3 Ocak 2013 Perşembe

12 Ocak Renkli Ada'da Bebek bakımı ve Emzirme Eğitimi



    



Keyifli ve heyecanlı bir dönemin başındayken merak ettiğiniz ve belki biraz endişelendiğiniz şeyler olabilir. Gebelik, doğum ve en sonunda ulaştığınız bebek.. Bunlar bir anne ve baba adayının hayatında dönüm noktalarıdır. Biz bu dönüm noktanızın en iyi şekilde olması için sizlere destek vermeye çalışıyoruz.. Bu eğitimdeki amaç, bebeğiniz dünyaya geldikten sonra evde ki düzeni kolayca kurabilmenize ve emzirme konusunda yardımcı olabilmektir. Doğum öncesinde nasıl doğum planı yapıyor ve ona göre hareket etmeye çalışıyorsak, evdeki ilk günler içinde bu tip bir plan yapmanın yararlı olacağını düşünüp, bu eğitim programını hazırladık. Ağırlıklı olarak emzirme ve bebek bakımından bahsedeceğiz.


 Bu eğitim programın da ; 

*Anne sütü ve Emzirme

*Bebek Bakımı ile ilgili tüm detaylar anlatılacaktır!!!
 -Göbek bakımı,
-Yeni doğan sarılığı,
-Bebeğin altının değiştirilmesi,
 -Bebeği tutuma ve taşıma,
 -Bebeği giydirme,
 -Yenidoğan refleksleri,
 -Bebeğin yıkanması,
 -Bebeğin gazının çıkarılması,
-Bebek için rahatlatma masajı,
 -Bebeğin aşıları,
-Bebeğin uyku düzeni,
-Bebeğin tırnaklarının kesilmesi ve bakımı,
-Bebeğin ağlaması ve onu sakinleştirmenin püf noktaları  ana başlıkları altında olacaktır.

 Bu eğitimin sonunda elinizde bir planınız oluşmuş olacak. Bebeğinizi nasıl besleyeceksiniz?, Size destek olacak ürünler nelerdir?, bebeğinizi nasıl yıkayacak, altını nasıl temizleyeceksiniz? Kimler ilk günlerde size nasıl destek verebilir? Nasıl emzireceğim? Sütüm yetiyor mu? Pompa almalı mıyım? Emzirirken nasıl beslenmeliyim? Gibi konuları netleştirmiş olacaksınız. Bunun yanı sıra bebeğiniz için gerçekten neler almalısınız? Bunu da netleştirmiş olacağız. İsteyen anne ve baba bebeklerimiz üzerinde uygulama yapabilecekler.


12 Ocak cumartesi günü saat 14:00-16:00 arasında Renkli Ada'da eğitimimiz olacaktır.

Renkli Ada Hakkında bilgi için; www.renkliada.com bakabilirsiniz.

Adres:  Feridiye Caddesi No:137 Beyoğlu. Tel: 0212 235 68 60
Ücreti: 60 TL
İsterseniz ertugrul.esra@gmail.com  e-mail atabilirsiniz.

Eğer hamileliğinizin 13-14. haftası tamamladıysanız sizleri aramızda görmekten memnuniyet duyarız.
Katılım sayısı sınırlı olduğu için 09 OCAK 'A kadar e-mail atarak kayıt yaptırabilirsiniz.

