22 Haziran 2012 Cuma

GÜNEŞ KORUMA ÜRÜNÜNÜZÜ SEÇERKEN VE KULLANIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR




Güneşin kısa ve uzun vadeli pek çok olumsuz etkisi bulunmaktadır. Kısa vadeli etkiler arasında güneş yanıkları, bronzlaşma ve çillerın oluşması sayılabilir. Uzun vadeli etkiler arasında sayılabilecek kırışıklık ve lekeler gibi foto yaşlanma belirtileri, deri kanserine yol açar.

Güneşten koruma faktörü (SPF), UVB nin yol açtığı kızarıklığa karşı koruma miktarını, böylece güneş koruyucuların etkinliğini gösteren bir ölçü birimidir.

En az 15 koruma faktörlü ürünler tercih edilmelidir. Ancak SPF’nin sadece UVB ışınlarına karşı koruma için bir ölçü olduğu unutulmamalıdır. Kullanacağınız güneş koruyucusunun deri yaşlanmasında, güneş yanıklarında ve kanser oluşumunda etkili olan UVA ışınlarına karşı da koruyucu olabilmesi için geniş spektrumlu bir ürün tercih edin.

Güneş koruyucular kullanırken bunlara dikkat edin:

  • Birçok faktör, güneş koruyucuların etkinliğini etkiler. Bunlardan biri de kullanılan miktardır. Yapılan çalışmalarda güneş koruyucu kullananların bu ürünleri gerekenden daha az miktarda uyguladıkları saptanmıştır. Ayrıca sırt, boynun iki yanı, şakaklar ve kulaklar sıklıkla güneş koruyucu sürmenin atlandığı bölgelerdir.
  • Güneş koruyucular, az kullanıldıkları takdirde koruma oranları düşmektedir; deri yüzeyinin santimetrekareye 2 mg gelecek şekilde uygulanmalıdır.
  • Güneş koruyucular, güneşe çıkmadan 15-30 dakika önce sürülmeli dışarı çıkmadan hemen önce tekrarlanmalıdırlar. Bu uygulama, hem atlanan alan yüzeyini minimuma indirilmesini, hem de optimum güneş koruyucu miktarının kullanılmasını sağlar.
  • Güneş koruyucular 2-3 saatte bir, özellikle yüzme, terleme ya da havlu ile kurulanma sonrası tekrarlanmalıdır. 


Örnek ürün:

RoC® SOLEIL PROTEXION+
KAHVERENGI CİLT  LEKELERİNE KARŞI GÜNEŞ KORUMALI YÜZ KREMI
SPF 50+ ÇOK YÜKSEK GÜNEŞ KORUMA FAKTÖRÜ


RoC® BULUŞU

 SPF 50+ Güneş Koruma Faktörü ile cildinize çok yüksek koruma sağlarken, cildinizi güneşin zararlı ışınları nedeniyle meydana gelen erken yaşlanma etkilerine karşı korur.

1.    Güneşe Karşı Çok Yüksek Koruma: Yüksek performansa sahip, patentli* güneş filtreleri kombinasyonu, uygulandığı andan   itibaren UVA ve UVB** ışınlarının 95%’inden fazlasını bloke eder.

2.    Kahverengi lekelere karşı aktif madde: Soya özü içeren patentli teknolojisi sayesinde ciltte kahverengi lekelerin oluşmasına sebep olan melanin oluşumunu düzenler**. Kahverengi lekeler gözle görülür seviyede azalır.

SOYA EKSTRESI

  • MELANIN  PIGMENTININ KERATINOSITLERE TRANSFERINI KISITLAR.
  • MELANIN OLUŞUMUNU KISITLAR.

Yumuşak , kadifemsi ve yağlı olmayan yapısı sayesinde ciltten kolayca emilir.



*patent başvurusu yapılmıştır.
** in-vitro test sonucudur.

