Bu aralarda etrafında birçok arkadaşım doğum yaptı. Sütüm yetecekminin dışında en çok sordukları soruydu ya ad tekrar ettikleri konuydu. O nedenle ben de bloğumda tekrar bu konu hakkında kısa bir paylaşımda bulunmak istedim..
*Sıcak , akan su altında çözün veya ısıtınız. Dondurucuda bulunan sütü buzdolabının normal kısmında çözdürdükten sonra ısıtmalısınız. Isıtırken ben-mari yöntemiyle ısıtabilirsiniz. Bazı markalarının biberon ısıtıcıları da kullanılabilinir.
*Sütün sıcaklığını kaynama noktasına getirmeyiniz.
*Sıcaklığını ölçmeden önce sütü yavaşça çalkalayınız. Çalkayarak, sütteki krema görünümündeki yağ içeriğini de homojen şeklide dağıtmış olursunuz.Depolanan sütün yağlı ve süt tabakalarının ayrışması normaldir.Anne sütünde bulunan bazı canlı bileşenlere zarar verebileceği için sütü, kuvvetli bir şekilde sallamayınız.
*Isıtmak için mikrodalga fırın kesinlikle kullanmayınız.
15 Nisan 2013 Pazartesi
GEBELİK AYLARINA GÖRE ANNE VÜCUDUNUN GELİŞİMİ
Gebeliğin İlk Ayları
Gebeliğin İlk BelirtileriGebelikle birlikte hormonlarınızdaki değişikliklerin sonucunda aşağıdakilerin bir ya da daha fazlası görülebilir:Bunlar 12. haftadan sonra azalır.
*Adet gecikmesi
*göğüslerde büyüme , gerginlik, hassasiyet
*Bulantı
*Kusma, ağızda metalik tat ve yiyeceklere karşı ilgisizlik
*Bazı besinlerden iğrenme ya da aşırı isteme
*Yorgunluk, halsizlik
*Vajen akıntısında artış,
*Sık idrara gitme
*Duygusallaşma
GEBELİĞİN 2. AYI
Doğum zamanının hesaplanması
Son adetin ilk gününe 280 eklenerek bulunur. Gebelik süresi 40 hafta kabul edilirse de , 38 ile 42 haftalar arasında normal sayılır.
Bu dönemde dikkat edilmesi gerekenler:
Sigara , alkol ve doktora danışılmadan alınan ilaçlar gebelik boyunca, özellikle de bebeğin organlarının geliştiği ilk 3 ayda zararlıdır.Kedi, köpek dışkısı ve çiğ etle temas edilmemelidir.Bunlar bebeğe zararlı olabilecek toksoplazma denen parazit taşıyabilir.
GEBELİKTE 3. AY
Gebeliğe Alışma
Gebeliğin başlarında görülen bulantı, kusmalar ve sık idrara çıkma bu dönemden itibaren azalır. Bağırsak hareketleri yavaşladığından kabızlık görülebilir. Aşırı kusmanız olmamışsa bu dönemde 1-52 kg almanız beklenir.Bütün gebelikte alınan kilonun%10'una karşılık gelir. Hormonal değişikliklerinden dolayı bu dönemde aşırı duygusal olabilirsiniz.
Bu dönemde dikkat edilmesi gerekenler:
Kontroller için doktora başvurun. Taze yiyeceklerle ve dengeli beslenin.Kabızlığa karşı bol bol su için ve yeşil sebze gibi bol lifli yiyecekler yiyin. Göğüsleri destekleyecek uygun bir sütyen kullanın. Dişlerinizi kontrol ettirin.
GEBELİKTE 4. AY
Gebelik artık belli oluyor;
Kendinizi daha enerjik hissetmeye başlarsınız.Gebe olduğunuz dışarıdan belli olmaya başlar.Cildiniz koyulaşabilir.Beliniz kalınlaşmaya başlar.Karnınızın üstünde koyu bir çizgi görülebilir.Doğumdan kısa bir süre sonar bu çizgi kaybolur.
Bu dönemde dikkat edilmesi gerekenler:
Bu dönemde iştahınız artmaya başladığından,sağlıklı beslenerek kilonuza dikkat etmelisiniz.Bol ve rahat giysiler tercih etmelisiniz. Gebelik sürecinde artan demir ihtiyacına bağlı olarak doktorunun vereceği demir preparatlarını kullanmaya başlamalısınız.
