8 Mart 2013 Cuma

HER ZAMAN HER YERDE ANNE SÜTÜ



Sağlık Bakanlığı, ‘Anne Sütü Bankaları’ açmaya hazırlanıyor. Bağışlanacak sütler saklanıp ihtiyaç duyan bebeklere verilecek. Bir bebeğe kendi annesinin sütü yetmediğinde pastörize edilmiş banka sütü kullanmanın en iyi beslenme yöntemi olduğunu söyleyen Liv HOSPITAL Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölüm Başkanı Prof. Dr. İpek Akman, “Bu işlem sırasında donörün kimliği yani anne sütü bağışçısının kimliği sütü kullanacak olan bebeğin ailesine bildirilir. Çünkü ileride süt kardeşliği gibi bir durum oluyor. Psikolojik ve dini açıdan süt kardeşlerinin evlenmesi sakıncalı olarak görüldüğünden bağış yapan kişinin ismi bilinir ve tercihen de bağışı yapan kişinin bebeği erkekse bu sütü kullanacak prematüre bebeğin de erkek yani aynı cinsten olmasına dikkat edilir. Bu dini ve psikolojik olarak hem veren hem de sütü kullanan açısından psikolojik rahatlık sağlar” diyor.

Anne sütünün faydaları saymakla bitmiyor. Bebeği astım, obezite, diyabet gibi hastalıklardan koruyor ve doğum sonrası anneyi rahim kanama, meme ve yumurtalık kanseri risklerini azaltıyor. Dünya Sağlık Örgütü tüm bebeklerin ilk 6 ay sadece anne sütü ile belenmesini, 2 yaşına kadar da ek gıdalarla birlikte emzirmenin sürdürülmesini öneriyor. Hiç kuşku yok ki anne sütü hem prematüre hem de zamanında doğmuş bebek için en ideal besin. Anne sütü bebeğin tüm ihtiyaçlarını karşılayan ve sindirimi kolay bir besin olmasının yanında bağışıklık sistemini güçlendiren antikorlar ve hücreler de içeriyor. Üstelik hiçbir formül mamada bu antikorlar ve bağışıklık hücreleri de bulunmuyor.

Banka sütü özellikle prematürelerde, çoğul gebeliklerde, alerji problemi olan, tartı alamayan bebeklerde, cerrahi geçirmiş bebeklerde kullanılıyor. Anne sütüyle AİDS virüsü (HIV) ve sitomegalovirüs (CMV) enfeksiyonları bulaşabileceğinden pastörize edilmemiş sütler bebeklere verilmemelidir. Anne sütü vericileri CMV, HIV, HBV, ve HCV enfeksiyonları için taranmalı ve taramalar süt bağışı sürdüğü müddetçe 3 ayda bir tekrarlanmalıdır. Anne sütü biyolojik bir ürün olduğu için vericiler kan bankasına bağış yapan kişiler gibi sıkı bir şekilde taranırlar. Ayrıca süt vericilerinin sigara, alkol ve ilaç kullanmaması gerekir. Süt bankası anne sütüne Holder pastörizasyonu uygular. Anne sütü 30 dakika süreyle 63 dereceye kadar ısıtılır, bu sürenin sonunda hızla soğutularak (3.75 C/dk) 10 derecenin altına getirilir. Böylelikle anne sütü 15- 45 derece arasında çok kısa bir süre kalır ve bakteri üreme riski azalır. Anne sütü pastörize edildikten sonra dondurulur ve istek yapan hastanelere donmuş şekilde transfer edilir. Banka sütü kullanılmadan önce süt verilecek bebeğin ailesinden yazılı onay alınmalıdır.

Pastörize edilmesi gerekir

Pastörizasyon işlemi ile sütte bulunabilecek tüm virüsler ölür. Bu işlem ne yazık ki sütteki bazı bağışıklık hücrelerinin (lenfosit) ölmesine, antikor miktarının yaklaşık olarak yüzde 25 azalmasına ve sindirime yardımcı enzimlerin aktivitelerinin kaybına yol açar. Sütün besin değerinde ise bir değişiklik olmaz. Tüm bunlara rağmen banka sütü ile beslenen bebeklerde enfeksiyonlar formül mama ile beslenenlerden daha az görülür. Kendi annesinin sütünü alamayan bebekler için pastörize edilmiş banka sütü en iyi alternatiftir.

