Bugün Marga Yaşam Atölyesinde Hamile yoga hocası olan Çiğdem ile birlikte Doğuma hazırlık eğitimimiz oldu. Katılmak üzere sözleştiğimiz iki annemiz dün bebeklerine kavuştular::))Buradan bebişlere hoşgeldin diyelim..
Bugün kü eğitimimizdeki annelerimizin birisi hariç hepsinin bebekleri kızdı. Nedense hep aynı cins bebek bekleyenler bir eğitime toplanıyor,çok enteresan değil mi?
Eğitime önce hamile yogasıyla başladık. Çiğdem'in eşliğinde yarım saat süren yogadan sonra babaları aramıza katıldılar..
Merak ve heyecanla doğumun tüm detayları konuştuk. doğum planı ve hastane-doktor seçimi hakkında detayları paylaştık.
Bu eğitimimize İnteranneleri Homend hediye çekleriyle, Sophie Türkiye'de gönderdikleri hediye çekleri annelerimize verildi. Çok memnun oldular:)
Bundan sonraki Doğuma Hazırlık eğitimimiz 8 Aralık pazar günü saat 11:00-13:30 arasında olacak. katılmak ve detaylar için ertugrul.esra@gmail.com e-mail atabilirsiniz.
10 aylık bebek gelişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 aylık bebek gelişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Kasım 2013 Pazar
23 Aralık 2010 Perşembe
EMZİRME REFORMU SOBESİ ( MİMİ)
Annelerimiz anne sütünün yararlarını bilmelerine rağmen nasıl emzirecekleri konusunda yeterince bilgi sahibi olmadıklarından sütü yetmediği düşüncesi ile ek besinlere erken başlamaktadır.Bu ise bebeğin büyüme ve gelişmesini olumsuz yönde etkilemekte,sık sık hastalanmasına neden olmaktadır.Bu yanlış uygulamaların değiştirilmesinde sağlık çalışanlarına büyük görevler düşmektedir.
Çünkü ülkemizde her bebeğin doğumdan hemen sonra emzirilmeye ihtiyacı var.Annelerimizin emzirmenin yararları konusunda ikna edilmelerinden çok, nasıl emzireceklerinin öğretilmesine ve bunu uygulamak için desteklemeye ihtiyaçları vardır.Tüm sağlık çalışanlarının:her bebeğin doğar doğmaz emzirmeye başlatılması,ilk altı ay sadece anne sütü ile beslenmesi,emzirmenin iki yaşına kadar sürdürülmesi konusunda ortak mesaj kullanmaları emzirmenin devamlılığı ve daha sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi için şarttır.
İşte bundan hareketle Emzirme Reformu başlatıldı. Emzirme manifestosu yayınlandı. Bu hareketi desteklemek, yaygınlaştırmak ve ulaşabileceğimiz herkese bunu ilterek farkındalık yaratmak en önemli amacımız...
Siz de eğer bu yazımı okuyorsanız aşağıdaki sorulara kendinizce cevaplaytıp, bize email atarsanız , her bebeğin anne sütü almasına katkı sağlarsınız..
(1) Türkiye'de ilk altı ay sadece anne sütü alan bebeklerin oranı sizce yüzde kaç? (*)
Ülkemizde emzirme oranı %95 olmasına rağmen çok erken dönemde ek besinlere başlanmaktadır.Sadece anne sütü ile beslenme oranı ilk üç ayda %10 a 6.ayın sonunda %1.3 e düşmektedir.
(2) Siz bebeğinizi ne kadar süre anne sütü ile beslediniz?
Ben bloğumda daha önceden de bahsettiğim gibi 33 hafta da çok acil bir doğumla , oğlumu dünyaya getirdim. şöyleki 30. hafta da erken doğum tehtidi ile hasateneye yatıp, 33. haftanın başında bebeğimin kalp atışı neredeyse yokken acil bir doğum yaptım. Bunu belirtmemein amacı; erken de doğursanız anne sütü ile bebeğinizi besleyebiliyorsunuz.Fakat benim kaygı düzeyim ve stresim o kadar fazklaydı ki ilk günlerde olan sütüm , ikinci gün bıçak gibi gitti. İlk 40 gün mama takviyesi ile bebeğimi malesef beslemek durumunda kaldım. Fakat anne sütü ile beslemeyi çok istemem, bıkmadan usanmadan emzirmeye çalışıp, sürekli sağarak 40 gün sonunda sadece 1-2 öğün mama vererek oğlumu büyütttüm. Sadece anne sütü vererek 6 ay besledim( 1-2 öğün günler ilerledikçe tamamen ortadan kalktı.).6 ay sonunda oğlum birden emmeyi kesti. Bundan sonra da ne kadar uğraştıysam, malesef şimdi emmiyor. Ama emziren anneleri gördüğümde içim hep buruk:((
(3) Kaç ay doğum izni kullandınız?
Doğumum 33. hafta da olduğu için doğum öncesi iznim malesef yandı. Doğumdan sonra yasal izin olan 8 hafta izin yaptım. İşim o kadar yoğundu ki, ücretsi,z izin alamadım. Ve erkenden işe dönmek durumunda kaldım. Yani bebeğim , miadında yeni doğan bebekken , onu bırakıp işe gitmem, gerekti. O nedenle Emzirme Reformunun en büyük destekçilerindenim. devlet 6 ay sadece anne sütü derken, bir yandan 8 haftadan sonra işe başlamak zorunda kalmak çok büyük çelişki. Özellikle de prematür bir bebek sahibi iseniz bu durum iki misli yıkıcı oluyor.
(4) Yasal süt izninizi kullanabildiniz mi?
Evet kullandım. fakat ücretsiz iizn alamadığım gibi, süt izinlerimide herzaman kullanamıyorum.
(5) Emzirdiğiniz ya da süt iznini kullandığınız için iş yerinde mobbing (tepki, işi bırakmanız için baskı) ile karşılaştınız mı?
Evet.. Ben bir hastanede ve tüp bebek kliniğinde çalışmış olsam da , bu baskıyı hissediyorsunuz. Süt sağmak için odanıza kapandığımda bir hasta gelince, hadi toparlan hasta ile konuş, sonra tektrar sağmaya başal.. gibi hep sorunlar yaşadım. Bunun dışında ben süt iznimi hergün işten 1,5 saat erken çıkarak kullandım. Bu da herzaman hastane ortamında mümkün olamıyor. arada kaynayıp gidiyor..
