9 Kasım 2013 Cumartesi
İŞE BAŞLAYAN EMZİREN ANNEYE İP UÇLARI
Çalışan anneler için bebeği doğduktan sonra en korkulu dönem ; işe başlayacağı ilk günler. Bebeğinizi emziriyorsanız, ne yapacağınızı bilemeyebilir, endişeleriniz artırabilir. Bu durum, deneyimli bir anne bile olsanız , aynı şeyleri hissedersiniz. işe başlamadan ortalama olarak 1 ay önceden bebeğinize biberon ile beslenmeyi öğretmeniz gerekir. İlk günden it,ibaren üstlerini etiketleyerek sütünüzü sağıp, dondurmaya başlayın.Yaklaşık 1 ay kala da da minik minik ayrılma alıştırmaları yapmaya başlayın. Önce evden 15-20 dk ayrılın. Daha sonra yarım saat, 1 saat diye kademeli olarak evden ayrılın. Evde bebeğinize bakıcı yada büyük anne bakacaksa o da bebekle yalnız kalmaya yavaş yavaş alışacaktır.Bu alıştırmalar sonucunda da bebeğinizde evde ona bakan bakıcı7 büyük annesiyle yalnız kalmaya alışacaktır. İşe başladığınızda bir gün önceden günlük ihtiyacı kadar olan sütünüzü dipfrizden buzdolabın normal kısmına çözülmesi için koyun. verecek kişi de ihtiyacı kadarını benmari yöntemiyle ısıtarak bebeğinize biberonla verebilir.,Evden sabah çıkmadan önce bebeğinizi güzelce emzirin. Daha sonra işe gittiğinizde günlük rutininize uygun olmasına çalışarak 12 ve 15 gibi iki kere sütünüzü sağarsanız, bir sonraki, gün için gerekli sütünüz hazır olmuş olur.Evdekiler, siz gelmeden 3 saat önce en geç bebeğiniz beslerlerse , siz eve geldiğiniz de acıkmış olacaktır. Hem hasret giderirsiniz, hemde bebeğinizin karnını doyurursunuz. Evden çıkarken kullandığınız teninize direkt deymiş bir atlet veya kullanılmış bir göğüs pedini bebeğinizin yatağına bırakırsanız bebeğiniz tüm gün sizin kokunuzu yanında hissedecektir, bu da onu rahat uykuya geçişini sağlayacaktır. Sizde iş yerinize bebeğinizin fotoğrafını getirebilirsiniz. Sütünüzü sağarken bir yandan buyuk bir bardak su içer bir yandan da minik bebeğinizin fotoğrafını seyredebilirsiniz. BU sizin oksitosininiz daha fazla salınımını sağlayacaktır..
İlk günlerde işinize yarayacak bazı malzemeler:
Biberon ve süt sağmak için gerekli olan pompanın dışında bazı malzemeler hayat kurtarıcı olabiliyor.
Termal Çanta bunlardan biri. İş yerinde sağdığınız sütü eve taşırken Termal çantalar çok işin,ize yarayacaktır. İleride de bebeğinizin dışarıya çıktığın da mamalarını ve yemeklerini bu çantayla taşıyabilirsiniz.
Süt saklama poşetleri: Bunlarda işyerinizde sağdığınız sütleri pompadan direkt içine boşaltıp,üzerini etiketledikten sonra buzdolabına hazır şekilde eve taşımanıza yarayabilir.
Eğer direkt poşete koymak istemiyorsanız, ek gıdaya geçişinizde de çok işinize yarayacak ,sızıntı yapmayan Avent'in via cuplarını öneririm. Bu cuplarla sütünüzü işten eve taşıyabilirsiniz. Eğer pompanız Avent'se , biberon emziğinizi bu cuplara takıp bebeğinizin direkt biberon gibi kullanmasını sağlayabilirsiniz.Ek gıdaya geçtiğinizde de çorbalarınız güvenli bir şekilde taşıyabilirsiniz.
Biberona alıştırırken bazı anneler emziğe de alıştırmayı tercih edebilirler. O zaman ayına uygun emzik alabilirsiniz. Bir kaç çeşit almanızı öneririm. bebeklerin ilk günlerde yabancı bir cisim olarak algıladıkları için dilleriyle emziği iterler. Şaşırmayın, çok üstüne gitmeden tekrar tekrar deneyerek bebeğiniz emziğe alışır.
