http://pembecandaner.com/linkler/linkler.htm burada bir test vardı? Buna belki test denmez ama...Bir kadın resim nasıl görüyoruz? saat yönünde mi yoksa saatin ters yönünde mi dönüyor? diye soruluyor..
Ben resme baktığımda kadının saatin ters yönünde yani sol tarafa doğru dödüğünü gördüm..Bu durum beynimin sol tarafının çalıştığını gösteriyormuş...
Bunun üstüne beynimin sol tarafını kullanmak ne demek diye araştırdığımda da :
Beynimizin sağ ve sol tarafı bilgiyi farklı şekilde işler. Genelde her birey beyninin bir tarafını ağırlıklı olarak kullanır fakat düşünme ve öğrenme işlemleri her iki tarafta dengeli olarak kullanıldığında gerçek verimine ulaşır. Bunun anlamı daha az kullanılan tarafın güçlendirilmesi gerektiğidir. Aşağıdaki listede sağ veya sol beyin ile yapılan işlemler gösterilmiştir. Bu bilgilere bakarak beyninizin hangi tarafını ağırlıklı olarak kullandığınızı ve daha az kullandığınız tarafı nasıl güçlendirebileceğinizi bulabilirsiniz.
Doğrusal – Bütünsel İşlem
Beynin sol tarafı genelde bilgileri doğrusal bir yapı içinde, parçadan bütüne giderek işleme koyar. Parçaları alır, sıraya koyar ve mantığa uygun olarak düzenler ve sonra bir sonuca varır. Buna karşılık sağ beyin bütünden parçaya doğru ilerler yani bütünseldir, detaylardan önce bütün resmi görür. Sağ beynini ağırlıklı olarak kullanan kişiler, önceden genel bir özet verilmez ise ders takip etmekte zorlanabilirler. İşte bu nedenle sağ beyni ağırlıklı olan kişilerin bir seminere yada derse katılmadan önce işlenecek konu ile ilgili hazırlık yapmaları ve ilgili kaynaklara göz gezdirmeleri oldukça önemlidir. Ayrıca bu kişiler önceden taslak hazırlamakta zorlanırlar. Bu gruptaki kişiler bir işi yapmadan önce neden yapması gerektiğini bilmeye ihtiyaç duyan kişilerdir.
Düzenli – Rastgele İşlem
Doğrusal bir yapı içinde çalışmaya ek olarak beynin sol tarafı bilgileri düzenli bir şekilde işleme koyar. Bu kişiler genelde liste yapıcılardır. Eger beyninizin sol tarafını ağırlıklı olarak kullanıyorsanız sizde günlük plan yada program yapmak yada envanter çıkarmak gibi çalışmalardan zevk alıyorsunuz demektir. İşlerinizi sıra ile bitirmeye ve her biten işi listenizde işaretlemeye özen gösteriyorsunuz. Aynı şekilde yeni bilgileri sıra ile öğrenmek sizin için daha kolaydır. Örneğin: Matematik. Buna karşıt olarak sağ beyin bilgileri rastgele işleme koyar. Eğer siz bu gruba giriyorsanız muhtemelen bir konudan bir konuya atlıyorsunuz demektir. Önceliklerinizi ortaya koymadanda en az beyninin sol tarafını kullanan birisi kadar iş yapabilirsiniz. Projeleriniz yarım kalabilir yada bitirmekte gecikebilirsiniz. Fakat bunun nedeni çalışmadığınız yada tembel olduğunuz için değil muhtemelen başka bir iş üzerinde daha çalıştığınız içindir. Sizden günlük, haftalık yada yıllık program yapmanız istendiğinde isyan etmeye hazırsınızdır. Fakat gerçekte rastgele düşünce yapınız nedeni ile program yapmanız gerçekten gerekir. Bu sizin başarılı olmanız için yapmanız gereken en önemli işlerden biri sayılabilir.
Soyut – Somut İşlem
Beynin sol tarafı soyut konularda hiç bir zorluk çekmez. Örneğin harfler, kelimeler yada matematiksel işlemler sayılabilir. Bu gruptaki kişiler kolaylıkla kelimeleri yada matematik formüllerini ezberleyebilir. Beynin sağ tarafı ise her şeyin somut olmasını ister. Bu kişiler gerçek objeleri görmek, hissetmek, onlara dokunmak isterler. Sol beyine karşıt olarak sağ beyin kelimeleri cümle içinde görmek, formüllerin nasıl çalıştığını anlamak isterler.
