Babalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Babalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Haziran 2014 Çarşamba

MUTLU BEBEK KİMDİR?


Normal yolla doğurmak, anne sütüyle beslemek, ilgi, sevgi ve şefkatle dokunmak bir bebeğin mutluluğu için gerekli olan ön koşullar…Bir toplumun geleceği sağlıklı çocukların varlığı ile sağlanabilir. Bir bebeğin mutluluğu, anne daha çocuk doğurmaya karar verdiğinde etkilenmeye başlıyor. Annenin sağlığı, annenin çocukken beslenme şekli, spor yapma alışkanlığı, hamile kaldığı zaman bebeğine geçirebileceği özellikler, hepsi doğacak bebeği etkiliyor. Hamileliğin ilk 3 ayı çok önemli. Embriyonel dönem diyoruz; anne karnında bebeğin organları yapılanıyor. Bu dönemde annenin huzuru da çok önemli. Bebek daha anne karnındayken, annesinin mutluluğu, annesinin çevresel etkenlerden etkilenmesi, annesinin sevdiği yiyecekler ve bunların kokuları bebeği etkiliyor.Gelelim doğum sırasına, annenin bebeğine geleceği için vereceği ilk ödül, onu normal yolla doğurmasıdır. Bebek, normal yolla doğduğu zaman çok önemli pozitif etkiler alıyor; bağırsakta faydalı flora oluşuyor, bebeğin bağışıklık sisteminin daha iyi yapılanması söz konusu oluyor ve bebek özellikle de akciğerleri için çok önemli pozitif katkılar alıyor.
ANNE SÜTÜ MUCİZESİ
Doğduktan sonra anne sütüyle beslenmeye başlanması bebeğe verilebilecek en güzel hediye. Her zaman steril, kolay, hazır, içinde bağışıklık maddeleri bol olarak bulunan, inanılmaz büyüme faktörleri bulunan bir besin anne sütü… Ayrıca, anne sütünün bebeği gelecekte obeziteden, diabetten, çölyak hastalığından, alerjilerden koruyan özelliği var. Anne sütü bebeği ayrıca, koroner kalp hastalıklarına yatkınlıktan ve hiper tansiyona karşı da koruyor. Bununla da kalmıyor, anne sütü bebeği orta kulak iltihabından, solunum yolu enfeksiyonlarından ve ishalden de koruyor. Ayrıca, anne sütü alan bebeklerin IQ skorları daha yüksek oluyor, yani anne sütü bebeklerin daha akıllı ve sağlıklı olmasını sağlıyor. . Bir bebeğe verilecek en önemli ödül normal yolla doğum ve anne sütü vermektir… Anne sütü mucizevi bir gıdadır. Ülkemizde elde edilen verilerde yüzde 9 bebek sadece anne sütü almakta, yüzde 8’i hiç anne sütü almamakta, yüzde 83 bebek de anne sütüyle birlikte başka gıdalarla beslenmektedir. Oysa, ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmeyi öneriyoruz. Çok değerli bir besin olan anne sütü verilmediğinde biberonla beslenmede büyük bir artış olmakta, bebeklerin yüzde 20’si, içinde yaşamsal besin değeri olmayan nişastalı mamalarla beslenmektedir. Bu durumda çocuk kilo almasına rağmen sağlıksızdır.Bugün ülkemizde yüzde 50 çocukta demir eksikliği anemisi görülmektedir. Demir eksikliği nedenleri olarak, demirli gıdaların yeterli tüketilmemesi ve vücut tarafından iyi kulllanılmaması gösterilebilir. Ek besin olarak 6. ve 7. aylarda sebze çorbaları içinde ete, ezilerek başlanmalıdır. Kırmızı et, tavuk, balık, hindi, yumurta, yeşil yapraklı sebzeler, pekmez ve kuru baklagilller demir eksikliğini önleyici besinlerdir. Çinkonun da büyüme ve gelişmede önemli bir yeri vardır. Büyüme ve gelişme, bağışıklık sisteminin güçlenmesi, tat duygusu, iştahsızlığın engellenmesinde etkilidir. Çinko; kırmızı et, kuru baklagilller, yağlı tohumlar ve tam tahıl ürünlerinde bulunur. Bebeklerde şeker ve şeker katılmış besin tüketimine dikkat edilmeli ve 1 yaşına kadar rafine şeker ve tuz katılmış besinler kullanılmamalıdır. Ülkemizde yaklaşık yüzde 11 oranında bebeklerde malnütüsyon (zayıf çocuk) görülmektedir. Bir diğer tehlike de şişmanlığın yaygınlaşmasıdır. Dünyada 5 yaş altında yaklaşık 20 milyon çocuk fazla kilolu ve obezdir ve bu çocukları gelecekte sağlık sorunları beklemektedir. Sağlıklı beslenme temelleri erken yaşlarda aile tarafından atılır. Anne sütü dışında aşırı karbonhidratlı ve nişastalı gıdalarla beslenen bebeklerde, yağ hücreleri sayı ve volüm olarak artar ve bunlar gelecekteki obezitenin temelini teşkil eder.
