2 Ekim 2011 Pazar

BEBEĞİMİZLE İLK TEMAS, ANNE- BABA-BEBEK BAĞLANMASI

''BİR BEBEK ÇEVRESİNDEKİ HER ŞEYİ GÖREN, DUYAN, KOKLAYAN, DOKUNAN VE ÖZÜMSEYEN, MÜKEMMEL DONANIMLI BİR İNSANDIR.''

Doğumdan sonra ki ilk bir kaç saat, bebeişinizle anne- babanın ilk temas kurduğu, son derece değerli ve önemli bir zamandır.Yapılan bazı araştırmalar sonucunda anne ile bebebğin ilk karşılaşması ileri günlerdeki ilişkilerini gerçekten çok büyük etken.


Anne  ve babanın bebeğini ilk kez kucağına almasıyla ilk fiziksel temas gerçekleşir.Bu sırada anne- bebek -baba arasında bir sevgi bağı kurulmuş olur. Bıu bağ, anne-bebe-bebek ilişkisisnin sağlıklı olması için son derece gereklidir.iki taraflı bir bağdır, bu.Bebek, anne- babanın yüzü, kokusu, sesi, bebeğin beyninmde güçlü bir yer edinir.Öte yandan ise anne- baba, bebeklerine sırılsıklam aşık olurlar.Bu aşk, uykusuz geceler katlanmada ve anne babalığa alışma döneminde onlara yardımcı olacaktır.

Bebeğin bakımında her iki ebeveyn de sırayla görev almalıdır.Böylece her ikiside bebekleriyle güçlü ve yakın bir bağ kurduğundan emin olabilirler.Bebeğinizin kucağınızda yatarken onu şefkatle okşayın ve çıplak göğsünüze bastırın. Böylece sıcacık bir ten temasıı sağlamış  olursunuz.

1 Ekim 2011 Cumartesi

EMZİRMENİN HER AŞAMASINDAN NELER BEKLEMELİYİZ?

Bebeğin gelişiminin emzirmeyi de etkileyecek , bir takım değişiklikler gösterecektir. Bunları bildiğimiz de bebekten ve sütümüzden beklentilerimizi daha kolay cevap verebiliriz.



Doğumdan 4. güne kadar Anne bebeğini yakınında tutmalı, sıklıkla emzirmelidir.bebeğimizin midesi ilşk günlerde bir bilye kadardır. Bu da çabık doyduğunu ve çabucak da acıktığının cevabıdır. Anne memelerinin hep dolu olduğunu hissedecktir. İlk günlerde emzirirken göğüs uçları biraz hassas olas da kısa sürede doğru pozisyonda bebeğinzi emzirirseniz her şey yoluna girecektri. İsterseniz o zamanlarda yumuşatıcı kremler kullanabilirisiniz.Bu dönemde bebeğiniz sık sık emzirmek göğsünüzün şişmesini de engelleyecektir.

Anne , bebeğinin teninin, kendi teniyle temasta olmasına özen göstersi,emzirmeyi kolaylaştıracağı gibi daha çok süt üretimine neden olcaktır.İlk 4 gün içerisinde bebeğiniz doğum kilosunun 10 kaybedebilir.Bbeğiniz gğün boyunca en az 8 kere emmesi sağlanmalıdır. aynı memeyi ilk günlerde bir kereden fazla alabilir.

4. gün ila 6. hafta arasında ise, bebeğinizin midesi artık bir pinpon topu kadar olmuştur. Çoğu bebek, günde 8-12 kez anne sütü alır fakat bu öğünler belirli zamanlarda gerçekleşmez.Bebekler, tek öğünde tek bir memeyi emembilecekleri gibi, tek öğünde ikinci memeden de beslenmeye ihtiyaç duyubiliriler.Ne kadar çok emerse, o kadar çok sütümüz olacaktır.Boşaltılmış memeler çabucak dolacağı , dolu memeler daha yavaş süt üreteceklerdir. O nedenle özellikle ilk günlerde dolu halde göğüs bırakmamalıyız ki süt miktarımız da artıış olsun.İlk günlerden 40. güne kadar süt miktarı yaklaşık 30ml den 900ml e kadar artacaktır.Bu dönem de bebeğiniz ne zaman isterse , o zaman emzirmek çok önemli. Bebeğinizin huysuzlanmasını ve ya ağlamasını beklemeyin. Ortalama olarak 3 saatte bir emzirmeye çalışın.Bebeğiniz , ilk 2 hafta içerisinde doğum kilosuna, sonra da hafta da ortalama olarak 125 gr ya da ayda ortalama 500gr almalıdır.

