14 Aralık 2012 Cuma

BEBEKLERİMİZİ KUNDAKLAMALI MI , KUNDAKLAMAMALI MI?


Kundaklamanın Avantajları ve Dezavantajları
Kundaklamanın Avantajları
Kundaklamanın Dezavantajları
·         Geceleri kendi kendine uyanma sayısı azalır. Bebek daha uzun uyur. Uyandığı zaman kendi başına uykuya dönmesi daha kolay olur.
·         Bebekler güven duygusundan hoşlanır. Kundaklama hayâl anne karnındaki sarmalanmış ortamı hatırlarlar.
·         Özellikle yeni doğanların çırpınmasını ve kendi kendini rahatsız ederek uyanmasını engeller.
·         Kesin olarak kanıtlanmış olmamakla birlikte, özellikle küçük bebeklerde kundaklama işlemi sırt üstünden yüz üstüne dönmeyi zorlaşırdığı için Ani Bebek Ölümü Sendromu (SIDS) riskini azaltabilir.
·         Kundaklama sayesinde erken doğan bebeklerde tartılma, topuktan kan alma gibi sağlık kontrolleri daha kolay yapılır.
·         Beyin hasarıyla doğan bebeklerde ağlama, kundaklama sayesinde azalır.
·         Kundaklama sayesinde bebek daha uzun süre uyuyunca anne de dinlenebilir. Bu durum yorgunluk ve stresi azaltıp, süt üretiminin artırmasına yardımcı olabilir. Yani kundaklamanın anne sütüyle beslenmeyi kolaylaştırdığı söylenebilir.
·         Özellikle bacakların gergin ve düz tutularak, kundağın sıkı sarıldığı durumlarda kalça çıkığı riski artabilir.
·         Bebeğin sıcaktan bunalma riski artabilir.
·         Kundaklama bebeğin soluk alma hızını artırabilir. Özellikle sıkı kundaklama akciğer kapasitesinin gelişmesini engelleyebilir.
·         Kendi başına karın üstü dönebilen bebeklerde, Ani Bebek Ölümü Sendromu (SIDS) riski artabilir.
·         Anne beslenme için bebeğin uyanmasını bekliyorsa, kundaklama yapıldığında, bebeğin kendi kendine uyanma sayısı azaldığından, beslenme sayısı da azalabilir. Bu durumda yenidoğanların kilo alması yavaşlayabilir.
·         Kundaklama çok gevşek yapıldığı durumda, kundak örtüsü açılarak özellikle küçük bebeklerde boğulma riski yaratabilir.



Ben tüm eğitimlerim de kundaklamadan ve bunun yararından bahsediyorum..Benim oğlum doğmadan önce biraz uzak olduğumu itiraf edebilirim. Fakat ben oğluma ne zaman yarım kundak yapmaya başladım , tüm uyku düzenimizde muhteşem değişiklikler oldu. Bebeklerin elleri ilk sosyal olmalarını sağlayan organları.. İlk günlerde ellerini kollarını nereye koyacaklarını bilmedikleri, boşta olduğunda ve uyuduklarında bir yere dokunmayınca kendilerini güvende hissetmemeye başlarlar.Bu minik çırpınışlar sayesinde de uykudan hemencik uyanı verirler.
O nedenle ben oğlum uyutmaya başladığımda penye bir battaniye ile kollarını içine alan, ayaklarını serbest bırakan yarım kundak yapmaya başladım. Ve ondan sonra geceleri deliksiz ve uzun uyku dönemimiz baladı. O nedenle şimdi tüm eğitimlerim de ve bana danışanlara yarım kundağı şiddetle tavsiye ediyorum:))

12 Aralık 2012 Çarşamba

ÇOCUĞUNUZLA BİRLİKTE YILBAŞI PROGRAMI YAPMAK İSTEYENLERE GÜZEL BİR ALTERNATİF!