Bunların dışında çok da gerekli birşey yok.
İlk günler hem bebeğiniz hem de sizin için zor olabilir. Ama inanın zaman ile her şey yoluna girecektir. Evdeki durumun dışında iş yerinizde de düzenleme yapmalısınız. Nerede sütünüzü sağacaksınız, buzdolabı var mı? sağdığınız sütü nerede bekletebilirsiniz? gibi soruların cevapları için işe başlamadan önce iş yerinizi ziyaret edin ve bu soruların cevaplarını kontrol edin. İlk işe başladığınız gün, bulunduğunuz duruma hazırlıklı olmuş olursunuz.
Lütfen endişelenmeyin: İşe başladığınız için sütünüz azalmaz. Siz iş yerinde bulunduğunuzda iki kere sütünüzü sağabilirseniz ve bol bol sıvı alıp, bu konuyu da çok dert etmeden kendinize inanırsanız bu süreç çok daha kolay geçecektir, inanın. Ben oğlum 3 aylıkken işe başladım. 1 yaşına kadar sağarak anne sütü almasını sağladım. Siz neden bunu başarmayacaksınız ki...
Tüm anneler kolaylıklar diliyorum.
6 Kasım 2013 Çarşamba
DOĞUM PLANI NEDİR? NE İÇERİR?
Günümüzde anne ve baba adaylarının bilinçlenmeleri ve bilgiye ulaşmak gittikçe kolaylaştı. Doğum yapacak bir anne adayı da doğum anında ve sonrasında neler yapılması, neler yapılmamasını önceden planlaması işleri daha da kolaylaştıracaktır. Bunun için de önceden hazırladığımız bir doğum planı çok işimize yarayacaktır. Özellikle doğal doğum yapmayı istiyorsanız bu planın işlevi daha da önem kazanacaktır.
Doğum yapmış ve yıllardır eğitim veren biri olarak, isteklerinizi, beklentilerinizi önceden doktorunuz ile konuşmanın çok yararlı olduğunu söyleyebilirim. Doğum yapacağınız hastaneyi belirledikten sonra, odaları önceden görmek, doktorunuz dışındaki diğer sağlık ekibiyle önceden tanışmak, doğum sırasında nasıl işleyiş bunu öğrenmek çok önemli. Bunları öğrendikten sonra kendinizin beklentileri göz önüne alarak doğum planı oluşturabilirsiniz. Planınızı oluşturduktan sonra bunu doktorunuz ve doğum yapacağınız hastanedeki hemşirelerle paylaşmanızı öneririm.
Bir doğum planın da ;
*Daha önceden bir doğuma hazırlık eğitimi alıp-almadığınızdan bahsedebilirsiniz. Başınıza neler geleceğini ve neler yapmanız gerektiğini bildiğiniz belirtin.
*Doğum esnasinde yanınızda eşiniz mi, bir doğum koçumu yada anneniz mi bulunacak?
*Doğum esnasında hastane personeli odanıza ne sıklıkla girsin?
*Odanızı nasıl düzenlemek istersiniz ? Hafif müzik, loş ışık, belki kapıya ''ziyaretçi yasak'' diye bir yazı asılması..
*Suni sancı ile ilgili düşünceleriniz nedir?
*nst bağlama sıklığı nedir? damar yolu açmak yada serum vermek ne kadar gerekli? Su içebiliyor musunuz?
* *Doğum ağrıları sırasında ağrıyı önlemek için yapılan epidural anestezi hakkındaki düşünceleriniz nedir?
*Bebek odasında biberonla anne sütü dışında bir sıvı verilmemesi, emzik verilmemesi.
*Doğum ağrıları sırasında ağrıyı önlemek için yapılan epidural anestezi hakkındaki düşünceleriniz nedir?
*Bebek odasında biberonla anne sütü dışında bir sıvı verilmemesi, emzik verilmemesi.
* Kordon kanı örneklenmesi yapılmasını ister misiniz?
* Doğum yapacağınız yeri mümkünse önceden görün.
* Doğum yapacağınız hastaneyi önceden belirleyin.