20 Haziran 2012 Çarşamba

Çocuk beslenmesinde yeni kurallar


Obezite ve metabolizma uzmanı Dr. Ayça Kaya, çocuk beslenmesinde değişen kuralları anlatıyor:

ÇOCUKLARDA DİYET YAŞI 12’DEN 8’E DÜŞTÜ:
Çocukluk çağı obezitesi şu anda dünyadaki en büyük sağlık sorunlarından biri. Yeme alışkanlıklarının değişmesi, hareketlilik düzeyinin azalması,  televizyon ve bilgisayarlar karşısında geçirilen sürelerin artması ile birlikte gün geçtikçe çocuklar şişmanlamaya başladı. Hazır gıdaların bu kadar yaygınlaşması, yağı ve şekeri yüksek yiyeceklerin,ucuz ve kolay ulaşabilirliği olması nedeni ile çocuklarımızın yeme alışkanlıkları nerede ise tamamen değişti. Yüzyılın gizli tehlikesi yani obezite çocuklarımızı esir almaya başladı. Obezitenin ortaya çıkışı çocukluk çağında görmeye alışık olmadığımız hastalıkları çığ gibi büyütmeye başladı. Artık çocuklarda kan yağı yükseklikleri, karaciğer yağlanması, özellikle erişkinlik diyabeti dediğimiz tip 2 diyabet ve insülin direnci kilolu çocuklarda mutad hale geldi. Artık oluşmuş olan şişmanlıkla mücadeleden çok şişmanlık ortaya çıkmadan doğru yeme alışkanlıklarını kazandırabilmek için 7-8 yaşından itibaren çocuklara doğru beslenmenin öğretilmesi gerekiyor.
TABAĞINDAKİNİ BİTİR DEVRİ BİTTİ:
Eskiden çocuğun yediği kar giydiği haram denirdi. Her türlü yiyecek zorla olsa çocuğa yedirmeye çalışılırdı. Çocuğa yemek yedirmek için her türlü yol denenirdi. Hatta çocuk iyice yesin diye tabağına dolu dolu yemek koyulurdu ve yemesi için ısrar edilirdi. Tabağındakileri bitirmez isen arkandan ağlar bile denirdi. Bu sözcükler birçoğumuz için çocukluğumuzda duymaya alışık olduğumuz cümlelerdi. Ancak artık çocuğun çok yiyerek değil, dengeli yiyerek aynı zamanda hareket ederek büyüdüğünü, çok yiyen çocuklarda obezitenin ortaya çıktığını ve bu çocuklarda erken ergenliğin ortaya çıktığını, bu nedenle büyüme gelişme geriliği bile olduğunu biliyoruz. O nedenle tavsiyemiz çocuğunuza yemek konusunda ısrar etmeyin.  6 yaşından itibaren çocuğunuz kendi yemeğini tabağına kendisi koysun. Tabağında yemek bıraktığında ise asla bitirmesi yönünde baskı yapmayın.
SIK YEDİRMEK İÇİN ISRAR ETMEYİN, BIRAKIN ACIKTIĞINDA YESİN:
Yemek konusunda anne ve çocuk arasında anlaşmazlıklar olabilir. Anneler bazen fazla miktarda yiyeceği çocuklarına yedirmek isterler ve diğer çocuklarla kendi çocuklarını kıyaslarlar.Her çocuğun metabolizma hızı ve vücut yapısı aynı olmadığı için aynı miktarda yiyecek tüketmeleri de doğru değildir. Yiyeceklerin mideyi terketme süreside her çocukta aynı değildir. Çocuğun gösterdiği açlık hissini rehber alarak çocuğu beslemek doğru olur. Ayrıca çocuğa istemediği yiyeceği zorla yedirmemek gerekir. İstediği yiyeceği seçmekte bir nebze özgürlük tanımakta çocuğa daha sağlıklı alışkanlıklar kazandirabilir. Büyümesi normal olan çocukta yedikleri yeterli geliyordur demektir. Burada özellikle yiyeceğin miktarından çok çeşitliliğine önem verilmelidir.
Çocukluk döneminde kazanılan alışkanlıkların sonraki yaşamda da devam edeceği göz önünde bulundurulmalıdır. Çocuklara düşük kalori ile diyet yaptırmak ve çocuğun yediklerini diğer çocuklarla kıyaslamak son derece yanlıştır.  Çocuğun öğün saatlerinde sofraya oturması, başka şeylerle ilgilenmeden yemek yemesi gerekir. Oyun oynarken ve televizyon seyrederken çocuğun beslenmesi son derece yanlıştır.