İlk süt bankası Viyana’da kuruldu

Tarihte süt anneliğinin çok eski zamanlara dayandığı biliniyor. M.Ö. 2250 yılındaki Hammurabi yazıtlarında süt anneden bebeğe fiziksel, duygusal ve zihinsel özellikler geçebileceği, bu nedenle süt anne seçiminin çok dikkatli yapılması gerektiği belirtilmiş. 13. yüzyılda süt anneliği en iyi gelir sağlayan mesleklerden biri olmuş. İlk süt bankası 1909 yılında Viyana’da açılmıştır, bunu pek çok ülkedeki bankalar izlemiş. 1985’te Kuzey Amerika’da Anne Sütü Bankası Derneği kurulmuş (HMBANA) ve bankaların standardizasyonu sağlanmış. Avrupa’daki süt bankalarının oluşturduğu ağa ise HUMANE adı verilmiş. 1980’li yıllarda başlayan AİDS epidemisi pek çok bankanın kapanmasına yol açmış. Günümüzde enfeksiyonlara karşı güvenlik önlemlerinin artmasıyla konu tekrar gündeme geldi.

Anne sütünün faydaları

* Anne sütü bebek için en doğal ve ideal besindir.
*  Bebeğin ilk 6 aydaki (D vitamini hariç) tüm besin ihtiyacını karşılar.
* Her zaman hazır, temiz ve uygun ısıdadır.
*  Doğumdan sonra gelen sarı süt (Kolostrum) taşıdığı antikor ve bileşimiyle bebeğinizi      hastalıklara karşı korur, bağışıklık sisteminin gelişmesini kolaylaştırır.
(Örneğin ishal, zatürre, orta kulak iltihabı, alerjik hastalıklar görülme riski azalır.)
* Anne sütünün sindirimi kolaydır. Anne sütü alan bebeklerde pişik, karın ağrısı ve kabızlık daha az görülür.
* Anne sütü ile beslenen bebeklerde ileri yaşlarda gelişebilecek şeker hastalığı, astım, alerjik hastalıklar, obezite, koroner kalp hastalıkları gibi kronik hastalıların oluşma riskinin daha az olduğu görülmüştür.
* Anne sütü tüm organ ve sistemlerin büyümesini düzenleyen büyüme faktörü içerir.
* Emzirme bebeğin diş ve çene sağlığı için yararlıdır.
* Anne sütü bebeğin ruhsal, bedensel ve zeka gelişimine yardımcı olur.
* Anne sütü, anne ile bebek arasındaki psikolojik bağı kuvvetlendirir, doğal bir sakinleştiricidir.

Emzirmenin anneye yararları

* Rahmin daha kısa sürede toparlanmasını sağlar.
* Erken emzirmeyle doğum sonrası kanamalar çabuk kesilir.
* Memelerde şişme, iltihaplanma olmaz; anne lohusalık dönemini rahat geçirir.
* Emziren annelerde meme ve rahim kanserine yakalanma riski daha azdır.
* Menopoz sonrası kalça kemiği kırığı riskini azaltır.
* Hamilelik döneminde oluşan fazla kiloları daha kolay verirler.

6 Mart 2013 Çarşamba

Emzirmenin sonlandırılmasında faydalı olabilecek teknikler:



