24 Haziran 2013 Pazartesi

KIRK UÇURMA HAZIRLIKLARI:))

''KIRK UÇURMAK SEREMONİSİ'' ( BEBEĞİN İLK ZİYARETİ ) 

Eski Türklerde; 40 Banyosu yaptırılan ve yeni giysileri giydirilen bebeğin, aynı şekilde 40 Banyosu yapan ve dua eden annesi ile birlikte yapacakları ilk ziyaret çok önemliymiş. 
Bebeğin, Babaanne ve Anneannesine yaptığı kısa el öpme ziyaretlerinden sonra, aile büyüklerini de alarak, hep birlikte 'Kırk Uçurma Evine' ( Ziyaret Evine) gidilirmiş. 
Seçilen Ziyaret Evi, yükseklerde veya yüksek katta, havadar, ferah, aydınlık ve geniş olmalıymış. 
Ziyaretine gidilen ev halkı sağlıklı, mutlu, huzurlu, maddi ve mevki olarak da yüksek düzeyde olmalıymış. Bebeğe iyi şansları geçmesi açısından bu değerler önemliymiş. 
Yeni Anneye, ziyaretine gittiği yerlerde sütünün bol olması dilenerek su ikram edilir, anne de bu suyu içermiş. 
Seçilen evin sahibi, Bebeğin ‘Kırklama Annesi’ olacağı için Seremoniyi üstlenirmiş. 
Salonda orta sehpa üzerine temiz ve şık bir örtü serermiş. Örtünün üzerine, içinde su bulunan şık bir Sürahi ile şık bir kase koyarmış.

Kırklama Annesi, bebeğin ilk ziyareti şerefine hazırladığı ;










UN (Ömrü uzun olsun),
ŞEKER (Ağzı tatlı olsun),
TUZ (Evin tadı tuzu gibi ömrü iyi olsun),
PİRİNÇ (Bereket getirsin, ziyaret evinin bereketi geçsin),
YUMURTA (Sağlıklı olsun),
PAMUK (Ak saçı,sakalı uzasın),
metal bozuk PARA (Bol kazançlı olsun) gibi, gıda ve materyalleri

Nazar boncuk , Şık bir mendil , havlu, tabak, çanak kısaca şık bir sunum içerisinde sehpa üzerine bebeğe giderken vermek üzere hazır tutarmış.

Kırklama Annesi önce abdest alır, başına beyaz başörtüsünü bağlar, 'Seremoni Sehpası'nın başına geçermiş. Sürahi içindeki sudan bir miktar doldururmuş. Önceden bebek için almış olduğu altını, su dolu tasa atar, bebeğin annesinin alyansını da içine attıktan sonra bebeği eline alırmış.
Kırklama Annesi, dualar okuduktan sonra içi altın dolu sudan 3 defa bebeğin başını ıslatır, yüksek sesle bebeğe iyi temennilerde bulunurmuş. Daha sonra suyun içerisindeki altını alır bebeğe takar ve iyi dileklerle annesine verirmiş.
Seremoni sonrası yiyecek ikramına geçilirmiş.
Çok ilginç değil mi? Bu seromoni hikayesini bir arkadaşımdan öğrendim...sizlerle de paylaşmak istedim...

BİR BABYSHOWER HİKAYESİ:))



Geçenlerde eğitimlerime eşiyle katılan Esra'nın Babyshower'daydım. Çok heyecanlandım, ben de giderken. Eskiden beri tanıdığım ama geçtiğimiz ay ki Hamile okuluma eşiyle birlikte katıldıktan sonra gönülden bağım oluşan Esra'nın babyshowerı çok güzeli.










Annesinin muhteşem ikramları, arkadaşlarının canlılığı ve süpriz oyunlarıyla tam bir babyshower oldu. Özellikle annesinin hazırladığı bonibonlu kurabiyelerie Altuğ bayıldı. Ayrıca Derin bebeğin bizlere hediyesi çok özeldi. Bu kadar güzel çilek reçeli sanırım uzu zamandır yememiştim.. Çok teşekkürler...