GEBELİKTE 5. AY
Gebelik ilerliyor;
Memelerde ilk süt gelebilir.Bu süt sadece silinmeli, meme sıkılmamalıdır.
Cilt koyulaşması artabilir.Bunun kalıcı olmaması için dışarı çıktığınızda güneş koruyucu krem kullanabilirsiniz.
Sırt ağrısı, kasıklarda gerilme, vajen akıntısı, diş eti kanaması gibi yakınmalara sık rastlanır. Bebeğinizin hızlı büyüdüğünü ve sizinde hızlı kilo alacağınız bir döneme girdiğinizden sağlıklı beslenmeye çok dikkat etmelisiniz.
Bu dönemde dikkat edilmesi gerekenler:
Kendinize özen göstermelisiniz.Rahat giysi ve ayakkabılar giymelisiniz.Bebek eşya ve giysileri düşünmeye başlayabilirsiniz.
GEBELİKTE 6. AY
Gebebliğin en iyi zamanları;
Bu dönemde kendiniz daha iyi ve zinde hissedeceksiniz. Kilo alımı hızlı olabilir. Dikkat!!
Bu dönemde dikkat edilmesi gerekenler:
Her fırsatta ayaklarınız yukarı kaldırarak dinlendirmelisiniz. Belinizi ve bacaklarınızı sıkan giysilerden kaçının.Sıcağa duyarlılığınız artacağından bol bol su içmelisiniz.
GEBELİKTE 7.AY
Gebelik ilerlemeye devam ediyor;
Sindirim güçlüğü ve kramplar görülebilir.Karında çatlaklar oluşabilir. Bunu önlemek ya da daha az olmasını sağlamak için karın bölgesi sık sık nemlendiricili bir krem ya da yağ ile yumuşatılmalıdır. Uyku bozuklukları olabilir.
Bu dönemde dikkat edilmesi, gerekenler:
Doktor kontrollerini sıklaştırabilirsiniz. Gün içinde sık sık dinlenmeli, geceleri mümkün oldukça erken yatmaya çalışmalısınız.Her fırsatta ayaklarınızı yukarı kaldırarak , dinlenmelisiniz.
GEBELİKTE 8.AY
Bebek her an gelebilir;
Kendinizi ağır ve hantal hissedebilirsiniz.Rahat uyuyamaya bilirsiniz. Bunun için bol bol yastıkla vücut boşluklarınızı doldurarak en rahat pozisyonu sağlayarak , daha uzun uyuyabilirsiniz.
Neler oluyor?
Büyüyen bebek iç organlarınıza baskı yaparak solunum güçlüğüne, sık idrara çıkmaya neden olabilir.Koşarken, gülerken ya da öksürürken idrar kaçırabilirsiniz.Olabildiğince dinlenmeye çalışmalısınız. Kilo alışınız fazla ise karbonhidratları azaltmalısınız.
Gebelikte alınan ortalama kilonuz 10-12 kg arasında değişmesi idealdir.Bebeğinize gereken temel malzemeleri şimdiden alabilirsiniz
GEBELİKTE 9. AY
Tatlı Heyecan;
Çalışıyorsanız doğum iznine çıkmış, doğum hazırlıklarını bitirmiş olmalısınız.Bu dönem gelecek bebek için çok heyecanlı olmalısınız.
Neler Oluyor?
Bu dönemde bebeğin başının, leğen kemiğinin boşluğuna girmesiyle mide yanması, sindirim, solunum güçlüğü yakınmaları azalır.Bebeğin başı idrar torbasına baskı yaptığından idrara çıkma sıklığı artabilir.Bu dönemde kendiniz daha enerjik hissedebilirsiniz. Bundan yararlanarak kendiniz yormayın. Doğum esnasında ve sonrasında enerjiye ihtiyacınız olacaktır.
GEBELİKTE 10. AY
Artık bebek geliyor
Doğum heyecanı başlar, bir an önce doğum gerçekleşsin isteyebilirsiniz.
Neler oluyor?
Doğum ağrılarınız düzenli ve sık olacaktır. Doğum belirtilerini tek tek kontrol edin. Ve doktorunuzla iletişim halinde olun.
