10 Ocak 2014 Cuma

EK GIDAYA GEÇTİĞİNİZDE;





*Mümkünse olduğunca bebeğinizle aynı şeyleri yemeye çalışın.
*Bebeğinize yeni yiyecekler keşfetmesi  ve o yiyecekle ne yapmak istediğine karar vermesi için zaman verin.
*Bebeğiniz yiyecekleri keşfederken onunla yiyecekler hakkında konuşun.
*İhtiyacı olduğundam fazlasını yeme eğilimninin önüne geçmek için ona yardım edin.
*Bebeğinizin becerilerini geliştirmesine yardım etmek için eline yiyecek almasına mümkün olduğunca izin verin.
*Obir şeyler keşfedince bebeğinizin mutluluğunu paylaşın fakat onu takdir etmenize veya güzel sözler söyleyerekl öğrenmesine gerek olmadığını unutmayın.

Gebelikte Günlük Beslenme Programı


Örnek beslenme programı şöyle olabilir
Kahvaltı
1 su bardağı süt (az şekerli, kalsiyumdan zenginleştirilmiş)
1 yumurta veya kibrit kutusu kadar beyaz peynir
2 dilim ekmek (50 gram)
1 yemek kaşığı kadar pekmez, bal veya reçel
1 adet meyve veya 1 bardak taze sıkılmış meyve suyu (yaz ayları için domates olabilir)
1 bardak Ihlamur veya bitki çayı
Ara öğün
1 porsiyon meyve
Öğle
60-90 gram etli yemek (3 köfte veya etli sebze yemeği olabilir veya 1 tabak kuru baklagil
1 porsiyon pilav veya makarna (4 yemek kaşığı)
1 küçük kase yoğurt (125 ml)
1 dilim ekmek
1 porsiyon meyve
Ara öğün
1 bardak süt veya sütlü kek veya muhallebi
1 porsiyon meyve
Akşam
1 kase çorba
60 gram et veya etli sebze yemeği
1 dilim ekmek
1 porsiyon meyve
Yatarken
1 bardak süt şeklinde olabilir.
 İlk üç ayda bulantıları fazla olanlar için bu miktarlar çok azaltılır ama ara atıştırma şeklinde küçük beslenmeler yapılabilir.
Bulantıların olduğu dönem geçtikten sonra özellikle kabızlık ile mücadelede çok önemli olan su alımı önemlidir. Günde 1,5 – 2 liter su tüketilmelidir. Meyve suları değil!!!

BEBEĞİN BESLENMESİNİ ÖĞRENMEYE YARDIMCI OLMAK!!




Bebekler taklit ederek öğrenirler ve dahil olmayı çok severler. Bu nedenle mümkün olduğunca bebeğinizle yemeniz ve ona sa sizin yediğiniz şeylerden vermeniz önemlidir.

Aslında kendi tabağındaki sizin tabağınızdakiyle tamamen aynı olsa bile onun sizin tabağınızdakilerle ilgilendiğini görebilirsiniz.Bu muhtemelen bebeğinizin yediği şeyin güvenilir olduğunu içgüdüsel olarak kontrol etme yoludur. 

Onunla değişik yiyecekler hakkında konuşun, isimlerini söyleyin, renklerinden ve kıvamından bahsedin. Bu şekilde yeni kelimeler öğrenirken becerilerini de geliştirecektir.