* Hastaneye en kolay ve en kısa zamanda nasıl ulaşabilirsiniz? Hastaneye giden yolların belirlenmesi ve yollardan birinin tıkalı olması durumunda kullanılabilecek alternatif yolların bulunması.
*Hastane girişleri ve park yerlerinin öğrenilmesi
* Doğum yapacağınız hastane bebek dostu (emzirmeyi destekleyen) bir hastane mi diye araştırın.
* Sigortanızla anlaşmalı bir kurum mu? Önceden bilgi alın.
* Eğer eşler doğuma katılacaksa, birlikte doğum filmleri izleyin.
* Doğum çantanıza neler koymanız gerekiyor? Doğum çantanızın içindekilerin yedeklerinin evde nerede olduğunu mutlaka eşinize gösterin. Acil yedeklere ihtiyaç duyduğunuzda eşiniz de strese girmeden, yedekleri size ulaştıracaktır.
* Kültürel ve dini açıdan belirtmek istedikleriniz var mı?
* Eşiniz bebeğinizin göbek bağını kesmek istiyor mu?
*Bebeğiniz için çocuk doktoru araştırın.
* Doğuma sizi götürecek arabayı ayarlayın ve bakım kontrollerini yaptırın.
* Hangi durumda doktorunuzu aramanız gerektiğini öğrenin.
* Aranacak kişilerin telefon numaralarının bir kağıda yazılması. Telaş halinde kimleri arayacağınızı ve telefon numaralarını unutabilirsiniz.
* Cep telefonunuzun şarj aleti (ancak hastane içinde cep telefonunuzu kullanıp kullanamayacağınızı önceden öğrenin, büyük olasılıkla cep telefonunuzu kullanmanıza izin verilmeyecektir!)
* Bebeğinizi eve nasıl götüreceksiniz? Buna karar verip, araba da ona göre düzen hazırlamalısınız.
*•Doğumunuz esnasında diğer çocuğunuza kim bakacak, buna karar vermeli, ayarlamalar yapmalısınız.
*Doğuma girmeden önce doktorunuz ve diğer sağlık personeliyle tanışmak, eşinizle birlikte her türlü alternatifi konuşmak, sizin doğuma girerken kendinizi daha rahat hissetmenizi sağlayacaktır.
“SAĞLIKLI YEMEKLER MUTLU ÇOCUKLAR”
Sağlıklı beslenen çocuklar büyüyüp, mutlu yetişkinler olurlar!
“Clarita’s Way” felsefesinin yaratıcısı Clara Amram’ın yeni kitabı “Sağlıklı Yemekler Mutlu Çocuklar” seçkin kitapevlerinde yerini aldı. Amram yeni kitabında çocuklarımızın sağlıklı ve mutlu bir şekilde büyümelerine yardımcı olacak doğal, lezzetli, yaratıcı ve eğlenceli yemekleri hazırlayabilmenin sırlarını okuyucularıyla paylaşıyor.
“Sağlıklı ve Lezzet Dolu Bir Yaşam” ve “Gökkuşağından Lezzetler” adındaki iki kitabı ile önemli bir takipçi kitlesine ulaşan Clara Amram, Clarita’s Way Felsefesinin üçüncü kitabı “Sağlıklı Yemekler Mutlu Çocuklar” ile ses getiriyor. Amram’ın çocuklara büyük zarar veren bozuk yeme düzenine savaş açmak için kaleme aldığı “Sağlıklı Yemekler Mutlu Çocuklar” kitabı seçkin kitapevlerinde okurlarıyla buluştu. Amram son kitabında hayatımızın en önemli varlıkları olan çocuklarımıza doğru beslenme alışkanlığı kazandırarak yaşam boyu sağlıklı ve mutlu bir hayat sürmelerine rehberlik ediyor. Sağlıklı Yemekler Mutlu Çocuklar; Kahvaltılar, Enerji içecekleri, Çorbalar, Salatalar, Ekmek ve Sandviçler, Hamburgerler, Sosisler, Patatesler, Hayvansal Proteinler, Çipsler, Tatlı Bir Dünya, Atıştırmalıklar, Beslenme Çantası, Sunuşlar ve Akıllı Pazarlama Teknikleri gibi bölümlerden oluşuyor.
