18 Nisan 2011 Pazartesi

ANNELİK YOLUNDA DOĞUMA VE BEBEĞE HAZIRLIK KURSU NEDEN GEREKLİ?

Doğum öncesi kurslar gerek anne gerekse baba açısında doğuma hazırlıkta büyük yarar sağlamaktadır. Anne psikolojik ve fiziksel olarak doğuma hazırlanırken baba da onun yanında olarak kendini bu serüvene hazırlar.
 Hamilelik dönemi bayanların fiziksel ve psikolojik değişimler yaşadıkları zor bir dönemdir. Anne adaylarının gerek kendisi ve gerekse bebekle ilgili kaygıları,doğum ve sonrasında yetersizlik korkusu bazen hamilelik döneminin endişe ve sıkıntılarla dolu geçmesine neden olmaktadır.
 Annelik Yolunda Doğuma Hazırlık Kursu’nun amacı,hamilelik süreci, doğum ve bebek bakımı gibi konularda anne ve baba adaylarını bilinçlendirerek kaygılardan uzak mutlu bir hamilelik ve sağlıklı bir doğum dönemi geçirmelerini sağlamaktır.


 Annelik Yolunda Doğuma Hazırlık Kursu’nda hamilelik süresince dikkat edilmesi gereken hususlara, doğum sürecine,doğuma yardımcı olan nefes ve masaj tekniklerine,emzirme-anne sütü ve doğum sonrası anne-bebek sağlığına kadar bilinmesi gereken tüm konular, hamile eğitmeni Esra Ertuğrul ve klinik psikolog Gonca Şensözen tarafından anlatılacaktır.
Günümüzde, geleceğin anne babalarının çocuklarıyla ilişkilerine alışmasını ve yeni rollerini benimsemesini kolaylaştıracak ve destekleyecek doğum öncesi kurslarına talep artmaktadır. Bu tip kurslar talepleri karşılamak için içeriklerini zenginleştirerek “doğuma ve anne-baba olmaya hazırlanmak” konularında destek vermekteler. Annelik Yolunda Doğuma hazırlık kursunda anne adayları istediği takdirde programa eşleri ile katılabilirler.

Bu tip kurslara hamileliğinizin ikinci üç aylık dönemde başlayabilir. Bireysel veya grup çalışmasını tercih etmiş olabilirsiniz. Doğumun nerede olacağı veya kimin yaptıracağı da önemli değildir. Bu tip çalışmalarda önemli olan yaratılan güven atmosferidir. Baba adayı da bu çalışmalara dahil edilebilir. Özellikle nefes alma egzersizlerinde baba adayının desteğine gerek duyulmaktadır. Her bir ders önemlidir. Derslerde çeşitli konular tartışılır: Hamilelik, vücudunuz, nefes alma egzersizleri, farklı duruşlar, vs. Hamile eğitmenimiz ve psikoloğumuz orada bulunarak bebeğinizin günlük yaşamı ile ilgili soruları yanıtlar: Tuvalet ve beslenme vb.

Doğum sadece gebeliğin fizyolojik olarak bitmesi demek değildir. Kadının vücuduyla ve ruhuyla yaşadığı hayatındaki en önemli deneyimdir. Doğum sırasında bebeğine ve kendine yardımcı olacak becerileri öğrenmek, doğuma aktif bir şekilde katılabilmek; hem sağlıklı bir bebeğe sahip olmak, hem de iyi bir doğum deneyimi yaşamak, anne olmanın hazzını bir kat daha arttıracaktır.

13 Nisan 2011 Çarşamba

15 AYLIK BEBEK GELİŞİMİ

Çocuğunuz nasıl büyüyor? : Bebeğiniz bu günlerde hızlı büyüyor, yürüyor, birazcık konuşuyor, büyük bir ihtimalle de yemek yerden çatal ve kaşığını kullanabiliyor. Bedeninin bir bölgesini göstermek veya oyuncaklarını kamyona yüklemek sonra da çıkartmak gibi her türlü oyun ona etrafındaki dünyayı öğretir. Öğrendiği bir diğer şey ise kendisinin “birey” olduğu, sadece sizin bir uzantınız olmadığıdır. Çocuğunuzun “birey olma” kavramını öğrenip öğrenmediğini nasıl anlarsınız? Onu ayna karşısında izleyin. Eğer kendisi tanıyıp, karşısında duran “diğer” bebeğe dokunmaya,uzanmaya çalışmıyorsa kavramı öğrenmiştir.


Hayatınız nasıl değişiyor ? : Çocuğunuzun etrafındaki dünya ile olan kesişmeleri onun huyları hakkında size çok şeyler anlatabilir, farklı durumlar, insanlar, yerler karşısında neler yapıyor ? Örneğin bazı çocuklar değişikliklere karşı esnektir, çabuk adapte olabilir, ama bazıları için ayrı bir süreç söz konusu olabilir. Çocuğunuzun çevresel koşullarını adaptasyonda başarılı olabilmesi için şekillendirebilirsiniz. Onu rahatlatabilmeniz için çocuğunuz size güvenir. Onun ihtiyaçlarına saygı duyup destek vererek çocuğunuzdan maksimum potensiyelini alabilirsiniz.

Ebeveynlerden yolculuğu kolaylaştıracak ipuçları : 15 aylık bir bebek için araba yolculuğu sıkıcı olabilir. Bu durumla mücade için yanınıza atıştırmalıklar ve özel oyuncaklar almayı unutmayın.

