24 Eylül 2009 Perşembe

Yenidoğanın merak edilen 15 özelliği


Yeni anne mi oldunuz? Bebeğinizdeki tepkilerin neden kaynakladığını mı merak ediyorsunuz? Ya da vücudundaki hangi değişiklerin ne zaman olacağını mı? Bunlardan daha fazlasını merak ediyorsanız, sizler için hazırladığımız yeni doğan bebeğinizle ilgili merak ettikleriniz:

1-Bebeğimdeki kırmızı döküntüler normal mi?
Evet, hayatın ilk günlerinde birçok bebeğin gövdesinde ve yüzünde kızarık alanlar ve bunların üzerinde hafif sarımsı renkte sivilceye benzeyen deri döküntüleri olur. Tamamen fizyolojik olan bu döküntülere "Toksik eritem" adı verilir. Buradaki "Toksik" sözcüğünden korkmayın. Tamamen sağlıklı bebeklerde görülen ve kendiliğinden, bir kaç gün içinde düzelen bir döküntüdür.

2-Bebeğimin göğüslerindeki şişlikler normal mi?
Evet, özellikle anne karnında normalden uzun süre kalan bebeklerde meme dokusunun çok irileşmiş olduğu görülür. Hatta eğer biraz sıkılırsa meme ucundan süt bile gelebilir. (ama siz sıkmayın) Halk arasında buna "Cadı sütü" diyenler vardır. Bu normal bir durum olup, kendiliğinden düzelir.

3- Bebeğimin sırtında ve kalçasındaki morluklar normal mi?

Evet, özellikle bebeğinizin poposunda, kuyruk sokumunda ve bel bölgesinde mor renk değişiklikleri de normal cilt bulgularıdır. Bunlara "Mongol lekesi" adı verilir. "Mongol" sözcüğü de sizi korkutmasın, tamamen normal bir bulgudur. Nadiren karında, kol ve bacaklarda da olabilir. Bebek 1 yaşına geldiğinde çoğu kaybolur.

4-Bebeğimin sık sık irkilmesi normal mi?
Evet, şimdi kendinizi düşünün, kanepede uzanmış şekerleme yapıyorsunuz. Tam içiniz geçmişken birden bacağınızda ya da kolunuzda bir irkilme ya da sıçrama olur, televizyonun kumandası ya da okuduğunuz gazete elinizden yere düşer. İşte bu duruma "Uyku miyoklonisi" deniyor. Beynin uykuya geçtiği sırada vücut üzerindeki kontrolün kalkmasıyla oluşan fizyolojik bir durum… Bebeklerde ise zaten beyin vücut hareketleri üzerinde çok etkili olmadığı için uyku miyoklonisi sık olur. Hatta uyku sırasında ani bir sıçrama ile bebek ağlamaya başlar. Bazı anneler çok endişelenirler ama gayet normal bir durumdur.


5-Bebeğimin doyduğunu nasıl anlarım?
Bunun net bir ölçüsü yoktur. Bebeğiniz kendi dilinde emme tarzını ve gücünü değiştirerek "Ben doydum" mesajını size verir. Bebeğinizin beslenmesini saate bakarak düzenlemeye çalışmanız, beslenme sorunlarıyla karşılaşmanıza sebep olur. Annelik içgüdülerinize güvenin, bebeğinizi "acıkınca" besleyin, emzirme süreniz de "doyana kadar" olsun. Kendinizi ve bebeğinizi ille de bir düzene uymaya zorunlu hissetmeyin, rahat ve biraz da gamsız olun. Göreceksiniz ki "bebekçe" dilini çözecek ve bebeğinizle gayet rahat konuşuyor olacaksınız. Ama bebeğiniz prematüre doğmuşsa ya da herhangi bir sağlık sorunu varsa doktorunuzla bu konuyu konuşmanız ve beslenme düzenini birlikte belirlemeniz gerekir.