Anne babaların vazgeçilmez kitaplarından biri olmaya aday olan “Sağlıklı Yemekler Mutlu Çocuklar” da çocuklarımızın ihtiyacı olan sağlıklı ve doğal besinleri, eğlenceli, lezzetli, çekici ve keyifli bir şekilde hazırlama konusunda benzersiz yemek tarifleri yer alıyor. Kitabında yeterli ve dengeli beslenmenin formüllerini okuyucularıyla paylaşan Clara Amram çocukların fiziki, ruhsal ve sosyal yönden gelişimine katkı sağlayacak bir çok tarifi ile anne babalara ilham veriyor. Amram “Clarita’s Way” felsefesinin “Doğru Olan Doğal Olandır” yaklaşımı ile hazırladığı yeni kitabında tariflerinde bir parça hayal gücü ve yaratıcılıkla doğanın harikalarını kullanarak kendi harikalarını yaratmaları konusunda ebeyenlere pekçok seçenek sunuyor. Clara Amram’ın son kitabı “Sağlıklı Yemekler Mutlu Çocuklar” bol abur cubur, az hareket üzerine kurgulanmış olan 21. Yüzyılın yaşam şekline karşı durma amacı taşıyor.
“Sağlıklı Yemekler Mutlu Çocuklar” kitabında yer alan tarifler her yerden rahatlıkla ulaşabilecek malzemelerden oluşuyor. Beslenme, atıştırma ya da piknik çantalarına koymak için son derece kolay ve pratik olan tarifler anne babalara büyük kolaylık sunuyor. Kitaptaki tarifler günlük öğünler, partiler, kutlamalar ya da atıştırma saatleri gibi sayısız durumda servis etmeye de oldukça uygun.
Tıp Dünyasından Sağlıklı Yemekler Mulu Çocuklar” Kitabına Büyük Destek Ve Övgü
Çocuk Onkoloğu Prof. Dr. Rejin Kebudi, Beslenme ve Diyet Uzmanı Prof. Dr. Muazzez Garipağaoğlu, Çocuk Kardiyaloğu Prof. Dr. Aygün Dindar ve Klinik Psikolog Esin Acıman Clara Amram’ın kaleme aldığı “Sağlıklı Yemekler Mutlu Çocuklar” kitabına büyük övgülerde bulundular. Sağlıklı beslenmenin yetişkin dönemde, karşılaşabilecek birçok kronik hastalığın oluşma riskini önemli ölçüde azalttığını belirten uzmanlar kitabta yer alan bütün tariflerin çocukların dengeli ve doğru beslenmesine büyük katkı sağlayacağını ifade ettiler. Uzmanlar Amram’ın Clarita’s Way felsefesi ve yazdığı kitaplarla sağlıklı bireyler ve nesiller yaratılmasında büyük bir misyon üstlendiğini belirtterek kendisine teşekkür ettiler.
Editöre not: Clara Seren Amram 1968 yılında Peru’nun Lima şehrinde doğup, Venezuela’nın Caracas şehrinde büyüyen Clara’nın yemek yapma, spor ve sağlık tutkusu ergenlik yaşlarında başladı. Bankacı babası ve bahçesinde orkide yetiştirmeyi seven annesi, sanatçı ruhları ve renki kişilikleriyle, Clara’nın esin kaynağı oldular. Ailesinin Rus, Polanya ve Türkiye’ye kadar uzanan köklerinin oluşturduğu zengin kültürel ve etnik karışım Clara’nın mutfağınada yansıdı; Fit ve sağlıklı yaşam tarzı düşüncelerinin temellerini oluşturdu. Clara lise eğitimini tamamladıktan sonra “Yüksek Mutfak” (“Haute Cuisine” ) (Seçkin Yemek Pişirme) eğitimini almak için İsviçre’ye gitti. Venezuela’ya dönüşünün ardından Caracas’taki Santa Maria Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Hem babasının hem de eşinin memleketi olan Türkiye’ye, İstanbul’a taşındı ve Türkçe öğrendikten sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde hukuk diplomasının denkliğini kazandı. Clara Amram suç ile kötü beslenme arasındaki bağı irdeleyen çeşitli araştırmalar yapmaktadır.
