6 Eylül 2009 Pazar

ANNELİK YOLUNDA HAMİLE KURSUNUN EYLÜL SINIFI DERSLERE BAŞLADI....














Anneli Yolunda Hamile kursumuz yeni dönemine başladı. Sınıfımızda 3 çiftimiz bulunmakta.Bu hafta hafta hafta gebeliği ve doğumu anlattık. Doğum esnasında nasıl nefes almalar, ıkınma teknikleri gibi uygulamalarını hep beraber yaptık..
Gonca ve ben bu işi gerçekten çok severek yapıyoruz. Temennimiz katılımcılarımızın da 3 haftalık eğitimimizin sonucunda memnun ayrılırlar..

5 Eylül 2009 Cumartesi

ANNELİK YOLUNDA HAMİLE KURSUM RENGARENKKADIN ADLI SİTEDE...


Haydi Anne adayları www.rengarenkkadin.com adlı siteye üye olun, Annelik Yolunda Hamile Kursumuza ait fırsatlardan sizden yararlanın!!

Fotoğraflarla doğum

Normal Doğum Nasıl olur ?

Bebeğinizin, doğum kanalınız yoluyla dünyaya gelmesine normal doğum denir. Normal vajinal doğumun üç evresi vardır. 1. Sancılarınızın başlamasından serviks (Rahim ağzı) açıklığının tam olmasına kadar süren ilk evre. 2. Bebeğinizin doğuşu ile tamamlanan ikinci evre. 3. Plasentanın (Eş) çıkmasıyla tamamlanan üçüncü evre. Üçüncü evrenizden sonra ise, kanama ya da yırtıklarınızın kontrolü yapılarak, epizyotomi veya varsa yırtıklarınızın dikilmesi işlemi yapılır.
Sizin sabrınızı ve dayanıklılığınızı zorlayabilen, vajinal doğumdan çekinmenize yol açan uzun süreli ağrılarınız, doğumunuzun birinci evresinde gerçekleşir ve bir amaca yöneliktir. Bu evrede genellikle düzenli aralıklarla gelen her sancınız, rahminizin kasılmasına, rahim ağzınızın açılmasına ve bebeğinizin aşağı doğru itilmesine neden olur. Başka bir deyişle, gelen her sancınız, bebeğinizi size biraz daha yaklaştırır.



ilk bebek için kırk beş, ikinci bebek için aşağı yukarı on beş dakika sonra, bebeğin başı görünür. Yani, kasılma dalgasının sonunda, bebeğin başı doğum kanalının sonuna gelmiştir. O anda anneye, artık ıkınmaması ve hemen soluk alıp vermesi söylenir. Bu sayede, diyafram boşalmış olur. Bundan böyle kadın, yalnızca hekim istediği zaman, eğer isterse ıkınacaktır. Böylece, bebek döl yatağından dışarı, şampanya şişesinin mantarının patlaması gibi değil de, hafifçe sıyrılır.
Önce bebeğin yanakları dışarı çıkar ve birlikte başı da gelir. Bu arada, henüz annenin karnı içinde olan omuzlarıyla bir hizaya gelmesi için bebeğin başı hafifçe döner. Kısa bir aradan sonra, omuzlar teker teker dışarı çıkar. Sonra sıvılarla birlikte bedenin geri kalan kısmı gelir. Anne eğilip bebeğine bakabilir. Çocuk, annesinin bedenini terkeder etmez soluk almaya ve ağlamaya başlar. Ancak, bazı bebeklerde bu, beş dakika gecikmeyle olabilir. Bebeğin solunum yolları mukustan temizlenir. Böylece, bebek rahat nefes almaya başlar. Döl yatağının içinde olduğu sırada, annesinin plasentasından beslenmesini sağlayan bağ, yani göbek bağı (ya da kordonu) iki yerden düğümlenir ve iki düğüm arasından kesilir. (Düğümlenen kısım küçülüp bebeğin göbeğini oluşturacaktır.) Bebek artık yepyeni bir varlık haline gelmiştir.



Doğumu izleyen üçüncü dönemde, kasılmalar devam eder. Bu kasılmalar plasentanın, döl yatağının kenarlarından kopup dışarı atılmasını sağlar. Bu dönem anneye, gerilim sonrası bir rahatlama dönemi gibi gelebilir. Gene de, doğum sancılarının ve doğumun önemli bir bölümüdür. Doğum sırasında genellikle hormon türevi olan bir iğne yapılır. Bu iğne, döl yatağının iyice kasılmasını ve üçüncü dönemin on beş dakikayı geçmemsini sağlar. Anne de, ıkınarak kasılmalara yardımcı olabilir. Doğumun ardından, ebe ya da hekim, perineye dikiş atılmasının gerekli olup olmadığına bakar. Gerekliyse doğumdan sonraki yarım saat içinde, lokal anestezi yapılarak dikiş atılır. Dikiş atılması, ağrı verici bir işlemdir. Ne var ki, bebek annenin yakınında ya da kolları arasındaysa, anne genellikle bu yepyeni, inanılmazyaratığa kendisini öylesine kaptırmıştır ki, neler olup bittiğinin hemen hiç farkına varmaz.

