24 Ağustos 2009 Pazartesi

Ay Ay Bir Annenin Hamile Göbişi

komik hamile japonlar

Gebelikte Şikayetler Ve Belirtileri


Kabızlık

Neden? Gebelikte kabızlık sık rastlanan bir belirtidir. Gebelik hormonları tüm düz kaslarda olduğu gibi sindirim sisteminin düz kaslarında da gevşemeye neden olurlar. Bu gevşeme barsak hareketlerinin yavaşlamasıyla sonuçlanır. Ayrıca gebeliğin son dönemlerine doğru iyice büyümüş olan uterusun rektuma (kalın barsağın son kısmı) baskı yapması da kabızlık gelişmesini kolaylaştırıcı bir etkendir.

Öneri: Kabızlıktan yakınıyorsanız hemen ilaç tedavisine başlamadan önce yapabileceğiniz bazı şeyler vardır: günde iki litre sıvı almanız, sebze ve meyve, yulaf ezmesi gibi lifli besinleri daha fazla ve hergün tüketmeniz ve doktorunuzun önerdiği ölçüde düzenli egzersiz yapmanız mutlaka faydalı olacaktır. Tuvalete çıkma ihtiyacı ortaya çıktığında bunu ertelememelisiniz. Bazı anne adayları sabah kahvaltısından önce içilen bir bardak ılık suyun da kendilerine yardımcı olduğunu belirtmektedir.

Hemoroid (Basur)

Neden? Gebelikte büyüyen uterusun toplardamarlara yaptığı bası rektum (kalınbarsağın son kısmı) toplardamarlarının daha belirgin hale gelmesine ve daha ileri aşamalarda anüs (makat) bölgesinde hemoroid adı verilen şişliklerin oluşmasına neden olabilir. Daha önceden hiçbir şekilde hemoroidi olmayan bir anne adayında gebeliğin ilerleyen dönemlerinde bu durum ortaya çıkabilir. Önceden hemoroidi olan anne adaylarında durum gebelikte ilerleyebilir. Özellikle kronik kabızlık ve zorlu dışkılama hemoroidlerde ağrı ya da kanamaya yolaçabilir.

Öneri: Kabızlığı önlemek için alacağınız önlemler hemoroidlere bağlı şikayetlerinizin azalmasını sağlayacaktır. Hemoroidler şiddetli ağrı ve/veya kanama yaptıklarında mutlaka doktor değerlendirmesi gerekir.

Pika (Aşerme)

Neden? "Aşerme" erken gebeliğin normal bir belirtisi olarak kabul edilir. Ancak ileri durumlarda normal gıda maddeleri dışındaki maddelerin de aşerilmesi sözkonusu olabilir. Bu maddeler kiremit tozu, kil, toprak gibi maddeler olabilir. Bazı durumlarda ise aşırı miktarlarda tuz, limontuzu, buz parçaları, un, nişasta, kabartma tozu gibi gıda maddeleri de aşerilen maddeler olabilir. Bir gıdayı aşırı miktarlarda yeme ihtiyacı hissediyorsanız ya da gıda maddesi olmayan bir şeyi yemek isteği duyuyorsanız durumu doktorunuza bildiriniz.

Aşerme bazı durumlarda kansızlık ya da beslenme bozukluğu habercisi olabilir (toprak yeme durumunda olduğu gibi).

Aşırı tükrük salgısı

Neden? Bazı anne adaylarında hormonların etkisine bağlı olarak rahatsız edici boyutlarda tükrük salgısı oluşabilir. Bu normaldışı bir duruma işaret etmez.

Öneri: Bu aşırı tükrük salgısı aldığınız nişastalı gıdaların tükrük bezlerini uyarıcı etkisinden de kaynaklanıyor olabilir. Bu gıdaların alımını kesmeniz şikayetlerin geçmesine faydalı olur. İleri durumlarda tükrük salgısını azaltmak amacıyla doktor önerisiyle çeşitli ilaçların kullanılması mümkündür.

Bulantı

Neden? Gebeliğin erken dönemlerinde gebelik hormonlarının etkisiyle özellikle sabahları bulantı şikayetleri sıklıkla meydana gelir.

