5 Eylül 2009 Cumartesi

Normal Doğum Nasıl olur ?

Bebeğinizin, doğum kanalınız yoluyla dünyaya gelmesine normal doğum denir. Normal vajinal doğumun üç evresi vardır. 1. Sancılarınızın başlamasından serviks (Rahim ağzı) açıklığının tam olmasına kadar süren ilk evre. 2. Bebeğinizin doğuşu ile tamamlanan ikinci evre. 3. Plasentanın (Eş) çıkmasıyla tamamlanan üçüncü evre. Üçüncü evrenizden sonra ise, kanama ya da yırtıklarınızın kontrolü yapılarak, epizyotomi veya varsa yırtıklarınızın dikilmesi işlemi yapılır.
Sizin sabrınızı ve dayanıklılığınızı zorlayabilen, vajinal doğumdan çekinmenize yol açan uzun süreli ağrılarınız, doğumunuzun birinci evresinde gerçekleşir ve bir amaca yöneliktir. Bu evrede genellikle düzenli aralıklarla gelen her sancınız, rahminizin kasılmasına, rahim ağzınızın açılmasına ve bebeğinizin aşağı doğru itilmesine neden olur. Başka bir deyişle, gelen her sancınız, bebeğinizi size biraz daha yaklaştırır.



ilk bebek için kırk beş, ikinci bebek için aşağı yukarı on beş dakika sonra, bebeğin başı görünür. Yani, kasılma dalgasının sonunda, bebeğin başı doğum kanalının sonuna gelmiştir. O anda anneye, artık ıkınmaması ve hemen soluk alıp vermesi söylenir. Bu sayede, diyafram boşalmış olur. Bundan böyle kadın, yalnızca hekim istediği zaman, eğer isterse ıkınacaktır. Böylece, bebek döl yatağından dışarı, şampanya şişesinin mantarının patlaması gibi değil de, hafifçe sıyrılır.
Önce bebeğin yanakları dışarı çıkar ve birlikte başı da gelir. Bu arada, henüz annenin karnı içinde olan omuzlarıyla bir hizaya gelmesi için bebeğin başı hafifçe döner. Kısa bir aradan sonra, omuzlar teker teker dışarı çıkar. Sonra sıvılarla birlikte bedenin geri kalan kısmı gelir. Anne eğilip bebeğine bakabilir. Çocuk, annesinin bedenini terkeder etmez soluk almaya ve ağlamaya başlar. Ancak, bazı bebeklerde bu, beş dakika gecikmeyle olabilir. Bebeğin solunum yolları mukustan temizlenir. Böylece, bebek rahat nefes almaya başlar. Döl yatağının içinde olduğu sırada, annesinin plasentasından beslenmesini sağlayan bağ, yani göbek bağı (ya da kordonu) iki yerden düğümlenir ve iki düğüm arasından kesilir. (Düğümlenen kısım küçülüp bebeğin göbeğini oluşturacaktır.) Bebek artık yepyeni bir varlık haline gelmiştir.



Doğumu izleyen üçüncü dönemde, kasılmalar devam eder. Bu kasılmalar plasentanın, döl yatağının kenarlarından kopup dışarı atılmasını sağlar. Bu dönem anneye, gerilim sonrası bir rahatlama dönemi gibi gelebilir. Gene de, doğum sancılarının ve doğumun önemli bir bölümüdür. Doğum sırasında genellikle hormon türevi olan bir iğne yapılır. Bu iğne, döl yatağının iyice kasılmasını ve üçüncü dönemin on beş dakikayı geçmemsini sağlar. Anne de, ıkınarak kasılmalara yardımcı olabilir. Doğumun ardından, ebe ya da hekim, perineye dikiş atılmasının gerekli olup olmadığına bakar. Gerekliyse doğumdan sonraki yarım saat içinde, lokal anestezi yapılarak dikiş atılır. Dikiş atılması, ağrı verici bir işlemdir. Ne var ki, bebek annenin yakınında ya da kolları arasındaysa, anne genellikle bu yepyeni, inanılmazyaratığa kendisini öylesine kaptırmıştır ki, neler olup bittiğinin hemen hiç farkına varmaz.