Mantıksal – İçgüdüsel İşlem
Sol beyin bilgileri doğrusal olarak, düzenli bir biçimde ve mantıklı bir şekilde işler. Beyninizin sol tarafını kullandığınız zaman bilgileri parça parça ele alırsınız. Birisini dinlerken detayları dinlersiniz böylece mantıklı bir sonuca varabilirsiniz. Buna karşılık eğer beyninizin sağ tarafını kullanıyorsanız iç güdülerinizi kullanıyorsunuz demektir. Bir matematik probleminin cevabını biliyor ama bu sonuca nasıl ulaştığınızı bilmiyor olma ihtimaliniz çok yüksektir. Test yaparken doğru cevapları iç güdüleriniz ile bulursunuz ve çoğunlukla bu tahminleriniz doğru çıkar. Sonuç olarak bir işin doğru olduğu hissini veren sağ beyindir.Özetlemek gerekirse yazı yazarken beyninizin sol tarafı gramere dikkat ederken, sağ taraf ise yazının anlamına bakar.
Kelime – Davranış İşlemi
Beyninin sol tarafını kullanan kişiler kendilerini kelimeler ile ifade etmekte pek zorlanmazlar. Buna karşılık beyninin sağ tarafını kullanan kişiler ne demek istediklerini çok iyi bilmelerine rağmen doğru kelimeleri bulmakta zorlanırlar. Buna en güzel örnek birisinin yol tarifi vermesini dinlemektir. Sol beynini kullanan birisi muhtemelen "Burdan itibaren üç bina sonra sağa dönün, bahçe sokağına döneceksiniz. İki kilometre gittikten sonra çiçek sokağına doğru sola dönün…" şeklinde bir tarif verecektir. Buna karşılık beyninin sağ tarafını kullanan bir kişi "Oradaki evden (evi göstererek) sağa dön (sağı göstererek). Sonra mavi boyalı binayı geç ve ikinci ışıklara varana kadar git. Işıklara gelince benzin istasyonun yanından sola dön…" şeklinde görsel bir tarif verecektir. Bu örnekten de anlaşılacağı gibi sağ beyin her şeyi görsel olarak algılar. Eğer bir yere not almazlarsa muhtemelen bilgileri unuturlar. Genelde şemalar, resimler yada grafik görüntüler daha iyi hatırlamalarını sağlar. Okurken yada dinlerken bilgileri görsel imgeler olarak beyinlerine aktarırlar.
Gerçeklere dayalı – Hayallere dayalı İşlem
Beynin sol tarafı olayları gerçek hali ile olduğu gibi ele alır. Bu grupta bir kişi yeni bir ortama girdiği zaman kolaylıkla uyum sağlayabilir. Fakat sağ beynini kullanan birisi için durum farklıdır. Onlar içinde bulundukları ortamı değiştirmeye çalışırlar. Sol beyin kuralları bilmek ve ona göre davranmak ister. Eğer kural yok ise muhtemelen kendileri kural koyup uygulamaya başlarlar. Kurallara uymayan sağ beyin aynı zamanda daha yaratıcı ve duygusaldır. Duygular sağ tarafta işleme konulduğu için bu kişiler duygusal olarak yaşadıkları olayları hatırlamakta daha başarılıdırlar.
Bu test ve yazı benim ilgimi çektiği için burada paylaşmak istedim.. Bakalım sizin beyninizin hangi tarafı daha çok çalışıyor???
1 Haziran 2011 Çarşamba
Tırtıl Kids Kitabevi'nden anneysen.com annelerine tüm Türkiye için geçerli özel fırsat!
Altuğ'nun uzun zamandır kitaplara olan ilgisini, arttırmak için çeşitli kitaplar alıyor ve çeşitli kitapevlerinin sitelerini dolaşıyordum. anneysen.com da bloğu da olan Tırtıl Kids Kitabevi de benim çok yararlandığım bir kitabevi.. Önerileri, yapılan aktiviteleri çok güzel:))))
Kampanya bitiş tarihi ise 31 Haziran 2011.
Tırtıl Kids, yabancı dillerde sadece çocuk kitabı satan bir kitabevi.Biri İngiliz biri Türk olan iki yatırımcı ve kitap sektöründe 16 yıllık tecrübeye sahip uzman ve ekibi ile Tırtıl Kids Kitabevi 17 Ocak 2009’da kapılarını açmış.Tırtıl Kids Kitabevi, kitap okuma alışkanlığının etkili bir biçimde kazanılmasında önemli bir rolü üstleniyor.
