12 Nisan 2011 Salı

ALTUĞ NEZLE OLDU:((

Altuğ pazar akşamı yedikelri birazıcık fazla gelince kustu. Sonra da küçük adamın burnucuğu akmaya başladı.. Çok fena oldu, birden.. Sabahı zor ettim, hemencik Dr. Zermine Hanımı aradım. Sağolsun hızır gibi yetişiyor bize. Henmen ilaçlarını yazdırıd. Bugün birazcık daha iyi.. Sümükleri sanki daha azalmış. Yorgun gibi hafiften. Bu arada bir de azı dişlerini çıkarmaya da çalışıyor.İnşallah kilo vermez..Çünkü iki gündür çok iştehsız. Çok zor yemek yediryoruz. Yaramazlık adına hızı hiç kesilmedi.. Aynen devam ediyor.
Dr. Zermine Hanımın verdiği reçete de Ventolin ile hava avermemiz gerekiyor. Öksürüğe dönmesin diye.. bebkken bir kere kullanmıştık. Fakat Altuğ şimdi çok hareketli.Ne yapacağım diye düşündüm. Eve  ginice makineyi hazırladım. Motor kısmının üstüne örtü örttüm ki korkmasın diye.. Ucundaki maskeyi de çıkardım.







Ve Altuğ'a hava vermeye başladım. Çok ilgisini çekti. İlkten bir irkildi, sonra o kadar çok sevdi ki oyun oynuyoruz sandı. Tüm geceelinden düşürmedi...
Bunu böyle atlattık..İnsallah hastalığı ilerlemeden oğluşum iyileşir...

11 Nisan 2011 Pazartesi

KADINLAR İŞ BULAMAZSA....

Dün gece twitter'da mesajları okurken bugün Gülben Ergen'in TRT de yayınlanan programına Sağlık Bakanının konuk olacağı öğrendim. Emzrime Reformu  üyeleri olarak anne sütü , süt izni hakkında Gülben Ergen'in Sağlık Baklanına sorular sorması için hepimiz Gülben Ergen'e twitter attık. Bugün program başlayınca istediğimiz oldu. Bizlerden Mine'nin twitter mesajını okudu.
Bu mesaj daki soru:  ''Sağlık Bakanlığı ilk 6 ay sadece anne sütü diyorsa doğum izninin de 6 ay olması gerekmez mi?'' Fakat Sağlık bakanımızın verdiği cevaap tabii ki bizim beklediğimiz cevap değil:(( Bu konuda hepimiz üzüldük ve biraz da kızdık.

Özellikle çalışan anne olmak gerçekten çok zor. Hem çalışmak zorunda olup, hem de bebeğinizi emzirmek istediğiniz zaman hep zorluklarla karşılaşıyorsunuz. O nedenle  Bakanımızın özelliklede 6 çocuk babası olan bir babanın verdiği cevap''doğum izninin daha fazla uzatılması kadın istihdamını olumsuz etkiler''... Bu gerçekten kırıcıydı.

Bunda gerçeklik payı var. Eğer 6 ay üzretli süt izni olduğunda , işe alım sözkonusu olduğunda işverenler erkekleri tercih edebilir.Fakat bu durum şimdi de var. Bu izin sözkonusu olduğunda bence çok da büyük değişikllik olmayacaktır.

 Türkiye de Sağlık politikası olarak ''sadece 6 ay anne sütü ile beslenmeyi''destekliyor.Bu çok güzel.Fakat bir yandan da süt izni olarak annelere toplam 16 hafta izin veriliyor. Bu bir  çeliki değil midir?
Ücretsiz 6 ay süt izni var. Evet Var!!!Ama bu özel firmalrda çalışan anneler için ne kadar geçerli..Bunu da düşünmek gerek..

Ben bu konudan dolayı gerçekten çok ama çok zorlandım. Çalışmaya başladığım dönemde de günde 1,5 saatlik süt iznim yollarda telef oldu. Bebeğim zaten erken doğduğu için öncesi izinlerim yandı. 8 hafta sonra işe başladım. Bebeğim miadında doğması gerektiği dönemde ben işteydim. Bir anne için bu gerçekten çok ama çok zor bir durum.. Bunu ancak ve ancak yaşayan bilir.Onun için

LÜTFEN BİZİM SESİMİZİ DUYUN VE BİZE DESTEK VERİN!!!!

6 Nisan 2011 Çarşamba

ANNELİK YOLUNDA DOĞUMA HAZIRLIK KURSU İLE ‘’ANNE-BABALIK YOLUNDA’’ İLK ADIMINIZI ATIN!!!

Siz anne adaylarını hamilelik dönemlerinizi rahat geçirmek, ağrısız doğum tekniklerini öğrenmek,doğuma yardımcı nefes tekniklerini öğrenmek, yeni doğan bebeklerine ilk bakım esasları ve artık geçerliliği kanıtlanmış bebek masajı yöntemini öğretmek ve doğum sonrası annenin eski haline daha kolay ve sağlıkla dönmesini sağlamak için Annelik Yolunda Doğuma Hazırlık Kursumuza bekliyoruz!!!

Gebelik,doğum ve en sonunda ulaştığınız bebek.. Bunlar bir anne ve baba adayının hayatında dönüm noktalarıdır. Biz bu dönüm noktanızın en iyi şekilde olması için sizlere destek vermeye çalışıyoruz..Bu kurs ile daha bilinçli ve keyifli bir hamilelik dönemi geçirmenize yardımcı olmak, kontrollü ve kolay bir doğum yaşamınıza yardımcı olmak ve güvenli ve sağlıklı bir doğum ve sonrasında bakımını sağlamak için bu programı hazırladık...

