17 Eylül 2012 Pazartesi
15 EYLÜL BEBEKEŞYA KATKILARIYLA YAPTIĞIM DOĞUM SONRASI BEBEK EĞİTİMİM BAŞARIYLA GEÇTİ...
Bebekeşya 'nın desteğiyle yaptığımız Doğum Sonrası bebek eğitimim çok güzel geçti. Katılım gerçekten çok iyiydi. Bu eğitimi Bebekeşya ile birlikte yaptık. Eğitm vereceğim salonu çok güzel haızrlamışlardı. Bebekeşya firmasının bebek dostu ürünlerinin çoğunu deneyimlemiş olmamdan dolayı içim çok rahattı. Bu eğitme başlamadan önce teknik destek için eşim Altan çok yardımcı oldu. Son anda kendi bilgisayarımın azizliğine uğramıştım. Salyt ve sunumu hazırlamak konusunda eşim beni kurtadı. Bu arada eğitim yerimizi oğluşum Altuğ da ziyarte etti. Çok şaşırdı, ilk gördüğünnde . Hemencik adapte olup, ortalıklarda dolaştı.
Bunun dışında katılımcılara duyurmamda yardımcı olan Doğum fotoğraçısı Sevgili Yeşim Mutlu 'a ve Anne ve babaların çocukları olmadan veya olduktan sonra bir ürün almadan önce danışabilecekleri çok güzel bir site olan Fikirdenk'in güzel sahipleri Sena ve İrem'e çok teşekkür ederim. Ayrıca katılan anne ve baba adaylarına vermem üzere hediyeler gönderen Edukids'ten Nuran Hanım'a ve Johnson'sBaby adına da Ece hanım'a çok teşekkür ederim..
Doğum Sonrası bebek eğitimimizde bebeğin doğum sürecinden lohusalık dönemini de içeren bir eğitim oldu. 2 saat olarak planlanan eğitim yaklaşık 3 saatte tamamlandı. 8 çift eğitimimize katıldı. Anneler kadar da babalarda çok istekli ve ilgiliydiler. Bebekler çok şanslı. ben bu eğitimleri ilk vermeye başladığımda babalar daha uzak ve daha az ilgiliydiler.
Çok enteresan bir durum vardı. Tüm bebekler kızdı, sadece bir annemizin bebekleri erkek olacaktı. İki tane annemiz ikiz bebek bekliyorlardı. İkiz annelerinden bir tanesi daha önceden verdiğim Emzirme eğitimime de katılmıştı. Bu çok güzel bir tesadüf oldu. Yine katılımcı annelerimden ikisi tanesi de twitterdan yazıştığım, sanal olarak tanıdığım annelerdi:))
Bu eğitim sırasında özellikle Tummy Tub bebek küveti, kundaklamak , süt sağma gibi konular çok ilgi çekti. İnşallah katılan tüm anne ve baba adayları oradan mutlu ayrılmışlardır. Tüm eğitim boyunca anlattıklarımın ve püf noktalarının olduğu bir dosya da ailelere verildi.
Tüm katılımcı ailelere çok teşekkür ediyorum. sağlıkla bebeklerine kavuşmaları dilekleriyle:)))
16 Eylül 2012 Pazar
ÇOCUKLARA VERİLEBİLECEK EN DEĞERLİ HEDİYE, ONLARLA BİRLİKTE ZAMANI PAYLAŞMAKTIR.
EDUKIDS Eğitici Oyun Kartları ile çocuklar eğlenirken öğreniyor.
Dünyanın hemen her yerinde eğitici oyun kartları (flashcards) çocukların yaratıcılığını ve gelişimini desteklemek amacıyla en başta tercih edilen oyun ve oyuncaklar arasında gösteriliyor.
Edukids Eğitici Oyun Kartları 0- 6 yaş grubu çocukları için konusunda uzman pedagog ve eğitimcilerin katkılarıyla tasarlanmış olup Türkiye’de üretilmiştir. Edukids, çocuklar için en değerli hediyenin onlarla birlikte ‘zamanı paylaşmak’ düşüncesiyle içimizden bir annenin emeğiyle ortaya çıkmıştır.
