20 Temmuz 2012 Cuma

Şeker Çocuklar Kampı 20 yaşında




İstanbul Üniversitesi Çocuk Sağlığı Enstitüsü ve İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı ile Çocuk ve Adolesan Diyabetikler Derneği tarafından Aygaz’ın desteğiyle düzenlenen Diyabetik Çocuklar Kampı, Türkiye’nin şeker çocuklarını 20. kez bir araya getiriyor. 23- 28 Temmuz 2012 tarihlerinde gerçekleşecek olan kamp, Türkiye’nin çocuklara yönelik ilk sağlık kamplarından biri olma özelliğini taşıyor. Aygaz’ın sekiz yıldır destek verdiği projede bu sene de 100’den fazla çocuk diyabet ile yaşamayı öğrenecek.

İstanbul, 20 Temmuz 2012 - Çocuk ve Adolesan Diyabetikler Derneği tarafından Aygaz’ın desteğiyle düzenlenen Diyabetik Çocuklar Kampı, Türkiye’nin şeker çocuklarını 20. yılında bir kez daha bir araya getiriyor. 8-18 yaş arasındaki diyabetik çocuklara yaşamlarını kolaylaştırıcı bilgiler vermek amacıyla düzenlenen kamp, Türkiye’nin dört bir yanından çocukları ağırlıyor.  
Herkesin gönüllü olarak çalıştığı kampta her yıl, çocuk diyabetinde uzman profesörler, doçent ve uzman doktorların yanı sıra, hemşireler, diyet uzmanları, psikologlar, psikiyatristler ve spor eğitmenleri de bulunuyor. 
Çocuklar hem arkadaşlığı, hem de diyabeti öğreniyor
Kampta çocuklara hipo ve hiperglisemi nedenleri, klinik bulguları, alınacak önlemler, kan ve idrarda glikoz keton bakılması, insülin tipleri, etki özellikleri, enjeksiyon teknikleri, spor ve egzersiz yapma alışkanlığı, diyabette beslenme özellikleri ve düzeni, diyabetin komplikasyonları anlatılıyor. Diyabette takip kriterleri ve izlemenin önemi konusunda uygulamalı ve teorik bilgilendirmeler yapılıyor. Çocuklar bir yandan yoğun bir şekilde bilgileri alırken bir yandan da yeni arkadaşlıklar geliştiriyor. Daha önceki senelerde kampa katılanlar artık ‘ağabey’ ve ‘abla’ olarak katılabiliyor.
Kampın 20 yıllık müdürü, İstanbul Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Çocuk Sağlığı Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Rüveyde Bundak. Bundak, bu tarz kampların çocukların psikososyal gelişimlerinin yanı sıra diyabetli olarak yaşam konusundaki bilgi eksikliklerini de giderdiğini belirtiyor: “Kamplarda edindikleri bilgiler ve arkadaşlıklar, diyabetik çocuklara yarınlara daha umutla bakmaları için büyük bir güç veriyor.” Finansmanın kampın en büyük ihtiyacı olduğunu vurgulayan Bundak, Aygaz sayesinde hareket özgürlüğü kazandıklarına değiniyor ve Türkiye’deki diğer kuruluşların da Aygaz’ı örnek almasını diliyor. Bu tip kampların koruyucu hekimlik çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Bundak, şirketlerin sosyal sorumluluk bilinciyle hareket etmelerinin ülkenin geleceğine ve ekonomisine bir yatırım olduğunu ifade ediyor.
Sekiz yıldır projeye destek veren Aygaz, Türkiye’nin en eski sağlık kamplarından biri olan Diyabetik Çocuklar Kampı’nın bir parçası olmaktan büyük mutluluk duyulduğunu bildirdi. Sosyal sorumluluk çalışmalarında aile ve eğitim konusuna büyük önem veren Aygaz’ın bundan sonraki senelerde de proje ile ilgili çalışmaları devam edecek.
Rakamlarla Şeker Çocuklar kampı
20 yıldır aynı uzman ekibin görev yaptığı ve herkesin gönüllü olarak çalıştığı kampta çocuk diyabetinde uzman üç profesör, bir uzman doktor, iki asistan doktor, dört hemşire, üç diyet uzmanı, bir psikolog, bir psikiyatrist ve iki spor eğitmeni bulunuyor. Birçok sağlık kampı için örnek teşkil eden Diyabetik Çocuklar Kampı, 20 yılda toplam 1500 çocuğu konuk etti. Kampa Antalya, Diyarbakır, Edirne ve ülkemizin başka şehirlerinden ve Azerbaycan’dan katılan doktor, hemşire ve diyetisyenler kendi ülkelerinde ve bölgelerinde benzer kamplar kurdular.