ÇOCUKLARIN TEK ENERJİ KAYNAĞI SADECE MAKARNA PİLAV PATATES DEĞİL:
Çocuklar hızlı büyüdükleri ve erişkine göre daha hareketli oldukları için pilav, makarna, patates gibi karbonhidrat oranı yüksek besinleri sever. Anneler de aman çocuğumuz bu yiyecekleri seviyor nasıl olsa diye sık sık bu yiyecekleri pişirirler. Bu tür yiyecekleri sık yemek diğer yemeklere olan ilgiyi azaltır ve çocuk çeşitliliği çok olmayan tek yönlü beslenmeyi seçer. Bu durum çocukta büyüme gelişme yetersizlikleri ne neden olur. O nedenle besin çeşitliliğini özellikle hızlı büyüyen çocuklarımızda kas yapımını artırmak için protein alımını desteklemek gerekir. Çocuğun her yemeğinin yanına yoğurt veya ayran koyulduğunda günlük kalsiyum alımı sağlanmış olur.  Her sabah bir yumurta ve küçük bir dilim beyaz peynir de kaliteli protein alımı için önemlidir. Sebze yemeklerini kıyma ile pişirmek besin değerini yükseltir. Haftada 2-3 gün balık tüketimi hem protein hem de kaliteli yağ asidi olan omega-3 alımını sağlar.
ÇOCUKLARA YAĞ YEDİRMEKTEN KORKMAYIN:
Çocuklara yağ yedirmekten korkmayın. Bazı anneler aman çocuğumuz yağ yemesin, yağ çok zararlı diye düşünerek, çocuklarına pişirdikleri yemeklere hiç yağ koymazlar, sütün, yoğurdun, peynirin sıfır yağlısını alırlar. Her şeyin çoğu zarar olduğu gibi yağın çoğu da zararlıdır. Ama özellikle beyin gelişimi için çocuklarda tam doymuş yağlar dediğimiz hayvansal yağların yeteri kadar alınması önemlidir. Bununla birlikte esansiyel yağ asitleri dediğimiz omega-3 ve omega-6’nın da yeteri kadar tüketilmesi de önemlidir. Özellikle omega-3 yağ asidi vücut ve beyin için elzemdir. En zengin omega-3 yağ asitleri balıkta ve cevizde bulunur. Haftada 3 gün çocuğa balık yedirmeye çalışmak gerekir. Kahvaltıda her gün 1-2 adet ceviz yedirebilir.
Burada yağı sıfırlamaktansa yeteri kadar yağ alımına özen göstermek gerekir. Ergenliğe kadar çocuklarınıza normal yağlı günlük süt, yoğurt yedirmeniz daha sağlıklıdır. Sebze yemeklerinize 1 kilosu için 2-3 yemek kaşığı zeytinyağı koyabilirsiniz. Pilavlarınızda 1 çay bardağı için 2 silme tatlı kaşığı tereyağı kullanabilirsiniz. Ama çocuklarınızı kızartmalardan, yağlı pastane ürünlerinden, yağlı paketlenmiş cipslerden, dışarıda satılan yağ oranı yüksek kıyma etlerden uzak tutmalısınız.
BEYAZ EKMEK ÇOCUKLAR İÇİN KABUS DEĞİL
Kendi kilosuna özen gösteren birçok anne evde kepekli ekmek tercih eder. Çocuklarına da özellikle kepek ekmeği yedirir ve çocuğun sağlıklı beslendiğini düşünür. Oysa kepek ekmek yemeklerle birlikte çok sık tüketildiğinde demirin vücutta kullanımını azaltır. Çocukta demir eksikliği yapar. Demir kan yapımında kullanılan en önemli elementtir. Böylelikle çocukta kansızlık ortaya çıkar. Bu durum büyüme-gelişmeyi olumsuz yönde etkiler. O nedenle çocuğa çok sık kepekli ekmek yedirmek doğru değildir. Bununla birlikte tam buğday ekmeği B grubu vitaminler açısından daha zengin bir ekmektir. Çocuk beslenmesinde kepekli ekmeğe tercih edilebilir. Beyaz ekmeğin yemeklerle birlikte yenmesi demiri vücuttan atmaz. O nedenle çocuklarınıza beyaz ekmek de yedirebilirsiniz.