Konuşma ve anlama gelişimi : Konuşma düzeyleri 15. ay itibariyle %75 oranındaki çocuklar “anne”, “baba”, “mama” gibi kelimeler dışında en ez üç tane “top”, “su” gibi isimler öğrenir. Tipik bir 15 aylık bebek “bana ayakkabılarını getir”, “kitabı yere koy” gibi basit komutları takip edebilir. Bunun dışında “hayır”, “buraya gel”, “göster”, “bak” şeklindeki ifadeleri de anlar.

Neler Yapabilirsiniz ?

Çocuğunuzun daha fazla konuşmasını sağlamanın bir yolu o birşeyler söylemeye çalışırken onu dinlemektir. Her ne kadar çocuğunuzun sorduğu veya söylemek istediği şeyi anlamasanız da, sizinle iletişim kurmaya çalışırken onunla göz teması içinde olun, mümkün olduğunca onun sorularına veya anlatımlarına cevap verin, bu tutumunuz bebeğinizi konuşmak yönünde cesaretlendirecektir.

Eğer çocuğunuz konuşmak konusunda biraz bekliyorsa birlikte ona bol bol kitap okuyun. Bir kitabın resimlerine bakmak, tanıdığı objeleri işaret etmek onun bu bilgileri ileride kullanmasını sağlayacaktır. Bebekçe konuşmalardan uzak durun, bu çocuğunuzun aklını karıştırır. Eğer bebeğiniz “anne” yerine “anniii” diyorsa onun söyleyiş şeklini tekrar etmektense basitçe “anne” deyin.

Uyuma vakitleri dışında çocuğunuz oturarak kitaplara bakmakta zorluk çekiyor olabilir. Ancak 15. aydan itibaren çocuklar kitaplarla daha ilgili hale gelirler, ister ebeveynleri ile birlikte, ister yanlız. Çocuğunuzun kitaplardaki resimlere hafifçe vurduğunu, kitaplardaki farklı içeriklerle ilgilendiğini görürsünüz. Eğer halen çocuğunuz oturup kitaplara bakmıyorsa, o oyun oynarken siz de yanında sesli kitap okuyabilirsiniz.

Diğer Gelişmeler : Araçları kullanmak ve hayali oyunlar

12 – 13 aylık bebekler kaşıklara önce parmakları ile kavramaya çalışıp, sonra kaşığı yemeğe uğraşırlar veya kaşığı tabğa hızlı hızlı vururlar. Ama 15 aylık bir bebek artık kaşığın birşeyleri karıştırmak, yemek için olduğunu anlar ve onu doğru amaç için kullanmaya çalışır. Kaşık içindeki yoğurdu alıp yere fırlatmakla kalmayıp eğer serbest halde ise bir de gider yerdeki yoğurdu eli ile boca eder. Eğer 15 aylık bebeğinize bir saç fırçası verirseniz o aynen sizin gibi kendisinin veya oyuncağının saçlarını taramaya çalışır. Araçların nasıl çalıştığını anlamak bebeklerde kelime öğrenmek ve kendini ifade etmek beceri ile paralel yürür. Artık çocuğunuz araçların nasıl çalıştığı ve yapacağı hareketler ile ne sonuçlar alacağını üzerine düşünebilmektedir.

Benzer bir senaryoyla yemek vaktinde çocuğunuzun hayal gücünü canlandırabilirsiniz. Onu aşçı yapın ve önüne plastik bir karıştırma kapı, bir çırpıcı veya kaşık koyun. Bırakın o size bir yemek yapsın ve sonrasında karşılıklı hayali yemeğinizi yiyin.
Çocuğunuz konuşmaya başlayınca bu onun hem kelimeleri anladığını , hem kullandığını, hem de taklit yapabileceğini gösterir. 15 aylık bir bebeğin hayal gücü kendi davranışları etrafında gelişir. Bir kaşık aldığında sanki yemek yiyormuş gibi yapar veya kafasını sizin dizinize koyup uyuyormuş havasına bürünür. Düşüncelerini sembolize eder ama bu devrede taklit etmenin en bariz göstergesi ayna karşısındaki davranışlarıdır. Gelecek aylarda ve yıllarda çocuğunuz gerçeklik dışı düşünmek yetisini daha çok dışa vuracaktır. Eline bir sopa alıp onu size sallayacak ve onun bulutlar üstünde uçan bir uçak olduğunu veya aslında kendisinin bir itfahiye olduğunu söyleyecektir.

Çocuklar iki yaşına kadar olmadıkları biriymiş gibi davranmazlar ama siz yine de buna ait bir rol çalışması yapabilirsiniz. Mesela siz bir köpek olup, çocuğunuza da bir kedi olmasını söyleyebilirsiniz. Siz havlarsınız ,o miyavlar ve sonra beraberce bol bol gülersiniz. Veya tam tersi o büyük köpek, siz küçük kedi olursunuz : Böyle tersi bir rolde daha fazla eğlenirsiniz çünkü çocukların büyük insanlardan daha güçlü olduğunu hissettiği bu tip kısa sürelerde kendilerine güveni artar, memnun olurlar.

Sosyal ve duygusal gelişim : Artan hırçınlık
İlk kötü haber : Artık çocuğunuz çok daha çabuk hırçınlaşıyor, sinirleniyor. Ve şimdi iyi haber : Bu tip kızgınlık ve hayal kırıklığı kısa sürelidir. Tabii ki bu tip kızgınlıklar hep en olmadık yerlerde yaşanır , mesela bir markette veya kalabalık bir yemekte. Böyle zamanlarda durumu nasıl ele alacağınızın yolunu siz geliştireceksiniz. Çocukların duyuları bilmedikleri yerlerde, kalabalık, fazla gürültülü ortamlarda çok fazla uyarıldığı için genelde böyle hırçınlaşırlar. Bütün bu yoğunluk ile başa çıkamazlar. Üstelik bu gibi ortamlarda sizin bütün dikkatinizi üstünde toplayamadığı için de sinirlenebilir çünkü bu dönem çocuklar bütün ilginin kendilerinin üstünde olmasını isterler.