2 Ocak 2013 Çarşamba

29 ARALIK DOĞUM VE EMZİRME SEMİNERİNDEN GÖRÜNTÜLER:))






BEBEĞİNİZE AY AY BESLENME ÖNERİLERİ



0-6 AY
İlk 6 ay anne sütü tek başına yeterlidir.
Bebeğin sağlıklı gelişmesi, büyümesi ve hastalıklardan korunması için en iyi gıda anne sütüdür. Bebeğinize herhangi bir nedenle anne sütü veremiyorsanız, ilk aylar için hazırlanmış formül mamalar tercih edilmelidir. Mama seçimi doktorunuzun önerisiyle yapılmalıdır. Mamanın kutunun üzerinde yazan talimata göre hazırlanması önemlidir. Ek besinlere başlama ayı yalnız anne sütüyle beslenen bebeklerin ek besinlere başlama ayıyla aynıdır. 
4-6 AY
Anne sütü
Devam maması
Muhallebi
Yoğurt (mümkünse evde hazırlanması)
Sebze püreleri ( Havuç, patates, kabak, bezelye, domates gibi)
Sebzeler taze ve çürüksüz olmalıdır.
Soğan, lahana, karnıbahar, pırasa, patlıcan, pancar ve ıspanak gibi sebzelerden kaçınmalıdır.
Meyve püreleri (elma, muz, şeftali, portakal gibi)
Hazırlama sırasında vitaminlerin kaybına neden olabilecek ısı ve ışığa uzun süre maruz bırakma ve mikser kullanma gibi işlemlerden kaçınmalıdır.
  6. AY
Anne sütü ve yukarıdakilere ek olarak
Yumurta sarısı (yumurta çok iyi kaynatılmalıdır)
Nohut büyüklüğünde başlanıp yavaş yavaş artırılır. Haftada 2-3 yumurta sarısından fazla verilmez.
Beyaz peynir ( kibrit kutusu büyüklüğünde)
Ekmek, bisküvi
İyi çekilmiş kıyma, inceltilmiş tavuk eti, balık eti
Sebze püreleri içerisine az miktarda katılabilir veya baharatsız ızgara köfte şeklinde verilebilir.
Bitkisel yağlar
Pekmez
 8. AY
Anne sütü ve yukarıdakilere ek olarak
Uygun şekilde hazırlanmış sofra yemekleri
Etli dolma, tarhana çorbası, şehriye çorbası, makarna,pilav, etli sebze yemekleri
Baklagiller ( fasulye, mercimek, nohut)
Sofra yemekleri ile birlikte sularında ezilmiş ekmek içinde verebilirsiniz. Yemek vermeden yalnız yemek sularının verilmesi sakıncalıdır.
 9. AY
Anne sütü ve yukarıdakilere ek olarak
Hayvansal yağlar (tereyağı)

 9-10. AYLAR
Yukarıdakilere ek olarak
Haşlanmış yağsız beyaz etli balıklar
Haşlanmış karaciğer
Dana eti

10-12. AYLAR
Yukarıdakilere ek olarak
Acısız ve baharatsız erişkin yemekleri


NOT:
  Daha fazlası için 05 Ocak 'da  Mini aktivite'de Ek Gıdaya geçerken seminerinde!!! 

“BEBEİMGELİYOR” ESRA ERTUĞRUL İLE EK GIDAYA GEÇERKEN BİLMEMİZ GEREKENLER



Hepimiz bebeklerimiz doğduğunda nasıl bebeğimi emzireceğim, sütüm yetiyor mu gibi kaygılar yaşadık. Zamanla herkes belli bir düzen oluşturdu. Tam “oldu” derken bebeklerimizin artık ek gıdaya geçmesi gerekiyor. Bu dönem çoğu anne için yine bir kaygı, kafa karışıklığı demek. Eğer sizin de kafanız karışıyor, acaba nereden başlasam, doğru mu yapıyorum acaba gibi kaygılar taşıyorsanız bu eğitimim tam size göre.

Ek gıdaya geçerken ;

-Ek gıdalara neden başlanır?
-Ek gıdalara ne zaman başlanmalıdır?
-Anne sütü alan bebeğe 4. Aydan sonra ek gıda başlanmalı mı?
-Anne sütü alan bebek, 6-12 ayılık dönemde nasıl beslenmeli?
-Ek gıdalara başlayınca anne sütü azalırsa ne olacak?
-Ek gıdalara başlarken dikkat edilecek konular nelerdir?
-Bebek ek gıda istemezse ne yapılabilir?
-Pürtüklü gıda alırken bebek öğürürse ne yapılabilir?
-Acaba blender kullanmalı mıyım?
-Diş çıkarma döneminde ne yapmalı?
-Ek gıdalara başlandığında anne-bebek ilişkisi
-Bebek ne zaman kaşık kullanmaya başlanmalı?
-Devam sütleri, kaşık mamaları hakkında bilmeniz gerekenler
-Örnek tarifler

konularını içermektedir.