(6) Bebeğinizi toplum içinde, dışarıda emzirmeniz gerektiğinde sıkıntı yaşadınız mı?
Hayır, hç bir sıkıntı yaşamadım. istediğim heryerde, bebeğimin istediği heryerde emzirdim. O dönemde önemli olan bebeğimi emzirmekti, onun için hiçbir şeyi takmadım. Emzirme önlüğü, emzirme pançosu gibi birtakım emzirirken kullanılan kıyafetleri ben kullanamadım. Oğlum çok sıkıntılıydı. Ama bu tip kıyafetler artık annelerin işini çok kolaylaştırıyor. O nedenle bıu sıkıntıya düşmemelerini, kendilerini eve tıkmamalarını tavsiye ediyorum. Emzirme dünyanın en doğal şeyi...Ve bebeklerimiz her yerde her istedikleri yerde emmeye hakkları var...
(7) Emzirme konusunda desteğe ihtiyacınız oldu mu? Gerek emzirme danışmanlığı, gerekse psikolojik olarak yeterince destek bulabildiniz mi?
Ben kendimde emzirme danışmanıydım. Fakat terzi kendi söküğünü dikemez mevzuu gibi kendi kendime hiç yardımım olamadı. Ama doğum yaptığım hastanedeki bebek hemşiresi arkadaşlarım bana bıkmadan usanmadan destek oldular. Ayrıca hastaneden çıkıp eve gittiğim dönemde de , her sıkıştığımda hastanedeki arkadaşlarımın desteği oldu. gerek biberonla beslemek gerek emzirme konusunda..Ayrıca lohusalık döneminde sağolsun etraftaki herkes bir emzirme danışmanı olup birsürü fikirler verdiler. O dönemde oğlumda emme refleksi tam gelişemediği için emmerken bir süre hep sıkıntımız oldu. O dönemde herkes fikir beyanediyor. Bir süre sonra ben doğum sonarsı depresyonuna girdim. Hayatımda hiç bu kadar zorlandığım bir dönem olmamıştı.
O dönemde de hamile kursumuzu beraber verdiğimiz psikolg arkadaşım Gonca'nın da bana desteğini gözardı edemeyeceğim. Olaylara bakış açımı değiştirdi. Var olan durumla nasıl başedebileceğimi öğretti bana . O nedenle böyle bir sıkıntı yaşadığınızda danışmanlık almaktan lütfen çekinmeyin!!
(8) Emzirdiğiniz süre boyunca etraftan "sütün yetmiyor, mama ver, bu çocuk meme emmek için çok büyük” şeklinde baskı gördünüz mü?
EVET!!!!!
Hem de nasıl..Zaten zor bir dönem yaşarken , etraftakilerin yorumları insanı gerçekten depresyona sokuyor. Her bebeği tebrik etmek için arayanın, ikinci kelimesi bebek emiyor mu? aa bu çok küçük..Sütün mü yetmiyor? Mama verirsin , neden? mama vermezsin neden?... gerçekten o dönemde bulaflar insanı çok yoruyor. Bence ilk 40 gün boyunca eve misafir kabul etmemek lazım. bebek anneye anne de bebeğe alışncaya kadar...
(9) Emzirme Reformu’nu biliyor musunuz? Sizce Emzirme Reformu neden gerekli?
Emzirme Reformunu biliyorum. tüm kalbimle de destekliyorum..
Anne sütünün, hem bebek için hem de anne için ne kadar yaralı olduğunu tek tek anlatmaya gerek yok.. vücudumuz o kadar muazzam ki, anne sütü üretebiliyoruz. Malesef bunun kıymetini yeteri kadar bilemiyoruz. O nedenle Emzirme Reformu gerekli.. Bu farkındalığı arttırmak, her bebeğin anne sütü alma hakkını savunmalıyız!!
(10) Emzirme Reformu'nu web sitesinde desteklediniz mi? Destek olmak için
http://emzirmereformu.com// adresindeki formu doldurmanız yeterli.
Yukarıdaki soruları yanıtladıktan sonra, veri takibi yapabilmek açısından yazınızın linkini bilgi@emzirmereformu.com adresine gönderiniz.
(*) Türkiye’de ilk altı ay sadece anne sütü alan bebeklerin oranı yüzde 1,3. (Kaynak UNICEF Türkiye). Annelerin yüzde 98'i doğumdan sonra emzirmeye başlıyor, fakat ilk iki aydan sonra genel emzirme sorunları veya işe başladıklarında yaşadıkları sıkıntılar nedeniyle emzirmeyi ve anne sütüyle beslemeyi sonlandırabiliyorlar.
Yazımı okuyan beni tanıyan ya da tanımayan tüm arkadaşlardan bu sorulara cevap vermelerini rica ediyorum..Ayrıca http://benimrenklerim.blogspot.com/ bloğunun sahibi Çiğdem'i de sobeliyorum...
Çünkü ülkemizde her bebeğin doğumdan hemen sonra emzirilmeye ihtiyacı var.Annelerimizin emzirmenin yararları konusunda ikna edilmelerinden çok, nasıl emzireceklerinin öğretilmesine ve bunu uygulamak için desteklemeye ihtiyaçları vardır.Tüm sağlık çalışanlarının:her bebeğin doğar doğmaz emzirmeye başlatılması,ilk altı ay sadece anne sütü ile beslenmesi,emzirmenin iki yaşına kadar sürdürülmesi konusunda ortak mesaj kullanmaları emzirmenin devamlılığı ve daha sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi için şarttır.
İşte bundan hareketle Emzirme Reformu başlatıldı. Emzirme manifestosu yayınlandı. Bu hareketi desteklemek, yaygınlaştırmak ve ulaşabileceğimiz herkese bunu ilterek farkındalık yaratmak en önemli amacımız...
Siz de eğer bu yazımı okuyorsanız aşağıdaki sorulara kendinizce cevaplaytıp, bize email atarsanız , her bebeğin anne sütü almasına katkı sağlarsınız..
(1) Türkiye'de ilk altı ay sadece anne sütü alan bebeklerin oranı sizce yüzde kaç? (*)
Ülkemizde emzirme oranı %95 olmasına rağmen çok erken dönemde ek besinlere başlanmaktadır.Sadece anne sütü ile beslenme oranı ilk üç ayda %10 a 6.ayın sonunda %1.3 e düşmektedir.
(2) Siz bebeğinizi ne kadar süre anne sütü ile beslediniz?
