ÇOK SEVDİĞİM ARKADAŞIM DEVLETŞAH HİSAR OKULLARINDA ÇOCUKLARLA KURABİYE YAPMIŞ:))
Hisar Okulları’nda öğrenciler Devletşah Özcan ile kurabiye yaparak hem eğlendiler hem de el becerilerini geliştirdiler.
Hisar Okulları Yemek Klübüne geçtiğimiz hafta yemekleriyle ünlü blogger Devletşah Özcan konuk oldu. Devletşah ve Hisar Okulları yemek klübü öğrencileri birlikte “Dön Dön Kurabiye” ve değişik şekillerde zencefilli kurabiyeler yaptılar. Bu eğlenceli aktiviteyle malzemeleri birleştirerek bütün elde etmeyi ve ekip çalışması yapmayı öğrenen öğrenciler etkinlik sonunda hep birlikte yaptıkları kurabiyeleri zevkle yediler.
12 Ocak 2012 Perşembe
MUTLU ANNELER MUTLU LOHUSALAR:)) TAZE ANNE'DE
''Taze Anne, bebekleri, çocukları çok seven ve kadınları çok önemseyen bir yer. Çünkü kendisi de bir anne.
Taze Anne, aynı mutlulukları, benzer hüzün ve sıkıntıları yaşamış annelere ve bütün kadınlara merhaba diyor.''
Twitter da her zaman ki gibi dolaşırken, Yeşim'in Taze anne adlı sitedeki yazsıyla karşılaştım. Yazı da her zaman ki pozitifliğiyle mutklu bir lohusalık geçirdiğini anlatıyordu, Yeşimcim. Ondan da depresif bir yazı beklemezdim zaten. Bu yazının akabinde Taze anne sitesini incelemeye başladım. Çok güzel ve ferah bir site..
Siteyi hazırlayan Perizat'ı da zaten twitterdan takip ediyordum..
Kadına ait her dönemi kapsıyor. Hamileyseniz de , bebeğiniz varken de ve lohusayken de ilginizi çekecek yazılar var okuyabileceğiniz.
Ben çok kötü bir doğum ve berbat bir lohusalık geçirdiğim için Mutlu LOhusa bölümü çok ilgimi çekti. Etrafımda kardeşim ve yakın kız arkadaşlarımın hepsi mutlu lohusalardı. Ben içlerinde bir numune çıktım.
Gerçekten hamilelik bir kadın için kendini en özel hissettiği bir dönem, ben öyle hissetmiştim. Lohusalığım ise bebeğe zarar vereceğim korku ve kaygısıyla çok fena geçti. Eşim ve annem sağ olsun.. Her kaprisimi çekip, işlerimi kolaylaştırdılar.Ama yine zorlandım:((
O nedenle ben lohusalık hikayelerinin hep güzel olmasını ve böyle de bilinmesini istiyorum. Eşin biraz desteği ve birazcık kendine zaman ayırdığında bu dönem çok zor geçmeyecektir.
Taze anne de de bloglarını yakından takip ettiğim kişilerin güzel hikayelerini okuduğumda çok sevindim, daha da artmasını temenni ediyorum..
Hamile bölümünde ise Sebla Hanım yazılarını paylaşmış. O yazılarda klasik hamileleikle ilgili yazılar değil..Gerçekten çok güzel:))
İyi ki varsın Taze Anne :))
http://www.tazeanne.com/
Taze Anne, aynı mutlulukları, benzer hüzün ve sıkıntıları yaşamış annelere ve bütün kadınlara merhaba diyor.''
Twitter da her zaman ki gibi dolaşırken, Yeşim'in Taze anne adlı sitedeki yazsıyla karşılaştım. Yazı da her zaman ki pozitifliğiyle mutklu bir lohusalık geçirdiğini anlatıyordu, Yeşimcim. Ondan da depresif bir yazı beklemezdim zaten. Bu yazının akabinde Taze anne sitesini incelemeye başladım. Çok güzel ve ferah bir site..
Siteyi hazırlayan Perizat'ı da zaten twitterdan takip ediyordum..
Kadına ait her dönemi kapsıyor. Hamileyseniz de , bebeğiniz varken de ve lohusayken de ilginizi çekecek yazılar var okuyabileceğiniz.
Ben çok kötü bir doğum ve berbat bir lohusalık geçirdiğim için Mutlu LOhusa bölümü çok ilgimi çekti. Etrafımda kardeşim ve yakın kız arkadaşlarımın hepsi mutlu lohusalardı. Ben içlerinde bir numune çıktım.