ÇOCUK DOĞUM GÜNLERİ ARTIK HAMBURGERCİ DE KUTLANMIYOR:
Çocukların en sevdiği yiyeceklerden biridir hamburger ve patates kızartması. Çoğu zaman çocukları ödüllendirmekte kullanılır. Ancak hamburgercide yapılan bu yiyeceklerde kullanılan yağlar çocuklar için tehlikelidir. Trans yağ asitleri dediğimiz kimyasal yapısı değişmiş yağ asitleri vardır bu tür yiyeceklerde. Bir öğünde yenilen hamburger ve patates kızartması kişinin bir günlük alması gereken kaloriden daha çok kalori içerir.  Hele yanında içilen gazlı içeceklerin asidik düzeyi yüksek olduğu için çocuğun kemik yapısına ve mide-bağırsak sistemine neden olabilir. O nedenle artık çocuklarınıza hamburgeri kendiniz yapın. Yağsız dana etinden köfte yapın, içine bolca domates ve yeşillik koyun, patatesi elma dilimleyip azcık yağ püskürterek fırınlayın ve yanında yapacağınız güzel bir ayranla çocuğunuza yedirin. Artık çocuğunuzun doğum günlerini ve özel günlerini, çocuğunuzu ödüllendirmeyi, evde kendi yapacağınız hamburgerler, ev yapımı kekler ve böreklerle kutlayabilirsiniz.
ÇOCUĞA DİYET ÖNERİLMİYOR, DİYET ÇOCUK PSİKOLOJİSİNİ BOZUYOR. HAYDİ ANNELER ÇOCUĞUNUZA DOĞRU BESLENMEYİ ÖĞRETİN
Kemik gelişmesi ve boy uzaması 18 yaşına kadar devam eder. Bu nedenle kalsiyum, protein ve diğer vitaminlere olan ihtiyaç artar. Ayrıca 12-13 yaşlarında kız çocuklarında adetlerin başlaması ile birlikte demir ve diğer kan yapıcı besin ögelerine ihtiyaç artar.
Büyüme gelişme çağı olarak adlandırdığımız bu dönemde ne yazık ki özellikle kız çocuklarında fiziksel görüntülerine çok önem verdikleri için bilinçsizce az ve dengesiz beslenme görülebilir. Sabah kahvaltılarını yapmadan okula gitmeler, açlık  duygularını, beslenme ve kalori değeri düşük yiyecek ve içeceklerle geçiştirmeler olabilir. Bunun sonucunda da büyüme gerilikleri, boy kısalıkları, kansızlık gibi birçok sorun ortaya çıkabilir. Bu çocukların okul başarıları düşük olur. Son derslere doğru halsizlikler, yorgunluklar ve dikkat dağınıklığı ortaya çıkabilir.
Çocuğun bluğ döneminde olduğu göz önünde tutularak özgüvenini kırıcı vücut algısı ile ilgili yorumlar yapmadan diyet sözcüğünü bile kullanmadan yeterli ve dengeli beslenme alışkanlıkları kazandırılmalıdır.  Günlük enerji alımı 6-8 öğüne bölünerek az az sık sık beslenilmelidir. Günün en önemli öğünü olan kahvaltı asla atlanmamalıdır. Öğünlerde 4 temel besin gurubundan tüketmeye özen gösterilmelidir.
Düzenli öğünlerde beslenme bir alışkanlık haline getirilmeli, ara ve ana öğünlerde dengeli besin seçimi, şeker içeriği ve yağ içeriği yüksek yiyeceklerin azaltılması, özellikle taze sebze ve meyva yemenin özendirilmesi gerekir. Yemeklerin yanında çay, kola gibi içecekler yerine süt veya ayran tercih edilmelidir. Ayrıca  çocukları fizik egzersize teşvik ederek hereket etmeleri sağlanmalıdır.

