28 Kasım 2012 Çarşamba

SEVGİLİ FULDE'NİN BEBEĞİ BLOĞUNUN SAHİBESİ FULDEN'İN ANKET / RÖPORTAJIMA VERDİĞİ CEVAPLAR:))


      The Skinny Mom
"a lifetime is not enough for this love"

*Nasıl bir hamilelik geçirdiniz? Hamile iken kaç kilo aldınız, kilolarınızı nasıl verdiniz?
My Photo-Epey rahat bir hamilelik geçirdim. Dağ tepe hoplayıp zıpladım, gezdim. 8,5 aylık hamileliğe dek çalıştım. En başta tek sıkıntım bulantıların şiddeti oldu ama sonradan geçti. Doktorum pek yasakçı biri değildi, onun tavsiyesiyle sadece tatlı, börek, çörek kategorisindeki şeylerden uzak durdum,  toplamda 10 kilo aldım, doğumdan beri de tam 15 kilo verdim J


*Bebeğinizi ilk kucağınıza aldığınızda neler hissettiniz?
-Çok perişan hissettim. Sezaryen olduğum için biraz sıkıntılıydım, daha önce hiç ameliyat olmamıştım ve sezaryenden çıkana kadar da ameliyat olduğumun ciddiyetine varamamıştım. Ağrım çok fazlaydı. İlk kucağıma aldığımda çok korktum, bir iki saat sonra ise “nasıl bu kadar güzel olabilir” diye ağlamaya başladım. Çocuğu kucağa almayı mutluluk, aşk, meşk gibi standart duygularla ifade etmek çok anlamsız çünkü bambaşka bir olay. Sizden bir tane daha var artık ve bunu fark ettiğinizde sarsılıyorsunuz.


*Bebeğiniz şimdi kaç yaşında?
-10 aylık oldu.


*Yaşamınız çocuğunuzdan sonra nasıl değişti?
-İlk birkaç ay herkesinki gibi benimki de bütünüyle kötü  ya da iyi diyemeyeceğim şekilde değişti. Özellikle son 5 aydır, katı gıdalara başladığımızdan beri, mutfakta daha fazla zaman geçirmeye başladım.  Mutfak ve yemek alışkanlıklarımız tümüyle değişti diyebilirim. Artık endüstriyel gıdadan elimizden geldiğince uzak duruyoruz ailece. Daha fazla çamaşır yıkanır oldu enteresan bir biçimde sürekli makine çalışıyor evde J Gene deterjanları falan hep bebek için üretilenlerden alıyoruz tabi.
Eşim de ben de minimalizmi severiz. Basit ve sade eşyalarımız vardır, salondaki sehpaların üzerinde ıncık cıncık eşyalar yoktur; ama şimdi hiçbir şey yok! Begül için her şey ortadan kaldırıldı, çünkü çok erken sayılacak bir zamanda emekledi ve ayaklandı, biz de bütün evi değiştirdik J Bunun dışında, eskiden eşimle çok fazla dışarı çıkardık, şimdi eşim çıkıyor ben oturuyorum, normalde hiçbir eş bunu kabullenmez sanırım, ben ise çok memnunum, arada “senin halı saha maçın falan yok mu ya?” diye sitem ettiğim bile oluyor. Enteresan bir biçimde, henüz eski aktif hayatımı özlemiyorum. Evde de dışarıda da Begül’le yeterince aktif sayılabilecek bir hayatım var.
*Çocuğunuzla ile 1 gününüz nasıl geçiyor?
-Çalıştığım zamanlarda –ki haftanın en az 5 günü geceli gündüzlü çalışmam gerekiyor,  Begül günün çoğunu adeta kendi başına geçiriyor. Kendi başına derken, ikimiz de salonda oluyoruz, o oyuncaklarıyla oynuyor, ben işimi yapıyorum. Çoğu zaman elinde bir meyve, sebze, ekmek vs oluyor mesela. Kendi başına çok güzel oynayan, kolay sıkılmayan bir çocuk şimdilik. (Ben de öyleymişim bebekken) Ben sadece uyutmak, yemek yedirmek, beraber oynamak, banyo yaptırmak gibi şeyler için diyalog kuruyorum onunla. Ama şöyle bir görüntü çizeyim, mesela yürümeye başladığından beri, ördek gibi peşimden geliyor, ben çamaşır asarken benimle duruyor, yemek yaparken mutfakta oynuyor, bir yandan onunla konuşuyorum hep. Ama eğer işim yoksa o gün, dışarı da çıkıyoruz, beraber bütün gün oynuyoruz da, bazen beraber bir şeyler izliyoruz, müzik çok fazla dinleriz, digiturk 434 no’lu kanal, yeni takıntımız. O kanal Relaxation kanalı ve bütün gün New Age tarzı, SPA müzikleri falan çalıyor. Eşlik eden görüntülerde de mütemadiyen mevsime uygun doğa görüntüleri var. Çok komik, Begül o durağan müzikle, o durağan doğa görüntülerini izlemeyi inanılmaz seviyor. Çoğu zaman o müzikleri dinlerken kucağımda uyuyor artık.