Edukids’in Doğuş Hikayesi :
Bir anne, 2 yaşındaki kızı için yaşına uygun oyunlar ararken flashcards yani eğitici oyun kartlarıyla tanışır ve ‘girişimci annelik’’ macerası başlamış olur. ‘Puzzle ile eğitici kartlar birleşse nasıl olur?’ diye düşünen anne Nuran GÜR’ün titiz çalışmaları sayesinde Ekim 2010′da EDUKIDS tüm seçkin kitabevlerinde yerini aldı.
ZIT KAVRAMLAR, ALFABE İLE KELİMELER, ŞEKİLLERLE RENKLER VE HAYVANLAR, SAYILARLA EŞLEŞTİRME, ENGLISH FLASH CARDS, HİKAYELİ YAPBOZ ve BEBEĞİMİN İLK OYUN KARTLARI ile YEDİ farklı oyunla; konusuyla hem eğlenceli hem eğitici, kalitesiyle uzun süreli oyun arkadaşı olarak, çocuklar ve ailelerle buluşmak için özenle tasarlandı.
Edukids D&R,Remzi,Nezih,İnkılap,Dost, İyi Cüceler,Düşevi,Tırtıl Kids, Kipitap ile anne&bebek sanal marketlerinde.
Aklınızda bulunsun, çocuklar için en etkili ve eğlenceli öğrenme yolu 'OYUN' dur...
6 Eylül 2012 Perşembe
PHILIPS AVENT EMZİRME GRUBU ÜRÜNLERİNDE İLGİ ÇEKİCİ KAMPANYA
Annelerin 1 numaralı tavsiyesi* Philips AVENT, ortaya koyduğu ürünler ve sunduğu çözümlerle her zaman için annelerin yanında olduğunu hissettiriyor. Güvenilirlik sertifikaları, önemli işbirlikleri ve ilgi çekici kampanyalarla Philips AVENT, önümüzdeki dönemde de annelerin tercihi olmaya devam edecek.
Philips AVENT tarafından sunulan elektronik ve manuel göğüs pompaları, göğüs pedleri, termopedler, göğüs kalkanı ve koruyucuları, göğüs ucu kremi ve göğüs ucu çıkarıcı kaşık Niplette, emzirme sürecinde anneler ve bebeklerinin en büyük yardımcıları olmayı sürdürüyor.
Philips AVENT’in, Türk Pediatri Kurumu tarafından da önerilen tüm emzirme grubu ürünlerinde 15 Eylül-30 Ekim tarihleri boyunca yüzde 25 oranında indirim fırsatı sunuluyor. Ayrıca kampanya çerçevesinde tekli elektronik pompa satın alan kullanıcılara, göğüs pedi hediye ediliyor.
Profesyonel özellikler, pratik kullanım
Philips AVENT manuel ve elektronik göğüs pompaları daha fazla süt sağımına yardımcı oluyor. Ürünlerde yer alan ve bebeklerin emme hareketini taklit eden benzersiz, patentli silikon masaj başlığı, süt salgılama refleksini uyararak dilediğiniz sürece emzirmenize olanak sağlıyor.
Philips AVENT pompalar; hızlı, nazik ve sessiz çalışma özelliğiyle ön plana çıkıyor. Patentli beş yapraklı masaj başlığı ile süt bezlerine denk gelerek ve bebeğin emme hareketi ile aynı etkiyi yaratarak, içe ve dışa doğru esner. Bu sayede de doğal ve hızlı boşaltım gerçekleştirir. Philips AVENT manuel göğüs pompalarının hastane tipi elektrikli pompalar kadar etkili olduğu da klinik olarak kanıtlanan veriler arasında.
Philips AVENT elektronik göğüs pompaları ise manuel pompanın tüm özelliklerinin yanı sıra elektronik hafızası ile sağma hızını ve ritmini ezberleyerek, annenin daha rahat ve endişesiz bir emzirme deneyimi yaşamasını sağlıyor. Elektronik hafıza özelliği ise annenin kişisel pompalama ritmini öğrenerek, tek bir tuş ile bu ritme devam etmesini sağlıyor.