Neler yapabilirsiniz ?

Çocuğunuzun hırçınlık anlarında sadece duygusal olarak onunla beraber olun ve eğlenceli durumlar yaratmaya çalışın. Örneğin “ooooo etrafta çok nefis çikolatalar görüyorum, bir de seniiiii …” gibi oyunlar yaratarak ve onu alışveriş arabasının içine oturtarak dikkatinizin hep merkezinde olduğunu ona gösterebilirsiniz. Ama maalesef hırçınlıklar kaçınılmazdır ve her çocuğun ara sıra patlamaları olur. Unutmayın hem fiziksel , hem de duygusal olarak gelişen çocuklar içlerindeki bu dalgalanmaları hergün bir şekilde dışa vururlar.

Çocuğunuzun hırçınlık nöbetleri ile mücadele edebilene kadar birkaç taktik denemek durumunda kalabilirsiniz. Örneğin çocuğunuzu kucağınıza alın ve sakinleşene kadar ona sarılın. Ona bağırmayın, veya koluna çimdik atmayın, bunlar onun hayal kırıklığını daha fazla arttırır. Onu kucağınıza alın ve bir noktaya kadar taşıyın, mesela arabanın içine kadar. Bu arada hep onun yanında olmanız ve onu sediğinizi göstermeniz onu sakinleştirecektir. Eğer evde iseniz, onun sürekli ağlamalarını dinlemeniz çok zordur, sadece onun bulunduğu odayı terkedin.

Eğer çocuğunuz uygunsuz bir yerde, başkalarının yanında hırçınlığı ile sizi utandırmış ise bunu farkeder ve hırçınlık düzeyini arttırması büyük olasılıktır. Bu gibi durumlarda tek yapacağınız şey yüzünüze bir gülümseme yerleştirerek çocuğunuzu o ortamdan derhal uzaklaştırmaktır.

Diğer Gelişmeler : Sizi test ederek sınırları aramak

Ebeveynler olarak çocuğunuza yönelik en büyük işiniz ona çeşitli sınırlar getirmektir. Bazen kendinizi takılmış plak gibi hissedersiniz, ama sizin sınır koymaya çalıştığınız her ne ise onu bir daha yaparken bu sefer çocuğunuzu izleyin. Örneğin sizin defalarca “hayır” dediğiniz bir koltuğun üstüne tekrar tırmanıyor, bırakın tırmansın ama sakın ondan gözünüzü ayırmayın. Siz, onun size meydan okuduğunu düşünürken, o aslında sizi test etmekte ve sizin ona “yeter, sana kaç defa söyledim” demenizi beklemektedir.

15 aylık bir çocuğun bütün meydan okumaları ve aykırılıkları aslında onun gelişimiyle ilgili olduğunu lütfen unutmamaya çalışın. O masanın üstünü kaşıkla çizerken mobilyayı mahvettiğinin farkında değildir, o sadece ana motor becerilerinin keyfini sürüyordur. Ve eğer yatağa gitmeyi reddederse, bilin ki o sizinle birlikte olmayı heyecanlı bulduğu ve sizden ayrıldığında birşeyleri kaçırmayı istemediğinden uyumayı istemez.Banyo sonrası kitap okumak, renkli kalemlerle birşeyler çizmek gibi çeşitli rutinler geliştirirseniz, bu dönemi daha az “hayal kırıklıkları” ile atlatabilirsiniz.

Kaynak : Babycenter.com

Altuğ 2 gün sonra 15 aylık olacak. Yukarıda yazdıklarımızın hepsini yaşıyoruz. Bu aralar en sevdiğği şey, kaşık,çatal kullanmak. Bardağı zaten bebekliğinden beri kullanıyordu. Neclea Teyzesi küçüklüğünden beri çay bardağından su içirdiği için bu konuda sorun yaşamadık. Çok güzel kaşık kullanıyor. Sürahiden bardağa su boşaltmak da bu aralar favorisi..
Söylediklerimizi çok güzel anlıyor. Ayrıca istedikleri ve istemedikleri konusunda kararlı.. Hırçınlık bu ay bizde de başladı. İstediğinin olmasını istiyor. Olmazsa o zaman biraz sorun çıkarıyor. Dikkatini başka yöne çekiyoruz. Altuğ'u kucağıma alıp, o ortamdan uzaklaşarak oğlumu rahatlatmaya çalışıyorum.
Anne, baba, dede söylüyor. Bazen bu diyerek, su istediğini ifade ediyor. Ama her zaman bu kelimeleri kullanmıyor.
Yürüme işi ise elimizi tutarrak koşuyor bile.Kendi kendine kısa mesafelerde yürüyor. Sanırım bu konu üzerinde çalışmamız gerekir: Birazcık onu yüreklendirmek lazım. Çok temkinli,yiz. o da onu yavaşlatıyor ,sanırım. Dün burada 15 aylık bir çocuk gördüm. Kendi kendine yürüdüğü gibi, koşuyor. Sanki Altuğ'dan daha büyük gibi geldi, bana .Bİraz da moralim bozuldu. Fakat prematüre olmasından gelen şeyler bu. Bazı şeylerde biraz daha geriyiz sanırım..Ama bu da o kadar kafaya takılacak bir durum da değil..
Kitaplarla çok ilgili değil. Yeni birkaç kitap aldım, Altuğ'a ..Bunlar bol resimli, esasında daha büyük çocuklar iççin olanlarından.. Epeyce onlarla vakit geçiriyor. Kendi kendsine sayfalarını çeviriyor. Kendince yorumlar yapıyor. Eğitici kartları da var. Onları kutudan çıkarıp, içine yerleştiriyor.Üzerindeki reszsimlerde farklı dokular var. Özelikle de onlara dokunmayı seviyor.
Odasını montessoriye göre değiştirmek iççn araştırmalar yaptım. Hatta İkeaya gidip, Altuğ'unun üstüne oturabileceği sandalye ve masalara baktık. Hiç ilgilenmedi. Hatta üstüne oturmak bile istemedi. Oyun çadırı vardı. onunla çok ilgilendiğinden dolayı bizde çadırı aldık. Evde en çok salon oturduğumuz için salonda ona uygun yerleştirdik. İçine kitaplarını, sevdiği oyuncaklarını koyduk. Orada oynamaktan çok hoşalnıyor. Gun içinde içine girip-çıkmaktan çok zevk alıyor. Bunların dışında açma-kapama, kutuları birbirinin içine yerleştirme , legoları çok seviyor. En çok sevdiği ve en çok vakit geçirdiği oyuncaklar.
Müzik dinlemek ve dans etmek yine çok sevdiği şeylerden. Ayaklarıyla , elleriyle tempo tutmaya çalışıyor. Çok tatalı oluyor o zaman...

