8 Mart 2012 Perşembe

ANNE SÜTÜYLE BESLENMEDE SIKÇA SORULAN SORULAR

2*İLAÇ VE SİGARA KULLANIRKEN BEBEBĞİMİ EMZİREBİLİR MİYİM?

Annenin aldığı bazı ilaçlar süt yapımını baskılayabilir.Östrojen içeren doğum kontrol hapları,idrar söktürücü ilaçlar, günde 6 defadan fazla sigara içilmesi süt yapımını azaltabilir.Emziren anneler tercihen sigara içmemelidirler.Sigara sizin ve bebeğini,zin sağlığı için tehlikelidir.
genellikle ilaçların prospektüsünde emziren annelerin ya ilaı dikkatle kullnamaları gerektiği yazmaktadır.Emziren annenin aldığı ilaçlar genellikle anne sütüne geçmektedir ancak alınan ilacın en fazla
%1'i süte geçmektedir.Ancak ilacı üreten ilaç firmaları emziren anne ve bebekleri üzerinde herhangi bir araştırma yürütmediği için böyle bir uyarı koyarak kendilerini güvenceye almak istemektedir..

3*EMZİRİRKEN NE TÜR BİR DOĞUM KONTROL HAPI KULLANABİLRİM?

Emziren kadınların doğum hapı olarak yalnızca progesteron içeren tipleri kullanmalrı gerekmektedir.Gebelik ve adet sırasında annelşer emzirmeye devam edebilirler.Bazı kanser ilaçlarını alan anneler bebeklerini emzirmemeleidirler.Radyoaktif madde alan annelerin de bebeklerini emzirmeleri ilaçların yarılanma ömrüne göre ertelenir.Bu süre içinde anneler göğüslerini sağmalıdırlar.
Genel olarak emziren anneler çok gerekli olmadıkça ilaç almamalıdır, kullanmalrı gereken ilaçları varsa öncelikle doktoruna danışmalıdırlar.

4* BİTKİ ÇAYLARI SÜTÜ ARTTIRIR MI?

Emziren annelerin aşırı olmamak koşuluyla sıvı tüketimine özen göstermeleri gerektiği bilinen bir gerçektir.En ideal sıvı alım şekli, su içmektir.Bazı bitkisel çayların sütü arttırdığı belirtilmektedir.Ancak bu konuda yapılmış kontrollu bilimsel araştırmalar bulunmamaktadır.Ayrıca günde 600-700 ml. üzerinde bitkisel çay üretiminin sakıncalı olabileceği de unutulmamalıdır.

5* MEMELERİN BÜYÜKLÜĞÜ SÜT YAPIMINI ETKİLER Mİ?

Memelerin büyüklüğü süt yapımında rol oynamaz. Mem büyüklüğünü sağlayan, bağ ve destek dokusudur.Anne sütü üretiminin gerçekleştiği süt bezlerinin olmaması, çok nadir bir durumdur ve meme büyüklüğü ile bağlantılı değildir.Mem başlarının içe dönük olması, meme dokusu esnekse ve bebek doğru teknikle emerse sorun oluşturmaz.

6* ANNENİN BESLENMESİ SÜT YAPIMINI ETKİLER Mİ?

Annenin beslenmesi süt yapımını genel olarak etkilemez. Ağır beslenme bozukluğu olan annelerin süt yapımlarının azaldığı ancak bu durumda bile bebeklerin gelişimlerinin aşırı olumsuz etkilenmediği bilinir.Ancak yetersiz beslenen annelere doğumdan sonra ki ilk 6 ay boyuna vitamin desteği yapılması hem kendi hem ede emzirdikleri bebeklerinin sağlığı için yararlıdır.Katı vejetaryenbeslenen annelerin sütlerinde bazı vitaminler eksik olabilr.

İYİ Kİ BLOĞUM VAR!! ANNEYSEN.COM 'DAYIM:))

Hem uzman olarak hem  de anne olarak yazılarımın yayınlandığı ve çok severek takip ettiğim anneysen.com da anneysen bloğunda  ben varım.






