6 Kasım 2009 Cuma

ARTIK 23 HAFTAYIM....


Gebeliğin başından bu yana yaklaşık 4,5 - 5,5 kilo almış olmalısınız. Sırt ağrıları daha da artmış olabilir. Bu ağrılar dengesiz bir şekilde karnın ön kısmında taşınan ağırlığın karşılanması için omurga ve etrafındaki kasların yüklerinin artmasına bağlıdır. Sırt ağrılarını gidermek için dengeli hareket etmek , uygun oturuş şekilleri , masaj ve sıcak uygulamaları faydalı olabilir.

Eşiniz elini karnınıza koyduğunda bebeğinizin hareketlerini çok rahat hissedebilir, hatta bu hareketler dışarıdan gözle bile fark edilebilir. Bunun nedeni bebeğin içinde bulunduğu amniyon sıvısının göreceli olarak fazla olmasıdır. Yani bebeğin hareket etmesi için çok geniş bir alan vardır. Bebeğiniz sanki içeride taklalar atarmışçasına özgürce hareket eder!
Bu haftada bebeğin vücudu giderek normale dönmektedir. Ancak baş vücuda göre hala nispeten biraz daha büyük orta kulak kemikleri de gelişimini tamamlar ve sesler bebeğin işitme merkezine iletilmeye başlanır.Yani bebeğinizin kulakları duymaya başlar.Vücut oranları ise daha çok yeni doğan bir bebeği andırmaktadır.Cilt hala kırışıktır,çünkü hızla kilo almaya devam edecektir.Lanugo kılları daha koyu bir renk alır.
Boy 31 cm, ağırlık 550 gr’dır.
Kaynak:http://www.gebelikbelirtileri.com/23.hafta.html

Ben de artık 23 haftalık gebeyim. Bebişim hareketlerini daha fazla hissediyorum.Beni duyabiliyor olması da beni çok memnun ediyor.Biraz fazla ayakat kaldığımda sırtımda ağrı oluyor. Ben de ona dikkat etmeye çalışıyorum.
Bir de gribal bir enfeksiyon geçiriyorum. Allahtan domuz gribi değilim, test yaptırdım. Ama hamileyken grip olmak gerçekten daha farklı. Daha fazla yoruluyorsun. Ve sürekli endişeliyim. Doktorum Prof.Dr.Bülent Baysal dinlenmem gerektiğini söylediği için iki gündür evdeyim. Yarın olsunda işe gideyimi düşünüyorum. Ne komik değil mi?
Ama sanırım bugün daha iyiyim.....

NE KADAR GÜZEL DEĞİL Mİ?


4 Kasım 2009 Çarşamba

BLOGGER ARKADAŞIM SEDA BENİ MİMLEMİŞ.....

Bloğuna Neden Bu İsmi Verdin???

Bloğuma bebeimgeliyor ismini vermemin amacı hamile kursuna katılacak anne adaylarının bebeklerinin geliyor olması ve benim de hamişe olmamdı.


Bloğunu Yazarken Star Tribiyle Olmazsa Olmazın Varmı???


Hayır. aklıma kadın, bebek ve kendimle ilgili ne gelirse onu yazıyorum. İş için değil, çok sevdiğim bir hobim hakkında yazıları yayınlıyorum...
 
En son satın aldığın garip şey nedir???
 
Aklıma pek bir şey gelmedi. Şu sıralar hamileliğime bağlı olarak tayt alıyorum. Lame tayt aldım, giyemeyeceği düşünsem de...
 
Şeker Gibi Olduğum Anlar:



Ultrasonla bebeğime bakıldığı ve onun hareketlerini hissettiğim zamanlar...


Arkaşım Artık Sormayın Dediğin Şeyler..

Domuz gribi hakkında sorulan sorular

Aynaya Baktığında Gördüğün Şey...



Bebişimin içinde bulunduğu kocaman olan göbişim

Kendini Okutan Bloğlar...


Bebeği olan ve olacak olan annelerin ve babaların bloğunun yanı sıra moda bloglerını da çok severek okuyorum..
Bu Bloğ Sahibesiyle Karşılaşacağın Yerler..


Ankaraya gidersem ki önceden haber veririrm. Ve Seda ile buluşurum. Onun dışında sanırım anne adaylarının gideceği heryerde karşılaşabilirim...

Ben de zencefil-zencefil bloğunun sahibi arkadaşım Fundayı mimliyorum. Beni mimleyen Arkadaşım Sedaya da çok teşekkür ederim...

3 Kasım 2009 Salı

BLOXOO DA GÜNÜN BLOĞU SEÇİLDİM:::

Merhabalar,

Bugün sabah emaillerime bakarken öğrendim;bloxoo da günün bloğu seçilmişim. Gerçketen çok mutlu oldum. Hep merak ediyordum, bloxoo da nasıl gününbloğu seçileceğimi. Halen bilmiyorum ama dediğim gibi çok mutluyum.....

