annelik yolunda hamile kursu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
annelik yolunda hamile kursu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mart 2012 Pazartesi

18 Mart Da başlayan Bebeimgeliyor Doğuma ve Bebeğe Hazırlık Programı


Dün doğumumdan sonra yaptığım  Bebebimgeliyor doğuma ve bebeğe hazırlık proramımın ilk dersini yaptık..
Ders başlamadan önce Sevgili Burçin ile kahve keyfi yaptık. şİrin ofisinde bana yer verdiği için ayrıca çok teşekkür ederim...



Eğitim de 2 çiftimiz vardı. Hamilelik sürecini ve Doğum konusunu işledik.

Doğum planı oluşturmak konusunu çiftlerin daha fazla dikkatini çekti.. En son hafta kendi oluşturdukları planları hakkında da konuşacağız.




Bu dersime broşür ve minik hediyeleriyle destel olan Johnson's Baby  ve Lansinoh firmasına çok teşekkür ederim...






Ayrıca derse katılan çiftlere Burçin Çobanoğlu Doğum fotoğrafı konusunda bilgi verdi ve eğer onda fotoğraf çektirmek isterlerse %20 indirim yapacak..

Önümüzdeki hafta Emzirme ve bebek bakımını anlatacağım...

Eğer sizde bu kurslara katılmak isterseniz,15 Nisan -22 ve 29 Nisan da olacak gruba katılabilirsiniz.



1 Şubat 2012 Çarşamba

BEBEİMGELİYOR DOĞUMA VE BEBEĞE HAZIRLIK KURSUMUZ MART AYINDA BAŞLIYOR!

Keyifli ve heyecanlı bir dönemin başındayken merak ettiğiniz ve belki biraz endişelendiğiniz şeyler olabilir. Gebelik, doğum ve en sonunda ulaştığınız bebek.. Bunlar bir anne ve baba adayının hayatında dönüm noktalarıdır. Biz bu dönüm noktanızın en iyi şekilde olması için sizlere destek vermeye çalışıyoruz..




Ben Hamile Eğitmeni ESRA ERTUĞRUL merak ettiğiniz ve endişelendiğiniz konularda size yardım etmek, destek olmak istiyorum.
Bu kurs ile daha bilinçli ve keyifli bir hamilelik dönemi geçirmenizi sağlamak, rahat ve kolay bir doğum yapmanıza yardımcı olmak ve güvenli bir doğum sonrası dönemi yaşamınızı hedefliyorum.
Eğitimlerimiz interaktif şekilde yapılmaktadır. O nedenle en fazla 5 çiftten oluşmaktadır. Derslerimiz teorik bilginin dışında uygulamalardan da oluşmaktadır. Kursumuza gelirken , özellikle yanınızda bir şey getirmenize gerek yoktur. Sadece rahat kıyafetler giyebilirsiniz.
Bebeimgeliyor doğum ve bebeğe hazırlık kursumuz 3 oturumdan ve doğum sonrası anne-baba ve bebek toplantısı olmak üzere 4 oturumdan oluşmaktadır.
Kursumuza babalarında katılmasını anne adaylarına tavsiye ediyoruz. Eğer baba adayı gelmek istemezse size doğum ve sonrası destek olacak kişi ile kursa katılabilirsiniz.
Kursumuza 12-13 gebelik haftasını tamamlamış olmanızı tavsiye ediyoruz.;

Kursumuzun içeriği;

BEBEİMGELİYOR DOĞUM VE BEBEĞE HAZIRLIK KURSU

4 HAFTALIK PROGRAM

1.OTURUM:
Hamilelik ve bebeğin gelişim süreci,
Doğum çeşitleri ve doğumun fizyolojisi,
Doğum sırasındaki anestezi çeşitleri, ağrısız doğum,
Doğuma hazırlık
Normal doğum yapmak isteyen anne adayları için, normal doğuma yönelik nefes egzersizleri, ıkınma teknikleri ve masaj teknikleri anlatılacaktır.
Doğum planımız nasıl olmalı?
Babanın doğum planı
Bebek odası hazırlığı ve doğru alışveriş,
Doğuma giderken anne ve bebeğin valiz hazırlığı
Hamilelik psikolojisi / doğum korkusunu yenmek
RAHATLAMA NEFES EGZERSİZLERİ

2.OTURUM:
Emzirme ve anne sütü,
Yenidoğan bakımı;
-göbek bakımı,
-yeni doğan sarılığı,
-bebeğin altının değiştirilmesi,(babaları da uygulamaya katarak)
-bebeği tutuma ve taşıma,
-bebeği giydirme,
-yenidoğan refleksleri,
-bebeğin yıkanması,
-bebeğin gazının çıkarılması,
-bebek için rahatlatma masajı,
-bebeğin aşıları,
-bebeğin uyku düzeni,
-bebeğin tırnaklarının kesilmesi ve bakımı,
-bebeğin ağlaması ve onu sakinleştirmenin püf noktaları,
*0-6 ay anne - bebek ilişkisinin önemi:dünya ile ilk ilişki ve bağlanma,
BEBEĞE YAPILACAK EGZERSİZLER

3.OTURUM:
Lohusalık bakımı,
Lohusalık Sendromu,
Yeni rolleriyle doğumdan sonra eşlerin ilişkisi,
Doğum sonrası ve emziren annenin beslenme
Çalışan annenin işe dönme: anne ve bebeğin ayrılık hazırlığı
Doğum sonrası anne ve bebek
NEFES VE RAHATLAMA EGZERSİZLERİ

4. OTURUM:
Doğumdan sonraki ilk 2 ay içerisinde anneler ve babalar bebekleri ile birlikte anne -bebek -baba grubumuza katılabilir ve zorlandıkları konularda danışmanlık hizmeti alabilirler. Bu oturumumuza psikoloğumuz ve hamile eğitmeni arkadaşımızda bulunacaktır.


Kayıt olmak ve ya detaylı bilgi almak isterseniz ertugrul.esra@gmail.com adresine emaille başvurabilirisiniz.

1 Aralık 2011 Perşembe

DOĞUM SONRASI ANNE- BEBEK TOPLANTISI

Annelik Yolunda Hamile kursumuzun çercevesinde yaptığımız anne- bebek toplantısını artık, kurstan bağımsız yapıyorıuz. Yani bebeğiniz doğdu ve 2. ayını tamamladıktan sonra beraber toplanabiliriz.

Anne olmak bir yandan coşturucu, neşelendirici, keyifli, güçlendirici bir süreçtir bir yandan da yorucu, zorlayıcı ve karmaşıktır. Her annenin bebek dünyaya geldikten sonra karşılaştığı pratik sorunlarla ilgili desteğe ihtiyacı olur.
Yaptığımızbu toplantılarda annelerin bu deneyimi yaşarken kendilerini yalnız hissetmemeleri amacıyla oluşturulmuştur.

Annelik Yolunda da devam eden Doğum Sonrası Buluşmalarına, anneler bebekleriyle birlikte katılıyor ve diğer anne-bebek çiftleriyle bir araya geliyor. Gruplarda en fazla 5 anne-bebek çifti bulunuyor.



Sıcak ve keyifli ortamımızda gerçekleşen Doğum Sonrası Buluşmaları'nda yeni annelere bebek bakımı ve annelik ile ilgili her türlü konuda destek veriyoruz.Bu toplantılarda;

* Annelik,
• Emzirme ile ilgili destek verme, emzirme danışmanlığı,

* Bebeğinizi ağlarken sakinleştirmek , uyuku düzüeni oluşturmak gibi bakım süreçlerinde annelere destek vermek,

• Anne ve bebek arasında gelişen bağlanma,

*Yeni annenin kendi ebeveynleri ve diğer aile bireyleri ile olan ilişkilerin değerlendirmesi,

• Annenin iş hayatına yeniden geçişi ve bebeğin buna hazırlanması,

*Bakıcı seçiminde dikkat edilecekler, gibi konular konuşuluyor.

Annelik Yolunda doğum sonrası buluşmalar sayesinde;

* Kendi annelik deneyiminizi daha iyi anlama
• Diğer annelerin deneyimlerinden öğrenme
*Bebeğinizi daha iyi anlama,

• Uzman görüş ve tavsiyelerinden faydalanma imkanı buluyorsunuz.

Ve en önemlisi;

• Bebeğinizle birlikte katılabildiğiniz bu keyifli buluşmalar sayesinde bebeğinizle aranızda bağ gelişiyor.
Doğum Sonrası Buluşmalarımızda rahat, keyifli ve bebeğiniz için gerekli her şeyin düşünüldüğü ortamımızda gerektiği zaman bebeğinizin ihtiyaçlarını kolaylıkla giderebilirsiniz. Siz bebeğinizin ihtiyacını giderirken hem size yardımcı olur hem de toplantımıza keyifle devam ederiz.

Haydi anneler sizleri aramızda görmek istiyoruz..


Detaylı bilgi için ; ertugrul.esra@gmail.com bana email atabilirsiniz....

26 Temmuz 2011 Salı

EMZİRME DÖNEMİ HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER:

ANNE SÜTÜ BİR MUCİZEDİR....

Bebeğinizin beden ve ruh sağlığı için en önemli besin anne sütüdür.emzirmek, anne ve bebek arasında güçlü bir bağ kuraraken bebeğin duygusal gereksinimleini karşılar.
Dünta Sağlık Örgütü ( WHO)
, bebeklerin ilk 6 ay sadece anne sütü ile vbeslenmesini, su dahil herjhangi bir gıda verilmemesini, 6. aydan sonra ise uygun ek gıdalara başlanarak emzirmeye 2 yaşına kadar devam edilmesini öneriyor.

BAŞKA HİÇBİR BESİN ANNE SÜTÜNÜN BEBEĞE SAĞLADIĞI YARARLARI SAĞLAYAMAZ!!

*Anne sütü doğrudan ısıda ve bebeğin gereksinimine her zaman karşılık verecek şekilde, daima hazırdır.
*bebeğin sağlıklı gelişimi için gerekli olan tüm besinleri içeriri.
*bebekler için sindirmi kolaydır.
*Bebeğin bağışıklşık sistemini geliştirir.
*En az 6 ay emzirilen bebeklerde allerjik hastalıklari orta kulak iltihapları, ishal,kusma, menenjit ve akciğer enfeksiyonları gibi hastalıklar daha az görülür.
*Anne sütü emmeyen bebeklerin yetişkin dönemlerinde sindirim ve kilo sorunları daha sık görülür.
* Bebeğin ağız, yüz kaslarının ve alt çenesinin gelişimine katkıda blunur.
*Emzirme pratik ve masrafsızdır. Harcama gerektirmez.

UNUTMAYIN!! BEBEĞİNİZİ EMZİRDİKÇE SÜTÜNÜZ ARTACAKTIR.

EMZİRME DOĞANIN ANNEYE ARMAĞINIDIR....