Ben bloğumda daha önceden de bahsettiğim gibi 33 hafta da çok acil bir doğumla , oğlumu dünyaya getirdim. şöyleki 30. hafta da erken doğum tehtidi ile hasateneye yatıp, 33. haftanın başında bebeğimin kalp atışı neredeyse yokken acil bir doğum yaptım. Bunu belirtmemein amacı; erken de doğursanız anne sütü ile bebeğinizi besleyebiliyorsunuz.Fakat benim kaygı düzeyim ve stresim o kadar fazklaydı ki ilk günlerde olan sütüm , ikinci gün bıçak gibi gitti. İlk 40 gün mama takviyesi ile bebeğimi malesef beslemek durumunda kaldım. Fakat anne sütü ile beslemeyi çok istemem, bıkmadan usanmadan emzirmeye çalışıp, sürekli sağarak 40 gün sonunda sadece 1-2 öğün mama vererek oğlumu büyütttüm. Sadece anne sütü vererek 6 ay besledim( 1-2 öğün günler ilerledikçe tamamen ortadan kalktı.).6 ay sonunda oğlum birden emmeyi kesti. Bundan sonra da ne kadar uğraştıysam, malesef şimdi emmiyor. Ama emziren anneleri gördüğümde içim hep buruk:((
(3) Kaç ay doğum izni kullandınız?
Doğumum 33. hafta da olduğu için doğum öncesi iznim malesef yandı. Doğumdan sonra yasal izin olan 8 hafta izin yaptım. İşim o kadar yoğundu ki, ücretsi,z izin alamadım. Ve erkenden işe dönmek durumunda kaldım. Yani bebeğim , miadında yeni doğan bebekken , onu bırakıp işe gitmem, gerekti. O nedenle Emzirme Reformunun en büyük destekçilerindenim. devlet 6 ay sadece anne sütü derken, bir yandan 8 haftadan sonra işe başlamak zorunda kalmak çok büyük çelişki. Özellikle de prematür bir bebek sahibi iseniz bu durum iki misli yıkıcı oluyor.
(4) Yasal süt izninizi kullanabildiniz mi?
Evet kullandım. fakat ücretsiz iizn alamadığım gibi, süt izinlerimide herzaman kullanamıyorum.
(5) Emzirdiğiniz ya da süt iznini kullandığınız için iş yerinde mobbing (tepki, işi bırakmanız için baskı) ile karşılaştınız mı?
Evet.. Ben bir hastanede ve tüp bebek kliniğinde çalışmış olsam da , bu baskıyı hissediyorsunuz. Süt sağmak için odanıza kapandığımda bir hasta gelince, hadi toparlan hasta ile konuş, sonra tektrar sağmaya başal.. gibi hep sorunlar yaşadım. Bunun dışında ben süt iznimi hergün işten 1,5 saat erken çıkarak kullandım. Bu da herzaman hastane ortamında mümkün olamıyor. arada kaynayıp gidiyor..
(6) Bebeğinizi toplum içinde, dışarıda emzirmeniz gerektiğinde sıkıntı yaşadınız mı?
Hayır, hç bir sıkıntı yaşamadım. istediğim heryerde, bebeğimin istediği heryerde emzirdim. O dönemde önemli olan bebeğimi emzirmekti, onun için hiçbir şeyi takmadım. Emzirme önlüğü, emzirme pançosu gibi birtakım emzirirken kullanılan kıyafetleri ben kullanamadım. Oğlum çok sıkıntılıydı. Ama bu tip kıyafetler artık annelerin işini çok kolaylaştırıyor. O nedenle bıu sıkıntıya düşmemelerini, kendilerini eve tıkmamalarını tavsiye ediyorum. Emzirme dünyanın en doğal şeyi...Ve bebeklerimiz her yerde her istedikleri yerde emmeye hakkları var...
(7) Emzirme konusunda desteğe ihtiyacınız oldu mu? Gerek emzirme danışmanlığı, gerekse psikolojik olarak yeterince destek bulabildiniz mi?
Ben kendimde emzirme danışmanıydım. Fakat terzi kendi söküğünü dikemez mevzuu gibi kendi kendime hiç yardımım olamadı. Ama doğum yaptığım hastanedeki bebek hemşiresi arkadaşlarım bana bıkmadan usanmadan destek oldular. Ayrıca hastaneden çıkıp eve gittiğim dönemde de , her sıkıştığımda hastanedeki arkadaşlarımın desteği oldu. gerek biberonla beslemek gerek emzirme konusunda..Ayrıca lohusalık döneminde sağolsun etraftaki herkes bir emzirme danışmanı olup birsürü fikirler verdiler. O dönemde oğlumda emme refleksi tam gelişemediği için emmerken bir süre hep sıkıntımız oldu. O dönemde herkes fikir beyanediyor. Bir süre sonra ben doğum sonarsı depresyonuna girdim. Hayatımda hiç bu kadar zorlandığım bir dönem olmamıştı.
O dönemde de hamile kursumuzu beraber verdiğimiz psikolg arkadaşım Gonca'nın da bana desteğini gözardı edemeyeceğim. Olaylara bakış açımı değiştirdi. Var olan durumla nasıl başedebileceğimi öğretti bana . O nedenle böyle bir sıkıntı yaşadığınızda danışmanlık almaktan lütfen çekinmeyin!!
(8) Emzirdiğiniz süre boyunca etraftan "sütün yetmiyor, mama ver, bu çocuk meme emmek için çok büyük” şeklinde baskı gördünüz mü?
EVET!!!!!
Hem de nasıl..Zaten zor bir dönem yaşarken , etraftakilerin yorumları insanı gerçekten depresyona sokuyor. Her bebeği tebrik etmek için arayanın, ikinci kelimesi bebek emiyor mu? aa bu çok küçük..Sütün mü yetmiyor? Mama verirsin , neden? mama vermezsin neden?... gerçekten o dönemde bulaflar insanı çok yoruyor. Bence ilk 40 gün boyunca eve misafir kabul etmemek lazım. bebek anneye anne de bebeğe alışncaya kadar...
(9) Emzirme Reformu’nu biliyor musunuz? Sizce Emzirme Reformu neden gerekli?
Emzirme Reformunu biliyorum. tüm kalbimle de destekliyorum..
Anne sütünün, hem bebek için hem de anne için ne kadar yaralı olduğunu tek tek anlatmaya gerek yok.. vücudumuz o kadar muazzam ki, anne sütü üretebiliyoruz. Malesef bunun kıymetini yeteri kadar bilemiyoruz. O nedenle Emzirme Reformu gerekli.. Bu farkındalığı arttırmak, her bebeğin anne sütü alma hakkını savunmalıyız!!
