17 Temmuz 2014 Perşembe

BEBEĞİNİZİ EMZİRİRKEN ÖĞÜNLER 10-15 DAKİKADAN KISA SÜRÜYORSA, BUNU CİDDİYE ALIN!


Bebeğin emziren bir anne'' haftalık kızım sadece 10 dakika emiyor'' dediğinde kafamda birçok soru belirir.
Hemen emzirme pozisyonunun yanlış olması ve sütün üretimiyle ilgili sorularımı anneye sorarım:
*Bebeğinizi emzirmeden 15 dakika önce sütünüzü sağıp miktarına bakmayı denediniz mi?
*Meme uçlarınız acıyor mu?
*Göğüsleriniz de aşırı süt biriktiğini,hassasiyet ( angorje) oluyor mu?
2. ve 3. sorulardan birine veya ikisine birden ''EVET'' cevabı, bebeğin memeye düzgün yerleşmediğini işaret eden bir cevap sayılabilir.Bu durum sonucunda büyük olasılıkla annenin memesinin kanalları tıkanmış olabilir. Böyle bir durumda anneye emzirme danışmanıyla görüşmesini öneririm. Uygunsam ben uygun değilsem bir arkadaşımı anneye yönlendiririm.
Tanıdığımpek çok annenin ilk haftada düştüğü yanılgılardan biri de ; Bebeklerini gerektiği kadar memede tutmamaktır.Küçük bir bebekte, özellikle minyon yapıda, bu durum ciddi sorunlara yol açabilir.4 haftalık Azra'nın annesi Aslı'ı beni aradı. Bebeğinin kilo almamasından, en uzun uykusu 45 dakika  çoğu zaman ise 20-25 dakika sürdüğünü söyledi. Aslı , bebeği için bir düzen oluşturması gerektiğini bilmiyordu. Moralinin çok bozuk olduğunu ve yıkılmak üzere olduğunu, kontrolünü kaybettiğini anlattı.
Aslı 'ile ertesi günü birlikte geçirdik. Birinci saatin sonunda sorunun  ne olduğunu görmüştüm. Azra emmeye başladıktan 10 dakika sonra gözlerini kapamaya başlıyor. Aslı da bebeğinin doyduğunu düşünüp, yatağına yatırmaya gidiyordu.Aslında bebeği sadece ön sütü alıyordu. Yaklaşık 15 dakika sonra gelecek yağlı kısmı almıyordu, bebeği. Bunun yerine sürekli oksitosin alıyordu. 10 dakika sonra bebeği aç olarak uyanıyordu. Aslı ''daha yeni emzirdim. Neden?'' diye söylenip, bebeğin altını kontrol ediyor, onu kundaklıyor, kucağında sakinleştirmeye başlıyordu.Azra yaklaşık 20-30 dakika geçmesine rağmen halen ağlıyordu. Sonra dayanamayarak bebeği uykuya daldı.Ama yine hemencik uyandı. Annesi yine uyutmaya çalıştı bu sefer de 20 dakika sonra bebeği yine uyandı. Bu durum anneyi maffetti.

Bana''Onu sadece 1 saat önce emzirdim.3 saat yada en azından 2,5 saat boyunca uyuması gerekmez mi? n'' diye sordu.
Ona tek tek neler yapacağını anlattım, sorunun ne olduğundan bahsettim.
Azra yeteri kadar süt alamıyordu, aldığı süt tam bir öğüne denk gelmiyordu.O nedenle de uykuya dalıp dalıp ağlıyordu.Azra sürekli sudan zengin kısmı alıyor, bu onun susuzluğunu gideriyor amam karnını tamdoyurmadığı için kısa sürede uyanıp, acıkıyor. Ortalama 25-30 dakika süren bir öğün sonunda bebeğiniz hem ön sütü hem de arkadan gelen yağlı ve karbonhidrattan zengin sütü almış olacak. Neler olduğunu kavradıktan ve emzirdikten sonra uykuya dalan Azra rahat rahat uyudu.
Yani, öğünlerin sürelerine lütfen dikkat edin. Her bebek birbirinden farklıdır bunu da lütfen dikkate alın...