Doğum
Hazırlık ve beklemeyle geçen onca aylardan sonra artık bebeğiniz kucağınıza alabilirsiniz.Giderek onu daha iyi anlayacak ve her gün yeni bir şeye tanık olacaksınız..
Etiketler:
AĞRISIZ DOĞUM,
ay ay gebelik,
DOĞUM,
gebelik ayına göre anne,
gebelikte 5 .ay,
gebelikte 6. ay,
gebelikte 7. ay,
gebelikte 8. ay,
gebelikte2. ay,
gebelikte3. ay,
gebelikte4. ay,
gebelite1. ay
12 Nisan 2013 Cuma
EMZİRME DE ÖNEMLİ PÜF NOKTALARI
*Sıvı alın. Her emzirmeden önce veya emzirirken içeceğiniz bir bardak süt, meyve suyu veya su yeterli miktarda süt üretiminiz için gereken ekstra sıvıları oluşturur.
*Rahat bir pozisyon bulun. İlk emzirmeler de yan tarafınıza yatmanız fayda sağlayabilir. Sonradan yatakta veya sandalyede dik oturmak faydalı olabilir. Ancak bebeğin ağzına sokmak için öne eğilmeyin; bunun yerine bebeği sallarken kolunuza destek sağlamak ve bebeği tam göğsünüzün karşısına getirmek için kucağınıza bir yastık koyun. Sizin için en rahat olan ve kolunuzu yorgun veya kaskatı hale getirmeyecek pozisyonu bulmak için denemeler yapın.
*Serbest kalan başparmak ve işaret parmağınızla göğsünüze ( başparmak yukarıda) areola ( memedeki kahverengi alan) hizasında destek sağlayın. Bu şekilde tuttuğunuz da meme ucunu bebeğin dudakları arasında aşağı yukarı dolaştırarak ağzını açmasını sağlayabilirsiniz. Ancak bebeğin yanaklarını sıkıştırarak ağzını açmasını zorlamayın, çünkü bebek nereye döneceğini kestiremez. Bebek ağzını açtığı zaman meme ucunu yavaşça bebeğin ağzının tam ortasına yerleştirin; bu şekilde bebeğin memeyi yakalaması kolaylaşır. Gerekirse bu olayları bebek memeyi ağzına alana kadar tekrarlayın, fakat zorlamayın. Sürekli şans tanıdığınızda bebeğiniz sonunda inisiyatifi ele alacaktır.
*Bebeğiniz meme ucunu olduğu kadar kahverengi olan alanı tamamen tutmasını sağlayın. Bebeğin sadece meme ucundan beslenmesi ( süt üreten bezlerin yeterince bastırılmaması nedeniyle) hem bebeğin aç kalmasına, hem de göğüslerinizin acımasına yol açar. Ayrıca bebeğin memenin başka taraflarından emmesine de dikkat edin. Yeni doğanlar hiç süt gelmediği halde hassaslaşmış meme dokusuna yapışarak hırsla emmeye devam ederler ve bu ağrılı bir çürük olabilir.
*Bebeğinizin kendi alt dudağını veya dilini emmediğinden emin olun. Emzirirken alt dudağını aşağıya çekerek bunu önleyebilirsiniz. Bebeğin kendi dilini emmesi söz konusuysa parmağınız kullanarak emmeye ara verin, meme ucunu ağzından geri çekin ve yeniden başlamadan önce dilin aşağıda olup-olmadığını kontrol edin. Eğer bebek dudaklarını emiyorsa dudağını hafifçe kenara çekin.
*Bebeğiniz memenizi sıkıca kavradığında nefes almasının engellememesine dikkat edin. Böyle olduğunda parmağınızla memenize bastırarak burnunun yeteri kadar hava almasına izin verin.
*Bebeğin yanağının ritmik, düzenli ve güçlü biçimde inip-kalktığını gözlemleyin. Bu durum emzirmenin iyi gittiğinin göstergesidir. Sonradan süt gelmeye başladığında bebeğin havayı yutmadığını gösteren yutma sesini (gulp sesi) yakalamaya çalışın. Süt çok hızlı gelip bebeğin ağzından taştığında emzirmeyi kesin ve sütün fazlasını pompa ile sağarak sütün fazlasını alın.