SEVGİYLE DOKUNMA
Bir bebeğin mutluluğu için, bebeğe dokunmak çok önemlidir. Örneğin; eskiden giydirilen bebek eldivenleri artık çıkarılmış durumda… Biz diyoruz ki, bebek doğduktan sonra ilk yarım saat içinde anne göğsüne konulmalı, annesine dokunmalı, temas etmeli… Bu durum annede süt sekresyonunu da arttıran ve başlangıcı sağlayan en önemli faktördür. Bebeği çıplak olarak anne ve baba göğsüne koymak, bebeği daha mutlu kılıyor, anneyi ve babayı bebekle iletişim bakımından daha iyi yapılandırıyor. Her çeşit dokunma çok önemli. Çünkü inanılmaz bir güven duygusu oluşturuyor; yeterince dokunulmayan, sevgisiz çocuk iyi büyüyemiyor. Bu arada bebeğin giydiği kıyafetler ve kullandığı bezlerin de vücuda dokunması önemli. Dokunmadan dokunmaya fark var ve en güzelini hakkeden de çocuklar. Bu bakımdan her çeşit pozitif etkileşimin, her çeşit pozitif dokunmanın bebeğin vücut ve ruh sağlığında, çok önemli yeri var. Bağışıklık sistemini, dokunarak, bebekle iletişim kurarak sağlayabilirsiniz. Sevgisiz çocuk iyi büyüyemez. Aslında bu sadece bebekler için değil, yetişkinler için de önemli. Şimdi dünyada çok yaygın olan bir yaklaşım var: Sevgiyle dokunmak, bağışıklık sistemini güçlendirir, çünkü mutluluk hormonunun salgılanmasını pozitif olarak etkiler.
BEBEĞİN POPOSU…
Bebek hastanede doğuyor, ilk eğitimler burada veriliyor. Bebek, anne memesine adapte olmaya çalışıyor. Sonra, evine gidiyor. Bir bebeğin doğduktan sonra ilk kontrolü 7 ila 10. gün arasındadır. Ve bebek kontrole geldiğinde bebeğe yazılan reçetede iki ürün yer alır. Bunlardan birisi anne sütüyle beslenen bir bebek için, fizyolojik dozda gerekli olan D vitamini, ikincisi pişik kremi… Yani bebeğin mutluluğu, onun vücudunu sağlıklı kılabilmek için anne sütü artı D vitamini, artı pişik kremi şeklinde gelişiyor. Geçmişte pişik kremini çok yoğun şekilde öneriyorduk, şimdi koruyucu kremler de var. Yani bebeğin poposu, mutluluğu için önemli ve korunması lazım. Geleneksel olarak da ne deriz; bir bebek karnı toksa, altı temizse, gazı çıkmışsa, o zaman mutlu bir bebektir. Eskiden şartlanma metoduyla bebekleri çişe kakaya alıştırma gibi bir yöntem vardı. Şimdi, çocuk hazır olduğu zaman kendisini belli eder, diyoruz. Bebek 7 ila 9.aya geldiği zaman, özellikle büyük ebeveynler, bebeği çişe tutardı ve bebek şartlanarak öğrenirdi. Bu uygulamayı günümüzde önermiyoruz. Daha özgür, daha güvenli ve bilinçli bebeğin genel olarak 1,5 -2 yaşında çiş ve kaka kontrolünü şartlanmasalar da sağladıklarını görüyoruz. Bu nörolojik sistemin gelişmesiyle ilgili.
Babalar önce anneyi mutlu etsin, sonra bebeği…Kuşkusuz, bir bebeğin, bir çocuğun mutluluğu için hem annesinin hem de babasının ilgi ve sevgisine ihtiyacı var. Fakat, bebeğin önce anneyi aynaladığı da bir gerçek… O yüzden de anne mutluysa, bebek de mutludur, anne mutsuzsa bebek de mutsuzdur ya zaten… Anneler, “Bu bebeğin bugün nesi var, nasıl da huysuz, huzursuz” dedikleri günlerde, dönüp de bir kendilerine baksalar cevabı kolaylıkla bulabilirler. Annenin en ufak bir sıkıntısı, huzursuzluğu bebeğine yansır… O nedenle ben diyorum ki, babalar önce anneyi mutlu etmeyi iş edinin, sonra da çocuklarınızı… Ve bu alışkanlık sadece bebeklik zamanlarında değil, bir ömür boyu böyle devam etsin. Çünkü, ilerleyen yılllarda da çocuklar anne ve babanın birbiriyle ilişkisinin nasıl olduğundan, hem o anki hem de gelecekteki mutlulukları adına fazlasıyla nasipleniyorlar.