17 Temmuz 2012 Salı

Goodyear’dan Yol Güvenliği Önerileri:



Çocuklarla güvenli seyahat için 10 altın kural

Seyahatlerde çocukların güvenliği ve rahatı her şeyden önce gelmeli. Çünkü, yolculuk esnasında rahat edemeyen çocuk, büyük tehlike nedeni!

Goodyear, bu yaz çocuklarla mutlu bir seyahat etmek için 10 altın kural hazırladı. Çocuklarla seyahat etmek, bu kurallar uygulandığı takdirde keyifli olacaktır. 10 altın kuralın temeli ise otomobilinizde seyahat öncesi çocuklarınızın rahat edeceği bir ortam hazırlamak.

1-    Çocuğunuzu, çocuk koltuğuna oturtun ve kemerini bağlayın.

Haziran 2010’dan bu yana ülkemizde de geçerli olan kurallara göre boyu 1.50 metreden kısa çocukların uygunluğu onaylanmış çocuk koltuğunda seyahat etmesi gerekiyor.

  • 13 kg’dan hafif çocuklar: bebek koltuğu
  • 9 ila 18 kg arasındaki çocuklar: çocuk araç koltuğu
  • 15 kg’dan ağır çocuklar: araç içi yükseltici koltuk

Çocuğunuzun, her seyahat esnasında güvenli bir şekilde bağlanmış olduğunu kontrol edin. Çocuk koltuğunda oturmasının ne kadar önemli olduğunu anlamasına yardımcı olun. Siz araba kullanırken onların bunu yapmayacaklarından emin olamayacağınız için, çocuğunuza, emniyet kemerini açıp kapatmayı mümkün olduğunca geç öğretin. Yolculuk esnasında arabanın içinde gezinen çocuk ciddi tehlike yaratır.

2-    Çocuğunuzun uyku saatinde yola çıkın.

Çocuklarınızın akşam uykusuna yatacağı vakit yola çıkarsanız eğer, çocuğuz yolculuğun çoğunda uyumuş olacağından dolayı siz rahat seyahat edersiniz. Çocuğunuzun düzenli bir uykusu yoksa eğer yemek yedirdikten 1 saat sonra yola çıkın. Mola yapacağınız yerleri önceden belirleyin. Çocuklu bir ailenin ihtiyaçlarını karşılayacak yer seçin.

3-    Camlara güneşlik takın.

Aracın camlarında güneşlik yoksa yaz ayları bunları almanız için doğru zamandır. Çocuklarınızın sizinle beraber geliyor olması durumunda onların rahatını sağlayarak araç içerisinde kaliteli zaman geçirmelerine ve güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korunmalarına yardımcı olun.

4-    Seyahat esnasında herkesin yeterli şekilde sıvı tükettiğinden emin olun.

Sıvı tüketimi yeterince alınmadığında baygınlığa kadar giden tehlikelere yol açar. Sıvı tüketiminin düzenli alınmasına dikkat edin.

5-    Güneş ışığının yaratacağı tehlikelere karşı önlem alın.

Güneşli günlerde araç içi sıcaklığının dışarıdaki ısıdan çok daha fazla olduğunu düşünerek ısınan metal aksamlardan dolayı çocuğunuzun cildinin yanmasını önlemek amacı ile park halinde iken çocuk koltuğunun üzerini örtmeyi unutmayın.

6-    Uzun seyahatlerde çocuklara rahat ve hava geçiren giysiler giydirin.

İçeriğinde yüzde 100 pamuk olan kıyafetleri tercih edin. Kıyafetin lastikleri varsa gevşek olmasını sağlayın.

7-    Çocuklarınızı eğlendirin.