Taklit ederek öğrenmede önce bebek sizi izler sonra yaptıklarınızı yapar. Bu sırada hatalar da yapar. Bu aşamada önemli olan bebeğinizin yemek yerken kendi yolunu kendisinin bulmasını sağlamak ve ona ihtiyacı olduğu kadar yardım etmektedir.Çok fazla yardım etmek ya da işine karışmak,eleştirmek, gülmek ve onunla çatışmak kafasını karıştıracak ve denemekten vazgeçmesine neden olacaktır. Diğer taraftan bir şeyi doğru yaptığında takdir edilmeye de ihtiyacı yoktur.Bebek düşürdüğü bir parça yiyeceği başarı olarak görmez.Bunların hepsi onun  için bir deneyin ilginç bölümleridir.
Bebeğinize yardım etmeye  çalışmak ya da ona yol göstermek dikkatini dağıtabilecek bir etken olabilir.Yiyecekler hakkında bir şeyler öğrenmeye ve nasıl yendiklerini keşfetmeye çalıştığını unutmayın. Yardımınıza ihtiyacı olduğunda bunu belli edecektir. Bebeklerin çoğu bir şeyi kendi kendilerine nasıl yapabilecekleri görmek istedikleri için yaparlar.
Yemekleri öğrenmeye başladığı ve yemeye çalıştığı ilk günlerde bebeğinizin  sürekli öğürdüğünü görebilirsiniz. Bu tehlikeli bir şey gibi görünse de endişe ya da müdahale edilecek bir durum yoktur. Onu durdurmanız gerekmez. Aslında bu,öğrenmesi için önemli bir rol oynar ve ona yiyeceği ağzının çok gerisine ittirmemeyi , ağzına bir anda çok fazla öğrendiğinde birkaç hafta sonra doğal bir şekilde öğürmesi duracaktır.
Bu ilk deneyimleri yemek vaktinden ziyade oyun ve öğrenme için bir fırsat olarak görürseniz bunu günde bir, iki,üçle sınırlamanın ya da özel bir takvim koymanın anlamsızlığının farkına varacaksınız. Aslında, bebeğiniz yiyecekleri ne kadar keşfeder ve yemek yemek konusunda ne kadar alıştırma yaparsa ilerde ihtiyaç duyacağı kendi kendine yeme becerisini o kadar hızlı geliştirir.

Kaynak:O tabak bitecek 

SÜT VEREN ANNELERE KAFEİN UYARISI


Anne sütü bebekler için en mükemmel besindir. İçerdiği bağışıklık sistemini güçlendirici maddeler hala birçok mamada yüzde yüz oranında yer almamaktadır. Ancak mucize besin olan anne sütü,  bazen yarar yerine bebeğe zarar da verebiliyor.  Çocuk Sağlığı Hastalıkları ve Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak, “Süt veren annelerin aşırı kafein tüketimi, mucize besin olan anne sütünü zararlı bir besin haline getirerek, bebeklerde reflü başta olmak üzere birçok hastalığa davetiye çıkarmaktadır” açıklamasında bulundu.

Süt Veren Annenin Tükettiği Kafein, Bebekte Reflüyü Tetikliyor…

Anne sütünün bebekler için en kusursuz besin kaynağı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yonca Tabak,  “Anne sütünün içerdiği bağışıklık sistemini güçlendirici besinler bugün, hiçbir mamada yüzde yüz oranında bulunmamaktadır. Her annenin sütü bebeğine özeldir ve onun ihtiyaçlarını en iyi şekilde giderecek özellikte doğa tarafından ayarlanmıştır. Ancak mucize besin olan anne sütü, bazen yarar yerine bebeğe zarar da verebilir, özellikle de emzirme döneminde anne beslenmesine dikkat etmiyor ve bolca kafeinli gıda tüketiyorsa “ diye konuştu.  
Süt veren annelerin kafein yönünden zengin olan çikolata başta olmak üzere kakaolu gıdalardan ve kahveden uzak durmasının bebeklerinin sağlığı açısından çok önemli olduğuna dikkat çekenProf. Dr. Yonca Tabak,  “Bebeklerde ilk iki yaşta mide başı normalden daha gevşektir. Kafein de genel anlamda mide başını gevşeten ve midede asit salgısını artıran bir maddedir. Süt veren anneler, kafein içeren gıdalar tüketiyorsa bu doğrudan bebeği de etkilemektedir. Bebek de bol miktarda anne sütü kanalıyla kafein almaktadır. Bu da bebeğin reflü olmasına ve ilerleyen zamanlarda reflüye bağlı diğer hastalıkların ortaya çıkmasına kaynaklık etmektedir” diye açıklamada bulundu.

Sütünüzü Artırmak İçin Çikolata ve Kakaolu Gıdalar Tüketmeyin!

Çocuk Sağlığı Hastalıkları ve Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak; “Anneler sütlerini artırmak için tatlı olarak bol çikolata tüketmeyi tercih edebiliyor.  Oysa bu, bebeğin sağlığı için son derece zararlıdır. Bir de çikolatanın yanında kahve de tüketiliyorsa, aşırı kafein tüketiminden dolayı bebek için durum daha da vahim bir hal al almaktadır. Özellikle de bu gıdaları tükettikten sonra bebeği emzirip ardından uyutmak reflüye en çok neden olan durumdur. Çünkü bebek yatar pozisyona girdiğinde mideden yukarı doğru olan kaçak,  daha belirgin hale gelir ve bu da reflü oluşumunu tetiklemektedir.”  açıklamasında bulundu.

