18 Kasım 2013 Pazartesi

ANNE SÜTÜ BİR MUCİZEDİR....




 Bebeğinizin beden ve ruh sağlığı için en önemli besin anne sütüdür.emzirmek, anne ve bebek arasında güçlü bir bağ kuraraken bebeğin duygusal gereksinimleini karşılar.
Dünta Sağlık Örgütü ( WHO)
, bebeklerin ilk 6 ay sadece anne sütü ile vbeslenmesini, su dahil herjhangi bir gıda verilmemesini, 6. aydan sonra ise uygun ek gıdalara başlanarak emzirmeye 2 yaşına kadar devam edilmesini öneriyor.

BAŞKA HİÇBİR BESİN ANNE SÜTÜNÜN BEBEĞE SAĞLADIĞI YARARLARI SAĞLAYAMAZ!!

*Anne sütü doğrudan ısıda ve bebeğin gereksinimine her zaman karşılık verecek şekilde, daima hazırdır.
*bebeğin sağlıklı gelişimi için gerekli olan tüm besinleri içeriri.
*bebekler için sindirmi kolaydır.
*Bebeğin bağışıklşık sistemini geliştirir.
*En az 6 ay emzirilen bebeklerde allerjik hastalıklari orta kulak iltihapları, ishal,kusma, menenjit ve akciğer enfeksiyonları gibi hastalıklar daha az görülür.
*Anne sütü emmeyen bebeklerin yetişkin dönemlerinde sindirim ve kilo sorunları daha sık görülür.
* Bebeğin ağız, yüz kaslarının ve alt çenesinin gelişimine katkıda blunur.
*Emzirme pratik ve masrafsızdır. Harcama gerektirmez.

UNUTMAYIN!! BEBEĞİNİZİ EMZİRDİKÇE SÜTÜNÜZ ARTACAKTIR.

EMZİRME DOĞANIN ANNEYE ARMAĞINIDIR....

*Emzirmek, kanamaları ve kansızlığa bağlı görülebilecek halsizlik ve yorgunluğu azaltır.
*Emzirmek, anne rahminin normal boyutlara dönmesini hızlandırır.
*Anne , emzirme sırasında kalaori harcar ve böylece doğum sonrası fazla kilolardan kurtulkşması kolaylaşır.(Günde 500-1000kalori =2 saat yürüme)
*Emziren annelred yumurtalık ve mem kanseri daha nadir gtörülür.
*Emzirmek, annenin kemik yapısını sağlamlaiştırır, ileri ki yaşlarda görülen kemik erimesi ve kırık riski azaltır

BEBEKTE MEME ŞAŞKILIĞI

Biberonla beslenen bebekler daha sonra anne memesini almakta zorlanabilirler. Biberondan sonra anne memesine geçen bebek meme başını biberon gibi emmeye çalışır, meme başını çekmeyi öğrenemez.


Bebek doğru ememediğinde;

*Meme ucu derisi hassaslaşır ve anne ağrı hisseder.
*Bebek, sütün biriktiği laktiferöz sinuslere basınç yapamayacağı için süt boşaltımı yetersiz olur.
*Meme başına oksitosin ve prolaktin reflekslerinin yeterli çalışması için yeterli uyaran olmaz. Bebek sinirlenir ve emmeyi red eder. Bu durumda anne sütünün yetmediğini düşünür

ANNE BEN BENEREDEN GELDİM? SEMİNERİ SONRASI!!!

Dün gece Hthayat ın çok güzel bir seminerine katıldım. ''Anne ben nereden geldim?'' Gerçekten şu sıralarda kafamda olan soruların cevaplarını alf-dığım güzel bir seminer olduç.
Geçen hafta içinde Altuğ , ''anne bebekler nasılş oluyor?''diye birden sorunca çok şaşırdım. ve kendimce birşeyler anlattım ve kopnuyu hızlıca kapadım. Biliyorum ki Altuğ döner dolaşır bir süre sonra bu konuya geri döner.