(10) Emzirme Reformu'nu web sitesinde desteklediniz mi? Destek olmak için
http://emzirmereformu.com// adresindeki formu doldurmanız yeterli.
Yukarıdaki soruları yanıtladıktan sonra, veri takibi yapabilmek açısından yazınızın linkini bilgi@emzirmereformu.com adresine gönderiniz.
(*) Türkiye’de ilk altı ay sadece anne sütü alan bebeklerin oranı yüzde 1,3. (Kaynak UNICEF Türkiye). Annelerin yüzde 98'i doğumdan sonra emzirmeye başlıyor, fakat ilk iki aydan sonra genel emzirme sorunları veya işe başladıklarında yaşadıkları sıkıntılar nedeniyle emzirmeyi ve anne sütüyle beslemeyi sonlandırabiliyorlar.
Yazımı okuyan beni tanıyan ya da tanımayan tüm arkadaşlardan bu sorulara cevap vermelerini rica ediyorum..Ayrıca http://benimrenklerim.blogspot.com/ bloğunun sahibi Çiğdem'i de sobeliyorum...
26 Kasım 2010 Cuma
10-12 ay bebeğin beslenmesi
9-12.aylarda; artık bebeğinize verebileceğiniz gıdalar oldukça çeşitlenmiştir. Beslenme programına ek olarak haftada 1 kez ciğer ve 1-2 kez haşlanmış veya ızgara taze balık verilmeye başlanabilir. Ayrıca baharatsız ve soğansız ızgara köfte verilebilir. Baklagiller besin değeri yüksek gıdalar olduğu için tercih edilmelidir,haşlayıp tel süzgeçten geçirilerek bebeğin çorbalarına ilave edilebilir. 11-12.aylarda bebeğe çok yağlı ve tuzlu olmamak şartıyla ev yemeklerinden iyice ezerek vermeye başlayabilirsiniz.
8-10 AY:
Anne sütü veya devam maması (en az 300 ml.)
Saat 07.00: Kahvaltı
Saat 10.00: Kavanoz maması veya meyve püresi
Saat 13.00: Sebze çorbası veya diğer unlu çorbalar (Tarhana, yayla, şehriye çorbasına et, tavuk, kıyma ilave edilebilir.)
Saat 16.00: Yoğurt veya meyve püresi + tahıllı mama
Saat 19.00: İnce çekilmiş kıymadan yapılan köfte veya herhangi bir çorba
Saat 20.00-21.00: Anne sütü veya devam maması
Altuğ ise şimdiye kadar;
Sabah 06-06:30 : 100-150cc devam sütü
Kahvaltı10:10:30: 100 cc devam sütü ile 7-8 bebe bisküvisi,2 labne paynir, 1 çay kaşığı pekmez arada yumurta ( yumurtadan pek hoşlanmadığı ve kustuğu için hergün yoğurt yedirerek acığı kapamaya çalışıyoruz.)
Öğle: 13:00-13:30: yoğurt ve sebze çorbası( sebze, yoğurtlu pirinç, tarhana gib çorbalar, etli ve tavuklu)
ara: 17:00: meyve püresi
Akşam: 21:00:150cc devam maması( aptamil irmikli , ballı- sütlü pirinçli)
Eğer 150cc devam maması yerse gece sütü içmiyor. Devam maması yerine sebze çorbası yerse gece 24:00-24:30: 150cc devam sütü içiyor.
Hafta sonları dışarıdaysak biraz dağılıyoruz. sebze çorbası yerime bazen Bebelac veya Milupanın sütlaçlarından, muzlu muhallebilerinden yiyebiliyor. Dışarıdayken şu zamana kadar evden birşeyler getirip yedirmektense hazır kavanoz mamalarından kullandık.Bundan böyle artık dışarıda da çorba alıp, yoğurtla onu yedireceğim.
Ekmeği pek fazla kullanmıyoruz. Bu ayki Dr. kontrolünde bunu da soracağım, sanki Altuğ bu ay az kilo aldı gibi. Yarın kontrolümüz var, aylık gelişimimizi göreceğiz. Bu ay yavaş yavaş balık yedirmeye , tattırmaya çalış demişti doktorumuz. Biz de dediğini yaptık. hatta dün gece çinekop ızgara balığının yarısının 3/4 ünü yedi, hem de severek. Azıcık ekmek ve minicik domates ile beraber. Bizimle beraber sofraya oturup, tok bile olsa birşey tırtıklamaya bayılıyor. Oğluşum artık büyüdü. Biberonda süt içmekten nefret ediyor. sadece ve sadece uyurken biberonla devam sütü içiyor. Anne sütünü kendi kendine kestiği gibi, biberonu da süt içmeyide aynı şekilde kesti. Suyu biberonda içiyor. Biberonla pek derdi yok. Ama sütten hiç hoşlanmıyor.
Su içmeyi, bizim kola ve meyve sularımızdan bardakta içmeye bayılıyor. Ama içtiği su miktarını biraz sanırım arttırmamaız gerek..
Bu hafta sonu muayene sonucunda kaç kilo olduğunu ve boyununu ne kadar uzadığını gerçekten çok merak ediyoruz.

10-12 AY :
Anne sütü veya devam maması günlük en az 300 ml. olmalıdır. Evde hazırlanan yemeklere yavaş yavaş geçilebilir.Yemeklerin sadece suyu değil kendisi ezilerek verilmelidir. Haftada 1-2 öğün haşlanmış veya ızgara taze balık ve haşlanıp ezilmiş karaciğer verilmeye başlanabilir.
Saat 07.00-09.00: Kahvaltı (150 ml. devam maması + yumurta + peynir + bir dilim ekmek + 1 tatlı kaşığı reçel)
Saat 12.00-13.00: Evde pişmiş etli sebze yemeği veya sebze püresi + meyve suyu
Saat 15.00-16.00: Yoğurt veya devam maması
Saat 19.00-20.00: Çorba + köfte veya balık
Bebeğinizi beslerken dikkat edilecekler:
•Biberonun deliğinin uygun büyüklükte olduğundan emin olun.
•Bebeğinizin ağzında biberon varken uyumamasına dikkat edin, bu aynı zamanda diş çürümesine ve kulak enfeksiyonlarına yol açabilir.
•Kullanma tarihi geçmiş mamaları kesinlikle kullanmayın.