6-Kafası vücuduna göre büyük olur mu?
Anne karnındayken beyin büyümesi gövdeye göre çok daha hızlıdır, doğumdan sonra yavaşlar. Yani yeni doğanlarda beyin büyümesinin büyük kısmı tamamlanmıştır. Sağlıklı bebeklerde tüm vücudun dörtte biri baştır, erişkinlerde ise bu oran sekizde bire iner.

7- Uyku düzeni nasıl oluşturulur?
Hayatın ilk haftalarında bebekler günün büyük kısmını uykuda geçirirler. Gece ve gündüzün farkında da olmazlar. Gündüz vakti uyanıkken bebeğinizle bol bol konuşun, minik oyunlar oynayın. Gece uyanıkken de sakin ve sessiz şekilde sadece besleyin, olabildiğince az çevresel uyaran verin. Gece uykuya düzenli ve rahat geçiş için de "uyku rutini" oluşturun. Yani her gece hep aynı saatte sadece o saate özel pijamalarını giydirin, sadece o saate özel bir ninni söyleyin ve sakin bir şekilde yatağına yatırıp sessizce yanından ayrılın. Unutmayın ki uyku sorunu olan bebekler hep endişeli ve huzursuz annelerin bebekleridir. Özellikle çalışan anne ve babalar bazen dönüşümlü olarak bebeğe bakarlar, endişeli annenin baktığı gece bebek de huzursuz ve uykusuzken, gamsız babanın baktığı gece hem baba hem de bebek sabaha kadar mışıl mışıl uyurlar. Bebeğinizin ilk aylarında uyumasını engelleyen şiddetli kolik ağrıları olabilir. Henüz bu kolik ağrılarının bilinen mucizevi bir ilacı yoktur. Kullanılan bitkisel kökenli şuruplar ve "gaz giderici" damlaların işe yarama olasılığı çok düşüktür. Doktorunuz bebeğinizin sağlıklı olduğunu söylüyorsa sizin yapacağınız en etkili davranış "gamsız olmak" olacaktır.

8- Göbek bağı temizliğini nasıl yapabilirim?
Birçok hastane bebek taburcu olurken size bir reçete verir ve üzerinde de göbek bakımı için %70 etil alkol yazar. Çok eski yıllarda göbek tozu denen antiseptik tozlar, amerikan tendürdiyotu da denen ve toksik cıva bileşenleri içeren rengi de deriden çok zor çıkan mersol, daha yakın zamanda da betadin kullanmak moda olmuştu. Son yılların modası da etil alkol… Aslında hiçbir özel bakım yapılmazsa bile rutin temizlik kurallarına uyulduğu sürece göbek kendiliğinden 7–10 gün içinde kurur ve düşer. Ama ille de bir bakım yapacaksanız en iyisi etil alkol sürerek kurumasını hızlandırmanızdır. Özellikle sıcak yaz günlerinde, “Göbeği düşene kadar bebeğinizi yıkamayın.” önerilerini duyarsınız. Kendinizi bebeğinizin yerine koyun, boşuna eziyet etmeyin ve yıkayın. Her banyo sonrasında da göbek kordonu daha çabuk kurusun diye etil alkol sürün.

9-Yeni doğan bebeğimin oda sıcaklığı nasıl olmalı?
Yeni doğanın bulunduğu oda serin ve ferah olmalı. Sıcaklığın 20 – 22 derece olması yeterli. Aşırı sıcak çevre ve aşırı giysiler bebekler için tehlikeli. Ani bebek ölümünde rol oynayan faktörlerden birisi de aşırı sıcak çevredir. Kışın dışarıda kar yağarken çok sıcak evin içinde şort ve fanila ile dolaşmak nasıl anormalse yazın da çok sıcak havalarda klima ile soğutulmuş evde ürpererek dolaşmak da anormaldir. Çocuk ve erişkinler için ideal çevre sıcaklığı 20 – 22 derece arasındadır.