*Emzirmek, kanamaları ve kansızlığa bağlı görülebilecek halsizlik ve yorgunluğu azaltır.
*Emzirmek, anne rahminin normal boyutlara dönmesini hızlandırır.
*Anne , emzirme sırasında kalaori harcar ve böylece doğum sonrası fazla kilolardan kurtulkşması kolaylaşır.(Günde 500-1000kalori =2 saat yürüme)
*Emziren annelred yumurtalık ve mem kanseri daha nadir gtörülür.
*Emzirmek, annenin kemik yapısını sağlamlaiştırır, ileri ki yaşlarda görülen kemik erimesi ve kırık riski azaltır.

27 Nisan 2011 Çarşamba

DOĞUM KORKUSU

Doğum korkusu her gebenin hissettiği bir duygu olup doğum yaklaştıkça artar.onun için normal veya sezeryan doğum .... herikisiyle başetmenin yolu ; yaşanılacak olayı iyice bilmek ve ona hazırlanmaktır

Kadın, öncelikle doğum esnasında çekilecek ağrının şiddetine dayanamamaktan korkuyor. Ayrıca yabancı bir ortamda yalnız ve çaresiz kalmaktan, bebeğin başına kötü bir şey gelmesinden, doktora ya da hastaneye ulaşamamaktan korkuyor. Ayrıca normal doğum olarak adlandırılan vajinal doğumun doğum sonrası cinsellikten zevk almayı olumsuz yönde etkilediği düşüncesi de endişeye yol açabiliyor.

Yalnız normal doğumdan değil bazen sezaryenle doğum yapmaktan da korkuyor kadınlar... Bu korkuları; anestezi korkusu, bilinci kaybettikten sonra kontrolün tamamıyla başkalarının elinde olması, ameliyat esnasında ve de sonrasındaki ağrılar, operasyon sonrası iyileşme döneminin uzun olması şeklinde sıralayabiliriz. "Ya bayılıp tekrar ayılamazsam?... Sonuçta bu bir ameliyat ve her ameliyatın riskleri vardır!... Kontrolü tamamen kaybedeceğim ve bebeğimi herkesten sonra ben göreceğim!..." gibi düşünceleri olabiliyor kadının.


Annelik kimliğinin yerleşmesinde doğum tecrübelerinin yeri büyüktür. Doktor ve hemşirelerle işbirliği içerisinde, ağrıya ya da paniğe yenik düşüp kontrolü kaybetmek sizin gerçekleşen başarılı bir doğum sonrasında kadının kendine güven duygusu artıyor, bununla birlikte annelik yetenekleri konusundaki özgüvenini de arttırıyor. Ve ne şekilde doğum yapmış, ne kadar acı çekmiş olursanız olun, aklınızda kalacak tek şey bebeğinizi kucağınıza aldığınız andaki heyecan ve mutluluğunuz oluyor.

Aslında insan bilmediği şeyden korkar. Bu nedenle korkuyla başa çıkmada ilk adım yeterli bilgi edinmek olmalı. Onlara hamilelik süreci ve doğum hakkında bol bol okumalarını, kaygılarını ve korkularını ise doktorlanyla paylaşmalarını öneriyorum.

Doğum korkusuyla başedebilmek için;

* Sağlıklı bilgi edinin: Doktorunuzla mutlaka konuşun

* Fiziksel ve duygusal endişelerinizi ayırt etmelisiniz:

• Doğum sonrasında hayatınızı dusunmeye çalışın: Doğuma sizinle kim gelecek, evde size kim destek olacak bunları doğumdan önce mutlaka planlayın.

• Kendinize vakit ayırın:doğum öncesinde kendiniz rahatlatmak,stresini azaltmak için bir takım aktiviteler yapın.( rahatlama ve gevşeme egzersizleri buna bir örnek)

* Yardım almalisiniz:doğum korkusu günlük yaşamınızı olumsuz etkilemeye başlarsa ve bunlarla tek başınıza baş edemediğinizi hissederseniz profesyonel yardım alın.

Özetlemek gerekirse doğum korkusuyla başa çıkmada ilk adım anne adayının kendisini en çok endişelendiren konuyu iyi bilmesi, bunu doktoruyla ya da doğum öncesi kurslara katılarak çözmeye çabalaması, çabalar yetersiz kaldığında bireysel bir psikolojik destek alması olmalıdır. Doğuma eşin katılımı özellikle yabancı bir ortamda (doğumhane) yalnız kalma korkusuna yardımcı olmaktadır. Bunun yanında doğum personelinin doğum sırasındaki pozitif ve destekleyici tutumları, anneyi doğum süresince bilgilendirmek ve bir sonraki aşamanın ne olduğunu anlatıp doğuma onun da katılımını sağlamak annenin kontrol duygusunu güçlendirecek ve korkusunu azaltacaktır. Korku azaldığında ağrı kesici ihtiyacı da azalmakta ve doğum süresi kısalmaktadır.

Ne şekilde doğum yapmış, ne kadar acı çekmiş olursanız olun, aklınızda kalacak tek şey bebeğinizi kucağınıza aldığınız andaki heyecan ve mutluluğunuz olacaktır.

DOĞUM ÖNCESİ EĞİTİMİN ÖNEMİ


Hamilelik anne ve babanın, bebeğin anne karnındaki ve sonrasındaki fiziksel ve zihinsel gelişimi konusunda bilinçlenmesi gereken en önemli dönemdir. Hamilelik esnasında annenin ve bebeğin ruhsal ve bedensel anlamda sağlıklı bir hamilelik dönemi yaşayabilmesi için, bu dönemin pek çok uygulama ile desteklenmesi gerekmektedir.

Doğum öncesi kurslar gerek anne gerekse baba açısında doğuma hazırlıkta büyük yarar sağlamaktadır. Anne psikolojik ve fiziksel olarak doğuma hazırlanırken baba da onun yanında olarak kendini bu serüvene hazırlar.

Hamilelik dönemi bayanların fiziksel ve psikolojik değişimler yaşadıkları zor bir dönemdir. Anne adaylarının gerek kendisi ve gerekse bebekle ilgili kaygıları,doğum ve sonrasında yetersizlik korkusu bazen hamilelik döneminin endişe ve sıkıntılarla dolu geçmesine neden olmaktadır.


Bizim de eğitimler verdiğimiz Annelik Yolunda Doğuma ve Bebeğe Hazırlıık kursu’nun amacı,hamilelik süreci, doğum ve bebek bakımı gibi konularda katılımcıları bilinçlendirerek kaygılardan uzak mutlu bir hamilelik ve sağlıklı bir doğum dönemi geçirmelerini sağlamaktır.

Annelik Yolunda Doğuma ve Bebeğe Hazırlık Kursu’nda hamileliğin oluşumundan, hamilelik süresince dikkat edilmesi gereken hususlara, gebelikte vücudunuzda oluşacak değişiklikler, doğum süreci ve hamilelik sonrası anne-bebek sağlığına kadar bilinmesi gereken tüm konular, anlatılır.




Doğuma iyi hazırlanmış bir anne adayı bebeğini genelde daha kolay dünyaya getirir. Bu yüzden doğum hazırlık kurslarının sunduğu avantajlardan siz de mutlaka faydalanın. Annelik Yolunda Doğuma ve Bebeğe Hazırlık kursu sizi hem bedenen hem zihnen doğuma hazırlayacaktır. Böyle bir kurs sizi yeni ‘‘mesleğinize’’, anneliğe yaklaştıracak. Bu kurslarda emzirmeyi ve bebek bakımını öğrenebilirsiniz; ayrıca eni hayatınızdaki değişiklikler de sürpriz olmaktan çıkacaktır...

18 Nisan 2011 Pazartesi

ANNELİK YOLUNDA DOĞUMA VE BEBEĞE HAZIRLIK KURSU NEDEN GEREKLİ?

Doğum öncesi kurslar gerek anne gerekse baba açısında doğuma hazırlıkta büyük yarar sağlamaktadır. Anne psikolojik ve fiziksel olarak doğuma hazırlanırken baba da onun yanında olarak kendini bu serüvene hazırlar.
 Hamilelik dönemi bayanların fiziksel ve psikolojik değişimler yaşadıkları zor bir dönemdir. Anne adaylarının gerek kendisi ve gerekse bebekle ilgili kaygıları,doğum ve sonrasında yetersizlik korkusu bazen hamilelik döneminin endişe ve sıkıntılarla dolu geçmesine neden olmaktadır.
 Annelik Yolunda Doğuma Hazırlık Kursu’nun amacı,hamilelik süreci, doğum ve bebek bakımı gibi konularda anne ve baba adaylarını bilinçlendirerek kaygılardan uzak mutlu bir hamilelik ve sağlıklı bir doğum dönemi geçirmelerini sağlamaktır.


 Annelik Yolunda Doğuma Hazırlık Kursu’nda hamilelik süresince dikkat edilmesi gereken hususlara, doğum sürecine,doğuma yardımcı olan nefes ve masaj tekniklerine,emzirme-anne sütü ve doğum sonrası anne-bebek sağlığına kadar bilinmesi gereken tüm konular, hamile eğitmeni Esra Ertuğrul ve klinik psikolog Gonca Şensözen tarafından anlatılacaktır.
Günümüzde, geleceğin anne babalarının çocuklarıyla ilişkilerine alışmasını ve yeni rollerini benimsemesini kolaylaştıracak ve destekleyecek doğum öncesi kurslarına talep artmaktadır. Bu tip kurslar talepleri karşılamak için içeriklerini zenginleştirerek “doğuma ve anne-baba olmaya hazırlanmak” konularında destek vermekteler. Annelik Yolunda Doğuma hazırlık kursunda anne adayları istediği takdirde programa eşleri ile katılabilirler.

Bu tip kurslara hamileliğinizin ikinci üç aylık dönemde başlayabilir. Bireysel veya grup çalışmasını tercih etmiş olabilirsiniz. Doğumun nerede olacağı veya kimin yaptıracağı da önemli değildir. Bu tip çalışmalarda önemli olan yaratılan güven atmosferidir. Baba adayı da bu çalışmalara dahil edilebilir. Özellikle nefes alma egzersizlerinde baba adayının desteğine gerek duyulmaktadır. Her bir ders önemlidir. Derslerde çeşitli konular tartışılır: Hamilelik, vücudunuz, nefes alma egzersizleri, farklı duruşlar, vs. Hamile eğitmenimiz ve psikoloğumuz orada bulunarak bebeğinizin günlük yaşamı ile ilgili soruları yanıtlar: Tuvalet ve beslenme vb.

Doğum sadece gebeliğin fizyolojik olarak bitmesi demek değildir. Kadının vücuduyla ve ruhuyla yaşadığı hayatındaki en önemli deneyimdir. Doğum sırasında bebeğine ve kendine yardımcı olacak becerileri öğrenmek, doğuma aktif bir şekilde katılabilmek; hem sağlıklı bir bebeğe sahip olmak, hem de iyi bir doğum deneyimi yaşamak, anne olmanın hazzını bir kat daha arttıracaktır.

6 Nisan 2011 Çarşamba

ANNELİK YOLUNDA DOĞUMA HAZIRLIK KURSU İLE ‘’ANNE-BABALIK YOLUNDA’’ İLK ADIMINIZI ATIN!!!

