17 Nisan 2012 Salı
ALTUĞ ARTIK 27 AYLIK:))
Altuğ , 16 Nissan da 27 aylık oldu artık. Günler, aylar ne kadara da çabul geçiyor.. Oğluşum
ıstediğini bile, herşey için olmnasa da istediği için kendini parçalayana bir çocuk. Uyku düzenimiz bebekliğinden beri sorunsuz. Gündüz çok uyumuşsa, geç uyuyor. Ortalama olarak 21:30 da uyku rutinimize başlıyoruz, 22:00-22:30 civarı uyumuş oluyor. Ben hiç zorlamıyorum. Uykusu geldiğinde emziğini ve yastığını alıyor ev neresi hoşuna giderse yastığını oraya bırakıp, uykuya geçiyor. BU da eski bakıcısı yüzünden. Akşam uykularında değil de öğle uykusuna geçerken nerde uyuduysa, öyle devam etmek istiyor.
Yemek halen çok sorun.. Her öğün sofrada yese de yemese de tabak,çatal-bıçağı, bardağı var, Altuğ'unun.Köfte, patates kızartması, pilav, bamya en sevdiği yemekler. Danone yoğurdu çok severek yiyor.
Geçen hafta sonu ilk defa dondurma ile tanıştı. Çok severek Mado da oturduk, külahda dondurma yedik beraber.
En sevdiği oyuncakları bisikletleri.Kaç çeşit evde bisikleti var. Kafasına göre birine binip, diğerine biniyor.Legolardan kule yapmayı seviyoruz. Kocaman kuleler yapıp, onları yıkarken nasıl bir zevk aldığını görmeniz gerekir:))
İnatlaşmalar bu dönemde bizde yaşıyoruz. Iraz'ın oyun gruplarına gitmeye başladık. Orada ders sonunda Iraz'ın verdiği tavsiyeler çerçeveisnde hareket etmeye çalışıyorum.Altuğ'a herşeyi anlatıyorum. Çok güzel cevaplar vermeye başladı.
Konuşması halen akıcı değil. Tek tek kelime kelime, artık 2 kelimelik cümlelerde yapıyor. Şu aralar favorisi ''bitti''..herşeyi söylüyor ve kendini çok güzel ifade edebiliyor artık. Bol bol kitap okuyoruz. Hatta minik minik kendisi de anlatmaya başladı, okuduklarımız. Çamaşır makinesini çok seviyor.
Bakıcı teyzesi değiştikten sonra gündüzleri TV neredeyse artık seyretmiyor. Akşamarı 1-2 bölüm Callio seyrediyor, sadec.. Iphone da bulunan Tom Cat App. çok seviyor.
Neşeli, istekleri net olan hareketli bir oğlan; Altuğ:))))
27 aylık Bebeğin bazen mola alması gerekebilir. Mola vermek çocuğun kurallarınızı öğrenmesine yardımcı olacaktır. Çocuğunuzun istenmeyen bir davranışı tekrarlaması ve sizi bir türlü dinlememesi durumunda bu disiplin kuralını uygulamaya başlayabilirsiniz.
Örneğin, ısırmak, arkadaşına vurmak gibi durumlarda bir süreç işler. Öncelikle, Siz öncelikle potansiyel tehdidi görüp, çocuğunuzun dikkatini başka yöne çekmelisiniz. Bunun başarılı olamaması, uyarılarınızın dikkate alınmaması, çocuğunuzun ısrarla kötü alışkanlıkları devam ettirmesi durumunda ‘’mola’’ almak gerekir.
Çocuğunuzu bulunduğu yerden alıp sakinleşeceği ve yalnız kalacağı bir yere götürün.
■Yaklaşık 2 dakika kadar onunla kimsenin iletişime geçmemesini sağlayın,(bu süre yaşla orantılıdır 4 yaşında 4 dakika kuralını uygulamalısınız)
■Bu süre içinde onu yalnız bırakın ve yaptığının yanlış olduğunu anlaması için ona düşünme fırsatı verin. (Ortalıkta kırıp dökeceği eşyalar olmamasına dikkat edin) Ona konferans vererek yaptıklarının kötülüğünü anlatmayın. İlgi seviyenizi düşürmek ona vereceğiniz en büyük cezadır.
■Süre bitince kaldığınız yerden devam edin. Davranışının kötülüğü üzerinde konuşmayın. O mesajı almış olacaktır.
Bir dahaki sefer aynı sorunlarla karşılaştığınızda ‘’Şimdi 3 ‘e kadar sayacağım ve eğer beni dinlemezsen mola almak zorunda kalacaksın’’ diyin. Bu şekilde molaya bile ihtiyaç duymadan onun sınırları anlamasını sağlayabilirsiniz.
