiği çok özel bir süreçtir. Bebek ile en yakın temas, emzirme ile sağlanabilmektedir. Mükemmel ve eşsiz bir besin içeriğine sahip olan anne sütü, aynı zamanda bebeğin mikrobik hastalıklardan korunmasında önemli rol oynar. Son yıllarda yapılan çalışmalar, emzirmenin bebeğin beyin gelişimini desteklediğini; obezite, diyabet gibi hastalık risklerini de azalttığını göstermektedir.
Emziren annelerde doğum sonrası kanamalar daha az olmakta; meme ve yumurtalık kanseri, kemik erimesi gibi hastalıklar da daha az oranda görülmektedir. Başarılı bir emzirme süreci için doğru bir başlangıç yapılması çok önemlidir. Bebeğini besleyebilme içgüdüsü, bazen annelerde yoğun bir kaygıyı da beraberinde getirir. Bu dönemde anneye güven telkin etmek, olumsuz düşüncelerden uzaklaştırmak ve destek olmak çok önemlidir.
BAŞARILI BİR EMZİRME İÇİN:
• Anneler, kendilerini psikolojik olarak emzirmeye hazırlamalı, emzirmenin bir sabır işi olduğunu bilmelidir.
• Sütün gelmesini beklemeden, bebek doğar doğmaz ilk yarım saat içerisinde emzirmeye başlanmalıdır. Bu sürede bebeğe kesinlikle şekerli su verilmemelidir.
• Doğumdan itibaren her ağlama ya da süt isteme durumunda, saat sınırlaması olmaksızın bebekler emzirilmelidir. İlk haftalarda 3 saatten fazla uyuyan bebekler, uyandırılarak da olsa, emzirilmelidir.
• Bebeğin memeye doğru şekilde yerleştiğinden emin olmalıdır. Bunun için bebek ağzını tam olarak açmalı ve meme ucu çevresindeki kahve renkli bölgeyi tamamen ağzına almalıdır. Bebeğin çenesi memeye gömük, alt dudak hafif dışa kıvrılmış pozisyonda olmalıdır.
• Emzirmeden önce veya sonra bebeğe mama, şekerli su ve diğer besinleri vermekten kaçınılmalıdır.
• Emzirme döneminde bebeğe biberon verilmemeli ve hatta ilk haftalarda emme şaşkınlığını önlemek için emzik bile kullanılmamalıdır.
• Hamilelik döneminde olduğu gibi anneler kendilerine özen göstermeli, dengeli beslenmeli, günde 2-3 litre sıvı tüketmelidir. Anneler, ayrıca yeterince dinlenmeli, moralini yüksek tutmak için eşinden ve çevresinden yarım almalıdır.
Her anne bebeğini emzirebilir. Tabii ki, çalışan anneler de İşte, size iş hayatına başladığınızda da bebeğinizi emzirebilmenin püf noktaları…
Emzirme, anne ile bebeğin baş başa kalabildiği, gözleri ile konuşabildiği çok özel bir süreçtir. Bebek ile en yakın temas, emzirme ile sağlanabilmektedir. Mükemmel ve eşsiz bir besin içeriğine sahip olan anne sütü, aynı zamanda bebeğin mikrobik hastalıklardan korunmasında önemli rol oynar. Son yıllarda yapılan çalışmalar, emzirmenin bebeğin beyin gelişimini desteklediğini; obezite, diyabet gibi hastalık risklerini de azalttığını göstermektedir.
Emziren annelerde doğum sonrası kanamalar daha az olmakta; meme ve yumurtalık kanseri, kemik erimesi gibi hastalıklar da daha az oranda görülmektedir. Başarılı bir emzirme süreci için doğru bir başlangıç yapılması çok önemlidir. Bebeğini besleyebilme içgüdüsü, bazen annelerde yoğun bir kaygıyı da beraberinde getirir. Bu dönemde anneye güven telkin etmek, olumsuz düşüncelerden uzaklaştırmak ve destek olmak çok önemlidir.