Çocuklarınızın seyahat esnasında eğlenceli aktiviteler ile meşgul olması uzun yolculukların tüm aile fertleri için daha sakin geçmesini sağlar. Goodyear’ın 2011’de yaptığı “Yazın Yol Güvenliği” 2 araştırması sonucunda araç içindeki “bağrışmanın” sürücüler için en önemli dikkat dağıtıcı faktör olduğu ortaya çıktı.

Çocuklarınıza oyalanabilecekleri oyuncaklar verin, ancak yumuşak olanları tercih edin. Ağır veya keskin oyuncakları seyahat esnasında araç içerisinde bulundurmayın. Özel çocuk CD ve DVD'leri ve çocuk kitapları da uzun yolda çocukların sıkılmasını önleyecektir. 

8-    Çocuklarınızın yanına yetişkin birini oturdun.

Seyahat esnasında çocuklar arka koltukta ne yaparsa yapsın sürücü için yola tam olarak yoğunlaşmak öncelikli olmalıdır. Çocukların yanında onlarla ilgilenecek yetişkin birinin olması önemlidir. Arkaya dönmek veya dikiz aynasından çocukları izlemek, sürücünün trafik üzerindeki dikkatini dağıtacak ve kaza yapma riskini artıracaktır. 100 km/saat hızla giden bir araç saniyede 30 metre yol almaktadır. Çocuklara bakmak için arka koltuğa dönerek kaybedilecek 3 saniyelik bir zaman dilimi 100 metrelik bir yolun sürücü tarafından görülemeyeceği anlamına gelir.

9-    Eşyalarınızı önem sırasına göre son girenin ilk çıkacağını düşünerek yerleştirin.

Çocuklarla seyahatte eşyaları yerleştirdiğiniz yer önemlidir. Acil ihtiyacınız olacak eşyaları en son yerleştirin. ‘Son giren ilk çıkar’ mantığıyla hareket edin. “Olmazsa olmaz”ların ne olduğunu iyi düşünün. Yiyecek, içecek, mendil, çocuk bezi, ilaç, çocuk oyuncakları ve diğer temel eşyaları varış yerine kadar rahatça erişebilmeniz için aracınıza en son yerleştirin.

10- Aracın dışında da çocuklarınızın güvenliğini sağlayın.

Aracın arızalanması stres yaratan bir durumdur ve herkesin her an başına gelebilir. Böyle bir durumda çocuklarınızı kontrol altında tutun.Araştırma[1], sönük lastikle sürüş yapan Avrupalı araç sürücülerinin %85’inin en çok endişeli olduğu durumların çocukların araç içerisinde oldukları zamanlar olduğunu göstermektedir.  

Goodyear RunOnFlat lastiklerinin takılması ile bu gibi durumlar önlenebilir. RunOnFlat (Patlasa Da Giden) Teknolojisi sayesinde sürücüler, artık lastik değiştirmek için tehlikeli yol kenarlarında durmaya gerek duymaz.

Goodyear Lastik Test Departmanı Başkanı Emmanuel Robinet konu ile ilgili “Otobanın yanında, özellikle de araç içerisinde küçük çocuklar ile birlikte kalmak korkutucu bir deneyim olabilir. Araç sürücüleri yardım çağırırken araç içerisindeki yolcuları asla yalnız bırakmamalıdır” dedi.


Goodyear Lastikleri T.A.Ş. hakkında
Üretim, satış ve satış-sonrası hizmetleri ile lastik sektöründe faaliyet gösteren Goodyear Lastikleri T.A.Ş., dünyadaki en büyük lastik üreticilerinden olan Goodyear Tire and Rubber Company'nin Türkiye'deki iştiraki olarak, 1 Eylül 1961'de kuruldu. Bu yıl Türkiye’deki 50.yılını kutlayan Goodyear Lastikleri T.A.Ş.; Türkiye’de 1,300’ü aşkın çalışanı ile İzmit ve Adapazarı’ndaki 2 üretim tesisinde faaliyet göstermektedir. Şirket, ürünlerini Goodyear, Dunlop, Fulda, Sava ve Debica markaları altında üretip tüketicilerine sunmaktadır. Şirket Türkiye’de, yaklaşık 700 bayisi, 50’yi aşkın Premio mağazası ve 300’ü aşkın araç servisleri kanalıyla tüketicilere hem tüketici lastikleri hem de ticari lastikler ve hizmetler sunmaktadır. Goodyear Lastikleri T.A.Ş., ürünleri ve Türkiye’deki faaliyetleri hakkında daha fazla bilgi edinmek için, www.goodyear.com.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

16 Temmuz 2012 Pazartesi

BU YAZ Kİ TATİLİMİZ: ELA QUALİTY RESORT DOĞRU SEÇİM!!!