 ''İyi ki Bloğum var ''diyen ben anneysen .com dayım. Okumak isterseniz: tıklamanız yeterli olacak..TIK TIK:)))

7 Mart 2012 Çarşamba

ANNE SÜTÜYLE BESLENMEDE SIKÇA SORULAN SORULAR

1*YORGUNLUK VE STRES SÜTÜMÜ ETKİLER Mİ?



Yorgunluk ve stres, süt yapımını olumsuz etkileyen faktörlerdendir.Stresli ve ruhsal açıdan sıkınıtda olan annelerde, okssitosin reflesksibaskıaltında kalabilir.Ancak prolaktin hormonunun strese dayanıklılığı arttırırcı özelliği vardır.Bu nedenle stres altındaki annenin emzirmeye devam etmesi,hem süt yapımının hem de kendi ruh sağlığı açısından önemlidir.
Süt yapımında etkili olan önemli unsur da annenin dinlenmesidir.Doğum ve memelerde süt yapımının başlaması olağanüsüt olaylardır.Bu süreçte anneninvücudunda büyük değişimler olur.Hormon düzeylerinde iniş çıkışlargörülür.Süt yapımım-nın başlaması için annenin metabolizması hızlanır, kalp debisi yükselir, karaciğer, sindirim sistemi ve memelere kan akımı artar, besin emiliminin artması için bağırsak yüzeyi genişler.

Loğusalık dediğimiz bu dönemde annenin yatarak istirahat etmesifiziksel yorgunluktan kaçınması, uykusuz kalmaması gerekir. Geleneksel olarak bu gayetiyi bilinmektedir.Ancak günümüzde annelere gebelik, doğum ve emzirme olaylarınıbiraz hafife almakta, günlük yaşantılarına eskiden olduğu gibi devam etmek istemektedirler.Oysa bu dönemde annenin uyumasa bile yatması ve dinlenmesiönemlidir.Diğer aile bireylerinin de anneye bakmaları gerekir.
Loğusalık döneminde anne ve bebek için yapılan ziyaretlerde kısa tutulmalıdır.Loğusalık döneminde aşırı yorulan annelerde süt yapımı için de önemlidir.Loğusalık döneminde aşırı yorulan annelerde süt yapımı sorunlarının yanı sıra meme iltihaplarına da sık rastlanmaktadır.

5 Mart 2012 Pazartesi

5 YILDIZLI PRİMA GÜNÜ


Prima Günü'nde;  anneler ve en kıymetli hazinemiz olan bebeklerle birlikte keyifli bir gün geçirmişler.. Uzman Pedagog Sevil Yavuz ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Adem Aydın'ın söyleşisi ile değerli bilgiler paylaşılmış.


Max Factor güzellik uzmanları ile güzellikle ilgili güzel bilgiler almışlar. Anne - bebek ortak etkinliğinde eğlenceli dakikalar geçirilmiş..
Ayrıca binlerce ailenin katıldığı ve yoğun ilgi gören Prima Yıldızlar Yolu yarışmasında dereceye giren anneleri ve bebeklerini de misafir edip ve plaketlerini de davetli diğer annelerin huzurunda kendilerine teslim edilmiş..

Altu^'unun sabah ateşi çıktığı için gerçekten çok istediğim bu etkinliğe katılamadım. Daha önceden Primanın davetlisi olarak katıldığım etkinlikten bildiğim kadariyla çok misafirseverler.
İnşallah bir daha ki etkinlikde hep beraber olmak dileğiyle..

http://www.prima.com.tr/

BEBEİMGELİYOR DOĞUMA VE BEBEĞE HAZIRLIK KURSU-2

BEBEİMGELİYOR DOĞUMA VE BEBEĞE HAZIRLIK KURSU-2


Bebeimgeliyor doğum ve bebeğe hazırlık kursumuz 3 oturumdan ve doğum sonrası anne-baba ve bebek toplantısı olmak üzere 4 oturumdan oluşmaktadır.Kursumuza babalarında katılmasını anne adaylarına tavsiye ediyoruz. Eğer baba adayı gelmek istemezse size doğum ve sonrası destek olacak kişi ile kursa katılabilirsiniz.Kursumuza 12-13 gebelik haftasını tamamlamış olmanızı tavsiye ediyoruz.