6. hafta ile 6. ay arasında ise, bebeğinizin midesi artık büyümüş ve daha çok süt alacaktır. Böyleleikle daha geç acıktığı gibi, sizi daha seyrek emecektir. İlk baktığınızda az emiyor gibi gelse de bedslenmesi artık düzene girmeye başlamıştır.Çoğu anne bu dönemde şişimiş göğüsten şikayet etmemeye başalar. Bebeklerimiz , büyüdükçe daha hızlı beslenirler. 40 dk emzirilen bebek, artık 10-15 dk doyacaktır.Bebeğimiz, artık ertafındaki sesleri duyduğunda , hareket eden şeyleri gördüğünde mmeye ara verip, tekrar devam edebiliriler.
Emzirme iyi gidiyorsa, 6 aylık olana kadar sadece anne sütüyle beslenmesi bebek için en iyisidir.

29 Eylül 2011 Perşembe

SÜTÜMÜ NASIL ARTTIRDIM?

Yazımın başlığını yazarken , kendime güldüm.. Yazması ne kolay diye.. Gerçekten emzirmeye başlama , sürdürme döneminde kaygı düzeyim hep yüksekti. Bu da hep işimi zorlaştırdı. Şimdi geriye dönüp baktığımda , kendime şaşıyorum. Neden diye.. Sanırım lohusalık döneminde ortalıklarda cirit atan hormonlardan dolayı..

Biraz emzirme fizyolojisinden bahsedeceğim ki olay daha da netleşsin:

Anne sütü hormonlar ve reflekslerden oluşuyor. Gebelik boyunca salgı bezleri süt yapımına hazırlanır. Doğumdan sonra ki hormon değişiklikleriyle süt yapımı başlar.
Doğumdan sonra ki ilk yarım saatiçerisinde bebek emzirilmeye başlayarak süt üretimi başlatılır. Anne memesi salgı bezleri, destek ve yağ dokusundan oluşur. Salgı dokusunda yapılan süt kanallar yoluyla meme ucuna doğru ilerler.Kanallar aerola yani göğsün kahverengi bölgesinde sütün toplandığı torbacıklar halini alır.Kas hücrelerindeki oksitosin hormonu kasılmayı sağlayarak emzirme esneasında sütün akışını sağlar. Prolaktin hormonu da süt salgılayan hücrelerde süt üretimini sağlar.
Aerola bölgesindeki küçük kabarcıklar ( montgomeri bezleri) emzirme esnasında memenin bebeğin ağzından kaymasını önler.
Anne bebeğini emzirmeye başladığında ya da bebeğini düşündüğünde oksitosin ve prolaktin devreye girerek süt salgılanmaya başalar. Anne sütünde süt üretimini arttıran ya da azaltan bir madde vardır. Meme sütle dolduğunda bu madde sütün salgılanmasını durdurur böylece çok dolu olmanın zararlarından korur.Bebek bir memeden emmeyi keserse , bu meme süt yapmayı da bu sayede durdurur.
O nedenle bebeğimiz emzirirken , bir göğüsten emzirdikten sonra bir daha ki emzirmeyi diğer göğüsten başlamak, bebeğiniz sizi emdikten sonra göğsünüzde süt  varsa mutlaka sağmak gerekir..
Oksitosin  yukarı da dediğimiz gibi sütün kanallar yoluyla bebeğimize ulaşmasını sağlayan hormondur.  Çok utangaç bir hormondur. O nedenle bu hormonu çok utandırmadan, düzenli olarak salgılanmasını, sağlamak çok önemlidir.Ayrıca bu hormon annenin stres durumuyla da çok alakalıdır. Ne kadar çok strese girerseniz hormon daha az salınır ve bebeğinize daha az süt gelir. O nedenle emziren bir anneye her zaman etrafındakiler özellikle eşi ilk günlerde çok destek olmalıdır.
İlk günlerde malesef çevre baskısı çok olacaktır. Emzirsen mama niye vermediğin,mama verdiğinde de sütün yetmiyor mu diye tanıddık -tanımadık herkes bir yorum da bulunacaktır.Benim emzirdiğim dönemde etrafın söylemlerini eşim engelleyerek, bunlara maruz kalmamı engelledi.Sizlerde eşinizden veya sizin yakınınzda bulunan size destek verecek bir kişiden böyle bir yardım talep edebilirisiniz.Bu sizin gereksiz yere strese girmenizi engelleyecektir.