Kitabevi ziyaret etme alışkanlıklarının pekişmesi için periyodik İngilizce ve Türkçe okuma saatleri düzenliyor, art&craft çalışmaları yaptırıyorlar. Yazarlar ile bir araya getirip, zaman zaman yaşlarına uygun workshop’lar ile onları yazmaya da teşvik ediyorlar.
Ben de bunu anneysen.com 'un bloglarını okurken keşfettim. Gerçekten böyle bir etkinliğin var olduğunu bilmek çok hoşuma gitti. Hatta oğlum biraz büyüdüğünde , bizi de orada hayal ettim.. ne güzel olur, değil mi???
Altuğ'unun şu aralar favorisi de İstinye Park'taki Tırtıl Kids Kitapevinden aldığımız: Neşeli Saklambaç : Harrr ! Harrr !
Benim anne ve hamile eğitmeni olarak içinde bulunduğum anneysen.com ile Tırtıl Kids Kitabevi çok güzel bir amaç için biraraya gelmişler.anneysen.com üyesi anneler Tırtıl Kids Kitabevi sanal mağazasından yapacakları tüm alışverişlerde % 10 anında indirim hakkı kazanıyor.Aynı zamanda yapacağımız alışverişle çocuğunuz için sürpriz hediyeler de kitaplarınız ile birlikte evinize gelecek!
Bunun için http://www.anneysen.com/ 'a üye olmanız ve su adresten Tırtıl Kids sanal mağazasına ulaşmanız yeterli: http://www.anneysen.com/Tirtil-Kids-Kitapevi.aspx
Kampanya bitiş tarihi ise 31 Haziran 2011.
Tırtıl Kids, yabancı dillerde sadece çocuk kitabı satan bir kitabevi.Biri İngiliz biri Türk olan iki yatırımcı ve kitap sektöründe 16 yıllık tecrübeye sahip uzman ve ekibi ile Tırtıl Kids Kitabevi 17 Ocak 2009’da kapılarını açmış.Tırtıl Kids Kitabevi, kitap okuma alışkanlığının etkili bir biçimde kazanılmasında önemli bir rolü üstleniyor.
Kitabevi ziyaret etme alışkanlıklarının pekişmesi için periyodik İngilizce ve Türkçe okuma saatleri düzenliyor, art&craft çalışmaları yaptırıyorlar. Yazarlar ile bir araya getirip, zaman zaman yaşlarına uygun workshop’lar ile onları yazmaya da teşvik ediyorlar.
Ben de bunu anneysen.com 'un bloglarını okurken keşfettim. Gerçekten böyle bir etkinliğin var olduğunu bilmek çok hoşuma gitti. Hatta oğlum biraz büyüdüğünde , bizi de orada hayal ettim.. ne güzel olur, değil mi???
anneysen.com ile Tırtıl Kids ile yolları yaklaşık bir sene önce kesişmiş.. Bloglar bölümümüzde açılan Tırtıl Kids Bloğu çocuk ve kitap konulu her türlü ihtiyaca, sorulara karşılık veriyor. Ben de Tırtıl Kitapevini-+- bu şekilde keşfettim.Siteleri de çok güzel ve yararlı:))))
Altuğ'unun şu aralar favorisi de İstinye Park'taki Tırtıl Kids Kitapevinden aldığımız: Neşeli Saklambaç : Harrr ! Harrr !
Biz de bu kampanyadan yararlanmak istiyoruz. Hatta listemizi yaptık, Altuğ'unun babasıyla. Tırtıl kitapevinin sanal mağazasından siparişlerimizi vereceğiz...Hem %10 indirimden yararlanacağız, hem de süprizlerden ...
31 Mayıs 2011 Salı
Bu set içinde, üç ana renk ; üç ara renk ; üç şekilde (Daire-Kare-Üçgen) 18 Kart ile çeşitli mandallar bulunmaktadır.Yaşamımızda üç parmak ( baş, işaret ve orta parmak ) çok önemlidir. Bu parmakların uygun, düzgün ve güçlü kullanımı bireyin yaşamını kolaylaştırır. Baş parmağını, diğer parmaklara birleştirme ve çeşitli yönlerde kullanabilme yetisi ödüllendirilmiş tek canlı, insandır.Bireyler, yaptıkları alıştırma oranında,bir beceride ustalık kazanırlar.
Üç Parmak Seti, adı üzerinde, üç parmağı kullanmada ustalık kazanma ; el-göz koordinasyonu sağlama; dikkatini belirli bir süre bir etkinlik üzerinde toplama kazanımlarına yönelik, çok özel ve yeni ürünlerden...