•Hazırlanmış mamayı buzdolabı dışında bir yerde 1 saatten fazla tutmayın.
•Her beslenmeden sonra kalan mamayı atın. Buzdolabında olsa bile şişe içinde bakteri üreyebilir.
•Sırt üstü yattığında bebeği beslemeyin.
•Çevrenin çok aydınlık ve gürültülü olmamasına özen gösterin.
•Bebeğiniz çok acıkmadan onu besleyin.
•Mamayı veya sütü mikrodalga fırında ısıtmayın. Mamanın içinde çok sıcak noktalar olabilir.
•Her zaman mamayı taze hazırlayın.
•İlk yıl içinde şunları vermeyin: çay, inek sütü, kolalı içecekler.
•Hiçbir zaman emziği çocuğun boynuna asmak için, boynuna dolanacak ip vs. kullanmayın.
8-10 AY:
Anne sütü veya devam maması (en az 300 ml.)
Saat 07.00: Kahvaltı
Saat 10.00: Kavanoz maması veya meyve püresi
Saat 13.00: Sebze çorbası veya diğer unlu çorbalar (Tarhana, yayla, şehriye çorbasına et, tavuk, kıyma ilave edilebilir.)
Saat 16.00: Yoğurt veya meyve püresi + tahıllı mama
Saat 19.00: İnce çekilmiş kıymadan yapılan köfte veya herhangi bir çorba
Saat 20.00-21.00: Anne sütü veya devam maması
Altuğ ise şimdiye kadar;
Sabah 06-06:30 : 100-150cc devam sütü
Kahvaltı10:10:30: 100 cc devam sütü ile 7-8 bebe bisküvisi,2 labne paynir, 1 çay kaşığı pekmez arada yumurta ( yumurtadan pek hoşlanmadığı ve kustuğu için hergün yoğurt yedirerek acığı kapamaya çalışıyoruz.)
Öğle: 13:00-13:30: yoğurt ve sebze çorbası( sebze, yoğurtlu pirinç, tarhana gib çorbalar, etli ve tavuklu)
ara: 17:00: meyve püresi
Akşam: 21:00:150cc devam maması( aptamil irmikli , ballı- sütlü pirinçli)
Eğer 150cc devam maması yerse gece sütü içmiyor. Devam maması yerine sebze çorbası yerse gece 24:00-24:30: 150cc devam sütü içiyor.
Hafta sonları dışarıdaysak biraz dağılıyoruz. sebze çorbası yerime bazen Bebelac veya Milupanın sütlaçlarından, muzlu muhallebilerinden yiyebiliyor. Dışarıdayken şu zamana kadar evden birşeyler getirip yedirmektense hazır kavanoz mamalarından kullandık.Bundan böyle artık dışarıda da çorba alıp, yoğurtla onu yedireceğim.
Ekmeği pek fazla kullanmıyoruz. Bu ayki Dr. kontrolünde bunu da soracağım, sanki Altuğ bu ay az kilo aldı gibi. Yarın kontrolümüz var, aylık gelişimimizi göreceğiz. Bu ay yavaş yavaş balık yedirmeye , tattırmaya çalış demişti doktorumuz. Biz de dediğini yaptık. hatta dün gece çinekop ızgara balığının yarısının 3/4 ünü yedi, hem de severek. Azıcık ekmek ve minicik domates ile beraber. Bizimle beraber sofraya oturup, tok bile olsa birşey tırtıklamaya bayılıyor. Oğluşum artık büyüdü. Biberonda süt içmekten nefret ediyor. sadece ve sadece uyurken biberonla devam sütü içiyor. Anne sütünü kendi kendine kestiği gibi, biberonu da süt içmeyide aynı şekilde kesti. Suyu biberonda içiyor. Biberonla pek derdi yok. Ama sütten hiç hoşlanmıyor.
Su içmeyi, bizim kola ve meyve sularımızdan bardakta içmeye bayılıyor. Ama içtiği su miktarını biraz sanırım arttırmamaız gerek..
Bu hafta sonu muayene sonucunda kaç kilo olduğunu ve boyununu ne kadar uzadığını gerçekten çok merak ediyoruz.
10-12 AY :
Anne sütü veya devam maması günlük en az 300 ml. olmalıdır. Evde hazırlanan yemeklere yavaş yavaş geçilebilir.Yemeklerin sadece suyu değil kendisi ezilerek verilmelidir. Haftada 1-2 öğün haşlanmış veya ızgara taze balık ve haşlanıp ezilmiş karaciğer verilmeye başlanabilir.
Saat 07.00-09.00: Kahvaltı (150 ml. devam maması + yumurta + peynir + bir dilim ekmek + 1 tatlı kaşığı reçel)
Saat 12.00-13.00: Evde pişmiş etli sebze yemeği veya sebze püresi + meyve suyu
Saat 15.00-16.00: Yoğurt veya devam maması
Saat 19.00-20.00: Çorba + köfte veya balık
Bebeğinizi beslerken dikkat edilecekler:
•Biberonun deliğinin uygun büyüklükte olduğundan emin olun.
•Bebeğinizin ağzında biberon varken uyumamasına dikkat edin, bu aynı zamanda diş çürümesine ve kulak enfeksiyonlarına yol açabilir.
•Kullanma tarihi geçmiş mamaları kesinlikle kullanmayın.
•Hazırlanmış mamayı buzdolabı dışında bir yerde 1 saatten fazla tutmayın.
•Her beslenmeden sonra kalan mamayı atın. Buzdolabında olsa bile şişe içinde bakteri üreyebilir.
•Sırt üstü yattığında bebeği beslemeyin.
•Çevrenin çok aydınlık ve gürültülü olmamasına özen gösterin.
•Bebeğiniz çok acıkmadan onu besleyin.
•Mamayı veya sütü mikrodalga fırında ısıtmayın. Mamanın içinde çok sıcak noktalar olabilir.
•Her zaman mamayı taze hazırlayın.
•İlk yıl içinde şunları vermeyin: çay, inek sütü, kolalı içecekler.
•Hiçbir zaman emziği çocuğun boynuna asmak için, boynuna dolanacak ip vs. kullanmayın.
20 Kasım 2010 Cumartesi
Bebeğinizin gelişimi (10.ay)
On aylık bebeğiniz neler yapabiliyor diye merak ediyorsanız bu yazıyı okumalısınız. Merak ettiğiniz tüm konular bu yazıda…
BEBEĞİNİZ BU AYDA NELER YAPIYOR OLABİLİR?