DOĞUM ÖNCESİNDE DOKTORUNUZU SEÇERKEN DİKKAT ETMENİZ GEREKENLER,

Hamilelik ve öncesinde doktor seçimi oldukça önemli, üzerinde iyi düşünülmesi gereken bir konudur. Hamilelik sürecini rahat geçirebilmeniz için bu konuya dikkat etmelisiniz. 
Doktorunuzu seçerken ilk önce etrafınızdaki akraba ve arkadaşlarınızın tavsiyelerini dikkate alabilirsiniz. Fakat kişisel farklılıklardan dolayı, başkasının iyi anlaştığı bir doktor size uygun olmayabilir. O nedenle tek başına tercih etme kriteri olmamalıdır.
Doktor tercih ederken; 
*Doktorunuza güvenmek,
Doktorunuzun yanında kendiniz rahat hissetmeniz ve ona gerçekten güven duymanız çok önemli. Doktorunuzun tedavinizle ilgili vereceği kararlar sağlığınız direkt olarak etkileyecektir. Eğer doktorunuza güven duymazsanız, onun size önerilerine uymakta zorlanırsınız. Kaliteli bir sağlık hizmeti alabilmeniz için ilk şart doktorunuza güven duyabilmenizdir.

*Doktorunuzun Mesleki Deneyimi, 
Doktorunuzun mesleki deneyimini sorgularken bazı noktalara dikkat etmekte fayda vardır. Tıp bilimi çok hızla ilerlemekte ve her branş kendi içinde alt branşlara ayrılıp, uzmanlaşmalar olmaktadır. O nedenle doktorunuz sizi muayene edip, başka bir uzmana yönlendirmesi, onun yetersiz veya kötü olduğunu göstermez. Bu durum ekip çalışması içinde bulunan klinikler de fazlaca görülmekte ve doktorunuzun yetersizliği değil  sizin sağlığınıza verdiği önemi gösterir.

*Doktorunuzun yaklaşımı, 
Doktorunuz sizi soru sormaya özen gösteriyor, sorularınız dikkatle dinliyor ya da dinlemiyor mu? Sizi muayene ederken sizler ne kadar ilgili? sizi soru sormaya teşvik ediyor mu?
Durumunuz hakkında size detaylı bilgi veriyor, alternatifleri açıklıyor mu?
Bunlar çok önemli olup, durumunuz hakkında bilgi edinmek, nedenini öğrenmek, riskleri, tedavi yollarını öğrenmek bir hasta olarak sizin hakkınızdır.
Eğer doktorunuzla bu iletişimi kurabiliyorsanız, doktorunuzu belirlemede önemli bir rol oynamaktadır.

*Ulaşılabilirlik,
Günümüzde iletişim ne kadar önemli herkes tarafından bilinmekte. Özellikle bebek bekleyen bir gebe de ihtiyaç duyduğu her an doktoruna ulaşmak isteyecektir. Özellikle bebek bekliyorsanız, bu durum daha bir önemlidir. Her ihtiyaç duyduğunuzda doktorunuza telefon, e-mail vb. iletişim araçlarıyla ulaşabilmeli ve cevap alabilmelisiniz. Bazı problemler muayeneye gitmeden, evden bile çözüle bilinir..

*İletişim,
Doktorunuzun sizin anlayacağınız dilden konuşması çok önemli. Size bilgi verirken tamamen tıbbı terimlerle konuşması sadece sizin kafanızı karıştıracaktır. O nedenle doktorunuzla konuşurken, onun  ne demek istediğinizi anlamanız da çok önemli..