Alamk isterseniz:http://www.vanilyaokuloncesi.com/urun_detay.asp?proGroupID=2&proGroupSubID=11&kategori=1&proGroupSubName=%DC%E7%20Parmak%20Seti
tıklamanız yeterli olacaktır. Ben de en kısa zamanda Altuğ'a bu seti almak istiyorum..O nedenle de blogda paylaşmak istedim...
ÇOCUĞUMUZA NE ZAMAN VE NASIL KİTAP OKUMALIYIZ?
Sesli okumak için sadece 3 şeye ihtiyacınız vardır: Siz, bebeğiniz ve okuyacağınız bir kitap. Her seferinde birkaç dakika okuyun ve bunu sık sık yapın. Tüm kitabı bitirmeye çalışmayın, sadece hoşuna giden bölümler üzerinde durmanız ilk etapta yeterlidir. Ilgisinin daha sonra arttığını göreceksiniz.
Her gün bunun için zaman ayırın, büyük ihtimalle gün içindeki uyku veya akşam uykusundan onceki zamanı seçebilirsiniz. Ayrıca bebeğinizle uykusundan once sarılmak bu rutini de kolaylaştırır. Bu bebeğinizi yatıştırır ve uyku zamanının geldiğini hatırlatır.
Günün başka zamanlarında da okumak yararlıdır. Altının kuru, tok ve dinlenmiş olduğu zamanları tercih edin. Kitaplar ayrıca doktorun muayenehanesinde veya alışveriş kuyruğunda beklemeye takıldığınız anlarda da hayat kurtarıcıdır.
Sizlere ek ipuçları:
•Okurken sarılmak bebeğinizin güvende, sıcak ve size bağlı hissetmesini sağlar.
•Gerekli yerlerde farklı karakterleri değişik ve seslerle gerektiği noktada farklı duygularla okuyun.
• Kitapta yazılı olanları okumaya uğraşmayın. Arada bir durun ve resimler ve yazılar hakkında sorular sorun. (‘Kedi nerede, Bak burdaymış, ne tatlı bir kedi.’) Çocuğunuz cevap vermese de bunun daha sonra cevap verebilmesini sağlar.
•Kitap okurken, basit şarkılar söyleyin, komik hayvan sesleri çıkartın veya dizinizin üzerinde zıplayın. Tüm bunların kitap okumanın keyifli olduğunu gösterir.
•Bebekler tekrarı çok severler ve tekrardan öğrenirler. Bu yüzden aynı şeyleri durmadan okumaktan çekinmeyin. Bunu yaptığınız zaman, bezer bir şarkıyı okuduğunuz gibi, her seferinde aynı yere vurgu yapın.
•Bebeğiniz büyüdükçe kumaş kitapları ve sert sayfalı kitapları tutmasına yardımcı oun. Ağzına götürmesine yardım etmeyin ama bu sayede onların öğrendiklerini de unutmayın. Anlayacaktır ki bu kitaplar yenmez!
Küçük bebekler için kitaplar basit, yazıların tekrarlandığı bir şekilde olmalı ve karışık olmayan basit resimleri içermelidir.
İlk aylarında sadece sesleri duyduğu için ritim içeren herşeyi okuyabilirsiniz. Biraz daha büyüdüğü zaman şekillere bakabilecektir ve bu yüzden basit resimleri ve mümkünse hiç fonu olmayan (veya tek renk olan) olan seçmelisiniz.
Bebeğiniz kitapları tutabilmeye başladığı zaman, içinde yüz şekilleri ve parlak renkleri olan kumaş kitapları tercih edin. Kitapların içinde neler olduğuna tepki göstermeye başladığı zaman kalın kitapları tercih edin. Konuşmaya başladıktan sonra kelimeleri veya bazı söyleyişleri tekrar etmelerini gerektiren kitaplar tercih edin.
Ayna içeren, dokun hisset tarzındaki kitaplar veya kapaklı sayfaları olan kitaplar da bu yaş grubu için yararlıdır. Kalın sayfaları kitaplar kolay çevrilir ve kolay tutulur. Bu yaştaki bebekler ayrıca tanıdıklarının resimlerini görmeye de bayılırlar.
Büyüyen bebeğinizin okuması için evde kitapların çevrede yaygın olması gerekidir. İleride oyuncak sepeti oluştuğunda içinde kitap olmasına da özen gösterin. Unutmayın, çocuğunuza sınırsız alabileceğiniz ve O’nu şımartmayacak tek şey kitaptır.