10- İlk banyo ne zaman yaptırılmalı?
Doğum odasında banyo yaptırılması doğru değil. Bebeğin yıkanmadan en doğal hali ile annesi ile ten temasının sağlanması ve olabildiğince çabuk anne memesine tutturulması anne sütünün bollaşması ve bebeğin kolostrum denen ve adeta ilk sağlık sigortası olan sütü alabilmesi açısından çok önemli. Doğumdan saatler sonra anne bebek iletişimi sağlandıktan sonra ilk banyo yaptırılabilir. Daha sonra da her gün bir kez banyo yapılabilir. Her banyoda ille de sabun ve şampuan kullanmak zorunda değiliz. Sadece bebeğinizin üzerinden bol bol ılık su akıtmanız bile rahatlaması için yeterli olur.

11- Neden şaşı bakıyor?
Bebekler ilk aylarda hem çok net göremedikleri hem de göz kaslarını çalıştıran sinirler tam organize olmadığı için bazen şaşı bakabilirler. Bu durum normaldir. Ama 3. aydan itibaren şaşılık düzelmiyorsa bir göz doktorunun görmesi yerinde olur. 3. ayı geçmiş bebeğiniz hala şaşı ise hemen paniğe kapılmayın, büyük olasılıkla "yalancı şaşılık" dediğimiz ve normal olan bir durum vardır ama bunu teyit etmek için göz muayenesi yaptırmalısınız.

12- Beni görüyor mu?
Bebekler ilk günlerinde kendilerine yakın nesneleri gölgeler halinde seçebilirler. Bazı fizyoloji çalışmalarında bebeklerin ilk günlerinde erişkinin 1/20'si kadar görebildikleri 3–4 aylık olunca da erişkinler kadar net görebildikleri hesaplanmıştır.

13-Neden elleri sürekli yumruk biçiminde?
Ellerin yumruk biçiminde olması da bebeklerin farkında olmadan yaptıkları bir hareket… Bir kaç ay içinde ellerini kullanmaya başlayınca bu durum sona erer. İlk aylarda yakalama refleksi ile avuç içine gelen her şeyi sıkıca kavrarlar.

14-Beni ne zaman duymaya başlar?

Bebeklerin anne karnında bile işitebildikleri biliniyor. Bu nedenle hamileyken bebeğinizle bol bol konuşun. Konuşmanızı melodik tarzda yaparsanız sizi çok daha dikkatle dinlediğini göreceksiniz.

15- Neden bacaklarını karnına çekip uyuyor?
Bebekler daima büzülerek kolları ve bacaklarını toplayarak yatma eğilimindedirler. Tıpkı anne karnındaki pozisyon gibi… Bu hareket de beynin olgunlaşması ile kaybolur.

23 Eylül 2009 Çarşamba

HAMİLELİKTE UYKU


Hamileliğimin başından beri uyku problemim bir türlü geçmedi. Bıraksalar saatlerce uyuyabiliyorum.... Sanırım eksra aldığım gebelik hormonu nedeni.ve bunu 9 ay sonuna kadar kullanacağım... yani hep uyku ve iştahsızlık devam edecek...
Siz hamile arkadaşların uyku durumu nasıl? bana yazabilirmisiniz?

21 Eylül 2009 Pazartesi

Bebişim artık 17 hafta...


Bugün 16 Hafta bitmiş oluyor, bir avuçluk bir bebeişimiz var tahminen:
- Gözler kulaklar filan artık yerlerinde,
- Velet göz kırpabiliyor,
- Işık refleksi oluşmuş,
- Yaklaşık 120 gram kendileri
- Dolaşım sistemi artık fonksiyonel ve çalışır halde,
- Hıçkırabiliyormuş…

Karnım gittikçe büyüyor, ama herhangi bir şekilde içerdeki bebeişimi henüz hissetmiyorum.. (Tecrübeli anneler bu aralar hissetmeye başlar, yeni annler için 3-4 hafta daha var sanırım) Hareketler başlayınca sanıyorum herşey çok daha fazla değişecek. Şu anda herşey teorik hala (evet ultrasonda görünenler var ama onu da film izler gibi izliyoruz) Bebişimizle “interaktivite” başladı mı olacak ne olacaksa…