Doğumlar çoğunlukla pürüzsüz olur. Ama bazı durumlarda, birtakım terslikler olabilir. Sözgelimi, bazen bebek, döl yatağında doğuma en elverişli biçimde yatmamış olabilir. Hekimler bebeğin döl yatağı içindeki yatış biçimini, annenin karnına dokunarak, karnını muayene ederek anlayabilirler. Bazı durumlarda ise, plasenta doğum kanalının öteki tarafında, bebeğin başı önünde bulunabilir. Bu durumda çocuğu sezaryanla almak gereklidir.

4 Eylül 2009 Cuma

Çalışan Anneler İçin: Doğum İzni İçin Gerekli Evraklar7


İlk olarak doğru ve yetkili makam belirlenmelidir. İlk öğrenilmesi gereken çalışmakta olduğu işyerinin hangi sigorta müdürlüğüne bağlı olduğudur.
Çalışan anne, hamilelik nedeniyle rutin kontrollerini takip eden şahsi doktorundan 8 haftalık süre ile ilgili bilgiyi edinerek ilgili Sağlık kuruluşundan randevuyu alacaktır.
Çalışan anne adayı kimlik belgesi ve işvereninden aldığı vizite kâğıdı ile Devlet Hastanesine muayene olacak, doğuma yaklaşık 8 haftalık sürenin varlığı Devlet Hastanesi hekimi tarafından da tespit edildiğinde çalışan anne adayına doğum izin belgesi verilecektir. Doğum izin belgesi ile çalışan anne adayı yasal olarak doğum öncesi 8 haftalık yasal iznini kullanmaya hak kazanır. Doğum izin belgesinin anne adayı tarafından saklanması gerekmektedir zira daha sonra doğum ücreti talebi için bu belgeye ihtiyaç olacaktır.
Çalışan anne adayının ücretli izin bitikten sonra doğum nedeniyle almaya hak kazandığı ücret hukuki olarak geçici iş görmezlik ücretidir. Bu ödeme için müracaat yine çalışan annenin işyerinin bağlı olduğu Sigorta Müdürlüğü’ne yapılacaktır.
İşyerinin bağlı olduğu Sigorta Müdürlüğü’ne hangi evraklarla gidilecektir?

Doğum öncesi iznini başladığı tarihli vizite kâğıdı. Bu tarihten geriye doğru son bir yıl içerisindeki 120 prim ödeme gün sayısı ile prime esas kazançların tek tek dökümünün yapılması zorunludur.
Doğum sonrası izninin başladığı tarihli vizite kâğıdı. Bu tarihten geriye doğru son bir yıl içerisindeki 120 prim ödeme gün sayısı ile prime esas kazançların tek tek dökümünün yapılması zorunludur.
Doğum sonrası 57. güne ait vizite kağıdı. Bu tarihten geriye doğru son bir yıl içerisindeki 120 prim ödeme gün sayısı ile prime esas kazançların tek tek dökümünün yapılması zorunludur.
Doğum raporunun aslı.
Doğum öncesi ve doğum sonrası izinlere ait belge. Bu belge doğum iznine ayrıldığınızda size verilen belgedir. (Uygulamada para kağıdı olarak bilinir.)
Evlilik cüzdanı fotokopisi.
Çalıştığınız son 4 aylık döneme ait bordro fotokopisi.

3 Eylül 2009 Perşembe

Çalışan Annenin Hakları



İş yasamız anne adaylarının ve bebeklerinin sağlıklarının korunabilmesi amacıyla işverene anne adaylarının korunması için uyulması zorunlu bazı yükümlülükler getirmiştir.

