29 Temmuz 2011 Cuma
Ceyda Düvenci mucizesi Melisa’yı Yeni Anne’ye anlattı
Zengin içeriğiyle annelerin ve anne adaylarının yaşam rehberi olan Yeni Anne, Ağustos sayısında Ceyda Düvenci ile röportaj yaptı. Zorlu hamilelik ve doğum süreci ile anne olmanın mutluluğunu anlatan ünlü oyuncu, erken doğum yapan anneler için deneyimlerini paylaştı.
Hamileliği planlama aşamasından çocuk bakımına kadar her konuda zengin bir içerik sunan Yeni Anne, Ağustos sayısında sayfalarını Ceyda Düvenci’ye ayırdı. Sevilen oyuncu, Yeni Anne’nin sorularını içtenlikle yanıtladı ve hamilelik ile doğum döneminde yaşadığı zorlukları dergi okurları için anlattı.
Hamileliğinin 20’inci haftasında sıkıntılar yaşamaya başlayan ve sonrasında uzun bir süre hareket etmeden dinlenmek zorunda kalan Ceyda Düvenci hamileliği ve doğumu sırasında geçirdiği üzüntülü günleri ve kızı Melisa Fatma Nur’un hayata nasıl tutunduğunu paylaşıyor. Ceyda Düvenci, hastaneden çıktıktan sonra Melisa’yı sleepy wrap’le taşırken görüntülenmesi ve bunun üzerine başlayan tartışmalara açıklık getiriyor.
Ekranların sevilen yüzü Ceyda Düvenci, tahmin ettiğinden kısa zamanda yeni projelerle hayranlarının karşısına çıkacağını da müjdeliyor. Merak edilen bu röportajın devamını Yeni Anne’nin Ağustos sayısında bulabilirsiniz.
Yeni Anne’nin Ağustos sayısında Ceyda Düvenci’nin yanı sıra turizm dünyasının tanınmış ismi Zuhal Pirinççioğlu ve ünlü blogger Devletşah Özcan ile röportaj da bulunuyor.
Derginin dosya konusu ise bebek alışverişi. Bebek alışverişi dosyası doğuma günler kala unutulan detaylar olduğunu düşünen anne adaylarına bir rehber oluyor.
Bebeklerde gaz sancısı ve sancıyı gidermek için yapılması gerekenler hakkında bilgi alabileceğiniz dergide çocukların sevdiği ancak alerjiyi tetikleyen yiyecekler de ele alınıyor.
Yeni Anne’de ebeveyn davranışlarının çocuk psikolojisine etkilerinden hamilelik döneminde vajinadaki değişime, ağız sağlığından kadınların erkeklerden beklentilerine, karikatür ve çocuk ilişkisinden hamilelikte görülen kaygılara kadar birçok konu bulunuyor.
Derginin yazarları Sibel Arna, Rüzgar’ıyla Sibel isimli köşesinde oğluyla maceralarını anlatıyor, Uzman Klinik Psikolog Fiona Faraci anne kız çatışmalarına değiniyor, güzellik danışmanı ve makyaj uzmanı Maggie Cappelletti de makyajın vazgeçilmezi ruju ele alıyor.
Yeni Anne dergisi ayrıca, moda, bakım, ev ürünleri ve dekorasyon sayfaları ile birbirinden değişik ürünleri okuyucularıyla buluşturuyor.
Üstelik, Ramazan Mutfağı eki, Yeni Anne’yle birlikte ücretsiz olarak dağıtılıyor.
Etiketler:
annelik,
ceyda düvenci,
devletşah,
gebelikj,
yeni anne
YENİDOĞAN BANYOSU
Yenidoğan bebeklerin herhangi bir sağlık sorunu yoksa ve bulunduğu ortamın ısısı iyi düzenlenmişse, banyo yaptırılşmasında herhangi bir sakınca yoktur.Aşağıda sıralana banyo tekniği, bebeğin göbeği düşünceye kadar yani işk 1 hafta- 10 gün içinde uygulayacağınız tekniktir:
*Bebeğinizin göbeği düşene kadar ve sonra ki 2-3 gün bebeğinizi akan suyun altında yıkamanız önemlidir. Böylece su vücudundan akıp gideceği için, kirili su ile teması ve enfeksiyon riski önlenmiş olur.
*Hava şartaları ve evinizin sıcaklığı uygun ise bebeğinizi her gün banyo yaptırmanızı tavsiye ediyoruz.Çünkü banyo, bebeğinizin rahatlaması ve gelişimi, açısındam önemlidir.Ancak şartlar uygun değilse banyoyu gün aşırı ayptırmak da yeterli olur.
