20 Mart 2012 Salı

DOĞUMDAN SONRA SÜT YAPIMININ HIZLANMASI İÇİN:


-Doğumdan sona en geç 1 saat içinde bebeğinizi göğsünüze yatırın.
-İlk 4 saat , saatbbaşı mememnize koyun.
-Daha sonra ki ilk 12 saat içinde her 2 saatte bir emzirin.
-Hastanede iken günde  en az 8 kez , tercihen 10-12 kez emzirin.
-Bebeğinizin düzenli olarak 2 memeyi de emmesin edikkat edin.
-Bebeğiniz meme de iken 2-3 emme hareketinde bir yuıtkunma yappmıyorsa, memenize nazikce masaj yapın.
-Kendiniz için yatak istirahatine önem verin...

19 Mart 2012 Pazartesi

18 Mart Da başlayan Bebeimgeliyor Doğuma ve Bebeğe Hazırlık Programı


Dün doğumumdan sonra yaptığım  Bebebimgeliyor doğuma ve bebeğe hazırlık proramımın ilk dersini yaptık..
Ders başlamadan önce Sevgili Burçin ile kahve keyfi yaptık. şİrin ofisinde bana yer verdiği için ayrıca çok teşekkür ederim...



Eğitim de 2 çiftimiz vardı. Hamilelik sürecini ve Doğum konusunu işledik.

Doğum planı oluşturmak konusunu çiftlerin daha fazla dikkatini çekti.. En son hafta kendi oluşturdukları planları hakkında da konuşacağız.




Bu dersime broşür ve minik hediyeleriyle destel olan Johnson's Baby  ve Lansinoh firmasına çok teşekkür ederim...






Ayrıca derse katılan çiftlere Burçin Çobanoğlu Doğum fotoğrafı konusunda bilgi verdi ve eğer onda fotoğraf çektirmek isterlerse %20 indirim yapacak..

Önümüzdeki hafta Emzirme ve bebek bakımını anlatacağım...

Eğer sizde bu kurslara katılmak isterseniz,15 Nisan -22 ve 29 Nisan da olacak gruba katılabilirsiniz.



16 Mart 2012 Cuma

ALTUĞ 26 AYLIK

26 aylık bir vatandaş(evet o bir vatandaş ve vatandaşlık hakları var) kendi ismini söyleyebilir. Hatta çok yakın bir arkadaşını görünce onun adını da söyleyebilir. Çevresindekiler konuştukça, o tekrar ediyor ve tekrar ettikçe isimleri de söylüyor. Onun ‘’benliği’’ yavaş yavaş gelişiyor. ”Melis su istiyor” gibi sanki kendinden 3.bir kişi olarak da bahsedebilir. Kendine güvenmeye başlar ve arkadaşlıklar kurmak için hazırlık yapar.

Altuğ da babasının ismini söylüyor. Bab dedikten sonra eğer kendini duyuramadıysa, Altan Diye bağırıyor. Geçen hafta ananesi Esra demesi için teşvik ediyordu, minnoşu. Kendi isminin de Altuğ olduğunu bildiği gib arada söylüyor. Halen konuşması çok da akıcı olmasa da herşeyi söylüyor. Bakıcısı değğişti. Geçen parmaklarını sıkıştırmış, eve gelir-gelmez bana derdini anlatmaya başladı. Bakıcı teyzesi de şaşırdı:)))

Söylediklerine odaklanın



Konuşurken ‘r’ harfini kullanamayan ünlü televizyon programcısı Beyazıt Öztürk, nam-ı diğer Beyaz, meşhur olduğu ilk yıllarda, tarihi bir söz söyledi ve topluma büyük bir eleştiri getirdi aslında.

‘’Söylediklerimle değil, söyleyemediklerimle meşhur olmam gariptir’’

Siz, bebeğinizin söylediklerine odaklanın ve onu cesaretlendirin. Bazı harfleri, kelimeleri söylemekte zorlanmasına takılmayın. Söyleyemedikleri için ona baskı yapıp, doğrusunu söyletmeye çalışmayın. ”Aferin Simge çok güzel konuşuyorsun” gibi yüreklendirici cümleler kurun. Ona kitap okurken kelimeleri tekrarlamasını isteyebilirsiniz. Resimleri göstermesini bekleyebilirsiniz. ”Doktor nerede” dediğinizde size eliyle gösterecektir. ”Bebek ne yapıyor” diye sorun bakalım size neler anlatıyor?