 Sevgili Iraz Toros'du. Altuğ 18 aylık civarında Iraz'ın oyun grubuna kısa bir süre devam etmiş, ardından ben bireysel bir görüşme yapmıştım. önerilerinin çok işime yaradığını söyleyebilirim. Bu seminerinde konuşmacısı olduğunu duyunca çok sevindim, açıkçası.

Iraz'ın tüm seminer boyunca söyledikleri cinsellik konusun anlatırken kendi doğrularınız, değer yargılarınız, tecrübelerinizin işin içinde olduğuydu.
Cinsellikle ilgili çocuğumuza bir şeyler anlatırken konuşmanın içeriğinde bol bol sevgiden bahsetmenin önemli olduğunun altını birçok kere çizdi. Bunu kısmen biliyor ve Altuğ ara ara minik meraklarını bu şekilde gidermeye çalışıyordum. Bugünkü seminerle yanlış yapmadığımı öğrenmiş olmak ,inanın beni çok memnun etti:))

Çocuğunuz 3-6 yaş arasındayken'' ben nereden geldim? bebek nasıl oluyor? 'gibi sorular sorduğunda kitaplardan, görsellerden yardım almanın daha kolay olacakmış.
Özellikle Bebek nasıl oluyor gibi bir soru sorduğunda çocuğunuz;
''Babanın tohumlarıyla annenin yumurtaları birleşir, bebek olur ve annenin karnında büyüyerek, doğum yoluyla dünyaya gelir!'' gibi bir anlatımın 3-6 yaş için yeterli olduğundan bahsetti .. Bu benim için gerçekten çok önemli bir bilgi oldu. Şu sıralar Altuğ'unun sorduğu bir soruydu. Artık ona ne diyeceğimi biliyorum ve bu da beni çok mutlu hissettiriyor:))

 
Özellikle cinsel istismar konusu hakkında Iraz'ın söylediği ''iyi dokunuş ve kötü dokunuş '' konusunu öğrenmiş olmak benim için çok önemli. Çocuklarımıza mutlaka iyi dokunuş ve kötü dokunuş ne olduğunu anlatmamız , çocuk cinsellikle ilgili değişik bir ifade de bulunduğunda aşırı tepki vermeden kendisini ifade etmesini desteklememizi söyledi. Eğer fark etmeden aşırı tepki verdiğimizde çocuk bu durumun sakıncalı bir durum olduğunu, yanlış yaptığını düşünüp, sorunu içinde saklayabilir ve ileride çözüm gerektiren bir durum olduğunda ise işi çok uzatabilirmiş. Onun için çocuklarınızda cinsel istismara işaret eden bir durum sezdiğinizde, çocuğu asla zorlamadan profesyonel bir destek almak gerekiyormuş. Bu konuda çocukların ASLA yalan söylemeyeceğini ifade etti. Bu da çok önemli bir bilgi!!!
Önemli bir konu!Hepimizin sanırım biraz da tabularımızla çerçevelediğimiz bir konu hakkında bu kadar detaylı konuşulan bir seminer için önce HTHayat'a sonra da engin bilgileriyle bize yardımcı olan Iraz 'a çok teşekkürler..

Yılbaşı hediyelerinizi Unicef’ten alın !!


 
Çocukların mutluluğuna ortak olun
 
UNICEF (Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu) yılbaşı heyecanını yardıma muhtaç çocuklar için desteğe dönüştürecek kampanyalar düzenliyor. Ölümcül hastalıklardan koruyan aşı, tedavi edici süt, sıtmayı önleyici cibinlik ve çadır gibi birçok alternatifin yer aldığı www.hayatverenhediyeler.org adresinden hediye alarak bu yılbaşı ihtiyaç sahibi çocuklara yardım edebilir, onları sevindirebilirsiniz.
 