Bunun  yanı sıara emzirme dönemindeki beslenme de çok önemli. Emziriryorum diye iki kişilik yemek yemenin gereği yoktur. Bu dönemde 3 lt kadar su içmeniz önemli. Beslenmenizde de çorbalara, şekersiz kompostolara yer verebilirsiniz. Ilık olması da içiceklerin ben de çok yararlı olmuştu.Ayrıca beslenmede ben protein ağırlıklı beslenmiştim.Bol bol yeşillik özellikle koyu yeşil yapraklaı sebzeler ben de çok etkili oldu.Normal diyetime ekstradan 500 kalori ekledim. Bunun içinde diyetisyenden destek aldım.

Emziren annelerin kulladığı bitki çayları da çok işe yarıyor. Bir çok marka da var. Ben Humanna still-tea kullanmıştım.Malt içeceği de etkili olduğu söyleniyor. Fakat ben tadından dolayı bir-iki denemem sonunda kullanamadım. İsterseniz siz deneyebilirsiniz.
Mutlaka ilk günler geçtikten sonra gün içinde kendinize zaman ayırın.Ben de bu çok etkili oldu.

Yukarıdakilerin hepsine ek olarak , bol bol dinlenmek, bebeğiniz uyudukça uyumak, gece emzirmek, emzirme sonrası sağmak, bıkıp-usanmadan sağmak, düzenli emzirmek(Bebeğiniz bir düzene girdikten sonra  mümkün oldukça aynı saatler de. )

Ben bebeğim emmeyi öğrenene kadar her istediğinde emzirdim. Düzene girirp,3 saatte bir emzirdiğimde her emzirme sonrası ve emzirme aralarında da sağdım. İlk günlerde sütüm gerçekten stresimden dolayı azken, sağma seansları ve emzirmeler, beslenmeme dikkat edip,kendime de hergün 1 saat kadar vakit ayırmaya başlayarak bu işi başarmış oldum..


              

28 Eylül 2011 Çarşamba

'Tüm yönleriyle emzirme"

1 Ekim'de 'Tüm Yönleriyle Emzirme' panelinde buluşuyoruz!
Her yıl 1-7 Ekim tarihleri arasında kutlanan Emzirme Haftası kapsamında bu yıl e-bebek, 'Tüm yönleriyle emzirme" paneliyle annelerle buluşuyor.
 Etkinlik,1 Ekim Cumartesi Günü 15:00-16:30 saatleri arasında Marmara Forum AVM'de gerçekleştirilecek.

İçerik ve konuşmacılar:
- Emzirme teknikleri ve pozisyonları

- Anne sütü neden en sağlıklı ve doğal beslenme yöntemidir?

- Neden Emzirme Reformu Gerekli? Reformun tanıtılması ve annelerin emzirme konusunda iş hayatında ve toplumsal hayatta çektikleri sıkıntıların emziren bir anne tarafından dile getirilmesi

- Soru ve cevaplar


Konuşmacılar:

Elif Doğan – Blogcu Anne & Emzirme Reformu Gerekli Hareketinin Temsilcisi

Deniz Yemişçi – Beslenme ve Diyet Uzmanı

Esra Ertuğrul – Emzirme Danışmanı

Hande Yuvakuran – Bebek Dergisi Genel Yayın Yönetmeni

27 Eylül 2011 Salı

EMZİRME DÖNEMİNDE KULLANDIĞIM ÜRÜNLER

Altuğ doğmadan önce ve sonra ihtiyaç olduğu zaman ladığım ürünlerden bahsedeceğim.