Reflü, Zamanla Yerini Solunum Yolu Enfeksiyonlarına Bırakabilir!

Reflünün doğumdan sonraki ilk altı ay içinde yüzde altmış oranında görüldüğünü belirten Prof. Dr. Yonca Tabak; hastalığın fışkırır tarzda kusmalar ve kilo alamama şeklinde seyrettiğini söyledi.Tabak,  “İki yaşına doğru bebeğin mide başı güçlendiğinde aşırı kusmalar çoğu zaman son bulsa da geriye iz olarak; sessiz reflü adı verilen ve ilerleyen yaşlarda çocukta tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonlarına yol açan bir durum ortaya çıkar. Sessiz reflü genellikle ağız kokusu, gece yastığa ağızdan salya akması, hıçkırık, ses kısıklığı, iştahsızlık gibi belli belirsiz bulgularla tanınır.  Özetle;  gıda alerjisi olsun ya da olmasın süt veren annelerin kafein ve çikolatadan uzak durması şarttır” diye konuştu.

Sütünüz Arttırmak İçin Bol Su Tüketin, Uyuyun Ve İstirahat Edin…

Prof. Dr. Yonca Tabak, sütünü arttırmak için tatlıya başvuran annelere önemli tavsiyelerde bulundu. Tabak; “Süt veren annelerin sütünü artırması için tek ihtiyacı bol su tüketmek, uyumak ve istirahat etmektir. Çikolata ve benzeri kakaolu gıdalar sütünüzü arttırmak yerine bebeğinizi sağlığınızdan edebilir“ dedi.

Prof. Dr. Yonca Tabak ’tan Süte Veren Annelere Öneriler;

1-     Özellikle süt yapar diyerek bol çikolata ve türevlerini tüketmekten kaçınılmalı.
2-     Kafein içeren kahve, kolalı içecek gibi gıdalardan uzak durulmalı
3-     Süt yapar diye şekerli gıdayı çok tüketmekten kaçınılmalı
4-     Bol su tüketilmeli
5-     Mutlaka gün içinde ve gece vakitlerinde bebeği güvenilir birine teslim ederek istirahat edilmeli. Uyku sütü artıran en değerli yöntemdir.



8 Ocak 2014 Çarşamba

BEBEĞİMİZİN BESLENMESİ

BEBEĞİMİ NASIL BESLEMELİYİM?”
Eğer 0-3 yaş arasında bir bebeğiniz varsa, her konuya olduğu gibi bebeğinizin beslenmesine de özel ilgi şart. Nasıl mı?

BEBEĞİN YEMEĞİ NASIL OLMALI?
Bebek beslenmesinde 0-3 yaş arası kritik bir dönemdir. Bu dönemde annelerin
-her konuda olduğu gibi beslenme konusunda da
- bebekleri için mümkün olan en iyi başlangıcı yapması gerekir. Sağlıklı beslenmenin temelleri bu yaş aralığında atılır ve bu dönemdeki beslenme alışkanlıkları bebeğin ileri yaşlardaki sağlığını etkiler. Bebeğinizin sağlıklı beslenmesine destek olmak üzere, ona yemek hazırlarken dikkat etmeniz gereken noktaları şöyle sıralayabiliriz:
• Bebeğinizin yemeklerine tuz ve şeker ilave etmeyin.
• Yetişkinler için hazırlanmış, katkı maddesi içeren ürünler kullanmayın. (Şanti, çikolata, hazır kek vb.)
• Sıvı yağı tercih edin (Mısır özü veya zeytinyağı).
• Bir yaşından önce inek sütü kullanılmayın. Süt kullanılması gereken yerlerde
-WHO (Dünya Sağlık Örgütü) özellikle 1 yaşına kadar inek sütü önermediği için- bebeklerin ayına uygun, devam sütlerini tercih edin.
• Bebeğinizin yemeğini hazırlarken mutlaka sağlıklı ve dengeli beslenmesi gerektiğini göz önünde bulundurun.
• Bisküvi gibi şeker içeren gıdalar kullanmayın. Ayrıca nişasta, pirinç unu gibi gıdalar da besin içeriği açısından yetersizdir, bu ürünlerin yerine tahıllara ağırlık verin.