12 Nisan 2011 Salı

ALTUĞ DOLMALARI MINCIKLARKEN...






Dün hazır aldığım zeytinyağlı dolmalarımı Altuğ bir güzel mıncıkladı.. O kadar tatlı ki... Tabii ki bu arada koltuk ve üstü battı.. Ama hasta oğluşum bu işten çok keyif aldı...

ALTUĞ NEZLE OLDU:((

Altuğ pazar akşamı yedikelri birazıcık fazla gelince kustu. Sonra da küçük adamın burnucuğu akmaya başladı.. Çok fena oldu, birden.. Sabahı zor ettim, hemencik Dr. Zermine Hanımı aradım. Sağolsun hızır gibi yetişiyor bize. Henmen ilaçlarını yazdırıd. Bugün birazcık daha iyi.. Sümükleri sanki daha azalmış. Yorgun gibi hafiften. Bu arada bir de azı dişlerini çıkarmaya da çalışıyor.İnşallah kilo vermez..Çünkü iki gündür çok iştehsız. Çok zor yemek yediryoruz. Yaramazlık adına hızı hiç kesilmedi.. Aynen devam ediyor.
Dr. Zermine Hanımın verdiği reçete de Ventolin ile hava avermemiz gerekiyor. Öksürüğe dönmesin diye.. bebkken bir kere kullanmıştık. Fakat Altuğ şimdi çok hareketli.Ne yapacağım diye düşündüm. Eve  ginice makineyi hazırladım. Motor kısmının üstüne örtü örttüm ki korkmasın diye.. Ucundaki maskeyi de çıkardım.







Ve Altuğ'a hava vermeye başladım. Çok ilgisini çekti. İlkten bir irkildi, sonra o kadar çok sevdi ki oyun oynuyoruz sandı. Tüm geceelinden düşürmedi...
Bunu böyle atlattık..İnsallah hastalığı ilerlemeden oğluşum iyileşir...

11 Nisan 2011 Pazartesi

KADINLAR İŞ BULAMAZSA....

Dün gece twitter'da mesajları okurken bugün Gülben Ergen'in TRT de yayınlanan programına Sağlık Bakanının konuk olacağı öğrendim. Emzrime Reformu  üyeleri olarak anne sütü , süt izni hakkında Gülben Ergen'in Sağlık Baklanına sorular sorması için hepimiz Gülben Ergen'e twitter attık. Bugün program başlayınca istediğimiz oldu. Bizlerden Mine'nin twitter mesajını okudu.
Bu mesaj daki soru:  ''Sağlık Bakanlığı ilk 6 ay sadece anne sütü diyorsa doğum izninin de 6 ay olması gerekmez mi?'' Fakat Sağlık bakanımızın verdiği cevaap tabii ki bizim beklediğimiz cevap değil:(( Bu konuda hepimiz üzüldük ve biraz da kızdık.

Özellikle çalışan anne olmak gerçekten çok zor. Hem çalışmak zorunda olup, hem de bebeğinizi emzirmek istediğiniz zaman hep zorluklarla karşılaşıyorsunuz. O nedenle  Bakanımızın özelliklede 6 çocuk babası olan bir babanın verdiği cevap''doğum izninin daha fazla uzatılması kadın istihdamını olumsuz etkiler''... Bu gerçekten kırıcıydı.

Bunda gerçeklik payı var. Eğer 6 ay üzretli süt izni olduğunda , işe alım sözkonusu olduğunda işverenler erkekleri tercih edebilir.Fakat bu durum şimdi de var. Bu izin sözkonusu olduğunda bence çok da büyük değişikllik olmayacaktır.

 Türkiye de Sağlık politikası olarak ''sadece 6 ay anne sütü ile beslenmeyi''destekliyor.Bu çok güzel.Fakat bir yandan da süt izni olarak annelere toplam 16 hafta izin veriliyor. Bu bir  çeliki değil midir?
Ücretsiz 6 ay süt izni var. Evet Var!!!Ama bu özel firmalrda çalışan anneler için ne kadar geçerli..Bunu da düşünmek gerek..