Doğumlar çoğunlukla pürüzsüz olur. Ama bazı durumlarda, birtakım terslikler olabilir. Sözgelimi, bazen bebek, döl yatağında doğuma en elverişli biçimde yatmamış olabilir. Hekimler bebeğin döl yatağı içindeki yatış biçimini, annenin karnına dokunarak, karnını muayene ederek anlayabilirler. Bazı durumlarda ise, plasenta doğum kanalının öteki tarafında, bebeğin başı önünde bulunabilir. Bu durumda çocuğu sezaryanla almak gereklidir.

4 Eylül 2009 Cuma

Çalışan Anneler İçin: Doğum İzni İçin Gerekli Evraklar7


İlk olarak doğru ve yetkili makam belirlenmelidir. İlk öğrenilmesi gereken çalışmakta olduğu işyerinin hangi sigorta müdürlüğüne bağlı olduğudur.
Çalışan anne, hamilelik nedeniyle rutin kontrollerini takip eden şahsi doktorundan 8 haftalık süre ile ilgili bilgiyi edinerek ilgili Sağlık kuruluşundan randevuyu alacaktır.
Çalışan anne adayı kimlik belgesi ve işvereninden aldığı vizite kâğıdı ile Devlet Hastanesine muayene olacak, doğuma yaklaşık 8 haftalık sürenin varlığı Devlet Hastanesi hekimi tarafından da tespit edildiğinde çalışan anne adayına doğum izin belgesi verilecektir. Doğum izin belgesi ile çalışan anne adayı yasal olarak doğum öncesi 8 haftalık yasal iznini kullanmaya hak kazanır. Doğum izin belgesinin anne adayı tarafından saklanması gerekmektedir zira daha sonra doğum ücreti talebi için bu belgeye ihtiyaç olacaktır.
Çalışan anne adayının ücretli izin bitikten sonra doğum nedeniyle almaya hak kazandığı ücret hukuki olarak geçici iş görmezlik ücretidir. Bu ödeme için müracaat yine çalışan annenin işyerinin bağlı olduğu Sigorta Müdürlüğü’ne yapılacaktır.
İşyerinin bağlı olduğu Sigorta Müdürlüğü’ne hangi evraklarla gidilecektir?

Doğum öncesi iznini başladığı tarihli vizite kâğıdı. Bu tarihten geriye doğru son bir yıl içerisindeki 120 prim ödeme gün sayısı ile prime esas kazançların tek tek dökümünün yapılması zorunludur.
Doğum sonrası izninin başladığı tarihli vizite kâğıdı. Bu tarihten geriye doğru son bir yıl içerisindeki 120 prim ödeme gün sayısı ile prime esas kazançların tek tek dökümünün yapılması zorunludur.
Doğum sonrası 57. güne ait vizite kağıdı. Bu tarihten geriye doğru son bir yıl içerisindeki 120 prim ödeme gün sayısı ile prime esas kazançların tek tek dökümünün yapılması zorunludur.
Doğum raporunun aslı.
Doğum öncesi ve doğum sonrası izinlere ait belge. Bu belge doğum iznine ayrıldığınızda size verilen belgedir. (Uygulamada para kağıdı olarak bilinir.)
Evlilik cüzdanı fotokopisi.
Çalıştığınız son 4 aylık döneme ait bordro fotokopisi.

3 Eylül 2009 Perşembe

Çalışan Annenin Hakları



İş yasamız anne adaylarının ve bebeklerinin sağlıklarının korunabilmesi amacıyla işverene anne adaylarının korunması için uyulması zorunlu bazı yükümlülükler getirmiştir.