19 Haziran 2012 Salı

ALTUĞ'UNUN YEMEK LİSTESİ

Altuğ bebekliğinden beri uykusunda biberonla süt, mama içmeye alışık.Artık 2,5 yaşında olduğu için bugün itibariyle bundan vazgeçdik. Artık kocaman çocuk.. Uykusunda beslenmesi normal değil. İştahsızlığı ise eskisi kadar da kötü değil. Ona güvenerek böyle bir geçiş yapmaya karar verdim.
Cumartesi doktor kontrolümüz var. O zaman kadar hazırladığım listeyi uygulamaya çalışacağız. Cumartesi günü de teyidini alacağım. Tabii ki bu programı uygularken uyku saatlerini de düzene sokmaya çalışacağım. gece geç yattığı için sabah da geç kalkıyor. Yada erken kalksa da öğlen uzun bir uyku uyuyor.
Bunların hepsinin bir düzeni olmalı..Sağ olsun bakıcı teyzeleri şimdiye kadar kendilerince bir düzen oluşturdular. BU düzende hep uzun öğle uykuları oldu. Bunu artık kırmak durumundayız.

Onun için sabah 07:30-08:00 de kalkıp kahvaltı  yapılacak. sabahları 1 dilim tam buğday ekmeği ile kaşar ve domates yiyebileceği gibi, fıstık ezmeli bir dilim tam buğdaylı ekmek ya da krep ve peynir bir kahvaltı öğünü ,
ara da ise meyve ve kuru yemiş,
 öğlen ise pilav,köfte, sebzeli tavuk çorbası gibi bir tabak yemek ve bir dilim tam buğdaylı ekmek,
yine bir ara var. Onda ise bir kurabiye veya küçük bir dilim kek ile meyve suyu,
akşam yemeğinde ise kıymalı börek, kıymalı makarna,sebzeli türlü..
Gece yatmadan önce ise bir bardak süt.

Biz gece uyumadan önceki sütü epeydir belli bir rutine oturtuk. Böylelikle gece uykuda verdiğim sütü kestim.
Bakalım nasıl bir gelişme olacak.
Güzel menüleri ve tavsiyeleri için Gurme Bebek sitesinden yararlandım. Çok güzel tarifler var..
Siz de bebeğinize menü oluştururken Gurme Bebek sitesinden yararlanabilirsiniz.

VERİMLİ BİR TATİL PLANLARKEN ÇOCUĞUNUZUN YAZ TATİLİNİ ZEHİR ETMEMEK İÇİN…



Okulların kapanmasıyla birlikte uzun bir tatile çıkan çocuklar için yaz her ne kadar keyif demekse de çocuğunun boş zamanını nasıl daha etkin kullanacağını bilemeyen pek çok anne-baba yaptıkları klasik hatalarla yaz tatilini verimsiz hale getiriyor. Peki, etkin bir tatil programlamak için nelere dikkat etmek gerekiyor? Verimli bir tatil planlamak için DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü Çocuk ve Genç Merkezi Klinik Psikologu Cemre Soysal’dan öneriler…

 
Uzun ve yorucu bir okul döneminden sonra nihayet çocuklarımız tatilde... Ancak sınavlar, dersler, erken kalkma zorunlulukları gibi birçok zorluğun geçici bir süreyle de olsa son bulduğu bu dönem, anne ve babalar için başka soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Çocuklar tarafından anlamı rahatlama ve serbestlik olan tatil dönemi anne babalar için özellikle zaman ve aktivite planlaması konusunda birçok soru işareti içeriyor. 
 
“Okul döneminde bir çocuğun gününün çok büyük bir kısmı okulda geçtiğinden anne babalar için günü programlamak nispeten daha kolaydır. Tatil döneminde ise sabahtan akşama kadar çocuğun evde kalacak olması onları endişeye düşürebilir” diyen DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü Çocuk ve Genç Merkezi Klinik Psikolog Cemre Soysal, çocuklara yaz programı hazırlanırken; onların “çocuk olmak” ile ilgili ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmak gerektiğinin altını çiziyor. Cemre Soysal, ”Anne ve babalar çocukların bütün bir okul döneminden çıktıktan sonra yorgun oldukları ve tatilin onların enerjilerini yeniden kazanmaları için kullanılması gerektiği de unutulmamalıdır” diyor.
 
Peki, çocukları için yaz tatilini etkin kullanmak isteyen anne babalar nelere dikkat etmeli? İşte DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü Çocuk ve Genç Merkezi Klinik Psikolog Cemre Soysal’ a göre çocukların tatil boyunca neler yapacağını planlarken ebeveynlerin unutmaması gereken konular…
 
₋ Kış boyunca yapamadıkları üzerine yoğunlaşın: Çocukların çoğu zaman darlığı, imkân kısıtlılığı nedeniyle okul döneminde birçok şeyi erteler. Özellikle gitmek isteyip de gidemediğiniz bir gezi alanı, ailecek yapmak isteyip de yapamadığınız bir aktivite varsa bunları yapabilirsiniz. Beraber geçirdiğiniz zamanları artırmaya özen gösterin.
 