Clarita’s Way fikrini geliştirerek içinde yemek tarifleri, ip uçları ve kendi yaşam ve beslenme felsefesini paylaştığı aynı isimde iki kitap yazdı. Clarita’s Way sağlıklı ve lezzetli bir yaşam içinde iyi beslenip kendini mutlu hissetme sanatıdır. Bu üçüncü kitap ise Clarita’s Way felsefesinin çocuklara ve gençlere yönelik uzantısıdır. 2008’de ilk kitap yayınlandığından bu yana Clarita’s Way çeşitli workshoplar ve seminerlerle farklı gruplardaki insanlara sunmuştur. Sağlıklı yaşam biçimini benimseyen ve yaşam kalitesini yükseltmek isteyen olduğu geniş bir katılımcı kitlesi vardır. Bu toplantılara katılanlar Clarita’s Way etkinliklerinin kendileri için eşsiz ve unutulmaz bir deneyim olduğunu; bütün yaşantılarını değiştirdiğini ve yemek yemeye, sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmeye bakış açılarını genişlettiğini, kendilerini daha enerjik, pozitif ve mutlu hissetiklerini ifade etmişlerdir.
Clara Amram, eşi ve iki çocuğu ile halen İstanbul’da yaşamakta, yoga, sağlıklı beslenme, spor ve kitap yazarlığının yanı sıra suç ve beslenme arasındaki ilişkiyi bilimsel bir platforma taşıma amaçlı proje çalışmasını sürdürmektedir. Aylık FormSante dergisindeki köşe yazılarına ek olarak Şalom Gazetesi’nde ve başka yayın organlarında Clara Amram’ın yazıları yayımlanmaktadır.
Çocuğunuzun Yaşamı Astımla Kısıtlanmasın
21. Yüzyılın salgın hastalıklarından biri olan ve özellikle her 10 çocuktan birinde görülen alerjik astımın, aileleri olumsuz etkileyen hastalıklardan biri olduğunu belirten Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak, “Astım, tekrarlayan bronş daralması ile seyreden bir hastalıktır. Daha çok çocuklarda görülen astım hastalığının %90 nedeni alerjidir”dedi.
Günümüzde her 10 çocuktan birinin alerjik astımının olduğunu belirten Prof. Dr. Yonca Tabak, doğum süreci ile birlikte bağışıklık sistemindeki dengenin sağlanmasının gerektiğine ve normal doğan bebeklerde alerjik astım görülme olasılığının daha az olduğuna dikkatleri çekti.
Astım Hayatınızı KısıtlamasınÇocuklarda astım hastalığının bütüncül tedavi gerektirdiğini ve bununda dört basamaktan oluştuğunu belirten Prof. Dr. Yonca Tabak “ Çevre düzenlemesinden ilaç tedavisine, dilaltı damla aşı tedavisinden, reflü kontrolüne kadar tüm bu dört basamaktan biri eksik kaldığında bile astımın erişkin hayata uzaması olasılığı artar.” diyerek tedavinin önemini belirtti.
Astımın Dört Dörtlük Tedavisi Nasıl Olmalıdır?- Çevre düzenlemesi: Alerjik olunan maddeden ve alerji dışı astım atağı tetikleyicilerinden uzak durmak tedavinin ilk adımı olmalıdır. Çocuklarda en sık alerji ev tozu akarlarına karşı gelişir. Bu nedenle alerjik astımı olan çocukların evinden halıların uzaklaştırılması, yatak ve yastığa akar geçirmeyen özel alerji kılıfları takılması gerekir. Çocuğun evinin hiçbir yerinde sigara içilmemelidir.
- İlaç tedavisi: Alerjik astımı olan çocukların ilk planda hızlı etki eden sprey ilaçlarla atak geçirmeyecekleri hale getirilmesi gerekir. Bu ilaçlar çok düşük doz, kana karışmayan kortizon içerir. Uygun dozda kullanıldığında yan etki riski olmaz. İlaçların başlanıp kesilme kararı alerji uzmanınca verilmelidir. Alerji konusunda kökten çözüm sağlandıkça ilaçlar yavaş yavaş azaltılarak kesilmelidir.