Bu yaz tatil seçimi yaparken , Altuğ ile rahat edebileceğimiz hem yemekler hem de mekan olarak çocuk dostu bir yer olmasına dikkat ettik. Eskiden gittiğimiz bir tatil köyü birinci sıradaydı. Yemek -,içmek konusunda hiç düşünmeden gidebiliriz diyorduk. Havuzlarda Altuğ paşaya uygundu. Daha sonra bir arkadaşlarımız Ela Quality'e rezervasyon yaptırınca, bizde oteli araştırdık.



Hem olumlu yazılar okudum. Özellikle sitesinde çocuk ile ilgili kocaman bir yer olunca , mini clubune 0-12 yaşı kabul ettiğini görünce hemen karar verdik.Arkadaşlarımız bizden 2 gün önce gidecekleri yiyecek-içecek içinde onlardan bilgi alacaktık.

fotoğraf.JPGfotoğraf.JPGfotoğraf.JPG

Nitekim tatil zamanı gelince, Altuğ ile rahat bir uçak yolculuğu ve transferle oteldeydik. Karşılama çok hoştu. Arkadaşlarımız zaten 2 günde oteli tamamen öğrendikleri için , hemen hazırlanan odamıza kocaman bir kalabalıkla gittik. Bizim kalabalığımız, odamızı düzenleyenleri sıkıştırmış olmamız bile çalışan arkadaşların yüzündeki gülümsemeyi azaltmadı.






fotoğraf.JPGfotoğraf.JPGfotoğraf.JPGfotoğraf.JPGfotoğraf.JPG

Öğle yemeği saatine yakındı. Deniz ve havuz taraflarını  keşfe çıktık. Havlularımızı nereden alırız?,mini clup nerede ? bunları kontrol ettikten sonra, yemeğe geçtik. yemekler 5 yıldızlı bir tatil köyü olduğundan çok güzeldi. Çocuklara özel yemeklerin olması, micro dalga ve blenderların olduğu bir köşe olması, meyveli yoğurdun bol bol olması ilk izlenimde çok hoşuma gitti..

fotoğraf.JPGfotoğraf.JPGfotoğraf.JPGfotoğraf.JPG


fotoğraf.JPGfotoğraf.JPGfotoğraf.JPGfotoğraf.JPG





Yemekten sonra deniz tarafına geçtik. İlk gün Altuğ bizle kumsalda vakit geçirdi. Arkadaşlarımızın çocukları ortada yoklardı. Biraz büyük oldukları için mini clupte olmalarının normal olduğunu düşündüm. Akşam biz yemek yedikten sonra eşim Altuğ ve çocuklar mini clube gitti.5 dakika sonra Altan tek başına yanımıza gelince, ben telaşlandım. Altuğ tek başına mini clupte:)) Ben dayanamayıp, 2 dakika sonra Altuğ ne yapıyor diye bakmaya gittiğimde bir ablanın Altuğ'unun elinden tutmuş, kayaklardan beraber kaydığını, koştuğunda da tam arkasında sanki benmişim gibi dolaştığını görünce içim rahatladı ve çok şaşırdım. İnanılır gibi değil:)) Altuğ arkadaşımızın çocuklarıyla mini clupte 21:00-23:00 arasında tek başına durdu. Bizde rahat rahat kahvemizi içtik. 23:00 de abla yanımıza Altuğ'u getirdi. 





