3 Şubat 2009 Salı

DOĞUMDAN SONRA İLİŞKİNİZİ YOLUNA SOKMAK

Doğumdan Sonra İlişkinizi Yoluna Sokmak
Bebeğinizin doğumu ailenin en büyük mutluluğudur. Ancak doğum sonrasında, çiftlerin hayatı da bir anda değişir, bu da ilişkiyi olumsuz etkileyebilir. Ailede yeni bir varlığa alışma sürecinde ilişkinin olumsuz etkilenmemesi için dikkat edilmesi gerkenleri merak ediyormusunuz ? Öleyse üşenmeyin, yazının devamını okuyun.
Doğum Sonrasında Kadındaki Değişimler
Hamilelik ie birlikte kadının fiziksel görünümü değişir. Birçok kadın doğumdan hemen sonra eski formuna kavuşamadığı için dış görünüşü ile bir güven kaybı yaşar.
İlk aylarda kadın evde, erkek iştedir. Bu durum geleneksel kadın-erkek rollerini ve iş bölümünü ortaya çıkarabilir. Eğer kadın aktif bir iş yaşamına alışkınsa bu tip bir rolde zorlanabilir ve kendi ile ilgili tanımlamalarda kafa karışıklığı yaşayabilir. Eğer bu dönem, annenin beklediğinden uzun sürerse anne, ve annelik kimlğine hapsolmuş hissedebilir ve bu durumdan sıkıntı duymaya başlar.
Bebeğin yoğun ihtiyaçlarından dolayı kadın, kendi kimliğini sadece annelik ile özdeşleştirme ve buna indirgeme yanılgısını yaşayabilir. Bu sebeple kendi kadınlık ihtiyaçlarını göz ardı edebilir.
Bebek ile birlikte akrabalık ilişkileri daha sıklaşır. Evin içine dışarıdan müdaheleler artabilir. Doğum öncesi eşlerin ailesi ile yaşanan sıkıntılar, bu dönemde artabilir.
Doğum Sonrası Erkekteki Değişimler
KAdında yaşanan tüm değişimlerin erkek üzeinde direkt etkisi vardır. Erkekler de eşleriyle birlikte :
Uykusuzluk ve yordunluk yaşar,
Günlük sorumlulukları erter,
Yaşama ait öncelikleri yeniden şekillenir,
Ebeveyn kimliği öne çıkar,
Müdaheleci kayınvalide ya da diğer akrabalara maruz kalır,
Kendine daha az özen gösteren ve daha kaygılı bir eşle karşı karşıya kalabilir (Eşinin, annenin annelik deneyimini nasıl anladığına göre değişir)
Eşinin cinsel ilgisinin azalması ile birlikte cinsel yaşamı daha az aktif hale gelir,
Çocuğun gelişinin pozitif karşılandığı durumlarda, eşle ilişki daha fazla derinleşir, köklenir; gelecek planları daha çok netleşir; birliktelik hissi perçimlenir. Hem baba hem anne kendi ebeveynleri ile ilişkilerini tekrar ele alır.
Bizim Önerimiz: “Babanın, kendisini sizden soyutlamasına izin vermeyin”
Eğer anne mükemmeliyetçi ve yoğun kaygıları olan biriyse, eşi bebekle ilgilenirken onu eleştirilere maruz bırakabilir. Bu da babanın bebeğe bakma becerisinde, kendini yetersiz hissetmesine neden olur. Bu durumda baba kendini anne-bebek ilişkisinin dışında tutar ve soyutlar. Baba, bunu yaptıkça anne, babanın ilgisizliğinden yakınır ve bu durum eşler arasındaki ilişkinin yıpranmasına kadar gidebilir. Bu yüzden annelere tavsiyemiz, eşinizin baba olduklarını hissetmelerine fırsat verin.

normal mi sezeryan doğum mu?