Gerçekten hamilelik bir kadın için kendini en özel hissettiği bir dönem, ben öyle hissetmiştim. Lohusalığım ise bebeğe zarar vereceğim korku ve kaygısıyla çok fena geçti. Eşim ve annem sağ olsun.. Her kaprisimi çekip, işlerimi kolaylaştırdılar.Ama yine zorlandım:((
O nedenle ben lohusalık hikayelerinin hep güzel olmasını ve böyle de bilinmesini istiyorum. Eşin biraz desteği ve birazcık kendine zaman ayırdığında bu dönem çok zor geçmeyecektir.
Taze anne de de bloglarını yakından takip ettiğim kişilerin güzel hikayelerini okuduğumda çok sevindim, daha da artmasını temenni ediyorum..
Hamile bölümünde ise Sebla Hanım yazılarını paylaşmış. O yazılarda klasik hamileleikle ilgili yazılar değil..Gerçekten çok güzel:))
İyi ki varsın Taze Anne :))
http://www.tazeanne.com/
Etiketler:
mutlu anne,
MUTLU BEBEK,
mutlu lohusa,
taze anne,
yeşim mutlu
6 Ocak 2012 Cuma
ALTUĞ İÇİN ALDIĞIMIZ ANAOKULU DERGİ SETİ
Altuğ'unun kitaplara ve kalemlere olan ilgisi için ona birşeyler almak istiyordum. Evde kendi kendimize aktiviteler yapıyoruz. Onu pekiştirmek ve daha da ileriye götürmek istiyorum. Cumartesi günü olan Iraz'ın oyun grubuna kayıt ettirmek, beraber güzel vakit geçirmek ve birşeyler de öğrenmesi adına çok istiyordum. Fakat ben kayıt yaptırana kadar sınıflar dolunca çok üzüldüm. Artık bahar dönemine diyerek , dün beni arayan Boyut Yayıncılıktan arayan arkadaşın ikna edici konuşmaları sonunda Anaokulu dergi setini almaya karar verdim.Altuğ için güzel bir doğum günü hediyesi olarak düşündüm. Dün sipariş verdim, 3 iş gününde bize ulaşacakmış. Şimdi heyecanla bekliyorum..
Sizde bilgi edinmek isterseniz bıradan ulaşabilirsiniz:
http://www.anaokuludergisi.com/
Sizde bilgi edinmek isterseniz bıradan ulaşabilirsiniz:
http://www.anaokuludergisi.com/
ÖKSÜRÜK ÇAYI
ÖKSÜRÜK ÇAYI
2-4 kişilik
Malzemeler
1 adet elma
■Ceviz büyüklüğünde taze zencefil
■1 adet çubuk tarçın
■1 tatlı kaşığı top karabiber
■2 yemek kaşığı kakule
■3 su bardağı su
■2 yemek kaşığı yeşil çay
■1 adet limon
■1 yemek kaşığı bal veya dut pekmezi (servis ederken, her bardak için)
Yapılışı
Elmayı önce ortadan ikiye, sonra her yarısını enlemesine ve boylamasına üçe keserek, koçanı ve çekirdekleri dahil olmak üzere büyük boy bir tencereye aktarın.
2.Üzerine kabuğunu soyup ince ince dilimlediğiniz taze zencefili, çubuk tarçını, karabiber toplarını, kakuleleri ve suyu ekleyip kapağını kapatın ve yüksek ateşin üzerine oturtup kaynama noktasına getirin. Ardından altını kısıp, orta ateşte 15 dakika boyunca kapağı kapalı olarak pişirmeye bırakın.
3.Tencereyi ateşin üzerinden alın, kapağını açıp limonun suyunu üzerine sıkın, yeşil çayı da ekleyip karıştırın ve kapağını kapatıp 10 dakika demlenmeye bırakın. Eğer yeşil çay yerine ıhlamur kullanacaksanız bütün malzemelerle en başta ekleyebilirsiniz.
4.Çay demlenince ince telli bir süzgeçten geçirerek bir çaydanlığa aktarın. Bardak başına birer yemek kaşığı bal (veya dut pekmezi) ilavesi yaparak servis edin.