Anneler kadar babalar da bu macerada heyecanlılar..Babaların da heyecanını paylaşmak,eşlerini anlamalarını sağlamak ve annelere destek olmanın yollarını bulmaları konusunda yönlendirmek ve anne-baba adaylarının arasındaki ilişkiyi güçlendirmek başlıca hedeflerimizdir......

Annelik Yolunda Doğuma Hazırlık Kursunda Pazar günleri saat 11:00-16:00 arasında yapılacaktır.


KURSUMUZUN İÇERİĞİ;

Doğum

Doğum planımızın hazırlanması,

Doğum çantamıza gerekenler,

Hastanede bizi neler bekliyor?

Doğumumun başladığını nasıl anlarım?

Ağrısız doğum için gerekli egzersiz ve masaj teknikleri

Doğum esnasında kullanılan nefes egzersizleri

Babanın doğumdaki rolü

EMZİRME ( teknikleri, bebeği nasıl memeye tutturacağız, doğru pozisyon,emzirmede yapılan hatalar, emzirmeye yardımcı destek ürünler neler? Emzirirken nasıl besleneceğiz?)

0-3 ay anne-bebek ilişkisinin önemi; Anne-bebek arasındaki bağlanma süreci

Lohusalık döneminde annenin ve bebeğin bakımı,

Lohusalık hüznü/depresyonu,

İlk günlerde bebeklerde rutinler oluşturmak,

Bebeğin ağlaması ve onu sakinleştirmenin püf noktaları,






Hamilelik anne ve babanın, bebeğin anne karnındaki ve sonrasındaki fiziksel ve zihinsel gelişimi konusunda bilinçlenmesi gereken en önemli dönemdir. Hamilelik esnasında annenin ve bebeğin ruhsal ve bedensel anlamda sağlıklı bir hamilelik dönemi yaşayabilmesi için, bu dönemin pek çok uygulama ile desteklenmesi gerekmektedir



Doğum öncesi kurslar gerek anne gerekse baba açısında doğuma hazırlıkta büyük yarar sağlamaktadır. Anne psikolojik ve fiziksel olarak doğuma hazırlanırken baba da onun yanında olarak kendini bu serüvene hazırlar.

Hamilelik dönemi bayanların fiziksel ve psikolojik değişimler yaşadıkları zor bir dönemdir. Anne adaylarının gerek kendisi ve gerekse bebekle ilgili kaygıları, doğum ve sonrasında yetersizlik korkusu bazen hamilelik döneminin endişe ve sıkıntılarla dolu geçmesine neden olmaktadır.

Annelik Yolunda Doğuma Hazırlık kursumuzun amacı, hamilelik süreci, doğum ve bebek bakımı gibi konularda katılımcıları bilinçlendirerek kaygılardan uzak mutlu bir hamilelik ve sağlıklı bir doğum dönemi geçirmelerini sağlamaktır. .

Doğuma iyi hazırlanmış bir anne adayı bebeğini genelde daha kolay dünyaya getirir. Bu yüzden Annelik Yolunda Doğum Hazırlık kurslarının sunduğu avantajlardan siz de mutlaka faydalanın!!.

Bir doğum hazırlık kursu sizi hem bedenen hem zihnen doğuma hazırlayacaktır. Böyle bir kurs sizi yeni ‘‘mesleğinize’’, anneliğe ve babalığa yaklaştıracak. Bu kurslarda emzirmeyi ve bebek bakımını öğrenebilirsiniz; ayrıca eni hayatınızdaki değişiklikler de sürpriz olmaktan çıkacaktır..


ANNELİK YOLUNDA DOĞUMA HAZIRLIK KURSU

Adres: Tütüncü Mehmet Efendi Cd. 2. Orta Sk. Bahar Apt. A Blok D:7 Göztepe-İstanbul
Tel: 05554053703-05326870802
http://bebeimgeliyor.blogspot.com/
http://www.annelikyolunda.com/

28 Mart 2011 Pazartesi

14 aylık bebeğin fiziksel, sosyal ve duygusal gelişimi nasıldır ?

Çocuğunuz nasıl büyüyor ? : Çocuğunuz bugünlerde yeni beceriler kazanıyor — güle güle diyerek el sallamaktan bardaktan su içmeye kadar. Ama büyüklerin masa düzeni ve adetleri üzerine hiçbir katılımları yok ve tabii ki bu çok normal . Daha onun için bu gibi düzen, adet konuları çok erken. Yemek yemek tecrübe edilerek öğrenilir, ve bu dönemde çocukların öğrenme süreçleri biraz dağınıktır. Kısacası bırakın kendi kendine kaşık kullanmaya çalışsın, bezelyeler yere düştüğünde, yumurta parçaları etrafta uçuştuğunda ne olur görsün.

Hayatınız nasıl değişiyor ? : Çocuğunuzun ne yiyeceği konusunu kendisine bırakırken, onu herhangi bir şey için durdurmanız da bu dönemde pek mümkün olmaz. Neden ? Bu yaşta sizin “hayır” dediğiniz hemen hemen herşey çocuğunuz için çok caziptir. O yüzden kendi rahatınız için evinizi mümkün olduğunca güvenlikli hale getirin, alçak dolapları kilitleyin, kırılacakları ortalıktan kaldırım, vs.