Konsantrasyon :
2 yaşın üzerindeki bir çocuğun uzun süre bir yerde oturması gayet zor olmaktadır. Onların konsantrasyon zaman aralıkları çok kısadır ve hemen sıkılacaklardır. İçindeki bitmek bilmeyen öğrenme isteği onu kıpırdamaya zorlar. Siz ona düğmeleri olan oyuncaklar(kızlar için elbise giydirebileceği bir bebek,erkekler için bir oyuncak araba alabilirsiniz). Düğme gibi küçük şeylerle uğraşmak, yaşına uygun puzzle yapmak onların el becerilerini ve konsantrasyon yeteneklerini arttırabilir.
Altuğ puzzle oynama süresi çok fazla değil, gösteriyorum. Bir -iki deneme sonrasında sıkılıp bıraklıyor. İki parçalı olanlarla oynuyor şu aralar.. Hangisi ne , kimle eş hemen bulabiliyor, artık:))JKendi kıyafetlerini çok rahat çıkartabiliyor. Terlikleini de giyiyor. Ayakkabısını deniyor. Ben belki çok izin vermedim denemsine.. Bunun üstünde çalışmak gerek..
Uyarılma Düzeyi :
27 aylık bir çocuğun sadece yeteri kadar uyarana ihtiyacı vardır. Örneğin bir düğüne gitmiş ve dört saat boyunca orada kalmışsanız ,’’minik misafirin’’ fazla uyarılması muhtemeldir. Gürültü, ışık oyunları, bağıran insanlar,çılgınca dans eden katılımcılar…Tüm Bunlar, bu yaştaki bir çocuk için çok fazla olabilir. Ona ,arada sırada hava aldırmanız gerekecektir. Aksi takdirde gece uykusu bugün hem sizin için hem de onun için sıkıntılı geçecektir. Aynı paralelde eğer çocuğunuzun odasında çok fazla uyaran varsa(tavanda rengarenk parıldayan yıldız süsler, oyuncaklar, oyuncaklar) bebeğiniz uykuya dalmakta güçlük çekiyor olabilir.
Tam tersi olarak eğer 27 aylık çocuk gerekenden az uyarılıyorsa, günü sadece mutfak, salon ve kendi odası arasında geçiyorsa da sorun yaşarsınız. Onun yeni tecrübeler kazanması, yeni şeyler görmesi gerekmektedir. Bu dengeyi kurmak sizin anne-babalık göreviniz. O sıkılınca neyin kendisine fazla, neyin eksik geldiğini size sinyal olarak verecektir. Gereğini siz yapmalısınız.
Bu konuda da benim endişelerim büyük. Hafta sonları sürekli aktivite içindeyiz. hafta içi bakıcı teyzesiyle sürekli evde. Malesef oturduğumuz yerde de park yok.. Ama evin bahçesi büyük.. Havalar biraz adaha ısınması ve bakıcı teyzesine biraz daha alıştıktan sonra bahçeye top, arabalarını çıkartmasını söyleyeceğim.Ben de mümkün oldukça park-bahçeye getirmeye çalışıyorum.
Bunun dışında değişik kitaplar, aktivitelere yaparak heyecanını canlı tutmaya çalışıyorum..
Fiziksel Yeterlilik :
27 aylık bir bebek tek ayağı üzerinde kısa da olsa bir süre durabilir. Atletik yapısı artık zıplamaya da müsaittir. Kısa süreli olarak yerçekimine karşı koyabilmek onun için müthiş bir meydan okumadır. Bu hareketi önümüzdeki aylarda sık sık yapacağından emin olabilirsiniz.
Yaşamının ilk yılındaki görüntüsünden farklı bir görüntüsü vardır artık onun. Boyu uzamış ve bebeklik yağları kaybolmuştur. Kollarının altındaki tombul şişkinliklerden bahsediyoruz!! Kilolu olmak eskisi kadar rağbet görmüyor. Eskiden kilosu olan bir çocuk ”gürbüz çocuk”, ”annesi iyi bakıyor ”gibi sıfatlarla ödüllendirilirdi. Ama artık fazla kilolu olmak sağlığın bir göstergesi değil. Bebeğinizin aşırı kilolu olduğunu düşünüyorsanız mutlaka doktorunuza başvurun.
