8 Haziran 2011 Çarşamba

Lia Emzirme / Lohusa Geceliği

Sevgili arkadaşım Gönüllü Emzirme Rehberi de olan arkadaşım Zeynep'in sahip olduğu LeiLeo markası yeni bir Emzirme Geceliği çıkardı. Gerçekten çok kullanışlı ve sade bir model. Özellikle kumaşının organik, özel bambu kumaşından yapılmış olması çok önemli. Biliyoruz ki lohusalık döneminde ve özellikle de emzirme döneminde anneler çok terliyor. Bu döneme çok uygun bir ürün. O nedenle sizlerde emziren birer anneyseniz, bu ürün kaçmaz!!
Eğer satın almak isterseniz TIK  yapamnız yeterli....
Şimdi de Emzirme Geceliğiyle ilgili kısa bir bilgi...


Sağlıklı bambu kumaşından üretilen emzirme geceliği antibakteriyel ve antialerjik özelliğe sahiptir ve dokusu yumuşacıktır. Doğumdan hemen sonra hastanede sağlıkla kullanabilirsiniz.





Tasarımı çok pratiktir, rahat rahat emzirmeniz için iki göğüs üzerinde gizli bölmelere (23 cm genişliğinde) sahiptir.

Kumaşı bebeğinizi kucağınıza aldığınız ilk dakikalarda onun hassas tenine hiç zarar vermeyecek kadar sağlıklıdır. Ayrıca üzerinde bebeğinizi rahatsız edebilecek hiçbir aksesuar bulunmamaktadır.

Göğüs bölümlerindeki açıklıklar 23cm genişliğinde olup, bebeğinizi ister göğsünüzü tamamen çıkartarak ister bir kısmını çıkartarak rahatça emzirmeniz için idealdir.


Ölçüler

S/M beden

Göğüs: 49cm

Bel: 48cm

Omuzdan boy: 97cm

L/XL

Göğüs: 54cm

Bel: 53cm

Omuzdan boy: 97cm


Bu ürün dışında hamileyken, doğum sonrasında , emzirirken ve bebekleriniz çok güzel ürünler var.. LeiLeo sitesine bir göz atmanızı kesinlikle tavsiye ederim..

7 Haziran 2011 Salı

Dünyaca ünlü çocuk doktoru Milan Üniversitesi Yenidoğan Bölümü profesörlerinden Dr. Guido Moro, 0-3 yaş arasındaki bebeklere uygulanacak ´en sağlıklı beslenme modeli´ ile ilgili soruları yanıtladı:

* Mamayla beslenen bebek ile anne sütüyle beslenen bebek arasındaki fark nedir?
Ana değişiklik bağırsaklarda olur. Dışkılama sayı ve sıklığında da farklılık olabilir. Anne sütü alan bebek günde 7-8 kez dışkılarken, mamayla beslenen bebeklerde dışkılama günde 2-3 kez gerçekleşir. En önemli fark da dışkının sertliğindedir. Anne sütü alanlarda dışkı çok daha yumuşak ve suludur, bu da normaldir. Ancak mama verilen bebeklerinki daha katıdır ve bu bazen kabızlığa neden olur. Bunu anne-babalar kolaylıkla görebilir. Önemli bir fark da enfeksiyondadır. Herkesçe kabul edilmektedir ki; anne sütü bebeği enfeksiyonlardan korur. Genellikle üst solunum ve sindirim sistemi enfeksiyonları, anne sütü alanlarda daha az görülür. Anne sütü alan bebekler daha az hastalanır. Anne sütü sadece bir gıda değildir. Bebek, emzirme sırasında bile psikolojik gelişim şansına sahip olur.



* Sütüm gelmiyorsa, bebeğimi nasıl beslemeliyim?


Anne sütüne eş değer üretilen bebek mamaları verilmelidir. Bebeğe 6-12 ay arasında inek sütü vermemek gerekiyor. Bu hem İtalya´da hem de gördüğüm kadarıyla Türkiye´de önemli bir problem ve tehlikeli bir durumdur. Yaşamın ilk yılı tamamlanmadan önce inek sütü verilen bebeklerde, demir eksikliği görülmesi çok yaygındır. Zekâ geriliği ve psikolojik gelişim eksikliği de sık gözlenir. Bir yaşından önce inek sütüyle tanışan çocuklarda, 3 yaşına doğru zekâ düşmesi olur.