Eğitimlerimize ister bebeğinizle ister tek başınıza katılabilirsiniz.

Eğitim yeri: Miniaktivite Anne Çocuk Atölyesi www.miniaktivite.com

Eğitim ücreti: 60 TL+KDV Ödemeyi ister seminer esnasında nakit olarak yapabilirsiniz.

Seminere katılımcı sınırlıdır, rezervasyon için ertugrul.esra@gmail.com adresinden iletişime geçebilirsiniz.

31 Aralık 2012 Pazartesi

Bepanthol Pişik Merhemi


Anneler Bebeklerinin Hassas Cildini Bepanthol Pişik Merhemi’ne Emanet Ediyor, 
Bepanthol Pişik Merhemi Bebeklerin
Cildine Nefes Aldırıp Bakım Yaparken Anneler Kendilerini Güvende Hissediyor



Bebeğine özen gösteren annelerin en büyük derdidir pişik. Bu nedenle henüz bebek doğmadan pişik kremleri alınır evlerde hazır edilir. Türk Pediatri Derneği tarafından önerilen ve Bepanthol ismiyle yenilenen Bepanthol Pişik Merhemi bebeklerin poposundaki pişiği önlerken, bebeklerin cildinin nefes almasına ve bu sayede pişiğin bakımına destek oluyor. Bepanthol Pişik Merhemi‘nin içeriğinde Pro-Vitamin B5 ve Lanolin bulunuyor.
Türk Pediatri Derneği Öneriyor
Bebeğinizin cildi oldukça ince ve hassastır, onu korumak ve ona bakmak için güvenli ve doğal bir ürün gereklidir. Bepanthol® Pişik Merhemi içerisinde parfüm, koruyucu madde, renklendirici veya antiseptik içermeyen yapısıyla her alt değişiminde kullanıma uygundur. Bebeklerinin bakımı ve sağlıklı gelişimi konusunda duyarlı annelerin en önemli yardımcısı olan Bepanthol® Pişik Merhemi Türk Pediatri Derneği tarafından önerilmektedir.
Bebeklerde Pişik ve Bepanthol® Pişik Merhemi
Bebeklerin 5.ve 6. aydan sonra katı besinler almaya başlamasıyla pişikler de daha sık görülmeye başlar. Çünkü anne sütü ile birlikte diğer besinlerin alınması dışkıda bazı asit yapıda enzimler oluşmasına ve bez bölgesinde daha kolay tahriş oluşmasına neden olur. Pişiğin önlenmesi için Bepanthol® Pişik Merhemi; ince bir tabaka halinde, her bez değişiminde bebeğinizin kuru ve temiz poposuna ve pişik belirtisi görülen bölgelere uygulanmalıdır.
Bepanthol® Pişik Merhemi yapışkan olmayan yapısıyla bebeklere ekstra rahatlık, annelere de kolay temizleme imkanı sunar.
Eczanelerde yeni ambalajları ile satışa sunulan Bepanthol Pişik Merhemi iki farklı boy ambalajı ve 8,35 TL (30g) ve 21 TL(100g) fiyatlarıyla tüm eczanelerde yer almaktadır.

28 Aralık 2012 Cuma

Dr.Beckmann Renk Koruyucu Mendil ile Beyazlar Renkliler El Ele

Benim için hep dert, muhakkak yanlışlıkla beyazların arasına ya renkli bir çorap giriyor ya da koyu renk bir atlet, çamaşır. E sonunda ne oluyor, eskiden kar beyaz olan tişört pembeye  ya da griye dönmüş, giyilemeyecek hale gelmiş. Metropolde yaşamanın zorluğu da zaman sıkıntısı. Bekleyeceksin ki beyazlar çoğalsın, makine dolsun öyle çalışsın. Yoksa önce renklileri mi atsam ama 3 parça için de makine mi çalışır. Çamaşır sepetini dök banyoya, otur çamaşırları ayıkla. E bir de yarın sabah giymek istediğim lacivert gömleğim hemen yıkansın istiyorum. Günün stresi yetmezmiş gibi bir de banyoda beni kirli çamaşırların çok bilinmeyenli denklemi bekliyor.