Bu gün büyük bir stresle yataktan kalktım. Fena sekilde grip olduğum için acaba domuz gribi diye epey bir stresliydim. Neyse ki influenza A ve  B testi sonucu negatif ve domuz gribi değilmişim. ÇOk mutluyum... Sabahtan beri herşey güzel gidiyor...

2 Kasım 2009 Pazartesi

ANNELİK YOLUNDA HAMİLE KURSU

Annelik Yolunda hamile kursumuz doğum öncesi 4 oturumdan ve doğum sonrası 1 kez yapılan anne-baba ve bebek toplantısı olmak üzere toplam 5 oturumdan oluşmaktadır.
Kursumuza babalarla katılınmasını anne adaylarına tavsiye ediyoruz.Eğer baba adayı gelmek istermezse size doğum sonrası destek olacak kişi ile kursa katılabilirsiniz.
Önümüzdaeki ilk kursumuz 08 Kasım pazar günü ,Saat 12:00-14:00 arasında olacaktır.Katılmak isterseniz 6 Kasıma kadar bana email yoluyla ulaşabilirsiniz.
Kursumuz Gayrettepe dedir. Adres: Yıldız posta cad. Emel apt. A Blok
no:14/4 Gayrettepe
Kurs ücretimiz 290 TL+KDV....
Kursumuzun içeriği,

ANNELİK YOLUNDA HAMİLE KURSU

5HAFTALIK PROGRAM


1.OTURUM:

Hafta hafta hamilelikte anne ve bebeğin durumu,
Hamilelikte beslenme ve gündelik yaşam,
Babaların doğum planı,
Hamilelikte cinsel yaşam
Hamilelikteki psikoloji

2. OTURUM:

Doğum çeşitleri ve doğumun fizyolojisi,
Doğum sırasındaki anestezi çeşitleri,ağrısız doğum,
Doğuma hazırlık
( Normal doğum yapmak isteyen anne adayları için normal doğuma
yönelik nefes egzersizleri ,ıkınma teknikleri ve masaj teknikleri
anlatılacaktır.)
RAHATLAMA NEFES EGZERSİZLERİ

3.OTURUM:

Emzirme ve anne sütü,
Yenidoğan bakımı;
-göbek bakımı,
-yeni doğan sarılığı,
-bebeğin altının değiştirilmesi,(babaları da uygulamaya katarak)
-bebeği tutuma ve taşıma,
-bebeği giydirme,
-yenidoğan refleksleri,
-bebeğin yıkanması,
-bebeğin gazının çıkarılması,
-bebek için rahatlatma masajı,
-babağin aşıları,
-bebeğin uyku düzeni,
-bebeğin tırnaklarının kesilmesi ve bakımı,
-bebeğin ağlaması ve onu sakinleştirmenin püf noktaları,
*0-6 ay anne - bebek ilişkisinin önemi:dünya ile ilk ilişki ve bağlanma,
BEBEĞE YAPILACAK EGZERSİZLER

4.OTURUM:


Lohusalık bakımı,
Lohusalık Sendromu,
Yeni rolleriyle doğumdan sonra eşlerin ilişkisi,
Doğum sonrası beslenme
Çalışan annenin işe dönme: anne ve bebeğin ayrılık hazırlığı
NEFES VE RAHATLAMA EGZERSİZLERİ


5. OTURUM:

Doğumdan sonraki ilk 2 ay içerisinde anneler ve babalar bebekleri ile
birlikte anne -bebek -baba grubumuza katılabilir ve zorlandıkları konularda
danışmanlık hizmeti alabilirler.Bu oturumumuza Pedagog katılacaktır.
Ayrıca psikoloğumuz ve hamile eğitmeni arkadaşımızda bulunacaktır.

Kursumuzla ilgili gelişmeleri ve yenilikleri, eğitimden görüntülerin
de bulunduğu bir bloğumuz bulunmaktadır. eğer ilgilenirseniz adresi,

http://bebeimgeliyor.blogspot.com

Konu ile ilgili sitemiz,

www.annelikyolunda.com


ESRA ERTUĞRUL & GONCA ŞENSÖZEN

İletişim no: 05554053703 den bize ulaşabilirisiniz.

Sevgiler...

ALTUĞ İÇİN SEÇTİĞİM BEBEK ARABASI...