MARTI ISTANBUL HOTEL İLK YILBAŞINDA MİNİKLERİ UNUTMADI



Martı Istanbul Hotel,  ilk yılbaşını eğlence ve gurme lezzetlerle birleştirilmiş zengin programları ile karşılıyor.  Yeni yıla İstanbul’da girmeyi planlayanları, büyüleyici yılbaşı atmosferi ile karşılayacak Martı Istanbul Hotel, lobideki yeni yıl kokteylinin ardından, bugüne kadar iki kez Michelin yildızı kazandırmış ünlü Fransız Executive Chef yönetimindeki Quad Restaurant ve Brass’daki gurme tatlarla senenin son dakikalarına damgasını vuracak.  Ayrıca, Martı Istanbul Hotel yeni yıl akşamını çocukları ile birlikte geçirmek isteyen misafirleri için de özel hizmetler sunuyor. 

Martı Istanbul Hotel’de anne ve babalar akşam yemeğinde keyifli dakikalar geçirirken, çocuklarının da yılbaşına özel olarak dekore edilmiş; oyuncaklar, çocuklara özel tadlar ile bezenmiş açık büfe servis; deneyimli dadılar ve özel uyku odalarının bulunduğu güzel bir atmosferde 19:00-02:00 saatleri arasında keyifli vakit geçirmesini sağlıyor.  Çocukların da unutulmadığı Yılbaşı Çocuk Partisi için 3-6 yaş ücret 50.-TL, 6-12 yaş ücret 80.-TL

Martı Istanbul Yılbaşı Pic..JPG 2013’ün ilk ışıkları ile İstanbul’un en şık ve en yeni oteli  Martı Istanbul Hotel’de buluşacak konuklar, Quad Restaurant’taki Yeni Yıl Brunch’ın dahil olduğu konaklama paketleri ile yılbaşı gecesi eğlencesini yılın ilk gününe de taşıma şansına sahip olacaklar.

Yılbaşı Akşamı,  Quad Restaurant ve Brass Restaurant&Bar Özel Menüleri:

Ünlü Executive Chef tarafından hazırlanan 5 çeşit gurme özel yılbaşı menüsü ile, 1 kadeh şampanya ikramı, sürpriz eğlence programları ve canlı müzik eşliğinde saat 20:00 itibarıyla başlayacak Brass Restaurant&Bar Yılbaşı Yemeği için kişi başı ücret 295.-TL
*Menüdeki tatlara özel eşleştirilmiş şarap dahil kişi başı fiyat 395.-TL

Lobby’de hoşgeldiniz kokteylini takiben, uluslararası tadları kapsayan enfes yılbaşı açık büfesi ile sınırsız yerli içki ve canlı Türk Pop Müzik eşliğinde saat 20:00 itibariyle başlayacak Quad Restaurant Yılbaşı Yemeği için kişi başı ücret 275.-TL   

Yeni Yıl Brunch –Quad Restaurant:

Martı Istanbul Hotel, 2013’ün ilk sabahında da konuklarına, bir kadeh şampanya eşliğinde lezzetli bir açık büfe brunch menüsü sunuyor. 11:30 itibariyle Quad Restaurant’ta başlayacak Yeni Yıl Brunch için kişi başı ücret 105. -TL

Yeni Yıl Konaklama Paketleri:

Uluslararası alanda ün yapmış tasarımcı Zeynep Fadıllıoğlu tarafından tasarlanan beş yıldızlı Martı Istanbul Hotel’de konaklamak isteyen misafirler için de yeni yıla özel konaklamalı paketler bulunuyor.