Ebeveynlere tavsiye : Bir “çocuk köşesi” yaratın ve sadece onun oyuncaklarını içine koyabileceğiniz bir dolap hazırlayın. Bu dolabın içini onun keşfetmekten keyif alacağı zararsız oyuncak, eşya, objelerle doldurun. Dönem dönem de doabın içindeki ıvır zıvırı tazeleyin. – buna bayılacaktır-

Fiziksel gelişim : Pratik yapmak mükemmelleştirir


Eğer çocuğunuz birkaç hafta, hatta aydır yürüyebiliyorsa, gün geçtikçe kendine güveni artmakta ve hareketlenmektedir. Onun nasıl hareketlerine hakim olmaya başladığını gözlemleyin veya düşmeden nasıl bir oyuncağını yerden alabildiğini izleyin. 14 aylık bebekler ayrıca nesneleri bir yerden başka bir konuma hareket ettirmeyi severler, evde sandalyeleri, kutuları, güçlerinin yettiği herşeyi itmekten asla yorulmazlar. Aslında çocuğunuz sürekli kendi fiziksel yeterliliklerini test etmektedir. Örneğin sürekli koltuk, sandalyeye, merdivene tırmanmaya çalışır. Onun bu heyecanını yakından gözleyin.

Çocuğunuz şu aşamada bir topu size yuvarlayabilecek koordinasyonu kurabilir veya siz ona yuvarladığınızda topu yakalayabilir. Topla beraber yere tam onun karşısına oturun, önünüzdeki en az beş dakika boyunca o bu oyunla meşgul olacaktır. Yuvarlamak ve yakalamak oldukça karmaşık yeteneklerdir, bu yüzden başlangıçta çocuğunuz koordinasyonu kuramazsa endişelenmeyin. Bu tip oyunlar içindeki insan ve obje faktörleri ile bebeğinizin fiziksel dünyayı keşfetme ihtiyacının birer parçasıdır.

Eğer çocuğunuz henüz yürümediyse meraklanmayın, zaman yakındır. Siz farkında olmadan bir bakacaksınız etrafta sizi takip etmeye başlamış. Unutmayın bebeklerin en erken 9 aylık, en geç 18 aylık yürümesi normaldir.

Neler yapabilirsiz ?

Eğer çocuğunuz artık rahatça yürüyebiliyorsa ve biryerlere tırmanmaya çalışıyorsa, ona keşfedebileceği bir “köprü” hazırlayın. Kenarları yuvarlanmış 10 cm genişliğinde, bir metre uzunluğunda bir tahta levha alın ve yere koyun. Çocuğunuzun elinden tutarak onu bu köprüden geçirmeye çalışın. Bir ayağını diğerinin önüne atabilmek çocuğunuzun yürürken dengesini sağlamada mükemmelleşmesini sağlayacaktır. Eğer tahtanın iki kenarına yastıklar koyarsanız düşmek bile eğlenceli hale gelecektir.

Hatta çocuğunuza düşmenin bile pratiğini yaptırabilirsiniz. Birden çok yastığı öbek haline getirin ve bebeğinizin onların üstünde zıplayıp düşmesini sağlayın. (Tabii ki oyunu ilk başta siz ona gösterin, eminiz bu oyuna bayılacak). Kendine güveni arttıkça yastıklar üstünde koşmaya ve kendini yastıkların üstüne atmaya başladığını göreceksiniz.

Eğer bu aşama için hiçbirşey yapamıyorsanız ve çocuğunuz fiziksel yetersizliğinden hayal kırıklığına uğramış görünüyorsa ona sabit itmeli bir oyuncak alın, mesela arkadaki sopasından tutarak itebileceği bir tren vagonu. Bunun dışında çocuğunuzun genel motor becerilerine arttırabilmek için yastıklar veya alçak kutular üstünde yuvarlanabileceği mekanizmalar yaratabilirsiniz.

Bütün bu aktiviteleri yaparken evinizdeki bütün güvenlik önlemlerini alın. Bütün güvenlik önlemlerini alıp almadığını test etmenini en iyi yolu bütün evinizi oda oda dizleriniz ve elleriniz üzerinde yani bir bebek boyutu ile gezmektir. Çok katlı bir evdeyseniz merdivenlere güvenlik kapıları koyun, kırılabilir eşyaları etraftan, masaların, sehpaların üstünden kaldırın, prizleri kapatın, masa köşelerine koruma koyun. Mutfak ve banyodan özellikle uzak tutun.

Diğer gelişmeler : Dokunma duyusunun, el ve parmak hareketlerinin hassaslaşması

Bu dönemdeki çocuklar dokunmaya bayılırlar. Hatta mümkün olduğunca çok şeye dokunmak ve hissetmek isterler; bir ağacın kabuğu, ev hayvanları, musluktan akan su … Eğer dokunmanın bu dönemdeki bebeğin en önemli öğrenme aracı olduğunu ve dokunarak değişik objeleri ezberleyebildiğini unutmazsanız, belki bu sizin 14 aylık bebeğiniz ne zaman bir şeye elini uzzatsa “dokunma” demenizi engeller.

Oyun 1 : Çocuğunuzun dokunma duyusunu kontrollü geliştirebilmenizin bir yolu birçok farklı obje çiftini bir bez torbaya koymaktır, mesela ucu açılmamış iki kalem, iki parça kumaş, iki deniz kabuğu, vs., çeşit ne kadar artarsa o kadar iyi. Bu çiftli objelerden birini torbaya koyun. Sonra çocuğunuzun karşısına oturun ve torba dışında kalan objeleri keşfetmesi için onu yönlendirin. Ardından torbanın içindeki objeleri almasını ve dışarıdaki eşi ile çiftleştirmesi sağlayın.

Oyun 2 : Kutuları, oyun sepetleri, içi dolu olan herşeyi boşaltmak halen en sevilen oyunlar arasındadır. Ama 14 aylık bir bebek artık daha ince hareketler yapmak peşindedir. Mesela o kendi ayakkabısını giymeye çalışır ama beceremez ve yardım talep eden jestlerde bulunur. Bunun yanızda objeleri istediği gibi manipule etmeyi de sever; oyun küplerini bir kutuya tıkıştırır, mandalları mandallıktan çeker.