*Anne olmak sizi nasıl değiştirdi?
-Bence anne olunca kimse değişmez. Sadece yeni bir tarz edinir ya da yeni koşullara uyum sağlamak zorunda kalır, ama özünde herkes aynı kalır. Ben çok sert biriydim, şimdi kızıma örnek olmayım diye etrafa karşı daha yumuşak başlıyım. Hayatım tabii ki çok değişti, açık konuşmam gerekirse, artık çocuksuz arkadaşlarımla aynı kafada değilim. Maalesef bu böyle. İnsan ister istemez zaten başka anneleri arkadaş ediniyor, e bu da zorunlu, kaçınılmaz bir tarz değişikliği sayılır. “Anneni anlarsın” diye bir şey var ya, ben ona da inanmıyorum. Nesini anlayayım annemin? Herkes çocuğuna aynı koşullarda mı bakıyor? Çocuğunu iki bakıcıyla büyüten biriyle, yalnız başına büyüten, evinde oturarak büyütenle, dışarıda çalışarak büyüten; çocuğunu yanında çocuğunun babası varken büyütenle, babasız büyüten arasında öyle büyük farklar var ki. Ben annemi falan anlamadım, sadece çok merak ettim, annem de beni bu kadar çok mu sevdi? Bundan daha mı çok sevdi? Sütü kesildiğinde o ne hissetti mesela? Annelik empati kurulabilecek bir şey değil diyoruz, her yerde bas bas bağırıyoruz, aynen öyle. Ama bundan kasıt, çocuksuzlar anneleri anlamıyor, değil. Bir annenin bile bir diğeriyle empati kurması çok zor. İşte böyle garip garip şeyler düşünmeye başladım. Ama değişmek? Hayır değişmedim. Hayatta en büyük isteğimdi, kendimden bir tane daha yapmak, değişirsem biraz haksızlık olur J


*Kendiniz nasıl bir anne olarak görüyorsunuz? Korumacı mı, rahat mı?
-Şu anda rahatım, çünkü çocuğum bana bağımlı. Daha bebek. Ama ilerde, okul başladığında, servise binmesi, sokaklarda yürümesi, bir yaz kampına gitmesi gerektiğinde ne olur, işte onu bilemiyorum. Kalbim büsbütün bağımsızlık vermekten yana. İsterim ki, 13-14 yaşında, interrail’le falan yurtdışına yollayım onu. Muhtemelen aklımı kaçırırım ama olsun. O özgür hissetsin, ayakları yere bassın, kendi kararlarını verebilsin, kendi başına bir şeyler başarsın da, gerisi önemli değil.
Evet şu anda rahatım. Çocuğum yerlerde sürünüyor, yere düşen bir şey yıkanmadan ona geri veriliyor,üşütür diye deliler gibi giydirilmiyor, yere düştüğünde kimse gıkını bile çıkarmıyor ve o da düşüp kafasını güm diye yere vurduğunda asla ağlamıyor. En azından ağladığında mızmızlığından değil, gerçekten korktuğundan ya da canının yandığından emin oluyoruz. Yemek yemediğinde üzerine gitmiyorum, yediği kadar yemesine izin veriyorum. Üstü başı kirlenir diye dert etmiyorum, sofrada eliyle ayağıyla yiyor rahat rahat, biliyorum ki, rahatlık gelişimi ve dayanıklılığı getirir. Çünkü annem beni de kız kardeşimi de böyle yetiştirdi. Biz bunun faydasını çok gördük, bu anlamda kendisine minnettarım. J Ama bu rahatlık, bazılarında umursamazlık izlenimi yaratabilir, asla öyle değil. Emin olun, siz ne kadar aşırı tepkiden uzak olursanız, çocuğunuz da o kadar rahat olacaktır. Yoksa o düştüğünde ve kafasını vurduğunda, benim ondan daha çok canım yanıyor.


*Anne olduktan sonra işinize devam ettiniz mi? Devam ettiyseniz zor oldu mu sizin için?
-Biz eşimle, doğum sonrası hakkında en ufak fikre sahip olmadığımız için, çok fantastik bir hayal âleminde olduğumuzu, Begül 3 haftalıkken çalışmaya başladığımda anladık. Biz zannediyoruz ki, bebek işte, uyur, emer, sonra kaka yapar, değiştiririz, gene uyur, falan. Freelance çevirmenim ben, evimde tv kanallarına dizi, belgesel çeviren bir insanım, doğumdan 3 hafta sonra ilk aldığım işi güç bela teslim ettim, ikincisini ise geri gönderdim. Sonraki atılımım Begül 4 aylıkken oldu. O da fiyaskoyla sonuçlandı. Ama artık maddi anlamda çöküşlere gebe kaldığımızdan, Begül 8 aylık olduğunda ben çalışmaya başladım. Tam randımanlı çalışma hayatım ise bundan bir ay önce başladı, zaten 15 gün sonra Begül yürümeye başlayarak bize kozmik şakasını da yaptı J Çok zorlanıyorum, evet. Gerçekten çok zorlanıyorum, hatta çalışmak ve çocuk büyütmekle alakalı yazdığım blog yazımda da anlatmıştım ve birçok insanla bu şekilde dert paylaşmıştık; ama maalesef, kapitalist sistemde başka çare yok JÇalışmak zorundayım. Ama eğer koşullar el verseydi, hayatta da çalışmazdım, 24 saati kızıma ayırırdım seve seve.