Süt üretimini korumak ve bebeğinizden uzaktayken bile sütünüzü kaliteli bir şekilde saklamak için ideal olan Philips AVENT göğüs pompaları, esnek ve taşınabilir tasarımıyla da kolay kullanım sağlıyor. AVENT’in birbirine uyumlu parçaları sayesinde, pompanıza takacağınız biberon emziği ile başka bir kaba süt aktarımı yapmanıza gerek kalmaz ve bu sayede tek bir damla sütünüz dahi ziyan olmaz. Yine aynı şekilde, özel kapatma diskleri sayesinde sütünüzü bu kaplarda güvenle saklayabilirsiniz.
Philips AVENT SCF310/60 manuel göğüs pompasına 142 TL’ye, Philips AVENT SCF312/60 elektronik göğüs pompasına ise 299 TL’ye sahip olabilirsiniz.
* Aralık 2011’de Amerika, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Polonya, İspanya, Rusya ve Çin’de bebek bakım ürünleri ve markalarının kullanıcısı olan 36.000’den fazla kadın üzerinde yapılan TNS online memnuniyet anketi sonuçları esas alınmıştır.
Philips AVENT Anne Okulu
Alanının en önemli isimlerinden, Gelişim Psikoloğu Aletha Solter’in katılımıyla...
Philips AVENT Anne Okulu’nun yeni dönemi başlıyor! - Bebeğinizin neden ağladığını düşünüp kendinizi çaresiz hissettiğiniz oldu mu hiç?
- Bebeğiniz neden stres yaşıyor?
- Travma kaynakları nelerdir?
- Bu sinyalleri nasıl tanıyacak ve nasıl ayırt edeceksiniz?
- İyileştirici dokunuş/tutuş nedir? Bebeğinizin, gerginliğini içinden atmasına nasıl yardım edersiniz?
Tüm bu soruların cevapları için Philips AVENT Anne Okulu’nun ücretsiz olarak gerçekleşecek bir seminer olacak.
Katılım formu için: http://avent.pclubturkiye. com/aventanneokuluform.aspx?s= bersay
Tarih: 15 Eylül 2012
Yer: Cihangir Yoga - İstinye
Program
10:00 – 10:15 Açılış Konuşmaları Burcu Aksoy / Philips Tüketici Ürünleri Halkla İlişkiler Müdürü Deniz Sezer / Philips Avent Ürün Grubu Pazarlama Yöneticisi
10:15 Eğitim Semineri 1. Bölüm Aletha Solter / Gelişim Psikoloğu
11:00 Ara
11:15 Eğitim Semineri 2. Bölüm Aletha Solter / Gelişim Psikoloğu
11:45 Soru – Cevap Bölümü
12:00 Kapanış
5 Eylül 2012 Çarşamba
İLK GÜNLERDE YENİDOĞAN BEBEKLE BAŞA ÇIKMAK ,İÇİN;
*Öncelikleriniz belirleyin:
Bebeğinizin bakımı ve beslenmesi sizin için en önemli önceliklerin izden biri.Çamaşır, bulaşık,ev işleri de önemli ama.. Bunun sırası belirlemek ve ufak planlar yapmak çok önemli.
*Evdeki ilk günlerinizde yardım istemekten çekinmeyin;
İlk günlerde bebeğinizin size çok fazla ihtiyacı olacaktır. Çünkü dünyada tanıdığı en önemli kişi sizsiniz. Hep sizle olmak isteyecektir. Onun içinde doğum öncesinde evde size kim yardımcı olacak bunu netleştirmiş olmanız, inanın işinizi çok kolaylaştıracaktır. Eşinizi minik görevler verebilirsiniz, anneniz yanınızda olacaksa, doğum öncesinde ondan neler istediğinizi konuşmanız karşılıklı her ikinizi de rahatlatacaktır. Ya da eve bir yardımcı alacaksanız, doğum öncesinde evi tanıtmanız, sizin alışkanlıklarınız ona öğretmeniz, sizi bu günlerde çok rahatlatacaktır.