Öneri: Yine bu konuda da ilaç tedavisine geçmeden önce yapabileceğiniz bazı şeyler var: Yataktan kalkmadan önce birkaç tuzlu kraker yemek, yataktan çok yavaş kalkmak, günlük yediğiniz miktarı sabit tutarak öğün sayınızı üçten beş veya daha fazlasına çıkarmak (midenizin aşırı dolmasını engellemek için), tiksindiğiniz kokulardan uzak durmak ve yine midenizin gereksiz yere dolmasını engellemek için sıvıları yemekler arasında almak gibi önlemler mutlaka faydalı olacaktır.

Akıntı

Neden? Gebelikte östrojen salgısı önemli ölçüde artar. Bu nedenle daha önceden hiç akıntı şikayetiniz olmasa bile gebelikte günlük ped kullanacak şiddette koyu kıvamlı ve açık renkli vajinal akıntı ortaya çıkabilir. Akıntınız beyaz renkli ya da renksiz ise, kötü koku içermiyorsa, beraberinde kaşıntı, idrar yaparken yanma ve ağrı gibi belirtiler yoksa bu büyük olasılıkla fizyolojik bir akıntıdır. Fizyolojik olmayan akıntıların nedeni vajinit ya da diğer genital sistem enfeksiyonları olabileceği gibi, özellikle ileri gebelik haftalarında sizin akıntı sandığınız sıvı erken membran rüptürü (suların erken gelmesi) neticesinde boşalmaya devam eden amnios sıvısı da olabilir!

Öneri: Kötü kokulu, sarı-kahverengi-kanlı-kırmızı-yeşil gibi rengi olan bir akıntınız varsa, akıntınız "su gibiyse (bacaklara kadar giden bir akıntının basit bir nedene bağlı olma olasılığı çok düşüktür)", ek şikayetleriniz varsa mutlaka doktorunuza başvurmalısınız.


Mide yanması

Neden? Mide asidinin mideden yemek borusuna geçmesi ve burayı tahriş etmesiyle meydana gelir. Gebeliğe bağlı genel düz kas gevşemesinin mide-yemek borusu arasındaki sfinkteri (kapağı) zayıflatması temel nedendir. Özellikle gebeliğin son dönemlerinde büyüyen uterusun mideye baskı yapması da yakınmaları artırır. Yatar durumda şikayetler daha belirgin hale gelir.

Öneri: İlaç tedavisine geçmeden önce sizin yapabilecekleriniz, midenizi fazla doldurmamaya özen göstermek, baharatlı ve yağlı yiyeceklerden uzak durmak, yemekten sonra en az bir saat uzanmamak ve yatar konumdayken başınızı ve göğüs kafesinizi mide seviyesinden yukarıda tutmak için ek yastık kullanmaktır.


Yorgunluk ve aşırı uyku hali

Neden? Özellikle gebeliğin ilk dört aylık döneminde anne adayları kendilerini aşırı yorgun ve uykusuz hissedebilirler. Bu konuda yapılabilecek ve yapılması gereken birşey yoktur.

Öneri: Vücudunuzun ihtiyaçlarına kulak verin ve bol bol dinlenin. Düzenli uyku, düzenli beslenme ve ne kadar yoğun çalışırsanız çalışın, her fırsatta istirahat etmeniz kaliteli bir gebelik dönemi geçirmek için çok önemlidir.

Başağrıları

Neden? Gebeliğin erken dönemlerinde başağrılarına sık rastlanır. Bazı durumlarda bu başağrısı tedavi edilmemiş sinüzit ya da görme bozukluğuna bağlı olabilir, ancak çoğu durumda nedeni bulunamamaktadır. Şiddetli başağrılarının diğer belirtilerle birlikte ya da tek başına preeklampsi habercisi olabileceğini unutmayın.

Öneri: İstirahat etmek ve açık havada yürüyüş yapmak yardımcı olabilir. Bu başağrıları genellikle gebeliğin ortalarına doğru kendiliğinden kaybolurlar.

(Müphem) karın ağrıları

Neden? Gebelikte uterus (rahim) hızla büyürken, uterusu yerinde tutan bağlar bu hıza hemen ayak uyduramazlar. Böylece bu bağlar uterus büyüyerek yukarı çıkarken gerilirler. İşte bu gerilme karında yerini tam olarak tarif edemediğiniz, bazen "bıçak saplanması" hissini veren ağrılara neden olabilir. Gebeliğin ileri dönemlerinde çatınızı oluşturan kemiklerin eklemlerinde doğuma hazırlığın bir parçası olarak ortaya çıkan gevşeme de belli belirsiz ağrı hissi uyandırabilir. Kabızlık da diğer bir "ağrı" nedenidir.