*Bloğunuzda annelik yazıları yazmak mı sizi mutlu ediyor?
-Blogumda her şeyi yazmak beni mutlu ediyor. Eskiden köpeklerim, kedilerim, tavşanlarım için blog yazıyordum, şimdi kızım için yazıyorum. Ayrıca sadece futbol yazdığım bir blogum da var, hayata dair her şeyden bahsettiğim bir başka blogum da var, kişisel günlüğümü tuttuğum sadece birkaç kişiye açık bir blogum daha var. Yazı yazmayı çok sevdiğim doğru,  senelerdir yazıyorum ama şimdiye dek en sevdiğim blogum kesinlikle kızıma dair olanı oldu. İlerde kendisine okutmak gibi bir düşüncem yok, her an kapatabilirim de, seviyorum ama süper bağımlısı da değilim J


*Bebek ürünleri satın alırken ne gibi noktalara dikkat ediyorsunuz?
-Kendini kanıtlamış markalar olmasına dikkat ediyorum.


*Evde beslenme ve sağlık konularındaki tutumunuz nasıl? Özellikle çocuğunuzu beslenmesiyle ilgili konularda özel bir yaklaşımınız var mı?
-Yaklaşımım tamamen güdüsel benim. Bana mantıklı geleni yapmaya çalışıyorum. Yakın arkadaşlarıma danışıyorum. Şekeri meyve ve pekmez dışında çok uzun süreyle daha vermeyi düşünmüyorum mesela. Tuzdan da elden geldiğince uzak tutacağım. Unlu gıdalara bağımlı olmasın diye uğraşacağım. Fast Food ve paketlenmiş şeker çikolata tarzı yiyecekler konusunda son derece katıyım. Çok uzak tutmaya çalışacağım. Tereyağı ve zeytinyağı dışında yağ kullanmıyorum. Organik takıntım en baslarda çoktu, şimdilerde ise yok, zira son araştırmalar da organik tarımla sera tarımı arasında besleyicilik açısından fark göstermemiş. Belli bir düzen oturtamadık aslında, tamamen benim çalışıyor olmamdan kaynaklanıyor bu, yemek saatlerimiz, sabah uyanınca kahvaltı, öğlen uyanınca öğle yemeği, sonra bir ara öğün, akşam da akşam yemeği şeklinde, ama belli saatleri yok dediğim gibi.


*Bebeğinize anne sütü verebildiniz mi? Ne kadar süre verdiniz?
-10 aydır aralıksız emzirdim. 1,5 yaşına kadar da emzirmeyi düşünüyorum.



Fulden Ayhan

TEŞEKKÜR EDERİM:))

27 Kasım 2012 Salı

Doğum yöntemine nasıl karar vermeli?


Doğum zamanı yaklaştıkça, verilmesi gereken en önemli kararlardan biri de doğum için hangi tekniğin doğru olacağıdır. Bünyeniz kadar psikolojiinizi de yakından ilgilendiren bu konuyla ilgili doğum bilgileri edinmeli ve en doğru kararı verebilmek için iyi değerlendirmelisiniz. Genellikle 18 - 36 yaş aralığında olan ve ilk doğumunu yapacak annelerin normal doğum yapabilme ihtimali yüksektir. Ama daha genç ya da daha ileri yaşlarda olan anneler için bu seçenek risklidir. 

İçinizdeki sesi dinlemenin yanı sıra doktorunuza da danışarak, en ideal doğum yöntemini belirlemelisiniz.

Normal doğum nedir, nasıldır?

• Gerekli şartlar yerine geldiğinde doğumun vajinal yolla ve normal koşullarda gerçekleşmesine denir.

• Zamanı geldiğinde gerçek doğum kasılmaları başlar. Önceleri seyrek olsalar da düzenli aralıklarla gelen ağrılar, giderek daha sık, daha uzun süreli ve daha şiddetli olmaya başlar.

• Belli bir standartı olmasa da, saatte bir gelen ve 15 - 20 saniye kadar süren düzenli ağrılar başladığında doktorunuzla temasa geçmeniz gerekir.

• Normal doğumlar kendiliğinden olabildiği gibi, vakum veya forseps gibi müdahaleler de gerektirebilir.

• Doğumun birinci evresinde, ağrıların başlamasından hemen sonra serviks açılır. Açılma uzunluğu 10 cm'e kadar çıkar.

• Doğumun ikinci evresinin başlaması için serviksin tam olarak açılması gerekir. Bebeğin dışarı çıkmasına kadar süren bu 2. evrede, şiddetli ve düzenli kasılmalarla itilen bebek, incelen serviksten kolaylıkla geçer ve vajinaya ulaşır.