₋ Karnede zayıf not(lar) varsa bunların nedenlerini araştırın: Bütün bir sene geride kaldı. Karnesindeki –eğer varsa- zayıf notu şimdi hatırlatmayın; çünkü artık değiştirebileceğiniz bir şey yok. Yapılacak en faydalı iş, bu dersin başarılamamış olmasının nedenlerini araştırmaktır.
 
₋ Kitap okumaya zaman ayırın: Çocuklar okul döneminde istedikleri kitapları okumaya zaman bulamayabilirler. Ayrıca okullarda zorunlu olarak okutulan kitapların her biri onların ilgisini çekmeyebilir. Yaz tatili çocukların kitabı sevmelerini sağlamak için çok uygun bir dönemdir. Beraber kitapçıya gidin ve kendi isteğine uygun kitap seçmesine izin verin, aynı zamanda siz de kendinize kitap alın ve onun önünde siz de kendi kitabınızı okuyun ve bunun size verdiği keyfi çocuğunuzla paylaşın. Zevk aldığı kitabı okuyan çocuğun kitap okuma alışkanlığı gelişecek, böylece çocuğunuz okumaya daha istekli olacaktır.

₋ Beş duyuya hitap eden oyunlar oynasınlar: Çocukların dünyayı ve çevreyi en iyi tanımalarının yolu beş duyularını da kullanarak yaptıkları etkinliklerdir. Eski zamanlardan beri bu oyunların en zengin kaynağı “sokak”tır. Sokakta oynanan oyunlar yaratıcılığı, problem çözme becerisini, sosyal ilişkileri geliştirir. Bunu deneyimlemesi için çocuğunuza imkân yaratmaya çalışın. (Sitenizin bahçesi, anneannesinin meyve bahçeli evi veya onun arkadaşlarını da gezinize katacağınız park, orman gezileri…)
 
₋ Spor yaptırın: Yaz boyunca imkânlarınız dâhilinde çocuğunuzun yüzme, tenis, basketbol gibi açık havada da yapabileceği bir spor yapmasını sağlayabilirsiniz. Kışın okul döneminde kapalı alanda kalan ve genellikle masa başında oturmak zorunda olan çocukların fiziksel aktivite yapmaya ihtiyaçları vardır.
 
₋ Tatil demek sınırsız televizyon – bilgisayar demek değildir!: Çocukların ebeveynlerinden en büyük istekleri tatil boyunca istedikleri kadar televizyon izlemek veya bilgisayar oynamak olabilir. Fakat unutulmamalıdır ki bunların kısıtlanması çocuğun okul dönemi ile ilgili değil, genel gelişim ve dikkati için gereklidir. Bu nedenle de televizyon ve bilgisayar süreleri yine aşırıya kaçmadan kontrol altında devam ettirilmelidir.
 
₋ Düzenli olarak ders çalışmalı: Çocuklar yaz tatilinde günlerinin bir kısmını da okulla ilgili çalışmalara ayırmalıdır. Bunun süresi çocuğa göre değişmekle birlikte, dikkate alınması gereken nokta çok ağır bir program olmamasıdır. Anne babalar mümkün olduğunca bu çalışmaları eğlenceli hatta oyun gibi yapmaya özen göstermelidirler. Günlük programdaki çalışma bölümü çocuğun yapmak istediği aktivitelerden önceye alınmalıdır. Böylece istediğini yapabilmek için ders çalışmayı bitirmek çocuk için bir motivasyon olacaktır.