* Acaba şişman çocuk, sağlıklı çocuk mu?
Avrupa ülkelerinde bile; ´normal ağırlığından fazla olan bebeklerin sağlıklı kabul edilme hatası´ sıklıkla yapılıyor. Dünya Sağlık Örgütü, annelere ilk altı ay sadece anne sütünü öneriyordu. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar sonucunda, dünyanın 6 değişik bölgesi için başka bir beslenme planı açıklaması bekleniyor. Şu andaki beslenme planları, hem anne sütü hem de mama alan bebeklere yönelik. Oysa sadece anne sütü alan bebekler, ilk ayın sonunda büyüme grafiğinde normalin altında kalıyor. Mama ile beslenenler ise aynı grafiğin yukarısına çıkıyor.


* Ek besinlere ne zaman başlamalı? En uygun dönem 6´ncı aydan sonrasıdır.

* Süt geldikçe bebeği emzirmeye devam mı etmeliyim ya da bir yaşında sütten kesmeli miyim?

 Süt mevcutsa, anne bebeğe süt vermeye devam edebilir. Ancak birinci yıldan sonra sütün besin değerinden çok, bebeğin ruhsal gelişimine katkısı vardır. Gıda değeri ise zayıflamış olur. Bebeğin memeyle teması da ruhsal gelişimini destekler.


* Bebeğimi üç yaşına kadar biberonla besleyebilir miyim?

18 aya kadar bebek biberonla beslenebilir. Daha sonrasında suluk tarzı aletlerle verilmesi daha sağlıklıdır. Bebeklerin ağızlarında çok uzun süre biberon tutması da, ruhsal gelişiminde bir sorun olduğunu işaret eder. ´Bebek annesinden veya başka birinden ekstra bir şeyler bekliyor´ anlamına gelir ki, bu da doğru bir yaklaşım değildir.

* Yaşıtlarına göre boyunun iki kat daha uzun olması tehlikeli midir?

 Bu normal bir durumdur. Toplumda sağlanan gelişmeyle ilgilidir. Çocuğun sağlıklı beslendiğinin ifadesidir. Bu nedenle yeni jenerasyonlar, her zaman daha uzun olur.


* Mama seçerken sizce nelere dikkat etmeliyim?

 Anne-babalar mama seçerken kompozisyonuna değil etkisine dikkat etmelidir. Ancak bu anne-babalar tarafından değil; bir çocuk uzmanının yönlendirmesiyle daha sağlıklı olarak gerçekleştirilebilir. Bazı ülkelerde mamalar rafta açık olarak dururken, aileler bunları fiyatlarına göre seçer. Ancak bu seçim doğru değildir. Bebek için en doğru mama tercihini çocuk uzmanları yapacağından, onların önerilerine göre hareket etmeleri daha sağlıklı olacaktır.


* Ek vitaminlerini tablet şeklinde mi vermeliyim yoksa doğal gıdalardan mı desteklemeliyim? Başlangıç mamaları, bebeğin besinsel bütün ihtiyaçlarını karşılamanın dışında bağışıklık sistemine de katkıda bulunan ana maddeleri içermelidir. Eğer mama gereğinden fazla protein içerirse, bu bebeğin ilerleyen yaşlarında tansiyon ya da börek yetmezliği gibi sorunlar yaşamasına neden olur. Fazla protein, bebeğin böbreğine yük olur. İtalya´da bebeklerin aldığı protein miktarıyla ilgili olarak yapılan bir araştırmada; ilk yıl içinde almaları gerekenin 3 katı daha fazla protein aldıkları tespit edildi. Anne sütü ve mama alanlarını ayrı ayrı değerlendirmek gerekiyor. Eğer İtalya´da bebek yaz aylarında doğarsa, genelde ek vitamin verilmiyor; doğal yollardan D vitamini alması tavsiye ediliyor. Ancak kışın doğan bebekler ile Uzakdoğu ülkelerinde; özellikle de kundaklama geleneği olan toplumlarda doğmuş bebeklere D vitaminini vermek gereklidir. Eğer bebek anne sütü ile birlikte mama alıyorsa, vitamin takviyesinde bulunulmasına gerek yoktur.