• Doğumun üçüncü ve son evresi, bebeğin dışarı çıkmasıyla başlar ve plasentanın dışarı çıkmasıyla son bulur. Bebek tamamen dışarı alındığında, plasenta ile bağlantı sağlayan göbek kordonu kesilerek anneden ayrılır.

• Genel olarak doğum ortalama 14 - 15 saat sürer ama daha kısa sürmesi de mümkündür.

Suni Sancı Nedir ?

• Zamanı geldiğinde başlaması gereken sancılar her şeyin uygun olmasına rağmen başlamadığında ya da var olan kasılmaları desteklemek gerektiğinde kullanılır.

• Anneye serumla ‘oksitosin’ hormonu verilir. Bu hormon annede suni kasılmalar başlatır.

• Oksitosin, normal şartlarda beynin ‘hipofiz’ denilen bölgesinden salgılanır ve rahimde kasılmalar yaratmak dışında, sütün memeden dışarı atılmasını sağlar.

• Suni sancı ile oluşan kasılmalar, doğal kasılmalardan daha sık, daha düzenli ve daha şiddetli olur.

• Uygulanan bu tekniğe rağmen yine de doğum ilerlemezse sezaryene geçilir.

Epiyozlu doğum nedir, nasıldır?

• Normal doğum sırasında bebeğin doğumunu kolaylaştırmak ve doğumda oluşabilecek yırtıkları önlemek için çıkış bölgesinin kesilmesidir.

• Doğumda bölgeyi genişletmek için kesilir ve doğum sonrasında yeniden dikilir.

• Bu kesiğe epizyotomi denir ve bebeğin çok daha kolay çıkabilmesini sağlar.

• Gerekmediği sürece yapılmaz ama bölgenin anatomik yapısının bozulma riski varsa bölgeyi korumak amacıyla uygulanır.

• Operasyon sırasında lokal anestezi uygulandığı için ağrı duyulmaz.

Forsepsle veya vakumla doğum nedir, nasıldır?

• Bebeğin kulak çevresinden geçerek başını tamamen kavrayan, metal alete 'forseps' denir.

• Çan şeklindeki metal başlığı bebeğin başına yaslayarak, vakumla dışarı doğru çekilmesine ise vakumla doğum denir.

• Normal doğumların %10'unda doktorlar, doğuma yardımcı olması için forseps veya vakum kullanmayı tercih edebilir.

• Bebeğiniz sıkıntı belirtileri gösteriyorsa veya doğum kanalında sıkışırsa ya da siz yeterince hızlı itemiyorsanız, bu aletler bebeğinizin hayatını kurtarmaya yardımcı olur.

• Bu tür sıkıntılı durumlarda eğer sezaryen olmak istemiyorsanız, bu teknikler normal doğum yapabilmenizi sağlar.

• Genel olarak anne için vakum daha az travmatik olurken, bebek içinse forseps daha az risklidir.

• Bebek açısından kalıcı ve tehlikeli riskler taşımaması için, her iki yöntem de usulüne göre uygulanmalıdır.

Sezaryen nedir, nasıldır ?

• Sezaryen bir operasyon olduğu için, operasyona ilişkin genel riskleri de taşır. Bu yüzden prensip olarak ilk seçeneğin normal doğum olması gerekir.

• Bebeğin rahim içindeki durumu önemlidir. Anne veya bebeği tehdit eden ve beklenmeyen herhangi bir durumda sezaryen gerekli olabilir.

• Günümüzde çoğunlukla ilk doğumlarda ya da bebeğin baş bölgesinden gelmemesi gibi pozisyonlarda sezaryen tercih edilir.

• Tıbbi gereklilikler yüzünden, zorunlu olarak sezaryenin seçilmesi de söz konusu olabilir. Bu gereklilikler hamileliğin son dönemlerine doğru netleşir ve sezaryen planlı bir şekilde gerçekleştirilir.

• Seyrek olarak, normal doğum sırasında gelişebilecek acil durumlarda da sezaryene geçilebilir.

• Sezaryene başlamadan önce hazırlıklar konusunda anne bilgilendirilmelidir.

• Tüm hazırlıklar tamamlandıktan sonra epidural anestezi ya da Spinal anestezi ile anne acıya karşı duyarsızlaştırılır ve karın bölgesinin alt kısmından yaklaşık 8 - 9 cm’lik, yatay bir kesi yapılır.

• Karın duvarı açılır ve kesik derinleştirilerek tüm karın katları açıldıktan sonra rahim duvarına gelinir.

• Ardından bebeği anne karnında besleyen ‘plasenta’ rahmin içinden çıkartılır ve bebek uygun şekilde kesikten dışarı alınır.

• Normal doğumda olduğu gibi sezaryende de göbek kordonu kesilir. Plasenta rahmin içinden alınır.

• Annenin karın içi temizlenir, kanayan yerler kontrol edilir, varsa müdahale edilir ve karın duvarı tekrar anatomisine uygun olarak dikilir.