Bu ayın sonunda bebeğiniz şunları yapabilir:
• Birisine yada bir şeye tutunarak ayakta durabilir.
• Oturur durumdayken kalkabilir.
• Bir oyuncağını almaya çalıştığınızda karşı koyar.
• Rastgele anne-baba diyebilir.
• Yüzüstü yatarken oturur duruma geçer.
• Oyun için el çırpabilir ve el sallayabilir.
• Küçük objeleri baş parmak ve diğer parmakları kullanarak kaldırabilir.
• Eşyalara tutunarak yürüyebilir.
• “hayır” kelimesini anlayabilir fakat buna nadiren uyar.
• Bir an için destek almadan ayakta durabilir.
• Anne ve baba kelimelerini bilinçli olarak söyleyebilir.
• İsteklerini ağlamadan da belli edebilir.
• Bir fincandan tek başına su içebilir.
• Anlaşılmaz garip bir dil kullanarak konuşabilir.
Bu ayki doktor kontrolünüz
Bir çok doktor sağlam çocuk kontrollerinde bu ayı izleme takvimine dahil etmezler.Eğer bir sonraki kontrole kadar bekleyemeyecek bir durum olursa doktorunuza danışın.
Biz önümüzdeki hafta Dr. Zernime Hanıma gideceğiz. Bakalım ne kadar büyüdük??
Bebeğinizin bu ayki beslenmesi
Kötü yemek yeme alışkanlıkları
10 aylık bir bebekle yemek yemek, hemen hemen herkesin iştahını kaçırabilecek bir olaydır. Bu yaştaki yemeğin içinde oyun daha ağır basar. Dolayısıyla bebeğin midesine giden yemekten fazlası üstünde başında kalır.Yemek saatleri artık bebeğiniz için sadece besin almak değil aynı zamanda keşfetmek ve yeni şeyleri öğrenmek demektir.Yemek bebeğin dokunma hissi, sıcaklık hissi, sebep sonuç ilişkisi geliştirmesini sağlar. Patatesleri masada ezmek, yoğurdu avuçlamak, muzu üzerine sürmek sizin için ne kadar iğrenç olursa olsun yeni deneyimler demektir.Bebeğiniz yemeklerin cazip fiziksel özelliklerini öğrenene değin kağıt havlu ve elinizde bezlerle gezmeye hazırlıklı olun.Ancak bu sadece durup güleceğiniz bir durum değildir ve hiç bir şey yapmayacağınız anlamına gelmez.ileride uyacağı sofra kurallarına onu hazırlayabilirsiniz. İşte dikkat etmeniz gereken noktalar:
• örtü kullanmak: mümkün olan tüm korunma yöntemlerini kullanın. Örneğin yemek yenen yerin altına gazete serin, sonra atarsınız. Bebeğinize önlük giydirin, yalnız kendini rahat hissedeceği bir önlük olmalı. Kollarını dirseklerine kadar sıyırın.
• İstenmeyen hareketlere engel olmak. Bebeğinizin kendince yaptığı denemelere engel olmak istemezsiniz, ama onun etrafı pisletmesine de içiniz elvermez. Dökmeleri en aza indirmek için onun yemeğini derin bir kasenin içinden verin. Bebeğinize verdiğiniz bardağın içini az doldurun ve içmediği anlarda bardağı ondan uzak tutun. Bir defa da birden fazla çeşit vermeye çok meraklı olmayın çünkü bebekler çok fazla seçenekten bunalabilir ve bunu yemek yeme yerine yemeklerle oyun oynayarak gösterebilir. Bebeğinize yemek verdiğiniz tüm malzemeleri kırılmaz materyallerden seçin.
• Sakin davranın. Çoktan öğrendiğiniz gibi bebekler doğuştan oyuncudurlar, çünkü onlar oynayarak öğrenirler. Eğer masada yaptıklarına gülerseniz, onu daha fazlasını yapmaya cesaretlendirirsiniz. Aynı zamanda eleştiriyide pek sevmezler. “dur, yapma” gibi sözler onların hareketlerini kontrol etmeye pek yaramaz, hatta arttırmalarına sebep olur. En iyi politika bu gibi durumlarda yorum yapmamaktır. Tabi eğer bebeğiniz kaşık ile bir kaç düzgün lokma alırsa onu cesaretlendirin. Böyle düzgün hareketlerin işe yaradığını bilmesini sağlayın.
• Kaşığa alıştırmak. Havada sallamaktan başka bir şey yapmasa da, yemek yemek için diğer elini kullansa da, sürekli olarak kaşığı eline verin.
• Sakın düşmanca bir tavır almayın. Umutsuz anneler bazı umutsuz davranışlara başvururlar. Yemek yeme ve oyun oynama yetkisini tamamen bebeklerin elinden alırlar. Bu hareket daha temiz yemekleri sağlar. Fakat aynı zamanda bebeğinizin kendini beslemesini öğrenmesini ve sofra kurallarını öğrenmesini geciktirir. Ayrıca sürekli her şeyde kontrolün annenin elinde olması kendine güvensiz çocukların temelinde yatan nedendir.
• İyi bir örnek olun. Bebeğinize doğru hareketleri öğreten ne dersler ne de uyarılardır. Bunun en iyi yolu sizi izlemesidir. Eğer siz masada elinizle yer, ağzınız dolu iken konuşur ve ağzınız açık olarak çiğnerseniz bebeğiniz sizin umduğunuzdan çok farklı alışkanlıklar kazanır.
• Ne zaman ateşkes ilan edeceğinizi bilmelisiniz. Bebeğin yemekle oynamaya harcadığı vakit yemeği yemeği harcadığı vakti geçiyorsa,yemeği bitirmenin vakti gelmiştir. Masayı temizleyin ve bebeği masadan kaldırın. Eğer bebek bu durumu protesto ederse bir oyuncak yada oyunla dikkatini dağıtın.
Onuncu aya geldiğinizde evde yenen hemen herşeyi bebeğinizde yiyebilir. Yalnız pişirirken yemeklerin tuzsuz olmasına dikkatedin. Yine haşlanmış ve ayıklanmış sebzeleri gevelemesi için eline verebilirsiniz.Et ve balıkları deri ve yağından ayırdıktan sonra küçük lokmalara ayırarak servis edin.Bebeğinize yağlı, tuzlu, baharatlı yiyecekler vermekten kaçınmalısınız.
BEBEĞİNİZ BU AYDA NELER YAPIYOR OLABİLİR?