Kursumuzun içeriği;

BEBEİMGELİYOR DOĞUM VE BEBEĞE HAZIRLIK KURSU

4 HAFTALIK PROGRAM

1.OTURUM:

Hamilelik ve bebeğin gelişim süreci,

Doğum çeşitleri ve doğumun fizyolojisi,

Doğum sırasındaki anestezi çeşitleri, ağrısız doğum,

Doğuma hazırlık

Normal doğum yapmak isteyen anne adayları için, normal doğuma yönelik nefes egzersizleri, ıkınma teknikleri ve masaj teknikleri anlatılacaktır.

Doğum planımız nasıl olmalı?

Babanın doğum planı

Bebek odası hazırlığı ve doğru alışveriş,

Doğuma giderken anne ve bebeğin valiz hazırlığı

Hamilelik psikolojisi / doğum korkusunu yenmek

RAHATLAMA NEFES EGZERSİZLERİ

2.OTURUM:

Emzirme ve anne sütü,

Yenidoğan bakımı;

-göbek bakımı,

-yeni doğan sarılığı,

-bebeğin altının değiştirilmesi,(babaları da uygulamaya katarak)

-bebeği tutuma ve taşıma,

-bebeği giydirme,

-yenidoğan refleksleri,

-bebeğin yıkanması,

-bebeğin gazının çıkarılması,

-bebek için rahatlatma masajı,

-bebeğin aşıları,

-bebeğin uyku düzeni,

-bebeğin tırnaklarının kesilmesi ve bakımı,

-bebeğin ağlaması ve onu sakinleştirmenin püf noktaları,

*0-6 ay anne - bebek ilişkisinin önemi:dünya ile ilk ilişki ve bağlanma,

BEBEĞE YAPILACAK EGZERSİZLER


3.OTURUM:

Lohusalık bakımı,

Lohusalık Sendromu,

Yeni rolleriyle doğumdan sonra eşlerin ilişkisi,

Doğum sonrası ve emziren annenin beslenme

Çalışan annenin işe dönme: anne ve bebeğin ayrılık hazırlığı

Doğum sonrası anne ve bebek

NEFES VE RAHATLAMA EGZERSİZLERİ

4. OTURUM:
Doğumdan sonraki ilk 2 ay içerisinde anneler ve babalar bebekleri ile birlikte anne -bebek -baba grubumuza katılabilir ve zorlandıkları konularda danışmanlık hizmeti alabilirler. Bu oturumumuza psikoloğumuz ve hamile eğitmeni arkadaşımızda bulunacaktır.

Sınıfımız max 5 çiftten oluşmaktadır. Eğitimler interaktif ve pratik uygulamalar yapılmaktadır. Yukarıda belirttiğim içerik dıişında merak ettiğiniz başka bir konu olursa belirtirseniz onu da bu içeriğe ekleyebilirim.



Başlangıç Tarihi: 18 Mart 2012 Pazar saat 11:00-13:00

25 Mart 2012 pazar saat 11:00-13:00,

01 Nisan 2012 pazar saat 11:00-13:00

Son oturum da bebekler doğduktan sonra beraber karar verilecek bir tarihte olacaktır.



Detaylı bilgi almak için ertugrul.esra@gmail.com email atabilirsiniz.

Bu kursa katılmak isterseniz en geç 12 Martta kadar haber vermeli ve kayıt yaptırmanız gerekmektedir.

2 Mart 2012 Cuma

ANNE SÜTÜ VE EMZİRME KURSU

EMZİRME;HAYATA SAĞLIKLI BİR BAŞLANGIÇ!!!


Bir çocuk bekliyorsunuz. Gebelik, doğum ve emzirme dönemi,hayatınızın yepyeni bir kesitini oluşturur. Kadın olmayı belki de çok yoğun yaşayacağınız bu dönem hakkında daha fazla bilgi edinmek istersiniz.