KAYNAK:
http://cafefernando.com/turkce/oksuruk-cayi/?utm_source=feedburner&utm_medium=email&utm_campaign=Feed%3A+cafefernandotr+%28Cafe+Fernando+-+T%C3%BCrk%C3%A7e%29
Çok sevdiğim bloglardan Cafe Fernando bugun kü yazısında gördüm bu tarifi. Gerçekten şu günlerde herkes grip, herkes hasta. Bu tarif çok işe yarayacak. Unutmamak adına ve çok beğendiğim için buradan paylaşmak istedim.
Bu arada Cafe Fernando adlı bloğa da bir abkın derim:)))
2-4 kişilik
Malzemeler
1 adet elma
■Ceviz büyüklüğünde taze zencefil
■1 adet çubuk tarçın
■1 tatlı kaşığı top karabiber
■2 yemek kaşığı kakule
■3 su bardağı su
■2 yemek kaşığı yeşil çay
■1 adet limon
■1 yemek kaşığı bal veya dut pekmezi (servis ederken, her bardak için)
Yapılışı
Elmayı önce ortadan ikiye, sonra her yarısını enlemesine ve boylamasına üçe keserek, koçanı ve çekirdekleri dahil olmak üzere büyük boy bir tencereye aktarın.
2.Üzerine kabuğunu soyup ince ince dilimlediğiniz taze zencefili, çubuk tarçını, karabiber toplarını, kakuleleri ve suyu ekleyip kapağını kapatın ve yüksek ateşin üzerine oturtup kaynama noktasına getirin. Ardından altını kısıp, orta ateşte 15 dakika boyunca kapağı kapalı olarak pişirmeye bırakın.
3.Tencereyi ateşin üzerinden alın, kapağını açıp limonun suyunu üzerine sıkın, yeşil çayı da ekleyip karıştırın ve kapağını kapatıp 10 dakika demlenmeye bırakın. Eğer yeşil çay yerine ıhlamur kullanacaksanız bütün malzemelerle en başta ekleyebilirsiniz.
4.Çay demlenince ince telli bir süzgeçten geçirerek bir çaydanlığa aktarın. Bardak başına birer yemek kaşığı bal (veya dut pekmezi) ilavesi yaparak servis edin.
KAYNAK:
http://cafefernando.com/turkce/oksuruk-cayi/?utm_source=feedburner&utm_medium=email&utm_campaign=Feed%3A+cafefernandotr+%28Cafe+Fernando+-+T%C3%BCrk%C3%A7e%29
Çok sevdiğim bloglardan Cafe Fernando bugun kü yazısında gördüm bu tarifi. Gerçekten şu günlerde herkes grip, herkes hasta. Bu tarif çok işe yarayacak. Unutmamak adına ve çok beğendiğim için buradan paylaşmak istedim.
Bu arada Cafe Fernando adlı bloğa da bir abkın derim:)))
5 Ocak 2012 Perşembe
Hamileyken Doktorumuzu Ne Zaman Aramalıyız?
Hamileliğinizi sonuna geldiğinize heyecanlanmaız ve endişelerinizin artması çok normaldir.Bazı belirtiler işinizi kolaylaştıracaktır.Bunlar:
*Kanamanız olduğunda,
*Yüzünüz, elleirnizde ve ayaklarınızda aniden şişerse,
*Eğer ateşiniz çıkarsa,
*uzun süren başağrısı ve özellikle de şiddeti gittikçe artıyorsa,
*Görmenizde sorunalr olursa,
*Doğumunuza vakit oldğu halde kasılmalarınız olmaya başladıysa, suyunuz geldiyse,sümüksü bir tabaka geldiyse,
Bebeğinizin hareketlerinde farklılasma hissettiğiniz zaman,
İdrarada yanma olursa mutlaka Kadın- Doğum doktorunuzula iletişime geçiniz!!!
*Kanamanız olduğunda,
*Yüzünüz, elleirnizde ve ayaklarınızda aniden şişerse,
*Eğer ateşiniz çıkarsa,
*uzun süren başağrısı ve özellikle de şiddeti gittikçe artıyorsa,
*Görmenizde sorunalr olursa,
*Doğumunuza vakit oldğu halde kasılmalarınız olmaya başladıysa, suyunuz geldiyse,sümüksü bir tabaka geldiyse,
Bebeğinizin hareketlerinde farklılasma hissettiğiniz zaman,
İdrarada yanma olursa mutlaka Kadın- Doğum doktorunuzula iletişime geçiniz!!!
Okulların en lezzetlisi tatilde MSA’ da açılıyor!
Geleceğin şeflerini yarıyıl tatilinde bambaşka bir okul bekliyor. Mutfak Sanatları Akademisi’nin, “Tatilin Okulu” programı 30 Ocak 2012’de başlıyor.