Sıra şimdi Derin Bebek de:))


Sanırım 15 Temmuz da bekleniyor Sağlıkla kucaklarına alabilmeleri dilekleriyle:))

14 Haziran 2013 Cuma

İLK GÜNLERDE SÜTÜNÜZÜ ARTTIRABİLMEK İÇİN;

Sütünüzü arttırmak için anahtar nokta; göğsünüzdeki sinüslerin bir pompa veya bebeğinizin ağzı tarafından uyarılmasıdır.Ne kadar çok uyarı verilirse sütünüz o kadar çok artacaktır.


İlk günlerde bebeğinizi iki saatte bir emzirin, bu şekilde süt akışınız artacaktır.Bebeğiniz ağzıyla memenizi iyice kavrayarak ,sinüsleri uyarır, onlarda beyne sinyal gönderir; Süt üret!


Gerekli miktarda beslenebildiği için daha sonraları bebeğiniz, 2,5-3 saatte bir beslenmeye başlayacaktır.Sonraki 4 gün içinde öğünler arası zaman uzamıyorsa, bebeğiniz''atıştırmacı'' bir bebek olabilir, gözlemleyin..

Pompayla; Emzirdikten hemen sonra ya da bir saat sonra sütünüzü sağın. Eğer bebeğiniz 2 saatte bir emiyorsa, hemen ardından süt sağmak garip gelebilir ama pompalayarak depoyu tam anlamıyla boşaltmış olursunuz. Bir sonraki öğünde bebeğiniz eski öğünden kalma arttığı,emeceğine , emme hareketi ile beyninize süt üretmesi gerektiği ile ilgili sinyal verecektir.
Her iki durumda da , 3 gün sonra süt üretiminizin artmış olması gerekmektedir.

HAMİLE KALMADAN ÖNCE DOKTORA!


Çocuk sahibi olmaya karar vermek hayatımızın en önemli kararlardan biri. Bu zor kararı vermeden önce kadınların kendisini ruhsal ve fiziksel olarak mutlaka hazırlaması gerekiyor. Pek çok kadın ilk hekim ziyaretini gebe kaldıktan sonra gerçekleştiriyor. Anne adayının kendisini gebeliğe hazırlaması için bebek kararı aldıktan sonra en az bir kere hekimine danışmasının çok önemli olduğunu söyleyen Liv Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum Perinatoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Alp Nuhoğlu “Gebe kalındıktan sonra rutin kontrollerin devam edilmesi gerekiyor. Çünkü doğum öncesi bebeğin sağlıklı olup olmadığının bilinmesi çok büyük önem taşıyor. Böylece, down sendromlu bebeklerin doğmasını engellemek ve anomali bebeklerin belirlenmesi için doğum öncesi spirental tanı, diagnostik ultrasonla detaylı incelemelerle sağlıklı bebekler dünyaya getirme şansını arttırmak mümkün” diyor.

11-14. Hafta Önemli!

Hamileliğin başından itibaren, yapılan testlerle her şeyin normal olduğunu görmek ve bu sonuçlara göre yöntem belirlemek gerekir. Her hamilelikte herkese yapılan ana testler var, buna ek olarak 11 ve 14. hafta arasında NT testi olarak isimlendirilen bir kan testi bulunuyor. Bu test yapılmadan önce muhakkak bebeğin ölçümleri alınması gerekiyor. Bebek belirli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra hem anne karnındaki iki hormon, hem bebeğin büyüklüğü hem bebeğin ense kalınlığı hem de bebeğin burun kemiği ölçümü yapılıyor. Bunlarda herhangi bir şüphe olursa bu sefer damardaki doppler ölçümleri de işin içine girerek bir risk analizi çıkıyor. Eğer bu değerlerde bir sorun görülürse bunlara invasign girişim öneriyoruz. Bu haftalarda yapılacak CVS plasentadan bir örnek alınarak kromozomların incelenmesinin herkesin yapacağı bir iş değil. Tecrübeli ellerde yapılması gerekir. Anne karnından bebeğin olduğu keseye girilerek plasentadan bir doku örneği alınıp yapılan testle bebeğin durumu tespit edilebiliyor. Yine bu dönemde yapılan 3’lü test ve 4’lü test ise anne kanından alınan 4 veya 3 hormona bakılarak tekrar bir risk oranının hesaplanması yapılıyor. Ama bu artık geçerliliğini yitiren bir yöntem. Yani ilk testin değeri çok daha önemli ve çok daha doğru.