Onu Kucaklayın :
27 Aylık bebek kendisini sizden ayrı bir kişilik olarak konumlandırmaya çalışıyordur. Bağımsız olabilmek için koşmayı, merdivenleri tek başına inip çıkmayı, köşeleri düşmeden dönebilmeyi öğrenmiştir. Ama kendini her zaman güvende hissetmek ister. Kucağınızın her zaman ona açık olduğunu gösterin!
Altuğ bu aralar en sevdiği aktivitesi, koridor bıyunca koşup boytnuma annem diyerek sarılması. Tabii ki bemn de buna bitiyorum. Bebekliğinden beri herkese sarılmayı seven bir çocuktu zaten. Şu aralar, sevdiği çocuklara arkadaş gel, arkadaş git peşinde dolaşıyor. Yakaldığında da sıkı sıkı sarılıyor paşam:))
Bilgi Hapı :
Çocuklar bu dönemde kendilerini hayatın merkezi olarak görürler. Hayatın merkezinin yeni bir rakibe kayması onlar için felaket olur. İstediğiniz kadar adaletli olun, bir çocuğun kardeşini kıskanmasını engellemek çok zor bir iştir. Kıskanmak çok da olumsuz bir gelişim de değildir. Onun yaşından büyük davranmasını beklememiz haksızlık olurdu. Küçük kardeşe kötü bir şey yapmaması için gözünüz her zaman onun üzerinde olsun, bunları inanın kötü niyetinden değil , sadece kişisel gelişimin bir gereği olarak yapıyor. Büyük kardeşin yeterince ilgi ve sevgi aldığından emin olun.
Eşiniz eve yeni bir eş getirse ve ”korkma hanım ikinizi de eşit seviyorum” dese tepkiniz ne olurdu? 27 Aylık miniğinizi anlayın!
kaynak:http://www.bebekolay.com/
16 Nisan 2012 Pazartesi
BOBATÜRKİYE'NİN KATKILARIYLA ALTERNATİF ANNE OKUYUCULARINA VERDİĞİM ANNE SÜTÜ VE EMZİRME SEMİNERİMİZDEN GÖRÜNTÜLER
Dün Boba Türkiye'nin katkılarıyla Alternatif Anne okuyucularına Anne sütü ve Emzirme Seminerini yaptık. Çok güzel ve Nihan'ın da katkılarıyla çok güzel geçti. Şİmdiye kadar eğitimlerimde deneyimli bir anne hiç bulunmamıştı. Eğitimimize renk katmış oldu..
Anne sütü ve Emzirme hakkında konuşurken, Babywearingin de emzirmeye nasıl bir katkısı olduğundan da bahsettik.
Anne sütü ve Emzirme hakkında konuşurken, Babywearingin de emzirmeye nasıl bir katkısı olduğundan da bahsettik.
Katkılarından Dolayı başta BOBATürkiye'e, Nihan'a, Lansinoh, Johson's Baby, Avent ve Milupa'a ve katılımcılardan dolayı da Devletşah'a ve Alternatif Anne'e çok teşekkür ederim. Sevgili arkadaşlarımın instagram ve twitterdan olan desteğini de unutmamak gerekir..Herkese çok teşekkürler...
Bundan sonra kişi Anne sütü ve Emzirme Seminerimiz 20 Mayıs 2012 pazar günü saat 11:00-13:00 saatleri arasında Kavacık da olacak.
Eğer katılmak isterseniz ertugrul.esra@gmail.com email atarsanız, detaylı bilgi veririm..
10 Nisan 2012 Salı
BEBEİMGELİYOR DOĞUMA VE BEBEĞE HAZIRLIK PROGRAMI
Bebeimgeliyor Doğuma ve Bebeğe hazırlık programımın yenisi 06 Mayıs Pazar günü itibariyle başlayacak.
06 Mayıs pazar saat 11:00-13:00
13 Mayıs Pazar saat 11:00-13:00
20 Mayıs Pazar saat 11:00-13:00 tarihlerinde olacak.
İlk hafta Hamilelik sürecini ve doğumu konulaşacağız.İkinci hafta ise Emzime ve bebek bakımı ve üçüncü hafta ise lohusalık ve doğumdan sonraki işk günler ana başlıklarımız.
Dördüncü hafta buluşmamızda , katılımcı annelerin doğumlarından yaklaşık 2 ay sonraki bir tarihte olacak.O buluşmamızda da doğum hikayelerimizi paylaşacağız. Bunun yanı sıra sizlerin merak ettikleri konular ve ek gıdaya geçiş konuşulacak.
Kurs programı için:http://bebeimgeliyor.blogspot.com/p/doguma-ve-annelige-hazirlik-kursu.html
Sizde katılmak isterseniz 27 Nisan 'a kadar bana adı-soyadınızı , kaç haftalık hamile olduğunuzu ve iletişim bilgilerinizin olduğu bir email atmanızı rica ederim....