Ayrıca bunları yaparken kendiniz de okumayı ihmal etmeyin. Keyif için okumanız bebeğiniz için de iyi bir model olacaktır.
http://www.mikadoyayinlari.com/cocuk-kitaplari.php?kategori=0 - 24 Ay Çocuk
Buradan da oğluşum Altuğ'a kitaplar seçeceğim..Siz de göz atın, isterseniz!!!
Her gün bunun için zaman ayırın, büyük ihtimalle gün içindeki uyku veya akşam uykusundan onceki zamanı seçebilirsiniz. Ayrıca bebeğinizle uykusundan once sarılmak bu rutini de kolaylaştırır. Bu bebeğinizi yatıştırır ve uyku zamanının geldiğini hatırlatır.
Günün başka zamanlarında da okumak yararlıdır. Altının kuru, tok ve dinlenmiş olduğu zamanları tercih edin. Kitaplar ayrıca doktorun muayenehanesinde veya alışveriş kuyruğunda beklemeye takıldığınız anlarda da hayat kurtarıcıdır.
Sizlere ek ipuçları:
•Okurken sarılmak bebeğinizin güvende, sıcak ve size bağlı hissetmesini sağlar.
•Gerekli yerlerde farklı karakterleri değişik ve seslerle gerektiği noktada farklı duygularla okuyun.
• Kitapta yazılı olanları okumaya uğraşmayın. Arada bir durun ve resimler ve yazılar hakkında sorular sorun. (‘Kedi nerede, Bak burdaymış, ne tatlı bir kedi.’) Çocuğunuz cevap vermese de bunun daha sonra cevap verebilmesini sağlar.
•Kitap okurken, basit şarkılar söyleyin, komik hayvan sesleri çıkartın veya dizinizin üzerinde zıplayın. Tüm bunların kitap okumanın keyifli olduğunu gösterir.
•Bebekler tekrarı çok severler ve tekrardan öğrenirler. Bu yüzden aynı şeyleri durmadan okumaktan çekinmeyin. Bunu yaptığınız zaman, bezer bir şarkıyı okuduğunuz gibi, her seferinde aynı yere vurgu yapın.
•Bebeğiniz büyüdükçe kumaş kitapları ve sert sayfalı kitapları tutmasına yardımcı oun. Ağzına götürmesine yardım etmeyin ama bu sayede onların öğrendiklerini de unutmayın. Anlayacaktır ki bu kitaplar yenmez!
Küçük bebekler için kitaplar basit, yazıların tekrarlandığı bir şekilde olmalı ve karışık olmayan basit resimleri içermelidir.
İlk aylarında sadece sesleri duyduğu için ritim içeren herşeyi okuyabilirsiniz. Biraz daha büyüdüğü zaman şekillere bakabilecektir ve bu yüzden basit resimleri ve mümkünse hiç fonu olmayan (veya tek renk olan) olan seçmelisiniz.
Bebeğiniz kitapları tutabilmeye başladığı zaman, içinde yüz şekilleri ve parlak renkleri olan kumaş kitapları tercih edin. Kitapların içinde neler olduğuna tepki göstermeye başladığı zaman kalın kitapları tercih edin. Konuşmaya başladıktan sonra kelimeleri veya bazı söyleyişleri tekrar etmelerini gerektiren kitaplar tercih edin.
Ayna içeren, dokun hisset tarzındaki kitaplar veya kapaklı sayfaları olan kitaplar da bu yaş grubu için yararlıdır. Kalın sayfaları kitaplar kolay çevrilir ve kolay tutulur. Bu yaştaki bebekler ayrıca tanıdıklarının resimlerini görmeye de bayılırlar.
Büyüyen bebeğinizin okuması için evde kitapların çevrede yaygın olması gerekidir. İleride oyuncak sepeti oluştuğunda içinde kitap olmasına da özen gösterin. Unutmayın, çocuğunuza sınırsız alabileceğiniz ve O’nu şımartmayacak tek şey kitaptır.
Ayrıca bunları yaparken kendiniz de okumayı ihmal etmeyin. Keyif için okumanız bebeğiniz için de iyi bir model olacaktır.
http://www.mikadoyayinlari.com/cocuk-kitaplari.php?kategori=0 - 24 Ay Çocuk
30 Mayıs 2011 Pazartesi
HAYDİ ANNE-BEBEK FESTİVALİNE!!!!!