Pastörize süt anne sütünün yerini alamaz .
İnek sütü (pastörize); demir ve C vitamini açısından yetersizdir, bağırsaklarda gözle görülmeyen gizli kanamalara ve demir eksikliği anemisine neden olur.
İlk bir yıl inek sütü ile beslenen bebeklerde, alerjik hastalıklara yakalanma çok yüksektir.

İnek sütü ile beslenen bebekler, daha mineral, özellikle sodyum, potasyum klor alır. Bu da bebeğin henüz tam gelişmemiş böbrek fonksiyonlarını ve su elektrolit dengesini olumsuz etkiler. Bebek kaybına daha yatkın olur.

İnek sütü, anne sütünde ve bazı mamalarda bulunan ve hayati öneme sahip olan bebeğin retina tabakası, beyin hücreleri ve doku hormonlarının gelişiminde rol oynayan Omega 3 ve Omega 6 yağ asitleri gibi maddeleri içermez.
İnek sütünün içerdiği yağ nedeniyle hazmı oldukça güçtür. Düşük D vitamini içeriği nedeniyle; kemik ve iskelet gelişimini de sağlayamaz.

* Püre vermekten ne zaman vazgeçmeliyim?

Bebeğin süt ihtiyacı hiçbir zaman ilk yıldaki kadar önemli değildir. Bebeğin yine de günde 400-500 mililitre süt almasını tavsiye ediyoruz. Bu süt, inek sütü olabileceği gibi vitamin ve minerallerle zenginleştirilmiş olması da iyi olacaktır. Yağ ve karbonhidrat içeriklerine de ayrıca dikkat edilmelidir. Bunlar beyin ve göz gelişimi açısından son derece önemlidir. Ayrıca prebiyotik lif içermesi de daha faydalı olacaktır.

* Çocuk ne zaman kendi kendine yemeğe başlar?
 Bu süreç bebekten bebeğe değişiklik gösterir. Bazı aileler, bebeklerinin eline bir parça ekmek vererek onu çiğnemeye alıştırmaya çalışıyor. Eğer bebek eline verilen ekmeği yutabiliyorsa, bu bebeğe daha katı gıdalar verilebilir. Ayrıca bebeği kaşığa zorlamamak çok önemlidir. Eliyle yemesine izin vermek gerekir. Bebeğin hayatının ilk yıllarında gelişimine, dokunma duyusuyla başladığı unutulmamalıdır.

DEVAM SÜTÜ MÜ İNEK SÜTÜ MÜ??

Geçenlerde bloggerlarla bir toplantı yapmak istediklerini belirten bir email aldım. Özellikle anne-bebek ile ilgili olan blog gerlarla..
Ben de işimi ayarlamış, toplantı için davet edilen yere gelebileceğimi söylemiştim. Toplantıyı Numil Firması yapacaktı. Bne de gerçekten orada olmak çok istemiştim. Çünkü oğlum doğduğundan beri anne sütünün yanı sıra mamalarla da desteklendi. Fakat oğlumun dişinden dolayı ateşlenmesi toplantı yerine eve gitmeme neden oldu.
Çok merak ettiğim toplantı güzel geçtiğini ve neler konuşulduğunu blogcuanne ve slingomom bloglarından okudum.
Ben de bu konu hakkında yazmak istedim.

Anne sütünün yararı hakkında konuşmaya artık gerek yok diye düşünüyorum. Çünkü dünya da henüz bu kalitede ve besleyicilik de olan bir gıda yok. Herkes bu konuda mütabık...
Sorun devam sütü mü inek sütü mü???

