20 Kasım 2010 Cumartesi

Bebeğinizin gelişimi (10.ay)

On aylık bebeğiniz neler yapabiliyor diye merak ediyorsanız bu yazıyı okumalısınız. Merak ettiğiniz tüm konular bu yazıda…

BEBEĞİNİZ BU AYDA NELER YAPIYOR OLABİLİR?

Bu ayın sonunda bebeğiniz şunları yapabilir:

• Birisine yada bir şeye tutunarak ayakta durabilir.

• Oturur durumdayken kalkabilir.

• Bir oyuncağını almaya çalıştığınızda karşı koyar.

• Rastgele anne-baba diyebilir.

• Yüzüstü yatarken oturur duruma geçer.

• Oyun için el çırpabilir ve el sallayabilir.

• Küçük objeleri baş parmak ve diğer parmakları kullanarak kaldırabilir.

• Eşyalara tutunarak yürüyebilir.

• “hayır” kelimesini anlayabilir fakat buna nadiren uyar.

• Bir an için destek almadan ayakta durabilir.

• Anne ve baba kelimelerini bilinçli olarak söyleyebilir.

• İsteklerini ağlamadan da belli edebilir.

• Bir fincandan tek başına su içebilir.

• Anlaşılmaz garip bir dil kullanarak konuşabilir.

• Bir iki adım atabilir ve hatta biraz erkenci davranıp yürüyebilir.

Altuğ yukarıda sayılanların hepsini yapıyor... Anne demiyor.. Bilinçsiz olarak ba ba , de de  diyor. Kendince oluşturduğu bir dil olduğu kesin... Özellikle sesini duydukça heyecanlanması çok şeker..Çocukları görünce o kadar mutlu oluyor ki.. Onu bir oyun grubuna yazdırmanın zamanı geldi, sanırım.. Bu arada kendileri hiç emeklemedi. Zorda kalırsa emekliyor. Fakat ellerinden tutulduğunda hzlı hgızlı yürüyor. Henüz sıralamıyor. Oturduğu ya da yattığı yerden kalkıp, ayağa kalkıyor.Özellikle bir haftadır, acayip hsreketlendi. Yerinde duramıyor. Ona bisiklet aldık. Kargo ile gelecek. e-bebekte denedik, çok sevdi. Tüm e-bebeği onunla dolaştık. durduğumuzda , tepki veriyor. Bebeğin artık büyüdü. Sanırım artık o bir küçük çocuk..!!!!

Bu ayki doktor kontrolünüz

Bir çok doktor sağlam çocuk kontrollerinde bu ayı izleme takvimine dahil etmezler.Eğer bir sonraki kontrole kadar bekleyemeyecek bir durum olursa doktorunuza danışın.

Biz önümüzdeki hafta Dr. Zernime Hanıma gideceğiz. Bakalım ne kadar büyüdük??


Bebeğinizin bu ayki beslenmesi


Kötü yemek yeme alışkanlıkları

10 aylık bir bebekle yemek yemek, hemen hemen herkesin iştahını kaçırabilecek bir olaydır. Bu yaştaki yemeğin içinde oyun daha ağır basar. Dolayısıyla bebeğin midesine giden yemekten fazlası üstünde başında kalır.Yemek saatleri artık bebeğiniz için sadece besin almak değil aynı zamanda keşfetmek ve yeni şeyleri öğrenmek demektir.Yemek bebeğin dokunma hissi, sıcaklık hissi, sebep sonuç ilişkisi geliştirmesini sağlar. Patatesleri masada ezmek, yoğurdu avuçlamak, muzu üzerine sürmek sizin için ne kadar iğrenç olursa olsun yeni deneyimler demektir.Bebeğiniz yemeklerin cazip fiziksel özelliklerini öğrenene değin kağıt havlu ve elinizde bezlerle gezmeye hazırlıklı olun.Ancak bu sadece durup güleceğiniz bir durum değildir ve hiç bir şey yapmayacağınız anlamına gelmez.ileride uyacağı sofra kurallarına onu hazırlayabilirsiniz. İşte dikkat etmeniz gereken noktalar:

örtü kullanmak: mümkün olan tüm korunma yöntemlerini kullanın. Örneğin yemek yenen yerin altına gazete serin, sonra atarsınız. Bebeğinize önlük giydirin, yalnız kendini rahat hissedeceği bir önlük olmalı. Kollarını dirseklerine kadar sıyırın.

İstenmeyen hareketlere engel olmak. Bebeğinizin kendince yaptığı denemelere engel olmak istemezsiniz, ama onun etrafı pisletmesine de içiniz elvermez. Dökmeleri en aza indirmek için onun yemeğini derin bir kasenin içinden verin. Bebeğinize verdiğiniz bardağın içini az doldurun ve içmediği anlarda bardağı ondan uzak tutun. Bir defa da birden fazla çeşit vermeye çok meraklı olmayın çünkü bebekler çok fazla seçenekten bunalabilir ve bunu yemek yeme yerine yemeklerle oyun oynayarak gösterebilir. Bebeğinize yemek verdiğiniz tüm malzemeleri kırılmaz materyallerden seçin.