* Banyo yaptıracağınız ortamın ve kullanacağınız malzemelerin temiz ve yanlızca bebeğinize ait olmasına özen gösteriniz.
*Bebeğinizin banyosunu yaptıracapğınız ortamın ısısını 25-26 dereceye kadar yükseltebilirisiniz.Bnayo bittikten ve bebeğinizi giydirdikten sonra ortamın ısısnı normale düşürebi,lirsiniz.Ortamın ısısı 22-23 derece olması yeterlidir.
* Bebeğinizin banyosunu emzirmeden önce, karnı aç iken yaptırırnız.Karnı tok olması tutuş pozisyonuna bağlı olarak kusmaya neden olabilir.
* Banyo için genelde akşam saatlerini tercih ediniz. Böylece bebeğinizin geceyi daha sakin ve uyuıyarak geçirmesini sağlamanın yanı sıra sizde dinlenme fırsatı bulmuş olursunuz.
* Bebeğinizin banyo suyunun ısıs, vücut ısıs ile aynı yani 36,5-37 derece olmalıdır. Bebeklerin cildi çok ince ve hassas olduğu için, daha yüksek sıcaklıklar yanıklara sebeb olabilir.Bu nedenle suyun sıcaklığından emin olmak için su termometreniz kullanmanız daha güvenli olur. Termometreniz yok ise kolunuzun dirsek kısmıyla suyun sıcaklığını kontrol edebilirisiniz.
*Bebeğinizi sol elinizin üzerine yüzüstü pozisyonda yatırın. Baş parmağınıız sol koltuk altında , işaret parmağınız boynun hemen altında , omuzlarını destekleyecek şekilde,orta, yüzük ve küçük parmağınız ise sağ kolu kavrayacak şekilde koltuk altında olmalıdır( kayıp düşmesini önlemek). Bu pozisyonda özellikle başın aşağı doğru duruşu önemlidir. Böylece bebeğinizin başını yıkarken dökeceğiniz suyun kulaklarına, ağızına veya burnuna kaçması önlenmiş olur.
*Uygun pozisyon sağlandıktan sonra , seri ancak telaşsız hareketlerle bebeğinizin vücudunu ıslatın ve bebkler için uygun olan herhangi bir bebek şampuanı vücuduna az miktarda dökerek köpürtün, serbest olan elinizle sırtını, kollarını, bacaklarını ve ayaklarını, karnını, göğsünü, bebeğinizi kavradığınız elinizi çekmeden yavaşça ovarak yıkayın. sonra ensesinenden aşağıya bolca su dökerek cildini durulayın.Bu işlemi bir kez yapmanız yeterlidir. Şampuanı haftada 1-2 kez kullanmanızı tavsiye ederiz.
* Daha sonra başının tam üstünden su dökün ve başını şampuanlayarak köpürtün. Parmak uçlarınızla hafifçe ovarak yıkayın ve daha sonra yine başının tam üstünden bolca su dökerek iyice durulayın.
* Bebğinizin cildi kuruysa son durula ma suyundan önce bir kabun içine göz kararınca beb yağını koyup sulandırarak tüm vücuduna dökün ve sadec su dökerek fazla yağı akıtın. bebe yağını haftada 1 kullanmanızı öneririz.
* Banyo bittikten sonra bebeğinizi öneceden ısıtılmış havlunun üzerine yan yatırarak havluya sarın.
*Öncelikle bebeğinizin başından başlayarak ( çünkü bebekler en çok başlarından ısı kaybederler), tüm vücudunu çok sert olmayan hareketlerle yukarıdan aşağıya doğru ve özellikle deri kıvrımlarının ve eklem yerlerinin nemli kalmamasını sağlayacak şekilde seri olarak kurulayın.
*Daha sonra bebeğinizi hava şartlarına ve evinizin ısısısna uygun olarak, çok kalın olamamak kaydıyla giydirin. Banyo sonrası başına yumuşak penye bir şapka takmanızda yarar olur.
* Göbek düştükten sonra 2-3 gün sonra ise bebeğinizi bir küvet içine ya da file üzerine yatırarak banyo yaptırabilirsiniz.
*Bebeğinizin göbeği düşene kadar ve sonra ki 2-3 gün bebeğinizi akan suyun altında yıkamanız önemlidir. Böylece su vücudundan akıp gideceği için, kirili su ile teması ve enfeksiyon riski önlenmiş olur.
*Hava şartaları ve evinizin sıcaklığı uygun ise bebeğinizi her gün banyo yaptırmanızı tavsiye ediyoruz.Çünkü banyo, bebeğinizin rahatlaması ve gelişimi, açısındam önemlidir.Ancak şartlar uygun değilse banyoyu gün aşırı ayptırmak da yeterli olur.