Ben oğluma devam sütü veriyorum.İnek sütü , vermek istemedim.Devam sütlerine, inek sütünde olmayan ama anne sütünde olan birçok elementin eklendiğini,ve yine inek sütünde olup da ağır gelebilen elementlerin çıkarıldığını, ayrıca inek sütünün demir eksikliğine neden olduğunu düşündüğüm için devam sütü veriyorum, oğluşuma.
Eskiden bizler inek sütleriyle büyümüşüz. Doğru!! Fakat benim bir zamanlar çalıştığım sağlam çocuk kliniğinde bebeklere yapılan tam kan sayımınmda hep sorun vardı. öyle ki normal çıktığında tekrar bakıyorduk. Bu konuda yaptığımız bir çalışma yok , ama yine de buı bilgi hep kafamın bir köşesinde vardı.O nedenle de inek sütüne hep uzaktım..


Biz İlk doğduğunda Milupa'nın Prematür bebekleri için olan mamasını , daha sonra Laktoz intoleransı nedeniyle Bebelac AC Almiron kulandık.Çok da memnun kaldık. Gaz sıkıntımız olmadı, kilo alımı da iyiydi.


 Gönül isterdi ki sadec 6 ay anne sütü alabilsin.Emzirme danışmanı olan ben , malesef lohusalık döneminde yaşadığım sıkıntılar nedeniyle stres düzeyim çok yüksekti. O nedenle de anne sütü salınımım da sıkıntı oldu. İlk 6 ay  az mama , çok anne sütü, 6 aydan sonra 9. aya kadar anne sütü varken , 9. aydan itibaren sadece devam sütü ve ek gıda olarak beslenmemizi devam ettiriyoruz.

Devam sütleri kimyasal olması beni çok düşündürdü. Fakat okulda da öğrendiğim ve daha sonra yaptığım araştırmalar sonucunda inek sütü bebeklerin sindirim sistemi için ağır gelmesi, mide de daha fazla kalması ve bebeğin daha uzun araklıklarla beslenmesine neden olması dolayısıyla alacağı kiloyu etkileyeceğini düşünerek  devam sütlerini verme kararı aldım. Şu an oğlum 16,5 aylık. Biz Bebelac 'ın ve Milupa 'nın devam sütlerini kullanıyoruz. Bunların yanı sıra kaşık mamalarıyla da destekliyoruz. Oğlum özellikle diş çıkarma ve hastalandığı dönemlerde




Bebelac ve Milupa'nın ( kavanoz maması) sütlaçını ,gece tahıllısınıv ve bisküvili olan kaşık mamasını sadece yiyor.
O nedenle Numil firmasına çok teşekkür ederim. Oğlum olmadan önce çok daha tepkili olduğum bu firmanın ürünleri oğlumun büyümesinde ki katkısı yatsınamaz.
Benim bir anne olarak diğer anneler tavsiyem; İlk 6 ay sadece anne sütü. Eğer sizinde benim gibi anne sütüyle sorunu yaşıyorsanız devam sütlerini bebeklerinize verebilirsiniz. İnek sütü verecekseniz de mutlaka sulandırarak vermelisiniz...
İsterseniz Milupa'nın internet sayfasını inceleyebilirsiniz..

1 Haziran 2011 Çarşamba

SİZ BEYNİNİZİN HANGİ TARAFINI KULLANIYORSUNUZ?

http://pembecandaner.com/linkler/linkler.htm burada bir test vardı? Buna belki test denmez ama...Bir kadın resim nasıl görüyoruz? saat yönünde mi yoksa saatin ters yönünde mi dönüyor? diye soruluyor..
Ben resme baktığımda kadının saatin ters yönünde yani sol tarafa doğru dödüğünü gördüm..Bu durum beynimin sol tarafının çalıştığını gösteriyormuş...
Bunun üstüne beynimin sol tarafını kullanmak ne demek diye araştırdığımda da :
Beynimizin sağ ve sol tarafı bilgiyi farklı şekilde işler. Genelde her birey beyninin bir tarafını ağırlıklı olarak kullanır fakat düşünme ve öğrenme işlemleri her iki tarafta dengeli olarak kullanıldığında gerçek verimine ulaşır. Bunun anlamı daha az kullanılan tarafın güçlendirilmesi gerektiğidir. Aşağıdaki listede sağ veya sol beyin ile yapılan işlemler gösterilmiştir. Bu bilgilere bakarak beyninizin hangi tarafını ağırlıklı olarak kullandığınızı ve daha az kullandığınız tarafı nasıl güçlendirebileceğinizi bulabilirsiniz.