 
Dünya genelinde çocuk haklarının iyileştirilmesi ve refah seviyelerinin yükseltilmesi için çalışmalar yürüten UNICEF, her yeni yıl öncesinde olduğu gibi bu yılbaşında da ihtiyaç sahibi ve yardıma muhtaç çocukları sevindirecek hediye kampanyaları düzenliyor. UNICEF aracılığıyla çocuklara en anlamlı yılbaşı hediyesini vermek için www.unicefturk.org ve www.hayatverenhediyeler.org adreslerinden seçim yapabilirsiniz.
 
‘Hayat Veren Hediyeler’ isimli sitedeki her hediye ihtiyaç sahibi çocukların hayatlarını iyileştiren veya hayat veren ürünlerden oluşuyor. Siteden hediye alan herkese, hediyenin açıklamasının yer aldığı bir kart gönderiliyor. Hediye olarak satın aldığınız her ürün, UNICEF’in hizmet verdiği 150’den fazla ülkede, en çok ihtiyaç duyulan yere ulaştırılıyor. Sitede ölümcül çocuk hastalıklarına karşı aşılardan, tedavi edici süte, çadırdan, sıtmayı önleyici özel cibinliklere kadar pek çok hediye alternatifi bulunuyor.
 
"Hayat Veren Hediyeler" gerçektirler, hayat kurtarırlar, yaşam değiştirirler. Bu hediyeler yıl boyu UNICEF tarafından dünyanın her tarafında çocuklara ve yaşadıkları toplumlara dağıtılır.
Sevdiklerinize hediyelerimizden birini aldığınızda sizin onlara özel mesajınızın ve aldığınız hediyenin bilgisinin yer aldığı bir e-kart gönderilir. 

Detaylı bilgi için: www.hayatverenhediyeler.org   

16 Kasım 2013 Cumartesi

Ariel ve Migros, “Kıyafet Bağış Kampanyası” ile bu yıl da10 binlerce çocuğu mutlu etmeye devam ediyor


 
 
Migros ve Ariel, gelenekselleşen “Kıyafet Bağış Kampanyası” ile 10 binlerce çocuğu mutlu etmek için güçlerini birleştirdi. Bu yıl Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG)’un desteği ile hayata geçirilen “Kıyafet Bağış Kampanyası” süresince Migros Mağazaları’nda toplanacak giysiler, önce Ariel ile temizlenip ardından Toplum Gönüllüsü gençler tarafından Aralık ayı boyunca çocuklara yeni gibi tertemiz ulaştırılacak. 
 