Oyun 3 : Çocuğunuza el ve parmak hareketlerini çalıştırabilmesi için açılan, kapanan kapıcıklar, pencerecikleri olan pano yapın. Panoyu yaparken kullandığınız sürgüler, mandallar, kısacası marangozluk malzemeleri birbirinin aynı olmasın ve gerçek evinizdeki kapılarda kullanılanlara benzemesin. Çocuğunuz pano üzerindeki mekanizmalarla istediği gibi oynarken ana motor becerilerini mükemmelize eder.

Sosyal ve duygusal gelişim : Yanlız başına

14 aylık bebeğinizi parkda gözlemleyin, onlar genelde yanlız takılırlar. Sosyalleşmek henüz bebeğinizin çok da peşinde olduğu birşey değildir. Bu dönemde bebekler henüz başka bebeklerle parallellik göstermesi gereken oyunlara girmezler. Akranı ile yanyana oynasa bile birinin elindeki oyuncak çok çekici olmasıkça birbirleri ile fazla ilgilenmezler.

Bu durum sizin için biraz hayal kırıklığı yaratırken, aslında çok normal bir hareketttir. Bu dönemdeki bebekler akranlarını oyun arkadaşı, hatta insan olarak bile görmez. 14 aylık bebekler kendi dünyasının merkezinde olduğu için, o başka çocukları itilebileceğini, çekilebileceğini , onlara bir oyuncak gibi davranılabileceğini düşünür. Onun için tek önemli olan şey “onun ne istediğidir” , aynen onunla yaşıt diğerlerinin de düşündüğü gibi.

Neler yapabiliriz?

Eğer çocuğunuz diğer çocuklarla hatta kardeşi ile iletişime geçmiyorsa, bu onu bir oyun topluluğu, müzik sınıfı veya aktivite grubuna sokmak için en uygun zaman olabilir. Çocuğunuza farklı sosyal ortamları tanıtmak, onun daha rahat iletişime geçmesini ve okul öncesi dönemde sosyalleşmesini sağlayabilir.

Oyun bahçesine tekrar gidişinizde çocuğunuzun diğer çocuklarla iletişime geçebileceği yerleri arayın. Bu alanlarda oyuncaklar “herkese” aittir yani oynamak için sıra beklemek gerekir.

Evet, bu dönemde çocuklar oyuncaklar için çekişebilir, kim önce oyun parkında sallanacak diye kavga edebilir ama çok hızlı bir şekilde etrafta daha birçok eğlencenin olduğunu da farkederler. Veya, eğer sizin çocuğunuz yaşında bir çocuğu olan arkadaşınız varsa, ikisini birlikte boş bir banyo küveti içine sizlerin gözlemi eşliğinde koyabilirsiniz. Göreceksiniz çok kısa sürede gerçekten eğlenmeye başlayacaklar.

Diğer Gelişmeler : Öğrenmek için oynamak ve yabancı korkusu

Bu dönem çocuklar için oyun oynamak yolu ile öğrenmek diğer video, bilgisayar, televizyon veya herhangi başka bir elektronik araç ile öğrenmekten daha önemlidir. Oyunlar sayesinde çocuklar sekiller, renkler, bulunduklar alan, kardeşleri veya arkadaşları ile ilişkilerini öğrenirler. Yumuşak pofuduk oyuncakları ile interaktif yeteneklerini geliştirirler. Yeni kelimeler öğrenirler, hayal güçlerini çalıştırmayı ve henüz kelimelerle ifadelendiremedikleri duyguları ile yaşamayı öğrenirler. Korkuyu öğrenirler, örneğin yerden yukarı tırmandıkları bir durumda veya yukarıdan aşağı kayarlarsa heyecanlanmayı öğrenirler. Oyun oynamak çocukların işidir ve sizinki ne kadar çok oynarsa o kadar faydalıdır.

Hala yabancılardan korkuyor mu? Anne ve baba dışındaki insanlardan şüphe duymak bu dönem çocuklar için çok normaldir. Zaman içinde çocuğunuz bu korkulardan sıyrılacak ( yabancılar hakkında süpheci olmak aslında çok da kötü bir şey değildir ! ), bu aşamaya kadar işte size korku ile başrdrbilmek için birkaç ipucu;

• Eğer çocuğunuz “iyi niyetli” ve ona sarılıp, öpmek isteyen bir yabancıdan utanıyorsa, arkadaşınıza ilişkiyi kurma sürecini biraz yavaşlatırsa çocuğunuzu rahatlatabileceğini belirtebilrsiniz.

• Yabancıların bulunduğu ortamda sinirli ve rahatsız hisseden çocuğunuza sarılın, sizin rahatlığınız güvenli bir ortamda olduğnu bir süre sonra ona da hissettirecektir.

• Çocuğunuza değişik insanları farklı ortamlarda tanıtın. Sizin hayvanat bahçesinde, markette bir yabancı ile nasıl konuştuğunuzu görsün. Sizin yabancılar yanında rahat olduğunuzu görmesi onun korkularını yenmesine yardımcı olacaktır.

• Çocuğunuzu asla zorlamayın. Eğer aile büyüklerinizden birinden korktu ise çocuğunuzu söz konusu kişiye yaklaşması için sakın zorlamayın. Bir kişi ile ilişkiye girmesi için zorlamaktansa, onu rahatlatmaya çalışmanız çocuğunuz kendisini daha güvende hissedecektir. Ayrıca onun tehlikeli bir durumda kaldığında kendi içgüdülerine güvenmesini de öğrenmesine yardımcı olursunuz.

Konuşma ve anlama gelişimi : Tekrar ve tekrar söyleyin …

14 aylık olan bebekler söyleyebildiklerinden daha fazla kelimeyi anlayabilir. Onların söyleyebildiği kelimeler üç ile beş arasındadır; anne, baba, mama veya diğer basit kelimeler top, su, ama hergün de yeni kelimlerin anlamlarını öğrenir. Kelime dağarcığına yenilerini ekledikçe göreceksiniz ki bu yeni kelimeleri kullanmak için fırsat arar. Bir kere “top” diyebildikten sonra size gösterip tekrar tekrar söyleyebilmek için etrafta sürekli top arar, – kitaplarda, televizyonda-sokakta-

Neler yapabilirsiniz ?