Siz anne adaylarını hamilelik dönemlerinizi rahat geçirmek, ağrısız doğum tekniklerini öğrenmek,doğuma yardımcı nefes tekniklerini öğrenmek, yeni doğan bebeklerine ilk bakım esasları ve artık geçerliliği kanıtlanmış bebek masajı yöntemini öğretmek ve doğum sonrası annenin eski haline daha kolay ve sağlıkla dönmesini sağlamak için Annelik Yolunda Doğuma Hazırlık Kursumuza bekliyoruz!!!

Gebelik,doğum ve en sonunda ulaştığınız bebek.. Bunlar bir anne ve baba adayının hayatında dönüm noktalarıdır. Biz bu dönüm noktanızın en iyi şekilde olması için sizlere destek vermeye çalışıyoruz..Bu kurs ile daha bilinçli ve keyifli bir hamilelik dönemi geçirmenize yardımcı olmak, kontrollü ve kolay bir doğum yaşamınıza yardımcı olmak ve güvenli ve sağlıklı bir doğum ve sonrasında bakımını sağlamak için bu programı hazırladık...

Anneler kadar babalar da bu macerada heyecanlılar..Babaların da heyecanını paylaşmak,eşlerini anlamalarını sağlamak ve annelere destek olmanın yollarını bulmaları konusunda yönlendirmek ve anne-baba adaylarının arasındaki ilişkiyi güçlendirmek başlıca hedeflerimizdir......

Annelik Yolunda Doğuma Hazırlık Kursunda Pazar günleri saat 11:00-16:00 arasında yapılacaktır.


KURSUMUZUN İÇERİĞİ;

Doğum

Doğum planımızın hazırlanması,

Doğum çantamıza gerekenler,

Hastanede bizi neler bekliyor?

Doğumumun başladığını nasıl anlarım?

Ağrısız doğum için gerekli egzersiz ve masaj teknikleri

Doğum esnasında kullanılan nefes egzersizleri

Babanın doğumdaki rolü

EMZİRME ( teknikleri, bebeği nasıl memeye tutturacağız, doğru pozisyon,emzirmede yapılan hatalar, emzirmeye yardımcı destek ürünler neler? Emzirirken nasıl besleneceğiz?)

0-3 ay anne-bebek ilişkisinin önemi; Anne-bebek arasındaki bağlanma süreci

Lohusalık döneminde annenin ve bebeğin bakımı,

Lohusalık hüznü/depresyonu,

İlk günlerde bebeklerde rutinler oluşturmak,

Bebeğin ağlaması ve onu sakinleştirmenin püf noktaları,






Hamilelik anne ve babanın, bebeğin anne karnındaki ve sonrasındaki fiziksel ve zihinsel gelişimi konusunda bilinçlenmesi gereken en önemli dönemdir. Hamilelik esnasında annenin ve bebeğin ruhsal ve bedensel anlamda sağlıklı bir hamilelik dönemi yaşayabilmesi için, bu dönemin pek çok uygulama ile desteklenmesi gerekmektedir



Doğum öncesi kurslar gerek anne gerekse baba açısında doğuma hazırlıkta büyük yarar sağlamaktadır. Anne psikolojik ve fiziksel olarak doğuma hazırlanırken baba da onun yanında olarak kendini bu serüvene hazırlar.

Hamilelik dönemi bayanların fiziksel ve psikolojik değişimler yaşadıkları zor bir dönemdir. Anne adaylarının gerek kendisi ve gerekse bebekle ilgili kaygıları, doğum ve sonrasında yetersizlik korkusu bazen hamilelik döneminin endişe ve sıkıntılarla dolu geçmesine neden olmaktadır.

Annelik Yolunda Doğuma Hazırlık kursumuzun amacı, hamilelik süreci, doğum ve bebek bakımı gibi konularda katılımcıları bilinçlendirerek kaygılardan uzak mutlu bir hamilelik ve sağlıklı bir doğum dönemi geçirmelerini sağlamaktır. .

Doğuma iyi hazırlanmış bir anne adayı bebeğini genelde daha kolay dünyaya getirir. Bu yüzden Annelik Yolunda Doğum Hazırlık kurslarının sunduğu avantajlardan siz de mutlaka faydalanın!!.

Bir doğum hazırlık kursu sizi hem bedenen hem zihnen doğuma hazırlayacaktır. Böyle bir kurs sizi yeni ‘‘mesleğinize’’, anneliğe ve babalığa yaklaştıracak. Bu kurslarda emzirmeyi ve bebek bakımını öğrenebilirsiniz; ayrıca eni hayatınızdaki değişiklikler de sürpriz olmaktan çıkacaktır..


ANNELİK YOLUNDA DOĞUMA HAZIRLIK KURSU

Adres: Tütüncü Mehmet Efendi Cd. 2. Orta Sk. Bahar Apt. A Blok D:7 Göztepe-İstanbul
Tel: 05554053703-05326870802
http://bebeimgeliyor.blogspot.com/
http://www.annelikyolunda.com/

11 Ocak 2011 Salı

SEZEZRYAN VEYA DOĞAL DOĞUM

Merhabalara Arkadaşlar,

Geçen hafatsonu Ayşe Armanı'ın röportaından sonra blog dünyasında sezryan mı doğal doğum mu? bunun tartışması yapılıyor.

İlk röpotajında (http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=16717876&yazarid=12&tarih=2011-01-09 ) planlı yapılan bir sezeryan operasyonuna katılmış, Ayşe Arman. Fotolarla sezeryan operasyonunu anlatmış Bence yanlı değil, bu yazı :.. Fakat çok okunan ve tanına bir yazarın bu yazısı yanlı olarak tartışıldı, bloglar arasında. Belki de doğru. Blogcuanne de bu konuda yazmış, hatta ben de ona mesaj atmıştım. Doğal doğumun çok abartıldığını hafifçe belirttim. Ardından tekrar bu konuyu düşündüğümde bu kadar okunan bir köşe yazarının mutlaka doğal doğumcularla röportaj yapması gerektiğini düşündüm. O zaman tarafsız olabilirdi.


Doğal doğum denileince de çok tanınan hamile kursu da veren Dr. Hakan Çoker ile yaptığı röportajı da ( http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=16726122&yazarid=12&tarih=2011-01-10 ) 
görünce, tamam AyşeArman Artık tam anlamıyla bu konuda tarafsız diyebildim.

Bu konu bence , çok dikkatli konuşup, tartışılmalı.. Devlet yasasıyla zorunlu olmadıkça sezeryanı yasaklamak bana çok sert geliyor. Kadınların tercih hakları olmalı, mutlaka. Ama bu kararı vermeden her hamile kadına da doğum öncesi eğitim verilmeli.



 Bu eğitimi ister özel olarak ister doğum yapacağı hastanenin verdiği ücretsiz kurslarla , hamile bayanlar bilinçlendirilmeli.

O zaman inanıyorum ki, ülkemizde doğal doğumlar artacaktır. Anne adaylarının bugüne kadar doğumun çok ağrılı, kanamalı olduğu konusunda duydukları hurafeler o kadar fazla ki.. Herkes başına tam olarak ne geleceğini bilmeden, kafasında doğum olayını çok büyütüyor. Eskilerde de şimdi de etrafımızda hep normal doğum yaptım diyene , ne kadar ağrın oldu?, çok acıdı mı? gibi hep olumsuz düşünceler sorulur. Normal doğum yaptığında neler hissettiği, bebeğini ilk görmenin ve doğar doğmaz emzirebilmenin ne kadar büyük bir mutluluk olduğu konusunda hiç kimse konuşmaz. Şimdiler de bloglar arasında , doğal doğumcular arttıkça bu konularda konuşulmaya başlanacak..

Tüm anne adayları doğum yapmadan önce mutlaka doğum konusunda bilinçlendirilmeli, ondan sonra seçim hakkını sağlık koşulları imkan verdiği ölçüde anneye bırakılarak, rahat doğumlar yapılmalı..Bu ister sezeryan ister doğal doğum olsun..

3 Ocak 2011 Pazartesi

www.anneysen.com da kampanya!!!

Annelik hiç kolay değil. Hamile olduğumuzu öğrendiğimiz andan itibaren pek çok zorluk başlıyor. İşyerlerimizde hoşgörüsüzlükten, eşimizle olan iletişim problemlerine, çirkinleşme kaygısından, sağlıkla ilgili sorunlara, ekonomik zorluklardan çocuk için en doğru seçimleri yapmanın stresine kadar bir çok cephede savaşmamız gerekiyor.

Oysa annelik bir kadının başına gelebilecek en güzel şeylerden biri ve stres ve endişe değil, mutluluk kaynağı olmalı.

Anneliği ve annelikle ilgili tüm güzellikleri kutlamak, paylaşarak zenginleşmek, zor zamanlarda destek olmak, bilgisizlikten gelen stresleri hayatımızdan uzaklaştırmak için http://www.anneysen.com/’da toplanıyoruz. Anneliği hayatlarımızda hakettiği yere koyabilmeye çalışıyoruz.

Biz anneysen.com anneleri olarak bu amaçla yola çıktık. Her birimizin bu aileye verebilecekleri ve bu aileden alabilecekleri var.

Annelere sesimizi duyurmak ve büyüyerek hep beraber daha güçlü olmak için tüm anneleri kampanyamıza davet ediyoruz.
http://www.anneysen.com’a/ en çok sayıda arkadaşını kazandıran anneye DELL Netbook hediye ediyoruz. Kampanya 1-31 Ocak tarihleri arasında devam edecek. Katılmak için anneysen.com'a üye olmak ve http://www.anneysen.com/Members/Invite.aspx adresinden arkadaşlar davet etmek yeterli. En çok sayıda arkadaşı http://www.anneysen.com/ 'a üye olarak kazandıran anneyi Şubat ayının ilk haftasında açıklayacağız.

Bu yazı Anneysen.com'dan Pınar Hanıma ait. Ben de bu sitede uzman olarak hamilelerin sorularını cevaplıyorum. Annelerin birarada toplandığı, her konuda paylşaşaımlşar yaptıkları bir platform. Gerçekten çok yararlı..Bir sürü arkadaşınız olabilir. Annelerin facebooku..
Haydi arkadaşlar, sizde bu siteye üye olun, arkadaşlarınız davet edin ve DELL NOTEBOOK kazanın!!!

23 Aralık 2010 Perşembe

EMZİRME REFORMU SOBESİ ( MİMİ)

Annelerimiz anne sütünün yararlarını bilmelerine rağmen nasıl emzirecekleri konusunda yeterince bilgi sahibi olmadıklarından sütü yetmediği düşüncesi ile ek besinlere erken başlamaktadır.Bu ise bebeğin büyüme ve gelişmesini olumsuz yönde etkilemekte,sık sık hastalanmasına neden olmaktadır.Bu yanlış uygulamaların değiştirilmesinde sağlık çalışanlarına büyük görevler düşmektedir.