Gelelim 17. haftaya:
17 Haftada veledin cilt altında yağ depoları dolmaya başlarmış, bunun sonucunda da hızla büyüme evresi başlarmış. İlkel bir soluma başlarmış, sıvı içinde olsa da nefes alıp verir gibi sıvı alıp veriyormuş ciğerler…

Bayram da ilk defa bebişimize hediye alındı. Eşimin Almanya da yaşayan ablası bebişimize birşeyler almış.Henüz görmedik ama bebişimi düşünmüş olmaları beni çok mutlu etti.
Ayrıca sevgili kayınvalidem de bana bayram için hamile kıyafeti s-hediye almış..
Gerçekten bu bayram çok mutlu geçiyor...Herkes ayrıca bana o kadar özel davranıyor ki....Anlayacağınız gibi bayram güzel geçiyor....

19 Eylül 2009 Cumartesi

YENİDOĞANIN GÜNLÜĞÜ


1. Gün
Böylesi kötü bir başlangıç beklemiyordum.
Oha! hortumumu bile kesmişler! Meme diye, süt diye birşey varmış.
Nerden nasıl bulunur bu ya?
Hayattan daha 1. günden soğutacaklar beni.
2. Gün
Meme buldum ama bundan süt gelmiyor, emiyorum allah emiyorum, tık yok, süt başka yerde mi? neyse biraz daha emdim geldi, fazla abanınca meme sahibi kişilik bağırdı, ne bağrıyosun açım ben! Çok yalnızım be günlük.
Hayır bişi değil içerdeyken de yalnızdım ama yediğim önümde yemediğim arkamdaydı en azından, bak yine aklıma geldi, hortumu bile kestiler yaa!
Uykum geldi yine. Zzzzz!
3. Gün
Memeyi sevdim, bu dünyadaki tek dostlarım bu iki meme. İyi ki varsınız.
4. Gün
Bugün bir sürü olaylar oldu, gürültü yaptılar, başka bir yerlere gittik galiba. Memeden ayrılınca bağrıyorum geri geliyor, sonra uyuyorum, uyanıyorum bir bakıyorum meme yok, neyse ama tekrar bağrınca geri geliyor nasılsa. Sıçmak da zevkliymiş be, eskiden yapamıyordum.
5. Gün
Bugün 15 kez kaka yaptım, rekorumu geliştirmeliyim. Dikkat ettim de her yaptığımda temizliyorlar, bunu sevdim. Dikkatimi çeken bir noktada şu ki, amma koca kafalıyım be arkadaş, ağır mı ağır tutamıyorum şerefsizim, pat o yana, pat bu yana, dikkat etseler bari de çatlatmasak daha ilk günden.
6. Gün
Avucuma ne verseler hemen tutuyorum, tik gibi birşey, maalesef farkettiler, herkes parmağını veriyor avucuma, mecburen tutuyorum, alemin maymunu oldum iyi mi?
Bu arada ne çok uyuyorum ya arkadaş, atamadım şu yorgunluğu, daha çok süt içeyim en iyisi. hayır içtikçe de yoruluyorum o da ayrı, nerde o eski günler, hortumdan geliyordu ne güzel, şimdi em allah em, bak yine aklıma
geldi, şerefsizler kestiler hortumu yaa.
7. Gün
Bugün solaryuma girdim, sarılık mı ne ondanmış. yine uykum geldi.
8. Gün
Biraz daha iyi hissetim kendimi, daha çok süt içiyorum artık. Kaka yapma işini de tam alt açma anına denk getiriyorum ki etraf pislensin, eziyet olsun. Naapayım ama alt açıkken daha rahat roketleyebiliyorum. Kaka yaparken başka birşey daha yapıyorum galiba, anlamaya çalışacağım bakalım.
9. Gün
Çok fena hıçkırık tutuyor, geçsin diye nefesimi tutayım dedim onu da beceremedim, neyse ki süt içince geçiyor. Bu süt her derde devaymış, bugün bunu gördüm.