*Uyku;
Uyku hem gününüzün rahat geçirmeniz, hem de sütünüzün devamlılığı için inanın çok çok önemli. Özellikle sütünüz tam kıvama oturuncaya kadar ve bebeğiniz ve siz birbirinize tam olarak alışıncaya kadar mutlaka bebeğiniz uyuduğunda sizinde uyumanız çok önemli. Özellikle ilk 2 hafta bebeğiniz sizi her an emmek isteyecektir. O dönemde tüm zamanınızı bebeğinize ve kendinize ayırmaya çalışın. Eşinizden de destek almayı unutmayın!Gece uykusu da çok önemli. Bebeğiniz siz tam olarak emmeyi öğrendikten sonra ortalama 2 hafta sonra bebeğinize emzik veya biberon verebilirsiniz. O zaman gece beslenmelerinin birini eşinize yaptırarak uyku sürenizi biraz uzatabilirsiniz. Hem böylelikle eşinizde bebeğinizle baş başa bir vakit geçirmiş olacaktır.
*Wrap kullanın;
Son yıllarda popüler olan wraplar annenin kendisini daha özgür hissettirdiği gibi bebeğin de kendini en rahat etmesini sağlar.Bebeğiniz wrapla kendinize yapışık:)) tutuğunuzda ellerinin serbest olacağı için istediğinizi yapabilir, bebeğinizde sizinle ten temasını yaşadığı, kokunuzu duyduğu için çok mutlu hissedeceklerdir. Özellikle kolik bebeklerde çok işe yaradığı için doğum öncesinde alınacaklar listesine eklemekte fayda vardır.
*Planlarınız esnek yapın..
Bebekli günlerinizde her zaman planlarınıza bire bir uyabileceğinizi düşünmeyin. Mutlaka opsiyonlar ve alternatif planlarınız olsun. Bunun içinde lütfen kendinizi üzüp, stres yapmayın.
*Diet yapmayın;
Bebeğiniz doğduktan sonra kilolarınızın büyük bir kısmı doğumla beraber gidecektir.Doğum sonarsı kalan kilolarınız da bol bol su içip, bebeğinizi bol bol emzirdiğiniz de kısa sürede verebilirsiniz. 1 yıl sonunda aradaki farka sizde inanamayacaksınız.
4 Eylül 2012 Salı
GEBELİĞİN OLUŞUMU
Gebelik oluşumu Mucizenin başlangıcı
Kadın organizmasının ergenlik çağından itibaren her ay yeni bir gebeliğe hazırlandığını daha önce belirtmiştik. Adet döngüsünün ilk günü adet kanamasının başladığı gündür. Size ‘Son adet tarihiniz nedir?’ diye sorulduğunda her zaman son adet kanamasının ilk gününün kastedildiğinden emin olabilirsiniz. Bu döngü bir sonraki adet kanamasının ilk gününe dek sürer. Genel olarak 28 gün olarak kabul edilse de 21 ila 35 gün arası normal kabul edilir.
Bu süre içinde gebe kalınabilecek dönem aslında hiç te uzun değildir. Adet döngüsünün ilk bölümünde yumurtalıkta bir grup yumurta hücresi olgunlaşmaya başlar.Hipofiz bezinden salgılanan hormonlarla ( FSH ve LH) yumurtalık kökenli hormon ve diğer pek çok biokimyasal mekanizmanın içine girdiği bu süreçte folikül adı verilen ufak kesecikler içinde gelişen bu olayı gözle izlemek mümkün olmasa da folikülün büyümesi vajinal ultrasonografi ile izlenebilir.
28 günlük bir adet döngüsünde ortalama 14 günde folikül duvarı çatlar ve yumurta hücresi (oosit) serbest kalır. Yumurtlama (ovulasyon) olayı budur. Serbest kalan yumurta hücresi Fallop tüpünün uç kısmındaki parmaksı çıkıntılar tarafından yakalanır ve ‘ampulla’ adı verilen tübün kısmen geniş kısmına alınır.