* Banyo yaptıracağınız ortamın ve kullanacağınız malzemelerin temiz ve yanlızca bebeğinize ait olmasına özen gösteriniz.
*Bebeğinizin banyosunu yaptıracapğınız ortamın ısısını 25-26 dereceye kadar yükseltebilirisiniz.Bnayo bittikten ve bebeğinizi giydirdikten sonra ortamın ısısnı normale düşürebi,lirsiniz.Ortamın ısısı 22-23 derece olması yeterlidir.
* Bebeğinizin banyosunu emzirmeden önce, karnı aç iken yaptırırnız.Karnı tok olması tutuş pozisyonuna bağlı olarak kusmaya neden olabilir.
* Banyo için genelde akşam saatlerini tercih ediniz. Böylece bebeğinizin geceyi daha sakin ve uyuıyarak geçirmesini sağlamanın yanı sıra sizde dinlenme fırsatı bulmuş olursunuz.
* Bebeğinizin banyo suyunun ısıs, vücut ısıs ile aynı yani 36,5-37 derece olmalıdır. Bebeklerin cildi çok ince ve hassas olduğu için, daha yüksek sıcaklıklar yanıklara sebeb olabilir.Bu nedenle suyun sıcaklığından emin olmak için su termometreniz kullanmanız daha güvenli olur. Termometreniz yok ise kolunuzun dirsek kısmıyla suyun sıcaklığını kontrol edebilirisiniz.
*Bebeğinizi sol elinizin üzerine yüzüstü pozisyonda yatırın. Baş parmağınıız sol koltuk altında , işaret parmağınız boynun hemen altında , omuzlarını destekleyecek şekilde,orta, yüzük ve küçük parmağınız ise sağ kolu kavrayacak şekilde koltuk altında olmalıdır( kayıp düşmesini önlemek). Bu pozisyonda özellikle başın aşağı doğru duruşu önemlidir. Böylece bebeğinizin başını yıkarken dökeceğiniz suyun kulaklarına, ağızına veya burnuna kaçması önlenmiş olur.
*Uygun pozisyon sağlandıktan sonra , seri ancak telaşsız hareketlerle bebeğinizin vücudunu ıslatın ve bebkler için uygun olan herhangi bir bebek şampuanı vücuduna az miktarda dökerek köpürtün, serbest olan elinizle sırtını, kollarını, bacaklarını ve ayaklarını, karnını, göğsünü, bebeğinizi kavradığınız elinizi çekmeden yavaşça ovarak yıkayın. sonra ensesinenden aşağıya bolca su dökerek cildini durulayın.Bu işlemi bir kez yapmanız yeterlidir. Şampuanı haftada 1-2 kez kullanmanızı tavsiye ederiz.
* Daha sonra başının tam üstünden su dökün ve başını şampuanlayarak köpürtün. Parmak uçlarınızla hafifçe ovarak yıkayın ve daha sonra yine başının tam üstünden bolca su dökerek iyice durulayın.
* Bebğinizin cildi kuruysa son durula ma suyundan önce bir kabun içine göz kararınca beb yağını koyup sulandırarak tüm vücuduna dökün ve sadec su dökerek fazla yağı akıtın. bebe yağını haftada 1 kullanmanızı öneririz.
* Banyo bittikten sonra bebeğinizi öneceden ısıtılmış havlunun üzerine yan yatırarak havluya sarın.
*Öncelikle bebeğinizin başından başlayarak ( çünkü bebekler en çok başlarından ısı kaybederler), tüm vücudunu çok sert olmayan hareketlerle yukarıdan aşağıya doğru ve özellikle deri kıvrımlarının ve eklem yerlerinin nemli kalmamasını sağlayacak şekilde seri olarak kurulayın.
*Daha sonra bebeğinizi hava şartlarına ve evinizin ısısısna uygun olarak, çok kalın olamamak kaydıyla giydirin. Banyo sonrası başına yumuşak penye bir şapka takmanızda yarar olur.
* Göbek düştükten sonra 2-3 gün sonra ise bebeğinizi bir küvet içine ya da file üzerine yatırarak banyo yaptırabilirsiniz.
Gebeik Döneminde Beslenme
Gebelik öncesi normal ağırlıkta olan bir anne adayının gebelik süresince ayda ortalama 1 kg ağırlık kazanımı çok azdır, zamanla artış gösterir.Toplam 9-12 kg ağırlık kazanımı gereklidir. Anne adayının, normal enerji gereksinimine ek olarak ilk 3 ayda günde 150 kkalori , 4- 9 ay arası ise günde 300 kkalori daha alarak, normal vücut ağırlığına ayda 1-1,5 kg eklemesi önerilir. Gebelik başlangıcında normal ağırlığından şişman olan anne adayının fazla ağırlık kazanmasına gerek yokture.