Normal Doğum-Sezeryan

**Normal doğum mu sezaryen mi?
İki yöntemin de birbirlerine üstünlükleri var. Sezeryan modern obstetrikte çok önemli, anne ve bebek için emniyetli bir yol. Obstetrik gereklilik olduğunda bu tartışılmaz. Ama normal doğumun sağlıklı şekilde yapılabileceği durumlarda vaginal doğum yapılmalı anne keyfi bir batın operasyonu geçirmemelidir.
** Kadınlar normal doğumu mu yoksa sezaryeni mi tercih etmeli?
İki yöntem arasında ne gibi artılar ve eksiler var bunu öğrenen kadın bir yönteme karar verebilir. Hayır sen mutlaka normal vaginal doğum yapmalısın gibi bir dayatma da çok hoş değil. Pelvis taban kasları dediğimiz vagina çevresindeki kasların normal doğumda esnemesi gözle görülmeyen yırtıklar oluşması daha sonraki cinsel yaşam ve idrar torbasının doğal pozisyonunda olumsuzluklara yol açabilir. Buna karşın doğum esnasında bebeğin annenide çabası ile dünyaya gelmesi anneya büyük bir mutluluk yaşatabilir.
** Normal doğum, sezaryene göre daha mı iyi?
Normal doğum veya sezeryan sonrası anne vücudundaki gelişmeler arasında fark yok. Sezeryanda batın operasyonu ve anestezi var buna bağlı olası komplikasyonlar çok düşük oranda olsalarda oluşabilir. Normal doğum sonrası da farklı komplikasyon oranları var.
Çocuk için ise sezeryan sonrası geçici solunum sıkıntısı sendromları vaginal doğuma göre biraz daha fazla. Bu oranlarda çok küçük oranlar.
** Türkiye'de sezaryen oranlarının pek çok batı ülkesine göre yüksek olduğu belirtiliyor.Türkiye'de doktorlar (veya hastaneler) normal doğum yaptırmak istemiyor mu?
Avrupa da örneğin Avusturya da bazı üniversite ve özel hastanelerde bizdekine yakın sezeryan oranları var. Bazı ülkelerde ise sezeryan ile doğumların isteğe bağlı olarak yapılması sağlık sigortaları tarafından ödenmiyor dolayısı ile böyle bir yaptırımda ortaya çıkmış oluyor.
Türkiye de gereksiz sezeryan yapılmasını üniversitelerde özellikle azaltmaya çalışıyoruz ama gebeyi ve bebeği riske edecek en küçük bir normal dışı durumda modern obstetriğin gerektirdiği girişimlerden biri olan sezeryanı yapmaktan çekinmiyoruz.
** Normal doğumun avantajları - dezavantajları neler?
Normal doğumda batınla ilgili girişim yok
Anestezi yok.
Kadın daha kısa sürede evine gidiyor.
Dezavantaj olarak sayılabilecekler ise kadının doğum anında hekim ile uyumlu olamadığı durumlarda sorunlar yaşanabilir. Çocuğun doğumu gecikebilir ve bebeğin oksijenlenmesinde sıkıntı olabilir.
Vagina çevresindeki kasların doğum öncesine göre anotomik değişikliğe uğraması idrar torbası ile üretra dediğimiz idrarın çıktığı kanalın arasındaki açının bozulmasına ve idrar kaçırmalarına sebep olabilir.
** Sezaryenin avantajları - dezavantajları neler?
Sezeryanın avantajı , bebek çok kısa sürede oksijensiz kalmadan dışarı çıkabiliyor. Anne uzun doğum eyleminin yarattığı yorgunluk, ağrı gibi olumsuzlukları hiç yaşamıyor.
Dezavantaj ise batına yönelik bir operasyon, nadir de olsa barsak ve idrar torbası yaralanmaları olabilir. Çok nadirde olsa anestezi komplikasyonu ile hasta yaşamını tehdit eden durumlar ortaya çıkabilir.
** Doktorlar neden çoğunlukla sezaryeni tercih eder? Neden?
Bunda biraz hasta isteği de etken. Bir de doğumu programlayabilmenin getirdiği avantajlar olsa gerek diye düşünüyorum.
** Normal doğum ve sezaryeni süre olarak karşılaştırabilir misiniz?
Tam doğum anını ve sonra yapılan kesini onarımını düşünürsek normal doğum ile sezeryan arasında pek fark yok.
Ama doğum başladıktan sonra gebenin izlem için hastanede geçirdiği süre ağrılı dönemin süresi normal doğumda daha fazla.
** Sezaryenle doğurmanın bebeğe yansıması nasıl olur?
Sezaryen sonrası bebeklerde geçici olarak hızlı solunum gibi özel bir durum daha fazla olabiliyor. Ama uzun sürede leğen kemiği kanalı gibi dar bir yoldan geçmemiş oluyor. Dolayısı ile bebek son anda veya bazen doğum eylemi süresince oksijensiz kalma gibi bir sıkıntıya maruz kalmıyor.
** Bir kadının normal doğum yapmasını engelleyen faktörler nelerdir?
Kadının leğen kemiğindeki doğumal veya sonradan olmuş deformiteler, ileri derecede kalp hastalıkları, doğum masasında pozisyon almasını engelleyecek fiziksel kısıtlamalar ile, bebeğin çok iri olması , ileri derecede gelişme geriliği olması ve doğumların %96 sında olduğu gibi baş gelişi ile değil, yan, makat veya ayakları ile doğum kanalına girdiği durumlar sezaryen gerektiren bebeğe ait durumların başında gelir.
** Normal doğumda acıyı azaltmaya yönelik kullanılan teknikler nelerdir?
Modern anestezi ve Analjezi çok gelişmiş durumda. Epidural analjezi ile doğuma hazırlık ağrılarının duyulması engellenebiliyor.
Anestezide oluşabilecek komplikasyonlarda ilaçlar ve tekniklerdeki gelişmeler nedeni ile sağlıklı insanlarda 10.000 de birlere inmiş durumda.
http://www.tupbebekgebelik.com/normaldogum.html siteden alıntıdır.