*Emzirirken ilk gün her iki memeden de 5 er dakikadan, ikinci gün 10'ar dakikadan ve üçüncü gün 15 dakika veya fazla olmamak şartıyla süt verin. Süt geldiği zaman ilk memeden 10 dakika emzirin ve sonra bebek isterse ikinci memeye geçin; bebek ikinci memeyi bitirdikten sonra yine doymazsa birinci memeye dönün. Siz meme değiştirirken bebek uyuya kalırsa iyi bir geğirmeyle tekrar kendine gelip, daha fazla isteyebilir.
Emzirirken her seferinde diğer memeyle başlayın. Hangi memenizi emzirdiğinizi hatırlamak amacıyla sutyeninize önceden emzirdiğinizi hatırlatmak amacıyla bir çengelli iğne takın.
*Bebekle işinizi bitirdiğinizde memenizi bir bezle silerek ve mümkünse 10–15 dakika hava almasını sağlayarak kurutun. Bu, memelerinizin sertleşmesini sağlar. Emzirme olayı tam olarak oturduğunda buna gerek kalmayacaktır.
*Sütünüz geldiğinde bebeği sık sık emzirin, 24 saat içinde en az 8–10 kez her iki memeyi de emzirin ve her seferinde en azından birini tamamen bitirmesini sağlayın. Bebek uzun süre veya yeterli miktarda emmediğinde veya bir meme bitirilmediğinde içerde kalan sütü bir şekilde toplamak ( özellikle sütünüz azsa) iyi fikir olabilir. Toplanan süt destek besin olarak kullanılmak üzere buzdolabında ya ada dondurucuda saklanabilir.
10 Nisan 2013 Çarşamba
Hamilelikte kramplar
Hamilelikte kramp nasıl önlenir?Hamileliğin özellikle ikinci ve üçüncü periyodunda yaşanan kramplar neden olur, nasıl önlenir ve geçirilir?
Hamilelik döneminde hemen her anne adayının şikayetidir kramplar… Hamile olmasak da rahatsız edici bir istemdışı kas hareketi olan kramplar, özellikle bu dönemde bizi uykumuzdan uyandırmaya bile varan güce sahiptir.
Krampların nedeni
Kalsiyum, magnezyum ve potasyum gibi mineraller dolaşımın ve kasların düzgün çalışması için gereklidir. Eksikliğinde de ani kas rahatsızlıkları; kramplar devreye girer. Dolayısıyla hamilelik döneminde mineraller bebeğin anne karnındaki gelişimine harcandığı için eksiklik doğar. Kramplar bu nedenle oluşur.
Kramp özellikle bacaklarda, kalçada, bel ve karın kaslarında oluşur. Özellikle yatar pozisyondayken kramp girer. Ayrıca geceleri kan dolaşımı daha yavaş olduğundan kaslara daha az oksijen ulaşır ve dolayısıyla kramp girme ihtimali artar.
Hamileliğin ileri dönemlerinde de bacaklarımıza binen yük artar; büyümekte olan uterusun toplardamar sistemine yarattığı baskı de artmış olur. Bu durum da yine dolaşım problemlerine ve dolayısıyla kramplara neden olur.
Tüm bunların yanı sıra eskisi gibi fazla hareket etmemek (kas yorgunluğu), soğuk havalar (kas kasılmaları), sıcak havalar (az sıvı alınması), aşırı kilo alımı ve varisler gibi etkenler de krampın nedenleri arasında sayılır.
Krampları önlemek için ne yapmalı?
•Bol su tüketin.
•Uzun süre ayakta kalmamaya da dikkat etmek gerek.
•Uyumadan önce 10 dakikalık bacak egzersizleri yapın.
•Uyumadan önce ılık duş almak da önemli.
•Uyurken sola yan yatış pozisyonunda olun. Konuyla ilgili yazımızı buradan okuyun.
•Otururken ayağınızın altına yükseklik koyun.
•Ayaklarınıza ve baldırlarınıza masaj yapın.
•Beslenmenizde kalsiyuma ağırlık verin. Nasıl mı? Yazımızı mutlaka okuyun…
•Mineralden zengin yiyecekler tüketin (balık, kırmızı et, beyaz et, vs)
•Varis varsa mutlaka varis çorabı kullanın.
Kramp nasıl geçirilir?