• Son olarak cilde estetik dikiş yapılır. Ameliyat ortalama 30 - 35 dakika sürer. Ardından anne 10 - 15 dakikalık gözlemin ardından doğum servisine gönderilir.

Suda doğum nedir?

• Annenin 35 - 37 derecede sıcak suyla dolu bir havuzda gerçekleştiği alternatif bir doğum tekniğidir.

• Doğum sırasında sıcak suyun gevşetici etkisinden yararlanılır. Sıcak su, doğal sancılanma sürecinin başlamasına yardımcı olur ve anneye herhangi bir ilaç, ağrı kesici veya suni sancı verilmez.

• Su, vücudu rahatlatan endorfin hormonunun salgılanmasını kolaylaştırarak doğum gerilimini azaltır.

• Doğum başladıktan sonra bebeğin kalp atışları ve annenin tansiyon ölçümleri yapılır.

• Bebek, anne rahminde de suda olduğu için bir su ortamından başka bir su ortamına rahatlıkla geçer ve şoka uğramaz.

• Doğum gerçekleştikten sonra anne normal doğum masasına alınır ve kanama kontrolü yapılır.

• İlk kez doğum yapan annelere ve riskli gebelik grubundakilere önerilmez. Ayrıca HIV, hepatit ve aktif genital enfeksiyonu olan anneler, daha önce sezaryenle doğum yapan veya çok kilolu olan anneler, bebeğin ters gelmesi, çoğul gebelik, bebeğin 4 kilonun üstünde olması, erken doğum, annenin; astım, kalp, şeker veya yüksek tansiyon gibi hastalıklarının olması, su kesesinde sorun olması gibi durumlarda suda doğum yapılamaz.

SEVGİLİ DORUK'UN ANNESİ ÖZLEM'İN ANKET / RÖPORTAJIMA VERDİĞİ CEVAPLAR:))


Küçük Prensim

*Nasıl bir hamilelik geçirdiniz? Hamile iken kaç kilo aldınız, kilolarınızı nasıl verdiniz?

İlk gördüğümde o kadar küçük ve bana ihtiyacı vardı ki... 8 aylık doğdu oğlum bu arada. Acıma, merhamet, sorumlulukla karışık
duygular. Sonrada hergün katlanarak büyüyen bir sevgi. İlk doğduğunda çok sevdiğinizi düşünüyorsunuz ama sonra zaman geçtikce
aslında hergün daha fazla sevdiğinizi hissedip şaşırıyorsunuz resmen. 

Yaşamınız çocuğunuzdan sonra nasıl değişti?
İyi yönlerde de değişimler oldu, olumsuz yönlerde de... ne olursa olsun, hiçbir şey için değişmeyeceğiniz değişimler bunlar...

-- 

*Çocuğunuzla ile 1 gününüz nasıl geçiyor?

Kreşe gitmediği günler sabah kahvaltı, oyun, dışarı çıkıp park yada alışveriş, uyku, oyun, akşam yemeği, oyun ve yatma şeklinde. Oyunlar zaman zaman beraber zaman zaman onu yanlız bırakarak.

*Anne olmak sizi nasıl değiştirdi?

Her sorana söylediğim gibi; daha fazla empati yapan biri oldum. daha iyimser ve sakin. En önemlisi zamanı çok kıymetli biri oldum artık.

*Kendiniz nasıl bir anne olarak görüyorsunuz? Korumacı mı, rahat mı?

Tek biri diyemem. Bazen çok korumacı, bazen çok rahat bazen ikiside değil. Olaylara durumlara göre değişen bir anne tipiyim sanırım.

*Anne olduktan sonra işinize devam ettiniz mi? Devam ettiyseniz zor oldu mu sizin için?

2 yaşına kadar devam ettim. Şu anda oğlumla birlikteyim hep ve bundan çok memnunum. Ama çalışırken de çalışmadan kaynaklanan zorlanmaların hiç olmadı açıkcası. Hem rahat bir işyerim olması, hem gündüzleri eşimin bakıyor olması beni hiç zorlamadı.

*Bloğunuzda annelik yazıları yazmak mı sizi mutlu ediyor?

Annelik yazıları hiç yazmıyorum. Oğlumun hatırlamasını istediğim şeyleri yazıyorum. Annelik yazmayı da okumayı da sevmiyorum açıkcası.

*Bebek ürünleri satın alırken ne gibi noktalara dikkat ediyorsunuz?

Bebek ürünleri almıyorum ama kendimiz içinde oğlum içinde olsun ucuz olsun alayım dedigim birşey olmaz. Kaliteli bulduğum şeyleri almayı severim ve öyle mutlu olurum.

*Evde beslenme ve sağlık konularındaki tutumunuz nasıl?
Ben et yemiyorum. Ama evde et yemesi gereken küçük bir adam ve et obur bir adam var. Bence beslenme anneleri en çok zorlayan ve taviz verdikleri konu. Tabiki sağlıklı şeyler yemeye ve yedirmeye çalışıyoruz ama zaman zaman çok çaresiz ve seçeneksiz kaldığımız zamanlar olduğunda katı olamayabiliyorum.
*Bebeğinize anne sütü verebildiniz mi? Ne kadar süre verdiniz?
19,5 ay dolu dolu emzirebildim.