Anne adayının sigarasız ve dumansız bir ortamda gerekli aralıklarla oturarak veya rahatça uzanacak şekilde uygun şartlarda çalışmasının sağlanması,
Anne adayının mümkün olduğunca oturarak çalışmasının sağlanması, bu mümkün olmuyorsa ara dinlenmeleri ihtiyacına göre daha sık düzenlenmesi,
Uzun süreli çalışmalar ve ekip çalışmalarının anne adayının sık tuvalete gitme ihtiyacına göre düzenlenmesi,
Enfeksiyon riskine karşı işyerinde gerekli tedbirlerin alınmış olması,
Anne adayının, ani darbelere, sarsıntıya, uzun süreli titreşime maruz kalacağı işlerde çalıştırılmaması biçimindedir.
Anne adayının gece çalıştırılması yasaktır. Anne adayları, yeni doğum yapmışlar ve emziren anneler günde 7,5 saatten fazla çalıştırılamazlar. Mesai kavramını bu 7,5 saatlik çalışma içinde değerlendirirsek anne adayının günde 7,5 saatten fazla çalışma zorunluluğu yoktur.
Hamilelik dönemindeki rutin kontroller ve tahliller için işveren gerekli izinleri vermek mecburiyetindedir. Bu izinler gün içinde sadece gerekli kontrolleri yaptırmayı sağlayacak nitelikte ve sürededir. Bu izinler nedeniyle bir ücret kesintisi yapmak veya yıllık ücretli izin ya da diğer neviden izinleri kesintiye uğratmak söz konusu olamaz.
Analık halinde çalışma ve süt izni İş Yasasının 74.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre çalışan annelerin ve anne adaylarının doğumdan önceki SEKİZ ve doğumdan sonraki SEKİZ hafta olmak üzere toplam ONALTI HAFTA süre için çalıştırılmaması esastır. Kişiye özel durumlar çoğul gebelik ve düşük riski ihtimalinde karşımıza çıkabilir. Anne adayı birden fazla bebek bekliyorsa bu durumda doğumdan önce çalıştırılamayacak sekiz haftalık süreye iki hafta süre eklenir. Eğer bir düşük riski söz konusu ise bu sürelerin doktor raporu ile uzatılması mümkündür.
Sağlık durumu uygun olduğu takdirde, doktorun onayı ile anne adayı isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar çalışabilir. Bu durumda çalışılan süreler doğum sonrası sürelere eklenir. Bu durumda anne doğum sonrası 15 haftalık bir izne sahip olacaktır.
Doğum izninin kullanılmasının ardından, çalışan anne arzu ederse 6 ay ücretsiz izin hakkını kullanabilir.
Çalışan annelerine 1 yaşına kadar olan çocuğunu emzirebilmek için günde 1.5 saat süt izni verilir. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır. Süt izni bebeğin sağlığı düşünülerek verilmiş bir izindir. Süt izninin günlük olarak kullanılması şarttır. Ancak uygulamada görüleceği üzere süt izinleri amacına uygun olarak kullanılamamaktadır. Genelde çalışanlar bu izinleri haftalık veya aylık olarak kullanmaktadırlar.
www.annelikokulu.com

2 Eylül 2009 Çarşamba

GEBELİKTE UYKUSUZLUK


Gebelik boyunca uyku alışkanlığınızda belirgin değişiklikler olacak.Bunların bir kısmı gebeliğe uyum sağlamanıza yerdımcı olurken bir bölümü de çektiğiniz sıkıntının artmasına neden olacak özelliktedir.

Erken gebelikte progesteron hormonu düzeyindeki aşırı artış nedeniyle uyku ihtiyacında belirgin bir artış olur.Erken dönemde anne adayları bu durumu genellikle ‘Başımı yastıktan kaldıramıyorum’ şeklinde tanımlarlar. Bulantı ve kusmalar da uyku gereksinimini arttırır.gündüz saatlerinde uyku gereksinimi hatta ‘dalıp gidivermek’ erken gebelikte anne adaylarının sık yaşadıkları bir durumdur.Buna karşın gece saatlerinde de sık idrara çıkma ihtiyacı nedeniyle uyku bölünmeleri olabilir. Fiziksel ve psikolojik değişiklikler de gece uykularının bölünmesinde rol oynar.

Bu dönemde gece uykusuzluğu yaşıyorsanız gündüz uykularını mümkün olduğunca azaltmaya çalışın.Yatağınızda dinlenme,kitap okuma veya televizyon seyretme gibi alışkanlıklarınız varsa bunlardan vazgeçmeye çalışın.

Gebelik haftası ilerledikçe mekanik zorluklara bağlı uyku problemleri ve uykusuzluk daha ön plana çıkar. Ancak psikolojik gerginlikler de etkisini sürdürür.Bu dönemde reflü de(mide yanması) gebeliğin ikinci üç ayından itibaren kaliteli bir uykuyu engellemeye başlayabilir.