Doğrusal – Bütünsel İşlem

Beynin sol tarafı genelde bilgileri doğrusal bir yapı içinde, parçadan bütüne giderek işleme koyar. Parçaları alır, sıraya koyar ve mantığa uygun olarak düzenler ve sonra bir sonuca varır. Buna karşılık sağ beyin bütünden parçaya doğru ilerler yani bütünseldir, detaylardan önce bütün resmi görür. Sağ beynini ağırlıklı olarak kullanan kişiler, önceden genel bir özet verilmez ise ders takip etmekte zorlanabilirler. İşte bu nedenle sağ beyni ağırlıklı olan kişilerin bir seminere yada derse katılmadan önce işlenecek konu ile ilgili hazırlık yapmaları ve ilgili kaynaklara göz gezdirmeleri oldukça önemlidir. Ayrıca bu kişiler önceden taslak hazırlamakta zorlanırlar. Bu gruptaki kişiler bir işi yapmadan önce neden yapması gerektiğini bilmeye ihtiyaç duyan kişilerdir.

Düzenli – Rastgele İşlem

Doğrusal bir yapı içinde çalışmaya ek olarak beynin sol tarafı bilgileri düzenli bir şekilde işleme koyar. Bu kişiler genelde liste yapıcılardır. Eger beyninizin sol tarafını ağırlıklı olarak kullanıyorsanız sizde günlük plan yada program yapmak yada envanter çıkarmak gibi çalışmalardan zevk alıyorsunuz demektir. İşlerinizi sıra ile bitirmeye ve her biten işi listenizde işaretlemeye özen gösteriyorsunuz. Aynı şekilde yeni bilgileri sıra ile öğrenmek sizin için daha kolaydır. Örneğin: Matematik. Buna karşıt olarak sağ beyin bilgileri rastgele işleme koyar. Eğer siz bu gruba giriyorsanız muhtemelen bir konudan bir konuya atlıyorsunuz demektir. Önceliklerinizi ortaya koymadanda en az beyninin sol tarafını kullanan birisi kadar iş yapabilirsiniz. Projeleriniz yarım kalabilir yada bitirmekte gecikebilirsiniz. Fakat bunun nedeni çalışmadığınız yada tembel olduğunuz için değil muhtemelen başka bir iş üzerinde daha çalıştığınız içindir. Sizden günlük, haftalık yada yıllık program yapmanız istendiğinde isyan etmeye hazırsınızdır. Fakat gerçekte rastgele düşünce yapınız nedeni ile program yapmanız gerçekten gerekir. Bu sizin başarılı olmanız için yapmanız gereken en önemli işlerden biri sayılabilir.

Soyut – Somut İşlem

Beynin sol tarafı soyut konularda hiç bir zorluk çekmez. Örneğin harfler, kelimeler yada matematiksel işlemler sayılabilir. Bu gruptaki kişiler kolaylıkla kelimeleri yada matematik formüllerini ezberleyebilir. Beynin sağ tarafı ise her şeyin somut olmasını ister. Bu kişiler gerçek objeleri görmek, hissetmek, onlara dokunmak isterler. Sol beyine karşıt olarak sağ beyin kelimeleri cümle içinde görmek, formüllerin nasıl çalıştığını anlamak isterler.