Yemeklerde genellikle 3 öğün tüketilir.çGebeliğin ilk döneminde öğün sayısı arttırılarak öğün mikterı azaltılabilinir.
ÖNERİLER: ETLER, HAŞLAMA VEYA IZGARA OLARAK TÜKETİLMELİ, SÜT VE TÜREVLERİ YAĞSIZ, KAYMAKSIZ,DİTE OLARAK TERCİH EDİLMELİ, SEBZE VE MEYVELER EN DOĞAL ŞEKLİYLE TAZE OLMALI VE MEYVELER MÜMKÜNSE KABUKLU OLARAK TERCİH EDİLMELİDİR. KURUBAKLAGİL YEMEKLERİNİN TÜKETİMİ DE HAFTADA 2-3 DEFA TAVSİYE EDİLİR.
Yemeklerde genellikle 3 öğün tüketilir.çGebeliğin ilk döneminde öğün sayısı arttırılarak öğün mikterı azaltılabilinir.
ÖNERİLER: ETLER, HAŞLAMA VEYA IZGARA OLARAK TÜKETİLMELİ, SÜT VE TÜREVLERİ YAĞSIZ, KAYMAKSIZ,DİTE OLARAK TERCİH EDİLMELİ, SEBZE VE MEYVELER EN DOĞAL ŞEKLİYLE TAZE OLMALI VE MEYVELER MÜMKÜNSE KABUKLU OLARAK TERCİH EDİLMELİDİR. KURUBAKLAGİL YEMEKLERİNİN TÜKETİMİ DE HAFTADA 2-3 DEFA TAVSİYE EDİLİR.
Tüp Bebek ve Akupunktur İnfertilite
Tüp Bebek ve Akupunktur İnfertilite, yani kısırlık sorunu olup tüp bebek tedavisi ile çocuk sahibi olmak isteyen binlerce çift var. Kimileri tedavinin sonunda anne-baba olmanın tadına varabiliyor. Fakat kimileri de umudunu kaybediyor, harcadığı o kadar para ve verdiği onca emeğe rağmen tedaviden vazgeçiyor. Bundan dolayı bu tedavinin yanında yardımcı yöntemler ve tedaviler geliştirilmeye çalışılıyor. İşte bunlardan birtanesi de Akupunktur ve Nöral Tedavi.
Akupunktur ve Nöral tedavi ile anne-baba adaylarının stresi, kaygı ve korkuları azalıyor; embriyonun tutunması ve sağlıklı gelişimi destekleniyor. Bu da bebek sahibi olma şansını anlamlı ölçüde artırıyor. Hatta Almanya’da 160 hasta ile yapılan bir çalışmada embriyo transferi öncesi ve sonrasında uygulanan akupunktur tedavisinde gebelik oranı %42.5, akupunktur uygulanmayan grupta ise gebelik oranı %26.3 olarak bulunmuştur. Bunun gibi daha birçok araştırma sonucu var ve ayrıca Amerika ve İngiltere'nin önde gelen tüp bebek merkezlerinde infertil hastaların tedavi süreçleri boyunca ve embriyo transferi sırasında akupunktur tedavisi uygulanmaktadır.
İnfertilite Tedavisinde Akupunktur ve Nöral Tedavi
• Rahim kan akımını artırır, rahim içi dokusunu (endometriumu) iyileştirir.
• Üreme hormonlarını (GnRH, FSH, LH) düzenler, doğal yumurta gelişimini sağlar.• Yumurtalıkların (overlerin) dengeli uyarılmasıyla yumurta kalitesini artırır.
• Tedavi sürecinde stresi, kaygı ve endişeyi azaltır.
• Rahim kasılmalarını azaltarak embriyonun tutunmasını sağlar.
• Bağışıklık sistemini dengeleyerek düşük tehlikesini azaltır.
• Hormonal tedavinin yan etkilerini azaltır.
Bu tedavi;
Adet döneminin 3. gününden itibaren başlanılan ve embriyo transferi sonrasında da devam eden Akupunktur ve Nöral Tedavi uygulamaları, anne ve baba adaylarının stresini, kaygı ve korkularını azaltmakta beraber, embriyonun tutunmasına ve sağlıklı gelişimine destek olmaktadır.