Eğer kramp bacak ve ayak bölgenizde ise kaslarınızı hafifçe germe hareketleri yapın. Bacağınızı yukarı doğru kaldırın ve ayak parmaklarınızı yukarı doğru hafifçe gerin.
Ilık bir ıslak havluyu ağrılı bölgenize sarın ve bu şekilde kasınızı dinlendirin.
Şiddetli ağrı durumunda mutlaka doktora gözükün.
Hamileliğin özellikle ikinci ve üçüncü aylık periyotlarında (özellikle 24’üncü haftadan itibaren) hissedilen bu kramplar zaman zaman kısa süreli olurken, zaman zaman da 10 dakikaya kadar varabiliyor.
Kalsiyum, magnezyum ve potasyum gibi mineraller dolaşımın ve kasların düzgün çalışması için gereklidir. Eksikliğinde de ani kas rahatsızlıkları; kramplar devreye girer. Dolayısıyla hamilelik döneminde mineraller bebeğin anne karnındaki gelişimine harcandığı için eksiklik doğar. Kramplar bu nedenle oluşur.
Kramp özellikle bacaklarda, kalçada, bel ve karın kaslarında oluşur. Özellikle yatar pozisyondayken kramp girer. Ayrıca geceleri kan dolaşımı daha yavaş olduğundan kaslara daha az oksijen ulaşır ve dolayısıyla kramp girme ihtimali artar.
Hamileliğin ileri dönemlerinde de bacaklarımıza binen yük artar; büyümekte olan uterusun toplardamar sistemine yarattığı baskı de artmış olur. Bu durum da yine dolaşım problemlerine ve dolayısıyla kramplara neden olur.
Tüm bunların yanı sıra eskisi gibi fazla hareket etmemek (kas yorgunluğu), soğuk havalar (kas kasılmaları), sıcak havalar (az sıvı alınması), aşırı kilo alımı ve varisler gibi etkenler de krampın nedenleri arasında sayılır.
Krampları önlemek için ne yapmalı?
•Bol su tüketin.
•Yürüyüş yapmaya ve hareket etmeye özen gösterin. Çok fazla hareketsiz kalmamaya dikkat!
•Uzun süre ayakta kalmamaya da dikkat etmek gerek.
•Uyumadan önce 10 dakikalık bacak egzersizleri yapın.
•Uyumadan önce ılık duş almak da önemli.
•Uyurken sola yan yatış pozisyonunda olun. Konuyla ilgili yazımızı buradan okuyun.
•Otururken ayağınızın altına yükseklik koyun.
•Ayaklarınıza ve baldırlarınıza masaj yapın.
•Beslenmenizde kalsiyuma ağırlık verin. Nasıl mı? Yazımızı mutlaka okuyun…
•Mineralden zengin yiyecekler tüketin (balık, kırmızı et, beyaz et, vs)
•Varis varsa mutlaka varis çorabı kullanın.
Kramp nasıl geçirilir?
Eğer kramp bacak ve ayak bölgenizde ise kaslarınızı hafifçe germe hareketleri yapın. Bacağınızı yukarı doğru kaldırın ve ayak parmaklarınızı yukarı doğru hafifçe gerin.
Ilık bir ıslak havluyu ağrılı bölgenize sarın ve bu şekilde kasınızı dinlendirin.
Şiddetli ağrı durumunda mutlaka doktora gözükün.
Doğum Öncesi Eğitimin Önemi
Hamilelik anne ve babanın, bebeğin anne karnındaki ve sonrasındaki fiziksel ve zihinsel gelişimi konusunda bilinçlenmesi gereken en önemli dönemdir. Hamilelik esnasında annenin ve bebeğin ruhsal ve bedensel anlamda sağlıklı bir hamilelik dönemi yaşayabilmesi için, bu dönemin pek çok uygulama ile desteklenmesi gerekmektedir.
Doğum öncesi kurslar gerek anne gerekse baba açısında doğuma hazırlıkta büyük yarar sağlamaktadır. Anne psikolojik ve fiziksel olarak doğuma hazırlanırken baba da onun yanında olarak kendini bu serüvene hazırlar.
Hamilelik dönemi bayanların fiziksel ve psikolojik değişimler yaşadıkları zor bir dönemdir. Anne adaylarının gerek kendisi ve gerekse bebekle ilgili kaygıları,doğum ve sonrasında yetersizlik korkusu bazen hamilelik döneminin endişe ve sıkıntılarla dolu geçmesine neden olmaktadır.
