13 Kasım 2013 Çarşamba

BEBEKLERİMİZE GECE- GÜZDÜZ FARKINI NASIL ÖĞRETEBİLİRİZ?

Bebeklerimiz yeni doğduklarında gece ile gündüz arasındaki farkı anlamazlar. Yeni doğan bebekler gündüz uyuma seanslarının süresi en fazla 2.5–3 saat uyumalılar. Eğer uyanmazlar ise yanağına dokunarak, onu minik minik öperek, gerekirse kıyafetlerini yavaş yavaş çıkararak uyandırmalıyız. Bu ilk günlerde çok kolay olmaya bilir. 



Geceleri ise 4–5 saatte bir beslemek için uyandırmak gerekir. Bebeğiniz büyüdükçe gece uyandırmaya da gerek yoktur. 

Yeni doğan bebekler rutinlere çok kolay alışırlar. O nedenle gündüzleri sesli ortamda ve aydınlık ortamda uyutmak, geceleri ise daha karanlık, loş, sessiz ortamlarda uyutmak hatta gece uykusunda önce bebeğinizi yıkayıp, masaj yaptıktan sonra pijamalarını giydirip, emzirerek uyuyabilirsiniz. 

Banyo yapma ve pijama giydirerek belli bir rutin oluşturmak, bebeğiniz için uykuya geçmek açısından daha kolay olacaktır. Yeni doğan bebeklere bir şey öğretmek için rutinler oluşturmak, işleri kolaylaştıracaktır

NORMAL DOĞUM

Bebeğinizin, doğum kanalınız yoluyla dünyaya gelmesine normal doğum denir. Normal vajinal doğumun üç evresi vardır. 1. Sancılarınızın başlamasından serviks (Rahim ağzı) açıklığının tam olmasına kadar süren ilk evre. 2. Bebeğinizin doğuşu ile tamamlanan ikinci evre. 3. Plasentanın (Eş) çıkmasıyla tamamlanan üçüncü evre. Üçüncü evrenizden sonra ise, kanama ya da yırtıklarınızın kontrolü yapılarak, epizyotomi veya varsa yırtıklarınızın dikilmesi işlemi yapılır.

Sizin sabrınızı ve dayanıklılığınızı zorlayabilen, vajinal doğumdan çekinmenize yol açan uzun süreli ağrılarınız, doğumunuzun birinci evresinde gerçekleşir ve bir amaca yöneliktir. Bu evrede genellikle düzenli aralıklarla gelen her sancınız, rahminizin kasılmasına, rahim ağzınızın açılmasına ve bebeğinizin aşağı doğru itilmesine neden olur. Başka bir deyişle, gelen her sancınız, bebeğinizi size biraz daha yaklaştırır.







ilk bebek için kırk beş, ikinci bebek için aşağı yukarı on beş dakika sonra, bebeğin başı görünür. Yani, kasılma dalgasının sonunda, bebeğin başı doğum kanalının sonuna gelmiştir. O anda anneye, artık ıkınmaması ve hemen soluk alıp vermesi söylenir. Bu sayede, diyafram boşalmış olur. Bundan böyle kadın, yalnızca hekim istediği zaman, eğer isterse ıkınacaktır. Böylece, bebek döl yatağından dışarı, şampanya şişesinin mantarının patlaması gibi değil de, hafifçe sıyrılır.

Önce bebeğin yanakları dışarı çıkar ve birlikte başı da gelir. Bu arada, henüz annenin karnı içinde olan omuzlarıyla bir hizaya gelmesi için bebeğin başı hafifçe döner. Kısa bir aradan sonra, omuzlar teker teker dışarı çıkar. Sonra sıvılarla birlikte bedenin geri kalan kısmı gelir. Anne eğilip bebeğine bakabilir. Çocuk, annesinin bedenini terkeder etmez soluk almaya ve ağlamaya başlar. Ancak, bazı bebeklerde bu, beş dakika gecikmeyle olabilir. Bebeğin solunum yolları mukustan temizlenir. Böylece, bebek rahat nefes almaya başlar. Döl yatağının içinde olduğu sırada, annesinin plasentasından beslenmesini sağlayan bağ, yani göbek bağı (ya da kordonu) iki yerden düğümlenir ve iki düğüm arasından kesilir. (Düğümlenen kısım küçülüp bebeğin göbeğini oluşturacaktır.) Bebek artık yepyeni bir varlık haline gelmiştir.
Doğumu izleyen üçüncü dönemde, kasılmalar devam eder. Bu kasılmalar plasentanın, döl yatağının kenarlarından kopup dışarı atılmasını sağlar. Bu dönem anneye, gerilim sonrası bir rahatlama dönemi gibi gelebilir. Gene de, doğum sancılarının ve doğumun önemli bir bölümüdür. Doğum sırasında genellikle hormon türevi olan bir iğne yapılır. Bu iğne, döl yatağının iyice kasılmasını ve üçüncü dönemin on beş dakikayı geçmemsini sağlar. Anne de, ıkınarak kasılmalara yardımcı olabilir. Doğumun ardından, ebe ya da hekim, perineye dikiş atılmasının gerekli olup olmadığına bakar. Gerekliyse doğumdan sonraki yarım saat içinde, lokal anestezi yapılarak dikiş atılır. Dikiş atılması, ağrı verici bir işlemdir. Ne var ki, bebek annenin yakınında ya da kolları arasındaysa, anne genellikle bu yepyeni, inanılmazyaratığa kendisini öylesine kaptırmıştır ki, neler olup bittiğinin hemen hiç farkına varmaz.

