8 Haziran 2014 Pazar

ANNE KARNINDA BEBEKLERİMİZE MÜZİK DİNLETMEK

Son yıllarda giderek artan araştırmalar ve bulgular ışığında, doğumdan önce ve hamileliğin son 3 aylık döneminde, anne rahminin bir konser salonu gibi bebeği kucaklayıp, bu ritim ve ahenkle bebeğin gelişimine katkı sağladığı biliniyor.
Bebeğin beyni çevredeki seslerin ritmini ve motifini çözmeye çalışan bir dedektif gibidir. Bebek daha anne karnındayken bir müzik aleti gibi çalışır ve çevredeki sesleri hem kayıt, hem de analiz eder. 
Beynin işitme sistemi hamileliğin 26. haftasından itibaren aktif olmaya başlar. Dışarıdan gelen sesler, rahimdeki fetusun kulağına gelemez. Çünkü bebeğin etrafını saran amniyon sıvısı ve kas örtüleri dışarıdan gelen sesleri bozar. Ancak Beethoven’in beşinci senfonisinin, belirgin şekilde tanımlanabilir bir ses imajı olarak rahme ulaştığı gösterilmiştir. Bebekler anne karnındayken 6. ve 7. aylardan itibaren seslere, özellikle de müziğe tepki veriyorlar, dahası anne karnındayken dinledikleri müzikleri doğduktan sonra dinlediklerinde hatırlıyorlar.
FETUS SESLERE NASIL TEPKİLER VERİR?