Bu ayın sonunda bebeğiniz şunları yapabilir:
• Birisine yada bir şeye tutunarak ayakta durabilir.
• Oturur durumdayken kalkabilir.
• Bir oyuncağını almaya çalıştığınızda karşı koyar.
• Rastgele anne-baba diyebilir.
• Yüzüstü yatarken oturur duruma geçer.
• Oyun için el çırpabilir ve el sallayabilir.
• Küçük objeleri baş parmak ve diğer parmakları kullanarak kaldırabilir.
• Eşyalara tutunarak yürüyebilir.
• “hayır” kelimesini anlayabilir fakat buna nadiren uyar.
• Bir an için destek almadan ayakta durabilir.
• Anne ve baba kelimelerini bilinçli olarak söyleyebilir.
• İsteklerini ağlamadan da belli edebilir.
• Bir fincandan tek başına su içebilir.
• Anlaşılmaz garip bir dil kullanarak konuşabilir.
• Bir iki adım atabilir ve hatta biraz erkenci davranıp yürüyebilir.
Altuğ yukarıda sayılanların hepsini yapıyor... Anne demiyor.. Bilinçsiz olarak ba ba , de de diyor. Kendince oluşturduğu bir dil olduğu kesin... Özellikle sesini duydukça heyecanlanması çok şeker..Çocukları görünce o kadar mutlu oluyor ki.. Onu bir oyun grubuna yazdırmanın zamanı geldi, sanırım.. Bu arada kendileri hiç emeklemedi. Zorda kalırsa emekliyor. Fakat ellerinden tutulduğunda hzlı hgızlı yürüyor. Henüz sıralamıyor. Oturduğu ya da yattığı yerden kalkıp, ayağa kalkıyor.Özellikle bir haftadır, acayip hsreketlendi. Yerinde duramıyor. Ona bisiklet aldık. Kargo ile gelecek. e-bebekte denedik, çok sevdi. Tüm e-bebeği onunla dolaştık. durduğumuzda , tepki veriyor. Bebeğin artık büyüdü. Sanırım artık o bir küçük çocuk..!!!!
Bu ayki doktor kontrolünüz
Bir çok doktor sağlam çocuk kontrollerinde bu ayı izleme takvimine dahil etmezler.Eğer bir sonraki kontrole kadar bekleyemeyecek bir durum olursa doktorunuza danışın.
Biz önümüzdeki hafta Dr. Zernime Hanıma gideceğiz. Bakalım ne kadar büyüdük??
Bebeğinizin bu ayki beslenmesi
Kötü yemek yeme alışkanlıkları
10 aylık bir bebekle yemek yemek, hemen hemen herkesin iştahını kaçırabilecek bir olaydır. Bu yaştaki yemeğin içinde oyun daha ağır basar. Dolayısıyla bebeğin midesine giden yemekten fazlası üstünde başında kalır.Yemek saatleri artık bebeğiniz için sadece besin almak değil aynı zamanda keşfetmek ve yeni şeyleri öğrenmek demektir.Yemek bebeğin dokunma hissi, sıcaklık hissi, sebep sonuç ilişkisi geliştirmesini sağlar. Patatesleri masada ezmek, yoğurdu avuçlamak, muzu üzerine sürmek sizin için ne kadar iğrenç olursa olsun yeni deneyimler demektir.Bebeğiniz yemeklerin cazip fiziksel özelliklerini öğrenene değin kağıt havlu ve elinizde bezlerle gezmeye hazırlıklı olun.Ancak bu sadece durup güleceğiniz bir durum değildir ve hiç bir şey yapmayacağınız anlamına gelmez.ileride uyacağı sofra kurallarına onu hazırlayabilirsiniz. İşte dikkat etmeniz gereken noktalar:
• örtü kullanmak: mümkün olan tüm korunma yöntemlerini kullanın. Örneğin yemek yenen yerin altına gazete serin, sonra atarsınız. Bebeğinize önlük giydirin, yalnız kendini rahat hissedeceği bir önlük olmalı. Kollarını dirseklerine kadar sıyırın.
• İstenmeyen hareketlere engel olmak. Bebeğinizin kendince yaptığı denemelere engel olmak istemezsiniz, ama onun etrafı pisletmesine de içiniz elvermez. Dökmeleri en aza indirmek için onun yemeğini derin bir kasenin içinden verin. Bebeğinize verdiğiniz bardağın içini az doldurun ve içmediği anlarda bardağı ondan uzak tutun. Bir defa da birden fazla çeşit vermeye çok meraklı olmayın çünkü bebekler çok fazla seçenekten bunalabilir ve bunu yemek yeme yerine yemeklerle oyun oynayarak gösterebilir. Bebeğinize yemek verdiğiniz tüm malzemeleri kırılmaz materyallerden seçin.
• Sakin davranın. Çoktan öğrendiğiniz gibi bebekler doğuştan oyuncudurlar, çünkü onlar oynayarak öğrenirler. Eğer masada yaptıklarına gülerseniz, onu daha fazlasını yapmaya cesaretlendirirsiniz. Aynı zamanda eleştiriyide pek sevmezler. “dur, yapma” gibi sözler onların hareketlerini kontrol etmeye pek yaramaz, hatta arttırmalarına sebep olur. En iyi politika bu gibi durumlarda yorum yapmamaktır. Tabi eğer bebeğiniz kaşık ile bir kaç düzgün lokma alırsa onu cesaretlendirin. Böyle düzgün hareketlerin işe yaradığını bilmesini sağlayın.
• Kaşığa alıştırmak. Havada sallamaktan başka bir şey yapmasa da, yemek yemek için diğer elini kullansa da, sürekli olarak kaşığı eline verin.
• Sakın düşmanca bir tavır almayın. Umutsuz anneler bazı umutsuz davranışlara başvururlar. Yemek yeme ve oyun oynama yetkisini tamamen bebeklerin elinden alırlar. Bu hareket daha temiz yemekleri sağlar. Fakat aynı zamanda bebeğinizin kendini beslemesini öğrenmesini ve sofra kurallarını öğrenmesini geciktirir. Ayrıca sürekli her şeyde kontrolün annenin elinde olması kendine güvensiz çocukların temelinde yatan nedendir.
• İyi bir örnek olun. Bebeğinize doğru hareketleri öğreten ne dersler ne de uyarılardır. Bunun en iyi yolu sizi izlemesidir. Eğer siz masada elinizle yer, ağzınız dolu iken konuşur ve ağzınız açık olarak çiğnerseniz bebeğiniz sizin umduğunuzdan çok farklı alışkanlıklar kazanır.