•DOKTORUNUZA DANIŞIN:  Emzirmeyi sonlandırma kararı aldıysanız ve kararınızdan emin değilseniz mutlaka doktorunuza sorunuz.  
•SUNMAYIN  ama da REDDETMEYİN:  Bebeğin istemediği zamanlarda memenizi sunmayın.  Zaten sonlandırmaya çalışırken bebeğin aklını şaşırtmayın ve memenizi sunmayın.  Ancak emmek istiyor ve de tutturma nöbetine doğru ilerliyorsa verin.
•RUTİNCİNİN RUTİNİNİ BOZUN:  Emzirme bazı rutinler içerdiği için bebeğe güvenli gelir.  Adeta şartlanır.  Bunu şartlanmanın ötesine geçmek için emzirme sırasında yaptığı bazı rutinleri bozun.  Örneğin emmek istiyorsa her zaman emzirdiğiniz koltukta değil karşı koltukta hatta minderde emzirin.  
•BABADAN ACİL YARDIM:  Gece uyutmalar da çok sık kalkan bebekler hele annelerini emiyorlarsa saat başı anneyi emerek çok yorabilirler.  Gece nöbet saatlerinizi belirleyin.  9. Ayından sonra bebekler geceleri açlıktan emmezler.  Gece uyanmalarında şartlanmayı azaltmak üzere babası bebeğin yanına gidebilir, bazen su bazen de sevgisini sunabilir.
•DİKKAT DAĞITAN SÜRPRİZLER:  Emmek istediği zamanlarda program dışı bir emme ise dikkatini dağıtabilirsiniz.  Mesela sevdiği bir faaliyetle dikkatini emmeden başka bir yere odaklaya bilirsiniz.
•İÇERİDE Mİ?  DIŞARIDA MI?   Bazı bebekler evin sakinliğinde huzur buldukları için emerler. Bazıları da dış ortamlarda kendilerini tehdit altında kalmış hissedip anne koynunda teselli bulurlar.  Eğer kalabalık bir ortamda emme krizi tutarsa onu rahatlatmak için emzire bilirsiniz.  Eğer konuşmayı ve telkini anlayacak durumda ise sakin bir zamanda nerede emzireceğinizi nerede emzirmeyeceğinizi konuşabilirsiniz.
•ERTELEME DE UNUTTURUR:  Konuşmayı anlayacağı yaşta hala emziriyorsanız istediği zaman reddetmeyip bir sonraki sefere veya bir sonraki aktiviteye erteleyebilirsiniz.  Örneğin yemek sonrası emmek isterse oyun sonrasındaki bir saate erteleyebiiirsiniz.  
•PAZARLIK:  Eğer alışveriş sırasında emmek için ısrar etmezse dönüşte istediği salıncağa binebileceğinin pazarlığı yapılabilir.  
***Çok yararlı bir yazı olduğu için sizlerle de paylaşmak istedim.. Yazıyı aldığım kaynak: http://www.klinilk.com/emzirme-ve-beslenme2/item/43-emzirme-gercekten-ne-zaman-sonlandirilmali?.html

BABY LED MEANİNG- BEBEĞİN KENDİ KENDİNE BESLENMESİ


Bebeklerimiz doğdukları an itibariyle anne sütü ve emzirme de bazılarımız sıkıntı çekiyor bazılarımızda rahat rahat emzirmeye devam ediyor. Tam her şey yoluna girmişken adından Ek Gıdaya Geçiş sorun olarak karşımızda.
 Genelde çocuk doktorumuz ne zaman , nasıl başlayacağımız hakkında bizlere destek oluyor.Böyle bile olsa kafamızın karıştığı, acaba doğru mu yapıyorum dediğimiz anlar da bir o kadar çok..
Bu durum nedeniyle, Ek Gıdaya geçiş semineri mi yapsam , deneyimlerimi annelerle paylaşsam mı diye düşünürken 2 ay önce ''Ek Gıdaya Geçerken Bilmeniz Gerekenler'' isimli seminerler yapmaya başladım.
Eğitimim de bahsettiğim , kendi oğlumun ek besinlere geçmesinde de kendi kendine beslenme - Baby Led Meaning ' den yararlandım.
Nedir bu Baby Led Meaning? derseniz  bebeğin Ek Besinlere kendi kendine , istediği miktarla başlayarak geçmesi diyebilirim kısaca..Siz emzirmeye devam ediyorsunuz, bebeğinizin önüne de onun yiyebileceği besinleri minik minik parçalara ayırıp kendi, haline bırakıyorsunuz. Bebeğinizde istediği kadar ve istediği şek,ilde besleniyor. Böylelikle geçiş çok daha kolay olabiliyor.
Bu akıma her kuralıyla uyacağım derseniz ;


http://www.amazon.com/exec/obidos/ASIN/161519021X/blwblog-20
Bu kitabı alıp-okuyabilirsiniz.

Buradan da bebeğinize uygun tarifler bulabilirsiniz.
ttp://community.babycentre.co.uk/groups/a3855635/blw_recipes


Gurme bebek çok güzel toparlamış.
http://www.gurmebebek.com/kendi-kendini-besleme-28214   ve  http://www.gurmebebek.com/parmak-yiyecekler-863    buradan okuyabilirsiniz.

Ben Altuğ da yaptığım şey ise; geçişi kendi kendine yapmasıydı. Parmak gıdaları eline verdim. Haşlanmış havuç, minik bir muz gibi.. Ama zamanla tek öğünü ben ele aldım. Ben oğlumun yiyebildiği kadarını yedirdim. Bu esasında benim takıntımdı.Ama bu yöntemin çok yararını gördüm. Altuğ kaşık-çatal kullanmakta, bardaktan su içmekte veya pütürüklü yemekte hiç sorun yaşamadı. Ama püre şeklinde siz bebeğinizi beslediğinizde yediği miktar hep fazla oluyordu ama Altuğ karnını hep bu şekilde doyurup, kilo ve boyu da gayet iyi gitti..