Tekerlemeler, aptalca şarkılar, reklam müzikleri çocukların favorileridir. Eğer 14 aylık bebeğiniz birkaç kelime söyleyebiliyorsa, onu sizin ardınızdan “fış fış kayıkçı …” gibi basit şarkıları tekrarlaması için cesaretlendirdin. Şarkıdaki seslere aşinalığı arttıkça ilk defasında bir sesi, sonra bir kelimeyi, siz hiç farketmeden bir bakacaksınız sizinle şarkıyı bile söyleyebilecektir.

Eğer 14 aylık bebeğiniz henüz fazla kelime söyleyemiyorsa, ona dilin diğer iki kazanımı ile yardım edebilirsiniz. Çocuğunuzla konuşurken, ses tonunuzu, yüz ifadenizi, el jestlerinizi farklılaştırın, bunlar çocuğunuzun kelimenin anlamını kavramasında yardımcı olacaklardır. Onunla konuşurken göz temasında olunki sizi dinlemeyi öğrensin. Ve o konuşmaya çalışırken müdahale etmeyin, sabırla dinleyin ve gözlerinin içine bakın.

Diğer gelişmeler : Jestlerle iletişim kurmak, saklambaç eğlencesi

Artık çocuğunuz ihtiyaçlarını hareketleri ve birkaç kelime ile belirtebiliyor, ona iletişim kurmada kullanabileceği “araçlar” da gösterin. Size dışarı çıkmak istediğini göstermek için ceketini veya müzik dinlemek için size bir CD getirebilir. Çocuğunuz kendi istediğini anlatabilmek için çok uğraşır. Bu arada onun anlamını bilmediği birçok kelime söylediğini duyabilirsiniz. ( artık bu aşama küçük papağanınızın yanında kötü sözler söymemeniz gerektiğini farkedersiniz. )

Çocuğunuzun insanları, yerleri, olayları hatırma becerisi her geçen gün gelişiyor. Bu ay iki aşamalı isteklerinize bile karşılık verebilir, örneğin “odana git ve ayakkabılarını ( çorap, oyuncak) getir” .

Saklambaç halen en eğlenceli oyundur, özellikle arayan 14 aylık bebeğiniz ise. İşte size onun kahkahalara boğulmasını sağlayabilecek bir alternatif : Ona bir oyuncak gösterin ve sonra onu cebinize koyun ve ona oyuncağın nereye gittiğini sorun. Artık çocuğunuzda oyuncağın ortalıkta gözükmemesinin tümüyle yokolduğu anlamına gelmediğini farkedecek düşünce gücü var. Oyuncağı sakladığınız cebinize veya çantanıza ulaşabilmek için kıvranacak. Hatta küçük oyuncakları onun cebine saklayabilirsiniz. ve onu çıkarmaya çalışırken ne kadar eğlendiğini görebilirsiniz.

Kaynak : Babycenter.com

25 Mart 2011 Cuma

BEBEK MASAJI

Bebek masajı anne ve bebeğin birbirleri ile tanışıp ilişkiyi başlatma ve geliştirmesi için önemli bir role sahip. Dolayısı ile bebek masajını yalnız fiziksel yararları olan fiziksel bir terapi olarak düşünmemek gerekiyor. Masaj sırasında iletişimin 5 boyutu ile birlikte (görme dokunma koklama duyma ve tat alma) 6. boyut olarak hareketler de devreye giriyor. Bu sırada ten teması ile sağlanan sözsüz iletişim de ilişkinin niteliğinde büyük önem taşıyor.

Bebeğinizi Masaj Yaparak Rahatlatın

Annenin bebeği ile göz teması kurarak bebeğinin ayak parmaklarına dokunması; bunu yaparken yumuşak bir sesle ne yaptığını bebeğine anlatması vücudunun dokunduğu bölgelerin adı ile birlikte bebeğini rahatlatacak “gevşe” “rahatla” gibi sözler söylemesinin bebeği yalnız fiziksel olarak değil; ruhsal olarak da rahatlattığını söylüyor. Masaj sayesinde anne bebek arasındaki kurulan yakın ilişkinin yanı sıra bebek vücudunun bölümlerini önce ayrı ayrı farkeder sonra da vücüdunu bütün olarak gevşemiş bir şekilde algılar. İlk yapıldığında alışkın olmadığından bebek ağlayarak tepki gösterirse masajın bırakılması gerekir ....


Masaj boyunca bebeği hazırlamak için küçük bir ön hazırlık gerekir. Yeni doğmuş bebeklerde dikkat süresi yaklaşık olarak 15 dakika civarındır. Bu süreyi düşünerek her hareket bir ya da iki kere tekrarla yapılabilir ancak bebek masaja alıştıkça ve büyüdükçe bebeğinizin toleransına göre masaj süresini artırabilirsiniz. Masaj yaparken amacınızın bebeğinizle birlikte iletişim kurmak rahatlamak ve eğlenmek olduğunu daima hatırlayın. Bebeğiniz karnı doyduktan 1 saat sonra masaj için daha aktif ve dinamik olacaktır.