Anne adayının sigarasız ve dumansız bir ortamda gerekli aralıklarla oturarak veya rahatça uzanacak şekilde uygun şartlarda çalışmasının sağlanması,
Anne adayının mümkün olduğunca oturarak çalışmasının sağlanması, bu mümkün olmuyorsa ara dinlenmeleri ihtiyacına göre daha sık düzenlenmesi,
Uzun süreli çalışmalar ve ekip çalışmalarının anne adayının sık tuvalete gitme ihtiyacına göre düzenlenmesi,
Enfeksiyon riskine karşı işyerinde gerekli tedbirlerin alınmış olması,
Anne adayının, ani darbelere, sarsıntıya, uzun süreli titreşime maruz kalacağı işlerde çalıştırılmaması biçimindedir.
Anne adayının gece çalıştırılması yasaktır. Anne adayları, yeni doğum yapmışlar ve emziren anneler günde 7,5 saatten fazla çalıştırılamazlar. Mesai kavramını bu 7,5 saatlik çalışma içinde değerlendirirsek anne adayının günde 7,5 saatten fazla çalışma zorunluluğu yoktur.
Hamilelik dönemindeki rutin kontroller ve tahliller için işveren gerekli izinleri vermek mecburiyetindedir. Bu izinler gün içinde sadece gerekli kontrolleri yaptırmayı sağlayacak nitelikte ve sürededir. Bu izinler nedeniyle bir ücret kesintisi yapmak veya yıllık ücretli izin ya da diğer neviden izinleri kesintiye uğratmak söz konusu olamaz.
Analık halinde çalışma ve süt izni İş Yasasının 74.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre çalışan annelerin ve anne adaylarının doğumdan önceki SEKİZ ve doğumdan sonraki SEKİZ hafta olmak üzere toplam ONALTI HAFTA süre için çalıştırılmaması esastır. Kişiye özel durumlar çoğul gebelik ve düşük riski ihtimalinde karşımıza çıkabilir. Anne adayı birden fazla bebek bekliyorsa bu durumda doğumdan önce çalıştırılamayacak sekiz haftalık süreye iki hafta süre eklenir. Eğer bir düşük riski söz konusu ise bu sürelerin doktor raporu ile uzatılması mümkündür.
Sağlık durumu uygun olduğu takdirde, doktorun onayı ile anne adayı isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar çalışabilir. Bu durumda çalışılan süreler doğum sonrası sürelere eklenir. Bu durumda anne doğum sonrası 15 haftalık bir izne sahip olacaktır.
Doğum izninin kullanılmasının ardından, çalışan anne arzu ederse 6 ay ücretsiz izin hakkını kullanabilir.
Çalışan annelerine 1 yaşına kadar olan çocuğunu emzirebilmek için günde 1.5 saat süt izni verilir. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır. Süt izni bebeğin sağlığı düşünülerek verilmiş bir izindir. Süt izninin günlük olarak kullanılması şarttır. Ancak uygulamada görüleceği üzere süt izinleri amacına uygun olarak kullanılamamaktadır. Genelde çalışanlar bu izinleri haftalık veya aylık olarak kullanmaktadırlar.
www.annelikokulu.com

2 Eylül 2009 Çarşamba

GEBELİKTE UYKUSUZLUK


Gebelik boyunca uyku alışkanlığınızda belirgin değişiklikler olacak.Bunların bir kısmı gebeliğe uyum sağlamanıza yerdımcı olurken bir bölümü de çektiğiniz sıkıntının artmasına neden olacak özelliktedir.

Erken gebelikte progesteron hormonu düzeyindeki aşırı artış nedeniyle uyku ihtiyacında belirgin bir artış olur.Erken dönemde anne adayları bu durumu genellikle ‘Başımı yastıktan kaldıramıyorum’ şeklinde tanımlarlar. Bulantı ve kusmalar da uyku gereksinimini arttırır.gündüz saatlerinde uyku gereksinimi hatta ‘dalıp gidivermek’ erken gebelikte anne adaylarının sık yaşadıkları bir durumdur.Buna karşın gece saatlerinde de sık idrara çıkma ihtiyacı nedeniyle uyku bölünmeleri olabilir. Fiziksel ve psikolojik değişiklikler de gece uykularının bölünmesinde rol oynar.

Bu dönemde gece uykusuzluğu yaşıyorsanız gündüz uykularını mümkün olduğunca azaltmaya çalışın.Yatağınızda dinlenme,kitap okuma veya televizyon seyretme gibi alışkanlıklarınız varsa bunlardan vazgeçmeye çalışın.

Gebelik haftası ilerledikçe mekanik zorluklara bağlı uyku problemleri ve uykusuzluk daha ön plana çıkar. Ancak psikolojik gerginlikler de etkisini sürdürür.Bu dönemde reflü de(mide yanması) gebeliğin ikinci üç ayından itibaren kaliteli bir uykuyu engellemeye başlayabilir.

Son üç ayda özellikle de doğum yaklaştıkça uykusuzluk giderek en büyük sıkıntı haline dönüşebilir.Son aylarda mekanik zorluklar ,mide yanması,sık idrar gereksinimi ve doğum konusundaki endişelerin hangisinin uykusuzluğunuzun en önemli nedeni olduğunu söyleyebilmek çok ta kolay değildir.
KAYNAK:www.babaolyorum.net