Ben bu konudan dolayı gerçekten çok ama çok zorlandım. Çalışmaya başladığım dönemde de günde 1,5 saatlik süt iznim yollarda telef oldu. Bebeğim zaten erken doğduğu için öncesi izinlerim yandı. 8 hafta sonra işe başladım. Bebeğim miadında doğması gerektiği dönemde ben işteydim. Bir anne için bu gerçekten çok ama çok zor bir durum.. Bunu ancak ve ancak yaşayan bilir.Onun için

LÜTFEN BİZİM SESİMİZİ DUYUN VE BİZE DESTEK VERİN!!!!

6 Nisan 2011 Çarşamba

ANNELİK YOLUNDA DOĞUMA HAZIRLIK KURSU İLE ‘’ANNE-BABALIK YOLUNDA’’ İLK ADIMINIZI ATIN!!!

Siz anne adaylarını hamilelik dönemlerinizi rahat geçirmek, ağrısız doğum tekniklerini öğrenmek,doğuma yardımcı nefes tekniklerini öğrenmek, yeni doğan bebeklerine ilk bakım esasları ve artık geçerliliği kanıtlanmış bebek masajı yöntemini öğretmek ve doğum sonrası annenin eski haline daha kolay ve sağlıkla dönmesini sağlamak için Annelik Yolunda Doğuma Hazırlık Kursumuza bekliyoruz!!!

Gebelik,doğum ve en sonunda ulaştığınız bebek.. Bunlar bir anne ve baba adayının hayatında dönüm noktalarıdır. Biz bu dönüm noktanızın en iyi şekilde olması için sizlere destek vermeye çalışıyoruz..Bu kurs ile daha bilinçli ve keyifli bir hamilelik dönemi geçirmenize yardımcı olmak, kontrollü ve kolay bir doğum yaşamınıza yardımcı olmak ve güvenli ve sağlıklı bir doğum ve sonrasında bakımını sağlamak için bu programı hazırladık...

Anneler kadar babalar da bu macerada heyecanlılar..Babaların da heyecanını paylaşmak,eşlerini anlamalarını sağlamak ve annelere destek olmanın yollarını bulmaları konusunda yönlendirmek ve anne-baba adaylarının arasındaki ilişkiyi güçlendirmek başlıca hedeflerimizdir......

Annelik Yolunda Doğuma Hazırlık Kursunda Pazar günleri saat 11:00-16:00 arasında yapılacaktır.


KURSUMUZUN İÇERİĞİ;

Doğum

Doğum planımızın hazırlanması,

Doğum çantamıza gerekenler,

Hastanede bizi neler bekliyor?

Doğumumun başladığını nasıl anlarım?

Ağrısız doğum için gerekli egzersiz ve masaj teknikleri

Doğum esnasında kullanılan nefes egzersizleri

Babanın doğumdaki rolü

EMZİRME ( teknikleri, bebeği nasıl memeye tutturacağız, doğru pozisyon,emzirmede yapılan hatalar, emzirmeye yardımcı destek ürünler neler? Emzirirken nasıl besleneceğiz?)

0-3 ay anne-bebek ilişkisinin önemi; Anne-bebek arasındaki bağlanma süreci

Lohusalık döneminde annenin ve bebeğin bakımı,

Lohusalık hüznü/depresyonu,

İlk günlerde bebeklerde rutinler oluşturmak,

Bebeğin ağlaması ve onu sakinleştirmenin püf noktaları,






Hamilelik anne ve babanın, bebeğin anne karnındaki ve sonrasındaki fiziksel ve zihinsel gelişimi konusunda bilinçlenmesi gereken en önemli dönemdir. Hamilelik esnasında annenin ve bebeğin ruhsal ve bedensel anlamda sağlıklı bir hamilelik dönemi yaşayabilmesi için, bu dönemin pek çok uygulama ile desteklenmesi gerekmektedir



Doğum öncesi kurslar gerek anne gerekse baba açısında doğuma hazırlıkta büyük yarar sağlamaktadır. Anne psikolojik ve fiziksel olarak doğuma hazırlanırken baba da onun yanında olarak kendini bu serüvene hazırlar.

Hamilelik dönemi bayanların fiziksel ve psikolojik değişimler yaşadıkları zor bir dönemdir. Anne adaylarının gerek kendisi ve gerekse bebekle ilgili kaygıları, doğum ve sonrasında yetersizlik korkusu bazen hamilelik döneminin endişe ve sıkıntılarla dolu geçmesine neden olmaktadır.

Annelik Yolunda Doğuma Hazırlık kursumuzun amacı, hamilelik süreci, doğum ve bebek bakımı gibi konularda katılımcıları bilinçlendirerek kaygılardan uzak mutlu bir hamilelik ve sağlıklı bir doğum dönemi geçirmelerini sağlamaktır. .

Doğuma iyi hazırlanmış bir anne adayı bebeğini genelde daha kolay dünyaya getirir. Bu yüzden Annelik Yolunda Doğum Hazırlık kurslarının sunduğu avantajlardan siz de mutlaka faydalanın!!.

Bir doğum hazırlık kursu sizi hem bedenen hem zihnen doğuma hazırlayacaktır. Böyle bir kurs sizi yeni ‘‘mesleğinize’’, anneliğe ve babalığa yaklaştıracak. Bu kurslarda emzirmeyi ve bebek bakımını öğrenebilirsiniz; ayrıca eni hayatınızdaki değişiklikler de sürpriz olmaktan çıkacaktır..


ANNELİK YOLUNDA DOĞUMA HAZIRLIK KURSU

Adres: Tütüncü Mehmet Efendi Cd. 2. Orta Sk. Bahar Apt. A Blok D:7 Göztepe-İstanbul
Tel: 05554053703-05326870802
http://bebeimgeliyor.blogspot.com/
http://www.annelikyolunda.com/

28 Mart 2011 Pazartesi

14 aylık bebeğin fiziksel, sosyal ve duygusal gelişimi nasıldır ?