Sonuç olarak doktorunuzu seçerken;

-Kendinizi  yanında rahat hissettiğiniz,
-Aklınıza gelen soruları rahatça sorabildiğiniz,
-Sorduğunuz sorulara cevap alabildiğiniz,
-Durumunuz hakkında yeterli ve aydınlatıcı bilgi alabildiğiniz,
-Gerektiği zamanlarda cep telefonuyla veya e-mail yoluyla rahatça ulaşabildiğiniz,
Muayeneden çıktığınızda aklınızda herhangi bir şüphe kalmadan gönül rahatlığıyla eve dönebilmenizi sağlayan doktor, sizin için en uygun doktor olacaktır.

DOĞUM İÇİN NE ZAMAN HASTANEYE BAŞVURULMALIDIR?




Her doğum için değişebilen bir sürenin sonunda kasılmalar düzenli ve güçlü  hal alır. Genel olarak 30 - 40 dakikalık bir sürede beş dakika veya daha az aralarla düzenli  kasılmalar hissediyorsanız hastaneye başvurma zamanı gelmiş demektir. Düzenli ağrıların başlamasıyla doğumun ‘aktif evre’ adını verdiğimiz bölümü başlamış demektir. Bu dönemde rahim ağzı açıklığı da genelde 3 - 4 cm ulaşmış durumdadır. Aktif evrenin hastanede geçirilmesi anne ve bebek açısından daha güvenlidir.
Ağrıların başlamasıyla sümük gibi bir akıntının olması (“nişan”) adeta doğumun habercisidir. Nişan geldiğinde hemen hastaneye gitmek gerekmez. Bu doğumun çok yaklaştığını bugün yarın doğumun gerçekleşeceğini gösterir. Hazırlıkları gözden geçirmek için zamanınız vardır.
Bazen ise hiç doğum sancıları başlamadan amniyon suyu gelebilir. Suyun gelmesi hafif hafif ama sürekli şekilde olabileceği gibi birden bacakları ıslatır tarzda da olabilir. Bu durumda da acil olarak doktorunuzu arayınız. Doğumdan önce su keseleri yırtılan gebe kadınların çoğunluğu 12 saat içinde ilk kasılmaları hissederler; kalanların çoğu bunları 24 saat içinde hisseder. Sularınız geldikten sonra anne ve bebeğin enfeksiyon kapma ihtimalinden dolayı max. 24 saat içinde doğum gerçekleşecektir.
Kanama gebelik süresince riskli bir durumdur. Her türlü kanama dikkatlice değerlendirilmelidir. Az veya çok kanamanın olması doğumun habercisi olmakla beraber gebelikle ilgili bir problemi de ifade edebilir.
Bebeğin hareketlerinde azalma hissedilmesi durumunda da hastaneye başvurulmalıdır. Bu da bebeğin sıkıntıya girdiğinin işareti olabilir. Bu durumda genellikle NST çekilerek ve ultrason değerlendirmesi yapılarak karar verilir.

16 Temmuz 2014 Çarşamba

Emzirme Sıklığı ve Süresi



 Süt salgılanmasının uyarılması için, ortalama üç dakika geçtiğinden, bebek ilk gün her memede en az beş dakika tutulmalıdır, sonra bu süre uzatılmalıdır. Emzirme sırasında en etkili uyarıyı ilk emzirilen meme aldığından, bir sonraki emzirmede, ilk olarak diğer meme verilmelidir. 
 Beslenme sıklığı bebekten bebeğe değişir. Bebek her istediğinde emzirilmelidir. Bebek ağzını açarak, aranarak, sonunda da ağlayarak açlığını belli eder. İlk aylarda bebek uyandığında genellikle açtır ve emzirilmek ister..  İlk haftalarda emzirme aralıkları bir-iki saat gibi çok kısa olabilir. Her emzirme sonrası memede yapılan süt miktarı biraz daha artacağından, zamanla 
beslenme aralıkları uzayacaktır. 