10. Gün
Sütten başka birşeyler verdiler, var ya, yeter artık be, tam alışıyordum yine dayadılar başka birşey, hayret bişi ya, vitaminmiymiş neymiş.
Bu arada memelerin arasından dün gördüğüm lavuk gündüzleri piyasada yok akşamları geliyor sadece, hadi bakalım hayırlısı.
11. Gün
Al işte, başladı yine bir arıza. Sütten sonra çok feci karnım ağrıyor, böyle gaz gibi bişi, eğilip bükülüyorum, binbir şekile giriyorum çıkaracağım diye. Sırtımı falan sıvazlayın bari be kardeşim.
12. Gün
Bütün gün gazdan kıvrandım arkadaş ya, bela oldu başıma, yaygarayı bastım ben de. Uyutmadım, diktim bunları da hazır asker. Sonra bir saldım ki evlere şenlik, akabinde uyudum hemen gerisini hatırlamıyorum.
13. Gün
Annemin suratına sıçtım. Tamam utandım biraz da insan bebeği götünden öper mi yaa. ayıp oldu di mi? Naapıyım abi, neyse fazla kızmadı herhalde.
14. Gün
Anneme kırmızı renkli birşeyler içiriyorlar, o zaman süt daha bi randımanlı oluyor sanki, böyle tadı da hoşuma gidiyor, şu memelere bir rating aleti taksalar da hangisini sevip hangisini sevmediğimi söyleyebilsem.
15. Gün
Topuktan kan alıp duruyorlar, metin olayım çok ağlamayayım diyorum ama canım yandı be arkadaş, hayır ondan sonra da hemen süt verince sakinliyorum, kızgınlığım geçiyor, ağız tadıyla asabiyet yaptırmıyorlar, şu memelere karşı biraz daha dikbaşlı durabilsem.
16. Gün
Şu memeleri çok sevdiğimi bir kez daha anladım, çok seviyorum onları, onlardan ayrılınca içimi bir huzursuzluk kaplıyor, en iyisi onlardan uzaklaştığım anda yaygarayı basayım ben. Bugün benden biraz büyük biri geldi yanıma, sevme amaçlı olsa gerek bir geçirdi, başım dönüyo hala.
Sonradan öğrendim kuzenmiş, neyse yazdım kenara intikam alınacak.
17. Gün
Etrafı daha net seçer oldum, ama el ve ayak koordinasyonu hala zayıf, memeyi kavrayabiliyorum ancak. Bir de bu eller ve ayaklar bana mı ait tam olarak emin değilim, sallıyorum öyle, zevkli birşey. Yüze ve gözlere dikkat etmem lazım ama, tırnaklar tehlikeli. diğer yandan annem bugün onları kesmeye çalıştı ama huysuzluk ettim, etmeseydim daha iyi olacaktı galiba, bak çizdik tam gözün altını yine.
18. Gün
Elime torbalar taktılar, kafaya çarpınca artık acıtmıyor, yara bere de yapmıyor. sanırım onlar da beni seviyor, iyiliğimi düşünüyorlar. Aslında hala çıktığım yeri özlüyorum, geri girme imkanım olmaz mı acaba?
19. Gün
Nihayet o adamın neden eve sadece akşamlari geldigini anladım meğerse bana ve anneme bakmak için gündüz çalışıyormuş… Aferin gözüme girdi şimdi bak!..
20. Gün
Tabii ya, annemin karnındayken de duyuyordum o adamın sesini sık sık. Ona da ilgi alaka gösterdim, bağırdığımda bazen o alıyor beni kucağına, meme vardır diye saldırdım ama vermedi. Bir ara meme açıkken kıstırdım ama emme
olayından bir randıman alabilmiş değilim, meme yüzeyi bayağı bir farklı.