·         Otel konaklama, Quad Restaurant’da yılbaşı yemeği, Yeni Yıl Brunch hizmetleri için iki kişi ücreti 475 Euro
·         Otel konaklama, Quad Restaurant’da yılbaşı yemeği, sabah kahvaltısı hizmetleri için iki kişi ücreti 410 Euro
·         Otel konaklama ve Yeni Yıl Brunch hizmetleri için iki kişi ücreti 280 Euro

Noel Özel Menüleri,  Quad Restaurant:

Zengin açık büfe, sınırsız yerli icki ve canlı müzik eşliğinde saat 19:00 itibariyle başlayacak Noel Akşam Yemeği için kişi başı ücret 125.-TL

Lezzetli brunch menüsü, sınırsız çay kahve ikramı ile, canlı müzik eşliğinde saat 11:30 itibariyle başlayacak Noel Brunch için kişi başı ücret 105.-TL

Scone geleneksel garnitürleri ile, leziz mini pasta çeşitleri, soğuk mini sandviçler, çikolata ve makaron çeşitlerini kapsayan, sınırsız çay kahve, 1 kadeh sherry ve canlı müzik eşliğinde saat 15:00 itibariyle başlayacak Geleneksel Noel Çay Saati için kişi başı ücret 45.-TL   


Rezervasyon: 212 987 40 00

10 Aralık 2012 Pazartesi

EK GIDALARA GEÇİŞTE ÖNEMLİ KONULAR



Anne sütü ile beslenme bebek beslenmesinin her döneminde en önemli besin kaynağı olduğu unutulmamalıdır. Bebeklerin ilk 6 ay anne sütü almaları önerilmektedir. Bununla birlikte ek gıdalara ne zaman, nasıl, hangi gıdalar ile ve hangi şekilde geçileceği hep sorulan sorulardır.
 Ek gıdalar bebeğin ilk defa aldığı gıdalar olması nedeni ile her zaman alerji, bu besinden hoşlanmama gibi durumlar söz konusu olabilir. Aşağıda gösterilen tablo ile hangi ek gıdaların hangi dönemde verilebilieceği, bebeğin barsak gelişim kapasitesi ve yaşına göre belirtilmiştir.


Tabloda temel besin kaynaklarımızdan inek sütü, balın olmadığını göreceksiniz. Çünkü bu gıdaların bir yaşın altındaki bebeklere verildiğinde oldukça fazla alerji, enfeksiyon ve zehirlenme riski olduğu bilinmektedir.

Ek Besinler Verilirken Dikkat Edilecek Konular
  • İlk kez verilecek besinler haftada bir çeşit olacak şekilde verilmelidir. Bu dönemlerde bebeklerin alerji, döküntü, ishal kabızlık gibi sorunları dikkatle takip edilmelidir.
  • Ek besinler tek öğün olarak ve çok az miktarlarda verilmeye başlanmalıdır. Bebeğin alımına uygun olarak verilen miktar ve öğün sayısı arttırılmalıdır.
  • İlk kez verilecek besinler bebek açken denenmelidir.
  • Bebek almadığı besinler için zorlanmamalı, bir süre sonra tekrar denenmelidir.
  • Tüm besinler kaşık ile verilmelidir.
  • Bebeğe verilecek yiyecekler doğal ve taze ürünler kullanılarak hazırlanmalıdır. Konserve, dondurulmuş yiyecek, katkı maddeli hazır besinler çocuğa verilmemelidir. Hazırlanan besinler uzun süre oda ısısında bekletilmemelidir.
  • Besinler gıda hijyenine uyularak hazırlanmalıdır
Evde Hazırlanacak Yiyecekler İçin Öneriler
  • Taze sebze, meyve ve etlerin seçilmesi
  • Kullanılacak tüm alet ve kapların temiz olmasına dikkat edilmesi
  • Yiyecekler hazırlanmadan önce ellerin yıkanması
  • Yiyeceklerin mümkün olduğunca az su ile yıkanıp temizlenmesi
  • Yiyeceklerin mümkün olduğunca az su ile pişirilmesi ve fazla pişirilmemesi
  • Tuz katılmaması, eğer şeker katılacaksa piştikten sonra katılması, bal kullanılmaması
  • Gıdaların kolayca ezilebileceği kadar su konulması
  • Yiyecekler püre haline getirildikten sonra porsiyonlar halinde dondurularak derin dondurucuda saklanabilir.
Ek gıdalara Erken ve Geç Başlamada Karşılaşılan Sorunlar
Erken
  • İshal ve alerjik hastalıklar
  • Anne sütünde azalma
  • Kilo kaybı
  • Obesite
  • Aşırı böbrek mineral yüklenmesi
Geç
  • Büyüme geriliği
  • Kilo kaybı
  • Mikronutrient eksiklikleri