5 Mart 2013 Salı

BEBEK ODASI HAZIRLARKEN




Bebek odanızın şıklığı kadar odanın zemini, mobilyaları, ışıklandırması, boyası ve güvenliği de çok önemlidir. Odanızı hazırlarken alacağınız önlemlerle bebeğinizin ilk aylardan itibaren rahat, güvenli ve sağlıklı bir ortamda büyümesini sağlayabilirsiniz. 

Nasıl bir oda?


Bebeğiniz için seçtiğiniz odanın kendi odanıza yakın, evin sessiz ve sakin bir yerinde bulunmasına özen gösterin. Odanın en az bir penceresi olmalı ve güneş almalı. Havadar olmayan bir oda bebeğin sağlığı açısından sakıncalı olabilir.
Oda sıcaklığının yaz ve kış aylarında ortalama 22 derece olması ideal. Oda havasının her zaman biraz nemli olması bebeğin sağlığı için önemli. En ideal nem değeri de yüzde 45.


Nasıl bir zemin?


Halı, dekorasyonu tamamlamak için önemli. Ancak bebeğin sağlığı açısından ele aldığımızda, mikrop ve toz tutan, odadaki nemi emen yapısı nedeniyle halı, alerjik rahatsızlıklara yol açabilen bir eşya. O nedenle halı tercih ederken antiallerjik halılar tercih edilmelidir.

Parke, laminant gibi üzerindeki tozun rahatlıkla görülebildiği ve dolayısıyla kolayca temizlenebilen döşeme türlerini tercih etmek daha doğru. Bu döşemeler ısı yalıtımı açısından da ideal. Seramik ve taş zeminde ısıtma sorunu yaşayabilirsiniz. 


Mobilyalar nasıl olmalı?


Boya, sunta, kaplama içerisinde bulunan kimyasal maddeler solunum yoluyla teneffüs edildiğinde bebekler için tehlikeli olabilir. Ayrıca metal, bebeğin kendini yorgun hissetmesine ve uyku sorunları yaşamasına neden olabilir.
Dolayısıyla ağaç ve masif ahşaptan imal edilen mobilyaları tercih etmelisiniz. Ahşap, bulunduğu mekanda hava sirkülasyonunu sağladığından, ortam havasının temizlenmesine yardımcı olur. Mobilyalarda sivri ve keskin kenarlar olmamasına da özen göstermek gerekiyor.
Öz


Nasıl bir ışıklandırma?


Seçtiğiniz oda, gündüzleri ışık yakmayı gerektirmeyecek kadar ışık almalı. Aydınlatmada tek bir kaynaktan gelen keskin bir ışık olmamasına özen gösterin. Bebeklerin yatarken en çok tavana baktıklarını da düşünecek olursanız, keskin bir ışığın gözünün içine girmesi onu huzursuz edecektir.
Mümkünse önce tavana vurup oradan odaya dağılan bir ışık kaynağı seçin. Işığın çok kuvvetli olmaması, avizenin küçük olması da önemli. Geceleri bebeğinizi zifiri karanlıkta bırakmamak için hafif ışık veren bir gece lambası bulundurun. 


Bebek odası için ideal renkler


Oda duvarlarının hava alır olmasına özen gösterin. İster duvar kağıdı kullanın isterse duvar boyası, duvarlardan en azından birinin hava alır olmasını sağlayın.Yani duvar kağıdı kullanırsanız bile en azından bir duvarın boya olmasını tercih ediniz. Ayrıca kolay silinebilir ve temizlenebilir su bazlı boyaları tercih etmelisiniz.
Bunun dışında odanın duvar renklerinin keskin renkler olmamasına özen gösterin.Bebek odaları için ideal olanın pastel renklerdir.Mavi ve yeşil gibi soğuk renkler, sakinleştirici bir etkiye sahip olmalarının yanı sıra sinekleri de uzak tutma özelliğine sahip.
Koyu renk boyalar, odayı küçük gösterirken, açık renkler odaya ferahlık verir. Fildişi ve buz rengi veya opak renklerin rahatlıkla kullanılabileceği gibi kırmızı rengin hayli dikkat çekici olup, bu nedenle birkaç eşyada kullanılarak odaya canlılık katabilirsiniz.
Duvarları renklendirirken sadece renge değil, seçtiğiniz boyanın içeriğine de dikkat etmeniz gerekiyor. Kokusuz, antitoksik ve antialerjik boyaları tercih etmek gibi…