Dönem boyunca kalem tutan, yazı yazıp, matematik yapan, minik eller, MSA’daki Tatilin Okulu’nda bıçak tutmayı öğreniyor, mutfağı keşfediyor, yemek yapmanın büyülü dünyası ile tanışıyor. Tatilin Okulu’nda küçük gurmeler, önce mutfak terminolojisi, hijyen, güvenlik, sofra adabı ile tanışıyor, en sevdikleri yemekleri elleriyle hazırlıyor, küçük yaşta mutfağı tanımayı, sevmeyi ve kendine yetmeyi öğreniyorlar.
Tatilin Okulu ebeveynler ile birlikte katılım alan 5-9 yaş ve miniklerin tek başına katılım sağladığı 10-14 yaş aralığındaki çocuklar için iki farklı programdan oluşuyor.
Tatilin Okulu’nda küçük gurmeler; dünya mutfaklarından çeşitli yemekler pişirme fırsatı bulurken; mutfakta güvenlik, hijyen, mutfak ekipmanları, ülkelerin yeme alışkanlıkları, masa düzeni, tabak sunumu ve sofra adabı gibi pek çok bilgiyi lezzetli ve keyifli bir ortamda öğreniyorlar.
Programlarla ilgili ayrıntılı bilgiler http://www.msa.com.tr/ ; http://www.facebook.com//mutfaksanatlariakademisi adresinden veya 0212 290 35 50 / 444 9 MSA numaralı telefondan temin edilebilir
4 Ocak 2012 Çarşamba
PİŞİK DEYİP GEÇMEYİN!!
Bebeklerde en sık görülen cilt problemi pişik ile ilgili bilgi veren Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzman Dr. Ahmet İncioğlu, ilerlemesi halinde ciddi enfeksiyonlara dönüşebilecek pişiğin önemsenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Pişik, bebeklerin vücudunun idrar ve dışkıyla temas eden tek bölgesi olan bezli bölgede cilt tahrişi olarak başlar. Pişiğin en sık gözlemlendiği yaş aralığı 0-18 ay arasıdır. Özellikle 6 ay sonrası tamamlayıcı beslenme dönemine başlandığında pişik daha fazla ortaya çıkar. Pişik oluşan cilt; kuru, kabuklu, kızarık veya kanayan görüntüde olabilir. Oluştuktan sonra iyileşme süresi
1 ila 10 gün arasında değişebilmektedir. Bu süre zarfında bebekte pişikli bölgenin acıması ve sızlamasından kaynaklı huzursuzluk ve alt temizliği esnasında rahatsızlık gözlemlenir.
Pişiği önemsemek gereklidir.
Bazı bebekler pişiğe diğerlerine oranla daha eğilimlidirler.
Bebek derisinin yetişkin derisinden daha ince olması, ayrıca bezli bölgenin kapalı ve nemli olması cildin iltihaplanmaya ve bölgesel enfeksiyonlara açık olma riskini ortaya çıkartır.
Pişik, bebeğin duyduğu acının ve huzursuzluğun yanı sıra ilerlemesi ve üzerine mantar gibi başka enfeksiyonların eklenmesi ile daha ciddi bir hale gelebilir.
Pişiği nasıl azaltabilir veya iyileştirebilirsiniz?
Bebeğin altı kirlenir kirlenmez hemen değiştirilmelidir. Bu bölgedeki cildin temizliğinde dışkı atıklarını tam olarak temizleyebilmek için sadece su dışında yağsı atıkları da temizlemek için losyon içeren bir ıslak mendil ile bölge temizlenebilir.
Özellikle oluşmuş pişiklerin iyileşmesini sağlamak için o bölgeye cilt onarımını hızlandırıcı maddeler sürülmelidir. Çinko Oksit cilt epitelizasyonu yani cildin yeniden yapılandırılmasını sağladığı kanıtlanmış bir maddedir. Pişik için %40 oranında Çinko Oksit içeren maksimum güçlü bir pişik önleyici krem her alt değişiminde uygulanmalıdır.
Pişik önleyici krem, cildin üzerinde koruyucu bir bariyer görevi görmesini sağlayacak ve idrar ile dışkının cilde zarar vermesini önleyecektir. Ayrıca tahriş olmuş bölgede cildin yeniden yapılanmasını sağlamak için yine bazı pişik önleyici kremlerde bulunan Cod Liver Oil (morino balığı karaciğer yağı) içeriği faydalı olacaktır.