22 ARALIK 'DA “BEBEİMGELİYOR” ESRA ERTUĞRUL İLE EK GIDAYA GEÇERKEN BİLMEMİZ GEREKENLER



         



 Hepimiz bebeklerimiz doğduğunda nasıl bebeğimi emzireceğim, sütüm yetiyor mu gibi kaygılar yaşadık. Zamanla herkes belli bir düzen oluşturdu.
Tam “oldu” derken bebeklerimizin artık ek gıdaya geçmesi gerekiyor. Bu dönem çoğu anne için yine bir kaygı, kafa karışıklığı demek. Eğer sizin de kafanız karışıyor, acaba nereden başlasam, doğru mu yapıyorum acaba gibi kaygılar taşıyorsanız bu eğitimim tam size göre.

 Ek gıdaya geçerken ;
-Ek gıdalara neden başlanır?
-Ek gıdalara ne zaman başlanmalıdır?
 -Anne sütü alan bebeğe 4. Aydan sonra ek gıda başlanmalı mı?
 -Anne sütü alan bebek, 6-12 ayılık dönemde nasıl beslenmeli?
 -Ek gıdalara başlayınca anne sütü azalırsa ne olacak?
 -Ek gıdalara başlarken dikkat edilecek konular nelerdir?
 -Bebek ek gıda istemezse ne yapılabilir?
 -Pürtüklü gıda alırken bebek öğürürse ne yapılabilir?
-Acaba blender kullanmalı mıyım?
-Diş çıkarma döneminde ne yapmalı?
 -Ek gıdalara başlandığında anne-bebek ilişkisi
 -Bebek ne zaman kaşık kullanmaya başlanmalı?
 -Devam sütleri, kaşık mamaları hakkında bilmeniz gerekenler
 -Örnek tarifler konularını içermektedir.

 Eğitimlerimize ister bebeğinizle ister tek başınıza katılabilirsiniz.

Eğitim yeri: Miniaktivite Anne Çocuk Atölyesi
www.miniaktivite.com

Eğitim tarihi: 22 Aralık Cumartesi saat 16:00

Eğitim ücreti: 60 TL+KDV

Seminere katılımcı sınırlıdır, rezervasyon için ertugrul.esra@gmail.com adresinden iletişime geçebilirsiniz.

7 Aralık 2012 Cuma

Bebek giysilerinin yıkanmasında dikkat edilecek hususlar nelerdir?



Bebeklerin cildi erişkinlerden çok daha hassastır. Kullanılan temizlik malzemesine bağlı olarak kolaylıkla alerjik reaksiyon gelişebilir. Sadece bebek giysileri için olan deterjanlar kullanılabilir.Kıyafetleri yıkamadan önce mutlaka yıkama talimatı okunmalıdır. 

Bebek çamaşırları için ağartıcı, yumuşatıcı ve güçlü leke çıkarıcıları kullanılmamalıdır. 

Bebek giysileri alındıktan sonra mutlaka yıkanıp öyle kullanılmalıdır. Saklanırken naftalin ve güve ilaçları kesinlikle kullanılmamalıdır. 


Lekeler nasıl çıkarılmalıdır?

Giysi üzerinde kurumuş, katılaşmış lekeler önce kazınmalı ya da silinmelidir. Lekeler hemen soğuk suda ıslatılmalı; eğer leke çıkmıyorsa bebek deterjanı ile soğuk suda 30 dakika bekletilmeli, sonrasında sıcak su ile normal yıkama yapılmalıdır. Lekeli çamaşırlar çamaşır makinesinde yıkanırken giysi üzerindeki yıkama talimatında belirtilen en yüksek sıcaklıkta deterjan eklenerek yıkanmalıdır. 