fotoğraf.JPG


fotoğraf.JPGfotoğraf.JPGfotoğraf.JPG


fotoğraf.JPGfotoğraf.JPGfotoğraf.JPG


fotoğraf.JPGfotoğraf.JPGfotoğraf.JPG


fotoğraf.JPGfotoğraf.JPG



Ertesi gün sabahın hep 06:30 da kalkan Altuğ paşa 10:00 da uyandı. Bütün tatil boyunca bu böyle oldu. Bu durma biraz bozulmadım değil, benleyken de erken kalksaydı diye düşündüm:)) Ne garip değil mi?
Sonraki günlerde 10:30 da kahvaltı yapıp, Altuğ paşayı mini clube ( Altuğ Okul diyordu) bıraktık. 12:00 de ben okula gidip, içerideki çocuk büfesinden Altuğ kendi seçtiklerinden oluşan tabağını yedirmeye çalıştım. O kendi kendine öğle yemeğini yedi. Tabii ki her zaman olduğu gibi azıcık ama yedi.
13:00 civarı Altuğ'u da alıp beraber biz öğle yemeğine gittik. Altuğ tüm tatil boyunca 14:00-15:30 arasında pusetinde öğle uykusunda uyudu. Öğle yemeğine restuırantta değil, diğer yerlerde olduğumuzda bile ana resturantta ya da mini clupte çalışan arkadaşlara rica ediyordum,Altuğ'a uykusunda yedirdiğim mamayı hazırlatıyordum. Bu arada Altuğ 15:30 a kadar uyurken rahat bir öğle yemeği yedik, ardından da kahve keyfimizi yaptık.Altuğ uyanınca , arkadaşlarının yanına okula getirdik, Altuğ'u 18:00 kadar orada takıldı. Sonra kum ve deniz keyfi.. Ardından da gece rutinimiz başladı.
Anlayacağınız 7 gece 8 gün tatil boyunca Altuğ, Altan ve ben güzel bir tatil geçirdik. Bunda mini clubun katkısı çok büyük. Minicik değil, kocaman bir yer. Abi ve ablalar süperler. Ayrılacağımız gün her birirne tekrar tekrar sarıldı,Altuğ. Bizim için anaokulu öncesi prova oldu resmen.
Mini clupteki arkadaşlarının yanı sıra resturantakiler, odamızı her gün temizleyen Ayşe Deniz hanım çok kibar ve güler yüzlüydü. Bu arada Tatille ilgili attığım twitlerim üzerine tanıştığımız Ela Quality'nin e-ticaret sorumlusu Bahar hanım da çok kibardı.
Eğer çocuğunuz ya da çocuklarınız varsa Belek tarafında bir yere gitmek isterseniz tercihinizi Ela Quality Resort'ten yana kullanın. Kesinlikle çok memnun kalacaksınız.

10 Temmuz 2012 Salı

SÜTÜNÜZÜN DEĞERİNİ BİLEN POŞETLER


Lansinoh, süt saklama poşetleri ile annelerin sütlerini sağlıklı ve güvenli bir şekilde muhafaza etmelerini sağlıyor.

msb-plus-bag.pngGıda saklamak için güvenli polietilenden üretilen Lansinoh Süt Saklama Poşetleri, medikal ölçüde sterilizasyon güvenliğine sahiptir. Kesinlikle BPA içermeyen süt saklama poşetleri, çift kilitli sistemi ile poşetin hava almasını, sütün dökülmesini ve sızıntıyı önlüyor.

Lansinoh Süt Saklama Poşetleri, destekli tabanı sayesinde koyduğunuz yerde dik ya da yatay şekillerde kolaylıkla durabiliyor. Poşet üzerinde bulunan etikete ise  tarihi not ederek, dondurucudaki sütünüzü hangi sıra ile kullanacağınızı takip edebiliyorsunuz.
Lansinoh Süt Saklama Poşetleri ile sütünüzü derin dordurucuda 6 aya kadar saklayabilirsiniz.

YAZIN METABOLİZMA HIZINIZI ARTIRIN





Hareketsiz yaşam, stres, tiroid bezlerinin düzensiz çalışması gibi bazı faktörler; kilo vermede etkisi büyük olan metabolizma hızını yavaşlatıyor. Metabolizma hızı yavaş insanlar, günlük hayatlarında çok hareket etmiyor ve yanlış besleniyorlarsa daha fazla kilo sorunu yaşıyorlar. Metabolizma ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya, metabolizma hızını artıracak öneriler veriyor.

SICAK HAVALARI FIRSAT BİLİN, TERLEDİĞİNİZ İÇİN METABOLİZMANIZ DAHA HIZLI ÇALIŞIR.