Şarkı söyleyin ve onun da şarkılar söylemesini özendirin. Bunun için de bolca müzik dinlemesini sağlayabilirsiniz. Agresif olmasını sağlayabilecek ‘’rock’’ şarkılarından kaçınabilirsiniz; ama çocukların ilgisini çekebilecek binlerce şarkı var, internette bile. Müzik, onun içindeki gizli matematik kafasındaki ritim duygusunu besleyecektir. Ayrıca konuşma becerisini güçlendirecektir.


Duygusal Değişim :


2 Yaşını dolduran bir çocuk sık sık limitlerini test etmek isteyecektir. Bunu yaparken de çoğu zaman sizin yakınlarda olmanızı tercih eder. Bakıcınızın veya büyükannenin ’’benim yanımda böyle yaramazlıklar yapmıyor’’ dediğini çok duymuşsunuzdur. Bu, sizi daha da endişelendirebilir. Ama paniğe gerek yok.26 aylık bebek sizi arkasında hissettiğinde daha cesur davranıyor hepsi bu. Yeni şeyleri denemesi ise başarısızlıkla sonuçlanınca hayal kırıklığı oluşuyor. Muhtemelen sonuç sizin yanınızda daha çok bağırıp, çağıran bir çocuk.


Etrafını keşfetmesi için ona yardımcı olun. Ama limitleri net olarak gösterin. Isırmak, yanındaki arkadaşına vurmak ve sıcak çaydanlığa yaklaşmak limitlerdir. Ona mantıklı limitler koyun ve bu limitlere çevredeki herkesin düzenli ve istikrarlı bir şekilde uymasını sağlayın. Siz evden çıktığınızda, ısırmasına izin veriliyorsa eve geldiğinizde sorun yaşama riskiniz yüksektir. Bakıcınızı davranışlarınız konusunda bilgilendirin.


Altuğ kendinden emin ve ne istediğini bilen bir çocuk. O nedenle istemediği bir şeyi yaptırmak için onunla sakin sakin konuşmak gerekiyor.Kurallar koymakda ben biraz sanki sıkıntı çekiyorum. Babsıyla aynı şeylere izin verip, aynı şeylere hayır demeye çalışıyoruz. Özellikle buna özen gösteriyoruz ki oğluşun kafası karışmasın..

Kendisine zarar vermeden herşeyi yapabilmesine izin verebiliyoruz. Odasında vakit geçirmek istemezken bu ay odasında daha fazla zaman geçirerek özellikle gündüzler , tv den uzaklaşması için ,odasında oynamaya başladı, artık.

 26 aylık bir bebeğin utangaç olması veya çok hareketli olması onun karakteristik özelliği olabilir. Ayrıca bu kötü bir olarak nitelenecek bir durum değildir, sadece bir durumdur. Yaptığının ve duygularının tam tersini yapması için onu çok zorlamayın. Onu utangaç buluyorsanız daha fazla sohbet edebilir,daha fazla sohbet içinde olması için onu teşvik edebilirsiniz. Çok hareketli bir oğlunuz varsa onu bol bol parka götürebilirsiniz.

Altuğ hareketli bir çocuk. Yaramaz değil ama epey hareketli. Konuşulduğunda dinleyen, çoğu zmaanda söz dinler. Ama isteği yapılmadığında sinirlenen ve istediğini hemen almak isteyen bir çocuk.
Malesef bakıcılarımızdan dolayı hafta içi çok sosyal olamıyoruz. Hafta sonları sürekli dışarıda , Altuğ'a çeşitli aktiviteler yapıyorıuz.