Çocuğunuz nasıl büyüyor ? : Çocuğunuz bugünlerde yeni beceriler kazanıyor — güle güle diyerek el sallamaktan bardaktan su içmeye kadar. Ama büyüklerin masa düzeni ve adetleri üzerine hiçbir katılımları yok ve tabii ki bu çok normal . Daha onun için bu gibi düzen, adet konuları çok erken. Yemek yemek tecrübe edilerek öğrenilir, ve bu dönemde çocukların öğrenme süreçleri biraz dağınıktır. Kısacası bırakın kendi kendine kaşık kullanmaya çalışsın, bezelyeler yere düştüğünde, yumurta parçaları etrafta uçuştuğunda ne olur görsün.

Hayatınız nasıl değişiyor ? : Çocuğunuzun ne yiyeceği konusunu kendisine bırakırken, onu herhangi bir şey için durdurmanız da bu dönemde pek mümkün olmaz. Neden ? Bu yaşta sizin “hayır” dediğiniz hemen hemen herşey çocuğunuz için çok caziptir. O yüzden kendi rahatınız için evinizi mümkün olduğunca güvenlikli hale getirin, alçak dolapları kilitleyin, kırılacakları ortalıktan kaldırım, vs.

Ebeveynlere tavsiye : Bir “çocuk köşesi” yaratın ve sadece onun oyuncaklarını içine koyabileceğiniz bir dolap hazırlayın. Bu dolabın içini onun keşfetmekten keyif alacağı zararsız oyuncak, eşya, objelerle doldurun. Dönem dönem de doabın içindeki ıvır zıvırı tazeleyin. – buna bayılacaktır-

Fiziksel gelişim : Pratik yapmak mükemmelleştirir


Eğer çocuğunuz birkaç hafta, hatta aydır yürüyebiliyorsa, gün geçtikçe kendine güveni artmakta ve hareketlenmektedir. Onun nasıl hareketlerine hakim olmaya başladığını gözlemleyin veya düşmeden nasıl bir oyuncağını yerden alabildiğini izleyin. 14 aylık bebekler ayrıca nesneleri bir yerden başka bir konuma hareket ettirmeyi severler, evde sandalyeleri, kutuları, güçlerinin yettiği herşeyi itmekten asla yorulmazlar. Aslında çocuğunuz sürekli kendi fiziksel yeterliliklerini test etmektedir. Örneğin sürekli koltuk, sandalyeye, merdivene tırmanmaya çalışır. Onun bu heyecanını yakından gözleyin.

Çocuğunuz şu aşamada bir topu size yuvarlayabilecek koordinasyonu kurabilir veya siz ona yuvarladığınızda topu yakalayabilir. Topla beraber yere tam onun karşısına oturun, önünüzdeki en az beş dakika boyunca o bu oyunla meşgul olacaktır. Yuvarlamak ve yakalamak oldukça karmaşık yeteneklerdir, bu yüzden başlangıçta çocuğunuz koordinasyonu kuramazsa endişelenmeyin. Bu tip oyunlar içindeki insan ve obje faktörleri ile bebeğinizin fiziksel dünyayı keşfetme ihtiyacının birer parçasıdır.

Eğer çocuğunuz henüz yürümediyse meraklanmayın, zaman yakındır. Siz farkında olmadan bir bakacaksınız etrafta sizi takip etmeye başlamış. Unutmayın bebeklerin en erken 9 aylık, en geç 18 aylık yürümesi normaldir.

Neler yapabilirsiz ?

Eğer çocuğunuz artık rahatça yürüyebiliyorsa ve biryerlere tırmanmaya çalışıyorsa, ona keşfedebileceği bir “köprü” hazırlayın. Kenarları yuvarlanmış 10 cm genişliğinde, bir metre uzunluğunda bir tahta levha alın ve yere koyun. Çocuğunuzun elinden tutarak onu bu köprüden geçirmeye çalışın. Bir ayağını diğerinin önüne atabilmek çocuğunuzun yürürken dengesini sağlamada mükemmelleşmesini sağlayacaktır. Eğer tahtanın iki kenarına yastıklar koyarsanız düşmek bile eğlenceli hale gelecektir.

Hatta çocuğunuza düşmenin bile pratiğini yaptırabilirsiniz. Birden çok yastığı öbek haline getirin ve bebeğinizin onların üstünde zıplayıp düşmesini sağlayın. (Tabii ki oyunu ilk başta siz ona gösterin, eminiz bu oyuna bayılacak). Kendine güveni arttıkça yastıklar üstünde koşmaya ve kendini yastıkların üstüne atmaya başladığını göreceksiniz.

Eğer bu aşama için hiçbirşey yapamıyorsanız ve çocuğunuz fiziksel yetersizliğinden hayal kırıklığına uğramış görünüyorsa ona sabit itmeli bir oyuncak alın, mesela arkadaki sopasından tutarak itebileceği bir tren vagonu. Bunun dışında çocuğunuzun genel motor becerilerine arttırabilmek için yastıklar veya alçak kutular üstünde yuvarlanabileceği mekanizmalar yaratabilirsiniz.