Özlem Zeynep Karasu -



TEŞEKKÜRLER:)) 

SEVGİLİ ELİF KALKAN'IN ANKET / RÖPORTAJIMA VERDİĞİ CEVAPLAR:))


*Nasıl bir hamilelik geçirdiniz? Hamile iken kaç kilo aldınız, kilolarınızı nasıl verdiniz?
Rahat bir süreçti, çalışıyordum ve 5 yaşında bir oğlum daha vardı ama koşturmayı sevdiğim için zorlanmadım Tek sorun 40 haftanın sonunu beklemek oldu Bebek çok sabırlı çıktı  ben de çok şiştim.  18 kilo aldım. 8 ayda 16 kilo gitti sadece koşturma ve emzirme sayesinde..
*Bebeğinizi ilk kucağınıza aldığınızda neler hissettiniz?
Bebek sahibi olmanın ne harika bri şey olduğunu ve bebekleri ne kadar çok sevdiğimi…
*Bebeğiniz şimdi kaç yaşında?
8,5 aylık
*Yaşamınız çocuğunuzdan sonra nasıl değişti?
İkinci çocuk hayata daha da bağlanmamı ve ilk oğluma karşı daha hassas olmamı sağladı. Evime, aileme daha çok düştüm.
*Çocuğunuzla ile 1 gününüz nasıl geçiyor?
İşe başlamadan önce: sabah 6-7 kalkış, kahvaltı oyun, (müzik, dans kitap) uyku ve uyku sonrası yemekten sonra park saatimiz Sonra abimiz eve gelir oyunlara birlikte devam. Gün içinde bol bol emzirme…  İşe başlamam ile bu rutin değişti tabi…
*Anne olmak sizi nasıl değiştirdi?
Daha yumuşak, merhametli, sakin ve sabırlı yaptı. 
*Kendiniz nasıl bir anne olarak görüyorsunuz? Korumacı mı, rahat mı?
Ortaya karışık. Yerine ve duruma göre korumacı ama çocuklarıma özgürlük ve bağımsızlık vermekten hoşlanırım.
*Anne olduktan sonra işinize devam ettiniz mi? Devam ettiyseniz zor oldu mu sizin için?
Evet. Çok keyifle. İşe dönmek zor oldu. İlk çocuğumda çok rahat dönmüştüm. Ama ikinci bebekte daha fazla bağımlılık hissettim. Yaşın getirdiği bir şey olduğunu düşünüyorum. Bir de başka bebeğim olmayacağı için bu bebeği doyasıya yaşamak istiyorum dedim kendi kendime ama yine de çalışmadan duramadım.
*Bloğunuzda annelik yazıları yazmak mı sizi mutlu ediyor?
Blogum yok.
*Bebek ürünleri satın alırken ne gibi noktalara dikkat ediyorsunuz?
Kimyasal katkısı olmasın ya da çok az olsun. Güvenilir /bildiğim dah aönce kullandğım markaları tercih ediorum genellikle. Alerjen özelliği az  olmalı. 
*Evde beslenme ve sağlık konularındaki tutumunuz nasıl? Özellikle çocuğunuzu beslenmesiyle ilgili konularda özel bir yaklaşımınız var mı?
Yemek yemeye zorlamam ama ıvır zıvır alternatiflerini minimum sunarım. Eve ıvır zıvır almayız, dışarıda arada sırada kaçamaklarımz olur. Dışarıda yediğimiz bir dondurma hem bir motivasyon aracı hem de yeri geldi mi kutlama olabiliyor. Evde dengeli besleniyoruz. 
*Bebeğinize anne sütü verebildiniz mi? Ne kadar süre verdiniz?
İlk 6 ay sadece annesütü. 6. Aydan beri ek gıda + anne sütü.
Anne sütünün önemi ve değerine tüm kalbimle inanıyorum. Emzirmek hayatta yaşadığım en güzel deneyimlerden biri.

ELİF KALKAN 

Sorularıma cevap verdiğiniz çok teşekkür ederim.

SEVGİLİ BAŞAK SEBAT'IN ANKET/ RÖPORTAJIMA VERDİĞİ CEVAPLAR:))


*Nasıl bir hamilelik geçirdiniz? Hamile iken kaç kilo aldınız, kilolarınızı nasıl verdiniz?
İlk 3 ay mide bulantısı ile geçti ama ilaçla alarak yemek yiyebildim. Diğer aylar rahat bir hamilelik geçirdim. 16 kilo aldım hamileliğimde. Hala kilo veremedim sadece 6 kilo verdim.

*Bebeğinizi ilk kucağınıza aldığınızda neler hissettiniz?
40+2 de dogum yaptım. Normal dogum beklerken kontrol için gittiğim hastanede sezeryana alındım ve yaşadığım şoklardan dolayı  bebeğimi kucagıma aldığımda pek bir şey anlamadım.Hatta anneme bir daha dogum yapmam dedim. Nezaman kızımla ilgilenmeye başladım 2.cocuga karar verdim.