1. seans: Siklusun 3. ve 7. günleri arasında,
2. seans: Yumurta toplama işlemi (OPU) sonrasında,
3. seans: Embriyo Transferi aşaması veya İmplantasyon sürecinde, (Transferden sonra 3. ve 5. günler arasında)
4. seans: Transferden sonra 5. ve 9. günler arasında uygulanır.
kaynak : Dr. Hasan Ali Nogay
Akupunktur ve Nöral tedavi ile anne-baba adaylarının stresi, kaygı ve korkuları azalıyor; embriyonun tutunması ve sağlıklı gelişimi destekleniyor. Bu da bebek sahibi olma şansını anlamlı ölçüde artırıyor. Hatta Almanya’da 160 hasta ile yapılan bir çalışmada embriyo transferi öncesi ve sonrasında uygulanan akupunktur tedavisinde gebelik oranı %42.5, akupunktur uygulanmayan grupta ise gebelik oranı %26.3 olarak bulunmuştur. Bunun gibi daha birçok araştırma sonucu var ve ayrıca Amerika ve İngiltere'nin önde gelen tüp bebek merkezlerinde infertil hastaların tedavi süreçleri boyunca ve embriyo transferi sırasında akupunktur tedavisi uygulanmaktadır.
İnfertilite Tedavisinde Akupunktur ve Nöral Tedavi
• Rahim kan akımını artırır, rahim içi dokusunu (endometriumu) iyileştirir.
• Üreme hormonlarını (GnRH, FSH, LH) düzenler, doğal yumurta gelişimini sağlar.• Yumurtalıkların (overlerin) dengeli uyarılmasıyla yumurta kalitesini artırır.
• Tedavi sürecinde stresi, kaygı ve endişeyi azaltır.
• Rahim kasılmalarını azaltarak embriyonun tutunmasını sağlar.
• Bağışıklık sistemini dengeleyerek düşük tehlikesini azaltır.
• Hormonal tedavinin yan etkilerini azaltır.
Bu tedavi;
Adet döneminin 3. gününden itibaren başlanılan ve embriyo transferi sonrasında da devam eden Akupunktur ve Nöral Tedavi uygulamaları, anne ve baba adaylarının stresini, kaygı ve korkularını azaltmakta beraber, embriyonun tutunmasına ve sağlıklı gelişimine destek olmaktadır.
1. seans: Siklusun 3. ve 7. günleri arasında,
2. seans: Yumurta toplama işlemi (OPU) sonrasında,
3. seans: Embriyo Transferi aşaması veya İmplantasyon sürecinde, (Transferden sonra 3. ve 5. günler arasında)
4. seans: Transferden sonra 5. ve 9. günler arasında uygulanır.
kaynak : Dr. Hasan Ali Nogay
28 Temmuz 2011 Perşembe
ANNE SÜTÜ VE EMZİRME
NEDEN ANNE SÜTÜ?
Günümüzde yeni,doğan bebeklerin ilk altı ay boyunca sadec anne sütü i,le beslenmesi öenrilmektedir. bunun sayısız nedeni sayılabilinir. anne sütü her şeyden önce adı üzerinde ''anne '' sütüdür. Yani yeni doğum yapmış olan anne de doğanın o annenin bebeği için hazırladığı ve yavruları yüzyıllar boyunca besleyerek insanoğlunu bugüne getiren besindir. Her türün annesinin yavrusu için özel bir sütü olup, ane sütü de insan yavrusu için olanıdır. bebeklerin ilk 6 ay boyunca sadec anne sütü ilşe beslenmelerine '' doğal Beslenme '' diyebiliriz.
ANNE SÜTÜNÜN AVANTAJLARI:
Anne sütü her türlü ekonomik ve fiziksel koşullarda bebek için en sağlıklı olan besi,n olmaktadır. Depolanma ve soğutma sorunu yoktur. En uıygun koşullarda gereksinim duyulduğu anı beklemektedir.. ısıtma, kaynatma,mikroptan arındırma için özelş aletlere biberon, emzik vb. aracılara ve temiz su kaynağına bağımlı değildir.anne sütünde mikrop üremez, bozulmaz, hastalık kaynağı olmaz.
En önmelisi sde en ucuz besin kaynağı olmasıdır. Aslında anne sütünün bedeli, sağlıklı bir bebeğin dudaklarını anne sütünün bedeli, sağlıklı bir bebeğin dudaklarını anne memesine uzattığı an paha biçilmez bir bağlılıkl olarak ödenmektedir. bu özellkiler, dünya üzerinde olumsuz sosyo-ekonomik koşullarda doğan ve büyüyüen milyonlarca bebek için hayat kurtaıcı olmaktadır.
ANNE SÜTÜNÜN ÖZELLİKLERİ:
Anne sütü her bebek ve her dönem için özeldir.Prematürlerde ve hayatının ilk güünlerinde farklı yapıda bir anne sütü söz konusudur.