Çünkü ülkemizde her bebeğin doğumdan hemen sonra emzirilmeye ihtiyacı var.Annelerimizin emzirmenin yararları konusunda ikna edilmelerinden çok, nasıl emzireceklerinin öğretilmesine ve bunu uygulamak için desteklemeye ihtiyaçları vardır.Tüm sağlık çalışanlarının:her bebeğin doğar doğmaz emzirmeye başlatılması,ilk altı ay sadece anne sütü ile beslenmesi,emzirmenin iki yaşına kadar sürdürülmesi konusunda ortak mesaj kullanmaları emzirmenin devamlılığı ve daha sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi için şarttır.

İşte bundan hareketle Emzirme Reformu başlatıldı. Emzirme manifestosu yayınlandı. Bu hareketi desteklemek, yaygınlaştırmak ve ulaşabileceğimiz herkese bunu ilterek farkındalık yaratmak en önemli amacımız...

Siz de eğer bu yazımı okuyorsanız aşağıdaki sorulara kendinizce cevaplaytıp, bize email atarsanız , her bebeğin anne sütü almasına katkı sağlarsınız..


(1) Türkiye'de ilk altı ay sadece anne sütü alan bebeklerin oranı sizce yüzde kaç? (*)


Ülkemizde emzirme oranı %95 olmasına rağmen çok erken dönemde ek besinlere başlanmaktadır.Sadece anne sütü ile beslenme oranı ilk üç ayda %10 a 6.ayın sonunda %1.3 e düşmektedir.
(2) Siz bebeğinizi ne kadar süre anne sütü ile beslediniz?

Ben bloğumda daha önceden de bahsettiğim gibi 33 hafta da çok acil bir doğumla , oğlumu dünyaya getirdim. şöyleki 30. hafta da erken doğum tehtidi ile hasateneye yatıp, 33. haftanın başında bebeğimin kalp atışı neredeyse yokken acil bir doğum yaptım. Bunu belirtmemein amacı; erken de doğursanız anne sütü ile bebeğinizi besleyebiliyorsunuz.Fakat benim kaygı düzeyim ve stresim o kadar fazklaydı ki ilk günlerde olan sütüm , ikinci gün bıçak gibi gitti. İlk 40 gün mama takviyesi ile bebeğimi malesef beslemek durumunda kaldım. Fakat anne sütü ile beslemeyi çok istemem, bıkmadan usanmadan emzirmeye çalışıp, sürekli sağarak 40 gün sonunda sadece 1-2 öğün mama vererek oğlumu büyütttüm. Sadece anne sütü vererek 6 ay besledim(  1-2 öğün günler ilerledikçe tamamen ortadan kalktı.).6 ay sonunda oğlum birden emmeyi kesti. Bundan sonra da ne kadar uğraştıysam, malesef şimdi emmiyor. Ama emziren anneleri gördüğümde içim hep buruk:((
(3) Kaç ay doğum izni kullandınız?

Doğumum 33. hafta da olduğu için doğum öncesi iznim malesef yandı. Doğumdan sonra yasal izin olan 8 hafta izin yaptım. İşim o kadar yoğundu ki, ücretsi,z izin alamadım. Ve erkenden işe dönmek durumunda kaldım. Yani bebeğim , miadında yeni doğan bebekken , onu bırakıp işe gitmem, gerekti. O nedenle Emzirme Reformunun en büyük destekçilerindenim. devlet 6 ay sadece anne sütü derken, bir yandan 8 haftadan sonra işe başlamak zorunda kalmak çok büyük çelişki. Özellikle de prematür bir bebek sahibi iseniz bu durum iki misli yıkıcı oluyor.
(4) Yasal süt izninizi kullanabildiniz mi?

Evet kullandım. fakat ücretsiz iizn alamadığım gibi, süt izinlerimide herzaman kullanamıyorum.

(5) Emzirdiğiniz ya da süt iznini kullandığınız için iş yerinde mobbing (tepki, işi bırakmanız için baskı) ile karşılaştınız mı?

Evet.. Ben bir hastanede ve tüp bebek kliniğinde çalışmış olsam da , bu baskıyı hissediyorsunuz. Süt sağmak için odanıza kapandığımda bir hasta gelince, hadi toparlan hasta ile konuş, sonra tektrar sağmaya başal.. gibi hep sorunlar yaşadım. Bunun dışında ben süt iznimi hergün işten 1,5 saat erken çıkarak kullandım. Bu da herzaman hastane ortamında mümkün olamıyor. arada kaynayıp gidiyor..


(6) Bebeğinizi toplum içinde, dışarıda emzirmeniz gerektiğinde sıkıntı yaşadınız mı?

Hayır, hç bir sıkıntı yaşamadım. istediğim heryerde, bebeğimin istediği heryerde emzirdim. O dönemde önemli olan bebeğimi emzirmekti, onun için hiçbir şeyi takmadım. Emzirme önlüğü, emzirme pançosu gibi birtakım emzirirken kullanılan kıyafetleri ben kullanamadım. Oğlum çok sıkıntılıydı. Ama bu tip kıyafetler artık annelerin işini çok kolaylaştırıyor. O nedenle bıu sıkıntıya düşmemelerini, kendilerini eve tıkmamalarını tavsiye ediyorum. Emzirme dünyanın en doğal şeyi...Ve bebeklerimiz her yerde her istedikleri yerde emmeye hakkları var...

(7) Emzirme konusunda desteğe ihtiyacınız oldu mu? Gerek emzirme danışmanlığı, gerekse psikolojik olarak yeterince destek bulabildiniz mi?

Ben kendimde emzirme danışmanıydım. Fakat terzi kendi söküğünü dikemez mevzuu gibi kendi kendime hiç yardımım olamadı. Ama doğum yaptığım hastanedeki bebek hemşiresi arkadaşlarım bana bıkmadan usanmadan destek oldular. Ayrıca hastaneden çıkıp eve gittiğim dönemde de , her sıkıştığımda hastanedeki arkadaşlarımın desteği oldu. gerek biberonla beslemek gerek emzirme konusunda..Ayrıca lohusalık döneminde sağolsun etraftaki herkes bir emzirme danışmanı olup birsürü fikirler verdiler. O dönemde oğlumda emme refleksi tam gelişemediği için emmerken bir süre hep sıkıntımız oldu. O dönemde herkes fikir beyanediyor. Bir süre sonra ben doğum sonarsı depresyonuna girdim. Hayatımda hiç bu kadar zorlandığım bir dönem olmamıştı.
O dönemde de hamile kursumuzu beraber verdiğimiz psikolg arkadaşım Gonca'nın da bana desteğini gözardı edemeyeceğim. Olaylara  bakış açımı değiştirdi. Var olan durumla nasıl başedebileceğimi öğretti bana . O nedenle böyle bir sıkıntı yaşadığınızda danışmanlık almaktan lütfen çekinmeyin!!
(8) Emzirdiğiniz süre boyunca etraftan "sütün yetmiyor, mama ver, bu çocuk meme emmek için çok büyük” şeklinde baskı gördünüz mü?
EVET!!!!!
Hem de nasıl..Zaten zor bir dönem yaşarken , etraftakilerin yorumları insanı gerçekten depresyona sokuyor. Her bebeği tebrik etmek için arayanın, ikinci kelimesi bebek emiyor mu? aa bu çok küçük..Sütün mü yetmiyor? Mama verirsin , neden? mama vermezsin neden?... gerçekten o dönemde bulaflar insanı çok yoruyor. Bence ilk 40 gün boyunca eve misafir kabul etmemek lazım. bebek anneye anne de bebeğe alışncaya kadar...
(9) Emzirme Reformu’nu biliyor musunuz? Sizce Emzirme Reformu neden gerekli?

Emzirme Reformunu biliyorum. tüm kalbimle de destekliyorum..
Anne sütünün, hem bebek için hem de anne için  ne kadar yaralı olduğunu tek tek anlatmaya gerek yok.. vücudumuz o kadar muazzam ki, anne sütü üretebiliyoruz. Malesef bunun kıymetini yeteri kadar bilemiyoruz. O nedenle Emzirme Reformu gerekli.. Bu farkındalığı arttırmak, her bebeğin anne sütü alma hakkını savunmalıyız!!

(10) Emzirme Reformu'nu web sitesinde desteklediniz mi? Destek olmak için


http://emzirmereformu.com// adresindeki formu doldurmanız yeterli.




Yukarıdaki soruları yanıtladıktan sonra, veri takibi yapabilmek açısından yazınızın linkini bilgi@emzirmereformu.com adresine gönderiniz.


(*) Türkiye’de ilk altı ay sadece anne sütü alan bebeklerin oranı yüzde 1,3. (Kaynak UNICEF Türkiye). Annelerin yüzde 98'i doğumdan sonra emzirmeye başlıyor, fakat ilk iki aydan sonra genel emzirme sorunları veya işe başladıklarında yaşadıkları sıkıntılar nedeniyle emzirmeyi ve anne sütüyle beslemeyi sonlandırabiliyorlar.

Yazımı okuyan beni tanıyan ya da tanımayan tüm arkadaşlardan bu sorulara cevap vermelerini rica ediyorum..Ayrıca http://benimrenklerim.blogspot.com/ bloğunun sahibi Çiğdem'i de sobeliyorum...

9 Aralık 2010 Perşembe

KOLİK BEBEK DE YAPILABİLECEKLER:

Her beş bebekten biri akşamüstüne doğru başlayan ve gece yatma zamanına kadar süren ağlama krizlerine tutuluyor. Doğumdan iki ya da üç hafta sonra başlayan kolik bebeklerin ağlamasının üçüncü ayın sonunda tamamen ortadan kalkması beklenir. Bebeğinizin ağlamasını dikkate almakla birlikte, koliğin tedavisinin olmadığını da bilmelisiniz. Halk arasında gaz sancısına iyi geldiği düşünülerek bebeklere verilen bitki çayları ise, sadece anneyi psikolojik olarak rahatlatmakta, bilimsel bir temele dayanmamaktadır. Üstelik, anne sütü alacağı miktar yerine bebeklerin karınlarının boş yere doldurulması da hoş değildir. En iyisi mi sabırlı ve sakin bir tutum izleyin. Çünkü kolik ağlamaları sonucu kendinizi çileden çıkmış ve çaresiz hissedebilirsiniz.

Bebeğinizin sıkıntılarını anlatmasının en kolay yolu ağlamasıdır. Ağlamak yeni doğmuş bir bebeğin olgunlaşmamış fizyolojisinden kaynaklanır. Bütün bebekler ağlarlar, fakat herhangi bir sağlık sorunu olmayan bebekte her türlü kontrol edilemeyen ağrıya,“kolik” yani gaz sancısı denir. Kolik ağlaması diğer ağlamalardan farklıdır. Bebek sakinleştirilemeden saatlerce ağlayabilir, çok ender ağlama bir gün boyunca sürer.

Gaz sancısı olarak da adlandırılan “infantil kolik”, genellikle bebeler 3-4 haftalıkken başlar ve 4. aya kadar devam edebilir. Bu sorunun kesin bir tedavi yöntemi yoktur. Fakat uygulanan bazı yöntemler yararlı olabilir. Kolik 3 ayın altındaki bebeklerin yüzde 10 ila 30’unda görülebilir. Genellikle kolik ağlaması her gün tekrarlar, bazen bir gece ara verdiği görülür.