Bu kurs programına katılmanız sizlerin doğum korkularınızı azaltacağı gibi bu bebeğinizi kucağınıza aldığınızda neler yapacağınızı biliyor olmanızı sağlayacak...Doğuma giderken kullanacağımız doğum planımız hem anneleri hem de babaları çok rahatlatacak, bebeğinize alışveriş yaparken işinizi kolaylaştıracak bir listeye sahip olacaksınız. Emzirmeye başladığınızda istediğiniz zaman beni arayarak, danışmanlık alabileceksiniz. Bebeğinizi yıkamak, kucağınıza almak veya rutin oluşturmak için neler yapacağınız bileceksiniz. Lohusalık dönemini en kolay nasıl atlatabileceğiniz ve işe başlarken yapılacakları biliyor olmanız işleriniz kolaylaştıracak..
Sizce bunlar için Bebeimgeliyor Doğuma ve Bebeğe Hazırlık Programınıza katılamanız için yeterli sebep değil mi??????????
06 Mayıs pazar saat 11:00-13:00
13 Mayıs Pazar saat 11:00-13:00
20 Mayıs Pazar saat 11:00-13:00 tarihlerinde olacak.
İlk hafta Hamilelik sürecini ve doğumu konulaşacağız.İkinci hafta ise Emzime ve bebek bakımı ve üçüncü hafta ise lohusalık ve doğumdan sonraki işk günler ana başlıklarımız.
Dördüncü hafta buluşmamızda , katılımcı annelerin doğumlarından yaklaşık 2 ay sonraki bir tarihte olacak.O buluşmamızda da doğum hikayelerimizi paylaşacağız. Bunun yanı sıra sizlerin merak ettikleri konular ve ek gıdaya geçiş konuşulacak.
Kurs programı için:http://bebeimgeliyor.blogspot.com/p/doguma-ve-annelige-hazirlik-kursu.html
Sizde katılmak isterseniz 27 Nisan 'a kadar bana adı-soyadınızı , kaç haftalık hamile olduğunuzu ve iletişim bilgilerinizin olduğu bir email atmanızı rica ederim....
Bu kurs programına katılmanız sizlerin doğum korkularınızı azaltacağı gibi bu bebeğinizi kucağınıza aldığınızda neler yapacağınızı biliyor olmanızı sağlayacak...Doğuma giderken kullanacağımız doğum planımız hem anneleri hem de babaları çok rahatlatacak, bebeğinize alışveriş yaparken işinizi kolaylaştıracak bir listeye sahip olacaksınız. Emzirmeye başladığınızda istediğiniz zaman beni arayarak, danışmanlık alabileceksiniz. Bebeğinizi yıkamak, kucağınıza almak veya rutin oluşturmak için neler yapacağınız bileceksiniz. Lohusalık dönemini en kolay nasıl atlatabileceğiniz ve işe başlarken yapılacakları biliyor olmanız işleriniz kolaylaştıracak..
Sizce bunlar için Bebeimgeliyor Doğuma ve Bebeğe Hazırlık Programınıza katılamanız için yeterli sebep değil mi??????????
ONLİNE EMZİRME DANIŞMANLIĞI
Başlığı okuduğunuzda bu da ne ? diyebilirsiniz. Ben de olur mu diye düşünürken ,birden içinde bulunduğum bir iş oldu.
İlk başta Emziren anneler google grubunda Gönüllü Emzirme Danışmanı olarak, emzirenanneler google grubundaki annelere destek vererek başladım. Sıkıntısı olan anneler bu ortak alanda merak ettiklerini soruyorlar, ben ve diğer annelerde deneyim ve bilgilerimiz paylaşıyoruz. Gerçekten çok yararlı olduğunu düşünüyorum.
Oğlum doğduktan yaklaşık 2 yıl sonra , doğum öncesinde yaptığım Doğuma ve Bebeğe Hazırlık Eğitim programına ek olarak Anne sütü ve Emzirme eğitim programını da eklemeye karar verdim. Bunu bloğumda yayınlamaya başladıktan sonra , facebook, twitter ve instagramda duyurularını yaptım. İşte ondan sonra benim online Emzirme Danışmanlığı hikayem başladı.
Yaklaşık 2 aydır online olarak da annelere destek veriyorum. Nasıl olur diye düşünürken , şimdilik çok iyi gidiyor. Bazen annelerin sadece kendilerine güvenmeye ihtiyacı var. Bunu da telefon veya emaille halletmek kolay..