Sakin davranın. Çoktan öğrendiğiniz gibi bebekler doğuştan oyuncudurlar, çünkü onlar oynayarak öğrenirler. Eğer masada yaptıklarına gülerseniz, onu daha fazlasını yapmaya cesaretlendirirsiniz. Aynı zamanda eleştiriyide pek sevmezler. “dur, yapma” gibi sözler onların hareketlerini kontrol etmeye pek yaramaz, hatta arttırmalarına sebep olur. En iyi politika bu gibi durumlarda yorum yapmamaktır. Tabi eğer bebeğiniz kaşık ile bir kaç düzgün lokma alırsa onu cesaretlendirin. Böyle düzgün hareketlerin işe yaradığını bilmesini sağlayın.

Kaşığa alıştırmak. Havada sallamaktan başka bir şey yapmasa da, yemek yemek için diğer elini kullansa da, sürekli olarak kaşığı eline verin.

Sakın düşmanca bir tavır almayın. Umutsuz anneler bazı umutsuz davranışlara başvururlar. Yemek yeme ve oyun oynama yetkisini tamamen bebeklerin elinden alırlar. Bu hareket daha temiz yemekleri sağlar. Fakat aynı zamanda bebeğinizin kendini beslemesini öğrenmesini ve sofra kurallarını öğrenmesini geciktirir. Ayrıca sürekli her şeyde kontrolün annenin elinde olması kendine güvensiz çocukların temelinde yatan nedendir.

İyi bir örnek olun. Bebeğinize doğru hareketleri öğreten ne dersler ne de uyarılardır. Bunun en iyi yolu sizi izlemesidir. Eğer siz masada elinizle yer, ağzınız dolu iken konuşur ve ağzınız açık olarak çiğnerseniz bebeğiniz sizin umduğunuzdan çok farklı alışkanlıklar kazanır.

Ne zaman ateşkes ilan edeceğinizi bilmelisiniz. Bebeğin yemekle oynamaya harcadığı vakit yemeği yemeği harcadığı vakti geçiyorsa,yemeği bitirmenin vakti gelmiştir. Masayı temizleyin ve bebeği masadan kaldırın. Eğer bebek bu durumu protesto ederse bir oyuncak yada oyunla dikkatini dağıtın.

Onuncu aya geldiğinizde evde yenen hemen herşeyi bebeğinizde yiyebilir. Yalnız pişirirken yemeklerin tuzsuz olmasına dikkatedin. Yine haşlanmış ve ayıklanmış sebzeleri gevelemesi için eline verebilirsiniz.Et ve balıkları deri ve yağından ayırdıktan sonra küçük lokmalara ayırarak servis edin.Bebeğinize yağlı, tuzlu, baharatlı yiyecekler vermekten kaçınmalısınız.

10 Kasım 2010 Çarşamba

10 aylık bebeğin gelişimi

10 aylık dönemde oyun dönemi diyebiliriz. Bebeğiniz için önemli olan tek şey oynayacağı oyunlardır ve istediği her şeyi oyun olarak kullanabileceğini düşünür.Bu nedenle evinizdeki güven ortamını sağlamalısınız.Böylece yaşanabilecek olası tatsız kazalara önlem almış olursunuz.Fakat siz her ne kadar kapıları kilitleseniz de,eşyaları sabitleseniz de evinizde ihtiyacınız olan bazı şeyler yine kazalara sebebiyet verebilir.Bu nedenle bebeğiniz için her şeyin önlemini almaktansa bazı yasaklar koymanız ve bu yasaklara onu alıştırmanız daha verimli sonuçlar almanızı sağlayacaktır.Mesela girmemesi gereken bir odaya bu dönemde bebeğinizin girmemesi gerektiğini ona anlatabilirsiniz ve öğretebilirsiniz.

Fakat her ne kadar alıştırmaya çalışsanız da bebeğiniz hayır demenizden anlamak için daha küçüktür.Hayır diye tepki verseniz de onu alıştırmaya çalışsanızda o yinede yasak bölgelerde gezmekten hoşlanacak ve her ne kadar hoşunuza gitmesede klozetinizi bir oyuncak gibi görecek ve onun için oyuncaklar atacaktır.Bebeğinizin hayır demenizden anlam çıkarması için önünüzde daha birkaç ayınız var.

Bebek için bu dönemde yapabileceğiniz en güzel şeylerden birisi ona karşı sabırlı davranmanızdır.Böyle davranarak bebeğinizin kendisinin yapması gereken işlerde başarılı olmasını sağlayabilirsiniz.Bu dönemde bebekler gün içerisinde bir saat gece ise on bir saat uyurlar.Bu size her ne kadar az gibi gözüksede ertesi gün bebeğinizin sahip olduğu enerjiyi gördüğünüzde yanıldığınızın farkına varacaksınız.Bu kadar uyku bu dönemdeki bebekler için yeterlidir.