Doğumlar çoğunlukla pürüzsüz olur. Ama bazı durumlarda, birtakım terslikler olabilir. Sözgelimi, bazen bebek, döl yatağında doğuma en elverişli biçimde yatmamış olabilir. Hekimler bebeğin döl yatağı içindeki yatış biçimini, annenin karnına dokunarak, karnını muayene ederek anlayabilirler. Bazı durumlarda ise, plasenta doğum kanalının öteki tarafında, bebeğin başı önünde bulunabilir. Bu durumda çocuğu sezaryanla almak gereklidir.

12 Kasım 2013 Salı

SEVGİLİ AYŞEGÜL'ÜN BEBEİMGELİYOR TAKİPÇİLERİ İÇİN HAZIRLADIĞI BODYNİN ÇEKİLİŞ SONUÇLARI


Geçen hafta Ayşegül'ün Bebebimgeliyor bloğu takipçileri için hazırladığı RedKit'li Bodynin çekiliş sonuçlandı. Mügenin listesi bloğunun sahibesi Sevgili Müge çekilişimiz sonucunda bebek bodysini kazandı.
katılan tüm annelere çok teşekkür ederiz.

Sevgiler:))

Hamilelikte Yoga



Gebelik, bir kadının başına gelebilecek en güzel deneyimlerden biridir. Her gebelik ve her doğum kadının gücünü, esnekliğini yeniden keşfedebileceği bir fırsat.
Gebelik süresince kişide fiziksel, hormonal ve psikolojik birçok değişiklik meydana gelir.
Rahim büyür ve ağırlığı artar. Annenin vücudunun ağırlık merkezi değişir. Bu durum, omurganın doğal yapısını bozar, belde ve bacaklarda ağrılara neden olur. Fiziksel aktivitelerin uzun süre kısıtlanması ve hamileliğe bağlı değişen hormon yapısı, annenin psikolojik dengesini etkiler.
Bütün bu değişim sürecini sıkıntılarla geçirmek yerine, hamileliğin her anının keyfini çıkarmak için hamile yogası derslerini deneyebilirsiniz.

Benim de doğuma ve bebeğe hazırlık eğitimlerimi verdiğim Bostancı Marga Yaşam Atölyesi'nde düzenli olarak grup ve özel hamile yogası dersleri var.
Detaylı bilgi için www.marga.com.tr adresine girebilir, yada 0216 380 57 51'den bilgi alabilirsiniz.