- Dilaltı Damla aşı tedavisi: Alerji bağışıklık sisteminin yanlış çalışmasına bağlı gelişir. Alerji kökten çözülmedikçe astım devamlı ilaçla baskılanmak zorunda kalınır. Alerjinin kökten çözümü aşı tedavisidir. Çocuklarda aşı tedavisi yan etki riski olmaması nedeniyle dil altı damla olarak tercih edilir. Uygulama ailelerce evde yapılır. Tedavi süresi 3-5 yıldır.
- Reflü kontrolü: Astım doğası gereği çocuklarda yüzde 80 mide başı gevşekliği ile seyreder. Mideden yukarı soluk borusuna ve akciğerlere kaçan mide asidi astımı kötüleştirir. Bu nedenle reflüden koruyucu beslenme astım tedavisinin olmazsa olmaz bir parçasıdır. Reflüyü artırıcı kakaolu çikolata, kek ve benzeri gıdalardan kaçınmak, gece yatmadan önce en az iki saat süt de dahil olmak üzere çocuğa yemek yedirmemek gerekir.
5 Kasım 2013 Salı
BEBEK BODYSİ AMA BİLDİKLERİNİZDEN DEĞİL:)) ÇEKİLİŞİMİZ VAR!!
Sevgili Ayşegül çok güzel işler yapıyor. Ayşegül, Marga 'da o kadar güzel tshirtler, bebek bodyleri, çantalar hazırlıyor ki:))
Bu hazırladığı bebek bodylerinden birisini Bebeimgeliyor takipçisi olan anneye hediye etmek istiyor. Bu çekiliş için yapmanız gereken şey sadece ertugrul.esra@gmail.com e-mail atmak.Pazartesiye kadar e-mail atan , bir bebişe bu bodyi hediye edeceğiz:))
Sevgili Ayşegül çok başarılı işler yapıyor. Bebeğiniz için alacağınız bodyler sadece bende olsun diyorsaniz ya da arkadaslariniza farkli hediyeler vermek isterseniz
http://aysegulkobar.blogspot. com den tasarimlarina goz atabilirsiniz.
Online olarak satin almak icin http://aysegulkobardesign. sopsy.com dan satin alabilirsiniz.
Bu hazırladığı bebek bodylerinden birisini Bebeimgeliyor takipçisi olan anneye hediye etmek istiyor. Bu çekiliş için yapmanız gereken şey sadece ertugrul.esra@gmail.com e-mail atmak.Pazartesiye kadar e-mail atan , bir bebişe bu bodyi hediye edeceğiz:))
Sevgili Ayşegül çok başarılı işler yapıyor. Bebeğiniz için alacağınız bodyler sadece bende olsun diyorsaniz ya da arkadaslariniza farkli hediyeler vermek isterseniz
http://aysegulkobar.blogspot.
Online olarak satin almak icin http://aysegulkobardesign.
22 KASIM DA TÜP BEBEK HAKKINDA BİLİMSEL GELİŞMELER TOPLANTISI
İstanbul Florence Nightingale hastanesi Tüp bebek Bölümüne geçtik. Önce hekimler için sonra da tedavi gören, tedavi görecek olan ,tüp bebekle bebek sahibi olmuş anneler için destek-bilgilendirme toplantıları düzenleyeceğiz.
Günümüzde teknoloji ilerledikçe Tüp Bebekte de Bilimsel gelişmeler olmakta. Bunları Sevgili hocalarımız diğer Tüp Bebek tedavisi yapan hekimlerle paylaşacak. Onkoloji de, tekrarlayan başarısız IVF tedavileri, IVF tedavisinin bir tür yan etkisi olan OHSS ve Tüp bebeğin mutfağı sayılan Embriyoloji laboratuvarındaki gelişmeler hakkında bilgilendirmeler yapacaklar.

Günümüzde teknoloji ilerledikçe Tüp Bebekte de Bilimsel gelişmeler olmakta. Bunları Sevgili hocalarımız diğer Tüp Bebek tedavisi yapan hekimlerle paylaşacak. Onkoloji de, tekrarlayan başarısız IVF tedavileri, IVF tedavisinin bir tür yan etkisi olan OHSS ve Tüp bebeğin mutfağı sayılan Embriyoloji laboratuvarındaki gelişmeler hakkında bilgilendirmeler yapacaklar.