Bebek bu dönemlerde uykuya dalmakta problem yaşayabilir.Bu kendi kendisine aşabileceği bir problem değildir.Bu konuda yardımınıza ihtiyaç duyar.Onu uykudan önce kucağınıza alıp,masal anlatarak veya ninni söyleyerek rahatlamasını sağlayabilirsiniz.

Bebeğiniz bu dönemde çevresinde gördüğü insanların yüz mimiklerini ve ses tonlarını taklit etmeye çalışır.Suyla oynamaktan çok hoşlanır.alıştığı ortamlardan farklı ortamlar onun korkmasına nende olur.Ayrıca bu dönemde uyku problemi yaşaması normaldir.Kas sisteminin gelişmesinin getirdiği bir özellikle siz bir eşyayı yerine yerleştirirken o da size yardımcı olmaya çalışır.Söylediğiniz bazı komutları anlar ve yerine getirmeye çalışır.Nesneleri yerlerinden kaldırıp elinde tutabilir fakat geri bırakırken çekinir.Ayrıca çekmeceleri karıştırmak gibi yeni bir alışkanlık kazanmıştır.

9 ay bebeğimn gelişimi

Beslenme:

Bebek 1 yaşına kadar inek sütü almayacağı için, halen anne sütü veya mama almaya devam etmelidir. Artık, mama veya meyve suyu verirken, biberondan fincan ve bardağa geçmeyi denemelisiniz.
Bebeğin kendini besleme denemeleri yapmasına - her zaman başaramasa da - izin verin. Bebek, kendisini beslenme olayının bir parçası olarak hissederse, bu onun için daha zevkli olacaktır.
Eğer bebeğin dişleri çıkmışsa, beslenme sonrası ve yatmadan önce temiz bir gazlı bezle dişleri silin.

Gelişim:

Bebekler bu ayda kendilerini çekerek ayağa kalkabilirler. Cisimleri birbirine vurup ses çıkarmayı severler. Henüz bilinçsizce de olsa; anne, baba demeye başlayabilirler.
Artk bebeğiniz hayır kelimesinin ne anlama geldiğini bilmektedir, ama tabii ki bu onu durdurmaya yetmez! Eğer, oynamasını istemediğiniz birşeyle oynuyorsa, sakin fakat kararlıca ' Hayır ' deyin, o cismi elinden alın veya bebeği başka bir ortama götürün.
Oynayabileceği seçenekler sunun, oyun sırasında bol bol konuşun, öpücük ve sarılmaları ihmal etmeyin.

Bebek neler yapabilir?

Yardım almadan oturur pozisyondan yatmaya geçebilir.
Kendini çekerek ayağa kaldırabilir.

Mobilyaya tutunup ayakta durabilir.

Ayakta tutulduğunda adımlamaya çalışabilir.

Merdivenleri emekleyerek tırmanabilir.

Elinden tutulunca yürümeye başlayabilir.

Sesini yükseltip alçaltarak erişkinlerin konuşmalarını taklit eder.

Konuşma seslerini taklit eder, ancak henüz anlamaz.

Duygusal Gelişim:

Sizin itirazınıza rağmen yapmakta olduğuna devam etmekte ısrarcıdır.

Erişkinlerin davranışlarını taklit etmeyi sever.

Odayı terkettiğinizde arkanızdan ağlayabilir.

Bezinin bağlanmasına direnebilir.

Bebek gelişimini nasıl destekleyebilirsiniz?

Bebeğe gelişiminde destek olmanın en iyi yolu 'OYUN'dur.
Ona parlak renkli oyuncaklar ve hareket eden araba gibi oyuncaklar verin.

Ses çıkaran oyuncaklar da ilgisini çeker.

Küplerle kule yapmasına yardım edin.

İçiçe geçebilen değişik büyüklükte kaplarla oynamasını sağlayın.

Birlikte şarkı söyleyin, kitaplar okuyun.

Vücut bölümlerinin adlarını öğretin.

Taklit edeceği sesler çıkarın.

Kitaplarda hayvan resimlerini gösterip o hayvanın sesini taklit edin.

Uyku:

Düzenli bir yatma saati ve yatma öncesi alışkanlıkları olmalıdır. Bebek, uyumadan önce resimli kitaplara bakabilir. Kendini güvende hissetmesi için, sevdiği bir oyuncak veya battaniye yanına verilebilir.

Güvenlik:

Bebeğin boğazına kaçabilecek kuruyemiş, patlamış mısır, şeker tarzı gıdalardan kaçının.

Gıdaları öğütebileceği küçük parçalar halinde verin.

Prizleri kapatın, elektrik kablolarını, sıcak cihazları uzak tutun.
Banyoda elektrikli cihaz kullanmayın.

Bebek yanınızdayken bir şeyler pişirmeyin.

Asla bebeği banyoda yalnız bırakmayın.
Su içeren herhangi birşeyin yanında ( örneğin klozet, su dolu kovalar ) bebeği yalnız bırakmayın. Bebekler su dolu bir kovada bile boğulabilirler!
Pencerelerin kapalı olduğundan ve bebek tarafından açılamayacağından emin olun.