İki gün sürecek olan Meydan AlışVeriş Merkezinde olacak, anne bebek festivalinde hediyeli yarışmalar, doktorlarla söyleşiler olacak. Bunun yanı sıra Blogcu Anne Elif, Yeşim Mutlu, Anneysen.com‘un kurucularından Pınar Şimşek, SlingoMOM ve bendeniz blogger anneler olarak söyleşi yapacağız. 5 Haziran saat 15:00′te sizleri de aramızda görmekten çok mutlu oluruz...
“KAHVALTININ YILDIZI” NUTELLA’DAN
“Kahvaltının Yıldızı” Nutella® için Türkiye’nin Profesyonel Aşçılık Okulu MSA’dan sofraları şenlendirecek yepyeni lezzetler!
İlk kez 1942 yılında tüketicileriyle buluşan Nutella®, uluslararası geçerliliğe sahip diploma veren Profesyonel Aşçılık Okulu Mutfak Sanatları Akademisi (MSA) ile yepyeni bir projeye imza attı. Nutella'nın ekmeğe sürülerek tüketilen bir besin olmasının yanısıra, farklı alternatiflerle de keyifle tüketilebileceğini deneyimlediğimiz projede, MSA tarafından çok özel tarifler yaratıldı.
Yapılan araştırmalar ve yüzlerce tadım sonucunda yaratılan ‘Nutella ile Lezzetli Kahvaltı Tarifleri’nde; Nutella’lı krepten waffle’a, Nutella’lı açmadan donut’a, Nutella’lı biroche’dan pita’ya kadar birçok özel tarif bulunuyor. Hem geleneksel kahvaltıyı farklılaştıran, hem de yepyeni kahvaltı alternatifleri oluşturan Nutella®, günün ilk öğününde aileniz ve sevdikleriniz için hazırlayabileceğiniz şaşırtıcı ve lezzetli seçenekler yaratıyor.
Evde de kolayca hazırlanabilecek şekilde, özel olarak yaratılan “Nutella ile Lezzetli Kahvaltı Tarifleri” hem Nutella® severlerin, hem de Nutella® ile yeni tanışacakların beğenisini kazanacak. MSA tarafından hazırlanan tarifler çok yakında Nutella tüketicileriyle paylaşılacak.
Geçenlerde email adresime Pelin Hanım'dan gelen , çok merak ettiğim MSA de yapılacak olan Nutella'nın bir aktivetsiyle ilgili bir email geldi..Çok heyecanlamnmıştım. Lakin işyerimde işler o kadar yoğundu ki.. İzin almam imkansızdı.. gerçekten üzüldüm.. takip ettiğim bir kaç blogda etk,nliğe katılmış ve yazı yazmıslar. Onları okuyunca daha da üzüldüm doğrusu.. ne yapalım sağlık olsun derken , bugün Nutella ile yapılacak lezzetli tariflerin de olduğu yeni bir email gelince çok memnun olduım. Hayatta vazgeçilmezlerimin başınada olan Nutella ile yapılacak olan tarifleri en kısa zamanda deneyip, buradan paylaşacağım..
27 Mayıs 2011 Cuma
ÇOCUĞUNUZUN AİLE SOFRASINA GEÇİŞİ
Çocuğunuz birinci yaşını doldururken onu artık aile sofrasına, sizin düzen ve saatlerinize alıştırmaya başlayabilirsiniz. Aile sorfasında yemeğe başlamak, hem onun sosyal davranışlar ve beceriler kazanmasını sağlayacak, hem de ailenin diğer bireylerin de yemek yiyor olması, çocuğunuzun kendisine verilen besinleri reddetmemesi için özendirici bir faktör olacaktır.
Çocuğunuzun sizinle beraber sofraya oturması, siz yetişkinler için evde pişirdiğiniz yemeklerden yiyebileceği anlamına gelmez. Çocuğunuzun yemekleri, az tuzlu ve az şekerli hazırlanmalıdır. 3 yaşını doldurana kadar çocuğunuzu ona uygun besinlerle beslemeli, ihtiyacı olan gıda miktarlarını günlük olarak alıp almadığını kontrol etmelisiniz. Yine bebeğinize özel lezzetli mama tariflerini hazırlayarak, ona hem sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırmış, hem de onu dengeli ve sağlıklı beslemiş olursunuz.