20 Şubat 2012 Pazartesi

TAZE BABALARA ÖNERİLER:

Her ne kadar aileye yeni katılan bir bebeğin sorumluluğu ağırlıklı olarak annenin üzerinde olsa da ,gerçekten bebek bakımı sadec anneyi ilgilendiren bir konu değildir.Gerekannenin bu zorlayıcı dönemi en sıkıntısız şekilde atlatması,gerek bebeğin sağlıklı gelişiminin garantiye alınması açısından babanın desteği eşsiz önem taşır. Erkeklerin yaşamlarındaki en önemli ve en zevkli görevi yerine getirirken dışlanmaları ya da kendilerini geri çekmeleri büyük hata olacaktır. Bir erkeğein çocuğuyla ilgilenmesi ve eşine destek olması taktir edilecek bir durumdur.



Taze babalara rehberlik edebilecek pratik önerilerden bazıları;

*İşler zor gelmeye başlayınca ara verin. Bazen dünyanın sizi çıldırttığı anlar olabilir.O anada herşeyi bırakın, dışarı çıkın, bir derin nefes alın, gexzin ve tekrar eve dönün.
*Önceliği ailenize tanıyın.hayatınızda geriye baktığınıuzda daha fazla çalışmadığınız için hayıflanmazsınız ama bebeğiniz ile daha az zaman geçirdiğiniz içinb üzülebilirsiniz.
Onunla yerde yuvarlananın, uyurken onu syretmenin, hiçbir şey yapmadan etfrafında gezinmenin mutluluğunu yaşayın.
*Bol bol oynayın. Bebekler ile oyun oynamak kadar rahatlatıcı bir aktivite yoktur.Onların güvenini kazanmak ayrı bir mutluluktur.
*Bebeğinizn kolay taşınabilir olmasının rahatlığını yaşayın.Bebeğinizi yanınızda tşımaktan korkmayın.Onu her yere götürebilirisiniz.Dış uyaranlar bebekler için iyidir. Bebekler sandığınıdan çok daha iyi yol arkadaşı olurlar.
*Bir gün için çok fazla plan yapmayın.Bebeklerle herşey daha uzuzn sürer.
*Bebeğinizle ilgili bir sağlık sorunu olduğunu düşünüyorsanız doktorunu arayabilrisiniz.Aama paniklemeyin. Bebekler göründüklerinden daha güçlüdürler.
*Yeni bab olmuş diğer kişilerle konuşun. Onların tecrübelerini dinleyin.
*Kendinize dikkat edin.Araba kullanmanıza, beslenmenize özen gösterin.Tehlike içeren hareketlerden kaçının.Bebeğinizin uzun bir süre size ihityacı olacak. Sağlıklı ve neşeli bir baba bebeğinize vereceğiniz en buyuk hediyedir.
*Eşinize karşı sabırlı, destekleyici ve anlayışlı olun. Doğum yapmak güç iştir; doğumdan sonra da hormonlar inip çıkar. Eşinizn sizin zamanınıza ve i,lginize ihtiyacı vardır.
*İç güdülerinize güvenin.Başkalarının önerilerini dinleyin, tecrübelerinden öğrenin ama çocuğunux konusunda en büyük otoritenin kendiniz olduğunu unutmayın. Hiç kimse bebeğinizi ve eşinizi sizin kadar tanıyamaz.