Mantıksal – İçgüdüsel İşlem

Sol beyin bilgileri doğrusal olarak, düzenli bir biçimde ve mantıklı bir şekilde işler. Beyninizin sol tarafını kullandığınız zaman bilgileri parça parça ele alırsınız. Birisini dinlerken detayları dinlersiniz böylece mantıklı bir sonuca varabilirsiniz. Buna karşılık eğer beyninizin sağ tarafını kullanıyorsanız iç güdülerinizi kullanıyorsunuz demektir. Bir matematik probleminin cevabını biliyor ama bu sonuca nasıl ulaştığınızı bilmiyor olma ihtimaliniz çok yüksektir. Test yaparken doğru cevapları iç güdüleriniz ile bulursunuz ve çoğunlukla bu tahminleriniz doğru çıkar. Sonuç olarak bir işin doğru olduğu hissini veren sağ beyindir.Özetlemek gerekirse yazı yazarken beyninizin sol tarafı gramere dikkat ederken, sağ taraf ise yazının anlamına bakar.

Kelime – Davranış İşlemi

Beyninin sol tarafını kullanan kişiler kendilerini kelimeler ile ifade etmekte pek zorlanmazlar. Buna karşılık beyninin sağ tarafını kullanan kişiler ne demek istediklerini çok iyi bilmelerine rağmen doğru kelimeleri bulmakta zorlanırlar. Buna en güzel örnek birisinin yol tarifi vermesini dinlemektir. Sol beynini kullanan birisi muhtemelen "Burdan itibaren üç bina sonra sağa dönün, bahçe sokağına döneceksiniz. İki kilometre gittikten sonra çiçek sokağına doğru sola dönün…" şeklinde bir tarif verecektir. Buna karşılık beyninin sağ tarafını kullanan bir kişi "Oradaki evden (evi göstererek) sağa dön (sağı göstererek). Sonra mavi boyalı binayı geç ve ikinci ışıklara varana kadar git. Işıklara gelince benzin istasyonun yanından sola dön…" şeklinde görsel bir tarif verecektir. Bu örnekten de anlaşılacağı gibi sağ beyin her şeyi görsel olarak algılar. Eğer bir yere not almazlarsa muhtemelen bilgileri unuturlar. Genelde şemalar, resimler yada grafik görüntüler daha iyi hatırlamalarını sağlar. Okurken yada dinlerken bilgileri görsel imgeler olarak beyinlerine aktarırlar.

Gerçeklere dayalı – Hayallere dayalı İşlem

Beynin sol tarafı olayları gerçek hali ile olduğu gibi ele alır. Bu grupta bir kişi yeni bir ortama girdiği zaman kolaylıkla uyum sağlayabilir. Fakat sağ beynini kullanan birisi için durum farklıdır. Onlar içinde bulundukları ortamı değiştirmeye çalışırlar. Sol beyin kuralları bilmek ve ona göre davranmak ister. Eğer kural yok ise muhtemelen kendileri kural koyup uygulamaya başlarlar. Kurallara uymayan sağ beyin aynı zamanda daha yaratıcı ve duygusaldır. Duygular sağ tarafta işleme konulduğu için bu kişiler duygusal olarak yaşadıkları olayları hatırlamakta daha başarılıdırlar.
 Bu test ve yazı benim ilgimi çektiği için burada paylaşmak istedim.. Bakalım sizin beyninizin hangi tarafı daha çok çalışıyor???

Tırtıl Kids Kitabevi'nden anneysen.com annelerine tüm Türkiye için geçerli özel fırsat!

Altuğ'nun  uzun zamandır kitaplara olan ilgisini, arttırmak için çeşitli kitaplar alıyor ve çeşitli kitapevlerinin sitelerini dolaşıyordum. anneysen.com da bloğu da olan Tırtıl Kids Kitabevi de benim çok yararlandığım bir kitabevi.. Önerileri, yapılan aktiviteleri çok güzel:))))
Benim anne ve hamile eğitmeni olarak içinde bulunduğum anneysen.com ile  Tırtıl Kids Kitabevi  çok güzel bir amaç için biraraya gelmişler.anneysen.com üyesi anneler Tırtıl Kids Kitabevi sanal mağazasından yapacakları tüm alışverişlerde % 10 anında indirim hakkı kazanıyor.Aynı zamanda yapacağımız alışverişle çocuğunuz için sürpriz hediyeler de kitaplarınız ile birlikte evinize gelecek!
Bunun için http://www.anneysen.com/ 'a üye olmanız ve su adresten Tırtıl Kids sanal mağazasına ulaşmanız yeterli: http://www.anneysen.com/Tirtil-Kids-Kitapevi.aspx



Kampanya bitiş tarihi ise 31 Haziran 2011.