Yürüteç kullanmayın.
Bebeğin tırmanma kapasitesini gözardı etmeyin.Yukarıya kaldırıp güvende olduğunu düşündüğünüz birşey belki de o kadar güvende değildir!

Bütün ilaçları, temizlik malzemelerini, kozmetik maddeleri kilit altında tutun.

Mobilyaların keskin köşelerini yumuşak malzemeyle kapatın.

Kesici aletleri bebeğin ulaşamayacağı yerde bulundurun.

5 Kasım 2010 Cuma

BEBEĞİMİZLE İLETİŞİM KURMANIN YOLLARI:

Bebek ile iletişim kurmanın yolları sınırsızdır,hepimiz farklı yöntemler deneyebiliriz; bu yöntemlerin birkaçı:

Bebeği Alıştırma Seansları: Bebeğin etrafında bulunurken ona yaptığınız şeyleri sözcüklerle anlatın. “Şimdi bezini değiştiriyorum…., T-shirt’ünü başından geçirelim…., Tulumunun düğmelerini ilikleyelim…..” gibi açıklamalar yapın. Banyoda sabunlama ve durulamadan bahsedin, şampuanın saçları temiz ve parlak yaptığını anlatın. O bunların anlamını bilmeyebilir, ama sizin anlatmanız ve onun dinlemesi ona anlama yolunu açmış olur.

Ona Sorular Sorun: Soru sormaya başlamak için bebeğin size yanıt vermesini beklemeyin. Sorularınızı sorun ve cevap için bir süre bekleyin ( birgün bebeğiniz cevap vererek sizi şaşırtabilir) ve kendiniz yüksek sesle cevap verin.


Bebeğinize Bir Şans Tanıyın : Çalışmalar onlara yönelik konuşmak yerine anne-babaları onlarla konuşan bebeklerin daha erken konuştuklarını gösteriyor. Bebeğe sorular sorarken ona ses çıkarması için fırsat tanıyın.

Zamirleri Kullanmayın: Kendinizden bahsederken anne kelimesini kullanın, çünkü bebeğiniz sen, ben, o kelimelerini anlamayacaktır.

Sesinizi Tizleştirin: Çoğu bebek tiz sesleri tercih eder ve belki de bu yüzden kadınların ses tonu erkeklerinkinden daha tizdir. Bebekle konuşurken tiz sesle konuşun ve tepkisini gözetleyin.


Şimdi ve Burada : Bu sözcüklere sadık kalmaya dikkat edin. İlk başta bebeğinize herşeyi anlatsanızda sizi anlamayacaktır. Anlamaya başladıkça bebeğinizin doğrudan görebildiği veya o anda yaşadığı şeyleri anlatmak daha uygun olacaktır.


Taklit Edin: Bebeğin seslerini taklit edin ve bunu bir eğlence haline getirin. Bu, onun dil gelişimine zemin hazırlar.


Müziği Kullanın: İyi bir şarkıcı olmasanızda bebekler sizin ne söylediğinizi umursamazlar. Müziğe jestlerle eşlik ederek bebeğin keyif almasını sağlayın. Eğer ortam şarkı söylemeye uygun değilse ninniler mırıldanıp ellerinizle eşlik edin; bu bebeğinizin neşesini arttıracaktır.

Yüksek Sesle Okuyun: Bebek dilinde konuşmak istemiyorsanız ona ciddi birşeyler okuyun.

Bebekten İpucu Alın: Kesintisiz okumalar veya şarkılar herkesi olduğu gibi bebeğinizi de yorabilir. Bebeğiniz artık sıkılmışsa ona dinlenme fırsatı verin.
http://www.bebegimneyesin.com/

28 Ekim 2010 Perşembe

"DOĞUM SONRASI ANNE- BEBEK TOPLANTISI''

Annelik Yolunda Hamile kursumuzun çercevesinde yaptığımız anne- bebek toplantısını artık, kurstan bağımsız yapıyorıuz.Yani bebeğiniz doğdu ve 2. ayını tamamladıktan sonra beraber toplanabiliriz.




Anne olmak bir yandan coşturucu, neşelendirici, keyifli, güçlendirici bir süreçtir bir yandan da yorucu, zorlayıcı ve karmaşıktır. Her annenin bebek dünyaya geldikten sonra karşılaştığı pratik sorunlarla ilgili desteğe ihtiyacı olur.
Yaptığımızbu toplantılarda annelerin bu deneyimi  yaşarken kendilerini yalnız hissetmemeleri amacıyla oluşturulmuştur.

Annelik Yolunda da devam eden Doğum Sonrası Buluşmalarına, anneler bebekleriyle birlikte katılıyor ve diğer anne-bebek çiftleriyle bir araya geliyor. Gruplarda en fazla 5 anne-bebek çifti bulunuyor.