İlk bir hafta memelerden ''ağız sütü'' veya rengi nedeniyle ''altın suyu'' olarak da adlandırılan '' kolostrum'' adlı süt gelir ve bebeğin besleyici ve enfeksiyondan koruyucu özellikleri ön plandadır. Bunu ikinci hafta boyunca protein içeriği azalırken, laktoz, yağ ve toplam kalori içeriği artan ''geçiş sütü '' izler. daha sonra ki dönemlerdeki olgun anne sütü de emzirmenin başalngıcında karbonhidrattan, sonunda yağdan zengin olarak gelir.
EMZİRME SIKLIĞI VE SÜRESİ NE OLMALIDIR?
Yeni doğan doğumdan sonra en kısa zamanda memeye verilmeli ve devamında emzirme sıklığı ve süresi bebeğin isteğine göre ayarlanmalıdır.İlk emzirmelerde süt hemen gelmeyeceğinden, bebeğe başak bir besin vermeden emzirmeye devam edilmelidir. Özel bir sağlık sorunu yoksa, miadında doğan bir bebek sütün artmasını bekleyebilecek kadar yedek ebnerji ile doğar. özellikle ilk 2 ay her istediğinde bebeğe meme verilmelidir. Başlangıçda her emxzirme de sırası değiştirilerek her iki göğsün de emzirilmesi sütün artması açısından yararlı olsa da, süt miktarı arttığında her öğünde bir memenin emzirilmesi yeterli olabilmektedir.her öğünde bebeğin bir memeyi tamamen boşaltması sağlanmalıdır. Bu süre genellikle 10-15 dakika kadardır. Yağdan zengin sonsüt , tokluk hissine neden olarak bebeğin memeden kendiliğineden ayrılmasını sağlar. İlk aylardan sonra , emzirme aralıkları 2-3 saatten uzun uykulara dalıyor ve meme istemiyorsa, uyandırarak emzirmeye gerek yoktur.
BEBEĞİN YETERLİ ANNE SÜTÜ ALDIĞINI NAIL ALAŞILIR?
Bebeğin yeterli beslendiği, günde en az beş kez israr yaparak bezin ıslak bulunması, en geç 15. günde doğum kilosuna ulaşması ve ayda en az 500-600 gram alması ile anlaşılır. Bebeklerde doğumu izleyerek ilk günlered doğum tartıları onda bir oranında azalır. Bu fizyoloj,ik yani doğal tartı kayvbının nedeni vücutta su oranının azlaması ve suyun yer değiştirmesidir, anne sütü yetersizliğine bağlanmamalıdır. Dışkılama sayısı, bebeğin huzursuzluğu, uyku düzensizliği veya aşırı ağlamasıo anne sütü miktarı açısından güvenilirkriterler değildir. Çok iyi tartı alan bebeklerde de benzer yakınmalar görülebilinir.Sadec bezin hep kuru bulunması ve sürekli olarakj koyun pisliği gib ufak ve sert parçalar halinde a zmiktarda kaka yapilması açlık bulgusu olabilmektedir. Bunlar dışında en önemli kriter bebeğin kilo almasıdır.
Günümüzde yeni,doğan bebeklerin ilk altı ay boyunca sadec anne sütü i,le beslenmesi öenrilmektedir. bunun sayısız nedeni sayılabilinir. anne sütü her şeyden önce adı üzerinde ''anne '' sütüdür. Yani yeni doğum yapmış olan anne de doğanın o annenin bebeği için hazırladığı ve yavruları yüzyıllar boyunca besleyerek insanoğlunu bugüne getiren besindir. Her türün annesinin yavrusu için özel bir sütü olup, ane sütü de insan yavrusu için olanıdır. bebeklerin ilk 6 ay boyunca sadec anne sütü ilşe beslenmelerine '' doğal Beslenme '' diyebiliriz.ANNE SÜTÜNÜN AVANTAJLARI:
Anne sütü her türlü ekonomik ve fiziksel koşullarda bebek için en sağlıklı olan besi,n olmaktadır. Depolanma ve soğutma sorunu yoktur. En uıygun koşullarda gereksinim duyulduğu anı beklemektedir.. ısıtma, kaynatma,mikroptan arındırma için özelş aletlere biberon, emzik vb. aracılara ve temiz su kaynağına bağımlı değildir.anne sütünde mikrop üremez, bozulmaz, hastalık kaynağı olmaz.
En önmelisi sde en ucuz besin kaynağı olmasıdır. Aslında anne sütünün bedeli, sağlıklı bir bebeğin dudaklarını anne sütünün bedeli, sağlıklı bir bebeğin dudaklarını anne memesine uzattığı an paha biçilmez bir bağlılıkl olarak ödenmektedir. bu özellkiler, dünya üzerinde olumsuz sosyo-ekonomik koşullarda doğan ve büyüyüen milyonlarca bebek için hayat kurtaıcı olmaktadır.