Emzirme döneminin benim için en önemli ürünü, pompa idi. Altuğ emmesinin yanı sıra hem mama hem de sağdığım sütleri içtiği için doğum önecsinden aldığım pompayı çok kullandım. Anne adaylarına da tavsiyem ; doğum öncesinde bu konu hakkında araştırma yapmaları , hatta satın almaları olacak. Çünkü ilkden itibaren gerekli olabilir. Benm Medelanın pilli ve elektrikli olan çeşidini satın aldım. Çekim gücünden de , küçük olduğu için heryere yanımda taşıyabildim. Elektrik ve pilli olması da ayrıca güzeldi. Altuğ ilk günlerde emme sorunu olması nedeniyle bu pompanın yanı sıra hastane tipi pompa da kiraladık. O pompayı ,doğum yaptığım hastanenin bebek hemnşirelerinin önerdiği bir firmaydı. Sizlerde doğum yaptığınız hastanenein bebek odasından bu bilgiyi alabilirsiniz.

POmpanın dışında göğüs pedlerini çok kullandım. Ben chicco'nunkini kullandım. Memnun da kaldım. Bir çok markanın da bu ürünü bulunmakta..

Göğüs kalkanı; bu ürünü Altuğ göğüs ucunu kavaramakda sıkıntısı olduğu için denedim. Fakat Altuğ hiç bir şekilde kabul etmedi. Zaten bebeğinizin siz emmesi için göğüs ucunun çok da önemi yok. Fakat yine içe çökük olması işi biraz zorlaştırıyor. O durumda kullanılan çok çeşitli ürünler de var.

Göğüs Ucu Kremi: Bu krem gerçektençok yararlı. Altuğ emerken ilk günlerde zorlanmasından dolayı göğüs uçlarım biraz çatlamıştı. O dönem de bu krem beni çok rahatlattı. Sızlamaları, kızarıklıkları hemen hafifletti. Ayrıca sürdükten sonra silmene de gerek yok. Direkt bebğin ağzına verebiliyorsun, göğsünüzü..Bu da benim açımdan çok önemliydi.. Ben Lansinoh marka bir krem kullandım. Bu kremin içinde lanolin denilen bir madde var. Başka markalarda da buna benzer güzel kremler var. Sizde doğum öncesinde bunlardan bir tane mutlaka edinin.

Süt saklama poşetleri: Ben bu poşetlerden de çok kullandım. Gerek evde sapüğdıoğım sütleri saklmak için gerekse işten eve süt getiriken kullandım. Bu poşetlerin dayanıklı olması ve soğukda bozulmaması çok önemli. Ben Lansinoh marka olanını kullandım. Her marka da bu poşetlerden bulunmakta. Pompanıza ve biberonunza uygun olanını tercih edebilirsiniz.

Süt saklama şişeleri/kapları: Bu kapları da çok kullandım. Özellikle işten eve sütümü taşırken, Altuğ buyuduğunda mamalarını yanımda taşırken kullandım. Gerçekten de çok yararlı.. Ben Avent marka olanını kullandım. Uzun süre kullandım. Hiç de bozulmadan , rahat rahat kullandım.

Yukarıdaki linke baktığınızda , bu ürünlerin hepsini satın aldım, çok da memnun kalmıştım. Özellikle Avent'in pompasını satın aldığınızda tüm bu kaplar birbirlerine uyumlu.. Böyle olması sizin için çok ergonomik..

Emzirme Yastığı: Bne emzirme yastığı ile çok rahat ettim. bebeğe pozisyon veririken, kendinize pozisyon verirken çok yardımcı oldu. Çok gerekli mi? ben emzirme yastığı ile çok rahat ettim.. Tercih sizin...