Tırtıl Kids, yabancı dillerde sadece çocuk kitabı satan bir kitabevi.Biri İngiliz biri Türk olan iki yatırımcı ve kitap sektöründe 16 yıllık tecrübeye sahip uzman ve ekibi ile Tırtıl Kids Kitabevi 17 Ocak 2009’da kapılarını açmış.Tırtıl Kids Kitabevi, kitap okuma alışkanlığının etkili bir biçimde kazanılmasında önemli bir rolü üstleniyor.

Kitabevi ziyaret etme alışkanlıklarının pekişmesi için periyodik İngilizce ve Türkçe okuma saatleri düzenliyor, art&craft çalışmaları yaptırıyorlar. Yazarlar ile bir araya getirip, zaman zaman yaşlarına uygun workshop’lar ile onları yazmaya da teşvik ediyorlar.
Ben de bunu anneysen.com 'un bloglarını okurken keşfettim. Gerçekten böyle bir etkinliğin var olduğunu bilmek çok hoşuma gitti. Hatta oğlum biraz büyüdüğünde , bizi de orada hayal ettim.. ne güzel olur, değil mi???

anneysen.com  ile Tırtıl Kids ile yolları yaklaşık bir sene önce kesişmiş.. Bloglar bölümümüzde açılan Tırtıl Kids Bloğu çocuk ve kitap konulu her türlü ihtiyaca, sorulara karşılık veriyor. Ben de Tırtıl Kitapevini-+- bu şekilde keşfettim.Siteleri de çok güzel ve yararlı:))))

Altuğ'unun şu aralar favorisi de İstinye Park'taki  Tırtıl Kids Kitapevinden aldığımız: Neşeli Saklambaç : Harrr ! Harrr !


Biz de bu kampanyadan yararlanmak istiyoruz. Hatta listemizi yaptık, Altuğ'unun babasıyla. Tırtıl kitapevinin sanal mağazasından siparişlerimizi vereceğiz...Hem %10 indirimden yararlanacağız, hem de süprizlerden ...

31 Mayıs 2011 Salı


Bu set içinde, üç ana renk ; üç ara renk ; üç şekilde (Daire-Kare-Üçgen) 18 Kart ile çeşitli mandallar bulunmaktadır.Yaşamımızda üç parmak ( baş, işaret ve orta parmak ) çok önemlidir. Bu parmakların uygun, düzgün ve güçlü kullanımı bireyin yaşamını kolaylaştırır. Baş parmağını, diğer parmaklara birleştirme ve çeşitli yönlerde kullanabilme yetisi ödüllendirilmiş tek canlı, insandır.Bireyler, yaptıkları alıştırma oranında,bir beceride ustalık kazanırlar.
 Üç Parmak Seti, adı üzerinde, üç parmağı kullanmada ustalık kazanma ; el-göz koordinasyonu sağlama; dikkatini belirli bir süre bir etkinlik üzerinde toplama kazanımlarına yönelik, çok özel ve yeni ürünlerden...
Alamk isterseniz:http://www.vanilyaokuloncesi.com/urun_detay.asp?proGroupID=2&proGroupSubID=11&kategori=1&proGroupSubName=%DC%E7%20Parmak%20Seti

tıklamanız yeterli olacaktır. Ben de en kısa zamanda Altuğ'a bu seti almak istiyorum..O nedenle de blogda paylaşmak istedim...

ÇOCUĞUMUZA NE ZAMAN VE NASIL KİTAP OKUMALIYIZ?

Sesli okumak için sadece 3 şeye ihtiyacınız vardır: Siz, bebeğiniz ve okuyacağınız bir kitap. Her seferinde birkaç dakika okuyun ve bunu sık sık yapın. Tüm kitabı bitirmeye çalışmayın, sadece hoşuna giden bölümler üzerinde durmanız ilk etapta yeterlidir. Ilgisinin daha sonra arttığını göreceksiniz.