Öneri: Yatarken sol yanınıza yatmanız, ağrı duyduğunuzda pozisyon değiştirmeniz faydalı olabilir. İleri durumlarda doktor önerisine göre ağrı kesici ilaçlar kullanılabilir. Karın ağrısının bir tehlike belirtisi olduğunu unutmamalı ve bu ağrıları kendinizce bir nedene bağlamadan önce doktorunuza danışmalısınız.

Sık idrara çıkma hissi

Neden? Büyümekte olan uterus yakın komşuluğunda bulunan mesaneye bası yaparak bu organın dolma kapasitesini azaltır. Böylece mesanede az miktarda idrar biriktiğinde bile idrar yapma ihtiyacı uyanır. Özellikle ilk trimesterde ve son trimesterde sık idrara çıkma ihtiyacı hissedebilirsiniz.

Öneri: İdrar yapma ihtiyacınızı hiçbir zaman ertelemeyin. Beraberinde idrar yaparken yanma, ağrı gibi şikayetlerinizi varsa bu durumun idrar yolu enfeksiyonu habercisi olabileceğini unutmayın ve konuyu doktorunuza iletin.

21 Ağustos 2009 Cuma

LANSİNOH GÖĞÜS KREMİ




Lansinoh , ağrılı meme ucunun en yaygın sebebi olan emzirme pozisyonu ve kavrama tekniklerinin yanı sıra ağrıyan ve çatlamış meme uçlarının tedavisine yardımcı olmak için özel olarak geliştirilmiş dünyanın en saf lanolinidir.
Lansinoh Lanolin nasıl etki eder?

Lansinoh Lanolin nemle yara tedavisi prensibi ile etki eder. Yapılan çalışmalara göre nemle yara tedavisi ağrılı ve çatlamış meme ucunda rahatlama sağlayarak yara oluşmasını engelleyip iyileşmeyi hızlandırır.

Nemle yara tedavisinin bir diğer faydası da ağrıyı hızla rahatlatıp, bu rahatsızlığı yaşayan anneye acil destek sağlaması

Kullanım Kılavuzu
Temiz ellerinizle bir parça Lansinoh kremi parmaklarınızın arasında yumuşatın ve her emzirmeden sonra veya gerektikçe tüm göğüs ucu çevresine uygulayın. Lansinoh Lanolinin emzirmeden önce silinmesine gerek yoktur.

Rahatlığınız için veya hassas göğüs ucunu korumak için Lansinoh'u banyo öncesi de uygulayabilirsiniz.

Lansinoh ağrılı göğüs ucuna engel olan diğer yöntemler ile birlikte kullanılmalıdır. Bununla ilgili diğer faydalı makaleleri de okuyabilirisiniz.

Eğer ağrınız Lansinoh’u uyguladıktan sonraki 24 saat içinde hafiflemezse ve probleminiz devam ederse bir sağlık profesyoneline danışmanız gerekir.

Lansinoh Lanolin, mantar veya bakteriyel enfeksiyon sebebi ile ağrıyan meme ucunun tedavisinde tek başına yeterli değildir.

%100 saf Lansinoh lanolin çatlamış diğer cilt problemleri için de kullanılabilir. Bozulmamış cilt yapısı enfeksiyona karşı en iyi bariyeridir, lansinoh krem çatlamadan oluşan kuruluğu önleyerek, sağlıklı bir cilt sağlar, ayrıca bazı ikincil enfeksiyon riskini de önler.
KAYNAK: WWW.LANSİNOH.COM.TR

18 Ağustos 2009 Salı

ANNELİK YOLUNDA DOĞUMA HAZIRLIK KURSUNUN İÇERİĞİ:

ANNELİK YOLUNDA DOĞUMA HAZIRLIK KURSUNUN İÇERİĞİ:
Kursumuz İstanbul Gayrettepededir. 3 oturumdan oluşmaktadır.Daha detaylı bilgi için bana e-mail atabilirsiniz. 6 Eylül 2009 da yeni sınıfımız açılacaktır. Katılmak isterseniz 1 Eylül 2009 kadar haber vermelisiniz. Kursa anne adyları eşleriyle katılabilirler.