İyi cüceler kitabevi hem onun hem de benim çok sveerk gititğimiz yer. Herkese de tavsiye ederim.Sahiplerinden Biranda çok sıcak ve yardımcı.
Parklar, bahçeler eğlenceli oluyor. Ama havalar çok soğuk şu aralar. Pek gidemiyoruz,ama gitmek gerek:((
Gittiğimiz resturantları  özellikle bebek dostu olmasına dikkat ediyoruz. oyun oynayacağı bir alanın olmasına dikkat ediyoruz. Özellikle de Anadolu yakasında bu tip resturantlar var..

Tuvalet Eğitimi :


Tuvalet eğitiminde kazalar olması son derece normaldir. Onu suçlamaktan kesinlikle kaçınmalısınız. 26 aylık bir çocuğun sifon sesinden dahi rahatsız olup, tuvalet eğitimine uzak kalabileceğini unutmayın. Böyle bir durumda tuvaletin korkulacak bir yer olmadığını ona anlatın ve orada birlikte zaman geçirin. Tuvalet eğitiminde zaman zaman bebeğinizin basamakları geri geri inebileceğini unutmayın. Tam‘’öğrendi’’ artık dediğinizde, her şeye yeniden başlamak durumunda kalabilirsiniz. Tek yapmanız gereken biraz daha sabır ve destek. O, neleri başaramadı ki şimdiye kadar. Oturdu, emekledi, yürüdü, konuştu, koştu, tırmandı.

Biz henüz tuvalet eğitimine başlamadık. Geçen hafta bakıcımızda işi bıraktı. Ve yenisi başladı.O nedenle hem havalar biraz daha ısınsın, hem de bakıcı teyzesine alışsın dedik. bakalım bizim maratonumuz nasıl olacak:)))


Çocukla yapılacak aktiviteler:


■Babayla birlikte cumartesi sabah kahvaltılık alışverişi yapmak,
■Anneyle parktaki yaprakları toplamak,
■Evde anne, babayla birlikte resim yarışmaları yapmak,
■Siz yemeği hazırlarken onun peçeteleri masaya dizmesi (Sizin düzeltmeniz gerekse de bunu ona belli etmeyin),
■Saklambaç oynamak, ( Bizim bu aralar favori oyunumuz:)))  )
■Akvaryumdaki balıkları izlemek ve balıkların neler yaptığı üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirmek,
■Çiçekleri sulamak,
■Suyunu yere döktüğünde bir peçeteyle silmesini öğretmek,
Gibi aktiviteler onun kaliteli zaman geçirmesini, sorumluluk duygusunun gelişmesini ve empati yeteneğini ateşleyebilir.

Bilgi Hapı:

Ona karmaşık ve kullanımı zor oyuncaklar almayın. Kendi yaş grubuna uygun lego ve benzeri malzemelerle kendisinin bir şeyler üretmesini teşvik edin. Örneğin üst üste dizebileceği, yan yana koyabileceği ve bir şeyler yaratabileceği oyuncaklarla oynamalı. Bu şekilde çocuğun beyin hücreleri arasındaki bağlantıların sayısı artacaktır. İşte bu, beyin kapasitesinin artması anlamına gelir. Oyuncaklarıyla bazı sembolleri inşa etmesi onun zihninde ‘’bunu böyle yapınca böyle oluyor’’ şeklinde yansımalar yaratır. Bu yaşlarda beyin hücreleri bağlantılar yapmaya müthiş derecede açıktır. Atalarımız ”Ağaç yaş iken eğilir ” derken tam da bunu kastetmiş olmalı..



Odasını halen ayırmadık. Beraber aynı oda da ayrı yatakllarda yatırıryoruz. Yakın dönemde Altuğ'a yeni bir karyola alıp, odasında yatırmayı istiyorum. Çok sorun yaşayacağımızı düşünmüyorum. Altuğ gece uyanmayan bir çocuk.Bebeklliğinden beri deliksiz uyuyan ve annesi bu anlamda yormayan bir çocuktu. Uyuyana kadar olan zaman biraz fazla ki, yatağında kendi kendine uykuya geçmeyi seviyor. Bazen uykuya dalamadığı zaman , hafifi kucakta sallanarak uykuya geçiyrouz.Uykuya geçmeden önce her gece mutlaka kitap okuyoruz.Önce gidip, kendisi istediklerini topluyor. Sonra anne de onalrı tiyatral şekilde okuyor. Çok eğleniyoruz bu okumalarda.