Bana emaille ve ya sosyal -medya araclarının biriyle basvuran annelere e-maille cevap verdikten sonra gerekirse telefonla da görüşüyorum. Şimdiye kadar bana yakın olana 8 anneyi evinde ziyaret ettim..
Geçenlerde uzun zamandır yazıştığım bir anne göğüs ucundaki sorunu anlatmak için fotoğrafını çekip göndermiş.. Bu da bizim için bir başka çözüm yolu oldu..
Yeni doğum yapan bir anne , ilk günlerinde bir desteğe ihtiyacı olduğunda , çıkıp bir yere gidebilmesi bazen zor olabiliyor. O zaman emaille sorununa veya merakını gidermesi için online danışmanlık hizmeti alması güzel bir çözüm yolu diye düşünüyorum.
İsteyen yaptığım Bebeimgeliyor Anne sütü ve Emzirme eğitimlerine katılabilir, gelemeyen yada imkanı olmayan annelerse;
ertugrul.esra@gmail.com
www.twitter.com/bebeimgeliyor
www.instgaram.com/bebeimgeliyor
buralardan bana ulaşabilirler..
İlk başta Emziren anneler google grubunda Gönüllü Emzirme Danışmanı olarak, emzirenanneler google grubundaki annelere destek vererek başladım. Sıkıntısı olan anneler bu ortak alanda merak ettiklerini soruyorlar, ben ve diğer annelerde deneyim ve bilgilerimiz paylaşıyoruz. Gerçekten çok yararlı olduğunu düşünüyorum.
Oğlum doğduktan yaklaşık 2 yıl sonra , doğum öncesinde yaptığım Doğuma ve Bebeğe Hazırlık Eğitim programına ek olarak Anne sütü ve Emzirme eğitim programını da eklemeye karar verdim. Bunu bloğumda yayınlamaya başladıktan sonra , facebook, twitter ve instagramda duyurularını yaptım. İşte ondan sonra benim online Emzirme Danışmanlığı hikayem başladı.
Yaklaşık 2 aydır online olarak da annelere destek veriyorum. Nasıl olur diye düşünürken , şimdilik çok iyi gidiyor. Bazen annelerin sadece kendilerine güvenmeye ihtiyacı var. Bunu da telefon veya emaille halletmek kolay..
Bana emaille ve ya sosyal -medya araclarının biriyle basvuran annelere e-maille cevap verdikten sonra gerekirse telefonla da görüşüyorum. Şimdiye kadar bana yakın olana 8 anneyi evinde ziyaret ettim..
Geçenlerde uzun zamandır yazıştığım bir anne göğüs ucundaki sorunu anlatmak için fotoğrafını çekip göndermiş.. Bu da bizim için bir başka çözüm yolu oldu..
Yeni doğum yapan bir anne , ilk günlerinde bir desteğe ihtiyacı olduğunda , çıkıp bir yere gidebilmesi bazen zor olabiliyor. O zaman emaille sorununa veya merakını gidermesi için online danışmanlık hizmeti alması güzel bir çözüm yolu diye düşünüyorum.
İsteyen yaptığım Bebeimgeliyor Anne sütü ve Emzirme eğitimlerine katılabilir, gelemeyen yada imkanı olmayan annelerse;
ertugrul.esra@gmail.com
www.twitter.com/bebeimgeliyor
www.instgaram.com/bebeimgeliyor
buralardan bana ulaşabilirler..
9 Nisan 2012 Pazartesi
Bebegim Geliyor: DOUBLE CHECK SAĞLIKLI YAŞAM AKADEMİSİ.....
Bebegim Geliyor: DOUBLE CHECK SAĞLIKLI YAŞAM AKADEMİSİ.....: Double Check sSağlıklı Yaşam Atölyesi Dr .Ebru Aydın ve Burcu Aydın adlı iki kızkardeşin açtığı çok güzel bir merkez. Kendileri de çok t...
6 Nisan 2012 Cuma
PRİMA KÜÇÜK ŞAMPİONLAR BLOGGER ETKİNLİĞİ
Düntaca ünlü bebek hareket uzmanı Prof. Dr. Karen Adolph ve Ebru Şallı , Prima firması Küçük Şampionlar Blogger etkinliği çercevesnde çok yararlı bilgileri edindiğimiz bir toplantı yaptılar. Toplantı saati benim iş çıkış saatime uygun olduğu için katılabildim. Herzamanki gibi çok güzel karşıladılar bizi, hem Prima hem de çalıştıkları ajanstaki arkadaşlar.