Her gün bunun için zaman ayırın, büyük ihtimalle gün içindeki uyku veya akşam uykusundan onceki zamanı seçebilirsiniz. Ayrıca bebeğinizle uykusundan once sarılmak bu rutini de kolaylaştırır. Bu bebeğinizi yatıştırır ve uyku zamanının geldiğini hatırlatır.

Günün başka zamanlarında da okumak yararlıdır. Altının kuru, tok ve dinlenmiş olduğu zamanları tercih edin. Kitaplar ayrıca doktorun muayenehanesinde veya alışveriş kuyruğunda beklemeye takıldığınız anlarda da hayat kurtarıcıdır.

Sizlere ek ipuçları:

•Okurken sarılmak bebeğinizin güvende, sıcak ve size bağlı hissetmesini sağlar.

•Gerekli yerlerde farklı karakterleri değişik ve seslerle gerektiği noktada farklı duygularla okuyun.

• Kitapta yazılı olanları okumaya uğraşmayın. Arada bir durun ve resimler ve yazılar hakkında sorular sorun. (‘Kedi nerede, Bak burdaymış, ne tatlı bir kedi.’) Çocuğunuz cevap vermese de bunun daha sonra cevap verebilmesini sağlar.

•Kitap okurken, basit şarkılar söyleyin, komik hayvan sesleri çıkartın veya dizinizin üzerinde zıplayın. Tüm bunların kitap okumanın keyifli olduğunu gösterir.

•Bebekler tekrarı çok severler ve tekrardan öğrenirler. Bu yüzden aynı şeyleri durmadan okumaktan çekinmeyin. Bunu yaptığınız zaman, bezer bir şarkıyı okuduğunuz gibi, her seferinde aynı yere vurgu yapın.

•Bebeğiniz büyüdükçe kumaş kitapları ve sert sayfalı kitapları tutmasına yardımcı oun. Ağzına götürmesine yardım etmeyin ama bu sayede onların öğrendiklerini de unutmayın. Anlayacaktır ki bu kitaplar yenmez!


Küçük bebekler için kitaplar basit, yazıların tekrarlandığı bir şekilde olmalı ve karışık olmayan basit resimleri içermelidir.

İlk aylarında sadece sesleri duyduğu için ritim içeren herşeyi okuyabilirsiniz. Biraz daha büyüdüğü zaman şekillere bakabilecektir ve bu yüzden basit resimleri ve mümkünse hiç fonu olmayan (veya tek renk olan) olan seçmelisiniz.

Bebeğiniz kitapları tutabilmeye başladığı zaman, içinde yüz şekilleri ve parlak renkleri olan kumaş kitapları tercih edin. Kitapların içinde neler olduğuna tepki göstermeye başladığı zaman kalın kitapları tercih edin. Konuşmaya başladıktan sonra kelimeleri veya bazı söyleyişleri tekrar etmelerini gerektiren kitaplar tercih edin.

Ayna içeren, dokun hisset tarzındaki kitaplar veya kapaklı sayfaları olan kitaplar da bu yaş grubu için yararlıdır. Kalın sayfaları kitaplar kolay çevrilir ve kolay tutulur. Bu yaştaki bebekler ayrıca tanıdıklarının resimlerini görmeye de bayılırlar.

Büyüyen bebeğinizin okuması için evde kitapların çevrede yaygın olması gerekidir. İleride oyuncak sepeti oluştuğunda içinde kitap olmasına da özen gösterin. Unutmayın, çocuğunuza sınırsız alabileceğiniz ve O’nu şımartmayacak tek şey kitaptır.

Ayrıca bunları yaparken kendiniz de okumayı ihmal etmeyin. Keyif için okumanız bebeğiniz için de iyi bir model olacaktır.

http://www.mikadoyayinlari.com/cocuk-kitaplari.php?kategori=0 - 24 Ay Çocuk 




Buradan da oğluşum Altuğ'a kitaplar seçeceğim..Siz de göz atın, isterseniz!!!