Pişiği hiç oluşmadan nasıl önleyebilirsiniz?
Pişiği önlemenin en önemli yolu bebeğin cildini mümkün olduğunca kuru ve temiz tutmaktır.
Bebeğin bezini sık sık değiştirin ve süper emici bezler kullanın.
Bebeğin altını temizlerken cildi tahriş etmeyecek, alkolsüz ve yumuşak ürünler kullanın.
Her alt değişiminde bariyer özelliği yüksek; çinko oksit, cod liver oil veya vazelin içeren pişik önleyici krem kullanın.
Bebeğin mümkün olduğunca bezsiz gezmesine, böylece cildin havalanmasına özen gösterin.
Doğru ölçülerde bebek bezi kullanın ve bezi çok sıkı bağlamayın.
Önlemlere rağmen devam eden veya ağırlaşan durumlarda doktorunuza başvurun.
Pişik, bebeklerin vücudunun idrar ve dışkıyla temas eden tek bölgesi olan bezli bölgede cilt tahrişi olarak başlar. Pişiğin en sık gözlemlendiği yaş aralığı 0-18 ay arasıdır. Özellikle 6 ay sonrası tamamlayıcı beslenme dönemine başlandığında pişik daha fazla ortaya çıkar. Pişik oluşan cilt; kuru, kabuklu, kızarık veya kanayan görüntüde olabilir. Oluştuktan sonra iyileşme süresi
1 ila 10 gün arasında değişebilmektedir. Bu süre zarfında bebekte pişikli bölgenin acıması ve sızlamasından kaynaklı huzursuzluk ve alt temizliği esnasında rahatsızlık gözlemlenir.
Pişiği önemsemek gereklidir.
Bazı bebekler pişiğe diğerlerine oranla daha eğilimlidirler.
Bebek derisinin yetişkin derisinden daha ince olması, ayrıca bezli bölgenin kapalı ve nemli olması cildin iltihaplanmaya ve bölgesel enfeksiyonlara açık olma riskini ortaya çıkartır.
Pişik, bebeğin duyduğu acının ve huzursuzluğun yanı sıra ilerlemesi ve üzerine mantar gibi başka enfeksiyonların eklenmesi ile daha ciddi bir hale gelebilir.
Pişiği nasıl azaltabilir veya iyileştirebilirsiniz?
Bebeğin altı kirlenir kirlenmez hemen değiştirilmelidir. Bu bölgedeki cildin temizliğinde dışkı atıklarını tam olarak temizleyebilmek için sadece su dışında yağsı atıkları da temizlemek için losyon içeren bir ıslak mendil ile bölge temizlenebilir.
Özellikle oluşmuş pişiklerin iyileşmesini sağlamak için o bölgeye cilt onarımını hızlandırıcı maddeler sürülmelidir. Çinko Oksit cilt epitelizasyonu yani cildin yeniden yapılandırılmasını sağladığı kanıtlanmış bir maddedir. Pişik için %40 oranında Çinko Oksit içeren maksimum güçlü bir pişik önleyici krem her alt değişiminde uygulanmalıdır.
Pişik önleyici krem, cildin üzerinde koruyucu bir bariyer görevi görmesini sağlayacak ve idrar ile dışkının cilde zarar vermesini önleyecektir. Ayrıca tahriş olmuş bölgede cildin yeniden yapılanmasını sağlamak için yine bazı pişik önleyici kremlerde bulunan Cod Liver Oil (morino balığı karaciğer yağı) içeriği faydalı olacaktır.
Pişiği hiç oluşmadan nasıl önleyebilirsiniz?
Pişiği önlemenin en önemli yolu bebeğin cildini mümkün olduğunca kuru ve temiz tutmaktır.
Bebeğin bezini sık sık değiştirin ve süper emici bezler kullanın.
Bebeğin altını temizlerken cildi tahriş etmeyecek, alkolsüz ve yumuşak ürünler kullanın.
Her alt değişiminde bariyer özelliği yüksek; çinko oksit, cod liver oil veya vazelin içeren pişik önleyici krem kullanın.
Bebeğin mümkün olduğunca bezsiz gezmesine, böylece cildin havalanmasına özen gösterin.
Doğru ölçülerde bebek bezi kullanın ve bezi çok sıkı bağlamayın.
Önlemlere rağmen devam eden veya ağırlaşan durumlarda doktorunuza başvurun.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