Doğuma Hazırlık Kursu’nun amacı,hamilelik süreci, doğum ve bebek bakımı gibi konularda katılımcıları bilinçlendirerek kaygılardan uzak mutlu bir hamilelik ve sağlıklı bir doğum dönemi geçirmelerini sağlamaktır.
Doğuma Hazırlık Kursu’nda hamileliğin oluşumundan, hamilelik süresince dikkat edilmesi gereken hususlara, gebelikte vücudunuzda oluşacak değişiklikler doğum sürecine ve hamilelik sonrası anne-bebek sağlığına kadar bilinmesi gereken tüm konular, anlatılır.
Doğuma iyi hazırlanmış bir anne adayı bebeğini genelde daha kolay dünyaya getirir. Bu yüzden doğum hazırlık kurslarının sunduğu avantajlardan siz de mutlaka faydalanın. Bir doğum hazırlık kursu sizi hem bedenen hem zihnen doğuma hazırlayacaktır. Böyle bir kurs sizi yeni ‘‘mesleğinize’’, anneliğe yaklaştıracak. Bu kurslarda emzirmeyi ve bebek bakımını öğrenebilirsiniz; ayrıca eni hayatınızdaki değişiklikler de sürpriz olmaktan çıkacaktır.
Doğum öncesi kurslar gerek anne gerekse baba açısında doğuma hazırlıkta büyük yarar sağlamaktadır. Anne psikolojik ve fiziksel olarak doğuma hazırlanırken baba da onun yanında olarak kendini bu serüvene hazırlar.
Hamilelik dönemi bayanların fiziksel ve psikolojik değişimler yaşadıkları zor bir dönemdir. Anne adaylarının gerek kendisi ve gerekse bebekle ilgili kaygıları,doğum ve sonrasında yetersizlik korkusu bazen hamilelik döneminin endişe ve sıkıntılarla dolu geçmesine neden olmaktadır.
Doğuma Hazırlık Kursu’nun amacı,hamilelik süreci, doğum ve bebek bakımı gibi konularda katılımcıları bilinçlendirerek kaygılardan uzak mutlu bir hamilelik ve sağlıklı bir doğum dönemi geçirmelerini sağlamaktır.
Doğuma Hazırlık Kursu’nda hamileliğin oluşumundan, hamilelik süresince dikkat edilmesi gereken hususlara, gebelikte vücudunuzda oluşacak değişiklikler doğum sürecine ve hamilelik sonrası anne-bebek sağlığına kadar bilinmesi gereken tüm konular, anlatılır.
Doğuma iyi hazırlanmış bir anne adayı bebeğini genelde daha kolay dünyaya getirir. Bu yüzden doğum hazırlık kurslarının sunduğu avantajlardan siz de mutlaka faydalanın. Bir doğum hazırlık kursu sizi hem bedenen hem zihnen doğuma hazırlayacaktır. Böyle bir kurs sizi yeni ‘‘mesleğinize’’, anneliğe yaklaştıracak. Bu kurslarda emzirmeyi ve bebek bakımını öğrenebilirsiniz; ayrıca eni hayatınızdaki değişiklikler de sürpriz olmaktan çıkacaktır.
BEBİŞİMİZİ YIKAMAK
Bebeğin sağlıklı bir cilde sahip olması cildinin temiz tutulması ile yakından ilişkilidir. Bebeğin banyosu titizlikle yapılmalıdır. Bu durum aynı zamanda anne ile bebek arasında sevgi ve iletişim bağlarının kuvvetlenmesi açısından da önemlidir. Bebeğin günaşırı yıkanması yeterlidir. Ancak, temizliğin aşırı boyutlara getirilmemesi gerekir. Her mamadan sonra yüzünün ve her alt değiştirmeden sonra bezli bölgenin temizlenmesi yeterlidir.
Bebeğin aç iken banyo yaptırılması da çok önemli bir konudur. Eğer tok karnınayken banyo yaptırırsanız bebeğin kusmasına neden olabilirsiniz.
Bazı aileler bebeklerini sabahları yıkarken, bazıları da akşamları son emzirmeden önce yıkamayı tercih ederler. Hepsi de uygundur, çünkü böylelikle bebeğiniz belli bir tempoya alışır. Ama bazen koşullara göre değişiklik yapmak gerekebilir.