ANNE SÜTÜNÜN ÖZELLİKLERİ:
Anne sütü her bebek ve her dönem için özeldir.Prematürlerde ve hayatının ilk güünlerinde farklı yapıda bir anne sütü söz konusudur.
İlk bir hafta memelerden ''ağız sütü'' veya rengi nedeniyle ''altın suyu'' olarak da adlandırılan '' kolostrum'' adlı süt gelir ve bebeğin besleyici ve enfeksiyondan koruyucu özellikleri ön plandadır. Bunu ikinci hafta boyunca protein içeriği azalırken, laktoz, yağ ve toplam kalori içeriği artan ''geçiş sütü '' izler. daha sonra ki dönemlerdeki olgun anne sütü de emzirmenin başalngıcında karbonhidrattan, sonunda yağdan zengin olarak gelir.
EMZİRME SIKLIĞI VE SÜRESİ NE OLMALIDIR?
Yeni doğan doğumdan sonra en kısa zamanda memeye verilmeli ve devamında emzirme sıklığı ve süresi bebeğin isteğine göre ayarlanmalıdır.İlk emzirmelerde süt hemen gelmeyeceğinden, bebeğe başak bir besin vermeden emzirmeye devam edilmelidir. Özel bir sağlık sorunu yoksa, miadında doğan bir bebek sütün artmasını bekleyebilecek kadar yedek ebnerji ile doğar. özellikle ilk 2 ay her istediğinde bebeğe meme verilmelidir. Başlangıçda her emxzirme de sırası değiştirilerek her iki göğsün de emzirilmesi sütün artması açısından yararlı olsa da, süt miktarı arttığında her öğünde bir memenin emzirilmesi yeterli olabilmektedir.her öğünde bebeğin bir memeyi tamamen boşaltması sağlanmalıdır. Bu süre genellikle 10-15 dakika kadardır. Yağdan zengin sonsüt , tokluk hissine neden olarak bebeğin memeden kendiliğineden ayrılmasını sağlar. İlk aylardan sonra , emzirme aralıkları 2-3 saatten uzun uykulara dalıyor ve meme istemiyorsa, uyandırarak emzirmeye gerek yoktur.
BEBEĞİN YETERLİ ANNE SÜTÜ ALDIĞINI NAIL ALAŞILIR?
Bebeğin yeterli beslendiği, günde en az beş kez israr yaparak bezin ıslak bulunması, en geç 15. günde doğum kilosuna ulaşması ve ayda en az 500-600 gram alması ile anlaşılır. Bebeklerde doğumu izleyerek ilk günlered doğum tartıları onda bir oranında azalır. Bu fizyoloj,ik yani doğal tartı kayvbının nedeni vücutta su oranının azlaması ve suyun yer değiştirmesidir, anne sütü yetersizliğine bağlanmamalıdır. Dışkılama sayısı, bebeğin huzursuzluğu, uyku düzensizliği veya aşırı ağlamasıo anne sütü miktarı açısından güvenilirkriterler değildir. Çok iyi tartı alan bebeklerde de benzer yakınmalar görülebilinir.Sadec bezin hep kuru bulunması ve sürekli olarakj koyun pisliği gib ufak ve sert parçalar halinde a zmiktarda kaka yapilması açlık bulgusu olabilmektedir. Bunlar dışında en önemli kriter bebeğin kilo almasıdır.
EMZİRME DÖNEMİNDE BESLENME
Anne sütü bebek için en uygun gıdadır. Sağlıklı bir anne günde ortalama 700-800 ml süt sağmaktadır.. Emzirme döenminde süt salgılaması jkadının normal gereksinimden daha fazla enerji,protein, vitamin ve mineralleri almasını gerektiri. Emziren annenin salgıladığı sütteki enerjinin önemli bir kısımı yediklerinden sağlanmaktadır. Emziren anne , ek olareak enerji ve besin öğelerini diyete almazsa kendi vücudundan harcar.Bu edenle annenin,bebeğini emzirdiği dönemde kendi beslenmesine de dikkat etmesi gerekmektedir.
Beslanme Önerileri:
Emziren annenin enerji, protein ve kalsiyumdan zengin beslemmesi gerekirt,ayrıca annebnin su ihtiyacı da artar. Çünkü emzirmek vücudun sıvı ihtiyacını arttırır. anne günde en az 10 su bardağı sıvı almalıdır. Sıvı konuusunda en iyi tercih sudur.
Kalsiyum yönünden zengin olan süt, yoğurt ve peynir belirlenen miktarlarda düzenli olarak tüketilmelidir.