BAŞARILI BİR EMZİRME İÇİN:
• Anneler, kendilerini psikolojik olarak emzirmeye hazırlamalı, emzirmenin bir sabır işi olduğunu bilmelidir.
• Sütün gelmesini beklemeden, bebek doğar doğmaz ilk yarım saat içerisinde emzirmeye başlanmalıdır. Bu sürede bebeğe kesinlikle şekerli su verilmemelidir.
• Doğumdan itibaren her ağlama ya da süt isteme durumunda, saat sınırlaması olmaksızın bebekler emzirilmelidir. İlk haftalarda 3 saatten fazla uyuyan bebekler, uyandırılarak da olsa, emzirilmelidir.
• Bebeğin memeye doğru şekilde yerleştiğinden emin olmalıdır. Bunun için bebek ağzını tam olarak açmalı ve meme ucu çevresindeki kahve renkli bölgeyi tamamen ağzına almalıdır. Bebeğin çenesi memeye gömük, alt dudak hafif dışa kıvrılmış pozisyonda olmalıdır.
• Emzirmeden önce veya sonra bebeğe mama, şekerli su ve diğer besinleri vermekten kaçınılmalıdır.
• Emzirme döneminde bebeğe biberon verilmemeli ve hatta ilk haftalarda emme şaşkınlığını önlemek için emzik bile kullanılmamalıdır.
• Hamilelik döneminde olduğu gibi anneler kendilerine özen göstermeli, dengeli beslenmeli, günde 2-3 litre sıvı tüketmelidir. Anneler, ayrıca yeterince dinlenmeli, moralini yüksek tutmak için eşinden ve çevresinden yarım almalıdır.
Etiketler:
anne,
ANNESÜTÜ,
bebek,
BEBEK GELİŞİMİ,
yenidoğan bebek.
27 Mart 2009 Cuma
BEBEĞİMİZİN TUVALET EĞİTİMİ
Tuvalet Eğitimi
Tuvalet eğitimi, çocuğun sosyal gelişiminde önemli bir basamaktır. Her çocuğun tuvalet eğitimine hazır olma yaşı farklıdır Bazıları 18-24 ay arası buna hazır olma belirtileri gösterirken, bazı çocukta ise 30 aya kadar beklemek gerekecektir.
Çocuğun Tuvalet Eğitimine Hazır Olduğunu Gösteren İpuçları: Çocuk, gündüzleri en az 2 saat kuru kalmaktadır.
Öğle uykularından kuru kalkmaktadır.
Barsak hareketleri belli zamanda gerçekleşmekte, önceden tahmin edilebilmektedir.
Tuvalet ihtiyacını çeşitli hareketlerle veya sözle ifade etmektedir.
Çocuk; basit talimatlara uymakta, banyoya gidebilmekte ve soyunabilmektedir.
Bezi kirlenince rahatsız olmaktadır.
Tuvaleti kullanmak istemektedir.
Bunun dışında , çocuğun eğitime duygusal olarak ta hazır olması gereklidir. Eğer direniyorsa, onu zorlamayın! Sadece biraz daha zamana ihtiyacı olabilir. Zorlayıcı bir tuvalet eğitimi, çocuğun kendini kötü hissetmesine yol açar, kalıcı problemlere, kabızlığa yol açabilir.Ev taşıma, kardeş doğumu, ailede ölüm, ayrılık gibi stresli dönemler denemeye başlamak için uygun zamanlar değildir.
Nasıl Tuvalet Eğitimi Vereceğim? Hangi kelimeleri kullanacağınıza karar verin. Ailede kullanılan, çocuğun da söyleyebileceği basit kelimeler seçin. Çocukla ortak bir dilde konuşmanız önemlidir. Çocuğun hazır olduğunu farkedince, bir lazımlık alın (Ayakları yere değdiği için genellikle lazımlıkta daha rahat ederler ) Önce, lazımlığı oyun oynadığı odaya yerleştirin. Oyun oynarken, televizyon izlerken, üstüne oturmasına, lazımlığa alışmasına izin verin. Asla, çocuğu oturması için zorlamayın!