Bu toplantı hekimler için. Ama ben bilimsel toplantıyı da dinlemek isterim derseniz, bekleriz.
IKEA oyuncakları çocukları okutacak
IKEA mağazalarındaki yumuşak oyuncaklar milyonlarca çocuğun eğitimine katkı sağlamak üzere sahiplerini bekliyor.
10 Kasım - 4 Ocak tarihleri arasında, IKEA Türkiye mağazalarından satın alınan her yumuşak oyuncak ile çocukların eğitimine 2,5 TL katkıda bulunulacak.
Çoğunluk için daha iyi günlük yaşam vizyonuyla, güzel tasarımlı, kullanışlı ve kaliteli binlerce çeşit mobilya ve ev aksesuarını düşük fiyatlarla tüketicilerle buluşturan IKEA Türkiye, bu senede UNICEF ile Save The Children’ın tüm dünyada yürüttüğü eğitim kampanyasına destek veriyor.
2014’ü karşılarken çocuklarınız için alacağınız IKEA’nın yumuşak oyuncakları, dünyada ihtiyaç sahibi binlerce çocuğa da hediye olacak
10 Kasım - 4 Ocak tarihleri arasında IKEA mağazalarından satın alınan her yumuşak oyuncak için, UNICEF ve Save The Children’ın dünya çapında gerçekleştirdiği eğitim kampanyasına 2,5 TL aktarılacak.
IKEA Türkiye, bu yıl dördüncüsü gerçekleşecek UNICEF kampanyası çerçevesinde 2013 yılında tam12.4 milyon Euro toplayarak elde edilen bu geliri, Afrika, Asya ve Doğu Avrupa’daki çocukların daha iyi bir eğitime kavuşabilmesi için UNICEF ve Save the Children Vakfı’na bağışlamıştır.
İyi bir hikayeden daha fazlası var
IKEA Türkiye, eğitim kampanyası çerçevesinde her yıl olduğu şekilde bu yıl da çocukların en sevdiği hikaye kitaplarından ilham alarak yarattığı yumuşak oyuncak karakterleriyle, çocuklara masalsı bir dünyanın kapılarını aralıyor.
Çocuklar için güvenlik ön planda
IKEA’nın yumuşak oyuncaklarında kullanılan karakterlerde dikiş gözler kullanılıyor. Zorlu güvenlik testlerini başarıyla geçen bu ürünler sayesinde çocukların herhangi bir kazaya maruz kalmaları da engelleniyor.
UNICEF eğitim kampanyasına katılmak ve çocukların eğitimine katkıda bulunmak için en yakın IKEA mağazasına uğramanız yeterli.
UNICEF Türkiye hakkında
Türkiye, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, çocuk haklarını desteklemek ve bireylerden ve özel sektörden fon toplamak için bir UNICEF Milli Komitesi’nin yanında bir de çocuk refahıyla ilgili kilit alanlarda işbirliği program uygulayan bir Ülke Ofisi’nin bir arada bulunduğu tek ülkedir. UNICEF Türkiye aralarında Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü’nün de bulunduğu çok sayıda bakanlık ve devlet kurumu ile birlikte oluşturduğu beş yıllık ülke programları çerçevesinde çalışır.
UNICEF Ülke Ofisi2011-2015 programının vurgusu; çocuk yoksulluğu, okul öncesi eğitim ve 14-18 yaş grubundaki çocukların (ortaöğretime devam edenler ve etmeyenler) ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik kitlesel projeler oluşturmaktır. Çalışmalar “Farklılıkların Azaltılması, Sosyal İçerme ve Koruma” ile “Gençlerin Güçlendirilmesi ve Koruma” ana başlıklarında toplanmaktadır.
UNICEF Türkiye Milli Komitesi'nin amacı, Türk ve dünya çocuklarının ihtiyaçları ile ilgili kamuoyu bilinci oluşturmak ve devlet kuruluşları, sivil toplum örgütleri, özel sektör, meslek örgütleri, gönüllü kişi ve gruplarla işbirliği yaparak UNICEF'in çocukların sağlığı ve eğitimi, korunması ve çocuk hakları konularında yaptığı çalışmalara yardım etmektir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