KAYNAK.WWW.BABAOLMAK.COM

15 Eylül 2009 Salı

HAMİLE KURSUNUN ÖNEMİ



HAMİLE KURSU

Hamilelik kursları gerek anne gerekse baba açısında doğuma hazırlıkta büyük yarar sağlamaktadır. Anne psikolojik ve fiziksel olarak doğuma hazırlanırken baba da onun yanında olarak kendini bu serüvene hazırlar.Hamilelik dönemi bayanların fiziksel ve psikolojik değişimler yaşadıkları zor bir dönemdir. Anne adaylarının gerek kendisi ve gerekse bebekle ilgili kaygıları,doğum ve sonrasında yetersizlik korkusu bazen hamilelik döneminin endişe ve sıkıntılarla dolu geçmesine neden olmaktadır.
Hamillelik Kursu’nun amacı,hamilelik süreci, doğum ve bebek bakımı gibi konularda katılımcıları bilinçlendirerek kaygılardan uzak mutlu bir hamilelik ve sağlıklı bir doğum dönemi geçirmelerini sağlamaktır.Hamilelik Kursu’nda hamileliğin oluşumundan, hamilelik süresince dikkat edilmesi gereken hususlara, gebelikte vücudunuzda oluşacak değişiklikler doğum sürecine ve hamilelik sonrası anne-bebek sağlığına kadar bilinmesi gereken tüm konular, uzmanlar tarafından anlatılır.Günümüzde, geleceğin anne babalarının çocuklarıyla ilişkilerine alışmasını ve yeni rollerini benimsemesini kolaylaştıracak ve destekleyecek hamilelik kurslarına talep artmaktadır. Bu tip kurslar talepleri karşılamak için içeriklerini zenginleştirerek “doğuma ve anne-baba olmaya hazırlanmak” konularında destek vermekteler. Doğuma hazırlık kursunda anne adayları istediği takdirde programa eşleri ile katılabilirler.Bu tip kurslarda hamileliğinizin birinci üç aylık döneminde bir başlangıç görüşmesi yapılır. Bir ebe veya doktor eşliğinde, durumun gözden geçirilmesi şeklinde yapılan bu görüşmede, ihtiyaçlar belirlenir ve buna uygun düzenlemeler yapılır. Doğum öncesi hazırlıklar ikinci üç aylık dönemde başlayabilir. Bireysel veya grup çalışmasını tercih etmiş olabilirsiniz. Doğumun nerede olacağı veya kimin yaptıracağı da önemli değildir. Bu tip çalışmalarda önemli olan yaratılan güven atmosferidir. Baba adayı da bu çalışmalara dahil edilebilir. Özellikle nefes alma egzersizlerinde baba adayının desteğine gerek duyulmaktadır. Her bir ders önemlidir. Derslerde çeşitli konular tartışılır: Hamilelik, vücudunuz, nefes alma egzersizleri, farklı duruşlar, vs. Uzmanımız orada bulunarak bebeğinizin günlük yaşamı ile ilgili soruları yanıtlar: Tuvalet ve beslenme vb.Ayrıca, programda rahat bir hamilelik dönemi ve sonrasında rahat bir doğum için yapılabilecek fiziksel aktiviteler (egzersiz uygulamaları) uygulamalı olarak gösterilir.

Hamilelik kursunun önemi


Her doğum çok özel bir durumdur ve nasıl gelişeceği önceden bilinemez. Ama doğuma çok iyi hazırlanmak mümkündür. Tavsiyemiz: bir doğum hazırlık kursuna katılınız!

Doğuma iyi hazırlanmış bir anne adayı bebeğini genelde daha kolay dünyaya getirir. Bu yüzden doğum hazırlık kurslarının sunduğu avantajlardan siz de mutlaka faydalanın. Bir doğum hazırlık kursu sizi hem bedenen hem zihnen doğuma hazırlayacaktır. Böyle bir kurs sizi yeni ‘‘mesleğinize’’, anneliğe yaklaştıracak. Bu kursda emzirmeyi ve bebek bakımını öğrenebilirsiniz; ayrıca hayatınızdaki değişiklikler de sürpriz olmaktan çıkacaktır.