Yıkamaya Başlamadan Önce Yapılacaklar:
Banyo için gereksinim duyabileceğiniz her şeyi elinizin altında hazır bulundurun.
Küvet bel hizanızda olsun. Oturmak ya da çömelmek yerine ayakta durmayı bel sağlığınız için tercih edin.
Banyo suyunun uygun sıcaklıkta olduğundan emin olmak için bileğinizin içi veya dirseğinizle suyun sıcaklığını kontrol edin.
Bebeğinizi soyun ve havluya sarın, henüz alt bezini çıkartmayın.
Bebeğinizi kesinlikle suyun yanında yalnız bırakmayın.
Başını ve Vücudunu Yıkama:
Bebeğinizi bir havlu üzerine yatırarak soyun. İdrar ve kaka gibi sürprizlerden korunmak için alt bezini hala çıkartmanıza gerek yok. Havluyu vücuduna sararak, sol elinizle boynunu destekleyip, vücudunu kolunuzun üstüne yaslayarak koltuğunuzun altından destekleyin ve yüzü yukarı bakar şekilde banyo küvetinin üzerine alın, saçlarını bebeğe uygun, gözünü yakmayan bir bebe şampuanı kullanarak, küvetteki suyla veya yanınızda hazır bulundurduğunuz durulama suyunu dökerek durulayın. Ardından sert olmayan, yumuşak dokunuşlarla kurulayın.
Yere yatırıp havlusunu açın, bezini çıkarıp gerekiyorsa alt temizliğini yapın. Banyo süngerini bebe sabunu veya bebe banyo köpüğü ile köpürtün ve havlu üzerinde vücudunun her yanını, özellikle cilt kıvrımlarının arasını iyice silin. Kolunuzla omzu ve boynu destekleyerek, elinizle koltuk altından kavrayın. Diğer elinizle ya kalçalarından destek alarak veya bacaklarından kavrayın ve banyo küveti içindeki suya, önce ayak ve bacaklarını daldırarak yavaşca tüm vücudunu başı dışarıda kalacak gibi sokun. Suyla vücudunu durularken bebeğinizin rahatlamasını sağlayın. Aynı şekilde tutarak temiz havlu üzerine alın. Tüm vücudunu yumuşak hareketlerle kurulayın. Cilt boğumlarını iyi kurulamayı unutmayın. Bebeğinizin büyüyüp aşırı hareketlendikten sonra havlu üzerinde sabunlamak daha zor hale geleceğinden bu işlemi banyo küveti içinde yapabilirsiniz.
Bebeğin Küvette Yıkanması
8 ayla 1 yaş arasında bebek, banyoda daha büyük bir küvette yıkanmaya başlayabilir. Bu banyo ona daha zevkli gelirken, sizin daha çok dikkatli olmanızı gerektirecektir.
Bebek banyo yaparken; kayıp düşmemesi, bir yere çarpmaması ve su yutmaması için her an tetikte olmalısınız. Küvetin yüzeyine yapışabilen yumuşak bir sünger koymanız ve içinde 10 cm den fazla su bulundurmamanız tehlikelerden uzak durmanızı sağlayacaktır. Ayrıca bebeğinizi banyo yaptırırken hem siz hem de bebeğiniz birlikte güzel zaman geçirebilirsiniz.
Philips AVENT Natural Serisi
Philips AVENT Natural serisindeki göğüs pompaları, biberonlar ve biberon emzikleri, bebeğinize hayata en doğal başlangıcı sunabilmek için emzirmeyi ve biberonla beslenmeyi kolaylaştırıyor
Her anne bebeğini en doğal şekilde beslemek ister. Annelerden ilham alınarak geliştirilen yeni Philips AVENT Natural Serisi, biberonların tasarımını ve dokusunu bebekler için en doğal hale getirirken, göğüs pompaları ile de annelere en rahat kullanımı sunuyor. Biberon ile beslenmeyi emzirmeyle en doğal şekilde birleştiren annelerin 1 numaralı tavsiyesi*
Philips AVENT’in yeni Natural Serisi; göğüs pompaları, biberon emzikleri ve biberonları ile annelerin tüm ihtiyaçlarına yanıt oluyor.