HANGİ AYDA HANGİ BESİNİ YİYEBİLİR?
* Bebeğinize 7. aydan sonra et ve yumurta sarısı verebilirsiniz.
* 8. aydan itibaren taze balık ve bakliyatlar verebilirsiniz.
* 1 yaş sonrası yumurta beyazı kullanabilirsiniz.
* Bebek yemeklerinde patlıcan, çilek gibi alerjen gıdalar kullanmayın.
* 1 yaş öncesi tariflerde bal ve kepek ekmeği kullanmayın.
* Kek, kurabiye gibi tarifleri bebek tahılları ile hazırlayabilirsiniz.
* Turunçgiller, muz ve kivi 6. aydan sonraki tariflerde yer alabilir.
* Prebiyotik lif kaynağı olan enginar, omega 3 kaynağı olan ceviz, protein kaynağı olan bakliyatlar ile çoğunun antioksidan etkisi olan meyve ve sebzelere bebeğinizin beslenmesinde öncelik tanıyın.

0-3 YAŞ ARASI ÇOK ÖNEMLİ!
• Bebeğinize 6. aydan sonra, demir bakımından zengin gıdalar verin. Kırmızı et, yeşil yapraklı sebzeler ve yumurta sarısı gibi…
• Ayrıca, bebeğinizi farklı tatlardaki meyve ve sebzelerle şaşırtın. Bu onun değişik besinlere alışmasını sağlar.
• Süt içme alışkanlığını oluşturmak için de bebeğinize farklı lezzetler sunulabilirsiniz. Sütün tahıl ve meyvelerle birlikte hazırlanmasıyla farklı tatlar yaratılabilir.
• Farklı meyveler, farklı “antioksidan” besinler, farklı vitamin ve mineraller içerir. Şöyle ki:
– C vitamini dişetleri için gereklidir, demir emilimini hızlandırıp beynin gelişimini sağlar.
– Beta-karoten koruyucudur ve dokuların normal büyümesini, görme gücünü sağlayan A vitaminine çevrilir. Beta-karotenin en iyi kaynağı ise mangodur.
– Brokoli gibi yeşil yapraklı sebzeler B vitamini açısından zengindir.
– Farklı çeşitlerde ve renklerde meyve (ve sebze) tüketimi, farklı miktarlarda vitamin ve -ineral alımı sağladığından önemlidir. Örneğin; 1 elma 100 gramda 4 mg. C vitamini içerirken, çilek tam on sekiz kat fazla C vitamini içerir!
– Günde 2-3 kez meyve tüketimi, kabızlığı önler ve sağlıklı bağırsak hareketleri bakımından önemlidir.
• Bebeğinize verdiğiniz sebzelerin çeşitliliği son derece önemlidir. Yapılan araştırmalara göre, bir hafta içerisinde verilen sebzelerin çeşitliliği, bebeğin yeni tanıştığı yiyecekleri kabul etme oranını yükseltiyor.
• Şekerin bebeğin sağlıklı gelişimine katkısı yok, sadece enerji kaynağı ve bebeğin ağzında tatlı bir lezzet bırakır.
• Fazla tuz, bebekler ve çocuklar için zararlı. 1 yaşını doldurmamış bebeklerin günde 1 gramdan fazla (400 mg sodyum); 1-6 yaş arası çocukların da günde 2 gramdan fazla (800 mg sodyum) tuz almamaları öneriliyor. Çünkü alınan tuz miktarının küçük bir oranda yükselmesi bile ileride tansiyon hastası olma riskini arttırıyor.
• Tahıllar, lif ve demir açısından zengin besinlerdir; özellikle C vitamini içeren meyvelerle alındığında demir emilimi artar. Bebeğe ilk başlanacak tahıl pirinç olmalı.
• Bebeğinize yemek pişirirken daha çok buharda haşlama ve fırında pişirme yöntemini tercih edin. Çünkü sulu pişirmelerde vitamin kayıpları oldukça yüksektir. Düdüklü tencerede pişirme süresi kısalır; bu sayede gıdaların besin değeri korunur.
• Bebeğinizin yemeklerine pişme işlemi bittikten sonra, sızma zeytinyağı veya mısırözü yağı koyun.
• Sebze ve meyveleri üzerinde kalmış olabilecek tarım ilaçlarına karşı, bebeğinize vermeden önce su dolu bir kapta bekletin ve soyarak verin.
• Bebeğiniz için pişirdiğiniz yemeği 2 günden fazla saklanmayın ve 1 kereden fazla ısıtmayın.
• Salam, sucuk gibi işlenmiş etler ve konserve gıdalar bebek beslenmesi için sağlıklı değildir. Tercih etmeyin.