Bu toplantıda oğlumun yaptıklarının beni neden bu kadar çok yorduğunu öğrenmiş oldum.. Gerçekten kocaman sandalyeler, gazetelikleri görünce bebeklerimizin de işlerinin ne kadar zor olduğunu anladım.
Hatta hazırladıkları özel platformda bu büyük sandalyelere tırmandık, kocaman ellerin arasında sallanan tabure üztünde durmaya çalıştık.. Gerçekten çok eğlenceli bir o kadar da zor..
Gün boyunca ne kadar çok adım attıklarını, ne kadar çok emekledikleri hakkında Karen 'ın söyledikleri çok ilginçti. Şaşkınlıkla dinledim bazılarını:))
Gün boyunca ne kadar çok adım attıklarını, ne kadar çok emekledikleri hakkında Karen 'ın söyledikleri çok ilginçti. Şaşkınlıkla dinledim bazılarını:))
Bu arada bu toplantımızda Sevgili Ebru Şallı da iki çocuk annesi ve bir sporsever olarak da aramızdaydı. Sıcakkanlılığıyla bizimle çocukalrı hakkında güzel paylaşımları oldu..
Teşekkürler Prima:)))
Bebek Hareketleri Hakkında İlginç Bilgiler
Bir bebek iki yaşına gelene dek yaklaşık 28 kilometre emekler, 900 kilometre yürür ve 5.760 kez düşer. Bunu kuş uçuşu uzaklıklara vuracak olursak bebeğin 2 yılda yaptığı yol Ankara ve Bingöl arasındaki mesafeye eşittir.
Emekleyen bebekler:
Günde ortalama 187 metre emekler (3198 emekleme adımına eşittir).
Bebek konuşmaya başlamadan önce sosyal ve fiziksel çevresini araştırmak için hareketi bir iletişim aracı olarak kullanır.
Bebeğin yoğun motor hareketleri, hızla büyümesini de birlikte getirir. Yapılan egzersiz yağları kasa dönüştür ve kas yağdan daha ağırdır. Omurga doğru şeklini yavaş yavaş almaya başlar, ağırlık noktası değişir. Bütün bu çabalar sayesinde 10-18 aylık bebeklerin çoğu yardımsız yürümektedir.
Ellerin ve kolların arasında eşgüdüm sağlanması gerektiği için emeklemek ( veya bir koltuğa tırmanmak) zihinsel açıdan da yorucu bir iştir.
Emekleyen bebekler:
Günde ortalama 187 metre emekler (3198 emekleme adımına eşittir).
Ellerin ve kolların arasında eşgüdüm sağlanması gerektiği için emeklemek ( veya bir koltuğa tırmanmak) zihinsel açıdan da yorucu bir iştir.
Her çocuk başkadır ve kendine has bir tempoda gelişir. Bazı bebekler 10. ay yürümeye başlarken, diğerleri 14. ayda yürümeye başlayabilir. Bazıları uzun süre emeklemekle yetinirken, diğerleri bu aşamayı atlayıp hemen yürümeye başlayabilir.
Prima Uzmanlarından Annelere Bebek Hareketleri Konusunda Tavsiyeler
Bebeğiniz, yaşamının ilk evrelerinde geliştikçe, hareketleri dünyayı keşfetme ve kendini ifade etme şekline dönüşür. Bebeğiniz hareketlendikçe yaratıcılığının arttığını ve yürümeyi öğrenme sırasında kendine özgü hareketlerinin ortaya çıkmaya başladığını görürsünüz.
Bebeğinizin kendi hareketlerini keşfetmesi erken yaştaki her türlü yenilik, bebeği meraklandıran, öğrenme isteği uyandıran farklı hareketler, sesler ve görüntüleri keşfetmesi ile teşvik edilebilir. İşte bu noktada, bebeğinizin yeni bir yuvarlanma, uzanma veya emekleme hareketini, hatta ufak bir dans figürünü gözlemleye hazırlıklı olun!
Çeşitli oyun, müzik ve hareketler vasıtasıyla bebeğinizin duyusal uyarım, keşif ve öğrenme içeren gelişimine katkıda bulunmanıza yardımcı olabilirsiniz.
Bu aktivite, sizler için çocuğunuzun kolları ve bacaklarını hareket ettirmesini sağlayacak bir ısınma fırsatı sunar. Bebeğiniz henüz yürümüyorsa, dizleriniz üzerinde durarak bebeğinizi önünüze yatırın, gülümsemeye ve onunla göz teması kurmaya özen gösterin.
Bebeğiniz yürüme evresinde ise, dizleriniz üzerinde durarak önünüzde ayakta duracak şekilde tutun.