Son üç ayda özellikle de doğum yaklaştıkça uykusuzluk giderek en büyük sıkıntı haline dönüşebilir.Son aylarda mekanik zorluklar ,mide yanması,sık idrar gereksinimi ve doğum konusundaki endişelerin hangisinin uykusuzluğunuzun en önemli nedeni olduğunu söyleyebilmek çok ta kolay değildir.
KAYNAK:www.babaolyorum.net

Hamilelikte yorgunluk


Hamile bir bayan olarak vücudunuz, dinlenme esnasında dahi, bir dağa çıkan normal bir vücuttan daha çok çalışmaktadır. Bunun önemli bir sebebi, vücudunuzun, çocuğunuzun yaşam destek sistemi olan plasentayı oluşturmakta olmasıdır. Diğer mühim bir sebebi de bedeninizin, hamileliğin bedensel ve duygusal neticelerine uyum sağlama gayretidir. Bedeniniz hamilelik boyunca tam olarak uyum sağlayana ve plasentanın tam olarak oluşmasına kadar geçen zaman içerisinde daha çok enerjiye ihtiyacınız vardır. O vakte kadar fazla çalışmamalı ve gerçekten kendinizi kötü hissediyorsanız bir süre çalışmamalısınız. Fakat hamileliğiniz normal devam ediyorsa, işinizden izin almanız için de bir sebep yoktur. Hamile bayanların pek çoğu çalışmayı devam ettirdikleri müddetçe daha az sıkıntılı ve daha neşeli olmaktadırlar.Kendinize dikkat edin. Eğer bu ilk hamileliğiniz ise, bunun tadınız çıkarın; zira bir daha uzunca bir zaman suçluluk duymadan kendinizle ilgilenebilme şansınız olmayacaktır. Diğer taraftan evden zaten bir veya daha çok çocuğunuz varsa, ilginizi onlarla paylaştırmak zorundasınız. Fakat bir yandan da kendinizi harika anne olmak için zorlamamalısınız. Yeterli ölçüde dinlenmek, evinizin tertemiz olmasından veya evde 4 yıldızlı bir akşam yemeği vermekten çok daha fazla öneme sahiptir. Akşamları kendinizi yormayacak işlerle geçirin. Ayakta fazla kalmamaya özen gösterin; vaktinizi kitap okuyarak, tv seyrederek ya da bebek adları kitaplarını inceleyerek geçirin. Eğer daha büyük çocuklarınız varsa, kendinizi yoracak şekilde onları dışarıda, mahallede gezdirmek yerine onlara kitap okuyun veya evin içinde oyunlar oynayın .Bu arada dinlenmek için geceyi beklemeyin. Örneğin fırsat bulursanız öğleden sonra yapacağınız bir şekerleme sizi çok rahatlata bilir. Uyuyamıyorsanız uzanın ve elinize bir kitap alın. İşyerinde şekerleme yapmak tercih edilen bir durum değildir; ancak esnek bir çalışma düzeniniz ve rahat bir koltuğunuz varsa aralarda ya da öğlen tatilinde dinlenmeniz için bir neden yok. (Dinlenmek için öğle tatillerini tercih ediyorsanız yemek yemeyi de ihmal etmemelisiniz). Evde çocuklar varsa şekerleme yapmak güç olabilir ancak uyku zamanınızı çocuklarınızın uyku zamanına denk getirerek bu sorunu aşabilirsiniz (bunu önerirken evdeki yıkanmamış tabakları ya da yatağın altındaki toz topraklarını sorun etmeyeceğinizi varsayıyoruz).

Çalışırken yalnızca yorulduğunuz zaman değil, her zaman daha yorulmadan önce çalışmayı bırakmalısınız. Kendinizi tükendim dediğiniz zamana kadar zorlamanız kesinlikle iyi değildir. Çünkü fazla çalışmanın yalnızca sizin üzerinizde değil bebeğiniz üzerinde de istenmeyen etkileri vardır. Bir koşudaymış gibi değil, yürüyüşteymiş gibi çalışın. Biraz çalışın, biraz dinlenin. Zamanınız çocuğunu iş yaparak ya da iş dışında geçirirseniz ve sonunda kendinizi bitmiş hissetmeyeceksiniz.