İlk bir yaş içinde ortalama günlük emzirme sayısı ;

• Doğum–1 hafta 8–12 kez/ gün 
• 1 hafta–1 ay 8–10 kez/ gün 
• 1–3 ay 6–8 kez/ gün 
• 3–7 ay 5–6 kez/ gün 
• 7–8 ay 4–5 kez/ gün 
• 9–12 ay 3–4 kez/ gün 

Anne sütü bebek için gerekli tüm besinleri ve suyu yeterli miktarda içerdiğinden, anne sütü ile beslenen bebeklerin ilk aylarda başka bir ek besine veya suya gereksinimleri yoktur. Çok sıcak havalarda bile anne sütü bebeğin susuzluğunu giderir. Sıcak iklimlerde de anne sütü alan bebeklere su vermek gerekmez. Bebeğe su verilecek olursa, bebeğin midesi su ile dolacağından anne sütü almak istemeyecektir. 
Bunun sonucu olarak da bebek memeyi daha az emecek ve memede süt yapımı azalacaktır. 
Annelerin en sık karşılaşılan yakınmaları, sütlerinin yeterli miktarda olmadığıdır. Bebeğin ağlaması, kendi memelerinin boş ya da yumuşak olması, bebeğin parmağını emmesi gibi durumlar da anneler tarafından buna kanıt olarak gösterilmektedir. Yetersiz süt kavramı ancak bebeğin gelişimine göre karar verilebilecek bir durumdur. Üstelik doğum yapmış kadınların %95–99'unun, bebeği besleyebilecek kadar süt üretme yeteneğine sahip olduğu belirtilmektedir . 
Bebeğe ilk altı ay yalnızca anne sütü verilmesi yeterlidir. Sağlıklı her anne, bebeği her istediğinde ve doğru şekilde emziriyorsa, yeterli sıvı alıyorsa, aşırı yorulmuyorsa, bebeği için yeterli süt üretebilir. Anne sütü geçici olarak azalabilir. Bu durumda önlemler alınırsa süt üretimi hemen artar. 
Bebek günde altı-sekiz kez idrar yapıyorsa, ağırlığı haftada yaşına uygun şekilde artış gösteriyorsa, annenin sütü yeterlidir. Her emzirmede ilk gelen süt daha az yağ içeren “önsüt”tür. Bebek emmeyi sürdürdükçe sütün bileşimi değişir, yağ miktarı artar. En fazla yağ içeren süt, emzirmenin sonunda salgılanan süttür. Buna “sonsüt” denir. Bebeğin hem önsüte hem de sonsüte ihtiyacı vardır. Sonsütteki yağ  23 inek sütündekine benzemez. Daha hafiftir ve sindirimi daha kolaydır. Bu yağ bebek için çok değerli bir enerji kaynağıdır. Bebeğin yeterli kilo alması için yağın sağladığı enerjiye ihtiyacı vardır. Bebek memeye doğru yerleştirilip doyana ve memeyi kendisi bırakana kadar memede tutulursa, hem önsütü hem de sonsütü alır. 
Emzirme süresi her meme için ortalama 15 dakikadır, çoğu bebek her iki memeden emme ihtiyacı duyar. Önce bir memeyi bitirmesine izin verilir, daha sonra diğer taraf verilir. Bebek ilk emmeyi daha kuvvetli emeceğinden, anneye bir sonraki emzirmede son emzirdiği memeyi ilk olarak vermesi önerilir. Eğer bebek bir meme ile beslenmiş ise, bir sonraki emzirmede diğer meme verilmelidir. 
 Emzirme süresinde aşırılık bir sorunun göstergesi olabilir. Eğer yeni doğan çok kısa emiyorsa (her göğüs için 10 dakikadan az), yeterli süt almıyor olabilir. Daha büyük süt çocukları her meme için beş-yedi dakika ile ihtiyaçlarını karşılayabilirler. Bunun yanı sıra 50 dakikadan daha uzun süren beslenme bebeğin efektif emmediğini gösterir .