14 Mart 2012 Çarşamba

KANSERSİZ YAŞAM DERNEĞİNDEN 50 KADINA MAMOGRAFİ

Sevgili arkadaşım Yeşim'in önderliğinde her ayın ilk cuması bloggeranne bloggerbaba toplantıları yapılıyor. Bloggerler toplanırken her ay bir sosyal sorumluluk projesine destek veriyoruz. Sağolsun Yeşim ve emeği geçen tüm arkadaşlarımın...



Bu ayki toplantımız Kansersiz Yaşam Derneğiyle ortaklaşa oldu. Ben yapılan toplantışlara çalıştığım için her ay katılamasam da bu aykinin ucundan yakaladım..

Bu toplantıda  Kansersiz Yaşam Derneği’nin kurucusu , İtalya’ daki Umberto Veronesi Vakfı’nın Türkiye temsilcisi ve kanser ile yaşayan muhteşem kadın Dida KAYMAZ konuktu.

Konuk olmanın dışında 50 kadına mamografi de hediye etti:))


Fotoğraf Ayça Oğuş' aittir:)))

Eğer sizde bu mamografilerden yarralanmak istiyorsanız;  16 Mart Cuma gününe kadar “mamografi istiyorum çünkü… ” diye Yeşim'in bloğunudaki bu yazının altına yorum  bırakın. Bırakın ki bu yorumlar içinden 5 kadın Kansersiz Yaşam Derneği’nin meleği Dida Kaymaz’ ın desteği ile özel bir sağlık kuruluşunda ücretsiz mamografi çektirsin. Mamografi için, İstanbul’da yaşayan , +40 yaş üstü, mümkünse daha önce hiç mamografi çekilmemiş olmak gerekiyor.

Teşekkürler Dida Kaymaz, teşekkürler Yeşim Mutlu..İyi ki varsınız:)))

13 Mart 2012 Salı

JOHNSON’S® BABY İLE OYUN BANYODA BAŞLIYOR...

Tüm dünyada annelerin güvenle kullandığı, Johnson’s® baby Şampuan Gerçek Göz Yakmayan® formülü ile banyoyu çocuklar için eğlence ve neşenin olduğu keyifli bir oyuna dönüştürüyor.  Johnson’s® baby Şampuan, yeni çizgi karakterleriyle, çocukları  gerçek banyo keyfinin neşeli arkadaşları ile tanıştırıyor.  

İşte Johnson’s® baby Şampuan’dan keyifli banyo saati önerileri:

Bırakın saçlarını kendisi köpürtsün...


Çocukların banyodan kaçmalarının en büyük nedeni ,  göz yanmasıdır. Gözler için saf su kadar yumuşak olan Gerçek Göz Yakmayan® formülü ile  Johnson’s® baby Şampuan,  çocuklara kendi başlarına saçlarını güvenle köpürtebilme fırsatı veriyor.

Banyo saatini neşelendirin:

· Ortam ve suyun sıcaklığını çocuğunuzun alışık olduğu ve sevdiği dereceye ayarlayın.
· Vücudunu şampuanlarken, köpükten birlikte şekiller yaratın.
·  Sevdiği bir oyuncağını da yıkamak için birlikte banyoya getirin.
·  Birlikte şarkı söylerek, eğlenceyi paylaşın.
· Onu Johnson’s® baby Şampuan’ın neşeli kahramanları ile tanıştırın J
· Banyo keyfinizin bozulmaması için güvenlik önlemlerini almayı ihmal etmeyin.

Keyif banyodan sonra da devam etsin....

· Doğal nem dengesini koruyan  ve saçta hiç kalıntı bırakmayan Johnson’s® baby Şampuan ile yıkanan saçlar,  gün boyu mis gibi kokar ve  ipeksi yumuşaklığını korur. Böylece kolay taranan saçlar sayesinde banyo keyfi, banyo sonrasına da taşınır.