Bütün bu aktiviteleri yaparken evinizdeki bütün güvenlik önlemlerini alın. Bütün güvenlik önlemlerini alıp almadığını test etmenini en iyi yolu bütün evinizi oda oda dizleriniz ve elleriniz üzerinde yani bir bebek boyutu ile gezmektir. Çok katlı bir evdeyseniz merdivenlere güvenlik kapıları koyun, kırılabilir eşyaları etraftan, masaların, sehpaların üstünden kaldırın, prizleri kapatın, masa köşelerine koruma koyun. Mutfak ve banyodan özellikle uzak tutun.

Diğer gelişmeler : Dokunma duyusunun, el ve parmak hareketlerinin hassaslaşması

Bu dönemdeki çocuklar dokunmaya bayılırlar. Hatta mümkün olduğunca çok şeye dokunmak ve hissetmek isterler; bir ağacın kabuğu, ev hayvanları, musluktan akan su … Eğer dokunmanın bu dönemdeki bebeğin en önemli öğrenme aracı olduğunu ve dokunarak değişik objeleri ezberleyebildiğini unutmazsanız, belki bu sizin 14 aylık bebeğiniz ne zaman bir şeye elini uzzatsa “dokunma” demenizi engeller.

Oyun 1 : Çocuğunuzun dokunma duyusunu kontrollü geliştirebilmenizin bir yolu birçok farklı obje çiftini bir bez torbaya koymaktır, mesela ucu açılmamış iki kalem, iki parça kumaş, iki deniz kabuğu, vs., çeşit ne kadar artarsa o kadar iyi. Bu çiftli objelerden birini torbaya koyun. Sonra çocuğunuzun karşısına oturun ve torba dışında kalan objeleri keşfetmesi için onu yönlendirin. Ardından torbanın içindeki objeleri almasını ve dışarıdaki eşi ile çiftleştirmesi sağlayın.

Oyun 2 : Kutuları, oyun sepetleri, içi dolu olan herşeyi boşaltmak halen en sevilen oyunlar arasındadır. Ama 14 aylık bir bebek artık daha ince hareketler yapmak peşindedir. Mesela o kendi ayakkabısını giymeye çalışır ama beceremez ve yardım talep eden jestlerde bulunur. Bunun yanızda objeleri istediği gibi manipule etmeyi de sever; oyun küplerini bir kutuya tıkıştırır, mandalları mandallıktan çeker.

Oyun 3 : Çocuğunuza el ve parmak hareketlerini çalıştırabilmesi için açılan, kapanan kapıcıklar, pencerecikleri olan pano yapın. Panoyu yaparken kullandığınız sürgüler, mandallar, kısacası marangozluk malzemeleri birbirinin aynı olmasın ve gerçek evinizdeki kapılarda kullanılanlara benzemesin. Çocuğunuz pano üzerindeki mekanizmalarla istediği gibi oynarken ana motor becerilerini mükemmelize eder.

Sosyal ve duygusal gelişim : Yanlız başına

14 aylık bebeğinizi parkda gözlemleyin, onlar genelde yanlız takılırlar. Sosyalleşmek henüz bebeğinizin çok da peşinde olduğu birşey değildir. Bu dönemde bebekler henüz başka bebeklerle parallellik göstermesi gereken oyunlara girmezler. Akranı ile yanyana oynasa bile birinin elindeki oyuncak çok çekici olmasıkça birbirleri ile fazla ilgilenmezler.

Bu durum sizin için biraz hayal kırıklığı yaratırken, aslında çok normal bir hareketttir. Bu dönemdeki bebekler akranlarını oyun arkadaşı, hatta insan olarak bile görmez. 14 aylık bebekler kendi dünyasının merkezinde olduğu için, o başka çocukları itilebileceğini, çekilebileceğini , onlara bir oyuncak gibi davranılabileceğini düşünür. Onun için tek önemli olan şey “onun ne istediğidir” , aynen onunla yaşıt diğerlerinin de düşündüğü gibi.

Neler yapabiliriz?

Eğer çocuğunuz diğer çocuklarla hatta kardeşi ile iletişime geçmiyorsa, bu onu bir oyun topluluğu, müzik sınıfı veya aktivite grubuna sokmak için en uygun zaman olabilir. Çocuğunuza farklı sosyal ortamları tanıtmak, onun daha rahat iletişime geçmesini ve okul öncesi dönemde sosyalleşmesini sağlayabilir.

Oyun bahçesine tekrar gidişinizde çocuğunuzun diğer çocuklarla iletişime geçebileceği yerleri arayın. Bu alanlarda oyuncaklar “herkese” aittir yani oynamak için sıra beklemek gerekir.

Evet, bu dönemde çocuklar oyuncaklar için çekişebilir, kim önce oyun parkında sallanacak diye kavga edebilir ama çok hızlı bir şekilde etrafta daha birçok eğlencenin olduğunu da farkederler. Veya, eğer sizin çocuğunuz yaşında bir çocuğu olan arkadaşınız varsa, ikisini birlikte boş bir banyo küveti içine sizlerin gözlemi eşliğinde koyabilirsiniz. Göreceksiniz çok kısa sürede gerçekten eğlenmeye başlayacaklar.

Diğer Gelişmeler : Öğrenmek için oynamak ve yabancı korkusu

Bu dönem çocuklar için oyun oynamak yolu ile öğrenmek diğer video, bilgisayar, televizyon veya herhangi başka bir elektronik araç ile öğrenmekten daha önemlidir. Oyunlar sayesinde çocuklar sekiller, renkler, bulunduklar alan, kardeşleri veya arkadaşları ile ilişkilerini öğrenirler. Yumuşak pofuduk oyuncakları ile interaktif yeteneklerini geliştirirler. Yeni kelimeler öğrenirler, hayal güçlerini çalıştırmayı ve henüz kelimelerle ifadelendiremedikleri duyguları ile yaşamayı öğrenirler. Korkuyu öğrenirler, örneğin yerden yukarı tırmandıkları bir durumda veya yukarıdan aşağı kayarlarsa heyecanlanmayı öğrenirler. Oyun oynamak çocukların işidir ve sizinki ne kadar çok oynarsa o kadar faydalıdır.