KARPUZ YERİNE KİRAZ YİYİN

AÇIK HAVADA YÜRÜYÜŞ METABOLİZMA ÜZERİNDE ETKİLİ

DONDURMA ŞİŞMANLATMAZ – HAZIR DONDURMADAN UZAK DURUN

MENUYE CACIK KOYUN

SU

HAVA KARARINCA YEMEK YEMEYİN

TUZA DİKKAT




Metabolizma hızı kişiden kişiye fark gösterir. Metabolizma hızını belirleyen en önemli etmen vücut kas dokusudur. Kas kitlesi arttıkça metabolizma hızı artar. O nedenle sporcuların, kas kitlesi kadınlara göre daha fazla olan erkeklerin metabolizma hızı daha fazladır. Aynı zamanda vücut yüzeyi ile de metabolizma doğru orantılıdır. Yani vücut büyüdükçe o vücudu çalıştırmak için gerekli olan enerji artar aslında. O nedenle fazla kilolu bir insanın normal kilodaki bir insana göre metabolizması daha hızlıdır. Özellikle zayıflama tedavisinde kişinin yemek durumu metabolizma hızına göre belirlenir. Eğer bir kişiye zayıflasın diye metabolizma hızının çok altında bir beslenme programı yapılırsa, vücut yağ dokusu yerine kas dokusunu kaybeder bu da metabolizma hızını yavaşlatır ve bu kişilerin tekrar daha fazla kilo alması gibi bir sorun ortaya çıkar.

Metabolizmayı hızlandıran on bilimsel öneri:

KOLA YERİNE AYRAN İÇİN, İYİ UYUYUN...

1)      Düzenli uyuyun. Gece en geç 24.00’de uyuyun, sabah en geç 07.00’de uyanın. Çünkü vücut kendini uykuda onarır.

2)      Düzenli olarak aerobik egzersiz yapmayı alışkanlık haline getirin. Haftada en az 3 gün 45 dakikalık bir tempolu yürüyüş yapın.


3)      Ağırlık çalışmayı ihmal etmeyin. Metabolizma hızının en belirleyici faktörü kas dokusu olduğu için kaslarınızı da düzenli çalıştırın.

4)      Kola, gazoz gibi asitli ürünler yerine su için.  Su insan vücudunun en önemli bileşenidir. İyi bir metabolizma, iyi bir dolaşımdan bu da iyi bir boşaltımdan geçer. O nedenle günde 2-2,5 litre su içmeye özen gösterin.


5)      Acıktığınızda mutlaka vücudunuza cevap verin. Açlığı ertelemek metabolizma hızını yavaşlatır. Küçük bir meyve bile yeseniz yeterli olur.

6)      Metabolizmayı en çok çalıştıran yiyecekler proteinlerdir. Beslenmenizde dengeli bir şekilde protein tüketin. Ancak hiç karbonhidrat almadan sırf protein yenilerek yapılan diyetler son derece yanlış. Bu tür diyetlerle hızlı kilo verilse bile, damar hastalığına yakalanma riskini artırdığı biliniyor.


7)      Az az sık sık yemek metabolizmayı canlı tutuyor.

8)      Yemeklerinizin yanına eklediğiniz iki-üç kaşık yoğurt yüksek kalsiyum içeriği nedeni ile metabolizma üzerine olumlu etkileri var.


9)      Lif oranı yüksek olan yiyecekler, özellikle taze sebze ve meyveler, kurubaklagiller ve tam tahıllı ürünleri de düzenli tüketmek şart.

10)   Yeşil çay için. Kahve ve çay içerdiği kafein içeriği nedeni ile metabolizmayı çalıştırır. Ancak çok fazla tüketilirse çarpıntı ve uykusuzluğa neden olabilir. Yeşil çayın antioksidan kapasitesi çay ve kahveye göre daha fazladır. Günde 1-2 fincan yeşil çay tüketmek hem metabolizmayı hızlandırır hem de yaşlanmaya gidiş sürecini yavaşlatır.

3 Temmuz 2012 Salı

Bebegim Geliyor: BEBEKLERİNİZİN BİBERON TEMİZLİĞİ

Bebegim Geliyor: BEBEKLERİNİZİN BİBERON TEMİZLİĞİ: Mama saatinden önce biberon temizliği! Biberonla beslenme saati gelmeden önce yapılması gereken en önemli şey, biberonun hijyeninin sağlanm...