1.OTURUM:

Hamilelikte beslenme ve gündelik yaşam,
Babaların doğum planı,
Doğum çeşitleri ve doğumun fizyolojisi,
Doğum sırasındaki anestezi çeşitleri,ağrısız doğum,
Doğuma hazırlık
Hamilelikte cinsel yaşam
Hamilelikteki psikoloji
( Normal doğum yapmak isteyen anne adayları için dersin sonunda ek
ders yapılarak, normal doğuma yönelik nefes egzersizleri
anlatılacaktır.)
RAHATLAMA NEFES EGZERSİZLERİ

2.OTURUM:

* Emzirme ve anne sütü,
* yenidoğan bakımı;
-göbek bakımı,
-yeni doğan sarılığı,
-bebeğin altının değiştirilmesi,(babaları da uygulamaya katarak)
-bebeği tutuma ve taşıma,
-bebeği giydirme,
-yenidoğan refleksleri,
-bebeğin yıkanması,
-bebeğin gazının çıkarılması,
-bebek için rahatlatma masajı,
-babağin aşıları,
-bebeğin uyku düzeni,
-bebeğin tırnaklarının kesilmesi ve bakımı,
-bebeğin ağlaması ve onu sakinleştirmenin püf noktaları,
*0-6 ay anne - bebek ilişkisinin önemi:dünya ile ilk ilişki ve bağlanma,
BEBEĞE YAPILACAK EGZERSİZLER

3.OTURUM:


Lohusalık bakımı,
Lohusalık Sendromu,
Yeni rolleriyle doğumdan sonra eşlerin ilişkisi,
Doğum sonrası beslenme
Çalışan annenin işe dönme: anne ve bebeğin ayrılık hazırlığı
NEFES VE RAHATLAMA EGZERSİZLERİ
Doğumdan sonraki ilk 2 ay içerisinde dileğen anneler bebekleri ile
birlikte anne -bebek grubumuza katılabilir ve zorlandıkları konuılarda
danışmanlık hizmeti alabilirler.

17 Ağustos 2009 Pazartesi

HAMİLELİK VE RAMAZAN

Oruç anne ve bebeği için risktir
Ramazanda uzun süren açlık saatleri anne adayını olumsuz etkileyebilir. Öncelikle kan şekerinde düşmeye bağlı halsizlik, sinirlilik, baş dönmesi ve baş ağrısı gibi sorunlarla karşılaşabilirler.

Gebelik ve emzirme; kadının hayatında beslenmenin öneminin artığı bir dönemdir. Peki ramazan ayında oruç tutmak isteyen anne adaylarını ne gibi tehlikeler bekler ve oruç tutarken nelere dikkat etmeleri gerekir
Hamilelerin oruç tutmasında bir sakınca var mı?

Oruç, annenin kendi sağlığı ve taşıdıkları bebeğin sağlıklı gelişimi açısında çeşitli riskler taşır. Oruç tutmayı planlayan hamilelerin, bu riskleri göz önünde bulundurarak karar vermelerini tavsiye ediyoruz.

Hamileler oruçtan neden olumsuz etkilenir?
Ramazanda uzun süren açlık saatleri anne adayını olumsuz etkileyebilir. Öncelikle kan şekerinde düşmeye bağlı halsizlik, sinirlilik, baş dönmesi ve baş ağrısı gibi sorunlarla karşılaşabilirler.

Hangi durumlarda hamilelerin hiç oruç tutmamaları gerekir?
Anne adayında şeker, gebelik şekeri veya yüksek tansiyon gibi sorunları varsa kesinlikle uzun süre aç kalmamalıdır. Bu gebelerin oruç tutması doğru değildir. Ayrıca mide ülseri olanlar, karaciğer hastaları ve ishal şikayeti olanlar kesinlikle oruç tutmamalıdır.

Bebek nasıl etkilenir?
Oruçla ilgili yapılan bir çalışmada; oruç tutan gebelerde çocuğun içinde bulunduğu amniotik sıvının azaldığı, diğer bir araştırmada ise çocuk hareketlerinde azalma olduğu yayınlanmıştır. Yaklaşık 10 yıl önce yapılan bir başka çalışmada da; oruç tutan annelerden doğan bebeklerin kilolarında bir düşüklük saptanmamıştır.

