11 Mart 2014 Salı

Bebeimgeliyor eğitimlerim ve ben:))


ÇOCUK BESLENMESİNDE SİNSİ TEHLİKE: OKSİDASYON…



Çocuk Beslenmesinde Oksidan Tehlikesi; Alerjik ve Kronik Hastalıklara Davetiye Çıkarmayın!



“Modern yaşamın getirdiği hava kirliliği, çeşitli kimyasallar ve ozon; vücutta oksidasyon etkisini artırarak doku hasarına neden olmaktadır. Bu da özellikle çocuk sağlığında alerjik hastalıklarda artış başta olmak üzere; diyabet, çölyak, haşimoto ve hatta kanser gibi pek çok kronik hastalığa davetiye çıkarmaktadır “ diyen Prof. Dr. Yonca Tabak, bu hastalıklardan korunmak için vücudun antioksidan savunma sistemini güçlendirecek besinlerin tercih edilmesi gerektiğine dikkat çekerek, önemli tavsiyelerde bulundu.

“Her geçen gün artan çevre kirliliği ve sağlıksız beslenme, özellikle çocuk sağlığında alerjik hastalıklar başta olmak üzere diyabet, çölyak, haşimoto ve hatta kanser gibi pek çok kronik hastalığın da ortaya çıkmasına neden olmaktadır” diyen Çocuk Sağlığı Hastalıkları ve Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak; “çocukları bu hastalıklardan korumak için bağışıklık sistemini güçlendiren oksidan ve antioksidan dengesini yerine oturtan besinler tercih edilmelidir” uyarısında bulundu.
Oksidasyonun dokularda bir elmanın kararmasına andıran bir etki yarattığını söyleyen Prof. Dr. Yonca Tabak,  vücudun bu hasardan korunmak için kendi antioksidan savunma sistemlerini var ettiğini, ancak oksidasyon yükü çok fazla olduğunda da bu savunma mekanizmasının etkisiz kaldığını ve bu nedenle antioksidan savunma sistemini güçlendiren besinlerin bolca tüketilmesi gerektiğini belirtti.
Bağışıklık Sistemini Güçlendirmek İçin Vücudun Oksidan - Antioksidan Dengesi Yerine Oturtmak Gerek!
Bitkisel gıdaların antioksidan özelliğinin hayvansal gıdalara göre daha fazla olduğunu bildiren Yonca Tabak, “Beslenme tercihleri bitkisel kaynaklardan yapılır, hayvansal gıdalar daha az tüketilirse ve hayvansal gıdaların içinde de en az atık üretenler seçilirse vücudun oksidan - antioksidan dengesi yerine oturur ve bağışıklık sistemi güçlenir” açıklamasında bulundu.
Doku Hasarının Önüne Geçmek İçin Antioksidan Yönünden Zengin Besinler Tercih Edin
Vücuttaki doku hasarının sebep olduğu alerjik ve kronik hastalıklara karşı antioksidan yönünden zengin besinlerin tercih edilmesinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Yonca Tabak; çocuk beslenmesinde mevsiminde olan taze meyve ve sebzelere yer verilmesi gerektiğini beliterek, bir çocuğun havuç, yeşil,  sarı, kırmızı dolmalık biber, yeşil ıspanak, semizotu, karalahana gibi sebzeleri, fındık, ceviz, badem gibi kuruyemişleri, nohut, mercimek, kuru fasulye gibi baklagilleri ve tam tahıl gibi bitkisel gıdaları her gün dengeli bir şekilde tüketmesinin çok önemli olduğunu söyledi. Prof. Dr. Yonca Tabak sözlerine şöyle devam etti; “Süt ürünleri içerisinde keçi sütünden yapılmış yoğurt, ayran gibi mayalı süt ürünlerini, peynir olarak eski yağlı peynir yerine taze yumuşak peynirleri, kırmızı et yerine balık ve tavuk etinin tercih edilmesi vücutta oksidan doku hasarını azaltacaktır. Yağ seçiminde katı margarin, ay çiçek ve mısır özü yağı yerine zeytinyağı tercih edilmesi birçok kronik hastalıktan koruyacaktır”.
Oksidan En Yoğun Şekerde Bulunuyor
Doku hasarına neden olan oksidanın en yoğun şekerde bulunduğunu  belirten Prof. Dr. Yonca Tabak, “Çocuk beslenmesinde tatlıların haftada 1 veya 2 den çok yer almaması gerektiği uyarısında bulunarak, “çocuklara bol su içme alışkanlığı kazandırılmalı, vücutta yoğun oksidan atık oluşturan kafein içeren kakaolu, çikolatalı gıda, kola ve boyalı gazlı içeceklerden uzak durmaları sağlanmalıdır” diye konuştu. 