. Kıyafet seçerken cildin sağlığı için pamuklu olan kıyafetler tercih edilmeli. Bebeklerin kıyafet değişimi yetişkinlerinki gibi değil tabi. Günde en az 3 kez üstünü değiştirip terli bırakmamak gerekir. Elbiseleri tam ve yedekleri ile birlikte bulunmalı. Body, çorap, tulum, alt bezleri vb. Bahar mevsimlerinde giydirebileceğiniz tulumlar bulundurun. Bebeğin ilk zamanlarında giysiler çabuk küçüleceği için çok almaya gerek yok. Bebeğin göbek kordonu düşmeden evvel üzeri kapalı olduğundan endişelenecek herhangi bir durum olmaz.

Çok sayıda bebek giysisi geçişi sağlamak için düzenlenmiştir zaten. Eğer bebek doğmadan elbise almak isterseniz Ultrasonla baktırdıktan sonra kilosuna göre alabilirsiniz. Yeni doğanlar baş kısımlarından daha kolay üşütecekleri için mevsime göre kalın veya ince şapka taktırın. Belli bir dönem bebeğin ısısını düzenli tutmak daha az üşütmesini sağlar. Üşütmesin diye bebeğinizi sıkmayın. Üst üste giydirmeyin. Kıyafetleri yıkarken kendi deterjanınızı kullanmayın. Yumuşak pamuklu olması için uygun bir deterjan tercih edin. Yada sabun kullanmakla durumu düzeltebilirsiniz. Otomatik makinede kullanmak için sabunlar var. Ama bebeğin elbiseleri makineyi doldurmayacağından elle yıkanabilir ama bu pratik olmaz. Elle yıkama tozu işinizi görecektir. Bebeğe su emici alt kurulama havlusu ve banyo havlusu bulundurun.

Elbise almada yukarıda belirttiğimiz bilgiler dışında bebeğin hangi mevsimde doğmasıda etkiler. Eğer yaz sonu doğacaksa daha çok son bahara ve kışa yönelik alınmalı. İnce elbiseler azınlıkta alınmalı. Tabi yakınlarınızdan gelen hediye elbiselerde düşünülerek alış veriş yapılmalı.

Bebeğinizin ihtiyacı olabileceği bazı elbiseler şunlar olabilir; 4-6 adet body(hepsi yeni doğan için olmamalı diğer dönemlerde de kullanacağı şekilde alış veriş yapılmalı.), 1-2 adet t-shirt, 4-6 tane pijama(kış için ayakları kapalı olanlar seçilebilir), 2-3 adet uyku tulumu, kar tulumu, bere, ve eldivenler alınabilir.

Bebeğinizin Kıyafetlerini Yıkarken Dikkat etmeniz gerekenler

İlk önce yıkayın: Bebeğinize giyecek bir şeyler aldığınızda mutlaka ona giydirmeden önce yıkamalısınız. Çünkü bebeğinizin hassas bir cildi vardır ve yeni kıyafetlere karşı alerjik bir durum ortaya çıkabilir. Bunun nedeni kıyafetlerin mağazada beklediği süre içinde toz ya da kir gibi durumlara maruz kalmış olma ihtimalidir.

Deterjan: Bebeğinizin kıyafetini mutlaka bebekler için özel üretilen ürünlerle yıkamanız ,bebeklerin hassas ciltleri açısından önemlidir.

Temiz kıyafetler: Bebeğinizin kıyafetleri sürekli kirlendiği için sık sık değiştirmenizde yarar vardır. Bunun için yanınızda kıyafet dolu bir çanta taşıyabilirsiniz. Bu durumla baş etmek için ise haftanın bir gününü bebeğinizin çamaşırlarına ayırabilir ve kirlenenleri toplu bir biçimde yıkayabilirsiniz

6 Aralık 2012 Perşembe

SEVGİLİ LUNA ORGANİZASYONUN SAHİBESİ HALE'NİN ANKET / RÖPORTAJIMA VERDİĞİ CEVAPLAR:))