Koliği olan bebekler günde ortalama 3 saatten fazla ağlarlar ve bu durum haftada en az 3 gün tekrar eder. Bu sorun aileleri fazlaca endişelendirebilir. Tedavi gerektiren herhangi bir sorun olmamasına rağmen, ebeveynler en çok bu nedenle doktora başvururlar.

KOLİK NASIL ANLAŞILIR?

Bütün bebekler zaman zaman ağlarlar, bu çok doğaldır. Fakat yine günde 2 saati geçen ağlamalarda doktorunuza danışmanızda fayda vardır.
Bebeğinizin ağlaması günde 2-3 saati geçiyorsa, 18.00-24.00 saatleri arasında akşamları daha da şiddetleniyorsa, huzursuzsa, sıkıntılı bir şekilde bacaklarını çekerek gaz çıkarıyorsa bu belirtiler koliğe işarettir.
Aşırı ağlamanın bebeğinize hiç bir zararı yoktur. İkinci aydan itibaren kolik ağlamaları azalmaya başlar. 3. - 4. aya geldiğinizde kaybolur. Ağlama nöbetlerini tamamen yok etmenin kesin bir yolu yoktur, ama bazı uygulamalarla süresi kısaltılabilir. Uzun vadede bu bebekler diğer bebeklere oranla daha duyarlı olabilirler.

KOLİĞİN NEDENLERİ

Sağlıklı olan her bebek doğumdan sonraki birkaç ayda farklı sebeplerden dolayı ağlayabilir. Koliğe neden olan sebepler tam olarak bilinmemekle birlikte, bebeğinizi rahatlatmanızın en iyi yolu onu kucağınıza alarak, hafif ve yumuşak hareketlerle karnını okşamanızdır. Bazen ılık bir banyo da ağrısını hafifletmeye yardımcı olabilir.

Bebeğe uygulanan bakım yöntemleri koliğe neden olmaz. İçiniz rahat olsun, kendinizi suçlamayın. Bebeğinizin aşırı ağlamasının nedeni çok gazının ya da karın ağrısının olması değildir. Gazını çıkarmak için bebeğinizi hırpalamayın ve özel biberonlara da gerek yoktur. Ağladığı sırada karnının çok fazla sert olduğunu farkederseniz paniklemeyin. Bunun nedeni ağlarken karnını kasmasıdır. Kollarını ve bacaklarını da kendine çekerek kasabilir.

ÖNERİLER

- Ağladığı zaman kucağınıza alarak onu sakinleştirmeye çalışın. Kucağınızda gezdirin ya da yavaş yavaş sallayın. Yalnız olmadığını, yanında olduğunuzu ona hissettirin.Dr. Harvey Krap'ın bu konuyla ilgili önerileri de çok işe yarar.Buradan okuyabilirsiniz:http://blogcuanne.com/tag/harvey-karp/


- Sakin ve sessiz bir yerde emzirin. Yediklerinize dikkat etmeniz gerekir. Bir görüşe göre, yediğiniz besinler örneğin; inek sütü, baharatlı gıdalar vb. bebeğinizde gaz yapabilir.

- Eğer hazır mama kullanıyorsanız doktorunuza başvurarak daha az gaz yapan bir mamayı tercih edebilirsiniz.Her markanın gazlı bebeklere özel maması var, meraklanmayın!

- Emzirirken ya da biberon ile beslerken bebeğinizin hava yutmamasına özen gösterin. Örneğin; meme ucunu olabildiğince geniş olarak bebeğinizin ağzına verin. Biberon ile besleniyorsa biberonu yatay değil, dik olarak verin.


- Stresli ortamlarda yaşayan bebeklerin gaz problemini daha çok yaşadığına dair araştırmalar var. Bebeğiniz için mümkün olduğunca sakin ortamlar yaratın, stresten uzak durmaya çalışın. Fırsat buldukça dinlenmeye çalışın. Siz ne kadar rahat ve mutluysanız, bebeğiniz de öyle olur.

- Bebeğinizi uyku düzenine alıştırmaya çalışın. Örneğin; geceleri daha çok uyumasını sağlayın. Uykusu geldiğinde kendi kendine uyumasına imkan yaratın. Gündüzleri ise çok uzun süreler uyumasına izin vermeyin.

- Açlık nedeniyle ağlamasını azaltmak üzere bebeğinizi sık aralıklarla az az besleyin.

- Emzik vermeyi de deneyebilirsiniz.
- Altının temiz olmasına dikkat edin.


Bütün bunların dışında kolikle başa çıkamadığını düşünüyorsanız, doktorunuza danışarak ilaçla tedavi yöntemini tercih edebilirsiniz. Fakat bilmelisiniz ki, koliği kesen sihirli bir ilaç yok. Ve ilaçların da yan etkileri olabilir.

Bebeklerde gaz sancısının (koliğin) genellikle mide bağırsak problemlerinden kaynaklandığı düşünülse de, yapılan bazı araştırmalara göre çıkış noktası bebeğin anneyle kurduğu ilişkidir. Anne gergin olduğunda ve emzirme deneyimi keyifle yaşanmadığında; anne bebeğini tedirgin tuıtar ve bebek de bunu hisseder. Bir an önce karnını doyurup, memeden çekilmek ister. O yüzden hızlı hızlı emer ve dolayısıyla hava da yutar ve bu gaz olarak karşımıza çıkabilir. Burada olayı başlatan ilişkidir; bebeğin annenin kucağında tedirgin durması, keyif alarak, sindire sindire emmemesidir. Örneğin; İngiltere’de yapılan bir araştırmada 5 yıl boyunca anne babası olmayan çocuklar gözlenmiş ve bu çocuklarda kolik sorununa rastlanmamış. Yani, ilişki yoksa kolik da yok denilebilir. Sonuçta, emzirmeye-ilişkiye eşlik eden süreçlerin, davranışların üzerinde durulup, düşünülmesinde büyük yarar var.
Ama bu demek değil ki; her kolik bebeğin annesiyle olan ilişkisi kötü..


Kolik bebeklerde anne - bebek teması çok önemli. bunun için de wraplar süper!! tavsiye ederim.. Bunun içinde http://www.sleepywrap2.blogspot.com/ bu steyi öneririm. Ben de kullandım. gerçekten bebğinizle bütünleşmek çok güzel..


White noise da çok işe yarıyor.http://arsiv.sabah.com.tr/cp/rop101-20070311-102.html buradan Buzuki orhan'ın neden bir cd hazırldığı ile hikayeyi de okuyabilirsiniz.

 Kolik bebekler genelde anne karnında kalmak isteyen bebekler . O nedenle annenin yakınlığına çok ihtiyaç duyuyorlar. Klasikleşmiş fakat günümüzde uzaklaşılmış olan kundaklama da işe yarıyor. Özellikle bebeğin uyutacağınız zaman kundaklarsanız, ellerini uykuda oynatırken kendini uyandırmaz, daha uzun ve huzurlu bir şekilde uyuyabiliir.

Bir de ılık duş ardından elma yağı veya bebeğine banyo sonrası kullandığın bebe yağı ile yapacağınız masaj çok etkili olabillir.Bebeklere masaj yapmanın ne özel bir tekniği ne de belli bir sırası vardır; esas sorun bunu onların küçük bedenlerine uydurabilmektedir. Bebeğin vücudu çok küçük olduğundan, en çok sıvazlamaları kullanacaksınız.

Bebeğiniz için bir rahatlama ve rahatlatma tekniği olan masajın temeli, eller yardımıyla bebeğin tüm vücudunda yumuşak dokunuşlar yaratmaktır. Masaja, bebeğinizin başından başlayarak kollarına, karnına, kol ve bacaklarına uyguladığınız hafif dokunuşlarla başlayın. Kendinizi güvende hissettikçe ve bebeğiniz alıştıkça, uyguladığınız basıncı yavaşça arttırarak masaja devam ediniz.

Masaj sırasında üzerinde çalıştığınız bölge elleriniz için fazla küçükse, parmak uçlarınızla masaj yapın. Bebeğinizin hoşuna giden hareketleri hemen keşfedeceksiniz. Tüm hareketleriniz yavaş ve dengeli olsun; kendinizi zorlamayın, stres yapmayın, bırakın elleriniz sizi yönlendirsin.

Masaj yaparken yüz de dâhil olmak üzere tüm bölgelerde badem veya zeytinyağı gibi hafif bir bitkisel yağ kullanın. Bebekler için uygun olan bu yağları kolayca bulabilirsiniz. Bebek yağı mineral esaslı bir yağdır, deri tarafından kolayca emilmez.

Bu arada kolik bir bebeğe sahip çok zordur. O nedenle arada sizin de rahatlatılmasının da önemi var. Anneniz, kardeşiniz veya size yakın olan bir arkadaşınızdan arada mutlaka size destek olmasını rica edin. Eşiniz eve geldiğinde , dışarı bir markete bile gitseniz sizi rahatlatacaktır. Siz iyi olmalısınız ki bebişiniz de iyi olsun. Siz de ara ara nefes egzersizleri de yapabilirisniz

6 Aralık 2010 Pazartesi

ANNELİK YOLUNDA HAMİLE KURSU

Benim ve psikolog bir arkadaşımla beraber hazırlayıp, eğitimleri verdiğimiz Annelik Yolunda hamile kursumuz da gebelik, doğum ve bebek bakımı ve beslenmesi hakkında size yardımcı olacak eğitimler veriyoruz..

Gebelik,doğum ve en sonunda ulaştığınız bebek.. Bunlar bir anne ve baba adayının hayatında dönüm noktalarıdır. Biz bu dönüm noktanızın en iyi şekilde olması için sizlere destek vermeye çalışıyoruz..


Eğitimlerimiz interaktif şekilde yaplımaktadır. O nedenle en fazla 5 çiftten oluşmaktadır. Derslerimiz teorik bilginin dışında uygulamalardan da oluşmaktadır. Kursumuza gelirken , özellikle yanınızda birşey getirmenize gerek yoktur. Sadece rahat kıyafetler giyebilirsiniz.

Annelik Yolunda hamile kursumuz 3 oturumdan ve doğum sonrası anne-baba ve bebek toplantısı olmak üzere 4 oturumdan oluşmaktadır.
Kursumuza babalarında katılmasını anne adaylarına tavsiye ediyoruz. Eğer baba adayı gelmek istemezse size doğum ve sonrası destek olacak kişi ile kursa katılabilirsiniz.

Kursumuza 12-13 gebelik haftasını tamamlamış olmanızı tavsiye ediyoruz.Aralık ayındaki kursumuzun kontejanı dolduğundan dolayı; yakında başlayacak ilk kursumuz;

09 Ocak Pazar (Saat 12:00- 14:00 arasında) yeni sınıfımız açılacaktır.

Kursumuz Gayrettepe 'dedir. Adres: Yıldız posta cad. Emel apt. A Blok no:14/4 Gayrettepe

Kurs ücretimiz için bizi arayaıp, bilgi alabilirsiniz.
Kursumuzun içeriği;

ANNELİK YOLUNDA HAMİLE KURSU


4 HAFTALIK PROGRAM
1.OTURUM:

Hamilelik ve bebeğin gelişim süreci,

Doğum çeşitleri ve doğumun fizyolojisi,

Doğum sırasındaki anestezi çeşitleri,ağrısız doğum,

Doğuma hazırlık

Normal doğum yapmak isteyen anne adayları için, normal doğuma yönelik nefes egzersizleri ,ıkınma teknikleri ve masaj teknikleri anlatılacaktır.