Emzirme Döneminde kullanabileceğiniz kıyafetler:Ben Altuğ'u doğurduğumda Lei,Leo markasıyla tanışmamışitım. Keşke o zaman da olsaydı. Emzirme pançosu ve Lohusa geceliği favorilerimden. Bluzlarının hepsi emzirme dönemine uygun. Markanın yaratıcı Zeynep de kendini emziren anneler adamış.. Çok da güzel bir sitesi ve bloğu var. bakmanızı şiddetle tavsiye ederim..




26 Eylül 2011 Pazartesi

"1-7 Ekim Emzirme Haftası Etkinlikleri"


1-7 Ekim Emzirme Haftası dolayısıyla Anne Bebek Dergisi olarak anne sütünün ve emzirmenin önemi konusunu tekrar vurgulamak için sağlık toplantıları düzenlenecek.ww.anneysen.com ve Emzirme Reformu Hareketi ile birlikte düzenlenen sağlık toplantılarımız 1 Ekim’de Nişantaşı Citys’de ve 8 Ekim’de Bakırköy Carousel’de…

doktoramcam.com sitesi kurucusu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Anıl Yeşildal, Emzirme Reformu Hareketi’nden Elif Doğan ile Simge Tuğçe Mertoğlu, Anne Bebek Dergi'mizin Yayın Yönetmeni Berna Paşahan’ın konuşmacı olarak katılacaklar.

ETKİNLİK PROGRAMI

1 Ekim 2011 Cumartesi Nişantaşı Citys Alışveriş Merkezi / Saat: 15:00

8 Ekim 2011 Cumartesi Bakırköy Carousel Alışveriş Merkezi / Saat: 15:00
KATILIM ÜCRETSİZDİR...

EMZİRME HAFTASINDA EMZİRME HAKKINDA YAZILARIM1:BENİM EMZİRME HİKAYEM...

Tüm dünyada 1 Ekim, Dünya Emzirme Günü olarak kutlanmakta, bunu takip eden hafta boyunca anne sütü, emzirme ve bebek beslenmesi ile ilgili çeşitli etkinlikler yapılmaktadır.
 Ben de bloğumda 1-7 Ekim değil de bir hafta boyunca hergün Emzirme ile ilgili yazılar yazacağım. Sizelrin de merak ettikleri olursa bana email atarsanız, o konularda da yazabilrim.

Bu konu ile ilgili sizlerle paylaşacağım ilk yazım Benim Emzirme Hikayem...

Bloğumu takip edenlerin ve beni tanıyanların çoğunun bildiği bir süreç..


Ben bir Emzirme Danışmanı ve Hamile eğitimi veren biri olarak, Emzirme sürecinin çok zor olmadığını ,isteyen her annenin yapabileceğini tüm eğitimlerimlerinde anlatıyor, onlara nasıl emzirecekleri konusunda da bilgiler veriyordum.Teorik olarak deneyimli fakat pratik olarak deneyimsiz bir eğitmendim..






Oğlum 30. haftada dünyaya gelmeye karar verince bildiğim herşeyi unutarak, büyük bir korku ile 3 hafta daha Altuğ'u içeride tutmayı becerdim.Endişe seviyemin çok yüksek olduğuı bu bekleme sürecimin son günü göğsümden gelen sarımtrak sulu sıvıyı gördüğümde , göğsümün de iltihap kaptığını düşündüm.Aklıma bebeğim geliyor, sütü hazır ,diye hiç bir düşünce gelmemişti. Taa ki beraber çalıştığım bebek hemşireleri ''ne güzel, Altuğ geldiğinde sütü hazır''dedikleri ana kadar.