Masaj yaparken dikkat edilecek noktalar

15 dakika süreyle rahatsız edilmeyeceğiniz bir ortamda olduğunuzdan emin olun. Rahat bir ortam yaratmak ve ikinizi de gevşetmek için hafif bir müzik çalın. Odanın ılık olmasına ve masaj süresince de böyle kalmasına özen gösterin. Bebeğinizi yatıracağınız yumuşak bir yüzey hazırlayın. Bebek masajını en güvenli yerde yapabilirsiniz. Masaj süresince gerekebileceğinden temiz bir alt bezi ve yumuşak bir havluyu masaj yaptığınız yerde hazır bulundurmalısınız. Yumuşak formüllü bir bebek yağı kullanılırsa masaj sırasında sürtünme nedeniyle bebeğin derisi zedelenmez. Herhangi bir lezyon oluşursa masaja ara verin. Bebeğinizin vücudunda ellerinizin rahat hareket etmesini sağlayacak miktarda bebe yağını ellerinize sürün. Masaja hafif dokunuşlarla başlayın kendinizi güvende hissettikçe ve bebeğiniz masaja alıştıkça uyguladığınız basıncı yavaşça artırın.

Bebeğiniz bazen yorgun olabilir ve her türlü dış uyarı ona fazla gelebilir. Bu durumda dinlenmeye ihtiyacı vardır. Bırakın biraz dinlensin. Uyandıktan sonra masaj yapmayı tekrar deneyin. Bebeğinizin daha da rahatlamasını sağlamak için onun dikkatini bedeninin bir noktasına toplamasını sağlayın ve ona nasıl davranacağını öğretin. Örneğin bir kolunu tutun. Kolu hafifçe sallarken ona “rahatla” deyin ve gülümseyin. Bu bebeğin dikkatini kendi vücudu üzerinde yoğunlaştırmasını ve rahatlamasını sağlar. Bu ruh halindeyken de dokunuşlarınızdaki olumlu mesajları daha kolay anlar. Bebeğinize en iyi masajı o tamamen çıplakken yaparsınız özellikle banyo yaptırdıktan sonra…


Bebeğin cildini özellikle de bezli bölgeyi temizleyin. Bebek kendini savunmasız hissedebileceği için alt bezini hemen çıkartmayın. Bebeği soyduktan sonra çişini ya da kakasını yapma ihtimaline karşı altına bir bez yayın. Eğer bebek altını kirletirse alt temizliğini yaptıktan sonra masaja devam edin.

Bebek Masaj nasıl yapılır?

Yüz Masajı: Bebeğinizin yüzü meme emme diş çıkarma ağlama ve çevresinde durmadan büyüyen dünya ile karşı karşıya kalmaktan dolayı sürekli ve büyük bir stres altında kalır. Parmaklarınızı bebeğin alnının ortasına koyun ve şakaklara oradan da yanaklara doğru masaj yapın. Daha sonra başparmaklarınızla bebeğinizin göz kapaklarını şakaklara doğru hafifçe ovun. Yine başparmaklarınızla bebeğin burnunu yanaklara doğru hafifçe bastırarak ovun. Daha sonra çeneden kulak arkalarına doğru hafifçe masaj yapın.

Kol Masajı: Bebeğinizin kolunu kaldırın omuzdan bileğe doğru önce bir elinizle sonra da ötekiyle sıvazlayarak masaj yapın. Bu yöntemin adı “Hint Masajı Tekniği”dir. Hint Tekniğini uyguladığınızda ovma işlemini bilekte bitirmeyip ellere kadar da uygulayabilirsiniz. Aynı hareketi bu kez de bilekten omuza doğru tekrarlayın. Ters yönde yapılan bu masaja da “İsveç Tekniği” denir. Bebekler el masajına bayılır. Bebeğin elini açın her parmağını sırayla ovun. Elinin üstünü ve avucunun içini parmaklara doğru aşağı yukarı ovun. Tüm bunları tamamladıktan sonra avuç içlerinizle kollarını yukarıdan aşağı doğru yuvarlayarak hafifçe ovuşturun. Son olarak bebeğinizin kolunu avuçlarınızın içine alarak içe doğru dairesel şekilde sıvazlayın.

Karın Masajı: Karın masajı aynı zamanda bebeğinizin sindirimine gaz çıkarmasına ve kabızlığın iyileşmesine de yardımcı olur. Kolik bebeklerde karın ağrısının giderilmesine yardımcı olabilir. Karın masajına “su çarkı” denilen eğlenceli bir teknikle başlayabilirsiniz. Ellerinizi kendinize doğru kum çeker gibi bebeğin karnından bacaklarına doğru hareket ettirin. Bebeğin bacaklarını havaya kaldırın dizlerden bükerek hafifçe karına doğru bastırın. Bu bebeğin karın kaslarının gevşemesini sağlayacaktır. Bebeğinizin bacaklarını bileklerinden kavrayarak sol elinizle tutun. Bir önceki hareketleri sadece sağ elinizi kullanarak yapın. Bu mideyi rahatlatacak ve masajın daha derinlere etkili olmasını sağlayacaktır. Karın masajını parmaklarınızın ucunu bebeğin göbeğinde soldan sağa doğru yürüterek tamamlayın. Bu hareket bebeğin gazının çıkartılmasına yardımcı olur.

Bacak Masajı: Bacak masajı kollara uygulanan masaja çok benzer. Bacağı her iki elinizle yukarı kaldırarak tutun ve ellerinizi birbirine ters yönlerde çevirerek bacağını ovun kalçadan bileğe doğru ellerinizin bu hareketini sürdürün. Aynı hareketi bilekten kalçaya doğru tekrarlayın. Kollara uyguladığınız burma yöntemini ellerinizi aşağı yukarı hareket ettirerek bebeğin bacağına da uygulayabilirsiniz. Başparmağınızla topuktan başlayarak parmaklara doğru ayak tabanını ve ayak parmaklarının her birini teker teker ovun.