****Türk Pediatrik Dermatoloji Derneği tavsiye ediyor.Pediatrik Dermatoloji Derneği, bağışıklık sisteminin ilk bariyeri olan cilde özen gösterecek ve cilt bariyerini koruyacak şekilde formüle edilmesi nedeniyle, bebek ve çocukların  saç ve cilt bakımında Johnson’s® baby ürünlerinin kullanılmasını tavsiye ediyor.

10 Mart 2012 Cumartesi

BEBEĞİNİZİN ATEŞİNİ NASIL ÖLÇERSİNİZ?

Ateş ölçümü genellikle koltuk altından yapılır.Ancak ölçümü bebeğiniizn makatından da yapmanız gerekebilir.Bir diğer ateş ölçüm yolu da kulaktır.
Kulak termometrelerinin kullanımı bebeğinizin 6 aylık olduktan sonra uygun olabilir.Yine de kulak ve kulak yolundaki iltihaplarda ve buşon varlığında yanıltıcı sonuçlar ortaya çıkabilir.Civalı termometre kullanıyorsanız önceden termometreyi silkekleyerek göstergenin 36derecenin altında olmasını sağlamanız gerekir.

KOLTUK ALTINDAN ATEŞ ÖLÇME:

*Bebeğinizin ateşini koltuk altınadan ölçmeden önce bu bölgenin kuru olduğunda emin olun.Termometrenin ucunu bebeğinizin koltuğunun altına yerleştirin ve kolunu sıkıca vücuduna birleştirin.
*Dijital termometre kullanıyorsanız alarmı ötene dek bekleyimn.Bazı termometrelered alarm öttükten sonra bir müddet daha beklemek gerekebilir.

MAKATTAN ATEŞ ÖLÇME:

*kesinlikle sivri uçlu olmayan bir termometre kullanın.
*Termometrenin ucunu vazelinle kaplayın.
*Termoetreyi bebeğinizin makatına nazik bir şekilde yerleştirin; içeri 1 cm'den fazla itmeyin.
*Dijital ise termometrenin alarmı ötene dek bekleyin.

TERMOMETREİNİN BAKIMI:

Kullanımdan sonra termometrenizi ılık sabunlu su ile yıkayın ve ispirto ile temizleyin.Kırılmaması için termometrenizi plastik koruma kılıfında saklayın.

HASTA ÇOCUĞUN BESLENMESİ


Hasta çocuğun beslenmesi hem anne -babalar için endişe kaynağıdır hem de çocuk için çoğu zaman stres ve rahatsızlık yaratır.Hastayken çocuğunuzun normalden daha az yemek yemesi sizi endişelendirmesin. Ateşli olmayan mikroplu hastalıklar sırasında bile çocuklarda iştasızlık gelişebilir.Ayrıca kusma ve ishal gib bazı hastalık belirtileri de yetersiz besin alımını daha da arttırabilir.

Önemli olan hasta çocuğun dengeli ve kaliteli biçimde beslenmesidir.Hasta çocuk sık sık ve azar azar beslenmelidir.İshal söz konusuysa, çocuğa enerjiden zengin muz, patates, yoğurt ve muhallebi gibi besinler verilmelidir.

Hasta çocuğun beslenmesinde bazen direnç arttırıcı vitamin ve mineral desteği sağlanması gerekebilir.Örneğin, ishal sırasında çinko desteğinin sağlanması, ishal süresini ve şiddetini azaltmaktadır.Hastalık sırasında yeni ek besinlere başlanmamlıdır.Açıkta satılan, kalitesinden ve hijyeninden emin olunmayan yiyecekler yedirilmemelidir.( Aslında bu tür gıdaların çocuk beslenmesinde asla yeri olmamalıdır.)
Çocuğun sağlık durumu düzeldikten sonraki bir hafta boyunca sık aralıklarla ve özenli beslenmesine devam edilmelidir.Nekahat döneminde ve sonrasında çoğu çocuk hastalık sırasında ortaya çıkan beslenme açığını kapatır.Ancak bu dönemde direnci düştüğü için kolayca tekrar hastalanabilir.


Kaynak: Yasamın İlk Yıllarında Çocuk Sağlığı ve Bakımı- Prof. Dr. Gülbin GÖKÇAY