30 Ocak 2009 Cuma

hastane çantamda neler olmalı?

Hastane çantamda neler olmalı?
Kendiniz için 40 haftalık doktor kontrol bilgileriniz ve test sonuçlarınız. Kalın ve emici pedler. Yatağınızın altına sermek için yatak koruyucu. Kızınız olacaksa kırmızı, oğlunuz olacaksa mavi kurdele. Yedek atlet ve iç çamaşırlar. Lohusa sutyenleri. Deodorant. Sigorta dosyası. Göğüs pedleri. Diş fırçası. Ufak bir ayna. Diş macunu. Ağrıyan göğüs uçlarınız için rahatlatıcı jel ve kremler. Önden açılan pijamalar ve gecelikler. 1 adet lif. Bol bol çorap. El ve vücut kremi. Yelek, hırka gibi üşürseniz kullanabileceğiniz giysiler. Kitap. Cımbız. Terlikleriniz. Anı defteri. Kalem. Tırnak makası. Makyaj çantası. Kulak pamuğu Kamera. Tarak, toka ve aynanız. Misafir için çikolata sepeti. Dudak nemlendiriciniz. Bol bol kayısı suyu. (Kan yapar, süt yapar.) Çikolata. Pamuk. Törpü. Islak mendil. Fotoğraf makinesi. Temiz havlular. Sabahlık. Sabun. Mendil, kağıt havlu ve peçeteler. Atıştırmak için yağsız, baharatsız krakerler.
Bebeğiniz için
5–6 adet bütün tulum (Body) En az 3 çift minik, yumuşak çorap Başlık Eldiven Kirli iç çamaşırı torbası Bebek mendili Yelek gibi body üzerine giydireceğiniz giysi Battaniye Alt değiştirme örtüsü Üzerine yatırabileceğiniz bir iki farklı bebek çarşafı veya örtüsü Salya için omuz örtüsü Ana kucağı ya da araba koltuğu Bebek bezi Saç tarağı Biberon Yün patik Müzikli bir oyuncak Sıcak su torbası
Eşiniz için gerekenler
Pijama Terlik Diş fırçası İç çamaşırı Hırka Tıraş takımı Deodorant Çoraplar

25 Ocak 2009 Pazar

BABALARIN ROLÜ


Doğumun yaklaştığını ya da başladığını gösteren belirtilerle birlikte anne adayında bir enerji artışı olacaktır. Baba adayı eşinin bu enerjisini ev temizliği gibi şeylerle tüketmesini önlemeli, bu enerjisini doğuma saklamasını sağlayabilmelidir. Sancıları başladığında eşini sakinleştirmeli, saat tutarak sancıların kaç dakikada bir geldiğine bakmalıdır.
Birlikte nefes alma alıştırmaları yapabilir, eşinin beline masaj yapabilir.
Eşinin doğum yapmasını beklerken baba adayının da en az eşi kadar heyecanlı olacağı bilinmektedir. Eşine veya bebeğe bir zarar gelecek mi diye düşünüp korkabilir, hiçbir şey yapamadığı için çaresizlik yaşayabilir. Bu duygularla başa çıkabilmek için bir yakınıyla konuşabilir, onunla duygularını paylaşabilir. Yürümek de baba adayını rahatlatacaktır.
Baba bebeği ilk kez gördüğünde cinsiyeti beklediğinden farklı olduğu ya da küçük ve çirkin göründüğü için hayal kırıklığı yaşıyor olabilir. Bebek beklentilerden farklıysa kendisine ve ona biraz zaman tanımalıdır. Bebek başka bebeklerle karşılaştırılmamalı ve olumsuz yorumlarda bulunmamaya özen gösterilmelidir. Bu gibi yorumlarda özellikle anne kendisini suçlu hissedebilir ve suçluluk hissedebilir. Bu gibi olumsuz duygular sonucunda da annenin sütü kesilebilir. Anneyi suçlayıcı söz ve davranışlardan kaçınmak yerinde olacaktır.Baba adayları eşleriyle doğumhaneye girebilir ve bebeklerinin doğumuna tanık olabilir. Önceden doktorla konuşup doğuma girmek istediğini belirtebilir.Zaten doğumhaneler de çalışanlar babaların doğuma girmelerine alıştı.