10 Mart 2014 Pazartesi

MOLFIX’TEN YENİ DOĞANLARA ÖZEL BEBEK BEZİ



Molfix, yeni doğan bebeklerin ilk 3 hafta boyunca oluşacak göbek bağı hassasiyetine uygun olarak Yenidoğan Bebek Bezi’ni hazırladı. İdeal koruma ve bakımı sağlayan Yenidoğan Bebek Bezi, parfümsüz yapısı ile bebeklerin ilk günden itibaren yanında oluyor.

Bebeklerin neşeli ve eğlenceli yüzü Molfix’in Yenidoğan Bebek Bezi, göbek bağı oyuntusuyla bebeklerin göbek bağı bölgesinin enfeksiyon problemlerini azaltarak ilk günden mükemmel koruma sağlıyor.
Göbek bağı düşene kadar dikkatle korunması gereken, bebeklerin sağlığı için özel üretilen Molfix Yenidoğan Bebek Bezi, göbek bağı oyuntusuyla göbek bağının hava alarak daha hızlı iyileşmesini sağlıyor.
Bebeklerin ideal bakımı için Molfix Sensitive Parfümsüz Islak Havlu,  Yenidoğan Bebek Bezi ile Molfix satış noktalarında hediye paketi olarak sunuluyor. Bebeklerin hassas tenine zarar vermeyen Molfix Sensitive Parfümsüz Islak Havlu, bebeklerin cilt temizliğinde rahatça kullanılabiliyor.
Molfix’ten yeni doğan bebekler için göbek bağı bakım önerileri!
Ø Göbek bağı kuru tutulmalı, en az günde bir kez olmak üzere, tercihen her bez değişimi sonrası göbek bakımı yapılmalıdır.
Ø Bebek bezinin sık aralıklarla değiştirilmesi enfeksiyon riskini azaltır.
Ø Göbek bağı 1-3 hafta içerisinde düşer. Göbek bağının kendi kendine, vakti geldiğinde düşmesine izin verin.

Molfix’le ilgili daha fazla bilgiye  www.molfix.com  adresinden ulaşılabiliyor. 

1 YAŞ ÖNCESİ BEBEĞİNİZE VERMEMENİZ GEREKEN BESİNLER



BAL:
İlk yıl bebeğe verilmemelidir. İçeriğindeki şeker ve Closridium Botulinum  henüz gelişmemiş bebeğin sindirim sistemini zorlar.Yapışkan bir yapısı olması da ilk yıl bebeklere verilmeme nedenlerinden biridir.

KURU YEMİŞ VE FISTIK:
İlk yıl fındık,fıstık gibi kuru yemişler uzak durulmasının en önemli nedeni yüksek allerjen bir yapısı olduklarındandır. Ailesel alerjen bir yapı varsa çok dikkat edilmelidir.

YUMURTANIN BEYAZI:
İçeriğinde çok fazla protein,D vitamini   ve birçok mineraller barındırır.Ayrıca da çok alerjen bir besindir. Bu nedenlerden dolayı ilk yıl bebeğe verilmemelidir.
İNEK SÜTÜ:
İçeriğinde bulunan protein ve mineraller bebeğin sindirimi açısından çok ağırdır. Alerjik reaksiyonlar açısından da dikkat edilmelidir.Ayrıca inek sütü içinde bebek için gereken demir ve C vitamini bulunmaz,sindirim bebek çok zor bir besindir. 1 yaş sonrasında süt ve sütü ürünlerinden max. 500 ml almalıdır.

BUĞDAY:
Pirinç ve yulaf kepeği sindirimi kolay olduğu için bebeğin ilk aldığı tahıllardır.Nadir de olsa buğday alerjisi görülmektedir. Glutein alerjisi yani. Bu açıdan dikkat edilmelidir. Bebek kabız,ishal, deri döküntüsü ve kötü uyku gibi sıkıntılar görülmeye başladıysa bu buğday alerjisi olabilir . Dr. ile hemen görüşülmelidir.

MEYVE SUYU:
6 aylıktan küçük bebeklere verilmemelidir. Meyvenin kendisi bebeğe verilmelidir. Meyvenin suyu tamamen şeker içermektedir. B_Narenciye meyve suları, portakal,greyfurt,mandalina vb. C vitamini açısından çok zengindir. Ama çok asitli oldukları için gelişmemiş bir sindirim sistemi olan bebek için ağır gelebilir. Meyve suyu verecekken bebeğe mutlaka su ile seyreltilmelidir. Armut  ve elma gibi meyveler mide dostu oldukları için ilk tercihiniz olmalıdır.