Aile sofrasına oturan bebekleri beslerken en sık yapılan hatalardan biri, çocuğu yemek suyu ile beslemektir. Sizin için hazırlanan yemeklerin suyunun bebek için beslenme değeri çok düşüktür. Bunun yanı sıra, çocuklara çay, kahve veya kola verilmesi, içerdikleri uyarıcı maddeler nedeni ile onları aşırı sinirli yapar. En doğrusu bu içecekleri çocuğa hiç tattırmamaktır.
Çoğu bebek ilk yaşından itibaren genel alerjilere sahip olabilir. Eğer alerjiler konusunda endişeleniyorsanız, uzmanlar yumurta beyazının 2 yaşına kadar, kabuklu deniz ürünlerinin ise 3 yaşına kadar verilmemesini önermektedir. Her çeşit şeker de, çocuklara sık verilmemesi gereken yiyeceklerdendir. Yemek aralarında çocuğa şeker vermek, iştahı kapatarak yetersiz beslenmesine yol açtığı gibi ilerde görülen diş çürüklerinin de önde gelen nedenidir.
Yavaş yavaş aile sofrasına alışan çocuğunuzu beslerken şu noktalara dikkat etmelisiniz;
•Çocuğunuzu yemeye zorlamayın. Beslenmeye biraz ara verip, sonra tekrar yemek vererek tam doyması sağlayın.
•Besinleri çocuğa değişik tat, kıvam, renk ve çeşitlilikte sunmaya çalışın.
•Beslenmede ödül yöntemi uygulamayın, yemek yerken babasına veya büyük kardeşlerine özendirmeyi deneyin.
•Sofraya onun rahat kullanabileceği, uygun boyutta kaşık- çatal vb. gereçler sağlayın.
•Çocuğunuz seçici davranıyorsa, besinleri karıştırarak yedirmeyi deneyin. (sebzeleri, sevdiği çorbanın içine doğrayarak, karışık pürler halinde vb.)
•Çocuğunuzun aşırı acıkıp sinirlenmesine fırsat yaratmayın.
•Çocuğunuzu uykulu iken beslemeyin.
•Sizin için hazırlanmış yemeklerin suları, çocuğunuzun beslenme ihtiyaçlarını karşılmaz. Fazla yağlı ve tuzlu yiyeceklerin çocuğa verilmemesi gerekir.
ALTUĞ artık 16 aylık ve mama sandalyesine oturmaya başladığından beri bizimle masada beraber oturyor. Masa ile aynı seviyede olabildiği için ikeanın mama asandelyesini kullanıyoruz. halbuki çok özenerek chihconunkini almıştık..
Altuğ , şu sıralar bzim evde cola içmemeizden dolayı colaya karşı bir ilgisi var. O nedenle dün akşam Altan'la da konuşarak Altuğ'a zarar vercek her türlü zararlı ve sağlıksız besinden bizde uzak duracağız. Çocuk çünkü bizde ne görürse, onu istiyor. Çikolata ve krakerler içinde aynı şey geçerli..
Bizimle beraber aynı masada oturmaktan , biz ne yersek , karnı tok bile olsa tatmaktan çok mutlu oluyor. Biz her sabah Altuğ'a özel yemekler yapıyoruz. bazen bir kısır döngüye dönmüş gib hissetsem de bu ay pilavı yemeye başladı. Normalde sadece tadarken , şimdi yanında köfte ile yemeyi seviyor. etli kabak dolmasını seviyor..Mercimek çorbasının her türünüde severek yiyor. Necla teyzesi ; Altuğ'a hafta da 2 kere yoğurt mayalıyor. Severek de yiyor.Devam sütünü uyanıkken asla içmiyor. Bizde Altuğ uyurken, biberonla veriyoruz. Bazen çok güzel içerken bazen de içmiyor..
Hemen hemen herşeyi sevrek yiyor. sadece balığı kuru buluyor,sadec tadıyor. O nedenle balık yağ içeren bir vitamin veriyoruz, hafta da iki kere..
Buynun dışında çok da büyük sıkıntımız yok. Diş çıkarma ve hastalık dönemleri dışında...
KAYNAK: http://www.milupa.com.tr/cocugunuzun-beslenmesi/aile-sofrasina-gecis
Çocuğunuzun sizinle beraber sofraya oturması, siz yetişkinler için evde pişirdiğiniz yemeklerden yiyebileceği anlamına gelmez. Çocuğunuzun yemekleri, az tuzlu ve az şekerli hazırlanmalıdır. 3 yaşını doldurana kadar çocuğunuzu ona uygun besinlerle beslemeli, ihtiyacı olan gıda miktarlarını günlük olarak alıp almadığını kontrol etmelisiniz. Yine bebeğinize özel lezzetli mama tariflerini hazırlayarak, ona hem sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırmış, hem de onu dengeli ve sağlıklı beslemiş olursunuz.