Bebekler ses perdesi, tonu ve düzeyi değişen animasyonlu sesleri duymaya bayılırlar. Aktiviteleri daha eğlenceli ve çarpıcı bir hale getirmek için sesinizi kullanın.
Küçük çocuklar kendi kişilikleri, beğenileri ve beğenmedikleri hususlar ile kendilerine has özelliklere sahiptirler. Çocuğunuzun bazı aktiviteleri gerçekten sevmesi ve tam anlamıyla katılım göstermesi, diğer yandan bazı aktiviteleri yalnızca dışarıdan izlemeyi tercih etmesi doğal karşılanmalıdır.
Bir aktivite sonunda alkışlamak ve övgüde bulunmak suretiyle çocuğumuzun güven hissini ve kendine olan saygısını oluşturmuş oluruz.
Anneler Bebeklerinin Yaşadığı Zorlukları Prima Küçük Şampiyonlar Oyun Alanları’nda Deneyimleyecek!
P&G’nin 2012 Londra Olimpiyat Oyunları işbirliği kapsamında hayata geçirdiği bu proje için geliştirilen oyun alanı, Türkiye genelindeki çeşitli AVM Migros mağazalarında da kurulacak.
Projeyle birlikte tüm anneler; birlikte tecrübe ettiğimiz sallanan bir zeminde denge sağlamak, dev bir sandalyeye tırmanmak gibi bizim boyumuza göre yaratılmış zorluklarla dünyayı bebeklerinin gözlerinden görebilecekler.
Prima Oyun Alanları toplam 5 ilde, AVM içinde yer alan farklı 12 Migros Mağazası’nda kurulacak. Ebru Şallı Tan, İstanbul Cevahir (28 Nisan), Torium (5 Mayıs), Capacity ’te (26 Mayıs) ve Ankara’da Anka-Mall’da (16 Haziran)’da kurulacak alanları ziyaret edip bu eğlenceli deneyimi yaşayacak annelerle bir araya gelecek. Prima Oyun Alanları’nı ziyaret etmek isteyen yakınlarınıza yardımcı olabilir, detaylı bilgiye http://www.prima.com.tr/ve facebook.com/PrimaDunyasi adreslerinden ulaşmalarını sağlayabilirsiniz.
BEBEĞİNİZİN İLK AĞIZ BAKIMI NASIL OLMALI?
Bebeğiniz, 6 aylıkken ilk süt dişleri çıkmaya başlar. 20 adet süt dişin tamamının çıkması 3 yaşında biter. Süt dişlerinin erken yada geç çıkması endişelenecek bir konu değildir. Literatürler incelendiğinde, bebek doğduğunda ağzında dişlerinin olduğunu bildiren yayınlar vardır. Erken çıkan dişlerde çocuğun ağız bakımı daha zor olacağı için aşağıdaki yöntemler dikkatlice uygulanmalıdır. Anne sütünde de bulunan asidin dişlerin üzerinde kalması bebeğinizin dişlerine zarar verebilir.
Ortodonti Uzmanı Dr. Kıvanç Cebesoy Bebeğin ilk ağız bakımıyla ilgili bilgi veriyor.İki yaşına kadar su ile temizleyin...İlk 6 – 8 aylık dönemde bebeğinizin beslenmesini takiben steril bir gazı bezi, kaynamış ve soğutulmuş bir suyla nemlendirerek; dişleri, damakları ve dudakları hafifçe temizlenir. Sekiz ay, iki yaş arasında, dişlenmenin hızlı bir şekilde devam ettiği bu dönemde, anneler mevcut dişlerin temizliği için işaret parmaklarına yerleştirdikleri silikon parmak fırçalar sayesinde dişlerin üzerindeki artıkları kolaylıkla temizlerken, sürmekte olan diş bölgesindeki diş etine masaj yaparak bu bölgenin rahatlatılması da sağlanabilir. İki yaşına kadar sadece su ile temizlik önerilmektedir. 3 yaşından sonra ise, florür oranı çok düşük çocuk diş macunları ile normal diş fırçası ebeveyn kontrolünde, çocuk tarafından yapılması tavsiye edilir. Sadece bu yaşlarda oluşturabileceğimiz diş fırçalama alışkanlığı, ileriki yaşlarda vazgeçemeyeceği ve sürekli eksikliğini hissedeceği bir eyleme dönüşecektir.Süt dişlerinin doğumsal olarak olarak (konjenital) bulunmaması hali, daimi dişlere göre, oldukça düşük bir olasılıktır. Bu nedenle bebeğinizin süt dişlerinin erken yada geç çıkması endişelenilecek bir durum değildir. İlk diş hekimi tanışması 3 yaşından sonra planlanabilir.Bebeğinizin dişleri çürümesin!