ÇİLEK:
Çok alerjik bir meyvedir. O nedenle ilk verilmemelidir. İçeriğinde C vitamini içeren Çilek 1 yıl sonrasında verileceğinde de mutlaka alerji yönünden izlenmelidir.

BEBEĞİNİZ KENDİ KENDİNE BESLENİRKEN HANGİ BESİNLERİ VEREBİLİRSİNİZ.?







SEBZELER:
Buharda pişirerek ya da haşlayarak verebilirsiniz.
Brokoli- karnı baharın ilk başlarda sadece saplarını verebilirsiniz.
Beta karoten içeren tatlı patates, havuç veya bal kabağını yumuşayana kadar buharda pişirin Bal kabağı ile bebeğinize tatlılar yapabilirsiniz.
Avokado çok iyi yağlar içerir ki bunlar bebeğin beyin gelişimine büyük katkı sağlar.
Çiğ sebze, üzüm domates gibi sebzeleri veriiken de çok dikkatli olunmalıdır. Olgunlaşmış, haşlanmış olmalı, sert sebzeler verilmemelidir.

BALIK:
Mükemmel bir besindir.Protein, kalsiyum ve demir ile dolu olup, beyin için gereken Omega 3 içermektedir.
Izgara şeklinde bebeğinize verebilirsiniz.
Alerji açısından mutlaka dikkat edilmelidir. Özellikle yeni bir besin verildiğinde 3 gün kuralına dikkat edilmelidir.Balığın kılçıklarına dikkat edilmelidir. Derin balıklar civa ve ağır metaller açısından zengin olduğu için bebeğinize vermeyin.

KÖFTE:
Bebeğiniz bifteğe hazır değilken köfte çok işinize yarar. Köfte ile bebeğinizin demir alımına destek vermiş olusunuz.

MAKARNA: 
Tam tahıllı spagetti, burgu makarna olabilir.Hafif diri olarak haşlanmalıdır. İçine peynir koymak iyi bir alternatiftir. Domates vermeye başladığınızda domatesli makarna da verebilirsiniz.

YUMURTA SARISI:
6. Aydan sonra pişmiş yumurta sarısı verebilirsiniz. 1 çay kaşığının ucuyla başlayın ve 1 haftanın sonuna kadar arttıra arttıra 1 yumurta sarısını bebeğinize verebilir olun.

KREP- WAFFLE:
Yumurta ve tam buğday unuyla hazırlayabilirsiniz. Ya da kepekli ekmeği yumurtaya bulayıp,fırında pişire bilirsiniz. Üzerine tarçın serpe bilirsiniz.Ama dışarı da satılan krep veya waffleları bebeğiniz 1 yaşına gelene kadar vermeyin.

SAKINMANIZ GEREKENLER:
 - Patlamış mısır,
 - Fındık, Kuru üzüm,
 -Kiraz  gibi taneli meyveler,
 -Tuzlu ve şekerli gıdalar,
 -Konserveler,
  -İşlenmiş gıdalar. Bu ve buna benzer gıdaları bebeğinizin 3-4 yaşına gelene kadar vermemelisiniz.

8 Mart 2014 Cumartesi

BEBEĞİN KENDİ KENDİNE BESLENMESİ NASIL OLUR?




Anne ve babaların kontrolünde ve bebeklerin liderliğinde geçiş yapılmalıdır.

*Besinlerin boyutu önemlidir.

Bebeğinizin katı gıdalara geçişine hazırsanız ona ağzına tepsiden yiyecekleri alıp,ağzına götürmesi için yardımcı olacak şekilde besinleri hazırlayabilirsiniz.
Bebeğinize kalın sopalar şeklinde yiyecekleri hazırlayın.Onları yumruklarıyla tutup, ağzına götürmesi için cesaretlendirin.
Muz, bebek mısır, buharda pişmiş fasulye, tatlı patates ( fırında pişmiş veya haşlanmış) ve  olgunlaşmış kalın sopa şeklinde kesilmiş armut iyi birer seçenek olabilir.Bunlar yumuşak oldukları için bebekleriniz diş etleriyle bu gıdaları yumuşatarak yutmayı başarabileceklerdir.

*Boğulabilirler mi?

Bu en çok sorulan ve annelerin en çok tedirgin olduğu bir konudur.6. ay civarında ek gıdaya başladıysanız , bu aylarda bebeklerdeki öğürme refleksi bebeğinizin tıkanmasını önleyen,besinleri önden arkaya doğru hareket ettirmesini sağlayan bir güvenlik mekanizmasıdır.Bu süreçte sizde bebeğinizi dik oturtup, onu gözlemleyerek bebeğinize rehber olabilirsiniz.Boğulur gibi olduğunda çocuğunuz hafifçe öksürerek bu mekanizmayı çalıştırır.Siz de bu süreçte çok abartılı tepkiler vermeyin.