Bu kursumuzdaki amaç size, emzirmenin gayet doğal olduğu güvenini vermektir.


Vücudunuz daha şimdiden kendiliğinden buna hazırlanmaktadır.Emzirmek kolay öğrenilir, ancak bazı küçük şeyler yüzünden çok zahmetli bir hal alabilir. Güçlüklerden kaçınmanız amacıyla, emzirmeyle ilgili en önemli şeyleri bu eğitimde toparladım.
Emzirme yoluyla çocuğa sıcaklık, korunma duygusu, huzur, koruma ve güvenlik vereceksiniz. Çocuğunuza hayat için mümkün en iyi başlangıcı sağlayacaksınız.

Kursumuzun İçeriği:

-Anne sütünün oluşumu ve üstünlükleri,

Anne sütüne nasıl başlamalıyım?

-Anne sütünün gelişimi

-Sütüm bebeğe yetiyor mu?

-Memeye yerleştirme ve emzirme pozisyonları

-Emzirme sorunları

-Anne sütünü Arttırmak için yapılabilecekler

-Emziren Annenin Beslenmesi

-Emzirme ve Baba

-Prematüre ve Düşük Ağırlıklı Bebeklerde Emzirme

-Çalışan annenin Emzirmesi ve İşe Adaptasyonu

-Biberon ve Emzik

-Emzirme Döneminde kullanabileceğiniz yardımcı malzemeler



Bu kursumuza ister hamileyken ister bebeğiniz yeni doğduğunda katılabilrisniz. Babalarda size eşlik edebilir. Uygulamalı olarak ders anlatılacaktır.

Dersimiz 3saat sürecektir.

Dersimiz; DoubleCheck Sağlıklı Yaşam Akademisinede olacaktır.
Adresi: Halaskargazi Mah. Rumeli Cd. Matbaacı Osmanbey Sok. Bilge Han No: 36 K: 6D: 8Nişantaşı
Tel: 02123430367-68
05554053703 ( Esra )
http://www.doublecheckakademi.com/


Detayları öğrenmek için ertugrul.esra@gmail.com bana email atabilirsiniz.

28 Şubat 2012 Salı

ALTUĞ 25 AYLIK:)))

Oğluşum 16 sında 25 aylık oldu. her ay olduğu gibi 25 aylık çocuklar ne yapar?
25 aylık bir çocuk mesleklerin anlatıldığı bir kitaba bayılacaktır. Kalın yaprakları olan ve bir mesleği anlatan kitapla saatlerini geçirebilir. Bu tür kitaplarda ses unsuru da eklenmiştir. Örneğin bir itfaiyeciyi anlatan sayfada siren sesi olabilir. Fark ettiniz mi çocuğunuz kırmızıyı daha çok tercih ediyor. Bu nedenle de meslek tercihini bu yaşlarda itfaiyeciden yana kullanabilir. Doktor olmayı bu aralar pek tercih etmeyeceğini de itiraf etmeliyiz:) Gelişmiş ve merdivenli oyuncak itfaiye arabaları bu işin tek nedeni değildir.

Kırmızı renk, hareketi, duyguyu ve sıcaklığı simgeler. O nedenle market raflarındaki çikolata kaplamalarında kırmızı renk çok kullanılıyor. Ne kadar çok sayıda markanın kurumsal kimlik renklerinin kırmızı olduğunu düşünün. Çünkü bu rengin uyarıcı bir yansıması vardır. Çocuğunuzun da favori renginin kırmızı olma olasılığı yüksektir.

Çocuk ve Beslenme :


Sporcu miniğiniz hareketlendikçe onu masada tutmanız daha zor olabilir. Bu nedenle masaya oturduğunda karnının gerçekten aç olduğundan emin olun. Hiç bir canlı aç olmak gibi bir fiziksel ihtiyacı, oyuna tercih etmeyecektir. Öğünler arasındaki faydasız atıştırmalıkların onun midesini doldurmasına izin vermeyin.