EK GIDAYA GEÇERKEN DİKKAT ETMENİZ GEREKENLERDEN BAZILARI:

• Bebeğinize ilk vereceğiniz gıdanın onun tarafından kabul edilmesini kolaylaştırmak istiyorsanız bu ilk adımı o açken atmalısınız. Vereceğiniz yiyeceği küçük bir çay kaşığına ya da parmağınızın ucuna yerleştirerek bebeğinizin dudaklarına değdirin. Bu yeni tattan hoşlanıp hoşlanmadığını kolayca anlayabilirsiniz. Eğer yiyeceği diliyle iter ve bu tavrını ikinci denemeden sonra halen devam ettirirse onu daha fazla zorlamamanızı ve bu yeni yiyeceği bir daha denemeden önce 3-4 gün beklemenizi tavsiye ederiz.

• Yutma işlevinin gelişmemiş olması kaşıkla beslenmeyi güçleştirir. Bazı bebekler bu geçişi kolay yapamazlar ve kaşıkla beslenmeyi redderler. Geçiş döneminde çok sabırlı olmak gereklidir. 


• Yeni ve farklı gıdalara teker teker ve en az 3-5 gün ara ile başlanmalıdır. Yeni verilmeye başlanan gıdaların bebekte alerji ya da sindirim güçlüğü yaratmadığının anlaşılabilmesi için aynı anda birden fazla gıda başlanmamalıdır. 


• Yeni besinler önce az miktarda verilmeli zamanla miktar bir öğün oluşturacak şekilde artırılmalıdır.


• Her yeni gıdada bebeğinizin kakasında bazı değişiklikler olabileceğini bilerek fazla telaşlanmamalısınız.


• 12. ay sonuna kadar bebek için hazırlanan gıdalara tuz ve şeker ilave edilmemelidir.
• Bebeğe verilecek bütün yiyecekler taze ve katkısız olmalıdır. Kimyasal koruyucu madde içeren konserve ve katkı maddeli hazır yiyecekleri bebeğinizin beslenmesinde kullanmamalısınız. 


• Bebek için her öğün taze besin hazırlamalı ve bu besinleri oda sıcaklığında uzun süre bekletmemelisiniz.


• Diş çıkarma dönemi bebeğin iştahsız ve huzursuz olduğu zamanlardır. Bu dönemlerde bebek anne sütü veya biberon mamasını daha fazla almak isteyebilir. Kaşığı reddetme, bu dönemde karşılaşılabilen bir problemdir, ısrarcı olmamak gerekir. Doktorunuzla görüşerek bebeğinizin günlük besin ihtiyacını karşılayacak kadar beslenip beslenmediğini öğrenebilirsiniz.

Ek gıdalar başlandığında anne-bebek ilişkisi nasıl olmalıdır?





Anneler, bebeklerin ek gıdalara karşı gösterdiği isteksizlik karşısında hemen, bebeğe alıştığı ve bu nedenle almakta zorluk çekmediği besini yani anne sütünü verirler. Bu uygulama sakıncalıdır.
Bebek, sevmediği veya alışamadığı yiyeceği reddettiğinde anne sütünün verildiğini öğrenirse, diğer ek gıdalara da tepki gösterir. Ek gıdalara geçiş gittikçe zorlaşır. Bebek ve anne arasında inatlaşmalar başlar ve bebek tepki olarak kaşığı itmeye, ağzına aldığı yiyeceği yutmadan bekletmeye başlar. Zorla yutturulacak olursa yine tepki olarak kusar.



Bütün bu gelişmeler anne ve bebek arasında beslenme sırasında mutlaka olması gereken huzur ve sevgi ilişkisini bozar. Bir süre sonra anne bebeğini besleyemez hale gelir. Bu nedenle sevgili anneler lütfen bebeklerinizle beslenme sırasında inatlaşmayınız. Kaybeden daima siz olursunuz. Sinirlenmeden kararlı davranın. Bebeğin dikkatini ve ilgisini başka yönlere çekerek, beslenmesini sürdürün.
Hiç bir bebek, ağzını açıp sizin onu beslemenizi beklemez. Bebek beslemek annelik sanatıdır, sevgi ve sabır ile sürdürülür…