*Büyük bir önlük ve örtüleriniz olsun.

Parmak gıdalar her yaştaki bebekler için bir dağınıklıktır.Özellikle 6. aydaki bebek çok dağınık olacaktır.Büyük bir önlük giydirin ve mama sandalyesinin altına genişçe bir örtü serin. Muhtemelen yemek saati bittiğinde muz parçasının bebeğinizin saçından toplayacaksınız. Tabak yerine de mama sandalyesinin tepsisini kullanın.

*Yavaş Yavaş başlayın

Bebeğinizin önüne 1-2 tane yiyecek koyarak bebeğinizin liderliğinde başlayın. Ve sizde bebeğinizle birlikte yiyin.Sizin yemek saatinizde bebeğinizin mama sandalyesini masanızın yanına koyun.Bebeğiniz sizin de yemek yediğini görmesi bebeğinizin yemek yemesini sevmesi için en önemli yollardan biridir. Onun sizi taklit etmesi, sosyalleşmesini sağlayın. Gıdaların çeşitliliğine dikkat edin.Ancak bebeğinizi fazla çeşit seçeneğine de boğmayın. 6.-7. aylarda gıdalarla eğlenmek, farklı renk ve farklı dokulardaki gıdalarla bebeğinizin tanışması ve tatma ve çiğneme denemeleri yapması için fırsatlar verin.
Bebeklerin ilk yılının anne sütünün ağırlıkta olduğunu unutmayın!
Bebeğinizin liderliğinde başladığınız bu macerada ilk aylarda çok az yerse şaşırmayın, bunu unutmayın.Bebeğinizi kendi hızına bırakın, o ne yemek istiyor ve ne kadar yemek yiyor, onu tespit edin.Zamanla göreceksiniz ki bebeğiniz bu konuda profesör olmuş:)

*Güvenlik

İlk denemelerde bebeğinizin yanından ayrılmayın. Verdiğiniz yiyeceklerin yumuşak olması ,çok sert besinler olmamasına dikkat edin.
Zamanla alacağınız güvenlik önlemeleri azalacak, bebeğiniz kendi kendine yiyebilir hale de gelecektir.

BEBEĞİNİZİN KENDİ KENDİNE BESLENMESİ DÖNEMİNDE NELERE DİKKAT ETMELİSİNİZ?




*Doğal Besinler vermeye özen gösterin.

Besinleri 6. aylık bebeğin tutabileceği gibi kalın sopalar şeklinde hazırlayın. Orta derecede haşlanması önemli, eline alır-almaz püre olmayan, ağzına aldığında diş etleri ve damağıyla püre şekline getirebileceği, lezzetli, besleyici besinler bebeğinize verebilirsiniz.
-muz parçaları
-armut parçaları
-buharda pişmiş brokoli sapları
-buharda pişmiş havuç verebileceklerinizden bazıları..

*Çeşitli besinler teklif edin.Teklif çeşitliliği çok önemlidir.

İlk yıl anne sütü ağırlıklı olup, anne sütünün rehberliğinde çeşitli besinler bebeğinize teklif edebilirsiniz.Böylelikle bebeğinizin maceralı bir damak tadı oluşacaktır.
alerji sorunu yoksa;
Farklı renkte gıdalar ( kırmızı közlenmiş domates,buharda pişmiş fasulye, portakal, tatlı patates vb.) 
ve farklı dokulardaki gıdalar  ( yumuşak avakado, gevrek serin karpuz, taneli tam buğday ekmeği ve orta derecede pişmiş makarna vb.)  bebeğinize sunulmalıdır.

*Katkı maddeler içeren ve işlenmiş gıdalardan uzak durun.

Katkı maddeleri, işlenmiş gıdalar herkes için sağlıksızdır.Tuz, şeker, tatlandırıcıları bebeklerimizin besinlerine katmamalıyız.Onun yerine otlar veya çeşitli baharatlarla çeşitlilik yaratabilirsiniz.

* Denge

Her gün aşağıdaki besin gruplarından bebeğinize vermeye çalışın.
-Kepekli makarna, kepekli tost gibi tahıllar,
-Avakoda gibi yağlı besinler. Ya kendisini direkt bebeğinize sunun ya da ekmeğe sürebilirsiniz püresini.
-Haşlanmış tavuk veya ızgara balık gibi proteinler
-Meyve ve sebzeler
-Yoğurt , peynir

*Zamanlama

Doktorunuzun size söylediği zaman bebeğinizi ek gıdaya geçirebileceğiniz gibi bebğinizin verdiği sinyalleri de dikkate alın.Bunlar sizin de bebeğinizin de işini kolaylaştıracak ve bu sürecinizi daha eğlenceli hale getirecektir.