Luna Organizasyon


*Nasıl bir hamilelik geçirdiniz? Hamile iken kaç kilo aldınız, kilolarınızı nasıl verdiniz?
Rahat bir hamilelik geçirdim, 7. Aydan sonra çok fazla iştahım açıldı ve son aylar en çok kilo aldığım dönem oldu. Toplamda 20 kg. aldım. Doğumdan sonra 2 yıl içinde tüm kilomu verdim. Çok fazla su tükettim. Son bir yıl içinde ise tatlıdan uzak durarak, karbonhidratlı gıdaları keserek ve beyaz ekmek tüketmeyerek kilo verdim.
*Bebeğinizi ilk kucağınıza aldığınızda neler hissettiniz?
Genel anestezi ile sezeryan ameliyatı olduğum için uyandığımda pek kendimde değildim. Bebeği emzirmem için yanıma yatırdılar, güldüğümü hatırlıyorum. Birde odada ki  herkese “sessiz olun, kızım uyuyor” diye çıkışmışım, fakat ben pek hatırlamıyorum J
*Bebeğiniz şimdi kaç yaşında?
3 yaş 4 aylık
*Yaşamınız çocuğunuzdan sonra nasıl değişti?
Her annenin ki gibi çok fazla değişti. Artık her bireye daha farklı bir gözle bakıyorum. Özellikle yaşlıları ve çocukları çok daha fazla önemsiyorum. Aile içinde yaşadığım sıkıntıların üstünü daha hızlı bir şekilde kapatıyorum. Hayat; kızım için iyi bir gelecek sunma, kendim için daha pozitif olma ve daha huzurlu bir yaşam sürdürebilme metoduna dönüştü benim için….

*Çocuğunuzla ile 1 gününüz nasıl geçiyor?
Kızımın kreşe gitmediği günler, sabah 9 civarında uyanıyoruz. Yumurta, peynir ve ceviz ana temalı olmak üzere kahvaltımızı ediyoruz. Saat 12 civarında hava müsaitse parkta değilse kapalı havuzda 1 – 1,5 saat vakit geçiriyoruz. Öğle uykusu, uyanma, hafif bir şeyler yeme, ihtiyaca göre kısa bir alışveriş turu yada yürüyüş yapabiliyoruz. Yada kızımın yaşıtında çocukları olan arkadaşlarımızla görüşüyoruz. Hava durumu kapalı ise ve  ogün bir aktivite yapmadıysak da alışveriş merkezine gidiyoruz, oradaki etkinlik alanlarında vakit geçiriyoruz. Her Cumartesi mutlaka çocuk tiyatrosuna gidiyoruz.
*Anne olmak sizi nasıl değiştirdi? *Kendiniz nasıl bir anne olarak görüyorsunuz? Korumacı mı, rahat mı?
İlk yıllarda daha korumacı bir anneydim ama şimdi rahat olmaya çalışıyorum. Kirlenerek oynamasına çok fazla takılmıyor, düşmesinde tehlike olmayacak yerlerde sürekli arkasında dolaşmıyorum. Kendi haline bırakınca, kendisine dikkat etmesi gerektiğini anladığını fark ettiğimden beri arkasında dolaşmıyor, gözümle takip etmeyi tercih ediyorum. Kesinlikle daha sabırlı, daha dirayetli ve daha pozitif biri oldum.