5. Ayda Anatomik İnceleme

Bebek büyüdüğü zaman yani 5. ay dolaylarında, bebeğin ultrason ile detaylı bir anatomik incelemesinin yapılıyor. Bu ultrasonda bebekte, beyinden kalbe, akciğerden mideye, bağırsaktan böbreğe kadar herhangi bir fiziksel sorun olup olmadığı inceleniyor. Bunda da eğer herhangi bir şüphe oluşmazsa bu bebek normal kabul ediliyor ve son teste geçiliyor.

Son Test 6. Ayda

6. ayda yine anne kanından, gebelikte ortaya çıkan bir şeker hastalığı olup olmadığına dair yapılan son testte de her şey normal giderse artık yeni bir test yapmaya gerek kalmıyor. Zaten 37. haftaya ulaştıktan sonra normal doğum süreci başlıyor ve 41. haftaya kadar olan zamanda da doğumun gerçekleşmesi bekleniyor.

Bu Dönemde Beslenmeye Çok Dikkat Edilmeli!

Hamilelikte kilo alma durumu bireyin başlangıç kilosuna göre değişiyor. Uzun boylu ve düşük kiloyla hamile kalmış birinin fazla kilo alması sorun teşkil etmiyor; fakat kısa boylu ve kilolu bireyin 6 ile 9 kilo arasında alması hamileliğin son dönemlerini rahat geçirebilmeleri açısından önemli. Düzenli beslenmeyenlerde şeker hastalığının artma olasılığı da sağlıklı beslenmenin önemle üzerinde durulması gerektiğini doğruluyor. Özellikle 4. aydan sonra bebeğin beyin gelişimi açısından Omega-3, demir, süt ve süt ürünlerinden alınan kalsiyum büyük önem taşıyor. Tüm hamilelere tavsiye edilen folik asit kullanımı da bebekte kafa kemiği, omur kemiği yapılanmasında oldukça önemli.

KUTU….. KUTU…. KUTU…..
Bütün Testler Bir Tanesinde Birleşecek

Son dönemde tıp dünyasının yakından ilgilendiği bir test var. Bu testin uygulanmaya başlaması anne adayını hamilelik sürecinde yapacağı testlerin tamamını ortadan kaldırarak 7-8. haftada yapılan tek bir testle bebeğin tüm gelişiminin takip edilebileceği bir test olacak. Anneden alınan kan örneği ile bebeğe ait hücrelerin tespit edilebildiği bu test sonucunda bebeğin DNA’sı çözülerek bebekte herhangi bir sorun olup olmadığı tespit edilebilecek. Böylece gebeliğin diğer süreçlerinde yapılacak testler de ilk aylardan tamamlanmış olacak.  Mart ayından itibaren legal olmaya başlayacak bu test Amerika’da şu anda uygulanıyor.  Yakında tüm Avrupa ve Türkiye’de de bu şekilde bir çalışma başlayacak. Liv Hospital da bunu uygulamaya başlayacak ilk hastanelerden olacak.”

13 Haziran 2013 Perşembe

DOĞUM SONRASI BEBEK BAKIMI EĞİTİMİ

Keyifli ve heyecanlı bir dönemin başındayken merak ettiğiniz ve belki biraz endişelendiğiniz şeyler olabilir. Gebelik, doğum ve en sonunda ulaştığınız bebek.. Bunlar bir anne ve baba adayının hayatında dönüm noktalarıdır. Biz bu dönüm noktanızın en iyi şekilde olması için sizlere destek vermeye çalışıyoruz.. Bu eğitimdeki amaç, bebeğiniz dünyaya geldikten sonra evde ki düzeni kolayca kurabilmenize yardımcı olabilmektir. Doğum öncesinde nasıl doğum planı yapıyor ve ona göre hareket etmeye çalışıyorsak, evdeki ilk günler içinde bu tip bir plan yapmanın yararlı olacağını düşünüp, bu eğitim programını hazırladık.Ağırlıklı olarak bebek ve bakımından bahsedeceğiz.