*Bebeğiniz şimdi kaç yaşında?
2 aylık
*Yaşamınız çocuğunuzdan sonra nasıl değişti?
Suan için pek bir şey anlamıyorum sadece uykusuzum. Ama anneme sunu söyledim seni daha iyi anladım.
*Çocuğunuzla ile 1 gününüz nasıl geçiyor?
Kızım ufak oldugu için emzirme alt değiştirme ve uyutma ile geçiyor. Tabi uyutabilirsem uyuyor,uyumazsa konusarak oyun oynayarak vakit geçiriyoruz.
*Anne olmak sizi nasıl değiştirdi?
Korumacı,detaycı,takıntılı 
*Kendiniz nasıl bir anne olarak görüyorsunuz? Korumacı mı, rahat mı?
Bazen rahat bazen takıntılı neden niçin ama bazen de rahat davranıyorum. Ruh halime göre değişiyor.
*Anne olduktan sonra işinize devam ettiniz mi? Devam ettiyseniz zor oldu mu sizin için?
Yurtdısında yasadıgım için çalısmıyorum ama Türkiye’de olsaydım kesinlikle calısırdım.
*Bloğunuzda annelik yazıları yazmak mı sizi mutlu ediyor?
*Bebek ürünleri satın alırken ne gibi noktalara dikkat ediyorsunuz?
Kaliteli ürünler olması,kullanışlı olması,sağlık acısından iyi olması.
*Evde beslenme ve sağlık konularındaki tutumunuz nasıl? Özellikle çocuğunuzu beslenmesiyle ilgili konularda özel bir yaklaşımınız var mı?
Ben kendimde saglıklı bir şekilde beslendiğim için kızım da aynı şekilde beslenmesi önemli


*Bebeğinize anne sütü verebildiniz mi? Ne kadar süre verdiniz?
Suan 2 aylık verebiliyorum hedefim 1 yaşına kadar vermek.

Adı-soyadınız, varsa bloğunuzun linkini ve e-mai adresinizi de eklerseniz çok memnun olurum.
Basak Sebat
Sorularıma cevap verdiğiniz çok teşekkür ederim.

26 Kasım 2012 Pazartesi

DOĞUMA VE BEBEĞE HAZIRLIK KURSU


Keyifli ve heyecanlı bir dönemin başındayken merak ettiğiniz ve belki biraz endişelendiğiniz şeyler olabilir. Gebelik, doğum ve en sonunda ulaştığınız bebek.. Bunlar bir anne ve baba adayının hayatında dönüm noktalarıdır. Biz bu dönüm noktanızın en iyi şekilde olması için sizlere destek vermeye çalışıyoruz..

Ben Hamile Eğitmeni ESRA ERTUĞRUL merak ettiğiniz ve endişelendiğiniz konularda size yardım etmek, destek olmak istiyorum.
Bu kurs ile daha bilinçli ve keyifli bir hamilelik dönemi geçirmenizi sağlamak, rahat ve kolay bir doğum yapmanıza yardımcı olmak ve güvenli bir doğum sonrası dönemi yaşamınızı hedefliyorum.
Eğitimlerimiz interaktif şekilde yapılmaktadır. O nedenle en fazla 5 çiftten oluşmaktadır. Derslerimiz teorik bilginin dışında uygulamalardan da oluşmaktadır. Kursumuza gelirken , özellikle yanınızda bir şey getirmenize gerek yoktur. Sadece rahat kıyafetler giyebilirsiniz.



Bebeimgeliyor doğum ve bebeğe hazırlık kursumuz 3 oturumdan ve doğum sonrası anne-baba ve bebek toplantısı olmak üzere 4 oturumdan oluşmaktadır.

Kursumuza babalarında katılmasını anne adaylarına tavsiye ediyoruz. Eğer baba adayı gelmek istemezse size doğum ve sonrası destek olacak kişi ile kursa katılabilirsiniz.

Kursumuza 12-13 gebelik haftasını tamamlamış olmanızı tavsiye ediyoruz.;


Kursumuzun içeriği;

BEBEİMGELİYOR DOĞUM VE BEBEĞE HAZIRLIK KURSU

4 HAFTALIK PROGRAM

1.OTURUM:

Hamilelik ve bebeğin gelişim süreci,

Doğum çeşitleri ve doğumun fizyolojisi,

Doğum sırasındaki anestezi çeşitleri, ağrısız doğum,

Doğuma hazırlık

Normal doğum yapmak isteyen anne adayları için, normal doğuma yönelik nefes egzersizleri, ıkınma teknikleri ve masaj teknikleri anlatılacaktır.

Doğum planımız nasıl olmalı?