Sıcak ve keyifli ortamımızda gerçekleşen Doğum Sonrası Buluşmaları'nda yeni annelere bebek bakımı ve annelik ile ilgili her türlü konuda destek veriyoruz.Bu toplantılarda;

* Annelik,

• Emzirme ile ilgili destek verme, emzirme danışmanlığı,

* Bebeğinizi ağlarken sakinleştirmek  , uyuku düzüeni oluşturmak gibi bakım süreçlerinde annelere destek vermek,

• Anne ve bebek arasında gelişen bağlanma

• Yeni annenin kendi ebeveynleri ve diğer aile bireyleri ile olan ilişkilerin değerlendirmesi

• Annenin iş hayatına yeniden geçişi ve bebeğin buna hazırlanması,

• Bakıcı seçimi gibi konular konuşuluyor.

Doğum Sonrası Buluşmaları sayesinde;

• Kendi annelik deneyiminizi daha iyi anlama

• Diğer annelerin deneyimlerinden öğrenme

• Uzman görüş ve tavsiyelerinden faydalanma imkanı buluyorsunuz

Ve en önemlisi;

• Bebeğinizle birlikte katılabildiğiniz bu keyifli buluşmalar sayesinde bebeğinizle aranızda bağ gelişiyor

Doğum Sonrası Buluşmalarımızda bebeğinizin ağlaması ya da alt değiştirme, beslenme ve uyku gibi ihtiyaçları hiç sorun yaratmaz. Çünkü sizi çok iyi anlayan ve sizinle aynı durumu paylaşan diğer kişilerle birliktesinizdir. Rahat, keyifli ve bebeğiniz için gerekli her şeyin düşünüldüğü ortamımızda gerektiği zaman bebeğinizin ihtiyaçlarını kolaylıkla giderebilirsiniz. Siz bebeğinizin ihtiyacını giderirken hem size yardımcı olur hem de toplantımıza keyifle devam ederiz.

19 Ekim 2010 Salı

BEBEĞİNİZE KIYAFET SEÇERKEN DİKKAT EDİLECEKLER:

Yenidoğan bebek cildi o kadar hassastır ki üzerine giydirdiğiniz giysiden çok çabuk etkilenebilir. Bu nedenle ona kıyafet seçerken güvende ve rahat olması için dikkat etmeniz gereken bazı kurallar vardır.

Düğmeler ve fiyonklar

Bebeğinize kıyafet alırken kendinize alıyormuşsunuz gibi düşünmemelisiniz. Beğendiğiniz bir kıyafeti sadece güzel göründüğü için alırken bebeğinize aldığınız kıyafetin tehlikelerini göz önünde bulundurmalıyız. Örneğin düğme ya da fiyonk gibi ayrıntılar çok şık dursa da bunları alırken kontrol etmeli, çabuk çıkıp, kopmadıklanna bakmalısınız. Aksi halde bebeğiniz bu düğmelerden ya da fiyonklardan birini yutma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. Aynı zamanda düğmelerin ağzına yakın olmaması da önemlidir; çünkü biraz hareketlenmeye başlayan çocuklar özellikle de diş çıkarırken düğmeleri ısırmak isteyebilirler; bu da boğazına kaçmasına neden olabilir.

Fonksiyonel

Bebeğinizin kıyafetini özellikle ilk aylarda çok sık değiştirmeniz gerekebilir. Altını sıkça kirletebilir. Bu nedenle kullanışı kolay olan ürünleri seçmelisiniz. Örneğin çıt çıtlı tulumları alttan kolayca açabilir ve bezini değiştirebilirsiniz. Bebeğinizin bezini kolaylıkla değiştirebilmeniz için çıt çıtlı badiler size kolaylık sağlayacaktır. Aynı şekilde yaka kısmında çıt çıt olan ya da boyun kısmı geniş olan giysilerle de bebeğinizin üzerini değiştirmek daha kolay olacaktır.

Mevsim değişiklikleri

Bebeğiniz daha doğmadan alışveriş yapmaya başladıysanız önceden kıyafet almanın yanlışlığına düşebilirsiniz. Bebeğinizin doğacağı ayı iyi tespit etmeli o mevsime göre kıyafetler seçmelisiniz. İlk doğduğu aylarda genelde tulum tipi kıyafetler giydirmek çok daha kullanışlı olacaktır. Bu nedenle alışverişi çok fazla abartmamakta yarar vardır.

Beden

Bebeğinize giysi seçerken bedenini yeni doğmuş bebek boyutlarında alabilirsiniz; fakat şunu da göz önünde bulundurun; gelecek hediyeler çoğunlukla yeni doğan bebek için olacak ve bunun için yeterince kıyafet birikecektir. Size tavsiyemiz bebeğinize doğmadan çok fazla kıyafet almamanız ve doğmasını beklemeniz.

İkinci el

Bebeğinize yakın çevrenizin verdiği kıyafetleri giydirmenizde hiçbir sakınca yoktur; çünkü bebekler o kadar hızlı büyür ki zaten o kıyafetler de en fazla buya da iki kere giyilmiştir. Böylece maddi olarak da rahat etmiş olursunuz.