*Anne olduktan sonra işinize devam ettiniz mi? Devam ettiyseniz zor oldu mu sizin için?
Kızım 2 yaşına geldikten sonra kendi firmamı  kurdum. Zaman yönetimimi ve randevularımı ayarlayarak işlerimi yürütebiliyorum. Fakat yine de zaman yetmediği için özellikle proje dönemlerinde neredeyse hiç uyumadan güne devam ediyorum.
*Bloğunuzda annelik yazıları yazmak mı sizi mutlu ediyor?
Ben blog yazarı değilim ama sıkı bir blog okuyucusuyum.
*Bebek ürünleri satın alırken ne gibi noktalara dikkat ediyorsunuz?
Kaliteli, organik ürünler olmasına, sağlığa zararlı maddeler içermemesine, kullanışlı olmasına.
*Evde beslenme ve sağlık konularındaki tutumunuz nasıl? Özellikle çocuğunuzu beslenmesiyle ilgili konularda özel bir yaklaşımınız var mı?
Benim kızım yaşına göre fazla kiloda ve çok iştahlı bir çocuk. Bu nedenle çoğu anne çocuğunu yedirmek için uğraşırken bense yedirmemeye çalışıyorum. Market ve hazır gıda ürünlerinden sakınıyorum. Evimizde cola ve hazır meyve suyu bulundurmuyoruz, bizde tüketmiyoruz. Dolayısıyla o da alışamıyor. Bol bol meyve tüketiyoruz. Dışarı çıktığımızda da atıştırmalık istediğinde yanımda her zaman mevsimine göre meyve bulunduruyorum.
*Bebeğinize anne sütü verebildiniz mi? Ne kadar süre verdiniz?
18 ay boyunca bebeğim her istediğinde emzirdim.


Hale Oylumlu



Sorularıma cevap verdiğiniz çok teşekkür ederim.

5 Aralık 2012 Çarşamba

SEVGİLİ ARTIBIRI BLOĞUNUN SAHİBESİ EMEL'İN ANKET/ RÖPORTAJIMA VERDİĞİ CEVAPLAR:))



1 yaşın altındakiler giremez!




*Nasıl bir hamilelik geçirdiniz? Hamile iken kaç kilo aldınız, kilolarınızı nasıl verdiniz?

İlk 6 ayı ağlayarak, yatarak, yemeden-içmeden, uyuyamadan, mide rahatsızlıkları içinde geçirdim. Bunlardan daha kötü olanı ve sinirlerimi büsbütün gereni ise çevremdeki insanlardan, “çık, gez açılırsın, yatıp kendini dinlediğin için böylesin” sözlerini duymaktı.
038.jpgOysaki durumum hiç de psikolojik değildi, zira ne doktorumu görünce,  ne de serum ya da mide bulantısı ilacı alınca en ufak bir düzelme yaşamıyordum. Gezmeyi ise düşünemiyordum bile!
Son 3 ayda ise, “asıl ağırlaşınca arayacaksın bu günleri” diyerek mide bulantımı sempatikleştirmeye çalışanlara inat, düzelen midemle birlikte hamileliğimin keyfini sürmeye başladım. Hayatımın en güzel zamanlarını geçirdim, diyebilirim.
Son 3 ayı keyifli geçirmeme rağmen, doğumdan sonra da birkaç ay sürecek yemek yeme korkusuyla hamileliğim boyunca sadece 9 kilo aldım. Hastaneden döndüğümde 4, bir hafta sonra 2 kilom kalmıştı. Hamileliğimde vücudumda yağdan çok ödem oluştuğundan aşırı terleme ile hızlıca gitti hepsi.
 *Bebeğinizi ilk kucağınıza aldığınızda neler hissettiniz?
Şaşkınlık ve boşluk hissettim. “ee, hani görür görmez ağlayacaktım?” diye düşündüm hatta J. Ameliyatlı olduğum için kucak kucağa yaşayabilmemiz biraz zaman aldı zaten. Fakat şuna eminim ki ilk görüşte değil ama her yeni gün bir kat daha fazla âşık oldum ona.
*Bebeğiniz şimdi kaç yaşında?
18 aylık.
 *Yaşamınız çocuğunuzdan sonra nasıl değişti?
Yaşamım eskiden ne değilse, şimdi o oldu!
 *Çocuğunuzla 1 gününüz nasıl geçiyor?
Sabahları ailece erken kalkıyoruz,  eşimle kahvaltı yapıp onu işe gönderdikten sonra kızımla birlikte, oyunla, şarkıyla vs evi hızlıca toparlıyoruz. Geri kalan zamanı da anne-bebek dergileri ve hikâye kitaplarının resimlerine bakarak,  oyun oynayarak geçiriyoruz. Tabii canımız sıkılınca da dışarı atıyoruz kendimizi.  Açık havayı, çiçek, böcek  ve özellikle köpekleri çok seviyor.
Ve elbette kızım gündüz uykusundayken, yemek, banyo işlerini halledip, üzerinde çalıştığım kişisel faaliyetlerimi sürdürüyorum.
*Anne olmak sizi nasıl değiştirdi?
Evde daha özensiz görünüyorum, bundan şikâyetçiyim. Fakat bebekle rahat kıyafet giymek zorunda olmak da bir gerçek. Ya da saçımızı tarayacak vakit bulamamak.. Anne olup, hala özenli görünen kadınları, hele de doğumdan hemen sonra olursa, tebrik ediyorum. J
Tabi ki en önemli değişim, çocuklara ve annelere karşı oldu. Tüm çocukları kendi çocuğumun yerine, tüm anneleri kendi yerime koyup bir kez daha düşünüyorum. 
En büyük değişimi ise, pratikleşme olarak görüyorum. Yetiştirilecek o kadar çok şey var ki!
 *Kendiniz nasıl bir anne olarak görüyorsunuz? Korumacı mı, rahat mı?
Bazı konularda rahat bazı konularda korumacıyım. Mesela yediği içtiği çok önemlidir benim için. İlk 2 yaş beslenmesinin ileriki hayatında sahip olacağı bedenin üzerinde çok etkisi olacağını biliyorum. Bunun yanında düştüğü yerden, canı yansa da, ağlasa da, kendi kendine kalkabilmesi gerektiğini düşündüğümden, bu tür vakalarda rahatım.
 *Anne olduktan sonra işinize devam ettiniz mi? Devam ettiyseniz zor oldu mu sizin için?
Anne olmadan önce de çalışmıyordum, şimdi de çalışmıyorum. Evde fırsat buldukça eğitimini aldığım sanatsal birtakım faaliyetlerle meşgul oluyorum.