Maxi-Cosi Quinny Zapp Bebek Arabası ve Cabrio Fix Oto Koltuğu


30 Ekim 2009 Cuma

Gebelikte bebek hareketleri tekmelemeleri



Bebeğinizin hareketlerini hissetmek, gebeliğinizde yaşayacağınız en hoşunuza gidecek şeydir. Sizi en çok üzecek şey de doğal olarak, hareketlerin kaybolmasıdır. İçinizde yeni bir yaşamın filizlenip boy attığını, pozitif bir gebelik testi veya karnınızın büyümesinden, bebek kalp atımlarından bile daha fazla gösteren en önemli şey bebeğinizin hareketleridir.


 Gebelikte bebek hareketleri tekmelemeleri Bebeğin hareketlerinin yedinci haftada başlamasına karşın, bu anne tarafından fark edilmez. Hareketlerini veya “canlandığını” 14. ile 26. haftalar arası herhangi bir dönemde, genellikle de 18. ile 22. haftalar arasında hissedebilirsiniz. Daha önce bebek sahibi olmuş bir kadın, sıklıkla bebeğin hareketlerini daha önce fark eder; çünkü nasıl bir hareket bekleyeceğini biliyordur. Doğal ki, zayıf bir kadın da şişman bir kadına göre bebeğin hareketlerini daha erken fark eder.

Bazen son tahmini doğum tarihi yanlış hesaplandığından, bebek hareketleri geç hissedilmiş olabilir.

Hiç kimse ilk kez anne olduğunu bilmenin nasıl bir şey hissettirdiğini tam olarak söyleyemez, yüz gebe kadın ilk bebek hareketlerini yüz farkı şekilde betimleyebilir. En çok tanımlanan tanımlar “karında bir kanat çırpınma hareketi” ve “kanımda bir kelebek gibi” şeklindedir. Daha erken bebek hareketleri de “çarpma veya dirsek atma”, “seğirme”, “guruldama”, “birisinin karna vurması”, “kabarcık patlaması”, “kıvranma” , “çok güzel bir parka tepe taklak yürümeye başlamak gibi” diye de tanımlanır. İlk bebek hareketi genellikle yanlış bir şekilde açlık ve gaz ağrısı zannedilir. Hatta bir kadın, “Bluzumda bir böcek geziniyor zannettim, fakat sonradan bunun bebeğimin hareketi olduğunu fark ettim” diye anlamıştır.( Ben ise bebeğimin hareketlerini kabarcık patlaması gibi hissediyorum..)

Yirminci haftaya kadar bebek hareketlerinin hissedilmemesi beklenen bir durum olmadığından, hekiminizin ultrasonla değerlendirmesi gerekir. Eğer bebeğinizin kalp atımı güçlü ve her şey yolunda gidiyor gibi görünüyorsa, hekiminiz test yaptırmaya gerek duymayacaktır.

İlk bebek hareketleriyle ilgili kaygılar, daha sonra yerini hareketlerin yeterince sık olmaması ya da bir süre fark edilmemesinden kaynaklanan kaygılara bırakır. Bununla birlikte gebeliğin bu döneminde bu kaygılar gereksizdir. Fark edilebilir hareketlerin sıklığı büyük değişkenlik gösterir. Hareketlerin özelliği değişken olmasıdır. Bebek sürekli hareketli olduğu halde bunların yalnızca bir bölümü duyulabilir ölçüde kuvvetlidir. Öteki hareketler bebeğin rahim içindeki duruşundan (örneğin dışa değil iç tarafa dönük tekmelemesinden) dolayı, ya da sizin faaliyetinize bağlı olarak duyulmayabilir (siz yürürken çocuğunuz uyuyabilir ya da uyanık olabilir, veya çok meşgulseniz küçük hareketleri fark etmeyebilirsiniz). Ayrıca siz tam da bebeğinizin en hareketli olduğu dönemde uyuyor olabilirisiniz. (Birçok bebeğin en hareketli olduğu zaman gece yarısıdır)

Gün boyu hiç bebek hareketi duymamışsanız, durumu aydınlatmanın en iyi yolu akşamleyin tercihen bir bardak süt ya da iki saat uzanmanızdır. Sizin hareketsizliğiniz ve içtiğiniz şeyin vereceği enerji bebeğinizi harekete geçirecektir. Yine olmazsa bu kez birkaç saat uzanın, ama bu kez de olmamışsa kaygılanmayın. Birçok anne, 20. haftadan önce bir dönem bir yada iki gün, hatta bazen üç-dört gün boyunca hiçbir hareket hissetmeyebilirler. 20. haftadan sonra telaşa kapılacak bir durum olmasa da (kuşkusuz tahmin edersiniz ki bebeğinizin hareketleri başlamışsa), 24 saat boyunca bebek hareketi duymazsınız hekiminizi aramanız iyi bir düşüncedir.