DOĞAL DOĞUM

Günümüzde gebelik ve doğuma ilişkin temel yaklaşım, doğumun fizyolojik bir süreç olduğu ve çok az
düzeyde tıbbi girişim gerektirdiğidir. Gebelik ve doğum fizyolojik bir olaydır ve asla bir hastalık değildir. Sağlık personelleri, hamileleri ve eşlerini doğumlarında aktif rol alması için antenatal dönemden itibaren eğitimler ( BEBEİMGELİYOR HAMİLE KURSU) sayesinde cesaretlendirmelidirler.
Doğum çok özel bir olgu olup anne ve baba adayları için, yaşamlarında ki en güzel deneyimlerden biridir. Ancak zaman zaman doğum anında yaşanan olumsuz deneyimler uzun yıllar anlatılan doğum hikâyeleri arasında yerini alabilmektedir. Bu tür deneyimlerin kadınlar arasında paylaşılarak yayılması, bir yandan da görsel medyada gösterilen ağrılı doğum sahneleri, kadınların olumsuz doğum imajı oluşturmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla doğumun ağrılı, kanlı korkutucu bir olay oluşuyla ilgili imaj; gebelik süresince kadınların vajinal doğumla ilgili bu korkutucu deneyimi kendilerinin de yaşayacağını düşündürmekte ve bu da onların tercihlerini sezaryen doğum üzerinde odaklandırmaktadır.
Gebelik ve doğum fizyolojik bir olay olmakla birlikte kadın için büyük bir stres oluşturur. Anne adayı kendisi için bilinmeyen doğum olayının meydana geleceği anı korku ve heyecanla beklerken, annelik sevgisi yanında bir canlı dünyaya getirmenin gururunu da yaşar. Özellikle ilk gebeliğinde kadın, tanımlayamadığı birçok yeni duyguyu bir arada yaşarken doğum anında karşılaşabileceği olayları tahmin edememektedir. Sezaryenin mi yoksa normal doğumun mu daha iyi olacağına karar verememektedir. Doğum tercihi, kadına verilecek destek ve bilgilendirme sayesinde daha sağlıklı ve doğru olacaktır. Bu bilgilendirme ve desteği sağlamakta ebelere çok önemli roller düşmektedir. Bu rolün gereği olarak ebe, kadının karar sürecini etkileyebilecek faktörlerin sağlıklı bir şekilde değerlendirilerek gebelik boyunca doğum için hazırlanmasını sağlamalıdır. Bu amaç doğrultusunda;  doğuma hazırlık sınıfları son derece önemlidir. Ancak halen ülkemizde hazırlık sınıfları çok yaygın değildir. Özellikle kamuya ait sağlık kuruluşlarında bu konuda yeterince çaba gözlenmemektedir.
 
WHO yayınladığı kanıta dayalı 6 uygulamanın doğumu yöneten sağlık profesyonelleri için kılavuz olması ile; sağlıklı anne ve bebek için mümkün olan en az girişim ile güvenli bir şekilde doğum eyleminin gerçekleşebileceğini ifade etmiştir. İfade edilen bu öneriler:
1. Doğum kendi başlamalıdır.
2. Doğum boyunca hareket özgürlüğü olmalıdır.
3. Doğum boyunca gebeye duygusal ve fiziksel destek verilmelidir.
4. Gereksiz her türlü müdahaleden kaçınılmalıdır.
 
5. Doğumda sırtüstü yerine diğer pozisyonlar desteklenmelidir.
6. Doğum sonrası anne ve bebek bir arada kalmalıdır.
 

10 KASIM DOĞUM SONRASI BEBEK EĞİTİMİM:))

10 Kasım pazar günü Marga Yaşam Atölyesinde Doğum sonrası bebek eğitimimiz vardı. Çok katılımlı, eğlenceli bir eğitim oldu. Katılımcı anne-babaların biri hariç herkes kız bebek bekliyordu. Genelde benim eğitimlerimde hep bu oluyor. Sanki anne-babalar ortak kara vermiş gibi sadece kız sadece erkek anne-babaları geliyorlardı. Bu seferkinde bir erkek bebek mavi boncuk oldu:))

 
 
 

Bu eğitimimize gelenler çok şanslıydı. birkaç eğitimdir İnternetanneleri bu eğitimde de bana destek oldular ve katılımcılarımıza Homend %50 indirim çekleri verdiler. Bunun dışında Nivea büyük sürpriz yaptı. Eğitimde anlattıklarımı çok güzel kartlar şeklinde hazırlamışlar. Hem onlardan hem de bebek şampuanı-bebek yağı ve pişik kremi ailelere verebilmem için göndermişler. Anne-babalarımız bu süprizlere çok sevindiler.

Tüm eğitim boyunca Chicco'nun ürünleriyle anne-babalara eğitim veriyorum. Bu da anne- babaların anlatılan ürünleri görebilmeleri açısından yararlı olduğunu düşünüyorum. Özelikle çok merak edilen Göğüs pompasını çalıştırdık. Çalıştığında çekim gücünü, ritmini ve ne kadar ses çıkardığını görmüş ve deneyimlemiş olduk.

11 Kasım 2013 Pazartesi

ECZACIBAŞI BAXTER'DA BAK PROJESİ ÇERÇEVESİNDE EMZİRME SEMİNERİ

07 Kasım günü benim için değişik bir heyecanlıydı. İlk kurumsal seminerimi verecektim. Eczacıbaşı-Baxter firması çalışanlarının kurum için de oluşturdukları ve geçen hafta Peryön Kariyer Kongresinde ödüllenen projesi BAK'da Emzirme semineri verdim.
Oldukça misafirperver ve ilgiliydiler. Anneler, hamileler ve genç bayanların katılımının olduğu güzel bir seminer oldu.