Serbest kalan yumurta hücresinin ortalama ömrü 24 saat kadardır.Bu süre içinde döllenme gerçekleşmezse yumurta hücresi karın boşluğunda parçalanarak kaybolur. Bu konudaki yanlış inanış adet kanaması ile döllenmemiş yumurta hücresinin dışarı atıldığıdır.Adet kanaması yeni oluşan bir gebeliğin yerleşmesi için hazırlanan rahim iç zarının gebeliğin gerçekleşmemesinin ardından dökülmesidir .Oositle herhangi bir ilgisi yoktur.
Yumurta hücresinin tubaya geçmesinden sonra geride kalan folikülün yapısında önemli değişiklikler ortaya çıkar.Luteinizasyon adı verilen bu gelişmeyle içindeki yumurta hücresini kaybetmiş olan folikül 'corpus luteum' adı verilen yapıya dönüşür ve gebelik için hayati önem taşıyan progesteron hormonunu salgılamaya başlar.Progesteron etkisiyle rahim iç zarı embriyonun yerleşmesi için uygun hale gelir
Yumurta hücresinin ömrü kısa olmasına karşın bu dönemde gebe kalmayı kolaylaştırmak amacıyla genital sistemde belirgin değişiklikler oluşur.Öncelikle rahim ağzında bulunan mukus (sümüksü akıntı) belirgin şekilde farklılaşır. Mukusun daha akışkan ve berrak hal almasıyla spermlerin hareket etmesi ve rahim ağzını aşarak yumurta hücresinin bulunduğu bölgeye doğru seyahati kolaylaşır. Aynı zamanda hormonlardaki değişmeler (testosteron düzeyindeki artış) nedeniyle libido artar. Tüm bu değişiklikler gebeliğin olumasını kolaylaştırır.Genelde pek çok sperm hücresi yumurta hücresine ulaşsa da yalnızca tek bir tanesi ‘zona pellucida’ yı geçerek yumurta hücresine girebilir. Olaya döllenme (fekondasyon) adı verilir .Bu aşamadan sonra oluşan bir reaksiyonla diğer spermlerin yumurta hücresine girişi engellenir.
Fallop tüpünün ampulla kısmında gerçekleşen bu olaydan sonra yumurta hücresi artık ‘embriyo’ adını alır .Ampulla bölgesinde 48-72 saat kadar bekleyen embriyo bundan sonra ve tüp içinde rahime doğru yaklaşık
5 gün sürecek yolculuğuna başlar. Bu yolculuk sırasında embriyonun gelişimi de devam eder.
Bu yolculuk devam ederken rahim de embriyonun yerleşmesi için gerekli hazırlıklar yapılır.Endometrium corpus luteum tarafından salgılanan progesteron hormonunun etkisiyle kendisine yaklaşmakta olan embriyo için hazırlanır. Progesteron hormonu endometriumun 'sekresyon' evresine girmesini sağlar .Bu embriyonunrahime yerleşmesi ve gebeliğin devam ettirilebilmesi için gereklidir.Gebeliğin ilk 10 haftasında gerekli progesteron hormonu corpus luteum tarafından salgılanırken bu haftadan sonra plasenta gerekli progesteronu kendisi sentez eder
EMZİRME DÖNEMİNDE ANNE-BEBEK İLİŞKİSİ
Doğumun gerçekleşmesiyle hem anne hem bebek için önemli iki dönem başlamış olur;
Anne için loğusalık dönemi, bebek için süt çocukluğu dönemi.
Bebeğin doğumdan birinci yaşın sonuna kadarki dönemde annesiyle kurduğu iletişim onun biyolojik gereksinimlerini karşılamanın yanında sosyal ve psikolojik olarak da daha sonra kuracağı ilişki ve iletişimin ilk örneklerini, ilk çekirdeklerini oluşturur.
Bu nedenle annenin bu dönemde bebeğin ihtiyaçlarını geciktirmeden karşılaması ona yakın ve ilgili davranması bebekte sevgi ve güven duygularının ilk tohumlarını filizlendirir.