Doğum planımız nasıl olmalı?

Bebek odası hazırlığı ve doğru alışveriş,

Doğuma giderken anne ve bebeğin valiz hazırlığı

Hamilelik psikolojisi

RAHATLAMA NEFES EGZERSİZLERİ


2.OTURUM:

Emzirme ve anne sütü,

Yenidoğan bakımı;

-göbek bakımı,

-yeni doğan sarılığı,

-bebeğin altının değiştirilmesi,(babaları da uygulamaya katarak)

-bebeği tutuma ve taşıma,

-bebeği giydirme,

-yenidoğan refleksleri,

-bebeğin yıkanması,

-bebeğin gazının çıkarılması,

-bebek için rahatlatma masajı,

-bebeğin aşıları,

-bebeğin uyku düzeni,

-bebeğin tırnaklarının kesilmesi ve bakımı,

-bebeğin ağlaması ve onu sakinleştirmenin püf noktaları,

*0-6 ay anne - bebek ilişkisinin önemi:dünya ile ilk ilişki ve

bağlanma,

BEBEĞE YAPILACAK EGZERSİZLER

3.OTURUM:

Lohusalık bakımı,

Lohusalık Sendromu,

Yeni rolleriyle doğumdan sonra eşlerin ilişkisi,

Doğum sonrası ve emziren annenin beslenme

Çalışan annenin işe dönme: anne ve bebeğin ayrılık hazırlığı

Doğum sonrası anne ve bebek

NEFES VE RAHATLAMA EGZERSİZLERİ


4. OTURUM:

Doğumdan sonraki ilk 2 ay içerisinde anneler ve babalar bebekleri ile birlikte anne -bebek -baba grubumuza katılabilir ve zorlandıkları konularda danışmanlık hizmeti alabilirler.Bu oturumumuza Pedagog katılacaktır.Ayrıca psikoloğumuz ve hamile eğitmeni arkadaşımızda bulunacaktır.

Eğer katılmayı düşünürseniz 01 Ocak 2011 kadar aşağıdaki formu doldurup, bize email olarak göndermenizi rica ederiz.

ESRA ERTUĞRUL & GONCA ŞENSÖZEN

iletişim no: 05554053703 den bize ulaşabilirisiniz.

Sevgiler..



KATILIMCI TALEP FORMU


Adınız- Soyadınız.


Telefon:


E-mail adresiniz:


Dr. Adı:


Gebelik haftanız:


Muhtemel doğum tarihiniz:


Bize nereden ulaştınız:

20 Kasım 2010 Cumartesi

Bebeğinizin gelişimi (10.ay)

On aylık bebeğiniz neler yapabiliyor diye merak ediyorsanız bu yazıyı okumalısınız. Merak ettiğiniz tüm konular bu yazıda…

BEBEĞİNİZ BU AYDA NELER YAPIYOR OLABİLİR?

Bu ayın sonunda bebeğiniz şunları yapabilir:

• Birisine yada bir şeye tutunarak ayakta durabilir.

• Oturur durumdayken kalkabilir.

• Bir oyuncağını almaya çalıştığınızda karşı koyar.

• Rastgele anne-baba diyebilir.

• Yüzüstü yatarken oturur duruma geçer.

• Oyun için el çırpabilir ve el sallayabilir.

• Küçük objeleri baş parmak ve diğer parmakları kullanarak kaldırabilir.

• Eşyalara tutunarak yürüyebilir.

• “hayır” kelimesini anlayabilir fakat buna nadiren uyar.

• Bir an için destek almadan ayakta durabilir.

• Anne ve baba kelimelerini bilinçli olarak söyleyebilir.

• İsteklerini ağlamadan da belli edebilir.

• Bir fincandan tek başına su içebilir.

• Anlaşılmaz garip bir dil kullanarak konuşabilir.

• Bir iki adım atabilir ve hatta biraz erkenci davranıp yürüyebilir.

Altuğ yukarıda sayılanların hepsini yapıyor... Anne demiyor.. Bilinçsiz olarak ba ba , de de  diyor. Kendince oluşturduğu bir dil olduğu kesin... Özellikle sesini duydukça heyecanlanması çok şeker..Çocukları görünce o kadar mutlu oluyor ki.. Onu bir oyun grubuna yazdırmanın zamanı geldi, sanırım.. Bu arada kendileri hiç emeklemedi. Zorda kalırsa emekliyor. Fakat ellerinden tutulduğunda hzlı hgızlı yürüyor. Henüz sıralamıyor. Oturduğu ya da yattığı yerden kalkıp, ayağa kalkıyor.Özellikle bir haftadır, acayip hsreketlendi. Yerinde duramıyor. Ona bisiklet aldık. Kargo ile gelecek. e-bebekte denedik, çok sevdi. Tüm e-bebeği onunla dolaştık. durduğumuzda , tepki veriyor. Bebeğin artık büyüdü. Sanırım artık o bir küçük çocuk..!!!!

Bu ayki doktor kontrolünüz

Bir çok doktor sağlam çocuk kontrollerinde bu ayı izleme takvimine dahil etmezler.Eğer bir sonraki kontrole kadar bekleyemeyecek bir durum olursa doktorunuza danışın.

Biz önümüzdeki hafta Dr. Zernime Hanıma gideceğiz. Bakalım ne kadar büyüdük??


Bebeğinizin bu ayki beslenmesi


Kötü yemek yeme alışkanlıkları

10 aylık bir bebekle yemek yemek, hemen hemen herkesin iştahını kaçırabilecek bir olaydır. Bu yaştaki yemeğin içinde oyun daha ağır basar. Dolayısıyla bebeğin midesine giden yemekten fazlası üstünde başında kalır.Yemek saatleri artık bebeğiniz için sadece besin almak değil aynı zamanda keşfetmek ve yeni şeyleri öğrenmek demektir.Yemek bebeğin dokunma hissi, sıcaklık hissi, sebep sonuç ilişkisi geliştirmesini sağlar. Patatesleri masada ezmek, yoğurdu avuçlamak, muzu üzerine sürmek sizin için ne kadar iğrenç olursa olsun yeni deneyimler demektir.Bebeğiniz yemeklerin cazip fiziksel özelliklerini öğrenene değin kağıt havlu ve elinizde bezlerle gezmeye hazırlıklı olun.Ancak bu sadece durup güleceğiniz bir durum değildir ve hiç bir şey yapmayacağınız anlamına gelmez.ileride uyacağı sofra kurallarına onu hazırlayabilirsiniz. İşte dikkat etmeniz gereken noktalar:

örtü kullanmak: mümkün olan tüm korunma yöntemlerini kullanın. Örneğin yemek yenen yerin altına gazete serin, sonra atarsınız. Bebeğinize önlük giydirin, yalnız kendini rahat hissedeceği bir önlük olmalı. Kollarını dirseklerine kadar sıyırın.

İstenmeyen hareketlere engel olmak. Bebeğinizin kendince yaptığı denemelere engel olmak istemezsiniz, ama onun etrafı pisletmesine de içiniz elvermez. Dökmeleri en aza indirmek için onun yemeğini derin bir kasenin içinden verin. Bebeğinize verdiğiniz bardağın içini az doldurun ve içmediği anlarda bardağı ondan uzak tutun. Bir defa da birden fazla çeşit vermeye çok meraklı olmayın çünkü bebekler çok fazla seçenekten bunalabilir ve bunu yemek yeme yerine yemeklerle oyun oynayarak gösterebilir. Bebeğinize yemek verdiğiniz tüm malzemeleri kırılmaz materyallerden seçin.

Sakin davranın. Çoktan öğrendiğiniz gibi bebekler doğuştan oyuncudurlar, çünkü onlar oynayarak öğrenirler. Eğer masada yaptıklarına gülerseniz, onu daha fazlasını yapmaya cesaretlendirirsiniz. Aynı zamanda eleştiriyide pek sevmezler. “dur, yapma” gibi sözler onların hareketlerini kontrol etmeye pek yaramaz, hatta arttırmalarına sebep olur. En iyi politika bu gibi durumlarda yorum yapmamaktır. Tabi eğer bebeğiniz kaşık ile bir kaç düzgün lokma alırsa onu cesaretlendirin. Böyle düzgün hareketlerin işe yaradığını bilmesini sağlayın.

Kaşığa alıştırmak. Havada sallamaktan başka bir şey yapmasa da, yemek yemek için diğer elini kullansa da, sürekli olarak kaşığı eline verin.

Sakın düşmanca bir tavır almayın. Umutsuz anneler bazı umutsuz davranışlara başvururlar. Yemek yeme ve oyun oynama yetkisini tamamen bebeklerin elinden alırlar. Bu hareket daha temiz yemekleri sağlar. Fakat aynı zamanda bebeğinizin kendini beslemesini öğrenmesini ve sofra kurallarını öğrenmesini geciktirir. Ayrıca sürekli her şeyde kontrolün annenin elinde olması kendine güvensiz çocukların temelinde yatan nedendir.

İyi bir örnek olun. Bebeğinize doğru hareketleri öğreten ne dersler ne de uyarılardır. Bunun en iyi yolu sizi izlemesidir. Eğer siz masada elinizle yer, ağzınız dolu iken konuşur ve ağzınız açık olarak çiğnerseniz bebeğiniz sizin umduğunuzdan çok farklı alışkanlıklar kazanır.

Ne zaman ateşkes ilan edeceğinizi bilmelisiniz. Bebeğin yemekle oynamaya harcadığı vakit yemeği yemeği harcadığı vakti geçiyorsa,yemeği bitirmenin vakti gelmiştir. Masayı temizleyin ve bebeği masadan kaldırın. Eğer bebek bu durumu protesto ederse bir oyuncak yada oyunla dikkatini dağıtın.

Onuncu aya geldiğinizde evde yenen hemen herşeyi bebeğinizde yiyebilir. Yalnız pişirirken yemeklerin tuzsuz olmasına dikkatedin. Yine haşlanmış ve ayıklanmış sebzeleri gevelemesi için eline verebilirsiniz.Et ve balıkları deri ve yağından ayırdıktan sonra küçük lokmalara ayırarak servis edin.Bebeğinize yağlı, tuzlu, baharatlı yiyecekler vermekten kaçınmalısınız.

19 Ekim 2010 Salı

BEBEĞİNİZE KIYAFET SEÇERKEN DİKKAT EDİLECEKLER:

Yenidoğan bebek cildi o kadar hassastır ki üzerine giydirdiğiniz giysiden çok çabuk etkilenebilir. Bu nedenle ona kıyafet seçerken güvende ve rahat olması için dikkat etmeniz gereken bazı kurallar vardır.