Çamaşır deterjanı pazarında birçok yeniliğin öncüsü Ariel, perakende sektörünün öncüsü Migros ve Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG),  “Kıyafet Bağış Kampanyası” ile bu yıl da on binlerce çocuğu mutlu etmeye hazırlanıyor. Kampanya ile Migros ve Ariel, Türkiye’deki toplumsal dayanışma ve paylaşım geleneğini sürdürerek küçülen giysileri Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG)’un desteği ile çocuklara ulaştıracak.
10 Ekim 2013 tarihinde başlayan kampanya ile müşteriler tarafından Türkiye genelindeki tüm Migros Mağazaları’na teslim edilen çocuk kıyafetleri, kendi içlerinde yaş ve cinsiyete göre ayrıştırılacak. 30 Kasım 2013 tarihine kadar toplanan giysiler, öncelikle Ariel tarafından yıkanarak temizlenecek ve ütülenecek. Yeni gibi tertemiz hazırlanacak giysiler daha sonra Toplum Gönüllüsü gençler tarafından Türkiye çapında çocuklara, Aralık ayı boyunca ulaştırılacak.
“Kıyafet Bağış Kampanyası” ile Türkiye’deki toplumsal dayanışma ve paylaşım geleneğine önemli bir katkı sağlamayı hedeflediklerini söyleyen P&G Marka Operasyonları Direktörü Oya Canbaş, “Türk aile geleneğinde dayanışma çok önemlidir. Ariel markası olarak her zaman kadınlarımızın ve çocuklarımızın yanında yer aldığımız projelere destek verdik. Bu sene “Kıyafet Bağış Kampanyası”nın dördüncüsünü gerçekleştiriyor olmak, çocuklara ulaşmak ve onları yeni gibi tertemiz giysilerle mutlu edebilmek bizim için büyük bir mutluluk. Ariel ailesinin ‘2 doz kaliteli deterjanlardan bile daha etkili’ sloganıyla leke çıkartmada ne kadar iddialı olduğunu ortaya koyuyoruz. Bu iddiamız paralelinde, çocuklarımızın küçülen giysilerini de en iyi şekilde yıkıyor, temizliyor ve çocuklara ulaştırıyoruz. Proje ortağımız Migros’a ve bu projede bize destek veren Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) ile,  kampanya süresince desteklerini esirgemeyen herkese şimdiden teşekkür ederiz” dedi.
Migros Ticaret A.Ş. Pazarlama Grup Müdürü Aysun Zaman ise “Toplumun ihtiyaç duyduğu pek çok alanda iş ortaklarımızın, müşterilerimizin ve çalışanlarımızın gönüllü katkılarıyla birçok proje yürütüyoruz. Gelecek nesillere verdiğimiz önemi hayata geçirdiğimiz çalışmalarla her fırsatta gösteriyoruz. Bu projede de müşterilerimizle el ele verdik, çocuklarımıza destek olmanın mutluluğunu birlikte yaşadık. Migros Mağazaları, bağışlarıyla katkı sağlayan müşterilerimiz için paylaşmanın adresi oldu. “Kıyafet Bağış Kampanyası” ile 10 binlerce çocuğa ulaşacak olmaktan dolayı çok mutluyuz, tüm müşterilerimize tekrar teşekkür ederiz” dedi.
Toplum Gönüllüleri Vakfi Genel Müdür'ü Yörük Kurtaran "Kıyafet Bağış Kampanyası" ile ilgili görüşlerini şöyle paylaştı: "11 yıldır yerel ihtiyaçları belirleyip, gençlerin katılımıyla bu ihtiyaçlara yönelik çalışmalar yapıyoruz. Bu kampanya ile  Toplum Gönüllüsü gençlerin Türkiye'nin her yerinden 10 binlerce çocuğa kıyafetleri ulaştıracak olmaları son derece memnun edici.  Bu kampanyanın hayata geçmesine katkıda bulunan herkese teşekkür ederiz."
Siz de paylaşmak istediğiniz kıyafetlerinizi 30 Kasım’a kadar Migros Mağazaları’na getirin, Ariel ile yıkayıp Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) desteği ile Toplum Gönüllüsü gençler tarafından Türkiye’deki çocuklara ulaştıralım.
İlk olarak 2007 yılında başlayan “Kıyafet Bağış Kampanyası” çerçevesinde, bugüne kadar 90 binin üzerinde çocuk, Ariel ile yıkanmış tertemiz giysilere kavuştu. Bu yılki kampanya ile birlikte toplamda 130 binin üzerinde çocuğa ulaşılması hedefleniyor.

14 Kasım 2013 Perşembe

KIDS NOOK ÇOCUK KİTAPEVİ VE MASAL AKADEMİ’DE;


 
ALTIN PORTAKAL ÖDÜLLÜ OYUNCUDAN MASALLAR…
Altın Portakal ödüllü oyuncu Beste BEREKET,
her ay farklı bir dünya klasiği masal ile Kids Nook Çocuk Kitabevi
Ve Masal Akademi’ de çocuklar ile buluşuyor…
 
 
 