Evde geçirdiğiniz tüm gün hiç bitmeyecekmiş gibi gelir.Bebekler günün büyük kımında uyur. Siz bebeğinizn bu uyku vakitleri, ruti olarak yaptığınız işler için kullanmak zorundasınız. Ancak, bebekler bir uyuyup bir uyanırlar ve kendi isteklerine göre beslenirler.Bebeğinzin bu beslenme , bez değiştirme ve uyuma döngüsü bitmeyecek gibi gelebilir.İLk günlerde kendinzi halsiz hissetmeniz de büyük b

4 Ekim 2011 Salı

EMZİREN ANNEYE BABANIN DESTEĞİ

Babalar anneler nasıl yardım edecekler?
Emzirmenin ilk altı haftasında, emzirmeden vazgeçen on kadından dokuzu, bu kararı aslında istemeden alırlar. Genellikle bunun nedeni, bilgi ve destek eksikliğidir. Bu noktada, babaların davranışları da bu kararda çok önemli rol oynar. Annelerin genelde “emziremedim” dedikleri gözlenir; oysa %3 den az bir oranla kadınlar aslen gerçekten bedensel nedenlerle bunu yapamamışlardır. Emzirme, öğrenilmesi gereken yeni bir beceridir ve eşiniz bunun için cesaretlendirilmek ve onaylanmak ister. Ona, emzirmek zorunda olmadığını hatırlatır ve buna zamanla ve yavaş yavaş, her gün biraz daha çok alışacağını söyleyebilirsiniz. İlk birkaç gün içinde bile, emzirme bebeğinize o son derece önemli olan ilk sütü (kolostrum ) sağlayacaktır. Bu ilk sütün içinde, onu hastalıklardan koruyan antikorlar vardır; içindeki hayvansal yağ oranı azdır; karbonhidrat ve protein oranı yüksektir ve hazmı çok kolaydır. Ayrıca, bebekte bir laksatif etkisi yapar; meconium’dan çabuk kurtulmasını sağlar ve özellikle eğer sarılık oluşursa artan bilirubin’den de dışkı sayesinde kurtulur. Bu dönemde, pratik bir takım yardımlar da son derece önemlidir. Bazı anneler emzirmenin ilk zamanlarında, birtakım zorluklar yaşarlar. Örneğin, göğüsleri çok dolar, şişer ve sancılanır. Bu durumda, soğuk kompres faydalıdır. Ancak emzirmeden yirmi dakika önce ılık komprese dönülmesi gerekir. Ayrıca, emzirmeden hemen önce biraz süt çekilmesi de yararlıdır. Bir diğer sorunda çatlamış ve sancılı meme uçlarıdır. Bebeğin rahat emmesi ve iyi beslenmesi için, meme ucunu tamamen ağzına alması gerekir; böylece meme ucu güvenli bir konuma gelir ve tahriş olmaz. Eğer sancı ve tahriş devam ederse, bir sağlık profesyonelinden yardım alınabilir.
Daima, ne olabileceğini, bu arada da, bir sorunu önlemek ve belirtileri azaltmak adına ne yapılması gerektiğini anladığınızdan emin olun. Eşiniz, yardımlarınızı her zaman takdir edecektir! İlk zamanlarda, eve gelen ziyaretçileri karşılayan ve organize eden siz olabilirsiniz. Emziren anneler her zamankinden daha fazla susuzluk çekerler; her emzirme sürecinde, yanında bir bardak su bulundurmasına özen gösterin. Onun, iyi, sağlıklı ve dengeli beslenmesini sağlayın. Ev işlerinde, siz de payınıza düşeni yapın, böylece eşinize rahat ve sakin bir ortamda bebeğinizi emzirme olanağı sağlamış olursunuz. Eşiniz, dış ortamlarda emzirme konusunda huzursuzsa, ona, onun ve bebeğin herkes tarafından görülmediği bir ortam yaratarak yardım edin ve onun çok iyi konumda olduğuna dair, ona güvence verin.
Anne sütü çok kolay hazmedilir. Yeni doğan bebeğin midesi misket boyundadır. Bu nedenle çok sık beslenme ihtiyacı duyar. Biz, hem psikolojik, hem de fiziksel nedenlerle, sürekli tensel irtibat halinde olma ihtiyacı duyan bir canlı türüyüz. Bu demektir ki, yeni doğan bebekler. 24 saat içerisinde, 8-12 kere emzirilme ihtiyacı duyarlar. Eğer sigara içiyorsanız, bu dönemde bırakmanız, bebeğinize bir hediye olacaktır. En azından, dışarıda sigara içmeniz önerilir. Araştırmalar, bebek ölüm oranlarının, sigara içen ebeveynlerde daha fazla olduğunu göstermektedir. Bazı babalar, anne ile bebek arasında oluşan özel bir bağın dışında kalacağı için kıskançlık hissi duyacaklarına dair endişe duyarlar. Ancak buna hiç gerek yoktur. Sizin, bebeğiniz için, emzirme dışında, yapabileceğiniz birçok şey vardır. Onun altını değiştirebilir, onu sallayabilir, onu çıplak göğüs bölgenize yaslayıp ten teması yaratabilir, ona masaj yapabilir veya bir taşıyıcı alıp, onunla bir arkadaş ziyaretine veya bir yürüyüşe gidebilir ve böylece, anneye de dinlenmek için bir olanak yaratabilirisiniz. Bebeğiniz doğduktan sonra, bebekle aranızda bir yakın bağ oluşturmak çok önemlidir. Ancak, ikinizin baş başa olabileceği bu zamanı yaratmak ve sürdürebilmek her zaman kolay değildir. Birçok farklı deneyimler yaratarak ve yaşayarak, bu yakın bağı paylaşmak, ikinizin de ebeveyn olmanın getirdiği stresle baş etmenize yardımcı olacaktır. Emziren bir anne zor ve uzun bir günün sonunda, “bitik” bir vaziyette olabilir – ve eğer sık sık emziriyorsa, bu şaşırtıcı değildir. Ancak, bu onun sarılma ve şefkat ihtiyacı olmadığı anlamına gelmez. Sadece zaman zaman, sizinle rolleri değiştirme ihtiyacı duyabilir. Bebeğinizin annesiyle ilişkinizi bu dönemde özellikle besleyin ve onunla kaliteli bir iletişimde olun. Bu desteğiniz, bebeğinizin annesinin ihtiyaç duyduğu güven duygusunu arttıracaktır.