Bebeğini emzirirken rahat etmek anneler için çok önemlidir... Philips AVENT ve Philips Centre for Health and Well-being tarafından gerçekleştirilen araştırmaya göre annelerın yüzde 23’ü, emzirirken sırt ağrılarından çok şikayetçi olduğu için ilk 3 aydan sonra bebeklerine anne sütü vermeyi bırakıyor. Emzirme uzmanları ile birlikte geliştirilen Philips AVENT'in yeni Natural Serisi’nde bulunan Manuel ve Elektronik Göğüs Pompaları, annelere rahatlık sunacak ve bebeklerin daha fazla anne sütüyle beslenmesine imkan sağlayacak şekilde geliştirildi. Annelere daha rahat sağma pozisyonu sağlayan Philips AVENT Comfort Pompalar, sütün biberona aktığından emin olmak için annelerin öne doğru eğilmeleri sorununu ortadan kaldırıyor. Manuel pompaların ele uyumlu yapısı sayesinde pompalama işlemi daha az yorucu olurken, elektrikli pompalarda bulunan dört farklı ayar sayesinde anneler kendileri için en uygun olan ayarı seçebiliyor. Philips AVENT’in patentli beş yapraklı masaj başlıkları, bu seride de devam ediyor. Masaj başlıklarının daha yumuşak ve rahat dokusu, süt akışını harekete geçirerek daha fazla süt elde edilmesini sağlıyor.
Philips AVENT Natural Serisi Biberonları’nın tasarımları, bebekler için biberonla beslenmeyi de daha doğal hale getiriyor. Annelerden ilham alınarak tasarlanan yapısı ve eşsiz konfor sağlayan yaprakçılar, bebekler için göğüs ucuna yakın bir his oluşturuyor. Bu yapı, biberon emziğinin daha yumuşak ve esnek olmasını sağlıyor ve içeriye çökmeden bebeğin beslenmesine yardımcı oluyor. Biberon ile beslenmeyi emzirmeyle birleştirmeyi kolaylaştıran bu tasarım, hem anne sütüyle beslenen hem de ek gıdaya geçen bebekler için kolaylık sağlıyor. Ayrıca diğer tüm biberon emziklerinde olduğu gibi tatsız ve kokusuz silikon malzemeden üretilen biberon emzikleri, Natural serisinde de devam ediyor.
Philips AVENT Natural Serisi Biberonları’nda bulunan gelişmiş ve yenilikçi, özel antikolik valf sistemi ile havanın bebeğinizin midesine girmesi engelleniyor. Böylece bebeğiniz hava yutmuyor, kolik sancısının şiddeti de önemli ölçüde azaltılmış oluyor. Tutuşu kolaylaştıran ergonomik yapıya sahip Philips AVENT Natural Serisi Biberonlar’ın 125 ml ve 260 ml olmak üzere iki farklı çeşidi bulunuyor. Polipropilen malzemeden yapılan Philips AVENT Natural serisi biberonları BPA içermiyor.
1’den 4’e kadar farklı seçenekleri bulunan delikleri ile bebeğinizin ihtiyacına ve besinin yoğunluğuna göre en ideal tercihi yapmanızı mümkün kılan Philips AVENT Natural Serisi Biberon Emzikleri, aynı biberonlarda olduğu gibi, eşsiz konfor sağlayan yaprakçıklı tasarımı sayesinde daha esnek. Anne göğsüne benzer yapısı ve şekli sayesinde emzirme ve biberonla beslemeyi birleştirme daha da kolaylaşıyor. Geliştirilmiş ikili özel antikolik valf sistemi ile bebeğinizin hava yutmasını engelleyerek kolik sancısını azaltıyor.
Philips AVENT Natural Serisi’nde ayrıca aksesuar olarak satılan Patentli Masaj Başlığı’nın büyüğü de seçenek olarak sunuluyor. Masaj başlığının göğüs ucu ile uyum sıkıntısına son veren bu başlık, Philips Avent Comfortserisindeki tüm göğüs pompaları ile de uyumlu.
Philips AVENT Natural Serisi’nin hiçbir ürünü BPA maddesi içermiyor. Annelerin 1 numaralı tavsiyesi Philips AVENT’in yeni Natural Serisi, bebeğini doğal ve rahatça beslemek isteyen annelerin vazgeçilmezi olacak
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






.jpg)