 Bu eğitim programın da 


*Bebek Bakımı ile ilgili tüm detaylar anlatılacaktır!!!
-Anne sütü ve Emzirme -Göbek bakımı,
-Yeni doğan sarılığı,
-Bebeğin altının değiştirilmesi,
 -Bebeği tutuma ve taşıma,
 -Bebeği giydirme,
 -Yenidoğan refleksleri,
 -Bebeğin yıkanması,
 -Bebeğin gazının çıkarılması,
-Bebek için rahatlatma masajı,
 -Bebeğin aşıları,
-Bebeğin uyku düzeni,
-Bebeğin tırnaklarının kesilmesi ve bakımı,
-Bebek için ilk yardım tavsiyeleri,
-Bebeğin ağlaması ve onu sakinleştirmenin püf noktaları  ana başlıkları altında olacaktır.

 Bu eğitimin sonunda elinizde bir planınız oluşmuş olacak. Bebeğinizi nasıl besleyeceksiniz?, Size destek olacak ürünler nelerdir?, bebeğinizi nasıl yıkayacak, altını nasıl temizleyeceksiniz? Kimler ilk günlerde size nasıl destek verebilir? Gibi konuları netleştirmiş olacaksınız. Bunun yanı sıra bebeğiniz için gerçekten neler almalısınız? Bunu da netleştirmiş olacağız.İsteyen anne ve baba bebeklerimiz üzerinde uygulama yapabilecekler..

 Eğer sizde bu eğitimimize katılmak isterseniz; 24 Hazirana kadar ertugrul.esra@gmail.com email atabilirsiniz.
Eğitim yeri: Miniaktivite Çocuk Etkinlik Merkezi Mekan ile ilgili; www.miniaktivite.com bakabilirsiniz.

Eğitim ücreti:75 TL

Eğitim Tarihi: 29 Haziran 2013 cumartesi saat 17:00-19:00 arasında olacaktır.

Yaz tatilinde kendi haline bırakılan çocuklar daha mutsuz.


Okulların tatile girmesiyle, uzun bir tatil dönemi çocukları ve ailelerini bekliyor. Çocukların yaz tatilini en iyi, verimli, her şeyden önemlisi keyifli ve mutlu değerlendirebilmesi için velilere önemli görevler düşüyor. Düşyeri dergisi yazarlarından Uzm. Klinik Psikolog Yasemin Meriç Kazdal, çocukla geçirilecek güzel zamanların, ileride onun hafızasına yerleşmiş güzel anılara dönüşeceğini ifade ediyor. Kazdal, tatilde çocuğa ödevlerini yapması, çalışması için baskı kurmak ya da onu tamamen kendi haline bırakıp zamanını boşa geçirmesine göz yummak yerine, birlikte oynayarak, konuşarak, eğlenerek verimli ve kaliteli zaman geçirilmesi gerekliliğinin altını çiziyor. 

Çocuğun zihninde güzel anılar yaratmanın onu mutlu bir birey kılacağını belirten Kazdal, yaratılan güzel anıların çocuğu hayata sımsıkı bağlayacağını belirtiyor. Çocukla geçirilen zamanın uzunluğunun değil kalitesinin önemli olduğunu vurgulayan Kazdal, “Çocuğunuzu tanıyın, birlikte oyun oynayıp dünyasına girin, onu gözlemleyin. Birlikteyken samimi olun, dünyada olup bitenden haberdar edin.” önerisinde bulunuyor.  

Çocuğuyla yaz tatiline hazırlanan velilere kolaylık sağlayacak, yeni fikirler üretmeleri için zemin hazırlayacak 100 pratik öneriyi Düşyeri dergisinde paylaşan Kazdal’ın tavsiyelerinden bazıları şu şekilde; 

    • Birlikte kitap okuyun, okuduğunuz kitapla ilgili sorular sorun
    • Odasını birlikte düzeltin, toplayın
    • Beraber film seyredin. Filmin belirli sahnelerini konuşun
    • Beraber yemek yapın
    • Beraber hikayeler uydurun
    • Futbol oynayın
    • Resim yapın
    • Salona sandalyeler üzerine çarşaf atarak bir çadır ya da kutulardan kale yapın
    • Yürüyüşe çıkın
    • Lunaparka gidin 



12 Haziran 2013 Çarşamba

BEBEĞİNİZİ EMZİRİRKEN ÖĞÜNLER 10-15 DAKİKADAN KISA SÜRÜYORSA, BUNU CİDDİYE ALIN!