Hala yabancılardan korkuyor mu? Anne ve baba dışındaki insanlardan şüphe duymak bu dönem çocuklar için çok normaldir. Zaman içinde çocuğunuz bu korkulardan sıyrılacak ( yabancılar hakkında süpheci olmak aslında çok da kötü bir şey değildir ! ), bu aşamaya kadar işte size korku ile başrdrbilmek için birkaç ipucu;

• Eğer çocuğunuz “iyi niyetli” ve ona sarılıp, öpmek isteyen bir yabancıdan utanıyorsa, arkadaşınıza ilişkiyi kurma sürecini biraz yavaşlatırsa çocuğunuzu rahatlatabileceğini belirtebilrsiniz.

• Yabancıların bulunduğu ortamda sinirli ve rahatsız hisseden çocuğunuza sarılın, sizin rahatlığınız güvenli bir ortamda olduğnu bir süre sonra ona da hissettirecektir.

• Çocuğunuza değişik insanları farklı ortamlarda tanıtın. Sizin hayvanat bahçesinde, markette bir yabancı ile nasıl konuştuğunuzu görsün. Sizin yabancılar yanında rahat olduğunuzu görmesi onun korkularını yenmesine yardımcı olacaktır.

• Çocuğunuzu asla zorlamayın. Eğer aile büyüklerinizden birinden korktu ise çocuğunuzu söz konusu kişiye yaklaşması için sakın zorlamayın. Bir kişi ile ilişkiye girmesi için zorlamaktansa, onu rahatlatmaya çalışmanız çocuğunuz kendisini daha güvende hissedecektir. Ayrıca onun tehlikeli bir durumda kaldığında kendi içgüdülerine güvenmesini de öğrenmesine yardımcı olursunuz.

Konuşma ve anlama gelişimi : Tekrar ve tekrar söyleyin …

14 aylık olan bebekler söyleyebildiklerinden daha fazla kelimeyi anlayabilir. Onların söyleyebildiği kelimeler üç ile beş arasındadır; anne, baba, mama veya diğer basit kelimeler top, su, ama hergün de yeni kelimlerin anlamlarını öğrenir. Kelime dağarcığına yenilerini ekledikçe göreceksiniz ki bu yeni kelimeleri kullanmak için fırsat arar. Bir kere “top” diyebildikten sonra size gösterip tekrar tekrar söyleyebilmek için etrafta sürekli top arar, – kitaplarda, televizyonda-sokakta-

Neler yapabilirsiniz ?

Tekerlemeler, aptalca şarkılar, reklam müzikleri çocukların favorileridir. Eğer 14 aylık bebeğiniz birkaç kelime söyleyebiliyorsa, onu sizin ardınızdan “fış fış kayıkçı …” gibi basit şarkıları tekrarlaması için cesaretlendirdin. Şarkıdaki seslere aşinalığı arttıkça ilk defasında bir sesi, sonra bir kelimeyi, siz hiç farketmeden bir bakacaksınız sizinle şarkıyı bile söyleyebilecektir.

Eğer 14 aylık bebeğiniz henüz fazla kelime söyleyemiyorsa, ona dilin diğer iki kazanımı ile yardım edebilirsiniz. Çocuğunuzla konuşurken, ses tonunuzu, yüz ifadenizi, el jestlerinizi farklılaştırın, bunlar çocuğunuzun kelimenin anlamını kavramasında yardımcı olacaklardır. Onunla konuşurken göz temasında olunki sizi dinlemeyi öğrensin. Ve o konuşmaya çalışırken müdahale etmeyin, sabırla dinleyin ve gözlerinin içine bakın.

Diğer gelişmeler : Jestlerle iletişim kurmak, saklambaç eğlencesi

Artık çocuğunuz ihtiyaçlarını hareketleri ve birkaç kelime ile belirtebiliyor, ona iletişim kurmada kullanabileceği “araçlar” da gösterin. Size dışarı çıkmak istediğini göstermek için ceketini veya müzik dinlemek için size bir CD getirebilir. Çocuğunuz kendi istediğini anlatabilmek için çok uğraşır. Bu arada onun anlamını bilmediği birçok kelime söylediğini duyabilirsiniz. ( artık bu aşama küçük papağanınızın yanında kötü sözler söymemeniz gerektiğini farkedersiniz. )

Çocuğunuzun insanları, yerleri, olayları hatırma becerisi her geçen gün gelişiyor. Bu ay iki aşamalı isteklerinize bile karşılık verebilir, örneğin “odana git ve ayakkabılarını ( çorap, oyuncak) getir” .

Saklambaç halen en eğlenceli oyundur, özellikle arayan 14 aylık bebeğiniz ise. İşte size onun kahkahalara boğulmasını sağlayabilecek bir alternatif : Ona bir oyuncak gösterin ve sonra onu cebinize koyun ve ona oyuncağın nereye gittiğini sorun. Artık çocuğunuzda oyuncağın ortalıkta gözükmemesinin tümüyle yokolduğu anlamına gelmediğini farkedecek düşünce gücü var. Oyuncağı sakladığınız cebinize veya çantanıza ulaşabilmek için kıvranacak. Hatta küçük oyuncakları onun cebine saklayabilirsiniz. ve onu çıkarmaya çalışırken ne kadar eğlendiğini görebilirsiniz.

Kaynak : Babycenter.com