• Ne zaman ateşkes ilan edeceğinizi bilmelisiniz. Bebeğin yemekle oynamaya harcadığı vakit yemeği yemeği harcadığı vakti geçiyorsa,yemeği bitirmenin vakti gelmiştir. Masayı temizleyin ve bebeği masadan kaldırın. Eğer bebek bu durumu protesto ederse bir oyuncak yada oyunla dikkatini dağıtın.
Onuncu aya geldiğinizde evde yenen hemen herşeyi bebeğinizde yiyebilir. Yalnız pişirirken yemeklerin tuzsuz olmasına dikkatedin. Yine haşlanmış ve ayıklanmış sebzeleri gevelemesi için eline verebilirsiniz.Et ve balıkları deri ve yağından ayırdıktan sonra küçük lokmalara ayırarak servis edin.Bebeğinize yağlı, tuzlu, baharatlı yiyecekler vermekten kaçınmalısınız.
10 Kasım 2010 Çarşamba
10 aylık bebeğin gelişimi
10 aylık dönemde oyun dönemi diyebiliriz. Bebeğiniz için önemli olan tek şey oynayacağı oyunlardır ve istediği her şeyi oyun olarak kullanabileceğini düşünür.Bu nedenle evinizdeki güven ortamını sağlamalısınız.Böylece yaşanabilecek olası tatsız kazalara önlem almış olursunuz.Fakat siz her ne kadar kapıları kilitleseniz de,eşyaları sabitleseniz de evinizde ihtiyacınız olan bazı şeyler yine kazalara sebebiyet verebilir.Bu nedenle bebeğiniz için her şeyin önlemini almaktansa bazı yasaklar koymanız ve bu yasaklara onu alıştırmanız daha verimli sonuçlar almanızı sağlayacaktır.Mesela girmemesi gereken bir odaya bu dönemde bebeğinizin girmemesi gerektiğini ona anlatabilirsiniz ve öğretebilirsiniz.
Fakat her ne kadar alıştırmaya çalışsanız da bebeğiniz hayır demenizden anlamak için daha küçüktür.Hayır diye tepki verseniz de onu alıştırmaya çalışsanızda o yinede yasak bölgelerde gezmekten hoşlanacak ve her ne kadar hoşunuza gitmesede klozetinizi bir oyuncak gibi görecek ve onun için oyuncaklar atacaktır.Bebeğinizin hayır demenizden anlam çıkarması için önünüzde daha birkaç ayınız var.
Bebek için bu dönemde yapabileceğiniz en güzel şeylerden birisi ona karşı sabırlı davranmanızdır.Böyle davranarak bebeğinizin kendisinin yapması gereken işlerde başarılı olmasını sağlayabilirsiniz.Bu dönemde bebekler gün içerisinde bir saat gece ise on bir saat uyurlar.Bu size her ne kadar az gibi gözüksede ertesi gün bebeğinizin sahip olduğu enerjiyi gördüğünüzde yanıldığınızın farkına varacaksınız.Bu kadar uyku bu dönemdeki bebekler için yeterlidir.
Bebek bu dönemlerde uykuya dalmakta problem yaşayabilir.Bu kendi kendisine aşabileceği bir problem değildir.Bu konuda yardımınıza ihtiyaç duyar.Onu uykudan önce kucağınıza alıp,masal anlatarak veya ninni söyleyerek rahatlamasını sağlayabilirsiniz.
Bebeğiniz bu dönemde çevresinde gördüğü insanların yüz mimiklerini ve ses tonlarını taklit etmeye çalışır.Suyla oynamaktan çok hoşlanır.alıştığı ortamlardan farklı ortamlar onun korkmasına nende olur.Ayrıca bu dönemde uyku problemi yaşaması normaldir.Kas sisteminin gelişmesinin getirdiği bir özellikle siz bir eşyayı yerine yerleştirirken o da size yardımcı olmaya çalışır.Söylediğiniz bazı komutları anlar ve yerine getirmeye çalışır.Nesneleri yerlerinden kaldırıp elinde tutabilir fakat geri bırakırken çekinir.Ayrıca çekmeceleri karıştırmak gibi yeni bir alışkanlık kazanmıştır.
Fakat her ne kadar alıştırmaya çalışsanız da bebeğiniz hayır demenizden anlamak için daha küçüktür.Hayır diye tepki verseniz de onu alıştırmaya çalışsanızda o yinede yasak bölgelerde gezmekten hoşlanacak ve her ne kadar hoşunuza gitmesede klozetinizi bir oyuncak gibi görecek ve onun için oyuncaklar atacaktır.Bebeğinizin hayır demenizden anlam çıkarması için önünüzde daha birkaç ayınız var.
Bebek için bu dönemde yapabileceğiniz en güzel şeylerden birisi ona karşı sabırlı davranmanızdır.Böyle davranarak bebeğinizin kendisinin yapması gereken işlerde başarılı olmasını sağlayabilirsiniz.Bu dönemde bebekler gün içerisinde bir saat gece ise on bir saat uyurlar.Bu size her ne kadar az gibi gözüksede ertesi gün bebeğinizin sahip olduğu enerjiyi gördüğünüzde yanıldığınızın farkına varacaksınız.Bu kadar uyku bu dönemdeki bebekler için yeterlidir.
Bebek bu dönemlerde uykuya dalmakta problem yaşayabilir.Bu kendi kendisine aşabileceği bir problem değildir.Bu konuda yardımınıza ihtiyaç duyar.Onu uykudan önce kucağınıza alıp,masal anlatarak veya ninni söyleyerek rahatlamasını sağlayabilirsiniz.
Bebeğiniz bu dönemde çevresinde gördüğü insanların yüz mimiklerini ve ses tonlarını taklit etmeye çalışır.Suyla oynamaktan çok hoşlanır.alıştığı ortamlardan farklı ortamlar onun korkmasına nende olur.Ayrıca bu dönemde uyku problemi yaşaması normaldir.Kas sisteminin gelişmesinin getirdiği bir özellikle siz bir eşyayı yerine yerleştirirken o da size yardımcı olmaya çalışır.Söylediğiniz bazı komutları anlar ve yerine getirmeye çalışır.Nesneleri yerlerinden kaldırıp elinde tutabilir fakat geri bırakırken çekinir.Ayrıca çekmeceleri karıştırmak gibi yeni bir alışkanlık kazanmıştır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