8 Temmuz 2014 Salı

Doğuma Hazırlık:)))



20 Temmuz 'da Doğuma Hazırlık eğitimine gelmek ister misiniz?




“Doğum dönüşüm için en muazzam zamandır: Bir bebek doğar, bir kadın anne olarak doğar, bir erkek baba olarak ve bir aile aile olarak doğar.”
-  Gurmukh Kaur Khalsa

Doğum şekli ne olursa olsun, her doğum bir mucizedir!
Doğumu doğru öğrenip,  korkulardan özgürleşerek, eşiniz ve bebeğinizle yapacağınız bu en özel yolculuğun neşesini hissedip, tadını çıkarmanız için size destek olacağız :))

 Eğitim içeriği:

 Hamilelik döneminde egzersiz yapmanın yararları
Bedeni ve zihni doğuma hazırlamak
Doğumun aşamaları
Doğum şekli ve doğum yeri hakkında karar verebilmek
Hamilelik döneminde ve doğum esnasında yardımcı olabilecek pozisyonlar, nefes teknikleri,
Kegel egzersizi,
perine masajı
Hamilelik süresince oluşan kaygıları azaltmak, doğum esnasında sancılar ile başa çıkabilmek için olumlama teknikleri
Doğum planı oluşturmak
Doğumla ilgili korkulardan kurtulmak
 Doğuma giderken anne ve bebeğin valiz hazırlığı
 Hastane uygulamaları hakkında bilgilendirme

Doğum hakkında tüm detaylar konuşulacaktır.

 Eğitim Tarihi: 20 Temmuz pazar saat 11:00-15:00  olacaktır.
 Eğtim ücreti: 100TL
Eğitim yeri: Caferağa mah. Arayıcıbaşı sok. Çınar apt. No:3/4 Kadıköy

Katılım sınırlı olduğu için mutlaka emaille kayıt yaptırmanızı rica ederim. 
bebeimgeliyor@hotmail.com

7 Temmuz 2014 Pazartesi

Biberon Temizliği nasıl olmalı?

Biberonun içindeki süt kalıntıları zamanla bakteri üretir ve bu bakteriler hızla çoğalır. Bakteriler biberondan vücuda girip kana karışabilir. Biberon, emzik gibi ürünleri suda kaynatıp mikroplardan kurtarabilirsiniz.
Biberon veya emzik gibi bebek malzemesi üreticileri genel olarak ürünlerin üzerin etiketlerini yapıştırırlar. Bu etiketler yardımı ile ürünün güvenli olduğuna ya da steril olduğuna dair bilgi edinebilirsiniz. Uzmanlar da bu özellikteki yani güvenli ve steril özelliğindeki ürünlerin alınması önerisinden bulunuyor. Aksi takdirde almayın. Çünkü bebeğinizin sağlığını tehdit eden unsurlar içerebilir. Bir diğer seçenek ise biberonu sıcak su ve sabunla elde yıkamak. Fakat bu durumda dikkat edilmesi gereken husus güzel ve temiz bir şekilde kurulandığından emin olmak.
Bebeğiniz 1 yaşını doldurduktan sonra artık malzemeleri bulaşık makinesinde yıkayabilirsiniz. 80 derecede yıkanan malzemeler tam bir sterilizasyon sağlamış olur.
İlk satın alındıklarında su ile yıkanıp, beş dakika suda kaynatılmaları gerekir. Bundan sonra tercihen bulaşık makinesinde veya sıcak sabunlu su ile yıkanmalı ve durulanmalıdır. Daha sonra temiz bir havlu veya benzeri bir örtü üzerinde kurumaya bırakılmalıdır. Bebek beslenmesinde kullanıldıktan sonra içerisinde mama bekletilmemelidir. Kalan mama dökülüp, fırça yardımıyla önce su ile daha sonra sabunlu su ile yıkanmalıdır. Bundan sonra da 5-10 dakika kaynar suda kaynatılmalıdır. Bir sonraki beslenmeden önce yine durulanmalıdır. Bir sterilizatör alınması tavsiye edilir.