Artık ona tam yağlı süt ürünleri yerine yarım yağlı süt ürünleri verebilirsiniz. Amerikan Çocuk Sağlığı Akademisi ilerideki kolestrol ve tansiyon problemlerini engelleyebilmek için aşırı yağ tüketimine dikkat çekmektedir. Ayrıca lifli besinler,onun beslenmesinin daha önemli bir kısmı oluşturabilir. Baklagiller (fasulye, nohut, mercimek, bezelye), tahıllar (buğday, yulaf, çavdar), meyveler ve sebzeler onun masasına bolca gelmelidir. Ne yiyeceğinden siz sorumlusunuz ; ama bırakın ne kadar yiyeceğine o karar versin. İnanın ‘’çubuk kraker veya acılı cipste’’ bu saydığımız besinlerdeki faydaların hiç biri yok.

Eşleştirme :


Okuduğunuz kitaplardaki meslekleri ve nesneleri ona gösterin. Tercih edeceğiniz resimli kitaplarda ‘’bak bu çiftçi, çiftçi kayısı yetiştiriyor’’diyebilirsiniz. Yolda gördüğünüz ambulansı, güneşi, inekleri(!), arabaları ve polis amcayı ona anlatın. Mesleklerin neler yaptıklarını açıklayın. Renkleri ve çiçekleri ona gösterin. Emin olun bu şekilde daha renkli bir hayatı adımlamasına yardımcı olursunuz. Ayrıca ona bol bol kitap okuyun, böyle bir düzen,onun iyi bir kitap okuyucusu olması için iyi bir başlangıç olabilir.

Doktor Korkusu :


İtiraf edin bakalım küçükken kim korkmadı doktora gitmekten ve iğne olmaktan? Cevapların büyük çoğunluğu ”evet korktum” olacaktır. Peki neden o zaman miniğinizi doktora götürürken ”korkma canın yanmayacak” gibi yalanlar söyleriz ? Neden onun bize olan güvenini yerle bir ederiz sadece yarım saatlik bir doktor ziyareti için.

25 aylık bir bebeğin doktor korkusu olması gayet doğaldır. Merdivenleri hızla aşağı inmeli ve onun basamağından hayata bakmalısınız, onu anlamalısınız. Doktor demek onun için sadece kola yapılan iğne dolayısıyla duyulan acı ve minik ağzına bakılırken duyulan mide bulantısı olmamalıdır. Bu işi eğlenceli hale getirmeyi deneyin,