* Hergün 1 adet yumurta ve 1 porsiyon etli sebze yemeği veya kuru baklagil yenmelidir.
*Kuru fasulye, nohut, mercimek ve bulgur içeremn yemekleri, portakala, mandalina , domates, maydanoız, yeşil biber, taze soğan gibi C vitamini yönünden zengin sebze ve meyvelerle birlikte tüketilmelidir.
*D vitamini besinlerde bulunmaz. Ancak güneş ışınlarının doğrudan cilde yansıması ile sağlanır. Bu nedenle emziren anne güneşlenmeye özen göstermelidir.
*Yemeklerde mutlaka iyotlu tuz kullanılmalıdır.Doğal besinlerde yeterince alınamayana iyot, ancak iyotlu tuz kullanımıyla anne sütünden bebeğe geçer.
* Kuru meyveler ve kuru yemişler yoğun enerjileri yanında , demir ve kalsiyuım gibi minerallerden zengindir. Ağırlık kontrolü de yapılarak bu esinler tüketilebilir.
Beslanme Önerileri:
Emziren annenin enerji, protein ve kalsiyumdan zengin beslemmesi gerekirt,ayrıca annebnin su ihtiyacı da artar. Çünkü emzirmek vücudun sıvı ihtiyacını arttırır. anne günde en az 10 su bardağı sıvı almalıdır. Sıvı konuusunda en iyi tercih sudur.
Kalsiyum yönünden zengin olan süt, yoğurt ve peynir belirlenen miktarlarda düzenli olarak tüketilmelidir.
* Hergün 1 adet yumurta ve 1 porsiyon etli sebze yemeği veya kuru baklagil yenmelidir.
*Kuru fasulye, nohut, mercimek ve bulgur içeremn yemekleri, portakala, mandalina , domates, maydanoız, yeşil biber, taze soğan gibi C vitamini yönünden zengin sebze ve meyvelerle birlikte tüketilmelidir.
*D vitamini besinlerde bulunmaz. Ancak güneş ışınlarının doğrudan cilde yansıması ile sağlanır. Bu nedenle emziren anne güneşlenmeye özen göstermelidir.
*Yemeklerde mutlaka iyotlu tuz kullanılmalıdır.Doğal besinlerde yeterince alınamayana iyot, ancak iyotlu tuz kullanımıyla anne sütünden bebeğe geçer.
* Kuru meyveler ve kuru yemişler yoğun enerjileri yanında , demir ve kalsiyuım gibi minerallerden zengindir. Ağırlık kontrolü de yapılarak bu esinler tüketilebilir.
EMZİREN ANNENİN DİKKAT ETMESİ GEREKEN HUSUSLAR:
1- Yaşamının ilk 4-6 ayı bebeğin zihinsel ve bedensel açıdan sağlıklı olması açısından çok önemlidir. ilk 4-6 auylık dönemde anne sütü yeterli olduğıu durumlarda D vitamini haricinde bebeğe hiçbir şey verilmemeli, anne huzurlu, dinlenmiş olması ve iyi beslenerek bebeğini emzirmesi sağlanmalıdır.3-Sık sık ve isteyerek emzirme, meme bezlerini uyararak süt yapımını arttırır.
4-Emzirme döneminde kilo vermeye çaışmamalı, başarılı emzirme ile 6 ayda normal kiloya inilebilmektedir.
(bu denenmiş ve benim gibi obur bir anne de bile etkin olmuştur.) İnilmezse, anne ilk 4-6 aylık periyot sonrasında zayıflama diyeti bir diyetisyen ile beraber uygulayabilir.
5-Gebelik sırasında önerilenden daha fazla kilo almışsa her ay iki kilo kaybetmek normaldir. Ayda iki kilodan fazla ağırlık kaybı doğru değildir.
6-Emziren anne zayıfkama diyeti yapmamalıdır ama unlu, yağlı ve şekerli besinleri aşırı yememeye dikkat etmelidir.
7-Emziren anne , mem başıonda çatlak olmaması için her emzirmeden sonra meme ucuna bir, iki damla kendi sütünden sürebiir. Lanolin içeren ve bebeğiniz emerken silinmesine gerek kalmayan yumuşatıcı kremlerden kullanabilirler.
8-göğüs , iyi bışaltılmazsa memeler şiler, sertleşir ve deri kızarırı. Bu durumda; bebeği daha sık emzirmek veya sütü sağmak gerekmektedir.
9- Doğum sonrası ilk birkaç gün anne sütü yeterli gelmiyorsa, bebeğe hemem mama biberonu verilmemelidir.
10-Emzirme döneminde beslenmeye dikkat edi,lirrse, süt verimi artar, bebeğiniz sağlıklı büyür..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