Böyle bir sıkıntı varken %100 Alman üretimi bir ürün yardımıma yetişiyor. "Dr. Beckmann renk koruyucu mendil". Bu ürün ne mi yapıyor? Renkli ve beyaz çamaşırlarınızı her zaman yıkadığınız programda birlikte yıkayabiliyorsunuz. Böylelikle hem enerjiden, hem deterjandan hem de ertesi sabah giymek istediğim lacivert gömlek sırasını beklemeden yıkanabiliyor. Açıkçası denemeden önce neyle karşılaşacağımı bilmiyorum. Tereddütlüyüm, ya işe yaramaz da beyazlarım karman çorman renkler halinde çıkarsa makineden? Kime ne diyeceğim?

Renkli ve beyazlar karışık halde makineye koyuyorum. Makinenin içine 2 adet Dr. Beckmann renk koruyucu mendili yerleştiriyorum. Deterjanını da koyduktan sonra elim titreyerek başla tuşuna basıyorum. Program bitiminde heyecanlı ve biraz korkak gözlerle makinenin içinden çamaşırlarımı çıkarıyorum.  Elim hemen beyazlara gidiyor, renkl kontrolünü yapınca bir ohh çekiyorum. Hiç fark yok, tertemiz yıkanmış. Daha sonra Dr. Beckmann renk koruyucu mendillere ulaşıyorum. Şaşırtıcı çünkü beyaz olarak koyduğum mendiller renkli çamaşırlardan etkilenip pembe olarak çıkıyorlar. Ancak dediğim gibi beyazlara bulaşması gereken renkleri kendi içlerini hapsetmiş olarak. Sonuç mükemmel!

Benim gibi günü hızlı yaşayanlar için ideal ve pratik bir ürün bulundu sonunda. Ayrıca dikkatsizliğimin sonucu geçmişte başıma gelmiş olan kazalara da artık meydan vermeyeceğim. Her yıkamada 2 adet mendil ile problem çözülecek. Faydaları da cabası.

Bu ürünü nerede mi bulabilirsiniz? Tüm Migros, Carrefour, Real, Metro, Gratis, Kiler, Özdilek, Çetinkaya, Şaypa, Pehlivanoğlu, Kipa ve semtinizdeki pek çok zincir markette. Ayrıca isterseniz www.cosmofresh.com sitesinden de online alışveriş yapabilirsiniz.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

HAMİLELİKTE NEFES VE IKINMA TEKNİKLERİ



Normal doğumda sancıların başlamasından bebeğin doğumuna kadar geçen sürede annenin doğru şekilde nefes alıp vermesi hem anne hem bebek için çeşitli faydalar sağlayacaktır. Annenin doğuma daha iyi konsantre olmasını ve doğum ağrıları ile kolayca başetmesini sağlayacaktır. Anneye ve bebeğe daha fazla oksijen sağlayacaktır. Uygun ıkınma teknikleri ile beraber uygulanan nefes teknikleri sancıların efektif kullanılmasını yani doğumun daha kolay ilerlemesini sağlayacaktır. Nefes egzersizlerini doğum başlamadan önce hamilelik süresince evde arada sırada alıştırmalar yaparak öğrenmek gerekir aksi taktirde ilk defa doğum sırasında uygulamaya çalışmak başarısızlıkla sonuçlanabilir. 