Babanın doğum planı

Bebek odası hazırlığı ve doğru alışveriş,

Doğuma giderken anne ve bebeğin valiz hazırlığı

Hamilelik psikolojisi / doğum korkusunu yenmek

RAHATLAMA NEFES EGZERSİZLERİ

2.OTURUM:

Emzirme ve anne sütü,

Yenidoğan bakımı;

-göbek bakımı,
-yeni doğan sarılığı,
-bebeğin altının değiştirilmesi,(babaları da uygulamaya katarak)
-bebeği tutuma ve taşıma,
-bebeği giydirme,
-yenidoğan refleksleri,
-bebeğin yıkanması,
-bebeğin gazının çıkarılması,
-bebek için rahatlatma masajı,
-bebeğin aşıları,
-bebeğin uyku düzeni,
-bebeğin tırnaklarının kesilmesi ve bakımı,
-bebeğin ağlaması ve onu sakinleştirmenin püf noktaları,

*0-6 ay anne - bebek ilişkisinin önemi:dünya ile ilk ilişki ve bağlanma,
BEBEĞE YAPILACAK EGZERSİZLER

3.OTURUM:

Lohusalık bakımı,

Lohusalık Sendromu,

Yeni rolleriyle doğumdan sonra eşlerin ilişkisi,

Doğum sonrası ve emziren annenin beslenme

Çalışan annenin işe dönme: anne ve bebeğin ayrılık hazırlığı

Doğum sonrası anne ve bebek

NEFES VE RAHATLAMA EGZERSİZLERİ

4. OTURUM:


Doğumdan sonraki ilk 2 ay içerisinde anneler ve babalar bebekleri ile birlikte anne -bebek -baba grubumuza katılabilir ve zorlandıkları konularda danışmanlık hizmeti alabilirler. Bu oturumumuza  psikoloğumuz ve hamile eğitmeni arkadaşımızda bulunacaktır.

Katılmak veya detaylı bilgi almak isterseniz;
ertugrul.esra@gmail.com
email atabilrisniz...

Bu program Ocak ayında başlayacak ve max. 4 çiftten oluştuğu için öncesinde mutlaka kayıt yaptırmamız gerekmektedir.
Ücreti: 500 TL+KDV

SEVGİLİ KIZ-ANNESİ BLOĞUNUN SAHİBESİ DİLEK HANIMIN ANKETY / RÖPORTAJIMA VERDİĞİ CEVAPLAR:))



kiz-annesi

*Nasıl bir hamilelik geçirdiniz? Hamile iken kaç kilo aldınız, kilolarınızı nasıl verdiniz?
zor bir hamilelik geçirdim, bulantı kusma çok fenaydı.9 ay boyunca kustum doğum için yattığımda da kusuyordum hala :( toplamda 12 kilo aldım emzirerek 7 sini verdim ama 5i hala benimle :)
*Bebeğinizi ilk kucağınıza aldığınızda neler hissettiniz?
tarifi mümkün değil ki ağlamaya başladım ve kokusunu doldurdum ciğerlerime...
 *Bebeğiniz şimdi kaç yaşında?
2.5 aylık
 *Yaşamınız çocuğunuzdan sonra nasıl değişti?
kendimi dünyanın en hızlı en güçlü en mutlu ve tabiki en yorgun insanı olarak görüyorum...
*Çocuğunuzla ile 1 gününüz nasıl geçiyor?
yoğun :) evin işleri büyük kızımla ilgilenmek bebeğimi emzirmek temizlemek gazını almak veee tabiki uyutmak :) bir bakıyorum akşam olmuş ve bir köşede sızıp kalıyorum...
 *Anne olmak sizi nasıl değiştirdi?
ilk kızımda anne olmayı pek anlamamışım bu bebeğimde anne oldum ve hayatıma yeni boyut eklendi... daha güçlüyüm bunu hissediyorum en çok... ve daha pimpirikli evhamlı bir kadın  oldum :) ama çok yorgunum ve tabiki yuvarlak bir vücudum var :)
*Kendiniz nasıl bir anne olarak görüyorsunuz? Korumacı mı,rahat mı?
korumacııııııııııııı :D
*Anne olduktan sonra işinize devam ettiniz mi? Devam ettiyseniz zor oldu mu sizin için?
herşeyi bıraktım ben...
 *Bloğunuzda annelik yazıları yazmak mı sizi mutlu ediyor?
yeni başladım bu işe ama yazabilmek mutlu ediyor
 *Bebek ürünleri satın alırken ne gibi noktalara dikkat ediyorsunuz?
zararlı pigmentler içerip içermemesine bakmaya çalışıyorum ve tabiki bir beden büyük alıyorum bazısını :)
*Evde beslenme ve sağlık konularındaki tutumunuz nasıl? Özellikle çocuğunuzu beslenmesiyle ilgili konularda özel bir yaklaşımınız var mı?
çocuklarımın beslenmesi evdeki en büyük önceliğim.. doğal ve kendi yapımım şeyleri tüketmesini tercih ediyorum. meyve suyundan yiyeceklere kadar...
 *Bebeğinize anne sütü verebildiniz mi? Ne kadar süre verdiniz?
büyük kızım 3 ay alabildi ancak.. küçük bebeğim 3 aydır alıyor inşalah daha da almaya devam edecek...

Dilek BULGUROĞLU
Sorularıma cevap verdiğiniz çok teşekkür ederim.