Her şartta oruç tutmak isteyen hamilelere tavsiyeleriniz nelerdir?

"Hamile de olsam oruç tutmaya devam edeceğim" diyorsanız, mutlaka önce doktorunuzla bunu konuşun. Risk taşıyıp taşımadığınızı öğrenin. Eğer bir sorun yoksa, dengeli beslenme prensipleri oruç tutan anne adayları için de geçerlidir. Bu dönemde beslenme mönüsü, anne ve bebeğin ihtiyaçlarını en iyi miktarda karşılayacak şekilde düzenlenmelidir. Sağlıklı bir gebe diyeti mutlaka; tahıl grubu, meyve, sebze, et ve süt ürünlerini içermelidir.

Gebelikteki kabızlık sorunu oruç tutulmasıyla kronik bir hal alır mı?
Gebelikte kabızlık sıkça karşılaşılan bir sorundur. Oruç döneminde bu problemle karşılaşma olasılığı artar. Özellikle bağırsakları çalıştırmak için dengeli ve kabızlığı önleyici posalı gıdaları beslenmek önerilmektedir. Oruç tutarak uzun süre aç kalan hamileler, iftarda yağlı ve posasız besinler alınca kabızlık şikayeti daha sık ortaya çıkabilir.

Susuzluk anne adaylarını nasıl etkiler?
Hamilelere sık sık ve bol su içmeleri önerilir. Ramazanda oruç tutan hamilelerin düzenli suyu da alamamaları tansiyonda düşmeye ve bayılmaya neden olabilir

16 Ağustos 2009 Pazar

Hamilelikte İş Hayatı



Hamilelik iş hayatını bitirir mi? Bu bir kader mi, yoksa seçim mi?Hamileliğinizi patronunuzla ve iş arkadaşlarınızla paylaştınız. Artık O’nu bekliyorsunuz. İlk tanışmaya kadar, hemen hemen 9 ay sürecek bu sabırsızlık. Hangi standartlarda beklediğiniz ise bir tercih meselesi… Kendinizi dinleyerek, bebeğinizi aylar boyu evde bekleyebilir ya da iş yeriniz de dahil, bulunduğunuz her yerde O’na ev sahipliği yapabilirsiniz. Mesela patronunuzla görüşüp iş hayatınızda geçici bir değişiklik isteyebilirsiniz. Nitekim yasalara göre, anne adaylarının doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra sekiz hafta, yani toplam 16 hafta çalışmama hakkı var. Ama isteyen ve sağlık durumu uygun olan anneler, doktor onayıyla beraber doğumdan önceki üç haftaya kadar işyerinde çalışabilirler. Tabi öncelikler konusunda kontrolü kaybetmeden... Bu doğal süreçte asıl olan, bebeğinizin sağlığı! Hamilelik dönemini ve iş hayatını dengelemek isteyen bir anneyseniz her şeyden önce, doğru beslenme ve bilinçli hareketlerle beden sağlığınızı kontrol altına almalısınız. Stresten mümkün olduğunca uzaklaşarak, ruh sağlığınızı da korumalısınız.

İş hayatınızı sağlıklı şekilde sürdürebilmek için dikkat etmeniz gereken bazı önemli detaylar var:
Bilgisayar başında çalışırken mutlaka küçük molalar verin. Kalkın ve derin nefesler alarak, biraz yürüyün.
Masada otururken arada bir kollarınızı ve bacaklarınızı esnetin.
Kesinlikle ağır şeyler kaldırmayın!
Eğilmeniz gerekirse sırtınızı ve belinizi zorlamadan, yavaş yavaş eğilin.
Sandalyenizin yükseklik ayarını, ayaklarınız yere tamamen değecek biçimde ayarlayın. Hatta mümkünse ayaklarınızı küçük bir tabureye ya da sandalyeye uzatarak oturun.
Uzun süre ayaktaysanız, sık sık mola verin.
İşler ne kadar yoğun olsa da, yemek saatlerini atlamayın.
Elinizin altında mutlaka dolu bir şişe su bulundurun.
Sigara dumanından ve kimyasal maddelerden uzak durun.
En az iki saatte bir tuvalete gitmeye özen gösterin.
Kendinize kesinlikle yüklenmeyin. Yoğun günlerde ve yorgun hissettiğinizde eve daha erken gidin.
KAYNAK:WWW.MİLUPA.COM