15 Haziran 2012 Cuma

Kanz’dan UV Korumalı Özel Koleksiyon



Güneşin zararlı ışınları en çok bebeklerimizin, çocuklarımızın hassas ciltlerini etkiliyor. Kullandığınız güneş koruyucu ürünlerin yanında, Kanz’ın UV korumalı özel kumaşlarıyla üretilmiş giysilerini tercih ederek çocuğunuz için 80 SPF’ye kadar maksimum koruma sağlayabilirsiniz. Üstelik şimdi UV korumalı özel ürünler %50’ye varan indirim avantajıyla Kanz ve S&D mağazalarında!
Güneş insanlar için temel bir yaşam kaynağı, ancak son yıllarda artan sıcaklık değerleri ve atmosferdeki deformasyonlar nedeniyle güneşin zararlı ışınlarından yaz kış korunmak gerekiyor. Güneşin zararlı ışınları en çok, henüz cilt yapısı tam olarak gelişmemiş bebek ve çocukları etkiliyor. Bu sebeple anne ve babalar olarak, çocuklarımızı güneş ışığıyla direkt temas ettirmekten kaçınıyoruz.
Peki kullandığımız koruma faktörlü kremler tek başına yeterli mi?  Onları her gün düzenli ve tam randımanlı olarak kullanabiliyor muyuz?
UV korumalı kumaşların etkisi
Kremlerin içerisinde bulunan fiziksel ya da kimyasal koruyucular belli bir saat sonra, suyla ya da yabancı maddelerle temas edince etkisini kaybediyor. Öte yandan UV Standartları 801’e göre üretilmiş tekstil ürünleri hem daha uzun süre, hem de daha etkin bir koruma sağlıyor.
Yapılan araştırmalar UV korumalı kumaşlarla üretilen tekstil ürünlerinin diğerlerine göre farkını kanıtlıyor. İşte sonuçlar:
UV koruma şekliUV koruma faktörü
UV korumalı giysiler20 - 80
Doğru şekilde uygulanan koruyucu kremler0 - 30
Yünlü ya da pamuklu giysilerYaklaşık 10
Ağaç gölgesi5 - 15
Şemsiye altıYaklaşık 5
Kanz ie güneşli günlerin tadını çıkarın
En değerli varlığınızın sağlığı için UV korumalı özel koleksiyonuyla Kanz yanınızda. 0-12 yaş şapkalar, mayolar, t-shirtler, şortlar, etekler, eşofmanlar ve sweat-shirtler sarı renkli UV Koruma etiketi ile sunuluyor. Yaz aylarında ailecek keyifli günler geçirmek için UV korumalı ürünlere göz atmanızı öneririz. Kanz ve S&D mağazalarından ulaşabileceğiniz UV korumalı kumaşlarla üretilen ürünleri tercih edin içiniz rahat etsin.



Konfeti Gold’la kutlamalar başlasın!



Konfeti Gold bekarlığa veda ve doğum günü ürünleriyle hayatınızın en özel günlerini daha da eğlenceli ve unutulmaz kılmak için hizmete açıldı!

                                                                  

Evlilik hazırlığında olanlar için birbirinden lezzetli ve tasarımıyla fark yaratan nikah şekerleri, düğününüzün temasına uygun nikah davetiyeleri, masa süsleri, düğün partisi için eğlenceli maskeler,gözlükler ve çok daha fazlasıwww.konfetigold.com’da!
Konfeti Gold’da bekarlığa veda gecenizi unutamayacağınız bir eğlenceye dönüştürmek için gelin adayı ve arkadaşlarına kişiselleştirilebilen sürpriz hediyeler, tüm bakışları bekarlığa veda ekibine toplayacak eğlenceli maskeler, gelin adayına ‘Bachelorette’ kuşakları, duvaklı şapkalar ve balonlar bulabilirsiniz.
Baby Shower ve miniğinizin doğum günü için farklı temalarda birbirinden özel dekorasyon ürünleri ve kişiye özel hediyelik ürünler de Konfeti Gold’da!
Doğum günü, düğün, bekarlığa veda ve baby shower gibi özel günleriniz için aradığınız tüm ürünleri Konfeti Gold sizin için bir araya topladı, size sadece yüzlerce eğlenceli ürün arasından seçim yapmak kaldı!
Konfeti Gold’la özel günlerinizi planlamak hiç bu kadar kolay ve eğlenceli olmamıştı!


3 Bebek, 3 Aile, 3 Gerçek Hikaye...

Sarıbatı, Kara ve Cide aileleri hayata bebekleriyle yeniden başladılar. Bu yeni hayatın tüm zorluklarını, heyecanlarını, bitmeyen sevgilerini ve her gün artan mutluluklarını şimdi bizimle paylaşıyorlar. Gelin, 24 Nisan’da yayınına başlanan “Türkiye’nin İlk Web Aile Dizisi”nde her biri yeni bir macerayla geçen günlerini beraber izleyelim. Bebeklerimizi beraber büyütüp, onlarla beraber büyüyelim.

www.facebook.com/PrimaDunyasi
http://www.youtube.com/primadunyasi

Bir bumads advertorial içeriğidir.