Vücudunuzun uyarılarına kulak verin. Eğer yürüyüş yaparken nefesiniz kesilirse veya birden bire üzerinizde bir tonluk bir yük varmış gibi hissederseniz mola verin.Başkalarının size özen göstermesine izin verin. Anneniz ziyarete geldiğinde evi süpürme ya da toz almasına itiraz etmeyin. Ya da bırakın Pazar günü baba öbür çocuklarınızı hayvanat bahçesine götürsün. Alışveriş listelerini de kocanıza verin.
Geceleri bir ya da iki saat daha azla uyuyun. Gece haberlerini boş verin ve erkenden uyuyun. Bu arada eşinize sabah kahvaltıyı hazırlamasını söyleyin ki biraz daha fazla uyuyabilesiniz.
Günlük beslenmenizin yetersiz olmamasına dikkat edin. Demir, protein veya kalori eksikliği hamileliğin ilk aylarındaki yorgunluk duygusunu arttırabilir. Bu sebeple diyetinizi en az iki kez kontrol ederek günlük almanız gereken besinleri eksiksiz alıp almadığınızdan emin olun.

30 Ağustos 2009 Pazar

ANNELİK YOLUNDA DOĞUMA HAZIRLIK KURSU


ANNELİK YOLUNDA DOĞUMA HAZIRLIK KURSU İÇERİĞİ:

1.OTURUM:
Hamilelikte beslenme ve gündelik yaşam,
Babaların doğum planı,
Doğum çeşitleri ve doğumun fizyolojisi,
Doğum sırasındaki anestezi çeşitleri,ağrısız doğum,
Doğuma hazırlık
Hamilelikte cinsel yaşam
Hamilelikteki psikoloji
RAHATLAMA NEFES EGZERSİZLERİ

2.OTURUM:
* Emzirme ve anne sütü,
* yenidoğan bakımı;
-göbek bakımı,
-yeni doğan sarılığı,
-bebeğin altının değiştirilmesi,(babaları da uygulamaya katarak)
-bebeği tutuma ve taşıma,
-bebeği giydirme,
-yenidoğan refleksleri,
-bebeğin yıkanması,
-bebeğin gazının çıkarılması,
-bebek için rahatlatma masajı,
-babağin aşıları,
-bebeğin uyku düzeni,
-bebeğin tırnaklarının kesilmesi ve bakımı,
-bebeğin ağlaması ve onu sakinleştirmenin püf noktaları,
*0-6 ay anne - bebek ilişkisinin önemi:dünya ile ilk ilişki ve bağlanma,
BEBEĞE YAPILACAK EGZERSİZLER

3.OTURUM:
Lohusalık bakımı,
Lohusalık Sendromu,
Yeni rolleriyle doğumdan sonra eşlerin ilişkisi,
Doğum sonrası beslenme,
Çalışan anne-babaların bakıcı seçerken dikkat etmeleri gerekenler,
Çalışan annenin işe dönme: anne ve bebeğin ayrılık hazırlığı
NEFES VE RAHATLAMA EGZERSİZLERİ


Ayrica dogumdan sonraki ilk 2 ay icerinde ortaklasa belirlenen bir tarihte anne ve bebekleri biraraya getirdigimiz bir oturumumuz oluyor. Burada dogumu ve dogum sonrasi deneyimleri paylasiyoruz ve anne-bebegin bu surecteki ihtiyaclarina yonelik bilgi paylasimi yapiyoruz.

Normal doğum yapmak isterseniz; onunla ilgili nefes egzersizleri,ıkınma teknikleri,eşinizin size yapacağı masaj teknikleri anlatılıyor. Bebek bakımında anlatılan konular da uygulamalı anlatılmaktadır.

Kursa katılamak isterseniz eşinizle birlikte katılabilirsiniz.. Kursumuz 3 oturumdan oluşup, PAZARLARI 12:00-14:00 SAATLERİ ARASINDADIR.

Yerimiz:Yıldız posta cd. Emel apt. no:14/4 Gayrettepe ( Türk Telekoma gelmeden,1. Köprü ile Gayrettepe ayrımı üzerinde) / İSTANBUL

Merak ettiğiniz başka bir konu varsa bana e-mail atabilirsiniz, isterseniz de arayabilisiniz.İlginiz için çok teşekkür ederiz.

Sevgiler...

Eylül Ayı Hamileyiz.biz Dergisindeyiz....




Merhabalar,

Eylül Ayı Hamileyiz.biz dergisi Hamile Gündemi Bölümünde bizim Annelik Yolunda Hamile kursumuzun tanıtımı ile ilgili bir yazı bulunmakta...
Hamileyiz.biz Dergisi çalışanlarına çok teşekkür ederiz.