-Karyola Ve Yatak Seçimi
Başlangıç için bir beşik alabilirsiniz maliyeti daha ucuz olacaktır. En azından 3 ay rahatlıkla kullanabilirsiniz. Tercihiniz beşikten yana olacaksa mutlaka şiltenin tam olarak uymasına dikkat edin, çarşaf ve örtüler dışarı taşmamalı. Yatağın kolay kolay devrilmemesi için geniş altlıklı olması önemlidir.
 Karyola alırken nelere dikkat etmeniz gerekiyor kısaca sıralayalım:
- Parmaklıklar 6,5 santimetreden daha geniş aralıklarla dizilmemeli. Yani iki parmaklık arasından bir meşrubat kutusu geçirebiliyorsanız, fazla geniş demektir.
- Karyolanın kenarıyla şilte arasına en fazla iki parmak sokulabilmeli.
- Ahşap kısımlarda zehirli vernik kullanılıp kullanılmadığına dikkat edilmeli.
- Parmaklığı indirip kaldıran mekanizmada çocuk kilidi bulunmalıdır.
- Parmaklıkların ve tüm panellerin, birbirlerine sağlam bir şekilde monte edildiğinden emin olun.
-Karyolasının korkulukları yuvarlak hatlı olmalı ve keskin olmamalıdır. 
-Karyola içine özellikle anti-bakteriyel ve doğal kauçuktan imal edilmiş lateks yataklar ya da orta sertlikte yarı ortopedik bir yatak tercih edilmelidir



Peki karyolamızı nereye yerleştirmeliyiz ufak ipuçları verelim burada da:

Evin dış duvarının yanına konmamalıdır.
Radyatörler ve havalandırma kanallarından uzak tutun.
Jaluzi ya da perde ipleri asla karyolaya uzanmamalı.


Güvenli bir oda için…


Bebeğiniz her geçen gün biraz daha büyüyecek ve yeni kabiliyetler edinecek. Ancak siz bir kez oda hazırlayacaksınız ve bu odayı her gün onun ihtiyaçlarına göre şekillendiremezsiniz. Öyleyse güvenlik önlemlerini başından alın ki, bebeğiniz büyüdükçe ve hareketlendikçe bir emniyet sorunuyla karşılaşmasın.
Örneğin, hem onun odasındaki hem de evin diğer odalarındaki prizlere koruyucu kapak takın, tüm elektrik kablolarını gizleyin. Bebeğin üzerine tırmanıp pencereye ulaşabileceği eşyaları pencere kenarından uzaklaştırın.
Karyolasını herhangi bir şeye ulaşamayacağı şekilde, diğer eşyalardan uzak bir noktaya yerleştirin. Duvara monte edilen aksesuarların yataktan olabildiğince uzak olan bölümlere yerleştirilmesinde fayda vardır.Seçtiğiniz karyolanın estetik güzelliğinden ziyade kenarlarının bebeğin ayağa kalktığında aşamayacağı yükseklikte olmasına ve karyola çubuklarının arasının 6-7,5 cm'den geniş olmamasına dikkat edin. 



Çok Fonksiyonlu Ürünler

Her ne kadar odanız geniş olsa da bebeğinizin büyümesiyle daha geniş alanlara ve yeni eşyalara ihtiyacınız olabilecektir. Bu nedenle mümkün olduğunca çok fonksiyonlu mobilyalar veya ürünler seçin.Örneğin misafir yataklı ya da çekmeceli karyola,hem saklama ünitesi olarak hem de koltuk gibi  kullanılabilecek sandıklar gibi…Böylece bebeğinizin ortalıkta görünmesini istemediğiniz eşyalarını görünmeden saklayabilir hem de alan kazanmış olursunuz.

Kendiniz İçin De Ufak Bir Alan Yaratın;Emzirme koltuğu!
Özellikle bebeğinizle hem keyif aldığınız için hem de beslemek ya da kitap okumak için bebeğinizin odasında vakit geçireceğiniz zamanlar çok olacaktır. Özellikle bebeğinizi emziriyorsanız hem onun güvenliği hem de sizin rahatınız için odasına kendiniz için bir emzirme koltuğu koymayı unutmayınız. bizim önerimiz sallanan koltuklar.