Sırt Masajı: Birçok anne-baba bebek masajını bebeğin sırtını ovarak bitirmekten hoşlanır. Bebeği bir yastığın ya da battaniyenin üzerine yüzüstü yatırın. Bunu yaparken ellerinizin yağlı olduğunu ve bebeğinizin kayabileceğini unutmadan dikkatlice hareket edin. Ellerinizi bebeğin sırtında yanlamasına ileri geri hareket ettirerek masaja başlayın. Bunu yaparken ellerinizi yavaşça sırtta aşağı ve sonra yukarı doğru kaydırın. Her iki elinizi boyuna yakın bir şekilde sırtın ortasında tutun. Omurgaya dik açı oluşturacak şekilde ellerinizle sürtme hareketi yaparak boyundan kalçaya doğru hafif hafif kaydırarak tüm sırtını sıvazlayın. Daha sonra sırtında parmaklarınızın uçlarıyla küçük daireler çizin. Masajı tamamlamak için bebeğin sırtını boyundan aşağı doğru yavaşça okşayın. Böylece bebek o günkü masajın bittiğini anlayacaktır.

ADET OLAN ANNELER BEBEKLERİNE ANNE SÜTÜ VEREBİLİR Mİ?

Luteinize hormonu yumurtalıkları etkileyen, yumurtalıklarda bulunan foliküllerin büyümesini sağlayan bir hormondur. Yumurtanız çatlamadan hemen önec ve çatladığı zaman en yüksek seviyededir.

Prolaktin hormonu ise; gebelik ve özellikle emzirme döneminde salgısı artan ve süt yapımından sorumlu hormondur.

FSH hormonu yumurtalıkta folikül oluşumunu sağlar. Folikül çevresindeki hücrelerden öströjen salgılanır. Takiben LH salgılanır ve folikül çatlar, yumurtlama olur . Yumurtlamayı takiben overler progesteron hormonu salgılarlar. FSH, LH, E2 ve Progesteron yumurtlamada rol alan hormonlardır.

Prolaktin süt hormonu ise fazla salındığı durumlarda yumurtlamayı engeller.

Anneler bebeklere ek gıdalara başlayıp, bebeklerine verdikleri anne sütü miktarı değişmeye başaldıkça , annedeki prolaktin seviyesinde değişmeler olur. Buna bağlı yumurtlama üzerindeki baskı kalkmaya başlar ve anne adet olabilir.

Ama bu sütün tamamen kesilmesi, bebeği emzirememek demek değildir. Prolaktin kadınlarda hep var. Siz bebeğinizi emzirdikçe bu hormonun miktarı artar, oksitosinle beraber bebeğe anne sütü gelir.

Oksitosin ise prolaktin sayesinde üretilen sütü annenin süt kanalları yoluyla bebeğin emmesi akabinden salınımını sağlayan hormondur. Bu hormon özellikle annenin stres düzeyi ile alakalı olup, anne sütünü verdikçe salınana ve anneyi hem mutlu yapan hem de yorgunluğunu alan bir hormondur. Özellikle bebekler yenidoğduklarında olabildiğince emer ve buna bağlı olarak da anneler daha az uyurlar. Bu hormon sayesinde de kendilerini normalden daha az uyurlar ve daha az yorgun hissederler.




Anneler bebeklerini emzirdikleri dönemde adet olsalar bile sütlerinin gelmesi ile ilgili bir sorun olmaz. Sadece bebek daha büyük ve ek gıda aldığı için anne sütünün miktarında belki azalma olur. Sadece bazı bebekler anneler adet olduğunda ilk günlerde emmek istemeyebiliyor. Tadı değişebilyormuş??????????Bununla ilgili bir bilimsel çalışmaya ben rastlamadım.

Annelerimizin içi rahat olsun ve adet olsalar bile anne sütü bebeklerine vermeye devam edebilirler. Bebeğiniz sizi emdikçe siz anne sütü verebilirsiniz.

23 Mart 2011 Çarşamba

BEBEĞİ YIKAMANIN PÜF NOKTALARI:

BEBEK YIKAMANIN PÜF NOKTALARI


1. Bebeklerimiz yıkarken; küvet, file veya havlu,sünger,tülbent veya küçük havlu,şampuan, bebe yağı, kurutmak için gerekli iki tane havlu .




Bebekler için seçilen bebek küvetlerinde birçok çeşit bulunmaktadır. 0-6 ay arasına daha küçük bir küvet secebiliriz. Küçük ve hafif olmasından dolayı kullanışlıdır.Plastik olmalarından dolayı da temizlenmesi kolay ve sert bir malzeme olduğundan hakim olmak kolaydır. Bebeğiniz 6 aydan sonra daha büyük bir kuvete geçebilirsiniz. Bazı küvetler bebeğin içine düşmemesi için bebeğin hatlarına göre yapılmıştır. Bazılarında ise destekler vardır. Basını destekleyen ya da şampuanı koyabileceğiniz bölümleri vardır. Sizde size en uygun olan bir küvet secebilirisiniz.

Bebeğiniz yıkarken kuvetlere uygun fileler var. Onlardan da kullanabileceğiniz gibi küvetinizin içine havlu da koyabilirsiniz. Ayrıca bebeğin içine yerleşebileceği aparatlarda mevcuttur.

Bebeğinizi yıkarken sünger, küçük havlu veya tülbent ile bebeğinizi yıkayabilirisinzi.

2. Bebekler için ilk günlerde illa ki de şampuan kullanmamıza gerek yoktur. Kullanmak istersek; bebekler için olan şampuanlardan kullanmalıyız. Bu şampuanların ph nötr olu, içinde sabun yoktur.. Deterjan etkili kıvamlaştırıcı olmamalıdır.Gözleri yakmaz. Yumuşak b,ir formül içeriri. Boya, parfüm ve katkı maddesi içermezler. O nedenle de çok köpürmez ve kokulu değillerdir. Bebeklerimizi cildi hassas olduğu için bu önemlidir. İlla ki anne ve bablar köpüren şampuan kullanmak isterlerse, köpük şeklinde şampuanlar da vardır.