• Bebeğinizin kıyafetlerini yaşa göre değil kilosuna göre almalısınız. Bebeğiniz doğum ağırlığı 4000 gr olarak bekleniyorsa yenidoğan için olan giysileri çok kısa süre küçük gelecektir. Bebekler ilk birkaç ayda çok hızlı büyürler ve giysileri çabucak küçük gelmeye başlar. İlk aylarda 0–6 ay bedenler daha kullanışlı olur.

• Boyundan açılmaya başlayarak ayağa kadar fermuarlı ya da çıt çıtlı olanlar tercih edilmelidir. Sık bez değiştirileceği için altı kolaylıkla açılıyor olmalıdır. Geniş yakalı olması baş kısmından kolayca geçmesini sağlar.



• Doğal iplikten ve özellikle pamuklu giysiler bebek cildi için en uygun olanlarıdır. Ütü gerektirmeyen giysiler daha kullanışlı olacaktır.

• Çok sıkı çoraplar ve giysiler hareketlerini engelleyeceği için pek uygun değildir. Özellikle sıkı çoraplar içinde ayak parmakları hareketsiz kalacaktır. Dantelli, saçaklı, bağcıklı giysiler bebekler için uygun olmayabilir.



• Tüylü, boyası çabuk çıkan, tüyleri kolay çıkabilen kalın kazaklar tercih edilmemelidir

Yenidoğan bebeğiniz için ihtiyacınız olacak giysiler nelerdir?

4-6 adet body, bunlardan 1-2 tanesi yenidoğanlar için; diğerleri 0-3 ay olarak seçilebilir.

Göbek bağı düşene kadar body yerine 1-2 adet t-shirt de alınabilir.

4-6 adet pijama ya da tulum alınabilir. Kış aylarında ayak kısımları kapalı olabilir. Ancak yaz ayları için ayak kısımları kapalı olmamalı ya da kolay açılabilmelidir.

Kış aylarında 2-3 adet uyku tulumu, 1-2 adet battaniye, 2-3 adet sweat shirt gerekebilir.

Dışarıda giydirmek için kar tulumları, bere, eldivenler olmalıdır.

Bebeğinizin kıyafet seçiminde ve kullanımında dikkat edilecek hususlar nelerdir?


Bebeğinizin kıyafetlerini yaşa göre değil, kilosuna göre almalısınız. Bebeğiniz doğum ağırlığı

4000 gr olarak bekleniyorsa yenidoğan için olan giysileri çok kısa süre küçük gelecektir. Bebekler ilk birkaç ayda çok hızlı büyürler ve giysileri çabucak küçük gelmeye baslar. İlk aylarda 0-6 ay bedenler daha kullanışlı olabilir.

Boyundan açılmaya başlayarak ayağa kadar fermuarlı ya da çıt çıtlı olanlar tercih edilmelidir. Sık bez değiştirileceği için altı kolaylıkla açılıyor olmalıdır. Geniş yakalı olması baş kısmından kolayca geçmesini sağlar.

Doğal iplikten ve özellikle pamuklu giysiler bebek cildi için en uygun olanlardır. Ütü gerektirmeyen giysiler daha kullanışlı olacaktır.

Kıyafet seçerken mutlaka kullanma ve yıkama talimatlarını okuyun. Hem kullanımda hem de kıyafetleri yıkarken size yardımcı olacaktır.

Bebeğinizi hava sıcaklığını göz önünde bulundurarak giydirin. Özellikle kış aylarında çok kalın giysiler yerine gerektiğinde çıkarılabilecek üst üste giyilebilen giysiler giydirin.

Bebeğinizi giydirirken baş kısmından giysiyi çabucak geçirmek gerekir. Soyarken de önce ayak ve kollar çıkarılıp, sonra giysi boyunda toplanıp arkadan öne doğru çıkarılmalıdır.

Bebekler soyunup giyinmekten pek hoşlanmadıklarını unutmayın. Ayrıca aniden ağlamaya başlıyorlarsa bunun nefes almalarının bloke olmasının yarattığı panik olduğunu da belirtelim.

Çok sıkı çoraplar ve giysiler hareketlerini engelleyeceği için pek uygun değildir. Özellikle sıkı çoraplar içinde ayak parmakları hareketsiz kalacaktır. Dantelli, saçaklı, bağcıklı giysiler bebekler için uygun olmayabilir. Dantelleri kavradığında parmakları arasında sıkışabilir, bağcıklara dolanabilir.

Bebek kıyafetlerinin dikiş yerleri sert olmamalı, kaşındırmamalı ve kalın olmamalıdır.

Tüylü, boyası çabuk çıkan, tüyleri kolay çıkabilen kalın kazaklar tercih edilmemelidir. Aynı şekilde bebeğini sürekli kucağına alan anne de kıyafetlerini seçerken buna dikkat etmelidir.