Fetus kulağına gelen seslere, vücut hareketleri ve kalp atışında meydana gelen değişikliklerle cevap verir. Bazı sesler, bebeğin kalp atış hızında kısa süreli yavaşlamalara yol açabilir. Çok gürültülü sesler kalp atımını hızlandırır. Sesler fetusta hareket ortaya çıkartmasının yanında, doğum öncesi öğrenmeye de sebep olur. En temel öğrenme şekli alışkanlık kazanma ve ortama uyum sağlamadır. Can sıkıcı olan veya sürekli tekrarlayan seslere dikkatini vermemeyi öğrenme, buna bir örnektir. Yeni ve bir farklı musiki ritmi gelirse, bebekler ona cevap vererek, değişikliği fark ettiğini gösterirler. Hamileliğin son döneminde bebek annenin karın bölgesine sürekli yapılan uyarılara alışmıştır. Ancak uyarı şekli değişirse buna cevap verir. Nazikçe yapılan titreşimlere cevap vermezken, gürültülü bir ses gönderildiğinde hemen hareket ederek cevap verir. Belli bir süre, gürültülü sesler ile nazik titreşimler birlikte arka arkaya verilirse, birkaç tekrardan sonra bebek buna cevap vermemektedir. Bütün bunlar, bebeğin doğum öncesinde çevresinden bilgi alabildiğini ve bazı olayları hatırlayabildiğini gösterir.
MÜZİK GELİŞİMİ NASIL ETKİLİYOR?
Çocuğun doğum öncesi müzik dinlemesinin, gelişimi hızlandırdığı, hatta bazı çocuklardaki belli gelişim bozukluklarını hafifletebildiği veya iyileştirme yoluna koyduğuna dair çalışmalar vardır. Değişik müzik çeşitlerinin 28-36 haftalık annelere dinletildiği bir çalışmada, kontrol grubuna nazaran anne karnında müzik dinleyen bebeklerin seslere dikkat, göz takibi, motor kontrol ve koordinasyon hareketlerinin gelişiminde dikkati çeken bir hızlanma gözlenmiştir.
KLASİK MÜZİK FAYDALI MI?
Yapılan araştırmalar, çocuk gelişiminin özellikle ilk yıllarında, müziğin çok önemli bir etken olduğunu ortaya koyuyor. Zihinsel gelişimin yüzde 85’i 8 yaşına kadar, beyin gelişiminin yüzde 80’i 3 yaşına kadar tamamlanıyor. Zeka ve beyin gelişimini, beslenmeden sonra ilk aylarda olumlu etkileyen birinci faktör ise müzik…
Müziğin bebek gelişimi üzerindeki etkilerini belirlemek için Batı’da yapılan pek çok araştırmaya göre; klasik müzik anne karnından itibaren bebeklerin psikolojik, bilişsel ve bedensel gelişimlerinde birçok olumlu etki yaratıyor. Örneğin, düzenli olarak müzik aleti çalmanın beynin görme, duyma, hareket etme ve koordinasyonla ilgili bölümlerinin büyümesini sağladığı söyleniyor. Yapılan bir diğer araştırma ise, Brahms dinletilen prematüre bebeklerin daha çabuk geliştiklerini kanıtlıyor.
Müzik çocukların kendini ifade etme yeteneklerini geliştirip, estetik, yaratıcı ve yapıcı düşünme kapasitelerini arttırıyor. Okul çağındaki çocukların okuma ve yazmayı daha kolay öğrenmesini, anlama ve düşünme becerilerini geliştiriyor. Yani akademik performansı da olumlu etkiliyor. Çocuklara müzik dinletmek beyin aktivitesini arttırıp, stresin ve sıkıntının azaltılmasını sağlıyor.
Müzik, insanları mutlu, huzurlu, yaratıcı, umutlu, heyecanlı, güçlü, inançlı ve cesur kılan bir olgu… Zihni ve yaratıcılığı geliştirdiği, bitkileri olduğu gibi bedeni de iyileştirdiği biliniyor. Buna, “Mozart etkisi” deniyor.
BİLİNEN EN ŞİFALI MÜZİSYEN: MOZART
Başuçlarında her gün 2 saat Mozart dinletilen bebeklerin daha zeki oldukları, ineklere daha iyi süt vermesi için Mozart dinletildiği, Japonya’da bir bira fabrikasının bira mayası oluşurken Mozart çaldırdığı ve o biranın daha pahalı satıldığı şaşırtan gerçeklerden. Dünyanın çeşitli yerlerinde, birçok doktor ve müzik terapisti Mozart etkisini, depresyon, kanser, kronik ağrılar, yüksek tansiyon, ruhsal ve zihinsel sorunlar gibi pek çok hastalığın tedavisinde kullanıyor. Mozart’ın müziği; kısa, basit ve neşeli temaları ile, kolay algılanabilir, kolay takip edilebilir bir müzik. Bebekler için de bu neşeli melodiler ve basit ritimler oldukça ilgi çekici.
Bu tür bir müzik dinlemenin, anlama ve muhakeme için önemli olan sinirsel kanalları uyarabileceği varsayılıp, öğrencilerin müzik zevklerine bakılmaksızın sınavlarında Mozart dinletilmiş, sınav başarılarında artış gözlemlenmiş. Uzmanlara göre, 10 dakika Mozart müziği dinlemek, geçici de olsa IQ üzerinde olumlu etki yapıyor.
MOZART ETKİSİNDEN FAYDALANIN!
Don Campbell müziğin gücü üzerine bugüne kadarki en kapsamlı kitabı yazdı: “Mozart etkisi.” Müzik ve diğer titreşimlerin anne karnından başlayarak yaşamın tüm dönemlerinde sağlık, eğitim ve davranış alanlarında önemli etkilere sahip olduğunu açıklıyor. Kolayca uygulanabilecek egzersizlerle beden ve zihin sağlığınızı artırmanın yollarını öğretiyor. Don Campbell kitabında, müzik zevkiniz ne yönde olursa olsun Mozart Etkisi’nden faydalanabilmeniz için gerekli bilgiyi çok açık bir dille ve örneklerle veriyor.