■Doktoru anlatan çocuk kitapları alın ve bunları birlikte okuyun. Kravatında minik sevimli ayıcık resimleri taşıyan komik bir doktor görüntüsü onu rahatlatabilir.
■Doktorculuk oynamasına izin verin. Bu şekilde yap-inan deneyimi kazanır. Oyuncak bebeğini muayane ederken, kendi korkularını dışa yansıtır ve rahatlar.
■Doktora gitme hazırlığı yapın. Çantanızın içine birkaç oyuncak koyun. Muayanede sıra beklerken bunlarla ilgilenebilir, dolayısıyla canı sıkılmaz.
■Ona neler yapacağınız anlatın. ”Doktor amcaya gideceğiz ve o bizimle ilgilenecek. O seni çok seviyor, bize yardımcı olmayı da seviyor” diyerek doktoru korkulacak değil sempatik bir kişi olarak ilan edin! Asla ama asla aşı yapınca acımayacak demeyin(Çevrenizde ”rahat durmazsan seni doktor amcaya götürürüm” gibi cümlelerle tehdit eden birileri varsa 25 aylık çocuğunuzun doktor korkusunu garantilemiş olursunuz)
■Muayane sırasında onu kucağınızda tutun. İlginizi eksik etmeyin
■Muayane sonrasında onu tebrik edin ve alkışlayın. Huzursuzluk yaptıysa onu çok fazla eleştirmeyin. Bir kaç gün sonra arkadaşınızla konuşurken ”Esra, doktorda çok uslu durdu ve doktor amcayı dinledi” deyin. Bu cümleyi çocuğunuz sizi duymuyormuş gibi söyleyin; ama duyduğundan da emin olun!! O mesajı alacaktır!
*****
Tuvalet eğitimi için bir çok aile yaz aylarını tercih eder.Bu doğru bir tercihtir. Çocuğun sık sık üstünü çıkarması dolayısıyla kimse hasta olmasını istemez değil mi? Ona Çabucak çıkartabileceğiniz kıyafetler giydirin. Lazımlığa oturmakta direniyorsa bu işi biraz zevkli hale getirin. Ona tuvaletini yaparken şarkılar söyleyebilirsiniz. Lazımlığının etrafına yapıştıracağınız tekerleklerle lazımlığı bir araba haline de getirebilirsiniz. Ayrıca küçük ”alıştırmacının” don tercihini kendisinin yapmasını sağlayın. Mağazadan ona iç çamaşırı satın alırken ,bırakın tercihi o yapsın. İç çamaşırını kolay kolay kirletmek istemeyecektir. 2 yaşındaki bir çocuğa çok fazla seçenek sunmayın ve ”minik kafasını” yormayın. İki tercihten birini seçmesini isteyin. Bu şekilde onun kendine güvenini sağlamlaştırmış olursunuz.
kaynak:http://www.bebekolay.com/25-aylik-bebek-itfaiyeci-doktorpolis-veya-ciftci-olmak-isteyebilir/


Altuğ bu sıralarda konuşması çok açıldı. Zaten herşeyi anlayan oğlum artık konuşabiliyor da.
Kitap okumayı çok seviyoruz. Bu ay kitaptaki yazıları da artık okuyoruz. Kitaplığından sevdiğini kitabı seçip, onu getiriyor. Oku Oku diye etrafımda dolaşıyor ondan sonra da..


Mutfakta vakit geçirmek en sevdiği şey..Özellikle tuz ve yumurta kırmak...Saatlerce tuz ve yumurta ile oynayabilir.Ben yemek yaparken o da mutfakta tuzları kaptan kaba transfer ediyor ya da yumurtaları kırıp kabın içinde çırpıyor.. Sıkılmaya başladığında elini , üstünü başını mafediyor.Ama transefri o kadra dikkatlice ve güzel yapmaya başladı ki..

Uyku ile ilgili düzenimiz biraz karışık. Evdeki bakıcımız yüzünden oluyor bu da. Gündüz uyku saatlerini çok uzattığı için gece geç uykuya geçiyor. Ben de uykuya doğru yatak odasında kitap okuyarak , Altuğ'u
sakinleştirip öyle uykuya geçiyoruz..Kendi kendine uyumayı seviyor, bazen kucağımda uyumak istiyor.


Yemek olayımız tam bir facia.. İştahsızlık ötesinde inattan dolayı yemek yemiyor. Biz de artık Altuğ'u serbest bırakıyoruz. Öyle olunca en azından bir öğün tam yemek  yiyor:))Eksiğinide uykusunda verdiğimiz kaşık mamalarıyla tamamlıyoruz.Çok komik ama malkesef yapabileceğim malesef hiç bir şey kalmadı. Bu arada Carlos Gonzales'in ''Çocuğum yemek yemiyor''adlı kitabından bir sürü şey öğrendim ve benimgibilerin az olmadığının farkına vardım.O da içimi rahatlattı. sizinde çocuğunuzda yeme -iştah problemi varsa bence bu kitabı okumalusunız.




Dönem dönem oyun gruplarına, çeşitli etkinliklere götürdüm Altuğ'u..Sırada çocuk tiyatrosu var. Bir de onu denemek istiyorum.Ypolda artık elele tutuşarak yuruyoruz. O kadar keyifli ki.. Kendisi de keyif alıyor. Ve kendi bestelediği şarkıyı söylüyor yumurcak; la la la ... diye:))

Bizim bu ay ki gelişimimiz böyle..Ya sizin ki???????????