28. haftadan sonra bebek hareketleri daha düzenli ve kararlı olmaya başlar. Artık yeri iyice daraldığı için hareketleri de sınırlanır. Daralmış yuvasında ancak dönebilir ve kıpırdanabilir. Başı leğene yerleştiğinde artık daha da az hareket edebilir. Araştırmalar, annelerin her gün bebeklerinin hareketlerini kontrol etme alışkanlığını edinmelerinin iyi bir uygulamaya olduğunu göstermiştir. Bu evrede, her gün hareket hissetmeniz koşuluyla, hareketin ne olduğu önemsizdir. Eğer hiç hareket hissetmiyorsanız veya ani panik benzeri bir hareket olursa hekiminize danışın.

Bebekler de insandır. Onların da bizim gibi topuklarıyla diz veya dirsekleriyle tekmeledikleri “hareketli” ya da uzanıp kaldıkları, “sakin” zamanları vardır. Çoğunlukla onun hareketliliği sizin ne yaptığınıza bağlıdır. Rahim dışındaki bebekler gibi, rahim içindeki bebekler de sallandıklarında uyurlar. Bu nedenle gün boyunca hareketli olduğunuz zamanlarda bebeğiniz gündelik ritminizle hareketsizleşir. Böylece -kısmen bebek yavaşlamış olduğundan, kısmen de siz meşgul olduğunuzdan- tekmeleri pek fark etmezsiniz. Siz yavaşlar yavaşlamaz bebeğiniz hareketlenmeye başlar. Bu yüzden bir çok gebe kadın bebek hareketlerini geceleyin veya sabahleyin yatakta hisseder. Ayrıca anne öğünde ya da öğün arasında bir şeyler yiyince, belki de kanındaki şeker miktarının artışına tepki olarak, bebeğin hareketliliği artabilir. Bazı gebeler kendileri sıkıntılı ya da sinirli olduklarında da bebeğin hareketlerinin arttığını bildirmişlerdir; bu durumda bebek annenin adrenaliyle uyarılmış olabilir.

Bebekler 24. ve 28. haftalar arasında en hareketli dönemlerini yaşarlar, anca bu dönemdeki hareketler düzensiz ve genellikle kısadır ve ultrasonda görülebilirse de meşgul olan annenin hissedemeyeceği niteliktedir. 28. ve 32. haftalar arasında bebek hareketleri, dinlenme ve hareketlilik olarak tanımlanan dönemlerle daha düzenli ve sürekli hale gelir.

Başka gebe kadınların bebekleriyle kendi bebeğinizin hareketlerini karşılaştırmayın. Her yeni doğan gibi ana karnındaki her bebek de hareketlilik ve gelişme yönünden kendine özgüdür. Bazılar her zaman hareketlidir, bazılarıysa çoğunlukla sakin. Bazılarının tekmeleri düzenlidir; bazılarının hareket düzenleri anlaşılamaz. Hareketliliğin kesin yavaşlaması ya da kesilmesi olmadığı sürece pek çok durum normaldir.

Son araştırmalar 28. haftadan itibaren bebeğin hareketlerini annenin günde iki kez, bir kez annenin daha hareket olduğu sabah saatlerinde ve bir kez de daha hareketli akşam saatlerinde kontrol etmesinin yerinde olacağını gösteriyor. Hekiminiz başka bir test önermediyse, aşağıdaki testi uygulayabilirsiniz:

Saymaya başladığınızda saate bakın. Her türden hareketi (tekme, çalkalanma, dönme) sayın. 10′a ulaştığınızda saymayı kesin ve saate bakın. Genellikle on dakika içinde on kadar hareket saymış olursunuz. Bazen biraz daha fazla olabilir.

Bir saat sonunda hala on hareket sayamadıysanız, süt için veya hafif bir şeyler atıştırın; sonra sırtüstü uzanın, gevşeyin ve saymayı sürdürün. On hareket saymadan iki saat geçmişse gecikmeden doktorunuzu arayın. Hareketin olmayışı mutlaka bir sorun olduğu anlamına gelmese de, zaman zaman bebekte sıkıntı işareti olabilir. Böyle durumlarda hızla eyleme geçmek gerekebilir.

Doğum yaklaştıkça bebek hareketlerini düzenli olarak kontrol etmek de giderek daha fazla önem kazanır.

Bebeğiniz rahimde büyüdükçe daha güçlenir ve bir zamanlar kelebek dokunuşu gibi olan hareketler artık iyice güçlü bir hale gelir. Kaburgalarınıza, rahim ağzına veya karnınıza canınızı yakacak kadar güçlü bir tekme yerseniz şaşırmayın. Özellikle güçlü bir saldırıya maruz kalırsanız, duruş şeklinizi değiştirmeyi deneyin. Bu, küçük saldırganın dengesini değiştirerek saldırıyı geçici olarak durdurabilir.
http://www.meleklermekanı.com/