3. Bebeklerimizi ilk 6 ay boyunca her gün ama yapamıyorsanız gün aşırı banyo yaptırmanız, 6 aydan sonra ise aile alışkanlıklarına bağlı olarak belli bir düzen oluşturarak yıkayabilirsinzi. Banyo için en uygun zaman beslenme öncesi veya beslenmeden 1 saat sonra olmalıdır. Besledikten hemen sonra yıkarsanız, mideleri çok hassas olduğu için kusabilirelr.

Gece beslenmesinden 1 saat önce bebeğimiz yıkayabilir, masajını yapıp, besledikten sonra da güzelce uykuya geçmesini sağlayabiliriz. Bu rutin bebeğin uykuya geçmesini ve rahat uyumasını da sağlayacaktır.

4. Bebeğin annesi tarafından yaptırılan banyonun anne ile bebek arasındaki sevgi bağlarını kuvvetlendirmesi açısından önemlidir.



Bebek küvetinizi ayakta veya yüksekte olmalıdır. Eğilip kalkmamalısınız.bebeği yıkadığınız suyun sıcaklığı 36,4-37 derece olmalıdır.suyun sıcaklığını termometre ile ölçebileceğiniz gibi, dirseğinizi suyun içine sokarak da sıcaklığına karar verebilirsiniz. Oda sıcaklığı ise22- 24 derece olmalıdır. Bebeklerin ciltlerindeki yağ oranı yetişkinlere göre daha az olduğu için çabuk üşüyebiliriler. Isı kaybı baş bölgesinde daha çabuk olduğu için bebeğimizin önce vücudunu yıkamak, en son başını yıkamakta fayda vardır. Sürenin 10 dk geçmemesine özen gösterilmelidir. Bebeğimizin ön kısmını yıkarken baş, omuz ve sırtını bir elimizle destekleyerek poposunu küvete oturtun. Sırtını yıkarken de çenesinin altından sıkmayacak şekilde parmaklarınızla kavrarken vucudunu aynı elinizin kol kısmıyla destekleyin ve yarı dik şekilde tutun. Başını yıkarken yüz üstü olmasına ve kulaklarına su kaçmamasına dikkat edin. Göbek kordonu düşene kadar bebeğinizi küvete yatırmadan,üzerine su dökerek yıkayın.

Banyo yaparken bebeğiniz 12. ayını doldurduktan sonra oyunlar oynayabilirisiniz. Banyo kitapları ve oyuncaklarıyla banyoyu eğlenceye döndürebilirisiniz.

5. Bebeğiniz yıkarken mutlaka önceden malzemelerinizi hazırlamalıyız. Bebeğimizi asla tek basına suyun içinde , yanında bırakmayınız. Su seviyesi 10 cm kadar olmalıdır. Fileler bebeğimizi yıkarken işimiz kolaylaştırsa da asla onun üstüne yatırıp, bebeğimizi tutmayı bırakmayınız. Bebeğimizi banyo yaptırırken yanımızda mutlaka bize yardımcı olan birine, babasına ihtiyac vardır. Birimiz tutarken, diğer kişi su dökebilir. Yerler ıslanıp da ayakların kayma ihtimali için , yıkayan kişiye yardımcı olan kişi yeri silebilir, yıkayan kişi terlik giyebilir..Özellikle bebebğimizin başını yıkarken, bebeğimizin yüz üstü olmasına dikkat etmeliyiz.Suyu yavaş yavaş dökmeli, ağzına ve kulağına su kaçmasını önlemeliyiz. Ağzından su yutarsa,bir şey olmaz. Genzine kaçarsa, dik tutmalıyız.

6. Bebeğimizi yıkadıktan sonra kurularken 2 tane havlu bulundurun. İlk havlu ile bebeğin vucudunu kurularken ,bebeğinizi giydirinceye kadar ikinci havlu ile sarılı tutun. Çünkü vucudundaki suyu emen ıslak havlu bebeğinizin üşümesini ve hızla ısı kaybetmesine neden olur.Bebeğinizi kurulrken kol ve babaklarındaki boğumlarını , göbek deliği gibi vucudundaki tum kıvrımlarına dikkat etmek gerekir. O bölgeler nemli kalmamalıdır.

7. Banyodan sonra bebeğinize bebek yağı ile masaj yaparak hem bebeğinizingelişimine yardımcı olursunuz hem de bebeğinizle aranızdaki bağı kuvvetlendirin.Bebek yağını bebeğinizn boynundan itibaren sürmeye başlayın. Önce gövdesi, sonra kolları ve bacakalrına masaj yaparak sürün. El ve ayak parmaklarına da sürmeyi ihmal etmeyin. Bebek yağını bebeğinizn banyodan çıktıktan sonra vucudunun ıslaklığını kurutup, nemli iken bebek yağını sürerek masaj yaparsanız , nemlendirici daha hızlı bebeğinizin cildine nufus edecektir.Bebeğinize bebk yağı dışında bebekler için olan losyonları da kullanabilirisiniz. Fakat pudra kullanmanızı önermeiyoruz. Hem toz şeklinde olduğundan bebeğinizin aspire etmesinden dolayı hem de vücut kıvrımlarında topaklanma olacağından dolayı önerilmemektedir.

Bebeğinizi beslenmeden önce yıkarsanız, ardından da masaj yapıp, beslerseniz bebeğiniz daha rahat uykuya geçecektir. Bu uygulamayı günün hemen hemen aynı saatlerinde yapmanız, bebeğiniz için rutinler oluşturmanız bebeğinizin kendini güvende hissetmesine neden olaup, rahat olmasını , huzurlu olmasını sağlayacaktır.