Düğmeler ve fiyonklar

Bebeğinize kıyafet alırken kendinize alıyormuşsunuz gibi düşünmemelisiniz. Beğendiğiniz bir kıyafeti sadece güzel göründüğü için alırken bebeğinize aldığınız kıyafetin tehlikelerini göz önünde bulundurmalıyız. Örneğin düğme ya da fiyonk gibi ayrıntılar çok şık dursa da bunları alırken kontrol etmeli, çabuk çıkıp, kopmadıklanna bakmalısınız. Aksi halde bebeğiniz bu düğmelerden ya da fiyonklardan birini yutma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. Aynı zamanda düğmelerin ağzına yakın olmaması da önemlidir; çünkü biraz hareketlenmeye başlayan çocuklar özellikle de diş çıkarırken düğmeleri ısırmak isteyebilirler; bu da boğazına kaçmasına neden olabilir.

Fonksiyonel

Bebeğinizin kıyafetini özellikle ilk aylarda çok sık değiştirmeniz gerekebilir. Altını sıkça kirletebilir. Bu nedenle kullanışı kolay olan ürünleri seçmelisiniz. Örneğin çıt çıtlı tulumları alttan kolayca açabilir ve bezini değiştirebilirsiniz. Bebeğinizin bezini kolaylıkla değiştirebilmeniz için çıt çıtlı badiler size kolaylık sağlayacaktır. Aynı şekilde yaka kısmında çıt çıt olan ya da boyun kısmı geniş olan giysilerle de bebeğinizin üzerini değiştirmek daha kolay olacaktır.

Mevsim değişiklikleri

Bebeğiniz daha doğmadan alışveriş yapmaya başladıysanız önceden kıyafet almanın yanlışlığına düşebilirsiniz. Bebeğinizin doğacağı ayı iyi tespit etmeli o mevsime göre kıyafetler seçmelisiniz. İlk doğduğu aylarda genelde tulum tipi kıyafetler giydirmek çok daha kullanışlı olacaktır. Bu nedenle alışverişi çok fazla abartmamakta yarar vardır.

Beden

Bebeğinize giysi seçerken bedenini yeni doğmuş bebek boyutlarında alabilirsiniz; fakat şunu da göz önünde bulundurun; gelecek hediyeler çoğunlukla yeni doğan bebek için olacak ve bunun için yeterince kıyafet birikecektir. Size tavsiyemiz bebeğinize doğmadan çok fazla kıyafet almamanız ve doğmasını beklemeniz.

İkinci el

Bebeğinize yakın çevrenizin verdiği kıyafetleri giydirmenizde hiçbir sakınca yoktur; çünkü bebekler o kadar hızlı büyür ki zaten o kıyafetler de en fazla buya da iki kere giyilmiştir. Böylece maddi olarak da rahat etmiş olursunuz.

• Bebeğinizin kıyafetlerini yaşa göre değil kilosuna göre almalısınız. Bebeğiniz doğum ağırlığı 4000 gr olarak bekleniyorsa yenidoğan için olan giysileri çok kısa süre küçük gelecektir. Bebekler ilk birkaç ayda çok hızlı büyürler ve giysileri çabucak küçük gelmeye başlar. İlk aylarda 0–6 ay bedenler daha kullanışlı olur.

• Boyundan açılmaya başlayarak ayağa kadar fermuarlı ya da çıt çıtlı olanlar tercih edilmelidir. Sık bez değiştirileceği için altı kolaylıkla açılıyor olmalıdır. Geniş yakalı olması baş kısmından kolayca geçmesini sağlar.



• Doğal iplikten ve özellikle pamuklu giysiler bebek cildi için en uygun olanlarıdır. Ütü gerektirmeyen giysiler daha kullanışlı olacaktır.

• Çok sıkı çoraplar ve giysiler hareketlerini engelleyeceği için pek uygun değildir. Özellikle sıkı çoraplar içinde ayak parmakları hareketsiz kalacaktır. Dantelli, saçaklı, bağcıklı giysiler bebekler için uygun olmayabilir.



• Tüylü, boyası çabuk çıkan, tüyleri kolay çıkabilen kalın kazaklar tercih edilmemelidir

Yenidoğan bebeğiniz için ihtiyacınız olacak giysiler nelerdir?

4-6 adet body, bunlardan 1-2 tanesi yenidoğanlar için; diğerleri 0-3 ay olarak seçilebilir.

Göbek bağı düşene kadar body yerine 1-2 adet t-shirt de alınabilir.

4-6 adet pijama ya da tulum alınabilir. Kış aylarında ayak kısımları kapalı olabilir. Ancak yaz ayları için ayak kısımları kapalı olmamalı ya da kolay açılabilmelidir.

Kış aylarında 2-3 adet uyku tulumu, 1-2 adet battaniye, 2-3 adet sweat shirt gerekebilir.

Dışarıda giydirmek için kar tulumları, bere, eldivenler olmalıdır.

Bebeğinizin kıyafet seçiminde ve kullanımında dikkat edilecek hususlar nelerdir?


Bebeğinizin kıyafetlerini yaşa göre değil, kilosuna göre almalısınız. Bebeğiniz doğum ağırlığı

4000 gr olarak bekleniyorsa yenidoğan için olan giysileri çok kısa süre küçük gelecektir. Bebekler ilk birkaç ayda çok hızlı büyürler ve giysileri çabucak küçük gelmeye baslar. İlk aylarda 0-6 ay bedenler daha kullanışlı olabilir.

Boyundan açılmaya başlayarak ayağa kadar fermuarlı ya da çıt çıtlı olanlar tercih edilmelidir. Sık bez değiştirileceği için altı kolaylıkla açılıyor olmalıdır. Geniş yakalı olması baş kısmından kolayca geçmesini sağlar.

Doğal iplikten ve özellikle pamuklu giysiler bebek cildi için en uygun olanlardır. Ütü gerektirmeyen giysiler daha kullanışlı olacaktır.

Kıyafet seçerken mutlaka kullanma ve yıkama talimatlarını okuyun. Hem kullanımda hem de kıyafetleri yıkarken size yardımcı olacaktır.

Bebeğinizi hava sıcaklığını göz önünde bulundurarak giydirin. Özellikle kış aylarında çok kalın giysiler yerine gerektiğinde çıkarılabilecek üst üste giyilebilen giysiler giydirin.

Bebeğinizi giydirirken baş kısmından giysiyi çabucak geçirmek gerekir. Soyarken de önce ayak ve kollar çıkarılıp, sonra giysi boyunda toplanıp arkadan öne doğru çıkarılmalıdır.

Bebekler soyunup giyinmekten pek hoşlanmadıklarını unutmayın. Ayrıca aniden ağlamaya başlıyorlarsa bunun nefes almalarının bloke olmasının yarattığı panik olduğunu da belirtelim.

Çok sıkı çoraplar ve giysiler hareketlerini engelleyeceği için pek uygun değildir. Özellikle sıkı çoraplar içinde ayak parmakları hareketsiz kalacaktır. Dantelli, saçaklı, bağcıklı giysiler bebekler için uygun olmayabilir. Dantelleri kavradığında parmakları arasında sıkışabilir, bağcıklara dolanabilir.

Bebek kıyafetlerinin dikiş yerleri sert olmamalı, kaşındırmamalı ve kalın olmamalıdır.

Tüylü, boyası çabuk çıkan, tüyleri kolay çıkabilen kalın kazaklar tercih edilmemelidir. Aynı şekilde bebeğini sürekli kucağına alan anne de kıyafetlerini seçerken buna dikkat etmelidir.

Bebekler ilk aylarda sürekli kusabilir, bezinden idrar kaçırabilir. Bu nedenle annenin giysileri de kolay yıkanabilen türden olabilir. Ayrıca parfümlü ve renkli deterjanlar yerine daha kokusuz ve parfümsüz deterjanlar kullanılmalıdır.

Bebek giysilerinin yıkanmasında dikkat edilecek hususlar nelerdir?

Bebeklerin cildi erişkinlerden çok daha hassastır. Kullanılan temizlik malzemesine bağlı olarak kolaylıkla alerjik reaksiyon gelişebilir. Sadece bebek giysileri için olan deterjanlar kullanılacağı gibi, kokusuz ( parfümsüz) ve renksiz deterjanlar da kullanılabilir. Sabun yerine çamaşır deterjanları tercih edilmelidir. Sabunlar kumaş dokusuna zarar verebilmektedir. Kıyafetleri yıkamadan önce mutlaka yıkama talimatı okunmalıdır.

Bebek çamaşırları için ağartıcı, yumuşatıcı ve güçlü leke çıkarıcıları kullanılmamalıdır.

Bebek giysileri alındıktan sonra mutlaka yıkanıp öyle kullanılmalıdır. Saklanırken naftalin ve güve ilaçları kesinlikle kullanılmamalıdır.

Lekeler nasıl çıkarılmalıdır?

Giysi üzerinde kurumuş, katılaşmış lekeler önce kazınmalı ya da silinmelidir. Lekeler hemen soğuk suda ıslatılmalı; eğer leke çıkmıyorsa deterjan ile soğuk suda 30 dakika bekletilmeli, sonrasında sıcak su ile normal yıkama yapılmalıdır. Lekeli çamaşırlar çamaşır makinesinde yıkanırken giysi üzerindeki yıkama talimatında belirtilen en yüksek sıcaklıkta deterjan eklenerek yıkanmalıdır.

. Kıyafet seçerken cildin sağlığı için pamuklu olan kıyafetler tercih edilmeli. Bebeklerin kıyafet değişimi yetişkinlerinki gibi değil tabi. Günde en az 3 kez üstünü değiştirip terli bırakmamak gerekir. Elbiseleri tam ve yedekleri ile birlikte bulunmalı. Body, çorap, tulum, alt bezleri vb. Bahar mevsimlerinde giydirebileceğiniz tulumlar bulundurun. Bebeğin ilk zamanlarında giysiler çabuk küçüleceği için çok almaya gerek yok. Bebeğin göbek kordonu düşmeden evvel üzeri kapalı olduğundan endişelenecek herhangi bir durum olmaz.

Çok sayıda bebek giysisi geçişi sağlamak için düzenlenmiştir zaten. Eğer bebek doğmadan elbise almak isterseniz Ultrasonla baktırdıktan sonra kilosuna göre alabilirsiniz. Yeni doğanlar baş kısımlarından daha kolay üşütecekleri için mevsime göre kalın veya ince şapka taktırın. Belli bir dönem bebeğin ısısını düzenli tutmak daha az üşütmesini sağlar. Üşütmesin diye bebeğinizi sıkmayın. Üst üste giydirmeyin. Kıyafetleri yıkarken kendi deterjanınızı kullanmayın. Yumuşak pamuklu olması için uygun bir deterjan tercih edin. Yada sabun kullanmakla durumu düzeltebilirsiniz. Otomatik makinede kullanmak için sabunlar var. Ama bebeğin elbiseleri makineyi doldurmayacağından elle yıkanabilir ama bu pratik olmaz. Elle yıkama tozu işinizi görecektir. Bebeğe su emici alt kurulama havlusu ve banyo havlusu bulundurun.