BEBEĞİM ARTIK 26 HAFTALIK…



Bu haftadan sonra zaman zaman ani kasılma ve gevşeme hissedebilirsiniz endişelenmeyin. Bunlar Braxton-Hicks kasılmaları adlı ağrısız, adet kramplarıdır ve düzensiz aralıklarla gelen kasılmalardır. Rahminiz gerçek doğum sancıları için hazırlık yapar.Genelde bu tarz kasılmalar 30. haftadan sonra ortaya çıkmaya başlasalar da bazende bu haftalarda antrenman kasılmaları başlayabilir.
Braxton-Hicks tarzı kasılmalar günlük yaşantınızı etkileyecek kadar sık olmamalıdır.
Eğer bu şekilde olursa erken doğum eylemi işaretçisi olabilir.
Erken doğum belirtilerine duyarlı olun ve bunun tarz vb. gerekli durumlarda doktorunuza haber verin.
Erken doğum tehdididinin en önemli belirtisi rahimde belli aralıklarla ortaya çıkan kasılmalardır. Bu kasılmalar nadiren ağrısız da gerçekleşebilir.
Bu ağrısız kasılmaları algılamak için avuç içinizi karnınıza hafifçe değdirin.Rahiminizin toplanıyor hissi vermesi kasılma belirtisidir. Bu sırada ağrı hissedilmesi şart değildir. Kasılmaların sıklığını ve süresini ölçün. Saatte dört yada daha sık olan kasılmalarda mutlaka doktora bildirin.
Erken doğum riskinin diğer önemli belirtilerinden biride arasında pelviste dolgunluk hissi, adet sancısına benzeyen kramp tarzı ağrılar, pozisyon değiştirmekle geçmeyen bel ağrıları, vajinal akıntıların çoğalması yada özelliğinin değişmesi (daha koyu, daha sulu veya kanlı akıntı olması), ishalle veya tek başına bağırsak krampları oluşabilir. Yine bu durumda yine kasılmalarınızı elle kontrol edin. Bu ek belirtiler kasılma olmadan tek başına erken doğum riski taşımazlar.Fakat bu belirtilerden biri varsa ve kasılmalarınızın olup olmadığından emin olmasanız bile doktorunuza bildirin.
Mekanik ağrılar
Hamilelik dönemi, bel ve kasık bölgesinde ağrıların sık olan bir dönem.Mekanik ağrı adı verilen ve genelde bel ve kasık bölgesinde bağların gerilmesiyle ve belin doğru pozizyon almaması ve doğru şelkilde kullanılmamasından ağrılar genelde ayaktayken ortaya çıkar ve dinlendiğinizde hafifler veya ortadan kalkarlar. Uzun süre aynı pozisyonda kalmakta ağrıların ortaya çıkmasına yol açabilir.
Mekanik ağrılar erken doğum belirtisi olarak görülmez.
Bel ağrısının yanında bacaklarda uyuşma veya elektriklenme, güçsüzlük vb. belirtiler olduğunda ise siyatik sinir adlı bacak sinirine bası söz konusu olabildiğinden (bel fıtığı oluşmuş olabildiğinden) ortopedi yada fizik tedavi uzmanına gözükmenizde fayda var.
Bu hafta bebeğin akciğerleri, damar yapıları, hava kesecikleri oluşmaya başladı.Hava keseciklerinin içini döşeyen surfaktan adlı madde üretilmeye başlandı. Surfaktan üretimi akciğerdeki hava keseciklerinin sönmeden şişmiş vaziyette durması açısından çok mühimdir.Bu hafta bebeğin diğer tüm bireylerden ayıran sağlayan el ve ayak izleri oluşur. Bebek doğduktan sonra doğumhanede bebeğin size ait olduğunun bir belgesi olarak ayak izi alınacak.Bu yüzden bebeğin ayak tabanını mürekkep boyalı görürseniz merak etmeyin.
Hafta bitiminde bebek boyu 34 cm. ve 820 gr. ağırlığındadır.
Benim bebişimin hareketlerini artık dışarıdan da hissedebiliyoruz, eşimle beraber…Bu gerçekten çok eğlenceli..Özellikle tatlı birşeyler yediğimde ve ya içtiğimde acayip oynuyor. Altuğumun hareketlerini daha fazla hissetmek beni çok ama çok mutlu yapıyor…Altuğcuğum çok mu hareketli olacak ne!!
İki gündür de belimde ağrı hissediyorum. Bebeğimde sorun yok..sanırım ben biraz kendimi yordum. Ayrıca bu haftaya kadar yürüyüşümde biraz değişiklik var , hamile olmadan evvel kine nazaran.. hamile hamile yürüyorum.. Ne komik bir laf değil mi???? bu lafıma eşim çok gülüyor. 
Bunların dışında Kasılmaları henüz hissetmedim….Onları da epeyce merak ediyorum..