Tuvalet ihtiyacı olunca size söylemesi için cesaretlendirin. Tuvaletini yaptıktan sonra da haber verse, onu övün . Bir dahaki sefere, daha erken söylemesi için cesaretlendirin. Çocuk alışıp sevdikten sonra , lazımlığı banyoya yerleştirin ve denemelere başlayın. 1-2 saatte bir banyoya gidin. Sabah kalktığında, yemeklerden sonra ve tuvaleti geldiğine dair belirtileri farkettiğinizde, lazımlığa oturması için teşvik edin. Birkaç dakika beklemesini sağlayın, sonuç yoksa ısrar etmeyin.Bazı çocuklar başlangıçta, çişlerini lazımlığa yapar ancak kaka için bezlerini kullanmaya devam ederler.
Her başarıda onu övün, memnuniyetinizi bir gülücük veya sarılma bazen de küçük bir ödülle gösterin. Unutmayın, takdir edilen davranışlar yinelenir!Arada olabilecek kazaları hoş görün. Başarısızlıkta asla cezalandırmayın! Bu sadece, işi zorlaştırır ve çocuğu üzer. Belki, çocuğunuz henüz hazır değildir, biraz daha sabretmelisiniz.
Tuvalet Eğitimi Ne Kadar Sürer?
Her çocuk farklıdır. Genellikle, önce barsak kontrolü sağlanır. Çoğu çocuk, 3-4 yaş dolayında barsak kontrolü ve gündüz idrar kontrolünü başarır. Geceleri kuru kalmak içinse, bazen birkaç ay ve hatta yıla daha gerek duyabilir.Kızların çoğu ve erkeklerin ¾' ü 5 yaşında geceleri kuru kalabilmektedir. Ancak, yatak ıslatma çocukluk çağında sık rastlanan bir durumdur ve kontrol yaşı genetik etkenlerle belirlenir.Çocuğunuza kızmadan önce, annenize kaç yaşında kuru kalmayı başardığınızı sorun! Çocuğunuz, büyük tuvalete geçmek istediğinde size söyleyecektir. Klozet adaptörü ve klozete ulaşabilmesi için bir basamak veya tabure sağlayın.
Yardımcı Olacak İpuçları :
Tuvalete alışma ile ilgili kitaplar okuyun.
Lazımlıkta otururken, yanında olun, sohbet edin.
Anne, baba veya büyük kardeşlerin tuvaleti nasıl kullandıklarını göstermesi yararlı olur.
Kızlara, idrar yolu enfeksiyonlarından korumak için, temizliği önden arkaya yapması öğretilmelidir.
Her tuvalet sonrası elleri yıkaması öğretilmelidir.
DR.N.TOPRAKÇI SİTESİNDEN ALINTIDIR.
Tuvalet eğitimi, çocuğun sosyal gelişiminde önemli bir basamaktır. Her çocuğun tuvalet eğitimine hazır olma yaşı farklıdır Bazıları 18-24 ay arası buna hazır olma belirtileri gösterirken, bazı çocukta ise 30 aya kadar beklemek gerekecektir.
Çocuğun Tuvalet Eğitimine Hazır Olduğunu Gösteren İpuçları: Çocuk, gündüzleri en az 2 saat kuru kalmaktadır.
Öğle uykularından kuru kalkmaktadır.
Barsak hareketleri belli zamanda gerçekleşmekte, önceden tahmin edilebilmektedir.
Tuvalet ihtiyacını çeşitli hareketlerle veya sözle ifade etmektedir.
Çocuk; basit talimatlara uymakta, banyoya gidebilmekte ve soyunabilmektedir.
Bezi kirlenince rahatsız olmaktadır.
Tuvaleti kullanmak istemektedir.