Aile sofrasına oturan bebekleri beslerken en sık yapılan hatalardan biri, çocuğu yemek suyu ile beslemektir. Sizin için hazırlanan yemeklerin suyunun bebek için beslenme değeri çok düşüktür. Bunun yanı sıra, çocuklara çay, kahve veya kola verilmesi, içerdikleri uyarıcı maddeler nedeni ile onları aşırı sinirli yapar. En doğrusu bu içecekleri çocuğa hiç tattırmamaktır.
Çoğu bebek ilk yaşından itibaren genel alerjilere sahip olabilir. Eğer alerjiler konusunda endişeleniyorsanız, uzmanlar yumurta beyazının 2 yaşına kadar, kabuklu deniz ürünlerinin ise 3 yaşına kadar verilmemesini önermektedir. Her çeşit şeker de, çocuklara sık verilmemesi gereken yiyeceklerdendir. Yemek aralarında çocuğa şeker vermek, iştahı kapatarak yetersiz beslenmesine yol açtığı gibi ilerde görülen diş çürüklerinin de önde gelen nedenidir.
Yavaş yavaş aile sofrasına alışan çocuğunuzu beslerken şu noktalara dikkat etmelisiniz;
•Çocuğunuzu yemeye zorlamayın. Beslenmeye biraz ara verip, sonra tekrar yemek vererek tam doyması sağlayın.
•Besinleri çocuğa değişik tat, kıvam, renk ve çeşitlilikte sunmaya çalışın.
•Beslenmede ödül yöntemi uygulamayın, yemek yerken babasına veya büyük kardeşlerine özendirmeyi deneyin.
•Sofraya onun rahat kullanabileceği, uygun boyutta kaşık- çatal vb. gereçler sağlayın.
•Çocuğunuz seçici davranıyorsa, besinleri karıştırarak yedirmeyi deneyin. (sebzeleri, sevdiği çorbanın içine doğrayarak, karışık pürler halinde vb.)
•Çocuğunuzun aşırı acıkıp sinirlenmesine fırsat yaratmayın.
•Çocuğunuzu uykulu iken beslemeyin.
•Sizin için hazırlanmış yemeklerin suları, çocuğunuzun beslenme ihtiyaçlarını karşılmaz. Fazla yağlı ve tuzlu yiyeceklerin çocuğa verilmemesi gerekir.
ALTUĞ artık 16 aylık ve mama sandalyesine oturmaya başladığından beri bizimle masada beraber oturyor. Masa ile aynı seviyede olabildiği için ikeanın mama asandelyesini kullanıyoruz. halbuki çok özenerek chihconunkini almıştık..
Altuğ , şu sıralar bzim evde cola içmemeizden dolayı colaya karşı bir ilgisi var. O nedenle dün akşam Altan'la da konuşarak Altuğ'a zarar vercek her türlü zararlı ve sağlıksız besinden bizde uzak duracağız. Çocuk çünkü bizde ne görürse, onu istiyor. Çikolata ve krakerler içinde aynı şey geçerli..
Bizimle beraber aynı masada oturmaktan , biz ne yersek , karnı tok bile olsa tatmaktan çok mutlu oluyor. Biz her sabah Altuğ'a özel yemekler yapıyoruz. bazen bir kısır döngüye dönmüş gib hissetsem de bu ay pilavı yemeye başladı. Normalde sadece tadarken , şimdi yanında köfte ile yemeyi seviyor. etli kabak dolmasını seviyor..Mercimek çorbasının her türünüde severek yiyor. Necla teyzesi ; Altuğ'a hafta da 2 kere yoğurt mayalıyor. Severek de yiyor.Devam sütünü uyanıkken asla içmiyor. Bizde Altuğ uyurken, biberonla veriyoruz. Bazen çok güzel içerken bazen de içmiyor..
Hemen hemen herşeyi sevrek yiyor. sadece balığı kuru buluyor,sadec tadıyor. O nedenle balık yağ içeren bir vitamin veriyoruz, hafta da iki kere..
Buynun dışında çok da büyük sıkıntımız yok. Diş çıkarma ve hastalık dönemleri dışında...
KAYNAK: http://www.milupa.com.tr/cocugunuzun-beslenmesi/aile-sofrasina-gecis
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