DOĞUM ÇANTASI


Doğum Çantası – Anne İçin Gerekenler
Hamilelik ve doğum takip kartınız ve doktor kontrollerinizin bulunduğu dosyanız, son yaptırdığınız kan ve idrar tahlilleriniz, sigorta kartınız, sağlık karneniz. 
Yakınlarınızın telefon numaraları 
Nakit para 
3 adet önden açılan gecelik 
1 adet sabahlık 
Deodorant, diş macunu ve fırçası, tarak, şampuan, sabun, ıslak temizleme mendilleri, kulak pamuğu vb kişisel eşyalarınız 
Saçlarınızı rahatça toplayabileceğiniz toka ya da bant 
3-4 adet özellikle önden kopcalı emzirme sütyeni ve pedleri 
Meme uçları için krem, göğüs kalkanı 
Göğüs pompası (özellikle meme başı olmayan hanımlar için) 
İhtiyacı kadar pamuklu ve tek kullanımlık iç çamaşırları 
1 paket hijyenik kadın pedi 
1-2 adet atlet 
Kağıt peçete ve havlu 
Eve dönerken giyebileceğiniz rahat kıyafetler 
Ayağınızı sıcak tutacak kalın çoraplar 
İçinde rahat ettiğiniz kolay giyilebilen alçak topuklu, kaymayan bir çift terlik 
Sizi dinlendirip rahatlatacak sevdiğiniz kitap, dergi, teyp ve kasetler 
Hastaneye giderken yolda rahat etmenizi sağlayacak yastık
Doğum Çantası – Bebek İçin Gerekenler
2 tane bady (Mevsime göre kısa veya uzun kollu) 
2 tane tulum 
2 tane çorap 
2 tane ağız mendili 
2 tane pijama altı 
2 tane şapka ve eldiven 
2 takım kıyafet (zıbın takımı, pijama takımı, patiği, başlığı vs) 
Yelek ve hırka 
Battaniye 
3–4 tane bebek bezi 
Araba koltuğu/ana kucağı veya portbebe 
Havlu, ıslak mendil 
2 tane önlük 
2 tane yelek 
Bebe şampuanı 
Saç Fırçası 
Kirli çamaşır torbası

Yorulana kadar alışveriş yapmak!