Bebekler ilk aylarda sürekli kusabilir, bezinden idrar kaçırabilir. Bu nedenle annenin giysileri de kolay yıkanabilen türden olabilir. Ayrıca parfümlü ve renkli deterjanlar yerine daha kokusuz ve parfümsüz deterjanlar kullanılmalıdır.

Bebek giysilerinin yıkanmasında dikkat edilecek hususlar nelerdir?

Bebeklerin cildi erişkinlerden çok daha hassastır. Kullanılan temizlik malzemesine bağlı olarak kolaylıkla alerjik reaksiyon gelişebilir. Sadece bebek giysileri için olan deterjanlar kullanılacağı gibi, kokusuz ( parfümsüz) ve renksiz deterjanlar da kullanılabilir. Sabun yerine çamaşır deterjanları tercih edilmelidir. Sabunlar kumaş dokusuna zarar verebilmektedir. Kıyafetleri yıkamadan önce mutlaka yıkama talimatı okunmalıdır.

Bebek çamaşırları için ağartıcı, yumuşatıcı ve güçlü leke çıkarıcıları kullanılmamalıdır.

Bebek giysileri alındıktan sonra mutlaka yıkanıp öyle kullanılmalıdır. Saklanırken naftalin ve güve ilaçları kesinlikle kullanılmamalıdır.

Lekeler nasıl çıkarılmalıdır?

Giysi üzerinde kurumuş, katılaşmış lekeler önce kazınmalı ya da silinmelidir. Lekeler hemen soğuk suda ıslatılmalı; eğer leke çıkmıyorsa deterjan ile soğuk suda 30 dakika bekletilmeli, sonrasında sıcak su ile normal yıkama yapılmalıdır. Lekeli çamaşırlar çamaşır makinesinde yıkanırken giysi üzerindeki yıkama talimatında belirtilen en yüksek sıcaklıkta deterjan eklenerek yıkanmalıdır.

. Kıyafet seçerken cildin sağlığı için pamuklu olan kıyafetler tercih edilmeli. Bebeklerin kıyafet değişimi yetişkinlerinki gibi değil tabi. Günde en az 3 kez üstünü değiştirip terli bırakmamak gerekir. Elbiseleri tam ve yedekleri ile birlikte bulunmalı. Body, çorap, tulum, alt bezleri vb. Bahar mevsimlerinde giydirebileceğiniz tulumlar bulundurun. Bebeğin ilk zamanlarında giysiler çabuk küçüleceği için çok almaya gerek yok. Bebeğin göbek kordonu düşmeden evvel üzeri kapalı olduğundan endişelenecek herhangi bir durum olmaz.

Çok sayıda bebek giysisi geçişi sağlamak için düzenlenmiştir zaten. Eğer bebek doğmadan elbise almak isterseniz Ultrasonla baktırdıktan sonra kilosuna göre alabilirsiniz. Yeni doğanlar baş kısımlarından daha kolay üşütecekleri için mevsime göre kalın veya ince şapka taktırın. Belli bir dönem bebeğin ısısını düzenli tutmak daha az üşütmesini sağlar. Üşütmesin diye bebeğinizi sıkmayın. Üst üste giydirmeyin. Kıyafetleri yıkarken kendi deterjanınızı kullanmayın. Yumuşak pamuklu olması için uygun bir deterjan tercih edin. Yada sabun kullanmakla durumu düzeltebilirsiniz. Otomatik makinede kullanmak için sabunlar var. Ama bebeğin elbiseleri makineyi doldurmayacağından elle yıkanabilir ama bu pratik olmaz. Elle yıkama tozu işinizi görecektir. Bebeğe su emici alt kurulama havlusu ve banyo havlusu bulundurun.

Elbise almada yukarıda belirttiğimiz bilgiler dışında bebeğin hangi mevsimde doğmasıda etkiler. Eğer yaz sonu doğacaksa daha çok son bahara ve kışa yönelik alınmalı. İnce elbiseler azınlıkta alınmalı. Tabi yakınlarınızdan gelen hediye elbiselerde düşünülerek alış veriş yapılmalı.

Bebeğinizin ihtiyacı olabileceği bazı elbiseler şunlar olabilir; 4-6 adet body(hepsi yeni doğan için olmamalı diğer dönemlerde de kullanacağı şekilde alış veriş yapılmalı.), 1-2 adet t-shirt, 4-6 tane pijama(kış için ayakları kapalı olanlar seçilebilir), 2-3 adet uyku tulumu, kar tulumu, bere, ve eldivenler alınabilir.

Bebeğinizin Kıyafetlerini Yıkarken Dikkat etmeniz gerekenler

İlk önce yıkayın: Bebeğinize giyecek bir şeyler aldığınızda mutlaka ona giydirmeden önce yıkamalısınız. Çünkü bebeğinizin hassas bir cildi vardır ve yeni kıyafetlere karşı alerjik bir durum ortaya çıkabilir. Bunun nedeni kıyafetlerin mağazada beklediği süre içinde toz ya da kir gibi durumlara maruz kalmış olma ihtimalidir.