Elbise almada yukarıda belirttiğimiz bilgiler dışında bebeğin hangi mevsimde doğmasıda etkiler. Eğer yaz sonu doğacaksa daha çok son bahara ve kışa yönelik alınmalı. İnce elbiseler azınlıkta alınmalı. Tabi yakınlarınızdan gelen hediye elbiselerde düşünülerek alış veriş yapılmalı.

Bebeğinizin ihtiyacı olabileceği bazı elbiseler şunlar olabilir; 4-6 adet body(hepsi yeni doğan için olmamalı diğer dönemlerde de kullanacağı şekilde alış veriş yapılmalı.), 1-2 adet t-shirt, 4-6 tane pijama(kış için ayakları kapalı olanlar seçilebilir), 2-3 adet uyku tulumu, kar tulumu, bere, ve eldivenler alınabilir.

Bebeğinizin Kıyafetlerini Yıkarken Dikkat etmeniz gerekenler

İlk önce yıkayın: Bebeğinize giyecek bir şeyler aldığınızda mutlaka ona giydirmeden önce yıkamalısınız. Çünkü bebeğinizin hassas bir cildi vardır ve yeni kıyafetlere karşı alerjik bir durum ortaya çıkabilir. Bunun nedeni kıyafetlerin mağazada beklediği süre içinde toz ya da kir gibi durumlara maruz kalmış olma ihtimalidir.

Deterjan: Bebeğinizin kıyafetini mutlaka bebekler için özel üretilen ürünlerle yıkamanız gerekmez. Kendi kıyafetlerinizi yıkadığınız deterjanla ve yumuşatıcıyla da yıkayabilirsiniz.

Temiz kıyafetler: Bebeğinizin kıyafetleri sürekli kirlendiği için sık sık değiştirmenizde yarar vardır. Bunun için yanınızda kıyafet dolu bir çanta taşıyabilirsiniz. Bu durumla baş etmek için ise haftanın bir gününü bebeğinizin çamaşırlarına ayırabilir ve kirlenenleri toplu bir biçimde yıkayabilirsiniz

5 Ekim 2010 Salı

Yenidoğan bebeklerin bakımı için küçük püf noktaları

1-Bebekleri sallayarak büyütmenin faydalarını anneler insanlığın ilk günlerinden itibaren annelik içgüdüleri ile hissetmişlerdi. Tabii burada bebeğin annesinin kucağında sallanırken onun sesi ve kokusu ile duyduğu mutluluğun etkisini de unutmamak gerekir. Bebeği uyuturken hızlı sallamak zararlı ….


Bebeği sallayarak uyutmak Türk kültürünün değişmez parçası. Hemen hemen tüm anneler bebeğini ayağında ya da beşikte sallayarak uyutuyor.

Oldukça masum görünen bu yöntem dikkat edilmediğinde bebeğin henüz yeni gelişen beyninde ciddi hasarlara sebep olabiliyor. Bebeği sallayarak uyutmaya alıştırmayın ağladığında yatağının yanına gidip, ona ninni, piş piş gibi seslerle onu sakinleştirmeye çalışın. Ağlamaya devam ederse ona dokunarak, ninni söyleyin. Halen ağlıyorsa, kucağınıza alıp, piş pişleyin. Eğer kendi başına uyumuyorsa çok hafif ve kısa süreli sallayın. Hafif titresimli yatalar, ana kucaklarını da kulanabilirsiniz. Bebeğinizin uykuya dalmasına yardımcı olabilir.

2-Bebeklerimiz yeni doğduklarında gece ile gündüz arasındaki farkı anlamazlar. Yeni doğan bebekler gündüz en fazla 2.5–3 saat uyumalılar. Eğer uyanmazlar ise yanağına dokunarak, onu minik minik öperek, gerekirse kıyafetlerini yavaş yavaş çıkararak uyandırmalıyız. Bu ilk günlerde çok kolay olmaya bilir. Geceleri ise 4–5 saatte bir beslemek için uyandırmak gerekir. Bebeğiniz büyüdükçe gece uyandırmaya da gerek yoktur. Yeni doğan bebekler rutinlere çok kolay alışırlar. O nedenle gündüzleri sesli ortamda ve aydınlık ortamda uyutmak, geceleri ise daha karanlık, loş, sessiz ortamlarda uyutmak hatta gece uykusunda önce bebeğinizi yıkayıp, masaj yaptıktan sonra pijamalarını giydirip, emzirerek uyuyabilirsiniz. Banyo yapma ve pijama giydirerek belli bir rutin oluşturmak, bebeğiniz için uykuya geçmek açısından daha kolay olacaktır. Yeni doğan bebeklere bir şey öğretmek için rutinler oluşturmak, işleri kolaylaştıracaktır.

3-Bebeğinizin karyolası;

Keskin ve sivri kenarları olmamalı,

Yatağın kenarları bebeğiniz büyüdüğünde bebeğiniz yataktan atlamayacak kadar yüksek olmamalı, en az 60 cm olmalı,

Kkorkulukların aralıkları elleri sıkışmamamsı için 2.5 cm dar olmamalı,

Bacaklarını sarkıtmaması için de 6 cm geniş olmamalı,yatak karyolaya tam oturmalı bebeğin elleri ve kolları sıkışmamalı,

Bebeğinizin yatağı yarı ortopedik olmalı fala sert yatak bebeğinizi çok yoracak ve uyumasını geciktirecektir.

Yatak yün yada pamuklu olmamalı.,yatağın kirlenmemesi için yatağın üstüne yatak koruyucusu (alez) kullanmalısınız.

Çarşaf %100 pamuklu olmalı ve gergin şekilde yatağa serilmeli, bunun için de lastikli çarşaflar uygun olacaktır.

Yatağın kenarına konana koruyucularının iplikleri 18 cm fazla olmamalı.

Yastık yeni doğan bebekler için önerilmez. Sık sık bebeğinizin pozisyonunu değiştirip, yan yatmasına yardımcı olan yan yatma yastıkları kullanabilirsiniz.

4-.Bebeği kundaklamak;

''Anne karnında kolları ve bacakları kıvrık duran bebeğin bir süre daha bu pozisyonu koruması, doğanın gereğidir. Bunun aksine, kalça ve dizleri zorla düzeltilerek sıkıca kundağa sarılmış bebeklerde kalçalar çıkığa eğilimli hale getirilmektedir. Çukuru henüz tam gelişmemiş yeni doğan bebeğin, bu zorlamalar nedeniyle kalçasında çıkıklar olabilir. O0 nedenle yeni doğan bebeklerinizi sıkı sıkı kundak yapmak sakıncalıdır.

Ama yeni doğan bebeklerimizi emzirirken veya uyuturken hafif şekilde sararak uyutmak ve beslemekte fayda vardır. Çünkü el ve kol hareketleri nedeniyle uykusundan uyanabilir. Hafifçe sarmak bebeğinizin kendisini güvende hissetmesini sağlayacak ve daha rahat uyuyup, daha rahat da emecektir.

20 Ağustos 2010 Cuma

ANNELİK YOLUNDA HAMİLE KURSU

Gebelik, doğum ve en sonunda ulaştığınız bebek.. bunlar bir anne ve baba adayının hayatında dönüm noktalarıdır. Biz bu dönüm noktanızın sizin için en iyi şekilde olması için sizlere destek vermek istiyoruz.


Annelik Yolunda hamile kursumuz 3 oturumdan ve doğum sonrası anne-baba ve bebek toplantısı olmak üzere 4 oturumdan oluşmaktadır.
Kursumuza babalarında katılmasını anne adaylarına tavsiye ediyoruz.
Eğer baba adayı gelmek istemezse size doğum ve sonrası destek olacak kişi ile kursa katılabilirsiniz.
Kursumuza 12-13 haftayı tamamlamış olmanızı tavsiye ediyoruz.Yakında başlayacak ilk kursumuz;
19 Eylül Pazar (Saat 12:00- 14:00 arasında) yeni sınıfımız açılacaktır.

Kursumuz Gayrettepe 'dedir. Adres: Yıldız posta cad. Emel apt. A Blok no:14/4 Gayrettepe

Kursumuzun içeriği,

ANNELİK YOLUNDA HAMİLE KURSU

4 HAFTALIK PROGRAM

1.OTURUM:

Doğum çeşitleri ve doğumun fizyolojisi,

Doğum sırasındaki anestezi çeşitleri,ağrısız doğum,

Doğuma hazırlık

Babanın Doğumda Rehberlik Eğitimi

Normal doğum yapmak isteyen anne adayları için normal doğuma

yönelik nefes egzersizleri ,ıkınma teknikleri ve masaj teknikleri anlatılacaktır.

Doğum planımız nasıl olmalı?

Bebek odası hazırlığı ve doğru alışveriş,

Doğuma giderken anne ve bebeğin valiz hazırlığı

Hamilelik psikolojisi

RAHATLAMA NEFES EGZERSİZLERİ

2.OTURUM:

Emzirme ve anne sütü,

Yenidoğan bakımı;

-göbek bakımı,

-yeni doğan sarılığı,

-bebeğin altının değiştirilmesi,(babaları da uygulamaya katarak)

-bebeği tutuma ve taşıma,

-bebeği giydirme,

-yenidoğan refleksleri,

-bebeğin yıkanması,

-bebeğin gazının çıkarılması,

-bebek için rahatlatma masajı,

-bebeğin aşıları,

-bebeğin uyku düzeni,

-bebeğin tırnaklarının kesilmesi ve bakımı,

-bebeğin ağlaması ve onu sakinleştirmenin püf noktaları,

*0-6 ay anne - bebek ilişkisinin önemi:dünya ile ilk ilişki ve bağlanma,

BEBEĞE YAPILACAK EGZERSİZLER



3.OTURUM:


Lohusalık bakımı,

Lohusalık Sendromu,

Yeni rolleriyle doğumdan sonra eşlerin ilişkisi,

Doğum sonrası ve emziren annenin beslenme

Çalışan annenin işe dönme: anne ve bebeğin ayrılık hazırlığı



Doğum sonrası anne ve bebek

NEFES VE RAHATLAMA EGZERSİZLERİ

4. OTURUM:




Doğumdan sonraki ilk 2 ay içerisinde anneler ve babalar bebekleri ile birlikte anne -bebek -baba grubumuza katılabilir ve zorlandıkları konularda danışmanlık hizmeti alabilirler.Bu oturumumuza Pedagog katılacaktır.
Ayrıca psikoloğumuz ve hamile eğitmeni arkadaşımızda bulunacaktır.

Eğer katılmayı düşünürseniz 6 Eylül'e kadar aşağıdaki formu doldurup, bize email olarak göndermenizi rica ederiz.

ESRA ERTUĞRUL & GONCA ŞENSÖZEN



KATILIMCI TALEP FORMU
Adınız- Soyadınız.:.....................................................................
Telefon:......................................................................................
E-mail adresiniz:.........................................................................
Dr. Adı:.....................................................................................
Gebelik haftanız:.........................................................................
Muhtemel doğum tarihiniz:.........................................................
Bize nereden ulaştınız:..................................................................