Nefes alma - verme tekniklerinde dikkat edilmesi gerekenbirinci husus nefesin burundan alınıp ağızdan verilmesidir. Nefes alıp verme çok hızlı olmamalıdır, normal hızda olmalıdır. Nefes alıp verme üç çekilde olabilir:
1- Göğüs solunumu,
 2- Karın solunumu 
3- Göğüs ve karın birlikte karışık solunum
Bu şekilde nefes alma tekniklerini kendi kendinize deneyerek basitçe öğrenebilirsiniz. Oturduğunuz yerde dik durarak veya yatağa sırt üstü uzanarak bu nefes tekniklerinin alıştırmasını yapabilrisiniz.
Göğüs solunumu yapmak için burnunuzdan nefes alırken göğsünüzü şişirmeye ve yükseltmeye çalışın sonra yavaşça ağzınızdan nefesinizi verin. Bu sırada karın bölgesi şişmemelidir, sadece göğüs genişlemelidir. Bu herkesin normalde de sıklıkla uyguladığı bir solunum tipidir, bu nedenle yapmakta zorlanılmamaktadır.
Karın solunumu genellikle daha zordur ancak alıştırmalar yaparak kolayca öğrenebilirsiniz. Bunu denemek için bir yere dik şekilde oturun ve burnunuzdan yavaşça nefes alın ancak bu sırada göğsünüz değil karnınız şişmelidir. Nefes alırken göğsünüzü kaldırmayın ve genişletmeyin sadece karnınızın öne doğru şişmesini sağlayın. Bunları anlamak için bir elinizi göğsünüze diğer elinizi karnınıza koyabilirsiniz. Göğsünüzdeki eliniz nefes alırken kımıldamamalı, karnınızdaki eliniz nefes alırken öne doğru ilerlemelidir.

Doğumda nefes alıp verme işlemlerini iki ayrı bölüme ayırabiliriz.
 Birincisi doğum ağrılarının başlamasından rahim ağzının tam açılmasına kadar olan bölüm (doğumun birinci evresi), ikincisi rahim ağzının tam açılmasından bebeğin çıkışına kadar olan bölüm (doğumun ikinci evresi). Bu iki evrede farklı şekilde nefes teknikleri uygulanır. İkinci evrenin başladığını yani rahim ağzının tam açıldığını siz kendiniz anlayamazsınız bunu size doktorunuz veya ebe söyleyecektir, bu evre başladığında nefes tekniği değişecek ve ıkınma teknikleri de eklenecektir. Rahim ağzı tam açılmadan önce yani ilk evrede ıkınma yapılmaz.

Doğumun ilk evresinde belli aralıklarla sancılar gelecektir ve aralarda 3 - 5 veya 10 dakika sancısız rahat dönemler olacaktır. Sancısız dönemlerde normal ve yavaş nefes alarak dinlenmeniz gerekir. Sancı geldiği anda ise göğüs solunumu veya karışık solunum yapmalısınız. Doğumun birinci evresinde karın solunumu yapılmasına gerek yoktur. Sancı başladığı anda bir kere derin solunum yapın ve daha sonra sancı kesilene kadar normal miktarda soluk alıp vermeye devam edin. Bütün solunumlar burundan alıp ağızdan verecek şekilde olmalıdır. Sancının bitmesinde bir kere daha derin solunum yaparak tekniğe son verin. Daha sonra dinlenme evresinde gevşeyin ve güzel şeyler (örneğin bebeğinizin doğumdan sonraki hallerini) düşünerek rahatlayın. Her sancı geldiğinde bu nefesleri tekrarlayın. Bu şekilde uyguladığınız nefesler hem sizin sancılarla kolay başetmenizi sağlayacak hem de bebeğe bol oksijen sağlayacaktır.

Doğumun ikinci evresinde yani rahim ağzı tam (9-10 santimetre) açıldıktan sonra artık karın solunumu yapmaya başlamalısınız. Sancı geldiği anda yukarıda anlatıldığı şekilde derin bir karın solunumu yaparak nefesinizi tutun ve size tarif edildiği şekilde ıkının, bebeğinizi ileri doğru itmeye çalışın. Ikınma işlemini nefesinizi tutarak veya ağzınızdan çok yavaş şekilde nefes vererek "ıııııııııııııı..." şeklinde ses çıkararak yapabilirsiniz. Önemli olan bu sırada karnınızı şişirip beklememeniz ve gücü boynunuza doğru değil doğum yoluna doğru itecek şekilde vermeye çalışmanızdır. Ağrı geçene kadar bu ıkınmaları tekrarlamalısınız, zaten bu esnada doktorunuz veya ebe size tariflerle yardımcı olacaktır. Bu evrede göğüs solunumu yapılmaz, karın solunumu çok daha iyi ıkınmanızı sağlar. Ağrılar geçtiğinde normal nefes alarak dinlenebilirsiniz.