Bebek eşyalarıyla dolu bir mağazaya gitmek bazen biraz bunaltıcı olabilir. Bebeğiniz doğduğunda gerçekten neye ihtiyacınız olacağını nereden bileceksiniz?
İşte size bebeğinizin ilk günleri için lazım olacak temel eşyaların listesi. Çok fazla gibi görünebilir fakat küçük bebeğinizin her geçen gün kıyafetler ve yatak örtüleri arasında nasıl ilerlediğini görünce şaşıracaksınız. Birkaç ekstra eşyayı hazır tutmak çamaşır hakkında daha az endişe etmeniz anlamına gelmektedir. 
* 6 tane veya yaklaşık olarak bu sayıda önden açılıp kapanan pamuklu zıbın veya tek parçalı kıyafetler. 
* 6 – 10 pamuklu örme, önden kapanan çıtçıtlı bebek yeleği (uzun ve kısa kollu)
*Birkaç pamuklu şapka
*1 veya 2 ince hırka
*4 çift çorap 
*2 çift patik 
*Yeni doğanlar için bebek bezleri. Eğer tek kullanımlık olanları kullanmayı planlıyorsanız, yeni doğanın yumuşak kakasını absorbe edecek bir tür alın 
*Yumuşak bir pamuklu şapka
*Bebeğinizi dışarı çıktığınızda korumak için en azından bir tane geniş kenarlı şapka 
*Soğuk havalarda dışarı çıkmak için sıcak tutan bir palto ve eldivenler
*Opsiyonel –yüzünü çizmesini önlemek için bir veya iki çift ince eldiven. Bunları gereksiz yere kullanmayın: bebeklerin çoğu bunlara aslında ihtiyaç duymaz ve tüm bebekler keşfetmek için ellerinin serbest olmasından faydalanırlar ve parmaklarını emerek kendilerini rahatlatırlar. Ellerini saklamak yerine bebeğinizin tırnaklarını kısa tutmanız daha iyidir! 
*2 veya 3 tane yumuşak, bebek için uygun ebatta banyo havlusu ve 3 veya 4 bebek sabun bezi 
*Bebek karyolası veya bebek sepeti için 3 veya 4 şilte (şiltenin sıkıca oturduğundan emin olun)
*Pek çok pamuklu çarşaf 
*2 veya 3 pamuklu bebek battaniyesi (böylece uyuyan bebeğinizin aşırı sıcaklamaması için katları kolaylıkla ayarlayabilirsiniz – unutmayın, katlanmış bir battaniye iki kat olarak sayılır). Kabarık battaniyelerden kaçının. Bazı uzmanlar bunların bebek karyolası ölümleri için risk oluşturduğunu düşünmektedir. 
*opsiyonel – Birkaç tane çocuk arabası için uygun ebatta battaniye 
*Bebeğin üzerinde oynaması için yere yayılan kalın, yumuşak bir battaniye veya yorgan
Güvenlik İpuçları
Tüm çocukların kıyafetleri için alışverişe çıktığınızda şunları aklınızda bulundurun. 
Yumuşak ve kolaylıkla yıkanabilir olan pamukluları veya pamuk karışımlarını alın.
“Ateşe dayanıklı” ibaresi için etiketleri kontrol edin.
Bebeğinize ipleri olan kıyafetler giydirmeyin (uçkuru olan kapüşonlu süveterler gibi); bunlar küçük eller, parmaklar, ayak parmakları ve hatta boyunlara dolanabilir.
Yakaları geniş olan üstler alın ki bebeğinizi giydirmek sizin için kolay ve onun için rahat olsun.
Bir boğulma tehlikesi oluşturan kopmak üzere olan düğmeleri düzenli şekilde kontrol edin.
Elleri için çok cazip olan boncuklar ve kurdeleler gibi dekoratif kısımları olan kıyafetlerden kaçının. Bunlar eğer koparsa boğulma riski oluşturmaktadır.

BEBEĞİM 20. HAFTASINDA ARTIK……

• Artık yarı yola geldik! Bu haftalık bebeklerdeki gelişim:
• En hızlı büyüme süreci bitmiş durumdadır. Bir şeyler yavaşlamış olmasına rağmen, bundan sonraki adım hayatta kalma için çok önemlidir.
• Bebeğinizin kalbi daha da güçlenir. Sessiz bir yer bulun, düz bir şekilde sırt üstü yatın. Nabzınıza bakarak kalp atışınızı belirleyin. Elinizi göbeğinizin üzerine koyun. İki kalp atışını ayırt edebilirsiniz.
• Bacakları doğru oranlı boyutuna ulaşıyor. Artan kas gelişimiyle beraber, telaşlı küçük tekmeciklerden daha fazlasını hissetmeye başlayacaksınız.
• Bağışıklık sağlayıcılar artık sizden bebeğinize geçmeye başladı. Bunlar doğumdan sonraki altıncı aya kadar bebeğinizi virüslerden korumaya devam edecek.
• Tat alma, koku, duyma, görme ve dokunma ile ilgili sinir hücreleri beyinde gelişiyor. Varolan sinir hücreleri büyüdükçe ve bağlantılar kurulmaya başlandıkça üretim yavaşlamaya başlar.
• Yüksek seslere tepki gösterebilir. Şaşırtıcı bir şekilde, rahimin dışındaki sesleri duyabilir. Tanıdık sesler, müzik ve gelişim aşamasında duymaya alıştığı bir takım sesler, doğumdan sonra duyduğunda ona sakinlik verir.
• Bebeğiniz kız ise rahim gelişmeye başlıyor. Yumurtalıklarında yaklaşık altı milyon yumurtası var. Doğumda bir milyon kadarı kalacak.
• Bebeğinizin boyu 16,4 cm ve 300 gr ağırlığında.
Ben de bugün muayene olup, Altuğcuğumu göreceğim. Dört gözle onu görmeyi bekliyorum….
Geçen akşam tam Altan eve geldiğinde Altuğ’un ilk hareketini duydum. çok enteresan, bir durumdu. Artık birbirimizi hissedebiliyoruz::))) 9 EKİM:)