Oğlum 33. hafta da babasını ve beni epeyce bir korkutarak dünyaya geldi. O anı hiç unutamıyorum. İlk karşılaşmamız muhteşemdi:))) Acil bir doğum olduğu ve sonucunun ne olacağı belli olmadığı için bana biraz fazla anestezi vermiş olsalarda ,Altuğ'u kucağıma ilk aldığım an , anlatılmazdı. Minicik olan Altuğ, kocaman olan annesinin kucağında ilk emmesi oldukça başarılıydı.
Ben biraz dinlendikten sonra oğluşumu tekrar emzirmek istedim. Fakat bu sefre beni emerken siyonize olması , beni ve babasını gerçekten çok korkuttu. O zaman ( tabii ki şimid ki gibi düşünemiyorum, akciğer gelişiminden dolayı, erken doğan bebeklerde bu olabilirdi) emzirirken oğlumu boğuyorum, diye düşünmeye başladım. Kaygı düzeyim inanılmaz yüksekti. Bir de sezeryan olmama bağlı olarak yataktan kalkamadığım için bebek odasında oğlumu göremiyordum. Sağ olsun , hemşire arkadaşlarım fotoğrafını çekip, bana gösteriyorlardı, rahatlamam için...
Fakat kafam da emzirirken bebeğimi boğucağım, korkusu yerleşti..Bu korkuyla berber gelişen kaygım, oksitosin salınımı durdurdu. Böylelikle doğumdan önce gelen anne sütüm bıçak gibi kesildi. Kafam da bunu düşünüyorum. Bildiğim tüm rahatlama nefeslerini yapsam da , sabit bir düşünceye kapıldım: oğlumu emzirirken ya boğarsam::(((
Hastanede hemşire arkadaşlarımın yardımıyla emzirme çalışmalrı ve pompa ile sağma seansları işe yaramıyordu.. Kafamı rahatlatmam gerekiyordu ki onu da o zaman düşünemiyordum.. 4 gün sonunda oğlum hiç kuvöze girmeden, gayet sağlıklı bir şekilde  eve gittik..Anne sütünün yanı sıra mama da almak zorunda kaldı.Çünkü annesi çok kaygılıydı. Eve geldiğimiz de biraz daha rahatlamıştım. Sağdıkça süt miktarım artmaya başlasa da yeterli değildi.Çocuk doktorumuzun da desteği ile ben hem emziriyordum, hem mama veriyor hem sağıyordum.Zamanla sağdığımda 10cc gelen süt miktarımda artmalar olmaya başladı. Bu işi başarıyorum.Herr geçen gün bebeğim daha rahat emmeye başladı. Ben de her ne kadar sadece su içmenin yeterli olamsı yanı sıra süt getirecek aklınıza ne geldiyse yedim, yedim...
2. ayın ortalarında Altuğ sadece geceleri 1 kere mama alır durumuna geldi. Hiç bir zaman saklayacak kadar sütüm olmasa da oğluma yetiyordu. Hiç usanmadan her emzirmeden sonra sağdım. Gece emzirdim ve sağdım. Biliyordum ki gece daha fazla oksitosin salgılanıyor, ne kadar yorgun olursam olayım , sağma seanslarına devam ettim.
Ben ne zaman kafamı rahatlattım , o zaman işler yoluna girdi. Her dersimde anlattıklarımı tekrar kafamdan geçirdim ve onları uyguladım. Ben kendime de minicik oğluma da inandım, oğlumun 6 ay boyunca az mama takviyesiyle anne sütü almasını sağladım.
Bizim anne sütü maceramız 9 ay sürdü. Oğlum 9. ay sonunda birden bire emmek istemedi. Onu kızdırmadan, inatlaşmadan her beslenme öncesi emmeyi teklif ettim. Malesef istemedi.. Ben de sağarak yaklaşık 1 yıl devam ettim..
Bu süreç esnasın da bana destek olan eşime, anneme, İstanbul Cerrahi Hastanesi bebek odası hemşire arkadaşlarıma ve çocuk doktorumuz Zermine Büyükkeçeciler'e çok teşekkür ederim...
İşte benim emzirme hikayem..
Tüm eğitimlerimde anlattıklarımı değiştirdim. Artık deneyimleri olan bir anne olarak Emzirme anlatıyorum..
sizin emzirme hikayeniz nasıl? yazmak isterseniz buradan da yayınmlayabilriz...
sevgiler, bol sütlü günler:))