4 Mart 2013 Pazartesi

EMZİRME;HAYATA SAĞLIKLI BİR BAŞLANGIÇ!!!


Bir çocuk bekliyorsunuz. Gebelik, doğum ve emzirme dönemi,hayatınızın yepyeni bir kesitini oluşturur. Kadın olmayı belki de çok yoğun yaşayacağınız bu dönem hakkında daha fazla bilgi edinmek istersiniz.
Bu kursumuzdaki amaç size, emzirmenin gayet doğal olduğu güvenini vermektir.
Vücudunuz daha şimdiden kendiliğinden buna hazırlanmaktadır.Emzirmek kolay öğrenilir, ancak bazı küçük şeyler yüzünden çok zahmetli bir hal alabilir. Güçlüklerden kaçınmanız amacıyla,
emzirmeyle ilgili en önemli şeyleri bu eğitimde toparladım.
Emzirme yoluyla çocuğa sıcaklık, korunma duygusu, huzur, koruma ve güvenlik vereceksiniz. Çocuğunuza hayat için mümkün en iyi başlangıcı sağlayacaksınız.





Kursumuzun İçeriği:

-Anne sütünün oluşumu ve üstünlükleri, 
Anne sütüne nasıl başlamalıyım?
-Anne sütünün gelişimi
-Sütüm bebeğe yetiyor mu?
-Memeye yerleştirme ve emzirme pozisyonları
-Emzirme sorunları
-Anne sütünü Arttırmak için yapılabilecekler
-Emziren Annenin Beslenmesi
-Emzirme ve Baba
-Prematüre ve Düşük Ağırlıklı Bebeklerde Emzirme
-Çalışan annenin Emzirmesi ve İşe Adaptasyonu
-Biberon ve Emzik
-Emzirme Döneminde kullanabileceğiniz  yardımcı malzemeler

Bu kursumuza ister hamileyken ister bebeğiniz yeni doğduğunda katılabilirsiniz. Babalarda size eşlik edebilir. Uygulamalı olarak ders anlatılacaktır.
Dersimiz 2 saat sürecektir.
09 Mart cumartesi günü saat 16:30-18:30 arasında Mini Aktivite de olacak..

www.miniaktivite.com  mekan ile detaylı bilgi edinebilirsiniz.

Detayları öğrenmek için ertugrul.esra@gmail.com bana email atabilirsiniz.

3 Mart 2013 Pazar

GEÇTİĞİMİZ PERŞEMBE GÜNÜ KANAL 7 DEYDİM!!!


Hayatın İçinden         






Geçtiğimiz hafta gerçekten çok hızlı geçti. Perşembe günü de Kanal 7 de Hayatın İçinden adlı İkbal Gürpınar'ın programındaydım. Misafirperver ve güler yüzlü çalışanlarıyla hoş bir canlı yayın çekimi oldu..
 Programın videoları:






http://www.youtube.com/watch?v=qiMa-4JSt-A&feature=youtu.be


http://www.youtube.com/watch?v=nx1Z5ZtyX58&feature=youtu.be


Programda;yeni doğan bakımında yardımcı olacak faydalı bilgiler verildi.'bebek nasıl yıkanır? Banyo sonrasında bebek bakımı nasıl yapılmalıdır? Bebeğin gaz problemini gidermek için ne yapmak gerekir? Bebek masajı nedir? Bu masajla bebeklerde uykusuzluk ve huzursuzluk giderilir mi?' sorularını canlı yayında cevaplamaya çalıştım:))


2 MART'DA DOĞUMA HAZIRLIK KURSUM BAŞLADI: İLK HAFTA DOĞUM





Bu haftaki eğitimimizin konusu; DOĞUM'du. Eni boyuna konuştuk. Nasıl olduğu, nefes teknikleri, gevşeme teknikleri ve bazı riütüllerden de bahsedildi. Bu haftaki eğitimime Hamile yogası yapan arkadaşım Çiğdem İnan da katıldı.


Dersin sonunda her anne-baba doğum planı çıkarabilmesini kolaylaştıracak dosya da verildi. Tüm ders boyunca bu plan üstünde konuşuldu. Gerçekten doğum öncesinde bir planlama yapmak işimizi gerçekten çok kolaylaştıracağı gibi ne yapabileceğimizi bilmek de o andaki heyecanımızı yenmemize yardımcı olacaktır.
Bu hafta ise Anne sütü ve Emzirme konusunu konuşacağız.