ANNE-BEBEK-BABA TOPLANTIMIZDAN GÖRÜNTÜLER..




















MİLUPA’A KATKILARINDAN DOLAYI ÇOK TEŞEKKÜR EDERİZ….GÖNDERDİĞİ DEVAM SÜTLERİ VE MAMALAR ANNELERİ VE BEBİŞLERİNİ MEMNUN ETTİ.. EK GIDAYA GEÇİŞİ ANLATIĞIMIZ TOPLANTI DA NUMUNELER VE GÖNDERDİKLERİ BROŞÜRLER ÇOK YARARLI OLDU. BEBEKLERİMİZDEN KUZEY VE DENİZ BEBEK İKİZ OLDUKLARI İÇİN ANNE SÜTÜNÜN YANI SIRA DAHA ÇOK MİLUPA’NIN APTAMİL 1 DEVAM SÜTÜNÜ KULLANIYORLARMIŞ. dİĞER KATILIMCI ANNELERİN BEBEKLERİ ARCA ,KUZEY VE TULGA BEBEK ANNE SÜTÜ ALDIKLARI VE BU TİP MAMALARI ÇOK MERAK ETTİKLERİNİ DİLE GETİRDİLER. HEPSİNE
BU KONU ANLATILDI. ANNELERİMİZ VE BABALARIMIZ BU TOPLANTI SONUNDA MEMNUN AYRILDILAR…

21 HAFTALIK GEBELİKTE NELER OLUYOR?


Yirmibirinci haftaya ulaşıldığında bebekteki hızlı büyüme biraz yavaşlar. Bu haftada en önemli olay kalp kasının güçlenmesidir. Bebeğinizin kalbi, kanı çok daha etkili şekilde pompalamaya başlamıştır. Sizin dolaşımınızdaki kan miktarındaki artış nedeni ile özellikle tüm gün ayakta olan gebelerde akşamları ayaklarda ve ayak bileklerinde şişmeler olabilir. Bu tamamen normal bir durumdur. Gün içinde zaman zaman ayakları hafif yükselterek dinlenmek ve eğer mümkünse 2 saatten fazla ayakta kalmamak duruma yardımcı olabilir. Bol su içmek bu yakınmaları arttırmaz tam tersine azaltır. Bu nedenle gün içinde bol bol su içmeyi ihmal etmeyin. İhmal etmemeniz gereken bir başka konu ise artık en azından haftada bir kez tansiyonuzu ölçtürmenin faydalı olacağıdır. Karın boşluğu içerisinde büyüyen uterusun diğer organlar ile birlikte diyafram kasını da sıkıştırması sonucu pek çok gebe bu dönemde nefes darlığı ya da çabuk nefes nefese kalma sorunu yaşayabilir. Bu da gebeliğin normal sonuçlarından birisidir. Gebelik ilerledikçe bu sıkıntılar artabilir. Yine daha önce başlamadıysanız bu haftadan itibaren demir desteğine başlamanızda fayda var. Diet ile aldığınız demir gebelikte size yeterli gelmeyecektir. Bu nedenle mutlaka dışarıdan destek almalısınız.