Araştırmalar, bebeğinin babasından destek gören annelerin, emzirme sürecine daha çok devam ettiğini göstermektedir. Ona çok başarılı olduğunu söyleyin; arkadaşlarına da, eğer bebeğinin ihtiyaç duyduğu zamanlarda bebeğini emzirecekse, bunu bazen de onların önünde yapması gerektiğini söyleyin. Bunun dünyadaki en doğal olgu olduğunu ve böyle kabul etmeleri gerektiğini bilmelidirler; eşiniz de, onun emzirme hakkını koruduğunuzu bilmesi
onu çok mutlu edecektir.
kaynak:
http://www.hthayat.com/cocuklu-hayat/gebelik/emzirmeye-hazirlik/haber/1000215-babalar-ve-emzirme
Bizde neler oldu?
Ben ilk günlerde oğlumun doğum hikayesi nedeniyle çok stresli olmam , oksitosin salnımının azalmasıyla sütüm çok çok azaldı. Bu dönemde eşim sütümü sağarken , yavaş yavaş sütümün geleceği konusunda beni çok yüreklendirdi. Etraftaki insanların , oğlumu emzirip-emzirmediğim ile ilgil,i sorularının hepsini üstüne aldı. Beni strese sokacak herşey uzak tuttu. Ayrıca bebeğimiz uyuduğunda uyumam için ban destek oldu.
Evde , bebek bakımında desteğini unutamama. Şimdi bile oğlumuzun bakımı konusunda çok yardımcıdır. evde sürekli yanınızda bulunan bir kişinin size destek olaması çok güzel bir duygu:))

11 Haziran 2009 Perşembe

Ünlü babalar çocuklarıyla kamera karşısında...






Şov dünyasının ünlü babaları AÇEV için çocuklarıyla birlikte kamera karşısına geçti. Ortaya birbirinden güzel fotoğraflar çıktı… AÇEV’in düzenlediği BADEP (Baba Destek Programı) , aralarında Aziz Sarıyer, Behzat Uygur, Celal Çapa, Cem Davran, Hidayet Türkoğlu, Kerem Görsev, Levent Üzümcü, Tamer Karadağlı gibi isimlerin olduğu "Canım Babam" fotoğraf sergisi 11 – 25 Haziran tarihleri arasında İstinye Park Meydan’da sergileniyor. Çocuğun çok yönlü gelişimine ve eğitimine katkıda bulunmayı hedefleyen fotoğraf sergisi 50 ünlü ve başarılı babayı, fotoğraf sanatçısı Nurhan Artar’ ın objektifinden yansıttı. Çünkü eğitilmiş anne ve babalar aydınlık bir geleceğin garantisi. Proje tasarımcısı Banu Bildik’in önderliğinde, Müge Gürel ve Aslıhan Ketenci'nin bireysel sorumluluk sinerjisiyle yarattığı bu projeyle, katılımcı babalar bir yandan bireysel sorumluluklarını yerine getirirken, bir yandan da AÇEV’in BADEP programına gelir sağlamış oldular.