Özellikle uykuya dalma problemi olan bebeklerde, biberonlarına koyulan ballı yada şekerli süt, uyku sırasında tükürük salgısında azalmanın da çürük yapıcı bakterilerin hızlı şekilde asit üretmesine ve altı ay gibi kısa sürede bebeğin bütün dişlerini yok etmesine neden olabilecek, literatüre biberon çürüğü olarak geçen, diş çürüklerine neden olacaktır. Özellikle lolipop gibi, ağızda zor eriyen, yada karamelize olmuş, dişlerin üzerine yapışabilen şekerlerin tüketilmesine dikkat edilmeli, şeker yiyecekse, ağızda daha çabuk eriyen şeker tercih edilmelidir. Muhakkak suretle ağzın asit oranının düşürülebilmesi için dişlerin temizlenmesi gerekmektedir.Çene yapısı bozulmasın! “ş,s, t” harflerini söyleyemiyorsa dikkat
Özellikle 4 yaşından sonra devam eden bebeklik yutkunmaları, süt dişleri üzerinde, yıkıcı etki meydana getirip, çenelerin ön bölgede birbirinden ayrılmasına neden olmaktadır. Bu durumun devam ettiği 6 – 7 yaş çocuklarda şahlanmış gibi duran ön kesici dişler, asimetrik bir çene görüntüsüne neden olurken, çocuğunuzun ısırmasına izin vermeyecektir. Ayrıca, konuşma sırasında ş,s, t gibi bazı harflerin telaffuzunda güçlük yaratacaktır. Anneler genellikle çocuklarının çekirdek gibi kabuklu yemişleri yiyemediklerinde durumu farkederler. Bu dönemde yapılacak dil egzersizleri ile problem 1 ay gibi kısa sürede çözülür.
Ortodonti Uzmanı Dr. Kıvanç Cebesoy Bebeğin ilk ağız bakımıyla ilgili bilgi veriyor.İki yaşına kadar su ile temizleyin...İlk 6 – 8 aylık dönemde bebeğinizin beslenmesini takiben steril bir gazı bezi, kaynamış ve soğutulmuş bir suyla nemlendirerek; dişleri, damakları ve dudakları hafifçe temizlenir. Sekiz ay, iki yaş arasında, dişlenmenin hızlı bir şekilde devam ettiği bu dönemde, anneler mevcut dişlerin temizliği için işaret parmaklarına yerleştirdikleri silikon parmak fırçalar sayesinde dişlerin üzerindeki artıkları kolaylıkla temizlerken, sürmekte olan diş bölgesindeki diş etine masaj yaparak bu bölgenin rahatlatılması da sağlanabilir. İki yaşına kadar sadece su ile temizlik önerilmektedir. 3 yaşından sonra ise, florür oranı çok düşük çocuk diş macunları ile normal diş fırçası ebeveyn kontrolünde, çocuk tarafından yapılması tavsiye edilir. Sadece bu yaşlarda oluşturabileceğimiz diş fırçalama alışkanlığı, ileriki yaşlarda vazgeçemeyeceği ve sürekli eksikliğini hissedeceği bir eyleme dönüşecektir.Süt dişlerinin doğumsal olarak olarak (konjenital) bulunmaması hali, daimi dişlere göre, oldukça düşük bir olasılıktır. Bu nedenle bebeğinizin süt dişlerinin erken yada geç çıkması endişelenilecek bir durum değildir. İlk diş hekimi tanışması 3 yaşından sonra planlanabilir.Bebeğinizin dişleri çürümesin!Özellikle 4 yaşından sonra devam eden bebeklik yutkunmaları, süt dişleri üzerinde, yıkıcı etki meydana getirip, çenelerin ön bölgede birbirinden ayrılmasına neden olmaktadır. Bu durumun devam ettiği 6 – 7 yaş çocuklarda şahlanmış gibi duran ön kesici dişler, asimetrik bir çene görüntüsüne neden olurken, çocuğunuzun ısırmasına izin vermeyecektir. Ayrıca, konuşma sırasında ş,s, t gibi bazı harflerin telaffuzunda güçlük yaratacaktır. Anneler genellikle çocuklarının çekirdek gibi kabuklu yemişleri yiyemediklerinde durumu farkederler. Bu dönemde yapılacak dil egzersizleri ile problem 1 ay gibi kısa sürede çözülür.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

