Deterjan: Bebeğinizin kıyafetini mutlaka bebekler için özel üretilen ürünlerle yıkamanız gerekmez. Kendi kıyafetlerinizi yıkadığınız deterjanla ve yumuşatıcıyla da yıkayabilirsiniz.

Temiz kıyafetler: Bebeğinizin kıyafetleri sürekli kirlendiği için sık sık değiştirmenizde yarar vardır. Bunun için yanınızda kıyafet dolu bir çanta taşıyabilirsiniz. Bu durumla baş etmek için ise haftanın bir gününü bebeğinizin çamaşırlarına ayırabilir ve kirlenenleri toplu bir biçimde yıkayabilirsiniz

6 Ekim 2010 Çarşamba

EMZİRME REFORMU HABERTURK' TE...

Damla Çeliktaban


dceliktaban@htgazete.com.tr

Anneler örgütleniyor

06 Ekim 2010 Çarşamba, 13:10:14



EMZİRMEK şimdiye kadar yaşadığım en sıradışı eylemlerden biri... Hem eğlenceli (oğlanın memeyle kavga edişi, peşinden kovalıyorlarmış gibi acele edişi, arada yorulup dinlenişi ve bu sıralarda yaptığı bin bir çeşit komik mimik), hem meditatif (emzirirken ne kitap okunabiliyor, ne film seyrediliyor ne başka bir şey; sadece bebeğe ve süte odaklanıyor insan; prolaktinin kafa boşaltıcı etkisi olsa gerek) hem de dört bir yana faydalı...

Anne sütü bebeğin alabileceği en iyi besin. Yaşamının ilk altı ayında anne sütü içen bir bebek su dahil başka hiçbir şeye ihtiyaç duymuyor... Süt ve bebek o kadar iyi senkronize olabiliyorlar ki; bebeğin neye ihtiyacı varsa annenin sütünde onlar oluşuyor... Emzirme anne için de en kolay ve yararlı yöntem. Çünkü anne sütü her zaman ideal sıcaklıkta; hiçbir zaman ısıtılması soğutulması gerekmiyor; her zaman hijyenik, yanında taşıyabiliyorsun, bebek ne kadar emerse süt de o kadar artıyor; ayrıca meme ve rahim kanserlerinden koruyucu etkisi var... (Bebeğin mamayla değil anne sütüyle beslenmesi babaya da faydalı; mama fiyatları bütçe için ciddi bir harcama...) Anne sütü mamaların tersine ambalaj atıkları yaratmaz, su ve enerji israfına gerek duymaz... Bu yönüyle de çevre dostu bir beslenme çeşidi.

UNICEF’in Türkiye’deki bebek beslenmesiyle ilgili araştırmasına göre:

“İlk altı ayda sadece anne sütü ile beslenen bebeklerin oranı yüzde 1.3. Beş yaşın altındaki çocukların yüzde 25’inde beslenme eksikliği görülüyor. Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 15’i beş yaşın altında. Ve bu çocukların 63 bini her yıl önlenebilir hastalıklardan dolayı hayatını kaybediyor. Bu çocukların 50 bini ise bir yaşın altında.”

Türkiye’de çalışan bir kadının kullanabileceği yasal doğum izni 8 hafta doğumdan önce 8 hafta da doğumdan sonra olmak üzere 16 hafta; yani: Bebeğin sadece anne sütüyle beslenmesi gereken süreden çok daha az! Her aileye üç çocuk tavsiye eden yöneticilerin dikkate almayı unuttukları bir vaziyet olsa gerek. (Bu konuda aklımın almadığı çok nokta var. Mesela Fransa’da yeni doğum yapan anneye devlet tarafından haftada iki kere bir bakıcı gönderiliyor, İsveç’te 300 haftaya kadar ücretsiz izin kullanılabiliyor ve bu sürenin sonunda aynı işine geri dönme garantin oluyor ama bizim gibi çok çocuğun özendirilmeye çalışıldığı bir ülkede anneyi destekleyici hiçbir uygulama yok.) Çelişkilerle dolu bir ülke burası...

Aklın ve sağlık otoritelerinin söylediğiyle pratikteki uygulamalar örtüşmeyince emziren anneler örgütlenmeye başladılar... Emzirmenin önemine dikkat çekmek isteyen; hem çocuk hem de kariyer yapmakta ısrarlı olan neslimin kadınları 1-7 Ekim Emzirme Haftası vasıtasıyla blogcuanne ve çalışangebe önderliğinde Emzirme Reformu Manifestosu’nu ilan ederek “emzirebilme özgürlüğü” için mücadele başlattılar... Buna göre bebeğin 6 ay anne sütüne ihtiyacı varsa doğum izni de 6 ay olmalı; emzirmek isteyen annelere destek olucu ortamlar yaratılmalı... (Upuzun bir manifesto bu, detaylarını okumak isteyenler blogcuanne. com’a bakabilirler.)

Anne deyip geçmeyin... Hele de örgütlenirlerse ormanda 10 kaplan gücünde olacaklarına şüphe yok... Gelişmeleri heyecanla izleyeceğiz...