*Bloğunuzda annelik yazıları yazmak mı sizi mutlu ediyor?
Evet.  Bloğumu kızım için tutmaya başladım zaten. Fazla yazım yok ama bu da benim blog adresim:http://artibiri.blogspot.com/
 *Bebek ürünleri satın alırken ne gibi noktalara dikkat ediyorsunuz?
Kıyafetleri kızımın giyim alışkanlarına göre almaya çalışıyorum. Mesela boğazlı bir kazak giymeyeceğini bildiğimden almam. Yünlü, tüylü şeyleri sevmez ya da.. Giyim konusunda ne çok ucuz ne de pahalıya kaçıyorum ama yiyeceklerinin organik olmasına ve  onun için kullanacağımız bir aletin kaliteli, kullanım ömrünün uzun olmasına özen gösteririm.
*Evde beslenme ve sağlık konularındaki tutumunuz nasıl?
 Sağlıklı beslenmeye özen gösteriyorum. Evimizde kızartma yapılmaz, nadiren abur-cubur tüketilir, asitli içecek tüketmeyiz, bol bol ev yapımı yoğurt yeriz. İlaç almak ve ilaç vermek konusunda da oldukça cimri olduğumu söyleyebilirim.
*Özellikle çocuğunuzun beslenmesiyle ilgili konularda özel bir yaklaşımınız var mı?
18 aylık oldu ve ben hala yemek yedirmektense emzirmeyi daha anlamlı buluyorum. Genelde iştahsızdır ve bunu hala anne sütü alıyor olmasına bağlayan yakınlarım, sütten kesmemi tavsiye ediyorlar. Bense 2 yaşına kadar, bir damla bile olsa, ne kadar anne sütü alırsa, kendisi için yemek yemekten çok daha faydalı olacağına inanıyorum. Zaten 2 yaşından sonra emzirmeyi düşünmüyorum.
*Bebeğinize anne sütü verebildiniz mi? Ne kadar süre verdiniz?
Etkili bir şekilde verebildim ve hala devam ediyoruz.

Ayşe Rüya’nın annesi Emel Bayraklı, 

Sorularıma cevap verdiğiniz çok teşekkür ederim.