Annenin herhangi bir nedenle(fiziksel ya da psikiyatrik bir hastalık, ekonomik, toplumsal, ailesel nedenler vs.) bu sevgi ve güven duygusunu oluşturacak şekilde davranamaması çocukta daha sonraki yıllarda da devam edecek bir sevgi arayışına ve güvensizlik duygusuna yol açabilir. Bu nedenle bazı psikiyatri otoriteleri bu dönemi Temel güven-Temel güvensizlik dönemi olarak adlandırmışlardır.
Bebek bu dönemde tümüyle anneye bağımlı durumdadır. Yani tüm ihtiyaçları ancak anne tarafından (ya da anne yerine geçen kişi tarafından) karşılanabilir durumdadır. Bebeğin bağımlılığına karşılık anne de bebeğine bağlıdır. Bu bağlılık ve bağımlılık anne ve bebek arasında ruhsal olarak bir kilitlenme oluşturur. Bu karşılıklılığın bir tarafında annenin vericiliği, bakıcılığı, koruyuculuğu diğer yanında bunlar olmazsa hayatını sürdüremeyecek durumdaki bebeğin bağımlılığı yatar. Anne ve bebek arasında erken fiziksel ve görsel iletişim bu bağlılığı kolaylaştırır. Sevgi davranışları okşamak, öpmek, kucaklamak ve gözünü dikerek bakmak şeklindeki davranışlar anne ile bebek arasındaki etkileşimi devam ettirmeyi kolaylaştırır. Bu nedenle de doğumdan sonra makul olan en kısa sürede anne ve bebeğin fiziksel teması sağlanması yararlıdır. Emzirme bir yönüyle bebek için biyolojik ve fizyolojik olarak ideal beslenme şeklini oluştururken diğer yandan psikolojik olarak da son derece gerekli ve yararlı olan anne-bebek arasındaki yakın fiziksel teması sağlar.
İlk aylarda sadece fizyolojik ve biyolojik olan bağımlılığın 3-6 ay arasında psikolojik boyutu öne çıkmaya başlar. Her ihtiyaç duyduğunda yanında beliren, altını temizleyen, karnını doyuran, onu terden, soğuktan, sıcaktan, ağrıdan koruyan birinin varlığı bebekte kendisinin güvende olduğu duygusunu oluşturur ve anneye bağlanma kuvvetlenir. 6. aya gelindiğinde bu bağlanma duygusu öylesine yerleşmiştir ki ortaya zaman zaman belirgin olarak algılanan anneden ayrılma korkusu çıkar. Bu bağlanma duygusu yerleştikten sonra annenin yitimi çocukta ağır ruhsal çökkünlük belirtilerine(bebeklik depresyonu) ve daha uzun sürerse kişilik gelişiminde önemli örselenmelere neden olabilir (Kişiliğe yerleşen bu zedelenmeye ya da psikolojik yaraya temel güvensizlik duygusu diyoruz).
Bebeklik Dönemi bağlanma Süreci:
Doğum-2. Ay: Bebek bu dönemde anneyi kokusundan ve sesinden tanır. Yabancıya
tepki vermez. Çevresindekilerle yakınlığı arttırma çabaları görülür.
2-7 Ay: Bu dönemde bebek herkesin ilgisini çekmekten hoşlanır. Ebeveynlerinden
ayrıldığında stres belirtileri göstermez. Bu evre bebeğin çevresindekilere yönelik güven duygusu geliştirmeye başladığı evredir. Bebek davranışlarının diğer insanları etkilediğini ve gereksinimlerinin bu insanlar tarafından karşılanacağını anlamaya başlar. Bununla birlikte kendisine en yakın algıladığı ve ona doyum sağlatan bakım veren kişi önemli bir rol oynamaya başlar.
7-24 Ay: Bu dönemde bebekte ayrılık ve yabancı kaygısı görülür. Bakım veren kişi
çevreyi keşfetme sürecinde güvenli bir temel rol oynamaya başlar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