   Geçmişi yüzyıllar öncesine dayanan ve günümüzde neredeyse unutulmaya yüz tutmuş hikaye anlatıcılığı sanatını yaygınlaştırmak  ve yeni nesillere aktarmak üzere düzenlenen proje kapsamında, ünlü oyuncu Beste Bereket’te her ay yeni bir klasik masalla çocukların karşısına çıkacak. Ünlü oyuncu ilk masal anlatımını 16 Kasım Cumartesi saat 13: 00 de Kids Nook Çocuk Kitabevi ve Masal Akademi’de Pinokyo masalını 3-12 yaş çocukları ile birlikte anlatacak.
Sözlü iletişime dayalı interaktif olarak gerçekleşen masal anlatımlarında çocukların dinleme, konuşma, hayal gücü, beden dili gibi becerilerini geliştirebilmelerine destek olunuyor. Çocuklar, teknolojinin tüm cazibesine alternatif, masalların hayal güçlerinde uyandırdığı büyülü dünyanın tadına varma imkanı bulabiliyor.
 
Tarih:16 Kasım Cumartesi
Saat: 13:00-14:00
Dil: Türkçe
Yaş: 3-12 yaş
 
Kids Nook’un tüm özel etkinliklerini Facebook sayfası ve İnstagram sayfalarından takip edebilir ya da 0 212 324 07 06’ nolu telefondan bilgi alabilirsiniz

BUGÜN DÜNYA DİABET GÜNÜ

 
 
“Tip-1 Diyabet Her Yaşta”
 

 
 
 
 
Ben farklı değilim sadece Tip-1 “Diyabetimben”…  Deneyimlerimi paylaşabileceğim, benim gibi diyabet ile yaşamını sürdürenlerin deneyimlerini alabileceğim bir platformda bir araya gelmekten mutluyum; Diyabetimben.com…
 
Diyabet ve özellikle Tip-1 diyabette farkındalığı arttırmak için çalışmalarını sürdüren DiyabetimBen.com’u takip ediyorum. Ve yalnız olmadığımı biliyorum.
 
14 Kasım (bugün) insülini bulan Kanadalı Doktor Frederick Banting’in doğum günü ve her yıl “Dünya Diyabet Günü” olarak kutlanıyor.  “Dünya Diyabet Haftası” da bugünden itibaren başlıyor.
 
Tüm diyabetlilere sayfalarını açan DiyabetimBen.com; bu hafta da çalışmalarına devam ediyor. Hareket noktası “Tip-1 Diyabet Her Yaşta”… Çünkü diyabetin “yaşlı hastalığı olduğunu” zanneden o kadar çok kişi var ki. Oysa Tip-1 diyabetliler; bebek yaşlardan başlamak üzere, çocuklar, ergenlik çağındakiler ve yetişkinler olmak üzere uzun bir zincirin halkalarını oluşturuyor.
 
DiyabetimBen.com, kendisi de Tip-1 diyabetli olan Esra Avcı tarafından kurulmuş bir blog… Blogun en önemli amacı, diyabetli bireyler ve yakınları için sosyal bir platform oluşturmak. Özellikle diyabetle yeni tanışanlar için bir yandan yalnız olmadıkları hissini yaşartırken, diğer yandan da süreç içinde karşılaşabilecekleri konusunda bilgi paylaşımı sağlıyor.
 
DiyabetimBen.com konuyla ilgili son organizasyonunda; dünyada yapay pankreas çalışmalarını yürüten sayılı üniversitelerden biri konumundaki Yale Üniversitesi’nde yapay pankreas ekibini yöneten Doç. Dr. Eda Cengiz’i ülkemizde ağırladı. Doç. Dr. Eda Cengiz, DiyabetimBen.com için katıldığı etkinliklerde yapay pankreas çalışmaları konusundaki son gelişmeleri katılımcılarla paylaştı.
 
“Dünya Diyabet Haftası” için Tip-1 diyabetli çocuklar ve aileleri ile çekilen ve tümüyle farkındalık yaratmaya yönelik kısa bir film de, 15 Kasım Cuma gününden itibaren diyabetimben.com adresinden blog takipçileri ile buluşacak.
 
“Tip-1 Diyabet Her Yaşta” diyoruz ve bizi fark etmeniz için çalışıyoruz…