Bunun dışında , çocuğun eğitime duygusal olarak ta hazır olması gereklidir. Eğer direniyorsa, onu zorlamayın! Sadece biraz daha zamana ihtiyacı olabilir. Zorlayıcı bir tuvalet eğitimi, çocuğun kendini kötü hissetmesine yol açar, kalıcı problemlere, kabızlığa yol açabilir.Ev taşıma, kardeş doğumu, ailede ölüm, ayrılık gibi stresli dönemler denemeye başlamak için uygun zamanlar değildir.
Nasıl Tuvalet Eğitimi Vereceğim? Hangi kelimeleri kullanacağınıza karar verin. Ailede kullanılan, çocuğun da söyleyebileceği basit kelimeler seçin. Çocukla ortak bir dilde konuşmanız önemlidir. Çocuğun hazır olduğunu farkedince, bir lazımlık alın (Ayakları yere değdiği için genellikle lazımlıkta daha rahat ederler ) Önce, lazımlığı oyun oynadığı odaya yerleştirin. Oyun oynarken, televizyon izlerken, üstüne oturmasına, lazımlığa alışmasına izin verin. Asla, çocuğu oturması için zorlamayın!
Tuvalet ihtiyacı olunca size söylemesi için cesaretlendirin. Tuvaletini yaptıktan sonra da haber verse, onu övün . Bir dahaki sefere, daha erken söylemesi için cesaretlendirin. Çocuk alışıp sevdikten sonra , lazımlığı banyoya yerleştirin ve denemelere başlayın. 1-2 saatte bir banyoya gidin. Sabah kalktığında, yemeklerden sonra ve tuvaleti geldiğine dair belirtileri farkettiğinizde, lazımlığa oturması için teşvik edin. Birkaç dakika beklemesini sağlayın, sonuç yoksa ısrar etmeyin.Bazı çocuklar başlangıçta, çişlerini lazımlığa yapar ancak kaka için bezlerini kullanmaya devam ederler.
Her başarıda onu övün, memnuniyetinizi bir gülücük veya sarılma bazen de küçük bir ödülle gösterin. Unutmayın, takdir edilen davranışlar yinelenir!Arada olabilecek kazaları hoş görün. Başarısızlıkta asla cezalandırmayın! Bu sadece, işi zorlaştırır ve çocuğu üzer. Belki, çocuğunuz henüz hazır değildir, biraz daha sabretmelisiniz.
Tuvalet Eğitimi Ne Kadar Sürer?
Her çocuk farklıdır. Genellikle, önce barsak kontrolü sağlanır. Çoğu çocuk, 3-4 yaş dolayında barsak kontrolü ve gündüz idrar kontrolünü başarır. Geceleri kuru kalmak içinse, bazen birkaç ay ve hatta yıla daha gerek duyabilir.Kızların çoğu ve erkeklerin ¾' ü 5 yaşında geceleri kuru kalabilmektedir. Ancak, yatak ıslatma çocukluk çağında sık rastlanan bir durumdur ve kontrol yaşı genetik etkenlerle belirlenir.Çocuğunuza kızmadan önce, annenize kaç yaşında kuru kalmayı başardığınızı sorun! Çocuğunuz, büyük tuvalete geçmek istediğinde size söyleyecektir. Klozet adaptörü ve klozete ulaşabilmesi için bir basamak veya tabure sağlayın.
Yardımcı Olacak İpuçları :
Tuvalete alışma ile ilgili kitaplar okuyun.
Lazımlıkta otururken, yanında olun, sohbet edin.
Anne, baba veya büyük kardeşlerin tuvaleti nasıl kullandıklarını göstermesi yararlı olur.
Kızlara, idrar yolu enfeksiyonlarından korumak için, temizliği önden arkaya yapması öğretilmelidir.
Her tuvalet sonrası elleri yıkaması öğretilmelidir.
DR.N.TOPRAKÇI SİTESİNDEN ALINTIDIR.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