BEBEĞİN AĞLAMA SEBEBLERİ


Bebek ağladığında hemen tepki gösterilip onun yanına gidilirse ona güven verilmiş olunur. Yaygın inanışın aksine ilk aylarda bebeğin her ağladığında ona ilgi gösterilmesi onu şımartmaz; tersine ihtiyaçları zamanında, sürekli ve yeterli olarak karşılanabilen bebeklerde güven duygusu gelişir. Bebek ihtiyacı olduğu zaman anneden yardım alabileceğini öğrenecektir, bebek kucaklandığında, okşandığında, onunla konuşulduğunda ona sevgi iletilmiş olur. Böylece bebek kendisinin kabul edildiğini, kendisine değer verildiğini anlayacak ve kendine güvenerek gelişecektir. Hatta annesini şaşırtarak sesini tanıyacak, ağlarken şarkı söylendiğinde sakinleşerek rahatlayacaktır.
Neden Ağlar? Bebek ağladığında çoğu kez niye ağladığı kestirilemez. Bebek acıkmış olabilir ya da sadece annesinin kucağında olmak istiyordur. Bazen de ne yapılırsa yapılsın bebek bir türlü susturulamayıp çaresiz kalınabilinir. Bebeği bir türlü susturulamadığı durumlarda sarsıp sert davranılmamalıdır. Bebeğin, annesini üzmek için böyle davranmadığı hatırlanmalıdır. Henüz o da dünyaya alışmaya çalışıyor ve annesini üzdüğünü anlayabilecek kadar büyük değil. Zaten anne bebeğine ne kadar sert ve sinirli davranırsa, o da o kadar çok ağlayacaktır. Bebeğe oyun mahiyetinde bile olsa sert davranmak yumuşak kemiklerinin ve iç organlarının zarar görmesine yol açabilir.
Bebeğin bulunduğu ortam, odanın sıcak ya da soğuk olması, odadaki ışık ya da gürültü de bebeği rahatsız edebilir. Bebek odası için 21 °C sıcaklık normaldir.
Bazen annesinin sinirli ve yorgun olduğunu hisseden bebek de huzursuz olabilir, annenin sakinliği ve huzuru onun için çok önemlidir. Evin çok kalabalık olması, herkesin bebeği kucağına almaya, onunla oynamaya çalışması gibi aşırı ilgi de bebeği yorup sıkabilir.

BEBEK ALIŞVERİŞİ


Bebek alışverişi, hamilelik döneminin en keyifli ve heyecan verici tarafıdır.Bebek için alınacak
giysi alışverişini çok abartmamalıdır. Hediyeler de gözönüne alınmalıdır.
Body,tulum ve giysilerin etiktleri sökülmeli veya kesilip, 30 derecede narin yıkama programında yumuşatıcısız bir şekilde yıkanmalıdır. İlk altı ay bebeğinizin çamaşırlarını ayrı ve yumuşatıcısız yıkanmalıdır.
6-8 tane body ve ev tulumu,2tane kalın dışarısı için tulum,2 tane şapka,4-5 çorap, 2 tane başlıklı havlu 0-3 ay beden ölçüsünde olmalıdır. Kıyafetlerinin boyun ve el bileğini sıkmamalıdır. Bebeğinizin çamaşırlarını giydirmeden önce mulaka yıkanmalısı gerekecektir.
Bebeğinizi yıkarken bebek küvetide gerekecektir.
Burun tıkanıklığını rahatlatmak için burun pompası gerekebilir.
Bebeğin ateşini ölçmek için termometre alınmalıdır.
Tırnaklarını kesmek için bebeklere özel üretilmiş tırnak makaslarından alabilirsiniz
.Bebeğinizin odasının havasını nemlenirmek için hava nemlendiricilerinden yararlanabilirsiniz. Bunun için ultrasonik olanını tercih edin.

SAĞLIKLI BİR BEBEK ODASININ ÖZELLİKLERİ

Öncelikle hangi odanın bebek odası olacağına karar vermeliyiz.Onun için şunlara dikkat etmeliyiz.
*Bebek odası, günışığını alan,sessiz,kontrolünü kolay yapacağınız konumdaki oda olmalıdır.
*Kuzey cephedeki oda soğuk,batı cephesindeki oda yazın sıcak olacaktır. O nedenle doğu cephesineki oda en uygunudur.Doğudan gelen sabah ışığı, rahat ve huzurludur.
* Oda rahat havalandırılabilinir olmalıdır.
* Oda sıcaklığı 20-22 derecede olmalıdır.Ayrıca odanın nem oranına da dikkat edilmelidir.
*Bebek odası için rahatlatıcı renkler seçilmelidir.
*Bebek ve Çocuk sağlığını gözönünde bulundurularak, keskin hatlara sahip olmayan mobilyalar seçilmelidir.
*Mobilyalar, estetikten öte kalite ve fonksiyonel olmasına dikkat edilmelidir.
*Bebek mobilyalarında kullanılan boyaların ve cilaların ağır metaller içermemesi ve standartlara uygun olmalıdır.