Bebeğin emziren bir anne'' haftalık kızım sadece 10 dakika emiyor'' dediğinde kafamda birçok soru belirir.
Hemen emzirme pozisyonunun yanlış olması ve sütün üretimiyle ilgili sorularımı anneye sorarım:
*Bebeğinizi emzirmeden 15 dakika önce sütünüzü sağıp miktarına bakmayı denediniz mi?
*Meme uçlarınız acıyor mu?
*Göğüsleriniz de aşırı süt biriktiğini,hassasiyet ( angorje) oluyor mu?
2. ve 3. sorulardan birine veya ikisine birden ''EVET'' cevabı, bebeğin memeye düzgün yerleşmediğini işaret eden bir cevap sayılabilir.Bu durum sonucunda büyük olasılıkla annenin memesinin kanalları tıkanmış olabilir. Böyle bir durumda anneye emzirme danışmanıyla görüşmesini öneririm. Uygunsam ben uygun değilsem bir arkadaşımı anneye yönlendiririm.
Tanıdığımpek çok annenin ilk haftada düştüğü yanılgılardan biri de ; Bebeklerini gerektiği kadar memede tutmamaktır.Küçük bir bebekte, özellikle minyon yapıda, bu durum ciddi sorunlara yol açabilir.4 haftalık Azra'nın annesi Aslı'ı beni aradı. Bebeğinin kilo almamasından, en uzun uykusu 45 dakika  çoğu zaman ise 20-25 dakika sürdüğünü söyledi. Aslı , bebeği için bir düzen oluşturması gerektiğini bilmiyordu. Moralinin çok bozuk olduğunu ve yıkılmak üzere olduğunu, kontrolünü kaybettiğini anlattı.
Aslı 'ile ertesi günü birlikte geçirdik. Birinci saatin sonunda sorunun  ne olduğunu görmüştüm. Azra emmeye başladıktan 10 dakika sonra gözlerini kapamaya başlıyor. Aslı da bebeğinin doyduğunu düşünüp, yatağına yatırmaya gidiyordu.Aslında bebeği sadece ön sütü alıyordu. Yaklaşık 15 dakika sonra gelecek yağlı kısmı almıyordu, bebeği. Bunun yerine sürekli oksitosin alıyordu. 10 dakika sonra bebeği aç olarak uyanıyordu. Aslı ''daha yeni emzirdim. Neden?'' diye söylenip, bebeğin altını kontrol ediyor, onu kundaklıyor, kucağında sakinleştirmeye başlıyordu.Azra yaklaşık 20-30 dakika geçmesine rağmen halen ağlıyordu. Sonra dayanamayarak bebeği uykuya daldı.Ama yine hemencik uyandı. Annesi yine uyutmaya çalıştı bu sefer de 20 dakika sonra bebeği yine uyandı. Bu durum anneyi maffetti.

Bana''Onu sadece 1 saat önce emzirdim.3 saat yada en azından 2,5 saat boyunca uyuması gerekmez mi? n'' diye sordu.
Ona tek tek neler yapacağını anlattım, sorunun ne olduğundan bahsettim.
Azra yeteri kadar süt alamıyordu, aldığı süt tam bir öğüne denk gelmiyordu.O nedenle de uykuya dalıp dalıp ağlıyordu.Azra sürekli sudan zengin kısmı alıyor, bu onun susuzluğunu gideriyor amam karnını tamdoyurmadığı için kısa sürede uyanıp, acıkıyor. Ortalama 25-30 dakika süren bir öğün sonunda bebeğiniz hem ön sütü hem de arkadan gelen yağlı ve karbonhidrattan zengin sütü almış olacak. Neler olduğunu kavradıktan ve emzirdikten sonra uykuya dalan Azra rahat rahat uyudu.
Yani, öğünlerin sürelerine lütfen dikkat edin. Her bebek birbirinden farklıdır bunu da lütfen dikkate alın...